Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 6 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sybleman

Herşeyin düzelmeye başlamasına çok sevindim Tgur abi. Eşinize de selamlar. 

Alıntı Yapbütünlüğün hassas gözlemcileri var onların önünde ruhsal görüntümüz ayan beyan açık.
Kendimize bile itiraf etmediğimiz yanlarımız onların önünde apaçık ortada gerçekten. O yanlarımızı da görmemiz için sanırım bu dalgalanmalar. Birşeyler eksik dersimizi alamadık deyip geri salınıyoruz. 

Tgur

#1921
GTP şimdi normale döndük gibi,ev yeni başladı 1-2 sene sürecek galiba sahte sözleşme yılan hikayesi  ama düzene giriyor şimdilik ilgine teşekkürler,bu son iki ay oldukça sarsıntılı idi.

Bilmukabele sybleman sizlere de mutlu anlar dilerim,evet olanları ruhsal bütünlük içinde kabul edersek gerçeği biraz yakalamış oluruz..

Belli bir farkındalığa gelince bireysel oluşum halleri adeta ortamdan siliniyor..

sybleman

Alıntı YapS: (Ark) Burada yerçekimi etkileniyor, öyle değil mi? Söylenen bu. Yani bu poltergeist fenomeninde yerçekimi etkileniyor. Ve poltergeist
fenomeninde bu vakum olayı var. Bu vakada yerçekimi de değişip...
C: Evet.
S: (Pierre) Söyledikleri şey beni hayrete düşürüyor. Çünkü tüm o fiziksel sabitlerin...
C: Değişken çekim dalgaları. Vakum bilgi.
S: (Ark) Burada vakum derken, bu bazı insanların eter dediğişeyle aynı mı?
C: Yakın.
S: (Joe) Sen vakum derken neyi kastediyorsun?
(Ark) Kuantum vakum,sıfır noktası enerjisi, öyle değil mi?
(Pierre) Yerel olmayan bilgi?
(Ark) Belli değil ama paranormal ve vakumla ilgili tartışmalar yapan fizikçiler arasında Puthoff adlı CIA görevlisi vardı. Ve CIA hala bu
konuyu araştırıyor. Ne kadar ilerleme kaydettiler? Askeri bir kullanımı var mı yoksa fazlasıyla hassas ve bilince falan mı dayalı?
C: Sonuçların tutarsızlığı onları hayal kırıklığına uğrattı. Vakumdaki bilgi konusunda KH-BH bağlantılarının farkında değiller.
S: (Arky) Tamam, ben soracaklarımı sordum.
(L) Birşey sorayım: Vakumdaki KH-BH bağlantıları nedir?
C: KH daraltıcıdır ve akışı engeller.
S: (Pierre) Onların projesi KH motivasyonlarına dayalı olduğu için iyi işlemiyor çünkü bu işin temeli bilgi alanıyla etkileşim halinde kod
çözmek ve onlarınki akmıyor.
C: Evet.
S: (L) Diğer bir deyişle, KH ve BH bağlamında, neyin tezahür ettirilip neyin ettirilemeyeceği bağlamında, iyi ve kötü meselesinin bir
gerçekliği var sanırım?
C: Evet.
S: (Joe) Doğru eğilime sahip çok fazla insan yok...
(L) K'lar bir keresinde bununla ilgili birşey söylemişlerdi, neydi o? Ahit Sandığı yalnızca saf BH profiline sahip biri tarafından ellenip
kullanılabiliyordu, aksi takdirde öldürücüydü. Burada bahsettiğimiz şey de bununla mı ilgili?
C: Evet. Yakın.

Vakum durumu, vakum hâli ya da kuantum vakumu, mümkün olan en az enerjiye sahip kuantum durumudur. Genel olarak fiziksel olmayan parçacıklar içerir.[1][2] Kuantum mekaniğine göre vakum durumu gerçek anlamda boşluktan oluşmamaktadır ve bunun yerine geçici elektromanyetik dalgalar ile birden beliren ve kaybolan parçacıklar içermektedir.[3] Sıfır noktası alanı da kuantumlanmış bireysel bir alanın vakum durumunu tanımlamak için eş anlamlı olarak kullanılmaktadır.


S: (Pierre) Onların projesi KH motivasyonlarına dayalı olduğu için iyi işlemiyor çünkü bu işin temeli bilgi alanıyla etkileşim halinde kod
çözmek ve onlarınki akmıyor.
C: Evet.
S: (L) Diğer bir deyişle, KH ve BH bağlamında, neyin tezahür ettirilip neyin ettirilemeyeceği bağlamında, iyi ve kötü meselesinin bir gerçekliği var sanırım?
C: Evet.

Vakum anında enerji borç alınıyor gibi duruyor. Acaba KH'ın tezahür ettirmesi bu şekilde olabilir mi? İnsana akan enerji borç alınıyor ve bir olay/maddesel durum tezahür ettiriliyor.

Fakat kuantum alanındaki bu borç alınan enerjinin er geç teslim edilmesi gerekliliği ortaya çıkıyor.

Tasavvuftaki Allah nurunu tamamlayacaktır anlayışına yakın görünüyor.
Eğer doğru anladıysam, ödünç alınan enerjinin geri teslim edilmesi gibi bir duruma işaret ediyor.

Dalga için söyledikleri değişken çekim dalgaları tanımlaması ve kuantum vakumun çekimle ilişkisi. Akla bu ödünç alınan enerjinin geri verilmesi dalga olabilir mi sorusunu getiriyor. Kuantum vakum sonucu oluşan enerji serbestliği dalga olabilir mi? Dalgayı sürüyoruz dedikleri de evrensel kanunlar ölçüsünde KH'ı enerjiyi serbest bırakmaları için gereken zamana doğru sürmeleri olabilir mi?

Bilmiyorum. Biraz daha okumak gerekli.
------


Farklı bir konuya atlamış gibi olacağım fakat bunları da iletmek istedim.

Dalga ile ilgili ve kollektif durumumuzla ilgili aklımdaki sorulara gelen bazı cevaplar... Uzun süredir parça parça gelen cevaplar ve birleştirdiklerim:

Boyut sınırları keskin midir diye düşünmüştüm. Cevap olarak sahilde elinde çok uzun bir kılıç, adam elindeki kılıcı sahilin denizle dalgaya birleştiği yere yatay olarak sapladı. Kumsala yakın olan kısımda dalga ayrılmış gibi oldu ama yine de biraz da olsa akış var iki taraf arasında. Çekilip de dalga geri geldiğinde hepsi birbirine karıştı.

Sınırlar keskin değil, akışkan ve dalga geldiğinde sınırlar karışacak. Kların sizinle birleşmeye geliyoruz dediği nokta gibi sanırım. Ve geriye denize doğru da bakarsak hepsi aynı su. Suyu kılıçla ayırmak ne kadar etki ediyorsa, yoğunlukları da, varlıkları da ayrı gibi düşünmek de yanlış. Sonuç olarak aynı suyuz. Ama tabii dalga çekildiğinde yer değiştiren damlalar kendilerini farklı bir yerde bulduğunu sanacak :) Aynı denizde yüzen ama kılıçla ayrılan damlalar gibi.

Şuanda dalganın içinde olanlar var ve henüz onlara ulaşmamış olanlar var. Dalganın içinde olanlar BH müdahelesi alarak denize doğru gidenler gibi duruyor. Açıktaki denize girmek için dalgayı geçmeye çalışıyorlar. Belki uyandırma projesi dedikleri.

Asansör gibi bir platformda yukarı yükselenler. Bazıları zemine bakıp kendini hala aşağıda sanıyor ve üzülüyor, bazıları etrafına bakıp anlamaya çalışıyor yükseldiğinin ve bulunduğu durumun farkında ve duygu olarak nötr, bazıları da yukarı bakıp çıkacağı yerin hevesi ile heyecanlı ve mutlu. Üçü de çıkıyor, aynı platformda ama duygular ve anlayış farklı. Ve yükselen platforma yaklaşan ışık bedenler. Beni en çok etkileyen sadece bulunduğu konumun farkında olan etrafındakileri görebiliyor ve onları anlıyor. Sadece kendinin değil diğerlerinin de farkında. Aşağı bakan kendini aşağıda sanıyor, yukarı bakan da sadece ben çıkıyorum sanıyor.

Gerçekten şu görsel cevaplardaki detaylar bazen beni şaşırtıyor.

Vizyonda dalgalı deniz ve sahilde yüksek tuğlalarla örtülü çok güzel bir doğa. Sadece üst kısmından azıcık görünüyor. Kumsalda cam şişeler içleri kum dolmuş, sadece ağız kısımları dışarıda. Dalga vurduğunda ve yükseldiğinde bazılarının içi boşalarak yukarı çıkacak, bazıları çıkamayacak, bazıları ise içine su dolup batacak. Tuğlaları kırıp diğer tarafa geçme fikri geldi. Diğerleri de arkamdan gelsin gibi simgesel ve bencilce düşündüm. Gösterilen gözlerini kısmış ama bakmakta da zorlandığı için göremeyen bir çocuk. Bakış açımın yanlış olduğunu anladım. Aslında amaç kendini kurtarmak değil. Hep birlikte geçmekti. Dalga yükseldiğinde yukarı çıkanlarla el ele tutuşup hep birlikte o tuğla duvarı aşmak. Dalga çekildiğinde hep birlikte içerde olmak. Amaç uyandım kendimi kurtarayım değildi hiç bir zaman.

Tgur

#1923
Sybleman sözlerini çözmeye çalışıyorum,son paragrafında izahına belki şu dörtlüklerimle anlatmaya çalıştığım uyuyor gibi,
                       25.07.2004
   Baştan şu bellidir ki doğrudan
   Her insan ufak bir göldür okyanustan kopan
   O sonsuzluk denizi bilgi dalgalarıyla
   Bu kopmuş gölleri toplar bağrına kurumadan


   Ancak bazen oluşur denizle arada duvarlar
   Yani gelişmeyip bir bilgide takılıp kalınmalar
   Okyanus aşamaz bu kalınlığı
   O zaman başlar gölde artık sıkıntılar

   Kıssadan hisse olay şudur
   Gölde kalan artık batak bir sudur
   Okyanus suyu bilgi alanı şuurudur
   Batak ise gelişmemiş insan gurubudur

sybleman

Evet göl ve duvar benzetmen Tgur abi oldukça benziyor. Çok güzel dörtlükler. Satırlarca yazmışım sen 3 dörtlükte özetlemişsin :)

Kumsal bana dünyayı anımsatıyor. Kumsaldaki şişelerin görüntüsü insanları tasvir etti. Dünya maddi yaşantısında boğulmuşlar. Sadece nefes alacak kadar sadece şişenin ağız kısımları dışarıda. Deniz senin de ifade ettiğin gibi logos-bilgi alanı-enerji alanı. Dalga çarptığında içlerindeki kum boşalıp denize dalacaklar. Bu enerjetik kavuşum insanda delilik de yapabilir, bilinç sıçraması da yapabilir, ya da logosa duyulan aşkı tetikleyip ruh bedeni terk edebilir. Kimde nasıl etki yapacak onu sanırım deneyimleyerek görebiliriz. Sanırım bunu anlatıyordu bu sondaki vizyon.

Tgur

#1925
YORUMLAR 230

S: (A  n) Bir soru sorabilir miyim? Çok geç olmadan, işlerimi yürütmek için ABD'ye dönmem gerekecek. Dikkat etmem gereken belirli tehlikeler var mı, yoksa sadece genel dikkat mi önerirsiniz? (Joe) Uçaklar.
C: "Genel" dikkatten biraz daha fazlası.
S: (A  n) Yani gözlerimi açık tutmak yeterli olmayabilir, öyle mi?
C: Çok dikkatli ol. Hatırla, bir frekans çitinden içeri giriyorsun. Çıkmak zor olabilir.
S: (A  n) Üzerimde yapacağı etkinden dolayı mı çıkmak zor, yoksa çıkmamı engellemeye mi çalışacaklar?
C: Her ikisi.
S: (A  n) Çıkmamı engellemek için yapacakları şeyleri hafifletmek için yapabileceğim birşey var mı? Ne gibi şeyler beklemeliyim?
C: Bilgi yalnızca uygulandığında korur.
S: (A  n) Anladığımdan emin değilim. Sorun, uygulamadığım bilgilerle mi ilgili?
C: Biraz.
S: (A  n) Uygulamam gereken bilgiyle ilgili herhangi bir ipucu verebilir misiniz?
C: Böyle bir durumun içine giriyor olduğun bilgisi.
S: (A n) Tamam. Yani oraya dönmeyi çok hafife alıyorum ve bunun beni ne kadar çok etkileyeceğine yeterince dikkat etmiyorum, öyle mi?
C: Evet.
S: (L) Tamam millet, ben yoruldum.
C: Tam şu anda en önemli olan nedir? Bu düşünceyi ve soruyu her zaman aklınızda tutun. Hoşçakalın.

*****

"Bilgi yalnız uygulandığında korur" ifadeyi biraz açalım,
Uğraşılarımızla bir çok bilgi yüklendik ,bir kısmını sonra değerlendirme torbasına attık ve yaşantımızı 3Y nin sarsak ilkelliğindeki hususlara bazen takılı kalarak bazen boşlayarak bazen de tamamen unutarak tatlı mutluluk sarhoşluklarına daldık,

Bu arada belirteyim anlattıklarımın bir çoğunu derinlemesine yaşayarak aldığım sonuçlara göre aktarıyorum,bilgilerle adapte olmuş anlayış ve geldiğim noktaları işaret ediyorum ,

Arkın USA a gidişini hafife almak halinin bir çok benzerini hayatımızda devreye sokarız, ancak verdiğimiz her kararda ve yapacağımız davranışlarda "tam şu anda en önemli olan nedir"sorusuna cevap veren zamanı yok eden o haldeki duruma bakıp uygulamaya geçemenin etrafında neler olabilir araştırmasını yapıp mevcut bilgilerimize ve farkındalığımıza bağlı davranışlara yönelmemizi kavramalıyız,

Kısaca adım atacağımız davranışta bizi hangi tehlike veya fayda sağlayacak olan zihnen nedir taramalıyız,

Zira geçmişte olanlar olmuştur ama bize bazı dersler vermişse ilgi ve bilgi hanemize yazılmıştır,ileride olacaklara şu andaki davranışımız bizi yöneltecektir,

"S: (A  n) Uygulamam gereken bilgiyle ilgili herhangi bir ipucu verebilir misiniz?
C: Böyle bir durumun içine giriyor olduğun bilgisi.
S: (A n) Tamam. Yani oraya dönmeyi çok hafife alıyorum ve bunun beni ne kadar çok etkileyeceğine yeterince dikkat etmiyorum, öyle mi?
C: Evet."

Tam bu noktada Laura ve ekibinin bir ara kazları çalınmış bununla ilgili bir bölüm var,olay Victoria isimli bir eski biraz çalışıp sonra ayrılanın tekrar dönmeye karar verdiğinde iki köpeği ile demiryolunda kazaya uğrayıp göçmesinden sonra oluşanlarla,3Y ve 4YKH etkilendirme özelliği ile ilgili,

*****
C: I Ching iyi iş çıkardı değil mi? 3Y kaynaklar tarafından genel olarak size karşı, özel olarak da Victoria'ya karşı yöneltilen etkilerin bir neticesi.
S: (L) Tam olarak anlamadım. Bir çeşit ışın gönderme faaliyeti mi vardı? Bu durum insanların gelip tüm kazlarımızı çalmaya çalışmasına ve üç tanesini öldürmeyi başarmasına mı neden oldu? (Ark) Yoksa çupakabra mıydı? (gülüşme)
C: Çupakabra değildi.
S: (Joe) Bir çeşit beyin etkileme olayı olmuş gibi görünüyor (A  n) İnsanların beynini etkileyen ışınlar kullanarak onlara birşeyler mi yaptırdılar?
C: Evet!!! Ve başka pek çok şey oluyordu!
S: (L) Neden 4Y değil de 3Y dediniz?
C: 4Y'nin belirli hedefleri etkileme konusunda bir sorunu yok. 3Y daha ilkel teknolojiye güvenmek zorunda ve her zaman "çevresel zarar" da var.
S: (L) Yani 3Y durumunda bir tür yerden çeşitli dalgalar veya serbest şekilsel görüntüleme gönderiyorlar, bu atmosfere yayılıyor ve bunu alan herkesi etkiliyor. 4Y ise hedefleme konusunda daha spesifik olabiliyor, öyle mi?
C: Evet.

******
Bu alıntıyı bilginin hele K. yolunda senelerce aldığımız bilgilerin her birini pek hatırlama imkanı bulamazsak da yaşantımızda uygulamamız için gerekli olduğu hassasiyetinin kaydını geçmek için koydum,
3Y ve 4Y KH etkilerinin karakteri hakkında,

"C: 4Y'nin belirli hedefleri etkileme konusunda bir sorunu yok. 3Y daha ilkel teknolojiye güvenmek zorunda ve her zaman "çevresel zarar" da var."

Bu bilgiyle ortamda oluşan külliyetli bir şekilde kuş balık v.s. ölümlerine bir sebebi olarak da alabiliriz veya etrafımızda aklımızı ermediği zarar veren olumsuzluklara da bu açıdan bakabiliriz,

Sonuçta her adım atmada bir olumsuzluk olacak paranoyasına kapılmadan ama tehlikelerin olumsuzlukların her an olabileceği bilgisi ile farkında bir hali kaybetmemeliyiz,
Hatta yakınlardaki bir yorumumda işlediğim her iki kutupta özellikle pozitif de aşırı olmanın dengelenme dediğimiz olumsuzluklara yol açan otonom bir halin mevcut olabileceğini de akla getirerek,

Yalnız yakında başıma gelen ve iki ay kadar gelen olumsuzluklara sadece bu etkilerin yani dengelenme diye analiz ettiğim hususların sebep olabileceğine bağlı olduğuna takılmak da saf dillik olur,ilkten düşüncem o olsa da olayları geniş bir yelpazede ortaya çıkan özellikte olduğunu söylemek lazım, yani araştırarak içine girdiğim yeni bilgilerle değişimi devreye alıyorum,

Neticede olumsuzluklara bir kulp takmaya çalışırsak bu konularla dolu zengin bir mutfağın her an etkisinde olabileceğimiz bilgisine  evet diyebiliriz,

Bu olumsuz salvolarından kurtulmanın kısıtlı bilgilere bakıp ah vah demeden madde yoğunluğundaki başka sebeplere bağlı çıkarılan ve daha çok yukarıdaki alıntıdan da anlaşılacağı gibi "3Y  ilkel teknolojiyle yaratılan KH karakterli" olumsuz hareketlerin bazen bize de çarpıp hafif sendelemelere maruz kalacağımızı çok defa da  ilahi muamelelerle kurtulabileceğimizi düşünüp bunu objektif bir anlayışla akla getirmek lazım,

Bunu neden söylemekteyim,

Son gelen ailesel ters olaylardan yani  kötü etkilerden kurtuluşu sağlamak için sebatkar ve yılmayan bir davranışlar içine girdim, mesleki bilgilerim ve araştırmalarım yanında uzman tabiplerin de yardımını alarak hatta bazılarının eksik teşhislerini de düzelttirerek oldukça hareketli anlar geçirirken bu faaliyetlerim esnasında  bazı özel kişilerin yanımızda belirip yardımcı olmalarının  etkili olduğunu teşhis ettim,

Veya ben öyle sanıp kendimi bütünlük her an benimle beraber gibi hafif uçukluklarla avunuyorum,

Mesela eşim MR dan çok ürker ve bilgisayarlı tomografiye de sıcak bakmaz,hastanede BT e girişte direniş gösterdi kapalı yerlere girmeme fobisi var herkesin şahit olduğu uzun ısrarlarımızla başarı kazanamayıp vaz geçip dönecekken hiç umulmaz bir şekilde bana iki melek yüzlü gibi gelen ve bize  yardımcı tayin edilen  sağlık elemanları hiç mecburiyetleri yokken "teyzeciğim bu gerekli bir şey" yalvarmalarına bu sefer direnmedi zira bu teşhis aletlerinin bulunduğu dar bir alanda biri tekerlekli sandalyede biri yanında iki geçkinin birbirleri ile çekişmesi oldukça etrafı olaydan haberdar ve meşgul etmişti ,

Her neyse sonucu bu şekilde alabildik, bu tahlil çok önemli idi o sayede uygun ilaçları tabiple istişare edip olaya kullanabildim,

Sonuçta iki zahmetli ay iyileşme izleri ile sona erdi,

Ruhun duasının bir bölümü aklıma geldi,

"Başkaları ile bulunduğum bu yerde bilgide yükselmemi sağla,
Gözlerimi arındır ki görebileyim,
Kulaklarımı arındır ki duyabileyim,
Kalbimi arındır ki idrak edeyim ve sevebileyim ey yüce akıl"

Ara..

Tgur

#1926
YORUMLAR 231

C: Hayır hayır hayır!!! O olaylar 4KH'nin hedeflerine ulaşamama nedeniyle duyduğu kızgınlığın sonucuydu.
S: (Galatea) Nefretlerini saçtılar ortaya. (Pierre) Berbat birşeydi.
(Chu) Hedefleri Laura'ydı ve ona fırlatılan enerji onu ıskaladı. Ve 4KH buna çok bozuldu.
(L) Ve Vinnie'yi bir tür astral durumda bana karşı bir kanal olarak dondurulmuş bir durumda tutma şeklinde özenle kurdukları o küçük mekanizma da işe yaramadı çünkü fişi çekmiş olduk bir anlamda!
(Perceval) Tuz dökmemizin bunda herhangi bir etkisi oldu mu?
C: O sadece fiziksel olarak faydalıdır; en önemli hususlar tam farkındalık ve konsantrasyon ve artı, daha önemlisi, pozitif koruma sağlayan kozmik güçleri kanallamanızdı.
S: (L) Bundan şunu anlıyorum ki farkındalığın kendisi temas potansiyeli farkının bir parçası. Bir akım söz konusu olduğunda, bu bir sürü elektron demektir ve elektronlar yükte bir fark olduğu için bir yere akar. Bu tuhaf çünkü bu sanki kafamda: sanki tam bir farkındalık alanı maddi dünyada eterik dünyanın veya kozmik enerjinin bir çekicisi haline geliyor.
(Pierre) Evet, bir tür rezonans diyorlar. Vinnie 4KH ile rezonanstaydı ve biz de pozitif güçlerle rezonanstayız.
(Perceval) Pratik anlamda, bu olaydaki farkındalık, Vinnie'nin orada ilgilenilmesi gereken birşey bıraktığına dair farkındalıktı. Negatif bir enerji veya her neyse...
(L) Bunun ne olabileceği konusunda hiçbir fikrim yoktu.
(Perceval) Ama orada birşey olduğu ve "temizlenmesi" gerektiğine dair bir farkındalık vardı. Ve bu bir şekilde o negatif enerjiyle çatıştı. İki zıt kutup gibi. Pozitif yük ile negatif yük.
(L) Lambayı açmak gibi. Elektronların akışı ampulü aydınlatıyor.
(Perceval) Veya yere bir yıldırım düşmesi gibi. Bir patlama meydana getiriyor.
(L) Evet, bu bir tür psişik yıldırım gibiydi.
C: Evet.
S: (L) Ve bizler de bu psişik yıldırıma aracılık mı ettik?
C: Evet. Birkaç bilinçli kişinin yapabilecekleri ne kadar şaşırtıcı, değil mi?!
S: (L) Evet, ve belirli birşey yapmak için bir plan yapmadık. Sadece kendimizi korumaya veya enerji temizliği yapmaya çalışıyorduk. Sadece içgüdülerimizin sesini dinliyorduk.
(Pierre) Birkaç bilinçli kişinin yapabileceği sıradışı şeyler derken, etrafta pek çok pozitif güç olduğu ama yeterince konektör olmadığı anlamına mı geliyor mu? Kastettiğimi anladınız mı? Eğer farkı yaratan şey farkındalıksa, eksik olan şey yüksek pozitif güçler değil, o enerjileri kullanabilecek olan bilinçli kişilerdir...
(L) Durum gerçekten bu mu? Evrende bolca pozitif enerji var ama farkındalık üzerinde çalışan, iç güdülerini izleyen, evrenin rehberlik yapmasına ve tüm bunların tezahür etmesine izin veren yeterince insan mı yok?
C: Evet.
S: (L) Bir keresinde programlardan, program yazıcılardan bahsediyordunuz. Bu olayda gelecekteki benliklerimiz, yani gelecekteki programlamacılar mı bizi yönlendirdi? Veya buna benzer birşey?
C: Evet. Güzel referans!

*******
Ark ın bir konferansa iştirak etme isteğine karşılık celse mensuplarından bir kısmı ile yapılan Praga seyahatte kötü enerjiler üzerine çalışıp mensuplara yöneltmeye çalışan Vincent isimli bir zamanlar beraber oldukları kişinin yaptığı çeşitli negatif düzenlemelerinin  başarı kazanamaması ve gönderdiği negatifin kendine dönmesi sonunda göçüp astral katta donup kalması üzerine yapılan sohbet esnasında sorulan sorular ve son derece önemli cevaplar,

Şu cümleyle olanın özünü belirtirsek yanlış olmayız,

"C: O sadece fiziksel olarak faydalıdır; en önemli hususlar tam farkındalık ve konsantrasyon ve artı, daha önemlisi, pozitif koruma sağlayan kozmik güçleri kanallamanızdı."

Bir an şahsen düşündüm biz o kapasitede miyiz,yani tam farkındalık ve pozitif koruma sağlayan kozmik güçleri kullanabiliyor muyuz,

Acizane tam farkındayım gibi geçersiz böbürlenme dışında her dünyasal meşguliyet dışı yaşamda kendi kendime kaldığımda bigimi nasıl arttırır gerçeği acaba çeşitli açılardan görebilir miyim çabasındayım,  siteye ve bilgilere safça kendini veren sizler için de aynı kanaatteyim,

Bu tip bir farkında olma ölçüsü hakkında yukarıda dostların verdikleri yorumsal sorular ve cevaplar üzerinde fazla bir şey söylemeye lüzum yok son derece evrensel düşünüş ve davranışa yatkın yaşama özellikleri,

En önemli  şey bu safiyene arayış ve meşguliyet çizgisinden sapmamak zihnen takıntılı bölümleri kolayca atlayabilmek,

Zihnen takıntı yapılan konuların çeşitliliği veya karakteri hakkında şunları belirtebiliriz, var sayımlar bu işte baş rolü oynar bilgiyle geldiğimiz zannettiğimiz her yeni bir olguda donelerle tahkim edilmiş var sayımlara bağlı takılı kalmalar bizleri en çok ruhsal gelişmede durduranlardır,

KH yoğunluğunda insan üstü kabiliyetler ile donanmış KH bu oluşları her an devreye koyar,bu işte en başarı kazandıkları insan gurubu monoteist bir yapıda olan dinler programına girmiş toplumlardır, din yolunda sosyal oluşumu emin ve düzenli tutmak yolunda hiyerarşik bir yapı kurup insan bilinçlerini prizmatik zihin yapısında tutmak başarı kazandıkları bir olaydır,

Konuda ayrılık vardır var oluşun doğasındaki tanrı ile her oluşanın onunla beraberliği, birliği parçalanmaya ve bazı tabusal dayatma korku ve ritüelle ayrılık pekiştirilmeye çalışılmıştır,

Bunun devamında kanal aktarımını sağlayan mübarek kişilerin davranışları kişiler önüne misal olarak konmuş ve zamanın getirdiklerini boşlayarak onun her yaptığını aynen yapmanın kutsallığı bireylerin zihinlerine işlenmiştir,

Bunun bariz bir misalini Narin isimli son derece saf sekiz yaşındaki kızımızın katlinin ardından onu yapanları bulma çabalarının yanında mezara konduktan sonra üzerine gelinlik koyma ile bir sünnetin gösterisi yapılmıştır,

Dokuz yaşına gelseydi evlendirilecekti,
Peygamberin yaptığı bir olayın tekrarı idi, lafı dolandırmadan bu çocukları arkadaşları ile oyun alanından alıp çoğunlukla yaşlı bireylerle evlendirmeye ait bir zorbalığın ülkemizde halen geçerli ve dinsel bir alışkanlık bir nevi ritüel gibi yerleşmiş bir uygulama olduğunun göstergesidir,

Yanımda üç çocuklu bir bakıcı yardımcımız hanım 13 yaşında evlendirilmiş,

Bu ne vahşettir..

Ara..

sybleman

Unutma perdesi ile ilgili bir şeyler paylaşıyordum ama sayfa sıfırladı :-) Bir daha eklmeye çalışayım.

Alıntı YapSORU: Perdenin yarı-geçirgen (kısmen nüfuz edilebilir, delinebilir)
diyebileceğimiz bir özelliği olduğu söylenebilir mi?

RA: Perde gerçekten de dediğiniz gibidir.
SORU: Perdeye nüfuz etmek (perdeyi delmek) için ne gibi teknikler ve
yöntemler plânlanmıştı? Bu plânlananlar dışında ortaya çıkan başka
yöntemler de oldu mu?

RA: Hiçbiri ilk yüce deney tarafından plânlanmamıştı. Bütün deneyler
gibi bu da çıplak varsayıma (hipoteze) dayanmaktaydı. Sonuç
bilinmiyordu. Deneyler sonucunda, akıl/beden/ruh bileşimlerinin hayal
güçlerinin üretebileceği kadar çok sayıda perdeyi delme yolu bulunduğu
keşfedildi. Varlıkların bilinmeyeni öğrenmek için duydukları arzu, onları,
hayal gücünü kullanmaya ve ustalığa (üstatlığa) götüren bütün
dengeleme mekanizmaların yavaş yavaş açacak yola ve bu perdeyi
delebilecek öğretmen/öğrencilerle iletişim kurmaya götürdü.
Benliğin çeşitli tezahür etmemiş faaliyetlerinin perdeyi delmekte bir
ölçüde etkili oldukları görüldü. Ama genel olarak diyebiliriz ki, perdeyi
delmeye yönelik en canlı, hatta aşırı (israf edilen) firsatlar, kutuplaşmış
varlıkların karşılıklı etkileşimi sonucunda ortaya çıkmaktadır.
SORU: Kutuplaşmış varlıklar arasındaki karşılıklı etkileşimin perdeyi
delme firsatlarını nasıl yarattığını söyler misiniz?

RA: İki noktaya değineceğiz. Birincisi, başkalarına hizmet yoluna girmiş
olan -çok az durumda da, kendine hizmet yoluna girmiş olan- iki
kutuplaşmış varlık arasındaki ilişkinin kutuplaşma için son derece büyük
bir potansiyel yaratmasıdır. İkincisi ise bizim "ikiye katlama etkisi" adını
verdiğimiz etkidir. Aynı düşüncede olanlar birlikte ararlarsa mutlaka
bulacaklardır.

SORU: İki kutuplaşmış varlık, ister negatif isterse pozitif yönde
kutuplaşmış olsunlar, perdeyi ne yolla delmeye çalışırlar? Perdeyi
delmek için hangi tekniği kullanırlar?

RA: Perdeyi delmenin kökü yeşil-ışın faaliyetinin başlangıcına dayanır,
yani hiçbir karşılık beklemeyen şefkat ve merhamet dolu sevgiye. Eğer
bu yol izlenecek olursa, daha yüksek enerji merkezleri faaliyete
geçirilecek ve kristalleşecektir ve bu, varlık bir usta haline gelene dek
sürecektir. Ustada ise perdeyi, her şeyin tekrar bir olarak görülebilmesini
sağlamaya yetecek oranda -az ya da çok- yırtma potansiyeli bulunur.
Diğer varlığın ise bu perdeyi yırtma sürecinde başlıca katalizör olduğunu
söyleyebilirsiniz.

Tasavvuftaki kendine bir ayna ara dedikleri bilgi ile örtüşür.

Ayrıca Mevlana'nın Ona giden yollar varlıkların nefesleri sayısıncadır. Deyişi ile örtüşüyor.

Tgur

Sybleman ayna dedin ,
Bakalım ben ne demişim,

Ayna gurubunu toparladım,

29.05.2015
Tanrı Tanrı Tanrı
Dinmedi asırlardır süregelen bu dezenformatik sanrı
Arayıp,sorgulamalar,ritüeller
Önünde baktığın aynayı parlatmaktır yahu..

(ya hu=ey tanrım)
----------
Tekrar,
21.11.2011
Aynaya bakıldı
Varoluş açıldı
Kırıntıların da o olduğu
Heyhat, hala anlaşılamadı

Oysa,
Her kişi o nun belirişi
Yaşayabilmektir dünyadaki işi
Ayrılıkların alabildiğine sergilenişi
O nun kendini parçada görmek isteyişi

sybleman

Ellerine sağlık Tgur abi. Yine az ve özle anlatmışsın herşeyi. Güzel söze ne denir? Bana ayna olan kişi sensin diyebilirim sanırım.

Şems mevlana'ya diyordu ki aralamayı bırak yırt at bütün perdeleri. Aşıklıktan maşukluk makamına geç. Artık o halde ne aşık kalır ne maşuk ikisi de aynıdır.

Ben bu ayna metoforunu hep bizim gölge yanımızı bize yansıtan kişi gibi düşünürdüm. Bunu da çok deneyimledim. Aslında kendimdeki çözmem gereken şeyleri bana söyleyen kişiler, veya bir kişideki bir davranışı yadırgadığımda aslında bende olan şeyi yadırgadığımı gördüm.

Ama sanırım bir yerden sonraki ayna kavramı değişiyor. Aynı şeyi arayan aynı düşüncede olan iki kişi demek oluyor.

Ra'da dediği gibi

İkincisi ise bizim "ikiye katlama etkisi" adını
verdiğimiz etkidir. Aynı düşüncede olanlar birlikte ararlarsa mutlaka
bulacaklardır.

Tgur

#1930
YORUMLAR 220

S: (L) Tamam, çenemi kapatacağım. (BRH) K konusunda defterin kapanmadığını algılıyorum. Ama başka bir konuya geçeceğim. Web'de L____ isimli bir arkadaşım var ve benden yardım istiyor. Aklını kaybediyor olmaktan şüpheleniyor. Ona elimden geleni yapacağımı söyledim. Sorduğu soru şu: "Aklımı mı kaybediyorum yoksa nedir?"
C: Yoksa nedir.
S: (BRH) Herhangi bir tavsiye?
C: Diğer tüm durumlarda da olduğu gibi, önce varsaydığımızda, sonra da varsayımımızı desteklemek için veri toplamaya giriştiğimizde başımız belaya girer.
S: (L) Sanırım bunu arkadaşına söylüyorlar. Bir varsayımda bulunduğunu ve şimdide veri toplayarak...
C: Mesajın değerini yok etme riski yaratmak istemiyorsan, yoruma ihtiyaç yok!!! [Köpek havlamaya başlıyor]
******
Görüldüğü gibi  bir varsayıma dalıp onunla ilgili veri toplamaya giriştiğimizde baş belaya girer,üç ünlemli "yoruma ihtiyaç yok" diyen K. ların ikazına rağmen biz o celseyi yapanlar kadar tecrübeli değiliz o nedenle kısıtlı bilincimizle olaya bir de biz bakalım,

Anlatılmak istenen varsayımlarımızın çoğu gerçeklikten uzak,egosal , dünya donelerine veya duygusal çıkarımlarımıza bağlı bu madde illüzyonunda biraz da KH tarafından oluşturulmuş olaylarla doludur, evvela bunu kabul etmeliyiz,

Hele lineer ve yalancı zaman dediğimiz uyguladığımız zamana ve bilime ,karıştırılmış tarihimize bağlı keskin hudutlarla zihnimize çakılmış  ve buradan çıkmanın felaket olduğunu açıklayan bir anlayış etrafımızı sarmışsa kısır döngüler içinde hapsolmuşuz demektir,

Laura podcastında sağolsun Bozadi çeviriyor  biz ikinci yoğunluktan geldik ama artık orada olanların yani flora ve faunanın  ortamı nasıl algıladığını tam hatırlayamıyoruz,yüzde ellimiz yani O.P. ler hala aynı dürtülerini algılarını devam ettirip ve ruha bağlanmak için çaba içindedirler veya bir çoğu bu konuda farkındalığa  kavuşmamışlar ordusu halinde yaşamımızda insanlıktan uzak heterojen davranışlar içindeler o yüzden KH etkisi hükmünü bu şahıslar üzerinde yürütüp ruhluları da sürükleyerek çatışma ve egosala yakın davranışların tam düzelemediğini görmekteyiz,

Ruhsalı kazanmış insanın bu yönde büyük bir sorumluluğu var ama onların büyük bir kısmı  KH nın genel karakteri olan maddeye tapma işinde olayı bitirmekte ve içlerindeki tekamüle yönelik vicdansal özün kımıldamasına aldırış etmemekteler,

İşte karmaşa yani bu ağır yükü kaldırmanın verdiği bilgi alma yolundaki atılıma mani olan bu atalet ,kişileri sanki hümanizm budur şeklindeki davranışlarını varsayımlara saplanmak ve onlara veri toplamak gibi kök noktalara yönelik uğraşılara sokmaktadır,

Ruhsal gelişme için beyhude bir yol,

Dünya tarihi ve olayların KH larca zamanda ileri geri gidip karmakarışık edildiğini kabul etmeyen buna ütopik uğraşılar diye yine varsayımın en kabalarını yapıştıran anlayış, gelişmeyi önleyen ve varsayımlar batağında edebiyatını, sanatını sair bilimsel anlayışını kısıtlı bir yola sokmaktadır,

Edebiyat ve sanatta istisnai bazı kişiler bunu farkeden hale gelseler de eserlerindeki üstü kapatılmışları çözmek yine farkında kişilerle mümkün olmakta,

Önümdeki tablo bu  ,yani bu yaşam ve dünya illüzyonu başka ne yapabilirim düşüncesi onları kendilerince haklı bile gösterse biz bu işin varsayımlar batağında kapılmış hezeyanlar olarak kabul ederiz,

Zira zihnin uçsuz bucaksız genişliğinde olup bunu salimen görmek ama ulaşılması gereken yerlere gitmeyip yani bilgi alıp hazmetmeden sadece görülene kapılanmak ve durmak var sayım batağına saplanmak demek,

Çıkmalıyız ..

Ara.




Tgur

#1931
YORUMLAR 232

S: (L) Herşeyi bilen ve herşeyi gören konumunuzdan bana bu konuda biraz rehberlik yapar mısınız?
C: Hiç kimse "herşeyi bilen" ve gören değildir.

******
S: (L) Bilginin, edinilmesi veya kabulü dışında bir cismi veya bir varlığı var mı?
C: Bilgi tüm cisimleri kapsar. Tüm varoluşun çekirdeğine gider.
S: (L) Yani bilgi kazanmak, kişinin kendi varlığına birşeyler eklemesi anlamına da geliyor...
C: Öyle. Kişinin, varlığına arzu edilebilir herşeyi katması demektir. Ve ayrıca, şu anda olduğu gibi ışığa ulaşma yolunda çaba gösterirken, gerçekten bilin ki ışık bilgidir. Bu, tüm varoluşun çekirdeğindeki bilgidir. Bilgi, tüm varoluşun çekirdeğinde mevcut olması ile, varoluştaki tüm negatiflik biçimlerine karşı koruma sağlar. Işık herşeydir ve herşey bilgidir ve bilgi herşeydir. Siz de bilginizi artırmada son derece başarılısınız.
Şimdi tüm ihtiyacınız olan şey, tüm ihtiyacınız olan şeyin bilgi edinmek olduğuna inanmanız ve bunu kavramanızdır.
S: (L) Bilgiyi edindiğim kaynağın aldatıcı bir kaynak olmadığından emin olmak isterim.
C: Eğer imanınız varsa, edinebileceğiniz hiçbir bilgi yanlış olamaz çünkü böyle birşey yoktur. Size yanlış bir bilgi veya veri vermeye çalışan herkes ve herşey başarısız olacaktır. Tüm varoluşun kökünde olduğu için, bilginin kabul ettiği şey, sizi yanlış veriyi benimsemekten koruyacaktır. Yanlış veri bilgi değildir. Sadece açık bir şekilde bilgi edinmeye çalıştığınızda yanlış veriyi benimseme konusunda korku duymanıza gerek yoktur. Bilgi koruma sağlar; ihtiyaç duyabileceğiniz tüm korumayı.
S: (L) Açık ve inançlı olduğu halde zarar gören ve arkalarından vurulan bir sürü insan var.
C: Hayır. Bu sizin algılamanız. Algılamadığınız şey, o insanların gerçekten bilgi toplamıyor olduklarıdır. O insanlar ilerledikleri yolun bir noktasında takılıyorlar ve sizin takıntı dediğiniz gizli bir süreçten geçiyorlar. Takıntı bilgi değildir, takıntı atalettir. Bu nedenle, kişi takıntılı hale geldiğinde, ruhsal gelişimin sağlanması, ilerletilmesi durdurulmuş olur, çünkü bu ancak gerçek bilginin edinilmesiyle mümkündür. Kişi takıntılandığında korunması da azalır, bu nedenle kişi sorunlara, trajedilere ve her tür zorluğa açık hale gelir. Ve kişi bunları deneyimler.

******
S: (L) Şamanistik öğretilere göre bir kişinin hayvan ruhları veya rehberleri olabilir. Bu doğru mu?
C: Kısmen. Eğer bunlara sahip olduğunuza inanırsanız sahip olursunuz.
S: (L) Eğer bunlara inanmak bunu gerçek kılıyorsa, bu inanç faydalı mı?
C: Tüm inançlar bir seviyede faydalıdır.

******
S: (L) "Eski dinlerdeki" cehennem veya araf inancı gibi inançların propagandası insanları çok savunmasız bir noktaya sürüklüyor, çünkü bu durumda insanlar suç ve günah düşüncelerine ve böylece de düşünce kontrolü ve şiddete daha açık hale geliyor.
C: Evet.

******
S: (L) Bir celsede zamanın, Cennetten Düşüş "sırasında" ortaya çıkan bir ilüzyon olduğunu söylemiştiniz ve bunu söyleyiş şekliniz, başka ilüzyonların da olduğunu düşündürdü bana...
C: Değiştirilen DNA'nız nedeniyle zaman sizin için doğruluğu olan bir ilüzyon.
S: (L) Peki diğer ilüzyonlar nedir?
C: Monoteizm; sizden ayrı, mutlak güce sahip bir varlığa inanç.
S: (L) Başka?
C: Fiziksel artış gereksinimi.
S: (L) Korunma için fiziğe odaklanmak... (T) Monoteizmle ilgili anahtar kelime ayrılık mı?
C: Evet.
S: (L) Başka?
C: Lineer/doğrusal odak.
S: (L) Başka?
C: Tekboyutluluk.
S: (L) Örtü... (J) Sadece tek bir boyutu algılamak... (L) Bu ilüzyonlar DNA'mıza genetik olarak programlandı mı?
C: Yakın.
S: (L) Başka hangi ilüzyonlar var?
C: Öncekilerle işiniz bitti mi?
S: (L) Bilmiyorum. Bu ilüzyonların bize nasıl zorlandığından, bizim bunları nasıl algıladığımızdan bahsedebilir misiniz biraz?
C: Eğer biri bir kapıyı açarsa ve sen de açılan kapıdan bir küp altın görürsen, altına ulaşmadan önce, kapının arkasında gizlenmiş zehirli bir yılan olup olmadığını düşünür müsün?
S: (L) Altın neyi simgeliyor?
C: Sınırlanmaya cezbolma.
S: (L) Kapı neyi simgeliyor?
C: Sınırlanmaya açılış.
S: (L) Bir küp altın olarak temsil edilen sınırlanma, aslında göründüğü şey değil miydi? Bu bir kandırma mıydı?
C: Yılan nedir?
S: (T) Kertenkeleler? (J) Tehlike. (L) Tamam, kapıyı kim açtı? (J) Biz.
C: Hayır.
S: (L) Kapıyı açan biz değildik, doğru mu?
C: Evet.
S: (T) Kapıyı kim açtı?
C: Kertenkeleler.
S: (L) Yani resmen... (T) Yılan kimdi? (J) Kertenkeleler, tehlikeyi...
C: Hayır!
S: (L) Yılan kimdi?
C: Dikkatsizce cazibeye teslim olmanın sonucu; yani, bakmadan atlamak.
S: (J) Yani dikkatli olmamız gerekiyor. (T) Yılan neydi? (J) Cazibeye teslim olmanın sonucu... (L) Yani diyorsunuz ki, cennetteki cezbolma hikayesi, insanoğlunun cezbedilerek bu realiteye yönlendirilmesinin hikayesiydi. İyi ve Kötünün Bilgisi Ağacı'nın meyvesinin yenmesi de...
C: Cazibeye teslim olmaydı.
S: (L) Ve bu bir kandırmaydı...
C: Hayır! Kandırma yok!
S: (L) Ama burada dönen birşey var. (T) Tuzak mı?
C: Hayır! Tuzak da yok. Seçmeseydiniz, özgür iradenize müdahale edilemezdi.
S: (T) Bir saniye. Olayın mantığını kaçırıyorum. Düşüşten önce biz kimdik?
C: 3. yoğunluk BH.

******
C: Evet. Bize güvendiğiniz sürece sizi yönlendiriyoruz, çünkü biz siziz! Saldırı her zaman, doğrudan veya dolaylı olarak, bu güveni yok etmeye yönelik olarak tasarlanır. Bunun örneklerini görmek için kendi yaşadıklarını hatırla.
S: (L) Yani saldırı her zaman güvenimizi sarsmaya yönelik olarak düzenleniyor.
C: O ya da bu şekilde.
S: (L) Karşılaştığımız önemli durumlardan biri de, SV'nin üzerinde çalışma yaptığı çeşitli bazı kişilerin negatif bir enerji kaynağı olabileceği ihtimali. Çalıştığı insanlarda negatif enerji olabileceğini bilmesi, herhangi biri üzerinde çalışırken yeterli bir korumaya sahip olmasını sağlar mı?
C: Eğer bilgi, psişik kanallar yoluyla uygun şekilde kullanılırsa korumayı güçlendirir; bu nedenle, eğer dikkat, ihtiyat ve farkındalık uygulanırsa, negatif enerjiyle bu tür karşılaşmalar olumlu sonuçlar doğurur.
S: (F) Yani TR, kendini bir kabuk içine koyarak, bu anlamda kendini güçlendirme yönünde bir fırsattan mahrum mu kalmış oldu?
C: Evet. Bu aynı zamanda ona sunulana gösterdiği bir inanç eksikliği. Korunmayı zayıflatıcı bir etki yapıyor.

******
S: (L) Hayat ağacının meyvesi nasıl sınırlandırıcı olabilir?
C: Tek bir kaynağın tüm bilgiyi içerdiğine inanmak gerçekle çelişiyor.
S: (L) Cennet'e tekrar girilmesini engelleyen yanan kılıç neydi?
C: Anlamıyor musun?
S: (L) Hayır, anlamıyorum.
C: Gözden geçir.
S: (F) Eğer buradaki kavram bilgi ağacının meyvesinin yenmesinin tüm bilgiyi sağladığı ise, o zaman kişi yanılmış oluyor çünkü hiçbir belirli bilgi kaynağı tüm bilgiyi sunamaz. Bu yüzden kişi bu aldatmaya kandığında, kendini bir tuzağa sokmuş oluyor. Ve böylece insan ırkı çeşitli şekillerde yansıyan aynı sorunla zehirlenmiş oluyor: Kişi gerçeği pek çok farklı yollardan arayacağına tek bir yoldan arıyor ve çok karmaşık konu ve soruların çok basit cevapları olduğuna inanıyor.
S: (L) Cennet bahçesine tekrar girilmesini engelleyen yanan kılıç neydi?
C: Tuzağı simgeliyor.
S: (L) Onu biz mi koymuş olduk?
C: Evet.
S: (L) Cennet nerdeydi?
C: Dünya.
S: (L) Tüm dünya Cennet miydi?
C: Evet.
S: (L) Cennet'teki düşme, veya cennet halinin kaybedilmesine eşlik eden bir afet oldu mu?
C: Evet.
S: (L) Ne tür bir afet?
C: Kometler.
S: (L) Daha önce belirtilen küme mi?
C: Evet.
S: (L) Peki, bu ne kadar zaman önce oldu?
C: 309882 yıl önce.
S: (L) Cennet halinin kaybedilmesiyle Kertişler insanlığın yönetimini ele mi geçirdi?
C: Evet.

******
C: Mike Lindemann kanallama yapmıyor, öyle değil mi? Ne tür bir sıkı test öneriyor?
S: (L) Bunu söylemedi. Sanırım kısavadeli kehanetler ve o tür küçük testler istiyorlar.
C: Aynen öyle, peki bu sana ne anlatıyor?
S: (L) Kanıt istiyor.
C: Tekrar tekrar ifade ettiğimiz gibi üçüncü yoğunluk "kanıtı" anlamsız. Şimdi dikkatle dinle: Eğer bu tür bir kanıt mümkün olsaydı, özgür irade, yani öğrenme, Birinci Seviye Karmik Direktif ne anlama gelirdi?
S: (L) Sanırım kanıt meselesinde olayın ruhundan ziyade kanıta yönelik bir inanç var. Güven maddi birşeye yönlendiriliyor. Özgür iraden kayboluyor. Biri sana birşeyi KANITLAYARAK özgür iradeni sınırlandırıyor.
C: İnanıp inanmamak herkesin kendi seçimi!
S: (P) [Anlaşılmayan bir söz]
C: Önceki yanıtı tam olarak anlamadın Pat. Kanıtı teşkil eden şey nedir?
S: (L) Doğru çıkan kehanetler ve birkaç şeyle ilgili doğrulanan bilgiler.
C: Bunların bile pek çoğu tesadüfle açıklanabilir. Tahminlerde bulunduk, bulunmaya da devam edeceğiz ama hatırla, "zaman" mevcut değil. Bu bir 3. yoğunluk ilüzyonu. Biz bu ilüzyonda oynamayız, oynayamayız ve oynamayacağız. Sizinle kurduğumuz iletişimin temel nedeni, kendinize öğrenmeyi öğreterek öğrenmenize, böylece ruhsal enerjinizi güçlendirmenize ve ilerlemenize yardımcı olmak.

******
İnanç üzerine çok konuşuldu ,K.bilgilerinin genel mantığı inanç üzerine değil inanılanın analizini yapıp değişkenliği kapatan kısımları olup olmadığını ayıklamaktan geçer,

İnsanlar asırlar boyunca hele din programlarının içine hasbel kader girince sorgulama yeteneklerinin yozlaştığını pek fark edemiyorlar,kapılan bir kalabalıklaşmış gurupla yürümeyi kendilerine yol edinip aydınlandım yahut emniyetteyim duygusunun örtüsü altına girip kıvrılıp yatmayı yeğliyorlar,

Kıvrılıp yatmak ana rahmindeki bekleyişin beden organizmasındaki oluşmuş alışkanlığına bağlı bir olaydır,madde illüzyonuna dalan ruhların bu ataletten kurtulmaları o kadar kolay olamıyor, ruhsal gelişmenin takıntılı konumlarında olanların büyük bir ekseriyetle seçtikleri yatıp bu sorgulamasız rahat bekleme yoludur,

Bu hale baş kaldırış pek o norm ve formda olmayan sinirsel yumağın yani beynin kıvrımlarına bilgi etki ettikçe daha etkin ve kolay oluyor,

Yani sorgulayan bir fert haline geliyorsunuz,
Bu sorgulama eğer diğer uyuyanları pek uyandırmazsa da kişinin ruhsal gerçeğinin derinliklernden gelen enerji mutlak başkalarına intişar edecektir,

Daha açık bir anlatışla konu yaradılışın  enerjisel beraberliğinin  lokal bireysel olan bir olgu olmadığını, bütünlüğü teşkil eden her elemanın madde denilenin bağlantı kökü yani enerjinin  eninde sonunda temel olduğunun anlaşılmasındadır,

İnançta takılmışların çoğunlukta olması ve diğerlerini etkilemesi de bu illüzyonun gerçeğidir, kısaca uyanma zor olabilir,

Ancak zamanın işlediği bu yoğunlukta zamansızlığın etkisi bilgi alanı birikimi  coşkusu bireylerin farkındalığı ile genişleyince bahsettiğimiz top yekün uyanmanın kilitleri açılır,

Zamanı ve mesafeyi devreye alan bir kaset daha doğrusu bir Orion Deney Programı seçilmiştir ve uygulama zaman ve lineer gidiş şeklinde DNA ya işlenmiştir ,bu olay sonsuz değildir ,daha doğrusu bu tekamülün daha süratli olması gereği ile oluşturulmuş kısa devre dalga döngüsü nihayet bir kasedin bitimine kadar gibidir,olanlar olacak yaşananlar yaşanacak enkarnasyon süresinde dengeler tutturulacak sonuçta bütünlüğün genel sesi her ruhun derinliklerinde duyulacaktır,
Velhasıl bu topyekün var oluş olyındaki girdiğimiz macera böyle  özetlenebilir,

Bu genellemede inanç yukarıda geniş bir şekilde ironik hususları da ihtiva eden izah alıntıları ile puslu halinden temizlenip berraklaştırılmaya çalışılmıştır,

Bu inanç işini neden tekrar devreye aldım,

Yukarıdaki gibi taramalar esnasında bir yerde "bir inanca takılmamak en salih yoldur"şeklinde bir dostun izahına rastladım çok ilgimi çekti ,işte K. bilgilerinin nihayetinde insanı getireceği en gerçek yoldur dedim, anlatılanları özü,

Bu cümle üzerinde  düşünelim,
Bir yerlerde inanma faydalıdır sözü bir yerde onu sıyıran bir ifade,
Tek bir bilginin her şeyi anlattığına inanç ile insanların zihinlerini ilkel ve 3Y kavramlı kanıtlarla bulandırıp takıntılı bir duruma getiren şey bahsedilen masum iman değildir,

Zira kişinin o harikulade ve analitik olarak çalışan zihnini bir yerlerde "bana iman et başkasına bakma" gibi duraklatmalar mutlaka birilerini bir şeyleri tabulaştırma ile boyun eğdiren bir tavırdır,

Teslim ol ve orada zihnen dur,

Doğama ve ruhumun hürriyeti isteyen ve böylece genişleme hayatiyetini sürdüren tavrıma ters,

Duramam..

Ara..


sybleman

Alıntı YapS: (V) Dün gece çok rahatsız edici bir rüya gördüm. Birşeylere bakıyordum ve kendimi düzeltiyordum. Ondan önceki gece Laura'nın beni
çok fena şekilde korkutan birşeyden kurtarmak için hızla geldiğini gördüm. Uyanıverdim ve kalbim küt küt atıyordu...
C: Hayatındaki negatif etkileri boşaltmak için çalışma yapman iyi olur.
S: (L) O rüya onu mu yapıyordu?
C: Hayır. Bu bizim Violette'e önerimiz.
S: (L) Violette'in hangi negatif etkileri boşaltması gerekiyor?
C: Geçmişi temsil etme biçimiyle ilişkili olanlar.
S: (L) Geçmişi temsili nedir?
C: 3. yoğunlukta geçmiş olarak görülen

Geçmişi temsil etme biçimiyle ilişkili olan negatif etkileri boşaltması gerekiyor....

Geçmişle bağlantılı travmalarımız ve travmaları temsil eden gölge benlikler. Bunları geride bırakmadan negatif etkilerden kurtulmak çok zor. Negatif tarafın bizi manipüle için kullandığı birincil kaynaklar bu yanlarımız.

Çok zor bir iki hafta geçirdim. Gelen rüya ve vizyonları yine anlamayıp. Kolayca geçilecek sandığım bir dönem. Travma temizliği yaptığımı sanmıştım. Meğer temizledikçe alta birikmiş. Ağla ağla bitmedi. Yaşarken bile bu kadar ağır gelmemişti bu olaylar. Meğer o anlarda duygudan çıkıp olayı dışardan izlemişim. Hepsi bir bir en ağır duygusuyla çarpıp çarpıp gitti. Bu kadar ağladığım bir dönem hatırlamıyorum.

Aynı musluktan akan iki su gösterilmişti. Kirli olanı kapatıyorsun demişti üst benlik. Ben de iyi dedim. Sanki kolayca olacak gibi. Geçmişi bırakmaya hazırlanıyorsun dedi. Tamam dedim. Sanki böyle düğmeye basılınca oluyor gibi. Çok zormuş. Bütün duygular o kadar güçlüydü ki. Nasıl altından kalktım şimdi geriye bakınca kendimi tebrik ediyorum.

Çok şey yazılır burada bırakayım. Hala üzerimde yorgunluğu var. Altından kalkmanın da gururu var. Tekrar yaşarmıyım bilmiyorum ama sanki hiç bitmeyecek gibiydi.

Hediyesi boğaz çakrasının açılması oldu. Kalp çakrası gibi sevgi akışı var. Hiç böyle düşünmemiştim, tepe çakra gibi enerji hissi olur sanmıştım.

Tgur

Geçmişte olanları seni üzmesinden ben de etkilendim sanki kendi eskilerimi kurcalasam aldırmazmışım gibi,hep yapıyor ve farkındalık çanı çalınca boş verip temiz sayfaya bakmaya çalışıyoruz,ama böyle filozof laflarından da kaçınmalıyım her zaman geçmiş önümüze düşer ansızın,bizler de ağlarız,
Sen geçmiş deyince seni özellikle tenzih ederim bir iki dörtlük karalamışım vaktiyle,bulunduğu ortamın illüzyonundan ve maddenin ruhsallık yanında  gerçek dışılığını fark edip sıyrılmak en büyük haslet.

            23.10.2005
Kim , niçin, neyi hatırlar
Hatıralar aslında geçmişe bakıştırlar
Geçmiş şimdiye hep taşınıyorsa
İleriye dürbünün tersi ile baktırırlar

Baktırırlar, göremeyince kızgınlaşırlar
Aşamayana geçmiş külünü karıştırtırlar
Bulunduğu ortamdan çıkamayana birileri
Bir silgi atıp mevcuttan kaldırırlar

Tgur

YORUMLAR 234

S: (L) Peki ya SD'nin oluşturduğu şirket?
C: Eğer SD kendi mevcut blokajını aşabilirse, o konu da bir şekilde çözümlenecek.
S: (L) SD'nin blokajı nedir?
C: Gerçekten güvenememe diye tanımlanabilecek şeyle desteklenen korku. Kontrol ettiği ipler onu boğabilecek halatlara dönüşebilir.
S: (L) [plastik ambalajdan alınan kurabiyelerin hışırtılı sesleri.] Bu kaset bu hışırtı sesleriyle dolacak. (A) Oo, nerede bu hışırtılı şeyler?!
(Perceval) Yani burada ilginç bir denge var. Eğer SD güvensizliğini aşamazsa, onu yönetenlere yapışacak. Eğer güvensizliğini aşabilirse... (L) Sınırsız seçenekleri olacak. (Perceval) Ama o bağlı olduğu çevreden kurtulabilecek mi? [Çok hışırtı sesi.] (Mr. Scott) Veya nasıl...
C: Bekleyin ve görün. Sadece şunu soralım, "İnsan bütün dünyayı kazanıp da canından olursa, bunun kendisine ne yararı olur?"
S: (Perceval) İsa. (L) İsa'yı kanallıyoruz! [kahkaha] (Perceval) Haleluya! Muhafazakar okurlarımız küplere binecek. (Galahad) Bizi kazıkta yakmak için dışarı çıkacaklar.
C: Bunu ifade etmenin bir diğer yolu, "eğer kendini eski yaşayış şekline sabitlersen, o yaşayış şeklinin sonuna geldiğinde o yolla birlikte çukura gidersin."

*****

Ve bir dostun geçmiş ile ilgili sıkıntılarının baskılarından kurtulma mücadelesinde dialog yaparken şu alıntı ve yorumumu yapmam icap etti,
Neler bulabilirim diye araştırırken,önüme çıktı ,gerçekten eş zamanlı yaşamlar sürüyoruz.
Uzatmıyorum .

Ara..