Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sybleman

#1515
Alıntı Yap(A) Mevcut durumum ve uykululuk halim hakkında sıradan birsoru sormak istiyorum, çünkü
uykusuzluğum zaman zaman çok güçlü hale geliyor. Muhtemelen pek çok nedeni var ama ben en önemli olanı öğrenmek istiyorum.
Araştırma yapma vakti geldiği zaman başlayan bu uykululuk hakkında ne söylersiniz?
C: "Bobin arızası."
S: (A) Ne bobini? Bobin arızası mı? Beynimde bir bobin mi var?
C: Hipotalamus. [Laura'nın notu: Beyin yarıkürelerinin altında talamus ve hipotalamus var. Talamus çevre ile korteks arasındaki bir aktarım
merkezidir. Vücudun hemen her bölgesinden duyusal veriler alır, tüm verileri filtreler ve sonra filtrelenen verileri beyin korteksine aktarır.
Hipotalamus büyük ölçüde talamus gibi çalışır ama işini hipofiz bezinden hormon salımlarını kontrol ederek yapar.
Başlıca işlevleri vücut ısısının düzenlenmesi, kalp ve solunum oranlarının ayarlanması ve yeme ve içmenin uyarılması ve engellenmesidir.]
S: (A) Ne tür bir arıza?
C: Enerji taşması kısadevreye neden oluyor.
S: (A) Ama bu olay bazen haftalarca, hatta aylarca sürüyor.
C: Evet.
S: (A) Neden belirli faaliyetler beni uyanık tutuyor, belirli faaliyetlerse uyutuyor?
C: Arıza genetik temelli. [Duraksama] Diren!
S: (L) Bu eğilime direnmek ne sağlar?
C: DNA kilitlerini açar.
S: (L) Direnme dışında faydalı olabilecek ne söyleyebilirsiniz?
C: Yaşlanma beynin kullanılmayan kısımlarını köreltiyor.
S: (L) Yani kullanırsın, ya kaybedersin. (A) Ama yaklaşık yirmi yıl önce de aynı sorunu yaşıyordum. Direnmek ve DNA'yı açılmaya zorlamak
dışında faydası olabilecek herhangi birşey var mı?
C: Pek sayılmaz. Bazı şeyleri kendi çabanla çözmen gerekiyor.
S: (L) Direnip bu sorunu aşarsa, bunun faydaları ne olur?
C: Yeteneklerin bir adım yükselmesi.
S: (L) Uykuya direnirse, bunun düzelmesi ne kadar sürer? Benim fikrim bu. Yani buna karşı mücadele etmesi. En iyi bu şekilde
tanımlayabiliyorum.
C: Evet.
S: (L) Bunu görmezden gelmenin herhangi bir faydası olacağını sanmıyorum. Eğer uzanman gerekiyorsa, uzanırken mücadele et. Bir kitap al
ve uykululuk haliyle mücadele et. Eğer uyuyakalırsan, kitabı elinde tut ve uyanır uyanmaz kitaba geri dön. (A) Evet, bu benim de aklıma
yatıyor.


Uykululuk hali önemli bir mevzu. Sadece uyku da değil. Bazı mevzularda derin düşünmek, derin bağlantılar kurmaya çalışmak. Bunlar beyni aktifleştiriyor.

Aslında bir süre sonra, bedeni uyku moduna alıp, bilinci açık tutmayı öğrendikten sonra geceleri aktif olabiliriz. Uyku süreci edinilen bilgilerden bağlantılar kurmak, merak edilenlerin öğrenilmesi haline dönüşebiliyor. Bedeni bu konuda eğitmek mümkün. Uykuya ihtiyacı olan beden, bilincin böyle bir ihtiyacı yok.

Bedeniniz felç şeklinde dinlenme halindeyken, bilinciniz gayet açık, hatta normal gündüz olan halinizden daha da açık halde olabilir. Çünkü beden ile bağlantısını kesen bilinci rahatsız edecek duygusal, görsel, işitsel girdiler ortadan kalkıyor. Sadece düşüncelerinizle baş başa kalıyorsunuz.

sybleman

#1516
Aklımdaki sorunun cevabını sonunda buldum. Karakterimiz nereden geliyor? Ruhtan mı bedenden mi bilinçten mi?

S: (L) Ama kişinin karakteri fiziksel bedeninden ziyade ruhuna göre şekillenmiyor mu?
C: Kısmen; hatırla, aura profili ve karmik referans, fiziksel yapı ile birleşiyor.
S: (L) Yani belirli genetik özelliklerin, bir ruhsal eğilimin fiziksel bir yansıması olduğunu mu söylüyorsunuz? Ruh yalnızca potansiyel olarak
bile olsa kendini genetik özelliklerle eşleştirmek zorunda, öyle mi?
C: Evet, aynen öyle.
S: (L) Yani bir kişinin ruhsal ilerleyişi veya gelişimi büyük ölçüde genlerine mi bağlı?
C: Doğalsüreç, mevcut olduğunda sistematik yapı ile birleşiyor.

Alakasız konulardan bir ordan bir burdan gidiyorum :)

Biz bilinçsek ve ruhlar karakterleri getiriyorsa, parçalı ruh halinde olmamız. Her ruh parçamızdan gelen karakterleri, genleri ve özellikleri mi taşıyoruz demektir.

Ruh sözleşmemizde, evet şunları şuanları yaşamam lazım. Evet bana ne lazım deyip, o genetikleri seçip sonra ruh parçalarını mı çektik kendimize.

K'lar ruh bilinçtir derken ikisini bir gibi belirtmiş. Ama sanki benim için bu ikisi ayrı.
Bilinç karakter sahibi değil ki? O saf düşünme hali. Bilgileri bilme hali. Bir duygusu, karakteri vs. yok.
Ruh ve beden birleşerek karakterlerimizi ve genetik yapımızdaki özelliklerimizi ortaya çıkarıyor gibi düşünüyorum.

Böyle mi acaba? Sizin de düşüncelerinizi almak isterim bu konuda.

Tgur

#1517
Olayı Ruhun madde macerasındaki safahatı incelemek ile daha iyi anlaşılır sanırım,

Ruh parçalı ruh halinde maddi olayları denemeye karar vermişse veya seçmişse antik çamurdan amino aside ve daha sonra tek hücre bitki hayvan insan formuna gelen kadar zamansızlık veya bildiğimiz ve uyguladığımız izafi dünya zamanı ölçüsünde belki milyarlarca yıl uzun veya kısa zaman döngüsü denen bölümlerde metamorfozik olarak gelişmeye doğru yönelmiştir,

İşte genetik beden/fizik beden/ruhsal beden üçlemesinde bu deneyimi beraber geçirmiş olur,yani maddede olanları karmik beden kayıtları olarak genetik bedene işlenmişse bu madde bedenin özellikleri içinde ruhsal bedenin de doğal yapısı içine alır,

Kısaca madde oluşumundaki ruh macerasında bu üçlü sistem her zaman birbirini tetikler veya teskin eder bu da almış olduğu bilgiyi serbestçe bilincine kaydetmişse olur,

Bu izahımızla saf ve sevgi bazlı her türlü maddi olaylardan etkilenmeyen bir ruh düşünemeyiz,bu da bilinç dediğimizi bu var oluş macerasında ruhun sükunetle oluşan haline uymaz gibi gözükse de farkındalıkla  her var oluş ortamındaki sorumluluğu insan formuna geldiğimizde idrak etmemizi ve ruhu bütün olanlardan azade kabul etmemizi  engeller,

Tekamül denen şeyin özü kanaatimce bu..

bozadi

#1518
sybleman, K'lar "parçalı ruh" kavramını "grup ruh / ruh grubu" anlamında kullanmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Sen de o şekilde mi yoksa farklı mı anlıyorsun bunu? Sen de zaten bu anlamda kullanmış olabilirsin tabi ki, sadece emin olamadığım için belirtmek istedim. Grup ruh derken, çok sayıda ruhun / bireyin oluşturduğu bir grup anlamında.

K'ların ifadesiyle ruh ve bilinç denen şeyin aynı şey olması bana çok tuhaf gelmedi. Elbette kolayca tamamen hakim olunabilecek bir kavram değil bu, üzerinde epeyce düşünmemizi gerektirebilir ama yine de genel itibariyle mantıklı görünüyor bana.

Ve evet, karakterin de tamamen ruhsal/bilinçsel bir kavram veya ifade olması da gayet normal değil mi? Ruh, bilinç, karakter... Hepsi aynı şey. Ve hatta buna "düşünce" kavramını da ekleyebiliriz sanırım. Ra, ilk celsenin ilk açıklamasında "Sizler dans eden düşüncelersiniz." diyor. Türkçe çeviride Akaşa yayınevi bu ifadenin de geçtiği bazı paragrafları makaslamış nedense.

İngilizce kitaptan:

Alıntı Yap
The Confederation of Planets in the Service of the Infinite Creator has only one important statement. That statement, my friends, as you know, is "All things, all of life, all of the creation is part of one original thought."

...

Let us for a moment consider thought. What is it, my friends, to take thought? Took you then thought today? What thoughts did you think today? What thoughts were part of the original thought today? In how many of your thoughts did the creation abide? Was love contained? And was service freely given? You are not part of a material universe. You are part of a thought. You are dancing in a ballroom in which there is no material. You are dancing thoughts. You move your body, your mind, and your spirit in somewhat eccentric patterns for you have not completely grasped the concept that you are part of the original thought.



Çevirisi:


Alıntı Yap
Sonsuz Yaratıcının Hizmetindeki Gezegenler Konfederasyonu'nun tek bir önemli ifadesi vardır. Bu ifade, dostlarım, bildiğiniz gibi, "Her şey, tüm yaşam, tüm yaratılış tek bir orijinal düşüncenin parçasıdır."

...

Biraz düşünceyi ele alalım. Düşünmek nedir dostlarım? Bugün neler düşündünüz? Bugün hangi düşünceler orijinal düşüncenin bir parçasıydı? Yaratılış kaç düşüncenizin içinde yer aldı? Bu düşünceler sevgi içeriyor muydu? Ve hizmet serbestçe sunuldu mu? Siz maddi bir evrenin parçası değilsiniz. Bir düşüncenin parçasısınız. İçinde hiçbir maddenin bulunmadığı bir balo salonunda dans ediyorsunuz. Siz dans eden düşüncelersiniz. Bedeninizi, zihninizi ve ruhunuzu biraz eksantrik şekillerde hareket ettiriyorsunuz çünkü orijinal düşüncenin bir parçası olduğunuz kavramını tam olarak kavrayamadınız.



sybleman

#1519
C: Evet. Ama tüm "ruhlu" bireylerin, parçalı bir 6Y ruhunun/varlığının üyeleri olduğunu belirtmek istiyoruz.
Gelecekteki/yüksek merkezleriyle bağlantı kurmaya başladıklarında, bu aynı zamanda, ruh gruplarının diğer üyeleriyle de doğal bir bağlantı
kurulması anlamına geliyor.

Bozadi evet bahsettiğin şeyi söylüyorum, fakat aklıma takılan da bir nokta var şöyle.

6y olan bir ruh grubu düşük yoğunluklarda kendi parçalarını enkarne ederek, deneyimi çoğaltmış oluyor.

Peki bir insanda mevcut olan tek bir ruh grubu parçası mı? Bunu sorguluyordum.

Yani bir insanda farklı ruh gruplarının parçası da olabilir mi?

Karakterlerimiz ruhdan geliyorsa, her enkarnasyonda benzer karakterlere sahip olurduk. Ama bu da deneyimi azaltmaz mıydı?

bozadi

#1520
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

C: Evet. Ama tüm "ruhlu" bireylerin, parçalı bir 6Y ruhunun/varlığının üyeleri olduğunu belirtmek istiyoruz.
Gelecekteki/yüksek merkezleriyle bağlantı kurmaya başladıklarında, bu aynı zamanda, ruh gruplarının diğer üyeleriyle de doğal bir bağlantı
kurulması anlamına geliyor.

Bozadi evet bahsettiğin şeyi söylüyorum, fakat aklıma takılan da bir nokta var şöyle.

6y olan bir ruh grubu düşük yoğunluklarda kendi parçalarını enkarne ederek, deneyimi çoğaltmış oluyor.

Peki bir insanda mevcut olan tek bir ruh grubu parçası mı? Bunu sorguluyordum.

Yani bir insanda farklı ruh gruplarının parçası da olabilir mi?

Karakterlerimiz ruhdan geliyorsa, her enkarnasyonda benzer karakterlere sahip olurduk. Ama bu da deneyimi azaltmaz mıydı?
Bu alıntıyı yapman/hatırlatman iyi oldu sybleman. Üzerinde çok düşünmeden atladığım bir husustu. K'ların bu açıklamasından tam olarak nasıl bir sonuç çıkarabileceğimizden emin olamıyorum. 6Y'den ve "yüksek merkez"den bahsedilmesi "Yüksek Benlik" (YB) konusunu hatırlatıyor ve iki konu arasında önemli bir bağlantı var belli ki ama ayrıntılarından pek emin olamıyorum. Her (ruhlu) bireyin 6y'de bir YB'si olduğu söylenmişti ama bu alıntıda çok sayıda ruhun 6y'deki tek bir YB'nin mensubu oldukları gibi bir açıklama var yanlış anlamıyorsam. Üzerinde düşünmeye, alakalı bilgi parçalarını hatırlamaya, bulmaya çalışacağım sanırım müsait bir vaktimde.


Alıntı Yap
Peki bir insanda mevcut olan tek bir ruh grubu parçası mı? Bunu sorguluyordum.

Evet, ben öyle anlıyorum. Her birey, ilgili ruh grubunun bir parçasını oluşturuyor gibi anlıyorum.

Alıntı Yap
Yani bir insanda farklı ruh gruplarının parçası da olabilir mi?

Ruh grubunun üyeleri arasındaki "bağlantılar" vurgulanmış açıklamada, dolayısıyla, aynı bireyde birden fazla parça (ruh) olmasından ziyade, parçalar/ruhlar arasında bağlantılar oluşması veya bu bağlantıların güçlenmesi ima edilmiş gibi geldi bana.

Alıntı Yap
Karakterlerimiz ruhdan geliyorsa, her enkarnasyonda benzer karakterlere sahip olurduk. Ama bu da deneyimi azaltmaz mıydı?

Enkarnasyondan enkarnasyona karakterin değişen ve değişmeyen yönleri oluyordur mutlaka. Michael Newton'un kitaplarında öbür dünyadaki ruh gruplarından / sınıflarından bahsedilirken (hm, aslında bu konu ilginç bir şekilde K'lardan yaptığın "ruh grubu" alıntısıyla yakından bağlantılı olabilir), ruhların karakterlerinden çokça bahsediliyor ve bu karakterlerin enkarnasyon içindeki ve dışındaki değişen ve öyle kolay kolay değişmeyen yönleri de tasvir ediliyor.


bozadi

#1521
Alıntı Yap
Yani bir insanda farklı ruh gruplarının parçası da olabilir mi?

Hm, aynı ruh grubunun farklı parçalarından değil, "başka ruh gruplarının" parçalarından bahsetmişsin, şimdi tekrar okuyunca anladığım kadarıyla. Yine, farklı parçaların/ruhların aynı kişide olmasından ziyade, parçalar/ruhlar/bireyler arası "bağlantılar" söz konusu oluyor diye düşünüyorum.

Aynı ruh grubunun üyeleri arasındaki bağlantılar oluşup geliştikçe, bilgide üssel bir artış oluyor sanırım. Aslında bu konu organik portalların ve hayvanların bir ruh havuzu / grubu teşkil etmesini de hatırlatıyor ilginç bir şekilde.

sybleman

#1522
Aynen öyle. Az önce onu düşünüyordum.

Op ler için enkarnasyonlar sırasında otomatik enkarne oluyorlar. Ama bir op daha fazla ruh biriktirirse artık op olmaktan çıkıp otomatik enkarnasyondan çıkıp kendi seçimini  yapabiliyordu.

Sanki opler her enkarnasyonda daha fazla ruh parçası enidip artık öyle bir çekime ulaşıyor ki. Bu çekim onlar da bir koruma oluşturuyor ve kh tarafından elfe geçirilme riski ortadan kalkıyor.

Tek bir ruh parçasının ilerleyerek gelirlerindense sanki farklı grupların parçalarının birleşimi gibi.

Bu düşünceme.sebep olan da geçmiş hayat anıları oturmaya başladıkça. Farklı iki ruh parçasını keşfettim gibi. Ikisi aynı genetiğe ve özelliğe sahip değil.

Şu çoklu kişilik sorunu yaşayanlar aklıma geldi de. Klar 6.boyuttan gelenlerde ya alerji sorunu ya da kişilik sorunu olmasından bahsetmişlerdi.

Belki de bazı bedenler bu parçalı ruh olayını kişilik gibi geliştiremiyor. Onları ayrı algılıyor bir sebepten ötürü. Ve onları bilincinde birleştirmesi gerekirken ayristiriyor farklı isimler ve kişiliklerle bagdastiriyor olabilir mi?

sybleman

#1523
Aslında burda başka bir şey daha farkettim. Eğer bu şekildeyse şuandaki mevcut insanlar ya 6.boyuttan ya da op

6.boyuttaki bellek bileşimleri için bu bir onur göreviydi.

Sonuçta 3y parçalı ruh
4y parçalı ruh fakat birlik bilincini yaşayan farkındalık ve yarı süptil beden
5y geçici durak
6y de bellek bileşimi şekline geçmiş bedensiz bir yapı ise

Ve biz aynı anda 6y de isek. Zaten insanların çoğu ya 6y ya da op dediğimiz ruh parçası az olan beden demek. Ama aslında op bile bir 6y nin ruh parçasını taşıyor demektir.

Ya işte aslında bildiğim şeyin sağlaması gibi oldu ama :) düşünürken öyle geçiyor bu duraklar bazen tekrardan.

Hiçlik hali deneyimi de 6y bilincine yükseldiğin an demek ki.

Çünkü 6y de hiç bir şey yokki. Sadece düşünceler ve alt boyutlara tesir etmek ve deneyimlerin birleştirilmesi var.

Deneyimlediğim birlik hali 4y deki bilincimle bağlantıydı sanırım, diğer ruh parçalarının bilinclerine bakma hali. Bunun sonrası belki 5y hali, ölmeden önce ölmek dedikleri hal. Sonrası da zaten 6y halin. hiçlik halin. evreni kaplayacak kadar sonsuz olduğun, herşeye muktedir olduğun, ama maddenin olmadığını kavradığın halin.

Daireyi tamamlamak dedikleri :) başladığın yere geri dön.

bozadi

#1524
K'ların 7y için "ebedi ikametgahınız" demesini de hatırlayalım. Var olan herşey 7y'dir öz itibariyle. Çünkü 7y var'lıktır. Herkesin, herşeyin Tanrı'nın bir parçası ve kendisi olması bu. Enel Hak denen şey budur sanırım.


sybleman

#1525
Evet aynen öyle.

Rüya sohbetlerimde ogrendigim bilincin 7 katmanı da bu olsa gerek.

Farklı frekanslardaki bilinç halimiz.

7y de bizimle birleştikleri boyut.

Sonuçta Klar 6y ise bizimle birleşmeleri onların 7y ye geçmesi demek. Frekanslarını daha da  arttirip 7y de birleşmeleri.

Bizim başarmamız onların da başarması demek.

Tgur

#1526
YORUMLAR 112

S: (trendsetter37) Son birkaç aydır FRT'yi ve Pierre'in kitabındaki konular dahil çeşitli başka bazı hususları tartışırken, tüm maddenin bir elektromanyetik (EM) frekansı olduğu fikri geldi aklıma. Farklı bir EM frekansı uygulayarak bunu tersine çevirebilir misin? Örneğin EM frekansı biçiminde bilgi ekleyerek maddeyi manipüle etmek, hatta madde yaratmak için?
C: Elbette. Buna "simya" deniyor. Soru şu: Yöntemi nedir?
S: (Pierre) Evet, sorumuz bu: Yöntemi nedir? [Kahkaha]
(L) Sorumuz bu mu?
(Pierre) Hayır, benim sorum bu.
C: Einstein'ın çalışmalarına gözatın ve gerekli enerjilerin geri mühendisliğini yapın.
S: (Mr. Scott) Sorun değil!
(L) Arka tarafta bir laboratuar inşa et ve bunu yap.
(Approaching Infinity) trendsetter37 yapar!
(Pierre) Gerekli enerjinin geri mühendisliğini yapmak mı? (trendsetter37) Bu ilginç çünkü, geri mühendislik...
(L) Sanırım süreci tersine çevirme anlamında geri mühendislik. E=mc2 (Pierre) Atom bombası gibi. Madde enerji üretiyor. Ama buradaki süreç tersi: enerjiyle madde üretmek. Ama nasıl, bilmiyorum.
(Andromeda) Kolay!
(L) Yani ne yapacaksın? Bir tür dalga yayan bir hoparlör alıp kayayı parçalayıp altına mı çevireceksin? Teorik olarak işe yarayabilir ama bunun için nasıl bir güce ihtiyaç var? O kayanın her bir atomunun sahip olduğu enerjinin değiştirilmesi, dönüştürülmesi gerekir. Anlıyor musun?
(Perceval) Eğer enerji eşittir madde çarpı ışık hızının karesiyse, geri mühendislik için sondan başlayıp ışık üretmen gerekir.
(L) Işık bilgidir...
(Perceval) Bilgini arttırdıkça yapabilirsin!
(Pierre) Madde eşittir enerji bölü ışık hızının karesi.
(Mr. Scott) Ama eğer ışık bilgiyse, enerjiyi alıp ışık hızının karesine bölüyorsun. O zaman çok çok aptal olman gerekir çünkü enerji aptallığının karesine bölündüğü zaman epeyce kütle veriyor. [Kahkaha]
(L) Sanırım bunda bir doğruluk var çünkü atom bombasını yapan insanlar... Bombanın denkleminde onların aptallığının karesi kullanıldı.
Hiç bilgileri yoktu. Herşeyi havaya uçurdular.
(Perceval) Çok miktarda bilgi ve veri enerjiye dönüşüyor.
(L) Devam edelim. Başka bir soru soralım.
(Approaching Infinity) Bu konuyla ilgili ve trendsetter37'nin söylediği şeyle ilgili bir sorum var. "The Field" adlı kitapta, yazar homeopatik bir deneyde belirli bir bileşiğin EM imzasının ses kaydını yaptıklarını ve sonra da bu kaydı tekrar suda çaldıklarını söylüyor. Ve o zaman su sanki o bileşik mevcutmuş gibi reaksiyon göstermiş. Bu durumda, fiziksel bir hastalığı veya Ebola gibi bir virüsü tersine çevirmek için bir EM imzası kullanmak mümkün olabilir mi?
C: Evet. Rife'a bak.
S: (Perceval) Bu birinin adı mı?
C: Royal Rife.
S: (L) Tam da o işi yapan bir makineyi icat eden bir adam. Bir Rife makinesine ihtiyacımız var. Nicolas, bize bu makineden bir tane yap!
(Nicolas) Tamam, ilgileneceğim!
---------------------------------------------------------------------

Konu çok zor anlaşılması gereken fizik bilimi unsurlarını ihtiva ediyorsa da bundan başka çıkarımlar yapabiliriz,

Yorumlarda tersine simya işinde sıra bilgiye gelince onu kullanıp kullanmamak atom bombası gibi felaket enerji çıkarımı değil de uygun teknoloji kullanılırsa madde yaratımında veya elde edilen EM enerjisisni kullanarak illüzyon dünya yaşam koşullarında bilincinize kendinize değişik gerçeklik ortamları hazırlarsınız,

Yani burada bazen oluşmuş madde üzerinde başkalaşımlar yapabilirsiniz, düşünsel düzeninizi başka algılarla ayarlayıp üst yoğunluk seviyelerine çıkarabilirsiniz,

Mesela bedenin maddesel yapısında bilgi alıp DNA değişiklikleri olunca düşünsel ve yorum yapan bilincin  değişik EM bombardımanına tutulup olayları üst yoğunluk kriterlerine uygun inanışlarına geçmek,

Ne cümle gel de aç,
Bedenin büyük kısmı sudur ,su moleküllerinin diğer maddelere benzemeyen iyonize edip çözelti olayını sağlaması ,taşıyıcı özelliği ve dışdan verilen tesirlerle molekül yapısını değiştirici hasletlerini hatırlıyoruz,(Japon bilim adamının Masaro Emoto buz kütleleri üzerinde yaptığı araştırmalar)

Kısaca su oluşturulan EM dalga izine göre şekil değiştiren madde özelliği veriyor,

Suyun bu harikulade akıl almaz özelliği zihinde oluşturulan bilinç halindeki değişikliklerin bedenin tümüne yayabilmesi sonuçta fiziği boş veren bir özelliği yani üst yoğunluğa geçişi maddede kalırken insan sağlar, bunu ütopya deyip bir kenara atanlara karşı işte biz, madde dışındaki ruhun macerasında olan bitenleri anlamaya başlıyoruz,

Bu bilgiden kaçarsanız ne olur,yankı odasındaki duvarlara bakan olunur,
Yargıladım yine,

----------------------------------------------------------------------

S: (L) DNA'nın yapısal genleri kodlamayan kısmı neyi kodluyor? Başka ne yapıyor olabilir?
C: Kesilen akış.
S: (L) Neyin kesilen akışı?
C: Sıvıların.
S: (L) Sıvıların nereden nereye akışı?
C: Senin algın nedir?
S: (L) Hangi sıvılar?
C: Senin girdi ekleme sıran.
S: (L) Bunlardan bazıları...
C: Hayır, tamam değil: sana bir soru sorduk!
S: (L) Tamam. Sıvıların kesilen akışı. Bunun ne anlama geldiğini anladığımdan emin değilim. (A) Belki birşey akıyordu, birşey onu kesti ve akış durdu ve artık geliştirilemiyor. Birşeyin kesilmesi anlamına geliyor. (L) Kesilen akış, durdurulan bir sıvı akışı anlamına mı geliyor?
C: Evet. Tasarımın değiştirilmesi nedeniyle!
S: (L) Akışı durdurulan o sıvı, kimyasal bir aktarıcı mı?
C: Evet.
S: (L) Bu kimyasal aktarıcı, eğer akabilseydi, DNA'nın diğer bölümlerinde önemli değişikliklere mi neden olacaktı?
C: Evet.
S: (L) Yani DNA'mızın önemli bazı bölümlerinin kilidini açacak olan o sıvı akışını, kimyasal aktarıcıyı veya nöropeptidi kesmek için oraya bilinçli olarak yerleştirilen bir kod parçası var, öyle mi?
C: Yakın. Biyogenetik mühendislik.
S: (L) Bu sıvı akışının kesilmesinin sorumlusunun Kertişler ve onların ekibi olduğunu varsayıyorum?
C: Yakın, ama daha muhtemel olarak Oryon KH tasarımcılar. (ç.n.: bunlar sanırım 4. yoğunlukta daha üst aşamada bulunan ve kertişleri yönettiği söylenen hümanoit tipler.)
S: (L) Bize hangi sıvı veya aktarıcının kesildiğini söyleyebilir misiniz?
C: Düşük dalga frekansı yükü için en etkili kimyasal bileşik iletkenini düşün.
S: (A) Altın olabilir... (L) Asetilkolin mi?
C: Hayır.
S: (L) Su mu?
C: Hayır.
S: (L) Salin? (ç.n.: tuz veya tuzlu bir bileşik)
C: Daha yakın. Doğal olarak bağlanan bir kombinasyon.
S: (L) Bunu araştırmam gerekecek. 3 milyar baz çiftimiz varmış. "Çöp DNA" denen parçaların bir kısmı eğer etkinleştirilirse, 23 çiftten daha fazla çiftle kromozomal replikasyon gerçekleşir mi?
C: Kısmen.
S: (L) Faaliyetler veya benzer şeyler yoluyla yapabileceğimiz herhangi birşey var mı bu konuda?
C: Hayır. Biyogenetik mühendislik.

------------------------------------------------------------------

Su ile anlattıklarımızı pekiştiren olarak yukarıdaki bölümü aldım, suyun akışını kesmek Orion deney dünyasında istenen başka ilgili olayları tetiklemek için KH tarafından devreye alınarak sağlanmış kısaca su DNA faaliyetlerinin bir nevi aç kapa düğmesi gibi olmuş,
Diğer yandan madde olayının bir deney olduğunu ve buna inanmanın bazılarınca zor olduğunu ancak yaprak yaprak açılan bilgilerde bu biogenetik mühendisliğin çok etkin bir şekilde uygulandığını gösteren K. bilgi izleri de eksik olmuyor,

Sık sık işaret etmekten de geri durmuyorum,

"S: (L) Yani DNA'mızın önemli bazı bölümlerinin kilidini açacak olan o sıvı akışını, kimyasal aktarıcıyı veya nöropeptidi kesmek için oraya bilinçli olarak yerleştirilen bir kod parçası var, öyle mi?
C: Yakın. Biyogenetik mühendislik.
S: (L) Bu sıvı akışının kesilmesinin sorumlusunun Kertişler ve onların ekibi olduğunu varsayıyorum?
C: Yakın, ama daha muhtemel olarak Oryon KH tasarımcılar. (ç.n.: bunlar sanırım 4. yoğunlukta daha üst aşamada bulunan ve kertişleri yönettiği söylenen hümanoit tipler.) "

DNA da başka açıklayabileceğimiz özellikler var mesela bobin özelliği, sarmal şekilde içi içe geçmiş DNA bir bobin gibi işlev görür, EM akımının bu sarmallar özelliği bir transformatör gibi çalışıp gücünün arttırılması bu yolla becerebilinecek bir çok fiziko kimyasal faaliyetler.

Ara..


sybleman

#1527
Selamlar Tgur abi. Burada bahsedilen sıvının amrita/amruta olduğunu düşünüyorum.

Veya yunan mitolojisindeki ambrosia

https://www.youtube.com/watch?v=LLBGN1wDTwc&ab_channel=LifeINSIGHTS

https://www.dinvemitoloji.com/2019/04/olumsuzluk-iksiri-amrita.html

aslında bu sıvı sanki bir yerden bulunarak içilen bir sıvı gibi efsaneleşmiş.

Bence K'ların bahsettiği sıvı bu. KH'ın yaptığı müdahale ile frekansımızı düşürmesi sonucu salgılayamadığımız sıvı.

Belki bu sıvı sayesinde eski insanlar uzun yaşıyordu. Gittikçe azalan bu sıvı sebebiyle de ömür kısalmış olabilir.


Tgur

Çok ilginç ,dikkatle inceliyorum..


sybleman

#1529
Yeni celsede psişik hijyenden bahsettiklerini farkettim. Önceki celseleri taradığımda böyle bir şeye rastladım:

 
Alıntı YapPekala, önceden yazılmış birkaç soru var burada. İlki: Geçen iki hafta boyunca neden hepimiz çok rahatsız/düşük enerjili/depresif/asabi
hissettik kendimizi?
C: Kozmik değişimler meydana geliyor. Herkes bunu kendi genetiğine ve çevresine göre farklı farklı deneyimliyor. DNA patlamalarına hazırlık
niteliğindeki önceki sıkıntıları hatırlıyor musunuz? Şu sıra herkes diyet ve psişik hijyen konusunda dikkatli olmalı, çünkü doğal süreci
engellemeye çalışan dış faktörler de var.
S: (L) Bunun super-moon dansımızla da bir ilgisi var mı?
C: Var gerçekten. Ve evrenin dengeye dayalı olduğunu hatırlayın. Her acı çekiş döneminden sonra herzaman coşku vardır.
S: (Burma Jones) "Psişik hijyen" derken neyi kastediyorlar?
C: "Alanınıza" neleri aldığınız konusunda dikkatli olmak.
S: (L) Ne anlamda?
C: Her anlamda.
S: (L) "Her anlamda" derken?
C: Görmek, duymak, konuşmak vb.
S: (Ark) "Tüm duygularınızı kullanmakla" ilgili bir hikaye anlatayım. Birkaç gün önce dışarı çıktım ve az daha kaza geçiriyordum. İç periferik
şeritte, orta şeride en yakın şeritte gidiyordum. Üç şerit var. Arkadaki şahıs benim sadece 90 km hızla sürüyor olmamdan çok rahatsızdı. Bir
sağa, bir sola gidiyordu ve beni geçmeye çalışıyordu ve ben de bunu dikiz aynasından görebiliyordum. Sağa baktım ve hiçbir şey
yapamayacağımı gördüm, çünkü bir araba vardı. Görebiliyordum. O yüzden bekledim. Yaklaşık iki dakika sonra sağdaki araba gitti. Başka bir
yöne gitti herhalde. Sonra şöyle yaptım (Ark, sürüş manevrasını gösteren el hareketleri yapıyor). Araba tam sağ açıda, kör noktadaymış.
Genç biriydi ve hızlıydı. Frene bastı ve birşey olmadı.Normalde böyle şeyler yapmam. Çok hızlı düşünüyordum ve o arabanın gitmiş olduğunu
sanıyordum ama %100 emin değildim. %100 emin olana kadar beklemem gerekirdi. Birşey olmadı tabi, sadece arkadaki şahıs sinirlendi.
C: Aklımızda fazlası var. Negatif enerjilerle etkileşimlerinize dikkat edin.
S: (L) Bu kendi gerçekliğimizi yaratmak gibi, değil mi?
C: Kastettiğimiz o değildi... Kalkanınızı aktif tutun ve negatif enerjilerin sızmasına izin vermeyin... Yalanlara inanmak... Pozitif olduğunu
sandığınız negatif müzik dinlemek. ...negatif filmler izleyip bunun gözardı edilebilir olduğunu düşünmek gibi. Kendine yalan söylememek son
derece önemli. Yöneliminin gerçeği bilindiği, kabul edildiği ve anlaşıldığı sürece pek çok şeyi dinleyebilir, izleyebilirsiniz. Anladınız mı?
S: (L) Diğer bir deyişle: farkındalık. Birşeyi olduğu gibi görmek, negatif birşeyin sana sızmasına izin vermemek, pozitif olduğunu düşünmemek.
Görebilirsin, algılayabilirsin ve varlığını kabul edebilirsin ama seni etkilemesine izin vermemelisin. Çünkü dünyayla ilgili algılarını
kapatamazsın ama algıladığın şeylerin seni etkileyiş biçimini kontrol edebilirsin. Yani negatif şeyleri olduğundan farklı birşeymiş gibi düşünüp
alanına alma. (Belibaste) Olduğu gibi gör. Negatifse negatif olarak gör. (L)
Evet içinde pozitif değişikliklerin meydana gelebilmesi için gerçek üzerinde odaklanmak gerekir. Yani "pozitiflik" bazı durumlarda birşeyin
negatif olduğunun tespit edilmesi anlamına gelebilir, çünkü bu doğrudur. (Galatea) Hangi tohumun yeşermesini istiyorsan onu sula. (L)
Konuştuğumuz konu temel olarak bu mu?
C: Evet.


C: Aklımızda fazlası var. Negatif enerjilerle etkileşimlerinize dikkat edin.
S: (L) Bu kendi gerçekliğimizi yaratmak gibi, değil mi?
C: Kastettiğimiz o değildi... Kalkanınızı aktif tutun ve negatif enerjilerin sızmasına izin vermeyin... Yalanlara inanmak... Pozitif olduğunu
sandığınız negatif müzik dinlemek. ...negatif filmler izleyip bunun gözardı edilebilir olduğunu düşünmek gibi. Kendine yalan söylememek son
derece önemli. Yöneliminin gerçeği bilindiği, kabul edildiği ve anlaşıldığı sürece pek çok şeyi dinleyebilir, izleyebilirsiniz. Anladınız mı?

Gün içinde maruz kaldığımız ve farketmediğimiz negatiflikler bizi zayıflatıyor. K'lar çok güzel özetlemişler. Filmler, müzikler,reklamlar, sosyal medya. Ufak ufak psişik alanımıza aldığımız negatiflikler.


 
Alıntı Yap(L) Peki bende dikkatimin dağılmasına ve kendimi bu şekilde incitmeme neden olan şey nedir?
C: Senin durumunda sorun etrafındaki psişik enerjilere karşı hassasiyetin.
S: (L) Peki etrafımdaki psişik enerjilere karşı nasıl daha az hassas olabilirim?
C: Bunu yaparsan olağanüstü yeteneklerini de sona erdirmiş olursun.
S: (L) Hangi olağanüstü yetenekler?
C: Bizimle iletişim kuruyorsun!
S: (Galatea) Aynı şey benim sırt ve diz ağrılarım için de geçerli mi?
C: Evet.
S: (Galatea) Psişik olmanın bir bedeli bu sanırım.
C: Evet.
S: (Pierre) Psişik insanlar için çözüm yollarından biri, psişik enerjinin iyi olduğu bir ortamda olmak.
C: Evet.
S: (Joe) Bu da kendini dolaba kitlemek anlamına geliyor.
C: Çevredekilerin iyi psişik hijyeni anlamına geliyor.

Çevremizdeki insanların da bunlara dikkat eden kişiler olması veya ev ortamında belki bu tv ve telefonu kısıtlamak bile bir fayda sağlayabilir belki de.


 
Alıntı YapS: (Joe) Ve az önce çevredekilerin hijyeniyle ilgili bir cevap verildi, ki bu da biz oluyoruz. Yani hayal aleminde yaşayamayız ve eğer kendini
bilinçsizlik içinde sürüklenir halde bulursan, o durumdan çıkman lazım. İnsanlara o durumdan bahsetmen gerekir.
(L) Bence insanların zayıflıklarını bilmeleri gerekiyor ve bunu bildiklerinde, eğer kendilerini o zayıflıklarla bağlantılı düşünceler içinde
bulurlarsa, bunu birilerine söylemeleri gerekir. Bununla kendi başına boğuşmaya çalışmak iyi değil.
İnsanların bu tür durumların farkına varmalarını sağlayan şeyin bundan bahsetmek olduğunu defalarca gördük. Balonu patlatıp 4KH
etkilerini engelleyen şey grup farkındalığı.
(Joe) Kendini birden negatif bir şekilde düşünür halde bulduğunda bunu fark edebilirsin bence... Sıradışı, istilacı ve ısrarlı bir düşünce
kalıbı...
C: "Hayaller" de negatif düşüncelerden oluşabilir.
S: (Joe) Daha önce söylediklerine bakılırsa, objektif olarak doğru olmayan birşey hakkında fantazimsi hayal kurmak gerçek bir negatif
enerjiye imkan tanıyor. Bu durumda hayal ille de negatif olmak zorunda değil.
C: Besleme tüpü denebilecek şeyin yerleştirilmesini sağlıyor.
S: (Andromeda) Yani sorun hayalgücünün yanlış kullanımı, gerçeğe dayalı olmaması. Birşeyin ilişmesi için bir açıklık yaratıyor.
(L) Tamam, hayal dünyasında yaşayan kişi KH sinyalleri yayıyor. Ve beslenme tüpü yerleştiriliyor, peki sonra ne oluyor?
Buradaki mekanizma nedir?
C: Bilinçaltı programlarını etkinleştirebilir ve bu bağlantıyı kullanarak çevredekileri bu beslenmeyi artıracak şekilde etkileşim kurmaya sevk
eden fizyolojik süreçleri artırabilir.

Arzulu düşünüş KH işidir mevzusu. Hayallare dalmadan anda kalmak gerek.

 
Alıntı YapS: (L) Peki, bir kişinin zihnini işgal eden bu tür şeylere karşı geliştirebileceği herhangi bir koruma var mı?
C: Diyet yardımcı olur. Ayrıca güçlü zihinsel ve psişik hijyen. Bu tür enerjilerin biriktiği yerlerde geçirilen zamandan dolayı bir "arınma"
gerekir.
S: (L) Yani örneğin hastanelerde zaman geçirdikten sonra, her türden tuhaf küçük enerji parçacıkları toplamış olabilirsin.

Hastane, negatif insanların olduğu toplu görüşmeler, hatta toplu taşıma, sıkışık trafik ... uzar gider bu.