Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Gregorsamsa

#135
sevgili Mordevrim, elbette, sormana bile gerek yok. Zaten bilgiler bana da ait degil, ben sadece ileticiyim, araştırmam net araştırması yani sadece: ) Zaten paylaşmadan bilgi olma özelliklerini kaybederler.

aslında ingilizce konusu sorun olmaz ise aşağıdaki konferans videosunu izlemeni de tavsiye ederim :

http://divinecosmos.com/index.php?option=com_content&task=view&id=374&Itemid=70

 

Gregorsamsa

 

Mordevrim

#137
Bilgi için sağol dostum. Ben de epifizden salgılanan melatonin, pinolin ve dimetiltriptamin (DMT) gibi hormonlara yoğunlaştım. Özellikle dimetiltriptamin çok ilginç bir hormon. Şamanlarda ayahuasca denilen bir iksirin yapımında kullanılıyor. Hormonu ise bitkilerden elde ediyorlar. Elde ettikleri bitkiler ise şunlar: phalaris arundinacea (yem kanyaşı), psychotria viridis, phalaris spp. (kuş otu), acacia spp. (akasya), arundo donax (kargı kamışı) ve desmanthus illinoiensis.

Bu konuda daha fazla bilgi topluyorum. Tam net bir şeye ulaşırsam paylaşırım dostum.
 

Gregorsamsa

#138
sen sagol dostum..

kendi adıma ben çok sevinirim bu konuda paylaşmının olursa.
 

Mordevrim

#139
Bu epifiz konusunu başka bir başlığa taşısak mı dostum. Sen oradaki mesajını aynen taşısan ve bir başlık açsan. Biz de yeri geldikçe altına eklemeler yapsak. Çünkü oldukça önemli bir konu bu bence. Epifiz salgılarının deniz seviyesinde çok düştüğü, yükseldikçe ise arttığı keşfedilmiş mesela. Bu yüzden çoğu dinde ve inanışta ibadethaneler yüksek yerele yapılıyormuş. Tibet gibi ya da hristiyanlıktaki manastırlar gibi. Ayrıca Muhammed ve Musa'nın dağa çıkmaları da aynı sebepten ötürü olabilir. Çünkü epifiz salgılanımı arttıkça ruhsal alemle bağ kolaylaşıyor.
 

Gregorsamsa

#140
sevgili Mordevrim, kanal bilgileri ana başlığının altına Üçüncü Göz isimli bir altbaşlık açıp, mesajı oraya taşıdım. Sadece beyin epifizi degil, 3. göz ile ilgili herşey isteynler tarafından konuya eklenebilsin diye.
Değerli paylaşımlarını bekliyorum dostum.
Teşekkürler.
 

Gregorsamsa

#141
Merhabalar, 9 Haziran 2009 da bir Kasyopya celsesi gerçekleşmiş. Yani geçtiğimiz hafta. Celseden kısa bir bölümü çevirerek buraya aktarmak istedim.

9 Haziran 2009

...........

S: (L) Sorusu olan ? (J) Air France uçağının harap olmasına ne sebep oldu ?
C: Tunguska ' dakine benzer kometsel patlama, daha yükseklerde ama biraz daha küçüğü.

S: (L) Biz de başlamadan önce aynı şeyi söyledik. Benim söylediğim buna benzer bir şeydi, her ne kadar çevremde "bu imkansız!" diyerek beni bu düşünce konusunda şüpheye düşürenler olsa da.  (Ark) Hayır. (L) Evet. (Ark) İhtimal dahilinde değil dedim (L) Ehh , sen bu ihtimal sıfır dedin ve ben de bu ihtimal sıfır degil dedim. (A) Bizim karşılaşmamız ihtimali sıfırdı! [ç.n. sanırım Laura ve Ark' ın tanışmasını kastediyor]  (An__) Peki yetkililer bunu biliyor ve bunu örtbas etmeye çalışıyorlar mı ?
C: Bazıları.

S: (J) Nasıl bir gidiş (ölüm) şekli bu... öyle aniden (L) Ama sanıyorum ihtişamın parlak kıvılcımları içerisinde gitmeyi seçtiysen yolu budur. (Ar__) En hızlı yolu bir de.
C: 5. Yoğunluğa bir bilet doğal olarak! Onlar bu gidişi belirli bir seviyede seçmişlerdi. Ölümün (ölünün) mutlu kabul edileceği günler gelecek. [ç.n. sanırım ölümün mutlu bir son, kurtuluş kabul edileceği korkunç günler gelecek anlamında bir cevap]

S: (gaddar, korkutucu yanıt üzerine aramızda yorum, tartışmalar)
C: Bazıları için.

S: (Ar__) Önümüzdeki 20 yıldan mı bahsediyorlar ?
C: Daha az.

S: (Ar__) Aman Tanrım... (Alenl) Önümüzdeki 1 sene içerisinde mi ?
C: Beş.

S: (Ar__) Önümüzdeki beş sene içerisinde herşeyin daha kötüye gideceği neler olacak ?
C: Bekle ve gör!
.........

sevgiler
 

Tgur

#142
Kasyopya celseleri şu an ne durumda ,ilgililerin durumu nedir ,lütfen bu konuda daha açık ve taze bilgi rica ediyorum , belki anlatıldı ben kaçırdım ,ayrıca ekin çemberleri ve epifiz aktarım ve yorumları hakkındaki teşekkürlerimi sunarım ,bunun yanında hipofiz bezi de çok önemlidir ,iç salgı bezi dünyasında orkestra şefidir ,onunla da ilgilenmek gerekli gibi geliyor bana..
Selam ve sevgi..

Gregorsamsa

#143
Sevgili Tgur,

Kasyopya celseleri şu an ne durumda derken forum dahilinde yapılan celse çevirilerini mi kastediyorsunuz, yoksa Laura ve diğer kip tarafından yapılan celse çalışmalarının devam edip etmedigini mi soruyorsunuz ?
 

Tgur

#144
Kasyopyalılar gibi cevaplayayım, ikincisi.

Tgur

#145
Sevgili Gregorsamsa,
Birincisini büyük bir özveri ile sizin ve Bozadi dostumuzun yaptığını biliyorum,defalarca teşekkür yanında minnet hislerimizi de sunarız ayrıca..

Gregorsamsa

#146
sevgili Tgur, estağfurullah, o minnet bize ait, size ve sizin gibi bu paylaşıma aracı olmamızı sağlayan motivasyonu veren diğer tüm dostlara yönelik. Tam tersine biz körtopal gidiyoruz bu işte, pek vakit ayırmıyoruz ve bunun sıkıntısı içerisindeyiz.

Şimdi gelelim ilk sorunuza. benim bildiğim ve takip ettiğime göre durum şu: şimdi bizim elimizdeki derlenmiş ve webde yayımlanmış celseler bütünü 2002 ye kadar uzanıyor. Biz bunlarda henüz 99 a yeni geldik. Bu dedigim toplu celselerden yaklaşık olarak kalan 54-55 adet celse var.

Yine bildigim kadarıyla , hani şu aralar çevirilip siteye koydugumuz celselerde Laura Avrupa tarihi ve kendi kökleriyle çok ilgileniyor ya, işte sonunda (yılını tam bilmiyorum) Ark'la birlikte Fransaya yerleşiyorlar. Bundan sonra 2002 den sonra celselere devam ediyorlar ama hepsini açıklamıyorlar ya da web de yayımlamıyorlar. Ancak senede ortalama 4-5 celse gibi yayımlanan. Onları da Laura, aynen bizimkisi gibi kendi forumunda post ediyor. Yani benim bildigim kadarıyla 2002 den sonra yayımlanan kabaca 15-20 celse var. En sonucsu da benim dün bir parçasını aktardığım celse idi.
 

Tiversonus

#147
Sevgili S.Kaya'nın mail grubumuzda (kryonturkiye ve yuvadanmektuplar) yayınlanan son mailini paylaşmak istiyorum ve altına imzamı atabileceğim görüşlerini paylaştığı için kendisine de buradan teşekür ediyorum.



Kuşkusuz önümüzdeki yıllarla biçimlendirilmiş zaman, fiziksel değişimin kaçınılmaz yaşandığı yoğunluk derecelerine göre, içinde bu yolculuğu ve deneyimi sürdürenlerce farklı algılanabilecektir. ..Bu algının içinde göreceli tek değişimin zaman olması büyük ihtimaldir, ancak bu değişim süreci içinde (bu deneyimi yaşayıp paylaşacaklarla) çok daha evvel planlanmış ileri bir fiziksel ve yanısıra Ruhsal evrim, çeşitli kaynaklarca ısrarla belirtildiği gibi söz konusu olabilecektir...

Konuya bu Perspektiften bakıldığında, birçokları için bir yıkım veya felaket olarak algılanabilecek bu Evrimleşme ne yazıkki, yine birçoklarının sandığı gibi hiçbir kayıp olmaksızın atlatılabilecektir. ..Her Evrilmede, Evrimin doğası gereği muhakkakki Evrilmenin alt yapısı ve bunun olmazsa olmaz koşullarının hazırlanması olası olacaktır.İşte Zamanın bu Zaman olduğu, yapılan Bilimsel Buluşların da desteği ile, kaynaklarca oldukça açık bir biçimde ifade edilmektedir. ..

Başlıcaları, Gezegenimizin Manyetik Eksenindeki Kutupsal değişim ki, bu değişimin, geçmiş yaşamlar tarihçesinde de anlatıldığı ve bilimsel gözlem hesaplamaları nın da şaşmaz şekilde onayladığı şekliyle önümüzdeki dört veya beş, belki altı yıl içinde tamamlanacağı belirtilmektedir, fiziksel ve Ruhsal etkisi tam olarak çıklanamamaktadır...

Küresel ısınma, her ne kadar İnsanlık buna kendi tutumundan pay çıkarsa da aslında bunun böyle olmadığı, bunun Evrimsel Döngü ile doğrudan alakalı olduğu düşünülmekte ve yine geçmiş yaşam tarihçelerindende çıkarıldığı oranda, olası bir Buzul çağının ön habercisi olduğu savı giderek güçlenmektedir. ..Çeşitli Gezegensel ve Yıldızsal sistemlerin çekimsel hizalanmaları ile tetiklendikten sonra süreci hızlandıran etmenlerin, Güneş üzerinde yer alan ana sürece bağlı Manyetik lekelerin ve bağlantılı olarak, Dünyadaki Mağmasal ivme hareketinin, birkaç yıl önce yaşanan ve Tsunamiye neden olan dokuz şiddetindeki büyük Deprem gibi güçlü tepkimelere yanıt niteliği ile, Gezegenin akışkan iç çekirdeğinin dönüş hızının artarak, dış kabuğa sürtünme kuvvetiyle oluşturulan Enerjinin, diğer Kuvvetlerle etkileşime girerek ve bunu Volkanik indifa artışları ile de destekleyerek, Gezegen yüzeyini ve Atmosferini hızla ısıtmasıdır...Burada İnsanoğlunun yarattığı Sera Gazları hesaba dahi katılamayacak kadar etkisiz ve değersizdir ve bu Eski Enerjinin hükümranlığını savunan Karanlık Güçlerin, yeni ve yararlı diye sunacakları kazançlarına dönük araç ve gereçleri yeniden bir soygun aracı olarak pazarlama gayretkeşliği ve çok büyük bir "Aldatmaca" dan başka bir olgu değildir...

Anlaşıldığı kadarı ile, tüm bu kapsamlı etmenler neticesinde, Kutuplardaki ve yüksek Dağlardaki Buzulların şimdiye kadar görülmedik ve beklenmedik bir şekilde eriyerek Gezegenimizdeki su seviyesini çok süratli bir şekilde yükselttiği görülmektedir.İ klimsel ve Karasal değişim hareketlerininde giderek yükselmesi beklenmeyen bir olgu olmaktan çıkmaktadır...İhtimal ki İnsanoğlu bunlarla yaşamayı öğrenmek zorunda kalacaktır...

Bu ve benzeri olabilecek birçok Fiziksel altyapı hazırlıkları, Fizikselliğin yanısıra hayatta kalmayı başarabilecek yeni bir Yaşam Türünün de habercisi gibidir...

Değişimi bütün olguları ile olduğu gibi, Yargısız olarak kabul edip, kendisini bu değişime hazırlayabilecek İnsan ve diğer Canlı yaşam türleri, kuşkusuz aynı zamanda Yeni bir Çağın, İnsan ve Yaşam Türlerinin uyum içinde, akıl dolu olarak yaşayabileceği Altın Çağında kurucuları ve sakinleri olabilecektir. ..Ama bu hiçbir zaman sanıldığı gibi kayıpsız ve acıtmadan olmayabilecektir. ..
Evet Planlanan Zaman ilerlemektedir. ..Şimdi kabul ve hazırlık zamanıdır...

Beklesek de beklemesekde bu bizatihi Yaşamın ta kendisi olup bir şekilde bizi kucaklayacaktı r...

Sevgi ve Işıkla...

Süleyman Kaya,

Tgur

#148
Sevgili Gregorsamsa,
Yoğun meşguliyetiniz altında bana cevap verebilme gayretinize sağolun,istediğimi aldım ,çok çok teşekkür ederim.

4BH

#149
merhaba arkadaşlar, sıradaki Kasyopya celsesi çevirisi, forumumuzda ilgili başlık altına eklenmiştir.

sevgiler