Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 6 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aoibheann

#570
Bilinc altima girmeyi basarmis sanirim ruyama kadar girdi yazilanlar. :)
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

Tgur

#571
Ben teşekkür ederim kıymetli dostlar.

Tgur

#572
Konu çok ürkütücü olsa da bilinmesi lazım ,zira bilinmeyenlerin getirdiği tehlike salvosu çok daha etkili olur,tehlike salvosu derken K.lar buna acaba ne derlerdi ,"tehlike mi ,sübjektif" "telaşlanmayın  seçiminizi yapın, akışa bırakın" ,işte ilave aktarım,
------------------------------
S: (L) Tamam, bir sorum var. Bu bizi bir yere götürür belki. Ark'ın okuması için Keltlerin kökeni ile ilgili transkriptleri hazırlarken birşey fark ettim. Bu insanların bu gezegenin kendi insanlarından herhangi bir bakımdan bir üstünlüğü olup olmadığını sormuştum ve siz de bir şekilde daha dayanıklı olduklarını söylediniz. Sonra onların örneğin iri zencilerden daha dayanıklı gibi görünmediklerini söyledim, Keltlerin çok ince derili ve narin göründüklerini söyledim. Bu yorumumu da şimdi biraz ilginç buluyorum ama verdiğiniz cevap, ki o zaman pek anlamamıştım, söz konusu dayanıklılığın ille de gezegenin yüzeyinde olmadığıydı... (J) Hayır, gezegenin yüzeyi demediler. Sadece yüzey dediler. (L) Yüzey... Hmm.... Yüzey derken görünüşlerini mi kastetmiştiniz, yoksa gezegenin yüzeyi mi?
C: Her ikisi.

S: (L) Bu büyük yeraltı şehirlerinden bahsettiğimiz celselerde, bu insanların gelip insanların bebeklerini alabilecekleri söylendi. Farklı yaratıkların gelip insanların bebeklerini çalıp yeraltına gittikleri veya kaçtıklarıyla ilgili farklı peri masalları, efsaneler var. Bunlar bununla mı ilgili? Yani bu hikayeler yeraltı şehirleri, mağaralar, medeniyetlerle falan mı ilgili?
C: Belirsiz.

S: (L) Belirsiz olduğunu biliyorum... (T) Keltler bu yeraltı medeniyetlerinin bir parçası mı?
C: Evet.

S: (T) Ve belirli bir süre önce yeryüzüne çıktılar...
C: Hayır.

S: (L) Hayır buraya geldiler ve yeraltına götürüldüler...
C: Hayır.

S: (L) Peki hikaye neydi?
C: Gittiler.

S: (L) Yeraltına kendileri mi gittiler? (T) Ne zaman yeraltına indiler?
C: Çeşitli olaylarda. En sonuncusu sizin takviminizle 1941'den 1945'e kadar olan süreçte.

S: (L) O süreçte mi yeraltına indiler? 1941'den 1945'e kadar mı?
C: Son kitlesel göç olayı, çoğunlukla Almanya'dan.

S: (T) Yeraltı. Yeraltı derken dünyanın yüzeyinin altından bahsediyoruz değil mi?
C: Antartika. Oranın altında.

S: (T) Antartika'nın altında... Ooou!
C: Giriş kapısı.

S: (T) Antartika'dan yeraltına indiler ve orada büyük bir yeraltı üssü kurdular. Sanırım bu Almanların, Nazi Almanlarının Vineland dedikleri yer. Almanların sahiplendiği yer...
C: Evet, ama kendilerine gösterilen biçimde inşa ettikleri bir üsse girdiler ve asimile edildiler.

S: (L) Orada zaten mevcut olan gruba mı dahil edildiler? Yeraltı şehirlerindeki, yeraltı üslerindeki?
C: Evet.

S: (L) Yani o üsleri kendileri inşa etmediler, sadece kendilerine gösterilen üslere girdiler ve asimile edildiler...
C: Kendileri de bir üs inşa ettiler.

S: (T) Yerlerini genişletmeleri gerekiyor! Kendilerine gösterildiği şekilde dediniz... (L) Onlara bu talimatları verenler kimdi? (T) Yapıp oraya girmelerini söyleyenler kimdi?
C: Kendilerini "Antareanlar" olarak tanımlayanlar. (ç.n.: "Antaresliler" (akrep takımyıldızındaki bir yıldız) olarak ifade edilmesi belki daha uygun olur.)

S: (L) Peki Antareanlar kim?
C: Oryon hümanoit KH soyundan varlıklar.

S: (L) Oryon hümanoit KH soyu nedir? (T) Sanırım bu... (L) Yeni bir kavram bu. (T) Bunlar, bunlar... (V) Mutant Irk! (T) Evet!
C: Hayır.

S: (L) Peki Oryon hümonoit KH soyu nedir? [Kasetin burasında bazı kayıplar oluşmuş görünüyor. [] işaretleri içindeki sorular sonradan hatırlanarak yazılanlar]
C: Oryon'dan gelen hümanoit KH ırklarından biri.

S: [Nazilerle nasıl bağlantı kurduklarıyla ilgili bir soru. Muhtemelen Hitler'i "yönlendiren" grupla ilgili bir soruydu.]
C: Teması Thule Topluluğu kurdu.

S: ["dünyayı kontrol altına almayı beklemeleriyle" ilgili bir soru]
C: Beklemek mi?

S: [tr'nin Amiral Byrd'in kutupta ne gördüğüyle ilgili bir sorusu olduğu kesin.]
C: Evet, ama Byrd peşine düştüğü şeyin yalnızca ayrık bir Nazi grubu olduğuna inandırıldı.

S: [o halde Byrd GERÇEKTEN birşey görmüş olmalı ve sonra da farklı birşeye saptırıldı...]
C: Evet.

S: (T) ... Amiral Byrd oraya gönderildi... Amiral Byrd'in Güney Kutbu'na yaptığı ilk yolculuk. Ama yanına büyük bir askeri güç aldı. O sırada halen bir ABD amiraliydi. Büyük askeri güç dirençle karşılaştı ve kıçlarına epeyce şaplak yediler orada. Ama bunu çok gizli tuttular çünkü kimse orada neler olduğunu bilmiyordu. Bunun yalnızca bilimsel bir keşif çalışması olduğunu söylediler. Bu aslında Kaptan Picard'ın yeni bir gezegen bulma çabası gibi birşeydi! Aslında yapmak istedikleri şey gidip o üssün kökünü kazımaktı ama başarılı olamadılar! (J) Çiğneyebileceklerinden büyük bir lokma ısırmışlar. (T) Orada bir sürü insan, gemi ve ekipman kaybettiler. Orada pek çok ülkenin bilimsel üsler kurmasının nedeni de bu. Rusya, ABD, Britanya... Tüm bu ülkelerin Antartik'in kıyısında bilimsel üsleri var. Bunlar bilimsel, araştırma amaçlı olduğu söylenen üsler ama aslında orada neler olduğunu gözlemeye çalışıyorlar ve aynı nedenle Antartik'e girmiyorlar. (V) Babam oradaki Seabee'lerden biriydi. (ç.n.: abd donanmasına bağlı bir birim) (T) Eminim bununla ilgili çok ilginç hikayeleri vardır. (V) Alkolik olması ve bulanık görmesinin nedeni bununla ilgili.
C: Evet.

S: (L) Bu adamlar ne yapmayı planlıyor?
C: Burası "Üstün Irk"ın geliştirildiği yer.

S: (L) Peki bu faaliyetin planlanan uygulama zamanı nedir?
C: Önemli değil.


beyrutkapı

#573
Harikulade alıntılar ve yorumların için teşekkürler sevgili tgur
 

Tgur

#574
Sağol dostum..

Aoibheann

#575
İrlanda mitolojisinde Tuatha De Danann diye kadim bir irk gecer.. Bunlar da bir donem o bolgeyi yonetmis tanrilar olarak adlandiriliyorlardi. Daha sonra malup edilip yer altina cekilmisler. Acaba arada bir baglanti olabilir mi?

 
Alıntı Yaptanrıça dana'nın halkı olarak bilinen ve kelt mitolojisinde fomorii'den sonra irlandayı yöneten son tanrı/tanrıça neslidir. bilgeliğin ve büyünün büyük ustaları olarak bilinen tuatha de danann beraberlerinde dört büyük tılsım (talisman) getirmişlerdir. bunlar gerçek bir irlanda kralı üzerine bastığında çığlıklar atan fal'ın taşı (the stone of fal), darbesi ölümcül olan nuada'nın büyülü kılıcı (magic sword of nuada), güneşin kralı lugh'un mızrağı ve tüm tanrıların tanrısı dagda'nın herkesi doyurma kapasitesi olan kazanıdır.

irlanda'da hristiyanlığın yayılmasıyla tuatha de danann tamamen yokolmamış, aksine kahramanlık destanları ve maceraları keşişler tarafından kaleme alınmıştır. tuatha de danann'ın yer altına yerleştikleri ve bildiğimiz periler olduklarına, ve ekimin son günü düzenlenen kelt şölenlerinde bazı seçilmiş ölümlüleri kendi diyarlarında misafir ettiklerine inanılır.

 
Alıntı Yapefsaneler bir yana bu irkin asil adi pict dir. bu irk iskocya ve irlandanin kaybolmus sakinleriydi ve kendilerine tuatha de danaan derlerdi.

tuatha de danann veya tuatha de danaan tam cevrildiginde "dana'nin cocuklari" demektir. ancak sozlu anlatim ve de bunlarin yazimi gozonune alindiginda tuatha de dana ann yani "yurekli ann in ailesi" anlamina da gelebilir.
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

Tgur

#576
Konunun ,yani yer altına geçmenin ve orada bu beden hazırlıkları yapım işinin 14000 yıl önce başladığına göre olabilir..

Tgur

#577
SALDIRI NEDEN DEVAMLIDIR,

Bu konuyu bütün detayları ile bir başka bölümde oldukça uzun tartıştık dağıttık toparladık ,bir özet hatırlatma olarak burada tekrar açıyorum,

K.bilgilerinin çoğunluğunda bu ikaz yapılır,"saldırıyı bekle bilgiyle farkında ol ve geçiştir"
Kişiyi yaşamında oldukça tedirgin eden bir nevi her an saldırı bekleyen bir paranoyaya esir eden bir ikaz gibi geliyor baştan,
Hele bu saldırının yaşamındaki bütün elemanlardan gelebileceği durumu tamamen tedirginliği yaymaktan başka bir işe yaramıyor gibi.Yani saldırıyı yapan silahlarını kuşanmış kişiye doğru yönelen bariz bir düşman değil, temas ettiğin her şeyden gelebileceği gerçeği, ailen,arkadaşın,komşun, ortamdaki çalışma arkadaşların, kullanmakta olduğun materyaller ,hatta bazen gelişmemiş olan kendi zihnin bile..

Ve biz saldırı elemanları derken ifadelerimizde kendimizden tamamen ayrı bir gurubu objeyi karşımıza almış bizden tamamen ayrı bir fenomen halinde görmekten yani ondan kendimizi sıyırıp doğru ve emniyetli bir tahtta oturur gibi görürüz ,negatif işte, başka nasıl olsun veya o hain olumsuzların devreye aldığı bir durum bu, şöyle emniyetli bir tarafa çekileyim de bana zarar vermesin hali..

Bu düşünsel tavırda bütünlük nerede,hani biz onun bir parçasıydık,"ben oyum" tavırları..

Yanlış anlaşılmasın tamamen kendimi tarif ediyorum.

O halda (Demirel ve "mefta"dediğimiz eski bir fizik hocamız hep böyle başlardı yeni bir izaha, malüm içimizdeki çocuğu öldürmedim, benle beraber hala)

Söylemek istediğim siz üstün farkındalıklı dostlarıma ayan olmuştur artık Saldırı dediğimiz, bütünlüğün bir oyunu bizlerde oluşan biz ne kadar bireysele takılıp bütünden koparsak bütünü hatırlamak için konmuş olan birer imtihan hususu ,uzaklara kaçma gel ben senim diyen gücün adeta merkeze bizi çekmesi biz ne kadar bireyselleşirsek tokatın acısı o kadar fazla oluyor, bireysel denemeyi ne kadar fazla arzularsak  o kadar fazla KH olup sonuçta yine o merkezle birleşiyoruz ama epeyi hırpalanıp bütünü tekrar arayıp bulmaya doğru yönelecek aklımızın eremediği minimal  parçalara ayrıldıktan sonra ..

Bu durumda eğer konuyu tam anlamışsak BH olup bütünün etekleri arasında kalmak en sağlam yol ,başa gelen her olumsuz saldırı dediğimizi algılama bandındaki sonsuz yönleri farkındalıkla oluşmuş o tercüme etme mekanizmasına sokup, yani saldırı dediklerimizden hep sakınıp çarptığında ise konuyu başka ve bütünlük yönünden değerlendirip o okyanusunun daim olan bir damlası olduğumuzu bilebilmeliyiz.


bona fide

#578
merhaba Tgur, geçenki zihinsel sapmamdan sonra yaratıcıyla yaptığım yarış hani onu iplemeyip boykot ettiğim o anlarda -nasıl boykot, dua ve şükürden uzak mal gibi- neyse işte senin yaptığın hatırlatmayla yukardaki yazında onun devamı gibi zaten, ben şöyle çözüm buldum kendime, düşüncelerimi en iğrencinden en iyi niyetlisine kadar kendime açıklıyorum benliğimle tartışıyorum bunu zihnimde gerçek niyetimin ne oldupuna dair dile getiriyorum yani sahtekarla yüzleşiyorum ve bu işe yarıyor. gerçekte ne hissettiğimi endişe varsa onu sözlerle pozitif görünen içerde negatif korkuları hepsini değerlendiriyor kendime söylüyorum ve işe yarıyor en ufak davranışımda tüm etkileşimlerimde dahi yapıyorum bunu art niyetlimiyim değilmiyim çıkıyor ortaya.sonra kendimi suçlu hissettirmeyen sağlıklı olaylar gelişiyor.yani senaryo yeniden yazılıyor gibi olayların seyri değişiyor yada bana öyle geliyor. kendimi iyi hissettiriyor. Teşekkürler sana.forumu kendi duygu durumlarım için işgal ediyorum farkındayım ve özür dilerim. Sevgilerimle.
 

bona fide

#579
sevgili tgur,
çözüm buldum kendime dedim di mi?afferin bana pes gerçekten nasıl deha örneği alkışı hak ediyorum. öğleden önce bahçeye domates fidesi dikmek içintoprak kazarken göz hakkına dair komşuyla sohbet ettik. şimdi kendime mola verip burayı açtım.yazını ve kendi yazımı tekrar okudum.  kendime nasılda mal ettiğime güldüm, çözüm olarak deneyimlediğim yöntemi. senin hemen her yazında ve üstte tembihlediğin şeyi ben aldım sahiplendim ve utanmadan yazdım. bağışla ne olur. düşüncesiz bencilce, yazdıklarından faydalandığıma dair minnetle teşekkür edeceğim yerde ilk ben keşfetmişim gibi. iyiki varsın ve buradasın.sağ ol, var ol.
 

Tgur

#580
Bonafide kardeşim,

Yazdıklarını şimdi okuyabildim günlük işleri sıraya koyup ruhsal faaliyet için kendime ayırdığım zamanda, esasta her faaliyet birbirine grifttir,ayırmak KH hali yani evrensel hayat maddi manevi ayırımının dışında.Onun için bunları yazarken bir kaç sipariş verip okunamayan bir kaç reçete çözüp hastalarla ilgilenme bu yazdıklarımla beraber yaptığım işler, bu arada konudan kayan zihni esas söylediklerime oturtmak ayrı faaliyet istiyor,sonuçta bu hallerden de memnunum yaşadığımdan zevk alıyorum,
Bu samimi ifadeler senin samimiyetle masumane açıklamalarına paralel gidiyor dikkat edersen,

Diğer bir samimi olarak itiraf edeceğim husus ben bazı yazıları itilimle yazarım ,durup dururken evvelce üzerinde oldukça fazla durmuş olduğumuz konuya neden tekrar dokunmak ihtiyacı hissettim demek ki konuyu arzulayan bilinçlerin ortama verdiği bir özel istek havası var hadiseye böyle medyumik bir hava vermek istemiyorum ama bütünlüğün yaşadığımız anlayışta olağan üstü dediğimiz tavırlarını da kabul etmeliyiz hadisenin düşünsel mekanizmaların bir örüntüsü olduğunu ve birbiriyle görünmez bağlarla bağlı olduğunun bilgisine de vakıfız,

O halde ortaya konan özsel bir istek mutlaka karşılığını bulur kişi isteğinin o anda farkında olmasa bile bu gerçekleşir zira bilgiye uzanmaya ve olan biteni anlamaya açılmış bir bilinç var ,bu bilinç özeldir ve faaliyeti üst yoğunluktakilerin de beraberce çalışmasını devreye sokar.


Tgur

#581
S: (L) Bu gece ilk sorum, tüm hafta boyunca aklımda dolanıp duran bir konuyla ilgili: Balinalar neden şarkı söylüyor?
C: İletişim.
S: (L) İletişim kurmak için şarkı söylüyorlar. Bunu bir anlamda tahmin etmiştim. Bu incelikli ve karmaşık bir iletişim şekli mi?
C: Evet.
S: (L) Bildiğimiz konuşma dili kadar karmaşık mı?
C: Daha karmaşık.
S: (L) Bu dili nasıl anlayabileceğimize dair bize verebileceğiniz herhangi bir anahtar var mı?
C: Tamamen farklı bir şekilde düşünmeniz gerekir.
S: (L) Neden? Görüntü bazlı bir dil mi, yoksa ton bazlı mı? Çıkardıkları seslerin tonları belirli görüntüler, kavramlar veya fikirler mi oluşturuyor?
C: Skotopik aktarım yoluyla psiyonik dalga modülasyonu.
S: (L) Psiyoniki hangi anlamda kullanıyorsunuz?
C: Eşzamanlı bir düşünce dalgası olarak görme, duyma, hissetme, algılama ve yanıt verme.
S: (L) Tamam, peki balinalar ne hakkında konuşuyor?
C: Doğru kavram değil.
S: (L) Doğru kavram nedir?
C: Tümsel düşünce aktarımı.
S: (L) Balinaların ilgisini çeken hangi konular o düşünceleri aktarmaya enerji harcamalarına neden oluyor?
C: Tümsel eşzamanlı kavrayışın olduğunda "konuya" ihtiyaç yoktur.
S: (L) Balinalar insanlar hakkında ne hissediyor?
C: Yine yanlış fikir!! Bunu anlamıyorsunuz!!!
S: (L) Biliyorum! Sadece... insanlar hakkında ne hissediyorlar...
C: Her balina, geçmiş, şimdiki ve gelecek tüm "zamanlardaki" tüm gerçekleri algılayabilir.
S: (L) Demek oldukça müthiş varlıklar. İnsanların onları avlayıp öldürmemesi gerekir!
C: Dersler deneyimleri şekillendiriyor.
S: (L) Kimin dersleri? Sanırım burada ders alan biziz...
C: Varolan herşey / tek şey derslerdir.
S: (L) Bize balinalar hakkında söylemek istediğiniz herhangi başka birşey var mı? Çünkü burada anlamadığım çok şey olduğu açık. Yunuslar da benzer bir yapıya ve yeteneğe sahip mi?
C: "Henüz" değil.
S: (L) Skalada balinaların altındalar yani. Balinaları gerçekten müthiş buluyorum. Balina ruhları kompozit bir ruh gibi mi? Yani örneğin bir grup yunusun ruhu bir balina ruhunu oluşturur gibi?
C: Hayır.
S: (L) Balinanın ruhu, başlangıçtan beri balina ruhu mu?
C: Birleşik ruh.
S: (L) Neyle neyin birleşimi?
C: Tüm balinalar aynı ruhu paylaşıyor!
S: (L) İnsanlarınki de birleşik ruh mu veya oraya mı yöneliyor?
C: Parçalı.
S: (L) İnsanlar parçalı ruh. Bir zamanlar birleşik bir ruh muyduk?
C: Bir zamanlar ve gelecekte.
S: (L) Bir varlık birleşik bir ruhsa, her birinin deneyimi diğer hepsinin deneyimi oluyor bir anlamda, doğru mu?
C: Yakın.

-----------------------------------------

Bu bölümde daha doğrusu akatardığım bu kısacık parçada evvela hayvanların ruh havuzu nedir biraz daha iyi anlıyoruz ,malüm kuş topluluklarının balık sürülerinin o baştan aklımızın eremediği müşterek hareketleri , en uçtaki bireyin diğer bireylerle harikulade uyumu ve toplu hareketlerin bir gösteri tablosu gibi önümüzde sergilenmesi,

Nasıl olduğunu çözemez bireyselliğe kilitlenmiş zihnimizin bilinmezler bölümüne atar üzerinde düşünmezdik..

Oysa yukarıdaki aktarımların da belirttiği gibi birçok bireye ayrılmış gibi gözüken havuzun bir olduğunu fark edebiliyoruz, bu özelliğin balinalarda mükemmel bir şekilde oluştuğunu

"C: Her balina, geçmiş, şimdiki ve gelecek tüm "zamanlardaki" tüm gerçekleri algılayabilir."
Cümlesi ile daha geniş bir kavrama daha ulaşabiliyoruz ve yunuslarla aynı kategoride olmadıklarını da idrak ediyoruz.

Konu sonra da başka bir bilgi genişliğine doğru yöneliyor insanların  parçalı ruh olduğunu ve birleşik bir ruh  durumunun  "bir zamanlarda ve gelecekte" gibi bizim zaman kısıtlamasının dışına taşan bir olguya sürüklendiğini görüyoruz.

Durum bu şekle gelince adeta patlama yapıyor..

Bireyselliğin kısa döngüyle devreye alındığını hatırlayınca ,evvela tekamül seviyesinde  alt kategoride bir hayvan olarak zannettiğimiz balinaların  üstün özelliklerini görüyor ve lineere takılmış bilincimizde bu durum bir karışıklık yaratıyor,

Diğer yandan
"S: (L) Bir varlık birleşik bir ruhsa, her birinin deneyimi diğer hepsinin deneyimi oluyor bir anlamda, doğru mu?
C: Yakın."
İfadesi ortaya çıkıyor ve bizi daha derin düşünmeye sevk ediyor,

Sonuçta,konuları yorumlarken,
*Bilinç üstüne çıkmayı başarabilmeliyiz ,mevcut doneler ve lineer zihnimizle her konuyu değerlendiremiyeceğimizi artık anlamalıyız,
*Oluşta her zaman heterojen (sıradışı)olgular olabilir
*Yedinci yoğunluğun her bölümde kendini gösterebildiğini rahatlıkla görebiliyoruz
*Bireyselliğin bizleri nasıl kısıtlayıcı bir duruma soktuğunu görmekteyiz ,an da yaşam nedir anlayamıyoruz
*Bir bireysel,birleşik ruhun ne olduğunu anladığında ,yani kendini parçalı ruh bilincinin dışında bütünle birleşmiş bir  inanca geldiğinde,yaptığı deneyimi veya anlayışı bütünündür,bu ifade ile birinin ruhsal yükselişi herkesin yükselişidir..

Şöyle bir soru hemen akla gelebilir ,
Mesela  bahsi geçen ruhsal yükselişi ben yapabilmişsem ve söylendiği gibi bütün bundan etkilenmişse gözlemlediğimiz bu bireysel yaşamı her şey zanneden kalabalık nedir,

Onlar da bütünün kendini ayırmış parçaları kendi istekleri ile kapıldıkları zaman ve mesafe deneyimini bitirince neyin ne olduğunu anlamış olacaklar ve bütünde eriyecekler ,

Biz neden burada onlarla beraberiz diye sorarsanız cevap olarak  şu ana kadar yüklendiğiniz bilgileri tekrar gözden geçirin ve inancınız ne alemde bakın ve bir sonuca varın derim ..



gerçek tosun paşa

#582
Tgur abi yazmadan edemiyorum harika yol gösterici örneklemeler yapıyorsun ve bence çok insan bunları yapıcı biçimde değerlendiriyor. Eline sağlık.

Tgur

#583
Teşekkür ederim kardeşim..
[:)]

bigsenfoni

Bende severek okuyorum sevgili Tgur ve  sevgili gtp`nin yazdiklarina/düncelerine kesinlikle  katiliyorum.Masallah ve eline saglik dostum...[:)]
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.