Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sybleman

Sirius,orion ve bağlantılar çok güzel toparlanmış. Eskiden kültürünüzde çok saygı görürdü cevapları üzerine derin bir araştırmaya girmiş. Türk, hakasya, göbekli tepe, kafkasya,dogonların bağlantıları üzerinden bilgiler vermiş.

https://cassiopaea.org/forum/threads/session-4-october-1997.40517/#post-1105889

Rusyadaki şira gölünü duymamıştım. Taş plakalar ve çizimlerle ilgili bağlantılar var. 

Tgur

#1906
Sağol sybleman evrensel konulara daha derin girişimi bir araç yıkama yerinde beklerken ortaya saçılmış kitaplardan Edgar Cayce ilgili olanı alıp okumam sağlamıştı,
Hiç bir şey rastlantı değil in bir nevi ispatı,
Bilgi etrafta saçılmış ,ilgi duyan bir zihin mutlaka bunlara çarpıyor, evrende serbest dolaşan bilgi zarlarıına, boyutlara,
Baştan bir şey anlamadım ama ısrarlı takibim ve araştırmam olayı derinlere götürdü , hatırlattığın için teşekkür..

Tgur

Ayrıca Sirius alıntısı da çok şey veriyor,
Şu kişinin düşüncesine katılıyorum fırsat bulursam K ları tarayacağım,

"Stella Mary'ler
Stella Mary'ler

Vay canına, Thorbion'a bilgileri birbirine bağlama konusundaki sıkı çalışması için teşekkür ederim.!! :Vay:Muazzam bir araştırma çalışması. Gerçek şu ki, C'lerin bu "basit" ifadesinde (A: Sirius sizin "geçmişinizde" çok saygı görüyordu.) hiç de basit bir şey yok. Bundan sonra Sirius'a bir daha asla aynı şekilde bakmayacağım. Gül ve Haç sembolüyle ilgili araştırma da ilginç. Bir süre bunun üzerinde kafa yoracağım. Kim bilir, belki bir şeyler ortaya çıkar. :sihirbaz:

Teşekkür ederim:çiçekler:"

Tgur

#1908
YORUMLAR 227 

S: (L) Zamana göre düşünecek olursak, bizden ne kadar uzaklıktasınız?
C: Sizin zaman ölçümünüzle belirsiz.
S: (L) Bize yaklaşan olayın yaklaşık varış zamanını hesaplamamız için bazı bilgiler vermiştiniz. Bu dalga buraya geldiği zaman mı bizimle birleşip gelecekteki biz olacaksınız?
C: Hayır, bu doğru kavram değil.
S: (L) Dalga buraya vardığında bizimle birleşeceğinizi söylemiştiniz. Gelecekteki biz olduğunuzu söylerken kastettiğiniz şey bu mu?
C: Hayır.
S: (L) Yani iki ayrı olaydan veya konudan bahsediyoruz, veya zaman/mekandaki iki ayrı nokta, öyle mi?
C: Hayır. Yine 3. yoğunluk mantığını daha üst yüksek yoğunluk seviyelerine uygulamaya doğru kayıyorsunuz.
S: (L) Bu gece Laura'nın üzerine gelme gecesi mi?
C: Hayır. Herkesin ilerlemesine yardım etmeye çalışıyoruz.
S: (L) Yani aynı olaydan bahsetmiyor muyuz?
C: Bir kere "gelecek" nedir?
S: (L) Zaman/mekandaki farklı noktalar.. Gelecek sadece bilincin farklı bir odağı mı? Herşey eşzamanlı mı?
C: Evet. Eğer bu doğruysa neden burada lineer/doğrusal bir mantık uyguluyorsunuz? Görmüyor musunuz, sizinle şu an birleşiyoruz!
S: (L) Anladım. (TR) Yani dalga geldiğinde eğer hazırsak dalga bizi 4. yoğunluğa taşıyacak ama o noktada sizinle 6. yoğunlukta gerçek bir birleşme yaşamayacağız ama bir yoğunluktan diğerine geçiş sırasında tüm odak noktaları birleştiği için bir "birleşme" deneyimleyebiliriz, doğru mu?
C: Kısmen doğru, kısmen ilgisiz.
S: (J) Hangi kısmı doğru, hangi kısmı yanlış? (T) Dalga geldiğinde, 4. yoğunluğa geçecek olanları oraya taşıyacak, bu kısmı doğru mu?
C: Açık.
S: (TR) Hangi kısmı açık?
C: 4. yoğunluk adayısın.
S: (TR) Yani biz 4. yoğunluk adayıyız ama bu mutlaka 4. yoğunluğa geçebileceğimiz anlamına gelmiyor, öyle mi?
C: Kısmen.
S: (TR) 4. yoğunluk adayları doğru frekans titreşimine ulaşmışlarsa ve o noktada dalganın onları taşıyacağı bir noktaya yükselmişlerse 4.yoğunluğa geçecekler, doğru mu?
C: Yeterince yakın.
S: (TR) 4. yoğunluğa geçenler o noktada varlıklarının tüm diğer yoğunluklarıyla çok kısa bir süre için de olsa bir birleşme, bir bütünlük mü deneyimleyecekler?
C: Ölçülemeyecek derecede kısa bir an. "Aydınlanma" denen şey işte bu! S: (TR) Aslında zaman diye birşey olmadığı için bireyin deneyimine göre o kısacık an binlerce yıl gibi de olabilir, değil mi?
C: "Sonsuza kadar" sürmüş görünebilir.

******
Yine zamansızlığı bilince oturtmak için başka bir izah yolu,
Konunun tamamen bizim zaman anlayışının dışında bilgiyle farkındalığa ulaşmış kişilerin yoğunluk özelliğini anlaması ile ilgili,fakat fizikselden kurtulamamış bilinç olayı varsayımlar ve onlara bağlı ispatlara doğru sanki zorluyor gibi,Laurayla geçen çekim bahsindeki bir bölüm,

*****
C: Bilinç açısından ve bilinç nihai olarak herşeyin varlık sebebi ve çekim de fiziksel ve eterik düzlemlerdeki herşeyi bir arada tutan "yapıştırıcı."
S: (L) Çekim dalgasını çökerttiğin zaman, cismin veya kişinin bu noktadan itibaren "demateryalize" olması mı gerekiyor?
C: "Zaman" örtüsünü at, ve demateryalizasyon artık gerekli olmuyor çünkü kişi saf bilinç alemine giriyor ve orada fiziksellik ilüzyonu hiçbir işe yaramıyor.
S: (L) Eğer kişi artık fiziksel durumda değilse, artık bu içsel bütünlüğü sürdürebilme meselesi mi oluyor?
C: İçsel bütünlük ancak tamamen gayrı-fiziksel bir "durumda" garanti altındadır. Ve bu durum gerçekten sadece zihinsel bir hal!!
S: (L) Biri bu şekilde seyahat ediyor olsa, bu durum fiziksel gerçekliğe dönmeye isteksizlik oluşturmaz mı?
C: Biri bowling oynuyor olsa, bu durum park yerine dönmeye isteksizlik oluşturmaz mı?
S: (L) Sanırım kalmak istersin ama park yerine gitmek arabana binip eve gitmek anlamına geliyorsa, o zaman hayır. Pekala şimdi yapışkana dönelim. Buradaki mesele kişinin kendini yapışkandan sökmesi mi?
C: Hayır.
S: (L) Eğer çekim maddi ve eterik varoluşu bir arada tutan şeyse ve eğer materyal durumdan eterik durumlara geçeceksen...
C: Evet, senin tanımına göre yapışkanı sökerdin, çünkü fiziksel durumu algılıyor olursun, dolayısıyla da eterik durumda mahsur kalmazsın.
S: (L) Yani bu şekilde seyahat ederken fiziksel gerçekliği ve fiziksel dünyayı hala algılayabiliyor olursun ve dolayısıyla da eterik durumda yolunu kaybetmezsin. Ama daha önce orada tamamen mahsur kalanlardan bahsetmiştik sanırım, değil mi?
C: Yakın.

******
Fizikseli terk edecek kadar  bilinç genişliğine uğrayan biri neden  maddenin kısıtlı yoğunluna girmek istesin,

Bunu daha çok ölüm deneyimi yapıp geri gelen kişilerin anlattıklarına bakarak değerlendirme yapabiliriz,çoğunda fizikselde halledemediği bazı şeylerin olduğu örneklerini görüyoruz,bıraktığı akrabalarını düşünenler veya fizikseldeki bazı maddede doymamışlığını fark edenler ve bunlara benzer 4Y nin geçici fiziksel bir yoğunluk olduğunu gerçekten bilmeyenler kategorisinde olanlar,

Yalnız rehber ,görevli gibi bir kısım akraba veya insan gurubuna hatta tek insana yardımla yüklenmiş bilinçler için geri dönüş onların görev asaletine uygun bir sorumluluk içerir, yani rahatlıkla geri döner maddedeki işlerini bitirmeye yönelirler,

Sonuçta onların  ışığa dönmesi mutlak oluşacaktır,

Dörtlüklerimi yazdığım vakitteki sorgulamalarım yani neden bunları yazıyorum sorusuna bu yorumlar silsilesinde onları zaman zaman yerleştirmeler gerekli cevabı veriyor,
          17.11.2007
Hepimiz ışığız ,kırılmaya aşinayız   
Kırılmayı kötülük yaptık parlamaya bakmayız
Gidip gelen ışık dalgalarını
Göz kırpma sanıp gerçeği anlamayız

Işıktın, insansın , ışığa döneceksin
İnsan iken ham isen hep kabayı göreceksin
Kaynakla buluşabilirsen
Yanıp,parlayıp ,karanlığı deleceksin

Fizikseldeki doymamışlığını geçici fiziksellik özelliğinde 4Y e geçenler kolayca ulaşabilir ,kişinin farkındalıkla ne yapmak istediğine ve tatminden sonra ruhsal yapıya tam dönme gibi bir imkan var,

****
S: 4. Yoğunlukta biyoloji var mı?
C: Evet.
S: Peki fiziksellik değişken değil mi?
C: Evet, ama burada varsaydığın nedir?
S: Ne varsaydığımı bilmiyorum. Ama sanırım, değişken bir durum olduğuna göre çok kolay bir şekilde başka bir biyolojiye de sahip olabilirler. Doğru değil mi?
C: Hayır.
S: Başka birşey olarak görünebiliyorlar mı? Fizikselliklerini değiştirebiliyorlar mı?
C: Geçici olarak.
S: "Geçici" derken tam olarak neyi kastediyorsunuz? "Geçici" zamansal birşey.
C: Yoğunluklar konusunda tek başına en önemli faktörün farkındalık seviyesi olduğunu açıklamıştık.

****
"Matematiksel olarak, değişken fiziksellik, geçmiş ve şimdinin verildiği bir durumda geleceği seçme özgürlüğünün olduğu bir teori anlamına geliyor sanırım. Bu iyi bir tahmin mi?
C: Evet.
S: (A) İkinci derece değil de daha yüksek dereceli diferansiyel denklemler kullanmamızın gerekmesi de bununla mı ilgili?
C: Evet. Einstein sadece geleceğin değil, şimdinin ve geçmişin de açık olduğunu buldu. Şimdi onun neden korktuğunu daha iyi anlayabilirsin!!

****

Ara..

sybleman

Dörtlükler yine can alıcı noktadan kelimelerle dans ediyor. Sorulmayan sorulara cevaplar, anlatılamayan durumlara tarifler :)

Tgur

#1910
Sağol sybleman,aslında dörtlüklerimdeki özetsel bilgiyi gördükçe zaman içinde ben de hayret ediyorum bunları nasıl yazmışım diye ,bu bir kendimi parlatma merakı değil lütfen bu heveslerde olmadığımı bilmektesiniz,

Konu bütünlüğün benim gibi saf evrensele açık bölümler yoluyla seslenmesi gibi geliyor,her kıymetli dostun konularımızla ilgili yazıları da aynı mealde düşünülmeli..

Zira bu sitede kalıp olanı gözleyen ve iştirak edenler bütünlük kavramını  bir yerden idrakle gerçeği aramaktalar..

Tgur

#1911
"Konu bütünlüğün benim gibi saf evrensele açık bölümler yoluyla seslenmesi gibi geliyor, her kıymetli dostun konularımızla ilgili yazıları da aynı mealde düşünülmeli..

Zira bu sitede kalıp olanı gözleyen ve iştirak edenler bütünlük kavramını  bir yerden idrakle gerçeği aramaktalar.."

Bu tanımlamayı belirten dörtlüklerim varmış ilave ediyorum,


  28.10.2007
Yaşamak kimilerine göre görev gibi gelir
Varlık bilince, bu olguyu şevk ile devam ettirir
Bilincini genişlemeye açan kişilere
Her zerresinden yapılan aktarım cömertçe verilir


Bu anlattıklarımız nedir, bilmece midir
Hayır düşünce üstü bir gerçeği belirtmektir
Semalardan kopup dünyaya konanları
Takdir ve minnetle belirtip ödüllendirmektir

Selam onlara , selam konanlara
Kanatlarını yumup dünyada yaşayanlara
Açılamayan bilinçlerine bakıp
Karalamayın kimseyi sakın,sözüm anlayanlara

Tgur

#1912
YORUMLAR 228

C: Hayat dindir.
S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Yaşam deneyimleri kişinin Tanrı'yla etkileşimini yansıtır. Uykuda olanlar, yaratılışla etkileşimleri konusunda çok az inanca sahiptir. Bazıları dünyanın hakkından gelmeleri, görmezden gelmeleri, susturmaları ya da sona erdirmeleri gereken birşey olduğunu düşünüyor. O bireyler için dünyalar sona erecek. Hayata ne veriyorlarsa tam da o olacaklar. "Geçmişteki" bir hayal olacaklar. Objektif realiteye her yönüyle sıkı bir ilgi gösterenler "Geleceğin" gerçekliği olacaklar.
S: (L) JN ile yaşadığımız son olaya dair birkaç sorum var. Görünüşe göre olan biteni benim duyduğumdan farklı bir şekilde duymuş ve onun yazdığı şeyleri okurken kastettiği şeyi doğru temsil etmeyen bir perspektifle bakmışım. Bana demişti ki: "Karmaşaya dikkat etmiyorsun, sadece buraya yapmaya geldiğin şeyi yapıyorsun." Ben bunu tamamen farklı bir anlamda anladım. Onun bakış açısıyla "etraftaki karmaşaya dikkat etmemek ve yapmaya geldiğin şeyi yapmak" dünyayı yenerek ve görmezden gelerek "yükselmenin" yollarını ve araçlarını keşfetmek anlamına geliyormuş aslında. Bana göre ise "karmaşaya dikkat etmemek", olan bitene çok dikkat etmek ama kafanın karışmasına izin vermemek, karmaşanın ortasında gerçekliği görmek anlamına geliyor. (AM) Bir insanın karşılaştığı herhangi yeni bir bilgi, o bilginin gerçekliğiyle uzlaşana kadar karmaşaya neden olabilir. (L) Görünüşe göre burada önemli olan olayın "karmaşa" yönü üzerinde durmamak, karmaşanın içinde gömülü olan bilgiyi öğrenmeye konsantre olmak. Öğrenmen gereken şeyin ne olduğunu anlamaya çalışmak.
JN'nin fikrine göre eğer birşey karmaşaya neden oluyorsa, ona ilgini TAMAMEN kesmelisin, herhangi bir yönüne dikkatini harcamamalısın, sadece huzurlu hissetmeye konsantre olmalısın. Whitley Strieber'in söylediği şey de aynıydı: "Sahip olabileceğin tek özgürlük senin içinde."
Sanırım K'lerin açılıştaki sözlerine neden olan şey, bu konu üzerinde kafa yormakta oluşumdu. O açıklamanız kafamda bu konuyla ilgili meselelere bir yanıt mıydı?
C: Aşağı yukarı.
S: (L) Üzerinde düşünmekte olduğum bir diğer şey, ruhsal olarak gelişmek için bir tür keşiş hayatına çekilmen gerektiği fikri. Benim gözlemlediğim şey şu ki, dünya tam da varoluş derslerinin öğrenilmesi için gereken şey. Ruhsal olmak için bir manastıra çekilmesi, meditasyon yapması, şu veya bu "ruhsal uygulamayı" yapması gerektiğini düşünenler Tanrıyla ve hayal edilebilen yaradılışla en büyük etkileşimden uzaklaşıyorlar. Büyük bir nimeti geri tepiyorlar. Dünyada yaşayarak ve herşeyin içindeki ruhu görmeye çalışarak başarılabilecek olanlar, hiçbir saptırmanın olmadığı, hiçbir denge ve kavrayış testinin olmadığı bir manastıra çekilerek başarılabileceklerden çok daha fazla. Dünyada olmak ve "ruhu" görüp deneyimleyebilmek bence çoğu insanın farkına vardığından daha dini birşey. Gerçek dünya uyduğumuz yerdir.Doğduğumuz yerdir. Eğer bu dersten kaçmaya çalışırsak, tekrar tekrar geri dönmemiz gerekir. (A) Belki de bu gerçekten onların dünyasıdır? Bir manastıra kaçarak veya dünyayı görmezden gelmek onlar için gerçekten de doğru olan şeydir. (AJ) Ama burada mesele, etrafımızdaki dünyayı anlamayı öğrenmeye çalışıp çalışmadığımız. Bazı insanlar dünyayı anlamayı umursamıyor. "Dünyayı umursamamak en güzeli. Bu sizin işiniz. Biz görmezden gelmek istiyoruz." diyorlar resmen. (L) Ve geçmişin bir anısı, primal madde oluyorlar ve döngüye baştan başlıyorlar. Bu alemde olmamız, buraya uyduğumuz anlamına geliyor. Ve öyle görünüyor ki bir sonraki seviyeye ulaşmanın tek yolu büyümek. Ve bu da büyüme aracının tam olarak kavranması, dünyanın kavranması, olduğun yerde nasıl ruhsal olunacağının öğrenilmesi anlamına geliyor. Kendini nerede bulduysan orada büyümek ama her zaman ışığa doğru.
C: Yuva kalbin olduğu yerdir.
S: (AM) Yakın gelecekte başka bir ülkeye taşınmak fiziksel varlığım için hayati bir öneme sahip mi?
C: Bedende olmak hiç "hayati" değil. Ama bu alemde görevi olanlar için fiziksel aracı korumak oldukça faydalı. Dolayısıyla, eğer kişi insanlığa karşı sorumluluk gömleğini giymeyi kabul ediyorsa, görev tamamlanana kadar fiziksel aracı korumak oldukça faydalıdır. Mevcut durumda bunun ihtimali ABD dışında daha yüksek olacaktır.
*****
Eğer ki şu an bulunduğunuz 3. Yoğunluk gerçekliğinin yüzeyi yakında yırtılıp, parçalara ayrılacaksa, bu size neden dert olsun ki, veya konumuzla daha ilgili olarak; neden sizi böyle korkutuyor ki ? Sizlerin bu 3. Yoğunluk KH düşünce tarzının ötesine geçiyor olmanız gerekiyor.
*****
3Y i fazla kazmayın,

*****
Uzun zamndır bu üç alıntının verdikleri esasında nasıl davranacağımız konusunda asılı kalmıştım,konuyu ameliyat masasına yatırıp buralarda bir çelişki mi yoksa yüksek nitelikli bir davranışı mı bulmamız ve yaşantımıza yapıştırmamız gerekli hususunda düşünceler içindeydim,

Çoğu zamanda dilimizden düşürmediğimiz ama uygulamakta sakatlıklar yaşadığımı kabul ettiğim bir önemli bilgi "hayat dindir"

Bazen 3Y i fazla kazanları kınadığım olur,bu da ayrı ve üzerinde durulması icap eden bir bilgi,bence bu tip faaliyetlere sol bakıp umursammak içimden gelir ama bu sefer acaba hayat dindir özelliğinden o uzaklaşanlardan mı oluyorum şeklinde endişelerim olur,

Zamanla 3Y i kazma işine dalanları birden baştan dışlamak aldırmamak gibi hallerin bir nevi manastıra kapanıp tefekküre dalmak kısaca kendi ruhani kalıbı içine çekilmek gibi olduğunu anladım,işin içindeki gerçek ruhaniliği veya buna aykırılığı keşfetmemiz gerekli ,

3Y i kazma işine dalanların daha çok maddi olaylarda var sayım yaratmak ve bu varsayımlarına deliller bulmak gibi boş uğraşılar olduğunu kabul ediyorum, olay kök noktalara doğru inen fizik hallerin bir spiral döngü halinde olduğu gerçeğini görmekteyiz, bahsi geçen hayat dindir olayının dışında ruhsalı geliştirme konusunda en ufak bir dışa doğru genişlemeye doğru alamet vermemektedir, bu noktada Lauranın bir iç döküşü bazı şeyleri açıklıyor , her olana kendi varsayımları yönünden bakma alışkanlığını terk edebilme hasletini kazanabilmek,

Bahsettiğimi yukarıda bazı dostlar yorumlarında şu şekilde daha doğrusu "karmaşaya kapılamadan olayın özünü yakalamak"olarak da almışlar tekrar bakalım,

"(L) Görünüşe göre burada önemli olan olayın "karmaşa" yönü üzerinde durmamak, karmaşanın içinde gömülü olan bilgiyi öğrenmeye konsantre olmak. Öğrenmen gereken şeyin ne olduğunu anlamaya çalışmak.
JN'nin fikrine göre eğer birşey karmaşaya neden oluyorsa, ona ilgini TAMAMEN kesmelisin, herhangi bir yönüne dikkatini harcamamalısın, sadece huzurlu hissetmeye konsantre olmalısın. Whitley Strieber'in söylediği şey de aynıydı: "Sahip olabileceğin tek özgürlük senin içinde."

*****

"(L) Neyse millet, bu çılgınlığın da ötesinde. Hepiniz biliyorsunuz, biliyorum. Grubumuzun üyesi olmayan ve bunu bilen başka insanlar da var, ama sanırım çok değiller. Yapılması gerektiğini bildiğim tek şey, kendinizi mümkün olan en iyi şekilde duygusal olarak istikrarlı bir durumda tutmak ve diğerleriyle etkileşimde kalmaya devam etmek; forum, sorular, tartışmalar vb. Yıllar önce ilk celselerin sahne arkasında olan şeylerden biri, gerçekliğin her yönüyle ilgili sonsuz, SONSUZ küçük tartışmalardı. Florida'daki evimde buluşan küçük grubumuzda benim ve diğerlerinin düşündüğü herşey. Bir noktada, K'lara tüm bu sonsuz tartışmaların bir faydası olup olmayacağını sordum. Ve evet dediler, bundan emin olabilirsin! Ağ oluşturmanın özü budur. Bir ağ içinde bir tartışmaya girdiğinizde, diğer insanların söylediklerine açık olmalısınız. Birşeyi zaten bildiğiniz varsayımıyla ağa giremezsiniz. Düşünme şeklinizin mutlaka doğru ya da nesnel olduğunu varsayamazsınız. Yıllar önce objektif olamayacağımı biliyordum çünkü her şeyi berbat etmeye devam ediyordum. Bunu anlamam biraz zaman aldı ama sonunda anladım. Hayatınızda her türlü sorununuz varsa yeteri kadar konuşmuyor, yeterince paylaşmıyor ve yeterince SAMİMİ bir şekilde paylaşmıyorsunuz demektir. Biriyle sorunlarınız hakkında konuşacaksanız ve onlara yalan söylerseniz, size nasıl yardımcı olacaklar? Ya birşeyi atlıyorsanız? Söyleyebileceğim tek şey şu ki bunu aşmamız gerekiyor çünkü bununla başa çıkmanın başka bir yolunu göremiyorum ve bu son derece tatsız. "

*****
Bir de Lauranın İsa inancına karşı gerçekler söylendiğinde ortaya çıkan dialog ve bilgi objektifliğine bakalım,çok ilginç ve genişleten bilgi saflığı veriyor,
*****
C: Tarihte daha az etki yapmış bir diğer şahıs. Zamanın diğer literatüründen alınmış hikaye parçacıkları da göz önünde bulundurulmalı.
İkinci olarak, sana o tür ayrıntıların veya "İsa'nın" var olmadığını söylemiş olsaydık ne yapardın?
S: (L) Bana mı soruyorsunuz?
C: Evet.
S: (L) Projeyi sona erdirmiş olurdum çünkü o zamanlar İsa'yı kabul etmeyen tüm ruhların şeytani olduğundan son derece emindim. Bu o zamanlar New Age'de çok yaygın bir "testti". K'larla iletişimi temelli olarak durdururdum.
C: Evet.
(Pierre) Yani seçenek yoktu.
(L) O zaman o şekilde ikna olmuştum.
(Pierre) O sırada çıplak gerçeği söyleyemezlerdi.
C: Bir ışık, bilgi ve hakikat aleminden bir karanlık, cehalet ve yalanlar alemiyle iletişim kurduğunuzu düşünün. Ve alıcının gerçeğe yönelmesini istediğinizi düşünün.
S: (Pierre) Evet, yani o durumda ne yapmak gerekir?
C: Karanlık ışığı nasıl alabilir? Alıcının sahip olduğu kavramsal temalardan ve bilgi kaynaklarından yararlanmak gerekir. Delinmesi gereken perde varsayımlardan, inançlardan ve güçlü duygu programlarından oluşuyor.
S: (Perceval) Kolay iş değil!
C: Böyle bir perde ancak belirgin bazı bilgi çelişkileri içeren kavram tohumları ekerek delinebilir. Gerçeğe duyulan saf arzunun bereketli topraklarına düşen bu tohumlar filizlenir ve sonunda perdeyi delen eylemlere olanak sağlar. Çoğu insan "gerçeği kaldıramaz."
S: (L) Ama neden sadece "Gerçeği almaya hazır değilsin" demediniz?
C: Bu merakını uyandırır mıydı?
S: (L) Hayır, merakımı uyandırmazdı. Sizin hiçbir şey bilmediğinizi düşündürürdü bana.
C: Kesinlikle!

*****
Bilhassa şu cümleye dikkat edelim, varsayım ve ona bağlı dünyasal donelerle süslenmiş kısıtlayıcı yapan ve dayattırılan bilgi karanlıktır ışıkla yani bilgi ile delinmesi mutlaktır,
"Delinmesi gereken perde varsayımlardan, inançlardan ve güçlü duygu programlarından oluşuyor. "

Ve ,
"C: Böyle bir perde ancak belirgin bazı bilgi çelişkileri içeren kavram tohumları ekerek delinebilir. Gerçeğe duyulan saf arzunun bereketli topraklarına düşen bu tohumlar filizlenir ve sonunda perdeyi delen eylemlere olanak sağlar. Çoğu insan "gerçeği kaldıramaz."

Bu bilgi çelişkilerinin kaynağı sonsuz yerlerden doldurulan evrensel morfik alan yani "bilgi alanı" ve bunu alabilmeye yetenek kazanan özümsemeye çalışmayı becerebilen insan zihni,

Onda bilginin bir yerlerine takılıp olanı sadece o açıdan görme değil değişkenliği kabul eden ve inceleyip inanç haline getiren objektifliği bir kural haline getiren  açık bir hal vardır,

Her şey bilinçtir..

Işıktın, insansın , ışığa döneceksin
İnsan iken ham isen hep kabayı göreceksin
Kaynakla buluşabilirsen
Yanıp,parlayıp ,karanlığı deleceksin

Ara..




sybleman

#1913
Alıntı YapOnda bilginin bir yerlerine takılıp olanı sadece o açıdan görme değil değişkenliği kabul eden ve inceleyip inanç haline getiren objektifliği bir kural haline getiren  açık bir hal vardır

Tam olarak anlatan bir cümle.

Tgur

#1914
YORUMLAR 229

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba!
S: (L) Kimle birlikteyiz?
C: Kasyopya birleşik düşünceden Groyla.
S: (L) Girişe neden bu ekstrayı eklediniz?
C: Bazen bir "adın" sadece sizin alışkanlığınıza yönelik olarak verildiğini unutuyorsunuz. Bir hatırlatmanın gerekli olduğunu düşündük.

*****
S: (L) Önceki bir aktarımın bir noktasında Kertenkele varlıklarının kendi "beslenme" amaçlarına yönelik olarak bir savaştan sonra insan ırkını değiştirdiği belirtilmişti. Bunu biraz açıklar mısınız?
C: Bu varlıkların sizin varlığınızı tamamen kontrol etmeleri mümkün değildi. Eğer öyle olsaydı, ırkınız gerçekleştirdiği şeyleri gerçekleştiremezdi. Kertenkele varlıkları kendi çıkarlarına uygun olarak insan varlıklarının fiziksel yapısına müdahalede bulundu. Daha önce söylediğimiz şeyi hatırlayın. Bu düzlemde deneyimlenen zaman döngüsüne de müdahale edilegeldi. 74 bin yıldır gelecekteki bir noktaya yönelik olarak kendileri için faydalı olarak algıladıkları koşulları oluşturabilmek için zamanda geri ve ileri giderek müdahalelerde bulunuyorlar. Bunu yaparken zaman döngüsünde askıda kalıyorlar. Onların, sizin ölçünüzle bir saat olarak algıladıkları süre 74 bin yıl kadar uzun olabilir.
S: (L) Yani burada bulunuşları 300 bin öncesine gitmiyor?
C: Kendi çıkarlarına uygun olan koşulları asıl olarak 309 bin yıl önce kurdular ama bu belirttiğimiz 74 bin yıllık belirli süreç içinde koşullara daha önce belirttiğimiz şekilde müdahale ediyorlar.
S: (L) Sizin grubunuzun yaratıcılarının, gezici yolcular olarak isimlendirilen süper eski atalar olduğunu belirtmiştiniz. Bu terimin anlamı nedir ve bu varlıklar kimdir?
C: Gezici yolcular birer varlık değildir. Gezici yolcular birleşik düşünce formudur.
S: (L) Neden gezici yolcular olarak isimlendiriliyorlar?
C: Çünkü tüm gerçeklik biçimlerinden geçiyorlar. Birleşik varlık formundan ortaya çıkıyorlar.
S: (L) Jüpiter ile Mars arasındaki yok olan, şimdi bizim asteroit kuşağı olarak bildiğimiz gezegenin psişik enerji ile yok olduğunu söylemiştiniz. Bunu açıklayabilir misiniz?
C: O gezegende yaşayanlar, ki pek çoğu sizin ruhsal atalarınızdır, bir kendine hizmet ortamı geliştirmeye karar verdiler ve bu o kadar güçlü bir negatif enerji yüklemesi meydana getirdi ki gezegenlerinin yok olmasına neden oldular çünkü enerjideki seviyeler o kadar yükseldi ki kendi üzerlerine çöktü ve gezegenin atomik yapısının parçalanmasına ve fiziksel olarak patlamasına neden oldu.
S: (L) Bu teknolojik olarak mı yapıldı yoksa tamamen zihin gücüyle mi?
C: İkisi bir ve aynı.
S: (L) Bomba atma gibi birşey yaptılar mı?
C: Hayır, hayır. Psişik enerjiyle yapıldı. Geçici bir gerçeklik akışında aynı şeyin sizin gezegeninizde de meydana gelme tehlikesi söz konusu.

******
S: (T) Yani 4'üncü seviyedeki varlıklar, bir sonraki enkarnasyonları için 4'e dönmeden önce 5'inci seviyeye gidiyor?
C: Aynen.
S: (T) Bu yüzden düşünme ve değerlendirme seviyesi olarak isimlendiriliyor. Gidip yaptığın şeyler hakkında düşünüyorsun. (TR) Peki ya 6. yoğunluktaki ruhlar? (L) 6. yoğunluk KH varlıkları var mı?
C: 6'ya ulaştığında artık 5'e kadar olan döngüye girmezsin.
S: (L) Peki 6. yoğunlukta bir KH deneyimi var mı? 6'ncı seviye Oryonlular gibi?
C: Bunlar yalnızca bireylerin yansımalarıdır, birleşik varlıklar değil. Bu yansımalar denge için vardır. Bunlar bütün birer varlık değildir, sadece düşünce formlarıdır.
S: (L) 6'ncı seviye varlıkları İncil'de Eyüp'ün hikayesinde Lusifer'in Tanrı'nın önüne gelişi gibi bir araya gelmiş melekleri mi ifade ediyor?
C: Evet.
S: (L) Yani 6. yoğunlukta KH ve BH var ve birbirlerini dengeliyorlar?
C: Dengeye yönelik bir yansıma.
S: (L) Bunda bir herhangi bir hiyerarşi var mı? Bu varlıklar bir çeşit "Büyük Konsey"in önüne gelip planlar yapıp tartışıyor, kararlar verip bunları uyguluyorlar mı?
C: Hayır.
S: (L) Peki nasıl oluyor? Herşey enerjilerin doğal bir etkileşimiyle mi meydana geliyor?
C: Evet.

******
S: (L) Tamam. Bunu geçelim. Benim sorum: Bizim almakta olduğumuz bilgiler El-Arabi'nin "açılma" dediği şeye benzer mi?
C: Evet.
S: (L) Bilgi alemindeki birleşik düşünce formları olduğunuzu söylüyorsunuz.
C: Evet.
S: (L) El-Arabi birleşik düşünce formlarını "Tanrı'nın adları" olarak tanımlıyor. Onun açıklaması sizin bize söylediklerinizle benzer görünüyor
ve...
C: Hepimiz Tanrı'nın adlarıyız. Hatırla, bu bir kanal. Yani sonlanma ve başlangıç noktaları eş değer ve önemde.
S: (L) Bu Tanrı'nın farklı parçalarının birleşimi anlamına mı geliyor?
C: Hayır.
S: (L) Neyi kastediyorsunuz? Bizim de bunun bir parçası olduğumuzu mu söylüyorsunuz?
C: Evet.
S: (L) Yani bunun...
C: Bizi tanrılaştırma. Ve iletişim kurduğunuz tüm diğerlerinin de bunu anladığından emin ol!

******
S: (L) Balinanın ruhu, başlangıçtan beri balina ruhu mu?
C: Birleşik ruh.
S: (L) Neyle neyin birleşimi?
C: Tüm balinalar aynı ruhu paylaşıyor!
S: (L) İnsanlarınki de birleşik ruh mu veya oraya mı yöneliyor?
C: Parçalı.
S: (L) İnsanlar parçalı ruh. Bir zamanlar birleşik bir ruh muyduk?
C: Bir zamanlar ve gelecekte.
S: (L) Bir varlık birleşik bir ruhsa, her birinin deneyimi diğer hepsinin deneyimi oluyor bir anlamda, doğru mu?
C: Yakın.
******
C: Bakılabilecek şeylerden biri, alana verilen gelişimsel zarardır. Gerçek çemberler yaratıcı ilkeyi bozmaz.
S: (J) Bu yaratıcı ilkenin bozulmaması, KH mi yoksa BH tarafından yaratılan ekin çemberleri için mi geçerli? Yoksa her ikisi için mi?
C: BH.
S: (J) Yani BH yaşam döngüsüne zarar vermiyor ama eğer KH tarafından yapılmışsa durum değişiyor. Bu anlamlı. KH'yle irtibat kurmayla ilgili bildirilen etkiler var: soğukluk, yanma, yoğun negatiflik. Bu muhtemelen yaşam döngüsüne zarar verici. Yapılış biçimiyle ilgili olarak, 4.yoğunluktan yönlendirildiğini söylüyorsunuz. Gelip bir tür fiziksel aletle mi yaptılar?
C: 4. yoğunluktan yapılmadı.
S: (J) Şu anda söz konusu olan örnekten bahsetmiyorum. BH bir ekin çemberi yarattığında, fiziksel bir...
C: Gerçek ekin çemberleri 6. yoğunluk birleşik düşünce aleminin düşüncelerini temsil ediyor.
S: (J) Tamam. Yani onlar gelişime zarar vermiyorlar. KH 4. veya 3. yoğunluk üzerinden teknoloji kullanırken, onlar düşünce formları kullanıyorlar. Doğrudan 4. yoğunluk KH tarafından yapılan herhangi bir ekin çemberi var mı?
C: Çok az ve şu ana kadar oldukça acemice.

******
Yeni arkadaşların katılımı ve farkına vararak veya varmayarak sordukları sorular görüldüğü gibi bilgi kapılarını açıyor,

Bu konuda evvelce kısa bir cevap versem de konuyu daha geniş anlayabilmek için bu alıntıları sıraladım,

Birleşik düşünce formunun değişik bir anlam taşıdığını ve bütünlük diye defalarca devreye sokulan hususun çok daha belirgin bir tanımını sergiliyor,

Bu olay posta oturmuş bir şeyler anlatan bilgi sahibi ve dinleyenlerle sınırlı olmayan evrensel manada birleşik düşünce birliği dediğimiz üst yoğunluklarda alabildiğine katkılarla dolu olan bilgi alanı denilen zenginlik ile  bilgilere kulak açan  insanın müşterek bir zihin uğraşısını resmetmektedir,

Bu özellik, olayı ilkel dediğimiz 3Y düşüncesi üzerinde madde illüzyonuna bağlı kısıtlı bir bilinç ile incelenmesi ve karar verilmesini güç bir hale sokmaktadır,

Anlatmaya çalışılan, basit dünyasal donelere bağlı dayattırılan din adı altında bilgilerle inanç sağlatmayı, ritüel ile sağlamlaştırmaya  ve kısıtlı bir inançta insanı tökezleten veya durduran bir tanımlama değildir,
Zihni çok daha geniş aydınlatmaya yönelten objektivite değişim ve bütünlük anlayışı ile ayırımı devreye almayan bir hale ve muhtemel oluşumlara açık bir yürekle sıcak baktıran bir duruma getirmektedir,

Kısaca var oluşun köklü mayasını anlatmaya öğretmeye belirginleştirmeye yönelten asil bir düşünsel birleşimi sağlamaktadır,

Diğer yandan  6Y e kadar uzanan KH düşünsel yansıma özelliğinin tarifi konusunda ne kadar değişik olduğunu şu tanımlamadan anlayabiliriz,

"S: (L) Bunda bir herhangi bir hiyerarşi var mı? Bu varlıklar bir çeşit "Büyük Konsey"in önüne gelip planlar yapıp tartışıyor, kararlar verip bunları uyguluyorlar mı?
C: Hayır.
S: (L) Peki nasıl oluyor? Herşey enerjilerin doğal bir etkileşimiyle mi meydana geliyor?
C: Evet. "

Bu doğal etkileşim bizim için şu anda muğlak olsa da zorlayarak bazı şeyleri fark edebiliriz,
Mesela pozitif yolda oldukça uç noktalara gidiş bir nevi subjektif konuma kayıyordur ,dengelenmeli ,o konuya dair oluşmuş negatif düşünceler birliği bunu sağlar ve denge tam olunca oluşan hakikat objektif bir yapı olarak ortaya çıkar,

Objektif bir oluşum fikir düşünce ne denirse densin arzu edilen hakikat dediğimiz bir hali tarif eder, var olan hakikat ise her nevi artı eksi deneyi yaşayarak gelinen çıplak gerçektir,bu anlattıklarıma somut bir örnek arıyorum,

Bir insan saldırılar veya denge sağlayıcı karmik yollarla gerçeğe ulaşmayı başarır, ama  ayrılığı berteraf eden birlik bütünlük düşüncesine geliş o kadar kolay değildir, bütünlüğü tarif ederken her noktasında olan bitene iştirak eden  varlık birimleri vardır bu birimleri soyutlayıp mevcut karakterinde kendini ayrı görmeye büyütmeye çalışırsa işte pozitifte aşırı uçlara yönelmişizdir,

Bazen birleşik düşünce özelliği bu kendini de tabulaştırıp büyük görmeye ve ayrılık denen subjektif yola yönelmiş birimleri keskinleşmiş taraflarını yıpratan bazı olumsuzluklarla gerçek bütünlük dengelenme seviyesine getirir,

Kendinizi ne kadar bilgi ve farkındalıkta görüp  büyüklüğünüze dalarsanız bazı hastalık veya bu dünyadaki zorlu yaşam biçimlerine maruz kalabilirsiniz,

Bu örnekleri her okuyan kendini analiz ederek bulabilir,yani her başınıza olumsuz geleni sadece bir karmik ödenti veya atalardan gelen bir borcu ödeme değil düşünce birliğinin sizi adeta otonom olarak yontan gerçeğe çeviren faaliyetler manzumesi olarak da nitelendirebiliriz,

Pozitifte aşırıya kayınca negatif arka kapıdan girmeye başlar..

Ara..

sybleman

#1915
:) Rezonans aynı, iç okuma o zaten ayrı bir mevzu.

Bu hafta mütamadiyen saldırı ve kaçırılma diyebileceğim senaryolar durumlar. İlginci pozitiflik ağır basmış korku da yok. Böyle oyun alanı gibi keşfe çıkıyorum. KH eleman beni sanal gerçekliğe atmış aşırı vivid bir alan. Koku, rüzgar, esinti vs. Gerçeklik hat safhada. Artık sürekli yaşaya yaşaya olayı çözdüm. Adam orda senaryo yazmış oyalamak için bilinci. Karşımda biri işte birşeyler soruyor benden cevap bekliyor, aşırı keyifli ortamlar. Ben kapı arıyorum, asansör arıyorum ki çıkıp gerçekliğin sınırlarını keşfedeyim. İyice arsızlaştım bu konuda. Karşımdaki kişi şaşırıp kalıyor umursamazlığıma ama sahte zaten. Ben dinlemiyorum. Tam çıkıyorum gerçeklik çöküyor. Sınırlarını geniş yapmaları lazım. Dışarda ne var, üst katta ne var, dolaplarda ne var. Meraklı meraklı dolaşıyorum.

Bakıyorum negatif düşünce telkinleri geliyor. Sırıtıp sobe yakaladım seni diyorum geçiyorum. İyice dalgaya aldım inşallah farketmeyeceğim birşeyle karşılaşıp alt üst olmam tekrar.

Düşünce formları da yine düşündüğüm mevzular. Özellikle havuz mevzusu. Ve bazı bağlantılar. Toparlayıp nadasa bıraktığım bilgileri sindirebilirsem yazıcam mutlaka.

sybleman

Acaba dengede kalabilmek için ne yapmalı? Sarkaç gibi bir o yana bir.bu yana sallanıyor İnsan ruhsal açıdan. Aşırı negatif hal de yoruyor aşırı pozitif hal de sürekli olmuyor. Dünyada ayaklar yerden kesik de dolasilmiyor. Gerçekten ayarlamak çok zor.

Ama eskisi gibi negatif ruhsal hallerde de çok kalmak istemiyor insan. Çıkmak için çaba gösteriyor. Pozitif haldeki enerji akışları sevgi taşmaları bunlar gıda gibi oluyor artık. Bir eksiklik oluşuyor hissiyat olarak.

Peki dengede kalarak pozitifligi nasıl koruyabiliriz?

Aslında bunu sanki alıştırma gibi düşünüyorum. Pozitiflik hali sarhoşluk gibi. Vücut alışık değil zihin alışık değil. Alışmak için biraz negatiflige geri dönüş ile beden biraz ara veriyor. Sanki bir ilacı az az alıp vücudu tedavi etmek gibi. Ruh alışık bu hale ama beden ve ziihin kaldıramıyor. Ve sanki bu sarkac misali sallanma sureleri kısalıyor.

Dün bütün sesler müzik gibi geldi. Sanki orkestrada çalan farklı müzik aletleri. Suyun akışı birisinin yürüyüşü ordan bir tikirti. Hep birlikte bir ahenk var farketmedigimiz. Dikkatli dinleyince bir müzik gibi. 

Belki bu gidiş geliş haller bile bu ahenkin bir parçası.

Dengede olabilmek ile ilgili yorumunu merak ediyorum Tgur abi sen ne düşünürsün bu konuda?

Tgur

#1917
Sybleman bunca sene spiritüel uğraşı sonunda insanı dünya illüzyonunu boşlar bir hale getiriyor,3Y i kazmaya bakma gibi tavsiye verip salkımı yemek gibi bir hale gelmeye başladım ,

O zaman dengeleme başladı ,ey gafil kendine gel ,

Eşim yataktan düştü omuz ve leğen kırıldı ben zona oldum ilaçlara boğulmaya başladım  sonra yıkılan evimizi yapmaya başladık ama kiradayım ev sahibi sahte sözleşme yapmış onla uğraşmaya başladım ,

Bütün bunlar şu son yorumumu yazdığım anlarda düzelmeye başladı her halde yazdıklarımla mütenasip bir dengelenme oldu gibi,

Bakalım neticede derslerimi aldım zannediyorum ,ama bilinmez bu benim dünyasal yorumum,bütünlüğün hassas gözlemcileri var onların önünde ruhsal görüntümüz ayan beyan açık..


Tgur

#1918
Bir gurup eski yorumlarım var onlara dokunmadan  yani yayınlayamadan en son takılı olduğum iki  yorumumun genel karakterine baktım dengelenme için donelerle dolu..

gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: Tgur - 05 Eylül 2024, 12:37:46 Sybleman bunca sene spiritüel uğraşı sonunda insanı dünya illüzyonunu boşlar bir hale getiriyor,3Y i kazmaya bakma gibi tavsiye verip salkımı yemek gibi bir hale gelmeye başladım ,

O zaman dengeleme başladı ,ey gafil kendine gel ,

Eşim yataktan düştü omuz ve leğen kırıldı ben zona oldum ilaçlara boğulmaya başladım  sonra yıkılan evimizi yapmaya başladık ama kiradayım ev sahibi sahte sözleşme yapmış onla uğraşmaya başladım ,

Bütün bunlar şu son yorumumu yazdığım anlarda düzelmeye başladı her halde yazdıklarımla mütenasip bir dengelenme oldu gibi,

Bakalım neticede derslerimi aldım zannediyorum ,ama bilinmez bu benim dünyasal yorumum,bütünlüğün hassas gözlemcileri var onların önünde ruhsal görüntümüz ayan beyan açık..



Geçmiş olsun ikinize de Tgur abi. Şimdi herkes daha iyi mi?

Eviniz ne zaman bitiyor ve sahte sözleşme yapılmasının amacı neydi acaba? Tekrardan çok geçmiş olsun.