Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 36 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur


sybleman

Alıntı YapSORU: Teşekkür ederim. Kullandığımız terimleri karıştırmamak için,
bizim içinde bulunduğumuz galaksiye ana galaksi diyeceğim. Ana
galaksiye giren bireyselleşmiş bilincin hepsi, baştan başlayıp bütün
yoğunluk derecelerini bir, iki, üç, dört diye sırayla geçerek sekizinci
yoğunluk derecesine mi gider, yoksa bazıları birinci değil daha üst
derecelerden başlayıp devam edebilir ve böylece galakside her zaman
çeşitli bilinç derecelerinin bir karışımı mı yaşanır?
RA: İkinci dediğiniz gerçeğe daha yakındır. Her başlangıç mutlaka
sonsuz güçten başlar. Özgür irade bir katalizör rolü oynar. Varlıklar bir
evren kurmaya başlarlar. O zaman bilinç de deneyim yapma
potansiyeline sahip olmaya başlar. Deneyim potansiyelleri, zeki enerjinin
bir bölümü olarak yaratılmışlardır ve deneyim başlamadan önce
saptanmışlardır.
Ama, yaratılış alemlerinde özgür irade sonsuz şekillerde davrandığı için,
zeki enerjinin potansiyeline verilecek ilk karşılıklar da çok değişik olurlar.
Böylece, hemen hemen anında diyebileceğimiz şekilde, varlıkların
hiyerarşik (aşama sırası izleyen) doğasının temelleri de tezahür etmeye
başlar; bilincin ya da farkındalığın bazı bölümleri, deneyim yoluyla çok
daha etkili ve verimli bir şekilde öğrenirler.

Önceki konuya benzer bir alıntı.

Bazı varlıkların üst seviyeden başlaması ve evreni oluşturması. Bilinçten ayrılan deneyim potansiyellerinin evren simülasyonuna alınması.

Birden bütüne bütünden bire yolculuk. Sonsuz kalp atışı. Dağılıp birleşme.


Tgur

#1877
YORUMLAR 216

S: (Manitoban) Burada üç yıldır EE (Éiriú Eolas) eğitimi veriyoruz ve herhangi bir ilerleme kaydedip kaydetmediğimizi merak ediyoruz. Sadece katılımcılar için değil de, herhangi lineer-olmayan etkiler de yarattık mı mesela?
C: Evet ve bu üzerinde düşünülmesi ilginç birşey: Görünür bir sonuca ulaşmaya çok önem vermeden, çalışıp aleminize enerji aktarmaya devam etme gereksinimi.
S: (L) Bu da benim aklıma bir başka soru getirdi. Sürekli aklımda olan şeylerden biri; çok sayıda grup üyesinin faydalı şeyler yapma, örneğin ağa yardımcı olma, gruba yardımcı olma, Çalışmaya yardımcı olma, süreci sürdürme konusunda karşılaştıkları zorluk. Bazen başlıyorlar ama sonra yitip gidiyorlar. Bazen çok büyük, çok çabuk, çok hızlı birşey deniyorlar ve sonra cesaretleri kırılıyor... Dolayısıyla buradaki grup olarak kendimizi yıllardır ve hatta en zorlayıcı koşullar altında bile bu işe adamamızı sağlayan şeyin ne olduğunu merak ediyorum. Bir insanın, bunu söylediğim için beni bağışlayın ama, kıçını kaldırıp işleri yürütmesi için sahip olması gereken nitelik nedir? İhtiyaç duyulan nitelik nedir?
C: Uyanmış vicdan.
S: (L) Fakat vicdanlarımızı uyandırmayı nasıl başardık ve diğer insanlar bunu nasıl yapabilir?
C: Nasıl başladığınızı hatırlayın, dünyanın vicdanı olarak kendiliğinizden hareket ettiniz.
S: (L) Açıklayabilir misiniz?
C: Neden sizin varoluş düzleminizde meydana gelen herşeyi görmek için çaba göstermeye başladığınızı hatırlayın.
S: (L) SOTT mu? Signs of the Times sayfam mı?
C: Evet.
S: (L) Çünkü insanların bir kahrolası günden diğerine geçerken neler olduğunu hatırlamadıklarını görebiliyordum! Neler olduğunun hergün kendilerine hatırlatılmasına ihtiyaç duyuyorlardı.
C: Vicdanınızı geliştiren şey de buydu. Ve buna yardımcı olanlar da bu sürecin içinde.
S: (Andromeda) Neler olup bittiğiyle ilgili sürekli uyanık kalman gerekiyor.
(L) Her zaman ve HERŞEY hakkında uyanmak ve uyanık kalmak zorundasın. Kendini uykuya bıraktığın her dakika vicdanını uyutuyorsun. Kişilik çözülmesi vicdanını uykuya daldırıyor. Tamam, bu konuda sormak istediğim buydu. Devam edelim.
(fabric) Endişelendiğimiz konulardan biri, iletişimin kopması durumunda, diğer gruplarla iletişim kurmada ruh tablasının kullanılıp kullanılamayacağı. Yani örneğin Şato'yla ve Tobacco House'la iletişim kurmak için. Eğer elektriğimiz olmazsa veya birbirimizle hiçbir iletişim kurma aracımız olmazsa, tablayla iletişim kurabilir miyiz? Bir kanal oluşturamazsak ölülerin ruhlarıyla mı irtibat kuruyor oluruz sadece?
C: O şekilde iletişim pek ihtimal dahilinde değil ve tavsiye edilebilir de değil. İhtiyaç duyulan şeyi daha önce söyledik: Uygun ağ çalışması yoluyla çakraları birleştirin.
S: (Perceval) Yani uygun ağ çalışması yoluyla çakra bağlantılarını yapan insanlar, söylenmesi gerekmeden, ağın bir parçası olarak ne yapılması gerektiği konusunda ilham ve sezgi sahibi olacak anlamında mı bu?
C: Ve fazlası. Frekanslar değiştiğinde telepati yeteneği de artacak. "Alıcılık kapasitesi" üzerinde çalışırsanız, diğer herşey doğal bir şekilde gelecektir.
S: (L) Alıcılık kapasitesi üzerinde nasıl çalışılabilir?
C: Vicdanı uyandırarak ve Mouravieff'in tanımladığı şekilde merkezleri akort ederek.
S: (L) Tamam. Sonraki soru?
(dugdeep) Homeopatinin ardındaki mekanizmayı açıklayabilirler mi?
C: Frekans titreşim rezonansı. Kendinizi gezegene yönelik "homeopatik ilaçlar" olarak düşünün.
S: (Perceval) Bu güzel bir tanımlama. Makro ölçekli homeopati. İnsanlar ilacın küçük bir dozu olarak işlev gösterdiğinde, bu diğer varlıklarla rezonans sağlayabilir.
(Pierre) Yani doğru titreşim frekansındaki bireyler makroorganizma üzerinde, yani Dünya Gezegeni üzerinde pozitif bir etki yapabilir.
(dugdeep) Peki homeopatik maddeler neden sulandırıldıkça daha kuvvetli hale geliyor?
C: O zaman rezonans solüsyonda daha geniş bir alana yayılıyor ve herşeyi maddenin bütünlüğüne uygun bir frekansa getiriyor.
S: (dugdeep) Burada diyetle ilgili bir paragraf var ama bunu parçalara ayıracağım. [Paleo/keto diyetlerle ilgili olarak] Burada mesele toplam karbonhidrat ve proteinden ziyade artan insülinle mi ilgili?
C: Evet.

*******
Evet insanda vicdan denen bir özellik var ,daha doğrusu 7Y nin objektif doğrulama mahkemesi , uyandırılabilinir, ona hitap edilip kişinin bilincinin fark etmesi ile,

Homeopatik olayındaki gibi vücuda verilen bir illaç kırıntısının sulandırıldığında daha etkin ve geniş shada etkin olması ,

Olayı daha değişik bir konumda değerlendirelim ,

KH e dalıp alabildiğine zihninin egosal ölçekteki isteklerine cevap verirken diğer yandan insanın bir özelliği devamlı işler, etrafta olan insan davranışlarının kendisi ile uyan uymayan taraflarını karşılaştırmak burada BH a yatkın davranış gösterenlerin bulunması veya izlerini çeşitli şekilde bizim yaptığımız gibi ağ çalışmalarında veya medyada fark edilmesi çok az olsa bile  o vicdan dediğimiz mekanizmayı harekete geçirir kendine seslenmeye başlar ,

Bu durumda kişi objektif bir çalışmayı seçme durumunda serbesttir ,vicdana uyan davranışın kendini sıkmaması rahatlatması gibi,

Diğer seçim yani bütün vicdan saflığının dışında KH işaretlerine yine de dalma devamı kişinin genel var oluş karakterine uygun olmadığı ve sevgi denen hasletten uzaklaştırdığı için bir çeşit yaşamında sıkıntı işaretleri verir,
Diğer yandan  ruhlu bireylerin 7Y ile bağlantıları bu karşılaştırmalar yolu ile kolayca gerçekleşir, BH ortamının genel karakterinin bütünlüğü tanıma almadan verme ve sevgiyi koşulsuz uygulama özellikleri ,

OP lerin durumu yine mutlaka ruhsala bağlıdır ama bağlı oldukları ruh havuzundaki genel karakterin sevgiyi tezahür ettirmesi sanki bir kısım bürokratik işleve takılmak  gibi geciktiren özelliktedir,zira onlar hayvansal iç güdülerin ve yiyecek bulma ve gerekirse onun için diğerleri ile çatışma gibi insanlık vicdanına uymayan ilkel işaretleri taşır,

Bunu böyle anlatınca KH nın hüküm sürdüğü dünya yaşamındaki çatışma ve yiyecek bulma ve onu koruma ve,

Başkalarından gerekirse çalma onlardan empati kurmadan faydalanma şeklinde tezahür eden güya insanca davranış medeniyet dediğimiz usullere ekonomi ve çatışmaya bulaşmışlardan ülkeleri savunma diye yerleşmiş alışkanlıkları ve uygulamaları bir mercek altına alıp asıl gerçeği görebiliyoruz,

Bireysel ruh özüne ulaşmamış insanlığa erişememiş OP lerle bir farkı yok gibi ,

Böyle durumlarda vicdana ulaşıp insanlığı bulmanın büyük bir başarı olduğunu görebiliyoruz, bilgilere yönelip kendini BH leştirme gerçeği bulma yönündeki davranışlarımızı yine açılmış bir vicdan ile takıntılardan sıyrılmış bir şekilde onurlandırıyoruz..

Ara..

Not:Bazen yaptığım yorumları okuyunca bazı şeyleri kaydetmeyi unuttuğumu hissediyorum,bu sefer de yorumumda örtülü bir tavsiye var ,
Dostlar siteyle ve diğer arayışlarla haşır neşir olup idrake geldiklerinde konuyu yani kendi farkındalıklarından taşanları yeni uyanmaya yatkın kişiler dostlarla karşılaşınca sitemizi tavsiye etmeyi geçiştiriyorlar sanırım belki yanlış anlaşılır ters bir şeyler anlarlar şeklinde,bunun önemi yok bence ,aktarın, kişinin devam veya terki onun seçimleridir yetişme tarzlarıdır ,
Bence önemli olan idrake gelmiş kıymetli dostlarımızın kendilerinde hissettikleri pozitif baskı yükü sanki merkeze bağış yapar gibi bir başkasına siteyi tavsiye ile bir nevi dengelenme ve rahatlık yaratır..







sybleman

Vicdan konusuna çok güzel değindin Tgur abi.

Alıntı Yap(Konuk) Önümüzdeki üç ay sürecinde seyahatte bulunmam benim
için güvenli olur mu?
C: Gerekmedikçe hiç seyahat etmemek daha iyi olur fakat eğer edersen, belirli bir pişmanlığı göz önüne alman gerekir.
S: (L) Neden "pişmanlık" dediniz?
C: "Konuk" bizim karşı yöndeki tüm teşviklerimize rağmen belirli bir süre ciddi bir narsistik balon içinde yaşadı. Bunun kabul edilmesi,
görülmesi, gerçek vicdanın uyandırılması yoluyla telafi edilmesi önemli ve yakın. Benliğin sürekli gözlenmesi, günlük tutulması ve diğer
derin düşünüşler. Belki de Ark günlüklerinin bazılarını paylaşır. Benzer bir yapıya sahipler ama Ark daha doğal birşekilde empatik. Dikkat et,
bu hayatta başka fırsatların olmayacağı bir "eşik" noktası var.
S: (Konuk) Düzenli Eiriu Eolas solumasının faydası olur mu?
C: Daha da önemlisi rüya çalışmaları olurdu. Güçlü geçmiş hayat etkileri var.
S: (L) Bence yatmadan önce meditasyon yap ve sonra rüya çalışması yap. (Konuk) Rüya çalışması nedir? (ç.n. dream work) (Bubbles) Bir film
şirketi. [gülüşme] (L) Sanırım Ark'ın günlüklerine yazdığı bazı şeyleri okuman gerekecek. Onları oku ve onun benlikle ilgili bir soruna nasıl
yaklaştığını gör. Nasıl yazdığına, soruna nasıl farklı açılardan yaklaştığına dikkat et.
Sorunları tespit ettikten sonra ve bunlar hakkında ne düşüneceğine karar verdikten sonra yapman gereken şey meditasyon. Soruna her
açıdan bakmaya çalış. Anılarını düşün ve düşünürken onları incele. Hatırlayabildiğin herşeyi düşün. Yatmadan önce de bunları aklına getir.
Sonra eğer bir rüya gördükten sonra gecenin ortasında veya sabah uyandığında rüyanı yaz.Gerçekten derin olan alanlardan veriler bu şekilde
geliyor. Sorun bazen sadece bu hayatla ilgili bir disosiyasyondan (çözülme/dağılma) ziyade daha derin birşey olabilir. Buna dair sorular
sorman gerekebilir. (Konuk) Belki de sorun bir geçmiş hayatla ilgilidir. (L) Bununla ilgili herhangi bir işaret veya hissin var mı? (Belibaste) Veya
nereden geldiğini bilmediğin güçlü bir korku veya alışkanlık, veya güçlü birşey. Bu hayatla ilgili değilmiş gibi görünen birşey. (Konuk)
Evet, ama geçmiş hayatlar veya bununla ilgili alışkanlıklara dair herhangi bir anım yok... (L) Sana özellikle çekici gelen herhangi belirli
tarihsel dönemler var mı? Korku veya sevgi hissinin eşlik ettiği? (Konuk) Küçükken Güney Amerika beni çekerdi. (Ark) Nesi? (Konuk) Oraya
gitmeyi çok istiyordum. (Ark) Neden? (Konuk) Bilmiyorum. (Ark) İspanyol/portekiz fetihçilerinden biri miydin veya oranın yerlilerinden biri
miydin acaba? (L) Yerle ilgili değil de, tarihsel olarak seni çeken belirli bir dönem var mı? Okulda tarih dersinde ilgini özellikle çeken bir
dönem? "Wau! Bu gerçekten çok korkunç. Bunun hakkında hiçbir şey öğrenmek istemiyorum!" veya "Bu gerçekten ama gerçekten çok
ilginç. Keşke orada olsaydım" dediğin birşey. (Konuk) Derste ne zaman İkinci Dünya Savaşı'nı, Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarını...
C: Bingo.
S: (Konuk) İkinci Dünya Savaşı mı?
C: Evet.
S: (Bubbles) Yahudi miydi?
C: Hayır.
S: (Bubbles) Naziydin demek!!! (Konuk) Nazi miydim?
C: Hayır.
S: (Konuk) Britanyalı mıydım?
C: Hayır.
S: (L) Neden soruyu başka birşekilde sormuyorsun? (Konuk) Hangi millettendim?
C: Leh.
S: (Konuk) Vahşi bir şekilde mi öldüm?
C: Oo evet. Direniş hareketinde. O zamandan beri direnç halindesin ve hiç birşeye güven göstermiyorsun.
S: (L) Neden?
C: Aldatıldı.
S: (Konuk) Bir kadın tarafından mı?
C: Evet.
S: (Bubbles) Bir Nazi kadını tarafından mı?
C: Evet.
S: (Konuk) İki taraflı bir ajan. Bu kötü bir roman gibi geliyor kulağa. Ona aşık mı olmuştum?
C: Evet.
S: (Burma Jones) Bu filmi görmüştüm. [gülüşme] (Andromeda) Kadın ne yaptı?
C: Kendini kurtarmak için planların ayrıntılarını verdi.
S: (Konuk) Yani çok vahşi bir ölüm değildi. İdam mı edildim? Vuruldum mu?
C: Aşağı yukarı. Ama daha fazla bilgi almak amacıyla biraz işkence de vardı.
S: (Konuk) Tarihin benim en çok dikkatimi çeken kısmı modern tarih. Bunlar beni çok ateşliyor. Şu anda da olan olaylar gibi...
C: Çok normal.
S: (L) Tamam, bu konuyla ilgili başka birşey sormak isteyen? (Bubbles) Hangi ülkede reenkarne olacağımıza kendimiz mi karar veriyoruz?
C: Bir seviyede.
S: (Bubbles) Bu ne anlama geliyor? (L) Benliğinin belirli bir seviyesinin bu konuda bir seçim hakkı var. Ama o anda kararı veren seviye
olmayabilir bu, çünkü varlığının birden çok seviyesi var. (Burma Jones) Konuğa ihanet eden şahsın onun bu hayatta tanıdığı biri olup
olmadığını merak ettim.
C: Hayır.
S: (L) Gerçekten tanımak istemeyeceğin biri olurdu herhalde. (Konuk) "Kabul etme, görme, telafi etme" derken, bu gerçek vicdanı
uyandırma için gereken süreç mi?
C: Evet. Önce bir "pislik" olduğunu kabul et. (ç.n.: "jerk": pislik, iğrenç tip, hıyar) Bu duygusal olarak bilinmelidir. Tüm hayatın boyunca
herşeye bitmiş başka bir hayatın duygularıyla tepki gösterdiğini ve o hislerin şimdi ve burada da geçerli olduğunu anlaman gerekiyor.
S: (L) Bayağı zor bir iş olacak.
C: Evet.
S: (Konuk) Başaramayacağım kadar mızor?
C: Hayır.
S: (Bubbles) Başarabilir mi?
C: Öyle düşünüyoruz.
S: (L) Çok şey verilen kişiden çok şey beklenir. Birinin çok yeteneği olduğunda onu kullanması beklenir. Pek çok yeteneklerin var. Önce
kendini düzene sokmaya uygulanmayacaksa, o yetenekler neye yarar?
C: Konuğa bir not: Benliği gözlemenin anahtarlarından biri, ilgiyi eşzamanlı olarak diğerlerine çevirip yaptığını düşündüğün şeye ve nasıl
algılandığınla ilgili fikrine karşı onların gerçek reaksiyonlarının farkına varmaktır.
S: (L) Acımasızca dürüst olman gerektiği anlamına geliyor sanırım bu. Sen şunu veya bunu yaptığını düşünüyorsundur ve bunun falanca
şekilde anlaşılması gerektiğini düşünüyorsundur ama gerçekten olan şey bu mu? Aynı zamanda geribildirimde bulunman gerektiği
anlamına da geliyor bu sanırım. Yaptığın birşeyin falanca belirli birşekilde algılandığını düşünüyorsundur ama belki de durum öyle değildir.
Kendini gözlemek iki dünya arasında yürümek gibi: iç ve dış dünya, eşzamanlı olarak.

2010 yılındaki bu alıntıda da çok önemli tavsiyeleri var.


C: "Konuk" bizim karşı yöndeki tüm teşviklerimize rağmen belirli bir süre ciddi bir narsistik balon içinde yaşadı. Bunun kabul edilmesi,
görülmesi, gerçek vicdanın uyandırılması yoluyla telafi edilmesi önemli ve yakın. Benliğin sürekli gözlenmesi, günlük tutulması ve diğer
derin düşünüşler. Belki de Ark günlüklerinin bazılarını paylaşır. Benzer bir yapıya sahipler ama Ark daha doğal birşekilde empatik. Dikkat et,
bu hayatta başka fırsatların olmayacağı bir "eşik" noktası var.


Narsistik balon içerisinde yaşamış. Aslında ruhlu bir birey. Fakat KH'ın manipülasyonları ile ve geçmiş yaşam anıları ile yüklediği duygularla kendine böyle bir yol seçmiş gibi duruyor.

Önerileri çok güzel.

* Benliğin sürekli gözlenmesi
* Günlük tutulması
* Derin düşünceler
* Rüya çalışmaları


Laura'nın açıklaması

Onları oku ve onun benlikle ilgili bir soruna nasıl yaklaştığını gör. Nasıl yazdığına, soruna nasıl farklı açılardan yaklaştığına dikkat et. Sorunları tespit ettikten sonra ve bunlar hakkında ne düşüneceğine karar verdikten sonra yapman gereken şey meditasyon. Soruna her açıdan bakmaya çalış. Anılarını düşün ve düşünürken onları incele. Hatırlayabildiğin herşeyi düşün. Yatmadan önce de bunları aklına getir. Sonra eğer bir rüya gördükten sonra gecenin ortasında veya sabah uyandığında rüyanı yaz.Gerçekten derin olan alanlardan veriler bu şekilde geliyor. Sorun bazen sadece bu hayatla ilgili bir disosiyasyondan (çözülme/dağılma) ziyade daha derin birşey olabilir. Buna dair sorular
sorman gerekebilir.

Benlik sorgulaması. Gerçek kişiliği ortaya çıkarmak için davranışlarımızı ve inançlarımızı sorgulamak. Temeline inip eğer kökeni bir travma ise travmayı temizleyip devam etmek lazım. Kodlanmış aile, çevre inancı ise inancı kökünden sarsmak. Çok pratik bir tavsiye, yapılabilir ve etkisi de çok büyük.


Ve geçmiş yaşam bağlantılarımız. Bir tarihsel bölüme ilgi duyma, bazı tarihi alanlara olan yakınlık veya istek, bir dile olan özel bir sevgi. Veya tam tersi. Sebepsiz uzak durma, iğrenme, nefret etmenin sebepleri.

(L) Sana özellikle çekici gelen herhangi belirli
tarihsel dönemler var mı? Korku veya sevgi hissinin eşlik ettiği? (Konuk) Küçükken Güney Amerika beni çekerdi. (Ark) Nesi? (Konuk) Oraya
gitmeyi çok istiyordum. (Ark) Neden? (Konuk) Bilmiyorum

(L) Yerle ilgili değil de, tarihsel olarak seni çeken belirli bir dönem var mı? Okulda tarih dersinde ilgini özellikle çeken bir
dönem? "Wau! Bu gerçekten çok korkunç. Bunun hakkında hiçbir şey öğrenmek istemiyorum!" veya "Bu gerçekten ama gerçekten çok
ilginç. Keşke orada olsaydım" dediğin birşey. (Konuk) Derste ne zaman İkinci Dünya Savaşı'nı, Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarını...
C: Bingo.

Aynadaki tozları silip vicdanı uyandırmak için güzel öneriler sunmuşlar.

sirera

#1879
İçimizin kapı ve pencereleri var.

Pencerelerimizden bakıyoruz dış vicdan ufkumuza.

Penceremiz bu ufku görüyor.

Ufkumuz kadar oluyor, vicdanımız

demiş Ahmet İnam,
mutsuzluk ahlaksızlıktır diyen değerli kişi.

Mutluluktan sarhoş olup Kh saldırısına uğrayan olmamak da lazım.
Uyanık olmaya gayret için yazı çok değerli.
 Uykuda olduğumuzu da gösterir yazı aynı zamanda. Yazdığınız bittiğinde gözden geçirirsiniz bi bakarsınız ki anlatmak istediklerinizle alakalı değil yazdıklarınız ya da bir anlam bütünlüğü yok.
Günlük tutmak, rüya yazmak özel bir disiplin gerektiriyor.  Düzenli devam edebilmek ne iyi olurdu.

Uyanmak  mevzu olunca bende anında kaybolup 4y ye geçen insanların düşüncesi oluyor. Diğer hallerde farkındalık tabiri daha uygun geliyor.
Farkında olduklarını farketmek basamakları da var ve farkında olmadıklarını hayretle keşfetmek.
Uyanmak denince bilginin ışığına dalmak onunla bir olmak gibi.
Bilgi tuhaf açıklanamaz bişekilde tüm hücrelerimiz ve alanlarına etki ediyor homeopatide ve bütünsel bakışta. Enerji ve maddeden üstün olan " bilgi  " bütün organizmaya aynı ânda yayılıyor. Bu da bizi birer remedy haline getiriyor rahmetli Pierre in söylediği gibi  sadece dünyada değil Bir'in  varlığında da bence.

Vicdan olmayınca varlık olunmuyor, ufuksuz kalınıyor. Bilgi bu durumda frekans titreşim rezonansını sağlayan solüsyona katkı sağlayamıyor. Aslında o solüsyon için ağ çalışması teriminde bahsi geçen "ağ" olduğunu da düşündüm bu düşünceler silsilesinde.


Alıntı Yap(Perceval) Bu güzel bir tanımlama. Makro ölçekli homeopati. İnsanlar ilacın küçük bir dozu olarak işlev gösterdiğinde, bu diğer varlıklarla rezonans sağlayabilir.

(Pierre)Yani doğru titreşim frekansındaki bireyler makroorganizma üzerinde, yani Dünya Gezegeni üzerinde pozitif bir etki yapabilir.

(dugdeep) Peki homeopatik maddeler neden sulandırıldıkça daha kuvvetli hale geliyor?

C: O zaman rezonans solüsyonda daha geniş bir alana yayılıyor ve herşeyi maddenin bütünlüğüne uygun bir frekansa getiriyor.
Mümkün olduğunca konu açılırsa forumdan bahsediyorum ilgili olan kişilere ama geri dönüş olmadı şimdiye kadar. Konuları biraz okuyunca şok oluyor bir daha da uğramıyordur belki de pek çoğu🤔

Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tgur

"Vicdan olmayınca varlık olunmuyor, ufuksuz kalınıyor. Bilgi bu durumda frekans titreşim rezonansını sağlayan solüsyona katkı sağlayamıyor. Aslında o solüsyon için ağ çalışması teriminde bahsi geçen "ağ" olduğunu da düşündüm bu düşünceler silsilesinde."

Sirera belki de anlatılanın tümünün maksadını özetleyen bir cümle bu ,bravo sana ve Syblemana da..

sirera

Asıl sana bravo Tgur, bıkmadan usanmadan yaptığın yorumları, açılımları her yayınladığında adeta yeni bir celse heyecanıyla okuyorum. Sağol Varol.  
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sybleman

Söylediklerine katılıyorum Sierra. Bazen tekrar tekrar okuyorum.

Tgur abi eşin nasıl oldu bu arada. Aklımda soramadım, umarım daha iyidir.

Tgur

#1883
Şu anda demans işaretleri veren ve beni endişelendiren ama şiddetle tedavi konumunda ne lazımsa yapma modundayız,

Her olanın bir ders olduğu mantığı ile alıyorum,onun esasta çok eski bir ruh olduğunu biliyorum "anıların ötesinden gelen bir ruh"

Yaşamımızı beraber elele tutarak yürütüyoruz onun geçirdiği tahminen yirmi kadar bedensel aksaklık ve ameliyatlar her ikimize ders olmuştur,o sayede mesleğimi uygularken bilgi pekişmeleri ve diğer insanlara daha çok yardım imkanım oldu

Şu anda olanların da bir ders safhasının süregelmesi olarak kabul edip yapılması gerekenleri bir bütünlük elemanı olarak ele alıp yeterince etkili olmaya çalışıyorum çalışıyoruz ,

 Er geç bu illüzyon dünyasının sona eren faaliyetleri olarak kabul edip sonuçları pek telaşlanmadan izliyor yaşıyoruz,

Her olanın bir sebebi vardır..

Teşekkürler ilginize ve takdirlerinize..


Tgur

Bir çok yorumum birikti taşıyor,eskilerde kalmış olanı aktarayım yenileri doldurabilmek için boşluk yaratsın,

YORUMLAR XXI

(Galatea) Küçük bir sorum var. Epifiz bezimizi nasıl güçlendirebiliriz? Ne gibi yöntemleri kullanabiliriz?
(L) Epifiz bezini neden güçlendirmek istiyorsun? (Galatea) Çünkü bizi daha psişik yapıyor.
(L) Hayır bahsettiğin bez epifiz değil, hipofiz.
(Galatea) Oo, hipofiz, pardon.
C: Diyet ve detoks.
(Galatea) Bu kadar mı?
C: Kanallama da buna yardımcı oluyor, eğer kişi bunun için uygunsa.
S: (L) Yani, eğer bunun için uygun değilsen, bunu yapma.
C: Evet.
S: (Perceval) Tehlikeli sular.
(Chu) Forumdaki herkesin soracağı soru şu olacak: Uygun olup olmadıklarını nasıl bilecekler? (Perceval) Sezgini kullan! [kahkaha]
C: Faydalı BH iletişimi kurmaya gerçekten uygun ve muktedir olan bireyler NADİRDİR. Hazırlık için hem genetik, hem ruh potansiyeli, hem de misyon kader profilinin uygun olması gerekiyor. HEPSİNİN doğru karışımda olması gerekiyor.
S: (L) Bunu Galatea'ya belirtmiş olmanız, onun belki de doğru karışıma sahip olduğuna mı işaret ediyor acaba?
C: Çok muhtemel!
(Galatea) Peki bu kesin olarak olacak mı, yoksa sadece olabilir mi?
C: Sana bağlı.

*******
Kanallama için çok şeyler söyledik,burada ise bunu yapabilecek bireylerin durumu ve kapasitesi hakkında özel ve dikkate alınacak bazı şeyler anlatılıyor,

"C: Faydalı BH iletişimi kurmaya gerçekten uygun ve muktedir olan bireyler NADİRDİR. Hazırlık için hem genetik, hem ruh potansiyeli, hem de misyon kader profilinin uygun olması gerekiyor. HEPSİNİN doğru karışımda olması gerekiyor."

Bazı bölümleri böyle mercek altına almak sanırım kimseyi sıkmıyordur,bunu hem kendim izahta eksiklikler yapmamak hem de okuyanın ilgisini tam çekmek için yapıyorum,

Zira kanallama işi çok ehemmiyetlidir ,

Bir çok kişi kanalım var ben bunları yukarılardan aldım ,ben özelim şeklinde korkunç bir aldatılma ile kendilerini ve etrafı rahatsız etmekteler , izleyenler de bu olağan üstü şey neymiş şeklinde karmaşık duygulara kapılmaktadırlar,

Bunu dinler programını üstlenmiş olanlarda da gördük ,kanal açılınca onu her iki unsur yani BH ve KH rahatça kullanırlar,onun için kanallamaya "tehlikeli sular " denmekte,

Hatta ve hatta ouija tablası yoluyla sağlamlaşmış zannedilen K. bilgileri celse yapıcılar bile buna yani KH nın uygulanmasına maruz kalmışlardı ,evvelce bir kaç defa işaret etmiştik,

"S: (L) Bir keresinde bu bağlantı kaynağını kişisel meseleler için kullanmanın, onu bozulmuş bir KH kaynağına çevireceğini söylemiştiniz. Bu kaynağı bazen kişisel meseleler ve sorular için kullandık. Bu herhangi bir şekilde bilgi akışını bozdu mu ve KH moduna doğru kaydırdı mı?
C: Yalnızca aşırı olduğunda."

O durumda BH nin ve KH nin  bir ying yang çemberinde olduğu gibi  dönüşlerinde dengeyi nasıl belirgenliştirdiğini çok iyi anlamak lazım
Yani BH nedir KH nedir üzerinde esaslı bir şekilde düşünmek gerek fonksiyonları yönünden kesin hudutlarla ayrılmış zannedilseler de aslında aynı fenomenin dönüşen unsurlarıdır,
Bunu insan davranışının psişik halleri üzerinde de uygular anlamaya çalışırız,kötülüğü kendine yaşam tutturan birey bir evcil köpeğin, kuşun veya dünyasal bir güzelliğin esiri gibi davranabilir narsist mazohist davranışları yanında bazı şeylere ait sevgi dolu tutkularını sergileyebilir,

Zira bu her iki unsur var oluş etmenleridir, konuyu bütünlük duygusu idraki ile düşünmelidir,

Esasta herkesin kanalı kendi farkındalık ölçüsünde açıktır,bunu özel usuller kullanarak yani bariz ve biraz insanı sarsan bir açılım sağlamak için bahsettikleri genetik hazır olma ve misyon profillerinin devreye girmesi gerekir, "uygun  karışım" ,

Kişi gelmiş olduğu evrensel ruhsal bilgilerindeki şüpheyi kaldıramadığı durumlarda  5Y de gerektiğinde kanalım açılsın ve hakikat bana üst benliklerimce gösterilsin şeklinde "misyon kader profili" tipi bir hazırlık yapmışsa "Nedir bu kanal işi" nde bahsettiğim gibi özel usuller kullanılarak açılır, kişi o öğretiyi aşabilirse yani hazırlık safhasında standart usulleri geçebilirse obsedasyona uğramadan yetişir, durulur,

Bunu bir ara benim kanalım açıldı diyen bir kaç kişiyi  bir masaya oturmuşken özel sorularla test ettim, anladım hepsi aynı eğitim özelliklerinden bahsetti ve bunlar standart usullerdi,

Daha sonra bunların bir kısmı obsedasyona uğrayıp saçmalıklar yaptılar diğerlerinin ise durumunu bilmiyorum,
Bunu arada bir ben Mehdiyim, Halifeyim, İsayım ,Musayım veya Allahtan emir aldım şeklinde ortada dolaşan tiplerde görmekteyiz belki bazı cemaat liderlerinin de bu kanal takıntısı ile etrafındakileri sürüklediklerini söyleyebiliriz..

Medyumik kanalım diye aldıkları bilgileri sıralayıp kitap yazanlar komün oluşturanlar da var ,bunların hakiki çehrelerini zaman zaman K. celselerinin sorgulamalarında öğrenmekteyiz

"S: Kanallama işi biz farkında bile olmadan genetiğimizi veya DNA'mızı veya varlığımızdaki bir unsuru gerçekten de değiştiriyor mu?
C: Evet, dereceli olarak.
S: Bu kanallama yaşamlarımızda ve yaşam biçimimizde değişikliklere neden olacak şekilde etki edecek mi?
C: Evet.
S: Kendimizi buna adarsak, bu bir şekilde korunacağımız ve yardım alacağımız anlamına gelir mi?
C: Yakın.
"S: (L) J. Z. Knight'ın Ramtha'yı kanalladığı iddia edilior. Ramtha kimdi?
C: Başlangıçtaki kaynak geçerliydi.
S: (L) Peki değişti mi?
C: Hırs.
S: (T) Yani J. Z. Knight sahte bir kanallama yaptı?
C: Evet. "

Başka bir alıntı,

" Aslında tüm bunlar Gurdjieff'in çarpık bir dünya veya evren ve gerçeklik görüşüne dayalı olarak insanlar üzerinde yaptığı deneylerdi.
Ve bu bir bakıma şeyi açıklıyor... nasıl söyleyebilirim? Neden Gurdjieff'in gruplarının bu kadar verimsiz olduğunu. Verimsizler. Hiç birinin kendi hayatlarında bile gerçek bir fark yaratan birşeyden bahsettiğini görmüyorsun. Oturuyorlar, toplantılar yapıyorlar, sessizler ve güya kendilerini gözlemliyorlar; bazı hareketler yapıyorlar vesaire. Ve William Patrick Patterson'ı örnek alacak olursak hiçbir şey başarmıyorlar.
Ve toplum için hiçbir şey yapmıyorlar. Bir tür aydınlanma veya gelişim sağlayan bir insan etrafındaki insanlarla veya evrenle birşey paylaşmıyorsa ve yapmıyorsa, sadece kendi mümkün gördüğü şekilde evren için iyi bir işçi oluyorsa, o zaman bunun anlamı nedir? Bu kısır bir sistem!
Bir keresinde Gurdjieff'in Enneagram sisteminin %50 civarında doğru olduğunu söylemiştiniz. Bunu hatırlayan var mı? (Andromeda) Bunu tam olarak hatırlamıyorum ama bu konudan bahsettiğini biliyorum.
(L) Enneagram'ın ne anlamda faydalı bir araç olduğunu bilmek istiyorum.
C: Yalanlarda bile bir parça gerçek vardır. Gurdjieff kendi sistemini kurmak için hayal gücünü ve medyumları kullandı. O tür bir projede bazı gerçeklere ulaşmak olağandışı bir durum değildir. Yoksa bunun hiçbir anlamı olmazdı! Enneagram sistemi, bir farkındalık girdisi olmaksızın 3. yoğunluk sistemleri için yeterince doğru.
S: (Joe) Yani insanlardan farkındalık girdisi gerektirmiyor... Sadece basit bir okuma.
(L) Yani Enneagram, mekanik sistemin çalışma biçimi gibi birşey."

Başka biri,

"S: Billy Meier yalan mı söylüyor?
C: Biraz. Abartılar ve sahte resimler.
S: 'İyi adamlar' mı, yoksa 'kötü adamlar' tarafından mı ziyaret ediliyor?
C: İkisi de. "

Ararsak başka örnekler de bulabiliriz,

"S: (L) Şimdi, web'deki bu "Zeta Talk" materyali hakkında birşeyler öğrenmek istiyorum.
C: Spesifik.
S: (L) Tamam, bunun meşru ama pek çok alakasız bilgiyle de dolu bir kaynak mı, yoksa başlı başına bir dezenformasyon kampanyası mı olduğunu öğrenmek istiyoruz.
C: Meşru değil.
S: (L) Zeta'ları kanalladığını iddia eden bu kadının ardındaki enerji nedir?
C: Ego.
S: (L) Okuduğum kadarıyla, pek çok başka kaynağın bir karışımı gibi... Sitchin'den, Velikovsky'den, Cayce'den malzemeler vardı... Diğer sitelerden almış olamayacağı hiçbir şey yok. Ra, bizimki...
C: Evet.
S: (L) Pek çok hatalı bilgilerle dolu bir karışım oluşturmuş.
C: Evet.
S: (L) Ve kendi uydurduğu bir yığın şey de var.
C: Evet.
S: (L) Ama Ark'ın dediği gibi iyi organize edilmiş bir web sitesi. Görünüşe göre epeyce destekçisi ve hayran kitlesi var.
C: Bunu yapmak isteyen herkes tarafından yapılabilir. "Zetaların" insanları yaklaşan dünya değişimleri konusunda uyarmak için enerji harcayacağını düşünüyor musun gerçekten?
S: (L) ...Anlaşılmıştır. "

*****
Ve Aziz Paul meselesi ,kanal ve gördüğü rüya ve vizyonları ile insanlığı 2000 sene meşgul eden bir dinin çıkarılmasına ve zamandaki eklentilerle bir çok değişime uğrayan hale gelmesine sebep olmuştur ,onun hakkında da çok şey yazıldı aktardık yorumladık ,hatırlatma olarak alıyorum,

*******
"(L) Ben de onu söylemeye çalışıyordum. [kahkaha] Gerçekten çok şey okudum ve birkaç küçük yanıt almayı çok istiyorum. Öyle görünüyor ki Yahudi İsa Josephus'un yazılarında betimlediği çeşitli farklı karakterlerin unsurlarından oluşuyordu. Perealı Simon vardı, Galileli Yehuda vardı ve isimlerini hatırlayamadığım başkaları vardı. Bu adamlar daha ziyade ihtilalcilerdi. Ama elbette biliyoruz ki birisi için ihtilalci veya terörist olan, bir başkası için özgürlük savaşçısı olabilir. Bu adamlar temel olarak dinlerine, yani Yahudi inancına bağlıydılar ve Romalıların onların Kutsal Şehrinde yaşayıp şehri yönetmesi, rahiplerini ataması ve onlara ne yapacaklarını söylemesi hiç hoşlarına gitmiyordu. Onların dinine ve çok güçlü dinsel inançlarına göre tek yönetici Tanrı'ydı ve Tanrı'nın yönetimine de rahipler aracılık ediyordu. Rahipler ise Roma temsilcisi tarafından değil halk tarafından seçiliyordu. O yüzden çok mutsuzdular ve rahatsızdılar. Sonuç olarak belirli gruplar arasında dinlerinin daha katı bir versiyonunu oluşturdular ve Josephus bunu Dördüncü Felsefe diye tanımlıyor. Romalılara karşı büyük bir ihtilal hamlesi yapmak için yahudiye/İsrail/Filistin'in tüm halklarından destek topluyorlardı.

İnsanların sonradan Kudüs Kilisesi diye ifade ettiği orijinal grubun bu olduğunu düşünüyorum. Ama bu aslında kesinlikle bir Hıristiyan Kilisesi değildi. Temel olarak dinci bir topluluktu ama perde arkasında isyana hazırlanıyorlardı, silahlanıyorlardı ve Roma'ya isyan etmek için dinen ve maddi olarak hazırlık yapıyorlardı. Şu ana kadar yaptığım tanımlama doğru mu?
C: Evet
S: (L) Tamam. Paul Tarsuslu olabilir de, olmayabilir de ama İncil'de "Elçilerin İşleri" bölümünde tanımlandığı gibi bir Roma vatandaşı değildi muhtemelen. Bu onu Roma'ya belirli bir şekilde götürmeye yönelik özel bir tanımlama biçimiydi yalnızca. Paul ya Şam'da ya da Antakya'da veya yakın bölgelerden birinde yaşayan Helenik bir Yahudi'ydi. Bana öyle geliyor ki, o devrimci grubun üyeleri olan Kudüs Yahudileri onun yaşadığı bölgeye geldiler ve dini kancaları kullanarak adam topluyorlardı. Paul o süreçte onların başına bela olmaya başladı. Paul Ferisi olduğunu söylüyor ve Ferisilik Yahudiliğin çok çok katı bir biçimiydi ve dolayısıyla da aralarında doğal bir çatışma noktasıydı. Şu ana kadar doğru mu?
C: Evet
S: (L) Mücadele buydu. Paul bir Ferisi'ydi ve diğer Ferisileri onlara karşı doldurdu. Bana öyle geliyor ki Steven'ın taşlanması muhtemelen asla olmadı. Doğru mu?
C: Evet
S: (L) Perealı Simon ve Yehuda ve Matta ile başlayarak, ki Büyük Hirodes zamanlarında bu şahıslar belki öldürülmüşlerdi, belki de henüz yaşıyorlardı, bu şahısların apokaliptik anlamda "dirildikleri" inancı vardı. Cebrail'in Vahiy Taşı dedikleri bir yazılı taş bulundu ve o yazıtla ilgili bir yorum kitabı yazan Israel Knohl o yazıtların Perealı Simon'un ölümüne dair olduğunu düşünüyor. Gerçekten de öyle mi?
C: Evet
S: (L) O yazıtta Perealı Simon'un ölümünden üç gün sonra tekrar dirileceği yazıyormuş. Ölümünden sonra dirildiği söyleniyor. O yazıtta ayrıca Simon ve diğer şehitlerin kanının, ki Josephus bu şahısları çok yanlış bir şekilde anlatmış olabilir, göğe yükselen bir tür manyetik madde olduğunu ve tanrının intikamını çekebileceği de ima ediliyor. Bunu çok ilginç buldum. Bu görüşler o sırada İsrail'deki bazı gruplar arasında yayılıyordu. En azından Ölü Deniz Parşömenlerini hazırlayanlar arasında. Bu parşömenler arasında bazı parçaları bulunan Etiyopyaca Enok kitapları örnek olarak ele alınıyor. Herkes arasında yaygın bir bilgi değildi bu ama bana öyle geliyor ki kahramanların tanrılar olarak dirilmesine dair GrekoRomen fikirleriyle de benzeşiyordu iddialar. Ve herkes ölmüş olan liderlerinin dirildiğini iddia ediyordu. Perealı Simon'un, Galileli Yehuda'nın ve ilgili diğer bazı şahısların. Bunlar fiziksel dirilmeler değildi, sadece birer vizyondu. Sorum şu: Bu vizyonları gördüklerini iddia eden insanlar söylediklerine gerçekten inanıyorlar mıydı yoksa devrimlerine insanların desteğini sağlamak için bunu bir propaganda olarak mı kullanıyorlardı?
C: Bazıları gördü, sonra diğerleri de gördüklerini iddia etti.
S: (L) Peki "İsa" adı bu noktada mı gündeme geldi? Bu Yahudi devrimci lider veya liderler Yeşu olarak mı tanımlanıyorlardı?
Musa'nın sağ kolu Yeşu? Yani normalde yaşarken başka bir adı olan, örneğin Perealı Simon veya Galileli Yehuda diye bilinen kişi ölüp dirildikten sonra Yeşu olarak mı adlandırıldı?
C: Evet
S: (L) Tamam, şimdi bir fikir yürüteceğim. Sabırlı olmanız gerekiyor. Paul o grupla mücadele ettikten sonra bir vizyon gördü. Romalılar tarafından öldürülen o Yahudi'yi mi gördüğünü düşündü?
C: Pek sayılmaz.
S: (L) Ama o grupla belirli bir ilişkisi vardı...
C: Vizyonu yanlış yorumladı ama bu yanlış yorum çevresinden kaynaklanıyordu yalnızca. Simon nasıl öldü?
S: (L) Askerler onu çölde kovalıyordu ve biri ona kılıcıyla vurdu ve onu öldürdü. Sanırım kafasını uçurdular.
C: Haç yok muydu?
S: (L) Hayır, haç yoktu. Pekala... 
C: Paul bir haç gördü.
S: (L) Demek Paul bir haç gördü.
C: Trophaeum üzerinde Sezar resmi.
S: (L) Yani Paul o süreçte etrafında olan bitenlerden o kadar etkilenmişti ki, gördüğü gerçek bir vizyonu başta yanlış yorumladı ama sonradan ne olduğunu anladı, öyle mi?
C: Evet
S: (L) Ve Paul'ün teolojisi sizin bize 4. Yoğunluk varlıklarının yaşadığı 4. Yoğunluk alemi olarak tanımladığınız realitelere ve bu dünya veya alemde bir hayat yaşadıktan sonra gittiğin veya mezun olduğun bir yere çok benziyor sanki.
C: Evet
S: (L) Paul'ün ruhsal beden fikri bile çok benzer çünkü o krallıkta et ve kemikle yaşanmadığını söylüyor. Bedenin bir tohum gibi ekilmesinden ve ruhsal bir beden olarak büyümesinden bahsediyor. Sanki fizikselliğin değişken olduğu bir başka gerçeklikten bahsediyor. Ve beklediği değişikliğin zamanı geldiğinde hala burada olanların bile göz açıp kapayıncaya kadar değişmiş olacağını söylüyor hatta.
C: Evet
S: (Perceval) Peki Paul'ün gördüğü vizyon nasıl bir vizyondu?
C: Sezar'ı gördü ve gördüğü kişinin bir Yahudi bireyi olduğunu sandı. Ama kısa bir süre sonra vizyonu anladı. Paul var gücüyle insanları kurtarmaya, dünyayı dönüştürmeye çalışıyordu ve bu nedenle de amaca hizmet eden her durumda "herkese herşey oldu." Kudüs'teki grup da onun gözünde herhangi biri gibi kurtarılması gereken bireylerdi.
S: (L) Doğru anlıyorsam Paul başta Yahudi bir birey gördüğünü sandı o vizyonda ama kısa süre içinde yanlış yorumladığını anladı. Çünkü Perealı Simon'un haçta ölmediğini biliyordu. Gördüğü şeyin Trophaeum üzerindeki Sezar olduğunu anladı mı?
C: Evet
S: (L) Yine de gördüğü Sezar'ı amacı doğrultusunda Yahudi bir adamla harmanladı... (Perceval) Kudüs'teki grubu etkilemek için mi?
(L) Yani bunu kasten mi yaptı?
C: Evet
S: (Perceval) Mesajı kitleler için değiştirdi.
(L) Yahudilere mesajı iletirken herkese aynı mesajı mı verdi?
C: Hayır
S: (L) Açıkça herkese herşey olduğunu söylüyor. Yahudilerle birlikte olduğunda Yahudi. Başkalarıyla karşılaştığında onlardan biri. Ama "tüm bildiğim Mesih'in haça gerildiğidir" dedi. Teolojisini bir 4. Yoğunluk vizyonuna dayalı olarak geliştiriyor. Herhangi bir bireyden, tarihsel bir kişiden bahsetmiyor hiç. Bunun kasıtlı olduğunu düşünüyorum. Odaklandığı şey 4. Yoğunluğun tezahürüydü. Herhangi bir insandan kasıtlı olarak bahsetmediğini, vurgusunu farklı bir yöne yaptığını düşünüyorum. Doğru mu?
C: Evet
S: (L) Ama bu da büyük bir soruna yol açtı. Roma'da bir kilise vardı. Paul Roma'ya gitmeden önce, Roma'daki bir Hıristiyan kilisesi olduğu düşünülüyor bunun. Romalılar Kitabını bu kiliseye yazdı. O bir Yahudi kilisesi miydi?
C: Hayır
S: (L) Yani Yahudi insanlarla bağlantılı bir kilise değildi, bir Yahudi sinagogu değildi, Yahudi mesihi bilenlerin ve tapanların mekanı değildi?
C: Hayır
S: (L) Sezar tapınımıyla bağlantılı olarak, Yahudi olmayan bir grubun kilisesi miydi?
C: Evet
S: (L) Sezar'ın suikaste kurban gitmesinden iki nesil sonrası bu. İki nesilde pek çok şey olabilir.
C: Evet
S: (L) Paul Roma'ya gittiğinde... Her ne kadar Elçilerin İşleri kitabı herşeyin Kudüst'ten doğduğunu iddia etse de, herşey Roma'dan doğuyor veya kaynaklanıyor gibi görünüyor.
C: "Elçilerin İşleri" kitabı birşey iddia ettiğinde, tam tersini düşünün.
S: (L) Pekala, Roma'da belirleyici birşeyler var. Paul Roma'ya vardığı zaman ne oldu? Roma'ya bir Kudüs esiri olarak mı götürüldü?
C: Paul Kudüs'e üçüncü defa gitmedi asla.
S: (L) Kudüs'e üçüncü defa gitmedi asla ama Roma'ya gitti. Gittiği zaman oradaki kilise onu nasıl karşıladı?
C: Sıcak bir şekilde."
Bu hususta bir özet konuyu bitiriyorum,
"S: (L) Paul ve Kudüs kilisesindeki insanlar Jül Sezar tapınımını aşağı yukarı evrensel olan Mesih karakterinin tapınımıyla değiştirme fikrine mi vardılar?
C: Evet
S: (L) Onun bir Yahudi Mesih olmasını mı planladılar?
C: Hayır, o sonra geldi.
S: (L) Peki Paul gerçekten de onları odaklarını Sezar'dan ziyade evrensel bir yaratıcı tanrıya yöneltmeye mi ikna etti?
C: Evet
S: (L) Çünkü bu Yahudiler arasında güçlü bir kavram.
C: Evet
S: (L) Yani Paul o Kudüs kilisesiyle bir ikna faaliyetinde bulundu ve bir süre birşeyleri değiştirdiler. Sonra Kudüs yıkıldı. Ondan sonra herşey değişti ve bir nedenle farklı şekilde işlendi.
C: Politika.
S: (L) Yani Roma kilisesi bunun..."

Ara..

Tgur

#1885
YORUMLAR XXII

(Perceval) Bir soru daha. Çin'deki serap, birkaç hafta önceydi, hatırlıyor musunuz? (Galatea) Oo, evet! Gökteki şehir!
(Perceval) Gerçek miydi?
C: Gerçek bir serap.
S: (Perceval) Olağanüstü bir serap...
C: Evet, fazlasını bekleyin!
S: (Perceval) Sızıntıyla alakalı bir olay mı?
C: Hayır. Atmosferik etkiler.
S: (Pierre) Kırılmadan kaynaklandığı için daha fazla olacak çünkü kırılma atmosferdeki ısı kademeleriyle orantılı. Üst atmosfer giderek soğuduğu için daha fazla serap olacak.
(Perceval) Ve daha büyük.
C: Evet
S: (Galatea) Müthiş birşey. Neden gökte bir şehir göremiyoruz?
C: Bekleyin!
S: (Galatea) EVET! Burada bir tane göreceğiz!
(L) Pekala. Saçmalaşıyoruz, iyi geceler diyelim. (Galatea) Saçmalaşmak eğlenceli!
C: Şimdi gevşeyin ve gösterinin tadını çıkarın. Hoşçakalın.
(Galatea) Ba-bay! Teşekkürler.

******
Bir önemli celsenin son bölümü, neden kaydettim, en sondaki "gevşeyin ve gösterinin tadını çıkarın" cümlesi,

Dünya illüzyonuna kapılmış bir yaşam sürülüyorsa bu cümle gelip geçici bir kapanış temennisi gibi doğal ve nezaketle veda işareti veren bir söz olarak gelse de bana önemli ve üzerinde durulması gerekli gibi geldi,

Tad çıkarmak, olan yaşanmışları bir zevk veya aldırmayan bir algıyla mümkün olur, bunu sağlamak nasıl olur,
Binbir türlü aksaklıkları veya bireysel yaşam sürdürme mecburiyetlerine bürünmüş bu beden içindeyken,

Mesela iştah yerinde ama vücut obeze yakınsa sakınacağın bir çok gıda var ama onların cazibesine kapılmak algıları gevşek ve aldırmaz tuttuğunda olayı çığrından çıkarmakta sonuçta vücudu hareket edemez hale getirmekte,

Ben çekerim acının en katmerlisini
Bazen de sevginin en renklisini
Zıtlık evriminin o mahir döngüsüyle
Ben bulurum burada gerçeğin en zahmetlisini

Şimdi bu dörtlüğü buraya yapıştırmanın kendini fazla ortaya çıkarma isteğinin bir tezahürü görüp şahsi kınama içindeyim,bir nevi zihinsel gerginlik ,bu durumda gevşeme nasıl olacak,

Dörtlüğü tekrar okuyup ne yazmışım diye baktığımda en son mısra ile olayı özetlemişim, gerçeğin zahmetli olduğunun idraki,

Felsefeye de fazla dalmadan bu gerçek neymiş,
Gerçek bu dünya yaşamının bir illüzyon olduğunu tam idrak etmekte yatıyor, buna tam inanıyor muyum ,o halde yaşamsal aksaklıkları fazla yapmamaya çalışıp ,eğer bu dikkatli hale rağmen kaçırırsak da neticede en kötü sonuç yoğunluk değiştirmek konusunu bir eşikten geçmek olduğuna kani olursak onu yani gerçeği biraz yakalamış olmuyor muyuz,

İşin can alıcı kısmı defalarca belirttiğimiz gibi etrafta oluşandan tam ilgisiz gibi değil yapılması gereken ne varsa sonuna kadar etkili yapmak ,ki burada çok defa uyanamayanların benliğimizi dışlamasına sebep veren farkındalığınızla gelişmemiş ortam bilgisinin yükselmesine şu veya bu yolla  istemeden yardımcı olmak geliyor, (anlaşılması güç bir cümle)

Aldırmayan olunca ,bunun da sebeplerini her kişinin bilinçte yükselmesinin kendi uyanış senaryosu içinde düşünmek ve pek üzülmemek gerekiyor,  en azından ortada olan KH davranışını gözlere sokmak için fazla abartılı olmadan ve kendimizi zedelemeden ne lazımsa yapmış olmak,

Sonra bütün bunlara rağmen düzelme olmazsa oluşan KH aurasında yaşarken bilgiyle kazanılmış algı auralarını devreye sokup kendi öz benliğimizi yıpratmamak geliyor, sonuçta ,

Bu zedelenmeden sakınma işinde  KH davranışlarına pek rezone olmadan hassas bir şekilde yapmak gerekiyor zira üst benliğin de bu işlerde bir nevi takipte olduğunu hatırlamak gerekli,bütünlüğün olağan işleyişi,

Bu durum bana bir zamanlar hiç ummadığım bir şahsın durup dururken "bu dünyanın içinden başka bir dünya çıkacak" demesi ve beni oldukça etkilemesi geldi,zira o zamanlar başka bir kanal bilgisinden "çift çekirdek dünya" kavramı üzerinde ne denmek isteniyor anlamaya çalışıyordum,

K.lar da bir yerlerde "dalgaya intibak edip adapte olanların dışındakiler ne olacak sorusuna, onlar 3Yi geçici olarak yaşayacaklar" cevabını aldılar,

Tam bu noktada Bozadi dostun çok yeni aktardığı Laurayla yapılan podcast'tan bir alıntı,

" Aslında burada bu değişikliklerin bazılarını deneyimleme sürecinde olduğumuzu düşünüyorum. Dünyanın geri kalanının yaşadığından çok farklı bir gerçeklikte yaşadığımı biliyorum. Karşılaştırma bile yapılamaz. Üçüncü yoğunluktasınızdır ve ikinci yoğunluk ile etkileşime girebilirsiniz, ama algılarınız onlarınkiyle aynı değildir. Yani, onları düşünebilir, tanımlayabilir, analiz edebilir ve benzeri şeyleri yapabilirsiniz ama artık orada değilsinizdir. Ve bence üçüncü yoğunluğun ikinci yoğunluktan büyüklüğüne kıyasla dördüncü yoğunluk üçüncü yoğunluktan çok daha büyük. Ama yine de, değişimleri deneyimliyoruz, bunların gerçekleştiğini görüyoruz. Görüyoruz, içindeyiz, dalganın ortasındayız. Ve değişen gerçekliklerin kaotik olduğunu söylediğimi hatırlayın. İşte bunun ortasındayız. Yeni bir gerçekliği ortaya çıkaracak olan kaosun ortasındayız. Ve kabul edelim ki, makrokozmik değişimler tarih boyunca kaotik ve şiddetli olmuştur. Ve bence bu evrenin ekonomisinin bir parçası ve pek çok insan ölecek çünkü hazır değiller. Hazır değiller."

Bütün bu olan veya olacakları bizim alıştığımız zaman döngüsü dışında bir yerlere oturtmaya çalışmalıyız, 4Y deki değişken fiziksellik üzerinde de düşünmek gerekir, zira yoğunluk ifadesi bilinçte gelinilen farkındalık ile ilgili ortamın maddesel olması sadece bilincin yarattığı bir husus,

Ne oluyor ,4Y e mi geçtik şimdi,

Olabilir dalganın gelişini lineer bir algı dışında tutarsak ve K.ların zaten delga içindesiniz ifadelerini ve geliştirmeye çalıştığımız farkıdalık yapısındaki zihni idraklerle, belki biz şu anda 4Y nin değişken fiziksel yapısında olduğumuzu düşünemez miyiz,

İllaki kesin hudutlarla ayrılmış kavramlara mı takılacağız yahut tarihsel kehanetlere mi , zihnimizin kabullerini kıyıya vuran deniz dalgalarının gel gitleri gibi illüzyon /eterik hayat standında mı tutmalıyız,

Bu iş tapu memurlarının araziye sınır çekmesi gibi değil ,
İdrak sınırlarının genişlemesi ile, K.lardan,

"Eğer ki şu an bulunduğunuz 3. Yoğunluk gerçekliğinin yüzeyi yakında yırtılıp, parçalara ayrılacaksa, bu size neden dert olsun ki, veya konumuzla daha ilgili olarak; neden sizi böyle korkutuyor ki ? Sizlerin bu 3. Yoğunluk KH düşünce tarzının ötesine geçiyor olmanız gerekiyor. "

Gevşe ve tadını çıkar..

Ara..




sybleman

"Eğer ki şu an bulunduğunuz 3. Yoğunluk gerçekliğinin yüzeyi yakında yırtılıp, parçalara ayrılacaksa, bu size neden dert olsun ki, veya konumuzla daha ilgili olarak; neden sizi böyle korkutuyor ki ? Sizlerin bu 3. Yoğunluk KH düşünce tarzının ötesine geçiyor olmanız gerekiyor. "

Bu alıntıyı ben de çok seviyorum. Yüzey nasıl oluşturulduysa aynı şekilde zamanı gelince yırtılacak.


Bir filme denk geldim. Kitabı da varmış. BH ve KH 'ı aslında öyle güzel tanımlamış ki görsel olarak. Zamanınız varsa tamamını izlemenizi önerebilirim.

KH görseli.
https://youtu.be/rt4bu2bUxQU?t=2155

Karşısındaki kişiyi manipüle etmeye çalışıyor. Gövdesindeki karadelikten diğer kişinin enerjisini kendine çekerek enerjisini düşürüp onu ikna etmeye çalışıyor. Bunu bu şekilde yaptığının farkında bile değil. Diğerinin enerjisini çalıyor. 

BH anlatımı zaman işaretiyle aldım. Şu sahne.
https://www.youtube.com/watch?v=rt4bu2bUxQU&t=4321s

Birbirinizin enerjisini almayın bilakıs verin. Her zaman, kuralsız ve şartsız. K'ların başkalarına hizmet ederek kendime hizmet ediyorum deyişini görsel olarak anlayabiliriz. Diğerlerine akmadan önce içinde büyür. Onlara sevgimizi göndermek. Evet 3y için belki fiziksel yardım da sevgi göstergesi olduğu için şuanda onu da doğruluyor.

https://youtu.be/rt4bu2bUxQU?t=4454

Eğer enerji verdiğimiz kişi de bize enerjiyi geri gönderiyorsa işte burada başkasına hizmet ederek kendimize hizmet ediyor oluyoruz. Enerji kişiler arasında gidip geldikçe büyüyor ve artıyor. 

K'ların Kabile ruhu ve belirli bir kapasiteye ulaşmak tabirleri de bunu işaret ediyor. BH eğilimli kişiler bir kabile oluşturduğunda ve bu grup belirli bir enerji kapasitesine ulaştığında olacak olanlar. K'lar bununla ilgili birşeyler iletmişlerdi.


Alıntı YapO DNA'lar, hücrelerimizde zaten mevcut olan başka bazı DNA'ların akışını kesintiye uğrattı. Fakat hiçbir şey yapamıyor çünkü blokaj
intronları yerleştiren bir enfeksiyonla bloke olmuş durumda. Sanırım zamanın bir yerinde bu durum değişebilir, hatta tersine dönebilir,
hem de çok hızlı bir şekilde. Birşeylere yaklaşıyor muyum?
C: Kesinlikle! Yaklaşan zamanlar çok ilginç olacak, özellikle de ağ tam kabile gücüne doğru genişlerse ve pek çok başkaları da merdivendeki
bir sonraki basamağa çıkmak için inisiyatif alırsa.
S: (L) Yani bir bakıma diyorsunuz ki, çakraların birleştirilmesi örneğinde olduğu gibi ağın genişlemesi gerekiyor ve bu da muhtemelen az
önce bahsettiğiniz "yardımcı" faktörlerin devreye girmesine yardımcı oluyor. İnsanlar birleştiği zaman birbirlerine hem beden içinde hem
de beden dışında yardımcı olabiliyorlar, böylece DNA değişiklikleri yapabiliyorlar ve tüm sistemlerinde değişiklik yapabiliyorlar. Önemli
birşey. Ağ güçlendiği zaman, çakralar birleştiği zaman, yardımcılar bedenlere yardımcı olduğu için insanlar bu DNA değişikliklerini
yaşayacaklar ve bunu yaşadıkları için de mezun olmaları, bir üst seviyeye çıkmaları gerekiyor. Bu herkese anlamlı geliyor mu?
(Pierre) Daha fazla üye ve...
(L) Daha ilgili, daha aktif...
(Chu) Miktar önemli değil ama. Güç diyor çünkü. (Perceval) Bunu soralım: Tam kabile gücü nedir?
(L) Bu nicelik anlamına mı, yoksa nitelik anlamına mı geliyor? (Data) Yoksa her ikisi mi?
C: Her ikisi.
S: (Pierre) Yani bu kritik kütleye ulaştığın zaman, bu etkiye sahip olabiliyorsun. Grubun gücü tüm üyelere yayılıyor ve değişiklikleri
tetikleyebiliyor?
(L) Söylediğiniz şey bu mu?
C: Evet!
S: (L) Kabile kritik kütleye ulaştığında, insanların DNA'sını değiştirmeye başlayacak.
(Pierre) Değişmeye başlayacağız. Yeni kollarımız, duyargalarımız, ekstra gözlerimiz olacak... [kahkaha] (Perceval) Ve kürkümüz! (Kniall)
Pierre, aynı anda dört alet tutabileceksin!
(Chu) Ve pek çok başkası da merdivende bir sonraki basamağa çıktığında, yeni insanların yükselmesi için yer açılmış olacak.
(L) Sanırım şu çok önemli; eğer insanlar bu geçişi yapmak istiyorlarsa [ç.n.: İncil'de bahsedilen] akıllı bakireler gibi olmaları gerekiyor:
inançlarını korumalılar, çabalarını sürdürmeliler ve kendileri için hemen netice elde edemeseler bile bir günden bir güne bir adım atmalılar.
Doğru mu?
11 Ekim 2014
1380
C: Evet.
S: (L) Tamam.
(Perceval) Tam kabile gücü, Gurdjieff'in bahsettiği "200 kişi" ile alakalı bir kavram mı?
C: Yeterince yakın.



Tgur

İnsanlarda yerleşmiş keskin ego bulaşıklığı ile oluşmuş yaşam budur inancı ancak kendinde almadan vermeyi hisseden BH yollu kişilerin davranışları ile kırılıyor ve uyanış başlıyor,
Dokuz kehaneti çok evvellerden okumuştum filim ile hatırlatma iyi geldi sybleman..

Tgur

#1888
YORUMLAR 210

C: Bu tür tüm faaliyetler şu anda aşırı derecede riskli. Kişi belirli bilgi platolarına yaklaştıkça saldırılar artar, ama bir kez ulaşıldığında tehlike buharlaşıp kaybolur.

******
Muhteşem bir bilgi,konu Lauranın Meksika seyahati yapacağı esnada her hangi bir tehlikeli durum olabilir mi sorusuna ait gelişen cevaplar sonundaki cümle, düşündürücü bir çok cevap sonunda daha doğrusu sorulan bazı sorulara cevaben sık sık "bunu sen de keşfedebilirsin" önerilerinin yanında olay şu cevapla sonlanıyor,

"S: (L) A  dışında diğer çocuklardan herhangi biri daha tehdit altında mı?
C: Bunu hatırlayacağını umuyoruz. Ve bunu sevgi ve ilgimizden dolayı yapıyoruz. Bu doğrudan bilgi ile ne yapacağın senin seçimin. Bunu ancak misyonun doğrudan tehdit altındayken yaparız. Saldırı en büyük hale geldiğinde, KH güçleri için en tehdit edici olanlar, kendilerini yok etmelerine neden olmak üzere en güçlü ve doğrudan programlamaları alır. Aynı şey, potansiyel kaşiflere yakın olan en hassas kişilerin başına da gelebilir. Bunu daha önce de gördün. Periyodik aralıklarla dönecek."

Yorum yaparken bazen çetrefilli dil kullansam da ki okuyan dostların anlamak için iki defa üç defa okuyup ancak anlayabilirim cevaplarını da duydum,esasta sadelik ve basitlik peşindeyim konuları kendi zihnime göre yorumlarken her zaman bu basitlik metodunu kullanmak istiyorum ama bazı cümlelerim uzunca oluyor,

Özetsel bilgi vermede mahirimdir ,gençler benim sözlerimi okurken biraz zorlanırlar biliyorum mesela deminki cümlede "mahirim" gibi eski bir kelime kullandım, "yetenekli" demek ama bilmeyen bunu anlamak için google girme zahmetine katlanmalı diye düşünürüm,bu sıkıntı için neden böyle hassasım,

Gençlerimizi hatta bir zamanlar beni de tahsil hayatında ezberleme ile yetinen araştırma yaptırtmayan  bir öğreti standına soktular "gayret etme söyleneni dinle,okuduklarını belle yeter" ikazları ile,oysa ,

"Gayret etmeyen karnını doyuramaz" "İşleyen demir ışıldar" ve o KH diye tanımladığım eski çalıştığım yerde insan bilinçlerine çengel atma için kullanılan ama son derece düşündürücü özel cümleler,ben de baştan bunlara kapılmıştım ama şimdi belirtmemde beis yok zira konunun özünü maksatlarını yakaladım ama çok çekici bir tanımlama, şuna bakın,

"gayretsiz geçen zaman harcanan sabırdır"

Konuya dönelim, bu bilgide geliştirmek istediğim  cümlelerdeki palamarları çözmek,

"Saldırı en büyük hale geldiğinde, KH güçleri için en tehdit edici olanlar, kendilerini yok etmelerine neden olmak üzere en güçlü ve doğrudan programlamaları alır. Aynı şey, potansiyel kaşiflere yakın olan en hassas kişilerin başına da gelebilir. "

Bu tip saldırılara bir çoğumuz bilgiyi alıp inceleme ve içindeki gerçeği anlama yolunda çok sık  rastladık, yazdığınızın birden silindiğine veya buna benzer başka aksaklıklar, bu olayı diğer şeylere bağladık kendi hatamıza veya kullandığımız P.C.nin aksaklığına, mekanik arızasına, hayır, çok defa bu KH müdahalesidir,

Zira o  bilgiyi kavramaya anlamaya ve inanç haline getirecek bir sonuca yaklaşmışsınızdır,saf bir çaba ile "potansiyel keşiflere" yaklaşmışsınızdır,

Bu olaya yakın olanlar yani şu anlatılanları tam idrak edenler birden uğraştıkları konu üzerindeki bu tehlikenin ortadan kalktığını da görmüşlerdir,

" ama bir kez ulaşıldığında tehlike buharlaşıp kaybolur."

Alışkın ve bu anlattığımla çok karşılaşan biri olarak bu izahı yaparken bile şu anda bilgisayarın zorlamalarına terk et bu çabayı dedirtecek aksaklıklara maruz kalıyorum ,yazdıklarım kayboluyor kayıyor ,buna karşı tedbirliyim sık sık yazdıklarımı kopyalar  saldırıları böylece savuştururum,

Kısaca bir bilgide keşif tamamlanınca zarar verici KH uğraşıları buharlaşıp kaybolur, yani bir konuda saf gerçeğe ulaşıp bilmek zararlı olaylara karşı en büyük kalkandır,

Bu illüzyonda yaşarken yani henüz uyanık değilken "bilmenin" nasıl bir koruyucu olduğuna aldırmayız, ya monoteist bir yaklaşımla fıtrat falan denir veya öyle bir tabusal yaklaşım yoksa kendi yetenekletinizin içindeki bir olay olarak narsist kişiliğimize ekler egosal tavrı yani gurur denen sahte kişiliği sürdürürüz,

Bu sistemin yaşam içinde böyle seyrettiğine bilmeyenlerin stress dosyaları oldukça kabarıktır, bunu en çok kendisine evrensel konular hakkında açıklama yapmaya başladıklarımızda görürüz "ağabey benim  bilgilerim yeter bana fazla açma ne olursun",

Gerçekten bu kişiler sınırsız olan zihin özelliği düşüncelerinde araştırmalara dalıp bazı açılımlarla saf gerçeklik dediklerimizle karşılamaya keşfetmeye başladıklarında KH saldırısına uğramış ve belki nahoş denilen olaylarla karşılaşmışlardır, bir kısmı ise anlatılanların yüksek ve yabancı olan tavrından zihinsel çalışmada adeta beyin şalterleri kapatılmış esnemeye uyku haline kaymaya başlamışlar ve sonuçta olayı şeytanlara cinlere bağlamış ve korkuyla bunları yani bu tip bilgileri terk etmiş yanına bile yaklaşmaktan çekinmişlerdir,ara alıntı,

"Bazı bakımlardan normal bir hayat yaşayabilirsin gerçekten ve biz de insanları dünyada yapabilecekleri şeyleri yapmaya teşvik ediyoruz zaten, yaptıkları şey onları mahvetmedikçe veya kayıtsızlığa veya uykuya çekmedikçe.

C: Dikkate alınması gereken şeylerden biri şu: "Normal hayat" denen şey BH'nin genişlemesi mi yoksa KH'ye daralma mı?
S: (Artemis) Bu kişinin bakış açısına bağlı. Normal bir kişi için normal bir hayat daha KH nitelikli sanırım.
(L) Sanırım normal bir hayat yaşamaya çalışan bazı kişiler için en büyük sorun, bunu yaptıkları zaman, maddeci paradigmaya göre normal bir hayat yaşamaya çalışan başka kişilerle etraflarının çevrilmesi. Bu onlar için açılmayı, iletişim kurmayı, paylaşmayı ve yaptığımız listedeki şeyleri yapmayı imkansızlaştırıyor genellikle. Çünkü etraflarındaki insanların çoğunun ayarları bunları yapmaya uygun değil. O yüzden de Mouravieff'in dediği gibi asimile oluyorlar. Uyanıklıkları, farkındalıkları giderek azalıyor ve antenleri kapanıyor. Bir tür KH kara deliğine doğru düşüyorlar.
(Joe) Tabi kendilerine bunun olmayacağını söylüyorlar."

Oysa bizler özellikle bu sitedeki ve uğraştığımız sair kanal bilgileri ile KH kabiliyetleri ve teknolojilerini uygulamada nasıl etkin olduklarını ve diğer saf Oryon deney gerçeklilerini anlamaya başladık çoğunu idrak ettik ,

Merak ile bakalım bu dost neler yazmış modunda olanlar saldırının böyle genişleyen çeşitliklerdeki gerçekliklerini bilmiyorsa karşılaştıkları karşılacakları olayları analiz edip ya bu işi yani okumayı yahut sitedeki uğraşılarını terk ederler veya onayladığımız tarzda üzerindeki objektif idraki sürdürüp saldırıyı temizlemiş buharlaştırmış olurlar,

Makbul olan bu son söylediğim ,
İşte şimdi kendimde K.bilgileriyle haşır neşir olmanın yerleştiği bir benzerliği fark ettim,K.lar her hangi bir soruya bir iki maddelik cevaplar verirken en son ısrarla sorulan soruya " bir evvelki cevaba bakın" veya söylediklerimizden veya sizin sorduğunuz çeşitliliklerden "ikincisi" gibi zihin çalıştırıcı cevaplar verdiler,

Kasıt nedir ,geriye dön soru ve cevapları tekrar oku incele, blinçlenmede ne güzel bir metod,
Bundan memnunum ama herhangi bir bilgiye takılmamayı da öğrendim,

Burada saldırı işinin ne olduğu ve çeşitliliği üzerinde fazla şeyler söylemek kişilerin bunun ne olup olmadığı hakkında en iyi keşiflerinin ancak celseleri şahsen takip etmeleriyle oluşacaktır,

Her ne kadar sitede çeşitli dostlar bunun üzerinde yorum yapsalar da, olay yani saldırı işi bilgi ve idrakleri ile gelişen bilincin DNA daki oluşan zihinsel ve bedensel değişiklik ve evvelce haiz olunmayan durumlarla kabiliyetlere ulaşma olgularıyla karışabilir,

Mesela tabuya takılmış ve insanları ayıran zihnim bir gece gördüğüm renkli ve halen unutamadığım bir rüya sonunda sabah kalktığımda  dinsel saptırmalarla  insanlar  arasında oluşturduğum o KH vari  dil,din,ırk,kadın ,erkek,ve ilh..gibi ayırım düşünceleri tamamen temizlenmişti , o zamanda tamamen dersem yine yanılırım zira çok keskin şüpheci halim kolay kolay eksilmiyor,

O sıralar bu konuda vurgulamalar ,gerçekte ayırımın katiyetle olmadığını çok sevdiğim ve şimdi göçmüş Destan amca diye biri vasıtası ile de olmuştu, her sabah yanıma gelip sohbet ettiğimizde,
Altı ay evvel kaybettiği eşi ile her gece vizyonda buluştuğunu ve onun dinsel ayırımcı olduğunu bilen eşinin "Destan ayırım yoktur herkes birdir Tgur'un söylediklerine bak o doğruyu söylüyor" diye ikazlarından bahsederdi ,"hep senin söylediklerine benzer şeylerden bahsediyor" diye yarı inanmış haliyle bana adeta sitem ederdi, zira evvelden gerçekte dinsel bağnaz bir bilinç yapısı vardı,

Bu olaylar benim de senelerce hatta asırlarca oluşmuş o dayatmalara kapılmış bilincimin de tımar edilmesine yarayan bir bütünlük uygulaması idi ,yukarıdaki arada verdiğim alıntı cımbızlamasında nasıl  gerçek dile getiriliyor tekrar bakalım,

"(L) Sanırım normal bir hayat yaşamaya çalışan bazı kişiler için en büyük sorun, bunu yaptıkları zaman, maddeci paradigmaya göre normal bir hayat yaşamaya çalışan başka kişilerle etraflarının çevrilmesi. Bu onlar için açılmayı, iletişim kurmayı, paylaşmayı ve yaptığımız listedeki şeyleri yapmayı imkansızlaştırıyor genellikle. Çünkü etraflarındaki insanların çoğunun ayarları bunları yapmaya uygun değil. O yüzden de Mouravieff'in dediği gibi asimile oluyorlar. Uyanıklıkları, farkındalıkları giderek azalıyor ve antenleri kapanıyor. Bir tür KH kara deliğine doğru düşüyorlar.
(Joe) Tabi kendilerine bunun olmayacağını söylüyorlar."

Bu şüphelerden sıyrılmış evrensel ve gerçek anlayışım için kendimi çok takdir ederim,hatta bir dörtlüğüm bile var,

Ey insanım arandaki çizgi ne
Bütünlükten bu mu kondu özüne
Mevlananın gel gel diye sözüne
Bakar durur ayırana yanarım

Kısaca olanları bu karışıklık içinde sadece saldırıya bağlamak da bu işte subjektif bir yoldur, ayırımı keşfe çıkan bilinç objektif zihinsel ve bütünlük çalışmaları ile çözecektir..

"Bilinç her şeydir,Tanrı her şeydir,her şey tanrıdır"

Ara..

sybleman

Alıntı YapSORU: Her üçüncü yoğunluk derecesi varlığının, esasen altıncı yoğunluk
derecesinde bulunan ama gerektiğinde kendisine doğru yönelen bir
Yüksek Benliği bulunduğunu söylediniz. Bu Yüksek Benlik de, birinciden
başlamak üzere sırayla yoğunluk derecelerinden geçerek tekâmül eder
mi ve her Yüksek Benliğin, benzer şekilde, kendisinden daha ileride
bulunan yoğunluk derecelerine erişmiş bir Yüksek Benliği var mıdır?
RA: Bu kavramı basitleştirmek istiyoruz. Yüksek Benlik, altıncı yoğunluk
derecesinin sonuna yaklaşmış olan akıl/beden/ruh bileşimine,
gelecekteki benliği tarafından armağan edilmiş bir tezahürdür. Varlık,
yedinci yoğunluk derecesinin ortalarında bulunurken, Yaratan'ın
Bütünlüğü ve Birliği'ne doğru dönmeden ve ruhsal (spiritüel) kütle
kazanmaya başlamadan önce yaptığı son hareket, bu kaynağı -sizin
zamanı ölçtüğünüz gibi ifade edersek- altıncı yoğunluk derecesinde
bulunan kendi benliğine vermektir.
O zaman bu benlik, yani altıncı yoğunluk derecesinin sonlarına
yaklaşmış olan benlik, artık hem deneyimler düşünceler ve eylemlerden
oluşan canlı bellek bankasının tümünü ve geride bıraktığı akıl/beden/ruh
bileşimi bütünlüğü' nün kaynaklarını kullanarak bir çeşit sonsuz karmaşık
düşünce-formu üretme onur/görev'ine sahip olur.
Bu yolla kendinizi, Yüksek Benliğinizi (ya da Evrensel Ruh'u) ve kendi
akıl/beden/ruh bileşimi bütünlüğü'nüzü bir daire üzerindeki üç nokta
olarak görebilirsiniz. Tek fark ve ayrım içinde bulunduğunuz zaman/uzay
(mekân) sürekliliğinden kaynaklanmaktadır. Yoksa hepsi aynı varlıktır.

O zaman bu benlik, yani altıncı yoğunluk derecesinin sonlarına
yaklaşmış olan benlik, artık hem deneyimler düşünceler ve eylemlerden
oluşan canlı bellek bankasının tümünü ve geride bıraktığı akıl/beden/ruh
bileşimi bütünlüğü
' nün kaynaklarını kullanarak bir çeşit sonsuz karmaşık
düşünce-formu üretme onur/görev'ine sahip olur
.

6y'nin sonlarında yüksek benlik onurunu/görevini almak. Bu görevi alan 6y varlığı düşünce formu üretme
onuruna da sahip oluyor. Yani kendinden kendini doğurmak. Ve şu kısım da önemli altını çizmek istiyorum. Geride bıraktığı akıl/beden/ruh bileşimi bütünlüğünün kaynaklarını kullarak... Birleşirken vazgeçtiği bedenler bilinçler.. Bunların kaynaklarını kullanarak. Kendini oluşturan kaynaklarını kullanarak.

Skarabe böceği ile ilgili bir bilgi denk geldi. Ve direkt olarak bu konuya değiniyor.

K'lara iletilen sorularda bu tam olarak ortaya çıkamamış.

Alıntı YapS: (L) Eski Mısır'da kutsal sayılan bokböceği esas olarak neyisembolize ediyor?
C: İş.
S: (L) Temsil ettiği şey iş miydi? Peki ama...
C: Yaptığı iş.
S: (L) Bokböceğinin yaptığı mı?
C: Düşün. Ne yapıyor?
S: (L) Bokböceği diğer canlıların atıklarını küçük toplar haline getiriyor. Doğru yönde miyim?
5 Aralık 1994
161
C: Devam et.
S: (L) Ve sanırım bokböceğinin sonsuz hayatı temsil etmesinin nedeni de o topların güneşin döngüsünü temsil etmesi olabilir. Aman
tanrım, sanırım anladım. Mısırlılar bunu güneşin göyüzü boyuncaki hareketine benzettiler. Tabii aslında bokböceğinin yaptığı tek şey
dışkıları küçük toplar haline getirmek. İş derken kastettiğiniz şey bu mu?
C: Yakın.
S: (L) Bokböceği hakkında bildiğim herşey bu. Lütfen, burada bana yardım etmek zorunda olacaksınız.
C: Yaşam döngüsü.

Yaşam döngüsü. Aslında burada bir benliğin tek bir enkarnasyon yaşam döngüsünden bahsetmiyor. 6y deki yüksek benliğin ürettiği düşünce formlarını aldığı eğitimde başarılı olanların yükselerek kendilerinin de bir 6y varlığı olması ile döngüye giren bir yaşam döngüsü. Tabii lineer ve tek yerde konumlanan tek varlık gibi algılamayı bırakarak bakmak lazım. Anlatması zor içiçe kendini doğuran ve kendinden kendini büyüten bir yapı.

https://aktuelarkeoloji.com.tr/kategori/bir-mitos/yeniden-hayat
https://tr.wikipedia.org/wiki/Khepri
Alıntı YapBok böceği bir diğer adıyla skarabe, çok eski ve ilginç bir hayvandır. Bir skarabe yumurtadan çıkınca ilk olarak bir bok topunun içine gözlerini açar, dışkı topu içerisindeki larva zamanla solucana dönüşür. Pupa evresi adı verilen süreçte skarabe bu yuvada tıpkı bir ölü gibi kıpırtısızdır, bu evrenin sonunda yetişkin skarabe dışkı topunu yuvarlayarak yeraltından çıkarır ve suya götürür. Eriyen dışkı topunun içinden yavru skarabeler serbest kalır, yaşamla tanışırlar. Bok böceği dışkıyı çok sayıda elini kullanarak bir top haline getirebilmesiyle nadir bir yeteneğe sahiptir, fakat asıl ilginç olanı bu topları daima doğuya doğru yuvarlamasıdır ki bu da onun gelişmiş bir yön duygusuna sahip olduğunu gösterir. Ekolojik olarak çok faydalı bir hayvan olan bok böceğinin dünyaya geliş döngüsü hem de yön bilgisi, dahası güneşle kurduğu ilişki ona başka anlamlar yüklemiştir. Bunların başında yeniden doğum gelir. Mısırlılar skarabelerin pupa evresini gözlemleyerek ölülerini tıpkı bir koza gibi mumyalamaya başlamışlardır. Eski Mısır inanışında ölüler de skarabeler ve güneş gibi bir pupa evresi geçirirler. Koza ya da mumya içerisindeki bu evre sonunda ikinci yaşama uyanılacaktır. Bundan dolayı ölen kişinin bedeni mumyalanırken kalp kısmına onu korumak amaçlı bir "kalp skarabesi" konulur. İnanışa göre her ölüm devamında dirilişi de getirecektir.

Mısır'da skarabe sembolizasyonu oldukça önemlidir. Kendi kendini doğuran skarabe güneşin gökyüzünde hareketini kumanda eden Kheper'in hiyeroglif işareti olarak bilinir, ayrıca Güneş tanrısı Ra'nın da önemli sembolleri arasındadır. Bok böceği biçiminde mühür ve muskalar bugün dahi şans ve uğur getirecek tılsımlar olarak itibar görürler. Skarabe bereketin, sonsuz yaşam döngüsünün, güneşin olduğu gibi erkek üreme gücünün de temsili olarak Mısır'ın feodal kültürüne katkı sağlamıştır.

Yüksek benliğin düşünce formlarını deneyim küresine alması. Onların derslerini tamamlayanlarını logosa ulaştırıp orada eriyip mutlak benliğe ulaşmasını sağlayarak 6y yolunda ilerlemelerini sağlıyor. Tabii bu süreçte kaç enkarnasyon, kaç gerçeklik, kaç benlikle sonuca ulaşılıyor kim bilir. Yukarıdan aşağı dağılan ve çoğalan, aşağıdan yukarı ise birleşen ve toplanan bir yaratım. Birden bire yolculuğun açılımı mısırda skarabe böceği. Biz gelecekteki siziz'in farklı bir anlatım şekli. Biz siziz siz de bizsiniz dedikleri. Her varlık bunu seçiyor mu? Sanırım seçmiyor. Belki de sadece gezginlerin seçtiği bir yol. Birleşmek sonra tekrar dağılıp nerede ihtiyaç varsa oraya gitmek. Bilincini sınırlayıp tekrar kendini bulmak. Laura'lar için de gezgin miyiz sorusuna açık dedikleri cevap da sanırım bunu gösteriyor.

Düşünce formu nedir diye bakarsak. Aslında şekillendirilmiş veya kodlanmış bilinç gibi düşünülebilir. 3y insan formundaki bilinç, 6y bir gezgin, veya büyü ile oluşturulan bir düşünce formu, veya egregora bağlı düşünce formu... Bilinç sahibi, düşünebilen ve bazı temel bilgilerle donatılmış saf bir bilinç parçacığı.

Alıntı YapS: (L) Sizin grubunuzun yaratıcılarının, gezici yolcular olarak isimlendirilen süper eski atalar olduğunu belirtmiştiniz. Bu terimin anlamı nedir
ve bu varlıklar kimdir?
C: Gezici yolcular birer varlık değildir. Gezici yolcular birleşik düşünce formudur.
S: (L) Neden gezici yolcular olarak isimlendiriliyorlar?
C: Çünkü tüm gerçeklik biçimlerinden geçiyorlar. Birleşik varlık formundan ortaya çıkıyorlar.

Birleşik düşünce formu. Logosu ifade ediyor. Tüm gerçeklik biçimlerinden geçiyorlar. Derslerini tamamlayıp 6y deki birleşik varlık formuna geri dönüyorlar.

Alıntı YapDoğru izde miyim?
C: Evet. Ama tüm "ruhlu" bireylerin, parçalı bir 6Y ruhunun/varlığının üyeleri olduğunu belirtmek istiyoruz.
Gelecekteki/yüksek merkezleriyle bağlantı kurmaya başladıklarında, bu aynı zamanda, ruh gruplarının diğer üyeleriyle de doğal bir bağlantı
kurulması anlamına geliyor.

Bütün ruhlu bireyler 6y varlığının üyeleri. Ruh gruplarının diğer üyeleriyle açılan bir bağlantıya da sahibiz. Geçen gün bahsettiğim Luna'nın günlüğü yazısındaki kalpten kalbe giden iplikçikler. Birbirimize bağlıyız. 6y bağlantısı sağlanınca diğer üyeleri hissetmek görmek bazen o olmak çok olası ve beklenen bir durum.

Bu yazıyı 3 kez farklı şekillerde yazdım sanırım. Tgur abi dediğin gibi aksaklıklar. Önce bir kısmını değiştireyim derken sildim. Sonra taslakta duruyordur dedim baktım paylaşınca siliniyormuş. :)