Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 9 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#1410
7Y her var olanla beraber demekteyiz o halde bu ruh bağlantısı olmayan OP  leri nasıl tanımlayıp bir yere koyacağız,

Evvela ruh denirken ne kastediliyor ona bakacağız ,

Ruh tektir ve insanda kendini tanımlayacak  komplex vaziyete gelmiştir,en ufak bir zerrede de olan o potansiyel harikulade insan beyninde bir "koliner dalga okuyucu" olarak ruhun fonksiyonel parçaları olarak birliğin ve tekliğin üst benlik dediğimiz segmentleriyle ilişki kuracak duruma gelmiştir,

Bir atomdaki pencere ile nötrinolar ile iletişim kurma bir safhada yürümekteydi ama insanın yorumlayıcı sorgulayıcı kabiliyeti olan beyin yoluyla olay birlik ve bireysellik ayrılık konumunu fark edecek tarif edebilecek kapasiteye gelmiştir,

İnsan yaşayışındaki ortaya konup bir deney uygulaması olarak kısa dalga döngüsü ile fizksel /ruhsal bir macera sergilenip birliğe gidişin daha süratlenmesi istenmiş ve olan biten bu maceranın ince yollarına sürüklenmiştir,

Acının negatif bir pozisyonda itekleyici gücü ile pozitifin etkilenip istenen birliğin yani 7Y nin beraberliği tekrar sağlanmış olacaktır.


Tgur

#1411
YORUMLAR LXXXV
S: (L) İnsanlarınki de birleşik ruh mu veya oraya mı yöneliyor?
C: Parçalı.
S: (L) İnsanlar parçalı ruh. Bir zamanlar birleşik bir ruh muyduk?
C: Bir zamanlar ve gelecekte.

------------------------------------------------------------

Ruh tektir dendi ve burada bir bölünmeden bahsediliyor,bu alıntı celsenin başlarında yani anda yaşamın ne olduğu veya zamansızlığı henüz idrak noktasında olmayan lineere odaklanmış bilinçlere hitap,daha sonraları geçmiş gelecek yoktur her şey anda oluşmakta gibi 3Y bölümünü anlayışta çok zorlayacak bilgiler akacak,

Aynı zorluğu deneyerek anlatılanları anlamaya çalışalım,

Ruhun tekliği ve bölünmüşlüğü arasındaki gizi çözersek ve 7Y bütün var oluşta mükemmel harmanlanmıştır ifadesinin getirdikleri üzerine bilinçsel yoğunlaşırsak ayrılık ve birliğin kelepçelerini de açmış oluruz,

Ayrılık malüm madde deneyimi esnasında ele alınan ve kutupsal gerginliğin enerjisi ile çalışan bir anlayışın sergilenmesi ,bu niçin derseniz bir olanın kendini sınaması veya parçada olanları izlemesi üzerine kurgulanmış bir oluş şekli, kendini sınaması ifadesinde çok ilkel olabiliriz parça halinde  derken de yetersisiz belki ,

Ancak bilinci açmaya çalışan ve bireysellik içinde asırlarca KH etkileri ile adeta o sahte ayrılık gerçeği üzerine bombardımana tutulmuş varlıklarız, sahte derken de subjektif haldeyiz en iyisi kısmet olup da 7Y de birleştiğimizde olayı çözeriz demeliyiz,

Burada da subjektif bir yorum attım ,7Y birleşimini masallardaki gibi Kaf dağının ardında birçok engel ve zaman geçirecek şeklinde kavuşulabilir gibi çok uzak mesafelere attım, hayır, çeşitli anlarda ayrılığın tam yoğunlaştığı kısımlarda birliği idrak edip rapture olanlar var içimizde ,

"Bir ben var benim içimde","Ete kemiğe büründüm Yunus diye göründüm","Enel Hak" diye feryat eden Hallaç ve şimdi aramızda da olan çeşitli bireyler ve ilh. hatta ben bile "her zerreyle bütünüm" diye dörtlükler çıkarıyorum, neden, bu ifadeler kendimi ortaya çıkartıp parlatmak için mi şahsen bu dünya titrinin peşinde olmak benim en uzağımdaki bir duygu,ne denirse densin,kınansın umurumda olmaz ,o hissi tam manası ile duyan idrakimiz özelliğimiz oldu ve senelerce de dilimizden düşüremiyoruz,

Ancak bu hissi olur olmaz ortamlarda beyan etmek zarar verici olabilir onun da farkındayız, demek ki bilgide karmada eksikliklerimiz var tamam olsaydık bu yoğunlukta olmazdık,

Ortamın farkında olup bu hassasiyeti sürdürmek yani bu yaşam rolünü yaparken bu illüzyona inanmamak,

27.02.2016
Şu söze bakalım Clemente Fransesco dan
"Zeka hayat rolünü oynama becerisidir"
Buna bir ilavesi var zihni çalıştıran,
"Beceridir fakat role inanmadan"

İnanmadan uygulama nasıl olur
Hani her zaman dilimizde ,gerçek budur
Oysa gerçeğin göreceli olduğuna inanan
Olur yaşamın bir rol olduğunu anlayan.

"Gerçek göreceliliğin sınırsızlığında sonsuz yüzlüdür"

Ara..


sybleman

#1412
Tgur abi burada galiba üst benlik ile bağlantı da devreye giriyor değil mi? Yani şöyle hayal ediyorum. Bir üst benlik var 7y. Bunun parçalarının farklı parelel ve boyutlarda yaşadığı deneyimler var. Bunların hepsi üst benlikte birleşiyor değerlendiriliyor.

Ama işte parçalı ruh nedir?

Yuksek benlikler daha fazla deneyim kazanmak için ruhun bir kesimini mi bedenlere aktarıyorlar. Yani bir bedende birsen fazla üst benliğin ruh parçası olabilir mi?

Yoksa k ların bahsettiği kleopatra benzetmesinin bir anlamı yok.

Eğer böyle ise de hatırladığımız geçmiş hayatlar kleopatra benzetmesinde olduğu gibi farklı ruh parçalarının farklı deneyimleri mi

Çok mu karıştırdım

Tgur

#1413
Dilim biraz çetrefilli gibidir ama bu son ruhun tek olduğu izahında her şeyi çok açık anlattığımı sanıyorum lütfen dikkatlice oku,

Ruh tektir peki bu ayrılık niye soruyorsun ve ben de her zerrede varım diyorum o halde ortada yüksek benlik alçak benlik diye kavramın sadece madde illüzyonunda ortaya gelen bir bir ayrılık konusu içinde düşünülmeli , anlaşılmalı ve onların bizlerin bir nevi soyunup geldiğimiz kendimiz olduğunu idrak etmeli,yani üst yoğunluk bilgeliğinde olan kendimiz 7Y,

Tabii ki o benlikleri duyacak onlarla ilgilenecek bir bilgi patlaması ve farkındalık gelişirse onların seslerini anlayabilecek kapasiteye geliriz,kanal işlerinde etken olan budur ,

Yalnız kanal işlerken negatifin de bu kanalı kullanabileceği unutulmamalı ,niye negatif girsin saf ve temiz üstlerle konuşma değil mi derseniz işleyen ve etkin olan denge kanunundaki negatifin fiziksel yoğunluklarda etkisini var olduğunu unutmamak lazım,

Bizler 5Yi atlatacak mental bir duruma gelene kadar artık fiziksel sahadaki yaşayışımıza bu olumsuzluk daha üst yoğunluklara düşünsel bir halde olsa da ulaşacaktır ama maddeyi terk etmiş halimizde bu sadece uyarıcı bir nitelik kazanıp bizim BH yolundaki davranışımızı rafineleştirecektir,

Bu sebeple sana kanal yoluyla şu şöyle bu böyle diyenlerin her sesine kulak asma acizane tavsiyem,
Zira kanalda obsedasyon tehlikesi her an olabilir.




sybleman

#1414
Sanırım anladım Tgur abi demek istediğini. Sonuçta hepimiz aynı bir olanın parçalarıysak ruh da tektir. Biz oyuz, her zerrede biz varız. Anladım demek istediğini.

Kanal olayında dediğin gibi sıyrılma gibi bir durumdayım. Yani dediğin gibi duyma durumu kesilmiyor ama anlayış farklılaşıyor.

 
Alıntı Yap. Temizlenmeye başlar
başlamaz, sürekli veri ve bilgi girişine müsait hale gelecekler ve geldikçe de temizlenecekler. Bu meditasyon ve soluyuş bir kaçış değil,
iyileşme. Ayrıca gün boyunca, realiteye dikkat etmeniz ve ilüzyona düşmemeniz gerekiyor. Tamam, programın bu bölümünü hallettik.
İnsanlar travmalarından ve programlarından arınıp ilüzyonlardan kurtulduklarında, realiteyle daha iyi bir şekilde yüzleşebilecek ve düşünce
güçleriyle çakralarını birleştirebilecek. Sanırım bu, üst entellektüel merkez ve üst duygusal merkezle bağlantı kurmak anlamına geliyor.
Elbette önce duygusal merkezle bağlantı kuruyorsun ve zeka da onunla birlikte geliyor. Diğer bir deyişle, insanlar bu yolla bir anlamda
gelecekteki kendileriyle birleşiyorlar. Doğru izde miyim?
C: Evet. Ama tüm "ruhlu" bireylerin, parçalı bir 6Y ruhunun/varlığının üyeleri olduğunu belirtmek istiyoruz.
Gelecekteki/yüksek merkezleriyle bağlantı kurmaya başladıklarında, bu aynı zamanda, ruh gruplarının diğer üyeleriyle de doğal bir bağlantı
kurulması anlamına geliyor.
S: (L) Tamam, ve insanlar bu bağlantıları yapmaya başlar başlamaz, bu spiral veya labirent hareketini yapmaya başlıyorlar... Aman tanrım,
bu tıpkı insanların, toprak üzerinde ekin çemberleri haline gelmesi ve dünyanın zihninde veya bedeninde sinir devreleri yaratması gibi
birşey. Veya şu anda anladığım şey böyle. Ve bu da onların zihinsel blokaj gibi şeyler yapmalarını sağlıyor... Bu zihinsel bloklamayı etkili bir
şekilde nasıl yaparsın? Sadece "Ben zihinsel blokajım! Ben zihinsel blokajım" diye düşünüp dans mı edersin?
C: Hayır hayır hayır! "Ruhun Duası"nı hatılıyor musun?
S: (L) Yani dans ederken bunu söylememiz gerekiyor, öyle mi?
C: Bazen. Bazen de kelimeler farklı olacaktır. Bazen ilahi, bazen şarkı gibi olacaktır.
S: (L) Peki bu kelimeleri nereden bulacağız?
C: Bunları rüyalarınızda size veriyor olacağız

Bu bağlantı haliyle ilgili bir deneme yapıyor sanırım bedenim ve ruhum. Gündelik bir işin ortasındayken bir anda bir sinyal gibi bir şeyin beyni bloke ettiğini hissediyorum. Yani o anda tamamen yaptığım işi durduruyorum. Çünkü bilinç kendini bir yere transfer ediyor gibi o andan çıkıyor. Aynı o genişleme ve maddesellikten çıkış hissiyle birlikte zihinde sanki tek değilmişsin de herkese bağlanmışsın gibi oluyor. Ama aktif kullanamıyorum, çözemedim. Sadece bir bağlantı var ama frekans uymuyor gibi. Sanki her bilgiye ulaşacakmışsın da kilidi açamamışsın gibi. 

Belki de ruh parçalarından aktif olanlar çağrı yapıyor ve uygun olanları toparlamaya ve birlik olmaya çağırıyorlar.

sybleman

#1415
Sanırım bu zihinsel blokaj dedikleri kastettiğim şey değil. Sanırım KH müdahaleden kendini soyutlamak anlamında söylenilmiş.

sybleman

#1416
Alıntı YapS: (Chloe) Laura ve ben bir ruh grubunun veya grup varlığının parçası mıyız?
C: Sence?
S: (Chloe) Evet.
C: Ve...
S: (Chloe) Bence bir grup ruhunun parçalarıyız... bu her ne anlama geliyorsa ve bir amacımız var; sanırım benzer bir ilgimiz var ve bu da
gerçeği keşfetmek. Ve aynızamanda kendimizi ilerletmek.
C: Ve...
S: (Chloe) Bir grup ilerlediği zaman, bu diğerlerine etki ediyor...
C: Nasıl etki ediyor?
S: (Chloe) Çünkü sanırım hepsi bağlantılı.
C: Nasıl mesela?
S: (L) Anladım! Zeus'la ilgili olan... Çocukların büyütülmesi, çeşitliseviyelerde çeşitlişekillerde hareket eden "çocuklar" tarafından
belirlenen kalıplar, tezahürler ve sonunda herşey 7. yoğunluğa geri dönüyor.
C: Herşeyin geri dönmesi ne anlama geliyor?
S: (L) Bir ile birleşme. Ve bu sürekli devam ediyor...
C: Peki Chloe ne diyor?
S: (Chloe) Hepimiz 7. yoğunluğa geri döndüğümüz zaman ne olduğunu mu kastediyorsunuz?
C: Ne düşündüğünü kastediyoruz.
S: (L) Zeus'un efsanelerine benzer kalıplar içindeysek ve çeşitli yerlere yayıldıysak, dünyadaki çeşitli deneyimlerimiz çok parçalı durumda ve
büyüyüp ilerledikçe doğruya ve tam anlama ulaşıyoruz ve tüm bu deneyimlerin bilgeliğiyle tekrar bir araya geliyoruz.
C: Evet, ama sadece "Dünya" değil.
S: (Chloe) Başka birseviyeye gitmekten kastettiğim şey bu...
C: Ama, Chloe, ya Dünya'da olmayanlar?
S: (Chloe) Onlar da aynı süreçteler.
C: Evet.
S: (Chloe) Onların farklı efsaneleri mi var?
C: Farklı herşeyleri var... Ama son analizde, aslında tamamen aynı şey!
S: (Chloe) O zaman sanırım herkes sonlu fiziksel varlıklarından mezun olduğu zaman aynı yerde farklı bir titreşimde bulunuyorlar ve şu
anda düşünemediğim başka derslere, deneyimlere ve ilerleyişlere yöneliyorlar.
C: Ama "an" nedir?
S: (Chloe) An mı? Bunu uzun zamandır düşünmemiştim!
C: Ya da düşündün, ama sadece onu bu şekilde algılamıyorsundur?
S: (Chloe) Muhtemelen öyle. Laura ve benim içinde bulunduğumuz grup, bu amaç için çalışanlar, kaç kişi?
C: Kendiniz keşfedin.
S: (Chloe) Bir denemek istedim! (L) Bunun üç domino, üç pizza dilimi, domino setimde eksik olan üç dominoyla bir ilgisi var mı?
C: Pek sayılmaz, ama anlıyoruz ki Dominos iyi pizza yapıyor!
S: (L) Neden sürekli pizzalara referansta bulunuyorsunuz? İtalya'da birşey mi var? [Bekleyiş] Cevap vermeyeceksiniz galiba?
C: Hayır.
S: (L) Pizza konusunu şaka olsun diye sormadım...
C: Ama biz şaka olsun diye söyledik. Neşe!
S: (L) Biz burada tüm bunlara bir anlam vermek için kafayı yiyoruz, siz orada 6. yoğunlukta şaka yapıyorsunuz!
C: "Kafayı yemeye" gerek yok.
S: (Chloe) Pencere camı sırf dikkatimizi çekmek için mi patladı?
C: Peki ya mozaik?
S: (L) Bilgi parçalarını toplayıp mozaiği bir araya getirmesi gerektiğini mi söylüyorsunuz?
C: Yakın. Veya kavramı ezberleyip gerçekleştirmek.

Alıntı YapS: (Chloe) Düşünmek elektriksel birşey. İnsan elektriksel bir yankı mı oluşturuyor ve belirli kombinasyonlar kümülatif ve üssel bir uyum
oluşturuyor mu? Düşünen belirli grupların diğerlerinden veya bireysel olandan daha fazla üretimde bulunacağı şekilde?
14 Haziran 1997
673
C: Yakın. Şimdi, Chloe için öneri: Yönlendirilen bir dalga etkisinin gelişimine şahit olmak için frekansları birleştir; gücü arttırır.
S: (Chloe) Bu yedili grupla mı ilgili? Pizzanın yedi dilimi?
C: Elbette! Akışa izin vermek nasıl etki yapıyor, görüyor musun Chloe?
S: (Chloe) ...İyi bir pizza yapabilir miyiz?
C: Doğru malzemeleri kullanırsanız.
S: (Chloe) Bu ne anlama geliyor?
C: Tarifler

7 li diye tarif ettikleri grup için ilginç geldi. Çünkü bir vizyonum aklıma geldi.

Tgur

#1417
YORUMLAR LXXXVII

S: (L) Yapabileceğimiz birşey var mı? Yani evcil hayvanlarımızdan kurtulmamız mı gerekiyor?
C: Bu kadar katı birşey önermeyiz. Fakat dikkatli olun: 3. yoğunluk KH yönelimi 2. yoğunluk üzerinde "hakimiyet" düşüncesini de içerir ve bu yalnızca dalganın yaklaşmasıyla artan enerjinin doğal bir neticesi... Derslerin bazıları oldukça ilginç gerçekten. Sizden daha düşük kapasiteli olanları zorla tutup esaret altına almanın "iyilik" amacıyla olduğunu varsaydığınızda, sizden daha yüksek kapasiteye sahip olanların da aynı şeyi sizin için düşünmekte olmasını neden beklemeyesiniz?!?

---------------------------------------------------------------------

Konu 2. yoğunluk hayvanların yapışık ruhlar çekebilmesi ve onlara mani ve bundan kurtulma hakkında istek üzerine söylenenlerin üzerinde gelişmekte,

Bu bölümden neler çıkarabiliriz,

İyilik sanarak hayvanları doğal yaşantısının dışına çıkarıp hapsetmek, burada hakim olma kendi emellerine doğru sınırlama dışında başka neyi yüceltebiliriz, yalnız bir kişi isek bu yalnızlığımızı gidermek için bir başka varlığın hürriyetini kısıtlıyorsunuz, bu taraftan bakalım,

Efendim evcil hayvanları yanımızda tutarsak onların insan olma hakkını daha kolay kazanacaklarını sanıyoruz, bu bir iyilik olarak kabul edilemez mi, hayır ,hürriyeti kısıtlamak ne zaman iyilik oldu,
Bu manzaraya bakarak kendimizin de halen KH olduğunu kabul ederek üst yoğunluk KH elemanlarının bizim üzerimizde yaptıklarını başka açılardan değerlendirmek gerekli,

Evet bu bilgileri aldıkça özümsedikçe onların bizim üzerimizde gerçekten kötü emelleri olduğunu hissediyoruz,nedir o ,

Hürriyeti sadece bu maddesel illüzyonun geniş ve zevk verecek unsurları üzerinde düşünür ve orada kalırsak gerçekten KH emellerini biraz makul görebiliriz, onların da istedikleri bu maddeye tapan ve bu döngüden çıkmak istemeyen bir tavır ve bu haris bilgi dışını düşünemeyen kalabalıklar üzerinde hükmetme,

Diğer yandan evrensel gerçeklikte yaratılan bu madde illüzyon odağının çok küçük bir yeri kapladığı ve yaratım mozaiğinde sonsuz olasılıkların olduğunu fark edince maddede yaşam kafeste yaşamakla eş oluyor, asıl hürriyeti kısılan biz oluyoruz,

Sevgi denen unsurun sadece sexe bağlı olan taraflarının tamamen  dışında BH yoluyla beslenebilen ve harikulade başka yollara doğru açılan genişleyen genel bir yaratım olayı olduğunu anlayınca bedeni bağlayan palamarlar çözülüyor,

Oldukça yoğun ülkece bir deprem olayı geçirdik ve olan biteni acı ve sevinç karmanyolası altında hala devam ettireceğiz olanlar derin izler bıraktı,bırakacak,

Her ne kadar yoğunluk değiştirmenin bir kurtuluş olduğunu defalarca söylesem ve olana o gözle bakmaya çalışsam da genişleyen duyulan feryat edilen ayrılık acılarının dalgalarına kapılıyoruz,

Bu hisler arasında bocalarken Karsu isimli güzel ve yoğun duygulu sesli hanım kızımız Neşet Ertaşın o "Neredesin Sen" türküsünü söyleyince acı ve takdir hisleri ile karışık gözleri yaşarma işinden kimse kurtulamıyor,özellikle ben,

https://www.youtube.com/watch?v=8_MULEhGKDI&ab_channel=Karsu

* Karsu şarkılarını dinlemeye devam edin kendine özgü ruha dokunan değişimlerle olayı daha da güzelleştiriyor..



Gaia

#1418
Teşekkürler paylaşım için, güzel şarkı. İçimi ısıttı. Seviye dair yaptığın yorumlar çok değerli. Son günlerde yaşadığım kalbi açılımlara şu şarkı adeta imza atar gibi oldu. Hayattaki arayışı, sürekli aranıp durma durumlarını duraksatan ve evet işte bu dedirten derin hisler bunlar. Ne haz ne tatmin aksine bir olma hali, denge, özgürlük birlikte nefes almak gibi.

Sevdiğin insanı varlığında hissetme halleri gibi yaşadıklarım. Onunla nefes almak, sigara içmediğin halde içtiği sigaranın tadını almak falan.. İç çekişinde sıkıntısını görmek, bilmek ve denge de olarak bir olarak kurduğun kalbi frt ile ona iyi gelmek, şifa olmak vesayre.

İnsana başkalarına hizmeti öğretiyor sevme hali.

Tgur

#1419
Ben de teşekkür ederim..

Tgur

#1420
Sözümde duramıyorum yani bu yorumlara biraz ara vermek  birlik olayı ile aynı doku içinde olan bilinç bunları illa açıkla şeklinde itilimde bulunuyor,

YORUMLAR LXXXVIII

S: (L) MM'nin kendi evinde çektirdiği aura fotoğrafında, aural alanında çok garip bir cisim var. Bir ışık sütunu gibi görünüyor. Bu nedir?
C: O mekanda üst yoğunluk seviyeleriyle doğrudan bir kanal oluşturan varlıkların mevcudiyetini temsil ediyor. Ve belirli bir derecede birleşim de var. (ç.n.: orijinal metinde "conduit" olarak geçen terimi "kanal" olarak çevirdim. kanal işlevi gören bir şahıstan ziyade, üst yoğunluklarla olan bağlantının kendisini vurgulayan bir terim sanırım.)
S: (L) Nasıl bir varlıktan bahsediyoruz?
C: Pek çok ve çeşitli.
S: (L) Peki o ev yoğunluklar arasındaki bir birleşme noktası mı?
C: Pek sayılmaz; birleşme heryerde belirli bir derecede gerçekleşiyor.
S: (L) Bu varlıklar KH mi yoksa BH mi?
C: Her ikisi.
S: (L) Bu bir portal gibi mi?
C: Portal değil, kanal. Portal üst yoğunluk seviyelerinden aşağı doğru etkilerin meydana gelmesini sağlayan bir açıklıktır. Kanal ise "çift yönlüdür."
S: (W) MM'nin ne yapmasını istiyorlar?
C: Bu doğru kavram değil. Düzeltme: Kanal, hem yer hem de mevcut varlıklar yoluyla gelişir. Sadece yerle ilgili değil.
S: (L) Bu açıklık ve bu varlıklar konusunda MM'nin ne yapması gerekir?C: Belirli birşey değil... Durumu nasıl ele alacağına karar vermek MM'ye bağlı.
S: (L) Varlıklardan herhangi biri oradaki heykelle bağlantılı mı?
C: Evet.
S: (L) Heykelle bağlantılı olan ne tür bir varlık?
C: Beşinci yoğunluk kalıntısı.
S: (L) Peki neden orada?
C: Orada olmayı seçtiği için. Ve hayır Laura, Kertenkele değil!!!
S: (L) Peki nedir?
C: Daha şimdi söylemedik mi?
S: (L) Evet. Daha önce bundan bahsetmiştik. Ölmüş kişiler birşeylere veya evlere ilişebiliyor. Bunu nasıl çözeceğiz?
C: Çözülmesi gereken nedir?
S: (L) MM bunu kanal olarak kullanabilir mi?
C: Elbette. Kullandı bile!!! Kullanmamış olsaydı kanal mevcut olmazdı!
S: (MM) Bunu daha etkili bir şekilde nasıl kullanabilirim?
C: Bu öğrenme direktifini ihlal eder.
S: (MM) Heykel ile aramdaki bağlantı nedir?
C: Herşey birbiriyle ilişkili. Lütfen bu celsedeki ilk birkaç yanıtımızı incele.
S: (L) Evrensel bilince erişmek için bunu kullanabilir mi?
C: Evet.
S: (L) BH mevcudiyetini arttırmak ve kanalın KH tarafından kullanımını en aza indirmek için ne yapabilir?
C: Ah Laura, transkriptleri baştan bir okuman gerekiyor gibi görünüyor canım. Transkriptleri okumanı, gevşemeni ve henüz yazıya aktarmadığın kasetleri dinlemeni tavsiye ediyoruz. İnternet üzerinden kurmakta olduğun artan iletişimler için de faydası olur bunun. Hatırla, fiziksel bedeninin doğumundan önce süperbilinç dosyalarına yerleştirilmiş olan yanıtların kilidini açmana yardımcı oluyoruz. Ayrıca yanlış veri, verisizlikten daha kötüdür. Şimdi P için: Mümkün olan en büyük ölçüde kavrayışı elde etmek için daha önce verdiğimiz yanıtlarda kullanılan tırnak işaretlerine dikkat et. Teşekkürler!
S: (MM) Uykuda veya uykuya yakın durumda bana dokunulduğunu hissettiğimde ne oluyor?
C: Çeşitli varlıklar.
S: (MM) Bunu yapmalarının amacı nedir?
C: Açıklanamayacak kadar belirsiz ve bu bir öğrenme konusu. Karmik referansları incele.
S: (MM) W ile olan karmam hakkında birşeyler sormak istiyorum.
C: İki şeyi hatırla: Birincisi, elinden tutarak götürmemizi beklemek yerine, ki bu öğrenme değildir, bu bilgiye erişmenin daha kolay yollarına başvur. İkinci olarak, çok fazla şahsi soru kanalı sınırlandırmaya başlıyor!

---------------------------------------------------------------------

S: (L) Annem düşüp gözünü morarttı. Tüm bu saldırıların geldiği portal nedir?
C: Keşfet.
S: (L) Bunu kısmen bulduk mu? Yani SV ve annesinin durumu?
C: Hayır.
S: (L) Yani SV'nin bir portal olmadığını mı söylüyorsunuz?
C: İnsanlar portal değildir!!! Onlar yalnızca portallardan gelen etkilerin kurbanlarıdır. Yoksa pek çok kişi seni bir "portal" olarak tanımlayabilir.
S: (L) Olmadığımı söylemedim zaten. Bundan bahsetmişken...
C: Portallar diye insanlar üzerinde yoğunlaştığın zaman, yanlış bir şekilde ruhların kendilerine negatif enerji yönlendiriyorsun. Sivilceyi tabancayla iyileştirmeye çalışmak gibi!
S: (L) Bir insanın portaldan gelen güçler yoluyla kurban olarak kullanıldığının farkında olduğun bir durumda ve o güçlerin bu insanı kullanarak senin için büyük sorunlara neden olduğunu gördüğün bir durumda buna nasıl tepki göstermek gerekir? Bunun için uygun tepki nedir?
C: Hasta olanlara yaklaşımın nedir? Onlara taş mı atarsın?!?
S: (L) Hayır taş atmam...
C: Peki ne yaparsın?
S: (L) Hasta bir kişi... Onu bir doktora gönderirsin veya götürürsün. Bir doktora görünmelerini önerirsin.
C: Ne amaçla?
S: (L) Hastalığın teşhisini bulmak, ilaç almak ve semptomları gidermek, hastalığı iyileştirmek için.
C: Bingo!
S: (L) Hastalığı olduğunu kabul bile etmeyen insanlardan bahsediyoruz! Hasta olduğunu düşünmeyen bir insana nasıl doktora gitmesini söylersin? Çoğu insan diğer yoğunluklardan kontrol veya manipülasyona maruz kaldıklarına inanmıyor! Pek çok kişiye saldırı ve manipülasyona maruz kalacaklarını söylediniz ve o insanlar da tasasız bir şekilde "Oo, bizim hayatımızda buna izin verecek hiçbir şey yok" dediler...
C: İyileştirmekten vazgeçene kadar inkar iyileştirilemez değildir. Sabırla kişiyi öğrenme sürecine katılmaya nazikçe davet etmek, kurbanın uyanmasını ve böylece tedaviye açık olmasını sağlar. Bu, aradığın "orduyu" kurmaya yardımcı olur. İzolasyon hiçbir şeyi iyileştirmez.
Herkes sonunda "portal" olarak görüleceği için ilerlemeyi engeller. Boşa kürek sallamak gibi olur, değil mi?

---------------------------------------------------------------------
S: (L) Yani 4. yoğunluğa ulaşmak için bu antimadde evreninden mi geçmemiz gerekiyor?
C: Hayır.
S: (L) Geçişi gerçekleştirmek için bu antimadde ile etkileşme anlamında birşeyler mi olacak?
C: Hayır. Yoğunluk Sınırı sürekli seyahat halindeki dalga.
S: (L) Tamam, "seyahat eden dalga" diyorsunuz ve antimaddenin otoyol olduğunu söylüyorsunuz. Yani o dalga veya boyut sınırının etkisi yoluyla antimaddeden geçmek veya bir şekilde antimaddeyle etkileşmek anlamına mı geliyor bu?
C: Antimadde mekan/zamanı büküyor; değişken çekim dalgalarını kullanabileceğiniz nokta bu.
S: (L) Bir elektromanyetik alan yaratarak antimaddeden yararlanmak çekim dalgasını değişken hale getiriyor, antimaddenin maddeyle birleşmesini sağlıyor ve mekan/zamanın eğilip değiştirilebildiği bir portal yaratıyor. Diğer bir deyişle bir EM alanı yaratmak, antimadde girişi sağlamak, mekan/zamanın eğilip bükülmesini, kontrol edilmesini mi sağlıyor?
C: Evet.
S: (V) Herkese yönelik bir portal var mı, büyük tek bir portal?
C: Hayır.
S: (V) Kitleler halinde bir portaldan geçiş?
C: Hayır.
S: (L) Çekim dalgasını destabilize etmek için EM alanları yaratmak... HAARP'ın tasarlanma amacı da bu mu?
C: Hayır.
S: (V) Eğer tek bir kişi için veya insan grupları için kişisel portallar yoksa...
C: Portal nerede istiyorsan oradadır.
S: (V) Yani portal sadece zihinsel bir durum olabilir mi?
C: Hayır. Uygun teknolojiyle istediğiniz yerde bir portal yaratabilirsiniz. Seçenekler sınırsız.
S: (L) Uygun teknoloji. Değişken çekim dalgaları. Bir keresinde Tesla bobinlerini araştırmamızı  söylemiştiniz... Antimadde... EM üretme yoluyla çekim dalgalarının destabilizasyonu antimaddenin maddeyle etkileşmesini sağlıyor ve bu da bir portal açıyor... İnsanları kaçıran dünyadışıların zamanda ileri geri gitmesi antimadde evreninde mi oluyor?
C: Yakın. Antimadde evreninde yolculuk yapıyorlar ama çoğu kaçırma 3'üncü veya 4. yoğunlukta gerçekleşiyor.
----------------------------------------------------------------------
Portalın ne olduğu üzerine bir çalışma başlattım ,az çok ilk aktarımlarla onun bir açıklık olduğunu kanal ile ilgili olmadığını ve herkesin istediği yerde farkında olarak veya olmayarak portal açabileceğini öğrenmeye başlarken ,

"C: Antimadde mekan/zamanı büküyor; değişken çekim dalgalarını kullanabileceğiniz nokta bu."

cümlesine takıldım,

Ve bu günlerde şöyle bir bilgiyle karşılaştım,

"Muazzez İlmiye Çığ'dan güzel bir yazı...

Mekke Allah'ın evi değildir.
Allah kişi değildir ki evi olsun.
O ev Hz. İbrahim'in Hacer ile ondan doğan İsmail için yaptığı evdir.

Hiçbir kutsallığı yoktur.

Peki, Hacer kimdir? (Kur'anda ismi geçen Mısırlı kadındır.
Çocuğu olmayan Sare tarafından İbrahim'e sunulduğunda henüz genç yaştaydı, İsmail'i doğurdu.

İslam kaynaklarına göre, Mısır firavunlarından Senan bin Ulvan'ın İbrahim'in karısı Sare'ye hediye ettiği bir köledir. İbrahim, çocuğu olmayan Sare'nin izniyle Hacer'le evlenir.

Peki, İbrahim kimdir?
Urfalı bir Aramidir.

Hz. Muhammed'den 2500 yıl önce yaşamış Yahudilerin atası, İsrail'in kök kurucusudur.
O dönemde İslamiyet yok ki Müslüman olsun.
Put perestti.
Peki, Herkesin ona tapmasını istediği putunun adı neydi?
Elilah(Allah).

Peki, Erkeklerde sünneti çıkaran kimdi?
İbrahim.
Peki, Sünnet olmayan kişi kimdi?
İbrahim? (Abraham)
Peki! Sünnet ne anlama gelir?
Ben de İbrahim'in putuna inanıyorum demektir.
Peki, Biz kimiz?
Türk.

(Neden sadece Yahudi ve Müslüman erkekleri sünnetlidir?)

Hani namaza dururken 'döndüm kıbleye' diyorsun ya kardeş, İşte o aslında döndüm, Kibele 'ye demektir.

Gerçi namaz da İslamiyetten bin yıllar önce pagan dinlerinde yapılan bir tür tapınma ayinidir de o konuya hiç girmeyeceğim şimdilik.
Kibele ise Friglerin bereket tanrısının adıdır.

Cennetten gelmiş diye ağlayarak kafanı içine soktuğun, Hacerul Esved  isimli taş da,  Kibele'nin vajinasını {doğurganlığı} temsil eder.

Şekline bakarsan anlaman zor olmayacaktır.

Sonra cehennem diye bir yerin varlığına inanıyorsun.
Yok  öyle  birşey..
Senin cehennem dediğin  şey, bu gün ki İsrail topraklarında bulunan ve tabanından petrol ve metan gazları çıktığı için sürekli yanan G-hinnom isimli vadinin adıdır, ve 'azap verici yer' anlamına gelir.
Sümerler döneminde ağır suçluları oraya atıp yakarlarmış.

Sonra bu vadinin ismi  Sümerlerden Tevrat'a ordan da senin inandığın kitaba kopyalanmış

Zaten inandığın dinin tamamı Sümer, Mısır ve Yunan mitolojilerinden  kopyalanmış.

Azıcık okusan, merak etsen anlayacaksın ama işte. Neyse..

Bir de Allah var tabi İslamiyet öncesi arapların çok tanrılı dinlerindeki en kudretli tanrısı olan  Elilah.  Namı diğer ay tanrısı
Yani bugün senin Allah diye inandığın şey aslında Ay tanrısı  El-ilah'tan  başkası  değildir.

Hani şu minarelerin tepesindeki ay var ya ??  Hah işte o ay tanrısını temsil eder...

Muhammed çok tanrılı  dinlere son verdi ve kabedeki en kudretli put olan Al-ilah'ı tek tanrı  olarak kabulettirdi yaşadığı topluma.

Allah diye bir yaratıcının  olduğu Muhammed'e ayetlerle bildirilen yeni bir durum olsa babasının adı "Abdullah' olmazdı.

Aynı şeyi zamanında, Mısır firavunu, Akheneton da yapmak istedi.
Çok tanrılı dinleri ve firavunların kutsiyetini yok etmeye kalkıştı ama sarayın ileri gelen rahipleri ve yobaz halkı tarafından linç edildi maalesef..

Tüm firavunların ihtişamlı mezarları varken, Akheneton'un mezarı dahi yoktur.

Ha bir de Yahudilerden nefret ediyorsun, kullandığın isimler bile onların isimleri

Josef - Yusuf
Jackop - Yakup
Abraham - İbrahim
Tothmoses- musa
Elyesa - İlyas
Daha liste uzar gider...

Ne Arap, ne de Yahudi soyuyla hiç bir ilgimiz yoktur.

Peki, Neden onların efsanelerine uyup bu tür tapınım işlerini yapıyoruz?

Bir Arap ile Yahudi inancı ki Cumhuriyetimizi batırıyor.

Biz halen gerçekleri göremiyoruz.

Yerin dibine batsın kör cehalet.

Bir dinin ayakta kalabilmesi, onun ekonomik olarak da güçlü olmasına bağlıdır.

Çorak bir arazide olan Mekke'nin gelir kaynağı da, kutsal olan Kâbenin tavaf edilmek için dünyanın her yerinden gelen müslümanların ziyaretiyle sağlanıyor.

Velhasıl, bir şeye inanıyorsun ama neye inandığını bile bilmiyorsun.
Merak edip araştıranlar da fikrini söylediği zaman kuduz gibi  saldırıyorsun.

Çünkü verecek mantıklı bir cevabın yok.

Sen, gerçekler yerine bağnazlığı tercih  ediyorsun.

İnancın başkalarının haklarına, özgürlüklerine ve yaşamına müdahale ediyor.

İşte sorun da burda başlıyor

Yoksa kimse senin dinine inancına düşman felan değil.

Neye inanırsan inan, nasıl ibadet edersen et, beni ilgilendirmez.
Yeterki inancını başkalarına diretme.

Kendin gibi düşünmeyenlerin fikirlerine ve yaşamlarına saygı duy..
İyi ve ahlaklı bir insan olmanın senin inandığın din kitap ile bir ilgisi olmadığını idrak et artık

Unutma, Sahip olduğun DİN Bu yaşadığın topluma zarar vermediği sürece saygıyı hak eder...

Muazzez İlmiye Çığ"

Konuya dönelim,

Antimaddede zor bilince oturan bir kavram, madde sayısı kadar anti madde var,3Y bilincimizdeki donelerle onun sanki aynada görüntü gibi olduğunu ve bu akisin 3Y şartlarında nasıl ise ona eşdeğer olduğunu düşünmekteydik oysa bu cümle konuyu başka yönlere doğru çekmekte ,

C: Antimadde mekan/zamanı büküyor; değişken çekim dalgalarını kullanabileceğiniz nokta bu."


Belirli belirsiz değişken çekim dalgaları olayını çözdürecek gibi, bu değişimi esas alan özellik  nedir,

Maddede var olmuş her varlığın bir hareketi evreni kaplayan dalga sistemini harekete geçirir ve oluşlara etki eder denmekte,işte bu etki anti maddenin halen bir numaralı içinde yaşadığımız olan mekan/zamanı büküyor ifadesi içinde beraber kabul edilmeli,konuyu çok basite indirelim,

Bir yaşamdasınız, mesela sinemaya gideceksiniz karar vermişsiniz hazırlanıyorsunuz, yola koyuldunuz fakat gittiğiniz yolda bir kaza olmuş kapanmış gitmekten vazgeçmek zorundasınız zira o sinemaya ulaştıracak başka yol bulunmuyor,sinemaya gidemiyorsunuz o çok sevdiğiniz merak ettiğiniz filimi seyir edemiyorsunuz ve buna takılı bir bilinçte iseniz kendinize bir stres ortamı hazırlayıp olumsuza bürünüyorsunuz ve bundan size bakan eşiniz çocuklarınız da etkileniyor  alın size geniş bir olumsuz olaylar manzumesi,

Çok basit değil mi ,kaza olması sizin olayınız ile hiç alakası olmayan değişik bir olgu ama size başka şeyler yaşatmayı gerektirdi,

"Kanat çırpsa bir kelebek evren duyar"

Burada anti madde etkisi nerede derseniz sinemaya gitme isteğinizdir,nasıl olur sinemaya gitme isteği bir madde değil ki hayır,maddeyi yaratan unsurun bilinç olduğu bilgisinde değilseniz bu yazıları hiç okumayın size çok ters gelir,

Aralardan bir iki alıntı,

"C: Madde ile bilinç arasındaki eksik bağlantı nedir?
S: (RS) Ah! (L) Eğer bunları biliyor olsaydık burada olmazdık! [Gülüşme] (RS) Bir alan olması gerekiyor. (J) EM mi? (RS) Hayır, biyoenerjitik bir alan. (L) Peki ya bilinç çekim yaratıyorsa? (RS) Çekimi madde yaratıyor. (L) Ama madde bilinç tarafından yaratılmıyor mu? Gözlemlediğimizde dalgayı çökertmiyor muyuz? (RS) Evet, zihin madde yaratabilir..."
-----------------------------------------------------

"C: Anahtar; fizikselliğin değişkenliği.
S: (L) Fizikselliği değişken yapan şey nedir?
C: Bilinç ile madde arasındaki bağlantının farkındalığı.
S: (L) Bilinç ile madde arasındaki bağlantı nedir?
C: İlüzyon.
S: (L) İlüzyonun özelliği nedir? (T) Bilinç ile madde arasında herhangi bir bağlantı olmadığı. Bu bağlantının mevcudiyeti ilüzyon. Üçüncü yoğunluğun sınırlı algısı...
C: Hayır. İlüzyon, bağlantının olmaması.
S: (L) Yani buradaki ilüzyon, bilinç ile madde arasında bir bağlantının olmadığının düşünülmesi.
C: Evet.
S: (T) İlüzyon, bağlantının olmadığının düşünülmesi. Üçüncü yoğunlukta... (L) Buldum! (T) Sakın bir anda yok olayım deme! [Gülüşme] (L)
Aradığımız bağlantı, bilincin madde oluşu.
C: Yakın. Peki ya aynı zamanda tam tersine ne dersin?
S: (L) Ve aynı zamanda herşeyin tersi. Işık ile çekim, optik ile atomik parçalar, madde ile antimadde... Bir sonraki seviyeyi anlamak için herşeyi ters çevir... Bu kadar kolay olamaz. (J) Bir saniye, çekim eşittir ışık, atomik parçacıklar eşittir optik, anti-madde eşittir madde mi?
Hepsi dengeyle ilgili. (L) Ve sonuç her zaman sıfır.
C: Ve sıfır da sonsuzluk.
S: (L) Yani diyorsunuz ki, buradaki ilüzyon, arada ayrım olduğunun sanılması. Arada fark yok, aynılar, öyle mi?
C: Evet.
S: (T) Mekan/zamanda sıçramalar yoluyla gideceğin yere hemen varabilirsin. (L) Veya bunu tersine çevirecek olursak anlayabiliriz ki, bizimle örneğin Alfa Sentauri arasında hiçbir mesafe yok. Mesafe ilüzyonunu yaratan şey, algının sapması.
C: Şimdi tüm ihtiyacınız olan şey "teknoloji."

-----------------------------------------------

Değişken çekim dalgalarının madde ve anti madde arasındaki ilintide etken olduğunu ve bu idrakle beklenti ve arzulu düşüncenin hiç de evrensel davranış hali olmadığını anlamaya başlıyoruz,

Zaman /mekan antimadde aleminde yani eterik alanda bükülebiliyor bunu KH her seferinde kullandı ve tarihimiz anlayışımız üzerinde karma karışık  bilinçler yaratıp bunların her birini ayrı yorumlayanlar arasında ayrılık senaryosunu ustalıkla işliyor,

Mesela bunları okuyan takıntılı bilinç bizim üzerimizde hiç de güzel olmayan hınç ve kin kusacak hale gelebilir,

Kim neye inanırsa inansın biz açılan bilinçle olayları gerçek doğrultusuna oturtabiliyoruz, yeter ki takıntılı bilinçler değişken çekim dalgalarını kabul edemeyen saplantı dolu inancını dayattırmaya kalkışmasın..

Ama onları biz kavramından soyutlayamayız.
Bu bilinçle yaşamak ustalık istiyor..

Ara..


Tgur

#1421
Eklenti ,
Yazdıklarımı tekrar okuyunca bu bükülüm nedir ve KH bunu nasıl kullanıyor,daha açalım,

Anti madde alemi bizim uyguladığımız madde aleminin mekan /zaman unsurlarını kullanılmadığı bir alan ,eterik alan da diyebilirim işte o olguda  4Y teknolojisi dediğimiz bizim ancak o yoğunluğa erişebilme hakkını aldığımızda kullanılabilecek husus,

KH bu alanda zamanı kullanmadan ama biz kullandığımız için etkisi altında olduğumuz tarihsel olaylara müdahale ediyor ve biz onu algılayıp yaşıyoruz,DEJA VU ve gerçeklik köprülemesi bahsinde bahsetmiş anlamaya çalışmıştık,

Mesela firavunlar devrindeki Akhenetonu değiştirip Musa haline sokup onunla çekişmeye sokup Yahudi tarihini döşüyor,evet bunlar filim senaryosu gibi o teknoloji ile yapılabilinecek şeyler yapıp bizim alemimize projekte edilecek şeyler,daha sonra aynı bireyi İbrahim olarak ortaya çıkarıp tarihsel olaylar iyice çarpıtılıyor ve ilh..,yani zamanda yolculuk onlar için çok basit bir olay,kullanıp yeni olgular yaratıyorlar,

İnsanlar ise bu olguları lineer tarih sıralamasında bir yerlere koymaya çalışıyor ama ortaya böylece karışmış tarih ile şaşkına dönüyor.


sybleman

#1422
Peki Tgur abi, bu lineer tarih algımızla ve KH'ın yaptığı bu manipülasyon olgusuyla düşünürsek parelel evrenler ve parelel gerçeklikleri burada nasıl düşünmemiz lazım?
Dejavular burada mı ortaya çıkıyor?

gerçek tosun paşa

#1423
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Peki Tgur abi, bu lineer tarih algımızla ve KH'ın yaptığı bu manipülasyon olgusuyla düşünürsek parelel evrenler ve parelel gerçeklikleri burada nasıl düşünmemiz lazım?
Dejavular burada mı ortaya çıkıyor?

Celselerden anladığım kadarıyla paralel gerçeklik vs. diye bir şey yok. Film kurgusu onlar. Daha doğru tanımlama "alternatif gerçeklik" senin kast ettiğin daha çok boyut konusuyla ilgili -boyut- yoğunluk değil.

Dejavu da öyle ortaya çıkmıyor. Dejavu senin lineer olarak algıladığın zaman gerçekliğinde, belki senin olmadığın fakat yüksek benliğinin farkında olduğu bir düzende yapılan bir değişiklik semptomu aslında.

Aslında matrix filminde güzel bir örnek var. Tabi dejavu yaşanıldığında filmdeki gibi kapılar, pencereler taşa, duvara dönecek diye bir durum yok ama yapılan değişimin dış etmenler tarafından senin gerçekliğine uygulanmasını görebilirsin.

Bu durum aslında daha çok mentaldir. Dejavu olanın kendine ya da yakınlarından birine bir bilinç, düşünce farklılaştırma programı atılır çoğu zaman. Çok daha kompleks bir değişim, oynamayı fark etmemiz pek olası değil. Zaten kendi halinde bir hayat yaşayan derin bürokratik bağlantıları olmayan vs. insanlara gelişmiş kompleks değişimler yapmasına çok büyük oranda ihtiyacı yok 4KH güçlerinin.

Tgur

#1424
Sybleman
GTP dost çok mükemmel izah etmiş tahmin ederim konu açılmıştır,boyutların zarlar halinde yaşam gerçekliğinde aramızda binlerce olduğunu ve bizim onları benimseyip kullanmamız mevzubahis ,yoğunluk ise idrak seviyesi..Ayrı bir özellik.