Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 7 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#1395
Çok ileri gittim galiba, seni  veya kimseyi yargılamak haddimize düşmez..

sybleman

#1396
Tgur abi asla, rahatlıkla yazabilirsin. Öyle düşünmüyorum, tam tersi farklı bakış açılarını veya yorumları duymayı çok seviyorum.

İslami anlayış benim açımadan şuanda tasavvufi boyutta beni daha çok çekiyor. O konuda nedense dönüp sürekli tasavvufta kalıyorum. Sanki cevapları orada buluyorum. Ama hala dini zorunluluklar kavramı bana uzak, anlayış olarak ve kavramlar olarak bir çoğunda aynı fikirler, Ra ve K'ların anlatımıyla örtüşüyor gibi algılıyorum ben. Deneyim açıklamalarının çoğunu da tasavvufta bulabiliyorum.

C: Aynı zamanda sonun başlangıç ve başlangıcın son olduğunu söylemiştik.
Aslında buradaki cümleden yola çıkarak yazdım. 


"Bilinmeyen bir kuvvetten doğup gelmedik o her safhada devrede ,bunu 7Y bütün yoğunluklarda harikulade harmanlanmış vaziyette"

Buna her şekilde katılıyorum. Herşey ondan oluştu, canlı ve cansız herşey.

Ama benim düşüncem şu şekilde kendi deneyimime dayanarak ve Ra'daki karşılığını görünce ..

Ruhlar bedenlenmeden önce logos denilen düşünce merkezlerinin-sonsuz zekanın merkezinde   titreşim halinde beklemekteydi. Tabii burada lineer algımızla anlatmak zorundayız. Sonrasında kutuplaşmanın oluşmaya başlamasıyla ruhlar bu titreşim halinden çıkıp deneyim yaşamaya başladılar diye düşünüyorum. Boyutlar ile tekamül devam edip  7.boyuta tekrar geçildiğinde K'ların ve Ra'dan da anladığım yine dönüş logosumuzun veya bu düşünce merkezinin içinde titreşerek onunla tekrar bir olmak şekline dönüşecek. Yeni döngü başladığında tekrar aynı şeyler tekrar edecek diye düşünüyorum.


Şurada kısaca bu anlatıma yer vermiş, başka yerlerde de rastladım Ra içeriğinde

Alıntı YapSORU: İş kavramını biraz genişletmek istiyorum. Newton fiziğinde iş,
kuvvet ile katedilen yolun bir ürünüdür. Ama sizin söylediğiniz "iş"in çok
daha geniş kapsamlı bir terim olduğunu, büyük olasılıkla da bir bilinç
çalışması olduğunu düşünüyorum. Doğru mu?
RA: Biz bu terimi evrensel uygulamasına uygun olarak kullandık. Sonsuz
zekânın bir ritmi ya da akış şekli vardır. Sizin düşünebileceğiniz ve
anlayabileceğiniz şekliyle bu, merkezdeki güneşten başlayan bir çeşit
dev yürek atışına benzer; bu akış kutbiyetsiz, sonsuz bir varoluş gelgiti
olarak kaçınılmazdır; muazzam ve sessiz, dışarı doğru, yürek gibi atar,
atar, dışarıda ve içeride odaklanır, ta bütün odaklanmalar tamamlanana
kadar bu sürer gider. Sonra odakların zekâsı ya da bilinci öyle bir
noktaya erişir ki, artık onların ruhsal doğası ya da kütlesi onları içeriye
dönmeye çağırır. İçeriye, içeriye dönerler, ta hepsi tekrar birleşip bir
oluncaya kadar... Bu sizin söz ettiğiniz gerçeğin ritmidir.

Yani aslında onun titreşim alanındayken zaten 7.boyuttuk ve bu deneyimi yaşamak için titreşimden çıkmayı seçtiğimizde zamansızlık kavramından dolayı yine de 7.boyuttayız diyebiliriz sanırım.

Ruh kavramı da burada ayrı bir şey gibi algılanıyor ama yine sonsuz zekanın bir parçasıyız, ondan bir parçayız. Öyle düşünüyorum.

Acaba yanlış mı anladım okuduklarımdan bu şekilde bir çıkarım yaptım.

sybleman

#1397
Doğru mu algıladım acaba? K'ların bahsettiği düşünce merkezi, Ra'da logos değil mi? Yoksa çok yanlış bağlantılar kurmuş da olabilirim :)




Alıntı YapS: (L) Kertenkeleleri kim yarattı?
C: Ormetyon.
S: (L) Ormetyon kim?
C: Düşünce merkezi.
S: (L) Nerede bulunuyor?
C: Heryerde.
S: (L) Biraz daha ipucu verebilir misiniz?
C: Başka bir gerçeklik bölümü.
S: (L) Kertenkeleleri yaratan bu varlık akıllı, kendinin farkında olan bir varlık mı?
C: Evet ve hayır.
S: (L) Bu varlık sizin Geçici Yolcular olarak tanımladıklarınızdan biri mi?
C: Hayır.
S: (L) Benzer mi?
C: Hayır.
S: (L) Peki bu Ormetyon'u kim yarattı?
C: Ormetyon bir varlık değil, düşünce merkezi.
S: (L) Peki neyin düşünce merkezi?
C: Fazla karmaşık.


 
Alıntı YapS: (L) O olaydaki düşünce merkezlerinden biri ben miydim?
C: Bu soruda, sen olarak tanımlanan şeyin veya "ben" olarak tanımladığın şeyin kendisinin bir düşünce merkezi olduğu önvarsayımı var.
S: (L) Bu soruları sorarak öğrenmeye çalışıyorum işte. Ön-varsayımda bulunmuyorum, sadece ne olduğunu anlamaya çalışıyorum!
C: Seni teşkil eden şeylerden biri bir düşünce merkezi ama seni teşkil eden şeylerin hepsi değil. Dolayısıyla "O çakışan enerjilerden veya
düşünce merkezlerinden biri ben miydim?" demek doğru değildir.
S: (L) O çakışan düşünce merkezlerinden veya enerjilerinden biri benim bir parçam mıydı?
C: Evet.
S: (L) Yani benim bir parçam olan bir düşünce merkezi, başka birşeyin veya kişinin bir parçası olan bir düşünce merkezi enerjisiyle mi
çakıştı?
C: Yoksa senin düşünce sürecinin bir parçası olan bir düşünce merkezi enerjisi, senin düşünce sürecinin başka bir parçası olan bir düşünce
merkezi enerjisiyle mi çakıştı? Sana bu soruyu soruyoruz ve bunun üzerinde düşünmeni istiyoruz.
S: (L) Öyle miydi gerçekten?
C: Sana bu soruyu soruyoruz ve bunun üzerinde düşünmeni istiyoruz.
S: (L) Bir "kaçırılma" deneyimlediklerini algılayan veya algıladıklarını düşünen kişilerin aslında kendi kendilerinin bir parçasıyla etkileşmiş
oldukları durumlar oluyor mu hiç?
C: Bu çok muhtemel. Şimdi başka bir soru sormadan önce durup biraz düşün: bu hangi olasılıkları açıyor? Herhangi bir sınır var mı? Varsa
nedir? Keşfetmeye değer bir alan değil mi?
S: (L) Tamam, bana burada biraz yardım edin...
C: Örneğin, üzerinde durman için tek bir örnek verelim. Ya, gelecek olarak algıladığınız yerdeki ruh uzantınızın geri gelip şu an olarak
algıladığınız yerdeki ruh uzantınızı kaçırdığısenaryolar olabiliyorsa?
S: (L) Aman tanrım! Bu oluyor mu?
C: Bu, kendine sorman ve üzerinde düşünmen için.
S: (L) Neden kendime böyle birşey yapayım ki? (J) Gelecekle ilgili bilgi almak için.
C: Ne kadar çok olası yanıt var, değil mi?

Düşünce merkezi farklı bir şey mi acaba diye ararken :) Kendi kendimizi kaçırabilme ihtimalimize denk geldim. OOOO çok acayip bir durum oldu bu.

sybleman

#1398
Alıntı YapS: (L) Başka bir yoğunluk veya başka bir boyut muydu? Ya da paralel evrenler veya ruhsal bir mekan? (T) Norfolk Donanma Üssü?
[Gülüşme] ... (L) Bu olay onun için faydalı mıydı?
C: Hayır. Örtüyü fazla hızlı yırtıp açmaya çalışıyor.
S: (V) Örtü derken? (TM) Bu boyutun örtüsü mü? (L) T____ haklı mı? Bu boyutun örtüsünü mü kastediyorsunuz?
C: Yakın. Her ruhun kendi kalıbı var ve bu kalıp üç varlık unsuruyla ilişkili; "düşünce merkezi, ruh merkezi ve fiziksel merkez." Farklı varoluş
düzlemleri arasındaki yolculuklarda bu unsurların ayarlanmasına yönelik belirli yöntemler vardır.
Bu yöntemler uygun şekilde kullanılmadığında, yapılmaya çalışılan yolculukta kişi bu üçlü bütünün dokusunu yırtar. Bu çok sorunlu olabilir
ve ruhun bedenle tekrar bağlantı kuramamasına ve bu nedenle fiziksel merkezin sonlanmasına neden olabilir!!!

Düşünce merkezi=Aklın matrisi , ruh merkezi=Ruhun matrisi, Fiziksel merkez=Bedenin matrisi

Bu Şekilde mi?

Çok karıştırdım gerçekten. Ra ile birleştirmeye çalışınca gerçekten çok karıştırdım.


K'lar da farklı bir ifade de buldum. Burada ise sadece KH'ların tekrar başa döndüğü gibi bir ifade var. Ben bu başa dönme durumu kavramını iyice karıştım.

 
Alıntı YapS: (L) "Spiral" enerji güçleri dediniz, ve dalganın da bir spiral olduğunu söylemiştiniz. Bu dalganın merkezinde de bir kara delik mi var?
C: Hayır.
S: (L) Dışa yayılım gösteren bir dalga mı?
C: Yaratılıştaki herşey budur: yayılan bir dalga.
S: (L) Kara deliğin emdiği enerji nereye gidiyor?
C: Mutlak yokluğa.
S: (L) Peki eğer bir kara delik sürekli içine birşeyler almaya devam ederse sonunda tüm varoluşu emip bitirmesi mümkün olabilir mi?
C: Hayır.
S: (L) Neden?
10 Aralık 1994
174
C: Evren herşeyi kapsar. Kara delikler ise tüm KH enerjilerinin son durağıdır.
S: (F) Yani bu, biz veya KH olarak tanımlanan herhangi birinin, o yolda kalmaya devam etmesi durumunda en sonunda varacağı yerin bir
Kara Delik olacağı anlamına mı geliyor?
C: Yakın.
S: (L) Çok hoş. Peki "mutlak yokluğa" giden enerjiye ne oluyor?
C: Mutlak yokluk, mutlak varlığı dengeliyor. Mutlak varlığın ne olduğunu tahmin edin.
S: (L) Bir tür dengeleyici güç mü?
C: "Tanrı."
S: (T) Pleiades Öğretileri'nde bahsedildiği şekliyle Baş Yaratıcı'dan mı bahsediyoruz?
C: Evet, Baş Yaratıcı.
S: (T) Baş Yaratıcı ile "Tanrı" arasındaki fark nedir?
C: Yok. Varolduğunuz sürece Baş Yaratıcı'nın bir parçasısınız.
S: (L) O halde Kara Deliklere giden şey Baş Yaratıcı'nın bir parçası olmuyor?
C: Doğru.
S: (L) Baş Yaratıcı kendisinin bir parçasını nasıl kaybedilir?
C: Baş Yaratıcı birşey "kaybetmez."
S: (L) Peki var iken Kara Deliğe gittiği için yok olan şeyler?
C: Yansıma olarak 1'inciseviyede tekrar üretilir.
S: (L) Yani Kara Deliğe giden enerji diğer taraftan çıkıyor mu?
C: Hayır.
S: (L) Primal atom gibi birşey mi oluyor?
C: Hayır.
S: (T) Tekrar döngüye mi giriyor?
C: Hayır. Yok olanın yerine yansıma olarak primal atomlar üretiliyor.

bozadi

#1399
Ra'daki "matris"li ifadeler konusunda tamamen karanlıktayım. Açıkçası pek ilgimi çekmedi, çok karmaşık göründü, ilgilenmedim. Önemsiz olduğunu iddia etmiyorum. sybleman, senin veya diğer arkadaşların bu konuda dikkatini çeken önemli bir bulgu, bağlantı olursa incelemek isterim.

K'ların karadelikle ilgili verdiği bilgiler oldukça dikkatimi çekti. %100 KH'ye ulaşan varlıkların son durağı. Yokoluş. "Kötü" gibi görünüyor veya "ceza" gibi sanki ama aslında KH yolunun nihai hedefi bu. Yok olmak. Özgür irade. 4KH'ye zaten en az %95 KH kutuplaşmasıyla "mezun" olunuyor. Düşünebiliyor musunuz? %5 KH kutbiyeti artışı daha olursa yok oluyorsun. Bir KH varlığının 4'ten 5'e mezun olabilmesi için KH kutbiyetini bir miktar "azaltmış" olması gerekiyor! Tabi bu onu BH varlığı yapmaz ama anladığım kadarıyla 4'ün ileri aşamalarına ulaşan veya 5'e mezun olan bir KH varlığının artık eninde sonunda BH'ye mezun olmak dışında bir seçeneği kalmıyor. Ne kadar ilginç, değil mi? Ya yok olacaksın, ya eninde sonunda BH'ye mezun olacaksın! KH'nin "cürmünü" bilmek güzel. İşte elimizdeki bilgi kaynaklarını bu yüzden çok seviyorum ve önemsiyorum. Tabi bunlar sonuçta "iddia" olarak görülebilir. Bu bir inanç meselesi. Yani bu bilgilere inanıp inanmamak.

Ben bu ruh parçalanması, yok olması mevzusunda bir "baştan başlama" durumu olmadığını, tamamen bir yokoluş olduğunu düşünüyordum ama K'ların şu ifadesi dikkatimi çekti:

Alıntı Yap
. (DD) Parçalanan ruh ne oluyor?
C: Primal madde. Döngüye en baştan başlama. Bilinç kazanmak için geçirilen milyonlarca veya milyarlarca yıl.

Primal madde / primal atom konusu sybleman'ın yukarıda yaptığı alıntıda da geçtiği için, ruh parçalanması ve yokoluş mevzusunun aynı konu olduğunu tahmin ediyorum. Karadeliğe çekilip yok olan bir KH varlığının primal atoma "dönüşmesi" gibi bir durum olmadığı, yok olan varlığın "yerine" primal atomlar yaratıldığı söylenmiş. Ki bu noktada "1. yoğunluktan" bahsedildiğini, yani 1y'de primal atomlar yaratılmasından bahsedildiğini sanıyorum. Yani yok olan KH varlığının "1. yoğunluk bir varlığa" dönüşmesi gibi bir durum olduğunu sanmıyorum. Sadece, o varlık "yerine" 1y'de yeni bir yaratım yapılıyormuş gibi algıladım. Yanılıyor olabilirim tabi. Ama K'ların "döngüye en baştan başlama" ifadesi çok ilginç bu anlamda. Bu bana şunu düşündürdü: Tabiri caizse, "ruh kalıbı" yok olmuyor, adeta içi boşalmış oluyor. O ruh/varlık kalıbını kullanan varlık yok olduğu için, o kalıp (potansiyel), sıfırdan, yepyeni bir varlık olarak (1y'den) başlıyor olabilir. Tabi epeyce inceleme, tartışma gerektirebilecek bir konu.


sybleman

#1400
Evet ben de bu şekilde algıladım, yani ruh kalmıyor artık o safhada ruhtaki bilinç siliniyor ve parça 1.boyut olarak bilinçsiz bir şekilde devam ediyor. Gerçi düşünürsek en bilinçsiz düşündüğümüz atomda bile bir bilinç mevcut. Çok karışık gerçekten, kısıtlı algımızla algılamaya çalışmak çok zor oluyor.


Ra'da matris,gösterge ve deneyim durumları aslında çok güzel bir konu. Aslında işin özünü tarif etmişler çok net bir şekilde. Yani yükseliş nasıl olabilirin tarifi gibi . Aynı tasavvufdaki mertebeler gibi, farklı durumları incelemişler. Bu deneyimler ve durumlar arasındaki ilişkileri incelemişler. Neler yapılması gerektiği ile ilgili 1.kitaptan başlayarak parçalı bilgiler de var.

Ama hala tam olarak anladım diyemem. 3 gündür baştan alıp okuyorum, notlar alıyorum. Kavramları oturtamadım henüz.

K'lar ile de birleştirmeye çalışıyorum farklı bir ilişki yakalayabilir miyim diye. İyice karıştırdım birleştirmek isterken :)

Tgur

#1401
YORUMLAR LXXXIV

C: Şimdi sizin için bir blok-yıkıcı: Tam BH profiline ulaşan 3. yoğunluk varlıkları otomatik olarak anında 4'üncü seviyeye geçer!
S: (TR) Bir anda yok mu olurlar? Bunu yapan insanlar oldu mu?
C: Evet.
S: (F) Evet, bunu duymuştum. (TR) Her zaman bir sürü insan kayboluyor. (L) Ama bunun o kadar çok olduğunu sanmıyorum... (F) Ama olmuş. (J) Bazen insanlar kayboluyor ve bir daha onlardan hiçbir haber alamıyorsun. (F) Ani bir ışığın gelmesiyle insanların aniden ortadan kaybolması gibi olaylar var; aniden bir ışık ortaya çıkıyor ve puf! (TR) Kendi kendine yanma olayları gibi... (F) Hayır... (J) Kendi kendine yanma gibi değil çünkü o durumda beden kalıntıları duruyor. (F) Bir grup insan birlikte otururken aniden çok şiddetli bir ışık meydana geliyor ve kişilerden biri kayboluyor. (L) Bir daha ortaya çıkmıyor mu? (F) Hiç! (TR) Bunu sormak istiyorum, daha önce sorulduysa biri beni durdursun, tam BH profili nedir? (L) Kendine tamamen ilgisizlik.
C: Evet.
S: (L) Yani kendin için, kendini tatmin için hiçbir yapmıyor ve düşünmüyorsun. Bunu sürekli olarak başkaları için yapıyorsun. (TR) Lanet olsun, o zaman daha çok işim var... (Koro) Hepimizin var! (J) Gandi tam BH miydi?
C: Hayır.
S: (L) Rahibe Terasa?
C: Hayır. Politik aldanmalar.

----------------------------------------------------------------------

Bu bölüm 4Y nin ne olduğu ve orada nasıl bir görünümde olunacağının sorularla deşilmesi sonunda gelinen kısım,

Çeşitli sebeplerle bu özelliğe çok değindik, mesela zihinsel düşünce kalıpları ile kendine özel bir şato veya manzaralı yer yaratıp onunla oyalanmak 5Y karakteriymiş,

"S: (L) Bu fantazideki fikir bir botta olmaktı. (TR) Ama bu bir fantazi değil. (L) Gerçeklik. Tamam. Yani diğer bir deyişle 4. yoğunluk düşüncelerinin hemen gerçeğe dönüştüğü bir yoğunluk. Örneğin kendini bir kuledeki bir prenses olarak düşünürsen hemen bir şato ortaya çıkar ve sende bir kulede olursun ve eğer saçının yere kadar uzamasını istersen saçın da hemen yere kadar uzar.
C: Bunlar 5'inci seviyede olan şeyler. "

Sükutu hayale uğradım zira bunları değişken fiziksel olan 4Y de yapabileceğimizi sanmıştım,ama bu düşüncemiz veya anlayışımızın bir şekilde 4Y de  olduğunu uzun zamandır inanmıştık,o düşünce kalıbını hangi tarafa yönelteceğiz,

Bu durumda yoğunluklar arasında oluş hallerini beraber araştıran  bir yapıya gelmeliyiz,

Bilindiği gibi fiziksel hal 5 ve aşağıdaki yoğunlukarda tezahür eden bir durum ,her fiziksel yoğunluğu kesin hudutlar altında düşünürsek işi tam kavramamış oluyoruz, neden böyle söyledim,

Zira en alt yoğunluktaki varlıkların  7Y ile harmanlanmış özelliği onu bu karışımın içinde aynı yere koyar ,bir atomun bile penceresi var dediğimizde madde oluşumunun bu dokuda beraber olduğu özel bir hali düşüneceğiz, her var olan birbiri ve 7Y ile ilintili ,

3Y yaşamında olan bizlerin madde hayatının dışında üst yoğunluklarla beraber olduğu uyku, rüya, meditasyon ,uyanıkken kesin bir idrakle "rapture" halleri ,bunun ispatıdır,

Yankı odasındaki bile bu özel hale altıncı his yaftası koymak mecburiyetinde kalmıştır,

O halde 4Y de nasıl olabiliriz,

Fiziksel bir beden değil tabii ki, özel enerjisel bir formda KH olarak oluşmuş deney dünyasının fizikseline kapılmış ona tapan ve onun devamını isteyen halde ,zaman içinde gidip gelme yani zamanla oynama varlık yaratma , çeşitli maddi veya manevi unsurları alt yoğunluğa projekte etme gibi faaliyetleri  mevcut 4Y teknolojisini kullanarak yürütme bu şartlara haiz olduğunu bilip kendini alt yoğunlukta pek fazla maddeselde oluşturmayıp bunun için griler yaratma ve onlar üzerinde mevcut KH olan insan yaşayışı ile oynama ve onlarda maddeye tapan bir zihniyetin oluşup daima orada kalmasını sağlama,

BH ise bu aldanışlara kapılmayan maddeye tamamen ilgisizlikle  rütbe atlamış vaziyette mümkün olduğu kadar aynı şartlarda 4Y teknolojisini kullanarak bir nevi KH ile savaşı yürütmekte ,

Bu savaş biliyoruz ki topla tüfekle v.s. değil, kendi bilincine gerçeğin ne olduğu hakkındaki yapmış olduğu yüklemelerle KH nın bu aldatma senaryosuna uymamak ona esir olmamak, haiz olduğu bu BH kazancı ile 5Y de dolaşmak oralarda belki rehberlik v.s. yapmak,6Y e ulaşmaya çalışmak,

Çok mu dünyasal izah ettim, kurgu bilim gibi ,

BH olan bir daha KH ı seçmez denmekte ,doğrudur,zira gerekli olan bilgelip bilince yerleşmiş ve bu maddesel zik zak yaşantının esası kavranmış ne kadar boş ve tatminle bir yerlere vardım sanıp başka şeyler aramayı devam ettiren bir halin  olduğunu idrak etmiştir,

28.06.2006
Anlamak ulaşmak insanın ümidi
Yaşarken bu sona bağlar kendini
Ama gerçekler denizi öyle sonsuz ki
Göçtükten sonra dahi göremezsin engini

O halde ne olacak  ağlayacak mıyız
Biteviye hep böyle arayacak mıyız;
Evet , aramak varlığın değişmez kaderi
Yoksa bir tatminle duracak mıyız

Tatmine bir bakın, doyurur mu bizi
Yoksa sonra ne var diye aratmaz mı hepimizi
Şu halde tatmin de arayışta bir merhale
Anlayın aramak hep çeker ilgimizi     

-------------------------------------------------------------------

S: (L) Bu gece SV'nin sormak istediği bazı hususlar var ve sanırım bunlardan ilki Gulf Breeze'e uçakla gitme konusunda endişeli oluşuyla ilgili. Şunu bilmek istiyor; bineceğimiz uçak güvenli mi?
C: Neden güvenli olmadığını düşünüyorsunuz?
S: (S) Kertişler gelip uçağı patlatabilir!
C: "Kertişler" gelip arabalarınızı da patlatabilir.
S: (L) Onlara karşı herhangi bir korumamız var mı?
C: Daha önce de söylediğimiz gibi bilgi/farkındalık bir kalkan görevi görüyor.

----------------------------------------------------------------------

S: (L) Sanırım söylediniz. Pekala, Kanada'da bir vadide gizemli şeyler oluyormuş. Artık oraya kimse gitmiyormuş çünkü gidenlerin hepsi kafası uçurularak öldürülüyormuş. Bunu kim yapıyor? Orada kızılderililer veya mağara adamları falan mı var?
C: KH varlıkları, 4. yoğunluk.
S: (L) Aman tanrım! Sanırım başka birşey sormam gerekiyor çünkü hemen köşede tam olarak göremediğim birşey var, veya görüş alanımın hemen dışında. Sanırım bilinmeyen bir bilgiyi soruyorum.
C: Bilinmeyen bir yapıya sahip bilgi bilgi değildir.

----------------------------------------------------------------------

Bu husustaki yorumumu bilginin kalkan olması üzerine yoğunlaştıracağım,

Bilmek bu üst ve çok karmaşık teknolojiyi kullanan KH için nasıl kalkan görevi görür,  bir enerji duvarı ile çevrelenmiş gibi,

Uçağa biniyorsunuz ve siz bu sipiritüel bilgi yoluyla öğrendikleriniz için ama bu kendinizde bilgilerdeki boşluklar olduğunu da biliyorsanız yani tam bir inanma ve idrak yoksa her zaman bir KH çarpması ile karşılaşacağınız endişe ve korku ile kıvır kıvır kıvranırsınız, duyduğunuz korku onların zaten istediği negatif besin enerjisi ,daha da arttırmak için başka yollar bulurlar ama sizi yok etmez ortamdan hemen silmezler,

Öyle ya KH olarak negatif üreten bir kaynağı neden yok edeyim endişe etsin dursun, yüzyıllardır yaptıkları o değil mi ,

Bilinmeyenin ele alınacak bir bilgi olmadığını bilen bir tavırla  ve üzerinde daha da çalışıp insanın dayanacağı doneleri sağlam zannettirip hep saptırmadılar mı ,uzay-zaman bükülmesi ve deja vu ve gerçeklik köprüsü kaydırmaları olarak fark sağlayan böylece yaşadığımız sandığımız sahnelerin ve tarihin biz farkında olmadan değiştirildiğinden çok bahsettik,

Bu anlattıklarımı tam bir bilgi haline gelmesini idrak edip kavrayışı inanıp sağlamlaştırıyorsanız bir bilgi kalkanı elde etmiş olursunuz,

O uçağa binin, yapılacakların hakiki sebebini bilir bir halde ve bütün bunlara rağmen aksak bir durum olur da yoğunluk değiştirirseniz bu cehennemden kurtulurum, nasıl olsa bir zaman gelip olacaktı algısı ile bilgi enerji kalkanınıza bürünün ,size kimse kolay kolay dokunamaz,

Bir şairin dediği gibi ,

"irince ircii derim bütünlüğe eyvallah"

-------------------------------------------------

S: (L) Geçtiğimiz hafta içerisinde internette, Ra Bilgileri konusunda oldukça bilgili olan birisiyle yazışıyordum. Bana Ra bilgilerinin henüz yayımlanmamış olan 5. kitabının bir tomar metnini gönderdi. Görünüşe göre o dönemde Don Elkins, çeşitli komplo teorileri ve 4. Yoğunluk KH tarzı manipülasyon yöntemleri ve daha bir çok korkutucu konuda sorular soruyormuş. Grup tarafından ya da gruba dahil insanlar tarafından bir tür değerlendirme yapılmış ve bu tür temaların bir BH kanalında sorgulanmaya uygun olmadığına karar verilmiş. Bu tür konuların negatif bakışa odaklandırdığını ve dolayısıyla 'sevgi ve ışığa' ait olmadığı kabul edilmiş. Bu sebeple grup, bu tür soruların ya da bu yönelimdeki soruların sorulmaya devam edilmemesine karar vermiş. Bununla birlikte Don Elkins intihar ETTİ. Bize sebebini söyleyebilir misiniz ?
C: İntihar, sesin susturulmasının gerçekleştirilmesi amacıyla seçilmiş bir yoldur.
S: (L) Hangi sesi susturmak istedi ?
C: Mecazi anlamda söylendi.
S: (L) Anlamaya çalışıyorum. Bu kişiler Ra ile müthiş bir iletişim içerisindeydiler...
C: Ra ile iletişim içerisinde olmak saldırı olasılığını engellemiyor.
S: (L) Niçin Ra ona; saldırı altında olduğunu , bunun ne tür bir saldırı olduğunu ve nasıl üstesinden gelebileceğini, anlaması için gerekli olacak bilgileri iletmedi ?
C: Bu sorular sorulmadı.
S: (L) Neden onu koruyabilecek bu türden sorular sorulmadı ?
C: "Sevgi ve Işık."
S: (L) Yani, işin sevgi ve ışık tarafına o denli odaklanmışlardı ki...
C: Negatiflik olmadan pozitiflik varolmaz. [ç.n. burada geçen pozitiflik (ing. positivity) ve negatiflik (ing. negativity) terimlerini, bir varlıkta bulunan yanlardan çok (elbette bunları da içermek üzere) en geniş kavramsal haliyle almak gerekiyor]
S: (L) Öyleyse, pozitiflik tek başına , negatiflik haline mi geliyor, ya da hiç (sıfır) haline mi geliyor ?
C: Hayır , varlığı kabul edilmiş olsun ya da olmasın, negatiflik her zaman mevcuttur.
S: (L) Yani diyorsunuz ki; negatifliğin var olduğu kabul edilmemişse, böyle bir şey de var denerek masaya konmamışsa, tabiri caizse, ne olursa olsun bir şekilde canını yakacaktır. Bir şekilde kendini ortaya koyacaktır ve eğer bir kişi sevgi ve ışık konusunda aşırı noktalara giderse , negatiflik arka kapıdan içeri girecektir ?
C: Yakın.

----------------------------------------------------------------------

Ne kadar uygun bir izah ,hemen hemen hepimizin başına gelen veya gelebilecek olanın farkındalığını yerleştiren bilgiler,

"C: Hayır , varlığı kabul edilmiş olsun ya da olmasın, negatiflik her zaman mevcuttur. "

Ra bilgileri müthiştir ve bizler de bu siteye girenlerin çoğuna fırsat buldukça öneririz, PLE bilgileri ile ,

Uğraştığımız konular ve kendimize baktıkça BH olma yolunda olan ve kafasında binbir tilki dolaştırmayan oldukça saf ve hassas karakter tanımlıyorum, bunlar kendimin içe bakışı kimseyi konumlandırmıyorum,

Ama yaşamımda sık sık negatif ataklara maruz kalıyorum, algı zenginliği ve senelerce biriktirdiğimiz bilgileri de kullanarak hepsini çok şükür atlatacak ve negatifin altında ezilmeyen bir karaktere büründüğümü de görüyorum,

Yalan dünya her şey boş ,
https://www.youtube.com/watch?v=fsUKYBYVgcc&ab_channel=AnadoluM%C3%BCzikOfficial

Bir çok esaslı hastalık, yoğun bakım ,iş yerinde çalışan soygunu, zelzele yoluyla evden olup üç senedir kiralarda değişik mekanlara göçüş, altmış yıllık eşimin ömür boyunca 19 hastalık ameliyat bacak kırılması ile karşılaşması v.s. bunları beraberce göğüslememiz ve şimdi durgun sakin dediğimiz zamanlar yaşarken yıkıp yeniden yaptıracağımız belki de yeni bir zelzelede yere yapışacak evimiz için yapıcı firmayla anlaşma yapacakken şu kısa zamanda başıma gelen bir çok olumsuz olay ve benim onları atlatacak yollar bulabilmem ,

Her neyse ne kadar pozitif olmaya çalışırsanız çalışın olumsuz ataklar sizi bulunduğunuz mahalle yapıştırır ve hali hazırda bulunduğunuz kurulmuş tuzağın her köşesini her metresini algılar adeta yüzünüze çarptığınızı anlarsınız,

RA yayıncılarının ve Don Elkins başına gelenleri anlamak K.ları yutmak ile mümkün oluyor ve yaşamda karşılaştığımız aksaklıklara karşı ezilmeyi önleyen negatifin daim olduğunu bu fiziksel yaşamda  idraki,

Yok ben bu fizikseli kendim sonlandırırım derseniz büyük hataya daha düşersiniz ,fizikselin en ilkelinden tekrar deneyimlemeye başlama gibi neticeleri de algılamayı bilmelisiniz..

Ara..



sybleman

#1402
Tgur abi gercekten aklımdaki konuyu yazmışsın yine #128522; hemen okuyorum.

Ve aklımı kurcalayan bir başka mevzu var parçalı ruh, üst benlik ve ruh sözleşmesi bağlantısı. Üç gündür bunu düşünüyorum. Tohumlama, kodlama, şifrelenme ve mevcut bedenlerimiz arasında da bir bağlantı var. Toparlamaya çalışıyorum senin de yorumların varsa çok merak ediyorum.

sybleman

#1403
Alıntı YapS: (Summerlite) Aşılardan ölen insanlar, bunun için yaşam öncesi bir ruh anlaşması mı yaptı?
C: Pek sayılmaz. Unutmayın ki bu bir kontrol altına alma ve ölüm seferberliği. Ölenler cehalet nedeniyle öldü. Çoğu durumda, içgörüye
ulaşamayanlar OP'lerdir. OP'ler "enkarnasyon öncesi anlaşmalar" yapmaz.

 
Alıntı YapÜçüncü yoğunluk derecesi devrelerinin başlangıcında enkarnasyonlar
otomatiktir ve fiziksel bedenin ölümünün ardından yeniden, ara
vermeden gerçekleşirler. Enkarnasyonun deneyimlerini gözden geçirmek
ve sarsıcı etkilerini iyileştirmek için fazla bir ihtiyaç duyulmaz. Ancak,
sizin deyiminizle, enerji merkezleri yüksek düzeyde harekete geçirilmeye
başlandığında, enkarnasyon sırasında yaşanan deneyimlerin içeriği daha
çok sevgi dersleriyle ilgili olmaya başlar.
Bu suretle, enkarnasyonlar arasındaki zaman uzatılmaya başlar;
böylece, bir önceki enkarnasyon sırasında edinilen deneyimlerin gözden
geçirilmeleri ve etkilerinin şifa bulabilmesi için gerekli süre sağlanmış
olur. Üçüncü yoğunluk derecesi aşamasının bir noktasında yeşil-ışın
merkezi harekete geçirilir (faal hale getirilir); bu noktadan itibaren
enkarnasyon otomatik olmaktan çıkar.
SORU: Enkarnasyon otomatik olmaktan çıkınca, varlık artık kendi
öğrenimi için yararlı olacak biçimde ne zaman enkarne olması
gerektiğine kendisi karar verebilir diye düşünüyorum. Peki ana-babasını
da kendisi mi seçer?
CELSE 21 - 10 Şubat 1981
203
RA: Evet.
SORU: Şu anda, yani devrenin sonuna doğru enkarne olan varlıkların
yüzde kaçı kendi seçimlerini yapmaktadır?
RA: Yaklaşık oran yüzde elli dörttür.


Üçüncü yoğunluk derecesi aşamasının bir noktasında yeşil-ışın
merkezi harekete geçirilir (faal hale getirilir); bu noktadan itibaren
enkarnasyon otomatik olmaktan çıkar.


"Yaklaşık oran yüzde elli dörttür" burada K'ların 2 kişiden birinin portal olması sonuçları da eşleşiyor.

Yani yeşil-ışık merkezini harekete geçirmeden ruh sözleşmesi yapamıyoruz demektir bu değil mi? Acaba organik portal olan ruhlarla bu aşamaya gelmemiş otomatik enkarne olan ruhlar aynı mı?

Tanımı birleştirince bu sonuca vardım.

gerçek tosun paşa

#1404
Bu konuda daha önce bir tartışma yaptık forumda bir sinerji içerisine girdik. Şu an ki düşüncem daha olgun olmasına rağmen yıllar öncesiyle aynı. OP olanlar ve 3Y gerçekliğin hemen başında olan ruhlar yani bunlara belki düşük oktavlı 3Y bilinçler de diyebiliriz aynı değiller ama büyük oranda benzerlik gösteriyorlar. Yine referanslardan yola çıkarak oluşan görüşüme göre ruh sözleşmesi yapmak için belirli bir algı ve farkındalığa ulaşmak gerekir. Bu benim tahminlerime göre doğrudan vicdani değer üretebilmekle ilgilidir. Vicdan ve empati denen olgu sevgi alametidir. Bu da sevgi ve paylaşım reni yeşil ışık merkezi ile doğrulanmış gibi oluyor.

Ruh sözleşmesi denilen şeyinde seviyeleri var aslında. Varlığın bilinci hem 3Y hem 5Y üzerine ne kadar geniş çapta farkındalığa sahip olursa FRT (frekans rezonansı) o kadar yüksek frekanstan titreşiyor ve bu sözleşmelerin kapsamı, reenkarne olurken verilen kararların üzerindeki etki, özgür iradenin güçlenmesi, üst yoğunluk varlıklarla temas miktarı, reenkarnasyonların detaylarıyla iglilenme ve hatta çoklu reenkarnasyonlar artıyor.

sybleman

#1405
Tgur abi negatiflik konusunda şöyle düşünüyorum. Aslında dünyamızın gereği olarak negatif kuvvetlerin çok çalışmasına gerek olmuyor. Her yanımız negatif etki. Televizyonda izlenenlerin etkisi, dinlediğimiz müzikler, çevremizdeki insanların davranışlarının bizi tetiklemesi, parayı kullanmak bile negatif etki düşünsenize. Sanki dominoyu devirmişler de etkisi bitemiyormuş gibi bir kıskaçtayız.

Ta ki bir kişi bu döngüden kendini kurtardığı zaman, artık pozitife doğru bir frekansa geçince, o zaman negatif kuvvetlerin direkt müdahalesine ihtiyaç oluyor. Denge kuralına göre etki edemeseler bile bunu deneme hakkına sahipler.

Şahsen bir kaç keredir. Bir varlık grubuyla uğraştığımın farkındayım. Bir tanesi üst düzey enerjide. Diğerleri onun yönetiminde gibiler. Hiyerarşik yapı gibi. Üst düzey olan kanal açıkken araya girebiliyor. Şu genişleme halindeyken mesela, resmen beni tehdit ettiğini duydum. Yani o genişleme halim onu çok öfkelendiriyor. Sanırım artık etki edemediğini, görevinin başarısız olduğunu anladıkça öfkeden çıldırıyor resmen. İstediği tek şey var, bedeni ele geçirmek. Bunu bir kez resmen içime atlayarak da denedi, ama enerjimi patlatarak uzaklaştırmıştım.

Buradaki op mevzusuna ekleme olarak, acaba bu kertişlerin öldürdüğü insanlar da op olabilir mi sorusu oluştu bende. Ki onların ruh sözleşmesi olmadığını düşünürsek, özgür irade müdahalesi olmayacak. Onların seçtiği yola müdahale etmiş olmayacaklar, çünkü seçtikleri bir yol yok.. Dolayısıyla o insanlara istediklerini yapabilme özgürlükleri var gibi geldi bana. Ama yine de denge yasasına dahil olabilirler. Yani op olmayan bir insana fiziksel zarar verebilirler mi, verebilirler. Ama zararı veren varlık bunun karşılığını alacağını bildiği için yapmak istemez bence.

Tgur

#1406
OP ler ruh bağlantırı yapılmamış hayvan insan arası varlıklardır ve onlar hakkında dostların yaptığı çok anlamlı ve geniş bilgiler bu sitede mevcut,olayı çok özet olarak ele alırsak,

Dünya insanının hemen hemen yarısı bu vaziyettedir ve onların büyük kısmı insan akraba sistemleri içine sokulmuşlar ve bir kısmı ise seri katil dediğimiz normal insan bilincinin kabul edemeyeceği ağır psikolojik davranışlar göstermekteler,
Diğer kısım ise oldukça yoğun bir nüfus insan ruhsal yansımalarını taklit ederek yaşamaktalar,ayırım zordur,K.lar olumsuz olaylarda içinin titrediği bir hal gösteren her insan ruh bağlantılıdır demiştir,

Bütün bunların yanında otomatik enkarne olan bu varlıkların da tekamülü bir durumda mutlaka olacaktır,RA bilgileri yeşil ışına kavuşmak olarak tarif ediyor,bu duruma gelen varlık ruhsal bağlantısını alıp tekamüle geçer,bunun detayı hakkında pek fazla bir şey bilemiyoruz,ama tekamül genişleme var oluşun en tabii olayıdır kestirip atamayız,

Örnek olarak evcil hayvanlarımız yanımızda bizden aldıkları yansımalarla insan olma hakkı almaktadırlar,bizler de öyleydik canlının ilk kimyasalından yani amino asitten insan olana kadar bu tekamül evresini, metamorfozu geçirdik,bu iş belki milyar asır sürdü lineer ölçekte bakarsak,

Taştım topraktım ot oldum böcek oldum hayvan oldum sonra insan..Mevlana.


gerçek tosun paşa

#1407
OP olanlar zaten doğrudan 4KH kontrolü için kolay lokma olanlar. Karmik zarar bazında hesaplamalar yapmak 4KH için en önemli konulardan biridir.

OP olmayan ruhlu bireylerin ve potansiyelli BH adaylarının kontrolü ve oyun dışı bırakılması asıl hedeftir. KH işine yarayacaksa her şeyi manipüle eder, öldürür ama işin içinde senin tabirinle her zaman bir denge yasası vardır. Bu yasayı kendi işlerine geldiği ölçüde delmek zorundalar ama arkasında karmik hesaplar önemli.

Tgur

#1408
Negatif olmazsa bu varoluşun fizik bölümü işlemez ,bunu tam idrak etmek insanı olaya bir üstten bakma bilgeliğine sokar, zor olsa da,

Kötülük çukurdur iyilik yalçın dağlar
Her ikisini bilgelik denizi kaplar
Ufukları net görebilmek
Deniz üstünden bakana kolaylık sağlar


sybleman

#1409
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Bu konuda daha önce bir tartışma yaptık forumda bir sinerji içerisine girdik. Şu an ki düşüncem daha olgun olmasına rağmen yıllar öncesiyle aynı. OP olanlar ve 3Y gerçekliğin hemen başında olan ruhlar yani bunlara belki düşük oktavlı 3Y bilinçler de diyebiliriz aynı değiller ama büyük oranda benzerlik gösteriyorlar. Yine referanslardan yola çıkarak oluşan görüşüme göre ruh sözleşmesi yapmak için belirli bir algı ve farkındalığa ulaşmak gerekir. Bu benim tahminlerime göre doğrudan vicdani değer üretebilmekle ilgilidir. Vicdan ve empati denen olgu sevgi alametidir. Bu da sevgi ve paylaşım reni yeşil ışık merkezi ile doğrulanmış gibi oluyor.

Ruh sözleşmesi denilen şeyinde seviyeleri var aslında. Varlığın bilinci hem 3Y hem 5Y üzerine ne kadar geniş çapta farkındalığa sahip olursa FRT (frekans rezonansı) o kadar yüksek frekanstan titreşiyor ve bu sözleşmelerin kapsamı, reenkarne olurken verilen kararların üzerindeki etki, özgür iradenin güçlenmesi, üst yoğunluk varlıklarla temas miktarı, reenkarnasyonların detaylarıyla iglilenme ve hatta çoklu reenkarnasyonlar artıyor.

Evet aynen GTP. Hatta RA'da deneyimlerimizi ve tetikleyicileri bile kendimizin seçtiği geçiyordu. Aslında bu katalizörleri bile kendimiz seçiyoruz.

Kendi açımdan değerlendirirsem, mesela araştırdığım konuları düşünüyorum. Onları araştırırken denk geldiğim bir kelime bile bir şeyleri tetikledi, bilgileri açtı. Veya parelel evren farkındalığı sonucunda bir deneyim geldi. vs.

Deneyim yaşamayı bile kendimiz seçiyoruz. Bunun farkındalığını da "tek başıma nasıl başedebilirim, artık algılarım yetmiyor" diye düşünüp ağlarken "Bu şekilde tek başına yol almayı sen seçtin" dediklerinde tabiri caizse jetonum düştü.

Artık tek başıma uğraşmaktan şikayet etmiyorum. Veya birinin yol göstermesini beklemiyorum. Zaten yolumu çizmişim ve onlar karşıma çıktıkça yapmam gerekenleri yapacağımı da biliyorum. Kendime güvenim geldi o konuda. Ve önüme bir işaret veya bir konuyu araştırma hissi gelirse, bir yere gitme isteği gelirse bunu önemseyip devam ediyorum.

Yine de bu ruh sözleşmeleri olayında kafama bir konu takılıyor. Parçalı ruh durumları, diğer benliklerimiz olayı. Bu bize nasıl etki ediyor veya edecek? Ruh sözleşmesi yaparken her parçamız farklı bir sözleşme mi yaptı? Ya da hedef aynıydı, yollar mı farklıydı?

Kendimden pay biçersem, hepsinde ortak bir görevim olduğunu biliyorum. Hepsinde aynı şeyi yapıyorum, çocuklar ve eğitim. Ama farklı kişilerim, etrafımdakiler farklı, gelecekteki durumlar farklı.

Ama K'ların sezar ve kleopatra ile ilgili bahsettiği yeri hatırlarsınız örnek olarak. Bir kişi ben kleopatrayım diyebilir, ama bunu bir başkası da diyebillir. İşte burada kafamda oluşturduğum ruh algısı yıkılıyor.

Bu durumda biz farklı düşünce merkezlerinin parçalarından mı oluşuyuoruz? Veya ruhlarımız başka ruhlarla mı birleşerek dünyaya geldi. Belki de deneyimi arttırmak için böyle mi yaptık? Her bir parça farklı deneyimleri, farklı parelellerde deneyimleyebilirdi. Bu konu 3 gündür çözmeye çalıştığım bir mevzu.