Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

Koşulsuz sevgi nedir?

Başlatan zer-zivi, 14 Temmuz 2011, 23:06:33

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

zer-zivi

Adı üstünde  koşulsuz,şart,beklenti,karşılık  olmadan sevmek. Hatta bize zarar verilmiş olsa bile  sevmek. \"Yok bana  şöyle yaptı,yok  böyle etti,yok güvenimi sarstı,vay bana bunu nasıl yapar ben bunu hakedecek insanmıydım,yok  onca iyilik yaptım karşılığı bumuydu\" gibi gibi serzenişlerde bile bulunmamaktır koşulsuz sevgi.

Eden  her ne etmişse asıl kendisine etmiştir,kişiselleştirmemeli.Ama bizler gururumuz(aslında egomuz) kırıldığında  öfkeye ve nefretten ötürü bağışlamamaya  hazırızdır.Tüm bunlar koşullu arayışımızın,koşullu sevişimizin işaretidir. Eğer koşullu beklentimiz var ise o  zaman sınırları belirlemek üzerine  düşünmeli önce.Sonra koşulsuzluğa geçiş yapabiliriz.Koşulsuz  sevmeye geçtikten sonrada \"kim ne yapmış,kim  ne  söylemiş,saygısızlık etmiş,yok beni sevmiyor\" gibi  düşünceler hepten önemini yitiriyor.

Yaşam da ne oluyorsa olması gerektiği gibi olmakta,onunla birlikte   farkındalıkla akmayı öğrenmeliyiz.
 

sevgi_dünyası

#1
Yazınızın taşıdığı ana tema gerçekten iyi. Şöyle ki, herkes bu saflığa (veya karşılıksız sevgiye)  ulaşmadan "olamayacak". Veya örneğin "çocuklar gibi olamazsak cennete giremeyeceğiz" Ama meli malı cümleleri bana göre her zaman negatif bir yargı taşıyor; çünkü varolan halden zorlayarak bir başka hale gelmeyi öğütlüyor, nasihat ediyor, "bu daha iyidir" diye yargı koyuyor.

Bana göre tek yapılması gereken, bir hazırlık yapmadan ve bir yargıda bulunmadan ruhun kapılarını ışığa açmaktır.
 

zer-zivi

#2
Bazen derler ya "Görünen köy kılavuz istemez" diye,işte bu noktada meli,malı kelime takıları emir bildiren kelimeler olmaktan çıkar ve öneri olduğu  açıklık kazanır. Kullandığım mana önermedir,belli bir  bilince  ulaşmış her bir insan  mutlaka deneyimlerinden yola çıkarak,içinden bu önerinin olması gereken hale uygun olup olmadığını sorgulayarak karar verecektir. Meli malı  cümlelerin özgür iradeye nerde aykırı olduğu yada olumsuz  yargı olup olmadığı cümle içerisinde zaten kendini belli eder.Emir bildiren  takılar genelde yapa-caksın,uya-caksın,ede-ceksin gibi takılarla ifade edilir.

Bir yönüyle hak veriyorum size.Meli,malı takılarını özgür iradeye uygunmuş gibi,özgür iradeye aykırı zihniyetler tarafından öne  sürülecektirde,sürülüyorda. Ama  dediğim gibi bütün bir cümlenin içinde mutlaka farkedilir. Özümüzden olmamız gereken hali bilmekteyiz,bilinçli olarak bilmesek bile ve ona neyin uyup neyin uymadığını farkedebiliriz.

Şahsen "ben" "ben-im" "o-nun" gibi  kelimeleri ve takıları kullanma-mayı tercih ediyorum ama bir noktada  ifade edebilmek için kullanmak kaçınılmaz oluyor.Kullanmaktan kaçınmamın nedeni "bütünlüğü bölmeden" ifade etmeyi istemekten.Güzel demek bile bölmeye,ayırmaya,katagorize etmeye yol açıyor. Bir şey güzel dersek bunun zıttınıda varetmiş oluruz.Güzel ve çirkin yani ikilik doğuyor.

 Dil  çok sınırlı ama bir zaman gelecek ki konuşmadan bile  anlaşılabilecek bir  aşama yaşanacak. Çünkü  ufak ufak bunları yaşıyorum,yaşıyoruzdur da. Yeni edindiğim komşumla  bir telepati yaşıyoruz bu aralar,hatta  iş ortamımdaki  bir insanlada yaşıyorum. Aklımdan ne geçiyorsa dakika geçmeden aynı şeyi bana telafuz ediyorlar ve ben  bunu ilk önce  heyecanla ve şaşkınlıkla karşılarken artık normal karşılıyorum.

Bu arada bana görede  hazırlık yapmalar,hazırlık yapmamaya doğru bir yolculuktur...
 

zer-zivi

#3
Dualitede sevgimiz çoğunlukla karşılık bekleyen bir sevgi türünden başka bir şey değil.Ve biz son süreçleri sevginin farklı kademelerini farklı deneyimliyoruz.Ve sevginin her aşamasını  gerçek sevgi(koşulsuz) sanıyoruz.Sevgiyi sınıflandırmak doğru  değil ancak bu dualitede  öyle algılayarak yaşamak kaçınılmaz oluyor.

Bazen sevdiklerimize sitem ederek koşul öne sürmüş oluyoruz. Örneğin "Senin için o kadar emek verdim,bu hayatta en güvendiğim sensin,kan bağım olan insanlardan daha ötesin,neden  bana bunu yaptın" demek hala koşullu sevmekten vazgeçemediğimizin örneğidir.Hayatta olmasını   istediğim şeylere arzu duymaktan vazgeçtim(çoğunlukla)çünkü ne zaman bir şeyi istesem,planlasam evrenin  işleyişine yada  tanrının benimle ilgili planlarına uymuyorsa tam ters tepki  doğuyor. Yani dualitede iyi demek kötüyü çağırmak,kötü demek iyiyi çağırmak yada  güzel demek çirkinliğinde varlığını,varolduğunu kabullenmek oluyor.Yada diyebilirizki iyi ile kötü,güzel ile çirkin ikiz kardeşler,hangisini çağırır isem onunla birlikte diğerinide çağırmış oluyorum. İyi beklentimden vazgeçmek gelecek olan kötüdende vazgeçmek oluyor. İkilik böyle bir şey. Ne kadar pozitife odaklanırsam,şöyle olmalı böyle olmalı derken ona çok yoğun pozitiflik atfedersem negatifinde devreye girmesine yol açıyor bu durumlar. Nötür olmak herşeyi olduğu gibi kabullenişin anahtarı gibi.Yada  nötür olmak anda olmak gibi. iyi geleceği,kötü geçmişi temsil ediyor diyelim,şimdiki an'da nötür olmayı temsil eder. Ne acı ne haz işte  aşkın mutluluk bu olsa gerek!

Nötür  noktasında olmak  gerçek sevginin kapısınıda aralıyor. Haz  çoğunlukla bizi mutlu edeceğini düşündüğümüz beklentilerin  gerçekleşmesi. Acı ise haz beklentimizin gerkeleşmemesinden doğan durum. Ve bizler dostlarımızdan yada sevdiklerimizden bizim istediğimiz gibi hareket etmesini bekleriz.Birlikre anı yaşarken  dikkat ederseniz hep kendi açımızdan bakıp bizim  isteğimiz doğrultusunda  hareket etmelerini  bal gibide bekliyoruz.Kendimize  dürüst olmak bu durumu farketmektir. Mümkün oldukça  dostlarımın istedikleri gibi davranmalarına izin veriyorum. Onları ilgileniren kişisel durumlarınada karışmıyor ve  istedikleri gibi davranmalarına ve bunu yaparkende bana karşı rahatsızlık duymamalarına özen gösteriyorum. Mesela bir dostum  evime  ziyarete  gelecek iken sürekli erteliyoruz.Erteleyende ikimiziz çünkü  sürekli son dakka bizim planlamalarımız  üstünde bizim bunu çok istemekten doğan arzumuz ve  evrenin yasaları devreye giriyor, farkettiğim kadarıyla.Arkadaşım bu durumdan epey rahatsızlık duydu çünkü  verdiği sözü  gerçekleştirememek her insanı rahatsız eder. Ona rahat olmasını hatta  bana gelirken yarı yolda içinden vazgeçmek geliyorsa vazgeçmesini ve içinden nasıl geliyorsa öyle yapmasını  söylüyorum. Onun kendisini ilgilendiren eylemliliklerinden(vazgeçmesinden) rahatsız olmayacağımı,küsüp,kırılmayacağımı,istediği kadar hoşgörü  göstereceğimi ifade ettim.Evrenin işleyişi,planı neyse ona teslim olmak ve  hayat ile birlikte akmak en doğrusu yoksa tersi akıntıya kürek çekmek ve zorlu olan durumla gerçeği kavramayı tercih etmiş oluyoruz.Ama onun hala beklentili bir dünya  hayatı olduğundan   bu durumdan  rahatsızlık duymaya devam ediyor. Bu noktada eğer  bende hala beklenti olsaydı ona  karşı davranışım duygu sömürüleriyle hareket etmeme  yol açardı. Çoğu insan  "Neden  gelmiyorsun,sormuyorsun" gibi beklentili  sevgisiyle aslında duygu sömürüsü yapmaktadır.
Beklentisiz  sevgiye geçiş için  bu tarz duygu sömürülerini(sitemleri) bırakmalıyız.yoksa yanlışa yanlışı doğurmaktan öteye gitmiyor bu tekamül.

Bir hikaye duymuştum "Bir  pastanede bir  müşteri  kapıdan çıkarken tanımadığı bir  yaşlı adama,gülümseyerek günaydın der. O yaşlı adam tanımadığı bir insandan böyle bir hoş davranış görmekten ötürü hoşnut olur ve  yolda giderken bir dilenciye sadaka verir. Dilenci sadakasını almanın mutluluğuyla çocuğuna çikolata alır ve  çocuk gidip   çikolatasını arkadaşıyla paylaşır ve herkes mutludur çünkü sevgiyle paylaşmak gittikçe çoğalır,sevgiyle  paylaşım dalga dalga  herkesi sarmıştır. Birde bunun tersi durumda aynı etkiyi yaratacaktır. Biz ne kadar mutsuz ve öfkeliysek  dalga dalga onu   yaymış oluruz ve ondanda herkes nasibini alır.Ama  farkındalıkla olumsuz durumlardan etilenmemeyi öğrenirsek o olumsuz dalgayı engellemiş ve yayılmamasını sağlamış oluruz. Koşulsuz sevgi olumsuz durumları farkedip,kabullenmek ve farkındalıkla  onu dönüştürmektir.
 

zer-zivi

#4
Forumda  bu sayfayı göremedim ama site içi arama modunda  baktığımda  buldum, bu ne iş sevgili tanrım,yoksa saklanbaçmı oynamak istiyorsun  :)
 

zer-zivi

#5
Şükür yazı yazınca  görünür oluyormuş sayfa yalnız Gezginler ile ilgili   sayfa hala görünmüyor  Sorguluyoruz  bölümünde. Ey tanrım yine sen bilirsin,  çünkü hakikati en çok sen istiyorsun,ben değil  :)
 

Alemtac

#6
Sevgili zer, topiğin hemen üst sağ köşesinde yer alan kutucuktan, tüm konuları görüntüle seçeneğini tıklarsan bütün konular görünür oluyor. Büyük ihtimalle senin sayfanda son haftalara ait, son eklenen gibi şeklinde kalmıştır. Biliyorum çünkü aynı durumu bende yaşamıştım ve neden göremediğimi çözünceye kadar aklımdan geçen tüm düşünceleri anlatmıyayım :)))
 

zer-zivi

#7
Teşekkür ederim sevgili Alemtaç :) hala  farkındalık ve dikkat geliştirmem gerekiyormuş,sayende öğrendim,sağolasın :)
 

isiklidusler

#8
'if' ya da eğer'siz sevgi; eğer öyle olursa severim; -öyle olmasa sevmem;
eğer öyle olursa sevgi gerçekleşir-eğer öyle olmazsa sevgi gerçekleşmez;
gibi;