Ruhsal bütünlüğü/birlik duygusunu korumakta zorlanıyorum

Başlatan Durawyn, 24 Mart 2014, 00:11:10

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Durawyn

Merhabalar;

Günlük hayatta var olan ve gittikçe artan kutuplaşmalar,aykırılaşmalar,haksızlıklar dolayısıyla insanların içlerindeki karanlık lekelerin,KH doğrultusunda yapılan seçimlerin  giderek ortaya çıktığı/arttığı şu günlerde;toplumsal enerjinin ve bunun yanında ister istemez maruz kalkdığımız manüpilasyonların etkisiyle kendi içimde gittikçe dengesizleşen kaotik bir yapı içine düştüm...hayatımda olmadığım kadar(çocukluk,ergenlik dışında tabiki) korkak,agresif,takıntılı,kendi üstüne gelen fakat bir o kadar da umut dolu ve güçlü hayaller kurabilen bir insan oldum...Sağlığımın bozulduğunu hisseder oldum,özüm ile bulunduğum ortamın bu kadar aykırı olduğunu,uyumsuz olduğunu daha önce hiç bu kadar yoğun bir şekilde deneyim etmemiştim...şu son yazdığım cümlenin bile gönülden inandığım "bir"lik yasasına ne kadar ters düştüğünü fark etmişsinizdir.Kendime bunu itiraf edebilmenin,hatalarımı görebilmemin beni ne kadar mutlu ettiğini,kendimle "gönül gözüm" kapanmadığı için ne kadar gurur duyduğumu da anlatamam...Şu an hayatım,hislerim,sevdiklerimle ilişkilerim ve dolayısıyla seçimlerim tıpkı yazdığım yazı gibi tutarsızlıklar,gelişme/gerilemelerle dolu...Bu duyguları bu kadar ağır yaşadığım bu dönemde,bunu burda sizinle paylaşarak biraz olsun güç kazanabilmek,belki biraz rahatlamak,belki de aynı hisleri yaşıyan ya da yaşamış sizlerden "tavsiye" (tavsiye kelimesini doğru bulmadım ama başka bir biçimde de ifade edemedim) almak istedim.

 

bozadi

Duygu ve düşüncelerini paylaşman güzel birşey Durawyn.

Toplumsal olaylar/koşullar ister istemez hepimizi etkiliyor. Türkiye'de son yıllarda siyasi yaşamda çok büyük yıkımlar/dönüşümler meydana geldi ve hep birlikte tanıklık etmekte olduğumuzu gibi bu süreç tırmanarak devam ediyor. Hem Türkiye'de, hem bölgede, hem de tüm dünyada. Sitenin kuruluşuna ilham veren kaynaklarda da belirtildiği gibi, bir çeşit kıyametin içindeyiz ve bu durum giderek yoğunlaşıyor. Bir dalga geliyor. O dalganın altında mı kalacağız, üstüne mi çıkacağız? Hayat bizi ciddi bir karara zorluyor şu anda. Elbette nihai anlamıyla bu karar KH'de kalma ile BH'ye geçme arasında bir seçim. Saatlik veya günlük bir karar/süreç olmadığı kesin, daha uzun/derin bir süreç ama artık her günün kıymeti artıyor gibi geliyor bana. Nihai amacımız doğrultusunda zamanı daha etkili kullanmaya zorlanacağız. Dini/siyasi tüm ideolojiler parçalanacak bir şekilde. Yalan olan herşey parçalanacak. Sadece iki kutup kalacak... İyilik ve Kötülük... Gri bölgeler giderek daralacak. Mevcut yaşam biçimimiz ise griliğe endeksli çoğu durumda. Yani kararsızlığı, iradesizliği, parçalanmayı, bölünmeyi teşvik ediyor (negatif yönde kutuplaşılmayacaksa).

Spesifik olarak belirli bir konuyla değil de, yaşamımızın geneline dair bunalımlar, yıkımlar, sorgulamalar deneyimlememizin son derece doğal ve kaçınılmaz olabileceğini düşünüyorum içinde bulunduğumuz süreçte. Kriz durumları hayatımızın bütünü saracak belki de.

Cennetin bilgisi de, cehennemin bilgisi de içimizde mevcut ("cennet-cehennem" mecazi anlamda). Hayat şimdi bizi mutlak karara zorluyor. İçinde yaşadığımız dünyanın sosyo-siyasi-askeri-ekonomik düzeni ise insanların mutlak pozitiflik yönündeki potansiyel iradesini parçalamak veya hiç değilse bloke etmek için yırtınageldi binlerce yıldır. Bir işkence makinesinin içindeyiz çok uzun zamandır. Varlığımızın bir yerinde evrenin, hayatın bütün gücü, güzelliği, sonsuzluğu, sevgisine bir bağlantı var. Bilgiye erişimimiz var varlığımız yoluyla. Ama sevgili hayat kendisini bizlerle ve herşeyle cömertçe paylaştığı halde, "ders" koşulları ve insanlığın derslerinde ilerleme durumuyla ilgili sıkıntılar nedeniyle binlerce yıldan beri zor bir durumdayız.

Bizim bir seçim sürecinde olduğumuzu bilen ve seçim sürecimizi kendi çıkarları doğrultusunda kontrol altına almayı isteyen dünyadaki sosyo-ekonomik-siyasi-askeri düzenin efendileri ise varlığımızdaki birlik (o birliğin/tekliğin sevgisi, güveni, mutluluğu) bilgisini ortaya çıkarıp paylaşarak o şekilde ilerlememize karşı geliyor. İnsanlık bu konuda pek parlak bir geçmişe sahip değil. Ciddi konsantrasyon ve disiplin sorunları var. Hepimizin var. Çünkü bizler de insanlığın birer parçasıyız ve bünyenin genel durumu bir şekilde her parçayı etkiliyor.

Kimiz? Neredeyiz? Burada bulunma amacımız nedir? Neyle karşı karşıyayız? Büyük sorularla hayatımızın lokal meseleleri arasında bağlantı kurmak kolay değil elbette ve ne yazık ki hayatımızın genel koşulları kafamızı lokal meselelerden kaldırmayı da zorlaştırıcı bir yapıda. Ama büyük sorular nadir veya "part-time" bir ilgiden ziyade "full-time" işimiz haline gelecek belki de. Bu bir anda, bir günde olacak birşey değil elbette.

Tüm tartışmalarımızın ve deneyimlerimizin yerel ve evrensel hakikatimizi etkili bir şekilde keşfetmemize katalizör olması dileğiyle, iyi geceler diliyorum bugünlük.

Scyth

Diyet, nefes programı ve tütün yardımcı olur. Günlük olarak melisa tüketebilirsin. Herşeyin çok baskı yarattığı zamanlarda kediotu.


Bozadi yeni celse yayınlandı, zamanın olduğun ilk anda çevireceğini biliyorum.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

Bu sevindirici haber için teşekkürler Scyth. Yarın öğlene kadar yoğunum. Sanırım yarın bu saatlerde çevirisini paylaşmış olurum. :)

believer planet

aslında son bikaç aydır benimde sağlık durumum hiç iyi değil...

işimle ilgili sıkıntı ve stresler, insanlarla ilgili sıkıntılar epey ayyuka çıktı son zamanlarda..
çeşitli hastalıklarım için ilaç da kullansam da nedense tam anlamıyla geçmiyor...
meditasyona odaklanamıyorum.tütün içmek istiyorum ama bedensel alaerjidenmidir blmiyorum stres basıyor. ne yapacağımı şaşırdım...zihinsel ve bedensel  gücüm epey bi zayıfladı..

epey kilo da aldım.spor ve diyet deneyeceğim belki beni kendime getirir.

bu arada dün celse yayınlandı bende beklemedeyim sevgili bozadi.
herşey mümkün

Scyth

Ketojenik diyete benzer bir diyet işini görebilir. Ben ketojenik diyeti iki ay kadar yaptım çok fazla kilo verdim ve böbrek taşı yaptı. Diyeti biraz değiştirdim diyetin içinde olmayan yaş ve kuru meyveleri ekledim böylece kilomu koruyabildim.

Tütünle ilgilide yerleşmiş algıyı değiştirmenin en kolay yolu içmeye başlamak. Hafif olanlarla başlarsan daha kolay olur.

Birde şunu farkettim psikolojik durumumuzu iyileştirmede çözümü tamamen maneviyatta aramak eksik bir bakış açısı. Sadece ruh değiliz, bir bedenimiz var. Bu beden sizi hep negatifliğe doğru sürükler, çünkü yaratılış amacı bu. Öyleyse bedene ruhu rahat bırakması için doğru besinleri verin. Ondan sonra işin psikolojik kısmında düzeltmeler yapabilmeniz kolaylaşacaktır. Benim deneyimlerimden öğrendiğim bu.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

believer planet

çok güzel açıkladın sevgili Scyth..

aslında genel anlamda bir diyet yapmam şart oldu..

ben yediklerime pek dikkat etmem .. en büyük yanlışım bu..

ama son zamanlardaki bedensel rahatsızlıklarım bana bişeyler öğretti...ne yersen o olursun.

zaten son günlerde iyice iştahım da kapandı ama özellikle besin değeri yüksek posası az yiyecekleri daha fazla tüketir oldum... bu bence iyi birşey.

tütün olayına da yakında daha da eğileceğim... çünkü gerçekten tüketmek istiyorum:)
hernekadar zararlarının yanında insanı rahatlattığı.....ki bence dengeli kullanımda zararlarından çok yararları olduğu gerçek
herşey mümkün

Scyth

Tütünün zararlı olduğunu söyleyenler bizi kandırıyorlar. Tütün beyindeki nörotransmitlerin veri aktarım hızını artırır ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Plasebo etkisini hatırlayın algınız sıradan şeyleri bir ilaç veya zehir haline getirebilir. Bundan dolayı tütün konusunda en başından doğru algıyı oluşturmak lazım.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

ABD sigara kullanımını yasaklama konusunda despotça yasalar çıkarıyor son yıllarda ve bu konuda Avrupa'ya da baskı yapıyor ve Avrupa'da da bu yönde baskıcı yasalar giderek tırmandırılıyor. Son derece benzer bir şekilde Tayyip'in de sigara kullanımına karşı abartılı bir mücadelesi var. Tüm bunlar neden acaba diye bir düşünmek lazım.

Nikotinin merkezi sinir sistemi ve beyin üzerinde son derece faydalı uyarıcı etkileri olabildiği çeşitli araştırmalarda ortaya çıkarılmış bir gerçek. Aynı şekilde iştahı azaltıp sindirim sistemini güçlendiriyor. Sigarayı bırakanlarda çok ciddi sorunlar meydana gelebiliyor ve sigaraya tekrar başlandığında bu sorunlar tekrar azalıyor.

Sigaranın stresle mücadelede çok büyük bir faydası olduğunu sigara kullanan milyonlarca insan çok iyi biliyor ve sigara kullanmalarının temel nedeni de bu zaten. Sigara psişik savunma sistemini de güçlendiriyor.

Kasyopya celselerinde nikotin alımının (özellikle de "tüttürme" yoluyla) pek çok sigara kullanıcısı için önemli faydaları olduğunu, ABD'nin ve onun baskısıyla dünyadaki başka devletlerin sigara karşıtı yasaları ve diğer yollarla olan baskılarının ardında, insanların stresle mücadelesinde bu "silahtan" mahrum kalmalarını sağlama amacı olduğunu söyleniyor.

Tabi bu demek değil ki sigarada hiçbir zararlı madde yok. Klasik hazır paket sigaralarda çok sayıda zararlı madde olduğu da biliniyor. Ama buna rağmen milyonlarca insan sigarayı bırakmıyorsa bunun ardındaki nedenlerin mutlaka negatif olduğunu iddia etmek aceleci ve yargılayıcı bir yaklaşım.

Kasyopyalılar kimyasal katkı maddelerinin zararlarını azaltmak için tütün sarma yöntemini önermişlerdi bir celsede bildiğiniz gibi. Ayrıca sigaranın herkes için aynı derecede faydalı olmadığını, insanların bir kısmının genetiğinin sigaradan, yani tütün kullanımından söz konusu faydaları sağlamaya daha elverişli olduğunu söylemişlerdi. Hatta Laura'nın tütün kullanımının faydalı olduğunu söyledikleri halde kocasının genetiğinin farklı olduğuna vurgu yapmışlardı. Yanlış hatırlamıyorsam, "bir şahıs sigarayı bırakmayı ne kadar zor buluyorsa, sigaradan muhtemelen o kadar çok fayda sağlıyordur" gibi bir ölçüt sunmuşlardı Kasyopyalılar.

Ben normalde sigara kullanmıyor olmama rağmen yanımda içildiğinde canım çekiyor ve peşpeşe içtiğim oluyor (bkz. sosyal otlakçılık). Genetiğimin uygun olup olmadığını hala bilmiyorum ve belki de tütün kullanmayı ciddi ciddi düşünebilirim.

Vikipedi'den:

Alıntı YapNikotinin insan vücudundaki etkileri

Nikotin'in MSS (merkezi sinir sistemi) ve çevresel sinir sisteminde eşit derecede uyarıcı ve depresan etkileri bulunmaktadır. Nikotin alındıktan sonra , öfori, uyanıklık, hafıza ve dikkatin artması ve sıkıntıdan kurtulma gibi etkiler oluşur. Ama aynı zamanda nikotinin kendisi de gerginlik yaratmaktadır. Nikotinin etkilerine karşı tölerans gelişir ve ilk sigara kullanırken oluşan etkiler oluşmaz.

Belki de önümüzdeki günlerde nikotinin pozitif etkileriyle ilgili bilimsel bazı araştırmaları çevirip aktarsam iyi olacak. Bu konuda Türkçe bir çalışmaya veya çeviriye rastlamadım henüz. Veya bu ve benzer konularda çeviri desteği sunabilecek forum üyeleri/takipçileri varsa, ortak bir çalışma da yapabiliriz.

isiklidusler

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Durawyn

Merhabalar;
.şu son yazdığım cümlenin bile gönülden inandığım "bir"lik yasasına ne kadar ters düştüğünü fark etmişsinizdir.

burda sizinle paylaşarak biraz olsun güç kazanabilmek,belki biraz rahatlamak,belki de aynı hisleri yaşıyan ya da yaşamış sizlerden "tavsiye" (tavsiye kelimesini doğru bulmadım ama başka bir biçimde de ifade edemedim) almak istedim.



neden birliğe ters düşsün ki, birliğe ters düşmez hiç bi şey;
özgür devinim;