Belgeseller & Videolar & Sunumlar

Başlatan Rekalis, 30 Mart 2010, 19:03:05

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac

#15
Hayırlı olsun, tüm katılımcılara ve şifa dileyen herkese :)
 

bozadi

#16
4. yol videosunun türkçe altyazılı ikinci bölümünü buradan izleyebilirsiniz. youtube'da zaman zaman yavaşlamalar olabiliyor. o durumda video başladıktan sonra bir süre "pause" modunda bekletip videonun iyice yüklenmesini beklemek iyi olabilir.

bozadi

#17
bu video dizisine ait çeviri çalışmasını tamamlayana kadar, videoları "unlisted" (youtube aramalarında görünmeyen) halde tutacağım. çalışma tamamlanınca "public" (herkese açık) moda alacağım.

sirera

#18
Bozadi cok tesekkurler ceviri icin, harikasiniz gercekten :) Pazartesi gun sadece nefese odaklandim ki uzun bir zamandir ara vermis olmanin hamligi ile donme dolaba binmis gibi olmus oldugumu gordum. (türkçe karakter kullanmadan neden yazdıysam) Uzun bir süre nefes çalışmaları yaptım. Hatta talep edenlerle çalılma yaptım. Harika olduğunu söyledilerse de yöntemler kullanarak ve çalışma adı altında bunu yapmanın fayda vermeyebileceğini farkettim bir ara. Ardından birkaç tanıdığımın hastalanmalarına üzüldüm, kendim adıma da birşeyleri yaparken son derece isteksizleştim. Her neyse işte pazartesi yeni bir başlangıç oldu. Bugün perşembe yineliyeceğim sanırım. A şehrinden alınan mazotla B şehrine gidip oradaki iletişimi kurup C şehrine varıldığında varılabilecek tüm mesafeleri katetmek gibi. Farkındalıksız kalındığında o mazotla sadece B şehrinin sesi duyulabiliyor. Nefes :) Sağolun.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

bozadi

#19
:)

nefes çalışmalarına ben de çok önem veriyorum sevgili sirera. hatta kasyopya ekibinin önerdiği eiriu-eolas programı içinde düzenli olarak uyguladığım tek şey "boru nefesi" (pipe breathing) denen, boğazı kısarak burundan derin nefes alıp, yine boğaz kısılı olarak ağızdan yavaşça nefes verme uygulaması. aklıma geldikçe 10-12 defa yapmaya çalışıyorum. neredeyse hemen etkisini gösteriyor, bir fark yaratıyor. yavaşlamamı, sakinleşmemi sağlıyor.

yalnız kasyopyalılar bu nefes egzersizleriyle ilgili olarak şuna benzer birşey de söylemişti celselerde: "eğer herşey fazla hızlı gitmeye başlarsa, bir süre bırakın / ara verin" gibi birşey. yani bu nefes-meditasyon uygulamalarının fiziksel ve psişik bir detoks süreci meydana getirmesine niyet ettiğimizde, aslında biraz da şimdiye kadar bilinç altına attığımız, yüzleşemediğimiz negatif yüklerle yüzleşmeye niyet etmiş oluyoruz. herhangi bir nefes-meditasyon programı yoluyla bir arınmaya niyet ettiğimizde, o andan itibaren herşeyin çok güzel gitmeye başlamasını beklemek de aslında tam olarak makul olmayabilir. aslında biraz da bir "mücadele" başlıyor bir bakıma. bilinçli/hazırlıklı/sabırlı olunduğunda, bu mücadele son derece doğaldır ve fark yaratacaktır.

şöyle bir örnek vermek istiyorum. bastırdığımız bilinçaltı yüklerini, birer "borç" gibi düşünürsek, kendimizi herhangi bir yolla "güçlendirme" sürecine soktuğumuzda, "tamam, şimdi borçlarımı ödeyebilecek/yüzleşebilecek durumdayım" gibi bir mesaj vermiş oluyoruz. dolayısıyla bir arınma ve güçlenme sürecine girdiğimizde, o ana kadar yüzleşemediğimiz, bastırdığımız şeylerin "bizi bulmaya çalışacağını" beklemek gayet makul olacaktır. yani buna özellikle hazır olmak gerekiyor. ve çok güçlü bir motivasyonla bir arınma-güçlenme çabasına giriştiğimizde, bir süre sonra "geçmişe ait henüz çözülmemiş hesaplar (duygu/düşünce/endişeler)" aynı şiddetle karşımıza dikilebiliyor. ve buna hazırlıksız yakalanmak çok moral bozucu bir etki yapabilir sanırım :) bunu kendim de sıkça deneyimliyorum aslında.

bu konuyu biraz konuşmaya ne dersin?

ve bugün perşembe olduğunu unutmuşum! :) iyi ki hatırlattın. yine alzaymır modundayım. aslında dün aklıma gelmişti "yarın perşembe, unutmayayım" diye. bugün hiç aklıma geldi mi hatırlamıyorum. :) hatırlatmana çok sevindim. :)

ben bu pazartesi-perşembe günbatımı egzersizinde hiçbir belirli şey yapmıyorum aslında, biliyor musun? normalde eğer güneş görünebiliyorsa, güneşin batışının izlenmesi de önerilmişti konuyla ilgili olarak celselerde. şu anda güneş de görünmüyor, hava kapalı burada. ama yine de dışarı çıkıp biraz dolaşmak istiyorum. henüz belirli bir düzenli/programlı uygulama geliştirmedim ve henüz geliştirmek de istemiyorum. sadece, sadece, durup iyi-güzel-hoş şeyler düşünmek istiyorum. tanıdığım herkesle pozitif bir gelişim/dayanışma bağı içinde olduğunu hayal ediyorum. sorunların çokluğuna, derinliğine rağmen, ısrarla ve samimi bir dayanışma.

neyse, çıkıp birkaç tur atayım. döndüğümde görüşlerimi paylaşmaya devam etmek isterim. :)

bozadi

#20
aslında bu ortamda, birlikte hepimize aşağı yukarı uygun olacak düşünce/farkındalık geliştirme biçimleri-teknikleri geliştirebileceğimize inanıyorum.

hemen böyle birşey geliştiremeyiz ama bunu tartışmaya başlayabiliriz bugün yarın. yani, "ne düşünelim?" gibi bir konu başlığı altında bu konuyu, yani "ne düşünelim?"i tartışabiliriz. yani, ortak, faydalı, iyileştirici, rahatlatıcı düşünceler tespit etmek, bunları biriktirmek, organize etmek. bunun olumsuz bir ritüel havası yaratıp yaratmaması bize bağlı olacaktır. bu konuda da kendimizi bir sınamış oluruz. ne kadar gerçekçi, objektif, gelişime açık olursa negatif bir anlamda ritüelimsi etki riski o kadar düşük olacaktır. ben birazdan uygun bir anabaşlık altına açmış olurum sanırım, "ne düşünelim?" diye bir altbaşlık.

bozadi

#21
"Şifa Enerjileri ve Kişisel Gelişim" bölümünde açalım, gerekirse başka başlığa taşırız.

bozadi

#22
düşünce atölyesi

sirera

#23
Boru Nefesi yoga' da ujjayi nefesi olarak adlandırılmış. Omurga çevresinde, Sol ve sağ- [ida(ay) ve pingala(güneş)]Nadilerindeki akışkanlığın enerji merkezlerinden dolanarak geçerken bu merkezlerin dengede kalabilmesini (Hermes'in Kadüse'sindeki gibi)kolaylaştırdığı anlatılır.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sirera

#24
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Bozadi




şöyle bir örnek vermek istiyorum. bastırdığımız bilinçaltı yüklerini, birer "borç" gibi düşünürsek, kendimizi herhangi bir yolla "güçlendirme" sürecine soktuğumuzda, "tamam, şimdi borçlarımı ödeyebilecek/yüzleşebilecek durumdayım" gibi bir mesaj vermiş oluyoruz. dolayısıyla bir arınma ve güçlenme sürecine girdiğimizde, o ana kadar yüzleşemediğimiz, bastırdığımız şeylerin "bizi bulmaya çalışacağını" beklemek gayet makul olacaktır. yani buna özellikle hazır olmak gerekiyor. ve çok güçlü bir motivasyonla bir arınma-güçlenme çabasına giriştiğimizde, bir süre sonra "geçmişe ait henüz çözülmemiş hesaplar (duygu/düşünce/endişeler)" aynı şiddetle karşımıza dikilebiliyor. ve buna hazırlıksız yakalanmak çok moral bozucu bir etki yapabilir sanırım :) bunu kendim de sıkça deneyimliyorum aslında.

bu konuyu biraz konuşmaya ne dersin?


Bilinçaltı yükleri birer borç gibi düşünüldüğünde öyle sanıyorum ki bu yükleri taşıyan bir benlikle de özdeşleşmiş oluyoruz. Olan; olayların, bize doğru çekilip karşımıza dikilmesi değil, bizim bu düşüncemizle düşlediğimiz alanımızda oluşması ve bizim bu olaya çekilmemiz de olasıdır diye düşünüyorum.
Nefes eksersizlerini paketler halinde sunan kişilerin çalışmalarından çıkan yorumlarda, hayatlarının bir denge içinde bir süre sürüp (hatta o gün müthiş bir coşkuyu duyumsamaları) bir süre sonra dibe vurmayı deneyimlemiş olduklarını görebiliyoruz. Bu çalışmanın içsel süreçteki deneyimlere bakılarak paketler halinde vermek yerine o kişinin varlık ve bilgi düzeyi ile paralel bir zamana yayılması gerektiği üzerinde durulmalı sanıyorum. Yoksa kişi kendini kendi olmayan bir halle tanımlayan bir mekanizma haline gelebilir ki yeni çağ anlayışı ile sıkça karşılaşılan karmaşalardan biri de bu belki de.
İlizyonun sahip olduğu güç için koyuncu ve büyücü hikayesi var 4.yol da. İnsan imajinasyonu aracılığıyla hipnotize edilmiştir dermiş. O bir koyundur aslında buna rağmen bir aslan veya bir kartal olduğunu sanmaktadır. Böyle bir illüzyon içindedir. Ve bu koyun onu içine kapatacak çitler inşa edemeyecek kadar tembel ve cimri olan büyücüden de kaçabilme gücüne sahiptir.
Muhtemelen büyücüyü tanıdık gelmiştir, aslan ve kartal da. [(bana tanıdık geldi:)]Koyuna bu hikayede kendini bu ilizyona kurban eden insan düşüncesi diyebilir miyiz ki?
Benim bugünkü nefes uygulamamda uykuya takla atma ayrımını bilemedim, saatlerce uyudum sandım sadece 5 dakika bile olmayan bir uykuymuş. Boşça ve hoşça dinlenmiştim.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sirera

#25
Bugün pazartesi eiriu-eolas uygulaması günü hatırlatmak istedim.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

bozadi

#26
hatırlatma için teşekkürler sevgili sirera. :) iyi oldu.

durup yapmaya çalıştığım şeyi eiriu-eolas (ee) olarak tanımlayamıyorum henüz ama ee niyetine işte :)

bozadi

#27
bu arada 4. yolun 3. bölüm altyazı çalışması da bitti.

altyazı zamanlamalarında henüz ideal durumda değilim. altyazılar biraz ani bir şekilde görünüp kayboluyor. sonraki bölümlerde buna biraz daha dikkat etmeye çalışayım.

bozadi

#28
eveet, 4. bölüm altyazısı da hazır.

bozadi

#29
bende youtube bağlantı hızı bayağı düşük niyeyse son zamanlarda. yasak kalktıktan sonra meydana gelen yüklenmeden mi oldu bilemiyorum.