Sirius Lyra ve Vega Robotik Düzen Teknolojisiyle..

Başlatan idrnc, 30 Ekim 2010, 03:41:37

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

idrnc

Sirius Lyra ve Vega Robotik Düzen Teknolojisiyle Robotlarda Tanzim Edilen Şuurlandırılmış Kuvantum Alanları

VEGA YILDIZ SİSTEMİ'NİN TEKNOLOJİK UZMANLARINCA YAPITLANAN İNSANİ ROBOTİK TEŞKİLATTA EN ÖNEMLİ BİR AYGIT OLAN ANA KUMANDA SİSTEMİ KUVANT BİRİMLERİNDEN MÜTEŞEKKİL BİR YAPI OLARAK ŞUUR KAZANDIRILAN BİR ALANI VARLIKTA TUTMAKTADIR.

BEŞERİ ROBOTİK TEŞKİLATTAKİ ANA KUMANDA SİSTEMİ, MADDİ KARAKTER VE HÜVİYETE SAHİP OLAN KUVANT BİRİMLERİNDEN MÜTEŞEKKİL BİR YAPI OLARAK STATİK ENERJİ İLE FAALİYET GÖSTEREBİLEN BÜTÜN ROBOTİK SİSTEMLERİ VARLIĞINA BAĞLAYAN MERKEZİ BİR ETKİNLİK ALANINI DEVREDE TUTMAKTADIR. BU ETKİNLİK ALANININ ŞUURLANDIRILMASINDAN KAYNAKLANAN MERKEZİ ETKİNLİKLER KUVANTUM KARAKTERİNDE KABA - KESİF TİTREŞİMLERLE FAALİYET GÖSTEREN SİSTEMLERİN ÇALIŞMASINI KOMUTA EDEREK SAĞLAR.

Atomun yapısını oluşturan kuvant birimleri, atomun yapısında elektron, proton ve nötron ifadeleriyle bilinen yüklü ve yüksüz partiküller halinde atomik iç denge prensiplerine uygun dinamikleri sürdürürler.

Kuvantum alanı, her atomun kendi varlığıyla müstakil formasyonlu bir kalıp halinde varlık gösterebildiği gibi, birden fazla atomun bir araya gelerek birleşik düzen hasıl etmesiyle bu atomların varlığıyla devrede tutulan kuvantum alanlarının birleşik düzen hasıl etmesini de sağlar.

Vega yıldız sisteminin Dünya'da bulunan robotları atomlardan müteşekkil yapılardır.

MİNERAL - BİTKİ - HAYVAN - BEŞER.

Sirius insanının deneyimli hale gelebilmesi için özgen potansiyelinin bütünselliğini ilgilendiren mineral - bitki - hayvan - beşer ifadeleriyle bilinen androidlerin robotik kalıplarını robotik düzen kurallarına uygun olarak birer birer muayyen uzay / zaman dilimlerinde kullanarak, her robotik düzensel yaşam olgusunu gerekli mahiyet ve kıstaslarda yaşayıp deneyimlemesi gerekir.

Gökler bu bilgileri yüzyıllardır vermek ve robotlarda devinen bilinçleri uyandırnak istediler, ama bu bilinçler ne yazık ki her çağda alışılagelmişliğin abluka altına alan sahte güzelliklerine kapıldılar ve hakikati bilmek ve bu hakikate uygun olanı yaşamaktan kaçındılar.

Bu bilgiler Dünya'da kendi varlıklarını insan olduğunu kabullenerek robotik düzenden, insansal düzene, insansal düzenden tanrısal düzene doğru gereği gibi yücelebildiğini hiçe sayan robotik ben ifadesine uygun olan varlıklarda elbette ki sansasyon yaratacak ve hatta hiddet ve tepkiyle karşılanacaktır. Ancak ne yazık ki, Dünya'da bu özel dönemde dahi yapılan tespitleri değerlendiren robotik düzen kurucu uzman topluluk, halen robotik düzene ait yaşam yoğunluğunun oldukça çok yüksek olduğunu belirtmektedir.

ATOMLAR KUVANT SİSTEMLERİNDEN MEYDANA GELEN YAPILARDIR.

Vega yıldız sistemindeki teknolojik uzmanların Samanyolu Galaksisi'nde 604 tane elementin oluşmasını sağlayan atomları yapılama amaçlarının altında yatan çok gizli sırlar mevcuttur.

Dünya bilim adamlarının keşfedemediği elementlerden 26 tanesi Ay'da bulunmaktadır.

Dünya'da bilinen elementlerin dışındaki elementlerin bir kısmı yine Dünya'da da mevcut olduğu gibi diğer gezegenlerde bulunmaktadır. Robotik teknolojinin malzemesi olan elementlerin enerjetik yaşam ortamlarındaki özgenlerin Dünya'da geliştirilmiş robot kullanmaları için 604 tane elementin devreye sokulması gerekiyor.

Dünya bilimcileri çok kısır çalışmalar yapıyorlar ve dünya sakinlerini aydınlatma gayretlerinde de çok başarısız oluyorlar. Agartha ve Azlantas bilimcileri bunlara şahit olup çok üzülüyor ve ne yazık ki bu, robotları kullanan özgenlerin de arzularına ters düşüyor.

Robotik devre ünitelerinin teknolojik donanım olma frekansının yükseltilebilmesi için elementlerin yoğunlaştırılması gerekiyor, ama ne çare ki egoların güdümleyici aktifliği buna mani oluyor.

İNSAN-I KAMİL OLARAK BİLİNEN ÜNİTEDE ÖZGEN TRANSFERASYONU YAPILMIŞTIR.

Bu transferasyondan hemen önce robotik kalıbın gereken elementlerle donatılarak tamponize edilmesi Agartha ve Azlantas konseylikleri tarafından gerçekleştirilmektedir.

Sümer uygarlığının tanrısı Oannes Azlantaslıdır.

Sümer uygarlığında devrim yaratan Oannes Sümerlilere çok şeyler öğretti ve onlara topraktaki mineralerden istifade edebilmelerini sağlayan çok bilgiler verdi.

Atom denilen sistemde her elektron çekirdeğin etrafında muayyen bir orbitsel denge rayında şuurla hareket eder.

Atomun çekirdeğindeki proton, çekim ve cazibe yasalarının gereği şuurlandırılmış partikül olarak elektronları kendi varlığına cezbederek çeker.

Her elektron kendi orbitsel denge rayında hareket ederken partiküler akitlilik yasasının icaplarına uygun olarak akitli olduğu protona cezbolup çekilir.

Atom sisteminde eril ve dişil partiküller arasında evlilik şuuru mevcuttur. Proton pozitif yükle şuurlu olarak dişil cazibeyi gösteren negatif yüklü elektrona diğer bir ifade tarzıyla aşıktır.

Buradaki negatiflik kavramı olumsuzluk olarak addedilmemelidir. Partiküler dengenin atom sistemlerinde tesis edilebilmesini sağlayan yegane olgu aşktır. Aşk olmazsa atom sistemlerini oluşturmak mümkün olamaz. Aşk, evlilik şuurunun tanzim edilmesini sağlar. Aşk olmazsa evlililik, evlilik olmazsa sistem teşekkül edemez.

Aşkın mevcudiyeti en küçük kuvantum alanında bulunması gereken etkinliği devreye sokabilen bağlayıcı, bütünleştirici yegane olgu olarak zerreyi zerreye bağlayan, zerreyi zerreyle bütünleştirip ortam ortak manyetik alanların husule gelmesini sağlar.

Dünya bilimcileri kuvantum alanından söz edebiliyorlarsa, bunu atom sistemlerinde cereyan eden aşkın mevcudiyetinden dolayı söz edebiliyorlar.

Vega Sistemi'nin teknolojik uzmanları bu şuurlandırılmış kuvantum alanlarını birleştirerek çok değerli bir aygıt yaptılar.

Atom sistemlerinden müteşekkil elementlerden robotik kalıpların en geliştirilmiş olan beşeri robotik kalıpta, dünya insanlarınca beyin ifadesiyle bilinen aygıtı tanzim ettiler.

Bu aygıt, birimsel kuvantum alanlarından teraküp bulan çok yüksek performansla şuur etkinliği gösterebilen ortak bir kuvantum alanına sahiptir.

Bu etkinlik, dünya bilimcileri tarfından "merkezi sinir sistemi" olarak bilinmektedir.

Bu aygıtı oluşturan teknobiyo hücrelerin kendi varlıklarına özel manyetik alanları mevcuttur.

Her teknobiyo hücrenin kendine özel olan manyetik alanı, hücrenin yapısında bulunan kuvantların oluşturdukları alanların bir araya gelmesinden husule gelmiştir.

Her teknobiyo hücrenin kendine özel olan manyetik alanı, çekirdeklerinde bulunan kutupsal duyargan robotik devre ünitelerindeki bilgi ve gücün aşikare çıkarılmış haline ait etkiliği altındadır.

Kutupsal duyargan robotik devre ünitelerindeki duyarlılık aktivitesi bilgi ve güç meyanında ne kadar yoğun hale getirilirse, robotik ana kumanda sistemindeki tekno biyo hücreye ait manyetik alan güçleniyor.

Bu ne demektir?

Nöron ifadesiyle bilinen milyarlarca hücrenin meydana getirdiği robotik ben ana kumanda sistemi, robotik benin bulunduğu robotik kalıbın tüm robotik yaşam fonksiyonlarını idare edebilen bir yapı olduğu gibi, diğer robotik kalıplarda yer alan robotik ben ana kumanda sistemleriyle iletişim kurarak bu sistemlerin tanzim olduğu robotik kalıplara ait olan robotik yaşam fonksiyonlarına da etki edebilen harika özelliklere sahiptir.

Bu özeliklerin ortaya çıkması için nöronsal aktivite planlarında yer alan genetik kodlarda bulunan bu mahiyetlere sahip özel programların açılması gerekmektedir.

Robotik ben ana kumanda sistemindeki teknobiyo hücrelere ait manyetik alanlardan teraküp bulan kuvantum alanı içinde tekno biyo hücrelerin faaliyet prosedürleri arasında bu teknobiyo hücreleri direkt ilgilendiren fizikoşimik reaksiyonlar devrede tutulmaktadır.

Bu reaksiyonların performansını artırabilenler çok önemli özellikleri ilk etapta kendi ana kumanda sistemlerine kazandırabilmektedirler.

Bu özelliklerin performansı hangi mahiyetlerde yükseltilmişse o mahiyetlere uygun alternatiflerde robotik kalıpta duyguların, düşüncelerin, zevklerin ve duyumların yaşanması mümkün hale gelmektedir.

Robotik ben ana kumanda sisteminin aktiflik planında oluşan fizyoşimik reaksiyonlar, bu sistemin yapısında yer alan nöron adındaki hücrelerin sahip bulundukları karakteristik özelliklerden kaynaklanmaktadır. Fizyoşimik reaksiyonların başında, nöronsal aktivite planına dahil edilen nörostatik enerjetik aktivite gelmektedir. Bu aktivite, bilinç genlerine ait olan öz enerjinin statik enerjiye dönüşmüş halidir ve robotik ben ana kumanda sistemine ait fizyolojik ile biyoşimik reaksiyonların oluşturulmasında kullanmak amacıyla devrede tutulmaktadır.

Nörostatik enerji kullanımıyla oluşturulan bu reaksiyonlar neticesinde robotik ben'in düşünce ve davranış motivasyonlarıyla ilgili karakteristik özellikler ortaya çıkmaktadır. Robotik benin değer yargılarında farklı mahiyetlerce yaptırım gücüne sahip olan bu reaksiyonlar robotik benin, diğer robotik benlerce sempatik ve antisempatik bulunuşuna sebep olmaktadır.

Biliyorsunuz robotlar dünyasında kaile alışlar farklı farklıdır. Bu kaile alışların da karmaşası yaşanmıyor mu?

Gelin bu karmaşadan kurtulun, kendi teknolojik hakikatınıza sarılın. Farklı kaile alışlar sonsuz - sınırsız alternatiflerce ortaya çıkmakta ve her bir robotik benin doğruları kendilerine ait irade gücüyle savunulabilmektedir.

Dünya'da yer alan obje ve sujelerin ve hadiselerin farklı bakış açılarıyla değerlendirilmesine sebep olan bu reaksiyonların yön ve mahiyetleri bilinç genleri tarafından değiştirilebilmektedir. Nörostatik enerjetik aktiviteyi sağlayabilen öz enerji, bilinç genleri tarafından kullanılırken öz'sel hakimiyet ve kadiriyet bilinç genlerinin bağlı bulundukları tanrılar tarafından devrede tutulmakta ve robotik benin hattı hareket motivasyonları olan düşünce ve davranış şekillerine gittikçe yücelik kazandırılmaktadır. Bu reaksiyonların yön ve mahiyetleri bilinç genleri tarafından değiştirilebilmektedir.

Kendi yüceliğinizi kendinize kazandırın. Realitenin gerekliliğini duyanlara realiteyi bırakın, onlar veriteye kavuşuncaya kadar onunla haşır neşir olsunlar. Sizler veriteye kavuştuğunuza inanıyorsanız veritede yaşayın.

Robotik ben kendi ana kumanda sisteminin fiziki olduğu kadar metafiziki yapısına da ait sırlara vakıf olmalıdır. Robotik beni bu bilgilerden yoksun bırakmak, onun sonsuza kadar bir makine halinde bırakılması demektir.

Robotik ben, duyum ve duygulanmayı, düşünce ve mutluluğu sahip bulunduğu ana kumanda sisteminin sadece fiziki karakteristik hususiyetlerine bağlamamalı. Bu olgulamaların yaşanmasında hakim olan bilinç genlerinin kullandıkları öz enerji ile direkt etkileşimde bulundukları robotik ben ana kumanda sisteminin metafiziki karakteristik hususiyetlerine de bağlamalıdır.

Çok basit duyumlarla mutlu oluyorsunuz.
Çok basit düşüncelerle uğraşıyorsunuz.
Çok basit zevk ve hazlarla yetiniyorsunuz.
Çok basit duyguları yaşayarak mutlu olmak istiyorsunuz.


Robotik benlerin robotik ana kumanda sistemindeki fiziki karaktere sahip kuvantum alanın yaşattıkları basitlikler bunlardır. Bu basitlikleri yaşamakla yetinenler, bu alanın ötesinde ince - latif partiküllere yüklü olan bilgi ve enerjinin varlığından bihaber kalmışlar çok yazık.

Robotik ana kumanda sisteminin kaba kesif vechesi kuvant birimlerine ait alanların bir araya gelmesinden husule gelen bir alana sahiptir.

Ama bu robotik ana kumanda sisteminin ince latif vechesi por birimlerine ait alanların bir araya gelmesinden husule gelen bir alana sahiptir.

İŞTE DÜNYA İNSANININ BEYİN İFADESİYLE BİLDİĞİ TEKNOLOJİK AYGITIN İÇTE KALAN VE DÜNYA BİLİMCİLERİ TARAFINDAN BİR TÜRLÜ KEŞFEDİLEMEYEN SIRLARI...

Ö.Cenap Başman

Alıntıdır- www.humanima.net
 

bozadi

#1
sevgili idrnc, foruma hoşgeldiniz.

anladığım kadarıyla sayın Cenap Başman'ın bilgi-gelişim topluluğunun bir mensubusunuz. Cenap beyin sitelerinden birkaçını inceleme şansı buldum. çok ilginç, çok isabetli bulduğum bazı verilere rastladım. ama pek çok durumda bir basitlik/açıklık eksikliği problemi deneyimlediğimi de belirtmeliyim.

Cenap beyin öğretilerinden sizi çok etkileyen, size doğru gelen şeyleri elbette paylaşmak, tartışmak isteyebilirsiniz, bundan doğal birşey yok. ama sizden şahsen ricam, önce bu yukarıdaki alıntıda tam olarak ne anlatılmak istendiğini bize açıklamaya çalışmanızdır.

örneğin, yukarıdaki makaleyi en sade şekilde birkaç cümleye indirgemek isteseydiniz bize nasıl özetlerdiniz? anlamak için sormak isteyeceğim sorulara yanıt vermeye istekli olduğunuzu umarım. böylece siz de öğretinizi en sade ve en güzel şekilde ifade etme şansı bulursunuz belki.

bozadi

#2
bu arada, "www.humanima.net" Cenap beyin sitelerinden biri değil anladığım kadarıya. linkte bir hata var sanırım.

Alemtac

#3
Tam da sormak istediğim soruyu sormuşsunuz Bozadi, teşekkür ederim. İnternette dolaşırken, bir kaç kez rastlamıştım Cenap beyin bu metnine...Öncelikle hoşgeldiniz Sevgili idrnc :)

Agartha, Azlantas neresi ve robotik ana kumanda sisteminin ince latif vechesi por birimlerine ait alanların bir araya gelmesinden husule gelen bir alana sahiptir gibi bir çok anlayamadığım cümleleri Sevgili idrnc açıklayabilir diye düşünüyorum. Sadece yazdığım cümle değil, metinin tamamını anlayabileceğim bir dile indirgemesini dilerim.
 

bozadi

#4
demek aynı şeyi merak ediyormuşuz : ) güzel, şimdi bu konuda birinci elden bir bilgilenme şansıyla karşı karşıyayız belki de. heyecanlıyım.

idrnc

#5
Merhaba

Öncelikle en azından merak edip okuyup anlamak için çaba sarf ediyor olmanızdan mutluluk duyduğumu belirtmek isterim. Maalesef ki benzer ortamlarda çok fazla karşılaştığımız "anlayamadığı her konuyu reddetme" hali bizleri son dönemde oldukça rahatsız ediyordu. Sizler gibi en azından anlatılış tarzından çok "Altında ne anlatılıyor, verilmek istenen bilgi nedir ?" diye merak eden kişilerin olduğu bir ortamda bulunmak henüz ilk mesajlarımda olsa  beni mutlu etti. Umarım bundan sonraki tüm sohbetlerimizde karşılıklı olarak öğreneceğimiz güzel bir atmosfer de devam eder.

Evet 1995 yılından beri Üstadım Cenap Bey'i tanırım ve kendisi tarafından bu bilgilerle ilgili çok yoğun bir öğreti sürecinden geçirildim ve halende geçirilmekteyim.

Her bilginin kendi terminolojisi olur bildiğiniz gibi ; fizik , kimya, matematik.. vb. bir bilgiyi tamamı tamamına anlatmaya başlamadan önce onun terminolojisine hakim olmak için bir süreç geçirirsiniz. Ne zaman kavramları kazanmaya başlarsınız o zaman asıl konular üzerinde hakimiyet kazandığınızı görürsünüz. Bu spritüalizmde de rabsallıkta da veya bilim dallarında da böyledir.

Öncelikle Size yeterli aktarım yapamadığım bir nokta olursa mutlaka tekrar bana dönmenizi rica ederim. Çünkü konuşulan her şeyin bir değeri vardır. Sizde yanlış bir bakış açısı oluşturmayı asla istemem bu nedenle oluşacak sorulara fırsat buldukça cevap vermeyi isterim.

Yukarda Size göndermiş olduğum metnin pek çok konuda ağır bulunmuş olabileceğini biliyorum ve bilerek yerleştirdim.Mümkün olduğu kadar basite indirgeyerek şöyle açıklayabilirim.;

Dünya; yeryüzündeki bilinçler için bir evrim deneyim ve görev tarlasıdır. Bu tarlada bilinçler elementlikten başlayarak bitki hayvan ve en son beşeri insan formlarını ( ki bunlar robotik kalıp olarak ifadelendirilmişlerdir) kullanırlar. Bir insan formunu kullanan bilinç yeterli deneyimi çıkarıp ilk etapta 3 şakrasın da değişebilir bir yoğunluktan mutlak bir pozitif yoğunluğa ulaştığı zaman artık hayvani tarafını dizginlemiş ve Yüksek Benliğiyle birleşmiş bir Galaktik İnsanı ortaya çıkarmaktadır. Yüksek Benliğin bu forma yerleşmesi aka binden 4. şakra açılır o bilinç artık bilinç evriminde ilerlemeye başlar ve yeryüzüne kültivasyon (Altın medeniyetler) dönemlerinde ekilerek deneyim, evrim ve görev vurgular.

Dünyanın yapılanışından üzerindeki bilinçlerin ekimlerinin yapılmasına kadar gerçekleşen tüm tasarrufları Dünyanın içinde bulunduğu galaksiye komşu olan Andromede ve Alfa centuri(SP3) galaksisinin sakinleri olan Enerjetik varlıklar desteklemektedir. Bu Enerjetik varlıklar Din siklüsü döneminde insanlığa Melekler olarak tanıtıldı. Andromeda galaksisi Ceberrüt, SP3 Meleküt olarak verildi. Bu varlıklar aslında dünyadaki bilinçlerin Yüksek benliklerini ifade etmektedir. Sahip oldukları Enerjetik yapıya uygun olan bilgi, güç ve imkanları yaratıma sokabilmek için maddi bir formda deneyimlemek böylece evrimleşerek BAŞKALARINA HİZMET yasasının icaplarına uygun olarak Bütünsel BİR'deki her canlının hayrı için görev vurgulamakla yükümlüdürler.

Andromeda galaksisinin En önemli gezegeni İfedyadır. İfedya' da Galaktik Konfederasyon Başkanlığı olarak bilinen bir Komitelik bulunur ve bu komiteliğe bağlı olan Teknolojik Uzman Bilinçler Çekirdek Galaksi yani Samanyolun da bulunan her türlü teknolojik tasarruf ve operasyondan sorumludur. Andromeda' nın Çekirdek Galaksi içinde Çekirdek Dünyaya Yakın plandan tasarruf yaptığı koordinatsa; SİRİUS LYRA VE VEGA TAKIM YILDIZIDIR.
Sirius Lyra ve Vega takım yıldızında Teknolojik Üsler Birliğine bağlı Teknolojik Uzmanlar , yaratımın Çekirdek Dünyada gerçekleşebilmesi için gerekli olan maddi kalıplara ait teknolojiyle yeryüzünü destekleyerek geliştirmek üzere bulunmaktadırlar.

Dünyanın bir toz bulutu olarak anlatıldığı dönemden bu güne kadar olan tüm süreçte Dünya üzerinde öncelikle robotik kalıpların gelişiminin aka binden, bilincen izlenecek seyrin desteklenmesini bu bilinçler gerçekleştirir.  Hem Enerjetik planda bu çalışmayı yaparken maddi planda da kendi varlıklarını bu Çekirdek Dünyaya enkarne ederek doğrumlar böylece deneyimli bir kavramla görev vurgularlar. Mısır, Mu, Atlantis, Dinsel, Sanatsal ve Bilimsel dönemlerde dünyada realiteleri bir üst seviyeye çıkarmak için eserler vermiş tüm görevliler buradan enkarne edilmiştir.

Sizlerin yukarda okuduğunuz metinde onların teknolojisiyle ilgili bilgi verilmektedir.
Onlar Robotik Düzen dediğimiz bilinçlerin deneyim görev ve evrim için kullandıkları beden; diye ifade edilen kalıpları Sirius Lyra ve Vega teknolojisine göre yarattılar . Bu nedenle
Ana Kumanda Sistemi derken; İnsani formdaki Beyini
Teknobiyo Hücre derken; bir beyin veya vücud hücresini
Teknobiyo Çip derken DNA'yı kast ediyorlar.

Onlar yeryüzünde kendine insan denen varlıkların aslında kendilerini bedenleri olan insani robotik vasıtayla özdeşleştirdiğini veya yaşadığı duyumsal, duygusal, düşünsel ve zevksel olgularla özdeşleştiklerini; Hakikatte Yüksek Benlik olan varlıklarını açığa çıkarmak için öncelikle ROBOTLUKTAN KURTULMALARI GEREKTİĞİNİ hatırlatmaya çalışıyorlar.

Evet İnsan bir makine kullanıyor bunun adı Androidal Robotik kalıptır Vega' da . Tıpkı bir bitki formu veya hayvan formu gibi.. ve Bu bedenler bir araçtır asıl olansa o bedenleri kullanan bilinçlerdir.

Bilim pek çok konuda keşifler yaparken, tamamen materyalist bir bakış açısıyla ilerlemesi nedeniyle alfa titreşimin sınırlarına kadar gelebilmiş ama daha derin hakikatleri manevi yoğunluklu bir çalışma yapamadığı için keşfedemeyeceği bir noktada tıkanmaktadır. Metafiziğe kayması gereken bu noktada bunu yapmaya çalışan bilim adamları ne yazık ki dışlanıp hakir görülüyorlar.

Agartha ve Azlantasa gelince;

Atlantisin dejenerasyonundan sonra oradan kaçmayı başaran pozitif bilinçler yeryüzünde belirli bölgelere dağıldılar. Bunlar, Peru ,  Tibet ve Nil vadisi olarak verilmektedir. Bir diğer koloni Himalaya dağlarının altından bulunan Agartha yer altı yaşam boşluğundan konuşlanarak Agartha Yer Altı Yaşamı Ülkeler Zincirini ve daha sonrada Azlantas denizaltı ülkeler zincirini yapıtlamışlardır.
Belirli dönemlerde Dünyada görülen UFO ve USO olayları aslında bu yaşam ülkelerindeki Uzay araçlarının kendilerini dünya insanlığının merak kodlarını açmak üzere göstermesi nedeniyledir.

Zaten Dünya İnsanlığının Uzaylılar olarak bildiği varlıkların pek çoğu  Sirius Lyra ve Vegaya ait teknolojik üslerden Dünyaya geliş gidiş yapan uzay araçlarıdır.

Elbette bu galaksi içinde Pozitif tesir planlarının yanında Negatif tesir planları da bulunmaktadır. Negatif tesir planlarına ait varlıklar yeryüzünde Griler olarak bilinir. Negatif Uzay araçları kullanır. Roswel olayında böyle bir aracın düşüşü görüntülenmişti. Kendilerinin yer altı uygarlığı Şambala' dır.
Dünyaya Andromeda galaksinden gönderilen görevli bilinçlerden; deneyim evrim ve görev için dünyada bulunurken negatif olguların esareti altına girenler, negatif tesir planları tarafından kilitlenerek önce akildi daha sonra beden terki akabinde Negatif oğul varlığı olarak enkarne edilmektedir. Orion takım yıldızı Bu galaksi için de negatif tesir planlarının karantina altına alındığı bir karantina bölgesidir.
Negatif tesir planları KENDİNE HİZMET YASASI GEREĞİ bütünsel birden kendi varlığını ayırarak negatif olgulara hapsolmuş bilinçlerden oluşur.
SADECE SİRİUS OĞULLARI YERYÜZÜNDE BAŞKALARINA HİZMET YASASI GEREĞİ HİZMET FONKSİYONLARI GÖSTERİR. KARŞISINDAKİ HER VARLIĞI KENDİSİ GİBİ GÖRÜR VE BÜTÜNSEL BİRİN ARZUSUNA GÖRE TEZAHÜR ETTİRİLMESİ GEREKENLER İÇİN HİZMET FONKSİYONLARINI DEVREYE SOKAR.


Tüm anlattığım bu bilgiler Üstadım Cenap Beyin bizlere verdiği çok derin bir bilgi bütünselliğinin sadece bir kısmını basite indirgeyerek vermeye çalıştığım bir özet niteliğinde. Bu bilgiyi paylaşmak ve hayatına geçirmek isten her varlığın gelişimi için gerekli bilgilendirmeye dayalı hizmeti büyük bir arzuyla yerine getirmekteyiz.

Atlanta Ra Gizli Sırlar Öğretisini insanlara anlatırken; pek çok varlığın maalesef ki terminolojisini bahane ederek anlamaya çalışmadığı bizzat gözlemledik.  Halbu ki tedrisatımızda Ana Hasad Dönemi dediğimiz Dünyanın boyutsal karakterini yükselterek kendi bilinç seyrini sürdürmeyi hedeflediği bu dönemde; gerekli bilgilendirmeleri yaparak Öz İradesini kullanmayı hedefleyen bilinçleri Tanrısal Özlerinin kavram, biliş, farkındalık ve iradelerini kazandırmak tek arzumuzdur. Bilginin varlığına zeval düşürmeden orijinini koruyarak verilebileceği ve aktarılabileceği tek hali maalesef ki budur. Bizim için yaratımda önem verdiğimiz konuların yoğunluğunun düşürmeden en uygun aktarımın yapılması olmaktadır.

Kendi varlığında otomasyona dayalı kalıplarlı kırarak, Robotik yaşamın döngülerinden kurtulan her bilinç önce Yüksek Benliğine daha sonra Tanrısal Benliğine kavuşacak ; ona ait olan farkındalık, kavram, irade ve bilişle ve Sonsuz Sınırsız Uzayın; Sonsuz Sınırsız Uzay adına hareket eden bir görevlisi olacaktır.
Bu bilgileri paylaşabilmek için tedrisatımız yeni bir yapılanma içine girdi ve eylül ayında Şilertkha Özsel Gelişim Merkezimizi açtık. Merak eden herkese Özsel Gelişim Merkezimizde Öz Varlıklarına giden yolu göstermede her türlü yardıma hazırız.

Biraz uzun oldu ama umarım bir nebze olsun sorularınızın cevaplarını ilete bilmişimdir. Bu arada web adresimizi eksik yazmışım;

www.humanizma.net

E-dergimiz
www.kharium.com


Zahmet Edip okuduğunuz için teşekkürler. Fırsat buldukça girip paylaşımlarda bulunmak isterim, sizleri de takip edeceğim.

Sonsuz Sevgi ve saygılarımla

Işıl Derince

 

Tiversonus

#6
Sevgili idrnc,

Daha önce budur.com Cenap Bey'in yazılarını okumuştum, anlamadan yargılamayan birisi olarak, anlatılanlardan pek bir şey anlamamıştım açıkçası ve bu sizinde anlattığınız sebeplerden olabilir veya pek çok başka sebeplerden dolatıda olabilir, ancak sizin yukarıda verdiğiniz "özet" kadar açık olanını ilk kez okudum. Aslında okudum ve notlarımı aldım ve biraz daha üzerinde araştırma ypacağım, özellikle Yeraltı/Yerüstü uygarlıkları konusunda.


Bu arda basit sayılabilecek bir sorum var: Bildiğim kadarı ile bilinene/gözlenen gökyüzü 88 parçaya ayrılmış ve bunlara benzerliklerine göre isimler verilmiş; Örnek olarak, bir avcı figürünü çağrıştıran Avcı Takımyıldızı (Orion) ve aslan figürü çağrıştıran Aslan Takımyıldızı (Leo) verilebilir.


"Dünyanın yapılanışından üzerindeki bilinçlerin ekimlerinin yapılmasına kadar gerçekleşen tüm tasarrufları Dünyanın içinde bulunduğu galaksiye komşu olan Andromede ve Alfa centuri(SP3) galaksisinin sakinleri olan Enerjetik varlıklar desteklemektedir. Bu Enerjetik varlıklar Din siklüsü döneminde insanlığa Melekler olarak tanıtıldı. Andromeda galaksisi Ceberrüt, SP3 Meleküt olarak verildi."


Sorum şu: Yukarıdaki alıntınızda geçen Andromede Samanyolu Gökadasında bulunan Andromeda-Takımyıldızı mı ya da M31 olarak bilinen Andromeda-Gökadası mı? Ve aynı soru Alfa Centauri için sorulabilir mi, bunu tam bilemiyorum.

Selamlar, Sevgiler.

bozadi

#7
birkaç yorum ve soru da benden...

sevgili idrnc, açıklamalarınız için çok teşekkürler. gerçekten tutarlı göründü bana kendi içinde ve memnun oldum bu açıklamaları okuduğum için. birkaç cümleyle özetlemenizi istemiştim ama aslında bu şekilde daha iyi oldu.

bildiğiniz gibi bu konular hakkında kitap yoluyla geniş kitleler arasında bir tanınırlığa, sayılırlığa ulaşmış nadir birkaç kaynak arasında, "ra bilgileri" serisi başta geliyor. ve benim de çok saydığım, değer verdiğim, yararlanmaya gayret ettiğim başlıca kaynaklar arasındadır. ve sizin kullandığınız kavramlarda da ra'nın tanımlarına paralellik gösteren pek çok durum var. böylece bir "aynı dilden konuşma" şansı algılıyorum ve seviniyorum.

ben ayrıca kasyopya bilgileri adlı kaynağı da birinci dereceden makbul bir bilgi kaynağı olarak kabul ediyorum kendi açımdan. daha doğrusu, ra bilgileri, pleiades bilgileri (bringers of the dawn) ve kasyopya bilgileri denen üç kaynağın bir sentezini kendime temel bilgi dayanağı olarak kabul ettim, başka kaynakları da incelemeye devam ederek.

Cenap beyin bu çok yoğun ve alışılmışın dışında denebilecek teknik terim kullanımı bazen beni biraz afallatıyor açıkçası ama sırf bu yüzden, anlattıklarının geçerliliği-geçersizliği ile ilgili acele bir yargıya varmak istemem.

ra bilgileri'nde de zaman zaman bezdirici hale gelebilen teknik ifade zincirleriyle karşılaşmak mümkün. sırf bu yüzden ra'yı kötülemeyeceğim gibi, sırf bu yüzden Cenap beyin paylaştığı bilgilere olumsuz bir tavır almam doğru bir tavır olmaz. ama hala anlayamadığım, şüphe içinde kaldığım pek çok şey var ve ne güzel ki siz de konuyla ilgili olası yeni paylaşımlarınızda bunlara dair açıklamalar sunmaya istekli görünüyorsunuz.

sormak istediğim şeylere gelince, öncelikle şu konuda anlaşıyor muyuz:

varoluş yedi aşamalı bir döngüden oluşuyor. tüm varlıklar tanrısal merkezden çıkıp bu yedi aşamadan geçerek tekrar yaradana ulaşıyorlar. insanoğlu 3. aşamada bulunan bir varlık grubu. elbette bu aşamaya 1. (madde/mineraller ve ilkel bitki türleri) ve 2. aşamadan (ileri bitki türleri ve hayvanlar) mezun olarak geldi. ve şimdi 4. seviyeye (boyuta/yoğunluğa) mezun olma/olmama seçenekleri ile karşı karşıya. bu süreçte negatif üst boyut varlıkları mümkünse negatif 4. seviyeye yönelmemizi, olmazsa da 3. seviyede onların arzularına uygun şekillerde varlığımızı sürdürmemizi isterken, pozitif üst boyut varlıkları ise bize pozitif 4. seviyeye mezuniyet için yardım ve kılavuzluk sunmaya çalışıyorlar ve olmazsa da, önümüzdeki birkaç onbin yıl bu 3. seviyeyi (sınıfı) tekrarlarken, daha iyi koşullarda tekrarlamamızı istiyorlar.

ama sonuçta herşey derslerden ibaret, ve özgür irade yasası tüm evrenin ve evrenlerin her santimetre karesinde en önemli yasa veya yasalardan biri. dolayısıyla nihai olarak bir haksızlık yok, yanlışlık yok, adaletsizlik yok. her varlık yaradandan bir parça, yani potansiyel olarak onun ta kendisi, ve o tanrısal özüyle er veya geç yükselip tekrar yaratıcıya varacak görünüyor. bu farkındalık insanı pek çok olumsuz düşünce kalıplarına saplanıp kalmaktan koruyucu bir etki yapıyor, bana göre. bir inanç, güvenç, hoşgörü, dayanıklılık, irade ve giderek diğer benzer durumdaki varlıklarla işbirliği geliştirmesine yardımcı oluyor.

buraya kadar aşağı yukarı aynı görüşte olduğumuzu umarım. ben şu ana kadar, üst seviye negatif ve pozitif varlık gruplarının hangi takımyıldızlarda yoğunlaştığı ve insanlık tarihi boyunca bunların bizimle ve birbirleriyle hangi şekillerde etkileştiği konusunda pek bir bilgi edinemedim. tabi ki orion takımyıldızı adına çok rastlıyoruz. şu anda dünya popülasyonuyla birinci derecede uğraşan varlık grupları arasında 4. yoğunluk KH (4. boyut negatif) 'kertiş' (reptilyan/sürüngenimsi) varlıkların başta olduğu bilgisini geçerli kabul ettim. ra bilgileri'nde bu 4. seviye KH varlıklarının cinsi-türü hakkında bir bilgi geçmiyor ama marciniak'ın kanallığında alınan 'pleiades bilgileri 1' kitabında da bu varlıklar kertenkele/kertiş (lizards/lizzies) gibi bir isimle anılıyorlardı ve kasyopya bilgilerinde de aynen bu şekilde adlandırılıyorlar. griler ise bu kertişlerin aracıları olarak çalışan sibergenetik (robotumsu) varlıklar olarak geçiyor. kertişler dünyayla ilgili faaliyetlerini daha çok bu gri denen varlıklar üzerinden yürüttükleri için, gördüğümüz negatif kökenli uzay araçları, kaçırılma vakaları, yeryüzünde ve yeraltındaki tesisler gibi meselelerde bu varlık türüyle ilgili tanımlar çok geçiyor.

alfa centauri ve andromede/andromeda, güneş sistemine ve samanyolu galaksisine en yakın yıldız sistemi ve takımyıldızlar olarak geçiyor yanlış bilmiyorsam (bu astronomik terimlerin anlamını, ayırdını daha iyi yapacak duruma geliriz umarım. hala problem yaşıyorum bu konuda).

dolayısıyla bu yıldız gruplarından dünyayla ilgilenen negatif ve pozitif grupların olması makul görünüyor. ama birinci dereceden önemli bir konu değil muhtemelen.

yüksek benlik konusuna değinmiş olmanız çok iyi oldu. ben bu konuda ra'nın 'yüksek benlik' tanımını kabul ediyorum. yani yüksek benlikler, varoluşun 6. seviyesinde bulunan pozitif varlıklardır ve bunlar 3. seviyedeki varlıklarla bir partnerlik ilişkisi kuruyorlar. her birimizin bağımsız birer yüksek benliği var 6. seviyede. (ama ruh aileleri gibi bazı kavramlar da var, belirli bir yüksek benlikle ilişkili çok sayıda bireyin varlığı fikrine de açığım) ve onun varlığı ve özellikleri hakkında edindiğimiz bilgiler, onun kılavuzluğundan daha fazla yararlanmamızı sağlıyor. yüksek benlik de önceki 5 seviyeden mezun olarak 6. seviyeye ulaşmıştır. bu 6. seviye aynı zamanda melekler olarak bildiğimiz ışık varlıklarının seviyesi. yüksek benlik dediklerimiz de onlar arasındakiler. ve her birimiz de varoluş yolculuğunda yükselirken, zamanı geldiğinde 6. seviyeye ulaşıp o sırada 3. seviyede bulunan varlıklara yüksek benlik olma onur/görevini yerine getireceğiz.

bu noktada ne ölçüde anlaşıyoruz?

aceleyle yanıt beklemiyorum, ne zaman müsait olursanız. ve Tiversonus'un sorusundan sonra, sıramı bekliyor olacağım : ) merak ettiklerimle, soracaklarımla daha epey uğraştırabilirim sizi, haberiniz olsun : )

idrnc

#8
Tekrar merhaba
Samimi yorumlarınız ve fikirleriniz için öncelikle teşekkür ederim.
Bizler çok uzun süredir kendimizi ifade edememenin sıkıntısını yaşadığımız için anlatabileceğimiz bir ortam bulmak çok kıymetli ve önemli oluyor. Sizlerin her türlü sorusunu kendi öğretimize uygun net bir açıklamayla elbette iletebilirim.
sevgili Tiversonus sizin sorduğunuz Andromeda Gök adası olarak verilen M31 -Andromeda galaksisi olarak verilmektedir. Galaksinin bir resmini aşağıya iliştiriyorum SP3 Alfacentauri içinde bulup göndermeye çalışacağım. Yalnız şuan önemli bir toplantı için çıkmam gerekiyor.
yazdıklarınıza uzun bir cevap iliştiremiyorum bu nedenle..
E-dergimiz Khariumun yayınından  sorumlu olduğum için bugecede  derginin yayında olmasının gerekliliği nedeniyle size en kısa sürede dönüş yapacağım.
Bu arada Öğretimizden bir-iki arkadaşımıda formunuza yönlendireceğim böylece paylaşımlarımızın artması daha mümkün olacaktır. Sizlerden tek ricam şimdiye kadar şahit olduğum kalite ve seviyenin mümkün olduğu kadar bozulmamasıdır. Sonuçta hepimiz Sonsuz Sınırsız Uzayın cirmimizce öğrencileriyiz. Madden ve Manen ilerlemekte tek hedefimizdir. Sizden pek çok şey öğreniyorum. Bir nebze bir şeyler öğrendiysem sizede kazandırmaktan mutluluk duyarım.

Bu arada resmi ekleyecektim ama forma nasıl resim eklendiğini anlayamadım:) kusuruma bakmayın
Eğer sorun olmazsa link vermek isterim.

http://antwrp.gsfc.nasa.gov/apod/image/0611/andromeda_gendler.jpg
bu adreste bulabilirsiniz.
En kısa zamanda görüşmek üzere sevgiler.

Işıl
 

bozadi

#9
bilgilendirme amaçlı olarak yönlendireceğiniz arkadaşlardan şimdiden şunu istirham ediyorum: benimsediğiniz öğretiyle ilgili bilgiler paylaşırken, bunu mümkün olduğunca yavaş, adım adım, açıklayarak ve gelebilecek ve muhtemelen de gelecek olan sorulara yanıtlar/açıklamalar sunma biçiminde yaparsanız, en sağlıklı yol bu olacaktır gibime geliyor. iyi niyetli olduğuna inandığım ilginizden, işbirliği arayışınızdan memnunum şahsen.

bozadi

#10
eklemek istediğiniz resmin linkini, mesajınızı yazarken (img) (/img) etiketlerini yazıp, ilgili resmin adresini bu etiketler arasındaki boşluğa eklerseniz, mesajınızı gönderdiğinizde resim mesajınızda ilgili yerde görüntülenecektir. ama normal parantez değil de, köşeli parantez kullanmanız gerekiyor. yani [] şeklinde. yani img ve /img ifadelerini normal parantez içinde değil, köşeli parantez içinde vermeniz gerekiyor. ben şimdi örneği verirken doğrudan köşeli parantez içinde verdiğim zaman, yazdığım şeyi bir resim olarak algıladığı için, doğru görüntülenemiyor.

ve resmin internet üzerinde mevcut olması gerekiyor. harddiskinizde mevcut olabilecek resimleri mesajlarınızda görüntülemek için ise, ilgili resimleri, bu amaca yönelik olarak (örneğin mesaj forumlarında görüntülemek için) hizmet veren ücretsiz resim yükleme sitelerine yükleyip, o resim için verilen linki kullanarak yapabilirsiniz. az önce buna yönelik türkçe bir hizmet var mı diye baktım google'da. http://www.hizliresim.com/ çıktı ilk sırada. orada "gözat"a tıklayıp harddiskinizdeki bir resmi seçtikten sonra "yükle" düğmesine basarsanız, resim o sitenin internet server'ına (sunucusuna) yükleniyor ve resmin linkleri sunuluyor. en alttaki kutucukta verilen doğrudan link adresini koplayarak, forumdaki mesajlarınızın içeriğinde (img) (/img) (köşeli parantez olacak ama, dediğim gibi) etiketleri arasında verirseniz, mesajınızı yayınladığınızda resim mesajınızda görüntülenecektir. eksik/yanlış birşey söyledim mi bilmiyorum, sorun yaşayanlara yardımcı olabilirim.

bozadi

#11
yukarıdaki andromeda resmi zaten internet üzerinde mevcut olduğu için, yani tekrar bir resim sunucusuna yüklenmesine ihtiyaç olmadığı için, o resim linkini, belirttiğim etiketler içinde ekleyip resmini buraya aktarıyorum.

bozadi


bozadi

#13
resmin büyüklüğü tam da sınırda sanırım. bundan daha geniş bir resim olursa, forumun normal sayfa genişliğinin çirkin bir şekilde genişlemesine neden olabilir. (ben 15 inç bir ekranda, 1024x768 görüntü çözünürlüğü kullanıyorum monitör/görüntü ayarı olarak.) o tür fazla büyük resimleri doğrudan forumda yayınlamak yerine, sadece linkini verip kendi sitesinde incelemek daha iyi olur. veya bir resim işleme programında resmin büyüklüğünü düşürebilirsiniz. bu konuda yardıma ihtiyacı olan varsa söylesin. Tiversonus, ben veya başka bir üye rahatça yardımcı olabilir.

bozadi