22 Ekim 2008

Başlatan 4BH, 19 Mayıs 2010, 23:22:58

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#15
Burada benim anladığım; Kasyopya Ekibinden bağımsız olan kişiler ya da bir kişi "ben varlık fotosu çektim" diyerek Arap gazetelerine yaymış(!)...Sonra da bizim yerli gazeteci gitmiş İngiltereye ve "bakın bu sadece maket" demiş...Gazetelerde yayınlanan resmin orjinal olmadığı, bunun parayla gezilen bir maket olduğunu söylemiş gazetesinde...Çürütülen şey mağradaki maket olduğu değil, orjinal diye ortaya sunulan oluyor...



Şimdi elinizi vicdanıza koyun: Celselerde mağrada sergilenen maketler deki canlılara verilen cevap nasıl yanlış oluyor? Tamam doğruluğu için de ben ne diyorum "araştırılmalı".


"Fotoğrafın sahte olduğu da apaçık ortadayken P3'ün hayali bir P3 olduğunu söyleyebiliriz. :)"

Fotoğraf, Arap gazetelerinde yayınlanan sahte, yani mağradaki maket resmi(sahte) oluyor! Yani esas soru şu:


Mağralarda maketi sergilenen varlıklar var mı?

Tiversonus

#16
Sevgili JCA, Kasyopyalılara resim göstermek diye bir şey olamaz ki!

Neyse ben sadece mantık dizisinde hatayı göstermek istedim. Diğer şekilde, yukarıdaki fikirlerinizde haklılık görüyorum

Ve sanırım dinlenmiş olarak yarın tekrar okuyalım, bence daha iyi anlaşılabilir. Sonuçta fikir ayrı bir şey mantıksal sonuç ayrı bir şey onu söylemek istedim.


JCA

#17
Alıntı Yapurada Laura'nın sorusunda "resmini gördüğü" resim hangi resim? Burada sorulan birisi "Cheddar mağrasından resim" getiriyor ve anladığım kadarı ile her ziyaretçi resim çekiyor ve bunu Laura'ya ulaştırıyor. Bu söylenen şu resim dekiler doğru mu? diye soruluyor.

Kasyopyalılara gösterilen ve yanıt alınan resmin bu bizim tartıştığımız resim olup olmadığını gerçekliği sevgili bozadi'nin yukarıda bana yazdığı mesajdan önemli bir cümlesini aşağıda paylaşarak göstereyim.

Alıntı YapDaha sonra forumda Yeni Şafak gazetesinin haberi de alıntılandı.

Eğer resim bu olmasa, Yeni Şafak gazetesinin haberi alıntılanmazdı Kasyopya Forumlarında.



 

Tiversonus

#18
Tamam işte, o resim mağradaki maket resmi. Maket resmi.

JCA

#19
Tamam işte, o resim mağradaki maket resmi. Maket resmi.
 

Tiversonus

#20
İşte onu diyorum ya , Türk gazeteci bu resim mağrada sergilenendir diyor...İşte burada mağarada  sergilenenler, belki bir görgü tanığının tarifleri ile ya da halk arasındaki tanımlara göre yapılmış maketler...İşte tariflere göre yapılmış maket ve resimleri var ortada.

Diyorum ya "orjinal resmini çektim" diyen ve yayan yalancıymış. Benim orjinal diyeceğim resim gözümle gördüm ve çektim olandır. Resimlerin hepsi maket ve mağara gezilerinde çekilenler. Laura'nın da görebileceği mağaradaki tariflere göre çekilmiş olanlar olacaktır...İşte o yzden sorgucularda kendileri "gözlemlemek" için resim çekme niyetine girdi sanıyorum. Ve işte adamlar sorguluyor ve araştırıyorlar.

İngiltere e-bay e bakın ruh tahtaları satılır ve çocuklar oynarlar avrupada bu tahtalarla. İşte biraz farklılar diyorum ya ya da doğu insanı farklı.

Evet Kasyopya celseleri biraz Hard bu doğrudur. Sadece gazete haberlerini taradım bugün ve gerçekten garip yaratıklar var Dünya'da, garip ama işte insana zararı çok nadir. Bence insan çok daha zararlı Dünya'ya...Ve garip diye insanlar bunlara "canavar" demiş. Bana çok garip geliyor doğrusu. İşin net özeti, mağralarda garip görünüşlü yaratıklar var deniliyor. Varsa vardır, mağrada olmadığımıza göre:) Korkacak bir şey yok, sanıyorum.

JCA

#21
Anlamıyorsunuz. Bakın o maketin resmi gösteriliyor ve p3 canavarları cevabı alınıyor. Maketler de efsane üzerine yapılmış değil.İşletmecinin milletin eğlenmesi için yaptığı maketler.Muzip biri bu maketin resmini çekiyor, üzerinde bir iki oynayıp millete dağıtıyor yaratık gördüm cin gördüm diye. Sonra bu resim laura hanım'ın eline geçiyor. Sonra kasyopyalılar bu sahte resme evet gerçek o bir canavar diyor.

Ve bunun üzerine hiç bir efsane yok. Görgü tanığı yok. Zira efsane üzerine yapılmış bir maket değil. İşletmecinin millet eğlensin diye aklına gelen bir fikir sadece. O kadar

Allah aşkına turistik bir mağarada bırakın böyle bir canavarı yarasa bile yaşayamaz doğru düzgün. Günde binlerce insan ziyaret ediyor orayı. Mağaralar canlılar için sadece barınak olur. Yiyecek için dışarı çıkacak avlanacak, dolaşacak. Günde binlerce insanın ziyaret ettiği mağarada yapacak bunu hem de.

İstediğiniz şeye inanabilirsiniz. Bir itirazım yok. Ben gördüklerimi olduğu gibi paylaşıyorum sadece.:)
 

JCA

#22
En güzeli temiz bir zihinle yarın okuyun derim. Konu epey karıştı zira. Kararınızı o şekilde verirsiniz. Aslında üzerinde vakit harcamaya değecek bir konu değil ama neyse işte. :)))
 

Tiversonus

#23
İşte ben bunu iki sene önce, aynı gazete sayfasını alıntıladım. Ve günlerce mantık dizisi yaptım ve yeni bir şey değil benim için...Neyse görgü tanığı belki vardır da yapılmıştır. Bizim burada olsa kimse gitmez, orada giderler, buradakiler korkarlar, oradakiler korkmazlar...Eğer sektör ise garip işleyişi var..:)) ve inanın ben de çok mantık dizisine takılırım.

Ve "gerçek" ne ise sonucu çıkana kadar, ta mantık dibine kadar sorgularım, yani neyse o çıksın gibi..

Ve iyi geceler..:))

Alemtac

#24
Kasyopyalıların kullanmış olduğu canavar sözcüğü acaba "creature" veya "monster" olarak mı geçiyor ? Türkçe karşılıkları değişmesede creature sözcüğünün kullanılmış olması bir nebze yumuşak bir ifade.,yaratılmış olan anlamında. Bizlere benzemeyen, alışık olmadığımız görünümde olan her türlü varlık gözümüzde çirkindir ve yaratık olarak tanımlarız. Oysa o varlığın gözünde yaratık/canavar olan bizlerizdir.

Mağarada böyle bir varlığın olup olmaması, asparagas haber olması ve sitede yayınlanması bizi nereye götürecek? Yalnız bilmemiz gerekir ki evrende yalnız olmadığımız gibi dünyada da yalnız değiliz, yani demek istiyorum ki..aynı zaman parçacığı içinde, başka boyutlarda olan varlıklara ben inanıyorum. Ancak fotoğraflanması pek mümkün değilmiş gibi geliyor bana. Fotoğraflanan eğer gerçekse, bir genetik mutasyon olabilir diye düşünüyorum.

Sevgili JCA'nın aşağıda alıntıladığım paragrafında yazdıklarına tamamen katılıyorum :

"Samimi olmak istediğim bir konu da şu. Kanalllama ve kanal bilgilerinden istifade etmek riskli bir iş. Gerekli olgunluk, irade ve dikkat olmaksızın insan yanlış yola sapabilir. Kişiyi yanlış ve doğru bilgiler arasında bir karmaşaya sürükleyebilir ya da yolunu gereksiz uzatabilir. Çünkü bir varlığı sözcüklerinden tanımak oldukça zordur. Eylemleri algılanamaz, karakteri algılanamaz. Hükme varmak zor iştir. Bu konular üzerine kafa yormadan önce daha önce yaşamış üstadların sunduğu bilgileri öğrenmek ve uygulamak gerekli bence. Mevlana, Tebrizi,Lao Tzu, Maharaj, Gurdjieff bunların hepsi güçlü insanlar. Daha da önemlisi özü sözü bir insanlar. Biz zayıfız ve yanlış etkiler altında kalmaya daha uygun insanlarız."

 

bozadi

#25
Alıntı Yap
A. Murat Güven Cheddar mağaralarına gidip resmin maketini aynen çekmiş, göstermiş ve bize kanıtlamış. Şu an elimizdeki gerçek cheddar mağaralarındaki bu maketin orada bulunduğu. Bunu aklımızda tutuyoruz ve unutmuyoruz.

Şimdi gelelim Cheddar mağaralarında çalıştığını söyleyen görevlinin yanıtına, diyor ki ben buna benzer bir yaratık görmedim.

Şimdi bu maketin orada bulunduğuna dair aklımızda tuttuğumuz gerçeği hatırlayalım. Orada çalışan bir görevli bu maketin orada olduğunu nasıl bilmez. Hem de çok ünlü bu cinimiz. Artık bundan sonra çıkaracağımız sonuç belli. Çıkarımını siz yapın. :)

Ali Murat Güven'in haberindeki resmin maket oluşundan kimsenin bir şüphesi olduğunu sanmıyorum JCA.

yalnız sen Ali Murat Güven'in "iddiasını" mutlak kabul ederek tıpkı onun bu olayda yaptığı gibi, aslında mevcut olan bir ihtimali görmezden gelme eğiliminde olduğunu belli ediyorsun. bu senin kendi görüşünde mutlaka yanıldığın anlamına gelmez elbette. sadece Laura tarafından ileri sürülen ve belirli bazı kanıtları sunulan bir ihtimalin hakkını vermiyor olmandan dolayı bir itirazım var görüşüne. yine de sonuçta görüşündür ve paylaşman doğal ve iyidir.

yalnız "anlamadığını" söylediğin veya anlamak istemediğin ihtimali tekrarlamak istiyorum:

Ali Murat Güven'in resmini çektiği şey, o haberden belki 15-20 yıl önce çekilmiş olan ilk resimdeki muhtemel gerçek bir varlıkla ilgili olayı örtbas etmek için en iyi şekilde hazırlanmaya çalışılmış bir maket olabilir.

Alıntı Yap"Orada çalışan bir görevli bu maketin orada olduğunu nasıl bilmez"

O görevli orada çalıştığı süreçte orada öyle bir maket bulunmadığı için olamaz mı mesela? bu ihtimali neden tamamen gözardı ediyorsun?

"evet, öyle bir ihtimal de var ama ben öyle düşünmüyorum" desen, bu olaya objektif yaklaşma eğilimini ifade etmiş olacaktın ama ya olayı tam anlamadığın, ya da olaya objektif yaklaşma konusunda yeterli çaba harcamadığın için bu ihtimali baştan eliyorsun zihninde. dolayısıyla bir önyargı meydana geliyor. ben kendimi her konuda çok objektif biri olarak da görmüyorum, onu da söyleyeyim. yani senin bu olayla ilgili yaklaşımına dair yaptığım eleştiriye ben de her an muhatabımdır, olacağımdır. sadece etkileşip kendimizi geliştiriyoruz işte. eleştirime bu gözle bakmanı temenni ediyorum.

Alıntı Yap

Bir de rahatsız olduğum şey bu tip kanal bilgilerinde hep böyle gizemcilerin ökültistlerin ilgileneceği şeylerin üzerinde konuşuluyor.

"bu tip kanal bilgileri" dediğinden başka hangi kanal bilgilerini kastettiğini bilmiyorum ama en azından kasyopya kanalını da kastettiğin belli.

"hep gizemcilerin ökültislerin ilgileneceği şeyler"den tam olarak ne anladığını bilmiyorum ama kasyopya celseleriyle ilgili olarak, kastettiğini tahmin ettiğim şeyin yanlış olduğundan eminim. eğer kasyopya celselerini yeterince okuduysan, içinde inanamayacağın ve hazmedemeceğin kadar çok miktarda ruhsal, varoluşsal, felsefi bilgiler olduğunu görmüş olman gerekir. üstü örtülü olarak yaptığın bu karalayıcı etiketlemeyi gözden geçirmeni öneriyorum. veya lütfen bu görüşünü iyice aç, ayrıntılı olarak tartışalım.

"paranoyaya neden olabilir" dediğin şeyler seni paranoyaya sokuyor olabilir. o halde ilgilenme.

ayrıca sadece haber bültenlerinden bilebildiğimiz kadarıyla bile dünyada olup bitenler seni paranoyaya sokmuyor mu? hayatımız çok normal, kasyopya bilgileri mi anormal?

doğduğundan beri dünya diye önüne serilen hayat yeterince paranoya yaratmıyor mu? dünyadaki insan hayatıyla ilgili hikaye yeterince trajik, yeterince faşizan değil mi? duyguların, derinlerdeki tepkilerin dışavurumunu teşvik ediyorum.

JCA

#26
@bozadi

Merhaba :)

Tamam dediğiniz gibi örtbas amacıyla bu maketin yapıldığını düşünelim. O halde,

Neden örtbas amacıyla yapılan maketin elinde bıçak var da gerçeğinde yok. Karanlık güçler tıpatıp aynısını yapıyor hatta yaratığın pozisyonunu, tutunduğu kayaları santim şaşmadan aynı şekilde illüstre ediyor ama gerçeğinden farklı olarak maketin eline fazladan bıçak ekliyor. Bilinsin diye mi?

http://img535.imageshack.us/img535/7906/goblinandmelg.jpg

Bu da bıçaksız olan gerçek denilen fotoğraf.

http://yenisafak.com.tr/images1/cin/jinn05_sol_buyuk.jpg

Kızıyorsunuz bana ama görünenler bu. Canavar hakkında artık söyleyeceklerim bu kadar. Şimdi diğer eleştirilerinize geçiyorum.

Alıntı Yapparanoyaya neden olabilir" dediğin şeyler seni paranoyaya sokuyor olabilir. o halde ilgilenme.

Çok doğru. Eski tecrübelerimden dolayı artık prim vermeyen bir insandım. Ama celsedeki Cheddar mağarası kelimesini okuyunca bu resimi daha önce bildiğim ve araştırma yaptığım için bilgimi sunayım dedim. Hemen geçişir ufak bi ayrıntı olarak kalır diye düşünüyordum. Laf lafı açtı ve bu hale geldi ne yazık ki.

Alıntı Yapbu tip kanal bilgileri" dediğinden başka hangi kanal bilgilerini kastettiğini bilmiyorum ama en azından kasyopya kanalını da kastettiğin belli.

Evet genel olarak öyle. Kasyopya celseleri de dahil. Ama haksız mıyım? Bu canavarları nerede olduğunu öğrenmek çok mu gerekli? Ruh çıkarma falan? Ya da şu enkarnasyonumda ben neydim?

Kasyopyalılar kendileri de diyorlar bu kadar önemsiz işlerle uğraşmayın. Paranoyaklık sizi mahvedecek diye. Haksız mıyım bu konuda? Haksız olduğumu düşünüyorsanız çekinmeyin.


Alıntı Yapeğer kasyopya celselerini yeterince okuduysan, içinde inanamayacağın ve hazmedemeceğin kadar çok miktarda ruhsal, varoluşsal, felsefi bilgiler olduğunu görmüş olman gerekir. üstü örtülü olarak yaptığın bu karalayıcı etiketlemeyi gözden geçirmeni öneriyorum. veya lütfen bu görüşünü iyice aç, ayrıntılı olarak tartışalım.

Kasyopya varlıklarının verdiği o canavar bilgisinin doğru olmadığını düşünüyorum. Bu karaladığım anlamına gelmez. Birine ben senin verdiğin bazı bilgilere inanmıyorum demem onu karalamış olduğum anlamına gelmez. Karalama kasıtlı olarak yapılan eylem için denir. Verdikleri bilgilerin hepsi doğru, hepsi yanlış ayrımına gitmek doğru bir yaklaşım olmaz. Felsefik duruşlarının benim bilincime uyduğunu söylemeliyim. Bunun dışında bazı bilgileri de benimsemediğimi söyleyeyim. Kasyopyalılar dahil kimse tümüyle doğruyu bilemez. Birine bağlanıp her şeyi alabildiğine doğru kabul etme eğilimindeysek eğer, bu gücümüzü tamamen ona teslim etmektir. Bunu eminim onlar da istemez.

Evet şimdi rahatlama zamanı.
 

JCA

#27
Şu alıntıyı unutmuşum. Tamamlayayım tam olsun.

Alıntı Yapayrıca sadece haber bültenlerinden bilebildiğimiz kadarıyla bile dünyada olup bitenler seni paranoyaya sokmuyor mu? hayatımız çok normal, kasyopya bilgileri mi anormal?

doğduğundan beri dünya diye önüne serilen hayat yeterince paranoya yaratmıyor mu? dünyadaki insan hayatıyla ilgili hikaye yeterince trajik, yeterince faşizan değil mi? duyguların, derinlerdeki tepkilerin dışavurumunu teşvik ediyorum.

Evet doğru. Drama dolu bir dünya. Herhangi bir yerde tam tersini iddia ettiğim bir yazıma rastladınız mı hiç?

Dünya güzel değil çünkü insanlar güzel değil. Pisliği görmek üzerinde düşünmek sürekli eleştirmek bir şeyi değiştirmez. Üzerinde durmak ta önemli değildir. İnsan önce kendini değiştirmelidir, bir sürü yazar, sosyolog olan kötülükten nefretten söz ediyor ve bunu da ilginç bir ironidir, nefretle belirtiyor. Ve bunların şimdiye kadar bir şeyleri değiştirebildiğini göremedim. Kimse ben kendimi değiştireyim diye düşünmüyor. Her şeyi dışarıda arıyor. Dışarıda bizi aydınlatacak zerre bir şey yok. Dışarıda olanlar insanların içindekilerinin yansıması. Kötü düşünenlerin yarattığı şartlar da kötü olur.

İşte ruhsal gelişim de buna dayanır. Erdem ve olgunluk. Eğer biz şurada bu kadar konuşup dışarıda en ufak bi aksilikte başkalarına kızıyorsak, anlayış göstermiyorsak, dışarıda gördüğümüz her şeyi yargılıyorsak zerre kadar yol katedememişiz demektir.

Katılıyor musunuz?
 

Yolcu

#28
İki resim ve maket; yaratıkların ne gerçekliğini nede  olmadığını gösteremez...

Her yanlış bilginin içinde bir miktar gerçeklik, her gerçek bilginin içinde bir miktar da yanlış/yanılsama olabilir. Örneğin peygamberlere çoğunluk inanmamıştır, bu günse  çoğunluk inanmakta ama  yanlış biçimde.

Doğru yada yanlış; zamana, koşullara, mekana ve kişilere göre sürekli değişken bir durum arz etmekte. Doğru olma olasılığı yüksek bilgiler; ne olumlu nede  tersi bir yargı gerektirir. Doğruluğunun yüksekliği tarafsız bakışla verilen olmalı. Bilgiyi tarafsız bir şekilde alıp içsel değerlendirmeyle  bakmak ona göre  özümseme işlemini başlatmak gerekir.

%95 negatif olan varlığın bile %5 pozitif bir yanı vardır değilmi. Gerçekliğin oranıda böyle değişkenlik arz etmekte. O yüzden söylenilen her şeyi kusursuzluk ya da bir yanlışla(iki üç vs. yanlış) tamamen kusurlu bulmaya  çabalamak başlı başına birer kusurdur. Her kanal bilgisinde yanlışı/doğruyu ya da doğruyu/yanlışı da tarafsız görebilmek  en doğrusu.

JCA'nın demek istediğide bu gördüğüm kadarıyla.
 

JCA

#29
Alıntı Yapİki resim ve maket; yaratıkların ne gerçekliğini nede  olmadığını gösteremez...

Her yanlış bilginin içinde bir miktar gerçeklik, her gerçek bilginin içinde bir miktar da yanlış/yanılsama olabilir. Örneğin peygamberlere çoğunluk inanmamıştır, bu günse  çoğunluk inanmakta ama  yanlış biçimde.

Doğru yada yanlış; zamana, koşullara, mekana ve kişilere göre sürekli değişken bir durum arz etmekte. Doğru olma olasılığı yüksek bilgiler; ne olumlu nede  tersi bir yargı gerektirir. Doğruluğunun yüksekliği tarafsız bakışla verilen olmalı. Bilgiyi tarafsız bir şekilde alıp içsel değerlendirmeyle  bakmak ona göre  özümseme işlemini başlatmak gerekir.

%95 negatif olan varlığın bile %5 pozitif bir yanı vardır değilmi. Gerçekliğin oranıda böyle değişkenlik arz etmekte. O yüzden söylenilen her şeyi kusursuzluk ya da bir yanlışla(iki üç vs. yanlış) tamamen kusurlu bulmaya  çabalamak başlı başına birer kusurdur. Her kanal bilgisinde yanlışı/doğruyu ya da doğruyu/yanlışı da tarafsız görebilmek  en doğrusu.

JCA'nın demek istediğide bu gördüğüm kadarıyla.

Tam demek istediğim gibi. Teşekkürler. :)

Bunun sebebini de şöyle açıklayayım;

Diyelim ki bir insan, bir insana 5 adet veri sunuyor ve bu 5 verinin beşi de veriyi alan kişi tarafından doğrulanıyor. Son durumda kişi veriyi aldığı şahıs hakkında bir yargıya varıyor. Kendi kendine diyor ki; bu sürekli doğruyu söylüyor. İşte tam bu anda insanda bir otomatizma doğuyor. Kişi 6'ncı veriyi alırken otomatik olarak üzerinde düşünmeden direk  kabul ediyor.

Otomatizma arttıkça, bilinç te gitgide kayboluyor. 

Gurdjieff durumu şu şekilde bağlıyor. Tam kelimeleri aklımda olmadığı için yaklaşık bir yanıt vereceğim.Biraz farklı olabilir. Kusura bakmayın bunun için.

''İnsanların tüm yaptıkları otomatik faaliyetlerdir. İnsanda dikkat yoktur.''


Çok çıplak bir sonuç gerçekten. Hiç birimizde dikkat yok. Ve dikkat olmadığı sürece de gerçek bir ayırt edebilmek yapabilmek olanaksız.