Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü

22 Haziran 2019

Başlatan bozadi, 15 Şubat 2026, 20:56:19

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi


Celse Tarihi: 22 Haziran 2019

Tabla başındakiler: Laura, Andromeda ve Artemis

Pierre, Joe, Chu, Ark, PoB, Scottie, Niall, Noko the Wonderdog, Ay Modülü, Prenses Leia, Pikabu zee.

S: (L) Bugün 22 Haziran 2019 Cumartesi. [mevcudun gözden geçirilmesi] Hadi başlayalım.

C: Bilgi korur! Ama kullanılması gerekir!

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?

C: Gnosisya! Kasyopya arıyor.

S: (L) Hm... Sanırım celsenin ana teması bilgi ve bilginin kullanımı olacak?

C: Evet. Hepiniz pek çok ders öğrendiniz ve uyguladınız; başkaları da öyle; bazıları ise pek değil. Bilgi, yetenekler meseli gibidir.

S: (L) Yetenekler meselini herkes biliyor mu?

(Joe) Kullandıkça artıyor.

(L) Kullandıkça artıyor. Ve kullanmazsan kaybediyorsun. Tamam. Önce Pierre'in durumunu soralım. Cuma günü bir tane daha... şey olduğu haberini aldık...

(Artemis) Tümör.

(L) Tümör. Söylemek istemiyorum!

(Artemis) Biliyorum. Söylemene yardımcı oldum.

(L) Üç tane çok küçük yeni tümörü var. Burada meselenin ne olduğunu anlamak istiyorum.

C: Her canlı varlık, yaşam gücü barındırdığı sürece yaratıcı ilkeye ulaşmak için çabalar. Eğer duygulardan beslenen entropik düşünce kalıpları varsa, şu iki şeyden biri meydana gelebilir. Birincisi; yaratıcı güç, entropik düşüncelerle çatışabilir. O durumda vücut, entropik gücü hapsedip (kapsül içine alıp) kendini korumaya çalışma eğilimindedir. İkincisi; yaratıcı ve entropik güç arasındaki denge daha eşitse, entropi yaratımın kalıbı haline gelir ve sistemikleşir.

S: (L) Kolumu dinlendirebilir miyim? OFF!

(Artemis) Ben de!

(L) Verilen cevabı tekrar okusana. [Cevabın gözden geçirilmesi]

(Artemis) Bu da Pierre'in entropik düşünceleriyle veya kalıplarıyla savaşması gerektiği anlamına geliyor sanırım?

(L) Bu konuda düşünmem lazım. Ne soracağımı bile bilmiyorum.

(Andromeda) Yani bir insanın içindeki entropik ve yaratıcı güçler eşitse, o zaman... Sonra ne demişlerdi?

(Joe) "Yaratıcı ve entropik güç arasındaki denge daha eşitse, entropi yaratımın kalıbı haline gelir ve sistemikleşir."

(L) Yani, eğer kişi yaratıcı yaşama daha meyilliyse ve entropik düşünceler veya enerjiler baskın değilse, vücut entropik enerjiyi hapsedip kendini korumaya çalışıyor. Ama eğer...

(Artemis) Eğer eşitlenmişlerse, o zaman bu kötü fizyolojik etkilere neden olabilir.

(Pierre) Sanırım çok fazla entropi olduğunda, yaratım kalıbının entropik ve sistemik hale geldiğini nazikçe söylüyorlar. Galiba tümörlerin oluşumuyla ilgili söylüyorlar bunu. Sistemik, tekrarlayan tümör oluşumu...

(Joe) Bence ilki senin için daha geçerli. Sistemik derken...

(L) Sistemsel bir vücut tipi durumu gibi.

(Chu) Heryerde metastaz.

(Pierre) Yani bu anlamda bu tümörler, vücudun o entropik düşünceleri hapsedişinin belirtileri. Bu bir çatışma; ve yaratıcı gücün bu entropik düşüncelerle ve duygusal şeylerle başa çıkma yolu onları izole etmek.

(L) İzole etmek, doğru.

(Pierre) Böylece yayılmazlar. Anladığımız şey doğru mu?

(Artemis) Önce söyleyeceklerini bitirsinler.

C: Pierre'in durumunda, iyi bir hapsetme işleyişi var. Gerekli olan şey, entropik düşünce programlamasının boşaltmak.

S: (Artemis) Ve senin sorun neydi?

(Pierre) Soruyu cevaplamış oldular. Yani bu, entropik düşünceleri kapsülleme, hapsetme süreci. Bu, negatif entropik düşüncelerle aşırı yüklü olmadığım anlamına geliyor. Ama şimdi o entropik düşünce kalıplarını ve programlamasını kırmam gerekiyor.

C: Tetikleyicilerden etkilenmeyecek hale gelmelisin!

S: (L) Yani sanırım "Şimdinin Doktrini"ni veya benzeri birşeyi kullanarak, kendini belirli düşüncelere tekrar tekrar maruz bırakman gerekiyor, ta ki onları kontrol altına alana, onlarla arana mesafe koyana kadar.

C: Evet.

S: (Artemis) Yani seni tetiklememiz gerekiyor.

(L) Hayır, bence onu halihazırda tetikleyen belirli şeyler var.

(Joe) Belirli senaryolar veya dinamikler olabilir. Pierre'in durumunda bu diğer insanlarla ilgili. Yani bu diğer insanlar, onun dairesel düşünce süreçlerine takılıp kalmasına neden olan olayları veya senaryoları tetikliyor. Ve bunun üzerine Pierre kaçıyor. Aslında buna maruz kalmayı öğrenmelisin...

(L) Evet. Yakın zamanda yüzleşmek zorunda kaldığın şu amca meselesiyle uğraşmak istememen örneğinde olduğu gibi bazen birşey hakkında barış yapmaya çalıştığında, temel olarak kendi içinde bir çatışma yaratıyorsun. Bazen birşeyleri içeride tutmaktansa dışarı çıkarmak daha iyidir. Ama bunu bilgiyle dışarı çıkarmalısın.

(Andromeda) Yaparken ne yaptığının farkında olarak.

(L) Evet, öfkeli olup günah işlememek gibi. Haklı öfke. Tamam, sanırım bir sonraki soru da aynı doğrultuda. {Silinen İsim} sağlığı konusunda çok endişeli. Sanırım cevabın bir kısmı zaten verilmiş oldu. Onun durumu biraz daha sistemik çünkü kolesterol sorunu gibi birşey. Bu tüm vücudu ilgilendiren bir sorun. Bu, işin içinde daha fazla entropik düşünce veya enerjinin olduğu anlamına mı geliyor?

C: Kesinlikle! {Silinen İsim} bir süre önce uyarılmış ve tavsiyeler verilmişti. O ise önerileri görmezden gelmekle kalmayıp, doğrudan zıt yönlerde hareket etmeyi seçti.

S: (L) Peki bu ona daha fazla tavsiye vermeyeceğiniz anlamına mı geliyor?

C: Son bir tane: Beyni halihazırda ilerleyen sklerozun etkilerinden muzdarip olduğu için neredeyse çok geç ve bu sözleri ciddiye alması çok zor olacak, hatta belki imkansız. Ama {Silinen İsim}, köpek hakkındaki tavsiyeyi hatırlıyor musun? Bu bir şaka olarak algılandı ama aslında bilgi ve kodlanmış sembolizmle doluydu. Neredeyse hemen yanlış yola saptın ve düşüş başladı.

S: (L) Köpek benzetmesi nedir?

(Joe) Şu anlama geliyor; cinsinden ve görünüşünden bildiği üzere dik kafalı, inatçı, asi ve kim ne derse desin kendi bildiğini okuyacak bir köpek seçti. Bu tam olarak {Silinen İsim}'in kendisiyle özdeşleştirdiği şey. Bu onun öz-imajı. Hayatta tam olarak ne olmak istiyorsa onu yansıtan bir köpek istedi.

(L) Joe haklı mı?

C: Yeterince yakın! Aynı zamanda bundan fazlası. Temel sorun, kararın arkasındaki duygusal programlama. Sizin aleminizdeki herkes gibi {Silinen İsim} de acı çekmeye veya başkalarına acı çektirmeye programlandı. Seçim daha önce açıklandığı gibi entropiden yana yapıldığında, bu sistemik hale gelebilir. Ve kurban doğal olarak iyi olanı görmezden gelecek ve entropik olanı takip edecektir.

S: (L) Kolumu yine dinlendirmem lazım!

(Artemis) Benim de!

[Cevabın gözden geçirilmesi]

(L) Başka bir deyişle, bir karar veriyorlar ve sonra tüm eylemleri bu kararı takip ediyor. Sorunu derinleştiren o şeyleri mi yapıyorlar?

(Joe) Negatif geri besleme. Kendini bundan çekip çıkarmak giderek zorlaşıyor.

(L) Evet. Of of of...

(Artemis) Tamam, devam ediyorlar...

C: Sonrasında, bir dizi küçük entropik kararın doruk noktası olarak alınan büyük kararlar tam bir felakete yol açacaktır.

S: (L) Yani eğer bunu doğru anlıyorsam... Bunu daha önce söylediklerinizle birleştirirsek, vücudumuzdaki tüm hücrelerin bilgiyle, ruhsal benlikle, bilgi alanıyla ve tüm bu farklı türden şeylerle bağlantı kuran küçük antenleri var. Dolayısıyla, bu farklı hücreler bu tür enerjilerle bağlantı kurduğunda, bu onları bir şekilde değiştiriyor. Anladığım kadarıyla {Silinen İsim}'in asıl sağlık sorunu kolesterol.

(Chu) Veya belki karaciğeri. Bilmiyoruz.

(Pierre) Nedir? Belki sorabiliriz. Sklerozdan bahsettiler.

(L) Skleroz/sertleşme, kan damarlarındaki kolesterol birikintilerinin sonucudur.

(Joe) Ama karaciğer sklerozu da olabilir, değil mi?

(L) Evet. Ama genellikle bu sorunu yaşayanların damarlarında skleroz vardır.

(Andromeda) Bu kolesterolden kaynaklanabilir, değil mi?

(Joe) Bilmiyorum.

(Chu) Ama genel olarak skleroz, dokuların sertleşmesidir.

(L) Evet. Genetik bileşenler var ama sanırım genetik kitabında dedikleri gibi; bir sorunun genleri sizde olabilir ama o sorunu asla yaşamayabilirsiniz; herşey zihinsel tutumunuza ve eylemlerinize bağlı sanırım.

(Joe) İlerleyen sklerozun etkilerinden zaten muzdarip dediklerinde, genel anlamda sklerozu mu kastediyorlar, yoksa karaciğeri mi, ya da neyi? Beyni mi?

C: Damarlar.

S: (Pierre) Yani herşeyi etkileyebilir.

(Andromeda) {Silinen İsim}'in vücudu aslında birşeye karşı koymak için kolesterol salgılamaya devam ediyor...

(L) Yaptığı veya yediği birşeye veya her neyse.

(Andromeda) ...sonra o kolesterol sisteminde ve sonuçta damarlarda birikip sertleşiyor.

C: Gerçekleri söylemiyor.

S: (Pierre) Yaptığı diyet hakkında mı?

(Chu) Ne hakkında?

C: Diyet ve diğer şeyler.

S: (L) Bana öyle geliyor ki dürüst olmaması esasen kendine karşı dürüst olmamasıyla ilgili.

C: Kesinlikle. Programlanmış öz-imajının gerçek benliği olduğuna kendini ikna etti. Ve ne yazık ki, yakında öyle olacak.

S: (L) Peki, bu konuyu yeterince konuştuk mu? Şimdi küresel önemi olan neyimiz var?

(Joe) Önce Pierre hakkında birşeyler daha sormalıyız. Fiziksel açıdan ne gibi bir yol izleyebiliriz?

C: Bilgi size yol gösterecektir.

S: (Joe) C vitaminine devam edeceğiz... Sanırım bunu sormamıza gerek yok.

(L) Eğer mümkünse gün aşırı yapacaktık.

(Andromeda) Gün aşırı mı yoksa haftada iki kez mi yapmak daha iyi?

C: Bir döngüde gün aşırı, sonraki döngüde üç günde bir, sonra tekrar başa, vb.

S: (Andromeda) Bir döngü nedir?

(Chu) Bir hafta mı, bir ay mı?

C: 8 gün.

S: (Joe) 8 gün boyunca gün aşırı. Sonra üç günde bir...

(L) Muhtemelen 9 veya 12 günlük bir süre için. Tekrarlanma sayısı kendi döngüsünü yaratıyor.

(Chu) Yani her döngüde 4 doz.

(L) Tamam. Şimdi ne var?

(Joe) Pierre hakkında birşey daha sormak istiyordum: anti-parazit meselesi.

C: Faydalı!

S: (Joe) Buradaki diğer insanların da parazitlerden kurtulması için faydalı mı?

C: Eğer gerekliyse.

S: (Joe) İhtiyacımız olup olmadığını nasıl anlarız?

C: Bilgi.

S: (L) İhtiyacın olup olmadığına dair kas testi yapmaya ne dersiniz?

C: Evet.

[ARA: "Hadi, atıştırmak için hepimiz lobiye gidelim."]

S: (Pierre) Birşeyin bu entropik düşünce programlarını nasıl tetiklediğini anladığımdan emin olmak istiyorum. Sanırım amcamla ilgili bahsettiğiniz şeyle aynı doğrultuda. Ayrıca forumda "Approaching Infinity" ile tartıştığımız başlığı da düşündüm. Görünüşe göre bazı nedenlerden dolayı (ki aslında bu nedenleri biliyorum) bir çatışma ve potansiyel negatiflik belirtisi olur olmaz geri çekiliyorum. Bir kabuğun içine kapanıyorum, yani bunu kendi içimde tutuyorum. Bu da muhtemelen o tümörlerin kaynağı olan o negatif düşünce döngülerini başlatıyor. Bunun doğru olup olmadığını bilmek istiyorum?

C: Evet, sorun tam olarak bu.

S: (Pierre) Aman Tanrım. Benim için aslında nedenini tam olarak bilmiyorum ama benim için çatışma kesinlikle dehşet verici. Beni dehşete düşürüyor. Sanırım çocukken potansiyel çatışmalar olduğunda bu annem değildi. Fiziksel olarak şiddete başvuran babamdı. Beni dehşete düşürüyor. Bu çok büyük bir zorluk ama kaybedecek hiçbir şeyim yok. Beni dehşete düşürüyor. Kendime ihanet ettiğim o kadar çok zaman oldu ki. Bu ruha ya da içinizde olan her neyse ona bir ihanet gibi ve bunu çok kez yaptım.

(L) Tetikleyicilere karşı bağışıklık kazanmak derken bunu kastediyorlar. Castaneda'nın ne dediğini hatırla: Bilinmeyenle yüzleşmeden önce küçük tiranlarla yüzleşmelisin. Küçük tiranlarla yüzleşmek neşeyle yapılmalıdır. Kendinden geçene kadar eğleniyor olmalısın!

(Andromeda) Bu, onu gerçekten ÇOK ciddiye almamak anlamına geliyor. Ciddiye alınmalı ama ölümüne ciddi değil.

(Joe) Tam olarak dehşet verici olan neydi?

(L) Bence bu, ölmekten korkan bir çocuğun tepkisi. Eğer ebeveyn küçük bir anlaşmazlık olduğunda bu hale gelirse, çocuk ebeveynin yeme-içme, barınma imkanı vb. keseceğinden korkar. Bu ölüm anlamına gelir.

(Pierre) Her türlü çatışma veya anlaşmazlık beni o duygusal döngülere sokar. Geri çekilirim.

(L) Öyleyse bunun hakkında KONUŞMAYA başlaman gerekir. Bizimle konuş. Ve inan bana, boğa korkusu onu boynuzlarından yakalamaktan çok daha büyüktür. Onu boynuzlarından yakalamaya kararlı olduğunda, gelir ve kafasını öne eğer ve onu yakalamana izin verir. Tamam, başka konularda sorusu olan var mı?

(Artemis) Elektriği soracaktık.

(L) Aa, Arjantin'deki ülke çapındaki elektrik kesintisi!

C: Sabotaj, gizli.

S: (Chu) Kim tarafından?

C: Yetkililer hizaya gelmeleri için uyarıldı.

S: (L) Peki kim yaptı?

C: CIA.

S: (L) Tamam, Pierre? Tapınak Şövalyeleri hakkında, davaların tutanaklarını da içeren kitabı okuyordun ve bazı soruların vardı. (Pierre) Tapınakçılar temel olarak Satanizmle ilgili çeşitli şeylerle suçlandılar. Bu suçlamalar doğru muydu?

C: Belirli bir perspektiften, evet.

S: (Joe) O zamanki Katolik Kilisesi'nin satanik olarak gördüğü şeydi.

(Artemis) Peki o zaman ne yapıyorlardı?

(Pierre) Seks alemlerinden, haça tükürmekten, kafalara tapınmaktan bahsediliyor...

C: Evet, hepsi doğru.

S: (Pierre) Bu satanist davranışların nereden geldiğini merak ediyordum?

C: İslam.

S: (Pierre) Aynı doğrultuda, Protestanlığın ilk yıllarında Yahudilikle pek çok benzerlik olduğunu fark ettim. Reformasyon'un Hristiyanlığı bölme ve nihayetinde yok etme girişimi olup olmadığını merak ediyordum?

C: Evet.

S: (Pierre) Bu bölünme Kabalistler tarafından mı başlatıldı? Protestanlık ile Kabalistlik arasında pek çok benzerlik var.

C: Evet, "Yahudileştiriciler" Pavlus'un zamanından beri aktifler.

S: (Pierre) Bu tarihe çok farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Reformasyon, Tapınakçılar, devrim... Büyük ilerlemeler olarak sunulan üç büyük olayın hepsinin ortak noktası aynı yıkıcı amaç: Hristiyanlığı yok etmek.

C: Sevgiye karşı Yasa.

S: (Pierre) Evet. Yahudilik ve Kabalizm'de herşey yasalar ve kurallarla ilgilidir. Hristiyanlıkta ise İsa ve sevgi, hoşgörü, anlayış ve bağışlamayla ilgilidir.

(Joe) Gördünüz mü? Katolikler en iyisi! [kahkahalar]

(L) Onların da bir sürü kuralı var! [kahkahalar]

(Andromeda) Başka genel sorumuz var mı?

(Joe) Amerika'nın İran'la büyük bir savaşa girme olasılığı nedir?

C: Yüzde 49.

S: (Joe) Çernobil: Patlamanın gerçekte nasıl olduğuna dair yapılan açıklama, gerçekten tek belirleyici faktör müydü? Gerçekten o şekilde mi patladı?

C: Esas olarak.

S: (Joe) Mothman (Güve Adam) orada ne yapıyordu?

C: Farkındalık bastırma.

S: (L) Sanırım bu şu anlama geliyor...

(Andromeda) Kazanın meydana gelmesine yardım mı etti?

(Joe) İnsanların zihinleri üzerinde bir etki yaptı...

C: Evet.

S: (Pierre) Benim fikrim şuydu; kazanın olduğu sırada elektrik santralinden sorumlu mühendis olan Dyatlov'un yaptığı şey hiç mantıklı değildi. Negatif güçlerin etkisi altında olup olmadığını merak ediyordum?

C: Evet.

S: (Pierre) Yani evet. Bu Çernobil dizisindeki resmi hikaye sadece somut şeyleri gösteriyor. Dyatlov'un beyninde neler olup bittiğini göstermiyor.

(Niall) Patlamadan 10 saniye önce bildirildiği anlaşılan sismik okumanın kaynağı neydi?

C: Boyutlararası pencere açılması.

S: (L) Peki bu boyutlararası pencere neden açıldı?

C: Negatif enerjileri etkilemek ve toplamak için. Gerçekliğiniz bu tür fenomenlerle dolu.

S: (Pierre) Sanırım burada 4Y KH'den bahsediyoruz. Planın bir parçası da Rusya'nın istikrarsızlaştırılmasına hazırlık mıydı?

C: Evet ve daha yakın tarihli olayların öngörülmesi.

S: (Pierre) Yani Rusya'nın emperyalistlere karşı bir tavır alacağını gördüler ve...

C: Evet.

S: (Pierre) Vay canına.

(L) Uzun yıllar önce K'ların Ukrayna hakkında yaptığı tahmini hatırlayın. 2014'te tüm o olaylar yaşanmaya başladığında, bunun bir işaret olduğunu biliyordum. Bu başlangıcın işaretiydi. İşte O ZAMAN tüm maskeler düşmeye başladı. Ukrayna sokaklarında, meşru hükümeti deviren devrimcilere ulu orta kurabiye veren ABD'li insanlar vardı. O zamandan beri tüm gezegen tamamen yokuş aşağı gitti! Yeni bir gerçeklikteydik. İşte buydu. Bu başlangıçtı.

C: Evet.

S: (Niall) Yani 1986'da Rusya'nın moralini bozmak ve onu şeytanlaştırmak için Çernobil'i mi hedef aldılar?

C: Evet.

S: (Pierre) Ve onu zayıflatmak için.

(Joe) Onu zayıflatmak ve 1990'larda Rusya'da olan herşeye zemin hazırlamak için. Tam bir kargaşa içindeydi. Çok farklı gelişebilirdi.

(Pierre) Bu bir yağmaydı!

(L) Şimdi toparlayabilir miyiz?

(Artemis) Bir sorum var. Dünya üzerinde yaşayan ölümsüz varlıklar var mı?

C: Sorduğun şekliyle, hayır.

S: (Joe) Yani, sonsuza dek yaşayan insan varlıklar yok. Ama belki bu gerçeklikten olmamaları anlamında ölümsüz olan varlıklar vardır.

(Artemis) Öyle mi?

C: Evet.

S: (Artemis) Ve Dünya'da mı yaşıyorlar?

C: Evet.

S: (Artemis) Bu varlıklardan kaç tane var?

C: 300 kadar.

S: (Artemis) Burada ne yapıyorlar?

C: İzleme.

S: (Ark) Bir soru sormak istiyorum. Yaklaşan konferans için Paris'teyken dikkat etmemiz gereken birşey var mı?

C: Alışıldık olandan fazla değil!!

S: (L) Her zamanki yüksek seviyeli farkındalık mı?

C: Evet.

S: (L) Pekala, iyi geceler diyelim.

C: Önünüzde çok fazla kargaşa var. Şapkalarınızı sıkı tutun ve sakin kalın! Geçecek! Hoşçakalın.

(Scottie) Celseyi böyle sözlerle bitirmelerine bayılıyorum!

(Joe) Ya ben biraz histerikleşmek istiyorsam?? [kahkahalar]

(Andromeda) İşte onların vaat ettiği de bu!

CELSE SONU

Orijinal celse metni: https://cassiopaea.org/forum/threads/session-22-june-2019.57654/



bozadi

#1
Bu celse 2019'da yapıldığı halde Laura'nın çeşitli nedenlerle paylaşmadığı ama birkaç gün önce paylaşmaya karar verdiği bir celseymiş. Fark etmemiştim. Bu konuda kbr arkadaşımızın birkaç gün önce yazdığı mesajı da fark etmemişim üstelik, neyse ki oryon arkadaşımızın tekrar gündeme getirmesi sayesinde fark edebildim.

Vuslat

islam cevabıyla neyi kastediyor, satanizmle ilgisi ne, bunlar bütün dinlerin içine girip yozlaştırmadılar mı zaten?
 

Tgur

#3
Teşekkürler Bozadi Çevirim için,

Son dörtlüğümü fark etmeden sanki entropinin varlığını hissettirmek için yazmışım madde alemindeki ayırımın entropi olduğunu anlamışsınızdır,

Yani ayırım ve dağılma, esasta  yaşamın tümü bu entropinin kullanılması ile mümkün olmakta yaşayarak değişimleri devreye almak zaman üzerinde oynamak velhasıl yaşam deneyi yapmak,

Şimdi üst yoğunlukta olan yani göçmüş olan kıymetli Pierre dostun oluşmakta olan kanser tümörünün fazlalaşmasına mani olmak üzere verilmiş olan K.ların izah etmek için yaptıkları beyan yani yaşam enerjisinin bu entropiyi kapsül halinde hapsetmesi olayı kişinin bilinçlenmesi ile ilgili olan bir hadise olduğunu bizlere fazlasıyla göstermekte,

Celsenin gelişen bölümlerinde Pierre dostun olumsuz hareketlerde veya bu tip karşılaşmalarda içindeki enerjiyi kapatıp bir nevi geri çekilmekle olayı hallettim zannetmesi, bu hal çoğumuzun davranışlarında vardır bu izahlarla davranışlarımıza bizler de bazı örnekleri kendimize katmak avantajını yakalamış oluyoruz,
Negatifi bil ve elinden gelebildiği kadar kendi enerjinle zihnen veya maddeten karşılık ver tabii ki bu işi yaparken kendine zarar  vermeyecek yolları da kolla , işin ironik tarafı gerekirse geri çekilmek,

Eskiden etkiye tepki yok say yaşamda bu en kolay yol diye söylerdim geçen zamanın veya entropi'nin diliyle bu görüşün nasıl bir değişime uğradığını kendi kendime  hayretle görüyorum, entropi değişim sağlar demiştim.



bozadi

#4
Alıntı yapılan: Tgur - 16 Şubat 2026, 13:32:08 Teşekkürler Bozadi Çevirim için,

Son dörtlüğümü fark etmeden sanki entropinin varlığını hissettirmek için yazmışım madde alemindeki ayırımın entropi olduğunu anlamışsınızdır,

Yani ayırım ve dağılma, esasta  yaşamın tümü bu entropinin kullanılması ile mümkün olmakta yaşayarak değişimleri devreye almak zaman üzerinde oynamak velhasıl yaşam deneyi yapmak,

Şimdi üst yoğunlukta olan yani göçmüş olan kıymetli Pierre dostun oluşmakta olan kanser tümörünün fazlalaşmasına mani olmak üzere verilmiş olan K.ların izah etmek için yaptıkları beyan yani yaşam enerjisinin bu entropiyi kapsül halinde hapsetmesi olayı kişinin bilinçlenmesi ile ilgili olan bir hadise olduğunu bizlere fazlasıyla göstermekte,

Celsenin gelişen bölümlerinde Pierre dostun olumsuz hareketlerde veya bu tip karşılaşmalarda içindeki enerjiyi kapatıp bir nevi geri çekilmekle olayı hallettim zannetmesi, bu hal çoğumuzun davranışlarında vardır bu izahlarla davranışlarımıza bizler de bazı örnekleri kendimize katmak avantajını yakalamış oluyoruz,
Negatifi bil ve elinden gelebildiği kadar kendi enerjinle zihnen veya maddeten karşılık ver tabii ki bu işi yaparken kendine zarar  vermeyecek yolları da kolla , işin ironik tarafı gerekirse geri çekilmek,

Eskiden etkiye tepki yok say yaşamda bu en kolay yol diye söylerdim geçen zamanın veya entropi'nin diliyle bu görüşün nasıl bir değişime uğradığını kendi kendime  hayretle görüyorum, entropi değişim sağlar demiştim.

Celsede Pierre'in tümörleri konusunda verilen bilgiler benim de çok ilgimi çekti Tgur. Maruz kaldığımız olumsuzluklara yönelik tepkilerimizi dışarıda ifade edemeyip sürekli içimize attığımızda, bunların zaman içinde hastalıklara, tümörlere neden olabileceği söyleniyor sanırım, ki başka celselerde de bu fikri destekleyen şeyler söylemişlerdi sanki.

Bu arada tümör oluşumu her ne kadar çok olumsuz bir durum gibi görünse de (ve olsa da), tümörün aslında vücudun negatif duygu-düşünce enerjilerini kapsülleme / yalıtma / hapsetme şekli olduğunun söylenmesi çok ilginç. Yani sürekli içe atılarak epeyce birikmiş negatif enerjilerin vücut genelinde yıkıcı bir etki yapmasını engellemeye yönelik mekanizma sanki, tümör oluşumu. Tabi bu noktada bir tümörün iyi huyluluk ve kötü huyluluk durumu da önemli. O negatif enerji, yani o sorunlu zihinsel programlama silinmezse, iptal edilmezse, ve giderek güçlenmeye de devam ederse, tümör kötü huyluya dönüşüp yayılmaya (metastaz) başlıyor sanırım.


bozadi

Alıntı yapılan: Vuslat - 16 Şubat 2026, 11:35:41 islam cevabıyla neyi kastediyor, satanizmle ilgisi ne, bunlar bütün dinlerin içine girip yozlaştırmadılar mı zaten?
Bunu ben de merak ediyorum Vuslat. Ama Tapınak Şövalyelerinin bazı Müslüman gruplarla sıradışı bazı etkileşimleri olduğuna dair birşeyler söylenmişti önceki celselerde. Haşhaşiler (Hasan Sabah) bunlar arasında olabilir. "İsmaililer" terimi geçmişti birkaç kere ama bir yandan Peygamber İsmail'den bahsediliyor gibi görünürken, bazı durumlarda Şiiliğin 12 İmamından biri olan Cafer-i Sadık'ın oğlu İsmail'e de atıf yapılıyor gibi görünüyor yanlış anlamadıysam (Şiiliğin kendi içindeki bir bölünmenin konusu).

Tapınakçıların bazı satanist ayinlerinin kökeninin İslam olduğu söylenirken, acaba Tapınakçıların Ortadoğu'da temas kurduğu bu gruplardan birinden mi bahsediyorlar? Bilemiyorum. Araştırmaya çalışacağım. Haşhaşilerin çok sıradışı ritüelleri olduğunu duymuştum ama satanizm boyutunda olduğunu düşünmemiştim. "Seks alemleri" meselesi başlı başına ilginç.

bozadi

#6
Konuyu araştırırken şunu fark ettim ki, Avrupa'da Tapınakçılardan hoşlanmayan veya çıkar çatışmasına giren dinsel ve siyasi çevreler Tapınakçıları Ortadoğu'da geçirdikleri sürede bazı Müslüman gruplardan etkilenip gizlice Müslüman olmakla suçlamışlar. Sapkınlıkla suçlanmalarına neden olan ritüelleri de o Müslüman gruplardan aldıkları iddia edilmiş. Bu iddiaların belki tamamen değilse bile bir ölçüde doğruluğu var gibi görünüyor. K'lar Tapınakçıların satanist ayinlerinin kökeninin ne olduğu sorusuna yanıt olarak "İslam" derken, o dönemde Tapınakçıları suçlayanların bakış açısını ifade etmek istemiş olabilir. Bir başka celsede Enlil ve Enki'nin kim olduğu sorusuna "Büyük Öğretmenler" diye cevap vermişlerdi. Bu cevap Enlil ve Enki'nin pozitif eğilimli olduğuna işaret ediyor gibi görünüyor ama bunların aslında Anunakiler (Kertişler, 4Y KH) olduklarını biliyoruz diğer pek çok celseden. "Büyük Öğretmenler" cevabı, o dönem insanlığın Enlil ve Enki'yi ne olarak gördüklerini yansıtan bir cevap daha ziyade. Ve bir açıdan da gerçekten "büyük öğretmenler" idiler, ama niyetleri hiç pozitif değildi. Atlantislilere de ileri teknolojiler vermişlerdi ama yine son derece negatif amaçlarla.


Alıntı yapılan: Vuslat - 16 Şubat 2026, 11:35:41 bunlar bütün dinlerin içine girip yozlaştırmadılar mı zaten?
Kasyopya celselerinden anlaşıldığı kadarıyla, "üç büyük dinin" hiçbiri başta doğru (gerçekten Tanrı tarafından gönderilmiş) olup da sonradan bozulmuş değil.


oryon

Alıntı yapılan: Vuslat - 16 Şubat 2026, 11:35:41 islam cevabıyla neyi kastediyor, satanizmle ilgisi ne, bunlar bütün dinlerin içine girip yozlaştırmadılar mı zaten?

29 aralık 2018

C: Üç test vakasının gelişim yollarını dikkatlice düşünün. Önce Yahudilik. Bir kuyruklu yıldız / fırtına tanrısına tapınmaya yönelik geniş çaplı
bir kült olarak başladı. Varını-yoğunu kaybetmiş bir halkın ihtiyaçlarını karşılayacak ve aralarında dayanışmayı teşvik edecek şekilde
yeniden düzenlendi. Hristiyanlığın ikili bir başlangıcı oldu. Birincisi apokaliptik bir hoşgörüsüzlük ve şiddet kültüydü. İkincisi, merhamet dolu
olağanüstü bir adamın hayatına dayalı bir ruhsal dönüşüm mesajıydı. İslam ise bu ikisinin en kötü yönlerinin bir karışımı. Tam bir sahteliğin
içinde nasıl herhangi bir pozitif unsur olabilir?
S: (L) Yani, İslam'ın Yahudilik ve Hıristiyanlığın en kötü kısımlarının bir karışımı olduğunu mu söylüyorsunuz? [Son cevabın gözden
geçirilmesi] Kumran Metinlerini yazanların İslam'ın oluşumu üzerinde güçlü bir etkisi olması mümkün mü?
C: Öyle!
S: (L) Ve bunları yazanlar üzerinde yapılan araştırmalara göre bunlar bir grup şizoid psikopattı. (Joe) Yahudi miymişler?
(L) Evet. Diğer tüm Yahudilerin yozlaşmış olduğunu, sadece kendilerinin doğruya sahip olduğunu düşünen ve kendi inandıklarına inanmayan
herkesi çıkıp öldürmek için can atan bir grup Yahudi. Kumran Metinlerine ve Enok Kitapları ve Enok kıyametçiliği gibi çeşitli bağlantılı
metinlere yönelik büyük araştırma alanları var. Pavlus, Josephus ve İsa hakkındaki yazımda bu konuyu biraz işledim. (Joe) İlk Hristiyanlık
dalgasının kökeni onlarmış demek. Sonra Sezar geldi.
(L) Aslında, merhametli kurtarıcı Sezar vizyonuyla Pavlus geldi. Yeni Ahit'te Pavlus ile "Kudüslü Hristiyanlar" arasındaki ihtilafa dair yapılan
şaşırtıcı referansların nedeni buydu. Kumran Metinlerini yazan tipler vardı, Bağnazlar vb., sonra Pavlus geldi. Henüz yayınlanmamış olan
kitabımda bunu etraflıca anlattım.
MÖ 272 civarında Eski Ahit yazılırken Yahudilerin gerçek tarihsel bazı Yunan ve Mısırlı karakterleri model alarak yazdıkları İbrahim ve Musa
hikayelerinin, İslam'ın yaratıcıları tarafından bolca kullanıldığını da unutmamak gerek. Gmirkin ve Wajdenbaum tüm bu konuları ele alıyor.
("Argonauts of the Desert" [çöldeki argonotlar] vb.) İslam'ı icat edenler, zaten çalıntı olan hikayelere dayalı hikayeler yarattıklarını
bilmiyorlardı, vb.
(Joe) Hem Yahudiliğin hem de erken Hristiyanlığın en kötü tarafı hoşgörüsüzlük ve şiddet ve fırtına tanrısına ibadet. İslam bu anlamda
diğer tüm dinlere göre afetlerden daha fazla etkilenmiş gibi görünüyor, doğru mu?
C: Evet.
S: (Joe) İslam'ın ortaya çıktığısüreçte neler oluyordu? Karanlık Çağlardı, değil mi?1592
29 Aralık 2018
C: Evet.
S: (L) Kıyamet edebiyatına neden bu kadar ilgi duyduklarına dair mükemmel bir açıklama bu. Bu bakış açısının en anlamlı olduğu zamanda
ortaya çıktı.
(Joe) Ve nispeten yakın bir geçmiş.
(L) Ayrıca, eğer Heinsohn ve Fomenko gibi kişiler, tarihsel zaman çizelgesine ek yıllar yerleştirildiği konusunda haklılarsa, sandığımızdan da
yakın olabilir. Tarih, tüm bu manipülasyonlar yüzünden böyle bir karmaşa halinde.
(Andromeda) İslam çoğunlukla korku ve kaçınmaya dayanıyor, oysa Yahudiliğin bile arkasında dayanışma fikri vardı. Hristiyanlıkta ise
manevi gelişim vardı. İslam'da bunların hiçbiri yok.
(L) Evet, İslam'da Muhammed'i modellemeye çalışmak ve onun iddia edilen beyanlarına "uymak" dışında gerçek ruhsal gelişimle ilgili
hiçbir şey yok gibi görünüyor; Muhammed'in orijinal modelinin muhtemelen Kumran Metinlerinden ilham almış bir apokalipsçi,
muhtemelen şizoit psikopat bir fanatik olduğunu gördüğünde bu durum biraz problemli hale geliyor. Çıkıp birkaç kişi öldür, ahirette üzüm
sahibi ol, çıplak kadınlar değil. Üzümün oluyor.
 

bozadi

#8
Alıntı yapılan: S: ... (L) Kumran Metinlerini yazanların İslam'ın oluşumu üzerinde güçlü bir etkisi olması mümkün mü?

C: Öyle!
Kumran metinlerinin Yahudi Eseni (Esseni) tarikatı mensuplarınca yazıldığı söyleniyor. Bunlar Hristiyanlığın ortaya çıktığı (Hristiyanlığın bazı Roma imparatorları tarafından yaratıldığı) süreçte Romalılar tarafından ortadan kaldırılmışlar. Esenilerin kökeninden gelen veya onlarla çok yakın bir anlayışa sahip olan Yahudi Ebiyonit tarikatı ile İslam arasında dikkat çekici bazı benzerlikler var (çeşitli farklılıklar da olmakla birlikte):

- Teslisi (Hristiyan üçlemesini) kesinlikle reddeden katı bir "tek" tanrıcılık.

- İsa'nın "Tanrı'nın oğlu" görüşünün kesin olarak reddi (Ebiyonitlerden farklı olarak İslam'da İsa'nın "mucizeleri" kabul edilir ama "tanrısal" niteliğe sahip olduğu görüşü kesin olarak reddedilir.)

- Yasalara uyum vurgusu: Yaşam tarzı, ibadet, helal besinler konusunda kurallara katı bir uyum beklentisi. Erkeklerin sünnet edilmesi vb.

- Pavlus'un lanetlenmesi: Her iki grup da Pavlus'u sapkın olarak görüyor. İncil'deki Pavlus metinlerinin gerçek İncil metnini tahrif etmek için eklendiğini savunuyorlar. Pavlus'un Hristiyanlığı "Romalılaştırdığı"nı, Romalıların çıkarlarına uygun hale getirdiğini iddia ediyorlar.

- İsa'nın insanlığın günahlarına kefaret için öldüğü ve kurtuluşun İsa'ya imanla olacağı görüşünün kesin olarak reddi.

- Kıyametin yakınlığı vurgusu.


Hem Yahudilerin hem İslamcıların Pavlus'u kesin bir şekilde karalama, hatta şeytanlaştırma eğiliminde olması çok ilginç çünkü Pavlus İncil'e bir sürü sevgi unsuru katmış. İncil'i asıl yazanların veya yazdıranların Romalı İmparatorlar olduğu görüşünü kabul ediyorum. Onlar da sanırım kısmen Yahudi metinlerinden yararlandılar, kısmen kendi siyasi bekalarına uygun kontrol ve manipülasyon unsurları eklediler metinlere. Pavlus'un Şam yolunda yaşadığı anlatılan sıradışı vizyon deneyimde bir dönüşümden geçiyor, daha önce Hristiyanlığa ve Hristiyanlara düşmanken, sonrasında Hristiyan oluyor.

Vizyonda Sezar'ı gördüğü (veya gördüğünün o olduğunu sonradan anladığı) ve Sezar'ın insanlığın iyiliğine yönelik niyetinin ilhamını derin bir şekilde hissettiği söyleniyor. Ve aldığı ilhamı kitlelere yayabilmek için, Yahudi metinlerine uygun bir harmanlama yaparak mesajlarını yazılı olarak yaydığı, bunların İncil'in parçası haline geldiği söyleniyor.

Teslis kavramı ve İsa'nın tanrısal doğasının ne ölçüde Pavlus'ün İncil'e şahsi katkısı veya "zorlaması" olduğu çok belli değil, tartışmalı bir konu. Ama evet, gördüğü vizyonun da ilhamıyla, İsa'ya (Sezar'a) tanrısal bir nitelik atfediyor, ki bu bir şekilde doğru zaten.

Yahudi ve İslamcıların bir insana tanrısal nitelik atfedilmesini kabul etmemesini veya eleştirmesini bir şekilde anlarım ama Pavlus'un İncil'e insancıllık ve sevgi namına kattıkları hiç takdir edilmeden Pavlus'un tamamen şeytanlaştırılması bence hiç normal değil. O noktada hem Yahudilikteki hem de Yahudiliğe son derece benzer şekilde İslam'daki insancıllık / şefkat / sevgi eksikliği meselesi gündeme geliyor bence. Yani sevgiyi yaymaktan ziyade çok katı bir emir-komuta ve itaat propagandasının yapılması ve bol miktarda tehdit savurulması. Yahudilik ve İslam'da bu negatif vurgu çok fazla gibi görünüyor bana. Tasavvuf neredeyse tamamen İslam'ın bu bariz dengesizliğini dengelemeye çalışagelmiş, gibi görünüyor bana.

İncil'in (Yeni Ahit'in) kendisi de, bizzat K'ların belirttiği gibi büyük ölçüde kontrol/manipülasyon amaçlı üretilmiş bir metin olmakla birlikte, Pavlus'un çabasıyla içerdiği sevgi unsurları veya vurguları bakımından Tevrat ve Kuran'a kıyasla insanlar arasında pozitif dayanışmada yararlanılabilirlik düzeyi açısından daha avantajlı olabilir sanırım. Ama bunu kimseye "din değiştirme" tavsiyesi anlamında söylemiyorum. "Yahudiyim", "Hristiyanım", "Müslümanım" diye bir inanç beyanında bulunmanın gerçek manada bir anlamı veya önemi olduğunu sanmıyorum. Elimizdeki temel bilgi kaynaklarına göre sadece pozitif (BH) ve negatif (KH) inanç var ve tabi ne yazık ki insanların çoğunluğunun durumunda bunların hiçbirine doğru dürüst bir adanış olmaması problemi var. Hangi din, inanç veya ideoloji mensubu olunursa olsun, asıl mesele pozitif ve negatif eğilim arasındaki yapılan seçim ve adanış durumu, diye düşünüyorum, elimizdeki çeşitli kaynakların verdiği mesajları dikkate almaya çalıştığımda.

oryon

24 aralık 2018

(L) Çok, çok ilginç. Son zamanlarda, insan kitlelerinin, İsa karakterinin Pavlus ve Sezar'dan modellendiğini kesin bir şekilde bilip
bilmemelerinin aslında önemli olmadığını düşünüyordum, çünkü burada, ilham ve yardım amaçları doğrultusunda insanlığa yeni kavramlar
getirmek ve kadim bir bağlantının kurulması amacıyla bir kişinin meshedilmesi fikri var. Doğru bir şekilde anlaşılıp izlenmesi durumunda
Pavlus Hristiyanlığı muhtemelen iyi birşey. Biz Paleohristiyanız. Pavlus'un Sezar'a ve kendi vizyonlarına dayanarak öğrettiği esas yola
inanıyoruz, ancak yorumculara bağlı olarak daha iyi veya daha kötü olabilecek farklılıkları olan başka Hıristiyanlar da var. Pavlus'un Kumran
Metinlerini yazan cani apokaliptik tiplere karşı gelmek ve Roma ve Yunan algılarını değiştirmek için yaptığı şey kendi içinde bir mucize adeta.
Yardım almış olmalı. Her neyse, sadece aklımdan geçen şeyler işte. İyi geceler deme vakti.
C: Mesih'te bereketler! Hoşçakalın.

28 aralık 2019

S: (L) Yani bir Yahudi Mesih vardı, bir de Pavlus'un Mesihi vardı. Bunlar birleştirilerek Nasıralı İsa yaratıldı; sandaletlerle dolaşıp mucizler
yaratan hippi. Doğru mu?
C: Evet.
S: (L) Başka soru?
S: (Joe) Pavlus'un Mesihi kimdi?
C: Sezar!
S: (Joe) Pavlus bunu biliyor muydu?
C: Evet.
 

benguonat

@bozadi teşekkürler çeviri için 👍🏻 Dinler tarihi hakkında pek bi bilgim yok. Ama metnin başındaki şu detay güzel:

Alıntı YapC: Gnosisya! Kasyopya arıyor.

Bildiğim kadarıyla "Gnosis" kavramı bizim normal bilgi dediğimiz şeyden farklı bir kavram. Okunan&duyulan bilgi değil. Bir süre yaşayarak kendimizde sindirdiğimiz bilgi de değil. Daha çok, ilahi alemden gelen ani bir biliş duygusu. Sezgisel, ilham veren ve bilinci en üst yoğunluğa gittikçe genişleten bir şey.

Hristiyanlığın içinde gnostik bir damar var. Aslında gnostik kelimesi bir tek onlara atfedilemez çünkü gnostisizm aslında bir bilinç sistemi. Din diye bildiğimiz şeyler, inanç sistemleri. Gnosis ise inanmayı değil, bilmeyi hedefler. Her dinin içinde bilmeyi hedefleyen akımlar var. Yani ezoterizm işte 😃 Ve ezoterizmin tarihi de dünya tarihinde ne kadar geri gidebiliyorsak o kadardır.

Son gelen dinler nasıl başladı bilmiyorum. İnsanların üstünde tahakküm kuran inanç sistemleri (egzoterik) olarak başladı da sonra mı bilinci arttıran akımlar (ezoterik) geldi bilmiyorum. Tam tersi de olabilir. Ama K'lar sanki son gelenler hakkında kendine hizmet müdahalesi var diyorlardı. Toplum davranışını düzenler, tahakküm kurar, inan der, ilerisini pek söylemez. Hatta ezik bir varlıkmış gibi hissettirir kişiye. O günlerdeki kargaşa ortamında insanların ağır KH etkisi altında olduğunu düşünürsek, anlayacakları dilden konuşulmuş.

Laura'nın From Paul to Mark kitabını okumadım ama ney anlattığını chatgpt'ye sordum:

Alıntı Yap📚 From Paul to Mark: PaleoChristianity – çarpıcı iddialar

Pavlus'un anlattığı Mesih ile İncil'deki İsa aynı anlatı olmayabilir

İncil metinleri teolojik ve politik mücadeleler içinde şekillendi

Markos İncili bir tür "yeniden çerçeveleme" olabilir

Gnostik çizgi bastırılmış olabilir

Kitap, erken dönemde:
    •    daha mistik
    •    içsel dönüşüm odaklı
    •    bilgi (gnosis) merkezli

Hristiyan yorumların bulunduğunu ve bunların zamanla kurumsal yapı tarafından geri plana itildiğini savunuyor.

_____

Pavlus'un Mesih anlayışı vs İncil'deki İsa

Burada büyük fark var.

Pavlus'ta:
    •    Mesih kozmik bir varlık
    •    ölümü ve dirilişi "evrensel kurtuluş olayı"
    •    tarihsel detay çok az
    •    mucizeler, doğum hikâyesi, günlük yaşam yok

İncil'de:
    •    biyografik anlatı var
    •    öğretmen, şifacı, yürüyen konuşan bir insan
    •    öğrenciler, olaylar, mekanlar

Bu yüzden kitap şu soruyu açıyor:

Pavlus'un anlattığı Mesih, daha mistik bir figürken;
sonradan anlatı "tarihsel biyografi"ye mi dönüştü?

______

Gospel of Mark, ilk yazılan İncil kabul edilir.

Kitabın iddiası şu:

Markos, Pavlus'un teolojisini "hikâyeye dönüştürmüş" olabilir.

Yani:
    •    önce mistik öğreti
    •    sonra anlatı
    •    sonra dogma
______

Pavlus aslında ne öğretiyordu?

Burada gnostik damara giriyoruz.

Pavlus'un bazı cümleleri çok "içsel dönüşüm" odaklı:
    •    eski benliğin ölmesi
    •    yeni bilinçte doğmak
    •    Mesih'in "içte" doğması

Bu yorumlandığında şu modele benziyor:

kurtuluş = dışsal olay değil, bilinç dönüşümü

Bu da gnostik düşünceye çok yakın.

_______

Kitabın en kritik tespiti:

Erken dönemde Hristiyanlık tek değildi.

Farklı yorumlar vardı:
    •    mistik içsel yol
    •    kıyametçi akımlar
    •    Yahudi gelenekçi çizgi
    •    Roma uyumlu çizgi

Zamanla:
    •    kurum oluştu
    •    tek doğru anlatı seçildi
    •    diğerleri "sapma" ilan edildi

Özellikle gnostik yorumlar geri itildi.

_____

Gnostik tatmin edici gelmesinin nedeni

Çünkü gnostik yaklaşım şunu söyler:
    •    hakikat içte keşfedilir
    •    bilgi deneyimseldir
    •    aracı kurum şart değildir
    •    Mesih bir bilinç halidir

Bu yüzden:

Pavlus'un erken metinleri ile gnostik metinler arasında ruh akrabalığı hissedilir.

Kitap da tam burada duruyor.


Celsenin tümörle ve nasıl üstesinden gelineceği ile ilgili kısımlarını sevdim. Ama diğer dinler ve tapınak şövalyeleri hakkında ağır konuşulmuş. Evet bugün dinlerin insanlığı ne hale getirdiği ortada ama bu derece ağır ithamları hiç beğenmedim. Bazı akımların isimlerini kullanarak sapıkça eylemler yapan insanlar da gerçek ama tüm dine/gruba çamur atmaya gerek yok bence. Her öğretinin BH ve KH tarafı var.

Tgur

#11
Dinler programı Orion Deney sisteminin bir entropik uygulaması olarak Atlantis zamanında birin oğulları ve  belial oğullarının karşılıklı çatışması sonucunda Belial oğulları'nın galip gelmesiyle bir zaman insanlığa sunulmuştur,

Bu hususta K.ların bariz anlatımı vardır bahsettiğiniz Lauranın kitabında ve ayrıca dostlarla beraber yaptığımız Yorumlarla kanal bilgi tartışmalarında sık sık geçtik bulabilirsem aktarırım,

İnsanlar çeşitli zamanlarda üstün kabiliyet gösteren kendileriyle temasa geçmiş uzay dışlıların bir kısmını tanrı olarak nitelemiş ve tapmaya meraklı bir halde önünde kapaklanmışlardır bu hususta Sümerler zamanında bir çok örnek görmekteyiz diğer topluluklarda da ,
Başta Mısır'da Akheneton sonraları zerdüşt kavramı ve en nihayet Yahudiler tarafından başlatılan tek tanrıcılık yakın zamanlarda insanlarca benimsenmiş toplumu düzeltme için devreye alınmıştır ama ne yazık ki gelişen zamanlarda bu dinler olarak ortaya serilenlerin bir ayırımı devreye alması diğer dinlere karşı düşmanlıkları körüklemesi çeşitli çağlarda insanlara müthiş acılar çektirmiştir,

İslam'ı ve diğer dinlere inceleyip bir nebze alıştığımız öğrendiğimiz gerçeklere yanaşık bilgilerle ortaya çıkan tasavvuf erbapları bu olayda doğru olanı devreye sokmaya çalışmışlardır, ancak bunlar da bağnaz grup tarafından devamlı dışlanmıştır,

Neticede söylemek istediğim farkındalık yolunda koşmaya çalışan bizlerin aldığımız bilgilerle ve özümüzle yaptığımız çabalarla şu sonuca varmamız bence en doğru yoldur,

Bilinç= herşey= tanrı

Gaia

Alıntı YapC: Her canlı varlık, yaşam gücü barındırdığı sürece yaratıcı ilkeye ulaşmak için çabalar. Eğer duygulardan beslenen entropik düşünce kalıpları varsa, şu iki şeyden biri meydana gelebilir. Birincisi; yaratıcı güç, entropik düşüncelerle çatışabilir. O durumda vücut, entropik gücü hapsedip (kapsül içine alıp) kendini korumaya çalışma eğilimindedir. İkincisi; yaratıcı ve entropik güç arasındaki denge daha eşitse, entropi yaratımın kalıbı haline gelir ve sistemikleşir.

Şu alıntıdaki bilgiler oldukça değerli. Entropi ve yaratıcı ilke dengeye geldiğinde gerçekten dedikleri gibi şifa enerjisi aktive oluyor. Vücut kendini iyileştiriyor. Hiç acele hislere kapıdığınız oldu mu? Ortada acele edecek birşey yoktur ama içsel enerji sizi bunun için zorlar. Bu tam olarak bahsettikleri çatışmayı özetliyor. Buna istinaden verdikleri bir diğer bilgide şuydu;

Alıntı YapS: (L) Yani sanırım "Şimdinin Doktrini"ni veya benzeri birşeyi kullanarak, kendini belirli düşüncelere tekrar tekrar maruz bırakman gerekiyor, ta ki onları kontrol altına alana, onlarla arana mesafe koyana kadar.

Şimdinin doktorini aklıma şimdide kalma meditasyonlarını getiriyor. Bu meditasyonlar geçmişi ve geleceği şimdiye rezone ederek zihinsel kalıpların üzerine çıkmak için objektif bir bakış açısı sağlıyor. Oldukça yerinde bir bilgi daha.

Teşekkürler.

gerçek tosun paşa

Çeviri için teşekkürler bozadi.

Sanırım celseyi paylaşmayı unuttular ve sonradan neden paylaşmayalım? diye düşündüler.

Tüm arkadaşların yorumları çok değerli, elinize sağlık.

bozadi

28 Şubat celsesi yayınlanmış. Bugün çevirisini paylaşmış olacağım.