Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü

"Anlatmak Zamanı"

Başlatan kerem, 24 Eylül 2022, 16:53:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gerçek tosun paşa

Ben bu yenilenen kanalı ve bu yeni "hocayı" ilk defa görüyorum. En son Kolbaşı ayrıldıktan sonraki bazı bölümlere bakmıştım. Burada daha profesyoneller. Farkındalık kazandırma noktasında, en azından bu tarz olayları yaşayanların "yalnız olmadıklarını" bilmeleri açısından bile faydalı olabilir dediğine katılıyorum.

Videoyu izliyorum. Sanırım bu idrar kokusu dedikleri benzetme sülfür.

Alıntı YapKükürt ve kükürt içeren bileşiklerin, yanmış kibrit, kokarca, çürük yumurta veya doğal gaz kokusunu andıran karakteristik bir kokusu vardır.

Bu koku çok eski kaynaklardan tutun modern ufo ve paranormal aktivite dosyalarına kadar girmiş, çok bilinen bir durum. Sanırım celselerde bu kokudan söz edilirken boyutlar arası perdenin koku moleküllerini geçirecek kadar incelebileceğinden söz edilmişti. Sanırım boyutlararası fenomenlerde bu varlıklardan ya da ortam gelen doğal kabul edilebilecek bir koku. Hormonal bezlerden kaynaklanan ter ve türevi bir koku gibi değil.

Karla'nın kitabında da bir kokudan söz ediliyor muydu emin değilim.


gerçek tosun paşa

#211
Alıntı yapılan: bozadi - 08 Mayıs 2025, 13:49:53 Bu arada ben o belirttiğim programdaki konuk kadına tüm o müdahaleleri yapan varlıkların çoğunun veya tamamının KH nitelikli olduğunu söylüyorum da, kadının kendisinin BH-KH eğilim durumu konusunda net birşey söyleyemediğimi itiraf etmem gerek. Yani kadının kendisi ne kadar pozitif eğilimli, bilemiyorum, emin olamıyorum. Karışık eğilimler var gibi geliyor bana. Kadın bir yandan mağduriyet abidesi gibi görünüyor ama durumun gerçekten bu olduğunu sanmıyorum.

Şu üç temel ihtimal geliyor aklıma:

Kadın profesyonel bir KH olabilir ve mağduriyet/acıma duygusu uyandırmaya ve böylece enerji çekip emmeye çalışıyor olabilir veya KH'ler tarafından profesyonel bir düzeyde kullanılabilecek kadar niteliksiz olabilir.

Karışık pozitif ve negatif eğilimleri nedeniyle karmaşık (ama negatif ağırlıklı) şeyler yaşıyor olabilir.

Temelde pozitif eğilimi baskın olduğu için KH güçlerince çok hedef alınıyor olabilir ve bilinç eksikliği ve egosal sorunlar nedeniyle kendini mağduriyet çukurundan çıkarmakta zorlanıyor olabilir.

Başka seçenekler de olabilir elbette veya çeşitli seçeneklerin karışımları.



Tam sana "nasıl yani kadının KH potansiyeline sahip biri olduğunu düşündüğün için mi bu varlıkları görebildiğini düşünüyorsun?" diye soracaktım ki mesajına bir update geldi işte buna mükemmel zamanlama derim!  :D

Tüm bu söylediklerini ihtimal dahilinde kabul ediyorum bunları düşündüm ve ayrıca aklıma şu ihtimal daha geldi;

Celselerde bazı özel yetenekli (duru görü, üçüncü gözü açık, işte çeşitli paranormal olaylar içerisinde olan insanlar) insanların kutbiyeti ve ruhsal gelişimiyle ilgili konuşuluyordu. Kas.lar bu tarz yeteneklerin doğal bir kalıtım olarak genetikle alakalı olduğuna benzer bir açıklama yaptılar. Yani buradaki yeteneğin ruhsal gelişmişlikle alakası kalıyordu geriye zaten onu da sordu biri. Kas.lar da bununla ilgisi olmadığını kast etmişlerdi. Yani ruhsal olarak gelişmiş olmakla bu yetenekler arasında doğrusal bir denklem yoktu.

Bence bazı -üstüme vafize olmayarak da olsa söylemek isteyeceğim şekilde- yeni diye tabir edebileceğimiz ruhlar bazı özel yaratılış anahtarlarına/hediyelere sahipmişçesine genetik olarakda uyumlu bir bedenle birlikte kullanabilecekleri yeteneklere sahipler. Fakat bunun bilincine sahip olabilecek bilgi/farkındalık seviyesinden henüz uzaklar gibi düşünüyorum. Bu özel "şifacı" yetenekleri sayesinde boyutlararası uyaranlara çok açık bazı dna dizilimleri bu etkileri görünür kılıyor. Bu açık hedef varlıklar (deneyimi yaşayan insanlar) zaten başka insanların da yaşadıkları özel karşılaşma ve temas deneyimlerini farklı olarak hatırlayabiliyor, olayı sezebilecek göze sahip oluyorlar.

Sonuç olarak bu kadının bir kutbiyete yönelmekten ziyade bir yönelememe-ortada kalan yetersiz bilgi durumunda bir ruh olabileceğini düşünüyorum. İşte bu senin de sezdiğin, onun üstüne yapışan "KH etkisinin" de doğal dünya ortamından kaynaklandığını çünkü kadının bu frekansla uyumlanabileceği ihtimalinin potansiyel olarak var olduğuna inanıyorum.

bozadi

Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 08 Mayıs 2025, 13:57:07 Ben bu yenilenen kanalı ve bu yeni "hocayı" ilk defa görüyorum. En son Kolbaşı ayrıldıktan sonraki bazı bölümlere bakmıştım. Burada daha profesyoneller. Farkındalık kazandırma noktasında, en azından bu tarz olayları yaşayanların "yalnız olmadıklarını" bilmeleri açısından bile faydalı olabilir dediğine katılıyorum.

Videoyu izliyorum. Sanırım bu idrar kokusu dedikleri benzetme sülfür.

Alıntı YapKükürt ve kükürt içeren bileşiklerin, yanmış kibrit, kokarca, çürük yumurta veya doğal gaz kokusunu andıran karakteristik bir kokusu vardır.

Bu koku çok eski kaynaklardan tutun modern ufo ve paranormal aktivite dosyalarına kadar girmiş, çok bilinen bir durum. Sanırım celselerde bu kokudan söz edilirken boyutlar arası perdenin koku moleküllerini geçirecek kadar incelebileceğinden söz edilmişti. Sanırım boyutlararası fenomenlerde bu varlıklardan ya da ortam gelen doğal kabul edilebilecek bir koku. Hormonal bezlerden kaynaklanan ter ve türevi bir koku gibi değil.

Karla'nın kitabında da bir kokudan söz ediliyor muydu emin değilim.


Evet, Laura "ruh çıkarma" amaçlı yaptığı bazı hipnoz seanslarında, çok rahatsız edici bir kükürt/sülfür kokusu ortaya çıktığından bahsetmişti bir keresinde, ya bir celsede, ya da kitaplarından birinde. Buharalı'nın programına konuk olan kadının bahsettiği kötü koku o olabilir gerçekten.

bozadi

#213
Kolbaşı vs hakkında çok yorum yapınca, bu son bahsettiğimiz (programa konuk olan) kadın hakkındaki görüşlerimde de KH ihtimali ağır basmış olabilir. Şimdi tekrar hızlıca bir göz gezdirirken, kadın daha önce aklımda kaldığına kıyasla bir miktar daha olumlu, biraz daha pozitif niyetli göründü bana (ama çocuğun "KH güçleriyle yoğun işbirliği" tahminim hala geçerli, %100 emin olamasam da).

Şu görüş benim için her zaman geçerli; yeterince pozitif eğilimliysen, negatif varlıkların diledikleri zaman diledikleri gibi oynayabilecekleri biri olmazsın. Bir sürü problem "karışık eğilimlerden" (veya eğilimsizlikten) kaynaklanıyor gibi geliyor bana. Ama senin de dikkat çektiğin gibi, atalardan, ana-babadan alınan genetik miras da psişik olarak hem avantajlar hem dezavantajlar yaratıyor muhtemelen, ama bunun da derslerden (ve özgür iradeden) tamamen bağımsız olması mümkün değil sanırım.

gerçek tosun paşa

Zaten problem yeterince pozitif eğilimli olmamaktan hatta hiç eğilimli olmamaktan geçiyor olabilir.

Bu etkilere sahip genetikte bilinçsiz bir ruh gibi.

Qui-gon jinn

Alıntı yapılan: bozadi - 08 Mayıs 2025, 12:29:20 Valla ben de çok bilemedim, o özellik (mesaj beğenme) olsa mı daha iyi olurmuş, olmasa mı... "Mesajı gördüm/okudum, paylaştığın için teşekkürler" demenin (eğer yazmak isteyeceğin başka birşey yoksa) daha pratik bir yolu olması bakımından iyi sanırım, en azından bazen.

Uyku tutmadı gene... Normal bir insan 7 dakika içinde uyur deniyordu, benim normalim de bu olay çoğunlukla 7 saat civarına tekabül ediyor sanıyorum... Hayırlısı artık...

Bozadi söylediğin yönden, yani "Mesajı gördüm/okudum, paylaştığın için teşekkürler" gibisinden bir olay gerçekten pratik ve mantıklı. Bu durumu göz önünde bulundurup, bunu öğrenmem ve alışmam gerek. Alışık değilim ben pek, basıyım mı, basmayayım mı? insan ikilem de kalıyor...:)

Şaka bir yana, beğen butonu ile bir derdim yok aslında, neden sadece beğen butonu var?, beğenmeme, az beğenme vs. vs. niye yok? gibi çoğaltılacak soruları da bir kenara bırakıyorum, benim asıl derdim eski forum yapısını, o sadeliğini ve renklerini özlüyor oluşum sadece. Bu konuda bir hoşnutsuzluğum var evet, onu nasıl ifade edebilirim diye kıvranıyorum. Sonuçta o kadar emeğiniz var. O an beğen butonunu gördüm, ona sardım, yoksa "beğen butonu"nu beğenmiyecek değiliz. Oh! ama şimdi rahatladım, ondan uyuyamıyordum galiba...:)

Velhasıl, en azından Spock abimiz yerli yerinde şu an, vekaletim kendisindedir, ben yokken yerim kendisine emanettir, herkezin bilginize.

(Ulen yaptığım muhabete bak be! Yani onca bilgi ve anlayıştan sonra gel 2 yıl sonra burada buton muhabbeti yap iyi mi. Sonra Spock abin haklı, haklı tabii ya "Mantık dışı" değilde nedir bu...:)

Çok uzun saatler uyumayınca böyle oluyor işte, gelip gelip sabaha karşı falan boş yapıp gidiyorum hep. Eski mesajlarımın saatlerini kontorl edebilirsiniz. Bende istiyorum şimdi anlatayım "Aydınlanma için önerilen günklük zihinsel pratik yollar", "Zihnin doğru tutumu", "Dualiteden çıkış" vs. vs. ama olmuyor. Ama olacak bir gün ben inanıyorum, bende başaracağım, siz nasıl yazabiliyorsunuz bu kadar şaşırıyorum valla, hayret doğrusu..:)

Velhasıl kiram, giphy.com önerin için teşekkür ederim kardeşim, kullanmaya çalışırım. Ve de diğer hepinize de sevgiler kardeşlerim...

bozadi

Alıntı yapılan: bozadi - 08 Mayıs 2025, 09:43:49 Buharalı, youtube kanalında E.Kolbaşı'ndan sonra "uzman/hoca" olarak ağırlıkla Yücel Balkancı adlı şahısla çalışıyor gibi görünüyor.
Kolbaşı'nın ayrılmasından sonra Buharalı uzman değerlendirmeci olarak sadece Yücel Balkancı'yla program yapmaya devam edecek sanmıştım ama farklı programlarda fazla uzmanlar da boy gösterip konukların açıklamalarını değerlendiriyormuş.

Qui-gon jinn

#217
İlkay buharalı TV8'den sabah programı yapma teklifi alınca, o "çok önem" verdiği kanalını Yücel Balkancı'ya bırakıp gitti adeta. Sonrasında TV'deki program tutmayınca, bu sefer bir başka "hoca" ile (Ercan Han Üşümez) aynı programı tekrardan devam ettirmeye başladı. (Qui-gon jinn magazin servisi)...:)

bozadi

#218
Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 10 Mayıs 2025, 12:30:37 İlkay buharalı TV8'den sabah programı yapma teklifi alınca, o "çok önem" verdiği kanalını Yücel Balkancı'ya bırakıp gitti adeta. Sonrasında TV'deki program tutmayınca, bu sefer bir başka "hoca" ile (Ercan Han Üşümez) aynı programı tekrardan devam ettirmeye başladı. (Qui-gon jinn magazin servisi)...:)
Komplo teorileri, gizemli tarih, ufoloji ve spiritüalizm konularında yayın yapan çeşitli Türkçe youtube mecralarında Ercan Han Üşümez adlı şahsın boy gösterdiğini fark ediyorum. Oldukça sıradışı bir görünümü ve tarzı var. Kimdir, neyin nesidir diye araştırmaya çalıştığım zaman, hakkında çok ciddi bir biyografik bilgi eksikliği olduğunu fark ettim. Aşağıda paylaşacağım 2024 tarihli bir videoda 52 yaşında olduğunu söylüyor. Tebriz (İran, Güney Azerbaycan) kökenli olduğuna dair bir açıklamasına rastladım diğer videolarından birinde.

Youtube'da 2015'te yayınlanmış bir videoda, İstanbul Beykoz'da Derviş Kafe veya Derviş Sofrası adıyla Sufi temalı bir restoranın işletmeciliğini yaptığı anlaşılıyor:


Şu andaki giyim tarzı bile yeterince tuhafken, 10 yıl önce çok daha enteresan, adeta Yunus Emre döneminden ışınlanmış gibi giyiniyormuş.

Aynı metafizik konularla yakından ilgili olduğu anlaşılan eşi Sevcan Üşümez ile birlikte 2019'da yine Beykoz'da "Golden Age Healing" Dönüşüm Merkezi diye bir terapi merkezi açtığına dair haberler var.

Son zamanlarda sanıyorum İlkay Buharalı'nın organizatörlüğündeki "Uyanış Fest" aktivitelerinde yer alıyor, Göbeklitepe ve benzer gizemli yerlere turlar düzenliyorlar.

Metafizik konularla ilgili youtube kanallarında epeyce konuk edilmiş. Bu programlarda yaptığı açıklamalar üzerinden şahsı anlamaya, tanımaya çalışıyorum.

"Tasavvuf uzmanı" şeklinde bir temel kimlik sunuyor gibi görünüyor. Ama metafizikle doğrudan veya dolaylı bağlantılı hemen her konu hakkında da epeyce açıklamalarda, iddialarda bulunuyor. Muhyiddin Arabi'ye dayandırdığı kehanetler dikkat çekiyor.

Sanki hiçbir konu hakkında somut/maddi bir eğitimi veya uzmanlığı yokmuş ama durugörü yoluyla hemen her konunun en önemli yönlerini kolaylıkla görebiliyormuş gibi bir havayla konuşuyor. Pozitif bir niyet vurgusu var. Yani ne söylüyorsa, ne tavsiye ediyorsa, teknik ayrıntılarda yanlışlıklar veya problemler olsa bile, neticede niyetinin pozitif olduğuna dair bir izlenim yaratıyor insanlarda sanki. Bu mesajın, bu tavrın altı dolu mu, değil mi, onu anlamaya çalışıyorum. Şu an için "karışık eğilimler" diyebileceğim bir durum olduğunu varsayıyorum. Yani hem pozitif hem negatif eğilimlerle hareket ettiğinden şüpheleniyorum. Ve bunun rahatsızlığı yüzüne vuruyormuş gibi algılıyorum. Adamda bir rahatsızlık hali var. Bakışlarında bir endişe var. Sürekli bir huzursuzluk, bir oturmamışlık. Abartılı giyim tarzı ve kollarındaki çok sayıda dövme, bu rahatsızlıkla ilgili bir mücadeleyi, endişeyi, korunma ihtiyacını yansıtıyor sanki.

Huzursuzluk/rahatsızlık halinin en büyük nedenlerinden biri, hakkında somut bir eğitimi veya uzmanlığı olmadığı halde çok fazla konuda ve genellikle uçuk denebilecek iddialarda bulunuyor olması gibi geliyor bana. Ama şahsın hiçbir paranormal yeteneği olmadığını düşünürken, İlkay Buharalı'nın programlarından birindeki bir konuk hakkında yaptığı ve konuk tarafından doğrulanan bir yorumunda, medyumik/psişik bir algılama yeteneği olduğu izlenimi verdi:

https://youtu.be/4rOuh7kpLbI?t=3406

Burada bir üçkağıt yoksa (ki olmadığını varsayıyorum), Üşümez'in psişik bir tür yeteneği var veya olabilir gibi görünüyor. Tabi böyle bir yetenek otomatik olarak "pozitif" bir anlama gelmeyebilecek olmakla birlikte, otomatik olarak "negatif" bir anlama gelmek zorunda da değil.

İzlediğim videolarından birinde denk geldiğim ve olası psişik yeteneğini (ve hatta bugün karşımızda olmasını) açıklama bakımından önemli görünen olay ise, 7 yaşında (sanırım ailesiyle yurtdışında yaşadığı bir süreçte) deneyimlediği potansiyel bir "kaçırılma" vakasıyla ilgili:

https://youtu.be/fRVsNYytp6w?t=834

Bu olayı yaşadıktan sonra, 8 yaşından itibaren sıradışı yeteneklerinin ortaya çıkmaya başladığını, çevresindeki insanları şaşırtan şeyler anlatmaya başladığını ve hatta aile bireylerinin ona "hoca" demeye başladığını söylüyor. Sonra hemen her gün hastaneye götürüldüğü 7 yıllık bir dönemden bahsediyor, beyninde havai fişek patlamalarını andıran durumlar ve gözlerinin kan çanağına dönmesi nedeniyle. Başta bu hastane dönemi sanki 7 yaşındaki olayı yaşamasından hemen sonra olmuş gibi söylüyor ama sonraki açıklamalarından anlaşılıyor ki, 17-23 yaş arasında olmuş. Demek ki 17 yaşında yine anormal (boyutlararası?) birşey yaşamış. Kendisi bunu pozitife yoruyor, medyumik yeteneğinin uyanması veya daha da güçlenmesiyle ilişkilendiriyor. Ama bu forumda temel aldığımız kaynaklar açısından düşünülürse, burada (7 ve 17 yaşındaki sıradışı deneyimlerinde) potansiyel olarak negatif varlık müdahaleleri olmuş olabilir. Negatif varlık müdahalesi olmuşsa da, kişi temelde yeterince pozitif eğilim taşıyorsa, negatif müdahalelerden bile uzunvadede pozitif şekillerde yararlanabilir elbette ama bu şahıs tam olarak ne yaşadı ve temeldeki eğilimi nedir, bilmiyoruz. Bilgisi, sezgisi, görüşü olan varsa paylaşsın lütfen. Katıldığı çeşitli youtube programlarındaki açıklamalarında ortaya attığı abartılı iddialar ve manipülatif olduğunu düşündüğüm tavırlar bende ciddi şüpheler uyandırıyor ama şahsın kesin bir şekilde negatif eğilimli olduğu yorumunda bulunmamın fazla aceleci bir yargılama olacağını düşünüyorum. Hem geçmişten bugüne, hem de bugünden sonra hakkında paylaşılanları incelemek suretiyle şahsı birlikte değerlendirmeye çalışırız belki.

sybleman

Türkiye spritüelizmindeki en masum kişilerden olabilir kendisi. Severim. Yanlış bir yönlendirme yaptığını görmedim. Psişik özellikleri olan yolda olan pozitif bir kişi. Psişik olaylar yaşayanlara yaklaşımını severim. Bu olay senin bilincinden sana yansıdı, bu senin gerçekliğin der. Surete değil, sirete bakın der. Her birey onun yansıması der. Yani hakikat bilgisinde yanlış bir yönlendirme yaptığını görmedim.

Bence insanları böyle etiketlemek de doğru değil. Pozitif dediğimiz bir anda negatif olabilir. Negatif dediğimiz bir anda pozitif olabilir. Ya da pozitif sanarız arada iki cümleyle bir çuval inciri batırır. Alacağımı alıp çıkarım. Bana ne kattığı önemli benim için.

Qui-gon jinn

#220
Alıntı yapılan: bozadi - 12 Mayıs 2025, 08:06:53 Youtube'da 2015'te yayınlanmış bir videoda, İstanbul Beykoz'da Derviş Kafe veya Derviş Sofrası adıyla Sufi temalı bir restoranın işletmeciliğini yaptığı anlaşılıyor:

Doğum yeri "Beykoz Devlet Hastanesi"... Varlığımda ortalıkta olmayanlar, görüyorum ki, adeta "Aslanın olmadığı yerde çakallar kendini hükümdar zanneder" sözü misali ortalığa doluşmuşlar, kendilerini hükümdar sanmışlar... Ve şimdi bende buradan onlara sesleniyorum ki, Ey Çakallar! Hayırlı, uğurlu olsun hepinize, ne diyim başka...:) 

Şakayı bir yana bırakırsam, asıl altını çizmek istediğim nokta, kişinin ruhsal/parapsikolojik yeteneklerinin açık olması, ruhsal anlamda da "olgun" olduğunun göstergesi değil maalesef. Bu duruma, zaman içinde bende çok gözlemledim ki, çok yanılıp, çok kanılabiliyor. İkisi bir yönden, (yani olgunluk, o yetenekleri de kolayca getirebildiğinden) benzeşiyor olsa da, aslında bana ve "başkalarına" göre de diyim hiç benzeşmiyor, apayrı iki olgu oluşturuyorlar...

Yeri gelmişken altını çiziyim, benim hiçbir yeteneğim açık değildir, umrumda da değil doğrusu. Hayatım boyunca hemen her zaman ben ikincisinin, yani "Ruhsal bilgi ve olgunluğun" peşinde yer almayı amaç edindim hep. Herkese de bu tutumu tavsiye ederim...

Velhasıl son olarak, İlkay hanımefendiciğim ve "Hocaları" demişken eklemeden geçemeyeceğim ki, hanımefendiciğimin sürekli birlikte tarihi ve turistlik yerler olsun gezip tozduğu ve "Hocaların hocası", "Kuantumun Babası" diye adlandırdığı bir hocamız daha var (Recep Şanal Günseli), ona da dikkat çekmek isterim. Yani ben değil de, asıl yaşadıklarından sonra ilkay hanımefendiciğim dikkat etsin biraz, ben hocalardan sonra, babalara da gelmez ihşallah diye temmenni edebiliyorum sadece...:)

https://www.youtube.com/watch?v=z55QSpB_l2w (Babaların babasından inciler...)
https://www.youtube.com/watch?v=i8jOlkMHOd8 (Gezip tozmalar falan...)


İÇ: Seninle gezmiyor diye kıskanma Qui , zaten yeteneğinde yok..
Qui: Yok yav, kamu hizmeti benimkisi, hani kamu spotu olarak söylüyorum yani, yoksa şey ettiğimden değil çok...Ya neyse işte hayırlısı...:)
SP: Mantık Dışı!!!
(İÇ: İç sesim, SP: Spock Abi, Qui: Ben yani Kuantumun çocuğu...:)

Herkese iyi günler ve hayırlı işler...:)

bozadi

#221
Alıntı yapılan: sybleman - 12 Mayıs 2025, 10:13:09 Türkiye spritüelizmindeki en masum kişilerden olabilir kendisi. Severim. Yanlış bir yönlendirme yaptığını görmedim. Psişik özellikleri olan yolda olan pozitif bir kişi. Psişik olaylar yaşayanlara yaklaşımını severim. Bu olay senin bilincinden sana yansıdı, bu senin gerçekliğin der. Surete değil, sirete bakın der. Her birey onun yansıması der. Yani hakikat bilgisinde yanlış bir yönlendirme yaptığını görmedim.
Görüşünü, yorumunu paylaştığın için teşekkür ederim sybleman. Ben bazı olumsuz işaretler gördüğümü düşünmüş olsam da, şahsın kesin bir şekilde KH yönelimli olup olmadığı konusunda bir yorum yapamıyorum henüz. Ve şahıs hakkında sahip olabileceğim olumlu veya olumsuz bir görüş de zaman içinde değişebilir elbette, yeni ve farklı nitelikte değerlendirme malzemeleri ortaya çıkmasına bağlı olarak.


Alıntı yapılan: sybleman - 12 Mayıs 2025, 10:13:09 Bence insanları böyle etiketlemek de doğru değil
Toplum önünde olan, kitleleri etkileme potansiyeli olan ve üstelik gerçekten de kitleleri var güçleriyle etkilemeye, yönlendirmeye çalışan şahısların (Ercan Han Üşümez sanırım bariz biçimde onlardan biri) pozitif ve negatif eğilimlerinin ve etkilerinin gözlem ve eleştiri konusu olması kadar doğal birşey olamaz sanırım. Nitekim sen bu şahsın gayet pozitif eğilimli olduğuyla ilgili bir yorum yapma ihtiyacı duymuşsun ve bence bu gayet doğal bir ihtiyaç. Bense şimdilik bu şahısla ilgili biraz şüpheli veya karışık bir durum algılıyorum. Diğer forum üyeleri de belki izlenimlerini paylaşırlar ve böylece kendi bilmediğimiz bazı şeyleri bu tartışmalar sürecinde diğer üyelerden veya bundan sonra yapacağımız araştırmalar yoluyla öğrenebiliriz ve böylece bilgimizi, farkındalığımızı artırırız.


Alıntı yapılan: sybleman - 12 Mayıs 2025, 10:13:09 Pozitif dediğimiz bir anda negatif olabilir. Negatif dediğimiz bir anda pozitif olabilir. Ya da pozitif sanarız arada iki cümleyle bir çuval inciri batırır.
Bu tür olasılıkların bulunması, bireylerin ve özellikle de medya yoluyla toplumu etkilemeye, yönlendirmeye çalışan bireylerin pozitif ve negatif nitelikte olabilecek eğilimlerinin değerlendirme ve eleştiri konusu yapılmasını engellemez sanırım? Bir de şu var ki, bir bireyin nispeten derindeki pozitif-negatif eğilim durumuna kıyasla, gündelik hayatta kısa vadede sergileyebileceği pozitif-negatif tavırlar elbette daha fazla değişkenlik gösterir. Normalde genel olarak yapıcı, olumlu ve iyiliksever olan bir insan, hayatındaki çeşitli gündelik veya dönemsel olumsuz gelişmelerin etkisiyle negatif veya yıkıcı tavırlar da sergilemeye başlayabilir. Elbette bu durumda önemli olan, tek bir resme veya tek bir kareye bakıp aceleyle kesin ve şiddetli bir yargılama yapmak yerine, mümkün olduğunca uzunvadeli durumu gözlemlemeye çalışmaktır. Ama yüzeydeki durum değişkenlik gösterebilir diye şahsın daha derinde ve uzunvadede sergilediği tutum ve davranışları değerlendirme ve eleştiri kapsamı dışında bırakmak çok anlamlı olmaz sanırım. Değerlendirelim, eleştirelim demek de, eğer şahısta bariz negatif bazı eğilimler tespit edersek, onu acilen yargılayıp cezlandırmaya çalışalım demek değil. Hele ki mevcut yaşam modumuzda ne kadar çok negatifliğe maruz kaldığımız ve bunların pozitiflik potansiyelimizi ne kadar baskı altında tuttuğunu göz önünde bulundurursak, başkalarının (özellikle kısavadeli) negatif tavır ve tutumlarını yargılama konusunda çok hevesli olmak kesinlikle olumlu veya yapıcı bir tutum olmaz tabi ki.

İlkay Buharalı'nın Erhan Kolbaşı ve Dilek Karakuş hakkındaki ifşalarını şahsen çok değerli buldum. Ve bu ifşalar bu şahısların kitleleri aldatma konusunda ciddi bir potansiyelleri olduğuna işaret ediyor. Buharalı kendi açısından ciddi bir durum tespitinde ve hatta yargılamada bulunmuş. Haklılık-haksızlık düzeyi elbette bir tartışma konusu. Ama biz bu forumda söz konusu şahısların kitleleri aldatma potansiyeli konusunda zaten uzun zamandır görüş ve eleştiri paylaşıyorduk ve dolayısıyla bu ifşalar beni hiç şaşırtmadı. Kolbaşı ve Karakuş'un çıkıp bu çok ciddi eleştirilere cevap vermemiş olmaları (web kaynaklarını ve Kolbaşı'nın youtube kanalını elimden geldiğince araştırıyorum ve bu konuda hiçbir yoruma rastlamadım henüz) iddiaların ciddiyetini doğrulayan bir faktör bana göre. Elbette önümüzdeki günlerde durum değişebilir, söz konusu şahıslar kendilerini savunmak için öne çıkabilirler ve o zaman biz de bu savunmaları inceleyip ona göre değerlendirmeler yapmaya çalışırız, gerekirse bazı görüşlerimizi güncelleriz. Buharalı onu "ölüm" sınırına getiren çok büyük bir travma yaşamış ve bu şahısların kitleleri aldatma konusundaki potansiyellerine özellikle dikkat çekmiş. Bu resmen bir toplum hizmeti bana göre.

Elimizdeki kaynaklardan çok iyi bildiğimiz gibi, 4Y KH güçlerinin 3Y KH'deki kitleleri kendi etki ve kontrolleri altına alma çalışmalarında en çok kullandığı araçlardan biri "aldatma"dır. Kitlelerin görüş ve seçimlerini şekillendirmeye çalışan bireylerin insanları aldatıcılık potansiyellerini değerlendirmek, bu forum açısından son derece doğal bir işlev diye düşünüyorum. Bunu yaparken her birimiz hatalar yapabiliriz ama hata yapma potansiyeli olması, bu değerlendirmeleri yapmaktan tamamen vazgeçirmemeli bizi. Hatalarımızdan dersler alarak giderek ustalaşabiliriz, tüm ustaların da benzer süreçlerden geçtiği gibi.

bozadi

#222
Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 12 Mayıs 2025, 11:22:45 Doğum yeri "Beykoz Devlet Hastanesi"
Videolarından birinde mi söyledi bunu? Kökeninin Tebriz olduğunu söylediği için, belki doğduğu yer de orası olabilir, sonradan Türkiye'ye göç etmiş olabilir diye düşünmüştüm. Türkiye'de doğmuşsa, ana-babası veya daha eski ataları Tebriz'deydi demektir.


Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 12 Mayıs 2025, 11:22:45 Şakayı bir yana bırakırsam, asıl altını çizmek istediğim nokta, kişinin ruhsal/parapsikolojik yeteneklerinin açık olması, ruhsal anlamda da "olgun" olduğunun göstergesi değil maalesef. Bu duruma, zaman içinde bende çok gözlemledim ki, çok yanılıp, çok kanılabiliyor. İkisi bir yönden, (yani olgunluk, o yetenekleri de kolayca getirebildiğinden) benzeşiyor olsa da, aslında bana ve "başkalarına" göre de diyim hiç benzeşmiyor, apayrı iki olgu oluşturuyorlar...
Evet, yetenek pozitif doğrultuda da kullanılabilir, negatif doğrultuda da (veya karışık).


Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 12 Mayıs 2025, 11:22:45 Yeri gelmişken altını çiziyim, benim hiçbir yeteneğim açık değildir, umrumda da değil doğrusu. Hayatım boyunca hemen her zaman ben ikincisinin, yani "Ruhsal bilgi ve olgunluğun" peşinde yer almayı amaç edindim hep. Herkese de bu tutumu tavsiye ederim...
Buna da aynen katılıyorum.


Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 12 Mayıs 2025, 11:22:45 Velhasıl son olarak, İlkay hanımefendiciğim ve "Hocaları" demişken eklemeden geçemeyeceğim ki, hanımefendiciğimin sürekli birlikte tarihi ve turistlik yerler olsun gezip tozduğu ve "Hocaların hocası", "Kuantumun Babası" diye adlandırdığı bir hocamız daha var (Recep Şanal Günseli), ona da dikkat çekmek isterim. Yani ben değil de, asıl yaşadıklarından sonra ilkay hanımefendiciğim dikkat etsin biraz, ben hocalardan sonra, babalara da gelmez ihşallah diye temmenni edebiliyorum sadece...:)
O abiyi de değerlendirmeye çalışabiliriz. 👍


Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 12 Mayıs 2025, 11:22:45 İÇ: Seninle gezmiyor diye kıskanma Qui , zaten yeteneğinde yok..
Qui: Yok yav, kamu hizmeti benimkisi, hani kamu spotu olarak söylüyorum yani, yoksa şey ettiğimden değil çok...Ya neyse işte hayırlısı...:)
SP: MAntık Dışı!!!
😅

Qui-gon jinn

#223
Alıntı yapılan: bozadi - 12 Mayıs 2025, 13:09:30 Videolarından birinde mi söyledi bunu? Kökeninin Tebriz olduğunu söylediği için, belki doğduğu yer de orası olabilir, sonradan Türkiye'ye göç etmiş olabilir diye düşünmüştüm. Türkiye'de doğmuşsa, ana-babası veya daha eski ataları Tebriz'deydi demektir.

Kardeşim net aktaramamışım galiba, özür diliyorum. Beykoz doğumlu olan benim, Qui-gon jinn, yani "Kuantumun çocuğu"...(Her ne kadar son zamanlar da "Vega"lı olduğum yönünde bir takım iddialar olsa da, vega mega hatırlamıyorum ben, bildiğim bizim Beykoz çocuğu olduğumuzdur... 8)

bozadi

Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 12 Mayıs 2025, 14:11:51 Kardeşim net aktaramamışım galiba, özür diliyorum. Beykoz doğumlu olan benim, Qui-gon jinn, yani "Kuantumun çocuğu"...(Her ne kadar son zamanlar da "Vega"lı olduğum yönünde bir takım iddialar olsa da, vega mega hatırlamıyorum ben, bildiğim bizim Beykoz çocuğu olduğumuzdur... 8)
Açıklama için teşekkür ederim Qui. Ercan Han'a takılıp kalmış zihnim.