Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

"Anlatmak Zamanı"

Başlatan kerem, 24 Eylül 2022, 16:53:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#195
Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 07 Mayıs 2025, 23:44:20 https://eksisozluk.com/entry/150811079

https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&opi=89978449&url=https://onurakay.com.tr/yazarlar/onur-akay/iste-yasak-ask-yasayan-o-sunucu-ve-konugu/1011/&ved=2ahUKEwi_1vSDm5KNAxWXB9sEHUJeGpkQFnoECEIQAQ&usg=AOvVaw2jvsST_hpohkeHik9KOt_5
Evet, sen aylar önce de programın anormal bitişiyle ilgili bir skandal haberini paylaşmıştın. Ben çok şaşırmış, biraz da bu örtülü pisliklerin patlamış olmasına, Erhan'la ilgili şüpheli bir durum olduğunun ortaya çıkmasına ve programdan ayrılmasına sevinmiştim. Ama o süreçteki haberlere baktığımızda sanki İlkay Buharalı evliymiş de eşini Erhan'la aldatmış gibi bir durum var sanmıştık. İlkay'ın kitapta söylediğine göre ikisi de o süreçte bekar/dul imiş. Eğer bu açıklamada bir eksiklik veya yanlışlık yoksa, İlkay'ın bile isteye kötü veya yanlış birşey yaptığını sanmıyorum.

bozadi

#196
Buharalı, youtube kanalında E.Kolbaşı'ndan sonra "uzman/hoca" olarak ağırlıkla Yücel Balkancı adlı şahısla çalışıyor gibi görünüyor. Bu şahıs Kolbaşı'na kıyasla çok daha makul göründü bana, yani en azından Gri sevici değil, insanları kaçıran dünyadışı varlıkların iyi bir amaç güdüyor olamayacaklarına dair bazı görüşlerine rastlamıştım birkaç videosunda. Yani insanlıkla uğraşan negatif dünyadışı varlıkları pozitif göstermeye çalışma şeklinde Kolbaşı'vari bir dezenformasyon amacı gütmüyor anladığım kadarıyla. Tabi bu şahsın kabul edeceğimiz etmeyeceğimiz çeşitli görüşleri vardır illa ki, onları yeri gelirse izler, değerlendiririz ama Kolbaşı'nın üzerine programa iyi geldi gibi algıladım.

benguonat

ben 1-2 sene önce ilkay akademi web sitesine girip o medyum denen kadının sekmesindeki açıklamayı görüp zuhahahahah oldu iyi günler diyip çıkmıştım. "kimsenin artık eğitim vermeye bir türlü ikna edemediği xx sonunda ikna oldu ve bize eğitim vermeye londradan geldi!...kendisi iki sene uzaylıların yanında eğitim gördü!..." vesaire bir şeyler yazmışlardı 🤣 google cache'te aradım da bulamadım süperdi ya. patlayan olaylara şaşırmadım

bozadi

#198
Alıntı yapılan: benguonat - 08 Mayıs 2025, 09:50:35 ben 1-2 sene önce ilkay akademi web sitesine girip o medyum denen kadının sekmesindeki açıklamayı görüp zuhahahahah oldu iyi günler diyip çıkmıştım. "kimsenin artık eğitim vermeye bir türlü ikna edemediği xx sonunda ikna oldu ve bize eğitim vermeye londradan geldi!...kendisi iki sene uzaylıların yanında eğitim gördü!..." vesaire bir şeyler yazmışlardı 🤣 google cache'te aradım da bulamadım süperdi ya. patlayan olaylara şaşırmadım
Canı çok fena yanan İlkay Buharalı hem Kolbaşı'nı hem de Dilek'i çok fena ifşalamış ve bu durum ülkemizde spiritüalizmle ve özellikle de ufolojiyle ilgilenen kitleler açısından çok kritik öneme sahip.

Renan Seçkin'in sosyal medya mesajına rastlamasam, İlkay Buharalı'nın bizim forumumuz açısından bence paha biçilmez nitelikte olan bu ifşa bombalarını uzun süre kaçıracak, belki hiç görmeyecektim. Bu ifşalar müthiş değerli bence çünkü Kolbaşı Gri Sevici Tarikatı hala dezenformasyon yaymaya, insanların bilinçlerini zehirlemeye ve üstelik Anadolu, Atatürk ve ruhçuluk (ruhsal bağlar) gibi "duygusal" kavramları bu zehirleme sürecinde birer yem olarak kullanmaya devam ediyor.

Kimse de çıkıp bu saçmalığa, bu pisliğe karşı somut bir eleştiride bulunmuyor. Bizim bu forumda teknik bilgi/iddia değerlendirmelerimizi paylaşıyor olmamız elbette değerli ama kamuoyu geneline etki düzeyi bakımından Buharalı bizden çok daha stratejik bir yerde. Evet, Kolbaşı'nın dezenformasyon kampanyasına aracılık etmiş oldu bir süre ama sonuçta yaptığı hatanın bedelini ağır ödemiş ve üstelik kitap yazarak paylaştığı bomba ifşalar, Kolbaşı ve karanlık enerjilerle çalışan medyumunun bu ülkede ellerini kollarını sallaya sallaya ve neredeyse hiç bir somut toplumsal eleştiri veya karşı koyuşla karşılaşmadan karanlıklarını, yalanlarını, tuzaklarını yaymalarını engelleme veya azaltma konusunda çok, çok, çok değerli bence.

gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: bozadi - 08 Mayıs 2025, 10:22:29 stelik kitap yazarak paylaştığı bomba ifşalar, Kolbaşı ve karanlık enerjilerle çalışan medyumunun bu ülkede ellerini kollarını sallaya sallaya ve neredeyse hiç bir somut toplumsal eleştiri veya karşı koyuşla karşılaşmadan karanlıklarını, yalanlarını, tuzaklarını yaymalarını engelleme veya azaltma konusunda çok, çok, çok değerli bence.

Ayrıca bu programla ilgili ve elbette Kolbaşı ile ilgili burada yazdığımız görüşlerin, sebeplerin de altını somut bir örnek olarak daha da fazla doldurmuş oldu.

bozadi

#200

Kitaptan alıntıladığım kısımlarda dikkatimi çeken hususlardan bazıları:


"Ruhsal anlaşma/sözleşme/kontrat" meselesi

Kolbaşı Buharalı'ya yürürken "aramızda ruhsal kontrat var" demiş. Kolbaşı kıçından kontratlar uydurmaya bayılıyor. Özellikle insanların uzaylılar tarafından kaçırılma olaylarında özgür iradeye bariz müdahale görüntüsünü yorumlarken, "doğmadan önce buna izin vermişsinizdir, kontratınız vardır" söylemine sarılıyor sürekli. Sorgulamanın, tartışmanın önünü nasıl kapattığına bakın. Özgür iradeye müdahale durumu, pozitif ve negatif varlıkları ayırt etmenin en başta gelen kriteri ve herifçioğlu "hatırlamıyor olabilirsin ama doğmadan önce kontrat yaparak izin vermişsindir, yoksa böyle birşey meydana gelemezdi" diyerek kendimizi korumada en değerli bilinç kalkanımızı indirmeye çalışıyor. İnsanların bu aptallığı sorgusuz kabullenmesini istiyor.


Buharalı'nın Akdoğan'a dolaylı övgüsü

Bir zamanlar ufoloji programlarında Haktan Akdoğan'ın yancısı gibi görünen Kolbaşı'nın Akdoğan'dan uzaklaşıp öne geçme çabasında Dilek Karakuş (son zamanlarda "Dilek Kesen" diye de geçiyor adı bazı web kaynaklarında) başlıca faktör olabilir gerçekten, bu konuda bir bilgim yoktu. Karakuş Kolbaşı'nı kafaladı ama Akdoğan'ı tamamen kendi etkisi altına alamayacağını anlayınca Kolbaşı'nı ondan uzaklaştırmak istedi belki de. Ama bu durum "Gri Sevicilik" konusunda Akdoğan'ı masum kılmıyor bence. İlkay pek çok konuda uyandı ama bu meselede henüz yeterince uyanmadı sanırım. Ayrıca Haktan Akdoğan'ın kendi youtube mecrasında isim vermeden birincil kaynak olarak kullanıyor (kopyalayıp-yapıştırıyor) gibi göründüğü Swaruu'nun rezaletleri meselesi de var. Gri sevicilik skandalında Akdoğan'ın mı yoksa Kolbaşı'nın mı uyanıp günah çıkarma ihtimali (varsa böyle bir ihtimal) daha yüksek, tahmin yürütmek imkansız şu an benim açımdan.


Buharalı'nın Kolbaşı ve Karakuş meselesine özel yeni kitap çıkarma ihtimali

Kitaptan yaptığım alıntılarda Buharalı böyle bir kitap çıkarma ihtimalinin yüksek olduğunu ima etmiş yanlış anlamadıysam. Hatta "Keşke beni mahkemeye verseler de belgeleri, tanıkları takır takır kullansam." demiş. Yani üzerlerine var gücüyle gitmeye devam edip etmeme konusunda biraz kararsız sanırım. Hayırlısı.


Çalınan Youtube Projesi

Buharalı, Kolbaşı'nın kendisine attığı aşk kazığının üzerine bir de hiç "utanmadan" Karakuş'la birlikte, Buharalı'nın patent başvurusunu çok önceden yaptığı bir youtube kanal projesi adı ve içeriği fikirlerini bütünüyle çaldıklarını söylüyor kitabında. Acaba Kolbaşı'nın şu an boy gösterdiği Novitas adlı youtube kanalı mı kastettiği? Öyle gibi görünüyor ama kesin emin olamadım.


Kolbaşı ve Karakuş'un projelerine ruhsal sistemden (?) hızlandırma desteği

Buharalı kitapta şöyle bir ifade kullanıyor: "Bu arada sürecin, hocanın tam da dediği gibi, ilahi bir destekle biz bir arada olalım diye hızla çalıştığını da düşünün." Yani tesadüfle açıklanamayacak bazı kadersel olaylar, Kolbaşı'nın (ve/veya Karakuş'un) projelerini hızlandırıcı, destekleyici etkiler yapmış gibi görünüyor. Bu da sanki "Allah/Tanrı/Hayat/En Yüce Güç arkamızda" gibi bir hava yaratıyor etki altına alınmak istenen insanlar üzerinde.

Zehirli Mikrofon'dan Coşkun Deniz de Kolbaşı ve Karakuş'la tanışma ve ilişkilerinin "hızla" gelişme deneyimlerini anlatırken, bu turbo gelişimi destekleyici nitelikte mucizevi bazı olaylara, işaretlere atıf yapmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Afyon-Sandıklı'daki gizemli olaylarla ilgili tartışmada değinmiştik sanırım bu hususa:

https://www.baskalarinahizmet.com/diger-61/afyon-sandkldaki-nanlmaz-olay!/

İşte, Griler veya onları kullanan Sürüngenler, elbette 4Y güçlerini kullanarak, kendi projelerini desteklemek ve hızlandırmak için biz zavallı 3Y'lerin hayatına aklımızı başımızdan alıcı "sihirli tanrısal dokunuşlar" yapmayı da çok seviyorlar gibi görünüyor. Bu aynı zamanda uzay gemisine alınıp bedavaya (!) şifalanan insanların deneyimleriyle de ciddi paralellikler gösteriyor muhtemelen. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmiyor.


Karakuş'un Kolbaşı'nı hipnotik kontrol altında tutuyor gibi görünmesi

Kolbaşı'yla Karakuş ne zaman, nasıl tanıştılar, bu konuda bilgim yok ama Buharalı'nın kendi can yakıcı (neredeyse ölüme sürükleyici) deneyimlerinde yaptığı gözlemlere göre, Karakuş Kolbaşı'nı ciddi ölçüde hipnotik kontrolü altında tutuyor gibi görünüyor. Buharalı Karakuş'la yaptığı görüşmelerde şu tür imaların ve telkinlerin çok geçtiğini, bunu doğrulayan pek çok gözlemi olduğunu söylüyor:

"HOCA BEN NE DERSEM ONU YAPAR, ASLA SÖZÜMDEN ÇIKMAZ!"

"Hoca benim kuklam, ben ne dersem o olur! Sen de kuklam olursan ikiniz de benim için harika olursunuz."

Karakuş doğrudan ve dolaylı (açık ve gizli) hipnotik telkinler yoluyla kendisine robot gibi itaat edecek bir ordu yaratmaya çalışıyor belki de. Karanlık enerjilerle çalıştığına dair tanıklıklar, hipnoza soktuğu kişilere normalde görmedikleri şeyleri görmüş gibi söyletmeye çalıştığına dair anlatımlar dikkat çekici. Ayrıca Kolbaşı Buharalı'ya ilahi bir aşkla aşık olmuş gibi görünmesine rağmen, sırf Karakuş "Bu kadınla ilişkini sürdürürsen başına kötü şeyler gelecek" dedi diye Buharalı'yı, çok afedersiniz, bok gibi ortada bırakıp gittiğine dair anlatım son derece manidar değil mi? Buharalı bunları (şu veya bu miktarda) uyduruyor olsa, Kolbaşı'nın çıkıp yalanlara, yanlışlara cevap vermesi beklenirdi. İddialar çok, çok, çok ciddi. Pür robotik hipnotik kontrol, pür psikopati var işin içinde. Cevap: Yok. Ha, "Kolbaşı çok karakterli, Buharalı çok karaktersiz, o yüzden Kolbaşı pislikten uzak duruyor" diye düşünenler olur belki. Ben Kolbaşı üzerinde nispeten uzun zamandır yapmakta olduğum gözlemlerimin sonucunu tekrar açıklamak isterim. Eğer bu işte bir karaktersizlik, bir bozukluk varsa, Buharalı'da değil. Buharalı acıdan neredeyse ölüme yakın deneyim geçirdikten sonra açıkça, mertçe, yiğitçe çıplak gerçeği paylaşmaya çalışıyor, "ben yandım başkaları yanmasın, dikkat edin" diye. Kolbaşı hipnotik bir kontrol kölesinden beklenebilecek olduğu gibi, gerçeğin ışığını görünce gözleri kamaşıp kaçıyor ve sığındığı yeni karanlık mecralarında, aldığı hipnotik emirleri, yalanları yaymaya, Griler/Sürüngenler için ve aracılık hizmeti olarak da kendisi için ve tabi Dilek Karakuş gibi kukla oynatıcılar için enerji vampirliği imkanlarını araştırma, çoğaltma çalışmalarına devam ediyor. Adnan Oktar tarikatının ufolojik versiyonu resmen.

bozadi

#201
Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 08 Mayıs 2025, 11:07:01
Alıntı yapılan: bozadi - 08 Mayıs 2025, 10:22:29 stelik kitap yazarak paylaştığı bomba ifşalar, Kolbaşı ve karanlık enerjilerle çalışan medyumunun bu ülkede ellerini kollarını sallaya sallaya ve neredeyse hiç bir somut toplumsal eleştiri veya karşı koyuşla karşılaşmadan karanlıklarını, yalanlarını, tuzaklarını yaymalarını engelleme veya azaltma konusunda çok, çok, çok değerli bence.

Ayrıca bu programla ilgili ve elbette Kolbaşı ile ilgili burada yazdığımız görüşlerin, sebeplerin de altını somut bir örnek olarak daha da fazla doldurmuş oldu.
Aynen. Buharalı'nın kitabı, bu konudaki ifşa çabalarımızı destekleme konusunda paha biçilmez. Bu konuda çok rahatsızdım. Yani Kolbaşı'na yönelik olarak bizden daha güçlü bir sesin, daha güçlü bir ifşanın olmaması, yaptıklarının ve yapmaya devam ettiklerinin yanlarına kar kalması düşüncesi beni çıldırtıyordu adeta. Evet, sonuçta ilahi adalet diye birşey var, özgür irade diye birşey var, herkes dilediğini yapar, sonuçlarıyla karşılaşır. Ama Ra, Ple, Kasyopya bilgilerini temel almış ve hem ruhçuluğa hem ufolojiye yakın alaka gösteren bir forum olarak, kendi ülkemizde bir grup psikopatın sanki spiritüalizm ve ufolojinin en seçkin temsilcileriymiş gibi caka satarak çevirdikleri şeytanlıklara sessiz kalmak veya ses çıkarsak bile bunun hiçbir sonuç değiştirici etki yapmayacak gibi görünmesi çok rahatsız edici. O nedenle Buharalı'nın ifşaları bana ilaç gibi geldi. İnşallah devamı da gelir, biz de elimizden geldiğince destekleriz. Kolbaşı, Akdoğan, Karakuş gibilere yönelik cadı avı ekibi yaratmaya ön ayak olmak değil amacım. Ama bu camiada bu konuda toplumsal bir ses, insani/vicdani bir tavır üretilmesini çok önemsiyorum.

Qui-gon jinn

Şimdi Bozadi'nin paylaştığı ilkay buharı'nın kitabından alınan " DÜŞTÜĞÜM TUZAK: YAŞAMASI HİÇ KOLAY DEĞİLDİ!" isimli itirafnameyi okudum da, ne desem bilemedim, haklı olmanın derin üzüntüsü yaşıyorum yine... Kendisini "severim" aslında, bu düştüğü durum, yaşadığı duygular üzücü ama yani be kadın...Ne desem de bilemiyorum pek, uzaktan birşey de yapamıyoruz madem, en iyisi sadece bundan sonrası için herşeyin umut ettiği gibi daha hayırlı olması temennisinde bulunup geçiyim...(Tabii hocalara dikkat!...:)

---
Bu arada yazmışken müsadenizle iki çok önemli hususta bilgilerinizi rica edeceğim arkadaşlar.
İlki; Bu mesaj altlarındaki beğenilerin olayı nedir, ne işe yarar? Yenir m?...:)
İkincisi; Profil resmi değiştirme gibi forum ayarları nasıl yapılır, spock abi'nin resmini asacağım oraya da, hakkıdır bence...:)

Neyse, öğlen olmuş, ben yatayım artık, kalkınca okurum..:)

Sevgiler.

bozadi

#203
Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 08 Mayıs 2025, 12:08:44 Bu mesaj altlarındaki beğenilerin olayı nedir, ne işe yarar? Yenir m?...:)
Valla ben de çok bilemedim, o özellik (mesaj beğenme) olsa mı daha iyi olurmuş, olmasa mı... "Mesajı gördüm/okudum, paylaştığın için teşekkürler" demenin (eğer yazmak isteyeceğin başka birşey yoksa) daha pratik bir yolu olması bakımından iyi sanırım, en azından bazen.


Alıntı yapılan: Qui-gon jinn - 08 Mayıs 2025, 12:08:44 Profil resmi değiştirme gibi forum ayarları nasıl yapılır
Kendi rumuzuna tıklayıp girdiğin profil sayfanda "Forum Profili" menüsündeki "Forum Profili" seçeneğine tıkladığında, profil resmi seçenekleri çıkıyor.





Ayrıca, mesajlara eğlenceli hareketli resimler eklemek için, mesaj yazma alanının hemen üzerindeki görsel simgeler arasında "giphy" adlı simgeyi tıkladığın zaman açılacak pencerede Türkçe veya İngilizce herhangi bir anahtar kelime girdiğinde, giphy.com arşivinden onunla ilgili çeşitli hareketli resimler çıkıyor arşivden. Hoşuna gidebilir. Seçtiğin zaman gerekli kodlar otomatik ekleniyor mesajına.



Örnek:




benguonat

Bence uyanış tuzağı falan değil. Asıl uyanış şimdi başladı. Uyanmak istemiş ve uyanmış 😁 Hepimiz gerçekleri bilmek istiyoruz da hiçbirimizin muhakeme yeteneği sağlam değil. Böyle olaylarla uyanıyoruz.

Buradaki kişileri sadece ismen biliyorum. Youtube kanalına bakıp işlenen konuları, üslubu, kapak fotolarının stili, yazı tipi falan bunları değerlendirince "cık benlik değil" diyip çıkmıştım. Stili çok tv haberciliği gibi duruyordu. İlkay hanım mesleği gereği o stilde hazırlatmış ama ben o havayı zaten sevmediğimden televizyona bile çok maruz kalmamaya dikkat ediyorum. O yüzden son dakika şok şok bir olayın patlak vermesine de şaşırmadım.

İnsanlar profesyonelce mesleklerini icra ediyorlar ama kendilerinin muhakeme yeteneği ne düzeyde bilmiyoruz. Böyle konularda da yaşadıklarını okuyunca daha ortak bir paydada buluştuğumuz için kendisi hakkında bir fikrim oldu şu an. Bence üzülmesin, yıllardır yanlış yapıp farkında olmamaktan iyidir. Umarım şimdi daha net bir bakış açısıyla işlerine devam eder. Acaba kişisel yaşamlarında nasıl olduğunu bilmediğimiz kaç insan oraya buraya çıkıp insanları kendi yamuk algısına göre yönlendirmeye kalkıyordur?

gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: bozadi - 08 Mayıs 2025, 11:29:27 Gri sevicilik skandalında Akdoğan'ın mı yoksa Kolbaşı'nın mı uyanıp günah çıkarma ihtimali (varsa böyle bir ihtimal) daha yüksek, tahmin yürütmek imkansız şu an benim açımdan.

Büyük konuşmak gibi olacak ama hiç sanmıyorum bu dediğin yaşansın. En fazla lanet edip bu işlerden el-eteği çekerler. En azından şu durumda RA'nın da bahsettiği ilerleyen kutbiyetlerin aniden terse döndüğü örneklemlerdeki gibi bir durum yaşanmasını beklemiyorum. Çünkü burada kullandığımız ifade "maşa" çok doğru bir terim. Ben bu bahsi geçen şahısların adanmış bir KH adayı olduklarını geçtim normalde bile kötü niyetli, pis insanlar olduklarını düşünmüyorum. Düştükleri tuzaktan ayıkacak irade ve doğru bilgi eksiklikleri var. Doğruyu kabul edecek yürek var mı? Bilemiyoruz.

Alıntı yapılan: bozadi - 08 Mayıs 2025, 11:29:27 Kitaptan yaptığım alıntılarda Buharalı böyle bir kitap çıkarma ihtimalinin yüksek olduğunu ima etmiş yanlış anlamadıysam. Hatta "Keşke beni mahkemeye verseler de belgeleri, tanıkları takır takır kullansam." demiş. Yani üzerlerine var gücüyle gitmeye devam edip etmeme konusunda biraz kararsız sanırım. Hayırlısı.

Aşk acısından buralara gelmek de sık görülebilecek bir deneyim değil bence. İlkay umarım güzel dersler çıkarırsın ve her şey gönlünce olur. Aslında bu dileğim Erhan için de geçerli. Fakat elbette İlkay'ın medeni cesaretini ve öyle ya da böyle geliştirdiği bu refleksi takdir ediyorum.

Alıntı yapılan: bozadi - 08 Mayıs 2025, 11:29:27 Buharalı, Kolbaşı'nın kendisine attığı aşk kazığının üzerine bir de hiç "utanmadan" Karakuş'la birlikte, Buharalı'nın patent başvurusunu çok önceden yaptığı bir youtube kanal projesi adı ve içeriği fikirlerini bütünüyle çalındığını söylüyor kitabında. Acaba Kolbaşı'nın şu an boy gösterdiği Novitas adlı youtube kanalı mı kastettiği? Öyle gibi görünüyor ama kesin emin olamadım.

Bu da mı kontrat be bozadi?  ;D Şaka bir yana eğer bu da bilinçli bir "aşırma" ise artık böyle maşalık gönüllü arkadaşlık gibi olmuş. Şey gibi yaptığın işin kutsallığına inanan bir iradenin çürümesi, kararması. Muhtemelen bu KH hiyerarşisinde doğal bir oluşum. Kutsallık ve seçilmiş adanmışlık. (Bknz: Askeri hiyerarşi, milliyetçi adanmışlık, devlet kademeleri.)

Alıntı yapılan: bozadi - 08 Mayıs 2025, 11:29:27 Zehirli Mikrofon'dan Coşkun Deniz de Kolbaşı ve Karakuş'la tanışma ve ilişkilerinin "hızla" gelişme deneyimlerini anlatırken, bu turbo gelişimi destekleyici nitelikte mucizevi bazı olaylara, işaretlere atıf yapmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Afyon-Sandıklı'daki gizemli olaylarla ilgili tartışmada değinmiştik sanırım bu hususa

Evet celselerde geçen sadece işlerine yarayacak kişilere özel yardımlar etme durumları böyle şeyler sanırım. Hayır uyuşturmasalar tuvalet fırçasıyla döveceksin bu grileri ama hokus pokus yapıyorlar. Acaba Dulce üssündeki çıkan kavgada bir U.S. askeri gri dövmüş müdür? Yani böyle ense kökünden tutup duvara masaya vurmalı şekilde. Bence kesin dövmüştür. (Bu arada KH'ı besleyen şiddet içerikli düşüncelerim için özür dilerim  ;D )

Alıntı yapılan: bozadi - 08 Mayıs 2025, 11:29:27 Karakuş doğrudan ve dolaylı (açık ve gizli) hipnotik telkinler yoluyla kendisine robot gibi itaat edecek bir ordu yaratmaya çalışıyor belki de. Karanlık enerjilerle çalıştığına dair tanıklıklar, hipnoza soktuğu kişilere normalde görmedikleri şeyleri görmüş gibi söyletmeye çalıştığına dair anlatımlar dikkat çekici

Sanırım Dilek portallanan (bu kelimeyi az önce kullanma kararı aldım) yani walkin benzeri bir işlem görmüş beden artık. Walkin benim gözümde BH işidir ama ne demek istediğimi anladınız. Son celselerde söylendiği ve benim forumda uzun zaman önce belirttiğim üzere bu işlem için bedendeki ruhun tamamen atılması gerekmiyor. Kendisine çok ufak bir 4YKH varlığı bile ilişse Obsession diye tabir edilen durum kısmen gerçekleşir. Kişi mevcut bilincini korur ve bir belirti vermez.  Bence Dilek ele geçirilmiş biri. Erhan sonuçta eğitimli ve aslında çok sağlam bir kariyere sahip. Elbette bu birinin sağlam bir iradeye, bilgiye ve ahlaka sahip olacağını göstermez ama Dilek onun egosunu bunca süredir bu kadar ileri seviyede sadece mental çıkarımlarla besleyemez, avucunda tutamaz. Yanık gri kokusu...



@Qui-gon jinn bu arada forumla ilgili bazı kullanım detayları vs. Duyurular bölümündeki konularda mevcut, aklında bulunsun.





gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: benguonat - 08 Mayıs 2025, 12:55:03 Buradaki kişileri sadece ismen biliyorum. Youtube kanalına bakıp işlenen konuları, üslubu, kapak fotolarının stili, yazı tipi falan bunları değerlendirince "cık benlik değil" diyip çıkmıştım. Stili çok tv haberciliği gibi duruyordu. İlkay hanım mesleği gereği o stilde hazırlatmış ama ben o havayı zaten sevmediğimden televizyona bile çok maruz kalmamaya dikkat ediyorum. O yüzden son dakika şok şok bir olayın patlak vermesine de şaşırmadım.

Zaten programları 3-5 bölüm hariç açık konuşmak gerekirse tırttı. Grafiklerinden, kamera kullanımlarını kadar. Tabii bu sorun değil ama içerik olarak da İlkay'ın sunuculuk kabiliyetleri açısından da çok başarılı bulunabilecek bir durum yok.

Biz daha çok Coşkun Deniz ve Erhan Kolbaşı'nın bazı söylemleri üzerine bu programa forumda dikkat çektik. Yoksa süregelen bölümlerde kahkaha patlatmaya başladım ama o da çok hızlı sıktı. Canı sıkılanın Atatürk gördüğü, rüyasında kan kırmızı bayrağımız ve canım vatanımıza melekler nur yağdırdı, griler al sancakla taksime indi asdas bla bla...  ;D

gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: bozadi - 08 Mayıs 2025, 09:31:11
Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 07 Mayıs 2025, 23:44:20 https://eksisozluk.com/entry/150811079

https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&opi=89978449&url=https://onurakay.com.tr/yazarlar/onur-akay/iste-yasak-ask-yasayan-o-sunucu-ve-konugu/1011/&ved=2ahUKEwi_1vSDm5KNAxWXB9sEHUJeGpkQFnoECEIQAQ&usg=AOvVaw2jvsST_hpohkeHik9KOt_5
Evet, sen aylar önce de programın anormal bitişiyle ilgili bir skandal haberini paylaşmıştın. Ben çok şaşırmış, biraz da bu örtülü pisliklerin patlamış olmasına, Erhan'la ilgili şüpheli bir durum olduğunun ortaya çıkmasına ve programdan ayrılmasına sevinmiştim. Ama o süreçteki haberlere baktığımızda sanki İlkay Buharalı evliymiş de eşini Erhan'la aldatmış gibi bir durum var sanmıştık. İlkay'ın kitapta söylediğine göre ikisi de o süreçte bekar/dul imiş. Eğer bu açıklamada bir eksiklik veya yanlışlık yoksa, İlkay'ın bile isteye kötü veya yanlış birşey yaptığını sanmıyorum.

İlkay'ın eşi programın kamera arkasında yer alan önemli biriymiş. Tam görevini bilmiyorum. Sonradan bir ayrılık durumu olmuş. Fakat internette iddia edilen haberlerin doğruluğundan elbette emin değilim. Bu kişilerin boşanma tarihlerine dair net bilgilere ulaşamadım çünkü. Dolayısıyla haberlerin doğru olma ihtimali de olabilir, bilmiyorum.

İlkay konusunda kötü hislere ben de sahip değilim.

bozadi

#208
Ben İlkay Buharalı ve youtube kanalının içeriğini genel itibariyle olumlu, faydalı buluyorum. Toplam bölüm sayısına oranla seyrettiğim bölüm sayısı 10'da 1'dir belki ama bu konuda içerik üreten çoğu diğer youtuber'a kıyasla kalite daha yüksek, her ne kadar bizim forum açısından her bölümü merakla beklenecek, hevesle tüketilecek nitelikte olmasa da. Bu konularla ilgilenen kitlenin geneli için faydası zararından fazla bence. "New Age" ıvır zıvırının çok olması ciddi bir dezavantaj tabi ama çok da nitelikli olmayan izleyici kitlesinin ilgisini, desteğini muhafaza etmek için kaçınılmaz birşey bu sanırım.

Geçen gün rastgele şu bölüme tıklayıp izledim: https://www.youtube.com/watch?v=_OOGljEoRpM

Kadının hayatına müdahale eden dünyadışı bazı varlık türleriyle ilgili verdiği bilgiler hoşuma gitti açıkçası. Üçgen suratlı iri olanlar, basket topu büyüklüğünde olup idrar kokusu yayanlar. Kadının yaşlı annesinin o toplardan birini tutup duvara fırlatmaya çalışması.

Kadının 5 yaşındaki çocuğunun (sanırım 2.5 yaşlarından falan başlayarak) 30-40 yaşındaki birinin olgunluğuyla uzay gemilerinde görmekte olduğu ileri eğitimlerden falan bahsetmesi. Sınıf arkadaşlarının tümünün mavi olmasından bahsetmesi (kimbilir hangi varlıklarla birlikte eğitim alıyor)... Üstelik çocuk annesine "Merak etme, felaketler olduğunda ufolar gelip bizi kurtaracak" falan diyor. Tam KH işi.

Kadının, ailesinin ve çevresindekilerin hayatına müdahale eden bu güçlerin çoğunun veya tümünün KH nitelikli olduğu bizim açımızdan çok kolayca anlaşılabilecek bir durum. İlkay da Balkancı hoca da bunun adını koymada biraz çekingen davranıyor. Kadını (ve izleyici kitlesi içindeki benzer nitelikte pek çok kişiyi) üzmemek, ürkütmemek veya belki aynı zamanda sert tepkilerini çekmemek için, "Sana tüm bu müdahaleleri yapan varlıklar şeytani" diyemiyorlar ve/veya bu konuda kendi bilgileri, kavrayışları da yeterli değil belki. Veya seziyorlar ve kendi içlerinde bir miktar yüzleşiyorlar ama hitap ettikleri "takipçi/müşteri" kitlesini üzmeyecek, kızdırmayacak, ürkütmeyecek bir tavır almaları gerekiyor. İnsanların hayatına müdahale eden ufo'ların/uzaylıların "%90'ı şeytani" diye biliyor ve bunu iddia ediyor olsalar, programlarını şu anda olduğu gibi sürdürmeleri ne ölçüde mümkün olacak? İnsanların çoğunluğunun da BH'den ziyade KH eğilimli olduğunu, KH güçleriyle doğrudan ve dolaylı biçimlerde işbirliği halinde olduğunu da göz önünde bulundurmak gerek. BH eğilimlilerin azınlıkta olduğu veya öyle göründüğü bir durumda KH güçlerini açık ve kesin biçimde kötü ve düşman ilan etmek, mevcut düzende bir ölçüde kendi ayağına ateş etmek anlamına gelebilir. Karmaşık bir konu, karmaşık bir durum. Ama en azından İlkay'ın kanalında Kolbaşı yerine Balkancı hocanın bulunması, kötünün iyisi gibi geliyor bana.

bozadi

#209
Bu arada ben o belirttiğim programdaki konuk kadına tüm o müdahaleleri yapan varlıkların çoğunun veya tamamının KH nitelikli olduğunu söylüyorum da, kadının kendisinin BH-KH eğilim durumu konusunda net birşey söyleyemediğimi itiraf etmem gerek. Yani kadının kendisi ne kadar pozitif eğilimli, bilemiyorum, emin olamıyorum. Karışık eğilimler var gibi geliyor bana. Kadın bir yandan mağduriyet abidesi gibi görünüyor ama durumun gerçekten bu olduğunu sanmıyorum.

Şu üç temel ihtimal geliyor aklıma:

Kadın profesyonel bir KH olabilir ve mağduriyet/acıma duygusu uyandırmaya ve böylece yeni enerjiler çekip emmeye/emdirmeye çalışıyor olabilir veya KH'ler tarafından profesyonel bir düzeyde kullanılabilecek kadar niteliksiz olabilir.

Karışık pozitif ve negatif eğilimleri nedeniyle karmaşık (ama negatif ağırlıklı) şeyler yaşıyor olabilir.

Temelde pozitif eğilimi baskın olduğu için KH güçlerince çok hedef alınıyor olabilir ve bilinç eksikliği ve egosal sorunlar nedeniyle kendini mağduriyet çukurundan çıkarmakta zorlanıyor olabilir.

Başka seçenekler de olabilir elbette veya çok muhtemel olarak çeşitli seçeneklerin karışımları.