Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

alemtac'da kendini dovecek

Başlatan Alemtac, 13 Nisan 2009, 18:19:09

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac

#375
Cevapsız bırakmadığınız için teşekkür ederim :)
 

Tiversonus

#376
:)) Elbette bir de "M.Tablot Holografik Evren" kitabı (önerdiği) n dan alıntılara!!!

Şunu ilave etmeliyim ki; ışık ailesi aynı zamanda "bilgi" ailesidir. İşte bu temel de gelin "bilgi" temelli konuşalım diye yazıyorum bunu ve eğer ki tüm samimiyetim ile önerdiğim bir kitaptan ya da bilgi temelli bir yanlış yaklaşımımdan doğan bir şey var ise de bunu samimice düzetir ve özür dilerim. Bütün gayem varlığın samimi olması ve elbette fikirlerinde herkes özgür, bu farklı bir şey. Evet herkes özgürce seçebilir buna lafım yok. Fikri de olmayabilir buna da lafım yok , farklı bir fikri de olabilir, buna kim ne diyebilir ki?... işte gelin önerdiğiniz şeyleri "bize öğretiniz" diye feryad ediyorum. Belki de ego yapıyorumdur. Ama işte "bilgi" konuşalım ve bu bilgiden "ego" çıkıyor ise, yine bilgi ile ispat edilsi ve ben onu bırakayım diyorum. Biliyorum ama işte anlatmaya çalıştım:)) Ama şu riski de alıyorum "kişisel" bir şey denilmesini, işte bunun da önüne geçilmesinin bence tek yolu "bilgi" temelli lütfen gelin fikrinizi paylaşın demek olur kanımcayoksa herkes bilgi içeriği ile dolu olmayan herşeyi birbirine söyleyebilir. İşte bilgi çağısı bu yapmaya çalıştığım: Lütfen bilginizi paylaşınız.

Alemtac

#377
Bence de :) Diğer susan sadece izleyen Sevgili Işık Ailesi Dostlarıma da. Ben kendimin pek bilgili olduğumu sanmıyorum, yani bir çok kitap okumuş ve özümsemiş değilim. İç sesimi dinliyorum ve burada yazdıklarım genellikle budur. Elbette belli bir birikimim var, yıllar getiriyor zaten bilgiyi. Bence paylaşmaktan çekiniyorsak eğer, çekinmeyelim...paylaşalım ki hepbirlikte öğrenelim diyorum.
 

Tiversonus

#378
Ya sevgili Alemtac beni de dövünüz lütfen çok ne bileyim vuruşunuzda bile bir yerinde güller açan bir şey var:)) söz beni lütfen hep siz dövünüz, yani sizn iyi kalpli güzel ellerini ile:)) Vallahi şaka değil, samimice bu aklıma geldi ne yapayım şimdi yazmayayım da.

Alemtac

#379
Sevgili Tiversonus, kıyamam :) ne size ne de bir başkasına...Şimdi yeri gelmişken bir kaç laf edeyim :) Düşmanlarımızın değil, dostlarımızın sözleri acıtır. Her daim sevildiğimizi, sevdiğimizin laflarında bulmak isteriz. Sevdiğimiz bizi sevendir, yoksa böylesi sevilmez di. Dostumuzun sözleri bizi acıtmak için değildir, görüş alanı çerçevesinde gördüğünü cesaretle söyleyebilmek bir dosta yakışır ancak. Düşmalar yüze gülüp, arkadan konuşur...yüzümüze söyledikleriyle hoşnut eder, arkadan duyduklarımızla yıkarlar. Dost acı söyler demişler, dostun söylediğine kulak vermek lazım. Doğamızda olan kendini korumayı devreye sokmadan önce karşımızdaki dost mu düşman mı muhakemesi yapmamız gerekir diyorum...öf fazla uzattım...seviliyorsunuz, işte bu kadar :)
 

Alemtac

#380
Babam anlattı; iş yerinden tanıdığı bir hanım sivrisinekleri bile öldürmezmiş, dermişki; "Bu onların doğası, ancak böyle yaşayabiliyorlar" ve hiç bir canlıya zarar vermezmiş. Hala aklım almıyor ya neyse.

Eskiden kurban bayramında bahçede koyun kesilirdi, çoluk çocuk başına toplanırdık. Kimimiz ağlar, kimimiz yalvarır..ama nafile. Babam da kesenler arsındaydı. Seneler varki, çok uzun seneler...bizim evde böyle bir şey yapılmıyor. 2-3 sene önce kurban bayramı hazırlıkları yapılıyor, kasabada (Urla) her yerde satılık kurbanlık hayvanlar, ben araba kullanıyorum, babam yanımda...tarlaya gidiyoruz. Babamın burnunu çektiğini duydum, çevirip başımı baktım...ağlıyor. Baktığımı hissetti yada gördü, bir tetik bekliyormuş ki konuşmaya başladı "zavallı hayvanlar, hissediyorlar başlarına gelecekleri, baksana ifadelerine", baktım ama, babamın gördüğünü göremedim...nasıl ifade, ne ifadesi, bildiğin koyun bakışı dedim içimden. Devam etti "bunca hayvan kesiliyor, herkes dini vecibhelerini yerine getirmeye çalışıyor, bu kadar hayvan etiyle dünyayı doyurabilirsin, bir fakiri doyurmak daha mı az sevap". Diyecek söz yoktu, aynen öyle düşünüyordum. Eskileri hatırladım, elinde kasap bıçağı koyun kesen babam...birde bu sözleri söyleyen babam. O kadar değişmişti ki, hayvanların hislerini hissedebiliyordu...direksiyondan boş kalan elimle buruşuk, sıcacık elini tuttum.
 

bozadi

#381
:(

evet, insanlık olarak kh'liğimizin en bariz yansımalarından biri. 1. ve ve özellikle 2. yoğunluk varlıklarını vahşice sömürüyor, onlara işkence ediyoruz.

bozadi

#382
kimsenin bunu bireysel bir suçmuş gibi üstüne alınmasını tavsiye etmem. fazla ağır bir yük olur. bu çok büyük, çok kitlesel, çok köklü bir durum.

elbette hiçbir varlığın gerçek varlık özü yok olmuyor ama kendilerini geliştirmeye yönelik enkarnasyon döngülerinde onlara işkence ediyoruz işte. daha nice örnekler bulunabilir. bütün insanlık geçmişi ve hikayesiyle ilgili bir durum bu.

yeni başlamış ve hemen çözülebilecek bir olay değil. ama pozitif dördüncü yoğunluğun gelişişiyle birlikte (bence "epey" zorlu olacak olmakla birlikte) en azından bu gezegende yakında bu çok yönlü işkence süreci sona erecek.

Alemtac

#383
Onları beslenmek için besliyoruz, et için, sütü için vs...birde din deyip telef ediyoruz. Hiç içim almıyor Sevgili Bozadi. Affedin, amacım sizi üzmek değil ama bir konuyu daha ilave etmek istiyorum...üstteki neyse hadi beslenmek ihtiyaç diyelim, ya kürk giyenler ???

Teyzemin vefaatından sonra herkese birer hatıra olsun diye eşyasından dağıttılar. Bana düşene bakın; vizon palto...kabul etmedim, annem çok üzüldü. Dolabın dibinde sarılı vaziyette duruyor, yarın anneme götürüp vereceğim...giyebilecek olan birine versin.
 

Alemtac

#384
Evet, sözlerinize tamamiyle katılıyorum. İhtiyaç duymuyacağız çünkü, beslenme şeklimiz değişecek veya beslenme ihtiyacı diye birşey kalmıyacak desem daha doğru olur...ben böyle olacağını hissediyorum.
 

bozadi

#385
bu bakış açısıyla, teyzenizden size kala kala vizon paltonun kalması trajikomik olmuş gerçekten. hehe.

Alemtac

 

sirera

#387
Sevgili Alemtac, paltoyu bir başkasına vermeniz bir başkasının o paltoyu kullanma olasılığını doğuracak değil midir. O paltoyu gördüğünüzde, o güzelliğin, o yumuşaklığın, parlaklığın, sıcaklığın, o câna ait olduğunun ve tam da o paltoyu aldığınızdaki duyumsamanızı hatırlayabilmek için ne bileyim birine vermek yerine başka bir seçenek de bulabilirsiniz belki. Dönüştürebilirsiniz. Teyzeniz bu duyumsamalarınızı duysa hiç giyer miydi o cân güzelliğini.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Alemtac

#388
Çevremizde bir çok insan var kürk giyen. Bu onların seçimidir.
Nasıl dönüştürebilirim?
Teyzeciğim, şimdi anlamıştır diye düşünüyorum.
 

Alemtac

#389
Sevgili Sirera, demek istediğinizi anladım, az önce çok kısa yazdım...iki çocuğum tatil muhasebesi yapıyordu başımda ve üniversitelerinin sınav tarihlerine bakabilmek için bilgisayarıma el attılar :)

Yani demek istediğim, ben giymem ama bir başkası ihtiyaç duyar, bu süs olur, sıcaklığı olur, başka giyecek bu soğuklarda bir şeyi olmaz. Her ne ise kullanma ihtiyacı bu, o kişinin özgür seçimidir. Bazen düşünürüm, hiçbir şeyim olmasa ve soğukta dışarda kalsam iki çocuğumla beraber yinede sıcaklığı için kullanmaz mıydım diye. Soğuğa alışılır diye cevaplarım içimden.

Gerçekten anlamadım, nasıl dönüştürebileceğimi.