30 Aralık 2023

Başlatan bozadi, 04 Ocak 2024, 10:59:22

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dionysos

Alıntı yapılan: bozadi - 08 Ocak 2024, 10:09:15 Celselerde sevgiyle ilgili geçen bazı açıklamalar:

S: (L) Ve eğer böyle birine "kovalar dolusu sevgi ve ışık" gönderirsen, onların özgür iradesini ihlal mi etmiş oluyorsun?

C: "Kovalar" dolusu kusmuk da gönderebilirsiniz, çünkü onların tepkisi bu olacaktır.

S: (MM) Neden herhangi bir şey gönderiyoruz ki... Yalnızca tarafsız mı olmak gerekir?

C: Yargılama KH'dir.

 

Alıntı Yap
S: (L)  Pekala,  Eddie  diyor  ki: "Laura'nın sevgi konusunda söylediği bazı şeyler kafamı karıştırdı. İstenmediği zaman sevgi vermenin nasıl olup da fayda yerine zarara neden olduğunu anlamıyorum." Bu konuda yorumda bulunabilir misiniz?

C: O durumda sevgi "vermek", vermek değildir.

S: (L) Yani senden istenmediği zaman sevgi verdiğinde, aslında veriyor OLMUYORSUN, öyle mi?

C: Genelde olduğu gibi, alıyor oluyorsun.


Bahsettiğim tam olarak buydu ve tam bu mu bilemem ama buna yakın bir şeyleri yapmadığımı söyleyemem.
Bu sevgi dağıtıcılığı/yayıcılığı vb. şey/fikir new-age'in ve bir kaç okumanın sonucu olarak bize aşılandı.
Tüm bunlar için ne denir bilmiyorum ve K'larla karşılaştığım için mutluyum.

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Alıntı yapılan: bozadi - 08 Ocak 2024, 10:09:15
Alıntı Yap
S: (L) "Eğer dünyaya sevgi enerjisi göndermezsek, egosantrik KH enerjisinin hakim olacağına inanıyorum." diyor...

C: Bir kişi neden böyle birşey göndermeyi seçer? Motivasyon nedir?

 

Güzel soru.

Bunu neredeyse 20 yıl önceki bana sormam gerekir ama şu ana bir inceleme yürütürsem.

Kendimi önemli sanıyorum, önemli biri olduğuma inanıyorum, kendimi seviyorum,

Önemli ,özel olma bilmiyorum, sevgiye mi ihtiyacım var?
Sevilmek mi istiyorum

Önemli, özel seçilmişlerin yükseltileceği sonra onların herkesi yükselteceği ve ışıklandıracağını söyleyen şeyler okutulmuş görünüyorum.

Motivasyonum.. insanları kurtarıyorum
Neden ?
Onarla acıyorum
Neden ?
Kendime acıyor olmalıyım

İnsanları kurtar. Save the world.

Kurtarıyoruz. Bizler kurtarıcı mıyız

Kimi kimden neyi neyden

K'lardan önce herşey bulanıktı, bunu biliyorum
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

oryon

Alıntı yapılan: Yula Sibylla - 07 Ocak 2024, 23:11:10 Bir de 4yBH olan ancak bunun farkında olmadan 3yde olan bir varlık nasıl davranırdı? Onları nasıl ayırt edebilirdik mesela, kendileri bile bilmiyorken? Gene nordik tipler olacakları ve Laura'nın bazılarıyla karşılaşmış olabileceği dışında bir şey söylenmedi diye hatırlıyorum bu konu hakkında. Örneğin kalp çakraları gelişmiş mi olurdu? Çakraları da çok net anlamlandıramıyorum tabii orası ayrı da. Mesela Kalp çakrasını geliştirmemiz daha duygusal, insanları daha önemser, daha vicdanlı olmamızı mı sağlayacak? İyileştirme yeteneklerimizi mi artıracak ya da? 

(Bu arada reiki öğrenmek istiyorum -ya da şifa vermemi sağlayacak başka bir şey(?)- reikiyle ilgili bilgi edinebileceğim, öğrenebileceğim bir yer var mıdır ya da sizler neler yaptınız bu konuda....



Ben İsmail Bülbül hocadan 2020 de reiki 1 yani inisiyasyon almıştım.Bir çakramda karın bölgesi( sakral çakra) tıkalıymış onu açtığını söyledi.Bana iki hafta boyunca yapmam gereken hareketleri söylediler.(eller 3 er dakika boyunca çakralar üzerinde tutuluyor).Sonrasında ben haftalık olarak uyguladım.Bana faydası olduğunu farkettim depresif olduğum zamanlarda özellikle.Fakat başkasına bu enerjiyi aktarmada bir başarım söz konusu değildi.Kendimde yarattığım rahatlama ise kesin ölçülebilir birşey olmadığı için pisikolojik olabilir ama ben her seferinde rahatladım hatta K ların verdiği bir sembolün hastayken işime yaradığınıda söyleyebilirim.Evet burda dedikleri gibi doğru kişiden inisiyasyon almak en önemli nokta.Umarım doğru kişiyi bulursun ve sende deneyimlerini paylaşırsın. :)
 

Dionysos

Kafama takılan sorular üzerine Usui'nin hikayesi üzerine yeni bir inceleme sürdürdüm. Ana hatlarıyla paylaşıyorum.

Alıntı YapUsui'nin öğretilerinin amacının, öğrencilerin kişisel gelişimlerinde kendilerine yardımcı olacak "evrensel yaşam gücü" enerjisiyle bağlantı kurmaları için bir yöntem sağlamak olduğuna inanılmaktadır. Usui'nin öğretilerini diğer uygulamalı şifa yöntemlerinden ayıran şey, öğrencilere ruhani bağlantılarını hatırlatmak için reiju veya uyumlama kullanmasıdır. Görünüşe göre Usui'nin tüm öğrencileri yaşamak için beş ilke almış ve öğretilere daha fazla ilgi duyanlar adanmış öğrenciler haline gelmiştir. Başlangıçta müşteriler ve öğrenciler arasında bir ayrım yokmuş gibi görünse de bu bir noktada değişmiş olabilir. İnsanlar Usui Mikao'ya muhtemelen farklı amaçlarla gelmeye başladılar - bazıları şifa için, diğerleri ise ruhani öğretiler için.

Shugendō, Şinto ve Budist uygulamaları içeren bir Japon dağ çileci şamanizmidir. Shugendō uygulayıcılarının rolleri arasında falcılık, kehanet, kanallık, dua, ritüel büyüler ve şeytan çıkarma gibi dini hizmetler sunmak yer alır. Shugendo genellikle aile klanları tarafından hastalıkları iyileştirmek ya da talihsizlikleri önlemek için kullanılırdı.

Reiki'nin kökeni Budizm'e dayanmaktadır.

Translated with DeepL.com (free version)

https://en.wikipedia.org/wiki/Mikao_Usui

Alıntı YapUsuiʼnin atalarının Tsunetane Chiba samuray klanından geldiği anlaşılmaktadır. Ailesi Jodo Shu ("Saf Toprak") ve Tendai ("Lotus Okulu") Budistleriydi. Mikaoʼnun eğitimi Taniaiʼnin Jodo Shu Budist Zendo-Ji tapınağındaki tapınak okulunda başladı.
Mikao genç bir adamken Tokyo'ya taşındı. Ruhani eğitimi, Tai Chi ve Chi Kung uygulamalarına benzer meditasyon, nefes alma ve hareket etme egzersizlerinin yanı sıra el sürme yoluyla şifa verme tekniklerini içeren Kiko adlı bir Japon enerji çalışması biçimini içeriyordu. Daha ileri eğitimler arasında Shugendo (Şamanizm, Taoizm, Budizm ve Şinto'nun bir karışımı), Zen ve Tendai Budizmi yer almaktadır. Usui'yi etkilemiş olması muhtemel önemli ruhani gruplar ve hareketler Omoto Kyo, Kurozumi Kyo ve Konkokyo'dur.

Usui 1919 civarında Kyoto'daki bir Zen tapınağında üç yıl süren bir meditasyon inzivasına başladı. Mart 1922'de Kyoto yakınlarındaki kutsal bir dağ olan Kurama Dağı'na tırmanmaya ve ruhsal açılımını hızlandırmak için 21 gün oruç tutup meditasyon yapmaya karar verdi. Bu inzivanın sonlarına doğru Usui, ruhsal açıdan derinden dönüştürücü bir deneyim yaşadı.

https://www.reiki-meditation.co.uk/the-history-of-usui-reiki/

Alıntı YapReiki "Evrensel yaşam gücü enerjisi" anlamına gelir.

https://www.soultree.co.nz/mikao-usui

Anahtarlar

Budist bir soy, uzun soluklu bir budist-şintosit-şamanist vb ruhani eğitim ve gelenekten gelme, tai chi'den kung fu'ya kadar geniş bir öğrenim, 3 yıllık inziva, 21 günlük özel oruç.

...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Yula Sibylla

Alıntı yapılan: Dionysos - 08 Ocak 2024, 16:47:21
Alıntı yapılan: bozadi - 08 Ocak 2024, 10:09:15
Alıntı Yap
S: (L) "Eğer dünyaya sevgi enerjisi göndermezsek, egosantrik KH enerjisinin hakim olacağına inanıyorum." diyor...

C: Bir kişi neden böyle birşey göndermeyi seçer? Motivasyon nedir?

 

Güzel soru.

Bunu neredeyse 20 yıl önceki bana sormam gerekir ama şu ana bir inceleme yürütürsem.

Kendimi önemli sanıyorum, önemli biri olduğuma inanıyorum, kendimi seviyorum,

Önemli ,özel olma bilmiyorum, sevgiye mi ihtiyacım var?
Sevilmek mi istiyorum

Önemli, özel seçilmişlerin yükseltileceği sonra onların herkesi yükselteceği ve ışıklandıracağını söyleyen şeyler okutulmuş görünüyorum.

Motivasyonum.. insanları kurtarıyorum
Neden ?
Onarla acıyorum
Neden ?
Kendime acıyor olmalıyım

İnsanları kurtar. Save the world.

Kurtarıyoruz. Bizler kurtarıcı mıyız

Kimi kimden neyi neyden

K'lardan önce herşey bulanıktı, bunu biliyorum

Sevgi verme benim önemsediğim ve K'ler sayesinde de yanlış bazı davranışlarımı fark ettiğim bir konu. Kendim sevgi isteği, sevilme isteğimi fark edince, diğer insanların da bu şekilde olduğunu varsayıp onlara duyduğum sevgiyi ilgiyi göstermeye ve daha anlayışlı, hoşgörülü, kabul edici olmaya karar verdim herkese. Ve böylece sanırım, sevginin her şeyi çözeceği gibi bir yaklaşıma kapıldım. İstemeyenlere vermek sık yaptığım bir şeydi diye düşünüyorum. Ve doğru sevgi, gerçek sevgi, hormonlardan bağımsız bir sevgi nasıl bir şey merak ediyorum. Çünkü çoğu zaman sevgi, değer vermek ve insanların nasıl hissettiğini önemsemek çok önem verdiğim bir şeydi. Bunun objektif bir iyi, olduğunu düşünürdüm ama görüyorum ki pek öyle değilmiş sanki. Böyle olması beni üzdü çünkü sonradan benimsediğim, okumalar ve dışarıdan edindiğim bir görüş de değildi bu, dümdüz bendim. Ve de bu kadar yanıldığımı görmek...

Dionysos

#50
Alıntı yapılan: Yula SibyllaSevgi verme benim önemsediğim ve K'ler sayesinde de yanlış bazı davranışlarımı fark ettiğim bir konu. Kendim sevgi isteği, sevilme isteğimi fark edince, diğer insanların da bu şekilde olduğunu varsayıp onlara duyduğum sevgiyi ilgiyi göstermeye ve daha anlayışlı, hoşgörülü, kabul edici olmaya karar verdim herkese. Ve böylece sanırım, sevginin her şeyi çözeceği gibi bir yaklaşıma kapıldım. İstemeyenlere vermek sık yaptığım bir şeydi diye düşünüyorum. Ve doğru sevgi, gerçek sevgi, hormonlardan bağımsız bir sevgi nasıl bir şey merak ediyorum. Çünkü çoğu zaman sevgi, değer vermek ve insanların nasıl hissettiğini önemsemek çok önem verdiğim bir şeydi. Bunun objektif bir iyi, olduğunu düşünürdüm ama görüyorum ki pek öyle değilmiş sanki. Böyle olması beni üzdü çünkü sonradan benimsediğim, okumalar ve dışarıdan edindiğim bir görüş de değildi bu, dümdüz bendim. Ve de bu kadar yanıldığımı görmek...

Hayır benim dediğim belki daha farklı olabilir şöyle..

Bu davranışlarla sevgi göstermeden ziyade şöyleydi.

Reiki denen gibi bir yayıcı verici gibi sürekli ışın dalga enerji vb olarak sevgi aktarma yayma ve verme katma fikri benzeri diyeceğim.

 Bir de koşulsuz sevgi koşulsuz sevme kavramı vardı. Bunlar bize new age ile aşılandı.

Koşulsuz sevin koşulsuz sevin.
Teslim olun demek gibi.
Duyguları içgüdüleri bırakın kendinizi böyle programlayın demek gibi.
İlk yapılacak öfkeyi ve tepkiyi ilkel bulup bastırma olurdu .

Celselerde de sanırım İsa'nın size tokat atana yüzünüzü dönün dediği şey benzeri bir örnek olmalı. 
Yanıt İsa'nın gerçek felsefesini bu olmadığıydı.
Aslında hristiyanlıkta İsa anlatısıyla benzerine sahip gibi. Bireyi pasifize ediyor.

Kendi adıma yanılgı olarak mı alınmalı bilmiyorum çünkü bilgisizlik bir yön, programlama diğer yönü. Bizim durumumuzda new age'e maruz kaldık çünkü bilgi aradık ve tuzak orada zaten kuruluydu. Yani ben doğduğum topraklarda doğada doğal durumumda yaşasam buna sahip olmayacağım. Yani toplumsal alanda new öğretisi olmasa buna maruz kalmasam dedem gibi yerleşik köyümde yaşasam dışsal bir eğitim vb ne maruz kalmasam bilincim belki de bu değil.
Ben böyle yorumluyorum .Belki de benim hatam değildi ya dersler alıyoruz öğreniyoruz gelişiyoruz.

İkincisi diğerleri farklı bir durumda mı? Sanmıyoruz. Yani hepimiz aynı uykuyu paylaşıyoruz
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

Alıntı yapılan: Yula Sibylla - 08 Ocak 2024, 22:13:13 Sevgi verme benim önemsediğim ve K'ler sayesinde de yanlış bazı davranışlarımı fark ettiğim bir konu. Kendim sevgi isteği, sevilme isteğimi fark edince, diğer insanların da bu şekilde olduğunu varsayıp onlara duyduğum sevgiyi ilgiyi göstermeye ve daha anlayışlı, hoşgörülü, kabul edici olmaya karar verdim herkese. Ve böylece sanırım, sevginin her şeyi çözeceği gibi bir yaklaşıma kapıldım. İstemeyenlere vermek sık yaptığım bir şeydi diye düşünüyorum. Ve doğru sevgi, gerçek sevgi, hormonlardan bağımsız bir sevgi nasıl bir şey merak ediyorum. Çünkü çoğu zaman sevgi, değer vermek ve insanların nasıl hissettiğini önemsemek çok önem verdiğim bir şeydi. Bunun objektif bir iyi, olduğunu düşünürdüm ama görüyorum ki pek öyle değilmiş sanki. Böyle olması beni üzdü çünkü sonradan benimsediğim, okumalar ve dışarıdan edindiğim bir görüş de değildi bu, dümdüz bendim. Ve de bu kadar yanıldığımı görmek...

Şunu özellikle ekliyorum. Burada insanlara karşı hoş davranma, sevecen davranma, sevecenlik, nezaket, nazik olma gibi bir şeyden sözetmiyoruz. Çok daha karmaşığı.
Eklediğim şeyle yanlış ya da ilgisiz bir şekilde kimsenin aklını karıştırmak istemezdim.

New-age dediğimiz bir kültür var ve vardı. 2012 ciler, ışık sevgiciler, koşulsuz sevgiciler. Sürekli bir ışık ve sevgi yayma fikri gibi bir şey.. Bu bir felsefe ya da yaşam biçimi olarak bize sunuldu. Bizler gençtik boşluktaydık, yaşamın anlamını arıyorduk, bilgi arıyorduk, eksiklikler duyuyorduk ve bu düşünceler alternatif bir yanıt olarak karşımıza çıktığında boşluğu doldurma için bir yakınlık bulunabiliyor. Bu bir din sitemi gibi orada zaten örülüydü.
Celse alıntıları bu düşünce sisteminden etkilenenlerin mektuplarıyla doğmuş görünüyor. Benim ifadelerim tamamen buna göndermedir.

Bu daha ziyade kendini zorla sevgi dolu hissettirmeye zorlama gibi bir şey, bu ıkınarak sevgi üretme.

Forumda kasyopya celselerini giriş bölümünde bile new-ageci gaflet uykusu diye bir ifade geçiyor. Benim kendi kendime yanıtım oradan doğdu.

Gerçek sevgi denenin alıntılarda bilgi oluşu sanırım zaten belirtiliyor.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Yula Sibylla

Alıntı yapılan: Dionysos - 08 Ocak 2024, 23:44:12
Alıntı yapılan: Yula Sibylla - 08 Ocak 2024, 22:13:13 Sevgi verme benim önemsediğim ve K'ler sayesinde de yanlış bazı davranışlarımı fark ettiğim bir konu. Kendim sevgi isteği, sevilme isteğimi fark edince, diğer insanların da bu şekilde olduğunu varsayıp onlara duyduğum sevgiyi ilgiyi göstermeye ve daha anlayışlı, hoşgörülü, kabul edici olmaya karar verdim herkese. Ve böylece sanırım, sevginin her şeyi çözeceği gibi bir yaklaşıma kapıldım. İstemeyenlere vermek sık yaptığım bir şeydi diye düşünüyorum. Ve doğru sevgi, gerçek sevgi, hormonlardan bağımsız bir sevgi nasıl bir şey merak ediyorum. Çünkü çoğu zaman sevgi, değer vermek ve insanların nasıl hissettiğini önemsemek çok önem verdiğim bir şeydi. Bunun objektif bir iyi, olduğunu düşünürdüm ama görüyorum ki pek öyle değilmiş sanki. Böyle olması beni üzdü çünkü sonradan benimsediğim, okumalar ve dışarıdan edindiğim bir görüş de değildi bu, dümdüz bendim. Ve de bu kadar yanıldığımı görmek...

Şunu özellikle ekliyorum. Burada insanlara karşı hoş davranma, sevecen davranma, sevecenlik, nezaket, nazik olma gibi bir şeyden sözetmiyoruz. Çok daha karmaşığı.
Eklediğim şeyle yanlış ya da ilgisiz bir şekilde kimsenin aklını karıştırmak istemezdim.

New-age dediğimiz bir kültür var ve vardı. 2012 ciler, ışık sevgiciler, koşulsuz sevgiciler. Sürekli bir ışık ve sevgi yayma fikri gibi bir şey.. Bu bir felsefe ya da yaşam biçimi olarak bize sunuldu. Bizler gençtik boşluktaydık, yaşamın anlamını arıyorduk, bilgi arıyorduk, eksiklikler duyuyorduk ve bu düşünceler alternatif bir yanıt olarak karşımıza çıktığında boşluğu doldurma için bir yakınlık bulunabiliyor. Bu bir din sitemi gibi orada zaten örülüydü.
Celse alıntıları bu düşünce sisteminden etkilenenlerin mektuplarıyla doğmuş görünüyor. Benim ifadelerim tamamen buna göndermedir.

Bu daha ziyade kendini zorla sevgi dolu hissettirmeye zorlama gibi bir şey, bu ıkınarak sevgi üretme.

Forumda kasyopya celselerini giriş bölümünde bile new-ageci gaflet uykusu diye bir ifade geçiyor. Benim kendi kendime yanıtım oradan doğdu.

Gerçek sevgi denenin alıntılarda bilgi oluşu sanırım zaten belirtiliyor.

Anladım sanırım evet. New age dediğimiz şey şu ''Evrene iyi enerji gönder'' ''Kendini her şeyi sev'' gibi romantize edilmiş düşünce kalıpları ve galiba yanlışlar karşısında bize takındırmak istediği tavır bizi duygusal olarak açıkta, savunmasız bırakıyor.

Sevgi nasıl bilgi olabilir onu anlayamıyorum. Daha önce de görmüştüm. Ra'daki sevgi ve 4y ilişkisiyle ilgili bir konuşmayı sormuştu Laura. Sevginin önemini yani. Kasyopyalılar da galiba sevgi bilgidir bilgi/sevgi ışıktır, diyordu. Sevgi, bilgi edinmeye duyulan coşku ve ilgidir mi demek istediler? Bilgi edinirken, öğrenirken hissettiklerimizi mi kastetmeye çalışıyorlardı yoksa düz olarak bilgi sevgiyle eş mi tutuldu, eğer 2.siyse kavrayamadım nasıl aynı olduklarını. Ve cevapların için teşekkür ederim, yardımcı olman çok değerli, sorularım henüz yeni öğrenen birinin toyluk ve hamlığında olsa da.

(ruh kabileleri ve kristallerle ilgili de sorularım var daha... :)

gerçek tosun paşa

@Yula Sibylla sevgi konusu çok karışık ve tüm yoğunlukları kapsayan bir ders. Tüm bunları anlamak güzel fakat fark edip tecrübe etmek daha da güzel. Gayet iyi gidiyorsun zamanla elbette bakış açın, fikirlerin gelişecek ve olgunlaşacak. Herkes için bu böyle...

Sorularına devam et keyfini çıkar  :)

Dionysos

Alıntı yapılan: Yula Sibylla - 08 Ocak 2024, 23:57:46 Sevgi nasıl bilgi olabilir onu anlayamıyorum. Daha önce de görmüştüm. Ra'daki sevgi ve 4y ilişkisiyle ilgili bir konuşmayı sormuştu Laura. Sevginin önemini yani. Kasyopyalılar da galiba sevgi bilgidir bilgi/sevgi ışıktır, diyordu. Sevgi, bilgi edinmeye duyulan coşku ve ilgidir mi demek istediler? Bilgi edinirken, öğrenirken hissettiklerimizi mi kastetmeye çalışıyorlardı yoksa düz olarak bilgi sevgiyle eş mi tutuldu, eğer 2.siyse kavrayamadım nasıl aynı olduklarını. Ve cevapların için teşekkür ederim, yardımcı olman çok değerli, sorularım henüz yeni öğrenen birinin toyluk ve hamlığında olsa da.

(ruh kabileleri ve kristallerle ilgili de sorularım var daha... :)

Belirttiğiniz alıntı bir önceki sayfada bozadi'nin yanıtında mevcut.

Uygarlıkta gerçek bir sevgi tanımı getirmeye ya da sevgiye tanım getirmeye çalışmış ve tam bir kitap boyunca gerçek sevginin tanımını aramış bilenen tek isim sanırım Erich Fromm'dur.

Erich Fromm'un ise Marks'ın sevgi üzerine iki cümlesinden ilham almış ya da çıkış üretmiş olabileceğine inanırım.

Sevmek sevmek dediğimizde olan şeydir. Duyulan. Bunun tanımına ihtiyacımız var mı bilmiyorum. Fromm kovalamış gözüküyor.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#55
Alıntı yapılan: Yula Sibylla - 08 Ocak 2024, 23:57:46 Sevgi nasıl bilgi olabilir onu anlayamıyorum. Daha önce de görmüştüm. Ra'daki sevgi ve 4y ilişkisiyle ilgili bir konuşmayı sormuştu Laura. Sevginin önemini yani. Kasyopyalılar da galiba sevgi bilgidir bilgi/sevgi ışıktır, diyordu. Sevgi, bilgi edinmeye duyulan coşku ve ilgidir mi demek istediler? Bilgi edinirken, öğrenirken hissettiklerimizi mi kastetmeye çalışıyorlardı yoksa düz olarak bilgi sevgiyle eş mi tutuldu, eğer 2.siyse kavrayamadım nasıl aynı olduklarını. Ve cevapların için teşekkür ederim, yardımcı olman çok değerli, sorularım henüz yeni öğrenen birinin toyluk ve hamlığında olsa da.

(ruh kabileleri ve kristallerle ilgili de sorularım var daha... :)

Ben kavramları düşünürken özel olarak anlamlandırmak istersem şunu yapardım

Sevmek Sev-gi Sevinç
Bilmek Bil-gi Bilinç
Görmek Görgü ...

Sonra köküyle kurulan diğer yapılara bakardım

Sevinç, sevecenlik,

Bunları kafamda toplayıp bir incelerdim.

Diğer yol kavramın zıttını inceleme. Sanırım sevmenin zıttı nefret .Doğal olarak nefretin tam bir tanımını tersi sevgi.

Diğer yol da kelimenin hafıza kaydı ve ayırdı gibi bir düşünme. Çok az hafızamız var ama belleğe kayıtta neler olduğu gibi. Kelimeleri duyarak öğreniriz. Bazılarını çözmek yıllar alır. Yani ilk anne baba su deriz. Bazı kelimeleri yanlış öğrenir düzeltiriz. Bunları kendi ilk çocukluk hafızamdan biraz biliyorum ada kısmen hatırlıyorum.

Ağaç, taş bunları gerçek fizik objeleştiriyoruz. . Diğerlerini tüm insanların hepimizin kafasındaki bir şeyle mi? Yani kimin neye sevgi dediğiyle mi? ya da yoka evrensel karşılıklar mı buna benzer bir şey. Yani dili öğreniriz ve kimin neye nasıl sevgi dediğini biraz anlıyoruz. Sevgi bu sevgi dediklerimizin toplamı mı?
Yine de bana öyle geliyor ki iki kişi aynı şeye sevgi demeyebilir.

Tüm bunları gözden geçirirdim, orada neler olduğuna bakardım.

Tüm bunları yaptıktan ne bulurum?
Sevmenin ne demek olduğu üzerinde belki de durulmaması gerektiği çünkü bunun bir duyuş olması (neyi nasıl sevgi hissediyorsam o öyledir bunu bilirim, neye sevgi diyorsam sevgi odur ve bunu bilirim) ve tanımını ortaya çıkarma çabası bir şey ifade etmeyecek gibi oldu.

Yani şöyle. Sevgi-sevme yeteneğimi geliştirebileceğimi varsayalım, tanımın bana yine de sanırım yararı olmazdı gibi algılıyorum çünkü bilinç, görüş gibi kavramlarla kıyaslarsam bilgi-bilinç kavramının tanımı bilincimi tek başına geliştirmiyor ama şunu bulurum ne bilinçlenirsem o kadar bilinçlenirdim ve bu sürekli gelişebilirdi. Nasıl bilinçlendiğimin bile bir tanımını yapamıyorum. Bilinçlenmek bilinçlenmektir diyebiliyorum.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

Yılbaşı celsesinin üzerinden çok geçmeden 13 Ocak 2024 celsesi yayınlanmış Kasyopya forumda, yarın gün içinde çevirisini paylaşmış olacağım.

sybleman

Çok bilgi yüklü bir celse olmuş. Kabaca bakabildim oldukça uzun ve farklı konular var. Sabırsızlıkla çeviriyi bekliyorum.