Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü

alemtac'da kendini dovecek

Başlatan Alemtac, 13 Nisan 2009, 18:19:09

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

sirera

#1155
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Alemtac

Sevgili Bozadi, moderatör olduğun için senin adına yazıyorum: yazdığım son derece iyi niyetle yapmış olduğum şakanın silindiğini farkettim. Az önce yazmaya çalıştığım cümleler yok oldu ve forum tamamen kapandı. Olan ne,neler oluyor,anlamıyorum.Sakıncalı bir şeymi yaptım?
Bence herkes o şakayı  merak etti :))
Chrome tarayıcılarda sıkça rastlanan sorunlardan birisi olabilir bu. Bilgisayar kullanırken benim de birkaç kez başıma gelmişti. Hele exel de pür dikkat hazırladığın dosya bianda kapanınca :))
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

sirera

#1156
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur


Sirera dostum yanlışlıkla aktardığın yazının üstündeki çöp kutusu bölümüne bas giriş yap ,silinir,
Görüldüğü gibi P.C.acemisi olan biz bile işe yarıyoruz,

Kitap olarak bastır demişsin ,o kitabı hazırlayıp bastırıp okutabilmek için başına Kasyopya celselerinin tümünü koymam lazım o da lisanım olmadığı için merkezle anlaşıp müsaade almam gerekli gibi formaliteler ister, bana uzak,

Zaten sitemize ulaşıp  ilgilenip ruhsal açılmaya meraklı kişiler için siteyle kaynaşıp gayret göstermek ister,bu da sanırım seçili kişilerle mümkün oluyor,burada seçili derken kendimizi parlatma merakından falan bahsetmiyorum ,olay üst yoğunluk mensupları ile kişinin enkarnatif doygunluğu ile tamamen ruhsal yönde ilerleyen oluşan bir seleksiyon mevzuu,

Burayı fantezi bilgilerle uğraşanların uğradığını da görüyoruz,sonuçta ya bana ağır geliyor demekteler veya takıntı ve  materyalist konularını temizleyemeyen bir halde karalama moduna geçmeyi deniyorlar,
 
Ve sonuçta diğer dostların da fark etmeleri ile Bozadi seleksiyonuna tabi oluyorlar,uygun ve iyi,

Bu tip kişilerin arada bir gelmelerinin bir başka faydası var ,mensubu olup takip eden bizlerin bilgi depolarını sarsıp eleme ve sabitleme gibi faaliyetlere sebep olurlar,neticede bu KH dünyasının içinde bulunuyor ortada etkin olan bilgiler inanç çeşitliliği aurasında yaşamaya çalışıyoruz,

Bunu derken kimseyi horlama merakında değilim zaten haddimiz de olamaz ancak şunu söyleyebiliriz ki bilenle bilmeyen veya gayret gösteren veya göstermeyen tavırların insan hayatiyetinde özgün ayırımların oluşumlarında etkili olduğunu ve aldatılmışlıktan sıyrılmanın ve yaşamın bir dersler manzumesi olduğunu idrak eden tarafımız bizi haklı gösterir,

Fazla uzattım ,güzellikler dilerim..



Değerli Tgur, sizin bu deyişleriniz oldukça enteresan. Gerçekten.  Köhne dünya yerinde deyişiniz ile bu dünyanın içinde insanın yüreğini aydınlatıveriyorsunuz." Kısa zamanda yazdıklarınızda  hatırladığım deyişleriniz, içi dışı bir olmanın portakal tarikatı olması. Hastalık koleksiyonu, deney karmanyolası...
İnanç çeşitliliği aurası " işte bu. Bizler dünyada tıpkı evrenin diğer katmanları gibi katmanlar içindeyiz. Bu yönden bakınca tüm yoğunlukların farklı yüzdelerle dünyada varlıklarını sürdürmelerinin olası olduğunu  okuyoruz K ların  verdiği bilgilerde.   7. yoğunluğa erişmek ruhsal gayemizle aslında çekimi mümkün ve harika kılıyoruz diye düşünüyorum.Yani hep bir uzanışla başlıyor mümkünat. Bu durumda bu konuda her duruma vesile olanlara olumlu olan ve olumlu olmayan şükran duyabiliriz. Onlar da değirmenlere yürüyorlar bizim gibi. Hatta aralarında op bile varsa onlar da birer ruhsal varlık adayı.

Tabii ki bu kadar iyimserlik başbelası bir duygu durumu aynı zamanda farkındayım. Kendimizi korumamız da gerekli.  Bozadi nin yüksek iradesi ve sağduyusu ile ve hatta nezaketle bu tür varlıkları forumdan uzaklaştırdığı gibi koruyucu kalkanımızı her daim üzerimizde taşıyor olmalıyız.
Sonsuz yaratıcıyla bir olduğumuzda bize ait olan o murat ilham versin bize dilerim. Ve  muhteşem bir orkestranın hem sesi, hem yöneticisi hem de dinleyicisi olarak bunu her daim idrak edebilelim dilerim.
Bir anahtar deliğinden okuyup ince bir fırçayla yazmak gibi telefondaki şu deneyim. Telefonda Tgurla bahseettiğiniz sesli yazıyı yazamıyorum sevgili Alemtaç sesimi anlamıyor sanırım çok sessiz ve hızlı akışla konuşuyorum sayıklar gibi. Ama denemeler devam edecek :)
Bu arada yazıları silmeye çalştım yanlışlıkla sildim çok kurcalamak gerektiği sonucunu çıkardım. Malum anahtar deliği metaforu :)
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Alemtac

#1157
Bugün yeni bir kelime öğrendim; SYNCHRONİCİTY -

Doğru yerde doğru zamanda plmak. Bize iyilik, güzellik getirecek şeylerin tam zamanında karşımıza çıkması..Hayatla aynı frekansta dans etmek

Çok hoş, Öellikle HAYATLA AYNI FREKANSTA DANS ETMEK :)
 

Alemtac

#1158
Ne güzel bir noktaya değinmişsin Sirera; Tgur'un deyişleri: hem durumu özetleyen, hem hangi durumda olursak olalım neşeli bir hale koyan değişler :) senin anahtar deliği metaforunun ve benzer kelimelerinde farksız :))

Bunca zaman sonra burada tekrar biraraya gelmemizde bir synchronicity var herhalde...o zaman dans!!

Burya aslında konuyla ilgili bir karikatür koymak isterdim ama nasıl yapıldığını unutmutmuşum. Hatırladığımda düzenlerim tekrar..o zaman dans


 

bozadi

#1159
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Alemtac

Bugün yeni bir kelime öğrendim; SYNCHRONİCİTY -

Doğru yerde doğru zamanda plmak. Bize iyilik, güzellik getirecek şeylerin tam zamanında karşımıza çıkması..Hayatla aynı frekansta dans etmek

Çok hoş, Öellikle HAYATLA AYNI FREKANSTA DANS ETMEK :)

Evet, çok anlamlı bir sözcük. Yakından alakalı ve çok güzel bir başka sözcük:

Serendipity

https://tureng.com/tr/turkce-ingilizce/serendipity

Alemtac

#1160
söyleyişleri , anlamları kadar güzel melodi gibi . teşekkürler Bozadi :)
 

sirera

#1161
Serendipliğe bayıldım . Synchronicity e de.
Aklıma benim de bi kelime geldi "simultaneous"  Senkronize uzun dalga çekim titreşimi,  simultane kısa dalga çekim titreşimi gibi. Öyle izlenim verdiler. Anlam olarak her ikisi de eşzamanlı. Birini konuşurken dinlemek bile simultane aslında asla söylediklerini anlattığının hepsi kadarıyla anlama şansı yok. Simultane çeviri de mutlaka kolay değildir.
 Kelimeler, gündelik yaşamda kullandığımız anlamak anlatabilmek için, şiir için, o güzel sözcükler müthiş bir mucize.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Alemtac

#1162
Yaptığım okuma/öğrenme en yeniyi okumak, konuyla ilgili geri gidip bilgilerimi tazelemek/öğrenmek şeklindeydi..

Daha önce yazılanlara da bir bakayım dedim...agartha/yeraltı uygarlığına baktım ve enenenen nasıl bilinçaltıma işlemiş..onca yıl sonra ufoların yeraltı uygarlığından kaynaklanabileceğini meğerse forumda okumuşum.

Bilmediğimiz yaşam formları olduğunu, dünyanın yaşayan bir organizma olduğunu ve normal döngüsünde yaşamını sürdürdüğünü, küresel ısınmanın yalan olduğunu halihazırda söylemiş arkadaşlar.

Öğrenecek daha çok şey var...


 

Alemtac

#1163
Agartha'yı site içinde aramamın  nedeni Urla'da, hemde bizim mahallede (köyde) agarta adıyla konaklama yerinin varlığını duymam. İlgisiz birinin aklına gelebilecek isim agarta olamaz. Doğrusu rahatsızlık duydum. Bazı isimler ve insanlarla isimleri bende negatif duygular uyandırıyor.amaaan neyse...

Bitkiler, ağaçlar ve aralarındaki ve  bizlerle olan iletişimleri uzun zamandır araştırmak istediğim bir konu. Bahçemde çeşitli ağaçlar var. Herbiri ile konuşurum, sarılırım, öperim, bana verdikleri meyveler için teşekkür ederim.

Elma ağacım bu sene üzerindeki onca elmayla birlikte kurudu. Sevdim, hastalığı neyse iyileştireceğimi söyledim ama elmalar renklenmeden dökülmeye başladı. Bzhçeme bakan, bana yaedımcı olan Bulgar göçmeni bir abim var.Elmadan yaprak ve dal alıp ziraatçiye göstermesini rica ettim.Kurt demişler. Hemen hemen hiç ilaç yani pestisit benzeri ürünler kullanmadım bahçemde. Gerekiyorsa, yeterki kurtulsun, tedavisi neyse vereceğim. Derken Hüsnü bey/ bahçeye bakan abim, ağaca yıldırım çarptığını farketti. Ağacın kökten çıkan iki büyük gövdesinden birinin renginin karardığını farkettik. İnceleyince, tepeden gövde boyunca çatlağı gördük, köküne kadar iniyor...maalesef kararan kısım kesilecek :( Ağaca hergün sarılıyorum, yapılması gerekn işlemi anlatıyorum. Kim ne derse desin, beni hissettiğine inanıyorum. Bir ağaçla konuştuğumda, sevgi gösterdiğimde diğer ağaçlarda hissediyor.

Ağaçların ve bitkilerin arasındaki iletişim, egemenlikvkazanmak, nesillerini korumak, böceklerden korunmak ve daha birçok konuda ban ilginç gelen başlıklarda hemaraştırmama hemde kendi gözlemlerimi paylaşmayı düşünüyorum.

Bu arada yıllardır öğrenmeyi arzuladığım makrome kursuna Halk Eğitimde yarın başlıyorum. Annem saksılık, kapı süsü, sineklik, kemer, gazetelik yapardı. Hep öğrenmek istedim bir türlü vakit bulamadık. Zamanı şimdiymiş
 

Alemtac

#1164
Sahip olduğumuz tüm elemanların bir bütün olduğu idrakine vardiğimiz an...beden/ruh/zihin. Onları ayri parçalar halinde görüyordum. Bedenim, zavallı bedenim...ne çok katlandi ruhuma ve zihnimin oyunlarına. Ruhum ayırmak istedi zihnimi, zarar veren zihindi, ruhumca...zihin, ayırmak istedi ruhumu...nasılsa yeterince zarar görmüştü beden, sebebiyse ruhumdu...epey bir mücadele ettiler kendi aralarında. Zihin neredeyse galip geliyordu da. Bedenim bir kalıp, düşünemez, yaratamaz. Ruhum binlerce yıllık tecrübesiyle, kapatıverdi zihnimi, ben tek başıma ayakta tutarım bu bedeni diyerek. Ruh/beden, zihinsiz olarak...3. boyutta :)) boşlukta gibi...uçuyor muyum ne ? :)) Sonunda karar verdi, ruhum ve zihnim, hiç olmazsa 5. boyuta kadar beraber olmaya...hala geçinemiyorlar :) Bunu yazan mı kim ? ruh ve zihin, bedenin ellerinden :))

2009 da yazmışım bu manzumeyi. Biraralar bedenimi hapishane gibi görüyordum. Gözlerim hapishanenin parmaklıkları arasından bakabildiğim tek çıkıştı. Çıkmak istiyordum, özgür olmak, bir kalıbın içinde olmak istemiyordum. Az kalsın başarıyordum.

Ne garip bir düşünceymiş....Sığınabileceğim tek evim, seni çok seviyorum ve bilgim yettikçe de iyi bakacağım.
 

Alemtac

#1165
Starlink BH amaçlı mı?
Elon Musk; ucuz ve dünyanın her yerinden ulaşılabilecek interneti sağlamak için uydularının sayısını her ay çoğaltıyor.





 

sybleman

#1166
Alemtac bitkilerle ilgili yazdığın şeye o kadar katılıyorum ki. Evde çiçeğimden kopan bir dalı bile atamıyorum, onu da ekiyorum, belki de yaşar diyerek ve ektikçe tutuyorlar. Ev çiçek bahçesine döndü o yüzden, ne budayabiliyorum ne de kopanı atabiliyorum :) Bazen bir mesire yerinde yürüyüşe çıkarız hep ağaçlara dokunmak selam vermek istiyorum, bence hissediyorlar. Herşey bir zaten, onun konuşamıyor olması bilinç sahibi olmadığını göstermiyor. Ki taşlar için bile farklı düşünüyorum. Herşeyde farklı seviyede de olsa bir bilinç var, ve sonsuz enerjiye bağlı, nasıl zarar verebilirsin ki?

Ağacına sarılıp anlatman çok doğru. Umarım toparlar ben çok üzüldüm.

Elon Musk bana çok da BH gibi gelmiyor sanki. Çok mantıklı da değil yaptıkları. Bu kadar uydunun maliyetini düşünsenize, hele ki elon musk gibi birisi. Kitabını okumuştum, o uzay araçlarındaki maliyeti düşürebilmek için vidasına kadar üretimini kendi yapmaya çalışan biri.Kazanç elde edemeyeceği bir şeyi bedava hizmet olarak sunacağını hiç sanmıyorum. Uydularda laser aksamı olduğu ile ilgili bilgiler de  vardı. Teknik çizimlerde pasif olarak geçiyormuş ama neye yaradığı belli değil. Hatta çıkan bu yangınlara o sebep oluyor olabilir mi? Belki de. Lazer ile yakıldığına dair birçok video döndü ortada. Yapay zekayı önce kötüledi, şimdi kendisi de girdi o olaya. Çok mantıklı gelmiyor yaptıkları.

Alemtac

#1167
evet, aynı şekilde düşünüyorum sybleman...bir yakınım her hareketini neredeyse takip ediyor, bitcoin ve diğer birimlerle alakalı olarak. Piyasa ile nasıl oynadığını, bir sözüyle tüm borsayı nasıl allak bullak ettiğini biliyorum. Bunun yanısıra durup dururken bir sözcük kullanıyor bazen 'sivrisinek' gibi; sonra birde duyuyoruz 'asker sivrisinek' - hiç dikkatinizi çektimi, haberiniz oldumu böyle cins bir sivrisinekten? Duyduğuma göre labratuar ortamında yetiştirilmiş, çok ince,siyah beyaz çizgileri olan ve allerjik bir haşerat. Soktuğu yer şişiyor ve içi sert oluyor..soktuğu yerde uzun süre izi kalıyor. Neden durup dururken sivirisinek demiş olabilir ve ardından piyasaya çıkan sivri ne oluyor. İspat edilemiyecek, ancak sorular oluşturacak şeyler var hakkında bana göre. Sonra yapay zeka var dediğin gibi...
 

Alemtac

#1168
Umarım toparlar elma ağacı, sende çok cansın sybleman :) ne güzel çiçek bahçesi bir ev, yaşayan/yaşanan ev böyle olur.

Bitkilerin ağaçların ses frekensını bizler duyamıyoruz. Onların aurolarını göremiyoruz. Özellikle güneş batımından önce bitkilerin aurosunun görülebbileceğini okumuştum ve birara denemiştim de başarılı olamamıştım.İyiki aklıma geldi, tekrar deneyeceğim :)
 

Alemtac

#1169
Bitkilerin kendi aralarında misellium denilen kendilerine özgü dilleri var,/bizlerde öğrenebilsek ne iyi olur:)) bitkiler hava yolu ile -bazı kimyasalların salınımı- ve toprak yolu ile -kökler ve mantarlar aracılığı ile- haberleşip, iletişim kurarlar. Bitkilerin bu ve benzeri yollarla iletiştikleri bilimsel olarak defalarca kanıtlanmıştır.



Bitki bilimcilerine göre, bitkilerin kendi aralarında kurduğu iletişim sisteminde; uçucu kimyasal bileşikler, ses titreşimleri, mantar ağları ya da ışıkla haberleşme gibi çeşitli yöntemler kullanılmakta. Araştırmalar gösteriyor ki, bir böcek veya bir bakteri saldırısı altındaki yapraklar gaz yayarak hem aynı bitkideki yapraklara hem de komşularına kendilerini korumaları için uyarıda bulunmaktadır. Ortalama 30-40 cm civarında olan bu uyarı menzili, bitki çeşidine göre değişebilir.

Açıkça bilinmektedir ki, bitkiler insanlar gibi koku alma duyusuna sahip değildir. Ama birçok bitki, fizikî olarak kokulara tepki vermektedir. Bitkiler, havadaki kimyevî molekülleri farklı şekilde algılayıp fizikî tepkiye dönüştürürler. Belki de bizlerin duyamadığı bazı kokular; bitkilerin, bitkiler veya hayvanlarla haberleşmesinin başka bir yoludur.

Araştırmacılar, bazı bitkilerin ses titreşimleri aracılığıyla iletişim kurduğunu ve çevreleri hakkında bilgi topladıklarını keşfetmişlerdir. Bitkiler, ayrıca araştırmacıların mekanizmasını henüz tam anlayamadıkları bir iletişim sistemi aracılığıyla haberleşiyorlar. Bu iletişimin, hücreler içindeki nano mekanik salınımlarla ortaya çıkan akustik sinyallerle yapıldığı tahmin edilmekte.


Dilleri olurda interneti olmaz mı?
Toprağın altını kaplayan mantarlar, bitkilerin köklerini birbirine bağlayan ve bu sayede iletişim içinde olmalarını sağlayan bir internet rolü üstleniyor. sandığımız gibi bitkiler oldukları yerde sessizce büyümüyorlar. Mantar ağına katılarak, komşuları ile besin ve bilgi paylaşımında bulunuyorlar; ya da hoşlanmadıkları bitkilere zarar vermek için zehirli kimyasallar yayabiliyorlar. Uzmanlar bu tabloyu "wood wide web" olarak tanımlıyor. Yani doğanın interneti... Ve gördüğünüz gibi doğanın internetinde bile siber suç mevcut!

Mantar ağları bitkilerin köklerine yerleştikleri gibi, birbirinden uzak bitkiler arasında da bağlantı sağlayabiliyor. James Cameron'un Avatar isimli filminde de, ormanda yaşayan tüm mekanizmalar biribiri ile iletişim içindeydi. Ağaçların kökleri arasında bulunan elektrokimyasal bir iletişim ile konuşabiliyor, kaynakları yönetebiliyorlardı. Gerçek yaşama döndüğümüzde de bunun aslında hayal ürünü olmadığını görüyoruz.