Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü

Karalama Defteri

Başlatan isiklidusler, 30 Eylül 2014, 03:38:13

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#630
Sybleman,

"Tgur abi bu genişleme hali gece boyunca aktif sürekli..
Ve sanki rüyalar rüya değil. Bilinçli bir şeyler yapıyorum sürekli. Senin de bu genişleme hali böyle miydi geceleri? Sanki gittikçe kalıcı hal alıyor gibi."

Demişsin cevapta geciktim,
Bu haller kişiye özeldir ,her kişinin bilincinde olan kelimeler veya aşina mizansenler de keza,bu yolla BH ve KH seslenir, ayırmak ve inanmak senin seçimine bağlı bu konuyu çok dile getirdim,şunu çok iyi bilmek gerekir ki KH insanı bu aldatış senaryolarında çok iyi hisettirir,başıma çok geldi ve çok aldandım,

Olayı ağır tecrübeler geçirdiğimden bütün çıplaklığı ile anlatmaya çelışıyorum ,tek kurtaran bu muameleye maruz kalanın kişinin bilgiyle genişleyen farkındalığı ,yoksa bu aldatışlara kanıp kendini kaybeden çok obsede varlıkla karşılaştım ,onların çoğu  takıldıkları ben mesihim ben şuyum buyum olayından sıyrılamadılar,

Bu arada farkındalığı geliştiren en önemli bilgi yumağı olarak K.ları buldum ,yoksa ramthada ,oshodo ve ilh. çok dolaştım tetkik ettim K.lar bu bilgilenme macerasında en hakiki ve yüzde yetmiş de olsa şimdilik bence üst seviyede kanaatimce.



sybleman

#631
Sağol Tgur abi yorumların için. Evet bu durumda kanal gayet açık oluyor. Dediğin gibi dikkatli yaklaşıyorum. Negatif bağlantıda sadece kanal değiştirir gibi, kapatıyorum.

K'lar konusunda katılıyorum. 2000'lere kadar olan kısıma biraz şüpheli yaklaşıyorum. Ra'da oldukça faydalı bilgiler mevcut benim açımdan o da faydalı oldu. Ve sevgi hissetmek istediğimde Pleiades çok iyi geliyor. Anlatış şekli o kadar rahatlatıyor ve o kadar sevgi dolu ki.

Tgur

#632
Evet dostum,Pleiades yumuşak ifadelerle ve genel olarak konuları açar ve objektifliği her bölümünde görebiliriz,o duygu biraz RA bilgilerinde de devam eder ama RA keskin açıklamalara da başlar,

Tarotla ve ilgi duyulan majik bilgilere ait sorularla olay ağdalaşır,en sondaki bölümdeki keskinlik ve gerçeklerin açıklanması  kitap hazırlayanların hoşuna gitmemiş ve onu biraz sansürlemişler, yakınlarda o yayınlanması istenmeyen bölümler ve Don Elkins in intiharı hakkında bir yorumumda çıkarımlar yapmıştım,(YORUMLAR LXXXIV)

K.da bu bilgilerle senelerce haşır neşir olmuş Laura ve celse mensuplarının zamanla gelişen bilinçleri ile  her konudaki soruları ile gerçekler bütün külliyatı ile ortaya serilmiş ama hala sorulacak sorular ve açıklanacak gerçekler olduğunu  görebiliyorsunuz,

Soruların sorulması ve verilenin yorumlaması ayrı bir çalışmaya davet ediyor, Laura bu konuda çok geniş çalışmalar yaptığından ve bu konuda kendine yönelen negatif ve kabul etmeyen ataklara rağmen yolundan şaşmamış bir çok kitap ile anlatılanları zenginleştirmiştir bu bizim için bilhassa lisana vakıf olanlar için bulunmaz nimet,

Sonuçta bu bilgileri acizane değerlendirmelerimiz ile bu şekilde toparlayıp anlatmaya çalışıyorum, mükemmeliyeti bu hususta değerlendirmesi daha geniş olan dostlar bilinçlerinde yapar ,benim senin hakkında vurgulamaya çalıştığım husus kanal obsedasyonu hakkında

Gösterilen ve çok iyi hissetirilen mizansenlerle ve zihni çalıştırıp bilinci meşgul eden sözlerle dolu KH nın çok ataklarına maruz kaldım ve neticede bunların bu kadar tatlı ve olağan üstü olduğunu görüp doğrudur ve düzgün bilgilerdir damgasını vurdum ve senelerce başka insanları da bu yolda etkilemeye çalıştım,

Hatalı imişim,
Belki başıma gelen çeşitli yoğun bakımları gerektirecek hastalıklar ve zelzeleye maruz kalıp evimden olmam bu işin karma borcu veya ben öyle sanıyorum, bilinmez,

Endişem ,aynı tuzağa düşülmemesi..


sybleman

#633
Anlıyorum Tgur abi. Bu konuyu ben de çok düşündüm. Evet bir şeyler görüyoruz, bir kısmı çıkabiliyor. Ama değişken olması sebebiyle zaten bir anlamı olmuyor. Sadece olasılıklar.

Bir de bunları anlatmak mevzusu var. Dediklerini çok iyi anlıyorum. Üzerimizde bir karma oluşturuyor. Bunu da çok düşündüm ve haklısın evet.
Ve belki de anlattıkça daha fazla negatif manipülasyona maruz kalıyoruz.

Tgur

#634
Okumaya devam et dostum en doğru yolu yine kendin bulacaksın selam..

bozadi

#635
Deneyimlerini ve sorgulamalarını paylaştığın için teşekkürler sybleman. Geçiş konusunu "4y'ye geçiş"ten ziyade "BH'ye geçiş" olarak ele alırsak, meselenin biraz daha basitleceğini, karmaşaların azalacağını tahmin ediyorum. BH pozitifliktir. Yani geçişten, hasattan, mezuniyetten bahsederken, "pozitifliğe" mezuniyetten bahsediyoruz. Ve burdan da şu sonuç çıkıyor ki, şu anda hiç birimiz gerçek manasıyla pozitif değiliz. Temelde tüm sorunlarımız yeterince pozitif olmamaktan kaynaklanıyor.

Konuyu tartışmayı, üzerinde düşünmeyi zorlaştıran başlıca faktörlerden biri, halihazırda devam eden toplumsal yaşam şeklimizin, gerçekten pozitif olmayı, gerçekten iyi olmayı pek desteklemeyen, daha ziyade egosallığı destekleyip pekiştiren epeyce nitelik taşıyor olması.

Kıyamet dediğimiz şey de inşallah bu sorunu azaltacak diye ümit ediyoruz. Yani mevcut toplumsal yaşam şeklimizi sürdürmek giderek imkansızlaşacak ve tırmanan bir sürü zorluğa, yıkıma, felakete rağmen, yeni bir yaşam şekli üzerinde düşünme ve benimseme, adanma konusunda daha fazla "mecburiyet ve imkan" bulacağız.

Paylaştığın sıradışı deneyimler, öngörüler ve sorular elbette ki çok değerli ve bu forum için hiç de yabancı, tuhaf, beklenmedik veya anormal şeyler değil. Ama deneyim ve soru dizilerini incelediğim zaman, kapanmak bilmeyen bir boşluğu doldurmak için telaş içinde mücadele ediyormuşsun gibi bir izlenim ediniyorum.

O nedenle, meselelerin basit özüne dönme ihtiyacı görüyorum ki, bu ihtiyacı sadece senin için değil, kendim başta olmak üzere hepimiz için de görüyorum. Bu nedenle bu vesileyle bu paylaşımı yapmak istedim.

Varoluşta hiçbir şey çok gizemli değildir. Herşey özü ve geneli itibariyle çok basit ve apaçık ortadadır. Hayatımızda eksik olan başlıca şey "pozitiflik"tir. Pozitiflik varlıktır ve dolayısıyla tüm bilginin özü ve kendisidir. 4. yoğunluğun ve BH'nin adeta kimliği olan "sevgi" de pozitifliğin, varlığın ifadelerinden biridir.

Sorunlar, sorular, bilinmeyenler de hayat deneyimimizin içerikleri arasında elbette ama bazı temelleri sağlam oturtmazsak, sorularla, sorunlarla, bilinmeyenlerle sonsuza kadar da boğuşsak, zarardan başka bir netice elde edemeyiz çünkü egosal bir kısırdöngüye kapılmış oluruz.

Ego hepimizin halihazırda mücadele etmekte olduğu bir sorun. Ortak sorunumuz. Ve bu sorun da tabi ki pozitiflik eksikliğinden, varlık eksikliğinden, varlık özümüzle bağlantımızın zayıflığından kaynaklanıyor ve toplumsal yaşam şeklimiz de bu derdi çözmeye pek yardımcı olmuyor. Bu nedenle bu forumda birbirimize yapabileceğimiz başlıca iyilik de, pozitiflik temel konusunu gözden kaçırmadan, onunla bağlantımızı koparmadan devam etmektir sorunlarla ve sorularla olan maceramıza.


bozadi

#636
Pozitif olmaktan ne anladığımız üzerinde biraz yoğunlaşmaya çalışmamızın, bu anlamda çok faydalı olacağına inanıyorum. Sadece bir öneri tabi ki.

Tgur

#637
Bozadi çok güzel olaya mana kattı,

Görüldüğü gibi her BH yolunda gidenin idraki bir gurup DNA nı intron durumundan çıkıp açılımı demektir ,senin ve hepimizin kabilesi bu site mensuplarıdır evrensel açılıma senin gibi saf ve büyük bir masumiyetle açılanı teşvik ve takdir etmektedir,bu yöndeyiz..


sybleman

#638
Alıntı YapC: Sizce Hristiyanlığı yok etmeyi nasıl mümkün hale getirebilirler?
S: (L) Tam da şu anda yapmakta oldukları şeyi yaparak. Bir muhalefet oluşturmak ve sonra da onu ezilmiş bir azınlık olarak savunmak.
(Joe) Bir medeniyetler çatışması olacak gibi görünüyor ama esas mesele bu değil. Bugün sosyal medyaya baktığında, Hristiyanların temelde
atavist, ırkçı, gerici kaçıklar olarak suçlandıkları bir noktaya ulaşmış durumdalar.
(Artemis) Sanırım konuşmak istiyorlar...
C: Plan hep buydu. Dikkatli olun! Meyve verme aşamasına geliyor ve yalnızca uyanık ve farkında kalanlar yoluna devam edebilir. KH
güçleri, farkındalığı ve yeni bir gerçekliğin tohumlanma olasılığını ezmeye kararlı.
S: (L) Yani diyorsunuz ki ve sanırım bunu daha önce de söylediniz, bir grup insanın antenlerinin ayarlanmasının önemi, uyanık ve farkında
kalmanın önemi, yaratıcı enerjilerin alıcısı haline gelecek olmaktan kaynaklanıyor, değil mi?
18 Mayıs 2019
1606
C: Evet evet evet!!!
S: (Joe) Bilgiye veya belirli bir dünya fikrine veya kavramına tekabül eden belirli bir farkındalığa sahip kişiler yeni bir gerçekliğin yapı
taşlarını mı oluşturuyorlar?
C: Sonuna kadar dayanacak olanlar kurtarılacak değil; sonuna kadar dayanacak olanlar başkalarını kurtaracak. Yeni gerçekliğin öncü
kolunun bir parçası olmayı seçenler arasında bulunmak sizin seçiminiz!!!
Hoşçakalın.
(L) Bu mesaj sanırım bu celseyi okuyan herkese yönelik.
(Andromeda) Tek mesele hayatta kalmak veya dayanmak değil.
(L) Hayatta kalmak ve diğerlerine hizmet etmek!

Antenleri ayarlayıp, hayatta kalıp, diğerlerine hizmet etmek :) Sanırım doğru anlıyorum değil mi? O zaman tespitlerim doğru gibi duruyor. Enerjileri alabilmek, depolayabilmek ve gerektiğinde kullanabilecek durumda olmak önemli hale gelecek.

sybleman

#639
Büyük bir artci depremdi gece de elazigda 7 tane 5 şiddetinde oldu. Deprem fırtınası dedikleri şeyi yaşıyoruz sanırım.

Deprem Ağı adında bir android uygulaması var öneririm. Eğer deprem merkezinde değilseniz size ulaşmadan önce uyarı verebiliyor. 15 , 20 sn önceden alarm ile uyarı sağlıyor.

bozadi

#640
Alıntı Yap
Orjinal Mesajı Ekleyen sybleman

 Antenleri ayarlayıp, hayatta kalıp, diğerlerine hizmet etmek :) Sanırım doğru anlıyorum değil mi?
Bu deprem sürecinde, "başkalarına hizmet"le ilgili önemli bazı deneyimler yaşandığını ve halen de yaşanmakta olduğunu algılıyor, tahmin ediyorum.

Bazen sadece bireysel olarak pozitifliğe adanmamızın ve onunla özdeşleşmemizin bizi BH'ye yaklaştıracağını düşünüyorum ve bunu savunuyorum ama nadiren, hayatımızı doğrudan ve tamamen "başkalarına hizmete" adamanın apaçık bir şekilde BH'leşmenin en doğrudan ve en kesin yolu olduğunu hatırlıyorum. Çıkış noktası olarak birbirine zıt görünebilen bu iki yaklaşım aslında birbirini tamamlayıcı muhtemelen; zamana, duruma göre biri diğerinden daha imkanlı ve elverişli oluyor benim deneyimlerime göre.

Ama şu an bir ölçüde yine ilhamını almışken hazır, bunu tekrar vurgulamak istiyorum. Hayatımızı tamamen başkalarına hizmete adamak mümkün ve hatta bence matrix/ego ilüzyonundan özgürleşme/kurtuluş için en doğrudan, en kesin yöntem.

Beş dakikanızı ayırıp bir niyet çalışması / denemesi yapmanızı öneririm. Daha doğrusu, yalnızca birkaç saniyeliğine de olsa, varlığınızı tamamen iyiliğe, iyileştirmeye, şifaya adadığınızı hayal etmenizi, buna niyet etmeyi denemenizi tavsiye ediyorum. Bu sırada dikkat odağınız kendi şahsi meseleleriniz üzerinde olmasın. Sadece hayatınızdaki herkese, yakından uzağa erişebileceğiniz herkese iyilik, şifa dağıtma niyetini geçirmek gönlünüzden. Hayatınızın, varlığınızın başka hiçbir amacı olmadığını, bundan sonra her saniyenizi mutlak şekilde sadece bunun için yaşadığınızı, yaşayacağınızı hayal etmeye çalışın.


bozadi

#641
Buna samimiyetle niyet edip bunun ilhamını alsak bile bu deneyim tabi ki çok uzun sürmeyecektir ama tohum görevi görebilir bence.

sybleman

#642
Kesinlikle katılıyorum, Ra'da şöyle demişti, üst boyutu kısa bir an bile olsa deneyimleyebilenler onun tadına varanlar hasat edilecektir. O frekansı bilip ona doğru çekilme hissedecekler.

O kısa andaki farkındalık ve üst boyutun neye benzeyebileceği düşüncesi bile çok büyük bir algı oluşturuyor. Kesinlikle katılıyorum.

Bu şifa meditasyonu ben de çok yapıyorum.

Ayrıca anlattığına benzer bir şekilde, kollektif bilinç nasıl bir şey olabilir, nasıl hissettirebilir algısını denemeye çalışıyorum, onu hissetmeye çalışıyorum.

Şifa meditasyonu durumunda bu ara kafamı kurcalayan bir durum var. Toplu şifa veya enerji çalışmalarına denk gelmişisinizdir. Bunlardan huylanmaya başladım açıkçası. KH manipülasyonlarının ne kadar sinsi olabileceğini düşünürsek, bu tarz toplu çalışmalara dikkat etmek lazım gibi. Toplu çalışmalarda çok büyük enerjiler ortaya çıkıyor, onu kanallayıp kendileri için kullanabilirler. Bizim ruhumuz bile duymaz, iyilik yapıyoruz derken negatife hizmet etmiş olabiliriz.

Bence kolektif bilinci deneyimleyebildiğimiz anda, kendi ruh grubumuzla bu tarz çalışmaları kendiliğinden yapacağımızı düşünüyorum.

sybleman

#643
bozadi sence şifa meditasyonundaki gibi, işte önce kendimizi sonra evimizi, sonra ülkemizi şeklinde beyaz ışığa almaki, korumak, sevgi göndermek gibi eylemler doğru bir eylem midir?

Şimdi K'ların söylemine denk geldim. Sanki BH olmadığımız sürece bu manipüle edilebilir bir enerji gönderimi mi oluyor, bunu yapmamak mı lazım?

 
Alıntı YapS: (L) Eddie diyor ki: "Gördüğün gibi ben sevginin gücüne inanıyorum. Henüz anlayamadığım şeyleri anlamaya açık olmaya çalışıyorum.
Belki de burada sizinle birlikte olmamın nedeni de budur. Bu konu hakkında biraz daha konuşabilir miyiz?
Kasyopyalıların sevgi konusunda söyledikleri hakkında?" Sevgi hakkındaki alıntıları ve ayrıca bilginin sevgi olduğu, ışığın bilgi olduğu
hakkındaki yorumlarınızı bir araya getirdim. Buna ekleyebileceğiniz başka birşey?
C: Hayır, çünkü alıcı almak istemiyor.
S: (L) Tamam. S şöyle bir yanıt verdi: "Eddie, Kasyopyalıların sevginin ifadesiyle ilgili kavramlarının yarattığı paradoksa değinmiş olmandan
dolayı teşekkür ederim. BİLDİĞİMİZİ sanıyor olabiliriz ama sadece deneyimlediğimizi biliyoruz.
Kasyopyalıların bizim 3. yoğunluğumuza veya boyutumuza yeterli kavrayışı sunabilmesinin çok zor olabileceğini hissediyorum. [...] Benim
buradaki paradoksla ilgili fikrim şu: Eğer kişi genel bir eğilimle Evrene sevgi yayıyorsa, bu bilinçli bir şekilde sınırlandırılmış veya
yönlendirilmiş bir sevgi değildir, ki en azından kendi adıma, böyle birşeyi yapamam. Çoğu "zaman" çoğumuzun içinde bulunduğu durum
da bu. Grupları veya bireyleri ayırt edebilmek, sürekli tanımlama durumunda olmak benim kavrayışımın çok ötesinde çünkü bu büyük
ölçüde zaten bilinç dışı şekilde yapılıyor ve benim sevgi gönderme deneyimim de öyle denebilir. Bir kişi Bodhisattva olmadıkça, sevgi
muhtemelen ancak bir bireye odaklandığı zaman daha büyük bir yoğunluk içerebilir. Niyetlenilen alıcının almaya hazır/muktedir olduğunu
nasıl bilebiliriz? [...]" "Almak"... Bence bu bir ipucu: Niyetlenilen alıcının sevgi enerjisine duyarsız kalması veya kendini bu enerjiden
sakınması da mümkün. Özgür irade.
C: Evet.
S: (L) Eğer gönderilen şey gerçekten "sevgi enerjisi" ise, bu enerji KH varlıkları tarafından bozundurulur mu?
C: Belki.
S: (L) S sonra da şöyle diyor: "Kişisevgiyi özel olarak belirli bir bireye yönlendirdiğinde, bu sevgi tamamen serbest birşekilde veya yargılayıcı
bir şekilde veya subjektif şekilde yönlendirilebilir..."
C: Hayır.
S: (L) "Evrene sevgi vermek genel anlamda en iyi yol olabilir, ama eğer kişi sevdiği birine odaklanırsa, bu sevgi ETKİLİ olabilir. Evren için de
eşit ölçüde etkili olabilir mi?"
C: Evren dengeye dayalıdır. Bu konuda yeteri kadar şey söylendi! Sonuç olarak: 3. yoğunlukta bulunuyorsunuz. Doğanız gereği KH'siniz. BH
adayı olabilirsiniz ama 4. yoğunluğa geçene kadar BH DEĞİLSİNİZ. 4. yoğunluk ve üstünde bulunana kadar bu kavramsallaştırma girişimlerinin
anlamını ASLA kavrayamazsınız.

 
Alıntı YapS: (L) Yanisenden istenmediği zaman sevgi verdiğinde, aslında veriyor OLMUYORSUN, öyle mi?
C: Genelde olduğu gibi, alıyor oluyorsun.
S: (L) "Alıyorsun" derken, ne alıyorsun?
C: Enerji, KH olarak.
S: (L) İstenmediği bir durumda birine sevgini vererek ondan nasıl enerji alabilirsin ki?
C: Çünkü bir KH aracı, başka birinin ihtiyaçlarına karar vererek BH adayı olmayı öğrenemez.
S: (L) Bunun enerji almayla ilgisini anlayamadım.
C: Çünkü o durumda gerçekleştirilen eylem kendini memnun etmeye yöneliktir. Eğer biri talep yokken, yani ihtiyaç yokken, "verirse", bu
bir özgür irade ihlalidir! Ve ayrıca, böyle bir senaryoda başka ne gibi bir motivasyon olabilir ki?!? Bunun hakkında dikkatli ve objektif bir
şekilde düşünün.
S: (L) Öyle bir senaryoda eğer biri istemeyen birine sevgi veriyorsa, bu diğerini değiştirmeye yönelik bir arzu olur. Yani kontrol etme arzusu.
C: Anladın!!
S: (L) Bir de şöyle diyor: "Evet, herşey derslerden ibaret ve eğer bir kişi belirli bir yolu seçmişse, onun gidip öğrenmesi gerekeni
öğrenmesine izin verilmesi gerekir. Ama diyelim ki bu gerçekten sevdiğin birine oluyor. Ve diyelim ki o kişi öyle bir durumda ki, bir cinayet
işlemeye doğru gidiyor. Eğer bu kişiye, bilinçli olarak farkında olmadan bile olsa sevgi gönderirsen, bu o cinayeti durdurmak için gerekli
enerjiyi (etkiyi)sağlamaz mı?" Yorum lütfen.
C: Hayır hayır hayır!! Hatta, böyle bir enerji transferi sonucu daha da şiddetlendirebilir.
S: (L) Ne şekilde?
C: Alıcı dengesiz dalgalara dayalı hareket edebilir.

Yani aslında hem onların karmasını etkilemiş, hem de istemeyen birine sevgi ve koruma göndermiş oluyoruz. Öyle değil mi?

Bunu uzun süredir düşünüyorum ve içgüdüsel bir şekilde sadece kendime yapmaya çalışıyorum, bilmiyorum. Mesela takip ettiğim Mukaddes başdil, sinemcansev var. Sürekli bu tarz meditasyonlar ve çalışmalar yapıyorlar. Saatli ve düzenli.

Bu tarz çalışmalar KH müdahalesine açık gibi geliyor bana.

Sizin düşünceleriniz neler açıkçası merak ediyorum.

sybleman

#644
Düşünürsek 6y dekiler bile soru sormadan cevap veremiyorlar, yardım istemeden yardım edemiyorlar. Özgür iradeye çok dikkat ediyorlar.

Kaş yapalım derken, göz çıkartıyoruz sanki.

Bu bir metafizik savaşsa bizim bir gücümüz var mı? Olanları veya etkilerini azaltmada bir gücümüz var mı?

Kitle bilincine geçmeyi başarmamız lazım ama sanırım onun için herkesin önce aynı şeyi istemesi gerekiyor. Sonrasında belki kendimizi iyileştirme, sevgi gönderme, enerji paylaşma gibi şeyleri yapabiliriz gibi geliyor.