Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü

Basından

Başlatan Mordevrim, 14 Haziran 2009, 20:36:28

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

#75
UFO bu kez Zonguldak'taydı!

İngiltere'de yaşayan gurbetçi İbrahim Papila, tatilini geçirmek üzere geldiği Zonguldak'ta UFO gördüğünü iddia etti. Ufo olarak tanımladığı ve fotoğraf makinesi ile görüntülediği nesneyi Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref de gördüğünü söyledi.

İngiltere'den Zonguldak'a tatilini geçirmek üzere gelen 42 yaşındaki İbrahim Papila, Mithatpaşa Mahallesi Rüzgarlı Sokak'taki evinin balkonunda otururken tanımlayamadığı bir gök cismi gördü. 28 Temmuz 2009 tarihinde akşam saat 19.11'de yaşanan olayı hemen İngiliz eşi ve üç çocuğuna haber veren Papila, fotoğraf makinesi ile bilinmeyen gök cismini görüntüledi.

FOTOĞRAFLARINI ÇEKTİK

Denizin üzerinde yaklaşık 3 dakika duran cisim daha sonra bir anda ivme kazanarak bulutların arasına yükseldi. Çok güçlü bir ışık yayan UFO'nun daha sonra gökyüzünde yükselerek gözden kaybolduğunu söyledi. UFO'yu gördüklerinde son derece heyecanlandığını söyleyen Papila, "Eşim ve çocuklarımda bir hayli şaşırdı. O sırada kamera görüntüsü çekmek aklımıza gelmedi. Daha sonra oğlum bilinmeyen cisim geri gelir diye kamera görüntüsü çekti ama bir daha göremedik. Daha önceleri televizyon haberlerinde benzer durumları izliyordum, Herkes gibi benim de tereddütlerim vardı. Ancak, artık daha farklı düşünüyorum. Çektiğim fotoğrafı İngiltere'ye götürüm gök bilimcilerle paylaşacağım. Yaklaşık 2 ay önce İngiltere'de de benzer bir durum yaşanmıştı. İngilliz bilim adamları 2009'da bilinmeyen gök cisimlerinin daha sık görüneceğini iddia ediyor" dedi.

DİMDİK HAREKET EDİYORDU

Papila UFO'nun gökyüzünde 10-15 saniye durduktan sonra dimdik şekilde yukarı doğru çıktığını ve orada da yine biraz durduktan sonra yine dik olarak hareketlenip gözden kaybolduğunu söyledi.

ZONGULDAK BELEDİYE BAŞKANI DA UFO GÖRDÜ

Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref, Haber Türk'e yaptığı açıklamada kendisinin de yaklaşık 2 hafta önce Zonguldak limanı üzerinde UFO gördüğünü belirterek, "Benim gördüğüm ışık kümesi 4-5 taneydi. Ama kesinlikle uçak ya da balon değildi. Hemen telefonla yakın arkadaşlarımı arayıp onlara denizin üzerine bakmasını söyledim. Onlar da benim gördüğüm cisimleri gördü. Gökyüzünde yıldızlardan daha büyük görünen ve ışık saçan cisimler doğudan batıya doğru gidiyordu" dedi.

www.stargundem.com

Gregorsamsa

#76
Manşet, manşet, manşet! İngiliz televizyonlarından BBC'nin canlı yayınında aniden görünen UFO, izleyenlerde paniğe yol açtı.

LONDRA -  BBC'nin canlı yayınında aniden görünen UFO, kelimenin tam anlamıyla manşete çıktı.
BBC Look North'un sunucusu Colin Briggs kahvaltı haberlerini sunarken, arkasındaki Tyne nehrini canlı olarak gösteren ekranda ortaya çıkan hareketli parlak nesne dikkatli gözlerden kaçmadı.
Yaklaşık 45 derecelik bir açıyla yukarı doğru hareket eden beyaz ışıklı nesne ekranın solunda ortaya çıktı ve Newcastle'ın Millenium Köprüsü'nün geniş kemerinin altından geçerek ekranın sağ üst köşesinde görüntüden çıktı.

Gizemli nesneyi sadece BBC'nin söz konusu programını izleyenler görme şansına sahip olurken, arkası ekrana dönük oturan Colin Briggs her şeyden habersiz haberlerini sunmaya devam etti. (AA)

http://www.gazeteport.com.tr/YASAM/NEWS/GP_516878
http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/08/07/bbc.canli.yayininda.ufo.gorundu/538249.0/index.html
 

Gregorsamsa

#77
Domuz gribi aşısında kanser tehlikesi!
07.08.2009 - 15:47

Alman Bild gazetesinin haberine göre, Avrupa Konseyi Sağlık Komitesi Başkanı ve Alman Meclisi Sağlık Komisyonu üyesi, dahiliye uzmanı Dr. Wodarg, Almanya'da deneme aşamasında olan domuz gribi aşısının tehlikeli olabileceğine işaret ederek, aşıda hayvansal kanserli hücrelerin kullanıldığını kaydetti.

BERLİN - Alman milletvekili Dr. Wolfgang Wodarg, "domuz gribi pandemisi korkusunun bir mizansen olduğunu" savunarak, deneme aşamasındaki domuz gribi aşısının muhtemel yan etkilerinden endişeli olduğunu belirtti.
Alman Bild gazetesinin haberine göre, Avrupa Konseyi Sağlık Komitesi Başkanı ve Alman Meclisi Sağlık Komisyonu üyesi, dahiliye uzmanı Dr. Wodarg, Almanya'da deneme aşamasında olan domuz gribi aşısının tehlikeli olabileceğine işaret ederek, aşıda hayvansal kanserli hücrelerin kullanıldığını kaydetti.
Alerji riskinin olup olmadığının bilinmediğini ifade eden Wodarg, bundan daha da önemli olarak, bu kanserli hücrelerin kullanımındaki en ufak bir hatada, aşılanan kişinin kanser olma ihtimali bulunabileceğini belirtti.
'İLAÇ ENDÜSTRİSİNİN İŞİ'
Pandemi korkusunun bir mizansen olduğu görüşünü savunan Wodarg, "Bu, ilaç endüstrisinin dev bir işi" ifadesini kullandı.
Domuz gribinin diğer grip salgınlarından farklı olmadığını öne süren Wodarg, aksine domuz gribindeki vaka sayısı diğer grip dalgalarındaki vaka sayısıyla kıyaslanırsa bunun "devede kulak" kalacağı görüşünü dile getirdi.
Wodarg, domuz gribi konusuna dikkatlice, ancak "fazla heyecan yaratmadan" yaklaşmak gerektiğini belirtti.
Wolfgang Wodarg ayrıca, bugüne kadar aşı üreticilerinin, sonbaharda kaç aşı satacaklarını bilmediklerini, ancak şimdi Alman hükümetinin ilaç sanayisine satın alma garantisi verdiğini kaydetti.
Bu arada Almanya'da demene aşamasında bulunan domuz gribi aşısının uygulanmasından sorumlu olan Paul Ehrlich Enstitüsünün Başkanı Johannes Löwer de domuz gribi aşısının yan etkilerinin normal grip aşılarının yan etkilerinden daha ağır olabileceğini kaydetti.  (AA)
 

Tiversonus

#78
Piramidin 220 metre yüksekliğinde olduğunu tahmin ediyor

VISOKO - Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'nın 30 km kuzeyindeki Visoko kasabasında 650 metre yüksekliğinde bir tepe, altında piramit olduğu düşüncesiyle kazılıyor. Tüm tepenin kazılmasıyla gün ışığına çıkacak muhtemel piramit, Avrupa'daki ilk piramit olacak.

Araştırmayı yürütün Boşnak arkeolog Semir Osmanagiç, tepeden gün ışığına çıkan ilk taşları göstererek, "İşte bunlar Avrupa'nın bulunan ilk piramidinin duvarları" şeklinde konuştu. Osmanagiç, gün ışığına çıkan kısım için, "Son derece pürüzsüz bir yüzeye sahip, bunlar insan yapımı olmalı, taşlar küpler halinde kesilip cilalandıktan sonra yerleştirilmiş" diye konuştu.

Boşnak arkeolog Osmanagiç, piramidin 220 metre yüksekliğinde olduğunu tahmin ediyor, bu hesaba göre Bosna'daki piramit Mısır'daki Gize piramitlerinden daha yüksek olacak.

GİRİŞ KAPISI VE TÜNELLER

Daha önce yapılan keşiflerde, arkeologlar tepeyi oluşturan toprak katmanının altında taştan bir giriş kapısı ve buna bağlı bir tünel gördüklerini ifade etmişti. Uydu görüntüleri ve termal fotoğraflarda da, tepenin içinde piramit benzeri bir yapı olduğu teyit edilmişti.
Boşnak arkeologlar tepenin altındaki yapının tünellerine girdi.

Tepenin kazısına yakınlardaki kömür madeninden işçiler de katılıyor. Yaklaşık 6 ay sürmesi beklenen kazıya Mısır'dan piramit uzmanları da katılacak. Tepenin içinden çıkacak piramidin Avrupa'da bulunan ilk piramit olması bekleniyor.

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/370029.asp

Not: Mısır'daki Büyük Piramit tamamlandığında yüksekliği 146.59 metre idi.

http://www.youtube.com/watch?v=51NrRFPav8k&feature=related

Alemtac

#79
Piramidin 220 metre yüksekliğinde olduğunu tahmin ediyor

VISOKO - Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'nın 30 km kuzeyindeki Visoko kasabasında 650 metre yüksekliğinde bir tepe, altında piramit olduğu düşüncesiyle kazılıyor. Tüm tepenin kazılmasıyla gün ışığına çıkacak muhtemel piramit, Avrupa'daki ilk piramit olacak.

Araştırmayı yürütün Boşnak arkeolog Semir Osmanagiç, tepeden gün ışığına çıkan ilk taşları göstererek, "İşte bunlar Avrupa'nın bulunan ilk piramidinin duvarları" şeklinde konuştu. Osmanagiç, gün ışığına çıkan kısım için, "Son derece pürüzsüz bir yüzeye sahip, bunlar insan yapımı olmalı, taşlar küpler halinde kesilip cilalandıktan sonra yerleştirilmiş" diye konuştu.

Boşnak arkeolog Osmanagiç, piramidin 220 metre yüksekliğinde olduğunu tahmin ediyor, bu hesaba göre Bosna'daki piramit Mısır'daki Gize piramitlerinden daha yüksek olacak.

GİRİŞ KAPISI VE TÜNELLER

Daha önce yapılan keşiflerde, arkeologlar tepeyi oluşturan toprak katmanının altında taştan bir giriş kapısı ve buna bağlı bir tünel gördüklerini ifade etmişti. Uydu görüntüleri ve termal fotoğraflarda da, tepenin içinde piramit benzeri bir yapı olduğu teyit edilmişti.
Boşnak arkeologlar tepenin altındaki yapının tünellerine girdi.

Tepenin kazısına yakınlardaki kömür madeninden işçiler de katılıyor. Yaklaşık 6 ay sürmesi beklenen kazıya Mısır'dan piramit uzmanları da katılacak. Tepenin içinden çıkacak piramidin Avrupa'da bulunan ilk piramit olması bekleniyor.

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/370029.asp

Not: Mısır'daki Büyük Piramit tamamlandığında yüksekliği 146.59 metre idi.

http://www.youtube.com/watch?v=51NrRFPav8k&feature=related
 

Alemtac

#80
Yurdun çeşitli yerlerinde, şiddetli yağış yaşamı olumsuz etkiledi.

Kastamonu:
İlçe merkezi ve köylerinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle çok sayıda sayıda ev ve işyerini su bastı.

İlçe merkezindeki cadde ve sokaklar adeta dereye döndü.

Trafik aksadı, sürücüler zor anlar yaşadı.

İlçede bir saat elektrik kesinti oldu. Selden tarım alanları da zarar gördü.

Osmaniye:
Kadirli ilçesinde, etkili şiddetli yağış nedeniyle bazı ev ve iş yerinde su baskınları meydana geldi.

Yağış nedeniyle Kamil Kara Bulvarı üzerindeki araç ve yayaların kullandığı Çifte Köprü'de ise çökme meydana geldi.

Yağışlar nedeniyle yollarda oluşan su birikintileri nedeniyle araçlar güçlükle ilerledi. Belediye Başkanı Ömer Tarhan, yaklaşık 100 civarında ev ve iş yerinde su baskını olduğunu belirtirken, Çifte Köprü'deki çökme nedeniyle de trafik akışının kontrollü olarak yapıldığını bildirdi.

Adıyaman:
Hava sıcaklığının 40 dereceye yaklaştığı Adıyaman'da, öğleden sonra başlayan şiddetli rüzgar ve sağanak yağış, Atatürk Bulvarı üzerindeki ağaçların devrilmesine, bazı iş yerlerinin tabelasının ve çatılardaki kiremitlerin uçmasına neden oldu.

Yaklaşık 40 dakika kadar süren sağanak yağış ve rüzgarın etkisiyle elektrik tellerinin koptu, kentin büyük bölümünde elektrik kesintileri yaşandı.

Karadeniz:
Batı Karadeniz kıyılarında kuvvetli gök gürültülü sağanak bekleniyor.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nden yapılan meteorolojik uyarıda, Zonguldak, Bartın, Amasra, Cide, Doğanyurt, İnebolu, Abana, Çatalzeytin ve Türkeli çevrelerinde saat 13.00'e kadar kuvvetli gök gürültülü sağanak beklendiği kaydedildi.

Vatandaşlar ani sel, su baskını ve yıldırımlara karşı uyarıldı.


İstanbul:
İstanbul'da etkili olan sağanak yağış nedeniyle bazı sahil yollarını, alt geçitleri ve meydanları su bastı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi alınan bilgiye göre, Yenikapı Tren İstasyonu alt geçidi, Yenikapı Namık Kemal alt geçidi, Eminönü Nimet Abla Sirkeci dönüşü, Eminönü Mısır Çarşısı önü, Unkapanı Köprü altı, Sirkeci Meydanı, Yenibosna Kuleli durağı, Balat sahil yolu, Bakırköy sahil yolu ve Samatya sahil yolu yağmurdan olumsuz etkilendi.

Su birikintisi oluşan yerlere, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekiplerince müdahale edildi.

Kapalıçarşı'daki Kuyumcular caddesinde de sağanak yağışın etkisiyle kanalizasyon patladı. Kanalizasyondaki sular, bir süre sonra Halıcılar Caddesi ile Sandal Bedesten Sokak'a yayıldı.

Meteoroloji İstanbul Bölge Müdürü Mustafa Yıldırım, sabah saatlerinde başlayan sağanak yağışın özellikle Anadolu Yakasında etkili olduğunu ve bu bölgede metrekareye 10 kilogram yağış düştüğünü belirtti.

Yıldırım, yağışlı havanın öğleden sonra Avrupa Yakası ve İstanbul Boğazı çevresinde lokal olarak etkili olacağını, akşam saatlerinde etkisini yitireceğini ifade etti.

Sıcak havanın, yağmurun etkisiyle 3-5 derece düşerek mevsim normallerine döndüğünü anlatan Yıldırım, yarın ve pazar günü hava sıcaklığının 28 derece hissedileceğini kaydetti.


Sinop:
Sinop'un Boyabat ilçesinde yağmurdan korunmak için sığındıkları yere yıldırım isabet eden aile fertlerinden 4'ü öldü, 4'ü yaralandı.

Cemellettin köyünde akşam saatlerinde meydana gelen olayda, Toksoy ailesi fertleri tarlada çalışırken başlayan sağanak üzerine tarla kenarındaki kulübeye sığındı.

Bu sırada kulübeye yıldırım isabet etti. Olayda, Nazmiye Toksoy (29), Kadir Toksoy (16), Musa Toksoy (5) ve Kadir Avcı (5) öldü.

Yaralanan Niyaze (24), Seher (4), Seyhan (11) ve Nazlı Toksoy (8) Boyabat Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kaymakam Yakup Tat, yaralılardan biri dışında diğerlerinin hayati tehlikesinin bulunmadığını söyledi.

Kuzey Bölgeleri:
Ülkemizin kuzey ve iç kesimlerinde kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak ve gökgürültülü sağanak şeklinde görülecek yağışların; öğle saatlerinden sonra Trabzon, Rize, Artvin ve Hopa çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklığı iç ve doğu bölgelerde 2 ila 4 derece azalacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacak.

Rüzgar genellikle kuzey ve kuzeydoğu, orta ve doğu Karadeniz kıyılarında kuzeybatı, güney kesimlerde batı ve güneybatı yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Kuzey Ege kıyıları ile yağış alan yerlerde yağış anında kuvvetli olarak esecek.

Kuvvetli yağış uyarısı!..

Yağışların öğle saatlerinden sonra Trabzon, Rize, Artvin ve Hopa çevrelerinde kuvvetli olması beklendiğinden oluşabilecek olumsuz şartlara karşı (sel, su baskını, heyelan, yağış anında kuvvetli rüzgar vb.) ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir.

CNN 07.08.09

 

Alemtac

#81
'Dünya' taşınıyor!

Gezegendeki ısınmaya çözüm arayan bilim insanları çareye dünyanın yörüngesini değiştirmekte buldu

CALIFORNIA - Bilim insanları dünyadaki ısınmayı engellmek için alışıla gelmişin dışında bir yol buldu.  Dünya'ya çarpacak bir kaç kuyruklu yıldız, sorunun çözümü olacak!

Ürkütücü fikrin saihibi NASA'nın beyin takımının önde gelen mühendis ve astronomları... Bu yöntemle Dünya'nın ömrüne 6 milyar yıl daha eklenmesi düşünülüyor.

California'daki NASA Araştırma Merkezi 'Ames' yetkilisi Dr.Greg Laughlin, bu fikrin kulağa geldiği kadar tehlikeli olmadığını söyledi. Olası bir astroid ya da kuyruklu yıldızın Dünya'ya çarpmasını engellemek için kulanılacak yöntemlerin aynısı Dünya'nın yörüngesini değiştirilmesi için de kullanılabilir. Sadece mükemmel zamanlama ve manevraya gerekiyor.

Dünya'yı fazla ısınmaktan kurtarmakta kararlı olan bilimadamları bu fikri basitçe, "bir kuyruklu yıldız ya da asteroide roket bağlayıp doğru zamanda ateşlemek" olarak tanımlıyor.

Dr.Laughlin ile meslektaşları Don Korycansky ve Fred Adams'ın önerdiği plana göre, öncelikle bir kuyruklu yıldız, roketlerin yardımuıyla Dünya'ya yönlendirelecek. Kuyruklu yıldızın Dünya'ya çok yakın bir yörüngeden geçirilmesi mümkün olursa, bu gezegenimizi taşıma planlarının da gerçek olacabileceğini anlamına geliyor. Laughlin, kuyruklu yıldızlar sayesinde Dünya'nın yörünge hızının arttırılıp, şimdiki konumuna göre Güneş'ten daha uzak ve daha uygun bir yörüngeye çekilmesinin çok da uzak bir ihtimal olmadığını söyledi.

EN UFAK HATA SONUMUZ OLUR

Bu kadar kolay gibi gözükse de fikir bir çok bilim adamını düşündürüyor.Yüz kilometrekare yarıçaplı bir cismin Dünya'ya çok yaklaşmasından ötürü gezgegenimizde meydana gelecek değişiklikeri tahmin edilememesi en büyük sorunu oluşturuyor.

Yapılacak en küçük hatanın dünyanın yok olmasına neden olacağını bilen bilimadamları hesaplarını çok dikkatli yapmak zorundalar.

Akla gelen diğer sorun ise, Ay'ın etkisinden çıkan Dünya'nın olumsuz yönde etkilenebileceği ve ikilim dengesinin tamamen değişmesi olarak görülüyor.

EVRENDEN CEVAP GELEBİLİR
Bilim insanları bütün bu eleştirileri kabul etmekle beraber gezegenin yer değiştirmesi durumunda Güneş Sistemi'ni izleyen akllı yaşam formları varsa bu değişikliği mutlaka farkedip bizlerle iletişime geçeceğini düşünüyor.

http://www.ntvmsnbc.com
 

Alemtac

#82
3 sarmallı DNA üretildi

DNA'ya üçüncü sarmalı eklemeyi başaran bilimadamları, daha önce varolmayan yapay canlı üretimi ve genetik hastalıkların ortadan kaldırılması için ilk adımı attı.

 
ntvmsnbc
Güncelleme: 15:27 TSİ 04 Ağustos. 2009 Salı

İSTANBUL - Tüm organizmaların ve bazı virüslerin canlılık işlevleri ile biyolojik gelişmeleri için gerekli olan genetik talimatları taşıyan DNA, birbirine paralel iki iplikçi bir yapıdan oluşuyor. Genetik bilgi bu iki iplikçik arasında sıralanan organik bazlarda saklanıyor.

Bilimadamları, DNA'ya özgü bu bilgi saklama özelliğine sahip bir polimer melekül (molekül dizisi) üretmeyi başardılar. Danimarka'nın Kopenhag Üniversitesinden Prof. Dr. Peter E. Nielsen ve ekibinin 15 yıllık çalışmalarının ürünü olan bu polimer meleküle PDA (Peptide nucleic acid-Peptid Nükleik Asit) adı verildi.

Çalışma sonuçlarının yayınlandığı makalede PDA molekülünün, DNA'nın hücrede üstlendiği genetik kodların saklanması ve çoğaltılması işlevini gördüğü açıklandı.

Hücreye enjekte edilebilşen PNA'nın bir başka özelliği ise 3'üncü sarmal olarak DNA'ya eklenebilmesi. Eklenen 3'üncü sarmal, DNA'ya destek olup hatalı proteinlerin üretilmesine engel olucak ve hasar görmüş DNA'nın onarılmasında etkin rol üstlenecek.

GENETİK HASTALIKLAR TARİHE KARIŞACAK

Oluşan genetik hasarların giderilmesinin ötesinde PNA molekülü kullanılarak yapılacak ilaçlarla genetik hastalıkaların tamamen ortadan kaldırılabilecek. Bu, PNA'nın moleküler olarak DNA'ya çok yönlü bağlanabilme özelliği ile gerçekleştirilecek. Böylelikle genetik kodun tamamının çıkarılmasına gerek kalmadan, bir çok genetik kökenli hastalık tedavi edilebilecek.

YAPAY YAŞAM YOLDA

Araştırmanın sonraki adımı yapay canlı yaratılması... Bilgi saklama özelliği olan PNA'nın, biyolojik reaksiyonlarda katalizör(kolaylaştırcı) molekül olarak kullanılması yönündeki çalışmalar devam ediyo. Bu başarıldığı takdirde, kendi kendine çoğalabilen PNA molekülleri yapmak mümkün olacak. Bu da yapay canlı üretmenin önünü açacak.

YAŞAM NASIL OLUŞTU SORUSU CEVABINI BULUYOR

Yapay yaşam forumunun yaratılması, aynı zamanda yaşamın temelini de aydınlatacak. Dünyanın başlangıcında yaşayan ilkel yaşam formlarının, PNA benzeri yapılar içerdiği biliniyor. Bilimadamları bu bilgiyi işleyerek yaşamın kökenine kadar inmeyi planlıyorlar.

YEPYENİ CANLILAR ÜRETİLECEK
 
PNA ile ilgili çalışmaların 15 yıl önce başladığını göz önüne alırsak oldukça kısa sürede yaşam ve kökeni hakkında oldukça yol alınmış durumda. Bilimadamları artık doğada daha önce görülmemiş PNA tabanlı bir yaşam formu üretmenin yollarını arıyor.

http://www.ntvmsnbc.com

 

Mordevrim

 

Tiversonus

#84
ESRARENGİZ DUMAN

Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bugün öğleden sonra etkili olan esrarengiz dumanla âdete güneş tutulması hadisesi yaşandı. Kent semalarını kaplayan duman kentte havayı kararttı. Güneş ise kızıla büründü.

Güçlü bir toz dumanı andıran ve Taşkent'te batıdan sınır Kazakistan topraklarından gelen duman yerel saatle 16:30 sularında etkili olmaya başladı. Güneşle kent arasına giren duman, Taşkentlilere adeta bir güneş tutulmasını yaşattı. Yaklaşık bir saat etkisini sürdüren duman kentte belli bir süre havayı karattı. Dumanla birlikte etkisini iyicene yitiren güneş sanki tutulmuşçasına kızıl bir renge büründü. Bunun üzerine kentin sıcak havasında hissedilir ölçüde bir düşüş oldu.

Durumu ilettiğimiz Özbekistan Açıl Durumlar Bakanlığı ilgilileri ise kendilerine olağan dışı bir haberin yansıtılmadığını dile getirdiler. Dumanın nerden ve neden çıktığına ise bir açıklık getirilemedi.


(CİHAN)
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=879076&title=esrarengiz-duman-gunes-tutulmasi-yasatti

Alemtac

#85
Mutasyona uğrayan arılar kör ve uçamıyor

Bal arılarının değişen çevre şartları, çevre kirliliği, radyasyon, bazı kimyasal ilaç ve kimyasal maddeler ve genleri değiştirilmiş mısır şerbeti ile beslenmeleri sonucu genetik değişime (mutasyon) uğradıkları bildirildi. Mutasyon geçiren arıların kör olduğu ve uçamadığı bildirildi.

Erciyes Üniversitesi Safiye Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Silici, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı kovanlarda mutasyona uğramış arıların bulunduğunun gözlemlendiğini, bu tür gözlemlerin aslında bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

http://www.cnnturk.com/2009/yasam/diger/07/28/mutasyona.ugrayan.arilar.kor.ve.ucamiyor/536795.0/index.html

Bal arılarının sosyal bir böcek olduğunu, koloni yaşamında bir ana arı, binlerce işçi arı ve yüzlerce erkek arının bulunduğunu anlatan Doç. Dr. Silici, erkek arıların değişime uğramalarının, "doğa ve çevre açısından bir alarm" olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Mutasyon, canlının genetik yapısında meydana gelen değişmelerdir. Bireyin kalıtsal özelliklerinin ortaya çıkmasını sağlayan genetik şifre herhangi bir nedenden dolayı (X ışını, radyasyon, ultraviyole, bazı ilaç ve kimyasal maddeler, ani sıcaklık değişimleri) bozulabilir. Bu durumda DNA'nın sentezlediği protein veya enzim bozulur. Böylece canlının, proteinden dolayı yapısı, enzimlerinden dolayı metabolizması değişebilir. Mutasyonlar kendiliğinden ya da uyarılmış olarak oluşabilir. Mutasyonun en önemli sonuçlarından biri, bir sonraki kuşağa farklı genetik özellikler aktarılmasına neden olmasıdır. Bu ise farklı fiziksel özelliklere sahip arı bireylerin üremesidir."



Sarı renkli bileşik gözlü arı

Kayseri'nin Bünyan ilçesinde arıcılık yapan İsmail Ulusoy'un kendisine mutasyona uğramış, sarı gözlü erkek arılar getirdiğini anlatan Doç Dr. Sibel Silici, bal arılarında erkeklerin göz renginin siyah, mutasyona uğrayan arıların göz renginin ise sarı, pembe ve krem renkli olabildiğini belirterek şu bilgileri verdi:

"Mutasyona uğrayan arılar, gözleri görmediği ve bazı organları iyi gelişmediği için bir süre sonra beslenemeyip ölürler. Kanat yapıları ve vücut yapıları farklıdır. Kördürler, uçamazlar ve iyi beslenemedikleri için ölürler. Arılarda mutasyon sık gözlemlenirse önemli bir sorun var demektir. Arıların yok olmasıyla da ilişikli olarak, bu tür problemleri, radyasyon, küresel ısınma, zararlı tarım ilaçları ve genetiği değiştirilmiş gıda ve mısır şurubu gibi besinler ile ilişiklendirebiliriz. Özellikle genetiği değiştirilmiş mısırdan yapılan şerbetlerin arıların değişime uğramasında etkili olabileceğini düşünüyorum. "

Doç. Dr. Silici "Çevremizde olup bitenleri anlayabilmemiz için bal arıları çok iyi bir biyomarkördür (biyolojik işaret). Arılarla ilişkili olan insanların, olayları takip etmesi, önlemlerin alınması açısından önemli olacaktır. Einstein (Bal arıları yok olduktan 4 yıl sonra insanlık biter) diyerek yıllar önce bu tehlikeye dikkat çekmiştir" diye konuştu.

 

Tiversonus

#86
NASA'nın göktaşı tehlikesini saptayacak mali imkanı yok

http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/08/12/nasanin.goktasi.tehlikesini.saptayacak.mali.imkani.yok/538998.0/index.html

NASA, Temsilciler Meclisi ve Senato'nun 4 yıldır tahsis etmediği ödenekten sadece 300 milyon dolar vermesi halinde bile, teleskop imkanlarıyla çapı 300 metreden büyük gök taşlarının yerini rahatlıkla saptayabilecek.

elek

#87
300 milyon dolar..  sadece göktaşlarını izlemek için :) Amerika sen kyto antlaşmasını imzala önce. Ondan sonra da o 300 milyon doları kirlettiğin doğayı temizlemek için kullan. Zİra göktaşı bizi yok etmedi ama biz dünyayı yok ediyoruz. Dışardan gelen tehlikeye odaklanmış paronoyak insan. Katilin kendisi olduğunu görmez. Aslında katiilin kendisi olduğunu biliyor da.. onu engelleyebilecek , İlüzyonunu sürdürmesine  engel olabilecek dış ihtimalleri de gözlüyor. Tek istediği biraz daha cinayet. Dünyanın en büyük sera gazı üreticisi ABD.

 1. ve 2 . düya savaşı öncesi Avrupa devletleri güçlerinin doruğundaydı. Ama sömürgecilikle elde ettikleri haksız zenginlik onların elindne bu savaşlarla alındı. Abd artık yeni süper güçtü. Şimdi o da gücünü yanlış kullanıyor. Ve o'nun elinden de alınacak.. Bunu izliycez. İlahi adalet denilen şey budur. Evrensel kuralları ihlal edenler, sonuçlarına katlanır. Bu arada anti Amerikancılık denen kavramla ilgim alakam yok. Abd halkını ya da başka bir milleti kendi halkımdan ayrı görmem. Buradaki sorun, hükümetler bazında dır. Çıkar güçleri...

TOKYO(haber yılı 2005) - Bilim insanlarının küresel ısınmayla acilen mücadele edilmezse 10 yıl içinde gezegenin geri döndürülemez bir mahvolma sürecine gireceği uyarısı yaptığı bir sırada Kyoto Protokolü 141 ülke tarafından dün sabah 07.00'de resmen yürürlüğe konuldu. Nisan 1997'de eski Japon imparatorluk başkenti Kyoto'da düzenlenen konferansta varılan anlaşma çerçevesinde, atmosfere karıştıklarında sera etkisi yaratan karbondioksit, metan, kloroflorokarbon, hidroflorokarbon, asitoksit gibi gazların salımı engellenecek ya da azaltılacak.

ABD'nin 2005 yılında başlayacak Kyoto görüşmelerine katılmayacağı açıklandı.

Washington NTV
14 Mayıs— ABD Başkanı George W. Bush'un danışmanlarından Harlan Watson, ABD'nin, sera gazının etkilerinin azaltılmasını öngören Kyoto Anlaşması'nı, 10 yıllık bir süre için imzalamayı planlamadığını açıkladı.

Başkan George Bush'un danışmanlarından Harlan Watson, Bush yönetiminin Kyoto anlaşmasına karşı çıkmasını açıklarken, "Kyoto anlaşması ekonomimize zarar verecek ve milyonlarca Amerikalı'nın işsiz kalmasına neden olacaktı." dedi.(ne oldu gene zarar gördü ekonominiz)
Amerikan Yönetimi'nin , 2012 yılına kadar, Kyoto anlaşmasıyla ilgili herhangi bir adım atmayı planlamadığını söyleyen Watson, sera gazlarının kullanımını, ekonomiyi ve işyerlerini etkilemeyecek bir şekilde azaltmak için çaba göstereceğini belirtti.
Yetkili, ABD Kongresi'nin, ülke ekonomisini olumsuz etkilyecek küresel bir çevre anlaşmasına imza atılmasına karşı çıktığını da kaydetti.


Biz biliriz demeyelim,düşünüp inceleyelim. / Geçmiş güne ışık, gün geleceğe beşik.

Tiversonus

#88
"Çevreci" tarvrınızdan dolayı, Dünya küresinin ızdırabına, Dünya anamızın ızdırabına vesile olduğunuz için teşekür ederim...

Sanayi üretimi bakımından sanırım Çin'de çok büyük (gezdim, nefes alamadın, havanın rengi bir farklı) kirletme içinde, bunu da izleyicilere hatırlatmak isterim. Yani kim kirletiyorsa Dünya küresi reaksiyon yapacak ve bir temizlik ile fayda görecek diye de düşünüyorum.

elek

#89
Çevreci tavrından dolayı teşekkür ettiğin kişi ben miyim tiversonus yanlış mı anladım ? Çevreci olmakla dünyanın ıstırabına "vesile" mi olmuş oldum anlamadım ? Ya ben yanlış anladım ya sen "vesile" yi yanlış kullandın :)

Bütün bu kirliliğin sonuçlarından sorumluluk duyarak tir tir titremeyene ben insan gözüyle bakmam. O temizlik ve faydayı dünya dan önce devletlerin sağlaması gerekir. Her şeyi kirlet dünya temizlesin demiyoruz öyle değil mi? Dünya temizler ama temizlerken insanları da temizler. Buna gerek kalmasa daha iyi değil mi ?

   HAVA KİRLİLİĞİ

   İç Ortam Hava Kirliliği

   Sera Gazları

   Asit Yağmurları

   SU KİRLİLİĞİ

   Su Kirliliği Etmenleri

   DENİZ KİRLİLİĞİ

   Ham Petrol Sızması ve Etkileri

   Gemi Ve Deniz Araçlarından Kaynaklanan Kirlenme

   Denizlerimizdeki Kirlilikler

   AKARSU KİRLİLİĞİ

   GÖL KİRLİLİĞİ

   YERALTI SUYU KİRLİLİĞİ

   GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ
      

   TOPRAK KİRLİLİĞİ   

   TEHLİKELİ ATIKLAR

 
   TARIMSAL FALİYETLERDEN KAYNAKLANAN KİRLİLİK

 

   GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ

ve iinsanların yaydığı negatiflerin kirliliği

Geçenlerde Tansaş'a email attım. NAylon poşet yerine kağıt poşet kullanılabilinir mi diye . Telefonla aradılar. İlgili yerlere bildiricez dediler. Belki bir ufak email birilerini tetikler diye düşündüm... Bir şeyler yapmak lazım.

Biz biliriz demeyelim,düşünüp inceleyelim. / Geçmiş güne ışık, gün geleceğe beşik.