Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Stafford Betty’nin “The Afterlife Unveiled” Adlı Kitabından Alıntı

Başlatan bozadi, 05 Mayıs 2019, 19:10:06

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Feylefus

#15
Hoş buldum Sayın Bozadi,
söz konusu kitap, batıda üniversitelerde bile okutulan çok önemli bir kitap olmakla beraber; metafizik alemin gizlerini aralıyor. Ek olarak günümüzde ilkay buharalı'nın sunduğu "anlatmak zamanı" isimli programa katılan ve ruhsal varlıklarla - uzaylılarla irtibata geçen insanların hayret verici hikayeleri, emekli konsolos Erhan Kolbaşı'nın "sadıklar planı" tebliğleri ile ilgili verdiği bilgiler, birçok gize ışık tutuyor.
13 Katmanlı Kozmik Komplo

fidelista

#16
Bir Yoginin otobiyografisi pdf olarak varmı ?,kitap olarak var ve 15 yıl önce okumuştum şimdi telefondan okuayabiliyorum ayrıca kitap kalın ama enfes bir kitap .

bozadi

#17
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Bir Yoginin otobiyografisi pdf olarak varmı ?,kitap olarak var ve 15 yıl önce okumuştum şimdi telefondan okuayabiliyorum ayrıca kitap kalın ama enfes bir kitap .
Türkçe PDF'si yok sanırım. İngilizce orijinali mevcut internette.

Kitabın Feylefus arkadaşımızın belirttiği bölüm olan 43. bölümünün orijinal ve Google çevirisi:


Orijinal:

https://www.crystalclarity.com/autobiography-of-a-yogi-yogananda/chapter-43/



Google Türkçe çevirisi:

https://www-crystalclarity-com.translate.goog/autobiography-of-a-yogi-yogananda/chapter-43/?_x_tr_sl=en&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=wapp

bozadi

#18
Henüz ayrıntılı okuyamadım ama ilgili bölümde 5. yoğunlukla, yani "öbür dünyayla" ilgili önemli bazı bilgiler olduğunu tahmin ediyorum. Müsait zamanımda dikkatimi çeken bilgileri ve yorumlarımı paylaşmaya çalışacağım.

Feylefus

#19
Sn. Bozadi ben de değerli yorumlarınızı merakla bekliyorum. Saygılar...
13 Katmanlı Kozmik Komplo

bozadi

#20
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Feylefus

Sn. Bozadi ben de değerli yorumlarınızı merakla bekliyorum. Saygılar...
İlgili bölümün İngilizcesini okudum. Ama bazı hususları anlamak için tekrar tekrar okumam ve belki bu metinleri açıklayan, yorumlayan, veya bir şekilde kavranmasına yardımcı olacak içerikler sunan kaynaklardan yararlanmam gerekecek sanırım.

Şu an için en çok dikkatimi çeken husus: Fiziksel, Astral ve Nedensel şeklinde üç ayrı beden türü ve üç ayrı alemin tasvirinin yapılmış olması.

Ben başta "astral"in de "nedensel"in de, K'ların "5. yoğunluk" olarak tanımladıkları boyutun, yani spatyom boyutunun içinde deneyimlenen şeyler olduğunu düşündüm. Yogananda'nın hocası Yukteşvar, astralde (ve hatta sanırım "nedensel alem"de de) reenkarnasyonun, yani doğum-ölüm döngüsünün olduğunu söyleyince şaşırmıştım. Bunun öbür alemle (spatyomla / 5Y ile) ilgili çok yeni, çok ilginç bir bilgi olabileceğini düşündüm. Ama okuduklarım üzerinde tekrar tekrar düşünürken, astralin belki 4. yoğunluğu, nedensel alemin ise 5. yoğunluğu ifade ediyor olabileceği ihtimali geldi aklıma. Belki bunu yanlış anlıyor ve yanlış yorumluyor olabilirim. Sadece fikir yürütmeye çalışıyorum. Astral bedeninden kurtulup veya arınıp nedensel bedene/aleme geçmiş olan varlıkların en belirgin özelliklerinden birinin, düşünce gücüyle istediklerini yaratabildikleri olduğu söyleniyor. Bu, beşinci yoğunluğa uyan bir tanım. 4y'de de elbette düşüncenin belirgin bir yaratıcı gücü söz konusu anladığım kadarıyla ama 5y bunun kristalleştiği, mükemmelleştiği bir aşama gibi algılıyorum.

Yukteşvar, nedensel bedenin/alemin de aşılmasından sonra ruhun tamamen özgürleştiğini söylüyor. Eğer yukarıdaki yorumum yaklaşık olarak da olsa doğruysa, yani nedensel alemden kasıt 5y ise, o zaman nedenselden sonraki tam özgür aşama 6y'yi ifade ediyor olabilir.

Bu algılarım doğruysa, Yukteşvar'ın anlattıklarının önemli bir bölümü aslında "ölümden sonraki alemde" olan biteni ifade etmiyor olabilir. Orası da var elbette ama hem 4, hem 5 hem de 6Y'ye dair tasvirler olabilir bunlar.

Yukteşvar fiziksel/astral/nedensel bedenlerde veya seviyelerde bulunan tüm varlıkların az veya çok "bireysel arzulara" sahip olduğunu ve tam evrensel/tanrısal özgürlüğe ve bütünlüğe kavuşmak için tamamen "arzusuzluğa" ulaşmak gerektiğini söylüyor. K'lar da kendi bulundukları seviye (6y) ile ilgili olarak buna benzer ifadeler kullandılar bazen. "Biz herşeyi, olmalarını arzu ettiğimiz gibi değil, oldukları gibi görüyoruz." diyorlar örneğin.

Ayrıca, 4y'ye tekabül ediyor olabileceğini düşündüğüm astral alemle ilgili olarak geçen bir ifade de, K'ların 4y ile ilgili bir tasviriyle paralellik gösteriyor gibi.

Yukteşvar: Astral varlıkların tüm dış duyu organları mevcuttur: kulaklar, gözler, burun, dil ve deri. Ama bu organlardan gelen duyumları deneyimlemek için sezgisel duyularını kullanırlar. Kulaklarıyla, burunlarıyla veya derileriyle görebilirler. Gözleriyle veya dilleriyle duyabilirler ve kulaklarıyla veya derileriyle tadabilirler vs.


K'ların açıklaması:

Alıntı YapEklenti:

4'te örneğin sesleri "görebilir", renkleri "duyabilirsiniz."


Müsait zamanımda kitabın bu bölümünü tekrar okuyup algılarımı tekrar değerlendirmeye çalışacağım.

fidelista

#21
Sri Yuktesvarın astral alem hakkındaki söylediklerini tekrar okudum gerçekten çok değerli bilgiler var,ben de nedensel alemin 5. boyut olabileceğini düşündüm,ölümden sonra astral aleme gidiyoruz kendimize uygun titreşim seviyesine,Nossa Lar filmindeki anlatınlara çok uygun görünüyor,astral alemin alt katlarında cehennemsi negatif varlıkların biriktiği bölgeler olması oralara sürekli çağrılar yapılması vs,bir de çok az gelişmiş varlıkların öldükten sonra tam astrale uyanmadan uyşuk bir halden hemen dünyaya enkarne olması da çok güzel oturdu,kafamdaki bir çok başka soruda cevaplandı gündeme getirenlere teşekkürler.

Maharajın Ben Oyum kitabını okuyorum, o kitaplada ilgili bağlantılar var,maharaj fiziksel bedeni,duyuları ve zihni aşmamız ötesine geçmemizden bahsediyor orada tanımlanamaz öz varlığımız var,nedensel bedeni 5. yoğunluk yani Ra nın deyişiyle bilgelik boyutu olarak ele alırsak,maharajın ulaştığı aydınlanma noktası nedensel bedenin ötesine geçmek anlamına geliyor bu da 6. yada 7. yoğunluk seviyesi olabilir.

bozadi

#22
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Sri Yuktesvarın astral alem hakkındaki söylediklerini tekrar okudum gerçekten çok değerli bilgiler var,ben de nedensel alemin 5. boyut olabileceğini düşündüm,ölümden sonra astral aleme gidiyoruz kendimize uygun titreşim seviyesine.
"Astral alem" tabiri konusunda kafamı karıştıran pek çok husus var, ciddi bilgi eksiklerim nedeniyle. Eğer Yukteşvar'ın anlattığı "nedensel alem" gerçekten 5. yoğunluk ise, ölünce "astral alem"e değil "nedensel alem"e gidiyoruz demektir. Ama evet, ölünce "astral alem" denen bir yere gittiğimize dair bir sürü tasvirler de var çeşitli kaynaklarda. Bu durum belki "astral alem" ifadesinin çok genel amaçlı kullanımından kaynaklanıyor olabilir. Yani astral-nedensel diye bir ayrım yapmadan, fizik ötesi tüm alemlere "astral" deme eğiliminin bir neticesi olabilir bu. Veya belki o yüzden değildir de, nedensel aleme (5y'ye) geçtikten sonra, hangi yoğunluktan oraya geldiğimize bağlı olarak 5y'de kendi tekamülümüze uygun alt düzeylerden birine gidiyor olmamızdan kaynaklı da olabilir "astral aleme gitmek" tabiri. 1'den 4'e kadarki tüm ruhlar enkarnasyon aralarında 5y'ye gittiğine göre, orada hepsinin kendilerine uygun alt kademelerden birine geçmeleri gerekir sanırım. 5y'nin kendi doğal popülasyonunun (5y varlıklarının) seviyesinde olmadıkları kesin. Belki o anlamda, 1'den 4y'ye kadarki varlıkların enkarnasyon aralarında "nedensel alem"e gitmelerine rağmen, tam olarak "nedensel" bir düzeyde olmamalarından dolayı "nedensel"den ziyade "astral" boyutlarda oldukları söyleniyor olabilir; bilmiyorum. Şu anda yeterince veya hiç bilmediğim sebeplerle de ilgili olabilir bu konudaki kafa karışıklığım.



Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Maharajın Ben Oyum kitabını okuyorum, o kitaplada ilgili bağlantılar var,maharaj fiziksel bedeni,duyuları ve zihni aşmamız ötesine geçmemizden bahsediyor orada tanımlanamaz öz varlığımız var,nedensel bedeni 5. yoğunluk yani Ra nın deyişiyle bilgelik boyutu olarak ele alırsak,maharajın ulaştığı aydınlanma noktası nedensel bedenin ötesine geçmek anlamına geliyor bu da 6. yada 7. yoğunluk seviyesi olabilir.
Evet, Maharaj'ın "nedensel" ötesi bir seviyenin (6y, 7y) ilhamlarını vermeye çalıştığını düşünüyorum ben de.

Qui-gon jinn

#23
Yoğunlukların kendi alt düzey kademeleri olduğu varsayımına aklım çok yatmıyor açıkcası, lakin bilgimiz sınırlı, olabilir de tabii, ne olmayabilir ki?...

bozadi

#24
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Qui-gon jinn

Yoğunlukların kendi alt düzey kademeleri olduğu varsayımına aklım çok yatmıyor açıkcası, lakin bilgimiz sınırlı, olabilir de tabii, ne olmayabilir ki?...
Ra'da şöyle bir ifade geçiyor:

Alıntı YapEklenti:

Yoğunluk, sizin deyiminizle matematiksel bir kavramdır. En yakın benzetme ve karşılaştırma olarak müziği kullanabiliriz. Sizin Batı müziğinizde kullanılan sisteme göre, bir oktavı oluşturan yedi notadan sonraki sekizinci nota yeni bir oktavın başlangıcıdır. Bizim sizinle paylaştığımız, varoluşun muazzam oktavında da yedi yoğunluk derecesi ya da oktav vardır. Her yoğunluk derecesinde de yedi alt-derece vardır. Her alt-derecede yine yedi alt-alt-derece vardır. Bu alt-alt-derecelerin her birinde yine yedi alt-alt-alt-derece vardır. Bu sonsuza kadar böylece sürer.
Ama bu alt derecelerin ne anlama geldiğinden pek emin değilim. Enkarnasyon aralarında 5y'ye giden varlıkların, 5y'nin kendilerine uygun bir bölümüne gitmeleriyle bir bağlantısı olabileceğini düşünüyorum ama bunun nedensel-astral ayrımıyla bir alakası olmayabilir.

Qui-gon jinn

#25
Ra "Her yoğunluk derecesinde" diyor, lakin içinde yaşadığımız ve görece de hakim olduğumuzu düşündüğüm ilk üç yoğunluk seviyesine ilişkin böyle bir olgunun varlığına dair ben bir işaret göremiyor ve bilemiyorum açıkcası. Kasyopya celselerinde de böyle bir durumun anlatıldığı bir bölüm hatırlayamadım doğrusu. Peki sen böyle birşey algılıyormusun kardeşim? Fikirlerini duymak isterim. Ayrıca K'ların söylediği bu yönde bir bilgi var mı? Biliyorsan lütfen o yöndeki bilgileri de paylaş. Sevgiler.

Feylefus

#26
Tekrar selam,
ustanın söz ettiği Hiranyaloka isimli astral gezegene gitmek, öyle herkesin harcı değil diye anladım. Karmalarından tamamen özgürleşip, ölüm anında fiziksel bedenini bilinçli olarak terk etme olgunluğa erişmiş olan seçkin ruhlar gidebiliyor. Kriya Yoga öğretisine göre "Nirbikalpha Samadhi" seviyesine ulaşabilenler, Patanjali'ye göre 47 dakika kesintisiz medidatif durumda olup kozmik bilince bağlantı kuran, arzusuz -karmasız seçkinler bu ve benzeri trilyonlarca aydın gezegene gidebiliyor anladığım kadarıyla. Öte yandan bu gezegende olanların da çabası bir üst gezegene ilerlemektir. Bu gezegende de ruhlar çalışıp çabalayıp öldükten sonra daha latif bir boyuta sıçrıyorlar. Bazıları ise bu seviyedeki gezegenlerin lütuflarından hoşnut kalıp 1.000 yıl ayrılmak istemiyorlar.Bin yıl sonra üst mertebelerden gelen yönlendirici rehberler; ruhu bir üste taşımak için bazı telkinlerde bulunuyorlar. Sanıyorum Sri Yukteswar'da hayatındaki çok temiz adanmış yaşamın bir ödülü olarak, Hiranyaloka'da seçkin bir göreve atanmış. O da bu gezegendeki seçkin ruhları bir üste taşımak için, çalışmalar yapıyor.
Bir de Yukteswar'ın hocası olan Lahiri Mahasaya'nın da hocası olan Avatar Babaji, bir isa enkarnasyonu olarak çeşitli zamanlarda ( zamana-mekana bağımlı olmadan) yeryüzüne iniyor. Bazen bir ayakkabı boyacısı bazen bir dilenci kılığında rehberlik yapmaya devam ediyor. Kitapta yazıldığı gibi akıl almayacak mucizeler göstererek muritler topluyor ve Kriya yoga öğretisini, hak etmeyenlere verilmemesi şartıyla sadece seçkinlere bir öğreti olarak veriyor. Kötü kalpli insanlar, arzulara aşırı düşkün olanlar, bu öğretiyi alamıyor ve inisiye edilemiyor.
13 Katmanlı Kozmik Komplo

bozadi

#27
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Qui-gon jinn

Ra "Her yoğunluk derecesinde" diyor, lakin içinde yaşadığımız ve görece de hakim olduğumuzu düşündüğüm ilk üç yoğunluk seviyesine ilişkin böyle bir olgunun varlığına dair ben bir işaret göremiyor ve bilemiyorum açıkcası. Kasyopya celselerinde de böyle bir durumun anlatıldığı bir bölüm hatırlayamadım doğrusu. Peki sen böyle birşey algılıyormusun kardeşim? Fikirlerini duymak isterim. Ayrıca K'ların söylediği bu yönde bir bilgi var mı? Biliyorsan lütfen o yöndeki bilgileri de paylaş. Sevgiler.
Farkındalık düzeylerindeki gelişmeleri ifade ettiğini düşünüyorum bunların. 7 yoğunluğun başından sonuna geçirilen evrimlerin daha küçük örneklerinin tek tek yoğunluk düzeyleri içinde de gerçekleşiyor olabileceğini düşünüyorum. Hatta tek bir insan ömrü içinde bile. Bunun üzerinde biraz düşünmek gerek. Belki ilginç paralellikler bulabiliriz.

bozadi

#28
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Feylefus

Tekrar selam,
ustanın söz ettiği Hiranyaloka isimli astral gezegene gitmek, öyle herkesin harcı değil diye anladım. Karmalarından tamamen özgürleşip, ölüm anında fiziksel bedenini bilinçli olarak terk etme olgunluğa erişmiş olan seçkin ruhlar gidebiliyor. Kriya Yoga öğretisine göre "Nirbikalpha Samadhi" seviyesine ulaşabilenler, Patanjali'ye göre 47 dakika kesintisiz medidatif durumda olup kozmik bilince bağlantı kuran, arzusuz -karmasız seçkinler bu ve benzeri trilyonlarca aydın gezegene gidebiliyor anladığım kadarıyla. Öte yandan bu gezegende olanların da çabası bir üst gezegene ilerlemektir. Bu gezegende de ruhlar çalışıp çabalayıp öldükten sonra daha latif bir boyuta sıçrıyorlar. Bazıları ise bu seviyedeki gezegenlerin lütuflarından hoşnut kalıp 1.000 yıl ayrılmak istemiyorlar.Bin yıl sonra üst mertebelerden gelen yönlendirici rehberler; ruhu bir üste taşımak için bazı telkinlerde bulunuyorlar. Sanıyorum Sri Yukteswar'da hayatındaki çok temiz adanmış yaşamın bir ödülü olarak, Hiranyaloka'da seçkin bir göreve atanmış. O da bu gezegendeki seçkin ruhları bir üste taşımak için, çalışmalar yapıyor.
Bir de Yukteswar'ın hocası olan Lahiri Mahasaya'nın da hocası olan Avatar Babaji, bir isa enkarnasyonu olarak çeşitli zamanlarda ( zamana-mekana bağımlı olmadan) yeryüzüne iniyor. Bazen bir ayakkabı boyacısı bazen bir dilenci kılığında rehberlik yapmaya devam ediyor. Kitapta yazıldığı gibi akıl almayacak mucizeler göstererek muritler topluyor ve Kriya yoga öğretisini, hak etmeyenlere verilmemesi şartıyla sadece seçkinlere bir öğreti olarak veriyor. Kötü kalpli insanlar, arzulara aşırı düşkün olanlar, bu öğretiyi alamıyor ve inisiye edilemiyor.
Evet, kitabın o bölümünün aslında en dikkat çekici konularından biri de astral Hiranyaloka gezegeni. Ama anlamakta, anlamlandırmakta zorlanıyorum doğrusu. Tam olarak bir "BH gezegeninden" bahsedildiğini sanmıyorum çünkü Ra-Kasyopya kozmolojisi açısından baktığımda, bir BH gezegeninde "astral karmalarından kurtulmak için bir kurtarıcıya ihtiyaç duyan bireylerin" olması bana tuhaf gelir doğrusu. Ama "karma" kavramını yanlış yorumluyor olabilirim veya bu kavramla ilgili bilgilerim çok eksik olabilir.

Son dünya enkarnasyonlarında ölüm anında bilinçli olma (ölüm sürecini bilinçli olarak yaşama) yeteneğine erişmiş kişiler oldukları söyleniyor o gezegenin mensuplarının. Demek bunlar dünyada ruhsal olarak epeyce ilerleme kaydeden ve artık dünyaya enkarne olması gerekmeyen kişiler. 4'e mezun olmuşlar mı, yoksa bu mezuniyet öncesinde halletmeleri geren bazı sorunlardan dolayı mı özel bir yerde kalıyorlar, bunu anlamaya çalışıyorum. Şu andaki en iyi tahminim bu yönde; yani, dünyaya tekrar enkarne olmaları gerekmeyen, ama 4'e mezuniyet için de çeşitli nedenlerle bir eğitim/arınma sürecinden geçmek üzere 5y'de kendi özel mekanlarında yaşayan varlıklar gibi geldi bana. Sevgili Feylefus, eğer Ra ve Kasyopya bilgilerine aşinalığın varsa, bu açıdan baktığında sen nasıl konumlandırıyorsun söz konusu gezegeni? Tabi herşeyi Ra-Kasyopya bilgileriyle açıklamaya çalışmak zorunda değiliz. Bu bilgilerde geçmeyen önemli konular da vardır mutlaka ve söz konusu gezegenin de böyle bir niteliği olabilir belki.

Babaji bir 1994 celesinde geçmiş. 190 yaşında ve halen hayatta, Tibet'te olduğu söyleniyor o celsede. Sıradışı bir karakter olduğu anlaşılıyor.

Feylefus

#29
Selamlar,
RA bilgilerini birkaç kez okudum. Bunların da kriya yoga sakinlerinden -topluluklarından çok farklı bir seviyeden geldiklerini düşünüyorum. Kriya yoga penceresinden bakarsak: Söz konusu alemlerin, fiziksel astral düşünsel( fikirsel-nedensel) olarak 3 katmana ayrıldığını ve her katman arasında iç içe 7 değil milyonlarca düzey olduğunu düşünüyorum. Zira İlahi Nizam ve Kainat kitabında "Ender" isimli varlığın alemlerin vaziyet tarifini de hatırlatmak isterim.

Görebildiğiniz tüm renkleri aynı anda bir perdeye, farklı kaynaklardan yansıttığınızda bu renkler tek bir ışın olarak gider ama aslında her biri farklı renktedir. Bunlar birbirine karışmış gibi görünseler de aslında ayrı ayrıdırlar. Ben de iç içe geçmiş fakat birbirinden farklı alemleri tasavvur ederken; aslında Yukteswar Guruji'nin dediği gibi insanın enerji bedeni bir başka boyutta iken fiziksel bedeni dünyaya bağımlıdır, derin uykuda nedensel bedeni kısa süre devreye girer ama bu bedenler birbirlerinden çok uzaktalardır." Misali gibi; sayısız sayıda birbirinin üstünde ve altında alemlerin var olduğu sezgisini kuvvetle taşıyorum.



Tıpkı rüyada bir çöldesinizdir ve çok susadığınız halde uykuda olduğunuz için, fiziksel dünyada başınızın yanındaki bir sürahi suya ulaşamamanız gibi bir duruma benzetilebilir. Arada boyutsal farklılık var. Su yanı başınızdadır ama siz orada değilsinizdir. Bedeniniz oradadır ancak ruhunuz bilinciniz, o an için başka bir boyuta odaklanmıştır. Nedensel boyutun çok yüceleştirilmesi; bu rüya örneğinde şöyle temsil edilir. Hiç bir rüya görmediğiniz, uykunuzun en derin noktasına indiğiniz o an var ya! İşte o an tüm bedenleriniz arınır dinlenir temizlenir rahatlar... İnsan; nedensel bedeni ile ne kadar çok irtibat kurabilirse; o kadar "huzura çekilmiş olur" sezgisi verilmek isteniyor.



Ancak bu 3 ana boyut arasında da sayısız farklılıkta süptil gezegenler bulunuyor. Burada şu soru akla gelebilir: Yahu kardeşim, onca badireyi atlatıp bin yıllar boyunca çile çekmişim ve ben nedensel düzleme gelebilmişim. Düşüncelerimle evreni şekillendirebiliyorum. Bunun daha üstünde yine mi milyonlarca merhale var? Bu çok büyük bir yük değil mi?

-Evet bu büyük bir yük. İnsanın yolculuğunun asla bitmeyeceği şeklinde bir kabus tasavvur ediyorum bu bakış açısından ki, O ayrı hikaye...


RA bilgilerine gelince...

RA bilgilerinin yazarının intihar etmesi ve birçok bilgiyi ifşa etmemesi beni düşündürmüştür.

RA bilgilerinde karanlık ve aydınlık ruhlar arasındaki mücadelede; insanın seçim yapma özgürlüğünün vurgulanması da beni düşündürmüştür. Çünkü kötü ruh olmayı seçenler de belli bir yüzdelikte bencillik yaparak yaşarsa yine boyut atlatılıyormuş. Öte taraftan iyi olmayı seçen ruhlar da bu oyunda kendilerini başkalarına hizmete adadıkları çerçevede üst boyuta sıçrayacaklarmış. Yani bir bakıma dualiteyi gerçekleştirmek için karanlık ve aydınlık güçler arasında bir mücadele sürüyor ve bunun sonu yok. Aktörler de birbirlerine bu tiyatro alanında üstünlük kurmaya çalışıyorlar. Kendine biçtikleri görevi ( iyi veya kötüyü) en iyi işleyenler, sınıfı geçiyor... Böyle bir senaryo algılıyorum ve sağlıklı bulamıyorum.
13 Katmanlı Kozmik Komplo