Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

"Anlatmak Zamanı"

Başlatan kerem, 24 Eylül 2022, 16:53:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Qui-gon jinn

#15
Sözlerine katılmamak elde değil kardeşim, maalesef bende benzer yönde düşünüyorum, her zamanda ifade ettim hatırlarsanız. Çok dikkatli olunmalı, kurtuluşa doğru götürülüyoruz derken , yolun sonu bir mezbaha da bitebilir...

gerçek tosun paşa

#16
Konuya şöyle bir göz atınca bazı noktaları kısaca hatırlatmak istedim. Öncelikle 3Y gezegen dünyamız ve insanlık KH eğilimli değildir direkt KH tır. En büyük bh potansiyellisi bile KH tır. Sadece kendini aile ve yakın çevresini düşünerek konuları ve nesneleri algılayabilir. KH-BH deneyimlerine Frekans rezonans titreşimleri referans olur.

Ufo konusundan kh-bh tan önce kişinin bence gerçek nedir, dualite nedir, akıl ruh beden üçlüsü nedir ve varlıkla nasıl mevcuttur gibi sorulara yönelmesi daha önemlidir. Ön yargı perdeleri büyük oranda inmeden kh-bh perdeleri ve ufoloji gibi konular tam anlamıyla yön vermezler.

Kaçırılan insanlar genel olarak gezgin değildir. Elbette gezginler kaçırılabilir. Daha önce forumda bazı yerlerde bahsettiğim gibi gezgin olmayan kişiler doğrudan BH varlıklara kanallama yapamazlar. Yani gezgin değilseniz BH bir varlıkla doğrudan bir iletişim kurmanız mümkün bile değildir. Elbette rüya, bilinçaltı ya da anlık ilham diyebileceğimiz aktarımları bu kategoriye koymuyorum.


BH ufo kavramı için gerçeklik kavramı üzerinde fikir sahibi olmanız gerekir. Madde tek gerçek değildir. BH ufolar genel itibariyle madde değildir fakat gerçektir. Bazı kolektif bilinç kitleleri üzerindeki planlamalar üzerine yaşanması gereken deneyimler için 3Y varlıklara gösterilir (tabii ki bu tek deneyim şekli değildir ama en sık rastlanandır). Bunun dışında UFO, kaçırılma vs. deneyimlerin hemen hemen hepsi KH yani negatif temellidir.


Bu karşılaşmaların ister bir kanal yoluyla ister UFO vs. deneyimler şeklinde gerçekeleşmesi için kader profilinin yanında dualite gereği bir denge -alma verme- maksadı taşıması gerekir.

Örneğin bir KH varlık (üst yoğunluk) karma süreci üzerinde ön hesaplama yapmadan bu tarz hamleler yapmaz. Ancak çok kritik ve talihsiz bir durumda kalması gerekir ki fevri bir etki-tepki içerisinde kalsın.

Bu tarz deneyimleri yaşayanlar da aslında kh potansiyeli yüksek değildir. Kandırılmaya ve manipülasyona çok açıktırlar. Aynı zamanda farklı bir kader misyonu da olabilir. Her yüksek potansiyelli bh kutbiyetli ruh ve gezgin daha bebekliğinde tespit edilerek incelenir vs.

Yani kaçırılmalar celselerde de denildiği gibi sayısız farklı sebep ve deneyim şekliyle gerçekleşebilir.

BH ufo konusunu şöyle bir örnekle açıklayabilirim. Belirli bir zaman aralığında doğan insanlar yani potansiyelli ruhlar veya görevli gezginlere yüksek planlar bir hatırlatma misyonu belirleyebilir. Bu kişilerin belirli bir yaşta toplu ufo gözlemleri yaşayarak bir programın tetiklenmesi hedeflenir. Burada amaç tekamül sürecinin devamlılığı açısından kişinin hem dnasını hazırlayabilecek gerekli uyanışı algılayabilmesidir hem de o enkarnasyondaki kader profilinin bu deneyimlerle bir ağ gibi bağlantılı olmasıdır.

Fakat bh tarafı burada misyonu gerçekleştirdikten sonra zorlama dediğimiz özgür iradeyi bozacak bir tetiklemeye girmez. BH potansiyelli varlık ya da gezgin varlık tüm bu deneyimlerden sonra uyanışa ya da hatırlama evresine geçmeyebilir. İlgisini çekmeyebilir ki KH tarafı eğer bu kişileri doğarken tespit edip işaretlemişse mevcut BH tarafının planını bozmak için o kişi üzerinde itinayla çalışacaklardır. Burada itina bazen çok basit bir kodlama çip yerleştirme vs. ile halledilebilecek kadar kolayken bazen de istikrarlı bu ruhlar ilüzyonu yırtıp atabilir.

Genel olarak BH yolunda başarılı adımlar atılabilmesi varlığın ve madde aleminin ve kozmik yapının KH tarafında olması sebebiyle çok zordur.

bozadi

#17
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Bu tarz deneyimleri yaşayanlar da aslında kh potansiyeli yüksek değildir. Kandırılmaya ve manipülasyona çok açıktırlar. Aynı zamanda farklı bir kader misyonu da olabilir.
Ben bu deneyimleri yaşayan ve özellikle de söz konusu varlıkların ve projelerinin propagandasını yapanların çoğunun ciddi ölçüde KH eğilimli olduğu izlenimindeyim ama bu hususta yanılıyor olabilirim. Bazıları veya belki birçoğu temelde KH'den ziyade BH eğilimli oldukları halde, senin belirttiğin gibi kandırılma ve manipülasyona açıklıktan dolayı belirsiz bir süre KH güçlerinin projeleri içinde yer alabilirler. Veya bir tür "istihbarat" toplama pozisyonunda da olabilirler. Bir de, söz konusu varlıklar 4Y olduğu için ve onlarla etkileşim 4Y ile etkileşim demek olduğu için, bu doğrudan etkileşimlerin illa ki bazı yükseltici etkileri oluyordur ve bu da çok çekici olabilir. Bu belirttiğim grupların (KH'den ziyade BH eğilimli olduğu halde bu projelerin içinde yer alanların) "oranı" meselesinden emin olamıyorum ama şu an için "çoğunluk" olmadıklarını düşünüyorum.

Bu arada insanlar için "KH eğilimli" veya "BH eğilimli" derken, KH genel sınırları içinde, KH kutbiyetini artırmaya daha odaklı olmak ile BH kutbiyetini artırmaya daha odaklı olmak arasındaki farkı kastediyorum. Elbette benim kastettiğim şekliyle BH eğilimli kişi de diğer tüm insanlar gibi KH'dir en genel anlamda, henüz BH'ye mezun olmuş değildir ama BH kutbiyetini giderek artırıp KH kutbiyetini giderek azaltıyorsa, ben buna BH eğilimli, tersine ise KH eğilimli diyorum genellikle, bunun ne kadar ideal bir tanımlama şekli olduğundan emin olmasam da.

Bir de, Akdoğan ve Kolbaşı'nın son derece eleştirdiğim faaliyetlerinin de "hayırlı" yönleri olabileceğini düşünüyorum. Bunlar, bu konularla ilgilenen çok geniş sayılabilecek bir kitleye hitap eden kişiler ve bu konuların (ufolar, kaçırılma, Griler, genetik deneyler vs.) ele alınmasının önemli faydaları olabilir. Her ne kadar Grilerin Kertiş robotu olduğundan şüphe duymasam da, Grilerin, kaçırılmaların, genetik projelerin vs. pozitif olduğunun savunulması da belki bu konuda deneyim yaşayanları rahatlatıcı, komplekslerini azaltıcı etkiler yapıyor olabilir. Ama ne olursa olsun, ben yalan olduğunu açıkça gördüğüm şeyin doğrusu olduğuna inandığım şeyleri söylemekten, savunmaktan vazgeçemem. Hakka giriyorsam, haddimi aşıyorsam, günahı boynuma.

gerçek tosun paşa

#18
Evet bozadi tam olarak senin de anlatımından yola çıkarak büyük oranda "maşa" yakıştırması uygun görülebilir bu kişiler için. Kesinlikle istihbarat toplama da dahil bir çok alanda kullanılıyorlar. Birde KH olmak 3Y gerçekliğimizin doğası. Kh maşası olan bir insanla yüksek yoğunluk KH adayı arasındaki farkın çok büyük olduğunu okuyanlar için hatırlatmak istiyorum.

Bir açıdan her ikisi de maşadır ama 4YKH oyuncağı olan yolunu kaybetmiş biriyle 4YKH adayı arasında çok büyük bilgi, birikim ve kararlılık farkı olacaktır. 4YKH adayı olmanın 4YBH adayı olmaktan çok daha zor olduğunu asla unutmamak gerekir diye düşünüyorum.

Qui-gon jinn

#19
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Birde KH olmak 3Y gerçekliğimizin doğası.

Sevgili gerçek tosun paşa "doğası" derken burda tüm 3.Yoğunluk alemini mi, yoksa sadece bizim yaşadığımız gezegeni mi kastediyorsun acaba? Eğer  tüm 3.Yoğunluk alemini kastediyorsan bu tanımlamana katılamayabilirim kardeşim, çünkü hatırladığım kadarı ile kaynaklarda 3BH gezegenlerin varlığından da bahsedilmişti.

bozadi

#20
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Qui-gon jinn

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Birde KH olmak 3Y gerçekliğimizin doğası.

Sevgili gerçek tosun paşa "doğası" derken burda tüm 3.Yoğunluk alemini mi, yoksa sadece bizim yaşadığımız gezegeni mi kastediyorsun acaba? Eğer  tüm 3.Yoğunluk alemini kastediyorsan bu tanımlamana katılamayabilirim kardeşim, çünkü hatırladığım kadarı ile kaynaklarda 3BH gezegenlerin varlığından da bahsedilmişti.
Bu konu biraz kafamı karıştıran konulardan biri. K'lar hem 3Y'nin doğal olarak KH nitelikli olduğuna dair şeyler söylemişlerdi, hem de bir sürü 3BH gezegenin mevcut olduğunu söylediler. İlk aklıma gelen açıklama, bunun tamamen "uzun dalga /  kısa dalga" konusuyla ilgili olduğu. Çünkü dünya insanlığı da eterik uzun dalga döngüsünden yarı eterik yarı maddesel kısa dalga döngüsüne düşmeden önce BH aleminde 3y ile 4y arası bir düzeydeymiş. K'lar uzun dalga döngüsünün tamamen (tüm yoğunluklarıyla) BH alemi içinde olduğunu söylediler veya ima ettiler sanırım.

Bunu net olarak söylediler mi hatırlamıyorum ama kısa dalga döngüsünde ise 3Y'nin (veya ilk 3 yoğunluğun?) doğal olarak KH frekanslarında olduğuna değinmişlerdi.

Katrilyonlarca 3BH gezegeninin olduğunu söylerken, burada otomatikmen bu gezegenlerin uzun dalga döngüsünde olması gerektiği sonucunu çıkarıyorum ama dikkatimden kaçan bir husus nedeniyle bu konuyu yanlış da yorumluyor olabilirim.

Tgur

#21
Sanırım şu aktarımlarla olayı doğru mecraına oturturuz,

Yani 3Y olayında her iki döngüyü kullanma özelliği var,konu Orion Deney hadisesinin uygulama şekli olarak da ele alınabilir ,evrende kartilyonlarca uzun dalga döngüsünde kalıp BH olanlar var ,bizler KH BH etkileşiminin devreye alındığı bu deney dünyasını seçmişiz,
Kısa dalga döngüsünü,
 ------------------------------------
C: Herşeyin arzu edilmeyen sonuçları yanında arzu edilebilir sonuçları da vardır, fakat burada şu da belirtilmelidir ki evrenin tüm boyutlarında var olan herşey, varoluşu yalnızca iki şekilde deneyimleyebilir. Bunlar uzun dalga döngüsü ve kısa dalga döngüsüdür. İnsanların neden fiziksel madde içinde esir olduklarıyla ilgili soruna dönecek olursak, ki elbette bu gönüllü bir şekilde ve seçimle gerçekleşti, sizin tamamen eterik veya ruhsal bir varoluş olarak tanımlayacağınız uzun dalga döngüsü deneyiminden, fiziksel varoluş dediğiniz kısa dalga döngüsüne geçmenizden kaynaklandı. Bu iki yol arasındaki fark şudur; uzun dalga döngüsünde evrimde döngüsel bir tarzda çok yavaş bir değişim meydana gelir. Kısa dalga döngüsünde ise bir ikilik/düalite vardır. Dünya'da fiziksel bedenler içindeki ruhların deneyimlediği şey de budur çünkü ruh döngünün yarısında eterik/ruhsal bir halde deneyim yaşarken, döngünün diğer yarısında fiziksel bir durumda deneyim yaşar. Bu iki yarı, zaman olarak sizin zamanı ölçüm şeklinizle ölçülemez ama elde edilen deneyimin bütünü her iki yarıda eşittir. Ruhların grup zihni tamamen eterik/ruhsal bir varlık yerine fizikselliği deneyimlemeyi seçtiğinde bu kısa dalga döngüsüne geçme gereksinimi doğal olarak, evrenin doğal bağları yoluyla gerçekleşti.
----------------------------------------------------------------
C: Durmana gerek yok, sadece yaptıklarınızı nasıl yaptığınıza dikkat etmeniz gerekiyor. Bilgi akışı asla zararlı birşey değildir. Daha önce de tanımladığımız gibi, Kendine Hizmet'te enerjilerin sınırlanması, tıkanmasını ve içe odaklanmasını vardır. Başkalarına Hizmet eğiliminde ise enerjilerin dışa akışı, odağın içten dışa doğru olması vardır. Dolayısıyla bilgi akışı veya yayımı faydalıdır ve Başkalarına Hizmet eğiliminin yapısında vardır. Fakat kişi bununla ilişkili tehlikelerin de farkında olmalıdır. Akışın ve oluşan olasılıkların kontrolünü kaybetmemelidir.
Dikkatli olmanız gereken nokta burası. Düzene ihtiyacınız var. Ve saldırı herhangi sayıda sebeple herhangi sayıda kaynaktan gelebilir. Her zaman aynı sebepten gelmez. Ve elbette kısa dalga ve uzun dalga döngüsü vardır. Kısa dalga döngüsü çabuk tamamlanan döngüdür. Uzun dalga döngüsü daha yavaş tamamlanan döngüdür ve dolayısıyla sizin algıladığınız şekliyle tamamlanması daha uzun sürer. Ve bu da durumu daha karmaşık hale getiriyor. Bu, tanımladığımız şeylerin saldırıya nasıl neden olabileceğinin örneklerinden yalnızca biridir.



gerçek tosun paşa

#22
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Qui-gon jinn
Sevgili gerçek tosun paşa "doğası" derken burda tüm 3.Yoğunluk alemini mi, yoksa sadece bizim yaşadığımız gezegeni mi kastediyorsun acaba? Eğer  tüm 3.Yoğunluk alemini kastediyorsan bu tanımlamana katılamayabilirim kardeşim, çünkü hatırladığım kadarı ile kaynaklarda 3BH gezegenlerin varlığından da bahsedilmişti.

Ben doğası derken aslında bizim gezegenimiz dünyayı kast etsem bile 3Y gerçekliği ile ilgili düşüncemin özeti yukarıda bozadinin yazdıklarıyla hemen hemen aynı.

3Y gerçekliğinin KH olduğunu düşünüyorum kısa döngüde. Celselerden anladığım kadarıyla ki RA ve Kas. ı da katarak söylüyorum 3Y nin hep bir seçim alanı ama deneyim olarak KH temelli olduğunu söylediler.

3BH gezegenlerine de inanıyorum ve kısa döngüde 3BH gezegeni olduğunu da düşünüyorum ama bu konuyla fikrim sadece bireysel hislerime dayanıyor.

3BH gezegenleri için düşüncem uzun süreli 4YBH ile temaslar sonucu artık dalganın etkisiyle geçişini tamamlamış ya da tamamlamak üzere olan veya 3Y misyonunu artık bitirmiş gezegenlerin 3BH olarak tanımlandığını düşünüyorum. Yani gezegendeki varlıklar çok büyük oranda BH ile uzun süren çalışmalar sonucu kutbiyetini belirlemiş ama bazı minik dengesizlikler ya da özel karmik misyonlar sebebiyle 4Y geçişi "tam" olarak tamamlanmamış köprü gezegenler olduklarını düşünüyorum ve nüfuslarının da en ama en fazla fazla 80-100 milyon büyüklüğünde olabileceğini düşünüyorum.

bozadi

#23
Alıntılar, açıklamalar için teşekkürler arkadaşlar.

Daha önce Zihnimiz ve arkonlar başlığı altında da bu uzun ve kısa dalga döngüsü konusunun bazı yönlerine değinmişiz.

GTP, kısa döngüde BH gezegenlerinin/toplumlarının nasıl mümkün olabileceğiyle ilgili görüşlerini çok ilginç ve olası buldum. Belki de aynen dediğin gibidir. Şu düşünce geldi aklıma: Uzun dalga döngüsünde tıpkı bizim gibi tembelleşme veya yozlaşma deneyimledikleri için KH güçleri tarafından (veya belki onların müdahalesi olmadan) kısa döngüye geçme kararı alan sayısız grup var muhtemelen. Bizimkiler yakayı Kertişlere kaptırmış diye, bu döngü geçişini yapan diğer tüm grupların da aynı şekilde KH güçlerinin güdümüne girdiğini varsaymak yanlış olabilir. Belki bazıları üst düzey BH rehberlerle bağlarını koparmadan, BH ile uyumlu şekillerde kısa döngü 3BH deneyimi içine girmiştir.

K'lar "Tüm düşenler 'zor yolu' öğrenmek zorundadır." diyor. "Düşüş" belki de uzun döngüden kısa döngüye geçmeyi değil de, BH'den KH'ye geçmeyi ifade ediyor. Eğer döngü değiştirirken BH kutbiyeti kaybedilmezse, hatta iyi korunursa ve/veya giderek güçlendirilirse, 'zor yol' denen şey onlar için geçerli olmayabilir sanırım. Ama bizim gezegende yaşanmakta olan şeyin 'zor yol' olduğuna şüphe yok, diye düşünüyorum. Hele ki gezegen nüfusunun yarısı OP'yken.


bozadi

#24
Bahsedilen katrilyonlarca 3BH gezegeninin uzun döngüde olduğunu, kısa döngüde 3BH gezegenleri varsa bile, nispeten az sayıda olabileceği ihtimalini de yok sayamıyorum henüz. Elimizdeki kaynaklarda konuyu netleştirebilecek bilgiler veya ipuçları varsa umarım parçaları doğru yerlerine oturturuz

Qui-gon jinn

#25
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Ben doğası derken aslında bizim gezegenimiz dünyayı kast etsem bile 3Y gerçekliği ile ilgili düşüncemin özeti yukarıda bozadinin yazdıklarıyla hemen hemen aynı.

3Y gerçekliğinin KH olduğunu düşünüyorum kısa döngüde. Celselerden anladığım kadarıyla ki RA ve Kas. ı da katarak söylüyorum 3Y nin hep bir seçim alanı ama deneyim olarak KH temelli olduğunu söylediler.

3BH gezegenlerine de inanıyorum ve kısa döngüde 3BH gezegeni olduğunu da düşünüyorum ama bu konuyla fikrim sadece bireysel hislerime dayanıyor.

3BH gezegenleri için düşüncem uzun süreli 4YBH ile temaslar sonucu artık dalganın etkisiyle geçişini tamamlamış ya da tamamlamak üzere olan veya 3Y misyonunu artık bitirmiş gezegenlerin 3BH olarak tanımlandığını düşünüyorum. Yani gezegendeki varlıklar çok büyük oranda BH ile uzun süren çalışmalar sonucu kutbiyetini belirlemiş ama bazı minik dengesizlikler ya da özel karmik misyonlar sebebiyle 4Y geçişi "tam" olarak tamamlanmamış köprü gezegenler olduklarını düşünüyorum ve nüfuslarının da en ama en fazla fazla 80-100 milyon büyüklüğünde olabileceğini düşünüyorum.

Sevgili Gerçek Tosun Paşa açıklamaların için teşekkür ederim. Evet hepsi bir olasılık, hepsi mümkün, söylediğiniz gibi olabilir.

Velhasıl 3BH gezengenler konusunda benim şahsi düşüncem, bu olgunun yine tanımlandığı şekilde "3.Yoğunluk" ortamında ve onun sınırlandırmalarına tabi olarak gerçekleştiği yönünde. Bir "3.Yoğunluk" BH gezegeni denildiğinde, en başta 3.Yoğunluğun tanımlamalarına bakmak ve bu tanımlamalar içerisinde konuyu değerlendirmek lazım gerek diye düşünüyorum. Yeri gelmişken 3BH gezegen konusunun dile getirildiği 26 Kasım 1994 tarihli celseden o kısımları da alıntılayayım, faydalı olabilir. Tekrar teşekkürler ederim, sevgiler.

---
S: (L) Siz 6'ncı seviye varlıklarının 4'üncü seviyedeki Kertişlerle uğraşması biraz haksızlık gibi olmuyor mu?
C: "Kertişler", karanlığın güçlerinin 4'üncü seviyedeki temsilcileri, 6'ncı seviyedeki değil ve siz de 3'üncü seviyedeki temsilcilerisiniz.
 
(26 Kasım 1994)
-------
S: (L) Işığın güçlerinin 3'üncü seviye bir temsilcisi var mı?
C: Evet.

S: (L) Onlar kim veya ne?
C: Sizin gezegeninizde yoklar.

S: (L) Peki kendi gezegenleri var mı?
C: Katrilyonlarca.
 
(26 Kasım 1994)
-------
S: (L) Eğer Kendine Hizmet eğilimli 3B (3 boyutlu) varlıkların yaşadıkları gezegenler varsa, onların görünüşleri bizimki gibi mi?
C: Siz KH (Kendine Hizmet) eğilimlisiniz. BH (Başkalarına Hizmet) varlıklarını mı kastettin?

S: (T) Bu evrende 3B bir BH ırkı var mı?
C: Evet. Zaten söylemiştik.

S: (L) Eğer BH varlıklarının olduğu gezegenler varsa...
C: Bazıları size benziyor.
 
(26 Kasım 1994)
-------

bozadi

#26
Az çok BH eğilimli oldukları halde Grilerin projelerinde yer aldığını anlatan kişilerle ilgili aklıma gelen hususlardan biri şu: Bu melezleme çalışmalarına katılan pek çok kişinin melez "çocukları" oluyor. Kertiş robotu Grilerle de yapılmış olsa, bu çocukların varlığı, ilgili kişilerin ana-babalık duygularını, empati duygularını uyandırıyor. Griler bu duyguları özel kimyasal vb. yöntemlerle de tırmandırıyorlardır muhtemelen. İşte, "iyi niyetin suistimali / kandırılma" meselesinin önemli bir parçası bu ana-babalık duyguları olabilir. Sayısız aşağılamalara, işkencelere rağmen, koruyucu ebeveynlik içgüdüleri tetiklenince, aldatılmak, cezbedilmek daha kolaylaşıyor muhtemelen. Bir de buna 3y ile 4y arasındaki "farkları", 4y'nin tarifi zor üstünlüklerini, aşkınlıklarını, kolaylıklarını, psişik ve teknolojik harikalarını dahil edersek, bu durum çok sayıda insanın bu projelere ilgi göstermesine veya bu projelerden çıkmakta zorlanmalarına neden oluyor muhtemelen.

İnsanlar dünyada inanılmaz zorlu koşullar altında yaşıyorlar. Yaratıcılıkları engelleniyor, imkanları feci şekilde azaltılıyor, aşağılanıyorlar, eziliyorlar. Bir sürü korku ve kompleks geliştiriyorlar. 3Y'ye kıyasla 4Y ortamında psişik ve başka çeşitli bakımlardan elde edilen imkanlar, "sihir" kelimesiyle bile yeterince açıklanamayacak düzeyde. Dünyadan çok daha geniş bir alanla ilgili doğrudan farkındalıklar, deneyimler elde ediliyor. Farkındalıkta olağanüstü bir patlama meydana geliyordur, biraz da kişisine bağlı olarak. İnsanlara yapılan olağanüstü bilgi yüklemeleri ve doktrinasyonları ve bunların etkisini artırmaya yönelik kimyasal, genetik vs. müdahaleleri de düşünmek gerek. Griler dünyasında KH çok hakim ama dünyada da BH hakim değil sonuçta. Pek çok insan için 4KH'nin olağan dünya hayatına tercih edilebilir olmasına şaşırmamak gerekiyor sanırım. Ama Grilerin projelerine katılan az çok BH eğilimli kişiler için durum biraz daha karmaşıktır herhalde. Ciddi bir farkındalık ve özgür irade sınavıyla karşı karşıyalar.


bozadi

#27
Grilerin insanlık üzerindeki karanlık faaliyetlerini insanlık için faydalı ve gerekliymiş gibi yutturmaya çalışanların durumunu, ABD'nin tüm şeytanlığına rağmen demokrasi öncüsüymüş gibi yutturulmaya çalışılmasına benzetmiştim. Aslında aynı şeyi açıklamak için kullanılabilecek ve zaten bir süredir konuşmakta olduğumuz çok daha doğrudan bir örneği unuttuğumu fark ettim: Sümerliler ve Anunaki/Kertişler. Anunaki'nin Sümer'e inip onları köleleştirdikleri halde "Yüce Tanrılar" olarak görüldüklerine değinmiştik. İşte Kertişlerin robotları olan Grilerin tüm şeytani faaliyetlerine rağmen "yüceltilerek" betimlenmeleri de tamamen aynı hesap. Sümerlerin kölelik deneyiminin devamı. Veya aslında tüm insanlığın mevcut deneyiminin bir tezahürü. Söz konusu Uzaylılar bizi dünyadaki faşist siyasi/askeri yöneticilerin boyunduruğundan kurtaracak yüce güçmüş gibi pazarlanmaya çalışılıyor. Halbuki dünyadaki egemen faşist düzenin kurucusu ve bu düzenin başındaki kuklaların "ağa-babası" kendileri.

K'lar tam da böyle bir olasılığa dair uyarıda bulunmuştu. "Dünyaya inip harikalar gösterecekler. İnsanlar başta korkacak ama 'mucizeleri' gördükten sonra gardını indirip o güçleri Tanrılaştıracak ve sonra o güçler maskelerini çıkarıp insanlığı köleleştirecekler" gibisinden bir kehanet paylaşılmıştı. Sonradan bu kehanetin ille bu şekilde gerçekleşmeyebileceğine dair şeyler de paylaşıldı veya bu kehanetin belki tamamen değil ama kısmen, KH güçlerinin korkutma amacıyla yaptıkları psişik baskının etkisiyle sapmış olabileceği gibi bir ima var gibi algıladım. Yine de bir olasılık olarak tamamen dışlanamayacağını düşünüyorum. Sonuçta bu kehanetin gerçekleşme olasılığı bulunsa veya ciddi bir olasılık olsa bile, K'lar BH eğilimli insanlığın 4Y frekanslarının yoğunlaşmasıyla birlikte uyanıp birleşerek Kertişlerden özgürleşeceğine epeyce vurgu yaptılar.

Benim bu kehanete dair burada dikkat çekmeye çalıştığım husus, faşist uzaylıların "avlarına" yaklaşırken, aldatma (avın gardını düşürme) amacıyla kendilerini başta olduklarından farklı birşey gibi, hatta olduklarının tam tersiymiş gibi göstereceğine yapılan vurgu. Ki bu bizim uzaylı konusundan bağımsız olarak olağan dünyevi deneyimlerimizden de çok aşina olduğumuz bir konu. ABD'nin faaliyetleri bunun en bariz siyasi/askeri örneklerinden biri. Çok daha olağan, günlük hayat düzleminden sayısız örnekler hatırlanabilir.

Konuyla ilgili dikkatimi çeken başlıca hususlardan biri, bu uzaylıların "mucizeler" gösterecek olmasıyla ilgili vurgu. Nitekim, Kertişlerin Sümerlerin kökeni olan Atlantis'e inerken de teknolojik harikalar gösterdiklerine dair açıklamalar okumuştuk. Atlantisliler ilkel görünümlü sayılabilecek bir hayat yaşarken bu uzaylı tanrılar onlara olağanüstü teknolojiler vermiş, sonradan Sümer'de yaptıkları gibi onlara "bilimler" öğretmiş. Onları tıpkı kendileri gibi teknoloji ve güç saplantılı bir toplum haline getirmek amacıyla çok uzun süre doktrinasyon çalışmaları yapmışlar. İşte tüm bunların, Grilerin faaliyetleriyle ilgili anlatılan şeylere benzerlikleri dikkat çekici değil mi? Temasçılar ha bire Grilerin "mucizelerinden" bahsedip duruyor. "Şifa" ve olağandışı psişik yetenek artışları örneklerinde olduğu gibi. Ama ne pahasına? "Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez." deyişini hatırlatıyor bu "mucizeler" bana. Ve temasçılar sürekli "yoğun bilgilendirme" süreçlerine sokulduklarını anlatıyorlar. Tüm bunlar Atlantis'in, Sümer'in, Mısırlıların (ve muhtemel başka insan medeniyetlerinin) yaşadıkları olağanüstü teknolojik ve bilimsel yükselme (ama ne hikmetse aynı zamanda zalimleşme) örnekleriyle paralellikler taşıyor ve hatta muhtemelen aynı projenin devamından ibaret.


bozadi

#28
Ve yine Grilerin "melezleme çalışmaları", Sümer zamanında Kertişlerin Nefilim ile insanlar arasında yapmaya çalıştığı, Tevrat'ta "Tanrı oğulları ile insan kızları arasında evlilik" diye bahsedilen melezleme çalışmalarını anımsatmıyor mu? Nitekim, Sümerlerin ataları olan Atlantislilerin de genetik, klonlama vb. konularda çok ilerlediklerine dair bir sürü tasvir var.

Günümüzde ufoloji alanında Griler ve Kertişlerin faaliyetlerine dair ortaya çıkan bilgi veya ipuçları, Atlantis ve onun devamı olan Sümer ve Mısır'daki uzaylı tanrıların faaliyetlerinin devamını düşündürüyor.


bozadi

#29
"Şeytan azapta gerek." deyişi misali, insanlık üzerinde faaliyetlerde bulunan 4KH varlıkları sürekli olarak telaşlı, saplantılı ve karanlıklarla dolu bir koşturmaca hali içindeler.

Elimizdeki kaynakların işaret ettiği gibi, BH varlıkları ise "Tüm varoluşla birlikte hepimiz aynı ve tek olan varlığın bir parçası ve kendisiyiz." diyorlar. Hepimiz varoluşun, yani Tanrı'nın birer parçası ve ta kendisiyiz. Bizim dışımızda bir varlık veya Tanrı yok. Biz ve Tanrı diye iki ayrı varlık yok. Egoyu ve bu manada KH'yi doğuran olgu işte bu "ikilik" olgusu veya yanılgısı. Burada KH derken bizim 3Y deneyimimiz için doğal ve gerekli olan "kendine hizmet"i değil, kendi çıkarları için başkalarının varlığını tamamen sömürmeye, hatta yok etmeye adanan marjinal KH'yi kastediyorum. Bizim KH'liğimizin bir kısmı doğal ve gerekli olsa da, bir kısmının marazi olduğuna da şüphe yok. Deneyimlerimiz bunu açıkça ortaya koyuyor.

K'lar insanlığın düşüş sürecini temsil eden bir örnek olarak, açılan bir kapının ardında gördüğümüz bir küp altına doğru giderken, kapının arkasında saklanan yılan tarafından ısırıldığımızı söylemişlerdi. KH varlıklarının insanlara rüşvet olarak sundukları "mucizeler" ve o mucizelere gösterilen büyük ilgi, K'ların bahsettiği o bir küp altını çağrıştırıyor.

KH varlıkları ("egolar") sürekli etekleri tutuşmuş vaziyette, sürekli bir yanma hali içinde koşturuyorlar. Cehennem ateşi dedikleri şey bu sanırım. Ki hepimiz aynı cehennem ateşini şu veya bu düzeyde yaşıyoruz. Bu ateş bazen iyice artıp bazen biraz azalıyor. BH varlıkları "Bu yanılgıdan, bu kabustan uyanın." diyor. İkilik yok, birlik var. Tüm korkular, tüm kabuslar ikilik yanılgısından kaynaklanıyor en derin kökenleri itibariyle.