BİTKİLERİN YAŞAMI

Başlatan Tgur, 20 Ağustos 2022, 20:15:52

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

Bitkilerin Gizli Yaşamı

1966 yılında, Amerika'nın tanınmış yalan makinesi uzmanı Clee Backster, güvenlik görevlilerine poligraf aygıtının kullanımı eğitimini verdiği okulunda uykusuz bir gece daha geçirdi. Sonra sırf eğlence olsun diye, yalan makinesinin elektrotlarını kocaman yapraklı tropikal bitkisinin üzerine yerleştirdi.
Yalan makinesi çeşitli korku, sevinç, şaşkınlık gibi durumların elektriksel değişimlerini ölçtüğüne göre, belki bitki de su dökünce seviniyordur diye alaylı alaylı güldü.
Bitkiyi suladığında galvanometre zikzaklar çizerek aşağı doğru indi. Oysa yukarı doğru bir hareket bekliyordu Backster.
Yaprağını sıcak kahveye soktuğunda da beklediği tepkiyi görmedi. Sonunda kibriti alıp bitkiyi yakmayı düşündüğünde her şey değişti. Bitki çılgınca galvanometrenin ibresini tavan yaptırdı. İnanamadı Backster. "Nasıl yani?" dedi kendi kendine, "Bitki düşüncelerimi mi okudu?".

İnsanlık tarihinin önünde yeni bir dünya açılıyordu artık.
Deneyler deneyleri kovaladı. Bitkilerin sadece düşünceleri okumakla kalmayıp çevrelerindeki her şeyi hissettikleri de çıktı ortaya. Kaynar suya atılan karideslerin ölümlerini, eline iğne battığında duyulan acıyı da hissediyordu bitkiler. Hatta kilometrelerce ötede olunsa bile yaşanan sevinç ve üzüntüleri de hissediyordu. Hatta korkudan baygınlık bile geçiriyordu.

Bir gün şehir dışından gelen bir botanikçi bayan içeri girdiğinde bütün bitkiler sessizleşti. Hiç birinden tepki gelmiyordu. Sanki hepsi birden sessizliğe bürünmüştü. Taaa ki o bayan havaalanından uçağa binip gittikten 45 dakika sonra yeniden tepki vermeye başladılar. Bayan botanikçinin bitkileri kurutup ölçümler yaptığını öğrendiği zaman anladı Backster, bayanı görünce bitkilerin korkudan bayıldıklarını.

Bir deney tasarladı. 6 yardımcısına aynı gece aynı saatlerde yapmak üzere farklı görevler verdi. Görevlerden biri gece yarısı gelip laboratuvardaki bitkilerden birini söküp parçalamaktı. Ertesi gün o gece bitkiyi parçalayan yardımcı içeri girdiğinde bütün bitkiler çılgınlar gibi haykırmaya başladı (galvanometrelerin ibrelerinin tavan yapmasını böyle adlandırıyor Backster). Bu deneyden anlaşıldı ki bitkiler sadece hissetmiyor, aynı zamanda hafızaları da var. Ve Amerika'da bazı adlî vakalarda bitkilerin şahitliğine başvurulmaya başlandı. Bitkiler asla yanlış sonuç vermiyordu çünkü yalan nedir bilmiyorlardı.

Bu çalışmalar makale olarak yayınlanmaya başlayınca dünyanın dört bir yanından bilimadamları konu üzerinde çalışmalara başladılar. Sonuçlar akıl almaz.
Koparılmış bir yaprak, kendisine güzel sözler söylenmesi durumunda normal yapraktan aylarca daha uzun süre canlı kalabiliyor. 120 km mesafedeki bir acıyı, sevinci hissedebiliyor.
İnsanların düşüncelerini okuyabiliyor, kötülük yapanları hafızasına kaydedebiliyor. Aynı zamanda bu bilgileri diğer bitkilerle de paylaşıyor.
Kendisine kötü davranılan bitki üzüntüsünden intihar bile ediyor.
Yanındaki bitkinin susuz kalması durumunda kendi suyunu onunla paylaşıyor.

Bitkiler, bütün canlılarla iletişim kurma konusunda bizim hayallerimizin ötesinde bir hassasiyete sahip. Her biri doğanın bir parçası. Belki bir gün onları daha iyi anlama imkânımız olursa bize tarihin bütün yaşanmışlıklarını bile anlatabilirler. Avatar filminin esin kaynağı da bu çalışmalar ve elde edilen sonuçları.

Bilelim ki dünyanın herhangi bir yerinde bir bitkiye kötü davranılırsa, bütün bitkiler bunu hissediyor.
Hani "Kirazlı Kaz Dağı değil" diyorlar ya, emin olun Kirazlı'da kesilen bir ağacın acısını sadece Kaz Dağlarında değil, Munzur'daki, Kuzey Ormanlarındaki, Salda'daki, Toroslardaki ağaçlar da hissediyor. Bir gün biz de hissedeceğiz...

Kaynak: Bitkilerin Gizli Yaşamı, Peter Tompkins/Christopher Bird, 1973, Sungur Yayınları,
Çev: Sulhi Dölek.
Derleyen: Osman Kutlu.



bigsenfoni

Paylastigin icin tesekkerler Tgur abim :) Metafizik varliklar baz? bitkileri yuvalari yada yasama alanlari olarak kullaniyorlar.Isterseniz onlar? görebilirsiniz bile...
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Qui-gon jinn

#2
Sevgili bigsenfoni, metafizik varlıklar derken, çeşitli bilgilerde bu gezegene ait bir olgu olduğu söylenen ve halk dilinde "cin" ismi ile tarif edilen elemental varlıkları mı kast ediyorsun acaba? Yoksa başka yoğunluk vs. varlıklarını mı? Merak ettim ve sormak istedim açıkcası. Birde ayrıca "İsterseniz onları görebilirsiniz bile" demişsin, ben yazdığın bu sözden senin bu konuda bir deneyimin varmış gibi bir durum algıladım ve eğer gerçekten varsa ne tür deneyimler olduğu yönünde müsadenle bir soru daha yöneltmek istedim. Verdiğin bilgiler için teşekkürlerimi sunarım kardeşim, sevgiler.

bigsenfoni

#3
Derin konular ama kabaca anlatmaya calisayım.Tasın bile canlı olduğunu ve kendi yoğunda tekamül ettiğini/ögrendigini hesaba katarsak yasadığımız alemin/Dünyanın sonsuz sayida cesitli varl7klari barindirdigini anlayabiliriz.Cin konusu benim gördügüm kadariyla karistirilan ve toplumda tam olarak anlasilmamis yada bir cerceveye oturtulmamis varliklar.Ben cinleri kabaca hayvan ruhları ve eterik bedenleri,insan ruhları ve eterik bedenleri,astral varliklar ve baska/diger boyut varliklari olarak katagorilendiriyorum.

Devam edecegim...



DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bigsenfoni

#4
Bitkilerin/doğanın görünen yada görünneyen bazı varlikları aura alanları icinde barındırması son derece normal ama herkez tarafindan fark edilmeyen bir durum.Şamanlar bunu bilir, hatta tesadüf eseri doğa ana denilmemistir.Doga ana sonsun boyutta varliğimı bagrinda barindırır.Ürkütmeden,korkutmadan bu kadar anlatabilirim dostum :)

Devam edecegim...telefonla yazdigim icin parca parca oluyor kusura bakmayin :(
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bigsenfoni

#5
Yasadığım deneyimler sorusuna gelince evet kardesim gercekten cok deneyim yasadım ve doğa ana bana cok güzel seyler gösterdi/ögretti.Bu varlikları nasıl görebileceğiniz konusu;bu sırrı kendinizin keşfetmesi size daha fayda sagliyacagi icin burada yazmiyorum.Ama buraya ip ucu olarak bilgi,farkındalik,kalp  gözü,medirasyon ve frekans yazabilirim.

Bitti :)

DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Qui-gon jinn

#6
Sevgili bigsenfoni, mesajlarından anladığım kadarı ile spesifik bilgi vermekten biraz kaçınıyor gibisin geldi bana, zaten şöyle de yazmışsın "Ürkütmeden,korkutmadan bu kadar anlatabilirim dostum ". Tabii böyle söyleyince ister istemez insanın aklına yeni sorular geliyor. Açıkcası kimin, özellikle de kimden/neyden ürküp, korkacağı ayrı bir merak konusu oldu şimdi bende...:) Neyse artık, cevapların için teşekkürler kardeşim.Sevgiler.

Tgur

#7
Big dostum ben de sevgi ve selamlarımı sunarım,

Bu aktardığımdan Tanrı her şey, her şey Tanrıdır algısını hissediyorum yani 7Y nin her yoğunlukta kendini şu veya bu sebeple göstermesini,
Fark etmek, buna inanmak kişinin özgür iradesi ve farkındalığı ile ilgili, 

Diğer yandan "doğa bizden ayrı değil biz oradan şekillendik" bilgisine göre 1. ve 2.yoğunluğu taşıyan bir bedendeyiz ,bu yönden o yoğunlukların itkilerini zaman zaman hissediyor yani o varlıklarla konuşuyor gibi olmaktayız, var oluş enkarne maceramızda (kayıtlar DNA mızda) o kılıklara da girdik ,

Bu yönden cin .v.s. elemantal varlık olarak kabul edilip algılananları veya isimlendirilenleri bu yönden de değerlendirmeliyiz,

Tekrar sevgiler..