Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

23 Nisan 2022

Başlatan bozadi, 26 Nisan 2022, 10:37:20

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Celse Tarihi: 23 Nisan 2022

Tabla başındakiler Laura, Andromeda ve Artemis

Pierre, Joe, Chu, PoB, Ark, Scottie, Gaby, Niall, Kedi Pikabu

S: (L) Bugün 23 Nisan 2022. Olağan şüpheliler: [Mevcudun gözden geçirilmesi] Pekala. Merhaba? Kimse var mı?

C: Kasyopya'dan Moyloya ve herkese iyi akşamlar.

S: (L) Pekala. Sanırım sorularla başlayacağız. Tatlım, başlayabilirsin.

(Ark) Ben mi?

(L) Evet.

(Ark) Yoğunluklar nedir?

C: Bilgiyle etkileşim halindeki farkındalık halleri.

S: (L) Bilgiyle etkileşime giren bu farkındalık hali, gevşek bir terim kullanacak olursak "gerçeği" bir şekilde etkiliyor mu?

C: Az ya da çok.

S: (Ark) Kimin farkındalığı?

C: Muktedir olan bilincin.

S: (Ark) Anlamıyorum. Hangi bilinç? Kimin bilinci? Anlamıyorum.

C: Dalga okuyan bilinç birimleri.

S: (Ark) Bu dalga okuyan bu bilinç birimi nerede?

C: Biri sensin.

S: (Ark) Bu durumda yoğunluklar tamamen subjektif mi yoksa objektif mi?

C: İkisi de.

S: (Ark) Nasıl objektif oluyor? Hangi anlamda? Dalga okuyan bilinç birimiyle ilgiliyse nasıl objektif olur? Dalga okuyan bilinç birimi subjektiftir, bu durumda yoğunluklar nasıl objektif olabilir? Fizikte objektiflik gerekir.

C: Dalga okuyan bilinç birimi alanın bilinciyle hizalanırsa, algı subjektif olmaktan ziyade objektiftir.

S: (Ark) Bilinç nedir?

C: Hayat.

S: (Ark) Hayat nedir?

C: Bilinç.

S: (Pierre) Döngüselleşiyor.

(Ark) Bilgi nedir?

C: Herşey.

S: (Ark) Fizik yoğunlukları tanımlayabilir mi?

C: Evet

S: (Ark) Nasıl?

C: Cebir.

S: (Ark) Ne tür bir cebir?

C: Basit.

S: (Ark) Yoğunluklar ile boyutlar arasındaki ilişki nedir?

(L) Bu soruyu zaten cevaplamışlardı. Transkriptlerde var.

(Ark) Evet ama bunun cevabı yok.

C: Boyutlar, daha iyi terimler mevcut olmadığı için kullandığımız insan ürünü bir tanımlama.

S: (Ark) Ama cebir de insan kavramı, değil mi?

C: Evet

S: (Ark) Fizikte kullandığımız herşey insan kavramı, değil mi?

C: Bu yüzden bu kadar çok kafa karışıklığı yaşıyorsun.

S: (Ark) Ama cebirde boyutlar kullanılıyor. Boyut insan kavramı değil. Cebirsel bir kavram. Cebir kullanmak istiyorsak boyutlara ihtiyacımız var.

C: Evet

S: (Ark) Kaç tane boyut var?

C: Sonsuz.

S: (Ark) Bu boyutlar uzay ve zamanla mı ilgili?

C: Evet

S: (Ark) Ama uzay 3 boyutlu. Sonsuz boyutların kalanı nerede?

C: Çok sayıda tekrarlanma var.

S: (Ark) Neyin tekrarlanmaları?

C: Uzay ve zaman.

S: (Ark) Bunun kuantum teorisiyle bir ilgisi var mı?

C: Gerçekten çok az.

S: (Ark) Einstein'ın yerçekimi teorisiyle bir ilgisi var mı?

C: Daha da az.

S: (Ark) Peki fiziğin hangi kısmıyla ilgisi var?

C: Modern kavramlar bu tür tanımlar içermiyor.

S: (Ark) Lütfen bu cümleyi açıklar mısınız?

C: Modern terminolojinizden kullanabileceğin hiçbir alakalı tanım yok.

S: (Ark) Peki ya eski terminoloji? Artık unutulmuş olan o tür kavramlar var mıydı?

C: Muhtemelen.

S: (Arky) İpucu yok mu? Hangi kavramlar iş görür? Eskiler yoksa, yeniler yoksa, o zaman ne? Umut yok mu? Hmm. Tamam, başka sorum yok.

(L) Sıradaki?

(Joe) 21 Mart'ta doğrudan yere doğru uçup düşen China Eastern Airlines uçağı... Olayın sebebi neydi?

C: Hava patlamasından sonra yönlendirme sistemi kontrolden çıktı.

S: (Pierre) Peki hava patlamasının nedeni neydi?

C: Boyut sınırını ihlal eden meteorik nesne.

S: (Andromeda) İlk tahminim buydu.

(Pierre) Evet, benim de. Bu konuda aynı fikirdeydik. Boyut sınırı ihlali...

(Niall) Yani meteor uzaydan gelmiyordu. Bir birleşme oldu...

(Andromeda) Yani bir portaldan geldi denebilir.

(Niall) Bu neyle neyin...

(Pierre) 4Y'den mi?

C: Sizin aleminize giren her nesnenin 4Y'den gelmesi gerekmez. Ark'ın boyutlarla ilgili sorularını düşünün. Ayrıca pencereden düşenler ve Flight 19 hakkında söylenenleri de göz önünde bulundurun.

S: (Pierre) Aptalca bir sorum var.

(L) Aptalca bir soru sormak mı istiyorsun?

(Pierre) Evet.

(L) Aptalca sorular gecesindeyiz gibi. [kahkahalar]

(Pierre) Zamanında Kantek'te bugün Dünya'da olduğundan daha fazla mı oksijen vardı?

C: Evet

S: (Andromeda) İyi soruydu.

(Pierre) Bu acaba...

C: Geçmişte zaman zaman Dünya'da da daha fazla oksijen vardı.

[ ...KISA MOLA... ]

S: (Pierre) Ukraynalı cadılar Putin'e karşı bir ayin yaptı mı?

C: Evet

S: (L) Etkili oldu mu?

C: Çok değil.

S: (L) Peki neden etkili olmadı?

C: Koruyuculuk yapan çok daha fazla kişi vardı.

S: (L) Yani Putin'i koruyanların sayısı, ona kötü titreşimler göndermeye çalışanlardan fazlaydı. Öyle mi?

C: Evet

S: (Pierre) Geri sekme oldu mu?

C: Geri sekme süreci ilerliyor. Kibir.

S: (Joe) Putin'in herhangi ciddi bir kronik hastalığı var mı?

C: Hayır. Sadece stres. Hiperbarik oksijen tedavisinin de faydası olurdu!

S: (L) Konusu açılmışken, Ark toparlanana kadar daha kaç tedavi görmesi gerektiğini bilmek istiyor.

C: 27 tanesi seni şu anki çamurlu yoldan çıkaracaktır.

S: (Ark) Tamam, zaten çıkıyorum. Peki ya kuaterniyon cebiri? Dalga okuyan birimlerle alakalı mı?

C: Kesinlikle.

S: (Ark) Öyle mi? Peki ya oktonyonlar? Daha iyi mi yoksa kötü mü? İlişkisel değildirler. Ooo!

C: Daha iyi.

S: (Ark) Daha iyi! Aman tanrım. Daha iyi!

(Scottie) Hiperbarik oksijen tedavisinden yalnızca bahsetmenin bile faydası oluyor!

(Artemis) Peki benim iyileştirmem gereken herhangi birşeyi iyileştirmem için kaç tane hiperbarik oksijen seansına ihtiyacım var?

C: 35

S: (Andromeda) Bir aydan biraz fazla.

(Pierre) Joe benim motor işlevimi geri kazanmam hakkında sorduğunda K'ların cevabı şuydu: "C vitamini artı..." Hiperbarik oksijeni mi kastediyorlardı?

C: Çok olası.

S: (L) Peki nasıl oldu da birdenbire hiperbarik oksijen tedavisini düşündüm? Hala bunu tetiklemiş olabilecek tek bir şey gelmiyor aklıma. Hiçbir şey okumadım, hiçbir şey görmedim, hiçbir şey duymadım... Önemli birşey olarak geliverdi aklıma.

C: Genellikle kendiliğinden yaptığın gibi kanallama yapıyordun.

S: (L) Pekala.

(Pierre) Meditasyonlarımız... bana gezegenin FRT'sini yükseltiyor gibi geldi.

(Joe) İşler iyiye gidiyor, evet. [kahkahalar]

C: Daha fazla uygulamaya ihtiyaç var.

S: (L) Bu konuyla alakalı olarak: Koronavirüs ile şu anki etkileşimimiz bize herhangi bir güncelleme sağlayacak mı?

C: Bazı açılardan. Ancak büyük değişim zamanlarında parazitler hakkında söylenenleri hatırlayın ve dikkatli ve proaktif kalın.

S: (L) Başka bir deyişle, kendin harekete geçmeden işlerin olumlu bir şekilde gidebileceğini varsayma. Hiperbarik oksijen veya C vitamini veya ivermektin, hidroksiklorokin vesaire.

(Pierre) Daha önce K'lar Rockefeller ve benzerleri için üçlü kötü gün demişti. Sosyal, ekonomik ve sağlık anlamında. Ve sonraki bir celsede buna FRT değişikliğini eklediler. Bu yolla onların düşüşünü hızlandırabiliriz belki. Üçlü kötü gün açıklaması ile Son Tarih Nisan açıklaması arasında herhangi bir bağlantı var mı?

C: Zayıf.

S: (Joe) Çin hükümeti neden Şangay'da çok sert karantinalar uyguluyor?

C: ABD deneyleri hakkında birşeyler biliyorlar.

S: (L) Yani ABD bir iş çeviriyor olabilir ama bu konu hakkında bir açıklama yapılmıyor.

(Joe) Bir tür mikrobun falan yeni bir yayılımını mı tespit ettiler acaba?

(L) Evet.

(Joe) Çin'le sınırlı birşey belli ki.

(L) Şimdilik.

(Andromeda) Tabi bizde de yoksa.

(Niall) Rusya da Çin de bir takım işler çeviren Amerikan biyo-laboratuvarlarıyla çevrili.

(Gaby) Önceki bir celsede insanlık için tehdit oluşturan şeyin ABD deneylerinden ziyade bir uzay virüsü olduğunu söylüyorlardı. Eğer durum buysa, teorik olarak bir 4. yoğunluk KH virüsü geliyorsa, bu bir DNA virüsü mü yoksa RNA virüsü mü olacak?

C: RNA.

S: (Gaby) Ne tür bir hastalık üretecek?

C: İlkel çiçek hastalığına benzer olması çok muhtemel.

S: (Pierre) İlkel çiçek hastalığı kötü. Kara Ölüm'ün türevlerinden.

(L) Sanırım ilkel çiçek hastalığının Kara Ölüm olduğuna karar verdik.

(Gaby) Çiçek DNA virüsü. Yani eğer gelecek olan bir RNA virüsüyse, daha kötü olabilir sanırım.

(Pierre) %79 ölüm oranı kötü.

(Joe) Böyle bir virüse karşı ne tür tedaviler etkili olabilir?

C: C vitamini ve oksijen.

S: (Artemis) Şifa terapilerinden bahsetmişken, geçenlerde akort çatalı ses terapisiyle karşılaştım. Duydunuz mu?

(Chu) Evet.

(Artemis) Hiç denediniz mi?

(Pierre) Evet.

(Artemis) Öyle mi? Ve?

(Joe) Gürültülüydü.

(L) Çok etkili değil.

(Artemis) Sormak istedim çünkü bunu yapan bir kadınla ilgili videolar gördüm ve epeyce enerji salımı oluyordu. Bu yüzden, bize herhangi bir konuda yardımcı olması için burada yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını bilmek istedim. Bu yöntemde iyi birşey var mı?

C: Temel olarak duygusal düzeyde hafif faydalı.

S: (Artemis) Yani fiziksel sorunlara katkıda bulunan duygusal sorunların varsa, yardımcı olabilir.

C: Evet

S: (Joe) Rus amiral gemisi Moskova füzeyle mi vuruldu?

C: Evet.

S: (Joe) Ukraynalılar mı yoksa ABD ve müttefiklerinin bunda doğrudan parmağı mı vardı?

C: Doğrudan ABD. CIA.

S: (Joe) Ukraynalılar bunu yapamazdı.

(L) Pekala. Başka soru yok mu?

(Ark) Bir sorum var. Yerçekimi teorisi, Einstein'ın metrik veya ona benzer birşey yarattığı gibi değil de elektromanyetizma olarak mı formüle edilmeli?

C: Evet

S: (Ark) Elektromanyetizma olarak formüle edilmeli, değil mi?

C: Evet

S: (Ark) Elektromanyetizma teorisi, manyetik monopolleri hesaba katacak şekilde genişletilmeli mi?

C: Evet

(Ark) Monopollerin kiraliteyle ilgili bir ipucu olduğunu düşünüyorum.

(Pierre) Evet. Bir muamma.

(L) Başka sorusu olan?

C: Şu anda sizi susturmak ve özel olarak grubunuz ve genel olarak gezegen adına çabalarınızı sona erdirmek isteyen güçlerin saldırısı altında olduğunuzun farkında olun. Bu güçler azıyor ve mümkün olan her yolu denemeye çalışacaklar. Her zaman dikkatli ve tetikte olun. Herhangi anlaşmazlıklar ve uyuşmazlıklar, yıkımınıza neden olabilecek boyutlara tırmandırılabilir. Ve sonra, negatif enerji geri çekildiğinde, geride bıraktığı yıkım, bunun tamamen bir aldatma olduğunun farkına varılmasıyla birlikte daha da artacaktır. [Planşet yaklaşık 45 saniye boyunca dönüp durdu] Uyarıyoruz. Bunu hafife almayın. İletişim kurun ve dinleyin. Bu tehlikeleri aşmak için hepinizin birlikte hareket etmesi gerekiyor!!! Hoşçakalın.

Orijinal celse metni: https://cassiopaea.org/forum/threads/session-23-april-2022.51919/

Tgur

#1
Bozadi dostum harikasın ,sabah sabah iyi geldi, emeğine teşekkürler..

Kolaylık olsun diye "hiperbarik oksijen tedavisi" nedir,

https://www.tkbbv.org.tr/menu/82/hiperbarik-oksijen-tedavisi-hbot-nedir-prof-dr-akin-savas-toklu

gerçek tosun paşa

#2
Eline sağlık bozadi teşekkür ederim. Kısa bir celse olmuş. Sanki Kas.lar bir şeyi sezmiş ve çok uzatmadan bir uyarı gönderip oturumu bitirmiş gibiler. İlginç...

Sanırım bu saldırılar sadece Lauralar için değil belirli bir ivme kazanmış tüm takipçiler için geçerlidir diye düşünüyorum. Bir fikrim yoktu ama celsenin son cümlesinde geçen uyarıyı bir nevi düşünmüş gibiydim. Sanırım mental olarak kendimizi sabit ve olabildiğince pozitif frekansta tutmalı her zamankinden fazla ihtiyatlı olmalıyız.

bozadi

#3
Çin uçağının düşmesine neden olan "Boyut sınırını ihlal eden meteorik nesne" ifadesi ilginç. Yani boyutlar arası bir geçiş imkanı oluştu ve açılan portaldan meteorumsu bir parça girip patladı ve uçağın düşmesine neden oldu gibi görünüyor.

Tgur'un da hakkında bir link verdiği hiperbarik oksijen konusu birkaç gündür Kasyopya forumda tartışılıyordu. Anladığım kadarıyla içine girilip hiperbarik oksijen tedavisi alınabilen bir cihaz sipariş etmiş ekip. (https://cassiopaea.org/forum/threads/hyperbaric-chamber.51910)

Uzaydan geleceği söylenen virüsün uzaydan kendiliğinden mi geleceği yoksa KH güçleri tarafından mı yönlendirileceği konusunda kafam karışıktı. Artık 4KH tarafından gönderilecek bir virüs olduğu netleşti sanırım. "İlkel" (primitif) çiçek hastalığı diye bi web araması yaptım ama buna dair birşey bulamadım. Çiçek hastalığının ilkel bir versiyonu sanırım. Araştırmaya çalışacağım.

Gtp'nin de belirttiği gibi, celse sonunda K'ların yaptığı vurgu ilginçti. Üzerinde düşünmeye değer.

gerçek tosun paşa

#4
Kadim zamanlarda belki bazı KH güçlerinin toplu ölümler işlerine yaramış olabilir ama şu an düşününce -4Y geçişiyle insanlara el koyma planları doğrultusunda söylüyorum- ne kadar çok insan yaşarsa o kadar karlıdır. Fakat bu virüsün bir RNA yapısına uygun tasarlanmış olduğunu düşünürsek bu belirli oranda gelişmiş DNA yapısına sahip ruhları etkilemek için planlanmış olabilir. Yani eğer bunun özel bir plana göre gönderilen KH merkezli bir virüs olduğunu varsayarsak durum böyle olacaktır. Tabii bu ilahi bir süreç olarak 4KH tarafından istenmeyen bir yansıma da olabilir. Eğer böyleyse spesifik bir hedefi olmayabilir ya da bu hedef KH planlarına uygun olmayan bir takım özellikleri barındırıyor olabilir.

Tgur link için teşekkürler bu tedavi yöntemini hiç duymamıştım bilgi sahibi oldum.

bozadi

#5
Alıntı YapEklenti:
Dalga okuyan bilinç birimi alanın bilinciyle hizalanırsa, algı subjektif olmaktan ziyade objektiftir.


Burada "alan" (field) denen şeyin "bilgi alanı" ve bir bakıma "tüm varoluş" olduğunu düşünüyorum. Yani ruhlar/bireyler varoluşun bilinciyle hizalı/uyumlu olduklarında, subjektiften ziyade objektif oluyorlar. Objektiflik ve subjektiflik denen şeyin ise BH ve KH eğilimiyle doğrudan ilişkili olduğuna dair şeyler söylenmişti daha önce. BH varlıklarının objektif, KH varlıklarının subjektif eğilimli olmaları meselesi.

İnsanları virüslere/hastalıklara daha eğilimli veya daha zayıf hale getiren şeyin KH kutbiyetiyle, egoyla bağlantılı olduğunu düşünmek yanlış olmaz sanırım. Bilincimizdeki KH/ego kaynaklı blokajlar bizi virüslerin etkilerine daha açık hale getiriyor. KH/ego ise varoluşun "bir"liğini ve dolayısıyla kendisinin Varlık'la (bütün ve tek olan Varlık'la) bir olduğunu görmemekle, bunu anlamamakla ilgili. Dünya insanlığının yaşam şartları, yani mevcut hayat oyunumuzun veya ilüzyonumuzun koşulları, KH'yi ve dolayısıyla egoyu son derece besleyici niteliklere sahip. Dolayısıyla da varoluşun basit olan aslının, esasının (birliğin, tekliğin) farkına varmayı, bu bilinçle, bu farkındalıkla yaşamayı zorlaştırıyor. Bu duruma boyun eğen insanlar sürekli daha fazla yozlaşma, hastalık ve acı çekme durumuyla karşılaşıyorlar sanırım.

Özünde son derece basit olan "birlik" meselesini anlamlandırmak, benimsemek, hatırda, gönülde tutup beslemek, büyütmek kolay değil. "Varlık" ve "birlik" aşağı yukarı eşanlamlı kavramlar bu bağlamda. Ve ben bu eşitliğe, bu denkleme "iyilik" kavramını da ekleme gereği duyuyorum. Egonun (KH eğiliminin) ayırt edici özelliklerinden biri, aslında tek olan, bir olan herkesin/herşeyin iyiliğini istemeyi, varlığını buna adamayı çok zor, hatta imkansız bulmaktır, diye algılıyorum. Tabi "herkesin/herşeyin iyiliğini istemek" derken, herkesi/herşeyi buna "zorlamayı" kastetmiyorum. Özgür iradeye saygının yeri ayrı.

Hayatımızda hem bireysel, hem de kitlesel olarak egonun ne kadar güçlü olduğunun farkına varmayı kolaylaştıracak gözlemlerden biri bu değil midir: Herkesin ve herşeyin iyiliğine adanmış bir hayat mı yaşıyoruz? Dine bakın, siyasete bakın, ekonomiye bakın, nereye bakarsanız bakın... Samimiyetle, mutlak bir şekilde veya mutlaklığa meyleden bir şekilde herkesin/herşeyin iyiliğine (BH'ye) adanmışlık görüyor musunuz? Yoksa "kendine hizmet" faktörünün egemenliğini mi görüyorsunuz? İnsan yaşamının neresine bakarsak bakalım "kendine hizmet" faktörünün son derece güçlü olan ve malum güçlerce mutlaklaştırılmaya çalışılan egemenliğini görüyoruz. Bu da neden cehennem gibi bir hayat yaşamakta olduğumuzu açıklıyor. Gibisi fazla. Biz gerçekten bir tür cehennemde, bir hastalığın, bir kabusun içinde yaşıyoruz.

Qui-gon jinn

#6
Çeviri için teşekkürler Bozadi.

Son zamanlardaki celselerde sürekli bir "Son tarih Nisan" muhabbeti geçti, lakin bakıyoruz ki Nisan'da geçti, geçiyor, ortada birşey yok??? Hangi Nisan bu? Bazı şeylerin sonu olduğu ifade edilen bu Nisan yoksa başka bir bahara mı kaldı? Nedir buradaki hikaye? Ne oluyor? Merak ediyor ve düşünmeden edemiyoruz açıkcası... Neyse, hayırlısı artık diyelim, herkese sevgiler...

Dionysos

#7
Çeviri için teşekkürler...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Scyth

#8
Eline sağlık bozadi teşekkürler.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Tgur

#9
"C: Dalga okuyan bilinç birimi alanın bilinciyle hizalanırsa, algı subjektif olmaktan ziyade objektiftir.
S: (Ark) Bilinç nedir?
C: Hayat.
S: (Ark) Hayat nedir?
C: Bilinç.
S: (Pierre) Döngüselleşiyor.
(Ark) Bilgi nedir?
C: Herşey.
S: (Ark) Fizik yoğunlukları tanımlayabilir mi?
C: Evet"
----------------------------------------------------
"C: Dalga okuyan bilinç birimi alanın bilinciyle hizalanırsa, algı subjektif olmaktan ziyade objektiftir."
-----------------------------------------------------
"(Andromeda) Yani bir portaldan geldi denebilir.
(Niall) Bu neyle neyin...
(Pierre) 4Y'den mi?
C: Sizin aleminize giren her nesnenin 4Y'den gelmesi gerekmez. Ark'ın boyutlarla ilgili sorularını düşünün. Ayrıca pencereden düşenler ve Flight 19 hakkında söylenenleri de göz önünde bulundurun."
----------------------------------------------------------

GTP dostum ben de teşekkür ederim sana ,

Bozadi zeki dostum "bilinç birimi alanın bilinciyle" bölümündeki alanın ifadesini çok uygun bir şekilde izah etti zira tercüme aydınlatılmazsa Türkçedeki lisan karışıklığına sebep olacaktı "alanın" ifadesi her iki manada alınabilir,

Olayın yani Dünyamıza gelen her şeyin mutlaka 4Y den gelmesi gerekmez insanlar bu meşhur "bilinç alanı"yla irtibattalar ve Flight 19 hadisesinde olduğu gibi ve yukarıda işaret edildiği gibi bilgi herşeydir ve oluşan her durumda onunla yüzyüzeyiz mevcut oluşları insan topluca bilinci her zaman değiştirebilir.

Ve o Flight 19 ile ilgili bilgiyi hatırlayalım,

"C: Şimdi Flight 19 hakkında biraz daha bilgi. Birkaç yıl önce bir grup araştırmacı o uçakları bulduklarını iddia etmişlerdi ve sonra da
iddialarını geri çekmişlerdi, hatırlıyor musunuz?
S: (L) Evet. [Herkes katılıyor.]
C: Bu size ilginç geldi mi?
S: (S) Evet, çünkü buldukları uçaklar kayıp olduğu bildirilen uçaklar değildi. (T) Evet. (L) Bunda ilginç olan nedir? (J) Neden iddialarını geri
çektiler? (S) Buldukları uçaklar neydi?
C: Evet, olayın ayrıntılarını ve araştırma grubun üç üyesinin nasıl bir psikiyatrik yardıma ihtiyaç duyduğunu bilseydiniz...
S: (L) Anlatın!
C: Sabır, anlatıyoruz ama kavrayabilmeniz için yavaş olmamız gerekiyor.
S: (T) Araştırma grubundan üç kişi psikiyatrik yardıma muhtaç hale mi geldi?
C: Buldukları şey, tanıma uyan beş uçaktı ve okyanusun dibinde mükemmel geometrik bir şekilde "dizilmişlerdi" ama seri numaraları
uyuşmuyordu.
S: (L) Uçakların geometrik dizilimi önemli mi?
C: Şimdi, ilk gizem: beş Avenger uçağının kaybolmasına dair başka bir olay yoktu. İkincisi: Uçakların iki tanesinde, üzerinde numaraların bulunması gereken panellerde "hiyeroglifler" vardı ve paneller tuhaf bir ışık yayıyordu. Üçüncüsü: Uçaklardan birini yukarı çıkarmaya çalışırken, halata bağlı olan bu uçak gözden kayboldu, sonra tekrar göründü, sonra tekrar kayboldu ve sonra tekrar göründü ve sonunda halattan kurtularak tekrar dibe düştü. Dördüncüsü: Keşif dalgıçlarından üçü, dipteki uçaklardan birinin içinde geçici olarak 2. Dünya Savaşı'ndan canlı insan görüntüleri gördüler ve bunu kamerayla kaydettiler. Son olarak: O zamandan beri uçaklardan üçü kayboldu. Tabii ki tüm bunlar bir sır olarak saklanıyor!
S: (S) Acaba o uçaklar nereden geldi? (L) Evet!
C: Paralel gerçeklik. Gördüğünüz gibi, birşey başka bir gerçekliğe geçtiği zaman, "düşünce düzlemi" diyebileceğimiz bir duruma girmektedir ve o gerçeklik yanlış algılandığı sürece pencere açık kalmakta ve her tür olasılıkla ilgili algılar geçici olarak somut gerçeğe dönüşmektedir; çünkü düşünce düzlemi maddesi her zaman akışkandır.
S: (L) Yani gördükleri şey, paralel bir gerçeklikten bir pencere aracılığıyla bizim gerçekliğimize giren bir "Flight 19" muydu?
C: Yakın.
S: (L) Bu, bizim "Flight 19"u kaybetmemizle ilişkili miydi? Gerçeklikler arasında bir değişdokuş mu oldu?
C: Gerçekliği etkileyen şey düşünce kalıplarıdır. O pencere açıldığında, geçici olmakla birlikte tüm düşünceler fiziksel gerçeklik haline gelebilir.
S: (L) Yani orada o dalgıçların ve araştırmacıların düşünceleri fiziksel gerçeğe mi dönüştü?
C: Ve diğer herkesin.
S: (T) Araştırmadaki herkesin mi?
C: Gezegendeki herkesin.
S: (T) Araştırmacıların o uçakları bulacağına inanmayanların düşünceleri bile mi?
C: Evet. Araştırmacılar bulmayı umdukları şeyi buldular, ama herkes haberi duyduğunda, ortaya çıkan hakim düşünce kalıbına göre başka şeyler meydana gelmeye başladı.
S: (L) Yani biri bulunan şeyin Flight 19 olduğuna inandığında göründü ve biri inanmadığında da kayboldu, öyle mi?
C: Evet.
S: (J) Aman tanrım! (T) Ben habere inanmamıştım... (L) Demek haklı çıktık! (F) Zavallı üç adamı hastanelik ettik. (T) Uçakların görünmesinin nedeni... (L) Hayır, sanırım araştırmacılar o uçakları aramaya gittiler ve orada bir pencere olduğu için... (T) ...uçaklar tam görmeyi bekledikleri biçimde karşılarına çıktı... Normalde o şekilde dibe inmiş olamazlardı. Araştırmacılar bundan birşeyler anlamalıydılar. O uçakların dipte düzgün bir dizilimde bulunduğuna dair haberi duyduğumda bu kafamı karıştırmıştı. (F) Birşey dibe batsa bile o şekilde inip sıralanmış olamaz. (T) Kayıtları araştırmaya başladıklarında sahil boyunca şimdiye kadar o uçaklardan 200 tanesinin düştüğünü öğrenmişler. O uçaklardan birini bulduğunu iddia eden bir adam vardı. Ama bulduğu şey Flight 19'daki uçaklardan biri değildi. Bir mekiğin parçalarıydı (L) Bu bana Challenger kazasını hatırlattı. Suya çarptıklarında astronotlar hala hayatta mıydı ve çarpmadan sonra herhangi bir süre boyunca hayatta kaldılar mı?
C: Dördü hayattaydı ama suya çarpma anında öldüler. "

oryon

#10
Tesekkurler Bozadi.Tgur çindeki pencereden flight19 geri gelirse şaşırmam:)
 

Tgur

#11
oryon dostum,
Şaşkınlık bilinç alanını tam hazmetmiş bilinç birimlerinin birliğinde ve kümülatif olarak nicelik sayısına bağlıdır,brilik bilincinde Bozadi yukarıda dokundu sayı ortalamayı geçince nitelik ve gerçeklik haline gelir ve Flight 19 daki hadiselere benzer oluşlarla karşılaşabiliriz ,

Pencereler pencereler diye durmadan bahsettiğimiz hususu bu son farkındalık bilgisiyle birleştirdiğimizde "dünya hayatı illüzyondur"gerçeğinin tam ne olduğunu anlamaya başlarız,

Sevgi..

bozadi

#12
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Qui-gon jinn

Son zamanlardaki celselerde sürekli bir "Son tarih Nisan" muhabbeti geçti, lakin bakıyoruz ki Nisan'da geçti, geçiyor, ortada birşey yok??? Hangi Nisan bu? Bazı şeylerin sonu olduğu ifade edilen bu Nisan yoksa başka bir bahara mı kaldı? Nedir buradaki hikaye? Ne oluyor? Merak ediyor ve düşünmeden edemiyoruz açıkcası... Neyse, hayırlısı artık diyelim, herkese sevgiler...
Evet Qui, bana da biraz artık can sıkıcı gelmeye başlayan bir yönü var bu "Son Tarih Nisan" tartışmasının. Bu konuyu ayrıntılı araştırmadım ama Nisan aylarında KH güçlerinin bazı faaliyetlerinde artış olduğuna dair bir izlenim edinmiştim. K forumda konuyla ilgili tartışmada buna dair örnekler veriyorlar sanırım:

İngilizce orijinal: https://cassiopaea.org/forum/threads/april-drop-dead-date.30528/

Google çevirisi: https://cassiopaea-org.translate.goog/forum/threads/april-drop-dead-date.30528/?_x_tr_sl=en&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=wapp

K'lar son celselerden birinde bu sefer KH güçleri açısından olumsuz bazı gelişmelerin de olabileceğine değinmişti. Ukrayna'da çok sayıda Batılı askeri unsurların da dahil olduğu Nazi yuvası Mariupol'ün düşmesinin, epeyce Nazi'nin öldürülmesinin, Nazilerin de aralarında bulunduğu binlerce Ukrayna askerinin silah bırakıp teslim olmasının ve orada kalan azılı Nazilerin de tamamen köşeye sıkışması Nisan ayında (son beş-on günlük olay) gerçekleşmiş olmasını K'ların o sözüyle ilişkilendiriyorum. Bir de, tüm dünyayı "Rusya'ya yaptırım"da birleştirip Rusya'ya diz çöktürecekleri beklentisinin boşa çıkması da yine özellikle içinde bulunduğumuz nisan ayına denk geldi. Ruble başta değer kaybetse de hızla toparlandı ve değer kazanmaya devam ediyor. Rusya'nın enerji ihracatını kesme ihtimali ABD kuklalığı pozisyonundaki Batılıları kara kara düşündürmeye başladı. Rusya'ya düşmanlığın, zaten beklenmekte olan gıda kıtlığını iyice tırmandıracağı netleşti bugünlerde. İlüminati güdümündeki batılı yönetimlerin etekleri tutuşuyor. Çok çok büyük isyanların, devrimlerin başlayacağı bir sürece doğru hızla ilerliyoruz muhtemelen.


beyrutkapı

#13
Çeviri için teşekkürler bozadi.
Son zamanlarda Türkiyede de hayvanlara çiçek hastalığına karşı aşı yapıldı. Hatta aşıdan sonra ölen hayvanlar oldu. Konuyla ne kadar alakası var bilmiyorum ama incelemeye değer gibi geliyor bana. Bunun dışında çiçek hastalığı ile ilgili şöyle bir şey okumuştum yanlış hatırlamıyorsam, çiçek hastalığına karşı geçmişte bağışıklığı olan insanlar ineklerden süt saganlarmis. Çünkü ineğin memesindeki bir enzim bi çeşit bağışıklığa yol açmış vs vs.. Buradan hareketle önce aşı adı altında 2.yogunlukta oluşabilecek doğal direnci kırmak daha sonra 3 de bunu denemek gibi bir şey geliyor aklıma. Gerçi 4.yogunluk kh nin böyle bir şeye ne kadar ihtiyacı var o da tartışılır ama bir takım hazırlıklar yapıldığı belli. Son zamanlarda çokça gündeme gelen yapay et tartışması bile konuyla ilgili olabilir.
 

Qui-gon jinn

#14
Bozadi bana başka bir olay kastediliyor gibi geliyor ama bilemiyorum tabii, söylediğin mevzular içinde kullanılmış olabilir. Velasılı kelam, pek bir çıkarım sağlamasa da bununla ilgili ifadelerin geçtiği son iki celse aktarımlarını paylaşmadan geçmeyeyim, sevgiler.

(Abats) Peki ya meşhur "Son tarih Nisan"?
C: Geliyor! (30 Ekim 2021)
---
S: (L) Peki ya "Son Tarih Nisan"? Bu nisan o nisan mı?
C: Çok olası... Ama kimin sonu olacak? (26 Şubat 2022)
---

...???