Haberler:

Yeni celse forumda! 27 Haziran 2026🎉🌱

Ana Menü

23 Nisan 2022

Başlatan bozadi, 26 Nisan 2022, 10:37:20

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dionysos

#30
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi
1700'lerin başlarında ise İngiliz soylu kadınlardan biri (Lady Montagu) kocasının görevi gereği Osmanlı'da, İstanbul'dayken, çiçek virüsünün hafif bir versiyonunu yaşayan kişilerin lezyonlarından bu virüsün alınıp diğer insanlara uygulandığını, bu şekilde uygulama yapılan kişinin de hastalığı hafif atlattığını görmüş ve/veya duymuş ve bunun üzerine kendi çocuklarına da bu şekilde uygulama yaptırmış.

Şifacılar (Osmanlı da) ceviz kabuğunda çiçek geçirenlerin yara ve irinlerini saklıyormuş deniyor bilmiyorum ne kadar doğru hatta Osmanlı padişahlarından birinin buna benzer çiçek hastalığına şifa arama hikayesi (Muhteşem Yüzyıl olabilir) bir dizi de işlenmiş.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi


Parazit konusunda 18 Temmuz 2015 celsesinde epeyce şey söylenmiş.

Sanırım celsede sayılanlara benzer yakınmalarım var
Diyet gerçekten işe yarıyor sanırım ama ailemleyim ve burada ev de ne varsa ne pişerse aşağı yukarı yemeliyim

Son bir kaç yıldır otları kökleri vs onların tıbbi kullanımını biraz sorgulayıp araştırıyorum

İşin ilginç yanı bunları kullandıktan sonra sorunlar daha berbat bir hal aldı ve alıyor

K'ların parazit söylemini tüm celseler kendimi iyi hissettiğimde yeniden gözden geçireceğim
Bana kalsa bunu "büyük değişim zamanları" adında aslında kendi başımıza belki de doğadan yemek toplamak zorunda kalabileceğimiz bir zamana işaret ediyor ya da gönderme gibi mi diye düşünüyorum

Yani bir parazit patojen vs protokolü aradığında tamam bir zapper ya da başka bir alet ya da bir anti/viral/mikrobiyal/fungal vs arayabilirsin ama aslında kök tohum yaprak bitkileri araştırmalıyız gibime geliyor
Kavram olarak parazit genelde hemen kirli gıda su kaynakları temiz olmayan çevre vb çağrıştırır. Yani atıyorum bunu (parazit bilgisini) hayvanlara söylüyor olsak kaplanlara parazitten bahsetmezdik ama dışarıda başıboş kedi köpekler var ve bazen onlar çöpten besleniyor ve onlara parazit mücadelesinden bahsetmeliyim. Tabi k iburada 4 KH programlamalarına da bir gönderme var ve olayın bir yönü de tabi ki zihinsel tutum ve mücadele ancak bir yönü de sanırım fizik.

Bilmiyorum... Belki de %79 umuz dendiği için kafada kuruyorum yani toplum çökerdi ve o durumda olurduk bilmiyorum. Belki kendimi ona kurdum hazırladım. Son bir kaç yıldır oldukça ilkel yaşam doğa da yaşam toplayıcılık vs videoları izliyorum
daha dün düşündüm. Tavuk gribi tavukların telef edilmesi vs gibi şeyler. Tohumların kısırlaştırılması. Yani gıdanı elinden alıyorlar. Derede balı kavlama iznini devletten alır olduk. Gerçi dere ve balık kalmadı.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

oryon

#31
Evet Bigsenfoni özellikle teknolojik oyuncak ve para uzerinden insanların çoğunluğu özellikle-artık daha yogun bir sekilde etki altında farkındalıklar etkilenmeye çalışılıyor.Telefona bakmaktan kafayı kaldıramıyoruz...
 

ogenezis

#32
Bozadı ceviriler için tesekkurler eline saglık.
merhabalar arkadaslar ..uzun süredir dünyadakı ve cevremizdekı negatif ve pozitif enerjı butunselliğini gözlemliyor okuyor ve neler oluyor yorumlamaya calısıyordum kendimce..çalıştığım is yerim cok kalabalık oldugu için en iyi gözlemi yapabiliyorum.nisan ayı herşeyin sonu olacak imajı k ların sonu ve covıtın sonu olarak denmışti ..en azından hersey gun yuzune cıkacak panıpulasyonla gorunur hale gelecek denmıştı
bence bir nevide oldu sayılır..maskeler biraz serbestlendi..yaptırımlar azaltıldı..fakat k lardan boş durmayan çok fazla..
çiçek hastalığına gelecek olursak..benım bildiğim kadarıyla Turkiyede en son çiçek aşısı 1973 de yapıldı ilkokul çocuklarına ..74 den sonrakılere yapılmadı..su çiçeği ise ası listesınde rutin yapılıyor..
sag direk kol tarafına yapılırdı ciçek aşıları ..çıçek suan dünyada silinen hastalık türlerinden fakat suan biyolojık silah olarakta rusyanın elinde var diye biliyorum
aşının ilk filizleri 1717 yılında İstanbulda atıldı. bozadınınde dediği gibi Turkıyede ingiliz buyukelciliğinde görevli kocası ile birlikte İstanbulda yasarken çiçek hastalığına yakalanan Lady mary montagu ..hastalıktan kurtuldu..fakat yuzunde delikler vardı yaralar sebebiyle..aynı yıl bir kız çocuğu oldu.o sırada araplar da farklı yontemler geliştirmişler saglıklı ınsan kolları kesilerek çiçek hastalığından kabarcık koymuşlar ve ilac uygulamışlar.Osmanlı hukumdarlarıda bu bilgiye sahıpmişler ...DRemmanuel Timonı de bu yöntemi kullanmış ve bunu ingilizce olarak yazdığı kitabında genişce anlatmış.. lady montagunun iznını alıp kızını ve kendi oglunu bağışıklamıştır.1980 yılında bu bela sonsuza dek ortadan kalktı...o yıllarda londra nüfusunu 3 de 2 sinin çıçek hastalığı yuzunden kör olduğu yazıyor..
tekrar nisan 2022 dönemeci dedıkler şeye dönmek istiyorum..bu manupulosyonlardan yara bere atlatmadan çıkmak istiyorsak herkesi sevelim..canlıların hepsını..tabi aptal polyanna gibide olmayalım ama farkında sevelim..çiçegi böceği insanı..agacı..sonucta hepimiz bir butunun parcasıyız ayrı yaratılış versiyonlarına sahıp olsakta....
evet dunyanın oksijenı azaldı..korana ilede nefes alısverişlerimiz kısıtlandı az nefes alıp verebiliyoruz ..hastalık atlatılsa dahı malesef geride akciğerler hasarlı kaldı..herkes o cihaza giremez %100 oksijen:)))))
buyuk hastanelerde var basınç odaları..gidip ben girmek istiyorum mu diyecegız:)))))))
rakım yukseldikce oksijene çogalır..yuksek rakımlı yerler haftada yada ayda bir gidip gelelim:)))1500 ...2000 rakımlar ..daglar ..bol agac olan egzazdan uzak kırlar...çaglayan yada yuksekten akan selale su kenarlarındada oksijen fazla olur...özellıkle beyaz kelebeklerin olduğu yerlerde oksijen çok fazladır...akciğerler içinde balon şişirme egzersizleri diyorum...
eskıden ambulanslarda paramedikler yoktu... şuan vucut sıvı oranlarının önemi saglıkta kavrandı..kasyopyalıların dediği herşey cebir..yaşam biliç farkındalık..matematıksel olmayan hiçbirsey yok..sayılarda sapma olduğunda farklılaşma meyana geliyor...soludumuz havanın oranı..içtiğimiz suyun oranı..vucudumuzda ph oranlari..metallerin oranı..eksılıp fazlalaşması..verdiğimiz kan labaratuvarda hep matematıksel verilerle ölcülüyor...
Ben kendimi biraz sanslı hissediyorum çunkı babam dedem hep şifacıydı..otları kaynatır oranlarını bize ögretirdi..insan vucuduylada bir sürü seyler anlatılarak buyudum..akcıgerlere en iyi gelen şey ladin agacının yaprakları cayı vs .. kara kovan balı ile karıştır iç... ikince kür ise süt ve içine 1 çay kaşığı propolis...üçüncü kür ise kırksinir otu......dördüncü kür ise sabah ılık bir bardak süt içine bir talı kaşığı zencefil konularak 1 ay içilecek..arkadaslar bu zencefilli süt sabah aç karnına devam edildiğinde bir süre sonra öksürmeye baslıcaksınız korkmayın..balgam çıkabilir..akciğerin alt tabanlarında egzoz sigara kalıntılarını bile çıkarır..siyah cizgili balgam yukurebilirsiniz..yanı o kadar etkılı temizler....
SEVGİYLE KALIN....
 

Dionysos

#33
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogenezis

Bozadı ceviriler için tesekkurler eline saglık.
merhabalar arkadaslar ..uzun süredir dünyadakı ve cevremizdekı negatif ve pozitif enerjı butunselliğini gözlemliyor okuyor ve neler oluyor yorumlamaya calısıyordum kendimce..çalıştığım is yerim cok kalabalık oldugu için en iyi gözlemi yapabiliyorum.nisan ayı herşeyin sonu olacak imajı k ların sonu ve covıtın sonu olarak denmışti ..en azından hersey gun yuzune cıkacak panıpulasyonla gorunur hale gelecek denmıştı
bence bir nevide oldu sayılır..maskeler biraz serbestlendi..yaptırımlar azaltıldı..fakat k lardan boş durmayan çok fazla..
çiçek hastalığına gelecek olursak..benım bildiğim kadarıyla Turkiyede en son çiçek aşısı 1973 de yapıldı ilkokul çocuklarına ..74 den sonrakılere yapılmadı..su çiçeği ise ası listesınde rutin yapılıyor..
sag direk kol tarafına yapılırdı ciçek aşıları ..çıçek suan dünyada silinen hastalık türlerinden fakat suan biyolojık silah olarakta rusyanın elinde var diye biliyorum
aşının ilk filizleri 1717 yılında İstanbulda atıldı. bozadınınde dediği gibi Turkıyede ingiliz buyukelciliğinde görevli kocası ile birlikte İstanbulda yasarken çiçek hastalığına yakalanan Lady mary montagu ..hastalıktan kurtuldu..fakat yuzunde delikler vardı yaralar sebebiyle..aynı yıl bir kız çocuğu oldu.o sırada araplar da farklı yontemler geliştirmişler saglıklı ınsan kolları kesilerek çiçek hastalığından kabarcık koymuşlar ve ilac uygulamışlar.Osmanlı hukumdarlarıda bu bilgiye sahıpmişler ...DRemmanuel Timonı de bu yöntemi kullanmış ve bunu ingilizce olarak yazdığı kitabında genişce anlatmış.. lady montagunun iznını alıp kızını ve kendi oglunu bağışıklamıştır.1980 yılında bu bela sonsuza dek ortadan kalktı...o yıllarda londra nüfusunu 3 de 2 sinin çıçek hastalığı yuzunden kör olduğu yazıyor..
tekrar nisan 2022 dönemeci dedıkler şeye dönmek istiyorum..bu manupulosyonlardan yara bere atlatmadan çıkmak istiyorsak herkesi sevelim..canlıların hepsını..tabi aptal polyanna gibide olmayalım ama farkında sevelim..çiçegi böceği insanı..agacı..sonucta hepimiz bir butunun parcasıyız ayrı yaratılış versiyonlarına sahıp olsakta....
evet dunyanın oksijenı azaldı..korana ilede nefes alısverişlerimiz kısıtlandı az nefes alıp verebiliyoruz ..hastalık atlatılsa dahı malesef geride akciğerler hasarlı kaldı..herkes o cihaza giremez %100 oksijen:)))))
buyuk hastanelerde var basınç odaları..gidip ben girmek istiyorum mu diyecegız:)))))))
rakım yukseldikce oksijene çogalır..yuksek rakımlı yerler haftada yada ayda bir gidip gelelim:)))1500 ...2000 rakımlar ..daglar ..bol agac olan egzazdan uzak kırlar...çaglayan yada yuksekten akan selale su kenarlarındada oksijen fazla olur...özellıkle beyaz kelebeklerin olduğu yerlerde oksijen çok fazladır...akciğerler içinde balon şişirme egzersizleri diyorum...
eskıden ambulanslarda paramedikler yoktu... şuan vucut sıvı oranlarının önemi saglıkta kavrandı..kasyopyalıların dediği herşey cebir..yaşam biliç farkındalık..matematıksel olmayan hiçbirsey yok..sayılarda sapma olduğunda farklılaşma meyana geliyor...soludumuz havanın oranı..içtiğimiz suyun oranı..vucudumuzda ph oranlari..metallerin oranı..eksılıp fazlalaşması..verdiğimiz kan labaratuvarda hep matematıksel verilerle ölcülüyor...
Ben kendimi biraz sanslı hissediyorum çunkı babam dedem hep şifacıydı..otları kaynatır oranlarını bize ögretirdi..insan vucuduylada bir sürü seyler anlatılarak buyudum..akcıgerlere en iyi gelen şey ladin agacının yaprakları cayı vs .. kara kovan balı ile karıştır iç... ikince kür ise süt ve içine 1 çay kaşığı propolis...üçüncü kür ise kırksinir otu......dördüncü kür ise sabah ılık bir bardak süt içine bir talı kaşığı zencefil konularak 1 ay içilecek..arkadaslar bu zencefilli süt sabah aç karnına devam edildiğinde bir süre sonra öksürmeye baslıcaksınız korkmayın..balgam çıkabilir..akciğerin alt tabanlarında egzoz sigara kalıntılarını bile çıkarır..siyah cizgili balgam yukurebilirsiniz..yanı o kadar etkılı temizler....
SEVGİYLE KALIN....


Ladini bir ara buralarda ticari denenip elimizde kaldığı için çay olarak denedim ama bir kaç kez. Kırksinirotu dediğinden taze kuruttum ve şu an çiğ yiyorum.

Ben geçen sonbaharda akciğeri oldukça açtığım halde kışın tekrar sanırım bir enfeksiyon atlattım. Ayrıca belki alerjik vb astım bronşit vb olabilir. Son bir kaç haftadır oldukça kötüydüm ama bu hafta ama tesadüf ama diğer gönderimde yazdığım denemelerden bilmiyorum çok iyi akıntı ve balgam attım..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

ogenezis

Dionysos ladin i simdi surup felan yaptik diyorlar kaynatiyorlar icine seker katiliyor ..seker girerse tedavilik orani bitiyor bitkinin malesef...kirksinir otu cig tuketmek harika fikir.bende tazeyken cig yiyorum..kitabimda  osmanlica cevirisinibaynen aktariyorum size..akcigerde kan tukururuyorsan bir haftada keser diyor..iltihap giderici ozelligide var sanirim..
 

ogenezis

#35
Yasadigin sıkintilar icin cok gecmis olsun.soguk suyla kafani yikamak birde banyo suyuna bir tutam cam yapragi kaynatip suyuna katmak iyi gelir..yada2.ci tarif olarak defne yapragi kaynat azicik....cam yapragiyla gucun artiyor..vucut direncini arttirmak ve sık sık hastalanan bronsit olan cocuklar bununla banyo ettiriliyordu..durud rahipleri ise bu cam sunun icine bir demir bicagi ocakta iyice isitip bu suyun icine sokup cos sesini duyacaksin o suyla banyo eden cocugun bilegini kimse bukemez diyorlar
 

ogenezis

Bu verdigim tarifler hem bendensel hem ruhsal sifa icin guc icin...her ne hastaligin varsa farketmez..hersey icin kullaniliyor....
 

Dionysos

#37
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogenezis

Yasadigin sıkintilar icin cok gecmis olsun.soguk suyla kafani yikamak birde banyo suyuna bir tutam cam yapragi kaynatip suyuna katmak iyi gelir..yada2.ci tarif olarak defne yapragi kaynat azicik....cam yapragiyla gucun artiyor..vucut direncini arttirmak ve sık sık hastalanan bronsit olan cocuklar bununla banyo ettiriliyordu..durud rahipleri ise bu cam sunun icine bir demir bicagi ocakta iyice isitip bu suyun icine sokup cos sesini duyacaksin o suyla banyo eden cocugun bilegini kimse bukemez diyorlar


Bir ihtimal Corona da olabilir. Bu şu an yaşadığım atlattığım süreci son 3 senedir yılda en az iki kez sanırım yaşıyorum. O yüzden öyle ya da böyle geçiyor biliyorum. Teşekkür ederim.

Defne yaprağı ve orman sarmaşığı denenin yaprağını ben de keşfettim. Henüz yeni kurutacağım onları çiğ bir kere de tek 1 tane olmak üzere yemeyi denedim ama..

Camdaki suya kızgın bıçak mı? Bir ülkede demir eksikliği için demirden balık yapmışlar ve herhangi yemeğin tenceresine atıyorlar. Ağzında gümüş kaşıkla doğmak diye bir şey var ve arı sokmalarında bıçak tutulur .Yani vücut deriden demir emiyor olabilir.

Benim anladığım akciğerin boşaltım işlevi var . Bu yorumdan emin değilim ama mesela vücut yağı yakıldığında bile akciğerden atılıyormuş. Vücut toksinleri yağlarla depolanır ve kalp ve bağırsağın akciğere su atması deniyor, bu yoruma buradan varıyorum. Kandan ya da hücrelerden karbondioksit aldığını ve attığını biliyoruz ama fazlası olabilir mi? Bilmiyorum. Sanırım şunlardan biri. Her neyse geçici bir enfeksiyon, geçici patojenler, kronik sorunlar -yerleşik patojenler ya da varsa bu tip bir boşaltım temizlik.. Her neyse ve hangisiyse sürüyor ve biraz ağrı ,biraz akciğerin üst bölümü belki bronşlarda acı, hafif ateş basması, bazen küçük bir nefes darlığı var ama iyiyim köyde günlük işlerimi yapabiliyorum. Sadece bir kaç saat fazladan dinlenme ihtiyacı.

Ben geçtiğimiz sonbaharda buna benzer bir süreç yaşadım ve o zamanlara bir şey alıp almadığımı düşünüyorum da sanırım hiç bir şey almıyordum. Sadece kekikli tütün içmiştim, magnezyum sülfat tuzum var bazen nadir bi cimcik bir bardağa katara içerdim. Yine çinko bakır kapsülleri almıştım ama onu kışa kötü günlere saklıyordum ve d vitaminim vardı ve ev de NAC olur ama bunlardan kullanıyor muydum emin değilim.

Ben sanırım 2018-19 bu dönemlerde bir viral dönem atlatmış buralardan sorun kapmış olmalıyım emin değilim. Yani bu tıpkı corona sonra akciğerde iz kalması kapasite kaybı felan denen gibi ama bu sonbaharda ciğeri gerçekten açtı/açmıştı ve eski eforuma neredeyse yakın %80-90 iyileşmiştim. Bunu aslında o zaman sanırım kekikli tütün ve yoğun ezgersize sanırım yormuştum sanırım aynı şeyleri yinelemeliyim ama bitkileri denemeye devam ediyorum

Tekrar teşekkür ederim ve bu arada aklıma gelmişken cüce mürver bizim buralarda Yivdin denir Latince Sambulus Ebulus bunun kullanımına dair herhangi bir şey duyup duymadığını sormak istiyorum..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

ogenezis

#38
Dionysos merhabalar..yaglar vesaire karacigerden atilir depolanir..akciger solunum oksijen kan...
Cüce murver...:)) bu otla 6 yada 7 yaslarimda tanistim..cok asiri severim gonulbagim vardir..kokusu goruntusu..daglar da gezme deyince ilk aklina bu ot gelir..ben bunu kendi yoremde ayi otu diye bilirim.babam gilden bu otla ilgili bisey duymadim ama tavsanlarin bol oldugu havadar rakimi yuksek yerlerde yetistigini hatirliyorum.karaciger bobrek temizleyici..kandaki iltihabi giderir.ates dusurur..terletir vucut toksinlerini vucuttan ter yoluyla attirir..ama hemen duş alman lazim.ter uzerinde kurursa deri attigi toksinleri geri emer..bol su icer vucudu arindirmis olursun..hatirladigim bunlar..
 

ogenezis

#39
Internette baktim cig tuketmeyin toksik etkili yazmis..cayi yada surubu icilecekmis..ben hic kullanmadim bilmiyorum.meger ne cok yarari varmis..oku oku bitmiyor..bagisiklik sistemine bogaz oksuruk turu hastaliklara ..astim birsuru seylere iyiymis
 

Dionysos

#40
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogenezis

Internette baktim cig tuketmeyin toksik etkili yazmis..cayi yada surubu icilecekmis..ben hic kullanmadim bilmiyorum.meger ne cok yarari varmis..oku oku bitmiyor..bagisiklik sistemine bogaz oksuruk turu hastaliklara ..astim birsuru seylere iyiymis

Mürveri henüz ne çiğ ne kaynatılmış tüketmedim. Açıkçası onu tüketsem bile kaynatılmışı için bile çok çok az olurdu.

Bu arada dün gece kekiğe (tütüne az miktar katılarak sarılmış kekiğe) geri döndüm. Kekiği yaz geldi alt kata taşınıp yukarıda bırakmış yanıma almamıştım. Emin olamam ama sanırım başka hiç bir şey bunun etkilerinin yanından bile geçemez. 2 dal kekikli sigaradan sonra dün gece sıkıntım çok çok büyük oranda hafifledi ve azaldı. Gece uyanıp bile sardım içtim. Bugün ormanda uzun bir yürüyüş yaptım ve saparna (sarsaparilla) filizi topladım. 2 -2,5 saat hiç yorulmadım kesilmedim ondan sonra biraz. Hani kekik içmenin bir zararı var mıdır ve olur mu? Bilemediğim/kestiremediğim başkasına denemeyi bile tavsiye etme, önerme konusunda çekiniyorum ama bunu yine de belirtmek isterim.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

ogenezis

Kekik kullaniminin olumsuz sonuclari makele ve literaturde kayitli bisey yok dionysos..etkisine tolerans gelistirsen farkederdin simdiye...demekki olumlu sonuc almissin..
Ama benim her zaman savundugum birsey var ..oda..bitkisel nedeniyle herkesguvenli olarak algiliyor..cogu bitkinin toksik etkileride var dikkatli olmak gerekir.danismadan kullanilmamali..
Size kedi otunu önerebilirim..bir bardak ilik suya bir tutam kurutulmus kedi otu..sonra suzun icine 1 kasik bal karistirip icin..beyne cok iyi gelir..ruh beden butunlugunuz icin..lutfen enerjinizi koruyun ..parcalanmis bir enerji
 

bozadi

#42
"Maymun çiçeği" diye normalde Afrika'da görülen bir hastalığın Avrupa'da beklenmedik bir şekilde yayıldığına dair haberler var. Bunun K'ların bahsettiği "ilkel bir çiçek hastalığı virüsü" olduğunu sanmıyorum ama yine de dikkat çekici bir gelişme.

ogenezis

Evet haklisin bencede bozadi.K larin dedigi hastalik degildir..cunki cicek asisi yuzde 85 etkili bu hastaliga karsi.ve ayrica 50 kiside 1 kisiye bulasiyor..toplum icinde bulasma olasiligi dusuk duzeyde...
 

bozadi

#44
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogenezis

Evet haklisin bencede bozadi.K larin dedigi hastalik degildir..cunki cicek asisi yuzde 85 etkili bu hastaliga karsi.ve ayrica 50 kiside 1 kisiye bulasiyor..toplum icinde bulasma olasiligi dusuk duzeyde...


Şu haber dikkat çekici:

Covid bitti, sırada maymun çiçeği mi var?
https://www.cnnturk.com/turkiye/covid-19-bitti-sirada-maymun-cicegi-mi-var?

Haberde de konusu geçtiği gibi, Bill Gates'in de son zamanlarda "çiçek hastalığı" içerikli bir biyolojik terör saldırısına hazırlıklı olunması gerektiğine dair açıklamaları var. Gates muhtemelen insanlığa yeni aşıların dayatılmasını desteklemek için böyle bir söylemde bulunuyor ama başka bir hastalık değil de "çiçek hastalığına" dayalı bir biyolojik terör uyarısında bulunma ihtiyacı duymuş olması ilginç. Sonuç çıkarmak için biraz erken belki ama belki de İlüminati'nin "biyolojik terör" menüsü seçenekleri arasında yer aldığını ve uygulanmasının muhtemel olduğunu gördüğü için olabilir. Erken uyarıda bulunarak kendi "üstün öngörü gücünü" ve "güvenilirliğini" artırma amacı güdüyor olabilir.