Tele 1 Biden'ı halkçı ilan etti (26.01.2021)

Başlatan bozadi, 26 Ocak 2021, 23:54:41

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#30
:))

Tvit'i atan kişi Arap sanırım ve hayatında ilk defa Suudi (devlet) televizyonunda ABD yönetimiyle dalga geçildiğini gördüğünü söylemiş. ZeroHedge sitesi de bunu vurgulamış.

Ukrayna meselesinde medya yoluyla koparılmaya çalışılan "Rusya karşıtı" olağanüstü fırtınaya rağmen Putin'in ve rublenin itibarı artarken Biden'ın ve doların itibarı giderek sarsılıyor.

ABD'nin beklentilerine (emirlerine) rağmen, Putin'e tüm dünyadan ölümüne bir savaş açılmasını boşver, Suudiler de dahil olmak üzere ABD'nin birçok partneri Rusya'ya karşı ekonomik yaptırımlara bile soğuk kaldı.

Türkiye'yi Ukrayna'da Rusya'ya karşı savaşın içine çekmek için mayınlar gibi somut örnekler ve çok sayıda soyut algı operasyonunda görülebileceği gibi yapmadıkları şeytanlık kalmadı ama çok şükür, muhalefetin "Putin yargılanmalı!!!" çemkirmelerine rağmen Rusya'ya karşı açılan savaşa iştirak etmenin, ülkenin zaten zorlu olan durumunu çok daha berbat yerlere sürükleyeği açıkça görülüyor. Yarın öbür gün bundan çok daha zor zamanlarda, yokluk-kıtlık zamanlarında Batılı egemen güçler boş ver Türkiye'yi, kendi halklarına bile yardımcı olmayacak (onların "halkı" yoktur, sadece mutlak global egemenlik [herkesi köleleştirme] planları vardır) ama Rusya hem kendi halkına, hem de komşularına, dostlarına yardımcı olma konusunda çok daha büyük bir potansiyele ve vicdana sahip.

Batı tamamen şeytanlığı temsil etmiyor elbette. Batının şeytanlığı daha ziyade siyasi/askeri yönetimi veya kontrolü elinde bulunduran ABD-İsrail merkezli global İlüminati unsurlarını (bir anlamda "hastalığını") bünyesinde epeyce bulunduruyor olmasıyla ilgili. Milleti uyutmak için "vatandaşlarına" belki dünyanın diğer yerlerinde olduğundan daha fazla medeni/ekonomik haklar tanıyorlar gibi görünüyor (ki bunun "kural"ı zorlayacak kadar çok "istisnası" var aslında; bu yüzden büyük isyanlar oldu ve oluyor) ama bugünlerde sancıları giderek artmakta olduğu gibi, Rusya ve Çin başta olmak üzere Doğu güçleri dünyanın yokluk, kıtlık zamanında halkına asgari düzeyde de olsa bakma ve dostlarıyla dayanışma konusunda Batılılardan çok daha yüksek bir potansiyele sahipler aslında.

Bizde tarım (gıda) üretimi konusunda bir devrim olur mu, bunu çok merak ediyorum. Bizim milletin çoğunluğu uzun zamandır zorluklara, fakirliğe alışık. Bu, yakında ve hatta şu anda yaşanmaya başlanan global kıtlık şoku anlamında bizi belki Batılılar karşısında biraz daha avantajlı bir duruma getirebilir. Kısavadede değil belki ama orta ve özellikle uzunvadede.

Hani Türkiye'nin ruhsal olarak vazifeli, özel bir ülke / coğrafya / millet olmasına değinilir bazen. Kimbilir, belki de artık çok daha somut şekillerde kopmakta olan kıyamet sürecinde ülkemizin, coğrafyamızın, milletimizin böyle bir özelliği, potansiyeli varsa, bu ortaya çıkmak "zorunda" kalacaktır.

Yoklukta, kıtlıkta, binbir türlü doğal ve beşeri afet koşullarında, insanların her türlü ayrımcılığı bırakıp bir aile gibi dayanışma olasılığıyla ilgili olabilir bu. İnşallah öyledir yani.

Dionysos

#31
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Batı tamamen şeytanlığı temsil etmiyor elbette. ...
 Rusya ve Çin başta olmak üzere Doğu güçleri dünyanın yokluk, kıtlık zamanında halkına asgari düzeyde de olsa bakma ve dostlarıyla dayanışma konusunda Batılılardan çok daha yüksek bir potansiyele sahipler aslında.

Bizde tarım (gıda) üretimi konusunda bir devrim olur mu, bunu çok merak ediyorum. Bizim milletin çoğunluğu uzun zamandır zorluklara, fakirliğe alışık. Bu, yakında ve hatta şu anda yaşanmaya başlanan global kıtlık şoku anlamında bizi belki Batılılar karşısında biraz daha avantajlı bir duruma getirebilir. Kısavadede değil belki ama orta ve özellikle uzunvadede.

Yoklukta, kıtlıkta, binbir türlü doğal ve beşeri afet koşullarında, insanların her türlü ayrımcılığı bırakıp bir aile gibi dayanışma olasılığıyla ilgili olabilir bu. İnşallah öyledir yani.

Gerçek bir kıtlık yada küresel kriz başta üretim tüketim tedarik vb zincirinin kopmasına ya da bu aralıktaki kayıplara bağlı krizler mümkün müdür bilmiyorum. :Belki olası. Şöyle ki. Gübre 3 ila 4 kat ve mazot 4 kat artarsa bazı üreticiler ara verir, üretemez vs. Dünyada 8 milyar insan var çoğu ürün gıda başta ikame edilebilse de aslında tedarik/üretim zincirlerindeki %1 lik bir değişim bile krizlere gebe olabilir (dalga etkisi). Gıda fiyatları da dahil.. Kıtlıkta dahil..
Bu tip şeylerin birikiminin tetiklediği küresel bir kriz muhtemel diyelim Türkiyenin bir avantajı varsa köye dönebilirlik ve köy bağları... Burada en çok hasarı büyük kentler alır. Ben Orduluyum. 2 milyondan fazla Ordulu olduğu söylenir (çoğu İstanbul da) .Bunların %90+ sının köyü vardır..
Avantaj diye bir durum varsa bu olabilir.

Avrupayı eskiden umursardık. Şu an Avrupa uygarlığını/insanlığını köyü olmayan kentliye benzetiyorum. Buna doğayla, kültürle, bilgiyle bağ kaybı da dahil. Aslında hiçbir şeyi olmayan hiçkimseler.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

gerçek tosun paşa

#32
Bozadi Türkiye'de devlet bilincinin itinayla ele aldığı konular içerisinde üretim, tarım ve hayvancılık var bu konularda son derece ciddi projeler gerçekleştirilmeye çalışılacak ama burada belirli bir başarının yaşanması artık bir gereklilik haline geldi. Aynı zamanda bir çeşit yeni bakanlıklara da ihtiyaç duyuluyor. Mesela hala Avrupa'nın ve coğrafyanın iş gücü ve genç nüfusu en yüksek ülkesiyiz.  Bu dijital çağda devrim yaratabilecek çok sayıda genç insan olduğundan en ufak şüphem yok. Bu insanlara markalaşma, ar-ge ve üretim konusunda devlet büyük kolaylıklar getirmeli, Türk kimliği ezilme ve garibanlık karşılığı olmaktan acilen kurtarılmalıdır. Yine mevcut imkanlar çerçevesinde bakınca bir çok alanda bu ülke kendi kendine fazlasıyla yetebilecek imkana sahiptir. Artık büyük değişimlerin yaşanması için "belki"lere, uzun zaman dilimlerine yer yok.

Adeta Gazi Kemal Paşa gibi çok hızlı bir sıçrayış planlanmalı ve uygulanmalıdır. Açıkçası plan kısmına bakınca böyle bir planın olduğu çok açık ama ne derece uygulanabilecek ve devlet kendi vatandaşını ne ölçüde ezdirmeyecek göreceğiz. Sanırım bu detay bu ülke insanının kaderini belirleyecektir.

bozadi

#33
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Bozadi Türkiye'de devlet bilincinin itinayla ele aldığı konular içerisinde üretim, tarım ve hayvancılık var bu konularda son derece ciddi projeler gerçekleştirilmeye çalışılacak ama burada belirli bir başarının yaşanması artık bir gereklilik haline geldi. Aynı zamanda bir çeşit yeni bakanlıklara da ihtiyaç duyuluyor. Mesela hala Avrupa'nın ve coğrafyanın iş gücü ve genç nüfusu en yüksek ülkesiyiz.  Bu dijital çağda devrim yaratabilecek çok sayıda genç insan olduğundan en ufak şüphem yok. Bu insanlara markalaşma, ar-ge ve üretim konusunda devlet büyük kolaylıklar getirmeli, Türk kimliği ezilme ve garibanlık karşılığı olmaktan acilen kurtarılmalıdır. Yine mevcut imkanlar çerçevesinde bakınca bir çok alanda bu ülke kendi kendine fazlasıyla yetebilecek imkana sahiptir. Artık büyük değişimlerin yaşanması için "belki"lere, uzun zaman dilimlerine yer yok.

Adeta Gazi Kemal Paşa gibi çok hızlı bir sıçrayış planlanmalı ve uygulanmalıdır. Açıkçası plan kısmına bakınca böyle bir planın olduğu çok açık ama ne derece uygulanabilecek ve devlet kendi vatandaşını ne ölçüde ezdirmeyecek göreceğiz. Sanırım bu detay bu ülke insanının kaderini belirleyecektir.
İnşallah dediğin gibidir GTP, yani inşallah devlet ne kadar ciddi bir tarımsal üretim ve kıtlık sorunuyla yüz yüze olduğumuzun farkına varıp bir an önce bu konuda somut çözümşler, tedbirler için gerekeni yapar. Tüm dünyayı tehdit eden bir üretim yetersizliği sorunu varken, bizim ülkemizde tarım ve hayvancılık konusunda olağanüstü büyük bir gevşeklik, bir zayıflık ve olağanüstü bir sağduyusuzluk ve umursamazlık var gibi algılıyorum. Umarım yanılıyorumdur.

Yakında büyük ihtimalle bu mesele hem dünya genelinde hem de özellikle Türkiye'de o kadar ciddi boyutlarda bir sorun haline gelecek ki, bu iş artık bir "parti/iktidar/siyaset/muhalefet" meselesi olmanın ötesine geçecek. İktidar-muhalefet ayrımını ortadan kaldırıp el birliğiyle halkın ihtiyaçlarının karşılanması için gereken inisiyatiflerin alınması gerekiyor. Gerçi siyasetin bitebilmesi için felaketlerin boyutunun çok ileri bir noktaya ulaşması gerekiyor; çok büyük, çok yıkıcı bir afetten sonraki durum gibi, siyaset düşünecek bir hal kalmamış olması gerekiyor. İlle o noktanın, o düzeyde çöküşün gelmesini beklememiz gerekecekse, bekleyeceğiz, napalım?!


Dionysos

#34
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi
devlet ne kadar ciddi bir tarımsal üretim ve kıtlık sorunuyla yüz yüze olduğumuzun farkına varıp bir an önce bu konuda somut çözümler, tedbirler için gerekeni yapar. Tüm dünyayı tehdit eden bir üretim yetersizliği sorunu varken, bizim ülkemizde tarım ve hayvancılık konusunda olağanüstü büyük bir gevşeklik, bir zayıflık ve olağanüstü bir sağduyusuzluk ve umursamazlık var gibi algılıyorum. Umarım yanılıyorumdur.

Yakında büyük ihtimalle bu mesele hem dünya genelinde hem de özellikle Türkiye'de o kadar ciddi boyutlarda bir sorun haline gelecek ki, bu iş artık bir "parti/iktidar/siyaset/muhalefet" meselesi olmanın ötesine geçecek.

Tam olarak böyle düşünüyorum

Kesime giden süt inekleri, artan yem masrafları ve yerinde sayan süt et fiyatı ,küçük çiftçi ve hayvancılıkla uğraşan pek çok kişiyi düşündürüyor biliyoruz görüyoruz
Mazot gübreye bağlı üretim ve  kayıpları ve tedarik zinciri aksaması yada artan nakliye gideri gibi sorunlar küçükte olsa büyük etkiler yapacaktır ve ne yazık ki iktidarın tek yaptığı marketçilerle dövüşmek
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#35
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Dionysos

 Kesime giden süt inekleri, artan yem masrafları ve yerinde sayan süt et fiyatı ,küçük çiftçi ve hayvancılıkla uğraşan pek çok kişiyi düşündürüyor biliyoruz görüyoruz
Mazot gübreye bağlı üretim ve  kayıpları ve tedarik zinciri aksaması yada artan nakliye gideri gibi sorunlar küçükte olsa büyük etkiler yapacaktır ve ne yazık ki iktidarın tek yaptığı marketçilerle dövüşmek
Evet, maalesef hükümet bu soruna etkin bir çözüm üretmeye çalışmaktan ziyade siyasi geleceğini garanti altına almaya çalışmakla meşgul gibi görünüyor. Boş ver muhalefeti, boş ver ağlayan çiftçiyi, köylüyü, bizzat iktidarın önemli bazı isimlerinden bile ciddi özeleştiriler, uyarılar yapılıyor ekonomi ve gıdaya erişim, kıtlığa hazırlık konusunda.

İktidar hala meselenin ciddiyetinin farkında değil gibi görünüyor.

Ama zaten giderek yüzleşmek zorunda kalacağımzı kıtlık ve afet sorunlarının büyüklüğüyle ilgili forumda ele aldığımız öngörüler, tahminler, iddialar doğruysa, bunun zaten bir devlet/hükümet/iktidar tarafından çözülme ihtimali yok gibi geliyor bana. Anca toplumun yeterince büyük bir kısmı tıpkı Kurtuluş Savaşı zamanında olduğu gibi siyaset ötesi bir şekilde hayatta kalmak için var gücüyle dayanışmaya girerse aşılabilecek veya direnilebilecek, katlanılabilecek sorunlar yaşayacağız muhtemelen. İnsanların büyük çoğunluğunun ölmek, sahneden çekilmek zorunda olacağını da göz önünde bulundurmak gerek (her ne kadar "ölenlerin hiçbiri 4y'ye geçemeyecek" gibi bir durum söz konusu olmasa da). Nihayette, BH'leşebilenler dünyevi sorunların ötesine geçebilecek.

gerçek tosun paşa

#36
Yok bozadi mevcut görüntüde ne yazık ki yanılmıyorsun. Yapılması gereken belli ve planlamalar var ama ne kadar ölçüde bunu gerçekleştirebilecek bir uğraş ve yapılanmaya girilebilecek tüm mevzu bu. Dediğim gibi bu trenin kaçırılması çok büyük sorunların nedeni olur.