Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

Akhenaton ( M.Ö. 1300 )

Başlatan Tiversonus, 03 Ağustos 2009, 16:30:41

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus




Ön-Türk toplumlarının Asya'dan dünyanın dört bir yanına yayıldıklarını kanıtlayan birçok gösterge vardır. Onlar Tanrı'nın görüntüsü olarak kabul ettikleri güneşe özel bir değer verdiklerini biliyoruz. "Tolu" adı verdikleri bir kap ile yemin ettiklerini gördük. Bu yemin onların adil ve dürüst bir yönetici olacaklarına dair verdikleri bir söz idi. Toplumu yönetirlerken de çeşitli fırsatlarda törenler düzenlenir , kadeh kaldırılır ve tolu içilirdi.



Ön-Türklerin bu geleneğini, kısa süre de olsa, kadim mısırda yeniden canlandırmak için uğraşmış bir firavundan söz etmek istiyorum. Babası tarafından kendisine verilen isim Tutmose IV olmasına rağmen tahta çıkar çıkmaz adını Akhenaton olarak değiştirdi. Yönetimi M.Ö. 1379 ile 1362 yılları arasında sadece 17 yıl sürmüştür. Fakat bu kısa süre içinde Mısır dininde büyük reformlar yapmıştır.



Tahta çıkar çıkmaz çok tanrılı dini yasaklayıp tek tanrı dinini savundu ve güneş olarak görüntülenen tek tanrıya "Aton" adını verdi. Şu halde Akhenaton adını KHN-Aton olarak okuyabiliriz. Çünkü sadece sessiz harflerle yazılmış olduğunu biliyoruz. Fakat seslendilişi doğru olmayabilir (Bkz. K harfinin gelişimi başlıklı yazım). KHN sessiz harfleri OKH-İN şeklinde seslendirilirse, Akhenaton adı OKH-İN-ATA-ON "On atadan inen Okh" şeklinde anlam kazanır. Bu isimde "in" sözü ile aynı sülaleden, nesilden inen kast edilmektedir. İngilizce "descendant" de  "sülaleden gelen" anlamında kullanılır ve "descend" (inmek) sözü ile ilişkilidir. Dikkat ederseniz, kök sözcüklerin yerini değiştirmeden sadece tersten, sağdan sola, doğru okudum. Mısır ve halen Arap yazısı da aynen Ön-Türk yazısı gibi sağdan sola doğru yazılırdı.



Resimde solda görülen kabartma Akhenaton dönemine aittir ve önde Akhenaton, arkada karısı kraliçe Nefertiti görülmektedir. Her ikisi de ellerinde tuttukları kadehleri güneşe doğru yükseltiyorlar. Güneşten inen ışınlar ise onları kutsarken sadece iki ışın, biri firavuna diğeri ise eşine birer Ankh (ON-OKH) indiriyor. Bu resimle ifade edilmek istenen şudur:



Yönetici kral ve eşi tek tanrı olan güneşe saygı işareti olarak kadeh kaldırıyorlar. Güneş olan tanrı ON ise onları kutsuyor ve onlara birer ON-OKH indiriyor. Böylece yönetici ve eşi tanrısal özellikler kazanarak tanrı ON ile bütünleşmiş oluyorlar.



Bu yorum ile Ankh işaretinin de güneş ile ilgili olduğunu şüphe götürmez bir şekilde kanıtlamış oluyorum. Çünkü, güneşten kopmak üzere olan ayrı bir Onokh da çizilmiş olduğunu görmekteyiz. Akhenaton yeni olan tek tanrı dinini geliştirmek için Akhetaton, şehrini kurdu.Bu şehir daha sonraları tümüyle yerle bir edilip taşları dağıtılmıştır. Bugün sadece adı kalmış durumdadır. Nedeni ise o dönemde hala çok tanrılı din hüküm sürüyordu ve Okhinataon "tek tanrı" fikrini yaymak peşinde idi. Bu şehri kurduktan iki yıl sonra baş şehir olarak ilan etti ve ailesi ile birlikte oraya taşındı. Güneş dini tapınmaları Akhetaton'da açık havada ve güneş altında yapılmaya başlandı. Tanrı ATON veya ATA-ON öğretisinde bütün canlılara saygı ve doğa sevgisi öncelik taşıdı. Resimler ve kabartmalar daha yumuşak ve sevecen görüntüler yansıtmaya başladılar. Fakat, Akhenaton'dan sonra gelen firavun tekrar eski inanca, çok tanrılı dine geri döndüler. Böylece tek tanrı inancı kadim Mısır kültüründe sadece 17 yıl sürdü.



Okhinataon'un eşi Nefertiti bir Nubia (Kuş) prensesi idi. Babasının adı AY idi. Bu isim de  bir Ön-Türk kök sözcüğü olup, o dönemde bile dünyanın uydusu olan ay anlamını taşıyordu. Nefetiti bir KUŞ prensesi olarak güneş kültünü zaten aileden biliyordu ve yeni ATON tanrının doğuşunda eşini etkilemiş dahi olabilir (Bkz. Kuş figürleri başlıklı yazım).



Yönetici olabilmek için kadeh kaldırarak yemin etmenin bir Türk geleneği olduğunu biliyoruz. Resimde sağda görülen Türk heykelinde yönetici kişi sağ elinde kadeh (tolu) tutmaktadır. Başındaki başlığın şekline bakarsak ne derece Akhenaton'un başlığına benzediğini de görürüz. Zaten Akhenaton'un başlık şekli tüm güney Mısır firavunlarına ait olup kuzey Mısır başlığından farklıdır.







Akhenaton Şiiri:



Tanrı, uludur, birdir, tektir.

Ondan başkası yoktur.

Bir tanedir,

O'dur her varlığı yaratan.

Bir ruhtur Tanrı, görünmeyen bir ruh...

Ta başlangıçta vardı Tanrı.

Tek varlıktı o.

Hiçbir şey yokken o vardı.

Herşeyi o yarattı...

Ezelden beri gelen varlığı,

Ebediyete kadar sürecek.

Gizlidir Tanrı, kimse görmemiştir onu.

İnsanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman...

Tiversonus

#1
Ra Bilgileri'nde "İkhnaton"

"Konfederasyon üyeleri olan bizler on bir bin yıl önce, o zaman gezegeninizde bulunan ve Tek Yaratan'a yönelmiş iki uygarlıkla iletişim kurduk. Safiyane bir şekilde, doğrudan temas yoluyla öğretip/öğrenebileceğimize ve bireysel his ya da kişiliğin özgür irade sapmalarının tehlikede olmadığına inanıyorduk. Bu uygarlıklar zaten herkesin birliğini ve her şeyin bilincini kucaklayan bir inançla uyum içinde olduklarından, onları rahatsız edip düzenlerini bozacağımızı düşünmemiştik bile. Geldik ve hizmet etmek istediğimiz halklardan kabul gördük. Onlara teknik yardımlarda bulunduk; akıl/beden/ruh bileşiminin çarpıklıklarının, titreşimleri bu iş için uygun olan kristalin, belli oranlara göre yapılmış zaman/uzay malzemesi içine yerleştirilmesiyle elde edilen bir yolla tedavi edilmesini öğrettik. Piramitler böyle yapıldı. Ama gördük ki bu teknoloji en çok, etkili bir güce sahip akıl/beden [[teal]a.notu:?ruh nerede[/teal]]sahipleri tarafından ve onlar için kullanılmaktadır. Halbuki Bir'in Yasası'nın amacı bu değildi. Bu insanlan terkettik. Sizin Güney Amerika dediğiniz bölgedeki insan� larla çalışan grup bu kadar kolay vazgeçmedi. Onlar yeniden o bölgeye döndüler. Biz dönmedik. Ama, ilk kez bizim neden olduğumuz bilinç değişimi, sonradan Bir'in Yasası'nda öngörülmeyen bir şekilde çarpıtılmış bile olsa, sorumluluk bizim olduğu için sizin titreşim düzeyinizi asla tamamen terk etmedik. Gelmiş olduğumuz ülkenin, sizin Mısır dediğiniz ya da bazı bölgelerde Kutsal Topraklar diye adlandırılan ülkenin yöneticileriyle temas kurma girişiminde bulunduk.


Sonunda sizin zaman/uzay kayıtlarmızdaki adı ile Onsekizinci Hanedan döneminde, sizin deyiminizle bir firavun ile temas kurabildik. Bu varlığın sizin katmızdaki yaşam deneyimi henüz çok kısa idi ve o bir "Gezgin"di. Böylece, bu akıl/beden/ruh bileşimi bizim iletişim titreşimlerimizi duyabildi ve bunları kendininkilerle birleştirmeyi başardı. Bu genç varlığa zengin bir tanrının adını çağrıştıran "Ammon" adı verilmişti. Ama bu varlık, tanrılardan birine gösterilen saygıyı içeren bu adın kendi adı olamayacağına karar verdi.  Böylece, ismini, güneş küresini onurlandıran bir isim olan "Aten"e çevirdi. Bu isim, bizim kendi varlığımızın doğasını anladığımız şekliyle, bizim gerçeğimize daha yakın bir isimdi. Adına İkhnaton da denilen bu varlık, Bir'in titreşiminin gerçek spiritüel titreşim olduğuna inandı ve Bir'in Yasası'nı yürürlüğe koydu.


Ama, bu varlığın inançlarını paylaşanlar çok azdı. Rahipleri de gerçek bir ruhsal araştırmadan yoksun bir biçimde, sadece yüzeysel olarak inanıyorlardı. Halkı eski inançlarını sürdürüyordu. Bu varlık bu katı terk ettikten sonra, bir� çok farklı tanrı üzerine kutuplaşan inançlar ortaya çıktı ve ta ki Muhammed diye adlandırılan bir varlık gelip de insanları daha idrakli ve anlaşılır akıl/beden/ruh ilişkilerine sokana kadar bu durum böyle devam etti."


Ra Bilgileri s.84-85-86

Tiversonus

#2
Ra'nın "akıl/beden" diye nitelendirdiği bölümün farkına az önce vardım. Orjinal kitaba bakacağım, bir yanlışlık var ise düzelteceğim.

Tiversonus

#3
SORU: Nasıralı İsa enkarne olduğu zaman, Orion grubu onu herhangi bir şekilde gözden düşürmeye kalkıştı mı?

RA: Evet.

SORU: Orion grubunun, onun düşüşünü sağlamak için ne yaptığını söyleyebilir misiniz?

RA: Ne olduğunu genel hatlarıyla anlatabiliriz. Burada kullanılan teknik, diğer negatif eğilimli bilgileri temel alarak yeni öğretiyi onun üzerine kurmaktı. Bu bilgileri verenin adına siz "Yehova" diyorsunuz. Bu bilgiler davranışlar üzerine birçok sınırlamalar getiriyor ve üçüncü yoğunluk derecesinde güç kazandırmayı vaat ediyordu; yani kendine-hizmet özelliklerini taşıyordu. Bu düşünce-formlarına karşı zaten eğilimli olanları, bu iki çeşit sapma ile etki altına aldılar. Bu da zamanla, İsa diye bilinen varlığın önüne birçok zorluk ve sorun çıkardı. Sonunda da "Yahuda"* adlı varlığın ortaya çıkmasına kadar gitti. Bu varlık doğru şeyi yaptığına inanıyordu ve İsa'nın önüne çıkardığı ve onu zorladığı şey de,
üçüncü yoğunluk derecesine ait gezegensel güç sapmasını, başkaları üzerinde egemenlik kurmak ve onları yönetmek için kullanmayı içeriyordu.


RA: Söylediğiniz tam doğru değil. Yehova varlıkları, ancak
tek tük vakada, bu işlemi Orion grubu ile savaşabilmek ama�
cıyla uyguladılar.Ancak Orion grubu bu akıl/beden [ruh kavramı yine yok]bileşimini, "bir"liğin öğrenilmesi/öğretilmesi üzerinde yoğunlaşmak yerine, bir seçkin sınıf kavramını aşılamak için kullanabildi. 

(Ra 1, s.245)
 

[purple]*Yahuda: Hz.Isa'ya ihanet eden havarinin adı. (Ç.N.) [/purple]

Tiversonus

#4
"Bir gezegen ancak, akıl/beden bileşimleri
ile özellikle de akıl/beden/ruh bileşimleriyle uyumlu bir şekil�
de alışverişte, karşılıklı etkileşimde bulunmaya başladığın�
da, kendisiyle ilişkide bulunan varlıkların düşünce bileşimle�
rinden dolayı sapmalar kazanır. Tek Sonsuz Yaratan'ın ya�
rattığı (yaratılmış alemlerin bütünü) sizin dediğiniz anlamda
kutbiyete sahip değildir."(
Ra 2,s.25)


"Bu ruh bileşiminin akıl/beden bileşimine katılması ger�
çek olmaktan çok görünüşte olur, uzay/zaman'ın başlangıcın�
dan beri potansiyel olarak var olan ruh bileşimi kendini ku-
sursuzlaştırarak üçüncü yoğunluk derecesine geçişi sağlar.
Akıl/beden/ruh bileşimi kendine ya da diğerlerine hizmet ola�
nağını fark ettiğinde de akıl/beden/ruh bileşimi faaliyete ge�
çirilmiş olur."
(Ra 2, s.37)




Tiversonus

#5
Bunun siteden birinde düşünemiyorum. Ancak olsa olsa, çok önemli mevkilerde olan üst düzey -david icke nin söylediği türden insanlar, yani elit diye sözü edilenler- olduğunu söyleyebilirim. diğeri ne bana ne sana ne başkasına yakışmaz.

bu alıntıyı şu niyetle yapmıştım: bilgi getiren avatarlar nasıl ışığı temsil ediyorlar ise aynı anda orionlar da bu avatarların etraflarında peydah olurlar ve bir denge işi görürler. dolayısı ile bozulmadan kalmayan bir kaynak çok ama çok zor demek istedim. yani dikkat edersen isa olayını aldım.

Tiversonus

#6

RA: Bu zaman diliminde, her iki gruptan da kimse aranızda bulunmuyor. Ama Orionlu haçlılar kendi peylerini sürmek, davetlerini yapmak, girişimlerde bulunup kumanda etmek için iki türlü varlık kullanırlar. Birincisi düşünce-formlarıdır, ikincisi ise bir çeşit robottur.

SORU: Robotu tarif edebilir misiniz?

RA: Robot aranızdan herhangi bir varlığa benzeyebilir. Robotlar yapaydırlar.



Ra Bilgileri 1, s.167

Not: Tekrar "alıntıyı" koyuyorum. Ve bu konuda D.icke sitesinde ve İngiltere'de Diana'nın arkadaşının yazdığı kitapta ve Kasyopya Celseleri'nde bilgiler var, dileyen araştırabilir. Benim yorumum üst kısımdadır. takip edemeyenler açısından şunu söyleyeyim, sadece "alıntı" yapmıştım, yorum yapmamıştım, şimdi ise şu yorumu eklemekte fayda görüyorum:

Bir'in Yasası'ına göre herhangi bir varlığa duyulan negatif düşünce tüm Bir'liğe duyulmuş sayılır. Sadece genel olarak, farkındalık hali ve "dikkatli" olunması için bir durum yaratır, kimsede bunu ölçecek bir alet yok. 6. yoğunluk Kasyopyalı'lar bile kimseyi "itham etmemek" gerektiğini, dikkatli olunması gerektiğini söylerler...Kısaca burası dualite yeri ve hep "denge" aranır ve bu aslında bir doğa yasası ve Ruhların öğrenmesi için faydalıdır da.

Selamlar, Sevgiler...

Tiversonus

#7


Neden Kertenkelecikler, Tanrıça ve bedenim hakkında bir şeyler bilmem gerekiyor? Bedenimde başkalarının benimle birleşmesi, benim gözlerimden bakması için yer olması nasıl bir şey? Başkaları benimle birleşirse benim yapacağım şeyleri mi yaparlar? Yoksa başka dünyalar benim varlığımla birleşme yoluyla varlık alanına çıkarken ben de başka dünyalarda mı ortaya çıkarım? Posesyon (ele geçirme) nedir? Yirminci yüzyıl sonu Dünyasında birleşme ve varlık alanına çıkma nedir? Salgı bezlerimin bununla ve bedenimle ilgisi nedir? Bütün bunlarla birlikte cinsellik beni nereye götürüyor?" Şimdi, siz bu noktaları deşerken biz de size soruyoruz; İçinizdeki kutsallığı bilincinizin gizlerine açmayı öğrendikçe ne gibi derin sürprizler keşfediyorsunuz? Duvarlarla karşılaşıp benliğinizin en derin gizemlerini öğrendiğinizde bulduğunuz ne?


Pleiades Öğretileri 2

Tekrar ediyorum; tüm alıntılarım yukarıdaki açıklamalarım içindedir. Bunlar insanlık tarihi için verilen ve nasıl denge kurulduğu ile ilgili genel bilgilerdir.

Tiversonus

#8

Dünya üzerindeki bir kesim neredeyse tüm insanları aç ve yoksul bırakıp tüm yerküreyi yıpratıp tüketme pahasına bencilliklerini devam ettirmekteler. Çok yakın zamanda bu insanların kimler olduğu açığa çıkacaktır. Ve kutsal diye addedilen bazı kitaplarınızın kimler tarafından hangi amaçla yazdırıldığı ortaya çıkacaktır.


Lyra Vega
http://www.baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=235

Tiversonus

#9
Reptilian İnsansılar


1999'da, Icke, Gezegenin Babil Kardeşliği olarak adlandırılan
reptilian (sürüngen) insansılar ırkı tarafindan kontrol edilen Yeni
Dünya Düzeni tarafindan yönetildiğini yazdı. Şöyle yazdı :
"Benim kendi araştırmam, reptilian kontrolünün ve manipulasyonunun başka bir boyuttan dördüncü boyutun alt bölümünden yönetildiğini öne sürüyor.

Diğer insanlar bunu alt astral boyut olarak bilir, kara büyü
rituelleri olan demonların ve kötü niyetli varlıkların yuvası..."
Icke'ye göre, reptil melezi reptilian – insan DNA sı, onların eğer
insan kanı içerlerse, sürüngenden insan formuna değişmelerini
sağlıyor.

Reptilian grubu bir çok ünlü/seçkin insanı ve pratik olarak her dünya liderini kapsıyor.Örneğin,İngiltere'nin Ana Kralicesi, George W. Bush, Hillary Clinton, Harold Winson,Tony Blair.Bu insanların ya kendileri reptilian veya sürüngenler için çalışıyorlar.
"Rothschilds, Rockefellers, İngiliz Kraliyet ailesi ve ABD nin ve dünyanın geri kalanının idareci politik ve ekonomik aileleri bu
AYNI soydan geliyor. Züppelik nedeni ile değil,genetik yapılarının sağladığını taşımak için – reptilian – memeli DNA kombinasyonu onların şekil değiştirmesini sağlıyor çünkü.

Icke, Galler Prensesi Diana'nın öldürülmesinin nedeninin, Diana'nin, Charles ve Camilla'nin satanik bir rituel ile kurban edilen bir çocuga sahip olduklarını keşfetmesi olduğunu söylüyor.
Ayrıca, Diana'nin sırdaşı Christine Fitzgerald'a göre, Diana'nın, İngiliz Kraliyet ailesinin sürüngenler ile bağlantıda olduğunu ve
Diana'nın onların şekil değistirdiklerini gördüğünü yazdı.

Reptilian olan George W. Bush'un, 11 Eylül olayında anahtar bir rol oynadığını yazdı. Icke, ırksal ve etnik bölünmelerin sürüngenler tarafından geliştirilen bir illuzyon olduğuna ve ırkçılığın Illuminatinin gündemini ateşlediğine inanıyor.

http://www.davidicke.com

Tiversonus

#10
Dinazoradamlar (dinosauroids), kertenkeleadamlar (lizardmen), Draconialılar ve Saurialılar gibi ifadeler de kullanılmaktadır. Sürüngen insanımsılar, doğaüstü güçlere sahip ve zekaca çok gelişmiş sürüngen-insan karışımı varlıklardır. Mitolojide, bilim kurguda ve okült çevrelerde geçen bir kavramdır. Bu teorilerden bazılarına göre Alpha Draconia adı verilen bir yıldız sisteminden gelmişlerdir. Riley Martin, John Rhodes ve David Icke gibi komplo yazarlarının kitaplarında bu yaratıklardan bahsedilmektedir.

Komplo yazarı David Icke, dünyayı ve insanlığı kontrol altında tutan bir sürüngen insanımsılar grubundan bahsetmektedir. Hayli ileri bir iddiasına göre George Bush ve İngiliz Kraliyet ailesi bu sürüngen insanımsılar soyundandır.

Tıbbi olarak, Dimethyltryptamine adlı uyuşturucu ilacı alanların halüsinasyon esnasında sürüngen-insan karışımı yaratıklar gördükleri rapor edilmiştir.

Tiversonus

#11
AMERİKAN FELAKETİ HAKKINDA SUSTURULAMAYACAK BİR KAYNAKTAN, BAŞKA BİR BOYUTTAN GÖRÜŞ

BUSH VE BLAIR NASIL BİLİYORDU;

ÇİN SENARYOSU;

VE ZİHİNLERİ KONTROL ALTINDAKİ ÜNLÜLERDEN GELECEK OLAN BEYİN-YIKAMA

 

Yazan: David Icke

 

Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi, inanılmaz derecede doğru bir bilgi kaynağı kanalı ile karşılaştım. Aslında, şimdi anlıyorum ki, bu kanaldaki bilinç, global komployu açığa çıkarmamda bana hep rehberlik ediyor ve bunu yapmam için de tüm hayatım boyunca beni hazırlıyordu.

 

Bu kaynak ile çok iyi bir kanal kullanarak konuşmayı, ABD gaddarlıklarından iki hafta evvel denemiştim, fakat randevu trajediden bir sonraki gün gerçekleşti. Bana söylenilen benim bu dünyadaki araştırmamı destekledi ve buna ek olarak, planın, bir dünya hükümeti, merkezi bankası, para birimi ve ordusu oluşturmaya neden olacak, Çinin katılacağı bir çatışma çıkarmak ve gezegeni yörüngesi etrafında dönen bir hapishane kampına dönüştürmek olduğunu söyledi. Bir başka gerçekleşmesi gayet olası senaryo ise, birçok kez ABD iç kaynaklarından duyduğum gibi, İslam dünyası ile anlaşmazlığı ve çatışmayı artırmak amacı ile, Kudüsteki bir Müslüman kutsal yerine bir saldırı yapılmasıdır. Ayrıca, kendi görüşümce, terörizme karşı savaş mentalitesinin birçok beyini yıkadığı olayları daha da fazla kızıştırmak için Başkan Bush veya Tony Blaire çok yakın biri bir suikaste kurban gidebilir. 11 Eylül olaylarının dehşet verici ve korkunç olması ile birlikte, bu olaylar Illuminati-sürüngenimsi planının bu aşamasının sonu değil, yalnızca başlangıcıdır.

 

Bu başka boyuttan olan kaynağa, New York ve Washingtonda olanlardan gerçekten kimin sorumlu olduğunu sordum ve bana verdiği yanıt aşağıda bulunmaktadır. Bu konuşma 12 Eylülde gerçekleşmiştir. Bakın bakalım ne düşünüyorsunuz:

 

Sanırım, sizin zamanınızda etkili olan bu trajik ve tâlihsiz olaylar için savaşlarda kullanılan duman perdesi terimini kullanıyorsunuz. Yani, bir birliğin güçleri, başkasına karşı olan güçlere karşı gelir. Siz ve insanlık aldatılmaktasınız.

 

Kendilerini suçlu ilân edenler olacak...[ya da başkaları tarafından suçlu gösterilenler]...ve bunlar belki Jihad (Kutsal Savaş) gibi hissi terimler kullanacak. Ve kendilerini kurban olarak niteleyenler de olacak ve tabii ki, sorumluluğu üstlenenlere karşı karşılıklı şikayetler ve yavaş yavaş saldırılar başlayacaktır.

 

Bu, zihni ve ilgiyi yanlış yöne saptıran iğrenç bir yanılgıdır. Zihnin ve ilginin, gerçekten neler olup bittiği konusunda, yanlış yöne saptırılmasıdır. Olayların nasıl gelişip açığa çıkacağı konusunda, bir tahminde bulunmak istiyoruz. Tahminde bulunmak diyorum çünkü bu olayların değiştirilmesi için bir olasılık var. Ben samimi olarak umuyorum ki olaylar karşısında yeterince pozitif düşünce açığa çıkacaktır ve olaylar bizim tahmin ettiğimiz şekilde gelişmeyecektir... Bu olanlar için İslami güçler sorumluluğu yüklenecek ve eline alacaktır. Farketmiş olmalısınız ki, medyanızda bahsedildiği gibi, bu saldırıdan günler önce, stokların, hisselerin ve ekonominin bir gerileme durumuna girmesi aslında büyük bir oyun oynandığının göstergesiydi... Sanırım, buna iktisâdi durgunluk ismi veriliyor, değil mi? Şimdi, dünyanız üzerindeki milletlerin ekonomik gerilemeye maruz kalmasına neden olan çok büyük bir felaketten bir gün önce bu durumun halkın bilgisine sunulması, ne kadar da büyük bir tesadüf.

 

Anladığınız gibi, bir kamuoyu açıklaması, tahmin edilmiş bir iktisâdi durgunluk, kodlanmış bir mesajdı. Kara günün vardığını söyleyen gizli bir mesajdı. Böylece, televizyon ve medya aracılığı ile yapılmış bir kamuoyu açıklaması.. Gerçekleşmesi yakın iktisâdi durgunluk, kodlanmış mesajdı.

 

Sizin dünyanızda karanlık güçlerin kölesi olan ve onların kontrolü altına girmeye zorlanmışlar vardır. Bu, onların talimatıydı. Bu onların, gruplar halinde toplanmak ve çok karanlık bir bütün için kendi parçalarını yerleştirmek için verdikleri talimattı. Arkalarında bulunan gerçek sinsiliğin hayalinden ibaret olan bazı ayinler gerçekleştirildi. Gerçek, tabii ki, kendilerini ve ülkelerini kurban olarak niteleyenlerin (politikacılar), aslında kendi topraklarında yapılan facianın sorumlularından olduklarıdır. Bu çok eski zamanlara dayanmaktadır. Kendi modern tarih anlayışınızla çok iyi anlayabileceğiniz üzere, Sovyetler Birliği tarafından işgal edildiği dönemlerde Afganistan ülkesine büyük ekonomik yardımlarda bulunmuştu. Ama, tabii ki, bu, bütünü oluşturmak için, yalnızca yerine konulan bir parçaydı.

Şimdiki kriz bir süreliğine patlayacak, kızgınlaşacak ve artacak ve kendilerini Muhammedin takipçileri olarak niteleyenler, kutsal savaşı, Jihadı, öne sürüp, ortaya çıkaracaklar. Amerika Birleşik Devletleri ve onun müttefiklerinin güçleri de dünyanın özgürlüğünü korumak amacıyla ortaya çıkacaklar.

 

Zihnin ve ilginin yanlış yola saptırılması devam ederken, ordu güçlerini biraraya toplayacak ve bir durgunluk süreci başladığında, ABD, Kızıl Ordu ile gerçek yıkım ve yoketme çarpışmasına girecek. Tüm bunların arkasında, belli başlı baylar ve bayanlar bulunmaktadır... Aslında, onları istemeden böyle tanımlıyorum... onlar tüm hükümetleri, ticareti, sanayiyi kontrol altına alırlar ve size daha önce de bahsettiğim gibi, böylece hayatlarının, boyutsal olarak sizin dünyanızın dışında olanların etkisi altına girmesine izin verirler. Bunlar, ne sizin boyutunuzdandır, ne de bizimkinden, ama ikisi arasındaki sahte bir boşluktandırlar. [Benim sürüngenimsiler adını verdiklerim]

 

EKONOMİNİN VE ALTININ KONTROL EDİLMESİ

 

Bundesbankın önümüzdeki aylar sırasındaki aktivitelerini dikkatle izle, dostum. Amerika Birleşik Devletlerindeki Fort Knoxun aktivitelerini dikkatle izle. Bu kuruluştan, çok büyük ekonomik kaynakların alınıp, nakledildiğini göreceksin. Aslında nereye nakledildiklerini saptamak neredeyse imkansız olacaktır. Kıtalar, ülkeler depolarından altın stoklarını aldıracaklar ve Bundesbank, Fort Knox ve diğer altın depolarına nakledeceklerdir. Ama, sonrasında, bunlar da alınıp uzaklaştırılacaktır. Hiç kimse bunların tam olarak nereye nakledildiğini kesin olarak bulamayacaktır.

 

SOYLU AİLELER

 

Vanderbiltler, Rockefellerler, Gettyler gibi belirgin ailelerin halkın gözünden uzaklaştığını ve sessizleştiğini farkedeceksin. Aniden, onların dünya bağışına büyük katkılar koymak istediklerini belirttiklerini göreceksin. Sizin, eğlence sanayisi olarak algıladığınız alandan, bazı belli insanların, insanlığa faydalı bağış kampanyalarında etkin roller kazandıklarını göreceksiniz. Evet... Bunu yapmaktan hoşlandığımdan değil ama bazı belli başlı İncil yazıtlarını hatırlamakta fayda var... Sahte kurtarıcılara dikkat et.

 

BEYİNLERİ YIKANMIŞ ÜNLÜLER

 

Bazı belli başlı insanların görünüşleri muazzam bir şekilde değişecek. Görünüşlerini değiştirmek için gerekli cerrahi operasyonlara girecekler. Ve sizin eğlence sanayinizde, belli başlı insanların bu vücut diktatörlüğünün bir parçası olduklarını eminim ki biliyorsunuzdur. Sanırım siz buna kozmetik cerrahi ismini veriyorsunuz. Evet, maalesef bu üstü kapalı olay, kendi içinde bir başka sinsi aldatmacadır. Bunlar, kibirli nedenlerden dolayı yapılırlar. Görünüş değiştirilmelidir, çünkü ayni anda yapılmakta olan bir çok sinsi işlemler vardır. Sizin ünlüler olarak bildiğiniz kişilerin belli başlı olanları, genetik olarak kontrol altında bulunmaktadırlar, ve bu olay kozmetik cerrahi yaptırdıkları iddiaları ile örtbas edilmektedir. Kozmetik cerrahi, onlara biyolojik ve genetik seviyelerde tamamen neler yapıldığını gizlemek için gereklidir.

 

Ve kendilerinin dünya insanlığı, dünya barışı, dünya bağışı için büyük katkılar koymaya başladıklarını iddia edecek olan bu ünlüler, insanların beyinlerini, sahte bir barış ve huzurun gelmekte olduğu konusunda, yıkayacaklar. ... Halkları ve insanları popülerliklerini kullanarak etkileri altına alacak bu ünlüler, belli başlı politik ve sosyal değişiklikleri insanlara kabul ettirmek için bazı davranışlarda bulunacaklardır. [Michael Jackson, bu konuyla ilgili, ismi geçenlerden biridir]. Ünlü kimlikleri ve statüleri, her zaman sıkça, çok sayıda insanı bir politik sisteme karşı yakın olması konusunda ikna etmek için kullanılmıştır. Tabii, bazıları bunu geçmişte büyük içgüdülerden dolayı yapmışlardır. Ama bunun adı hâlen beyin-yıkamadır.

 

David Icke: Onlara genetik bakımdan neler olmakta? Kozmetik cerrahi ile neler gizlenilmeye çalışılmakta ve neden?

 

Beynin yapısı içerisindeki değişiklikler. Beyin, ruhun ve zihnin daha doğru ve daha uygun işlevlerinin, yapay etle uyuşmasını engellemektedir.

 

David Icke: Buna, bir başka deyişle, zombiler yaratmak diyebilir miyiz?

 

Evet, evet. Ve eğer bunun üstesinden gelmeye, bunu reddetmeye çalışırlarsa, hayatlarında kendilerine büyük huzursuzluk getiren şeyler yapılacaktır. [Bu şekilde acılara maruz kalmış ve yukarıda bahsedilen Illuminati propagandasında kullanılacak olan bir ünlü hakkında ayrıntılı bilgi edindim, fakat şimdilik bu detaylardan bahsetmemem rica edildi.]


Özellikle de ABDdeki eğlence sanayisi içerisinde, göreceksiniz ki itaat etmeyi kabıl eden ünlülerin, popülaritesi ve ünü belirgin bir şekilde artacaktır. Onlar dünya insanlarını etkilemek için kullanılan araçlardır. Anlayabilirsiniz ki, artık politikacılara olan güven ve inanç azalmaktadır. [İnsanlar] politikacı paltosunu giyenlerin, büyük çoğunlukla, güvenilmez oldukları bilincine erişmektedirler. Ama teknoloji; beyin-yıkama teknolojisi sayesinde, insanlar ünlüleri sevmeyi ve onlara hayranlık duymayı kabullenmiştir. Bu yüzden, [zihinlerinin] kontrollerine sahip olmayanların büyük ordusu, insanların hayranlık duymaya ikna edildikleri tarafından oluşturulacaktır.

 

BUSH VE BLAIR BİLİYORDU

 

David Icke: Başkan George W. Bushun ve benim ülkemdeki, İngilteredeki Başbakan Tony Blairin, Amerikadaki gaddarlıkların gerçekleşeceğini bildiklerini doğrulayabilir misiniz?

 

Tabii ki biliyorlardı. Tabii ki biliyorlardı. Eğer birisi, başkasının sorumluluğuna yüklenebilecek bir olayın planlanmasında önemli bir rol oynamışsa, tabii ki bu biri o olayı bilir. Eğer planlayan kişi isen, planı bilmek zorundasın değil mi? Bay Bush, Bay Blair, Bay Hussein ve Bay Fayed (Prenses Diana ile ölen Dodinin babası) arasındaki zıtlıklar, bunların hepsi yalancı görünüşlerdir, bir tiyatro oyunudur. Bu insanlar birbirleri ile sürekli bağlantı içerisindedir. Büyük ihtimalle de, bu bağlantıları bizim günümüz teknolojisi aracılığı ile gerçekleşen bir şey değildir. Her biri, aslında diğerinin ne düşündüğünü bilebilmektedir. Bu bilinçli bir şekilde olmasa bile, uyku süreci içerisinde de gerçekleşebilir. Birbirleriyle sürekli iletişim halinde bulunarak ortaya planlar çıkarmaktadırlar.

 

David Icke: Bunun nedeni, bizim Bushun, Blairin, Husseinin ve Fayedin fiziksel formları içerisinde, daha önce bahsettiğimiz ara bölge boyutundan gelen ayni gücün bulunması mıdır?

 

Evet, burada dağınık genetik materiyal bulunmaktadır.[BAK...makale: SÜRÜNGENİMSİLER: NEDEN KANBAĞI VE AYİNE AŞIRI BİR BAĞLILIKLARI VARDIR].

 

 

İnsanların, dünya liderlerinin ve politika, ekonomi ve medya alanlarındaki yöneticilerin, düşünce ve duyguları ile, fiziksel olan (sizin boyutunuz) ve fiziksel olmayan boyutlar arasındaki varoluşun frekans alanından (yani bu ara-bölgeden) gelen varlıklar tarafından, tamamen kontrol altına alınmış ve beyinlerinin yıkanmış olduklarını bilmeleri yaşamsaldır. Bu, oyunun, illüzyonun, gündelik filmin medya tarafından insanlara kabul ettirildiği ve ayni zamanda, bunun arkasında çok farklı, sinsi ve muazzam düzenli bir planın bulunduğu gerçeğini anlamanıza yarayacak bağlayıcı güçtür.

 

İllüzyon-hayal, bize Bush ve Husseinin, Rusyanın, Çinin, Amerikanın ve İslami dünyanın vs vs vs.. farklı taraflarda olduğunu söylerken, aslında tüm bu ülkeleri ve inanış sistemlerini kontrol eden fiziksel kabuklarda (insan vücudu) bulunan AYNİ güçtür. Bu, neden kanbağına sahip soyların (bu varlıklar için DNA-gen bağlantısı teşkil eder), tüm dünya üzerinde, güç ve iktidar koltuklarında oturarak, her ülkede yönetmeye ve kitlelerin beynini yıkamaya devam ettiğini açıklar. Amaçları, kitlelerin beyinlerini yıkamaktır ki böylece kitleler kendi aralarında savaşırken, onlar tüm tarafların iplerini ortak bir çıkar ve plana ulaşmak için çekerler.

 

Bunun kulağa çok inanılmaz ve fantastik geldiğini biliyorum ve bazı insanlara bununla başa çıkmak fazla geliyorsa, bundan vazgeçmeleri lazımdır. Ama yüzleşmekte olduğumuzun ne olduğu ve onun arkasında neyin, kimin, nasıl bulunduğu anlayışına sahip olmaksızın, bu diktatörlük ve beyin-yıkama yapısını çökertmemizin herhangi bir yolu yoktur.

 

Eğer uygun olduğunu düşünüyorsanız, lütfen tüm bu bilgileri iletmeye ve yaymaya çalışın.

 

Teşekkürler,

 

David Icke

Alemtac

#12
Sözlerinize destek olmasını umarak paylaşmak istediğim bir video var, aslında pek çok var da...Bir de dikkatinizi çekmek istediğim, ekin çemberlerinde ki şekiller. Bu video 28.06.2005 te paylaşılmış.

http://video.google.com/videoplay?docid=2357448098911229950&ei=OO53SsvcPKOs2wKxtIy6Dw&q=illuminati&hl=tr
 

Tiversonus

#13
Teşekür ederim:)) Evet bazen kendi içimde de bunları düşünürüm: Sacret geometry de BH varlıklarının kullandıkları veya onları simgeleyen işaretlerin bu yılan kardeşliğinde neden olduğudur? Şunu düşünüyorum, evrenin mimarisi "tek" dir, sadece bunu ya KH veya BH ya da bunun arasında bir oranda kullanan varlıklar ile açıklıyorum. Bazen Ra yı sembolize edenin sadece boyutsal işaret olduğunu ve hem KH ve hem de BH olarak kullanılabildiğini düşünüyorum...

Sonuç olarak aşırı bir ritüel içindeler KH işbirlikçileri. Belki yoğunluk dersimiz için iş yapıyorlar KH ler. Bilgi evrenseldir, önemli olan onu ne amaçla kullandığımızdır.

6. yoğunluk ve O'na bağlı 5. yoğunluk tarafından ruhların öğrenmesi için belki seçmesi için, bir dualite ortamındayız. Yani ya Başkalarına Hizmet ya da Kendine Hizmet seçimi. Evet bu seçimin yapılabilmesi için evrenin ışık/bilgi/ışık güöleri dengeyi oluşturabilmek için harekete geçmişlerdir, tüm işaretler [2bin yıldır] bu yönde.

Sonuçta, iyiliğin, sevginin, bilginin dengeye gelmesi için belki de boğazımıza kadar batmamız gerekti veya biz seçtik: Rafta duranlar da seçer gibi.

Ra da akıl/beden ile akıl/beden/ruh bileşimlerinin de bir amaç doğrultusunda bu gezegende harmanlandığına dair işaret vardır. Amaç ruhun özüne, Benliğin özkeşfine yönelik kanımca....

Tiversonus

#14
Ve bütün bu gerçekler gözümüzü korkutmasın. Bakın başka bir bakış açısı ile şunları da düşünebiliriz: Biz insanlar ne kadar değerliyiz ki boyutlar ötesi boyutlardaki negatifler uğraşıyorlar, değerli olan yanımız nedir? İşte bütün bu adamların [illuminati ve diğer] yapın dediklerinin tersini yapsak herhalde "barışı, dostluğu, işbirliğine dayalı" bir şeyi keşfedeceğiz. Sevgili Ra nın dediği gibi negatifin varlığı gerilmiş bir yaydaki "potansiyel" gibi Işığın iş yapabilme potansiyelini yaratır. Birazcık neşe ile bilgi ile işler mutlaka dengeye gelecektir. Bu Yaratan'ın zıtlar ile öğrenme/öğretme oyunu veya illüzyonu. Biz ışığın yanında isek; işimizi yapalım,  ama ne ile uğraştığımızı da unutmayalım. Herşey Ruh'un illüzyonu ve kötü ile öğrenebileceklerimize odaklanalım. Nden kimyasal tepkiler yerine sorgulayan, araştıran, içe dönük bir dengeli veya Kamil insan denilir işte. Kötülük olmaz ise nasıl gelişirdik bunu da pek tezahür edemiyorum yani öğrenen olurdu belki ama genel?

Evren'in Işık Ailesi de var bunu unutmayalım diyorum.