Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

31 Aralık 2020

Başlatan bozadi, 03 Ocak 2021, 15:59:05

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dionysos

#75
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gknydr

yönetenlerin gerçek tasarrufunu analiz etmek çok zorlaşıyor.


Dün düşündüm havayı analiz edebiliyoruz. Bir hafta sonra yağacak yağış miktarını....

Elliot adında biri "Dalga Analizi" adında bir analiz ortaya atarak sosyal olayların sosyal göstergelerden yola çıkarak yorumlanabileceğini söylemiş. Örneğin borsayı, parayı, enerjiyi yorumlayan analizler aslında böyledir.

Ülke de olanlara bir bakın; açık göstergeler var

İkincisi yönetenlerin tasarrufunu bilmek bize ne sağlayacak?
Temsil ettikleri muhafazakar kitle, ona bakın.. Kendi ölçülerinde iyiniyet barındırsalar bile inanç ya da bilginin sınırlanması ya da kendi aidiyetleri onları sınırlar . K'ların en fazla ruhsal yükü en alt tabakanın çektiğini sırtlandığını söylediklerini hatırlıyorum.
Amerika da ki muhafazakar hareketlerine bakın. Twitter da tahliye var ve gab denilen muhafazkar bir altyapıya geçiyorlar. Orta sınıfla bilim seçkinleriyle ve diğerleriyle ayrışıyorlar

PCR ı geçerli kılan makalenin yayımcısı Drosten'in ilgili eleştiren 20 bilim insanın kaleme aldığı makalenin başında Pieter Borger adında bir bilim insanı vardı ve aldıkları twitter eleştirisi şu: Haa o adamı inceledim, yaradılışçı bir Evanjelik kiliseye/tarikata üye diyordu..

Şimdi bu celseyi okuyan bizler biliyoruz ki; Tanrılarımız KH'sa bunu en az bilen muhafazakarlar
Ben size bir analiz daha yapayım
Yaradılışçılar yine alt sınıf 4KH'ın yansıması ve Evrimciler/Bilimciler orta sınıf 4KH'ın yansıması gibi olabilir ..

Bunlar kaderimizi mutlak yenileyecek bilgiler değil
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#76
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gknydr
yönetenlerin gerçek tasarrufunu analiz


aynı dünyaya sıkışmış aynı canlılarız.

Bence; (yoruma açık)

Bir kere KH'ta üst sınıf alt sınıfa basınç yapar
Orta sınıf eliyle yönetimini gerçekleştirir. Seçkin elit
Yönetenleri değiştirsen bile sorundan kurtulamazsın, başka seviyelerde devam eder
Yönetim sorunu bir refah (arayışı) sorunu olarak algılanıyor
Yönetenin refleksi? olgu olarak yönetim KH ;Yönetim kavramının kendi nihai KH
Gerçekliği incelemek için aşağıdaki paradigmayı uygun bulanlardanım
Alıntı YapEklenti:

C: Fiziksel duyumları deneyimlemek için. Bir grup kararıydı.
S: (L) Grubun başında kim vardı?
C: Grup.

Alıntı YapEklenti:
C: Askeri rütbeler gibi yapay sınıflandırmalar yalnızca insan grupları için önemli.

Yönetenler KH'ın üst sınıfları ya da nihai olarak KH;
Kendilerini yönetebiliyorlar mı?
Örn..
DSÖ'yle bir sözleşme var, uluslararası anlaşmalar var. AIHM sizi cezaya çarptırabiliyor, sağlık sisteminiz 2004 te alınmış fon hibe ve kredilerle denetlenmiş olabilir.
Kaldı ki yurtiçi politiği bile yönetemezsin, insanları yönetemezsin, baskı altına alırsın; sonunu gördük;

Alıntı YapEklenti:
Şimdi, bu varlıklar size kendi dünyanızı yansıtan bir ayna gibi hareket ediyor. Neye boyun eğdiğinizi, liderlerinizin bütün dünyada neler yapmasını kabullendiğinizi gösteriyorlar. Hükümet ve medya karşısındaki boyun eğici tavrınız, kullanılış biçiminiz dünya dışı varlıklar tarafından mutasyona uğratılan bir inekten çok mu farklı? Buraya gelen dünya dışı varlıklar kendi türünüzün yaptığından farklı hiçbir şey yapmıyor. Kitleler liderlerine kendi adına istedikleri şeyi yapmasına izin veriyor çünkü ayağa kalkıp, "Hey! Bunu onaylamıyorum!" demiyor. Dünyada bir kendinden hoşnutluk söz konusu. Gezegendeki bilinç, "Bunu benim için sen yap. Ben sorumlu olmak istemiyorum. Sen benim hükümet görevlim ol. Sen benim öğretmenim ol. Sen benim patronum ol. Birisi bana ne yapmam gerektiğini söylesin." bilinci.

Dünya dışı varlıkların size yansıttıkları tavrınız bu.

-Şafağı Getirenler-

Örneğin bu celseler Fransız'lar yanlış bir seçim yaptı dediğinde Fransızların-Fransa'nın yönetimini mi işaret ediyor?
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#77
Buna bakın ..Aşı perisi iş başında..
https://twitter.com/uTobian/status/1352688375854030849
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#78
Bu adamı ciddiye almadım (hatta yorumdaki bir iki kişi gibi ilgisiz bir yorum ve ısrarla kendini küçük düşürüyor olabileceğini düşündüm) ama hala Trump gelecek diyor..

https://twitter.com/H_Ciloglu/status/1352668608216895491?s=19
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

maglor

#79
Hepsini okumadım henüz,yorumlardan birinde böyle bir link var https://themarshallreport.wordpress.com/2021/01/20/trump-ode-to-the-corporation/

Şu ya da bu şekilde Amerikan halkının seçim iradesine,özgür iradesine müdahale edildi ve tahakkümle Biden getirildi/getirilmeye çalışıyorlar.Amerikan halkının ve insanlığın,hepimizin gerçeği görmemize ve buna göre tuzaklara düşmeden hareket etmemize niyet ediyorum.

gknydr

#80
Herkese yorumları için teşekkür ederim..
 

maglor

#81
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Bozadi

Belki dikkatini çekmiştir. Celselerde Erdoğan'ın (veya Erdoğan yönetiminin) sorunlu yönlerine rağmen global faşist güçlerin piyonu olmadığına değinildi. Ki bunu ille K'ların söylemesine gerek yok, kendi gözlemlerimiz de bunu aşağı yukarı doğrular nitelikte. Tabi Erdoğan'ın ABD kuklası olmaması onu ve hükümetini "sütten çıkmış ak kaşık" kılmıyor kesinlikle ama bu ülkenin geleceği, ABD öncülüğündeki global faşizme karşı takınılan tavırla yakından bağlantılı. Ve ne yazık ki belli başlı muhalefet partileri, AKP iktidarına karşı çeşitli haklı ve gerekli karşı duruşlarına rağmen, global faşist güçlere tavır ve direnç koyma namına maalesef oldukça berbat bir performans sergiliyorlar. Antiemperyalist Atatürk Türkiyesi'ne yakışır bir tavırla yakından uzaktan alakaları yok. Bu da AKP'yi çeşitli kötü yanlarına rağmen değerli kılıyor görüşündeyim. Bu resim hep böyle gitmeyebilir tabi ki. Yarın öbür gün kim hangi pozisyonda olur bilmiyorum ama umduğum şey, ABD'nin ona boyun eğmiyoruz diye yaptığı baskılar tırmandıkça ve şeytani yüzünü çok daha çıplak bir şekilde gösterdikçe, millet olarak partiler üstü bir şekilde bu durum bizi insanlık namına birleşmeye sevk edecektir, Kurtuluş Savaşında olduğu gibi.


Sevgili Bozadi geçte olsa çevirin,emeklerin için teşekkür ederim.Ancak ben Erdoğan ve yönetiminin üst kattan ve dünyadaki diğer temsilcilerinden gelen emirlerin çoğuna (belki de hepsine) harfiyen uydukları düşüncesindeyim.Elbette görünürde Erdoğan'ın ve AKP yönetiminin ülkenin hayrına yaptığı pek çok faaliyet de var.Ancak nihayetinde bu asıl gerçeği değiştirmez.Çeşitli çıkar çatışmalarının içerisinde insanların gözlerine ''perdeler'' indirerek kirli bir oyunla hepimizi uyutmaya çalışıyorlar ve elbette bu sadece bizim ülkemizin yönetiminde olan bir durum değil...

C: Yıllar önce MIC faaliyetiyle ilgili olarak kimyasal püskürtmelere dair size ne söylediğimizi hatırlayın; gerçek düşmanın "yukarıda bir yerde" değil, "ortada bir yerde" olduğunu söylemiştik. Clube'un bu konuyla ilgili söylediği şeyi hemen gözardı etmeyin. Meydana gelmekte olan şeyleri maskelemek için askeri gök gözlemcilerinin emriyle fırlatılmaya hazır olarak bekleyen çok sayıda füze olduğunu bilmeniz gerekiyor. Bu bahsettiğiniz olayda da, diğer bazı olaylarda da her ikisi birden vardı: Kitlelerde heyecan uyanmaması için bir komet patlamasını takiben bir füze fırlatıldı. "Tanrıları" kızdırıyor gibi görünmek istemiyorlar, bilirsiniz!!!

S: (Perceval) Temelde biz de öyle düşünmüştük. (L) Yani diyorsunuz ki dünyanın çeşitli yerlerinde çeşitli ülkelere ait bir füzeler ağı var. Herhangi bir anda birisi komet olaylarını örtbas etmek için, doğru yerdeki birine bir füzeyi ateşleme emri verebiliyor, öyle mi?
C: Aynen öyle. Göksel olayları maskelemek için askeri faaliyete ihtiyaç var. Her zaman öyle oldu.

Eklenti:4 Aralık 1999 Celsesi
C: Herşeyde komplo "görmek", hiçbir şeyde komplo "görmemek" kadar tehlikeli ve faydasız. Komplo kurtlarından usanıyoruz. Çünkü çatlaklar. Çünkü GERÇEKTEN geniş çaplı zihinsel/psişik manipülasyonlar ve kontroller uygulamaya çalışanlara farkında olmadan mükemmel bir şekilde sponsorluk yapmış oluyorlar.

[ç.n. Contrail'lerle ilgili olarak Laura ile Frank arasında geçen bir konuşma atlandı, doğrudan soru kısmına geçiyorum. Contrail: ABD'de tam olarak bilinmeyen çeşitli nedenlerle (bazen tarımsal ilaçlama için vs), devlete/orduya ait çok sayıda uçağın çeşitli bölgelerin üzerinden geçmesi sonucunda gökyüzünde oluşan çok sayıda uçak izi. Örnek

S: (L) ... Belki savaş oyunları oynuyorlar, belki casus uçaklar ama BİRŞEY yapıyorlar! Herkesin gördüğü, birbirine geçen tüm o izleri yaratan uçuşların nedeni nedir?
C: Büyük bölümü "eğitim uçuşu" temelli.

S: (L) Neden bu kadar çok sayıda pilotu eğitiyorlar? Neye hazırlanıyorlar?
C: Askeri bütçelerin gerekçelerinin gösterilmesi gerekiyor, bilirsin. Bkz "Askeri-Endüstriyel Kompleks'e Giriş 1"

S: (L) Yani bunlar sadece bütçeye gerekçe göstermek üzere yapılan eğitim uçuşları ve bundan fazlası değil, öyle mi?
C: Durumun başka yönlerinin olmadığını söylemiyoruz ama "AEK" deyince çok şey söylemiş oluyorsun zaten!

S: (L) Belirli bir nedenle bir Askeri-Endüstriyel Kompleks mi inşa ediliyor?
C: "Barış zamanı" boyunca statükoyu korumak için. Bu barış işi pek karlı değildir, bilirsin.

S: (L) Daha fazla para kazanabilmek için bir savaş başlatmak üzere hazırlıklar mı yapıyorlar yani?
C: Belki, eğer halk aldatılabilirse. Ama neyse ki halkın aldatılabilirliği daha az. Belki gerçek düşman yukarıda değil, ortada. Her zaman öyle değil miydi?

Dalga burada...

gknydr

#82
bilirsiniz 2. dünya savaşı zamanı İsmet İnönü'nün denge politikasını.
Erdoğan'da böyle birşey yapmaya çalışıyor olamaz mı?
Ruhen negatif varlıklara hizmet ediyor gibi görünerek, günümüz dünyasının derin devletine çelme takmak niyetli olamaz mı?
yada şöyle diyeyim,
dikkatleri üzerine çekip, sorunları aşılamaz bir hale gelmesine müsaade etmeden, kendince bir çözüm arayışı planlıyor olamaz mı?
şayet K'lar "kendinizi öne atmayın" gibi bişey söylemişti son celselerde.
Erdoğan tüm bu konulara hakim olabilir mi?
çünkü bir celsede onun şizofrenik bir vaka olduğundan bahsetmişlerdi.
Belkide korunuyordur. Olamaz mı?
Yanlış anlaşılmasın. Amacım Erdoğan'ı özellikle haklı çıkarmak değil.
Ki özellikle belirme gereği duyuyorum. Kendisine hiç oy vermedim. Çünkü bencil(kh) insanlardan hiç haz edemem.
 

gerçek tosun paşa

#83
Şizofrenik bir vaka demediler narsist dediler kendisi için. Öyle hatırlıyorum...

Dionysos

#84
Ben de psikopat olup olmadığı soruldu hayır yanıtı verildi diye hatırlıyorum

Türkiye Ortadoğunun batısında Avrupa ortadoğu arasında sıkışmış (Mezopotamya Anadolu karması) çok kültürlü çok dilli çok dinli kozmopolit bir ülkedir
Geçmiş büyük bir imparatorluğun mirasçısı (henüz reddi mirasçısı değil)
Çoğunluğu Asya da Rusya da yaşayan başka topluluklarla ortak dili paylaşır kendi içinde azınlık çatışmaları bulunur
Ortadoğu Araplarıyla aynı dini paylaşır ama kısmen laik demokratik bir yönetime sahiptir
Kültür, alt kültür, kültürel çeşitlilik, zihinsel üretim vb anlamında üretken bir çoğul yapı
Bir dünya savaşıyla işgal edilmeye bölünmeye çalışılmıştır direnmiştir
Siyasal islam ve gelenekçilikle güdülenen bir yönetimi vardır yönetimi muhafazakar-gelenekçi kopma ayrışmalar nedeniyle nerdeyse tüm dünyayla bağını yitirmiştir
Ekonomik model anlayışı tanrıcıdır; dünyanın parayla döndüğü/yürüdüğü, bireysel kazancın totalde kitle ekonomisi ve gücü demek olduğu ya da bireysel haklar anlamında çağdaş dünyanın değerlerinden ve ekonomik matematiksel gerçeklerden henüz bihaberler ya da bunların farkında değiller ve uzağındalar; güç otoriterleştirmek ve merkezileşmekle uğraşıyorlar çünkü iktidarı ve ekonomiyi korumak büyük basınç gerektiriyor yani neredeyse tüm çabalarının iktidarda kalabilmek tutulabilmek üzerine yoğunlaştığını söyleyebiliriz ve neredeyse tüm enerjiyi/gücü buraya akıtılıyorlar
Son bir yılda neredeyse 20 yıldan bu yana ilk kez bu yönetimi temsil eden yapılardan bölünmüş iki yeni siyasi parti örgütlenmiştir
Başkanlık sistemiyle adeta tek partili yarı otokrat bir parti devletine dönüşmüştür
Yönetimin genel halk kitlelerinde (özellikle muhafazakar tabanda) sahiplenilmesi yüksektir
Kitlelerin geri kalanı basın özgürlüğü, kitlesel özgürlükler, temel sosyal hakların gerilemesi, ekonomik yaşamsal gelecek gibi konularda kaygılı hatta umutsuz
....
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#85
Günün twitter trendlerinden biri de Sputnik V

+ Rus Sputnik V a'$,I üreticileri Türk Tabipler birliği le görüştü ve neden a'$,I mızla ilgilenmiyorsunuz? dedi
+ Rus Sputnik V a'$,I sı artık Türkiye de de üretilecek ve bu anlamda Türkiyeye teknoloji ve altyapı transferi yapılacak
+ Arjantin devlet başkanı Rus Sputnik V a'$,I sı oldu/yaptırdı.
+ Rus Sputnik V a'$,I sı 9 ay sonra antikor ve bağışıklıkğı sürdürüyor
+ Macaristan Avrupa da Rus Sputnik V a'$,I na geçit onay veren tek ülke
+ Birleşik Arap Emirlikleri Rus Sputnik V a'$,I sı için onay verdi.
+ Ayrıca Hindistan bu aşıyı üretip kullanıyor

Not. Bazları sanırım yatırım amaçlı ilgili (anlaşam imzalanan üretici) şirketi aramaya başladı bile
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

maglor

#86
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gknydr

bilirsiniz 2. dünya savaşı zamanı İsmet İnönü'nün denge politikasını.
Erdoğan'da böyle birşey yapmaya çalışıyor olamaz mı?
Ruhen negatif varlıklara hizmet ediyor gibi görünerek, günümüz dünyasının derin devletine çelme takmak niyetli olamaz mı?
yada şöyle diyeyim,
dikkatleri üzerine çekip, sorunları aşılamaz bir hale gelmesine müsaade etmeden, kendince bir çözüm arayışı planlıyor olamaz mı?
şayet K'lar "kendinizi öne atmayın" gibi bişey söylemişti son celselerde.
Erdoğan tüm bu konulara hakim olabilir mi?
çünkü bir celsede onun şizofrenik bir vaka olduğundan bahsetmişlerdi.
Belkide korunuyordur. Olamaz mı?
Yanlış anlaşılmasın. Amacım Erdoğan'ı özellikle haklı çıkarmak değil.
Ki özellikle belirme gereği duyuyorum. Kendisine hiç oy vermedim. Çünkü bencil(kh) insanlardan hiç haz edemem.

Kendi adıma varsayımlardan uzak durmaya çalışıyorum.

Dionysos

#87
Yönetimin Tasarrufları;

Ben siyasal bilgiler okudum ve 96-2000 arası o dönemde Erbakan ın öğrencilerini az tanıma fırsatım oldu çünkü hocalarımdı. Kısmen iktidar görmüşlerdi ve Sakarya Konya gibi merkezlendikleri bir bölge de eğitim öğrenim gördüm. Bugünlerde başkanlık sistemini tartıştıkları kitap ve altyapıları biliyoruz. Bunlar federasyon eyalet sistemi ya da yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ilkesine paralel tartışılırdı. Az önce bir haberde İsviçre de bir kantonda kanton yönetiminin okullarda çocuklara maskeyi zararlı diye yasaklayabildiğini okudum.
Thomas Binder'i (kardiyolog doktor) (corona hakkında) ileri geri konuşuyor diye tımarhaneye ve akıl hastanesine tıktıklarında kanton idari mahkemesi hakimi kurtardı ve çıkardı.
Bunun bir örneği de mesela 65 yaş emekli yasasında yapıldı. Bu ülke de 65 yaşında insan ölüyor. 65 yaş olan ülkelerde asgari gelir var, işsizlik güvencesi var et tüketimi yıllık 100 kilo.
Bu ülke de iş ilanları 25-35 yaş..

Padişahlıktan geri bir şey bırakılmadı. Bir ikincisi bu uyumlu, bununla kişisel sorunum yok çünkü içselleştirilmemiş demokrasi, zaten varolmayan kültürü/bilinci varolmayan demokrasi ve gelişmemiş geliştirilmemiş demokrasi. Geçmiş tebaa bilincinden bağ kopmuş değil. O halde bunu bir olumsuzluk olarak almıyorum ancak Rusya gibi ABD gibi arkada bir derin devlet, bağımsız teknokrat birimi ve ekibi olmalı. Bu iradeye güvenirseniz yönetenle çelişmezsiniz.

Bunun dışında bizim gibi üçüncü dünya ülkelerinin anlamadığı şu.
Basit bir matematik hesabı.
Bunu yazdım ben.

Almanya 80 milyondur. Aylık gelir 3 bin eurodur. Diyelim.
80 milyon x 3 bin euro aylık tüketim gücüdür ve ekonomi de reel aktif parayı (dönüşümü) temsil eder ve buna eşit üretim/tüketime (döngüye) denktir.
Bu harcama potansiyeli aktif paradır ve ona eşit üretimi hem tedarik hem finanse eder.
Aktif tüketim gücü üretimi finanse eder. Bunu anlamıyorlar.
Çoğalmış ve yaygın gelir artmış üretim ve tüketim gücü ve endeksidir.
Türkiye de 15 kat artırılabilir. Tek bir yasayla...

Türkiye gelir 300 dolardır. kadınlar çalışmıyor. asgari gelir işsizlik nafaka ve sigortası yok. çalışan 35 milyon nüfus ve üretim tüketim hacmi Almayanın 15 te biri çünkü bunu bilmiyorlar.

Yani

80.000.000 x 3.000 Euro Almanya -aylık reel ekonomi
35.000.000 x 300 Euro Türkiye - aylık reel ekonomi

Aktif piyasa;

Şimdi bakın Katar'dan para aramaya gerek yok. 20 yıl oldu. Sorun orda.
Bu üretim sorunu değildir ;fabrika açma sorunu değildir.
Biz üretemiyoruz neden?
Tüketici de gelir ve para yok..
2017 de bunları yazdım ..
3 forumda yayınladım... Sosyal raportörleri yok mu?
Erk nerede?
Sosyal ajanlarla her hareketimi denetleyen 3 twit atsam beni ifadeye çağıracak hükümet nerede?
onu bildiren ("") ilgili nerede bunları neden bildirmiyor?

İzledikleri gerekçesiyle hükümete rapor etmeleri için bağıra bağıra sosyalist foruma incelemeleri, raporlamaları için bu celseleri yazdım.
Ulusal güvenlik sorunu dedim. İsrail den güçlü dedim. Koz dedim.

Ak parti il teşkilatlarına toplu mail attım. Bağımsız bir heyet bu celselerle ilgili kurulabilir mi diye?
Panoptikon gibi herşeyi gözetleyip denetleyen bu irade.
Tek yönlü trollükle tüm sosyal medyayı tüm ülkeyi susturdular ama bilgi kanalları yok; geri onlara bilgi akışı yok öyle mi?
Tasarruf-ları bu

Politika yazamıyorum.

Çocuk kaç yaşındaydı. Atakan 9-10 yaşında?
Cimer Kadılığı kuruldu
Metin Akpınar ifadeye çağrıldı
Küçük ortağın takımyıldızıyla ilgili yazamıyoruz.. Ben sosyal bela istemiyorum ağzımı yarı bantladım
Sosyal kargaşa her gün büyüyor, toplumun yarısı umudu kesmiş durumda, dinsel politik alana girmedim

Afganistan'ın Afganistan olması, İran'ın İran olması, Hindistan'ın fakir olması?
Bunlar kimin işine geliyor?

Bugün biz bu forumda yazan 3-5 kişiyiz ve biliyoruz ki tanımlanmamış Siyonizm'den net/açık bilgi var. Ulusal bilgi olarak devletin kasasında durabilir bilgisinde olabilirdi.
Tanrılarının kim olduklarını bilebilirlerdi.
A'ş,ı sürecinde bizi koruyabilirlerdi. Diğer süreçlerde de ...
Kim olursa olsun. Yönetici kim olursa olsun...

Irkçı ayrılığa giremiyorum bile. Benim sustuğum alanlar...

Bir de bunları yazıyorum ama A yerine B gelse de çözebileceğine inanmıyorum öte yandan ne dünya ne de ülke benim bizim 90 larda ki algımız değil

Kenarda köşede kalmış ortalama vatandaşlar olarak devletin/yönetimin ulusal güvenlik bilgisinden fazlasına sahibiz. Yönetim bizden fazla komploya sahip.
Yönetenin tasarrufu..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#88
Bu dediğimi tank araba üreterek düzeltemezler..
Fabrika açamazlar, açtıramazlar, Arap ancak hortumlar.

+ 18 yaş üzeri eğitim görmeyen vesayet altında olmayan herkese nafaka geçim sigortası

Sigorta şudur (Sözlükte; Sigortalının ödediği bir prim karşılığı, çeşitli rizikolara karşı hasarını güvenceye aldığı bir sözleşmedir. )

Sosyal sigorta demek aracın kaskolanması gibi bir şeydir. Bunu zaten sigortalı öder. Nasıl kaskoda kaza yapmasa da diğerinin aracını ödüyorsa. İşsizi çalışan diğerinin prim ödemesi sigortalar...

İşsizlik kaskosu, böyle düşünün...
Devlet böyle bakmalıdır, toplum da....
Bu vatandaş olmaktan güvence duymanı sağlar; sosyal kaygıyı azaltır..

İkincisi; asgari gelir, içinde yaşadığnı coğrafyanın tüketim gerçeklerine uygun olmalı.
Örnek: Rusya, Yunanistan, AB ülkeleri ;asgari gelir ne? Dış ticaretin en çok kimlerle? onlarda emeğin kur değeri ne?
Bunları eşitlemelisin. Sömürge olmamak için. Hak bahşetmek için değil!

Uluslararası emek kuru ve borsası gibi ve emeğin değişik ülke paralarından kuru/kıyası gibi bir kavram düşünün
Almanya saatlik emek 9 euro..
Benim ülkemde gelip bu parayı harcama yetkisi var.
Şöyle bakın
Almanya da bi fabrika da bir saat çalışı benim ülkemde 100 lira harcar
Alman beni çalıştırabilir . Bedavadan ekmeğimi yiyebilir.
Ona göre köle ekonomisiyim pazarıyım iyi bak....
Bir yıllık kazancıyla ülkemde ev alır mülk alır

Yani bu ülke de en az 1.000 euro asgari gelir en az 5-600 euro sosyal sigorta nafaka gelir güvencesi olmalıdır ve bu yasa bir gecede çıkartılmalıdır.
Bunlar verme değil, bunlar zorunluluk, asgari hukuk.
Buna hiçbir engel yoktur.. Yasama fonksiyonunun icra edilmesi ve tasarrufu..

Bu üretmeleri gereken sistem..
üretmelerse birlikte başımıza çökecek şey
Onlar gidip başkası gelse de aynısı olacak şey

Diğer vergi sosyal sigorta yasalarının düzenlenmesi ile ekonomi sorununu bu çözer...
Başka da hiç bir yöntem çözmez-tarihsel olarak çözmeyecek!
Hükümetin kim olduğu önemli değil. Bu bilginin bilgi oluşu ...

Toplumsal sorunlar; dinsel ve ırkçı vb toplumsal ayrılık kaos baskılar ile karakterize bunların barıştırılması gerekir.
Irk ümmet tüm iddia ve üstünlüklerden kurtulup insan temelli hak temelli birleşme uzlaşma . Hukuk temelli evrensellik. Ders bu...
Bu ülkenin her vatandaşı için bu bilinç
Ben twitter da gördüğüm paradigmalara dayanamıyorum.
kim olsa ayı şeyi yazacağım

Arabayı üretmeden önce arabayı tüketecek olanlara para/gelir vermelisin/sağlamalısın. Bunu karşılıksız vermek istemiyorsan (ki elbetteki verebilirsin) bir döngü çarkı kurmalısın..
Devletin icrası, fonksiyonu bu.

Tüketim gücü sağlayarak üretim sağlarsın ve hizmet sektörü sağlarsın..
10 kat gelişmiş hizmet sektörü...

Yönetim kim olursa olsun sorunları

Para ne maldır ne metadır; altın gibi topraktan çıkmaz zengin ya da tanrıdan alınmaz

Öğrenmeleri gereken ders...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#89
30 Ocak celsesi yayınlanmış. Çevirisini bu akşam/gece paylaşmaya gayret edeceğim.