Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü

boyut atlama

Başlatan Anadolu, 03 Kasım 2020, 17:19:39

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Anadolu

sahi gercek manada boyut atlama olayi nedir?
bilinc sicramasimidir? sadece icte yasanan birseymidir?
beden terkinden sonra baska bir evrende yasam hakkimidir?
3 ten 4 e gectik
4 ten 5 gectik soylemleri ne kadar dogru?
yada teknolojik gelismeyi boyut atlama olarakmi goruyoruz?
 

gerçek tosun paşa

#1
Anadolu bahsettiğiniz kaynakları biliyorum okudum diyorsun ama göz ucuyla bir bakmaktan fazlasına ilgi duymuyormuşsun gibi görünüyor :)

Boyut atlama ifadesi kısmen yanlış. Burada bahsettiğimiz şey Yoğunluk. Boyut geçişi ifadesi daha doğru olabilir. Basitçe anlatmak gerekirse ki nasıl basitçe anlatılabilir bilmiyorum. Biz "kısa döngü" üzerinde evrensel derslerini almaya çalışan ruhların içinde bulunduğu seviye 3.Yoğunluk derecesi. Bu tamamen varlığın (ruhun, bilincin, akıllı enerjinin, gerçek ben'in vs.) bilgi oranıyla belirlediği FRT (frekans rezonans titreşimi) ile uyum gösteren deneyimlerin içinde bulunmasını sağlıyor. Yani yoğunluğu belirleyen şey varlığın titreşim kapasitesi ve bu doğrultuda yayabildiği enerji ve ayrıca potansiyel enerjisini kullanabilme yeteneği. Boyutta ihtiyaç duyulan deneyimlere göre belirlenen bir şey fakat "boyut ve yoğunluklar" konusu anlaması oldukça güç meseleler. Boyutlar yan yana küreler ise yoğunluklar iç içe geçmiş küreler diye özetlemek mümkün. Her bir üst yoğunluk altındakini içine alıyor.

Bu anlattıklarım en özet ve en basitleştirilmiş tanımlamalar bunu unutmamak lazım.


Sorularına gelirsek. Beden terk edilince (bizim tabirimizle ölüm gerçekleşince) 3 ve 4. seviye (yoğunluk) ruhların ana yuvası olan 5.yoğunluğa döndüklerini biliyoruz. Burası harikalar diyarı tadında tamamen düşünce formlarının eterik ile fizik karışımı zamansız oluşumlar meydana getirdiği adeta bir fantezi ortamı. Hem bireysel bilinç hem kolektif bilinç hem de evrensel yasalarla birlikte çalışan tabiri caizse akıl sır erdirilemeyecek bir alan. Tabi tek amacı bir fantezi değil. Ruhların yaşamları sırasında aldığı zarar ve yararlardan sıyrılarak saf bilinçlerine dönüp bir değerlendirme yapıp sıradaki enkarnasyonlarını planladıkları, iyi ve kötü yönlerini, yapabildikleri seviyede objektiflikle değerlendirdikleri alan.

Başka bir evrende yaşama hakkı alman yoğunluk atlayabildiğin anlamına gelmediği gibi gelebilir de. Bu gezegenden hem bağımsız hem de gezegenle doğru orantılı bir kavram.

Bu durum evrenin sadece bir öğrenme-öğretme alanı olmasıyla ilgili.

Yani yoğunluk geçişi (seviye atlama, tekamül süreçleri vb.) hem bir bilinç sıçraması aynı zamanda da madde aleminin değişmesi yarı eterik-yarı fiziksel hale gelmesidir. (4 'e geçiş yapabilenler için)
Bu "dalga zamanı" (dalga nedir? dalga süreci neyi anlatır? bu konulara muhakkak hakim olmalısın) dışında gerçekleştiğinde gezegen haliyle farklı bir yer olacaktır. Yani dünya dediğimiz gezegen dışında başka bir yerde bir enkarnasyon yaşanabilir.

Boyut geçişi muhabbetleri çeşitli kanal bilgilerinde geçiyor. Fakat biz yukarıda anlattığım şeklini referans alıyoruz. Çünkü okuduğumuz kitaplardan ve çeşitli kanal bilgilerinden alıp çokça tartıştık ve çoğumuza bu hali mantıklı geliyor ve buna güveniyoruz.

Öyle kaseye leblebi koyar gibi boyut, yoğunluk geçişi olmaz. Akıllanan ruhlar sanıldığı gibi 5'e yükselmez. Bu astrolojik bir çalışma değildir. Gezegen ve yıldız hareketleri ruhlara boyut atlatmazlar. Bunlar dezanformasyon bilgiler. (saptırılmış, kasti yanıltıcı bilgiler)

Teknolojik gelişmelerle boyut atlama daha çok bir deyim. Fizikte yer alan boyut kavramı da bizim algıladığımızdan daha farklı bir manada. 


Son olarak son kez tekrar edeceğim ve bir daha ısrar etmeyeceğim sevgili Anadolu. Forumda yer alan Ra bilgileri ve Kas. celselerini kronolojik sırasına göre okumanızı tavsiye ediyorum.

Gaia

#2
GTP çok güzel ayrıntılı bir şekilde anlatmış. Bende gözde canlandırmalı bir tarif vereyim bu konuyu. Kendinizi bir daire olarak düşünün. Bu daire sizin mevcut algınızdır. Dördüncü yoğunluğuda daha farklı titreşen bir daire olarak düşünün. Ve bu daireler sürekli dönüyor. Kas'ların bahsettiği yoğunluk geçişi, boyut sınırı geldiğinde sizin daireniz eğer dördüncü yoğunkuğun dairesine uygun bir titreşimdeyse birlikte dönmeye başlıyorsunuz. Eğer değilse siz kendi 3. yoğunluk algınızla dönmeye devam edersiniz.

Psişik yetiler hakkında bilginiz olduğunu düşünüyorum. Durugörüsü kuvvetli bir bireyin gördüğü gerçeklik ile kuvvetli olmayan bir bireyin gördüğü gerçeklik nasılsa 3. yoğunluk ile 4. yoğunluk gerçeklikleride bu şekilde ayrılır birbirinden. Mesela x kişisi telepati yapar ve zihnindekiler başkalarının düşünceleridir, bunun farkındadır. Ancak y kişisi telepati değil kendi kendine hayal kuruyordur kafasının içinde. Bu iki farklı profili göz önüne getirmek konuyu anlamak için çok güzel bir örnek.

Söz konusu dalga kuantum sıçraması gibi ancak bu sıçrama kuantum alemiyle sınırlı değil tüm dünyayı, zaman/mekan sektörünü kapsayan bir sıçrama. Zaman illüzyonu DNA'larımıza lineer bir şekilde kodlandığı içinde bize bu dalganın detaylarını ''Dalga zaman'a yayılıyor.' şeklinde verdi kaslar. Çünkü biz bir lineer zaman illüzyonu içindeyiz. Olan biten şeyleri a dan b ye şeklinde görmeye programlıyız. Ancak gerçekte olan zaman 'döngüseldir.'

Döngüsellik ise derslerle açıklanabilir. Sürekli aynı hayat döngüsünde olan insanları hayal edin. Sürekli benzer hataları yaparlar ve döngüleri sürekli aynı kalır. İşte bunu idrak etmek döngüden çıkmaktır ve öğrenmek,gelişmek,tekamül etmektir. İnsanlar öğreniyor. Karmalarını dengeliyorlar ve bu karmalar dengelendiğinde daha çok kişi daha fazla frekansı tutabilir hale gelecekler. Bu da yeni gerçekliğin doğumu demek olacaktır. Yanlışım veya yanlış aktardığım bir şey varsa dostlar beni düzeltsin. İyi günler.

Tgur

#3
Sitemize yeni katılan Anadolu isimli dostun konulara daha derin gireyim mi girmeyeyim mi şeklindeki tereddütüne karşı GTP ve GAİA dostlarımız tarafından yapılan açıklayıcı izahlara hayran kaldım konularımızın gerçekliği ve ezoterik konu anlatım tekniğine uygun son derece ilginç benzetmelerle hadiseyi çok kaliteli bir platformda sunmuşlar ,takdir ederim,

Bu arada Bozadi dostun bu dostu öğrenme konusunda yaptığı nezaket dolu irkiltmelerini de göz ardı edemeyiz,

Hepsi ile beraber olduğumdan gurur duydum..


Anadolu

sagolun vakit ayirip yazdiginiz icin.
evet her sey bir titresimden frekanstan olusuyor.
frekansiniz ana kaynagin hangi frekansina uyuyorsa o yogunluk seviyesindesinizdir.
bu bireyseldir.
sormak istedigimse, 3b oldugunu dusundugumuz gezegenimizin 4bye 5bye gecildigini soylemenin ne kadar dogru oldugu.bunu soylemek icin kollektif olarak gecmemiz gerekmezmi.
mesela hayvanlari unutuyoruz.hala et yiyende bir türüz.
hala para sistemi var.bunlari atlayamadiysak
bence 3.boyuttayiz hala.
teknolojinin biraz gelismesiyle 4.boyuta 5 boyuta gectigimiz izlenimini veriyor insanlara.



 

gerçek tosun paşa

#5
Tgur nezaketinden dolayı ben de teşekkür ederim. Beğenmene sevindim.

Gaia senin açıklamaların da çok destekleyici olmuş eline sağlık, sağ ol.



Gaia

#6
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu

sagolun vakit ayirip yazdiginiz icin.
evet her sey bir titresimden frekanstan olusuyor.
frekansiniz ana kaynagin hangi frekansina uyuyorsa o yogunluk seviyesindesinizdir.
bu bireyseldir.
sormak istedigimse, 3b oldugunu dusundugumuz gezegenimizin 4bye 5bye gecildigini soylemenin ne kadar dogru oldugu.bunu soylemek icin kollektif olarak gecmemiz gerekmezmi.
mesela hayvanlari unutuyoruz.hala et yiyende bir türüz.
hala para sistemi var.bunlari atlayamadiysak
bence 3.boyuttayiz hala.
teknolojinin biraz gelismesiyle 4.boyuta 5 boyuta gectigimiz izlenimini veriyor insanlara.


Olaya materyalist bir gözle bakarsanız Superman bile zamanla size gerçekmiş gibi görünür. Spiritüelizm adı üstüne spirit-ruhsaldır. Boyut geçişi elbette sizin bedeninizi alıp 4y ye uçurmaz. Yada gezegen bir anda puf diye kaybolmaz. Bunlar ancak marvel filmlerinde olur. Bizim bahsettimiz olay bilinçte gerçekleşir. Yani diğer bir deyişle ruhta.

Dünyada insanlar et yer çünkü bedenimiz için gerekli metaryal sağlık için en iyi olanın et olduğundandır. Bu bizim bedenimizin tasarımının doğasıdır. Biz "ruhlar" bir avatar sürücüleriyiz. Bedene enkarne olduğumuzda genlerle yani karmik bağlarla bağlanırız,anlaşma yaparız. Bu ruhun özgür iradesi ile seçtiği bir şeydir.

Söz konusu paraya olan düşkünlük ise kendi içinde kendini açıklayan bir konudur. Örneğin siz paraya düşkün olan bir bedende, bu gen diziliminde bir bedende enkarne olmayı seçtiyseniz amacınız bunu dengelemektir. Bu güce olan açlığın içinde kaybolduysanız döngünüz devam eder.

Yukarıda döngüsel zamanın en iyi derslerle açıklanabilir olduğunu yazmıştım. İşte dünyanın hala para/güç ekseninde olması bedenli varlıkların seçimlerinden dolayıdır. Hala döngüleri sürüyor ve henüz paranın yenmeyecek bir şey olduğunu anlamış değiller. Yoğunluk geçişi geldiğinde kas'larında dediği gibi eğer rockafeller isen endişelen ama gandhi isen tadını çıkar ;)

Son olarak biz zaten 3. Yoğunluktayız. Burada verdiğimiz betimler, çıkarımlar sizin kafanızı karıştırıyor olabilir. Buda tahminime göre henüz maddeci yanınızı bırakamadığınızdandır.



Gaia

#7
Bende size teşekkür ederim arkadaşlar.

Anadolu

gaia selamlar.beni tanimiyorsunuz bende sizi tanimiyorum.dolayisiylede yasamlarimizida bilmiyoruz.maddeci yanimi birakmadigimi nerden cikardiniz.
dogdugumdan beri ayiptir soylemesi rahat yasadim halada oyle.
hic kimseyide asagilamadim fakir zengin diyede ayirmadim.ayiramamda.
sevgiyide sorguluyorum.
benim varsa neden digerininde olmasin dedim.
sevgi diyoruz , sevgiyi dahi bilmiyoruz.
oysa vakit gecirmeye bir kucuk kulube bile yeter.bir tabak yemeklede doyuyoruz
neden birkac evimiz arabamiz olsun.
neden 2.evimi ihtiyaci olan birine vermiyorum.
nedenmi iyi insan olmakla zararsiz olmak arasinda daglar kadar fark var.
bizler su an sadece zararsiz formlariz/ insanlariz.

benim kafam karismiyor.sadece sen oyle gormek istiyorsun.
bende eskilerdenim.
sadece bilgilerimi sorgularimi resetliyorum.

mesla ben kendi secimimle gelmedim.
gonderildim.
2 kez 5 yaslarindayken bir yere alindim.
gitmicem sizinle kalcam diyerek itiraz ettim.(sonunda onlarin kim olduklarinida aradim buldum)
hayir gidiceksin dediler.

para ve et yeme sorgulamami
baska yere cekmeyin lutfen.
belki gelecekte olusabilecek olan yeni insan yasaminin dinamiklerinden bahsediyorumdur.

bedenen ruhen evrilmemiz gereken yeri gormeye calisiyorumdur.
yani sadece karma deyip gecersek karma bilgisinde kaliriz



 

bozadi

#9
Güzel bir konu/soru başlığı olmuş, teşekkürler Anadolu ve katılım gösteren diğer arkadaşlar.

Ra'nın ve K'ların açıklamalarına bakılırsa, tüm dünya insanlığı onbinlerce veya yüzbinlerce yıldan beri olduğu gibi halen 3. yoğunlukta bulunuyor. Ama 4y'ye (4. yoğunluğa) geçiş/mezuniyet yönünde  "doğum sancıları" iyice artmış durumda. Tekamül takvimine göre çok uzun bir döngünün sonunda, büyük bir değişim zamanında bulunuyoruz gibi görünüyor. Bu gezegen artık 4y'ye geçiyor ve 4y titreşimlerine uygun olmayanlar burada kalamayacak gibi görünüyor (bunun bazı istisnaları olabileceği belirtilmişti)

Bazı new age tipi kanal bilgilerinde dünyanın halihazırda zaten 4y, hatta 5y'ye geçtiği yönündeki bilgilerin tamamen uyduruk ve dezenformatif (bilgi kirliliği yaratma amaçlı) olduğunu düşünüyorum. Böyle bilgilere/iddialara inanan ve savunan herkes kötü niyetli değildir tabi ama sonuçta dezenformasyonla iştigal ediyorlar. Tüm dünya insanlığı hala 3. yoğunluk. Yani şu gördüğümüz dünya hayatı 3. yoğunluk içinde gerçekleşiyor ve tüm insanlar da 3. yoğunlukta bulunuyor.

3y'nin ve 4y'nin ne olduğu Ra gibi bir kaynaktan dikkatle incelenecek olduğunda, dünya insanlığının şu anda 4y'de bulunuyor olmasının neden imkansız olduğu da kolayca anlaşılabilir. 3y'nin en temel işlevlerinden biri BH ile KH arasında kesin bir karar verme aşaması olması. BH'ye veya KH'ye son derece bilinçli ve kesin (adeta mutlak) bir adanma olmadan 4y'ye mezuniyet gerçekleşemez. 3y'de BH ve KH eğilimli insanlar bir arada, yan yana veya birbirlerinin yakınlarında bulunabilir, yaşayabilirler ama 4y'de bu mümkün değil; aynı veya yakın bir gezegende bile yaşayamazlar çünkü 3Y'de olduğu gibi bir "perde" faktörü yok, kimin neye adandığı apaçık ortada ve 4y kitlesel/toplumsal bir deneyim ortamı. Yani BH'ler de KH'ler de oldukça kalabalık ve "hep birlikte" kendi yoluna yoğun bir şekilde odaklanan gruplar halinde yaşıyorlar. BH ve KH gibi grupların komşu olması mümkün değil ve hatta çatışma amacı dışında birbirlerinin çok yakınlarında "takılmaları" da mümkün/anlamlı değil.

4y ile ilgili bu "kaba" bilgiler/iddialar ışığında düşünülecek olduğunda, dünya insanlığının kesinlikle 4y'de bulunmadığı, hala gayet 3y içinde bulunduğu anlaşılabilir. Dünya insanlığı genel itibariyle ciddi bir niteliksizlik, karaktersizlik, bozukluk, hastalık döngüleri içinde debeleniyor; 4y'de bunlar olmaz; 3y ile karşılaştırıldığında mutlak denebilecek bir nizam ve karakter hakimdir; BH veya KH yönünde.

Bazı kişiler dünya insanlığının yoğunluk/boyut düzeyinden bağımsız olarak (ve hatta belki insanlığın genel bir boyut seviyesi olduğunu reddederek), şahısların farklı boyut düzeylerinde olabileceğini ima veya iddia ediyor. İşte, "ben 5. boyut bilincindeyim" gibi tasvirler. Bunlar da tamamen uyduruk tasvirler benim anlayabildiğim kadarıyla. Tüm insanlar 3. boyut (daha doğrusu "3. yoğunluk") mensubu. Ra'nın ifade ettiği gibi, her yoğunluk seviyesi kendi içinde de 7 alt yoğunluğa (o alt yoğunluklar da yine 7 alt-alt yoğunluğa...) bölünüyor; belki bunun tartışması yapılabilir, kimin bilinci 3y'nin hangi alt yoğunluğunda falan diye ama bu da çok isabetli ve kesin bir şekilde tartışılması mümkün ve anlamlı birşey değil muhtemelen çünkü bu konunun da oldukça karmaşık yönleri olduğunu tahmin ediyorum.

Yani, senin de tahmin ve ima ettiğin gibi Anadolu, evet, "4'e veya 5'e geçtik" iddiaları doğru değil; en azından Ra, Pleiades ve Kasyopya bilgileri gibi kaynakların yaptığı kozmolojik seviye tasvirlerine göre doğru değil ve ben bunlardan daha doğru, daha isabetli, daha sağlam bir bilgi kaynağı görmedim henüz.

Dionysos

#10
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu

sahi gercek manada boyut atlama olayi nedir?
bilinc sicramasimidir? sadece icte yasanan birseymidir?
beden terkinden sonra baska bir evrende yasam hakkimidir?
3 ten 4 e gectik
4 ten 5 gectik soylemleri ne kadar dogru?
yada teknolojik gelismeyi boyut atlama olarakmi goruyoruz?

Bu soruyu 10 yıl önce ben de soruyordum.. Bugün farklı fikirlerim var ve bunu anlatıp anlatamayacağım düşündüm ve imkansız oluşuna karar verdim çünkü tuhaf mesela bir dindara dinsizleşme gerekçelerini açıklasan bile o, o an da bunları makul bulup senin içsel sürecini geçirmişçesine dinsizleşmez. Hani başka bir örnek bulamadığım için bunu verdim teşbihte hata olmaz denir ama şöyle baka. Dindarken dinsizleşme bir boyut değişimi... Kabaca... Bunun biraz genişini düşünelim... Yani daha fazla açarsak kendini organik biyolojik -tek başına kendi- bir hayvan ve varlık gibi görüyor algılıyorken daha evrensel bir bakış edinirsin. ben bunun boyut yorumunun tamamen temsil olduğunu düşünüyorum. Gerçekte ve gerçek bir dördüncü yoğunluk tabi ki vardır ancak oraya gidiş/geçiş yolu sayıldı. ölmek ya da realitenin tüm insanlar için değişimini üretmek gibi bir şey ki yukarıda sayılan durumun gelişimini ikisiyle de ilgili beklentiyi sona erdirebileceğini ya da fikirleri değiştirebileceğini düşünüyorum..

Boyut atlama bize verilmiş güzel bir imge. Her anlamda güzel bir imge ve bir boyut atlama olduğuna katılıyorum....
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu

sahi gercek manada boyut atlama olayi nedir?
...

Şöyle düşün.. Bu celseleri okumadan önceki 20 li yaşlardaki ben'i ele alsam. Bireysel kayıplık ve bugünü ele alsam bunu neredeyse bir nevi boyut atlama olarak ele alabilirim. Bunu 5 yıl önce alamazdım. Daha fazla evrensellik, genişleyen, aidiyet yalnızlık kaybı...Yoksunluk azalması, kaybolmanın bitişi. Tüm hepsi...
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#12
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu

3b oldugunu dusundugumuz gezegenimizin 4bye 5bye gecildigini soylemenin ne kadar dogru oldugu.

5b ölüm bölgesi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu

4bye 5bye gecildigini soylemenin ne kadar dogru oldugu.

bir zaman mekan faktörü -değişimi- ... ve bir dünya ..denir.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu


mesela hayvanlari unutuyoruz.hala et yiyende bir türüz.

bunun neresi yanlış

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu


teknolojinin biraz gelismesiyle 4.boyuta 5 boyuta gectigimiz izlenimini veriyor insanlara.


ilgisi yok-ilgili değil.
Yabanıl net ve cafrande org da bir yazı var tarım ve teknoloji insanlığı geri götürmüş olabilir, ileri değil

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu


bence 3.boyuttayiz hala.
evet bu boyuttayız. hala...

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu

bunu soylemek icin kollektif olarak gecmemiz gerekmezmi.

sanırım buna onlar olsa evet ve hayır derdi
aranızda tartışın derdi

zaman sürüyor mesela 6.yoğunlukta bir yanımız var ve bize ordan sesleniyor anladın mı? böyle düşün...

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu


frekansiniz ana kaynagin hangi frekansina uyuyorsa o yogunluk
7 yoğunluk her zaman mevcut
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Anadolu

alinti yapmayi bilmiyorum kusura bakmayin biraz karisik oluyor ama.
))
tesekkurler bozadi.sadece hic bir yere bagli kalmadan dusunce yaratmaya calisiyorum kendi adima.

new age bir kaos yaratiyor haklisin.
yogunluklar insanin  icinde yasaniyor.
cakralarada tekamul ettigini dusunursek,
sorunlu cakralarin karmalarini eksiklerini tamamlamaya calisiyoruz demekki.

dionysos can
teorik olarakta pratik olarakta bizlerde diger hayvanlar gibi biyolojik hayvanlariz.

Gereginden, fazla, ihtiyactan fazla et yemek icin onlari oluruyorsak,
hatta , daha fazla et yemek icin,ozellikle dogalarinin disinda yavrulamalarini sagliyorsak bu yanlis.
dusunce kaliplarinin disina cikmiyorsakta
evrilmiyoruzdur.




 

Dionysos

#14
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu


dionysos can

Anadolu can gönderi üstünde 3 buton var en sağdaki alıntı ekle butonu

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu



teorik olarakta pratik olarakta bizlerde diger hayvanlar gibi biyolojik hayvanlariz.

anladım

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu


 fazla, ihtiyactan fazla et yemek icin onlari oluruyorsak,

gereği ya da ihtiyacı karmaşık kavramlar ve aslanlar geyik öldürüyor demek yanlış tamamen yanlış

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Anadolu

hatta , daha fazla et yemek icin,ozellikle dogalarinin disinda yavrulamalarini sagliyorsak bu yanlis.

verili gerçeklik bu zamanda 20 bin sene öteye gidip bunu değiştiremeyeceğime göre geleceği yapılandırabilirim ama bunu hayvan yeme ile sorunum çözüp yine özgür hayvan besiciliği meracılık ya da tam bir doğa avcılığını savunarak yapabilirim. Bunu zaten yapıyorum o halde benim öyle bir çatışmam yok..
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com