Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü

Yarı gerceklikli ruyalar

Başlatan ogenezis, 22 Haziran 2020, 23:37:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#15
Ogenezis dostum sen bilgilenip farkındalığını arttırtıkça o varlıklar yavaş yavaş seni terk edecekler ,hele dirençli değilde bu şekilde onların isteğine uymayan kararlı değişik bir tavır gösterirsen ki bu son gördüğünde gülmüşsün ,kendini altın ışıkla çevreleyip yaptıklarına aldırmazsan hiç yanaşmazlar sanırım,

Bu korunma konusunda etkiye tepki göstermeyen davranış ve korkusuz davranmak onların enerjisini sıfıra çevirir,

Bir rüyanda 15 20 metere uzunlukta dev yaratıklar görmüşsün ve bilinçsizler gibiymişler ,onlar Nefilim değil Atlantislerin yarattığı yani klonladıkları tahmin ettiğin gibi ağır işlerini yaptırmak için "şeyler" ,vakit bulur Atlantis ve Mu medeniyeti hakkında okursan aydınlanırsın,

Zaten bizler de Atlantis torunları olan Sümerlilerin Altın Madeninde çalıştırmak için DNA larında eksiltme yapılmış varlıklarız ve o zaman veya sonralar bu genel Orıon KH test uygulamalarının devamında başka ırklar dünyaya getirilip onlarla karıştırılmışız ,

Yani Cennetten düşme diye sembolize edilen 309 000 yıllık kısa döngüyü başlatan olaylar içinde seyreden vakalar ,

Bütün bunları bilgileri yavaş yavaş soğurdukça daha iyi anlayacaksın

Bilgilenmede telaşa kapılıp bilgi denizinde boğulmadan sakin yüzmek esastır ,

Kolaylıklar dilerim..

ogenezis

#16
Teşekkür ederim tgur.
.Cildirmadigimi görmek üstelikte pazıllarin yerlerine oturması kadar mutluluk verici birşey yok..
Sizlere bu gün yaşamış olduğum bir deneyimi anlatmak istiyorum..Kardeşimin hastalığını yeni ogrenmistik..çok hastaydı..çalıştığı işyerinden apar topar rapor alıp annemlere gelmişti..telefonda konustuk ..kardeş sevgisi apayrı birşey..onun üzüntüsünü kalbimin derinliklerinde hissettim.
Ve yardım etmeye karar verdim kendimce..hemen evimi sildim supurdum..bende arindim..odama tütsü yaktim.meditasyon yaparken ..birden aklıma bir ritüel geldi..kalktım hemen rituelimi yaptım..rituelde mutlaka birinin gelmesi gerekiyor.insan şekline bürünmüş ..yada bir haber telefon..
Ana ritüel bitene kadar asla konuşmam kapı çalsa bile bakmam ..telefonu asla acmamam gerekiyor..cunki diğer negatif enerjiler geliyirmus ..ritüeli bölmek için..korkuyordum ama kardeşime olan sevgim ağır basmıştı.
Ben daha bitirmeden defalarca ablam aradı.acmadim tabiki..
Ritüel bitti..aradım ablamı..ablamın çalıştığı işyerine bir kadın gelmiş telaşlı bir şekilde..ve sizin kardeşimiz hastaymış yardıma geldim.kizkardesin çağırdı beni demiş..
Şuan yanımda bu kadın.kardesinle acil konuşmam lazım diyor dedi..birinimi aradın sen dedi..
Rituelim olmuştu..insan şeklinde gelmisti
Bize yapmamız gerekenleri söyledi..
Kardeşimin hastalığı boyunca bilgi verdi tavsiyelerde bulundu.
Kardeşimiz şayet ölecekse hiçbirimiz bunu engelleyemeyiz ama acısız şekilde ölmesine yardımcı olabilirim dedi..
Normalde son dönemlerinde morfin verilmesi gerekirken kardeşim ağrı kesici bile almadı..
Gelen şey ..süreci durdurabilmek için çok çabaladı..bize iki gün önce daha kardeşimin filmleri çekilmeden kan tahlilleri yapılmadan süreç hakkında hep bilgilendirdi..ona buradan teşekkür ediyorum..
Yani kısaca hep negatif varlıklarla değil pozitif varlıklarla da deneyimim oldu..
Evrende asla yalnız değiliz..
Biz insanlara yardım edenler var..ama onlar enerji boyutunda oldukları için ilaçları ..hastalıkları biz insanlar gibi değil..ortak ilaclarimiz yok malesef...
Duygu boyutu gibi biryerdeler..herşey enerji onlarda..onların ilaçları bizde birkaç saniye etkili..cunki bedenli varliklariz..enerji bedenimiz 3cu boyut bedenimize iç içe yapışmış durumda..buda bizim enerji varlıkları hissetmemizi zorlaştıriyor..
Onlarla tek ortak noktamız duygularımız ve dünya..Dünyayı bile algilayis şeklimiz bile farklı malesef..
İyilik sevgi ışık kazansın herzaman..
 

ogenezis

#17
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur

Zaten bizler de Atlantis torunları olan Sümerlilerin Altın Madeninde çalıştırmak için DNA larında eksiltme yapılmış varlıklarız ve o zaman veya sonralar bu genel Orıon KH test uygulamalarının devamında başka ırklar dünyaya getirilip onlarla karıştırılmışız ,

Bende homosapiansları araştırırken İlk Almanya'da bulunan Avrupa ve Asya'da yaşamış olan Neodertal ırk var.. Neodertal DNA bizden 0,12 oranında farklılığı varmış..
Yani senin yazdiklarinla çok uyumlu.. Neodertallar bizden daha zekilermis..

Afrika insanlarında bu DNA kalıntısı yok..homosapians idaltu diye geçiyor kitaplarda.Afrika insanı idaltulardan türemiş ..
 

bozadi

#18
Alıntı yapılan: ogenezis - 25 Haziran 2020, 13:11:37 Teşekkür ederim tgur.
.Cildirmadigimi görmek üstelikte pazıllarin yerlerine oturması kadar mutluluk verici birşey yok..
Sizlere bu gün yaşamış olduğum bir deneyimi anlatmak istiyorum..Kardeşimin hastalığını yeni ogrenmistik..çok hastaydı..çalıştığı işyerinden apar topar rapor alıp annemlere gelmişti..telefonda konustuk ..kardeş sevgisi apayrı birşey..onun üzüntüsünü kalbimin derinliklerinde hissettim.
Ve yardım etmeye karar verdim kendimce..hemen evimi sildim supurdum..bende arindim..odama tütsü yaktim.meditasyon yaparken ..birden aklıma bir ritüel geldi..kalktım hemen rituelimi yaptım..rituelde mutlaka birinin gelmesi gerekiyor.insan şekline bürünmüş ..yada bir haber telefon..
Ana ritüel bitene kadar asla konuşmam kapı çalsa bile bakmam ..telefonu asla acmamam gerekiyor..cunki diğer negatif enerjiler geliyirmus ..ritüeli bölmek için..korkuyordum ama kardeşime olan sevgim ağır basmıştı.
Ben daha bitirmeden defalarca ablam aradı.acmadim tabiki..
Ritüel bitti..aradım ablamı..ablamın çalıştığı işyerine bir kadın gelmiş telaşlı bir şekilde..ve sizin kardeşimiz hastaymış yardıma geldim.kizkardesin çağırdı beni demiş..
Şuan yanımda bu kadın.kardesinle acil konuşmam lazım diyor dedi..birinimi aradın sen dedi..
Rituelim olmuştu..insan şeklinde gelmisti
Bize yapmamız gerekenleri söyledi..
Kardeşimin hastalığı boyunca bilgi verdi tavsiyelerde bulundu.
Kardeşimiz şayet ölecekse hiçbirimiz bunu engelleyemeyiz ama acısız şekilde ölmesine yardımcı olabilirim dedi..
Normalde son dönemlerinde morfin verilmesi gerekirken kardeşim ağrı kesici bile almadı..
Gelen şey ..süreci durdurabilmek için çok çabaladı..bize iki gün önce daha kardeşimin filmleri çekilmeden kan tahlilleri yapılmadan süreç hakkında hep bilgilendirdi..ona buradan teşekkür ediyorum..
Yani kısaca hep negatif varlıklarla değil pozitif varlıklarla da deneyimim oldu..
Evrende asla yalnız değiliz..
Biz insanlara yardım edenler var..ama onlar enerji boyutunda oldukları için ilaçları ..hastalıkları biz insanlar gibi değil..ortak ilaclarimiz yok malesef...
Duygu boyutu gibi biryerdeler..herşey enerji onlarda..onların ilaçları bizde birkaç saniye etkili..cunki bedenli varliklariz..enerji bedenimiz 3cu boyut bedenimize iç içe yapışmış durumda..buda bizim enerji varlıkları hissetmemizi zorlaştıriyor..
Onlarla tek ortak noktamız duygularımız ve dünya..Dünyayı bile algilayis şeklimiz bile farklı malesef..
İyilik sevgi ışık kazansın herzaman..


Paylaştığın için teşekkürler ogenezis. Kardeşinin rahatsızlığı konusunda yaptığın bir ritüel veya dua vs. sonucu, insan kılığında başka bir boyuttan bir varlığı (veya kendi boyutumuzdan tanımadığın bir şahsı) bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde hayatınıza davet edip getirmen, açıkçası şimdiye kadar bu forumda duyduğum en sıradışı hikayeydi. Bunun bir vizyonda/rüyada vs. değil de olağan günlük hayat realitesi içinde meydana geldiğinden emin misin?

bozadi

#19
Başka bir boyuttan bir varlığın, böyle bir ritüel veya dua sonrası olağan hayat realitemiz içinde açıkça tezahür edip günlerce sizinle doğrudan irtibat halinde olması ilk başta kulağa "imkansız" (veya gerçekleşmesi çok ama çok zor) birşey gibi geliyor. Duygularını, düşüncelerini incitmek, aklından şüphe ettirmeye çalışmak gibi bir niyetle söylemiyorum, lütfen yanlış anlama. İster bu bildiğimiz boyutta, ister alternatif bir boyutta yaşanmış olsun, gerçekten anlattığın biçimde pozitif bir deneyim yaşadığından eminsen, şimdi durup dururken kendinden, aklından, sezginden şüphe etmeni hiç istemem, hele ki lüzumsuz yere şiddetli olumsuz duygulara kapılmanı hiç istemem. Lütfen seni suçladığımı, yargıladığımı düşünme. Yalnızca anlamaya çalışıyorum.

ogenezis

#20
Alıntı yapılan: bozadi - 25 Haziran 2020, 14:21:25 Paylaştığın için teşekkürler ogenezis. Kardeşinin rahatsızlığı konusunda yaptığın bir ritüel veya dua vs. sonucu, insan kılığında başka bir boyuttan bir varlığı (veya kendi boyutumuzdan tanımadığın bir şahsı) bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde hayatınıza davet edip getirmen, açıkçası şimdiye kadar bu forumda duyduğum en sıradışı hikayeydi. Bunun bir vizyonda/rüyada vs. değil de olağan günlük hayat realitesi içinde meydana geldiğinden emin misin?

Tabiki eminim ablam,vefat eden kardeşim konuştular onunla..Ablama nasil biri diye sordum.. orta yasta bir bayanmis..bir süreliğine geldim hemen gitmem gerekiyor demis..yarim saat felan kalıp gidiyordu..benimle hiç konuşmadı ama nedense..ablama gelip söylüyordu..ablam bana iletiyordu..kanlı canlı insan formatında..vefat eden kardeşimle de telefonda konuştular..

Kardeşim kanser hastasıydı..ne kanseri olduğu bilinemedi..metastazlar durdurulmaya çalışıldı birtek..
Çok acı verici rüyalar gördüm..Bir keresinde İzmir'den bir bir adamı gördüm rüyamda..şişenin içerisinde bir su veriyordu kardeşime..şişeki suyu kötü hissettim ve kırdım..yere dökülüp kırılan şişeden sıçrayan su bacaklarima geldi..ve su değen yerlerde siyah kan emen sülükler meydana geldi..bacaklarımdaki kani emmeye başladılar.
Şuan bile tüylerim diken diken oluyor
Sabah uyanınca annemgili aradım İzmir'deki bı adamla görüştünüz mu hiç dedim..gorusmusler adam kendinin aktar olduğunu şifalı bir su olduğunu .içerse kardeşimin iyilesecegini en azından metastazlarina iyi geleceğini söylemiş..
Canavar insanoğlu..gozudonmus umut avcilari
Anneciğim hemen irtibatı kesin o suyun içi kurt yumurtası dolu dedim...
Adamı şikayet edecektim bulamadım..insan çaresiz kalınca herşeye başvuruyor..annemgilde öyle yapmislar ve umut tacirligi yapan bir manyagin...neyse yazmak istemiyorum..öyle iste bazan çaresizlik mantığı sifirliyor.herdaim gözümüzü açık tutmamız lazım..tekamulunu tamamlayan her canlı bu dünyadan gidecek .tek bildiğim bu..
Bozadi siz rastlamamis olabilirsiniz ama anlatanlarda oldu benim çevremde ..mesala bizim memlekette bir gavur mağarası deriz ora pek tekin degildir kimse geçmez..Yaylaya keçi götürürken bizim köylülerden biri orada konaklamak zorunda kaliyor..gece bir düğün alayı geliyor bulundugu alana..davullar zurnalar düğün yemekleri..adamida davet ediyorlar .halay cekiyorlar.adamda yemeklerine katiliyor.tam yiyeceği zaman ağzına goturuyorken bir bakıyor ..at pisliği var önünde bir avuc..bunu yaşayan bizzat canlı kanlı...tabiki adamla bayağı dalga geçtiler. Köyde...:))

 

ogenezis

#21
Alıntı yapılan: bozadi - 25 Haziran 2020, 14:27:55 Başka bir boyuttan bir varlığın, böyle bir ritüel veya dua sonrası olağan hayat realitemiz içinde açıkça tezahür edip günlerce sizinle doğrudan irtibat halinde olması ilk başta kulağa "imkansız" (veya gerçekleşmesi çok ama çok zor) birşey gibi geliyor. Duygularını, düşüncelerini incitmek, aklından şüphe ettirmeye çalışmak gibi bir niyetle söylemiyorum, lütfen yanlış anlama. İster bu bildiğimiz boyutta, ister alternatif bir boyutta yaşanmış olsun, gerçekten anlattığın biçimde pozitif bir deneyim yaşadığından eminsen, şimdi durup dururken kendinden, aklından, sezginden şüphe etmeni hiç istemem, hele ki lüzumsuz yere şiddetli olumsuz duygulara kapılmanı hiç istemem. Lütfen seni suçladığımı, yargıladığımı düşünme. Yalnızca anlamaya çalışıyorum.



Böyle düşünmen gayet doğal.ömrunde acı biber yememiş birine acıyı nasıl tarif edersin ki..
Akıl sagligim gayet yerinde.baktirdim..hatta çok pozitif çıktım..:))
Bize hep düz mantık öğretildi..kendi kabugumuzdan çıkamadık bir türlü..farklı yaşam formlarını reddettik..Ama onlar varlar.hep varlardi.Dunya kuruldu kurulalı..
Biz hep zaten iç içe yaşıyoruz onlarla..inanan vardır inanmayan vardır.bilemem..biz en fazla 90 yada 100 yaşına kadar yaşıyoruz..onlar ise 800 yada 900 yıl yaşıyorlar..
 

ogenezis

#22
Bozadi Konular çok fazla ve derin..başka bir başlık altında açmak gerekiyor..uygun zamanda ayrıntısıyla anlatmak isterim..sizlerinde deneyimleri olmuştur muhakkak..deja vu gibi yaşadıklarınız mesala...Bu gün üçüncü gün.bu günde rahatsız edilmezsem yazmaya başlarım..
 

bozadi

#23
Açıklamalar için teşekkür ederim ogenezis.

Forum konularımız itibariyle, çoğu insanın "olmaz öyle şey" diyeceği pek çok şeyi zaten gayet mümkün ve mevcut kabul eden insanlarız. Sadece, çok sayıda ve çok sıradışı olayı bizzat bir forum üyesinden güncel bir şekilde duyunca şaşırdım sanırım.

Benzer olay deyince aklıma gelen örneklerden biri, bundan onlarca yıl önce memlekette, köyde, zaman zaman cinli-perili olaylar olduğundan bahsediyordu büyükler. Halalarım mı anlatmıştı, emin değilim. Akşam vakti örneğin bir halam 200-300 metre aşağıdaki köy çeşmesine su almaya gidiyor. Sonra evdeki biri onun suyla eve döndüğünü bizzat görüyor ama aslında daha dönmemiş, 5 dakika sonra dönüyor. Sorulduğunda, "hayır, ben daha şimdi geldim işte" diyor. Yani bir takım varlıklar, belki cinler, belki periler, veya her neyse, insanları şaşırtmaya, belki biraz ürkütmeye bayılıyorlar sanırım.

Senin de daha önce örnek verdiğin gibi, albastı, karabasan vs. olayları insanlar sıkça anlatır. Belki bir kısmı uydurma ama tamamının uydurma olmadığı anlaşılıyor.

Nedense kalabalık şehirlerde böyle olaylar çok daha nadir oluyor veya daha az hatırlanan şekillerde meydana geliyor sanki.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogenezis

Bozadi Konular çok fazla ve derin..başka bir başlık altında açmak gerekiyor..uygun zamanda ayrıntısıyla anlatmak isterim..sizlerinde deneyimleri olmuştur muhakkak..deja vu gibi yaşadıklarınız mesala...Bu gün üçüncü gün.bu günde rahatsız edilmezsem yazmaya başlarım..
Hiçbir şey anlatmak, kanıtlamak zorunda değilsin, bu hususta rahat ol lütfen. Gerçekten anlatmak, paylaşmak istersen de çekinme lütfen :)

ogenezis

#24
Alıntı yapılan: bozadi - 25 Haziran 2020, 18:30:42 Açıklamalar için teşekkür ederim ogenezis.

Forum konularımız itibariyle, çoğu insanın "olmaz öyle şey" diyeceği pek çok şeyi zaten gayet mümkün ve mevcut kabul eden insanlarız. Sadece, çok sayıda ve çok sıradışı olayı bizzat bir forum üyesinden güncel bir şekilde duyunca şaşırdım sanırım.

Benzer olay deyince aklıma gelen örneklerden biri, bundan onlarca yıl önce memlekette, köyde, zaman zaman cinli-perili olaylar olduğundan bahsediyordu büyükler. Halalarım mı anlatmıştı, emin değilim. Akşam vakti örneğin bir halam 200-300 metre aşağıdaki köy çeşmesine su almaya gidiyor. Sonra evdeki biri onun suyla eve döndüğünü bizzat görüyor ama aslında daha dönmemiş, 5 dakika sonra dönüyor. Sorulduğunda, "hayır, ben daha şimdi geldim işte" diyor. Yani bir takım varlıklar, belki cinler, belki periler, veya her neyse, insanları şaşırtmaya, belki biraz ürkütmeye bayılıyorlar sanırım.

Senin de daha önce örnek verdiğin gibi, albastı, karabasan vs. olayları insanlar sıkça anlatır. Belki bir kısmı uydurma ama tamamının uydurma olmadığı anlaşılıyor.

Nedense kalabalık şehirlerde böyle olaylar çok daha nadir oluyor veya daha az hatırlanan şekillerde meydana geliyor sanki.


Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogenezis

Bozadi Konular çok fazla ve derin..başka bir başlık altında açmak gerekiyor..uygun zamanda ayrıntısıyla anlatmak isterim..sizlerinde deneyimleri olmuştur muhakkak..deja vu gibi yaşadıklarınız mesala...Bu gün üçüncü gün.bu günde rahatsız edilmezsem yazmaya başlarım..
Hiçbir şey anlatmak, kanıtlamak zorunda değilsin, bu hususta rahat ol lütfen. Gerçekten anlatmak, paylaşmak istersen de çekinme lütfen :)


Mardin'in Nusaybin ilçesi var..burada Gırnavaz tepesi var..cin tepesi diyede bilinir..ilk müslüman cinler burada yaşamışlar.Kuran i Kerim'de geçen Nusaybin cinleri ...halka şifa dağitmislar...sonra çok büyük savaşlar çıkmış..taşınmak zorunda kalmışlar ..ben Doğu'da çok çalıştım..koydekiler hep anlatırlardı..
Burada olmak yaşam enerjimi yükseltiyor..teşekkür ediyorum..bozadi..:)) şükranlarımı sunuyorum ..
Kalabalık şehirlerde böyle olaylar az oluyor nedense diye yazmışsın..Ben neneme sormuştum çok eskiden..nene siz hep gorurmussunuz cinleri ..kah maymun kiligina girerlermis..kah bir tanidiklarinin kılığına..şimdi neden gözükmuorlar diye sormuştum..oda bana kızım eskiden insanlarda saftı..bu kadar şeytanlık yoktu herkes yamalı pijama giyiyordu..şimdi cep telefonu var..bilgisayar var..arabalar var..her yer insan dolu..eskiden insanlarda bu kadar çok değildi ..bir mahalledeki insan sayısı 1000 yada 2000 kişi.. kat kat apartmanlar var..
Onlar şehirlerden çıkıp gittiler.daglarda mağaralarda yaşıyorlar dedi..cinler ya iyiymiş yada kötü..onlarda orta ayar yokmuş..ya tam kotulermis..kötü olanlar onlar insana yapışır ..şehirlerde insanların evinde yasar..içine girer.herseyi yaptırır derdi nenem..
İyi olanlar insanları rahatsız etmemek için kaçarlar..dağlarda..ırmak kenarlarinda..mağaralarda yaşarlar..derdi..beyaz giyerler..sazliklardaki kamış ve sazlardan kendilerine ayakkabı yaparlarmis.en sevdikleri yemek pirinç pilaviymis..1 dk da dünyayı iki kere dolanirlarmis..akşam ezanı ile sabah ezanı arası onlara ayrılmış..sabah ezaniyla birlikte onlar uyur ..bizler uyanirmisiz..
 

bozadi

#25
Yerel halk kültürlerinde cinlerle ilgili anlatılanların özünde bir miktar doğruluk olduğundan şüphe duymuyorum, yani başka boyutlardan varlıklarla yaşanan bazı olaylar, genelde olumsuz, bazense olumlu görünen deneyimler söz konusu. Ama halkın bu cin edebiyatını zaman içinde fazlasıyla kendi subjektif algı ve yorumlarıyla şekillendirerek, kasıtlı ve kasıtsız biçimlerde çarpıtarak tanımladığı izlenimini ediniyorum.

Cin sözcüğü "gizli/gizlemek" anlamında bir kökten türüyormuş. Yani bu terim başka bir boyuttan "belirli" bir varlık türünü tanımlamaktan ziyade, normalde görünmeyen (başka boyutlardan olan) çeşitli varlık türlerine işaret eden genel bir terim gibi görünüyor.

Yani, benim anladığım o ki, cin diye belirli bir varlık türü yok. Çeşit çeşit gizemli, görünmeyen varlık türlerini tanımlamak için kabaca veya genel bir şekilde "cin" (gizli/görünmeyen) tanımlaması kullanılmış. Görünmeyen ve insanlarla etkileşime girip somut bazı etkiler yapan varlıkların pek çok türü olduğunu anlıyoruz çeşitli kaynaklardan.

Şahsi algım itibariyle Kuran'ın pek çok konuda verdiği bilgiler ilgili konuya net bir ışık tutmaktan ziyade belirsizlik ve pek çok yeni soru işaretleri doğurduğu gibi, "cinler" konusunda verilen bilgiler de büyük ölçüde yeni belirsizlikler doğuruyor görebildiğim kadarıyla. Yani en azından meselenin bilimine, çıplak gerçeğine vakıf olma çabası anlamında değerlendirildiğinde. Kimsenin dini duygu ve düşüncelerini yargılamak, incitmek gibi bir amaçla söylemiyorum bunu. Yalnızca kendi görüşümü, algımı paylaşmak istiyorum. Kuran/İslam bana pek pozitif eğilimli birşey gibi gelmiyor. Diğer dinler de öyle. Bunlara şahsen hiçbir ihtiyaç duymuyorum. Ahlaktan başka din tanımıyorum. Din dediğimiz şeyler büyük ölçüde "kültür/kitlesel alışkanlık" kalıplarıdır. Ve bu kalıpların evrensel insan ahlakına ne ölçüde katkıda bulunup ne ölçüde zarar verdiği, son derece tartışmaya açık bir konu bana göre. Benim açımdan dinsel inanç anlamında önemli olan tek şey pozitif ve negatif ahlak meselesidir. Herhangi bir dinin mensupları arasında şüphesiz pozitif ahlakı gelişkin olan da, negatif ahlakı gelişkin olan da pek çok insan vardır ve tabi kimse tamamen pozitif veya tamamen negatif ahlaki özelliklerden oluşmuyor, karışımlar, ölçüler, miktarlar, değişimler, dönüşümler söz konusu genel itibariyle. İster İslam, ister başka herhangi bir din ideolojisi olsun, benim açımdan önemli, doğru, güzel, çekici olan tek şey pozitif ahlaki gelişimin desteklenmesidir. İslam'ın (veya başka herhangi bir dinin) iddialarının aksine, ben hiçbir dini benimsemenin veya benimsememenin öbür dünyada bir ödüle veya cezaya neden olacağını düşünmüyorum. Elimizdeki kaynaklar bu konularda yeterince net bilgi ortaya koyuyor ve bunlar vicdana da, sezgiye de, akla da son derece uygun açıklamalar bana göre.

Cin meselesine dönecek olursak, okültizm ve ufoloji alanında çeşitli kaynaklarda bu konularda çok daha doyurucu bilgiler bulunması mümkün.

Örneğin "elementaller" (doğa ruhları) denen, toprak, su, ateş ve hava elementleriyle ilişkilendirilen varlıklarla ilgili iddialar var. Doğada kendiliğinden varolan, saf denebilecek, belirli ölçüde bilinç kazanan enerjiler sanırım bunlar; çok ayrıntılı araştırmadım henüz. "Peri" diye tasvir edilen varlıkların bunlarla ne ölçüde ilişkili olduğunu da merak ediyorum.

İnsanların (belki bireysel belki kitlesel) kendi şiddetli, olumlu veya olumsuz duygu ve düşünce enerjisi birikimlerinden veya patlamalarından doğabilecek yarı-bilinçli, yarı-özerk enerjilerin de mevcut olabileceği izlenimini edinmiştim konuyla ilgili birşeyler okurken.

Bu hususla bağlantılı olarak, Ra bilgilerinde 2. yoğunluktan 3. yoğunluğa mezuniyet meselesinde verilen bilgilerde de bu konuya dolaylı olarak ışık tutabilecek bilgiler olduğunu sanıyorum (bitkilerin, hatta toprak/arazi parçalarının zaman içinde ruhlanması, bireyselleşmesi, insanlık deneyimine doğru evrilmesi).

Cin konusuyla bağlantılı olabilecek konulardan biri de "hayaletler". Yani öldüğü halde çeşitli nedenlerle öbür aleme gitmeyip dünyada kalan, bedensiz bir şekilde etrafta dolaşan insan varlıkları. Bunların bazı faaliyetleri de "cin edebiyatı" bağlamında anlatılan bazı hikayelere ışık tutuyor pek muhtemel olarak. Hatta "egzorsizm" (ruh çıkarma / cin çıkarma) mevzularında söz konusu olan varlıkların en azından bir kısmının, hatta belki çoğunun aslında ölmüş bir insanın ruhu/hayaleti olduğu anlaşılıyor. Öldükten sonra öbür dünyaya gitmemenin olası gerekçeleri ve imkanları genellikle pozitif değil negatif sebeplerle ilişkili olduğundan, hayaletlerle ilgili olaylar da genellikle negatif içerikli oluyor gibi görünüyor. Ama "öbür dünyadan" (5. yoğunluktan) dünyaya pozitif amaçlı ama kısa süreli ziyaretlerde bulunan ruhlar/hayaletler de olabiliyor.

Yine bu forumda incelenen konular bağlamında "cin" tabiriyle yakından bağlantılı olabilecek konulardan biri "dünyadışı" varlıklar konusu. En ciddi ve negatif "cin" varlıklarından bazılarının 5KH varlıkları olduğu izlenimini ediniyorum, bundan çok emin olamasam da. 4KH varlıklarının ise dünyada geçici olarak farklı bir varlık kılığına girme imkanları olduğundan, bizim "cin" diyebileceklerimiz dahil pek çok farklı varlık kılığında tesirler yapabilecekleri anlaşılıyor. Ama 4KH varlıkları kendileri etrafımızda "cinlik" yapmaktan ziyade, dünyada zaten bol miktarda olduğu anlaşılan çeşitli görünmez negatif eğilimli enerji varlıklarını (bazı hayaletler dahil) kendi amaçları doğrultusunda kullanıyorlar gibi görünüyor.

K'ların "pencere" fenomeni dediği şey de, başka boyutlardan varlıkların bizim deneyim boyutumuz içine girmesine imkan tanıyor gibi görünüyor ve dünyada geçici olarak kalan bu varlıklardan bazılarının da bizim çok kaba/genel bir şekilde "cin" dediğimiz varlıklardan biri gibi görünmesi çok doğal bir durum sanırım.

Bu saydıklarım dışında da "cin" kategorisine girebilecek varlık/enerji türleri vardır mutlaka.

bozadi

#26
"Ak sakallı dede", Hızır ve benzer bazı varlık türleriyle de karşılaşıldığı biliniyor. Bunlar çoğu durumda pozitif deneyimlerle ilişkili gibi görünüyor. Bu tür varlıklarla ilgili deneyimlerin pek çoğu da ister istemez "cin literatürü" içine giriyor sanırım.

ogenezis

#27
bozadi alkışlıyorum..şükranlarımı sunuyorum....konuya hiç bu kadar çok yönlü ve geniş çaplı bakmamıştım doğrusu..biz toplum olarak herseye 'CİN' deyip geçmişiz. anlaşılan..:))
gördüklerim, yasayıp hissettiklerim hepsi tekamülümün bir parcası bunu simdi daha iyi anlıyorum..beni daha iyiye güzele ve güçlüye hazırlıyor..karmik döngülerimde ne varsa alıp kabul edip yasamak gerekiyor..
Yunus Emre yazdığı bir siirde:

"Adım adim izleri/bu âlemden içeri
Onsekiz bin alemi gördüm bir dağ içinde
Yetmiş bin hicap geçtim gizli perdeler açtım
Ben dost ile birlestim.buldum bir dağ içinde
Gökler gibi gurledim.yerler gibi inledim
Çaylar gibi cağladim.aktim bir dağ içinde
Bir döşek dosemisler.Nur ile bezemisler
Dedim bu kimin ola.sordum bir dağ içinde
Deprenmedim yerimden.Ayrilmadim pirimden
Aşktan bir kadeh aldım.içtim bir dağ içinde
Yunus eydur gezerim.Dost iledir bazarım
Ol Allah'ın didarin Gördüm bir dağ içinde.."

Diyerek.. 18 bin alemin olduğunu dile getirmiş..
 

bozadi

#28
Yunus gibi yüksek düzeyde saf, gerçek, evrensel "pozitif ahlak" örneklerinin yolu hepimizin yoludur. Dinler üstü bir yoldur bu aslında. Adı, kılıfı, şekli İslam olmuş, Hristiyanlık olmuş, Yahudilik olmuş, hiçbir önemi yok. Kendi korku-baskı temelli, hipnotik, tepeden inmeci, yapay "kültür"ünden olmayanı kafir ve katli vacip ilan etmek yerine tüm insanları büyük bir aile gibi iyi ahlak doğrultusunda birleşmeye sevk eden tüm örnekler doğrudur, güzeldir.

ogenezis

#29
İlhan İrem ..gemiler döner geriye".. diye bir şarkısı var..
https://m.youtube.com/watch?v=h8Jqj_nvOL4
#127909; İlhan İrem - Gemiler Döner Geriye - YouTube

Algida seçicilik mi bilmiyorum.ama bence İlhan iremde birşeyler biliyordu...:))

Yıllar önce bir tanidigim.Akaraya psikiyatri terapisi için gelmişti.size orada ne yaptırıyorlar dediğimde bana.." Biz pozitif enerji ile doluyormusuz bize hep İlhan İrem şarkıları dinletiyorlar.." demişti..
Bu bana çok ilginç gelmişti...Osmanlı'da müzikle tedavi vardı..birde su terapisi var..
İlk defa duymuştum..
Pozitif şarkılar literatürune "Gold play" grubuda giriyormuş.."paradise " diye şarkıları var..