Ve Erdoğan İncirlik kartını oynadı (15.12.2019)

Başlatan bozadi, 16 Aralık 2019, 21:03:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

15 Aralık 2019

Ve Erdoğan İncirlik kartını oynadı


ATV ve A Haber ortak canlı yayınına katılarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dikkat çeken ifadeler kullandı...




ATV ve A Haber ortak canlı yayınına katılarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dikkat çeken ifadeler kullandı.

Cumhurbaşkanı, NATO ve ABD'de yaşanan Türkiye tartışmalarıyla ilgili olarak sert konuştu ve "Yeri geldiği zaman otururuz bütün heyetlerimizle beraber, kapatılması gerekiyorsa İncirlik'i de kapatırız, Kürecik'i de kapatırız" dedi.

LİBYA AÇIKLAMASI

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayez Al Sarraj'ı kabulüne ilişkin soru üzerine Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın da yer aldığı görüşmede Libya'daki son durumu değerlendirdiklerini söyledi. Sarraj'ın Libya'nın meşru başbakanı olduğunu, karşısındaki Halife Hafter'in meşru bir başkan veya başbakan değil, illegal yapısı olan bir kişi olduğunu, Hafter üzerinde uluslararası bir mutabakatın da bulunmadığını anlatan Erdoğan, uluslararası karşılığı olan kişinin Sarraj'ın kendisi olduğunu ifade etti.

"SÜREÇ HIZLA İLERLİYOR"

Yaptıkları çalışmalarda özellikle Libya'ya yönelik uluslararası hukuktan kaynaklanan hakların kullanılması noktasında kısa bir süre önce bir mutabakat muhtırası imzalandığını hatırlatan Erdoğan, "Bunlardan biri deniz yetki alanlarının sınırlandırılması diğeri de güvenlik ve askeri iş birliğiyle ilgiliydi. Deniz yetki alanlarıyla ilgili imzaladığımız mutabakat muhtırası, TBMM tarafından onaylandı. BM'ye de tescil edilmesi için bildirimde bulunduk, süreç hızla ilerliyor. Şimdi de güvenlik ve askeri iş birliği anlaşması ayrıca Meclisimize sunuldu. O da Meclisimiz onayladıktan sonra yürürlüğe girecektir" diye konuştu.

"RAHATSIZLIK DUYUYORLAR"

Bu anlaşmalarla Akdeniz'de hem Libya'nın hem de Türkiye'nin hakkının korunmuş olacağını vurgulayan Erdoğan, "Türkiye aleyhine tek taraflı adımlar atılmasına izin vermeyeceğimizi açıkça ortaya koyduk. Bunu son NATO Zirvesi'nde de Miçotakis ve heyetiyle, şahsım ve heyetim olmak üzere yaptığımız görüşmede kendilerine söyledik. Onlar hala belli beklentiler içinde. Dedik ki biz her şeyi uluslararası hukuka dayalı olarak yapıyoruz. Bundan sonra da uluslararası hukuka göre attığımız adımları atmaya devam edeceğiz. Doğu Akdeniz'i, uluslararası hukuku ve Türkiye'nin haklarını hiçe sayarak paylaşıma girenler, attığımız adımdan tabii ki rahatsızlık duyuyorlar. Dayatılmaya çalışılan planlar var burada. Haklı bir adımla biz bunu boşa çıkardık. Daha da ileri gideceğim. Burada Sevr'in aslında ters yüz edilmesi var. Böyle bir adım atılmış durumda." ifadelerini kullandı.

"GEREKLİ ADIMLARI ATARIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya'ya asker gönderilmesi konusuna ilişkin, şu değerlendirmede bulundu:

"Böyle bir davet, böyle bir talep Libya tarafından Türkiye'ye gelecek olursa nasıl bir inisiyatif üstleneceğimize dair, ülkemiz bunun kararını verecektir. Libya'ya her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu daha önce de söyledim. Uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli adımları atarız. Şu anda Libya'da, orayla hiçbir ilgisi, alakası olmayan, resmi bir davetin olmadığı ülkeler, buralara kendilerindeki bazı özel güvenlik güçlerini göndermişlerdir. Şu anda onlar Libya'da bu tür illegal faaliyetler gösteriyorlar. Bunların aşılması lazım."

KANAL İSTANBUL AÇIKLAMASI

Kanal İstanbul Projesi'ne ilişkin soruya ise Erdoğan, "Çok farklı proje. Bu projeyi başlattığımız zaman dünyadaki bütün kanalları incelettik. Yapımı en az 6-7 yılı bulur. Şu anda bu birilerini ciddi manada rahatsız ediyor. Çünkü bunların zaten bu ülkede bir dikili ağaçları bile yok." yanıtını verdi.

ERKEN SEÇİM TARTIŞMASI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, erken seçim konusundaki soru üzerine şunları söyledi:

"Bunu defaatle söyledim. Cumhur İttifakımız da Sayın Bahçeli aynı şekilde kendileri de söylediler. Bizim seçimimiz 2023 Haziran'dır. Buradan bizim bir sapmamız söz konusu değildir. Bazı yalan yanlış tarih açıklayanlar, kendilerini buğday ambarında sananlardır. Varsın onlar kendilerini buğday ambarında sansınlar. Biz bu ülkede açıklanan tarihlerde seçim yapmasını, birilerine öğreteceğiz. Bunu öğrenecekler. Bütün hazırlıklarımızı 2023 Haziran'ına yapıyoruz. Bütün kongrelerimiz vesaire buna yönelik yürüyor."

Kaynak: OdaTV


bozadi

#1
16 Aralık 2019

Erdoğan'ın açıklaması dünyayı ayağa kaldırdı!


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'kapatılması gerekiyorsa İncirlik'i de kapatırız, Kürecik'i de kapatırız' sözleri dünya medyasının gündemine bomba gibi düştü.




Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Temsilciler Meclisi ve Senato tarafından kabul edilen sözde Ermeni Soykırımı tasarısının ardından yaptığı açıklama da "ABD'nin ilişkilerimizde tamiri mümkün olmayan adımlar atmaması, her iki taraf için de çok önemlidir. Yeri geldiği zaman otururuz bütün heyetlerimizle beraber, kapatılması gerekiyorsa İncirlik'i de kapatırız, Kürecik'i de kapatırız" demişti.

Erdoğan'ın bu sözleri dünya basını tarafından son dakika olarak duyuruldu.

REUTERS

Erdoğan'ın açıklamalarını kamuoyuna "acil" koduyla duyuran Reuters haber ajansı, "Erdoğan-Türkiye ABD tehditleri karşısında İncirlik Hava Üssü'nü kapatabilir" başlığıyla geçtiği haberinde, İncirlik'te ABD'nin nükleer savaş başlıkları bulunduğunu belirtti. Reuters Erdoğan'ın şu sözlerine de haberinde yer verdi: "Yeri geldiği zaman otururuz bütün heyetlerimizle beraber, kapatılması gerekiyorsa İncirlik'i de kapatırız, Kürecik'i de kapatırız. Bunlar bu tür şeyleri yapar da biz de elimiz boş duracak değiliz."

Reuters dışında uluslararası yayın yapan Fransız AFP ve Amerikan AP haber ajansları da, Erdoğan'ın sözlerini okuyucularına flaş olarak duyurdu.

DEUTSCHE WELLE

Alman Deutsche Welle (DW) de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerini dünyaya duyuran yayın kuruluşları arasında yer aldı. Gelişmeyi "Erdoğan ABD'nin iki stratejik üssünü kapatmakla tehdit ediyor" başlıklı haberiyle takipçilerine aktaran DW, Türkiye'nin bahsi yükselttiğini belirterek, Rus hava savunma sistemi satın alması nedeniyle ABD'nin yaptırım uygulaması halinde, "karşılık vermekle tehdit ettiğini" yazdı.

DW, İncirlik'in ABD açısından önemine de yer verdiği haberinde, Kürecik'te de NATO radar istasyonu bulunduğunu anımsattı.

RUSSIA TODAY

Rus Russia Today (RT) yayın kuruluşu, Erdoğan'ın ABD'nin yaptırımları üzerine Türkiye'nin gerekirse ABD tarafından kullanılan İncirlik Hava Üssü'nü kapatabileceğini yazdı. RT, "Ankara ABD'nin Türkiye'ye karşı ek yaptırımlarına mukabele olarak İncirlik Hava Üssü'nü kapatma seçeneğini elinde tutuyor" yazarken, Erdoğan'ın, Adana'da bulunan İncirlik'in yanı sıra Malatya'daki Kürecik Radar Üssü'nün de kapatılabileceğini söylediğini aktardı.

RT, Kürecik'te ABD tarafından kurulan ve NATO balistik füze savunma sistemi ağı açısından stratejik önemi haiz erken uyarı sistemi bulunduğunu anımsattı.

AL ARABİYA

Dubai merkezli Suudi Al Arabiya televizyonu ise Cumhurbaşkanının sözlerini Arap dünyasına duyurdu. El Arabiya, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünkü yayında sarf ettiği sözleri aktarırken, Türkiye'nin de Kızılderililerin öldürülmesiyle ilgili meclisten kararlar çıkarabileceğini yazdı.

DİE WELT

Alman Die Welt gazetesi internet sitesinden ABD ile yaşanan kriz nedeniyle Türkiye'nin İncirlik Üssü'nü kapatabileceğini okurlarına duyurdu.

YNET

İsrail merkezli Yedioth Ahronot gazetesinin internet sitesi Ynet de, Erdoğan'ın açıklamalarını okuyucularına son dakika olarak aktardı.

BBC, SPUTNİK, VOICE OF AMERİCA

İngiliz BBC, Alman Deutsche Welle, Rus Sputnik ve ABD merkezli Voice of America gibi uluslararası yayın kuruluşlarının Türkçe servisleri de, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "karşı yaptırım" açıklamalarını okuyucularına duyurdu.

Kaynak: Aydınlık


bozadi

#2
16 Aralık 2019

Rumlar'da İHA paniği


Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Geçitkale Havaalanı'nı İnsansız Hava Aracı (İHA) ve Silahlı Hava Aracı (SİHA) üssü yapma kararı Rumlar'da paniğe neden oldu.




Rum medyası, Dalaman'dan kalkan İHA'nın, Geçitkale'ye iniş haberini son dakika olarak geçerken Rum Hükümeti de ilk değerlendirmesini yaptı. Rum Hükümet Sözcüsü Kyriakos Koushos konunun uluslararası alana taşınabileceğini söyledi.

"Bu, istikrar sorunu yaşayan bölgede Türkiye'nin çıkardığı başka bir istikrarsızlık hareketidir" iddiasında bulunan Kyriakos Koushos, "Bu, hâlihazırda gergin olan bir bölgede durumu daha da kötüleştiriyor ve yatışmasına yardımcı olmuyor" dedi.

Konunun uluslararası alanda kınanıp kınamayacağı yönündeki bir soryuya Rum Sözcü, "Bu yeni bir gelişme olarak inceleyeceğimiz bir şeydir. Bu konu Dışişleri Bakanı'yla görüşülecek ve kararlar alınacaktır" cevabını verdi.

Kaynak: Aydınlık


bozadi

#3
15 Aralık 2019

'Türk donanması İsrail gemisinin Doğu Akdeniz'de arama yapmasını engelledi' iddiası


Türk Deniz Kuvvetlerinden bir geminin Doğu Akdeniz'de test yapan İsrail'e ait araştırma gemisini bölgeden çıkardığı iddia edildi. 




Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, İsrail'in Kanal 13 televizyonu muhabirlerinden Barak Ravid Twitter hesabından paylaştığı mesajda, iki hafta önce ortak bir proje üzerinde çalışan İsrailli ve Güney Kıbrıslı araştırmacıları taşıyan İsrail'e ait "Bat Galim" isimli araştırma gemisinin, Türk Deniz Kuvvetlerine ait bir gemi tarafından Doğu Akdeniz'den çıkarıldığını öne sürdü.

Ravid, adını açıklamadığı İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı mesajında, Türk Deniz Kuvvetlerine ait geminin Bat Galim'e telsiz yoluyla ulaşarak bölgeden ayrılması emrini verdiğini iddia etti.

Barak Ravid mesajında ayrıca olayın yaşandığı anda İsrail'e ait araştırma gemisinin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin deniz yetki alanında olduğunu belirtti.

Kaynak: Sputnik


bozadi

#4
Erdoğan'ın son günlerde ABD ve NATO'yla ilişkilerin önemine vurgu yapması moral bozucuydu ama aynı Erdoğan bir yandan da ABD'yi, NATO'yu, İsrail'i kızdırmaya devam ediyor, hem de ciddi düzeyde. Ordumuzun Suriye'deki ve Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri karanlık güçleri kara kara düşündürüyor gibi görünüyor.

Erdoğan'ın hala ABD ve NATO'yla ilgili olumlu vurgular yapmasını şahsen şu iki temel sebebe bağlıyorum: 1) Erdoğan ABD ve Rusya arasındaki büyük gerilimde taraflardan herhangi birinin "yancısı" gibi görünmek istemiyor. Ama bunlara denk veya bunlardan üstün bir jeopolitik durumumuz da yok, en azından henüz. İşte bu durumda Erdoğan iki tarafın birbirine husumetinden yararlanarak bu kritik dengede dengeyi taraflardan biri lehine ve diğeri aleyhine bozabilecek bir güç olmanın avantajından yararlanmak istiyor. Bunun için her iki tarafa da bazen pozitif, bazen negatif tavırlar takınıyor. İki tarafa da değerini , kritik önemini hatırlatıyor ve bir bakıma pazarlıyor bu kritik değeri. Bu konuda Rusya'dan daha fazla olumlu ve onurlandırıcı cevap aldığı için Rusya'yla arası (veya aramız) "nispeten" daha iyi. Ama Rusya'nın Türkiye'yi "kazandığı" izlenimine kapılıp gevşememesi için de zaman zaman Rusya'nın karşıtlarıyla flörtleşmeye de özen gösteriyor. "Sizin kadar süper bir güç olmasam da, sizin savaşınızın kaderini belirleyecek faktör olabilirim, beni küçümsemeyin, ters yapmayın" mesajı veriyor.

2) İç siyasette Erdoğan'ın rakiplerinin Amerikancı, NATO'cu ve Rusya karşıtı tavırları bazen Erdoğan'ı zorda bırakıyor. Erdoğan ABD'yle ve NATO'yla olumlu pozlar verdiğinde, Erdoğan'ın Rusya çizgisine yaklaşmaktansa ABD-NATO çizgisine daha yakın olmasını yeğleyen kesimlerin desteğini kaybetmemiş olduğunu düşünüyor olabilir. Muhafazakar kesimin bir kısmı Erdoğan'ın Putin Rusyasıyla olan sıcak ilişkilerinden çok rahatsız. Bu kesim Rusya karşısında ABD-NATO yandaşı olmamızı tercih ediyor. Son derece onursuz, gurursuz bir seçim aslında bu. Nitekim, ideolojisi çok alakasız "görünse" de CHP'deki azımsanamayacak bir damar, İyi Parti'nin çok ciddi bir bölümü, Davutoğlu'nun partisi ve Babacan'ın kuracağı söylenen partinin de bu "Rusya'ya karşı ABD'ye/NATO'ya yakın olma" eğilimi oldukça güçlü. Buna HDP'nin ve PKK'nın da dahil olduğu apaçık ortada! Ben bir kez daha bu tavrın son derece onursuz, şerefsiz bir tavır olduğu görüşümü vurgulamak istiyorum. FETÖ denen olay da bundan ibaret ve iç siyasette bu tavrı destekleyen herkes doğrudan veya dolaylı olarak FETÖ'yle bağlantılı. ABD-NATO en başta Müslüman alemi olmak üzere bütün dünyanın anasını düzenli olarak bellediği halde, bu sözde mukaddesatçı Türk (ve Kürt)-İslamcı kesim (yani o kesimin burada eleştirdiğim kısmı) çıkıp ABD'yi NATO'yu lanetlemek, onlara karşı "cihat etmek" (!) için kılını kıpırdatmaz, "müttefikimiz" der ama ABD'nin ve NATO'nun Rusya'ya, İran'a vs. karşı mücadele etmeleri için açık ve örtülü şekillerde desteklediği İslamcı/Cihatçı terör örgütlerini var güçleriyle sahiplenirler ve bunu da İslamcılık adına gurur duyulması gereken birşeymiş gibi yansıtırlar. Tekrar ediyorum: Dünyanın ve özellikle İslam dünyasının anasını belleyen Rusya değil, ABD, NATO ve müttefikleri. Ama kendine İslam diyen birileri Rusya'ya ölümüne karşı durup ABD'ye ve NATO'ya doğrudan veya dolaylı olarak destek vermeyi İslamcılığın gereği sayıyorlar. Bu İslamcılığın gereği midir bilmiyorum ama şerefsizliğin, kahpeliğin çok açık bir gereğidir. Ulan bari ABD'ye ve Rusya'ya karşı eşit ölçüde olumsuz tavır alın da bağımsız düşünüyor ve davranıyor olabileceğinize "ihtimal" verilsin ama nerde?! ABD-İsrail merkezli Global Şeytana yapılan apaçık köpekliğin "İslam" elbisesi giydirilmiş bir versiyonundan başka birşey değil bu. İslamın kuruluşundaki Yahudi faktörünün ciddiyetine dikkat çeken kaynaklar boş değil demek ki. İslamın başkenti gibi görünen Mekke-Medine'nin sahibi Suudi Arabistan'ın en başta gelen ABD-İsrail müttefiki ve garantörü olması boşuna mı? Suud Ailesinin Yahudi kökenli oluşuyla ilgili ifşalar boşuna mı? Filistin davası, koskoca İslam aleminin tükürükte boğulacak kadar küçük bir İsrail devleti karşısındaki acizliğinin aslında acizlikten daha derin bir nedeni olduğunu ortaya koymuyor mu? İslamın aslanı (veya canavarı?!) gerçekten İsrail'e karşı mı kükrüyor, yoksa İsrail için mi?! Saçmasapan din edebiyatına hiç lüzum yok, gerçekler apaçık ortada. Kendini, hakkını, hukukunu, namusunu koruyamayan, daha doğrusu öyle bir amacı olmayan bir İslam dünyasının veya anlayışının tam da İsrail'in planlarına uygun olarak Amerikan yandaşlığı ve Rusya/İran karşıtlığı yapıyor olması kadar doğal birşey yok.

Erdoğan Türkiye'de en çok FETÖ-etiketli olan İslamcılık görünümlü bu ahlaki çürümüşlüğün, kokuşmuşluğun değişmesi için bir umut ışığı yakıyor bence Türkiye'yi Amerikancılıktan giderek bağımsızlaştırmak suretiyle. İslamcılıkla hiçbir alakası yok gibi görünen ve anti-emperyalist, laik kahraman Atatürk'ün mirasçısı sayılan CHP'nin Amerika-NATO yandaşlığı ve Rusya-İran karşıtlığında FETÖ'yle çok şaşırtıcı bir uyum gösterip Atatürkçülüğün köküne kibrit suyu döken tavırları da CHP'deki şeytani yozlaştırılmışlığın düzeyi hakkında bilgi veriyor.

Kimse "ABD'ye düşman olurken Rusya'nın da köpeği ol" demiyor, ortada apaçık bir Atatürk gerçeği var, Kurtuluş Savaşı gerçeği var, ki Rusya bizim Batılı faşistlere karşı kurtuluş savaşımızı şu veya bu ölçüde desteklemiş bir ülke. ABD'nin aksine kimseden kendisine köpeklik etmesini de beklemiyor. Global Amerikan-İsrail / İlüminati şeytanlığına karşı işbirliği arayışı var. Rusya'nın geçmişinde de faşizm var ama geçmişinde faşizm olmayan kaç büyük ülke veya süper güç var?

ABD'deki, Avrupa'daki, İsrail'deki en faşist güçleri kızdırıyor Erdoğan. Ülkemiz adına yapılması gereken doğru birşey yaptığı için. Çok beklenmedik geri adımları da oluyor, ama durum değişmiyor sonuçta. Erdoğan ülkemizde garip bir şekilde hem İslamcı hem de Laikçi kesimlerin doğrudan veya dolaylı olarak benimsediği "Rusya'ya karşı Amerikancılık" ezberini/hipnozunu bozuyor, çok da iyi ediyor.

İnşallah ülkemiz tıpkı Atatürk zamanında olduğu gibi gerçek ve onurlu  bir süper güç olur tekrar. Ama gerçek, evrensel, insani vicdana dayalı küresel işbirliği olmadan global şeytanın yenilmesi mümkün değil. Rusya ve müttefikleriyle işbirliği körü körüne değil ama insanlık namına ve dikkatli bir şekilde desteklenmeli.

ogeday

#5
"Biz bu ülkede açıklanan tarihlerde seçim yapmasını, birilerine öğreteceğiz. Bunu öğrenecekler."Naratov, Tyler Durden a karsi isyanda