ASTROLOJİ GEZEGEN DİZİLİMLERİ VE ETKİLERİ

Başlatan Gülay, 06 Nisan 2009, 03:55:44

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Gülay



Satürn Terazi'ye geçince  

Olgunlaşmanın, zamanın ve sınırlamaların gezegeni Satürn, 2007 Eylül'ünden bu yana Başak burcunda bulunuyor. 17 Mayıs'ta yeniden düzgün hareketine dönecek Satürn, hızlı biçimde ilerleyerek 29 Ekim'de Terazi burcuna geçmiş olacak. Daha sonraki aylarda, 2010 Nisan-Temmuz arasında kısa süreliğine yeniden Başak burcuna dönecek olsa bile, önümüzdeki günlerde, özellikle sonbahar aylarında hayatımızda yepyeni koşullarla karşılaşmaya, yeni dersler öğrenmeye başlayacağız.

Satürn hangi burçta yer alıyorsa, o burcun anlattığı konuları bir ders ve sorumluluk olarak karşımıza çıkar. Geçtiğimiz son iki yılda, verimli olabilmek, detaylarla ilgilenmek ve becerilerimizi arttırmak için fazlasıyla uğraştık. Başak burcundaki Satürn endişe, huzursuzluk, karar verememe ve aşırı detaylara takılma yüzünden sıkıntılı zamanlar da getirdi. Askıda kalan, tam olarak karar verilemeyen koşullar içindeyiz. Ancak önümüzdeki dönemde, bu koşulların yerine çok daha farklı bir tablo geliyor olacak.

Terazi hava elementinden, öncü nitelikte bir burçtur. Hava iletişimi, bilgi alışverişi ve paylaşımı yakından anlatır. İlişkileri, anlaşmaları, ortaklıkları anlatan Venüs'ün de yöneticisi olan Terazi diplomatik olmayı, uzlaşıyı, denge kurmayı da açıklar. O halde sonbahar aylarından itibaren çok daha hareketli koşullar içinde olacağız. Özellikle ilişkilerimize ve dengede kalmaya çalıştığımız tüm konulara daha fazla hassasiyet göstermeliyiz. Kararsız kaldığımız koşullardan çıkmaya başlayacağız. Terazi burcu aynı zamanda adil ve objektif olmakla da yakından ilgilidir. Kuşkusuz önümüzdeki dönemde, ortaklaşa konularda, evlilik ya da anlaşmalar içinde, çok daha gerçekçi ve objektif olmak durumunda kalacağız. Belki de bu alanda, beraberliklerimizde sınırlarımızı yeteri kadar oluşturamamış ve aşırı taviz vermişsek, şimdi çok daha kontrollü olmak durumunda kalabiliriz. Belli ki ilişkilerden, anlaşmalardan alacağımız dersler olacak. Eğer ortaklaşa konularda ilkeli davranır ve adil olmaya önem verirsek, süregelen ilişkilerimizin çok daha sağlam hale geleceğini görebileceğimiz. Tam tersine, eğer bir beraberlik içinde şimdiye kadar göz ardı ettiğimiz durumlar varsa ve bu gerçekleri yeteri kadar ciddiye almamışsak, ya da ele almaktan korkmuş ya da üşenmişsek, oturup ciddi biçimde düşünmek ve karar vermek durumunda kalacağız. Satürn'ün Terazi burcuna geçmesi özellikle ilkeli davranan, ilişkilerinde sorumluluk alanda ve dengeli olmaya özen gösteren kişilerin önemli kazanımlar elde edeceğini, yüceleceğini söyleyebiliriz. Zira zaman en iyi yargıç ve gerçekleri ortaya çıkarır. Satürn'ün Terazi burcunda yüceldiği ifadesi de bu gerçeğe dayanır...

Hakan Kırkoğlu


 

Gülay

#1
KUANTUM ASTROLOJİ

Evrende her şey Atomik bir yapıya sahip, dolayısıyla bizler de Atomik bir yapıya sahibiz. Bu, bizim aynı zamanda Tanrısal Gücümüz...
Aslinda Atomik yapida olan her sey birbiriyle baglantida...

Makro-kozmoz ve mikro-kozmozun baglantisi gibi...

Kuantum fizigi bizi maddenin enerjiye dönüştüğü bir alana bagliyor. Orasi mikro-kozmoz...O alanda atom altı parçacıklar, hızla hareket eden enerji parçacıklarından başka bir şey değil ve bu parçacıklar insan düşüncesinin yaydığı enerjiye cevap veriyor...ve insan zihni makro-kozmoz ile baglantida.

Kuantum dusunce teknigi insani ve yasami derinlemesine inceleyen, tum varolusla baglantisini spirituel acidan da gorme gayretinde olan yuksek bir bilinc yansitiyor. Kuantum bakis ile Astrolojinin yuzyillardir var olan gizemli ogretisinin bulusma noktalari, icinde bulundugumuz bu gecis doneminde bedensel ve dusunsel kavrama gucumuze onemli bir destek sagliyor. Ayrica, gezegenlerin transitleriyle, kozmik dongulerin sadece kisisel yasamimiza degil ayni zamanda çok önemli tarihsel olaylar üzerine de etkisi oldugu acikca goruluyor.

Kuantum sahasında insanların düşünce ve davranışları geçmişte yaşadıkları, doğumla birlikte ya da anne karnında aldıkları etkilerle biçimleniyor. Bir şekilde kayıt ettiğimiz bu olaylar beyin kimyamızı, yani duygularımızı etkiliyor. Bu kimyasallar hücrelere elektronik sinyaller olarak taşınıyor... böylece duygular daha önceki elektrik sinyallerinin otomatik olarak devreye girmesi şeklinde tanımlanıyor. Bizler çekirdek inançlar geliştiriyoruz ve tüm yaşamımızı bu inançlara ve kalıplara dayandırabiliyoruz. İşte Ezoterik ve Ruhsal Astroloji bize bu olası inançlarımızı ve kalıplarımızı söyleyebiliyor. Buna potansiyel gecmis yasam etkilerini de ekleyebiliyor.

Kuantum Teorisi bize diyor ki, "Uyan ve saplanıp kaldığın o yerden çık...bu yaşadığın muhteşem evren sonsuz potansiyellere sahip!..Peki sen ne yapıyorsun? Kaderim budur deyip mutsuz mutsuz oturuyor musun?.".

Bizler, ancak bizi geri çeken düşünce kalıplarından ve çekirdek inançlardan çıkabildiğimiz oranda ve bulundugumuz tekamul noktasina bagli olarak sonsuz potansiyelimizi yaratabiliyoruz.

Yani bu bir farkındalık ve bilinç seviyemize göre "sistemli bir çalışma" işi...

Bu bir ders çalışma işi...bu her gün ciddi bir şekilde ödev yapma işi ....

Çünkü Kuantum Fiziğine göre gözlem yapan gözlemlediğini değiştiriyor! Biz kendimizi gözlemleyerek değiştirebiliyoruz. Ancak tarafsiz olmamiz gerekiyor...Tarafli olmamiza yol acan tum kok kaliplari temizlememiz gerekiyor. Astroloji de bu bütünselliği anlamamıza yardim ediyor. Bizler bütünün içindeki yerimizi kendi içimizdeki gözlemciye göre belirleyip, bütünle uyumlu hale getirmek yolundayiz. İşte haritamızdaki gezegen etkileri burada devreye giriyor ve Astroloji bu noktada "gözlemciye" kendi yaşamını gözlemek, onu geri ceken icsel inanclari birakmak, mevcut potansiyelini ortaya çıkarmak, yeni ve daha verimli deneyimler yaratmak farkindaligini sunuyor.

Sadece kendimizi değil, başkalarını da gözlemlerimizle etkileyebiliyoruz. Özellikle aile içinde, çok çok iyi niyetlerle yaptığımız gözlemlerle:J, kendimizi veya diğerlerini güzel, çirkin, şişman, sıska, adam olmayan, uyanik olmayan, beceriksiz vs vs hissedebiliyoruz, hissettirebiliyoruz...Bunu toplumumuz ve dunyamiz icin de yapiyoruz...

Yani aslında farkında olmadan kuantum seviyede sürekli kendimizi ve çevremizi etkiliyoruz.

Buna göre her birimiz; düşüncelerimizle, beklentilerimizle, dünyanın geleceğine ve bugününe ait inanclarimizla, hem kendi geleceğimizi şekillendiriyoruz hem de evrenin şekillenmesine katkıda bulunuyoruz. Bilincli veya bilincsiz olarak oluşturduğumuz her düşünce formu bizim katılımımızın olumlu mu, olumsuz mu olduğunu belirliyor ve bu evrensel sitemin isleyisini kavrayan her kişi için çok büyük sorumluluklar doguruyor. Bilelim ya da bilmeyelim bu sorumluluk hepimiz için gecerli...

Artık Kova Çağına gidiyoruz.

Balık çağının ayrılık bilinçleri, "kadersel kabullenişleri" bitiyor.

Olana kabul gosterdikten sonra, "Simdi ne yapabilirim, nasil ileri capa atabilirim ve bulundugum yerden nasil cikabilirim? " sorulari geliyor artik ve gelmeli...

İleri teknoloji ve ileri bilinclerin birlesme dönemine gidiyoruz.

Her geçen gün, zihnimizi zorlayan bilgilerle karşılaşabiliriz. "Ötesi" bir teknolojiye ve "bilgiye" gidiyoruz çünkü. Her şeyin "birliğine" gidiyoruz.

Teknoloji, bilim ve spiritüel gerçeklerin birleştiği bir bilince gidiyoruz.
Bilimi ve spirituelligi birlestiren Kuantum fizigi gibi...

Bizler bilinçli bir şekilde ruhsal ve zihinsel çalışmalar yaparak Yaratıcı Gücümüzü elimize alıyor ve sonsuz potansiyel ve zamansızlık evreninde, geleceğimizi yeniden ve yeniden yaratma dönemine gidiyoruz. Bu hep elimizdeydi zaten ama şimdi daha fazla uyanıyoruz.

Kuantum fiziği açıkça bir olasılıklar evreninde yaşadığımızı ve bireysel iradenin "düşünce ve niyet" kazandığında gerçekliği istenilen yönde etkileyeceğini söylemekte.
Ancak burada onemli olan husus, evreni tekamül ettiren enerjiyle işbirliği yapmak gerekliligi... Bizler ancak içimizdeki ışığı keşfederek bu enerjiyle isbirligi yapabiliyoruz.

Aslında bu sistem bize düşünce enerjisinin, bilgi taneciklerinin yani ruhsal elektronların aktarımına yardımcı olmasının da bazi evrensel yasa ve ilkelere bagli oldugunu soyluyor.

Yani yine her zamanki gibi, "butune" karsi onemli bir sorumlulugumuz var.
Tum bu sorumluluklarla birlikte, gerçek yaratıcılık alani günlük düşüncelerin ve isteklerin tümünün silindiği ve meditatif bir şekilde ozumuze ulastigimiz "o" noktada basliyor. Kuantum fiziğinde parçacıkların sıçrama yaptıkları boşluk noktası gibi.

Kuantum dusunceye gore bir gerçek ancak onun gerçek olduğuna inandıktan sonra üzerimizde etkili oluyor. Haritalarimizda ise bir gözlemci görene kadar veriler birbirinin icine gecmis oluyor. Astrolog ve gözlemci yani kişinin kendisi haritayı gözlemeye başladığında potansiyel harekete geciyor. Iste burada, asla kehanetler yapmadan, tamamen olumluya odaklanarak, olumlu potansiyeli ortaya cikarmaya ve o alana capa atmak gerekiyor.

Şu anın enerjisi ve gelmekte olan transitler ise, çapamızı gelen enerjilerle birlikte sörf yaparak atmamız için bize yardım ediyor.

İşimiz, eşimiz, ilişkimiz, ailemiz vs vs konularında "gelecekte" ne olacağı, tamamen bize bağlıdır. Bizler kuantum alanda yaratılmış olan ve bizi geri çeken kararlardan, ruhsal tekamül seviyemize göre ve evrensel yasaların denetiminde, çok daha yüksek seçimler yaparak son derece önemli değişimler gerçekleştirebilir ve yaşamımızı yeniden kurabiliriz.

Ezoterik ve Ruhsal Astroloji işte bu kuantum anlayışıyla çalışır ve bize değiştirmemiz gereken elektronik sinyallerimizi işaret eder.

Örneğin bir Satürn dersiyle, şöyle bir karar almış olabiliriz doğumdan itibaren: "Erkeklere güvenilmez. Bir ilişkide kendini asla teslim etme..."

Ve bir türlü başarılı olmayan ilişkiler içine gireriz...hep aynı senaryo tekrarlanır.

Ya da örneğin Neptün gezegenimizin bulunduğu burç ve aldığı açılara göre bağımlılık potansiyeli ile doğarız. Bu bağımlılık, bir maddeye veya kişilere yönelebilir. İçimizde bir güç bize sanki "bağımlı ol ve güvende kal" demektedir...

Haritalarımızda bizi geri çeken kök kararlar potansiyel olarak gözükürler ve biz gozlem yaparak, diger yone dogru capa atma yoluna girebiliriz.

Haritalarımız, sonsuz potansiyeller evreninde, kozmik zamanımızın neresinde olabileceğimizi bize gösterir.

Ezoterik ve Ruhsal Astroloji, Kuantum fiziğinin prensiplerinden yararlanır. Ne kadar talep edilse deJ gelecekle ilgili kehanette bulunmaz, bulunmamalidir, gelmekte olan enerjileri anlatır, kişinin bu enerjilerden en yüksek seviyede yararlanması ve farkındalıkla Kendi Yoluna girebilmesi için rehberlik yapar.

Gitmekte olduğumuz Yeni Çağın enerjisiyle ve bu çağa yönelik kuantum bakış açısıyla çalışmalar yapmak üzere,

her geçen gün hep birlikte daha bilinçlenmek, Göklerden açılan bilgileri daha da içselleştirmek üzere,

asla ve asla bulunduğumuz yerde kalmadan birlikte daha ileriye çapa atmak üzere,

sevgiyle ve bu öğretiye olan büyük saygımla,

birlikte yaptığımız çalışmayı bundan böyle Kuantum Astroloji olarak adlandırmak istiyorum.

Gitmekte olduğumuz Bilinc Teknolojileri Caginin ve yapacağımız çalışmaların enerjisinin bende çağrıştırdığı ve kendimi ait hissettiğim ifade bu...

Yeni donemin eşiğinde olmayı daha derinden hissetmek gibi...

Kendimizin ve butunun en yuksek hayri adina bizi ileri bilinc seviyesine tasiyacak yeni enerjileri tum calismalarimiza davet etmek gibi...

Sevgi ve ışıkla,
 

Gülay

#2
Kryonun mart 2009 da verdiği bilgiden alıntıdır...


Astroloji döngüsünün statik ve ebedi olduğunu düşünenleriniz sistemi neyin yarattığını tamamen unutuyorlar.

Astroloji gezegendeki manyetikler ve yerçekimi tarafından harekete geçirilen en eski bilimdir – çünkü manyetikler ve yerçekimi gezegenlerin güneş etrafındaki pozisyonlarını değiştiren ve manyetik ve yerçekimsel bir sisteme enerji veren şeylerdir, bu sonra güneşin heliosferi vasıtasıyla size kişisel olarak getirilir [güneş sisteminin yerçekimsel dayanak noktası]. Bu sonra dünyanın manyetik alanı ile üst üste biner, daha sonra sizin DNA'nızın manyetik nitelikleriyle üst üste biner (örtüşür). Böylece bu niteliklerin birini bile değiştirdiğiniz zaman, aniden astroloji sisteminin hesaplamaları ve bileşenleri de bununla birlikte değişir.

 

İlk aşamada gezegenin manyetik ızgarasının yerini değiştirdiğiniz zaman, insanların astroloji haritaları da hafifçe yer değiştirdi. Haritada toplam üç derecelik yeniden dağıtım (yeniden pay etme) oldu. Bu, haritada üç – derecelik bir değişim değildir, evlerin kendilerini toplam üç derece yeniden şekillendirdikleri anlamına geliyor... bir evde belki yarım derece, başka bir evde yarım derece ve diğer bir evde yarım derece. Bunların bazıları daha büyüdü, bazıları daha da küçüldü. Eğer bir astrolog iseniz ve daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, biraz ev ödevi yapmak zorunda kalacaksınız. Şimdi yaşamlarınızda gerçekte neyin gerçekleştiğini görmek için, eski haritaların gerçekleşeceklerini söylediği şeylerin tersine,  örtüşmelerle çalışın. Bu, zaman ve çalışmayla sorunu çözebilir, böylece hangi enerjilerin olması gerektiğini karşılaştırarak, gerçek zamanda hangi enerjilerin olduğunu görebilirsiniz. Sonuç evleri yeniden şekillendirmelidir. Jüpiter'e ve Jüpiter tarafından etkilenen evlere özel dikkat gösterin. Jüpiter yeni enerjide en büyük oyunculardan biridir.
 
 

Gülay

#3
Yeni gerçeklerimiz 
 
29 Ekim'de Terazi burcuna ilerleyecek olan Satürn bizi yepyeni gerçekler sunacak. Bu gezegen hangi burçta ilerliyorsa, o burcun özelliklerinin birer sınırlama ve sorumluluk olarak hayatımıza girdiğinizi görürüz. Satürn'ün, astrolojik haritamızda geçtiği ev de, bizi uğraştıracak konuları, hayatımızda daha ciddi gözle değerlendirilmesi gereken alanları ve en somut kazanımlar elde edebileceğimiz konuları gösterir. Bu yazıda özellikle yükselen burcunuza göre okuyacağınız Satürn transiti size önemli ipuçları verecek.

Yükselen Koç'lar açısından bu yeni dönem özellikle kariyer yönünde büyük bir ilerleme, daha fazla tecrübe edinme ve görünürlük kazanma biçiminde olacaktır. Son iki yıldır çok çalışan, aşırı detaylar içinde yorulan yükselen Koç 2012 sonbaharına kadar üzerinde uzun zamandır çalıştığı projelerin, hedeflerin sonuçlarını görmeye başlayacaklar. Daha diplomatik, dengeli ve kontrollü olmayı da öğrenmek gerekiyor. Önümüzdeki birkaç yıl, eğer evlilik ve ortaklıklarınızda şimdiye kadar üstü örtülmüş problemler varsa, bu konularla daha ciddi biçimde ilgilenme gereği duyacak. Evlilik ve anlaşmalar daha fazla uğraştırabilir ancak bu dönemde kurulan ilişkiler ve evlilikler aynı zamanda daha sağlam olacaktır.

Yükselen Boğa'lar açısından bu dönem iş hayatına, iş ortamındaki ilişkilere daha ciddi değerlendirmeler getirecektir. İşiniz açısından daha kritik bir döneme girdiniz. İş yeteneklerinizi geliştirmek, yeni tecrübeler kazanmak durumundasınız. Özellikle iş ortamında denge, kendinizi daha objektif ve ılımlı ortaya koymanızı zorunlu kılan koşullar doğabilir. Hiç kuşkusuz ortaklaşa işler ve anlaşmalar yüzünden fazladan sorumluluk da alabilirsiniz. 2012 sonbaharına kadar göstereceğiniz çabalar ileriki yıllarda kariyerinizde daha hızlı bir yükseliş getirecek. Ancak bu arada aşırı iş ve stresin sağlığınıza, bedeninize getirebileceği yüklere de dikkat etmelisiniz.

Yükselen İkizler açısından bu yeni dönem daha dengeli ve istikrarlı sonuçlar getirecektir. Yaratıcılık, aşk, zevkler ve çocuklar evinize yerleşecek olan Satürn bu konulara daha ciddi ve yapıcı gözle bakacağınızı, sorumluluklardan kaçmayacağınızı göstermekte. Fazla romantizm aradığınız, ilişkilerinizde keyif aldığınız alanlarda bazı pürüzler, soğumalar ya da en azından yapılması gereken işler de ortaya çıkabilir. Daha yapıcı anlamıyla, bu transit altında, kendi yeteneklerinizi, kendinizi ortaya koyma, yaratma ve dolayısıyla kendinizden emin olma durumunuzu sağlamlaştırmaya başlayacaksınız. 2012 sonbaharına kadar çocuklarla ilgili konular üzerinde de ciddileşebilir, onların getirdiği konularla yakından ilgilenebilirsiniz.

Yükselen Yengeç'ler açısından önemli bir temeli tamamlama zamanı başlamakta. Son yedi yıldır o kadar çok şey öğrendiniz ve hayatınıza güçlü temeller attınız ki, şimdi bu temeller üzerinde yükselebileceksiniz. Bu yeni dönemde iş hayatınız ve kariyeriniz açısından da önemli dönemeçler, ileriye yönelik hedefler ve çok daha netleşeceğiniz koşullar getirmekte. Kuşkusuz bu dönemde ev ve ailevi konular da fazladan sorumluluklar, yükler getirebilir. Evdeki ilişkilere, evliliğinize daha objektif gözlerle bakmak durumundasınız. Evdeki ilişkilerinizde sınırlarınızı daha iyi korumalı, aşırı duygusal hassasiyet gösterdiğiniz konularda biraz daha soğukkanlı olmayı öğrenmelisiniz. Bu sayede, beraberliklerinizde ve hayata bakış açınızda daha kontrollü ve net olmaya başlayabileceksiniz. Ayrıca yeni koşullar yeni bir ev yaratma, ev ve toprakla ilgilenme, eve ait yatırımlar açısından da önem taşıyor olacak.
Önümüzdeki hafta diğer burçlarla devam ediyoruz.
 
Web: www.hakankirkoglu.com
 
   
   
 
 
 
 
 
 

Gülay

#4
29 Ekim'de Terazi burcuna ilerleyecek olan Satürn 'ün hayatımıza getirebileceği temaları yükselen burçlarımıza göre ele alıyorduk. Satürn geçtiği eve ağırlık, yavaşlama ve sorumluluk hissi getirir. İlk bakışta Satürn'ün geçtiği evi başımıza gelen bir sıkıntı gibi algılayabiliriz. Ancak derinleştikçe ve daha fazla sorumluluk almaya başladıkça aslında, Satürn'ün haritamızda geçtiği evin konuların bize en somut kazançları sunduğunu görmeye başlarız.

Yükselen Aslan'lar kendilerini daha objektif, tarafsız biçimde değerlendirmek, yakın çevrelerinden doğan sorunlarla daha ciddi biçimde ilgilenmek durumunda kalacaklar. Bu yeni dönemde, kardeşleri ve yakınları ile ilişkilerinde daha adil, dengeli, nötr ve mantıklı olmak durumundalar. Ayrıca bu dönemde iş hayatında daha fazla sözleşme ve anlaşma gündeme gelirken, yükselen Aslan'lar pazarlık edebilme becerilerini geliştirecek, daha esnek ve stratejist olmaya başlayacaklar.
2012 sonbaharına kadar sürecek olan bu süreçte eğitim, zihinsellik ve anlatım gerektiren konularda önemli dersler yer alacak.

Yükselen Başak'lar son iki yıldır zaten Başak burcunun etkisinde oldukça olgunlaştılar, piştiler. Şimdi ayaklarını daha fazla yere basabiliyorlar. Bu yeni dönemde kişisel yeteneklerini daha fazla geliştirmek, kazanç yolları yaratmak, kısaca para kazanmak için daha gerçekçi ve çalışkan olacaklar. Zaman çalışma ve kazanma zamanı olacak. Bu birkaç yıl içinde kendilerine daha iyi bir finansal zemin hazırlayabilecekler. Şu anki kaynakları çok sağlam olmasa da, şimdi bunu daha iyi değerlendirme peşinde olacaklar.

Yükselen Terazi'ler son birkaç yıldır süren karmaşanın ardından ilişkilerini ve kendilerini yeniden tanımlamaya başlayacaklar. Herkesi mutlu etmeye çalışan ve ılımlı davranan Terazi'nin sertleştiğini göreceğiz. Bu yeni dönemde belirsizlikler biterken, evlilik, ortaklıklar ya da yakın arkadaşlıklar olsun, pek çok cephede yolunda gitmeyen ilişkiler sert bir testten geçecek. Eğer şimdiye kadar ilişkilerinde sınırlarını yeteri kadar koruyamıyorlarsa, bu yönde de önemli dersler kazanılacak. Yükselen burç bedensel sağlıkla yakından ilişkili olduğu için, bu dönemde bedene ait konulara da özen göstermek gerekebilecek.

Yükselen Akrep'ler açısından önümüzdeki iki buçuk yıllık dönemde çözülmeler, dönüşümler ve hassasiyet gösterilmesi gereken bir durumlar var. Uzun yıllar sabit kalan ve hiç değişmeyeceğini sandıkları temellerin esnediğini görebilirler. Özellikle anlaşmalar, evlilik ve yakın beraberlikler konusunda bazı zor deneyimler ve değişimler söz konusu olacak. Akrep ilişkilerden güç alan bir burç olduğu için, bu dönemde elde olmayan nedenler, bazı kısıtlamalar ruhsal gelişime de yol açacak. Mümkün olduğu kadar akışta kalmayı öğrenmeliler.
Aynı zamanda ortaklaşa konularda, evlilikte adil ve dengeli olmak yönünde önemli dersler söz konusu olacak.

Yükselen Yay'lar açısından bu dönemde rahatlama ve geleceğe yönelik yeni hedeflerin inşaası söz konusu olacak. Son yıllarda kariyer alanında kısıtlanan, aradıklarını bulamayan ya da çok fazla sorumluluk alarak sıkışan yükselen Yay'lar için 2012 sonbaharına kadar geleceklerini ciddi biçimde tasarlama imkanı olacak. Bu sayede içinde bulundukları arkadaş grubuna daha ciddi gözlerle bakacaklar. Bu arada iş ortamında takım çalışmaları ve sosyal konuları önemseyecekler. Belki de işlerinin bir bölümü sosyal duyarlılıklara ilişkin olabilecek. Pek çok yükselen Yay bu dönemde iş hayatını ilgilendiren, ortak çalışmalara daha gerçekçi bir biçimde bakacak.

 Önümüzdeki hafta kalan burçlarla devam edeceğiz.
 
Web: www.hakankirkoglu.com
 
 

Gülay

#5
Puluto Oğlak Sürecinin Burçlar Üzerindeki Etkisi


Puluto'nun bu seyri, Oğlaklar için dönüşüm ve yenilenme gücü anlamına geldiği gibi, çalışan ve emek sarfeden, alın teri dökerek sorumluluklarını yerine getiren her burç için gayet olumlu bir enerjinin hizmetinize girmesi anlamındadır. Şimdi biz insanoğluna düşen, sorumluluklarımızın farkında olarak disiplinli, sabırlı bir şekilde yaşam yolumuzda ilerlemek ve yaşadığımız her anın kıymetini bilerek onurlu bir şekilde yaşamaktır. Bunun tam tersi düşünen ve hareket edenler ve bu büyük gücü yanlış amaçlar için kullanarak, insanlar üzerinde baskı kuranlar önce kendilerine sonra da, kendilerinden sonra gelecek nesillere kötü bir miras bırakmış olacaklardır. 2024 yılına kadar sürecek bu uzun seyirin tüm insanlara barış, kardeşlik ve güç sağlamasını diliyorum.



Koç

Sevgili Koçlar, kişisel yaşamınızdaki dönüşüm ve yenilenme gücünün temsilcisi Pluto gezegeni 26 Ocak 2008 yılında Oğlak burcundaki sürecine başlamış ve 14 Haziran 2008 de geri hareket yaparak Yay burcuna geri dönmüştü. 27 Kasım 2008 günü ise 2024 yılına kadar seyrini sürdüreceği Oğlak burcunda düz hareketine başlamış bulunuyor. Bu güçlü dönüşüm enerjisi altında siz Koçlar mesleki ve toplumsal anlamdaki hedeflerinizi gerçek hayatta uygulamanız adına muazzam bir güç elde etmiş oluyorsunuz. Fakat bu gücü yanlış anlamda yönlendirdiğiniz takdirde oldukça büyük mücadeleler verebilirsiniz. Otorite konumundaki kişilerle(ebeveyn, patronlarınız, iş yaptığınız insanlar) aranızda ilginç deneyimler, kimi zaman sorunlar kimi zaman değişimler yaşamanız mümkün olabilir.

Kendinizi ispat etmek adına var gücünüzle savaşabilirsiniz. Eğer doğum haritanızda mesleki kariyer evinizin yöneticisi ile Pluto arasında olumlu görünümler varsa bu transit sizi toplum içinde şan ve şöhret sahibi yapabilir. Kimileriniz bu dönemde patron konumuna yükselebilir ve kendi işinizin güçlü sahibi olabilirsiniz. Toplumsal konularda büyük bir söz sahibi olmanız içten bile değildir. Her ne olursa olsun bu gücü ılımlı, hoşgörülü, planlı, mütevazi bir şekilde değerlendirmeniz ve insanlara baskı uygulamak ve illa kendi yönetiminiz altına alarak onları safdışı bırakmak şeklinde kullanmamalısınız. Yeteneklerinizi ve bugüne dek öğrendiklerinizi toplum önünde ispat etmeye şimdiden kendinizi hazırlamanız yerinde olabilir. Bu gücü nasıl kullanacağınız, seçimleriniz ve karakter özelliklerinize göre şekilleneceğini bilmelisiniz.

Boğa

Sevgili Boğalar kişisel yaşamınızdaki dönüşüm ve yenilenme gücünün temsilcisi Pluto gezegeni 26 Ocak 2008 yılında Oğlak burcundaki sürecine başlamış ve 14 Haziran 2008 de geri hareket yaparak Yay burcuna geri dönmüştü. 27 Kasım 2008 günü ise 2024 yılına kadar seyrini sürdüreceği Oğlak burcunda düz hareketine başlamış bulunuyor. Bu güçlü dönüşüm enerjisi altında siz Boğalar, yaşamınızı yeni bir bakış açısı altında değerlendirmeye başlayabilirsiniz. Astrolojik yapısı gereği son derece yavaş ilerlediği için kimi aylarda ve yıllarda etkinliği daha fazla olmaktadır. Bu süreçte siz Boğalar öncelikle inancınız, hayat görüşünüz ve yaşadığınız bazı deneyimler sayesinde yenilenecek ve kendi kimliğinizi yeniden oluşturmayı öğreneceksiniz. Bu öğrenme esnasında Plutonun doğası gereği içsel baskı gayet etkili olduğundan ister istemez belirli bir ideal oluşturmalı ve hedef belirlemelisiniz.

Kimileriniz bu süreçte dini inancınız ve yaşam felsefenizi yeniden oluşturarak, hayata daha farklı gözlerle bakmaya başlayabilirsiniz. Yalnız dikkat etmeniz gereken konu, ilerlediğiniz yolun en doğru yol olduğunu iddia ederek bir takım yanlış yollara girerek yaptıklarınızı savunmamak olmalıdır. Pluto gezegeninin verdiği enerji ve kuvvet doğru yönde, faydalı bir şekilde kullanılmayıp dogmatik ve fanatik görüşlülüğe dönüşürse bilin ki en çok zararı kendinize verebilirsiniz. Hayat şimdi size yenilenmeniz adına enerj sunarken bir yandan da içsel baskılar uygulayarak kendi kendinizle olan barışıklığınızı, iradenizi sınamakta olacaktır. kendinize öyle bir hedef bulmalısınız ki ve bu hedefi gerçekleştireceğinize dair öyle bir inanç geliştirmelisiniz ki, yolunuza çıkabilecek yanlış insanlar, zorlu olaylar ve kadersel durumlar sizi yine de etkilemesin.

Öncelikle kendinizi gözden geçirerek, ne durumdasın, ne yöne gitmektesiniz, amacınız nedir ve neler yapmak istiyorsunuz? Sorularına cevap bulmalısınız. Yaşamın içindeki maddi ve manevi tüm zorluklara karşın, azimle yol almalısınız. Bunun için size gerekli olan en önemli destek, içinizdeki ruhsal gücünüz ve inancınızdır. Ne övgüler sizi şımartmalı, ne de yargılamalar sizi yıldırmalı. Başkaları bir çok şekilde karşınıza çıkarak sizi yolunuzdan çevirmeye kalksa da, eğer amacınız belli ve sizin için en doğrusu ise bilin ki, bilinmeyen birçok güç size destek olacaktır. Eğer siz farklı fikirlere aldırmadan bütünlüğünüzü bozmadan yolunuzda ilerlemeye kararlı iseniz, biliniz ki bu süreç sonunda şu anki konumunuzdan çok daha yüksek yerlerde olacaksınız.

İkizler

Sevgili İkizler kişisel yaşamınızdaki dönüşüm ve yenilenme gücünün temsilcisi Pluto gezegeni 26 Ocak 2008 yılında Oğlak burcundaki sürecine başlamış ve 14 Haziran 2008 de geri hareket yaparak Yay burcuna geri dönmüştü. 27 Kasım 2008 günü ise 2024 yılına kadar seyrini sürdüreceği Oğlak burcunda düz hareketine başlamış bulunuyor. Bu güçlü dönüşüm enerjisi altında siz İkizler, başkalarıyla ortak olarak paylaşımda bulunduğunuz maddi ve manevi tüm değerleriniz yoluyla dönüşümde bulunmanızı sağlayacak son derece önemli bir güç olarak yaşamınızın içinde yer alacaktır. Pluto astrolojik yapısı gereği gayet yavaş ilerleyen ve etkisini uzun yıllara yayarak kişinin yaşamında önemli hale gelen bir kuvvettir. Bu enerji dikkatli kullanılmadığı takdirde oldukça zorlu, tam tersi durumda ise olumlu gelişmelere sebep olabilecek kadar etkili olabilen bir astrolojik fenomendir. Siz İkizler kimi aylar ve yıllarda çevrenizdeki insanlara çeşitli baskılar uygulayarak kendi doğrularınızı kabul ettirmeye çalışarak maddi ve manevi anlamda güçlenmeye çalışabilirsiniz.

Pluto cinsellik ve istek gücü, hırs, aktivite ve irade gücü anlamında en önemli kuvvet olduğundan kendinizi bu olgularla bezenmiş ve bu güçle donatılmış hissederek insanları kontrolünüz altına almaya çalışarak eylemlerde bulunmanızı sağlayabilir. Fakat dikkat ederseniz sert bir güç olduğundan, eğer doğru bir şekilde kullanılmazsa olumlu sonuçlar yaşamanız imkansızdır. Bu dönemde mistik konularla yakından ilgilenmek, hayatın gizemleri üzerine düşünmek, maddi dünyada ayakta kalmaya çalışmak için para ve güç sahibi olmak, ortak işler veya eş kanalıyla toplum içinde bir yer edinmek, cinsel açıdan yüksek dürtülerinizi doyurma taraflısı olmak gibi etkiler de sunabilir. Pluto bu yaşam alanında gayet etkili olduğundan eğer kafanızın içindeki hedefleri doğru yönlendirebilir, ideallerinizi gerçekleştirmek adına sorumlu bir şekilde davranabilir, sabırlı olursanız yavaş ve emin adımlarla hayatınızı son derece olumlu bir şekilde yönlendirebilir, yüksek kazançları hem de hiç yorulmadan elde edebilir, kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedebilirsiniz.

Yengeç

Sevgili Yengeçler kişisel yaşamınızdaki dönüşüm ve yenilenme gücünün temsilcisi Pluto gezegeni 26 Ocak 2008 yılında Oğlak burcundaki sürecine başlamış ve 14 Haziran 2008 de geri hareket yaparak Yay burcuna geri dönmüştü. 27 Kasım 2008 günü ise 2024 yılına kadar seyrini sürdüreceği Oğlak burcunda düz hareketine başlamış bulunuyor. Bu güçlü dönüşüm enerjisi altında siz Yengeçler, yakın ilişkiler, evlilik, iş ortaklığı veya rakipleriniz yoluyla dönüşümünüzü sağlayacak büyük bir güçtür. Pluto astrolojik yapısı gereği gayet ağır hareket eden bir gezegen olduğundan etkisi bazı yıllarda ve aylarda oldukça yoğundur. Bu süreyi şöyle bir düşündüğünüzde bu etkinin de ancak zamanla oturacağını tahmin edebilirsiniz. Sizler bu zaman içinde, öncelikle karşı cinsle ciddi bir ilişki kurabilme, onun farklılıklarını kabullenme, paylaşmak ve bütünleşmek adına dengeli olmayı öğrenmek zorundasınız. Bu dönemde karşınıza çıkan ve ilişki kurduğunuz kişiler güç ve kontrolü ellerinde bulundurmak isteyen kişiler olabilirler. Birlikte olduğunuz kişinin sizin ve değerleriniz üzerinde baskınlığı söz konusu olabilir.

Evliliğiniz uzun yıllar sürebilecek kadar güçlüdür ama bunun için partnerinizle aranızdaki görüş ayrılıklarını kabul ederek, eksiklerinizi gerçekçi bir şekilde belirlemeli ve kendinizi geliştirmelisiniz. Bu öyle bir süreçtir ki, kimileriniz doğum haritasındaki etkiler nispetinde birlikte olduğu kişi veya evliliği nedeniyle yavaş yavaş değişime uğradığını anlamaya başlayabilir. Öncelikle kendinizi gözden geçirmelisiniz. Beraberliklerinizde sorun çıkaran nedir, nasıl bir ilişki istemektesiniz ve siz hangi konular nedeniyle ilişkilerde zorluklar yaşamaktasınız. Bütün bunları ele alarak eksik kalan, yanlış olan ve hatalı davrandığınız herşeyi gönüllü bir şekilde düzeltmeye çalışmalısınız. Bu süreçte birlikte olduğunuz kişi yada olacağınız kişiyle aranızda zorlu deneyimler yaşansa da, bütün bunların gelişiminiz adına gerekli olduğunu biliniz.

Eğer bir aksaklık varsa bilin ki, bu sizin yanlış seçiminizden yada kabullenmekte zorlandığınız bir durum nedeniyle oluşmaktadır. İlişki bir bütün olduğuna göre tercihlerinizi doğru bir şekilde yapmaya özen göstermelisiniz. Kişisel sorumluluklarınızın farkında olarak ne kendinizi fazla ezdirmeli ne de üste çıkmak adına gereksiz mücadelelere girmelisiniz. Evli olanlar ise yine sorunlarının altında yatan nedenler üzerine düşünmeli, değişmek ve yapılanmak adına yeni kararlar almalıdırlar. Bu süreci iyi bir şekilde değerlendirmeniz halinde mutlu, huzurlu birliktelikler yaşayabilirsiniz.

Aslan

Sevgili Aslanlar kişisel yaşamınızdaki dönüşüm ve yenilenme gücünün temsilcisi Pluto gezegeni 26 Ocak 2008 yılında Oğlak burcundaki sürecine başlamış ve 14 Haziran 2008 de geri hareket yaparak Yay burcuna geri dönmüştü. 27 Kasım 2008 günü ise 2024 yılına kadar seyrini sürdüreceği Oğlak burcunda düz hareketine başlamış bulunuyor. Bu güçlü dönüşüm enerjisi, astrolojik yapısı gereği son derece ağır ilerlemesi sebebiyle, kimi yıllar ve kimi aylarda gündelik iş hayatınız veya aktiviteleriniz, sağlığınız, birlikte çalıştığınız insanlar, hizmet ettiğiniz kişilerle ilgili konularda sizi yeniden yapılandıracak, dönüşüm adına baskıda bulunacak değişime gönüllü olmanız halinde size güçlü bir yaşam kurmanız adına destek olacaktır. Bu süreçte siz Aslanlar, öncelikle sorumluluklarınıza sahip çıkmak durumundasınız. Verimli bir iş yaşamı yada günlük yaşamınızda huzur, güvenlik bulabilmeniz için her şeyden önce kendinizi geliştirmek ve eksik yanlarınızı tamamlamak zorundasınız. Siz bunları kabul etmedikçe, ruhsal olarak baskılar yaşayabilir, sağlık olarak zorlanabilir, mutsuz ve doyumsuz bir yaşam sürebilirsiniz.

Başkalarına hizmet veren bir sektörde görev alabilir yada siz bu yolu seçebilirsiniz. Hayat şartlarınız ve inandığınız değerler nedeniyle genel olarak insanlara yardımcı olmak ve onlara destek olmak içinizden gelen bir dürtü olabilir. Yaşamınızla ilgili genel olarak köklü değişimlerin yaşandığı alan iş hayatınızdır. Bütün bunlar oluşurken çevrenizde bulunan, birlikte çalıştığınız kişilerle bir takım güç mücadeleleri yaşanabilir. Onlar kendi fikirlerini kabul ettirmekten yana davranabilirler ve bu durum sizin üzerinizde yoğun bir baskı oluşturabilir. Yer almakta olduğunuz hizmet sektöründe yıllarca rakiplerinizle mücadele vererek güçlü olmayı öğrenebilir, bir ustanın yanında yetişerek hayatınızı kazanabilir, emek sarfederek işinizi en iyi şekilde öğrenmek adına güç sarfedebilirsiniz. Bu sürecin başlamasıyla birlikte sağlığınıza son derece dikkat etmeli, sigortalı iş yerlerinde çalışmalı veya durumunuz varsa özel sağlık sigortanızı yaptırmalısınız. Gerilim, stres konusunda eskiye oranla şimdi daha dikkatli olmalı ve kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz. Bütün bunlara dikkat etmeniz halinde son derece olumlu bir dönem geçirerek, yepyeni bir hayatın içinde huzur dolu yaşayabilirsiniz.

Başak

Sevgili Başaklar kişisel yaşamınızdaki dönüşüm ve yenilenme gücünün temsilcisi Pluto gezegeni 26 Ocak 2008 yılında Oğlak burcundaki sürecine başlamış ve 14 Haziran 2008 de geri hareket yaparak Yay burcuna geri dönmüştü. 27 Kasım 2008 günü ise 2024 yılına kadar seyrini sürdüreceği Oğlak burcunda düz hareketine başlamış bulunuyor. Bu güçlü dönüşüm enerjisi altında siz Başaklar, yaratıcı faaliyetleriniz. çocuklarınız ve aşk ilişkileriniz yoluyla dönüşümünüzü gerçekleştirmek üzere deneyimler yaşatabilir. Kendinizi dış dünyada ifade edebilmek adına son derece istekli olacağınız bu süreçte, iyi bir şekilde tanınmak ve en iyi olmak adına azimle yol almanız mümkündür. kimileriniz için bu süreçte çocuk sahibi olmak isteği oldukça baskındır. Bu amaçla tüm yöntemleri denemekten yana olabilirsiniz. Eğer siz bu süreçte bu konuları ölüm kalım haline getirmeden, belirli bir olgunlukta ilerleyerek durumunuzu mantıklı bir şekilde gözden geçirip düzenleyebilirseniz sonuç gerçekten olumlu olabilir. İçinizde hissettiğiniz baskının tümünde kendinizi gösterme hevesi yer aldığı için farkında bile olmadan tuhaf davranışlarda bulunabilirsiniz.

Bunun için öncelikle sorumluluklarınızı bilmeli, eksiklerinizi tamamlamalı, yanlışlarınızı düzeltme yoluna gitmelisiniz. İlişkilerinizde baskı kurmak, yönlendirmeye çalışmak yada isteklerinize uyulması yönünde direktifler vermek son derece yanlıştır. Bu dönemde çocuklarınız yoluyla dönüşümde bulunabilir, onlar aracılığıyla hayatın farklı yönlerini keşfedebilirsiniz. Yaşadığınız aşk ilişkilerinde cinsellik teması oldukça yüksektir ama dikkatli seçimlerde bulunmak kesinlikle gereklidir. Bu dönemde öncelikle kendi içinizdeki yeteneklerinizi hayata geçirmeli, ruhsal olarak güçlü olmayı başarmalı ve ya hep ya hiç tarzı, saplantılı davranışlar içine girmemeli ve kimsenin sizin gibi düşünmesini beklememelisiniz.

Önemli olan size verilecek gücü gerekli alanlarda gerektiği zamanlarda ve dozajında kullanmaktır. Enerjinizi, hedeflerinizi gerçekleştirmek adına yönlendirdiğiniz takdirde hakikaten başarılı çalışmalara imza atabilirsiniz. Yaşadığınız ilişkiler gelişiminizi sağladığı gibi, kendinizdeki eksikleri tamamlamak adına da son derece önemlidir. Böylece siz, kendinizi yeniden oluşturabilecek ve kaderinizi yeniden çizebileceksiniz.

Terazi

Sevgili Teraziler kişisel yaşamınızdaki dönüşüm ve yenilenme gücünün temsilcisi Pluto gezegeni 26 Ocak 2008 yılında Oğlak burcundaki sürecine başlamış ve 14 Haziran 2008 de geri hareket yaparak Yay burcuna geri dönmüştü. 27 Kasım 2008 günü ise 2024 yılına kadar seyrini sürdüreceği Oğlak burcunda düz hareketine başlamış bulunuyor. Bu güçlü dönüşüm enerjisi, Plutonun Dünyaya uzaklığı nedeniyle son derece ağır ilerlemekte ve kişiyi gayet yavaş ve derinden etkileyerek, kimi aylar ve yıllarda son derece baskın zamanlar anlamına gelmektedir. Siz Teraziler bu dönem içinde, eviniz, aile ilişkileriniz, duygusal güvencenizle alakalı konularda değişim ve dönüşümden geçecek ve yaşadığınız deneyimler sayesinde olgunlaşarak hayatınızın ileriki yıllarına hazırlanacaksınız. Pluto astrolojik yapısı gereği kişiye her türlü içsel baskı yaşatarak, ya hep ya hiç tarzı bir düşünce içinde hareket etmesine neden olabilir.

Duygusal derinliklerinizde bir korku, geleceğinizle alakalı mevzularda kuşkular yaratarak, aslında sizi değişime zorlamaktadır. Bunun şimdiden bilincinde olmanız, kendi yaşamınızı düzenlemeniz açısından gayet olumlu olabilir. Siz herhangi bir şekilde bu baskıya boyun eğerek isyan noktasında kalmaya devam ederseniz, bilin ki o daha fazla baskıda bulunarak sizi sınayacaktır. Yapılması gereken iradenizi her zaman devrede tutmak, olumsuzluklardan ders çıkarmak ve kendinizi gerçekçi bir şekilde yönlendirmektir. Eğer bugüne dek, kendinizle alakalı bir yenilikte yada gelişimde bulunmadıysanız, yaşadığınız olaylar sebebiyle bunu yapmak durumunda kalabilirsiniz. Şimdi hayat sizden, kendi kendinizin sorumluluklarına sahip çıkarak değişimde bulunmanızı istemektedir.

Güvenliğinizi muhakkak elinize almalı, tartışmalardan, çatışmalardan uzak kalarak evinizin sınırları içindeki insanlarla iyi geçinmek adına çaba sarfetmelisiniz. Bu dönemde huzurlu bir ev yaşamı sürmek, kendinizi güvende hissetmek istiyorsanız öncelikle bunu gerçekleştirmek adına hedefler belirlemeli, kendi ideallerinize sahip çıkmalı, bilinçaltınızda size baskı uygulayan, geçmişte yaşanan sorunları artık devredışı bırakmaya istekli olmalısınız. siz geçmişle uğraşmaya devam ettikçe, kendinizi ve çevrenizi daha fazla suçlayabilir, geleceğinizi yönlendirmekten uzak durabilirsiniz. Son cümle ise, şu anda yaşadığınız şartlar sizi tatmin etmiyorsa ve zorluklar içinde iseniz, bundan sonrası adına nasıl bir düzen kurmanız gerektiğini düşünmeli ve bunun için şimdiden kendinize yeni hedefler saptamalısınız.

Akrep

Sevgili Akrepler kişisel yaşamınızdaki dönüşüm ve yenilenme gücünün temsilcisi Pluto gezegeni 26 Ocak 2008 yılında Oğlak burcundaki sürecine başlamış ve 14 Haziran 2008 de geri hareket yaparak Yay burcuna geri dönmüştü. 27 Kasım 2008 günü ise 2024 yılına kadar seyrini sürdüreceği Oğlak burcunda düz hareketine başlamış bulunuyor. Pluto, kişiyi dönüşümde bulunmaya, yenileştirmeye ve yapılandırmaya yönelten bu astrolojik güç, bunun tam tersini yapmanız halinde sizi oldukça zorlayarak bütün bunları gerçekleştirmeniz adına baskıda bulunabilecektir. Bu süreçte yaşanan olayların temelinde değişim yatmaktadır. Eğitim hayatınız ve bununla ilgili her konuda, kardeşlerinizle ilgili tüm meselelerde, yakın çevreniz ve iletişimde bulunduğunuz insanlarla olan ilişkinizde, haberleşme, seyahat konularında sizi yenileştirmeye devam edecek yönetici gezegeniniz Pluto doğal olarak sizler adınıza çok daha olumlu bir dönemi başlatmış olacaktır. Eğer bugüne dek sırf sorumsuzluk nedeniyle eğitim hayatınızda sorunlar yaşadıysanız şimdi kendinizdeki yanlışların farkına vararak sorumluluklarınızı gerçekleştirmek adına kararlar almalısınız.

Bu dönemde çevrenizle ilgili değişimlerin yaşanması kendiniz adına yararlı olabilecek yeni bir ortam yaratmanız gibi değişimlerde bulunabilir, her olayın altında yatan asıl gerçeğe ulaşmak adına çaba sarfedebilirsiniz. Yakın akrabalarınız ve komşularınızla eskisi gibi birlikte olmak yerine daha meseafeli durabilir, kendi kafanıza uygun insanlarla bir araya gelmeye çalışabilirsiniz. Fikirlerinizi bu süreçte kimi zamanlar oldukça sert bir şekilde ifade edebilir, etrafınızdaki insanlar üzerinde baskı kurmaya çalışabilir, liderliğinizi ispat etmek isteyebilirsiniz. Bu gibi durumlarda muhakkak iradenizi devrede tutmalı, daha dikkatli hareket etmeye çalışmalı, başkalarınca sert, anlaşılmaz ve takıntılı bir insan olarak görülmemek adına dikkatli olmalısınız.

Eğitim hayatınız açısından araştırma konularına daha fazla önem verebilir, hatta bu konuda ileri noktalara gelebilirsiniz. İnternet dünyası başta olmak üzere her türlü iletişim aracından bu dönemde faydalanmanız kolaydır. Ayrıca eğitim hayatı içinde iyi bir eğitmen olarak yer alabilir, seyahat, gezi gibi konularda da etkin pozisyonlara gelebilirsiniz. Bu süreçte duygu dünyanızla ilgili meselelerde kendi fikirlerinizi baskı yoluyla göstermeye çalışmak, her konuda haklı olduğunuzu düşünmek yerine dinlemeyi bilmeniz son derece önemlidir. İnsanlarla olan ilişkilerinize özellikle bu dönemde dikkat etmeli, kendi yanlışınız konusunda da bir yargıç gibi gerçekçi olmaya çalışmalısınız.

Yay

Sevgili Yaylar kişisel yaşamınızdaki dönüşüm ve yenilenme gücünün temsilcisi Pluto gezegeni 26 Ocak 2008 yılında Oğlak burcundaki sürecine başlamış ve 14 Haziran 2008 de geri hareket yaparak Yay burcuna geri dönmüştü. 27 Kasım 2008 günü ise 2024 yılına kadar seyrini sürdüreceği Oğlak burcunda düz hareketine başlamış bulunuyor. 26 Ocak 2008 tarihinde Oğlak burcunda seyretmeye başlayacak değişim, yenilenme ve dönüşüm konularında etkili olan Pluto gezegeni 1995 yılından bu yana burcunuzda ilerlemekteydi. O tarihten bugüne kadar, kendi kimliğinizi dış dünyada ifade edebilmek adına kimbilir ne mücadeleler verdiniz. Bundan sonra ise maddi kazanımlarınız, işinizden elde ettiğiniz gelir, sahip olduğunuz değerleriniz yoluyla dönüşümde bulunmayı, kendinizi yeniden yapılandırmayı öğrenmeye başlayacaksınız. Bu süreçte güç ve kontrol elde etmek üzere maddiyatla ilgili konulara fazlasıyla önem vermeye başlayabilirsiniz. Bu durumun normalde tabi ki bir zararı yoktur, ama siz bunu kendi içinizde bir savaş haline getirmeye başlayarak psikolojik açıdan kendinize ve çevrenize bir baskı aracı olarak kullanmak adına istiyorsanız işte o zaman sorunlar baş göstermeye başlar.

Yapılması gereken öncelikle içsel huzurunuzu temin etmek, kendinizle barışık olmak, güven duygunuzu kesinlikle kaybetmemektir. Değer verdiğiniz olgular üzerinde yaşanabilecek olumsuzluklar karşısında sert tepkiler göstermek yerine nerelerde eksik kalmaktasınız yada yanlışlar yapmaktasınız bunu tespit etmek gerekir. Değerler sisteminizi yeniden gözden geçirerek gücü kontrollü bir şekilde elinizde tutmayı mutlaka başarmalısınız. Yani siz ısınmak istiyorsanız bir çakmakla odun da yakabilirsiniz, yangın da çıkarabilirsiniz. Burada önemli olan gücün nerde, nasıl ve ne yöntemle kullanarak hedefe vardığınızdır. İşte pluto böylesine kuvvetli bir enerjidir. Bu dönemde kafanızın içindeki hayat görüşünüze göre neler yapmanız gerektiğini saptamalı, geleceğinizi şekillendirmek adına paranıza sahip çıkmalı, ileriyi düşünerek elinize geçen maddi gücü belirli bir alanda değerlendirme yoluna gitmelisiniz.

Yalnız bu değerlendirmede yanlış yollara sapmak, kısa yoldan zengin olmaya çalışmak veya paranız var diye gereksiz lükse kaçmak hakikaten umulmadık bir zamanda kötü sonuçlara neden olabilir. Kimileriniz doğum haritasında etkiler nispetinde bu dönemde maddi açıdan oldukça kuvvetli bir konuma gelebildiği gibi sorumsuz yaşadığı anda birdenbire her şeyini kaybedecek hali de görebilir. Kimileriniz ise bu dönemde çalışarak, sorumluluk sahibi olarak, emeğinin hakkıyla hareket ederek, kimsenin üzerinde hakimiyet kurmadan mütevazi koşullarda yaşaması halinde tahmininden bile daha çok büyüyebilir. Dediğim gibi bu durum, gücü nasıl kullandığınıza ve ne emek sarfettiğinize bağlı olarak gelişecektir.

Oğlak

Sevgili Oğlaklar kişisel yaşamınızdaki dönüşüm ve yenilenme gücünün temsilcisi Pluto gezegeni 26 Ocak 2008 yılında Oğlak burcundaki sürecine başlamış ve 14 Haziran 2008 de geri hareket yaparak Yay burcuna geri dönmüştü. 27 Kasım 2008 günü ise 2024 yılına kadar seyrini sürdüreceği Oğlak burcunda düz hareketine başlamış bulunuyor. Dönüşüm, yenilenme ve değişim olgularının astrolojik fenomeni, Pluto gezegeni siz Oğlaklar için hakikaten bu yılın diğer önemli gelişim transitlerinden birisi olarak yaşamınızda içten içe işlemeye başlayacaktır. Pluto dünyaya uzaklığı nedeniyle son derece ağır ilerleyen bir seyire sahiptir. Bu nedenle transiti 2024 yılına devam edecek, kimi aylarda ve yıllarda doğum haritanızdaki etkiler nispetinde size güç ve kontrol arzusu tattıracaktır. Doğduğunuz günkü gezegen pozisyonlarınızı sırasıyla ziyaret edecek ve kavuşum gibi güçlü bir enerjiyle tetiklemeye başlayacaktır. Bu dönemde sizler, kendinizi dış dünyada ortaya koyabilmek adına güçlü deneyimler yaşayarak kendinizi yeniden keşfetmeyi, yapılandırmayı, eksiklerinizi tamamlamayı öğrenebilir ve sanki yeniden doğmuş gibi hayata daha farklı bir açıdan fakat bugüne dek edindiğiniz deneyimlerin ışığında devam edebilirsiniz.

Yalnız dikkat etmeniz gereken nokta, eski yanlışları kesinlikle tekrarlamamak, kendisine ait her türlü olguyu yeniden gözden geçirmek olmalıdır. Siz oğlaklar sorumluluklarına her zaman sahip çıkan kişilersinizdir. İşte şimdi bu özelliğinizi Plutonun size sunacağı güçle harmanlayacak ve yaşamınızı bir hamur gibi şekillendirmeyi başarabileceksiniz. Bu dönemde gücü elinizde bulundururken dikkatli olmayı, kimse üzerinde hakimiyet kurmak adına kullanmamayı, kendinizi geliştirmeyi bilmeniz gerekmekte. Pluto gezegeni bu uzun süreçte size öyle etkili dönemler yaşatıri ve öyle büyük bir enerji sunar ki, siz bu enerjiyi yönlendirmeyi, gerekli alanlarda kullanmayı ve bunu yaparken de mütevazi düşünmeyi başarmadığınız takdirde hakikaten sizi toplum dışı olmaya varacak derecede etkileyebilir. Yükselen burcunuza göre bu dönemin etkinliği daha fazla hissedileceğinden özellikle yükseleninizin yorumlarını okuyarak ta kendinizi şimdiden hazırlamanız yerinde olabilir.

Ayrıca yine bu süreçte korku, endişe, saplantılı düşünme, kendinizden şüphe etmek gibi psikolojik olumsuzluklar karşısında kesinlikle kendinize güven duymalı, otokontrolünüzü kaybetmemelisiniz. İnsanlarla işbirliği içinde olmalı, ne kadar bilgili olursanız olun mütevazi düşünmeyi bilmelisiniz. Siz enerjinizi yaratıcı biçimde kullanır, gerektiğinde sizden daha büyük bir gücün varlığını kabul eder, insanların kendiniz hakkında ne düşündüğünü merak etmek yerine, siz kendiniz hakkında ne düşünüyorsunuz bunu dürüstçe kabul eder ve kendinizi geliştirmeyi sürdürür ve elinizdeki güce rağmen alçakgönüllü davranmayı başarırsanız işte o zaman kendi içinizdeki asıl öze ulaşmışsınız demektir.

Kova

Sevgili Kovalar kişisel yaşamınızdaki dönüşüm ve yenilenme gücünün temsilcisi Pluto gezegeni 26 Ocak 2008 yılında Oğlak burcundaki sürecine başlamış ve 14 Haziran 2008 de geri hareket yaparak Yay burcuna geri dönmüştü. 27 Kasım 2008 günü ise 2024 yılına kadar seyrini sürdüreceği Oğlak burcunda düz hareketine başlamış bulunuyor. Geçtiği yaşam alanı sebebiyle kendinizi yeniden oluşturmak ve dönüştürmek için her şeyden önce bilinçaltınızdaki tüm korkulardan, olumsuzluklardan ve yargılamalardan uzak durmanız gerekecektir. Öncelikle kendinizi arındırmalı, yanlışlarınızı net bir şekilde ortaya koyarak kabullenmeli, ve eksiklerinizi gözden geçirmelisiniz. Kendi içinizdeki gücü ortaya çıkarmaktan korkmak yerine, bu gücü yaşamınızın hangi alanında kullanmanız gerekiyor önce bunu saptamalısınız. Bunu yapmanızın yolu ise, içinizdeki inancı açığa çıkarmak ve sizden daha büyük bir gücün varlığını yüreğinizin içinde hissetmekle olabilir.

Siz olumsuz düşünmeye ve yaşamın gerçekleriyle yüzleşmemeye devam edecek olursanız, Pluto bu süreçte kimi aylarda sizi oldukça zorlayabilir ve siz bu içsel baskı sonucu bu dersi öğrenmek zorunda kalabilirsiniz. Sizler bu dönem içinde geriye çekilmek, inzivada yaşamak ve insanlarla fazla temas halinde olmak yerine kendi içinize yönelebilirsiniz. Böyle zamanlarda kendinizi ve yaşadığınız her şeyi geçmişe dönerek öyle bir yargılamaya başlarsınız ki, kendinizin yargıcı gibi davranarak cezalandırmaya kalkışabilirsiniz.

Eğer doğum haritanızda Pluto zorlu enerjiler altında ise, bu süreç aynı bu şekilde bir özellik gösterebilir. Eğer tam tersi durumda ise, o zaman siz kendi içinizdeki arınmayı ve düzeltmeyi daha kolay başarabilirsiniz. Oysaki ne etkiler altında olursanız olun yapmanız gereken tek şey geçmişin gölgesi altında kalarak, üzülmek, hayıflanmak yerine kendi içinizdeki özgür insanı ortaya çıkarmak adına arınmak olmalıdır. Ayrıca bu süreçte etrafınızdaki insanları iyice tanımadan, insancıl duygular içinde hareket ederek sırlarınızı kimseyle paylaşmamaya özen göstermelisiniz. Elinizdeki bilgileri, emek sarfettiğiniz herşeyi ve size ait olan ahremiyetinizi korumaya çalışmalı, başkalarının sizi yönlendirmesine izin vermemelisiniz.

Balık

Sevgili Balıklar kişisel yaşamınızdaki dönüşüm ve yenilenme gücünün temsilcisi Pluto gezegeni 26 Ocak 2008 yılında Oğlak burcundaki sürecine başlamış ve 14 Haziran 2008 de geri hareket yaparak Yay burcuna geri dönmüştü. 27 Kasım 2008 günü ise 2024 yılına kadar seyrini sürdüreceği Oğlak burcunda düz hareketine başlamış bulunuyor. Bu güçlü dönüşüm enerjisi siz Balıklar için yaşamınızı yönlendirme ve bundan sonrasını planlamak adına son derece etkili bir transit anlamı taşıyabilir. Bu enerjiden olumlu anlamda yararlanmak için artık eskiye bir dur demek ve kendinizi güçlü bir duruşa ve psikolojik açıdan düzenlemeye muhakkak gönüllü olmanız gerekmektedir. Pluto dünyaya olan uzaklığı nedeniyle son derece ağır seyreden ve bir burçtan geçişi kimi zaman onlarca yılı bulabilen bir gezegendir. O nedenle hemen etkisini göstermesi ve yaşamınızı hızlı bir şekilde değiştirmesi mümkün değildir. O, yavaş ve son derece itinalı bir şekilde bir oya gibi yaşamınızı işlemeye devam ederken, yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda inanılmaz bir değişimden geçtiğinizi ve şu an bulunduğunuz konumun, transitin başladığı o ilk yıllarla hiç alakası olmadığını anlayabilirsiniz.Siz Balıklar bu süreçte, öncelikle dostlarınız, sosyal aktiviteleriniz ve ekip çalışmaları yoluyla edineceğiniz deneyimler sayesinde büyük bir dönüşüme hazırlanacaksınız. Tabiri caizse, bir balık olarak sadece kendi sularınızda yaşamak yerine, diğer denizleri ve okyonusları keşfedeceksiniz. Bunun için yapmanız gereken kendinizi geliştirmek, büyütmek ve kendinize güven duyarak gözünüzü büyük bir hedefe doğru kitlemek olmalıdır.

Pluto gezegeninin bu süreçte burcunuzla olan olumlu enerjisi sayesinde karşınıza çıkacak fırsatlar belki de şimdiye dek görmediğiniz kadar yüksek olabilir. Fakat bu fırsatlardan yararlanmak için herşeyden önce bilgi sahibi olmanız, kendinizi tanıtmanız ve sosyal aktivitelere katılmanız gerekecektir. Organizasyonlar, grup faaliyetleri, sizin aynı amacı paylaşan insanlarla bir araya gelmeye çalışmak, sadece dar bir alanda sıkışmak yerine daha geniş bir çerçeve içinde bulunmak adına istekli olmak bu güçlü enerjinin olumlu anlamda kullanılması adına kesinlikle şarttır. Benim size tavsiyem yeni bir bakış açısıyla hayata katılmaya gönüllü olmanız ve hiç kimse uğruna hedeflerinizden vazgeçmemeniz, iyi niyetinizi hiç kimsenin suistimal etmesine izin vermemenizdir. Artık güçlü olmak ve kendinizi düşünmek zamanınız gelmiş durumda. Önünüzde 16 yıllık bir gelişim süreci bulunuyor. Ne kadar uzun gibi gözükse de zaman gayet çabuk akıp gitmekte. Bunun bilincinde olarak şimdiden kollarınızı sıvamanız iyi olacaktır.

iremSU
Mynet Astroloji Danışmanı
 

Gülay

#6
Yeni gerçeklerimiz (3) 
 
29 Ekim'den sonra iyice netleşecek önemli gelişmelerden söz ediyoruz.

 Satürn'ün Terazi burcuna ilerlemesi ile birlikte, ilişkilerimizde, evlilik ve anlaşmalarda çok daha gerçekçi davranmayı öğreneceğiz. Terazi diplomasiyi ve anlaşmaları anlatan bir burç olduğu için bu yeni dönemde, objektif davranmak ve adil olmak durumundayız.

Ancak bunun yanında sonbahar aylarında Satürn, Oğlak burcuna daha önce geçmiş olan Pluton ile de sert bir etkileşime geçmiş olacak. Bu güçlü transit ne anlama geliyor ?
Satürn bizden ilişkilerimizde adil davranmayı talep ederken, hayatımızın bir diğer cephesinde, olasılıkla iş açısından ciddiye aldığımız konularda, mesleki konularda ayakta kalabilmek için varoluş mücadelesi içinde olacağız. Bu transiti özellikle Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak burcunun ilk 5 gününde doğanlar, diğer bir deyişle, 21-26 Mart, 21-27 Haziran, 23-29 Eylül ve 23-29 Aralık doğumlu olanlar çok güçlü biçimde hissedecekler.
 Bugünlerde doğanlara önerimiz hayatlarının değişim içeren alanlarda, dayanıklılık göstermeleri, değişime inanmaları ve kendi kişisel güçlerini harekete geçirme yönünde olacak. İlişkilerin getirdiği baskıyı sadece olumsuz değerlendirmek yerine, kendi kimliklerini, güçlü yönlerini ortaya koymaları ve sorumlulukları yerine getirmeleri en yapıcı sonuçları getirecektir.

Satürn'ün Terazi burcuna geçişinde, geriye kalan diğer üç  yükselen burç ile devam edelim.

 Yükselen Oğlak'lar açısından bu transit özellikle mesleki alanda ve kariyer yönünde çok önemli bir karara işaret edecektir. Özellikle anlaşmalar, evlilik ya da ortaklıklar mesleki konuları güçlü biçimde etkileyecektir. Daha fazla sorumluluğun getirdiği baskılar nedeniyle, aslında yükseleni Oğlak olanlar kendilerine şu soruyu sormalıdırlar: "Artık kendim için ne istiyorum ? Hedeflerimde bir noktaya ulaştım ancak artık daha yukarı çıkamayacağıma göre kendimi yeniden nasıl keşfetmeliyim ? " Bu önemli sorular 2012 sonuna kadar önemli sonuçlar getirecektir.

 Yükselen Kova'lar açısından bu yeni dönemde daha dengeli ve kararlı bir ilerleme söz konusu olacak. Özellikle eğitim, yabancılarla ilgili konular, hukuki durumlar ve genel olarak ufuk genişleten her türlü çaba daha fazla cidddiye alınabilecek ve bu konularda daha somut ilerlemeler sağlanabilecek. Yükseleni Kova olanlar açısından yabancılarla ilgili sorumluluklar kariyere önemli bir aşama getirebilecek. Ayrıca 2012 sonuna kadar devam edecek bu dönemde hayata bakış açı, inançlar ve hayat görüşü açısından daha fazla sorgulama, öğrenme ve bazı engelleri aşma imkanı doğacak.

 Yükseleni Balık olanlar için bu dönemde zaten 2007 sonbaharından itibaren başlamış olan gelişmelere paralel gidecek. 2007 sonbaharından bu yana kariyer alanında çok daha gözle görülür, sayılır hale geldiniz. Bu yeni dönemde yapacağınız ya da bağlanacağınız anlaşmaların, ortaklıkların çok önemli sorumlulukları olabilir. Özellikle finans alanında, yatırımları ilgilendiren konularda, borç alacak gibi bütçelerini yakından ilgilendiren durumlarda çok daha akılcı, sorumluluk sahibi olmak zorunda kalacaklar. Yine bu dönemde eşin ya da ortağın parasal durumu ile daha ciddi ilgilenme gereği olabilir. Eşin ya da ortağın maddi açıdan hayata daha gerçekçi bakma ihtiyacı doğacaktır. Ortak finansal sorumlulukları yerine getirmeniz, iş hayatında daha kalıcı ve yapıcı sonuçlar getirebilecektir.
 
Web: www.hakankirkoglu.com
 
 
 
 
 

Gülay

#7
Değişime hazır olun 
 
Yavaş hareket eden gezegenler burç değiştirdiklerinde hayatımızda önemli sarsıntılar olur, kontrol edemeyeceğimiz değişiklikler yaşarız. Böyle zamanlarda en güvendiğimiz, hiç değişmeyeceğini sandığımız şeylerin aniden elimizden kayıp gittiğini görürüz Böylesine yenilenme zamanlarında dengemizi kaybeder, ancak kendimiz ve başkaları hakkında çok şey öğreniriz. Uranüs, Neptün ve Pluton sarsan, aydınlatan, arıtan ve yenileyen, dönüştüren gezegenlerdir. Uranüs ortalama 7 , Neptün ise 14 yıl bir burçta kalırlar. Pluton'un burçlarda kalışı ise (yörünge düzleminin eğikliği yüzünden) daha düzensizdir, örneğin 2008 yılında girdiği Oğlak burcunda 2024'e kadar, yani 16 yıl kalacak.

Astroloji'de bu üç gezegen aynı zamanda kuşak gezegenleri olarak adlandırılırlar. Kuşakları birbirinden sosyal, kültürel, teknolojik ve ekonomik bakış açıları ile ayırırlar. Şimdilerde kırklı yaşlarını geçen Pluton Başak kuşağı artık dünyada yönetimi ele almaya başladığını görebiliriz. ABD Başkanı Obama da bu kuşaktandır. Bir önceki kuşak, Pluton Aslan kuşağı insanları güce, görüntüye, sahne ve ihtişama çok fazla önem vermişler ancak 1956'dan sonra doğanlar zorunlu olarak artık bir önceki kuşağın gözardı ettiği, aşırı hale getirdiği ya da tükettiği şeyleri yeniden toparlamak, düzene sokmak ve verimli hale getirmek durumundadır. Hatta 2012 sonrasında Pluto Terazi kuşağının da (1972-1983 doğumlular) daha aktif hale geleceğini söyleyebiliriz.

Önümüzdeki kısa zamanda hayatımızda güçlü bir değişim rüzgarı yaratacak transit ise Uranüs'ün Balık burcundan çıkarak, 2010 Temmuz'unda Koç burcuna geçecek olmasıdır. Bu transit henüz gerçekleşmemiş olsa bile, öncül etkilerini şimdiden ayırdedebiliriz. Uranüs'ün getirdiği aniliği görebilmeniz açısından öncelikle kendinize şu soruyu sorun. 2003 yılından itibaren hayatımda neler hızlı biçimde değişti ve beni özgür bırakmaya başladı ? Kuşkusuz belki bu transitin etkisi 2002 yılından itibaren de görülmeye başlanmış olabilir ancak sonuçta söz konusu olan, eski bağlardan kurtulma, bazı duygusal kalıpları ve kısıtlanmışlıkları aşma itilimi, adeta bir uyanış ve sezgilerimizin de devreye girdiği bir yenilenme dönemi olmasıdır. Benzer bir tazelenmeyi 2010 yılından itibaren güçlü biçimde göreceğiz. Bu kez Uranüs Koç burcuna geçeceği için, değişiklikler daha gürültülü, daha cesur ve hızlı biçimde gerçekleşecektir. Kendi bireyselliğimizi, özgürlüğümüzü taviz vermeyecek biçimde sergileyebiliriz. Kuşkusuz haritanızda Koç burcunun hangi evde olduğuna bakarak bu aniliklerin, yeniliklerin hangi alanda olacağını daha net görebilirsiniz. Bu durumdan, yükseleni Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak'lar çok daha fazla etkilenecekler.

Uranüs'ün Koç burcuna ilerleyecek olması ve halen Balık burcunun son derecelerinde ilerlerken Satürn'le de karşı karşıya durması herkesde büyük bir gerginlik, bekleme hissi ve artan bir huzursuzluk yaratmakta. Ancak kimi zaman yenilikler büyük sıkıntıların ardından doğarlar ve belki de bu yüzden bu değişikliklerin çok değerli ve yararlı olabileceğini söyleyebiliriz. Özgürleşmeye bakın, eğer değişimi siz yapmazsanız, bu olayları çok daha kontrol dışı yani bir yazgı gibi yaşayabilirsiniz.
 
Web: www.hakankirkoglu.com
 

Gülay

#8
Doğum Haritasının Gizemi ve Astrolojik Evler

 
Artık sadece burcunuzu ve yükseleniniz bilmek yetmiyor. Kişisel Yıldız Haritanızdaki yaşam evleri hakkında da bilgi sahibi olmak, astrolojiyle daha yakından ilgilenmenizi sağlayabilir. Bir doğum haritası 12 ye ayrılmış evlerden oluşur. Haritanızdaki on gezegen bu yaşam evlerinizden bir veya  bir kaçında toplanır ve aralarında görünüm oluşturur. Her evin doğal bir sahibi vardır. Örneğin birinci ev Koç burcuna aittir. İşte bu görünümler uzman bir astrolog tarafından incelenerek yaşamsal şifreniz çözülmeye çalışılır. Şimdi bu evlerin olabilecek anlamlarını birlikte inceleyelim.

1. EV
Bu evin gerçek sahibi koçtur; başkalarının bizde görebildiği yönlerimizi temsil eder. Karakter özelliklerimizi, dünyaya bakış açımızı, aktiviteyi  ve kendimizi ispat tarzımızı belirler. Vücut uzuvlarından  baş ve başta bulunan diğer organlar ile beyin ve kaslar bu evin etkisindedir. Dişler üzerinde de etkisi vardır.

2. EV
Boğa burcu ve tabii ki venüsün etkisindeki bu ev, para ve parayı nasıl kazanacağımızı belirler. Kendimize verdiğimiz değer, güven ve güvensizliklerimiz de, yine bu ev tarafından belirlenir. Vücut kısımlarından, ense, boğaz, ses telleri, tat alma duyusu, boyun ve troid bezinin tüm sorumluluğunu da horoskobumuzda bu ev üstlenmiştir.

3. EV
Horoskopta  3. evin sahibi ikizler burcudur. Bu evin yöneticisi Merkür gezegenidir. Yabancı dil öğrenme yeteneğimizi, konuşma, zeka, fikir düzeyi, iletişim, haberleşme  konularını da temsil eder. Ayrıca temel öğrenim durumu, okullar, telefon, mektup, medya alanlarını da idare eder. Sosyal yaşantımızı  ve beynimizin  hangi burç karakteristiğinde çalışacağını gösteren evdir. Yakın çevremiz, kardeşler, arkadaşlarımız hakkında fikir verir. Çevre ile olan iletişimimiz ve arkadaşlık ilişkileri, kısa yolculuklar, uzun vadeli olmayan planların tümü bu evin etkisi altındadır. Vücudumuzda eller, kollar, köprücük kemiği, omuz, solunum sistemi, akciğerler, dil, işitme duyusu, sinirleri de bu ev yönlendirir.

4. EV
Yengeç burcu yani ayın etkisi altındaki bu ev; aile, toplum, anne - baba konumundaki kişilerin bize olan tutumlarını gösterir. Yaşamın başlangıcı ve yaşamın sonundaki kodlarımız bu evde gizlidir. Duygusal güveni, anneliği, korunma ve sahip olunma ihtiyacımızı belirlemektedir. Ve hayatımızda temel teşkil edecek herşeyi bize anlatmaktadır. 4. ev göğüs, memeler, süt bezleri, mide, dişi organlar ve göğüs kafesini temsil etmektedir.

5. EV
Aşk, şans, çocuklar, kumar, piyango, borsa gibi riskli işler, eğlence ve zevkler; size aslan burcunu anımsattı değil mi? Evet bu ev aslan burcunun yani güneşin yönetimindedir. Kişinin irade gücünü, kararlılığını, zevk aldığı alanları, yaratıcılığını, benliğini öne çıkarma, dikkat çekme çabalarını belirler. Vücudumuzdaki  kalp, sırt, kan damarları, yaşam enerjimiz (kundalini), bel kemiği ve omurilik bu evin etkisi altındadır.

6. EV
Fiziksel ve ruhsal sağlık evidir. Bu evin sahibi başak burcu yani merkürdür. Başak deyince kişisel, çevresel tüm hijyenik  durumlar ile sindirim sistemi, bağırsakları, batın bölgesinin tümü söz konusudur. Topluma yararlı yapacağımız ya da yapmayacağımız tüm  hizmetler, çalışma yöntemleri, kişisel gayretler, memurlar, işçiler, iş ve  iş ortamı , çevrecilik, moda, defileler, evcil hayvanlar gibi pek çok konunun belirleyicisi durumundadır.

7. EV
Horoskop da terazi burcu ve venüsün doğal evi.  Vücudumuz da pankreas, böbrekler, bel bölgesi adaleleri, kemik ve sinir uçları bu burcun etkisindedir. Sevgi, evlilik, ortaklık ve denge kurma evidir. Evlilik hayatımızı ve iş ortaklıklarımızı  bütün ilişkiler ve bu yolla kurulacak denge, seçilecek eş, yakın ve samimi dostluklar, hak, adalet, hukukla ilgili konular, güzel sanatlar, müzik, politika, karşıt görüşler, seçimler üzerinde etkilidir.

8. EV
Bu evin doğal sahibi akrep burcu olduğu için cinsellikle ilgili olan herşey ve  ölüm -hatta  ölüm biçmimiz-  tüm bu ağır konular bu evin yönetimindedir. Kanuni işleri, örgütlenmeyi, var etme ve yok etme şekillerini , radikal olan herşeyi, kalıcı değişiklikleri, bitişleri ve yeni başlangıçları, mistik konuları, gizli işleri, dedektiflik, iz sürme ve öç alma gibi kavramların ortaya çıkışını  ve devamını, ortak kazançları, evlilikle ilgili  gelebilecek maddi durumları, mirasla ilgili durumları temsil eder. Tabii, ölümle birlikte  ve yeniden doğuş, yaşanılan krizler, değişimler, seksüel tecrübeler, cinselliğin duygusal tatmin ve değişik amaçlarla kullanılması, hırslar, yüksek idealler bu evin  geniş kapsamına girmekte. Vücut organlarından erkek ve kadın cinsel organları, üreme ile ilgili herşey, kasıklar, mesane ve rektum bu evin etkisindedir.

9.EV
Doğal yıldız haritamızda 9. evin sahibi yay burcudur. Dokuzuncu evin yöneticisi Jüpiter gezegenidir. Maneviyat, yüksek öğrenimiz, felsefe, mistizm, hukuk,bu evin etki alanını içeren konulardır. Uzun yolculuklar, özgürlük, maddi ve manevi şans, eğitmenliki hayata gerçek bakış açımız, hayatın anlamını algılayışımızı belirler. Organlarımızdan kalçalar, mide, dizden yukarı kısım ve kas gücümüzü etkiliyen evdir.

10.EV
Disiplini, meslek seçimizi ayrıca bireysel tüm başarılarımızı ve başarısızlıklarımızı belirler. iskelet sistemi, eklemler, deri, dizler ve dişler bu burcun etkisindedir. Horoskopda  10. evin sahibi oğlak burcudur ve yöneticisi satürn gezegenidir. Ve tabii bu da disiplin ve kural kısıtlama ile  ilgili olan herşeyi bu evin belirlemesi demek. Yönetme, maddeci düşünce, sabır, unutmama, ders verme, öğretme, kalıptan çıkamama, sabitlik, ağırlık, şan, şöhret, kariyer, yükselme, tutkular, maddesel sorumluluk, politik güçler, kişisel çabaya ait tüm uğraşılar, meslek yaşamı gibi kavramlar üzerinde rol oynar.

11. EV
Kova burcunun doğal evi olan 11.ev, çevremizle olan ilişkilerimizi, arkadaşlıklarımızı, hedeflerimizi, yenilikleri belirler. Umudun ve gizli düşmanlıkların, aklın evidir. Uzay ve teknoloji, madde ötesi, bilgisayar dünyası, insanlara yararlı olma, zihinsel özgürlük, arzular, umutlar, beklentiler, dostluklar, önemli sosyal değerler, gruplaşmanın getireceği amaçlar, özdeşleşme gibi konularda etkilidir. Kan dolaşımı, kan basıncı, baldırlar, topuklar, lenf sistemi, adaleler gibi vücut organlarımızın da temsilcisidir.

12.EV
Balık burcunun doğal yeri olan 12.ev, hayallerin ve iç dünyamızın dşnamşklerini belirler. Ruhsal yapımızı, manevi alandaki kapasitesimizi, fiziki gücümüzü aşabilme yeteneğimizi ve de  içsel genişleme yeteneğimizi gösterir. Ruh sağlığı, korkular, endişeler, gizlilikler, güvensizlik, meditasyon, rüyalar, mistik aydınlanma, edebiyat ve sanatla ifade, zayıflık, gerçeklerden kaçma, gizli düşmanlar, düşünsel sırlar, maddi ve manevi hapisler, darlık ve kısıtlanmalar üzerinde söz sahibi olan bu ev ayrıca vücudumuzda ayaklarımızı, sinir sistemini, vücut sıvılarını, lenflerde  bu ev tarafından yönetilir.

İrem Su
Mynet Astroloji Danışmanı

 
 
 
 
 

Gülay

#9
Bak Şu Aynaya"

Astroloji ile biraz ilgilenenler bilirler; bir kişiye ait astroloji haritası çıkarmak için bir takım hesaplamalar yapılır ve ardından tamamen o kişiye ait olan özel bir harita çıkarılır. Bu haritanın içinde bize hayatımızın oniki alanını gösteren bölümler yer alır. Bu bölümlerde yerleşmiş gezegenler ve burçlar ise, hayatımızın bu alanlarında ne tür olaylarla uğraşacağımızı; yaşayabileceğimiz zorlukları ve kolaylıkları gösterir. Bu alanların anlaşılması için her birinin " ilişkiler, aile, kariyer..." gibi kilit isimleri vardır.

Genellikle yaşadığımız zorlukların hep dışarıdan kaynaklı olduğunu düşünürüz. İş ile ilgili bir problem yaşadığımızda, işi değiştirmeyi düşünür ya da işimiz hakkında yakınmaya başlarız.

Ya da ilişkide olduğumuz insanla yaşadığımız zorluklar olduğunda, hemen karşı taraf hakkında şikâyetlerde bulunuruz.

Oysa astroloji haritamızda tespit edilebilen bu avantajlar ya da zorlukların bizim haritamıza ait özel durumlar olması, bunların kaynağının kendimiz olduğunu gösterir. Bir harita kime aitse, onu anlatır. Bu özellikler tamamen harita sahibine aittir. Dış dünya ise, haritasındaki özellikleri ona yansıtmaktan başka bir şey yapmaz.

Yaşadığımız problem her ne olursa olsun, onu çözmek için önce kendimizi mercek altına almamız; önce kendi davranışımızı, hareketimizi, aktardığımız sözleri gözden geçirmemiz gerekir. Dışımızda gelişiyor sandığımız ve bizimle ilişki içinde olan her durum, kendi davranışımızın bize geri yansımasından başka bir şey değildir. Haritamızdaki zorluklar, bizim hayatımız boyunca kendimizde geliştirmemiz ve düzeltmemiz gereken alanlardır. Haritamızın gösterdiği kolaylıklar ise, sahip olduğumuz ödüllerdir.

Diyelim ki, ilişkiler evi olan 7. evde zorluklar işaret ediliyorsa, yaşadığımız zorlukların asıl kaynağı kendimiz oluruz. Partner değiştirmek ya da partnerin davranışlarını değiştirmeye çalışmak, haritada gösterilen bu sorunun ortadan kalkmasına sebep olmayacaktır.

Bu alandaki bir problemin üstesinden gelmek için öncelikle kendi davranışlarımızı, düşüncelerimizi ve beklentilerimizi sorgulamalıyız. Sadece dışarıyı değiştirmek, hayatımızın o alanında hep aynı zorlukları, kısır döngü halinde, tekrar tekrar yaşamamıza sebep olacaktır.

Değişim yaratmak istediğimiz alan ne olursa olsun, değişimin merkezine kendimizi yerleştirmeliyiz.

İlişkimizden şikayetçiysek, nasıl bir partner olduğumuzu; komşularımızdan şikayetçiysek, kendimizin nasıl bir komşu olduğunu gözden geçirmeliyiz. Kendi hatalarımızı tespit etmeli ve onları değiştirmeye çalışmalıyız. Bunu yaptığımızda, evren zaten bize hak ettiğimiz şartları sağlayacaktır.

Hayatımızda yaşadığımız tüm olayları kendimiz çağırırız. Huzurlu ve mutlu bir hayat sürmek istiyorsak, çevremize huzur veren, mutluluk saçan bir insan olmayı öğrenmeliyiz. Ancak böyle davranırsak, dışarıdan alacağımız etkileşimler bizi huzurlu ve mutlu kılacaktır.

Yaşamımızdaki her insan, her durum bize ayna olmak için hayatımıza girmiştir. Onların her biri, bize iyi ve kötü yanlarımızı; başarı ve başarısızlıklarımızı gösterir.

Yaşadığımız zorlukları ortadan kaldırabilmek için önce kendimizi inceleyip, kendimizde değişiklikler uygulamalıyız. İşte o zaman, her zaman bize kendimizi yansıtan, aynalarımızdaki görüntülerin de değiştiğini görürüz.

İlhan İrem'in "Bak şu Aynaya" şarkısında söylediği gibi;

"Anlayacaksın sorunların yalnız sende çözüldüğünü,

Anlayacaksın ağlayınca yalnız senin üzüldüğünü

Şöyle gülümse, kalk yüzünü yıka, Sonra neşeyle, bak şu aynaya..."

 
Yazan: Yurdahal Topdemir   

 Yazarın diğer yazıları "Bak Şu Aynaya" Astrolojinin Bana Öğrettikleri İstek ve arzularını hayatına çekmek için kullanım talimatı Sihirli Yemek "An"da kalmak Patron kim? Hazır mısınız? YOL Sakin Olmanın Gücü Her Yerde Sihir Var! Geçmişe Saygı Güneş tutulmaları hakkında bir çeviri Murdaların desteği ile çakra meditasyonu Yeni başlayanlar için Evrimsel Astroloji Evrene bağlanmayı yeniden hatırlayın Evrene bağlanmayı yeniden hatırlayın Evrene bağlanmayı yeniden hatırlayın - I Olaf Staudt'tan Astroloji ve Hastalık Mona Riegger 'den Saatler Astrolojisi Ceres
 
 
 
 
 

Gülay

#10

 Astronomik Uyarı
 
 
                                                                                                                                                                                     
UNUTMAYIN :27 ağustos 2009
                                                                                                                         
                                                                                                                                                                                     
27 ağustos gecesi 30 dakika gökyüzüne bakın.                                                                                                           
Mars , Yıldızlı gökyüzünde en parlak gezegen olacak. Dünyamızdan 34,65 milyon mil uzaklıkta olamasına rağmen Dolunay kadar büyük olacak.                                                                                                                                       
Dünyanın sanki 2 Ay'ı!!!!! varmış gibi çıplak gözle görebileceğiz..                                                                               
Bu olay gelecek sefer 2287 yılıda gerçekleşecek.                                                                                                       
Bu bilgiyi arkadaşlarınızla paylaşın zira şu anda hayatta olan hiç kimse bu olayı ikinci kez göremiyecek ...             
Bir de dilek tutmayı unutmayın:))))))
 

Gülay

#11
Arkadaşlar,
Ay tutulmasının her burç için etkisinin önümüzdeki iki yıl boyunca hangi konularda deneyimliyeceğimizi bilmek istersiniz diye düşündüm:)))

 
07.07.2009

Oğlak burcunda dolunay ay tutulması.



Koç
Sevgili Koç, yıldız haritanızın en yüksek noktasında oluşan ay
tutulmasıyla birlikte daha prestijli bir işe geçmeye ya da kendi
işinizi kurmaya karar verebilirsiniz. Ani bir değişiklik
yaşayabilirsiniz. Tutulmalar önümüzdeki iki sene boyunca iş
hayatınızda olması gereken değişimleri yapmanız için sizi harekete
geçirecek.



Boğa
Sevgili Boğa, ay tutulması macera duygunuzu uyandıracak; seyahat ve
yabancı kültürlerle bakış açınızı genişletmek isteyeceksiniz. Seyahate
çıkabilir veya plan yapabilirsiniz. Seyahat imkanı bulamazsanız,
seminer ve kurslar yoluyla bilginizi artırmak, dil öğrenmek ya da
üniversiteye geri dönmek isteyebilirsiniz.



İkizler
Sevgili İkizler, ay tutulmasıyla beraber yatırımlarınızı yeniden
gözden geçirmek ve maddi durumunuzu düzenlemek isteyebilirsiniz.
Tutulma yıldız haritanızda miras, vergi, nafaka, kredi, borç, hisse,
tazminat, sigorta, telif gibi maddi kaynakları yöneten bölgeye
düştüğünden, önemli bir gelişme yaşayabilirsiniz.



Yengeç
Sevgili Yengeç, zıt burcunuz ama sizi tamamlayan Oğlak burcunda ay
tutulması oluşuyor. Bu ve önümüzdeki iki sene devam edecek olan
tutulmaların sonucunda, statünüz değişebilir. Bekarsanız evlenebilir,
nişanlanabilir, yeni bir iş ortaklığı kurabilir veya sizi birebir
temsil edecek bir profesyonel ile çalışmaya başlayabilirsiniz.



Aslan
Sevgili Aslan, yıldız haritanızın iş ve sağlık bölgesini harekete
geçiren bir ay tutulması oluşuyor ve etkisi tüm haftaya yayılıyor. İş
ortamınızda eleman ve görev değişikliği olabilir ve sonucunda iş
yükünüz artabilir.

Elinizdeki  projeleri tamamlamak için çok çalışmanız gerekecek,
ayrıca iş yapma metotlarınız yenilenebilir.



Başak
Sevgili Başak, ay tutulması yıldız haritanızın aşk, çocuk, sanat ve
yaratıcılığı yöneten bölgesini etkilediğinden, gelişmeler
yaşayabilirsiniz. Aşk hayatınızda önemli bir olay olabilir, yeni bir
ilişkiye başlayabilir ya da ilişkinizde yeni bir seviyeye
geçebilirsiniz ancak eğer ilişkiniz kötü gidiyorsa tutulma ani bir
ayrılık getirebilir.



Terazi
Sevgili Terazi, ay tutulması doğrudan ev, emlak ve anne babanızla
ilgili konulara odaklanıyor. En son 2000-2001 yıllarında yaşadığınız
ve bugün başlayan bu yeni tutulmalarla birlikte ev hayatınızda
değişiklikler olacak. Annenizin veya hayatınızda önemi olan başka bir
kadın figürünün yaşayacağı değişiklikler sizi de etkileyebilir.



Akrep
Sevgili Akrep, yeni yerler görme ve daha fazla hareket etme
ihtiyacınız bugün oluşan ay tutulmasıyla iyice artıyor. Bu etki
altında seyahate çıkabilir, arabanızı satabilir, yeni araba alabilir
ya da tamirat yaptırabilirsiniz. Kardeş, kuzen, hala, teyze, gibi
yakınlarınızın hayatındaki gelişmelerle ilgilenebilir ve daha sık
görüşebilirsiniz.



Yay
Sevgili Yay, ay tutulmasının etkisini maddi konularda hissedeceksiniz.
Tutulmanın etkisiyle gelir kaynağınızda değişiklik olabilir, bu
tutulma dolunayla oluştuğundan daha çok sonuçlanma ve bitişlerle
ilgileneceksiniz. Gelir kaynağınız sona ererse, başka bir kaynak
bulabileceksiniz ancak arada geçen süre içinde moralinizi bozmayın.



Oğlak
Sevgili Oğlak, ay tutulmasında olaylar sizin etrafınızda dönecek. En
son 2000-2001 yıllarında yaşanan ve bu hafta yeni başlayan
Oğlak-Yengeç burçlarında oluşan tutulmalarla birlikte iki sene içinde
evlenebilir, nişanlanabilir, iş ortaklığı kurabilir ya da kötü giden
bir evliliği ya da ortaklığı sona erdirebilirsiniz.



Kova
Sevgili Kova, ay tutulması içe kapanıp kendinizi sorgulayacağınız
etkiler getiriyor ama bu tutulmayla birlikte bazı sırlar bir anda
açığa çıkabilir ve özellikle bir kadın hakkında bilmediğiniz şeyleri
öğrenebilirsiniz. Gizli tutulması gereken toplantılara katılabilir ve
önemli projeler üzerinde belirli bir gizlilik içinde çalışabilirsiniz.



Balık
Sevgili Balık, ay tutulmasıyla beraber uzun zamandır hayalini
kurduğunuz bir özel konuda gelişmeler yaşayabilirsiniz. Tutulmanın
enerjisi sosyal çevrenizde yeni başlangıçlara yer açmak için, bazı
şeylerin sonlanmasına neden olabilir ve bazı gerçekler bir anda su
yüzüne çıkabilir. Arkadaşlarınız ön planda.


 

Pınar

#12



Astroloji Bağıntısıyla Kişisel Tutulum Etkileri

 

* Güneş ve Ay tutulması astrolojik haritamızda hangi evlerde gerçekleşiyorsa hayatımızda o konular vurgulanıyor demektir. Yılda ortalama iki kez oluşan tutulmalar karşıt evlerde gerçekleşirler. Mesela Yengeçte oluşan bir Güneş tutulmasının ardından Oğlakta gerçekleşen bir Güneş tutulması birbirine karşıt evlerde oluşan stresi anlatır. Kişisel gezegenlerle  birleşim ve karşıt açı içinde olması durumunda  ise vurguyu arttıracaktır. Uzun süre ihmal edilmiş konular varsa birden gündeminize  gelecektir. Tutulmaları hayatınızın belli bir alanında birdenbire ışıkların yanmasına benzetebiliriz.  O konuda çalışma yapmaya başlamanın  zaman gelmiş demektir. Elbette yapılması gerekeni yapmamayı da seçebilir kişi. Fakat dikkat çeken konunun ihmal edilmesi, konunun problemli şekilde ilerde tekrar gündeme geleceğinin işaretçisidir.

 

* Güneş tutulması daha çok dışsal ve kişinin etrafında oluşan olayları anlatırken, Ay tutulması içsel, duygusal ve kişisel olayları ifade eder. Her Güneş tutulması bir yeniay zamanı olduğu için yeni  başlangıçları anlatırken , Ay tutulması dolunay zamanı oluşmasıyla, netleşmeleri, bitişleri ifade eder.

 

Yeniayın tutulma ile birlikte gerçekleşmesi,  bu dönemde başladığımız işlerin, attığımız adımların, yeni projelerin, attığımız tohumların hatta  sadece niyetlendiğimiz işlerin bile hayatımızda çok daha etkili olacağını, hayatımızda kalıcı etkileri olduğunu fark ederiz.

Bu yılın ikinci güneş tutulması Saros 138 ailesinin bir tutulması olacak. Önümüzde ki 7 yılı kapsayan bir döngü başlamış olacak.

Başta yengeç burcunun son derecelerinde dünyaya gelen insanları,Dış dünyalarıyla alakalı olarak yeni başlangıçlar, dışarıdan gelişen kişinin etrafında oluşan olaylarla ilgili pek çok yeni durumlar beklemektedir.  Güneş tutulması, yine kişinin astrolojik doğum haritasında hangi evde gerçekleşirse o alanda etkili olacaktır.Tutulumla açı ilişkisine giren gezegenler yeni başlangıçların ne yönde olacağını, pozitif mi negatif yönde mi olacağını belirtir.

*Hayatımızın evrende gelişen olaylardan kopuk veya bağımsız olmadığını, evrendeki her şeyin birbirleriyle etkileşim halinde olduğunu, meydana gelen bu fenomenlerin aslında bizlerin gelişimi ve değişimi için birer fırsat olabileceğini anlar ve bunu kabul edip gerekli değişimi kendi irademizle yapabilirsek, işte o zaman başımıza bir felaket gelmesine gerek kalmaz. Artık bizler de başımıza gelen olaylar için Güneş'i veya Ay'ı veya Burçları sorumlu tutmaktan vazgeçmeliyiz. Çünkü onlar bizim için dönüşüm ve değişim zamanlarını işaret etmekten başka bir şey yapmamaktadırlar.






Astrolojik Bağıntısıyla Dünya Üzerindeki Tutulum Etkisi

Öncü ve su elementinden olan Yengeç burcunda gerçekleşecek olan tam güneş tutulması, Yengeç Burcunun yönetici planeti Ay olması sebebiyle, Ay' ın idaresinde olan, insan populasyonu, sağlık, beslenme, küçük haşereler, sularla ilgili konular, kadınlarla ilgili durumları ön plana çıkaracaktır.

7 yıllık süreçte özellikle bu üçlünün ilk bölümü olan 2 yıllık bir süreçte, bulaşıcı olan yeni keşfedilecek hastalıkların türemesi,

Toplu olarak insan ölümleri, özellikle suya yakın bölgelerde oluşacak zararlar, kadınlarla ilgili, evlilik kurumu aile yapısına yönelik yenilikler ve yine toplumun bildiği tanıdığı pek çok kadının sansasyonel şekilde boşanacağını simgeler.ay' ın insanları temsil etmesi ve Uranüs' den aldığı 120 lik açı ile toplumda özellikle cinselliğe dayalı konularda, eşit insan hakları ve benzeri temalarda isyanların çıkacağını ayaklanmaları da gündeme taşıyacaktır.

2012 öncesi teknolojik ve duygusal devrimciler kendilerini gösterecektir. Ve yeni bir çağa doğru ilk tohumlar bu yeni ay evresinde atılacaktır. Bu yeni sirkülasyonla birlikte dünya üzerinde yeni bir kadın lider çıkacaktır. Kadınlarla alakalı olarak dünya gündeminde pek çok olaylar bizleri beklemektedir. Ay-Uranüs 120 açısı dünya üzerinde boşanmalarıda körükleyecektir.

Kova burcunda yer alan Neptün, şiron ve Jüpiter ile 150' lik birleşmeyen gerilim açısı ile sağlık sektöründe, köklü tanınmış

Markalaşmış pek çok ilaç firmasının iflas edeceğini, ve yine şiron etkisiyle sağlık alanında doğal iyileştirme , bioenerji, bitkilerle tedavi gibi çalışmaların altın çağını yaşayacağını simgelemekte.

Neptün etkisi ay ile 150 lik açısı ise , tutulum güzergahının temsil ettiği coğrafi alanlar üzerinde sel-su baskınları, doğal afetlerin olacağını simgelemekte.


http://astrolojistik.blogcu.com/tam-gunes-tutulmasi-22-temmuz-2009_47658681.html
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

Pınar

#13
Yengeç burcu aynı zamanda vatan, ülke sınırları, meteoloji, hükümetle ilgili muhalif gruplar,  tarım ile de ilgilidir.22 temmuzdaki yengeçte gerçekleşecek güneş tutulması bu konularda da yeni yapılandırmalara yol açacak diye düşünüyorum.Oğlak burcunda gerçekleşen ay tutulması ise, hükümetlerin, devlet başkanlarının kısacası devlet yönetimlerinin kaotik bitişler yaşayacağını gösteriyor. Bu durumda özellikle yengeç ve oğlak burcunda yükseleni, ayı ve güneşi olan ülkeleri dikkatle izlemek gerekiyor.Başta ABD ve İngiltere olmak üzere, Almanya, Türkiye ve Çin dikkatle gözlenmeli diyorum.:)
Yarattıklarını beğenmiyorsan, dur ve yeniden başla!:)

rinda

#14
22 Temmuz Güneş Tutulması ile ilgili Astrolojik Bakış

Astrolog Hakan Kırkoğlu



Geçmişle yüzleşiyoruz



22 Temmuz'da gerçekleşen tutulma çocuksu hassasiyetlerimizi açığa çıkartıyor
Hayatımız hakkında farkındalık geliştirmek, dünden bugüne, hemen şimdi gerçekleşebilecek bir durum değildir. Çoğunlukla uykuda bir hayat yaşayabiliriz, hatta pek çoğumuz hayatı boyunca bu uykudan uyanmayabiliriz. Bu hayatın içinde, ruhumuzun alması beklenen bir takım dersler var mıdır ? Bazı konular, bazı sorunlar hayatımızda sürekli tekrar ederken, yıllar içinde, kimi gelişmelerin, ani olayların kişiliğimiz üzerinde krizler yaratarak, hayata yeniden bakmamıza neden olduğunu görebiliriz. Bu zorluk çıkaran olayları, sadece ego seviyesinde, kazanmak ya da kaybetmek şeklinde görmeye çalıştığımız sürece, süregelen uykumuzdan uyanamayız. Kuşkusuz, günlük hayatın yoğun koşturmacası ve endişelerimiz yüzünden kendimizle dürüst biçimde konuşmak yerine, yaşadığımız sorunları çoğunlukla başkalarına havale ederek, başkalarını suçlayarak ya da hayali bir senaryo kurarak yapabiliriz.
Bir örnek vermek gerekirse, kendi değerini bilemeyen, kendine değer vermek, saygı duymak konusunda yetersizliği olan ve bu duygusunu, dışarıya karşı açık bir öfke biçiminde ortaya koyan bir kişi, para kazanmayı aşağılık bir durum ya da bir bayağılık gibi değerlendirebilir. Kendine saygı duyamayan, değer vermeyen kişi, başkalarının kendi hoşuna gittiği konularda gösterdiği başarıyı kuşkusuz beğenmemek, aşağılamak yoluna gidecektir. Kuşkusuz bu erken yaşlarda, büyük olasılıkla anne ya da babadan, ya da kişisel gelişimi süresince etkilendiği bir büyüğün izlenimlerinden kaynaklanıyor olabilir. Ego seviyesinde, zayıflıklarımızı örtmek, dışsal bir neden bulmak ya da başkalarını düşman olarak görmek eğilimi çok belirgindir. Bu kişinin kişisel gelişiminde, hayatını kazanma, kendi değerini ortaya çıkarma, yeteneklerini değerlendirme yolundaki mücadelesinin ilişkilerine de
yansıyacağı düşünülürse, kendine değer vermekte zorlanan kişi, başkalarını da kendinden aşağıda görmeye çalışacak, ego düzeyinde kendi kurduğu senaryoda hayali durumlar yaratarak, çarpıtmalara giderken, kendini de yüceltecek başka araçlar bulmaya çalışacaktır. Kuşkusuz bu kısır döngü, hayatın çok farklı döngülerinde kırılmaya açıktır.
Ancak hayat bizi olgunlaşmak, zayıflıklarımızı güçlendirmek yönünde iteler. Buna direnç gösterdikçe daha büyük baskılar ve kişiliğimizi dönüştüren derin olaylarla karşılaşmaya başlarız. İçinde yaşadığımız hayali dünyadan kurtulmak önce, kendi kendimizi görebilmekle başlar. Kendi kendimize sorduğumuz sorular, eninde sonunda, düşe kalka, bizi daha olgun, kendi içsel gerçekliğimizi daha doğru yansıtan bir seviyeye çıkaracaktır. Çoğu zaman ani olaylar, bazı kayıplar ya da sancılar gelişim sürecimizi tetikler. Daha önce bakıp göremediğimiz şeylerin arkasında bizi geçmişe, zayıflıklarımıza bağlayan zayıflıklar olduğunu farketmeye başlar, uykumuzdan uyanırız.
Şimdi içinde bulunduğumuz bu dönemde, Yengeç-Oğlak ekseninde gerçekleşmeye başlayacak olan Güneş tutulmaları, önümüzdeki bir buçuk yıllık süre içinde, kendimizi güvensiz hissettiğimiz, çocuksu bir hassasiyet gösterdiğimiz önyargılarımızdan, duygusal alışkanlıklardan sıyrılma imkanı sunacak. Belki bu dönemde, yaşayacağımız olaylarda kendi iç dünyamıza, hassasiyetlerimize saklanmak yerine, dürüst bir yüzleşmeye hazırlanmalıyız.


İnsanlığın eski çağlarında tutulmalara korku ve dehşetle bakıldı ve tutulmaların çoğunlukla olumsuz olaylara işaret ettiğine inanıldı. Belki de değişimden yana olmamanın, herşeyin olduğu gibi kalmasının istenmesinin böyle bir korku ve endişeli bekleyiş getirdiğini söyleyebiliriz. Tutulmalar Güneş ve Ay'ın, astrolojik açıdan "Işıklar" adını verdiğimiz iki gücün, Dünya ile astronomik açıdan özel bir ilişkiye girmesi ile oluşur ve bu durum ancak her yıl iki dönemde olabilir. Şimdi de, 22 Temmuz'da Yengeç burcunun son derecesinde gerçekleşecek yeniay, tam Güneş tutulmasına yol açacak. Bu tutulmanın gölgesi ülkemize düşmemekte. Gölgenin en koyu biçimde olacağı çizgi Hindistan üzerinden başlayarak, Bangladeş, Çin üzerinden geçerek Japonya'nın altından, Pasifik Okyanusu'na doğru ilerleyecek.
Astrolojik açıdan tutulmalar zamanda atılmış kalın düğümler gibidir. Tutulma zamanlarında ortaya çıkan olayların kontrol edemez, önüne geçilmez bir doğası olduğunu görürüz. Bu zamanlar hem bir şeylerin aniden bittiği, sonlandığı ve doğal olarak, yeni koşulların ortaya çıktığı dönemlerdir. Güneş tutulmasının Yengeç burcunda gerçekleşmesi bizi güvenimiz açısından hassas kılan, hem ailevi hem de milli konuların, bu konulardaki duyarlılıkların dikkat çekici şekilde gündeme gelebileceğini göstermekte. Ülkemizin haritasında yükselen burcun Yengeç olması toplumu, toplumun güven ve huzur duygusunu yakından etkileyebilecek temaların oldukça zorlayıcı olabileceğini anlatıyor. Kişisel planda, yine bu dönemde çok fazla güvendiğimiz, duygusal açıdan önemsediğimiz konularda, yaralanmalar, güven kayıpları olmasını bekleyebiliriz. Böyle bir zamanda objektif olmaya çalışmak zor olsa
da, akışta kalabilmeye bakmalıyız. Ailevi konular, geçmişe, geleneklere, tarihe ilişkin konularda bitişler ve yeni başlangıçlar yaşayabiliriz.
Güneş tutulmasının hemen ardından, ay düğümlerinin de Yengeç (güney), Oğlak (kuzey) burçlarına geçecek olması, önümüzdeki aylarda, hangi alanlarda aşırı duyarlı hale geliyor ve fazla çocuksu bir tavır izliyorsak, aslında gelişmek, olgunlaşmak yönünde kendimizi engelliyor olabileceğimizi söyleyebiliriz. Bu dönemde, ne derece yaralayıcı olsa da gerçeklerden uzaklaşmamak, sabırlı ve cesur bir tutum içinde kalmak gerekiyor. Öyle olaylarla karşılaşabiliriz ki, bu gelişmeler duygusal hayatımız üzerinde önemli gedikler açabilir ancak, alacağımız duygusal yaraların bir yandan da geliştirici ve öğretici yönleri de olacaktır. Bu zaman diliminde, 2011 Şubat'ına kadar, duygusal alanda bir çöp kutusuna dönüşmemek için, kararlı ve yapıcı bir tutumla hassasiyetlerimizi gözden geçirmeli, sadece geçmişe bağlı kalmamalı, kendi iç dünyamıza kaçmamaya özen göstermeliyiz. Ne zaman, kendi
duygusal ihtiyaçlarımızla daha doğru bir iletişim kurarsak, o oranda daha güçlü bir ilerleme, kendini geliştirme ve olgunlaşma sürecine girebileceğiz.

alıntı...
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.