Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Basından

Başlatan Mordevrim, 14 Haziran 2009, 20:36:28

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mordevrim

Nette gezerken gazetelerde gördüğümüz ilginç ya da ilginç olmasa bile spiritüalizmi ilgilendiren haberleri burada paylaşalım istedim:

http://www.milliyet.com.tr/Dunya/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&KategoriID=19&ArticleID=1106444&Date=14.06.2009&b=Unlu%20yazardan%20buyuk%20kehanet&ver=49
 

Alemtac

#1
Teşekkürler Sevgili Mordevrim :))
 

Mordevrim

#2
Celal Şengör hocayı çok seviyorum. Şimdi vereceğim haberin başlığı cidden bir gazetecilik faciası. Sen tut, mükemmel bir konudan cımbızla alakasız tek bir cümleyi al ve başlık yap. Ama hayır, röportaj gerçekten çok daha fazlasını içeriyor:

http://www.milliyet.com.tr/Pazar/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1106272&Date=14.06.2009&b=150%20yillik%20soruya%20cevap&KategoriID=26

ve ayrıca Şengör hocanın şu sözü bile onu sevmeme yeter de artar bile:

"Serbest tartışma ve konuşma ortamı bitti mi her şey bitmiştir.
O yüzden zaten ben üniversiteye gelen herkes baştan şunu kabul edip de gelmeli diyorum: Her şey değişebilir, her şey tartışmaya açıktır. Ama dinler bunu kabul etmiyor, Marksistler bunu kabul etmiyor, Stalin bunu kabul etmiyor, Hitler etmiyor. Bir tek bilim her şeyi tartışmaya açar. Üstelik onda da amaç tartışmanın sonunda doğruyu bulmak değil, ona yaklaşmaktır. Bunu da nasıl yapacaksın, yanlışları eleyerek."
 

Tiversonus

#3
Aslında sevginin ötesinde bir durum var, sevgi bazen dışlayıcı olabiliyor veya bu tür sevgi yorumunun. İşte ben beni sevmeyen veya benim sevmediğim bir varlık olarak -ki bu tür sevgi yorumu hastalıklıdır, tedaviye ihtiyacı verdır-  bilgi bazında konuşulabilecek bir kişiliktir Celal Şengör. Yani onun bilimsel kafa işleyişi sevgiden çok daha önemli bir yapıdır diyorum; önyargısızca her şeyi tartışabileceğiniz bir kabulediş, dışlamama ama bilimsel olarakta gereğini yapma gibi. Bigi'ye yaklaşımından dolayı örnek bir insandır diyorum sevgili Şengör hocaya ve bizim ülkemize bir kaç beden büyük gelen bir kişiliktir.

Tiversonus

#4
Zengin mi rahat uyur, fakir mi?

 ABD'de yapılan bir araştırmada, uyku bozukluğunun gelir ve eğitim seviyesinin düşüklüğü ile bağlantılı olduğu ortaya çıktı.
Amerikan United Press International'ın haberine göre, Philadelphia'daki Pennsylvania Üniversitesi'nde yaklaşık 160 bin kişi üzerinde yapılan araştırmada, cinsiyet, genç olmak ve bekar olmanın da uykuyu olumsuz etkilediği tespit edildi.

Özellikle 40 ve 65 yaşları arasındaki kadınların yüzde 22'sinin, erkeklerin de yüzde 16'sının uyku sorunu bulunduğunu gösteren araştırmada, 18-24 yaşlarındakilerin daha yaşlı olanlardan daha fazla uyku sorunu olduğu ortaya çıktı.

Araştırmada, yılda 10 bin doların altında kazananların yüzde 26'sının, buna karşın yılda 75 bin dolar veya daha fazla kazananların sadece yüzde 8'inin uyku sorunu bulunduğu belirlendi. Deneklerden üniversite mezunu olanların liseyi bitirmeyenlerden daha iyi uyudukları tespit edilirken, işi olanların, emekli, işsiz veya öğrencilere oranla daha az uyku sorununa sahip oldukları görüldü.

Araştırmacılar, düşük sosyoekonomik statünün, depresyon, anksiyete, doyumsuzluk, düşük yaşam kalitesi ve motivasyon azlığı gibi rahatsızlıklara neden olabileceğini, bunun da uyku bozukluğuna yol açabileceğini, çalışma saatlerinin yüksekliği, değişken vardiya saatleri, aile bireylerinin talepleri, sağlık hizmetine sınırlı ulaşım ve işsizlik gibi faktörlerin de uykuyu olumsuz etkileyebileceğine işaret etti.

Araştırmada elde edilen bulgular, Seattle kentindeki 23. Yıllık Uyku Konferansı'nda sunuldu.

http://www.sabah.com.tr/Dunya/2009/06/16/zenginler_yoksullardan_daha_iyi_uyuyor


Yorumum: Dünya'nın nufusunun çok büyük kısmı "rahat uyumuyor" :))) Güzel yorum değil mi?

Alemtac

#5
UFO yazarı Daeniken'den şok iddia: "Uzaylılar 6 yıl sonra Almanya'ya inecek !"
Uzaylıların dünyaya geldiği iddiasını dile getirdiği Tanrıların Arabaları adlı kitabıyla satış rekorları kıran İsviçreli yazar Eric Von Daeniken yine gündemde.

Yazara göre uzaylılar 23 Aralık 2012'de Noel gecesi Almanya'daki Köln Katedrali üzerinden dünyaya inecek. Araştırmacı yazar, uzaylıların düşman mı yoksa dost mu olduğunu bilmediğini ancak Eski Mısırlılar'a olduğu gibi bugünün insanına da yeni bilgiler öğretebileceklerini iddia etti.

Daeniken'in varsayımı şöyle:

Dünyanın en ileri medeniyetlerinden Mayalar'ın takvimi 2012'de bitiyor. O yıl Aralık'ta Güneş, Samanyolu Galaksisi'nde 26 bin yılda bir gerçekleşen çok özel bir konuma gelecek. Ayrıca Köln Katedrali Avrupa'da ki Vatikan ve İspanya'daki Santiago del Compostela ile kutsal Hıristiyan üçgenini oluşturuyor. Noel'de uzaylılar işte bu medeniyeti görmeye gelecekler.

32 dile çevrilen ve 64 milyon satan Tanrıların Arabaları'nın 71 yaşındaki yazarı, tüm dünyada UFO ve dünya dışı varlıklarla ilgili otorite olarak gösteriliyor.

http://www.abraketer.com/forum/viewtopic.php?p=4705#4705
 

Tiversonus

#6
Rus Bilim Adamlari Genetik Olarak Degistirilmis Fast Food'un Grip Salgini Ile Baglantisi Hakkinda Uyariyor

 

17 Haziran 2009

 

By: Sorcha Faal

 

Rusya'nin Saglik Bakanligindan bilim adamlari H1N1 gribi (Domuz Gribi) ve Batililar tarafindan muazzam miktarlarda tuketilen ve fast food restoranlarda patates kizartmasi olarak satilan genetik olarak modifiye edilmis amilopektin patates arasinda 'kritik bir baglanti' kesfettikleri konusunda Basbakan Putin'i gizli bir raporla uyardilar.

 

Bu raporlara gore, Batili fast food restoranlarda patates kizartmasi olarak satilan patateslerde, patates virusune karsi korumak icin genetik olarak modifiye edilmis proteaz enzimi, endozomun asidik durumlarini artirarak ve hemagglutinin proteinin hucre kofulu zariyla virus ortusunun hizla yapismasina neden olarak, sonra M2 iyon kanalinin protonlarin virus ortusunde hareket etmelerine ve virusun cekirdegini asitlendirmeye izin vererek,  H1N1 gribi virusunun "patlayici" kopyalanmasina neden oluyor; virus cekirdeginin asitlenmesi cekirdegin gizlenmesine ve ev sahibi hucrelere H1N1'in RNA ve cekirdek proteinlerini salivermesine neden oluyor.

 

Ust duzey Rus bilim adamlari tarafindan yapilan bu urkutucu bulgulari onaylayan kanit, Dunya Saglik Organizasyonu tarafindan destekleniyor. DSO raporlarinda su andaki Grip Salgininda,  H1N1 virusunun, vatandaslarinin bu genetik olarak degistirilmis patatesleri tuketmesine izin veren Bati Ulkeleriyle sinirli oldugunu acikca gosteriyor. Bu ulkeler; ABD 17,000 den fazla vaka, 45 olum; Kanada 2.978 vaka; Ingiltere 1,226 vaka ve Avustralya 1,823 vaka.

 

Dunya Saglik Istatistiklerine gore ABD, Kanada, Ingiltere ve Avustralya disinda H1N1 Salgin Grip virusunun tek goruldugu ulkenin Sili oldugunu not etmek onemlidir. ABD ile Serbest Ticaret Anlasmasi nedeniyle Sili bu genetik olarak degistirilmis patateslerin ekilmesine izin verdi ve Sili'de 1,694 vaka bildirildi.

 

Ayrica Dunyanin en buyuk uluslarinin bu genetik olarak degistirilmis patateslerin ekilmesine izin vermedigini ve bu nedenle H1N1 gribinin cok sinirli kaldigini not etmek onemlidir, Rusya'da 3 vaka, Dunyanin en kalabalik ulkesi Cin'de 318 vaka ve Dunyanin ikinci en kalabalik ulkesi Hindistan'da 16 vaka.

 

Bu raporlar genetik olarak degistirilmis patateslerden yapilan patates kizartmalarini en cok tuketen genclerin etkilendigini bildiriyor. Washington Post haber servisi soyle bildirdi:

 

"5,000 adet onaylanan ve 100,000 den fazla olasi domuz gribi vakasinda etkilenen insanlarin ortalama yas 15; ucte ikisi 18 yasin altinda"

 

Bu raporlar, bu sinsi insan – yapimi gribin baslangicta bu genetik olarak degistirilmis patatesleri tuketmeyen Uluslarda etkisiz gorunse de, buna inanmanin buyuk bir hata olacagini bildiriyor. Cunku H1N1 gribi virusunun hizla mutasyona ugradiginin yeni kanitlari ortaya cikiyor.  Bunu asagidaki iki raporda okuyabiliriz:

 

Nature bilim dergisinin Pazartesi gunku online baskisinda, Tokyo Universitesi Tibbi Bilimler Enstitusunden Prof. Yoshihiro Kawaoka'nin arastirmasi referans gosteriliyor; "Gribin yeni neslinin insanlar icin daha enfekte edici olmak icin mustasyona ugradigi goruluyor"

 

Grip virusu parcaciklarinin yuzeyi hemagglutinin (HA) adi verilen diken sekilli proteinlerle kaplidir, bunlar virusun insan hucrelerine yapismasini sagliyor.

 

Yeni grip virusunun coklu ornekleri analiz ettikten sonra, ekip bazi vakalarda yeni H1N1 neslinin HA'sinin mutasyon gecirdigini, insan hucrelerine daha kolay yapismasini sagladigini tespit etti.

 

Kawaoka'ya gore, ayni mutasyonlar kus gribindeki oldukca olumcul olan H5N1 grip neslinde bulundu. Kawaoka virusun hala insanlar icin cok daha enfekte edici bir sekle mutasyon surecinde oldugunu soyledi.

 

- ve -

 

"Brezilyali bilim adamlari Sao Paulo'daki bir hastadan aldiklari ornekleri inceledikten sonra H1N1 virusunun yeni neslinin tespit etti. Bu farkli tipe A/Sao Paulo/1454/H1N1 ismini verdiler.

 

Bu raporlarda daha kaygi verici olan, Dunyanin en cok etkilenen ulkesi ABD'nin tepkisi, Halk Sagligi Acil Durum ilan ettiler ve kendilerini bu hastaliga karsi hazirlamak icin $7.7 milyar tahsisati Kongreden gecirdiler, ki aslinda bu hastaligi kendileri yarattilar.

 

Uzucu olan su ki, Amerikali insanlarin dev fast foodlarinin ve genetik olarak degistirilmis gida endustrilerinin, kendi cocuklarinin hayatlarini nasil yok ettigini bilmelerine izin verilmiyor.

 

Daha da kotusu su andaki Kuresel ekonomik kriz onlarin yasama sekillerini yok etmesiyle ve Amerikali insanlarin sadece son dort ayda zenginliklerinin 1.3 Trilyon $'ini kaybetmeleriyle, bu Batililarin ucuz yiyecek arayisiyla bu fast food restoranlara akin etmeleridir.

 

© June 17, 2009 EU and US all rights reserved

 

http://www.whatdoesitmean.com/index1242.htm

 

(Cev: Saffet)

__._,_.___

rinda

#7
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Alemtac

UFO yazarı Daeniken'den şok iddia: "Uzaylılar 6 yıl sonra Almanya'ya inecek !"
Uzaylıların dünyaya geldiği iddiasını dile getirdiği Tanrıların Arabaları adlı kitabıyla satış rekorları kıran İsviçreli yazar Eric Von Daeniken yine gündemde.

Yazara göre uzaylılar 23 Aralık 2012'de Noel gecesi Almanya'daki Köln Katedrali üzerinden dünyaya inecek. Araştırmacı yazar, uzaylıların düşman mı yoksa dost mu olduğunu bilmediğini ancak Eski Mısırlılar'a olduğu gibi bugünün insanına da yeni bilgiler öğretebileceklerini iddia etti.

Daeniken'in varsayımı şöyle:

Dünyanın en ileri medeniyetlerinden Mayalar'ın takvimi 2012'de bitiyor. O yıl Aralık'ta Güneş, Samanyolu Galaksisi'nde 26 bin yılda bir gerçekleşen çok özel bir konuma gelecek. Ayrıca Köln Katedrali Avrupa'da ki Vatikan ve İspanya'daki Santiago del Compostela ile kutsal Hıristiyan üçgenini oluşturuyor. Noel'de uzaylılar işte bu medeniyeti görmeye gelecekler.

32 dile çevrilen ve 64 milyon satan Tanrıların Arabaları'nın 71 yaşındaki yazarı, tüm dünyada UFO ve dünya dışı varlıklarla ilgili otorite olarak gösteriliyor.

http://www.abraketer.com/forum/viewtopic.php?p=4705#4705

Sevigili Alemtaç abla,

Bu yazının ilk satırını okuduğumda bir yerleren okudum yada duymuş olduğum bir bilgiyi paylaşmak istedim. Belki biliyorsunuzdur yada bilmiyorsunuzdur; Dünya'nın asıl sahipleri yani bu gezegenin asıl canlıları kahverengi gözlü olan insanlarmış, çok uzakta başka bir gezegenden gelen mavi ve renkli gözlü olan diğer insanlar başka bir gezegenden getirilmişler. Sebebi de onların gezegeni yok olmuş.

Yani bu haberin ilk satırını okuyunca aslında bana pek şaşırtıcı gelmedi.
 işte öyle
Sizin deneyimleriniz başka kimsenin değer biçemeyeceği deneyimlerdir.

Tiversonus

#8
Ben tam anlamadım...Yoksa sevgili "Alemtac"ı almaya mı gelecekler:)))?

Alemtac

#9
:)))) keşke...ama yanlış yere iniyorlar.

Lemuryalıların mavi gözlü ve platin rengi saçlı olduklarını biliyorum. Mayaların bir çok ırk karekteristiğini barındırdıklarını okumuştum internetten ...
 

Tiversonus

#10
Yok ya ben "Samanyolu" nu kast etmiştim:))

Alemtac

#11
Hehehe, sahi Sevgili Tiversonus, bizle beraber 4.yoğunluğa geçiş yapacak Samanyolu içinde var olan başka yaşamların olması olasılığı nedir ? Geçişten sonra aynı haritayamı sahip olacak evren ?
 

Kardelen65

#12
[/font=Arial]Uzaylilar 23 Aralık 2012'de Noel gecesi Almanya'daki Köln Katedrali üzerinden dünyaya inecek olurlarsa onlarla sizlerden önce tanisma imkanina ben sahip olacagim gibi görünüyor:))
 

Tiversonus

#13
Hmm ilginç soru, biraz bedenen çalıştıktan sonra akıl daha iyi çalışıyor sanırım. Olasılık şu samanyolundaki yıldız sayısı 250 mr. bunun yüzde 20 si Yıldızlı sistem 50 mr. çıkar ortaya ve bununda binde 1'inde yaşam olsa 50 milyon gezegen:)) Ama bu hesap doğru:))

Şimdi gözlemi yapan 3. yoğunluk bedeni olan insan için Venüs boş bir gezegen. Ancak bu sanki suyun içinden bakan balığın hava içindeki (suyun dışındaki ince ortamı) ni görememesi gibi bir durum. Yani bir çok gezegen 4. yoğunluk vibrasyonunda vardır diye düşünüyorum, kanıtı ise UFO gözlemleri ve gizli bırakılmış BAT teorisi ve eski eserlerdeki resimler. Aslında işin garip yanı "varlar mı yoklar mı?" değil. Çok daha önemlisi Havva DNA sının Adem dna SINDAN çok daha eski olması. Yani Adem yeni:)) Peki dünyada değil ise nereden, elbette dünyadışı demek kalıyor. Yani biz bedenlerimize müdahale edilmiş (DNA) bir deneyiz ve hep gözlemleniyoruz. Buna ben inanıyor ve bir çok işaretinde olduğunu biliyorum.

Alemtac

#14
Öyle ise bizimle birlikte geçiş yapacakları ve hiçbir yaşam formunu kaybetmek istemedikleri anlamını çıkarıyorum. Geçiş yapmak için bizlere ihtiyacları var mı ? Olabilir, dengeyi koruyabilmek için. Demekki 3. yoğunluk geri kalmış bir uygarlığız, uyanışımızı sağlıyorlar. KH lerinde parmağı var tabiki ama eğer uyanamamış olsaydık bu kadar gündeme gelmezdi bunlar. Şimdiden tebrikler arkadaşlar :))