Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Erdoğan: Bir referandum da idam için yaparız

Başlatan Aoibheann, 17 Nisan 2017, 23:04:48

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aoibheann

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anayasa değişikliğiyle ilgili 16 Nisan'daki referandumdan "Evet" çıkması halinde idam cezasının Meclis'in gündemine getirileceğini ve muhalefetin desteklememesi halinde bununla ilgili bir halk oylaması yapılacağını söyledi.

'Evet Platformu'nun Şanlıurfa'daki mitinginde konuşan Erdoğan, katılımcıların "İdam isteriz" yönündeki sloganlarına karşılık olarak şu yanıtı verdi:

"16 Nisan'da 'Evet'le sandıklar patladığı takdirde hemen ardından parlamentoya idamla ilgili karar taslağı inşallah gelecek. Sayın (MHP Genel Başkanı Devlet) Bahçeli 'Evet' diyor, Sayın (Başbakan Binali) Yıldırım aynı. (CHP Genel Başkanı Kemal) Kılıçdaroğlu da geçenlerde, eğer yanlış dinlemediysem, duymadıysam o da 'Gelirse ben de desteklerim' dedi. Herhalde destekler değil mi? Desteklemezse ne olur söyleyeyim, bir referandum da onun için yaparız. Demokraside bu işin sahibi kim? Millet. Onun için de millete gideriz."

Erdoğan: İdamı kaldırdık da ne değişti?
Juncker: İdam geri gelirse AB üyelik süreci sonlanır
Avrupa Konseyi'nden Türkiye'ye idam cezası uyarısı
Avrupa Birliği'nin 'kırmızı çizgisi' olduğunu söylediği idamın geri getirilmesi halinde, Türkiye'nin üyelik sürecinin durabileceği uyarısı yapılıyordu.

Erdoğan, Batı'dan bu konuda gelen eleştirilere yönelik de şunları söyledi:

"Burada milletin evladı şehit oldu. Bunları bizim affetme yetkimiz yok. Öyleyse parlamento kararını verecek, ondan sonra da idam çıkacak. 'Efendim Avrupa Birliği ne der?.' George ne derse desin, Hans ne derse desin, Helga ne derse desin, benim için önemli olan Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin, Ayşe, Fatma, Hatice ne der, o önemli."

"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

fidelista

#1
Nasıl olsa YSK var işin kolayını buldular,sonrada muhalifleri kökünden temizlerler oh ne iyi sonrada mutlu mesut yaşar giderler.

Aoibheann

#2
Suçu ne olursa olsun cinayet kadar iğrenç bir şey var mı??
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

bozadi

#3
Hayır oyu kullandım, Evet'in kazanmasına da bozulmayacaktım ama bu kadar göstere göstere hileler yapılması, hele ki tüm bu üçkağıtçılıkların İslamcılık (Allah/Kitap/Ahlak) söylemlerinin gürültüsünde yapılması çok mide bulandırıcı gerçekten.

Ama daha önce açıklamaya çalıştığım çeşitli nedenlerle Başkanlık denen sistemden çok rahatsız olmam. Özellikle de ABD'yi ve Avrupa'yı bu kadar rahatsız ediyorsa...

İdam meselesinin etikliği başlı başına bir tartışma tabi ki ama cinayet/katliam neredeyse hayatımızın soyadı haline gelmişken ve ABD ve Avrupa denen devletler topluluğu dünya genelinde ve özellikle de Ortadoğu'da ardı arkası kesilmeyen kitlesel katliamlar dizisinden birinci derecede sorumluyken, Türkiye'de idam cezası getirilip de üç-beş kişi idam edilecek veya Başkanlık sistemi nedeniyle Erdoğan diktatörümsü yetkiler elde edecek diye böyle bir tavır gösteriyorlarsa, bu onların Erdoğan'dan daha şerefli, daha ahlaklı oldukları anlamına gelmiyor kesinlikle. İdama, cinayete, devlet baskısına bu kadar karşılarsa, kılıçla kafa uçurarak idamı resmi bir cezalandırma yöntemi olarak uygulamakta olan ve Ortadoğu'daki terör örgütlerinin en büyük destekçilerinden olan Suudi Arabistan'a hemen savaş açmaları gerekirdi. Ama nedense Suudların yobazlığına, diktatörlüğüne, caniliğine itirazlarını duymuyoruz bu Batılı "medeni" devletlerin? Özgürlük ve medeniyet adı altında tüm dünyada ve özellikle de Ortadoğu'da katliama, işkenceye doymayan şerefsizler değil mi bu Batılı derin devletler topluluğu? Elbette toplumlarının ileri yönleri de var ama aynı zamanda devlet veya derin devlet bazında dünyanın en usta şeytanları bunlar. O yüzden, vay idam gelecekmiş, vay Erdoğan diktatör olacakmış diye bu referandum sonucuna tepki göstermeleri onların kendi ahlaksızlıklarının, ikiyüzlülüklerinin, şeytanlıklarının bir ifadesinden başka birşey değildir.

Referandum sonucu bu haliyle bile muhalefet açısından önemli kazanımları, ilerleyişleri temsil ediyor bana göre. Muhalefet daha organize, daha güçlü hale geliyor. Erdoğan AKP'si tüm hilebazlıklarına ve yüzsüzlüklerine rağmen, Batının sözde demokrat özde faşist güçlerine karşı direnç artışı göstermeye devam ettiği sürece bu konuda desteğimi sunarım. Bu her yaptıklarını desteklerim anlamında değil tabi ki, her zaman olduğu gibi bariz yanlış olduğunu gördüğüm, düşündüğüm herşeye itirazımı da yaparım kendi adıma ama doğru olduğuna inandığım şeyleri de desteklerim. Muhalefetin de yanlış olduğunu düşündüğüm yönlerini eleştirmeye ve doğru bulduğum yönlerini desteklemeye devam edeceğim. Tamamen tartışmaya açık şeyler tabi bunlar. Yanlış anlıyor, yanlış yorumluyor olabileceğim pek çok şey olabilir. Ama şu anda ne görüyor, ne anlıyorsam, yorumumu, eleştirimi, desteğimi ona göre paylaşıyorum.

Referandum sonucu ne olursa olsun, bundan çok fazla rahatsızlık duymam. Hatta "Evet"in kazanmasının hem iktidar, hem de muhalefet için çok önemli bir test sürecini başlatacağına inanıyorum.

Aoibheann

Bozadi idami istemememin sebebi cinayetlerin mesrulastirilmasi, idam adi altinda masum insanlarin katlidir. Sen saniyor musun ki gercekten suclular idam edilecek? Adam omrunde karincayi incitmemistir ama reise karsi cikti diye idam edilecek. Hemde goz gore gore !! Belki bizim gozumuzu boyamak adina suc yukleyecekler ama gercegi degistirmeyecek bu. Insan olan karsisindakini insan goruyor. Bundan kaybediyoruz.
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

gerçek tosun paşa

#5
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Aoibheann

Bozadi idami istemememin sebebi cinayetlerin mesrulastirilmasi, idam adi altinda masum insanlarin katlidir. Sen saniyor musun ki gercekten suclular idam edilecek? Adam omrunde karincayi incitmemistir ama reise karsi cikti diye idam edilecek. Hemde goz gore gore !! Belki bizim gozumuzu boyamak adina suc yukleyecekler ama gercegi degistirmeyecek bu. Insan olan karsisindakini insan goruyor. Bundan kaybediyoruz.

ben de sana katılıyorum. bozadinin bakış açısına çoğunlukla katılsam bile batı karşıtı bir duruş olduğunu düşünmüyorum. yani var ama içi çok boş. batıya atıp tutanlar abd nefret söylemi yapanlar suriyeye inen bombalarla (geçen gün trump ın attırdığı) anında amerikanlar bizim gardaşımız sevdalarına devam ediyorlar. dans etmek güzel şey salla salla yapıştır.

Bozadi neden batının işine gelmeyeceğini düşünüyorsun başkanlığın? CIA yine ayartsa alttan alttan başkanımızı evlere şenlik olmaz mı ? Bir dediği ertesi gün tutmayan yöneticilerden bahsediyoruz (deyim ve mecaz anlamı içermez pazartesi konuştuklarını salı unutuyorlar)

Yarın biri çıkıp Eyyy Rusya ! Ya sen kimsin? Derse ki demedi de değil önceleri. Derse ben asrın lideriyim bizim gücümüzü sınamayın! Nato üyesi olarak İsrail sempatizanı olarak üslerimizi yine tam yetkiyle verirsek ki 1 günde olabilecek işler, batı karşıtlığı AKP gençlik kollarının Gardaşlar ROMAYA GİDİYOOZ ECDAD GERİ DÖNÜYOO nidalarında mı kalır uluslararası diplomasiyle yekparemi olur? Çok merak ediyorum açıklar mısın? Yarısından fazlası eğitimsiz ve OP olan bir ülke için Evet sonucunun hayırlara vesile olabilmesi için kısa vadede extreme olaylar denen güçlü doğal afetler ve savaş durumlarının yaşanması gerekir. Yoksa ben mevcut yöneticilerin toplumsal dinamikleri düzenlemek adına en ufak bir adım atacağın sanmıyorum. Toplumsal bölünme son hızla artıyor. İnsanlar her türlü perişan olacaklar. Starbucksta white chocalate mocha içip twit atan muhalif gençliğimizi de bıraksan Romaya dayanacak gençliğimizi de tanıyoruz çok merak ediyorum işin içinden nasıl çıkıcaz? Nasıl bir eylem en ufak bir ışık yakabilir? Kas. Celselerinde geçtiği gibi ben bu durumdan zevk almaya ve yıkımın doğuş olduğunu yapabildiğim kadar anlamaya çalışırım zaten kafamda bunu kurup içselleştirip oturabiliyorum da gerçeklere gerçek denir. Alın size bakış açısı.

bozadi

#6
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Aoibheann

Bozadi idami istemememin sebebi cinayetlerin mesrulastirilmasi, idam adi altinda masum insanlarin katlidir. Sen saniyor musun ki gercekten suclular idam edilecek? Adam omrunde karincayi incitmemistir ama reise karsi cikti diye idam edilecek. Hemde goz gore gore !! Belki bizim gozumuzu boyamak adina suc yukleyecekler ama gercegi degistirmeyecek bu. Insan olan karsisindakini insan goruyor. Bundan kaybediyoruz.
Bence bu hususta olmamış birşeyi olmuş gibi varsayıyorsun Aoibheann. Henüz kimse idam edilmedi. Ben idam denen cezanın sık ve kolay/ucuz bir şekilde uygulanacağını düşünmüyorum ama elbette bekleyip görmemiz gerekiyor. İdam yoluyla olsun veya olmasın, insanlar bir şekilde ölüyor zaten. Eğer haksız bir idamlık suçlama veya ifa olursa, bu zaten ciddi tartışmalara yol açacaktır çünkü tüm toplumun gözü önünde cereyan edecektir bu olaylar. İdam suçalamasında veya icrasında haksızlık varsa bu büyük bir tartışma olacaktır. İdam yoluyla olsun veya olmasın, bu ülkede haksız cezalandırmalar, işkenceler, infazlar zaten kesintisiz bir şekilde meydana geliyor. Örneğin geçenlerde Gazi Mahallesinde polisler sırf dur ihtarına uymadı diye bir arabayı silahla tarayarak iki suçsuz genci öldürdüler ve bir tanesini de ağır yaraladılar. Bundan daha büyük bir suç, daha büyük bir haksızlık var mı? Üstelik bu olaylar hiç de nadir yaşanan olaylar değil. Mesele haksızlığa karşı gelmekse, karşı gelinecek haksızlıkların, hukuksuzlukların, işkencelerin, katliamların haddi-hesabı yok. Dolayısıyla idam meselesinin mevcut haksızlıkların, hukuksuzlukların, işkencelerin, katliamların boyutunu tırmandıracağını sanmıyorum. Diyorum ya, bizim hiç haberimiz olmadan bir yerlerde devletin görevlileri yargısız sorgusuz infaz yapıyor zaten. İdam gibi tüm toplumun gözü önünde cereyan edecek infaz süreçleri o sorgusuz infazlardan daha kötü, daha tehlikeli, daha şeytani olamaz kesinlikle.

Bunu söylerken, haksız olduğuna dair güçlü işaretler olan bir idam sürecini tabi ki sorgulayalım, tabi ki karşı çıkalım, tabi ki yeri-göğü inletelim. Ama öyle birşey olmadan öyle birşey varmış gibi düşünmeye gerek yok bence. Henüz ortada birşey yok. Ve ortada olduğu halde gereğini yapmadığımız veya yapamadığımız, yeterince karşı çıkmadığımız veya çıkamadığımız pek çok işkence ve katliam şu anda biz bunları konuşurken meydana geliyor.

bozadi

#7
Alıntı Yap
Bozadi neden batının işine gelmeyeceğini düşünüyorsun başkanlığın?

Çünkü bunun sinyallerini kendileri açıkça veriyorlar. Basına yansıyan açıklamalardan açıkça görülüyor. Fethullah'ın darbe girişiminin, daha doğrusu Fethullah'ın kendisinin arkasında aynı Batılı şeytani güçler var ve bu kesinlikle bir sır değil. Fethullah'ın darbe girişimiyle bir ilgisi olmadığını bile iddia ediyorlar! Yalancılığın, ikiyüzlülüğün, ahlaksızlığın bini bir para Batı'da! Erdoğan onların eline su dökemez!

Alıntı Yap
Yarın biri çıkıp Eyyy Rusya ! Ya sen kimsin? Derse ki demedi de değil önceleri. Derse ben asrın lideriyim bizim gücümüzü sınamayın! Nato üyesi olarak İsrail sempatizanı olarak üslerimizi yine tam yetkiyle verirsek ki 1 günde olabilecek işler, batı karşıtlığı AKP gençlik kollarının Gardaşlar ROMAYA GİDİYOOZ ECDAD GERİ DÖNÜYOO nidalarında mı kalır uluslararası diplomasiyle yekparemi olur? Çok merak ediyorum açıklar mısın?

AKP Türkiye'sinin NATO üyeliği ve İsrail sempatisi (korkusu) tartışılacaksa, CHP'nin ve TSK'nın, yani ATATÜRKÇÜLERİN aynı NATO üyeliğine neden bunca zamandır doğru dürüst karşı çıkmadıkları gibi bir de o Global Şeytanlarla müttefik olmaktan gurur duyduklarının hesabının sorulması gerekiyor.

Rusya bu ülkenin Kurtuluş Savaşı'na yardımcı olduğu halde bile sözde Atatürkçü ordumuz ve partimiz Rusya'yla ittifak geliştirmeye hep karşı olup ABD'nin ve İsrail'in emirerliğini yapmıştır yıllarca. Erdoğan onların da elinie su dökemez bu konuda! Erdoğan'ın suçlandığı her konuda, Erdoğan'ı en fazla eleştiren kesimin çok daha büyük, çok daha ağır suçları vardır. Samimilerse önce iki kalem özeleştiri yapmalılar. Ortada doğru dürüst muhalefet yoksa, muhalefet iktidardan hesap soramıyorsa, bu biraz da kendine "muhalefet" diyenlerin kendi içlerindeki büyük boşluklardan, sahteliklerden kaynaklanıyor. Ve Erdoğan onları kendi samimiyetsizlikleriyle yüzleştirme konusunda harika bir performans koyuyor ortaya. Muhalefet Erdoğan'a ne kadar çok şey borçlu olduğunun ve bu borcun giderek de arttığının farkında değil.

Alıntı Yap
Toplumsal bölünme son hızla artıyor.

Hem evet, hem hayır. Daha önce insanlar çok daha fazla sayıda siyasi bölünmeye tabiydiler, Erdoğan AKP'si sahte/lüzumsuz siyasi ayrımları ortadan kaldırarak yalnızca İktidar ve Muhalefet (AKP yandaşları ve karşıtları) şeklinde bir ayrım meydana getirerek önceki çok daha suni nitelikteli bölünmeleri azaltıyor aslında. Bu durum siyaseti çok daha anlaşılabilir, çok daha uygulanabilir bir hale getirerek siyaseti halka indiriyor. Daha önce siyaset büyük ölçüde sadece siyasetçilerin işiydi çünkü yapay ideolojik ayrımlar çok daha kafa karıştırıcı ve ürkütücüydü. Erdoğan AKP'si siyaseti basitleştirdi ve halkın siyasete katılım düzeyini artırdı ve derinleştirdi. Bunun için de Türkiye AKP'ye çok şey borçlu. Erdoğan AKP'sinin bu iyilikleri iyilik olsun diye bilinçli bir şekilde yaptığını iddia etmiyorum ama bu sonuçlar gerçekten meydana geliyor bence.

Alıntı Yap
İnsanlar her türlü perişan olacaklar.

İnsanlar her zaman perişandılar, şimdi sadece malum gerçeklikle yüzleşmekten kaçamayacakları bir durumun içine sürükleniyorlar ve bunun baş sorumlusu AKP değil ve hatta AKP yüzleşmeye çok yardımcı oluyor.

Alıntı Yap
Starbucksta white chocalate mocha içip twit atan muhalif gençliğimizi de bıraksan Romaya dayanacak gençliğimizi de tanıyoruz çok merak ediyorum işin içinden nasıl çıkıcaz?

Roma'ya dayanmak mı? Dalga mı geçiyorsun?! Daha düne kadar Osmanlı olan Suriye ve Irak toprakları bile onca hinliğe rağmen ele geçirlemediği gibi Suriyelilerin ve Iraklıların kendi milliyetçilik duygularını tırmandırmaktan başka işe yaramadı. Batıya yönelik bir işgalci tutumun sen gerçekliğine inanıyor musun gerçekten?

Alıntı Yap
Nasıl bir eylem en ufak bir ışık yakabilir? Kas. Celselerinde geçtiği gibi ben bu durumdan zevk almaya ve yıkımın doğuş olduğunu yapabildiğim kadar anlamaya çalışırım zaten kafamda bunu kurup içselleştirip oturabiliyorum da gerçeklere gerçek denir. Alın size bakış açısı.

Neyi kastettiğini anladığımdan emin değilim burada ama herkes önce kendinden sorumlu. Ve herkes önce kendisiyle ilgili özeleştiri yapmaya istekli olmalı. Kendi yetersizliklerimiz, içsel çelişklerimiz ve çıkışsızlıklarımız için AKP'yi günah keçisi yapmaya hiç gerek yok ve hatta tüm bu konularda bizi kendimizle yüzleşmeye zorladığı için AKP'ye teşekkür etmemiz gerekir.

bozadi

#8
Bu arada idam demişken, Menderes'i haksız bir şekilde idam ederek öldüren iradede "Atatürkçü" CHP'nin ve TSK'nın rolünü sorgulamak gerekir. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ve pek çok başkalarının idamlarında da. Ve bu ülkenin başına bela edilen pek çok sorunun arkasında da...

bozadi

#9
Menderes örneğini vermem, onun siyasi/dini ideolojisini benimsediğimden veya onu tamamen masum biri olarak gördüğümden değil tabi ki. Ama büyük bir haksızlığa, bir şeytanlığa karşı gelmem için, o şeytanlığa maruz kalanın ille de benim görüşüme yakın bir ideolojiden olmasına veya kusursuz biri olmasına gerek yok.

Aoibheann

#10
Darbe girisimi fetullaha ait degildi. Tamamiyle askeriyeye aitti ama fetullahtan kurtulmak icin sucu ona yiktilar. Subay bir tanidigimdan dinledim hikayeyi. Lutfen bana o adami savunmayin. Hirslariyla hareket eden kimseyi kabul edemem. Pek çok kötü şey oluyor ama bunlara bir de idamı eklemek istemiyorum.
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

bozadi

#11
Aoibheann, sadece bir subay tanıdığın darbe girişiminin arkasında Fethullah olmadığını söyledi diye bu açıklamaya inanıyor musun? Bu kadar basit mi? Darbeye katılan subaylar arasında Fethullah'tan emir alarak bunu yaptıklarını itiraf edenler varken, darbe girişiminin Fethullah'la bağlantısına dair sayısız kanıt her gün haber yapılıp paylaşılırken, "bir subay darbenin arkasında Fethullah yokmuş dedi"nin pek bir açıklayıcılığı yok.

Fethullah'ın hem orduda, hem bürokraside, hem yargıda, hem de pek çok başka alandaki derin örgütlenişine dair sayısız kanıt var.

Ordunun içinde uzun zamandır devam eden yoğun Fethullahçı örgütlenmeyi bizzat "CHP" uzun zamandır eleştiri konusu yapıyordu. Ki aslında Fethullah gibi bir Din Tacirinin yıllardır TSK gibi ülkenin EN GÜÇLÜ, EN LAİK VE EN ATATÜRKÇÜ (!) kurumunun içinde bu kadar yoğun bir şekilde örgütlenebilmiş olması bile TSK'nın ve Atatürkçülerin ne kadar berbat bir durumda olduklarını, Atatürkçülük adıyla Atatürk'e yapılan ihanetin boyutunu apaçık ortaya koyuyor.

gerçek tosun paşa

#12
Bozadi ben orada asıl olarak kendi çıkarım ve fikirlerimi anlatmaya çalışmıyorum. Romaya dayanmak konusunda anlatmak istediğim genç neslin bazı kesimleri tamamen bu şekilde motive ediliyor. Tekrardan batıya yönelik işgalci bir tutumla ülkenin parlayıp Osmanlı zamanına döneceğini düşünüyorlar. Başta BBC olmak üzere bir çok batılı haber ajansı toplumun üzerinde en çokta balkan ülkelerinde (balkan ülkelerinde bir kesim Türkleri oldukça sever ve saygı duyar diğer kesim ise tam zıttıdır) tekrardan bir sert İslamcı rejim korkusu başladı. Bunu sosyal medya aracılığıyla insanların kendisinden de görüyorum. Sert islamcılar (Işıd gibi) batıya tehtit olacak diye oldukça büyük bir korku yaratılıyor. Bu durum başkanlık sisteminin illa bir taraf seçmesine neden olacaktır. Ben sana CHP savunuculuğu yapmıyorum. AKP nin bilinçsiz bile olsa bir takım getiriler sağladığını ve AKP öncesi toplumsal yapının zaten sıkıntılı olduğu konusuna tamamen katılıyorum. Tehlike şu bilinçsiz ve amaçsız olmak ve böyle narsist yöneticilerle atılan adımlar bozuk bir saatli bombadan farksız hale gelmemize neden oluyor. CHP dönemi hiç bir zaman olmadı ki neden sürekli eskileri konuşma gereği duyuyoruz? Sol tabandan çıkanlarda sağ kesimde Batı tarafından kullanıldı ve maşa haline geldik bunu zaten inkar edebilecek kimse yok. Rusya konusunda ise Rusyanın başına gelenlere bakarak durumu açıklığa kavuşturabiliriz. Rusya dengesiz ve tutarsızdı.Milli bütünlüğümüze son derece tehtit olarak algılanıyordu. Bu ülke çok enteresan zamanlar yaşadı. Kim komünist rejim altına girmek isterdi, mesela sen ister misin? Bu konu tartışılacaksa madem eskileri konuşacağız Çok partili dönemden başlayıp Menderes,Darbeler ve Soğuk Savaş dönemlerini detaylı masaya yatırmamız gerekir. Yahu bu ülkede yerlerden süt fışkırırken süt tozu içirtilen bir nesil olmuş siz yaş gereği benden çok daha iyi bilirsiniz. Nasıl herhangi bir kesmin net bir şekilde suçlu olduğu iddia edilebiliyor? Her dönem kendi şartları altında tartışılmalı.

Komünist ihtilallerin dünyada patladığı insanların kafasının allak bullak olduğu dönemde ruslardan korkarken batının kucağında hoplatıldık başka türlü ihtilallerin içine düştük. Yunanistanı hatırlayalım haydi hep birlikte.. 1950 lerden kalma amerikan erzaklarının hala dağ sığınaklarımızda mevcut olma durumlarını hatırlayalım. Aslında bakınca yapılan tüm ayrımlar bile son derece gereksiz zaman şimdi olarak değerlendirilmeli.

Filler sevişirken olan çimenlere oluyor.

Aoibheann

Basinda cikan haberlere inanmaktansa evet bildigim guvendigim birine inanmak daha mantikli geliyor. Baski altinda ifade vermedikleri ne malum?
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

Aoibheann

Neyse ne.. Satranç oyunundaki karolardan ibaretiz. Piyonlarin yerleskesi oluyoruz. Bir de uzerine moralimizi bozup geriliyoruz. Geregi yok anlamida yok tartismanin
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi