Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü

7 Mayıs 2016

Başlatan bozadi, 10 Mayıs 2016, 02:29:14

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bigsenfoni

#90
Ben celselere hep göz attigim icin pek özlem cekmiyorum... :-D saka maka su anda bütün celseleri  6 defa okudum ve yedincinin sonlarindayim.Ra bilgilerini 6 ay önce falan 7. seferi bitirmistim...ve hala celselerde  hoplatici  bilgilerle karsilasiyorum/farkina variyorum.Ve giderek büyük resim dahada netlesiyor.

Isin en güzel  ( gözlerimi fildir fildir Eden ve costuran) tarafi  bilincin sonsuza kadar  gelistirilebilir/yükseltilebilir olmasi...BAK yine sevindirik oldum... :-)))
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Ka

#91
mesleğim gereği VFX le uğraştığımdan video bana sahte gözüktü, o uzaklıktaki alan derinliği ile pixelizasyon uyuşmuyor ve o mesafede oluşan atmosferik perspektiften kaynaklanacak ton kaybı olmalı. Yani belli bir mesafedeki cisim ne kadar koyu olursa olsun (parlak bir nesne olmadığı sürece) o kadar koyu renk taşıyamaz. Bunun referansınıda uzay gemisi haricinde daha kontrast bir cisim göremediğimizden anlıyoruz. Bir diğer konu ise Track motion. nesneyi oraya sabitlemek için uçağın bir yerinden referans noktası almışlar ama uçak sürekli titrediğinden bu tireşim konu olan cismede geçmiş. Son olarakta kanadın altından kaçarken maskelenmesi lazım o mask çok keskin bana göre, gerçek dünyada bir cismin arkasına geçen nesne alan derinliğine göre ayrıntıda pixelleri birbirne blend olması lazım.
Kısaca eğer "Hoax video yapacaksanız" dikkat etmeniz gereken husular şunlar:) Alan derinliği pixelizasyonu,alan derinliği Color Palette, Generel Contrast,Track motion ve MASKING.
 

bozadi

#92
Merhaba zna :) Senden yeniden haber almak güzel.

Bu taşlar konusunda bilgim, deneyimim sıfır noktasında. Celselerde tekrar konusu geçti geçeli biraz daha ilgilenmeye çalışıyorum. Çok yakın zamanda bir parça ametist edindim ama taşı "programlama" konusunda pek girişimde bulunamadım.

İngilizce kaynaklara şöyle genel bir gözattığımda oltu taşı (İngilizce'de "jet" diye geçiyormuş) için senin de belirttiğin gibi "yarı değerli" gibi bir ifade geçiyor. Tam olarak bir kristal değilmiş. Kristallerin belirli bir kimyasal formülü olan, inorganik, mineral, sabit/tektip bir moleküler dizilimi olan taşlar veya maddeler olduğuna vurgu yapılmış (hm, bilgimi yavaş yavaş artırıyorum sanırım). Oltu taşı ise kömüre benzer bir şekilde ağaçların binlerce, belki milyonlarca yıl fosilleşmesi sonucu oluştuğu ve "organik" sayılabilecek bir yapısı olduğu, dolayısıyla yapısının tek tip değil değişken nitelikte olduğu, dolayısıyla "mineral" olmadığı ve tam olarak bir "kristal" sayılamayacağına vurgu yapılmış.

Ama çok eski zamanlardan beri kıymet verilen, ilgi duyulan bir taş olagelmiş. "Saflaştırıcılık" ve "koruma" gibi özellikleri olduğuna, endişeyi/tasayı azaltabileceğine değinilmiş. Bir de geçmiş yaşamlarla ve geçmiş yeteneklerle bağlantı kuran bir niteliği olduğu vurgulanmış başka bir kaynakta. Tabi bu yorumların son derece "subjektif", yoruma dayalı şeyler olduğu açık. Objektif/kesin denebilecek bilgiler değil bunlar. Ama bu genel tanımlar veya özellikler kabul edilmiş gibi görünüyor.

Eğer sende olumsuz etkilere neden olduğundan şüpheleniyorsan, elbette ki bence bir süre (belki birkaç hafta, belki birkaç ay) onu takmadan yaşayıp belirli bir fark hissedip hissetmediğine bakman faydalı olacaktır. "Deney" yapman gerekiyor muhtemelen.

Bu taşın geçmişin enerjileriyle etkileşime girdiğine dair yorumları göz önünde bulundurursak, artık geçmişte bırakman gereken şeylerden kopamamana neden oluyor olabilir bilinçaltı bir düzeyde. Aslında sadece bir yüzükteki taşın kişinin hayatını çok aşırı bir şekilde etkileyebileceğini, belirleyebileceğini düşünmem şahsen ama yine de kişinin şüphelendiği böyle bir konuda bir değişiklik yapması, olumlu/yapıcı niyetle bir deneyde bulunması (bir süre onu takmayarak veya neden oluyor olabileceği potansiyel olumsuz etkilere karşı dikkatli olarak, gözlem yaparak vs) kendi bilinçaltındaki potansiyel bazı olumsuz etkileri değiştirmesi için ve kendi zihnini olumlu bir şekilde tekrar programlaması için her halükarda faydalı olur bence.

Altının biz kendimizi olumsuz yönde şartlandırmadığımız sürece (belirli bir eşyayla ilgili olarak örneğin) herhangi bir olumsuz etkisi olacağını sanmıyorum.

Gelişmeleri anlatırsın artık :) Taşlarla veya başka herhangi bir konuda deneyimlerini paylaşmak istersen çekinme lütfen.

bozadi

#93
zna, yaşadığın şey çok üzücü ve bir yandan da çok ilginç. Yani yüzükle ilgili yaşadıkların. Ama belki de yüzüğün kendisinden ziyade senin yüzükle ilgili duygu ve düşüncelerin, zihinsel bağların bu yaşadıklarında daha büyük rol oynuyor olabilir, bunu da göz önünde bulundur. Böyle sembolik ve özellikle de "manevi" değeri, hatırası olan şeyler tabi insan bilincinde ciddi bir etki yapıyor olabilir. Yüzüğün ille de negatif bir etkiye sahip olduğunu iddia etmiyorum kesinlikle. Ama senin ona farkında olarak veya olmayarak atfettiğin bir değer veya güç, onunla ilgili yaşadığın şeylerin enerjilerini şekillendiriyor olabilir. Yüzüğe veya herhangi bir dışsal faktöre "mecburi bir bağımlılığın" olmadığını kendine hatırlatman faydalı olabilir. Bu demek değil ki böyle şeylerin, cisimlerin vs olumlu bir etkisi veya faydası olmaz, elbette olabilir ve bundan yararlanmak da son derece olumlu olabilir. Ama olumsuz bir durumdan şüpheleniyorsak ve bu kkadar ciddi olumsuzluklar yaşıyorsak ve o cisim bizim üzerimizde sürekli ve "baskın" (ister olumlu, ister olumsuz) bir güce sahip hale geliyorsa, burada ciddi ciddi düşünülmesi gereken birşeyler olabilir gibi geliyor bana.

bigsenfoni

#94
Yüzügün babanla "simdi" de baglantisi var  gibi geldi bana!Ve bu olumlu ve koruyucu bir durum gibi sanki...hatta negatif enerjilere karsi koruyucu bir tilsim gibi...!
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bigsenfoni

#95
Programlama aslinda cok basit yaninizda tasidiginiz herhangi bir metali bile programlayabirsiniz yada niyetinizi yükleye bilirsiniz.Dogal olsun yeter hatta yoldan buldugunuz herhangi bir tas bile !

?lk önce en az bir gün arindirin topraga gömün evdeki saksiniza bile gömebilirsiniz.Ben gömdükten sonra saksiyi suluyorum.Sonra 3-5 gün,bir hafta kadar hep (24 saat) yanimda tasiyorum.Ve sonra ona siki siki tutarak niyetimi söylüyorum hergün aklima geldikce ona hatirlatiyorum.Ve o ögrenmeye basliyor!



DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Tgur

#96
Tesadüf diye bir şey yoktur her olay bir yerlere doğru akar ve farkındalık faaliyetlerine maya olur,
Arkadaşların kristal üzerindeki yorumlarını okurken ve bilgilenmeye çalışırken (Ben de Bozadi gibi kristal cahiliyim) aşağıda RA bilgilerinden bir tutam sunuyorum ,bana ilginç geldi..
----------------------------
SORU: Peki taş bloklar nasıl yerlerinden oynatılmışlardı?
RA: Yaratılmış her şeyin yapısında bulunan faaliyeti gözünüzde
canlandırmalısınız. Bu içsel enerji, sonlu olmakla birlikte, insanların
idrak/sapmalarının anlayabileceğine kıyasla çok büyüktür. Bu,
insanlarınızın da çok iyi bildikleri ama üzerinde çok az düşündükleri bir
gerçektir.
Bu enerji akıllıdır. Hiyerarşiktir (Nasıl sıra takip edileceğini bilir). Nasıl
sizin akıl/beden/ruh bileşiminiz hiyerarşi sırasına göre araçlara
(bedenlere) yerleşiyor ve böylece içinde bulunduğu ve zekâ ya da denge
düzeyleri giderek yükselen bu bedenlerin şeklini ya da enerji alanını ve
zekâsını aynen alıyorsa, kaya gibi malzemelerin her bir atomu da aynı
yolu izler. Eğer bu zekâ ile konuşabiliyorsanız, kaya/bedene ait bu sınırlı
fiziksel ya da kimyasal enerji, daha uyumlu bedenlerde yerleşmiş
bulunan sonsuz enerjiyle temasa geçer.
Bu bağlantı kurulduğunda artık isteğinizi bildirebilirsiniz. Kaya-olmadurumu'nun
(bu sınırsızlığın) zekâsı, kendi maddesel aracı ile (içinde
bulunduğu fiziksel biçim ile) iletişim kurar ve istenilen parçalanma ve
hareket, kaya-olma-durumunun enerji alanının, sonluluktan, bizim
sonsuzluk dediğimiz bir boyuta doğru yer değiştirmesiyle elde edilir.
Bu yolla, istenen şey, canlı kayada bulunan Yaratan'ın sonsuz idrakinin
işbirliği ile elde edilmiş olur. Bu birçok şeyin yapılabilmesini sağlayan bir
mekanizmadır ve sizin şu anda, "uzaktan harekete geçirme olgusu"
üzerinde yapabileceğiniz mevcut inceleme olanaklarınızla anlaşılabilecek
bir konu değildir.
SORU: Bu bana, benzer bir deyimi hatırlattı; eğer dağları
devirebileceğinize inanırsanız, dağlar devrilir. (İman dağları devirir.) Bu
aşağı yukarı sizin söylediğinizle aynı şeyi söylüyor. Yani eğer Bir'in
Yasası'nı hakkıyla biliyorsanız, bunları yapabilirsiniz. Doğru mu?
RA: İman ile sonsuz zekâ arasındaki uyumla ilgili düşünceniz kesinlikle
doğrudur. Ancak, bir tanesi ruhsal bir terimdir; öteki ise her şeyi ölçü ve
tartıya vurmak isteyenlerin kavramsal sistemleri için belki daha kabul
edilebilir bir terimdir.
SORU: O halde eğer bir insan, Bir'in Yasası konusunda bütünüyle bilgi
sahibiyse ve bu yasaya uyarak yaşıyorsa, piramitler inşa etmek gibi
şeyleri sırf zihinsel güçle gerçekleştirmesi olağan sayılır. Böyle mi
anlamam gerekiyor?
CELSE 3 - 21 Ocak 1981
80
RA: Bir noktada yanılıyorsunuz. Bir'in Yasası'na uygun olarak elde
edilebilecek bireysel güç ile, Bir'in Yasası'nın, birleşmiş akıl/beden/ruhlar
(ya da bir toplumsal bellek bileşimi) tarafından idraki arasında fark vardır.
İlkini ele alırsak, bütün kusurlardan arınmış olan bir birey dağları
devirebilir. Kütlenin birlik idrakinde ise her bireyin kabul edilebilir oranda
sapmaları olması halinde bile, kütle zihni yine de dağları devirebilir.
Tekâmül, sizin şimdi peşinde olduğunuz idrak düzeyinden sevgi
yasalarının yönettiği ve ışık yasalarını arayan bir idrak düzeyine
doğrudur. Işık Yasası'yla titreşenler, Bir'in Yasası'nı ararlar. Bir'in
Yasası'yla titreşenler ise Sonsuzluk Yasası'na erişmeye çalışırlar.
Bireysel benliğin var olan her şeyle birleşip bu birlik içinde erimesinden
sonra ne olduğunu söyleyemeyiz; çünkü biz hâlâ Ra'yız ve var olan her
şey olmayı arıyoruz. Böylece yolumuz ileriye doğru gitmektedir.
SORU: Piramitler, birçok kişinin ortak faaliyeti, ortak etki gücüyle mi inşa
edildiler?
RA: Bizim düşündüğümüz/inşa ettiğimiz piramitler toplumsal bellek
bileşimimiz tarafından oluşturulan düşünce-formlarıyla inşa edilmişlerdir.
SORU: O halde kayalar bulundukları yerde meydana getirildiler, başka
yerden oraya taşınmadılar, doğru mu?
RA: Sizin deyiminizle Büyük Piramit'i biz ölümsüz kayadan yaptık. Diğer
piramitler ise bir yerden diğerine götürülen kayalardan yapıldılar


macka

#97
Bilgiler için çok teşekkürler sevgili Tgür.
Anladığım kadarıyla bireysel olarak bu güce ulaşmak için tam iman ve tekamülünü tamamlamak gerekiyor.Ancak grup ya da toplumsal bellek bileşimi olarak hareket edilen eylemlerde bireylerin tek tek eksikleri de olsa aynı güce ulaşılabiliyor anlıyorum.Bu da K lerin sürekli vurguladığı ağ çalışmasının, özellikle 4 .yoğunluk ve öncesinde,neden çok önemli olduğunu doğruluyor.
1964 yılından beri yapılan Dr.Refet Kayserilioğlu nun yönettiği Beyti Dost celselerinde de buna sıkça vurgu yapılmıştır.
..
Bir olan her şeyi yapar
Bir olan yıkılmaz
Bir olan O'nun birliğinden alacağından
Öylesine güçlü olur ki
Bileği Bükülmez
..

ve

..
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.
Ancak gönlünüz arındıkça O'nu bulacaksınız şüphesiz.
Sevgiyle bakmasını bilen gerçek ibadeti bulandır.
Çünkü o her baktığı yerde yalnız O'nu görür.
..
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

Tgur

#98
Ben de teşekkür ederim Maçka dostum ,yaptığımız sadece bir aktarma,yalnız isabetli olsun diye çok düşünürüm.



Scyth

#99
Kişi bir yalanı yaşamak için ısrarcılığını devam ettirdikçe sorunun içinde daha çok boğulur.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bigsenfoni

Duygusal reaksionlara hic mi hic gerek yok!!!Ögrenme ve gelisme yolunda  böyle duygusal blokajlar\\programlar asilamazssa  ilerlemek cok  zorlasiyor kardeslerim...
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#101
Bir süredir çok yoğundum. Burada üzücü bir gerilim yaşanmış, yeni fark ettim.

Sanıyorum Scyth arkadaşımız zna arkadaşımızın paylaştığı sorunla ilgili kendi bakış açısını ve önerisini sunarken farkında olarak veya olmayarak biraz kaba bir ifade kullandı ve bu durum zna'yı gücendirdi.

Scyth

#102
Acı gerçekler... Kendisiyle yüzleşmeden sorununa çare bulamaz. Hayatta olan bitenler sürekli olarak sizi aynı zorlukları deneyimlemye itiyorsa ve tavrınızı bu konuda gözden geçirmek yerine sorunun kaynağını taşlar vs. de görüyorsanız bir yalanı yaşıyorsunuz demektir. Sorunuyla beraber kendi bulduğu çözümünü birlikte buraya taşıyıp bu yanılgı için diğerlerinden onay almak; kendini kandırmanın bir diğer yolu. Duymak istediğini duymadığında hüsrana uğramak tipik insan davranışı halbuki bu durumu değiştirmeye çalışmalısınız kabullenmeyi değil.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

arinmak

#103
Bir dostla yakın zamanda yaptığım sohbetin özeti ; huzur , katalizörün en büyük duşmanı olduğu ... farketmem ve kabullenmem oldu.
Kendi yalanımda kayboluyordum. Doğru olduğunu sandığım bir yalan ... Önce doğru olduğunu sandığım seyin yanlış olduğunu , sonrada yanlışımın yerine doğruyu koydum.
O sohbet olmasaydı ,  o yanlışı sürdürmeye devam edecektim
takıntı ve alışkanlıklar dan kurtulmak gerek ...


Çok halısınız açıda olsa gerçeği bilmenin keyfi bir başka. Ama bunu söyleme şekli önemli.


Kişi yolun başındaysa ve bunu açıkca dile getiriyorsa ve öğrenmek istiyorsa , biraz daha yumuşak cumlelerle anlamasını sağlamak daha doğru olmaz mı ?

Birşeyler bilipte , Forumun temel aldığı bilgi kaynaklarından farklı yazı yazan kişiler yada ben biliyorum deyipte aslında birşey bilmeyenlere sert şekilde gerekeni yazmak daha doğru gibi geliyor.

Bildiğini bilenin arkasından gidiniz,
Bildiğini bilmeyeni uyarınız,
Bilmediğini bilene öğretiniz,
Bilmediğini bilmeyenden kaçınız.
        KONFÜÇYUS

Gözden kaçırdığım birşey olabilir ama bende farklı bir konuda zna yaptığı hatayı yapmıstım.
Herkezin farkındalığı , algılama seviyesi yada forumda ele alınan bılgilere ayırabıleceği zaman farklı olabılıyor. Hayat şartları bazen az , bazen çok.

Bilmediğini bilmeyenden kaçınız. Kaçmak yerine , kaçırtırılır :)
 

bigsenfoni

#104
Taşlara güçleri verenin\yükleyenin kendiniz olduğunu unutmayın!,Siz sadece kendi güclerinizi kullanmaniza, kendiniz için izin verıyorsunuz.

DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.