Haberler:

Yayınlanan son celse forumda! 26 Eylül 2026🎉

Ana Menü

21 Kasım 2015

Başlatan bozadi, 23 Kasım 2015, 23:41:41

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Celse Tarihi: 21 Kasım 2015

Tabladakiler Laura, Andromeda ve Galatea

Pierre, Perceval, PoB, Chu, Arky, Data, Niall, Scottie, Approaching Infinity, Timótheos, Alana, Windmill knight, Prodigal Son, Parallel, nicklebleu, Zak, Harika Köpek Noko

S: (L) Bugün 21 Kasım 2015. [Celsede mevcut olanların gözden geçirilmesi]

C: Merhaba çocuklar! Kasyopya'dan Mineakya! Aleminizin hızla değişmekte olduğunu görüyoruz. Bu vakit için hazırlandınız. Gelen karmaşada yolunuzu bulmak zor olacak. Fakat bu mümkündür ve çok büyük değişimlerin gelmekte olduğu gerçeğini aklınızda bulundurun. Kozmik biyoritimler hakkında söylediklerimizi hatırlayın. Yakında elitler için kötü bir zaman olacak. Ve FRV'lerine göre bu durum şiddetlenecek.

S: (Galatea) Yani iyi insanların şansı daha yüksek mi olacak?

C: Öyle birşey.

S: (L) Sanırım insanlar bu Paris olayıyla ilgili bazı sorular sormak istiyorlar. Ben bununla ilgili genel bir soru sormak istiyorum. Paris bombalı terörist saldırısından sonra bu olay birden Fransa'daki insanlar ve genel olarak toplum üzerinde daha büyük kontroller uygulamak için kullanılmaya başlandı. Daha fazla terör saldırısının olacağı konusunda da uyarılarda bulunuyorlar. Anonymous yakında terör saldırısı yapılması muhtemel sekiz yer olduğunu söylüyor.

C: Mutlaka bazı yerlerde terör olacak! Ama bunun bir süre önce sizi hakkında uyardığımız şey olduğunun farkında olun.

S: (L) Sanırım zihin programlaması ve aynı anda bir sürü yerde silahlı saldırılardan bahsettikleri celseleri kastediyorlar. Diğer bir deyişle, bunları yapanlar sadece teröristler değil de, daha ziyade malum güçler mi? Yani tüm bu terör faaliyetlerinin arkasında onlar var ve bunu yapmalarının amacı insanları daha fazla kontrol altına almak istemeleri, doğru mu?

C: Evet.

S: (L) Yani bu temel olarak çok büyük bir yanıltma harekatı?

C: Sayılır. Ama unutmayın ki "gerçek" teröristler de var.

S: (L) Gerçek teröristler de var fakat sanıyorum ki koca dünyayı berbat hale getirmek için kim bilir ne zamandan beri yürütülen uzunvadeli sosyal istikrarsızlaştırma operasyonunun ürünleri o teröristler. Douglas Reed haklıydı yani!

C: Evet.

S: (L) Bence herkes "Controversy of Zion"u okumalı ve meselenin yalnızca Siyonizm değil, psikopatlar olduğunu anlamalı. Pekala. Bununla ilgili sorusu olan?

C: Nazi Almanya'sının bir "prova" olduğunu söylemiştik.

S: (L) Evet, söylemiştiniz. Ama neyi kastettiğinizi ve bunun nasıl gelişeceğini anlamamıştık bile. Polislerin elektrikli silahlarla kitleleri kontrol etmesinden de bahsetmiştiniz. İnsanlara giderek daha fazla kontrol uygulanıyor ve durum hiçbir açıdan umut verici görünmüyor.

(Pierre) Ve aynı zamanda kitleleri şeytanlaştırmaya çalışıyorlar.

(L) Evet, tıpkı Nazi Almanya'sındaki gibi. O zaman şeytanlaştırılanlar Yahudilerdi, şimdi ise diğer Samiler, yani Araplar ve Müslümanlar. Holokost sırasında Sami Yahudilerden kurtuldular ve geriye kalanların çoğu Hazar Yahudileri. Şimdi Sami Arapların peşindeler.

(Chu) Ve toplama kampları yapmak istiyorlar.

(L) Evet, kamplar inşa etmekten bahsediyorlar şimdi...

(Data) Ama toplama kampı demiyorlar, "özel bölge" diyorlar.

(L) Nazi Almanya'sı tekrarlanıyor ve şimdi amaç bütün dünya!

(Andromeda) Çok moral bozucu.

C: Evet. Ama büyük değişiklikler geldiği zaman durum değişecek.

S: (L) Sanırım gezegensel değişimler gibi kozmik değişimlerden bahsediyorsunuz?

C: Evet.

S: (L) Ve fark ediyoruz ki hava... Tüm bu durumların önce hava durumu olarak tezahür edeceğini söylemiştiniz ve gerçekten de önce hava durumu olarak kendini gösteriyor. Daha önceki pek çok celsede söylenen neredeyse herşey şu anda oluyor. Oraya varmak 20 yıl sürdü ve şu anda o noktadayız.

(Perceval) O halde terörizm ve teröristler otoritelerin aklındaki son şey mi olacak?

C: Doğal olarak. Fakat onların planlarının da altüst olacağını aklınızda bulundurun!

S: (L) Yani Malum Güçler faaliyetlerini arzuya dayalı düşünüşle yürütüyorlar; küresel imparatorluklarını kurmak için koşulları hazırladıklarını sanıyorlar ama gezegensel değişimlerin ve ciddi iklimsel değişimlerin onların küresel imparatorluğunu kökünden sökeceğini bilmiyorlar. Bunu mu kastediyorsunuz?

C: Evet

S: (L) Norveç Svalbard'daki o tohum bankası gibi şeyleri yaptıklarında başka ne düşünebilirsin ki? Ona gerçekten erişebilecekleri mi düşünüyorlar? Ahmaklık?!

(Pierre) O tohum bankasını yaptıklarına göre, birşeyin gelmekte olduğunu anlıyorlar demektir. Ama büyük resmi göremiyorlar demek ki. GERÇEKTE neyin geldiğini anlamıyorlar.

(L) Büyük resmi görmüyorlar.

C: Kesinlikle.

S: (L) Peki biz ne yapabiliriz, eğer yapabileceğimiz herhangi birşey varsa?

C: Diğerlerinin hazır olmasına yardımcı olun.

S: (L) Başkalarına yardımcı olmak için yapabileceğimi bildiğim tek şey onları bilgilendirmek, neler olduğunu bilmelerini sağlamak ve sağlıklarına kavuşmalarına yardımcı olmaya çalışmak. Eğer sağlıklı değillerse, herhangi birşeyle baş edemezler. Hayat giderek garipleştikçe veya kötüleştikçe hayatla baş edemezler. Bu noktada iyot terapisini sormak istiyorum. David Brownstein diye birinin iyotla ilgili kitabını okuyorum: "Iodine: Why You Need It, Why You Can't Live Without It" ("İyot: Ona Neden İhtiyacınız Olduğunu ve Neden Onsuz Yaşayamayacağınızı Öğrenin"). Bu adam iyodun mantarları, bakterileri ve virüsleri öldürebildiğini ve vücuttan ağır metalleri hatta diğer detoks yöntemlerinin atamadığı ağır metalleri atabildiğini, o kötü floru temizleyebildiğini ve tüm bünyeler üzerinde mucizevi etkileri olduğunu söylüyor. Dünya nüfusunun %96'sında iyot yetersizliği olduğunu söylüyor. İnsanlar ona gittiğinde genellikle çok yüksek dozlarla, örneğin günde bir, hatta iki defa 50 - 100 mg ile tedaviye başlıyormuş. Bu hem vücudun iyot eksikliğini gideriyormuş hem de brominleri, florinleri, metalleri vs detoksluyormuş. Tüm bu toksinlerin etkisiyle vücudun bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucu yerleşen tüm mikropları da öldürebiliyormuş. Ama okuduğum bir başka kitapta, detoksun yan etkileri ve başka bazı nedenlerle bu tedaviye yavaş başlamak gerektiğini okumuştum. Bazı insanlar iyodu yavaş almaya başlıyor ve birkaç damla aldıktan kısa bir süre sonra da semptomlar gösteriyorlar. Bunlar neyin semptomları? Detoks mu yoksa başka birşey mi?

C: Artan enerjiden yararlanan mikropların etkinleşmesi.

S: (L) Biz de sebebin bu olup olamayacağını merak ediyorduk. Bazılarımız birkaç gün iyot almaya başladıktan sonra uçuk ve başka bazı geçmiş sorunlar nüksetti. Bazılarımızda ise ağrı ve yorgunluk, viral sorun, boyun tutulması ve çeşitli başka sorunlar ortaya çıktı. Antibiyotik tedavisinde yaşadığımız herxheimer reaksiyonlarına benziyordu. Diğer taraftan, sanki iyot virüsleri güçlendirmiş gibiydi. Hatta Chu'nun yılda bir-iki kere pankreasında tırmanış gösteren coxsackie virüsü tekrar sorun yarattı. Bunun üzerine geri adım atıp dozu azaltmak yerine en iyi şeyin dozu artırıp mikropları bombalamak olduğunu düşündüm. Sonuç olarak, Chu dozu iki katına çıkardı ve sonra da günde iki defa almaya başladı. Günde beş damladan günde iki kere 10 damlaya mı geçmiştin?

(Chu) Evet.

(L) Diğer kitapta anlatıldığı gibi geri adım atmak yerine mikropların üzerine gidip onları bombaladı. Bu tavsiye edilebilir birşey mi?

C: Kesinlikle. Mikroplara yemek ve enerji sağlamayı sürdürürsen savaşı kazanmak zordur.

S: (Chu) Ve ondan önce "Artan enerjiden yararlanan mikropların etkinleşmesi" dediler.

(L) Yani iyot alarak enerjini artırdığını zaman, bu durum parazitlerin enerjisini de artırıyor ve daha aktif hale geliyorlar. Ama bu, onları öldürmeye yetecek kadar yüksek bir doz almadığın anlamına geliyor. Sadece enerjini artırmaya yetecek kadar alıyorsun ve bu onları da besliyor çünkü mikrobiyal doz almıyorsun.

C: Kesinlikle.

S: (L) Timótheos da aynı şeyi yaptı ve geri kalanımız da. Semptomlar göstermeye başladığımızda, Brownstein'ın bahsettiği dozları almaya başladık: günde 50 ila 100 mg arası veya daha fazla. Tamam. Brownstein kitabında pek çok insanın sorunlarının parazitlerden ziyade ağır metallerden kaynaklandığını söylüyor. İyot kadmiyumu, civayı, kurşunu ve her tür metali vücuttan atıyor. Hatta bunları en çok yerleştikleri endokrin sistemlerinden de temizliyor. Ve hatta floru yerleşmeyi sevdiği beyin epifizinden de atıyormuş. Bu doğru mu? Bu etkiyi yapıyor mu?

C: Evet evet evet

S: (Galatea) Bir tane daha...

C: Evet

S: (Galatea) Wau. [kahkaha]

(L) Kısacası, Brownstein'a göre, iyot antimikrobiyal birşey ve kişinin detoks sistemi çalıştığı sürece ağır metalleri vücuttan atıyor. Bu aslında gerçek olamayacak kadar iyi görünüyor. Olumsuz yanı nedir?

C: Fazla değil. Ama bireyin ne kadar toksik olduğuna bağlı olarak temizlenmek aylar ve bazı durumlarda yıllar sürebilir.

S: (L) Anladığım kadarıyla eğer mikropları öldüreceksen onlara iyice saldırman gerekiyor. Sanırım en uzun süren şey metalleri atmak. Eğer mikropları öldürürsen, onların vücutlarını da bünyenden atman gerekiyor ve bu da herxheimer reaksiyonuna neden olan şey.

(Andromeda) Peki ya eş-faktörler? Almamız gereken herhangi başka bir eş-faktör var mı?

C: Yaptığınız şey iyi fakat tuzlu suyu artırmak ve karaciğere yardımcı olmak isteyebilirsiniz.

S: (Galatea) Lanet olsun! Tuzlu su almayı bırakıp bırakmayacağımı soracaktım.

(L) Beni nasıl hissettirdiğini düşünecek olursam, bence tuzlu su en önemli şeylerden biri.

(Chu) Aşırı doz tehlikesi var mı?

C: Çok zor.

S: (L) Bazı web siteleri günde 6 grama kadar güvenli olduğunu söylüyorlar. Bu çok! Bu kadar almak kolay değil. Miden bulanmadan günde bir gram almak bile kolay değil bence.

C: Evet

S: (Chu) Ben yaklaşık 2 gram alıyorum.

(L) O kadarının bile gerekli olduğunu sanmıyorum.

C: Genellikle değil.

S: (L) Yani bazı durumlarda gerekli olabilir. Brownstein'ın kitabında iyodun bakteriler, tüberküloz, mantarlar, mayalar, küfler ve virüsler gibi her tür organizmaya karşı harika bir antibiyotik olduğu, farmasötik antibiyotikler gibi yan etkilerinin olmadığı ve vücutta karşı direnç geliştirmediği anlatılıyor. Bundan pek bahsedilmemesinin sebebi bunu patentleyememeleri ve para kazanamamaları sanırım. Ve elbette insanların bünyesinin zayıf olmasını ve acı çekmelerini istiyorlar: transmarjinal inhibisyon vs. İnsanlar hasta veya enfekte olduklarında psikolojik olarak daha kolay kırılabiliyorlar. Şunu sorayım: AIDS'le mücadelede iyottan yararlanılabilir mi?

C: Evet.

S: (L) Ebola?

C: Evet.

S: (L) Veba?

C: Evet.

S: (Galatea) Su çiçeği?

C: Evet.

S: (L) Kızamık?

C: Evet.

S: (L) Peki bunu neden daha önce söylemediniz?! [kahkaha]

C: İnanır mıydınız? Ayrıca, geçtiğiniz pek çok programdan geçmiş olmanız çok iyi birşey, aksi taktirde normalleşmeniz yıllar sürebilirdi ve çok çabuk moraliniz bozulurdu ve misyonunuzu bırakırdınız.

S: (L) Yani tam zamanında geldi.

(Galatea) Herşey olması gerektiği zaman oluyor.

C: Evet

S: (Galatea) Bize bahsetmediğiniz herhangi başka bir mucizevi tedavi var mı?

C: Hayır.

S: [kahkaha] (Galatea) Sadece emin olmak istedim!

(nicklebleu) Pek çok farklı şey yapıyoruz ve sağlıkla ilgili pek çok konuyu araştırdık. Ketojenik diyet örneğinde olduğu gibi birşey bazı insanlara fayda gösterirken başkalarına çok fayda sağlamayabiliyor. Sağlık konusunda genel anlamda en temel sorunun ne olduğunu anlamaya çalışıyorum hala. En temel problem toksisite mi ve diğer tüm sorunlar da buna mı dayalı? Örneğin enfeksiyon, otoimmün hastalığı, iltihap, dejeneratif hastalıklar... Nihai problem toksisite mi? Diğer tüm sorunlar bundan mı kaynaklanıyor?

C: Evet

S: (L) Mesele mikrop değil, toksisite. Herhangi bir dokuda iyot yetersizliğinin o bölgede sorunlara neden olabildiğini okumuştum. Eğer iyot eksikliği çekiyorsan, ağız ve göz kuruması olabiliyor, terleyememe, bilinç bulanıklığı, eklem iltihabında yaygın olan cilt nodülleri, fibröz ve fibroitler, fibromiyalji, kronik yorgunluk vs. Liste uzayıp gidiyor. En kritiği de immün sisteminin bozulması ve bundan dolayı otoimmün sorunlarının meydana gelmesi.

(Chu) Ama örneğin Data 4-5 damla aldığında...

(Data) Beş damla alıyorum ve çok koyu bir kahve içmiş gibi hissediyorum.

(Chu) Ama belki de parazitlerini besliyorsun?

(Data) Belki de onları bombalamam gerekiyor!

(Scottie) Aldığın zaman kendini herhangi bir şekilde kötü hissediyor musun?

(Data) Hayır.

(L) Belki de bir sorun yoktur. Belki de bünyen zaten temizdir. Brownstein herkeste sağlık sorunu meydana getirecek kadar iyot eksikliği olmadığını söylüyor. Ama en azından metalleri detokslamak için herkesin normalde aldığından daha fazla iyot alması gerektiğini anlatıyor. Görünüşe göre günlük ihtiyaç en az 12.5 miligram. Mikrogram DEĞİL ve bu yalnızca vücut için; bu miktara detoks dahil değil! İyot ihtiyacı sadece tiroitte değil. Tükürük bezlerinde, mide ve ince bağırsak çeperinde, göğüslerde ve yumurtalıklarda, gözlerde, beynin serebrospinal sıvı üretilen kısmında ve ayrıca Parkinson hastalığında tutulan beyin bölgesinde de biriktiriliyormuş normalde. Yani Parkinson hastalığında da iyot eksikliği söz konusu olabilir!

(Perceval) İyot almanın enerjiyi artırdığı söyleniyor, peki bu enerji neyden kaynaklanıyor? Parazitlerin öldürülmesinden mi?

(L) Hayır, başka yollarla enerji veriyor. Fakat aynı zamanda mikropları öldürüyor ve enerjiyi engelliyor olabilecek metalleri vücuttan atıyor. O kitabı okuman lazım.

(Perceval) Ne yaparak enerjiyi artırıyor?

(Alana) Temel olarak bezlerini besliyor.

(L) Metabolizma hızını ayarlayan tiroid bezini besliyor; hücrelerin enerji kullanmasını sağlamak için iyoda ihtiyaç duyuyor. Bir sürü şey yapıyor... Kitabı oku!

(nicklebleu) Her hücreyi besliyor.

(L) Enerji metabolizman üzerinde derin bir etki yapıyor. Timótheos şunu sormak istiyor: Dozlarla ilgili olarak, tuzlu su almak için en iyi zaman hangisi?

C: Öğrenmiş olduğunuz gibi, güne bir bardak ılık tuzlu suyla başlamak iyidir. İyottan birkaç saat sonra biraz daha alabilirsiniz.

S: (L) Eğer 2 doz alıyorsan 3 bardak tuzlu su içeceksin.

C: Evet.

S: (Perceval) Bu sabah tadı daha iyiydi.

(Timótheos) Sabah kalktığımda ilk iş olarak tuzlu suyu ve iyodu birlikte alıyorum. Bu doğru değil mi?

(Chu) Hayır.

(Perceval) Kalktığında güne tuzlu su ile başlamak iyi. Kahvaltıdan sonra da iyodunu al.

(Alana) Ben öyle yapıyorum.

(L) Evet. Bu iyi mi?

C: Evet.

S: (L) Pekala. Önerilen günlük miktardan çok daha fazlasının alınması gerektiği gibi, her gün maruz kaldığımız sürekli toksisiteye karşı daha da fazlasını almamız gerekiyor. Yemeklerden o seviyede iyot alamayacağımız için iyot takviyesi tek seçenek.

(Chu) Frekans çitinin etkilerine karşı antidot da olabilir mi bu?

C: Evet.

S: (L) Yani eğer bünyeni zehirleyen metaller yoksa ve vücudunu işgal eden parazitlerin yoksa, o zaman malum güçlerin frekans ışınları seni ele geçiremez. Doğru mu?

C: Evet, aşağı yukarı.

S: (Galatea) Ve genel olarak radyasyonu da engelliyor.

C: Evet.

S: (Perceval) Frekans çiftinin insanlar üzerinde etkili olmasının nedeni muhtemelen zehirlenmiş ve zayıf olmaları.

C: Evet, kesinlikle. İnsanlar iradelerinin ne kadar güçlendiğine şaşıracaklar!

S: (Galatea) Cilt kanserine karşı da işe yarayıp yaramadığını merak ediyorum?

C: Evet

S: (Galatea) Yihu! Dışarı çıkabilirim.

(nicklebleu) İyodun yalnızca nükleer radyasyon veya serpinti durumunda tiroidi korumak için iyi olduğu söylenir genellikle. Bununla ilgili başka koruyucu etkileri var mı?

C: Üst yoğunluklarla arayüzünüz olan tüm bez sistemlerini korur.

S: (Galatea) HARİKA!

(L) Tatlım!

(Arky) Efendim?

(L) Soruların vardı...

(Arky) Hayır. [kahkaha]

(L) Sorularını sormak istemiyor musun?

(Arky) Hm... Pekala. [kahkaha] Bu güzel iyot enerjisini aldığıma göre şimdi bununla ne yapabileceğime bir bakayım. [kahkaha] Beynime pratik yaptırmak için iyi bir problemim olmasını istiyorum. Vücut vücuttur fakat beynin de egzersize ihtiyacı var. Yaklaşık son 20 yıldır geliştirdiğim kuantum teorimin tamamen boş olduğunun farkına vardım...

C: Rüyalarında gelenlere dikkatini ver. Bu yolla seninle doğrudan iletişim kurabiliriz. "Büyük Çalışmaya" başlamak üzeresin. Haleluya!

S: (Arky) Uykuda bilgi almak mı?

C: Evet. Ve hayaller.

S: (Arky) Kahveyi bırakmalı mıyım?

C: Tamamen değil.

S: (Arky) Çok teşekkür ederim. [kahkaha]

(Perceval) Arky? Sigara hakkında sormak ister misin?

(L) Bıraktı.

(Arky) Bıraktım.

(Perceval) Eğer...

(Chu) Sigara sana faydalı mı yoksa değil mi?

(L) Çok sıkıntı çekmeden bırakmayı başardı. Eğer rahatsız olmadan bırakabiliyorsan sigara içmen gerekmiyor diye düşünüyorum.

C: Evet.

S: (L) Pekala. Başka sorular?

(Approaching Infinity) Paris saldırılarındaki teröristlerden herhangi biri kendini isteyerek havaya uçurdu mu?

C: Hayır.

S: (Approaching Infinity) Farklı arabalarda kaç kişinin bu olaya karıştığıyla ilgili farklı anlatımlar var ve insanlar farklı kişiler görmüş. Resmi hikayeye göre saldırılara doğrudan katılan dokuz kişi varmış. Yani olay yerinde, ateş edenler ve bomba patlattığı iddia edilenler. Peki olay yerinde gerçekte kaç kişi vardı?

C: Destek ve gizli operasyon yönetimi dahil 25.

S: (Alana) Farklı bir konuyla ilgili bir sorum var. Ölümle ilgili sağlık ve huzur programını yaparken, insanların ölüme yakın bir deneyimden sonra yaşadıkları elektriksel olaylardan bahsettik. Saatleri duruyor, bazen bir odada yürürken ampuller patlıyor ve buna benzer şeyler. Konuyla ilgili okuduğum...

C: Genellikle geçişle birlikte kanalların açılması sonucu artan enerji akışından kaynaklanıyor.

S: (Alana) Kaçırılan insanların da buna benzer elektriksel...

C: Evet

S: (Alana) Programda söylediğimiz gibi: Farklı bir aleme geçtiğinde daha fazla elektrik yükleniyorsun ve geri geldiğinde, şey gibisin...

(L) Bir kanaldan geçiyorsun, bu kanaldan geri geliyorsun ve beraberinde birşey getiriyorsun veya bir tür bağlantı kuruyorsun. Böyle birşey mi?

C: Evet

S: (L) Başka soru?

(Perceval) Gize piramitlerinin içinde tespit edilen ısılar neydi?

C: Daha önce bahsettiğimiz ek odalar.

S: (Perceval) İspanya'ya düşen o garip dairesel cisimlerin bir uydunun gaz tankları olduğunu söylüyorlar. Bu doğru mu?

C: Evet

S: (L) Peki nasıl oluyor da düşüyorlar?

(Perceval) İki tanesi neden İspanya'da aynı yere düştü?

C: Oraya mesaj olarak kondu.

S: (L) Dünyadışı varlıklar mı koydu onları oraya?

C: Onun gibi birşey.

S: (L) Peki ya ait oldukları uydular?

C: Gittiler. Puf. Mesajın parçası.

S: (L) Ha?

(Perceval) Kime verilen bir mesaj bu?

C: Kime olacak? O uyduları uzaya yerleştiren kişilere!

(Perceval) O cisimlerin oraya mesajın bir parçası olarak konduklarını söylüyorlar. Doğrudan yerleştirilmiş. Ama uydular düşürüldü ve bu mesajın parçasıydı. Bunlar Amerikan uyduları mıydı?

C: Evet

S: (Scottie) Ama ne uyduları olduklarını bilmiyoruz. Pek çok türde uydu var. Hmm...

C: "Uzaydaki" birşeylere karşı "savunma" olarak planlanan türde.

S: (Scottie) Boylarını aşan bir durum demek ki!

(L) Pekala...

(Perceval) Bir soru daha. Çin'deki serap, birkaç hafta önceydi, hatırlıyor musunuz?

(Galatea) Oo, evet! Gökteki şehir!

(Perceval) Gerçek miydi?

C: Gerçek bir serap.

S: (Perceval) Olağanüstü bir serap...

C: Evet, fazlasını bekleyin!

S: (Perceval) Sızıntıyla alakalı bir olay mı?

C: Hayır. Atmosferik etkiler.

S: (Pierre) Kırılmadan kaynaklandığı için daha fazla olacak çünkü kırılma atmosferdeki ısı kademeleriyle orantılı. Üst atmosfer giderek soğuduğu için daha fazla serap olacak.

(Perceval) Ve daha büyük.

C: Evet

S: (Galatea) Müthiş birşey. Neden gökte bir şehir göremiyoruz?

C: Bekleyin!

S: (Galatea) EVET! Burada bir tane göreceğiz!

(L) Pekala. Saçmalaşıyoruz, iyi geceler diyelim.

(Galatea) Saçmalaşmak eğlenceli!

C: Şimdi gevşeyin ve gösterinin tadını çıkarın. Hoşçakalın.

(Galatea) Ba-bay! Teşekkürler.

CELSE SONU

Orijinal celse metni: http://cassiopaea.org/forum/index.php/topic,40125.0.html

bozadi

#1
Kasyopyalıların açılış cümlesinde / paragrafında söyledikleri çok vurucuydu.

"İyot" uygulamasını bir araştırıp denemek istiyorum.

Çin'deki "serap" olayı 7 Ekim 2015 tarihli şu olay olsa gerek:


Majisyen

#2
Video ve çeviri için teşekkürler.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde vardır.

macka

#3
teşekkürler bozadi.gerçekten  olaylar çok heyecan verici duruma ulaşmaya başladı .bu arada 19 kasımda ikinci oğlumuz dünyaya geldi sizlerle de paylaşmak istedim apayrı bir heyecan içindeyim.Uzun süre yaklaşan olaylar nedeniyle çocuk konusuna soğuk bakıyordum ancak bir süre sonra eşimin de istek ve fedakarlığı çok fazlaydı , eğer hayırılı olacaksa olsun dedim tanrının evrenin işine karışmayalım diye düşündüm tabi eşim bu konuları pek takip etmez inşallah hayırlısı olur dünya kh zulmünden kurtulur diyorum k lerin dediği gibi mümkün mertebe hazırlanıp gösteriyi seyretmeliyiz
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

beyrutkapı

#4
çeviri için teşekkürler bozadi. ayrıca tebrikler sevgili macka.
tırmanan tüm bu olaylara ve kitlesel kontrol çabalarına geniş çaplı iklim değişklikleri eşlik edecek. bir bakıma geride bıraktığımız tüm bu sürece fırtına öncesi sessizlik bile diyebiliriz. bakalım gösteri nasıl değişecek. ''Gelen karmaşada yolunuzu bulmak zor olacak'' hayli dikkat çekici bir uyarı!
 

bozadi

#5
Ben de hepinize teşekkür ederim arkadaşlar. Tebrikler macka :)

yucelulu

#6
Çeviri için teşekkürler.
 

Scyth

#7
Çocuk için hayırlı olsun çeviri için teşekkürler.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Tgur

#8
Ellerine sağlık Bozadi ,ayrıca bu ısınılmış ortamda dünyayı seçen macka dostun çocuğuna şanslar dilerim,
C: Şimdi gevşeyin ve gösterinin tadını çıkarın. Hoşçakalın.

Bu cevap ve öneri için epeyi kafa patlatıp gerçeği yakalamak lazım..

bozadi

#9
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur

 C: Şimdi gevşeyin ve gösterinin tadını çıkarın. Hoşçakalın.

Bu cevap ve öneri için epeyi kafa patlatıp gerçeği yakalamak lazım..

Hakikaten en önemli mesajlardan biri bu olmalı. Korku, gerilim ve bilinç bulanıklığıyla dolu bir kabusun içinde "gevşeyip gösterinin tadını çıkarmak"! 3. yoğunluk düşünüş tarzını aşmak ve özellikle de BH düşünüş tarzına geçmekle ilgili bir tavsiye olduğunu düşünüyorum. Üzerinde ne kadar dursak azdır. Umarım mümkün olan en üst düzeyde vakıf oluruz duruma birlikte.

Gaia

#10
Çok dolu bir celseydi,çeviri için çok teşekkürler. İyot konusunda zihinsel bi blokajım vardı sanırım bu celseyle aştım bunu. Artık tuza daha farklı bakıyorum :) Çindeki serabı çok merak ediyordum değinmeleri iyi olmuş. Fransa saldırısı da tam tahmin ettiğim gibiymiş. Son zamanlarda bir arkadaşımın psikopati sorunu ile uğraşıyoruz. Gerçekten de zayıf ve zehirlenmiş olanlar çok çabuk etki altına giriyorlar. Farkındalık,bilgi ve irade bu yol da çok önemli etkenler.

Ka

#11
Maçka Dostum çok sevindim, sağlıklı ve uzun bir ömür dilerim tüm ailene ve aranıza katılan yeni dostumuza, bu farkındalıkta bir babanın harika bir oğlu olacak:)
İyot tedavisini biraz araştrdım ama anlayamadığım çok tedavi yöntemi var. Bilen varsa dinleyelim, özelikle sofra tuzundaki farkı ve triodle alakasına dikkat etmek lazım sanırım.
 

Scyth

#12
İyotlu kaya tuzları var migrosta satıyorlar; bazı aktarlarda da poşetli biçimde ve daha uygun fiyata var.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

believer planet

#13
sevgili maçka gözünüz aydın diyorum:) tebrik ederim..

güzel bi celseydi..çeviri için teşekkürler bozadi

iyotlu besinleri araştırdım internette ,sanırım en ideal alım iyotlu tuzdan olacak..celselerde geçen iyot galiba fransada ayrı satılan bir durum da çünkü yemekten sonra direk iyot alabilirsin lafı geçiyor..

her sabah bir bardak  tuzlu su çok ilgimi çekti ... ki ben yıllardır tuzlu yemem hep de sağlık problemleri yaşıyorum..
bide iyotlu tuz kullanımını arttıracağım.
bakalam neler olacak
herşey mümkün

bigsenfoni

#14
Ceviri icin tesekkürler sevgili bozadi...:-)Aslinda kasyopyalilar taaa.. ilk celselerden beri bu iyot konusunda göz kirpiyorlarmis...insan genetiginin  manipule edisiyle ilgili celselerde DNA sivisinin bilerek kesilmesi ve bu sivinin tuzlusuya benzer bir sivi oldugu konusu...Aslinda burada marketlerde floritli tuz,dag tuzu ve iyotlu tuz alma secenegi var.5 senedir kulaklarimdaki rahatsizlikdan dolayi tuzdan uzak durmustum...Yarindan itibaren günde bir bardak tuzlu\iyotlu su icecegim bakalim ne olacak...Vücut sagliginizda farkettiginiz degisikleri yada farkli semtonlari yazarsaniz sevinirim.

Bu arada tebrikler macka...macka yollaru taslu,geliyur sari saclu...:-)
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.