Suudi Arabistan Yemen'e askeri operasyon başlattı (26 Mart)

Başlatan bozadi, 26 Mart 2015, 15:14:39

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

26 Mart 2015

Suudi Arabistan Yemen'i havadan vurdu, operasyona 10 ülke destek veriyor


Yemen'de Şii Husilerin kontrolündeki bölgeler ateş altında




Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap ülkeleri, Yemen'de Şii Ensarullah Hareketi'nin (Husiler) ilerleyişini durdurmak için askeri müdahalede bulundu. Operasyona 100 savaş uçağı ve 150 bin asker ile katılan Suudi Arabistan, 10 ülkeden oluşan koalisyonun, kayıplara karışan Yemen Cumhurbaşkanı Abdurrabu Mansur Hadi'yi desteklemek için harekete geçtiğini açıkladı. Hadi'yi El Kaide'yle mücadelede önemli bir müttefik olarak gören ABD de operasyona lojistik yardım ve istihbarat desteği yaptığını duyurdu. Operasyonda şu ana kadar en az 25 sivil hayatını kaybetti.

Yemen'de Şii Husilerden oluşan Ensarullah Hareketi'nin başkent Sana'nın ardından Taiz ile liman kenti Aden'i de ele geçirmesi ve Cumhurbaşkanı Hadi'nin Aden'i terk ederek kayıplara karışmasının ardından Suudi Arabistan Yemen'e hava saldırısı düzenledi. Gece saatlerinde kameraların karşısına geçen Suudi Arabistan'ın ABD Büyükelçisi Abdül bin Ahmet el Cubeyir, dört Körfez ülkesinin de aralarında bulunduğu 10 ülkenin operasyona katıldığını söyledi. Ülke ismi belirtmeyen Büyükelçi operasyondan önce ABD'ye danıştıklarını ancak Washington yönetiminin Yemen'e yönelik saldırıya katılmadığını söyledi.

"Radikal gruplarla başa çıkabilmek için Yemen hükümetini desteklemek gerekiyor" diyen el Cubeyir, kayıplara karışan Cumhurbaşkanı Hadi'yi desteklediklerini ve Husi hedeflerini vurduklarını açıkladı.

100 savaş uçağı ve 150 bin asker

Dubai merkezli El Arabiya televizyonu, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Şii Husilere yönelik operasyona 100 savaş uçağı ve 150 bin asker ile katıldığını bildirdi.

Al Arabiya'nın haberinde, Suudi Arabistan'ın yanı sıra Mısır, Fas, Ürdün, Sudan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn'in de operasyona destek verdiği, Mısır, Pakistan, Ürdün ve Sudan'ın olası bir kara harekatına hazır oldukları belirtildi.

En az 25 sivil öldü

Operasyonda, Sana'daki Daylami hava üssündeki uçaksavar bataryaları ile dört savaş uçağının etkisiz hale getirildiği, Sana'nın güneyindeki Husilere ait askeri kampların da vurulduğu ifade edildi.

 AFP'ye konuşan bir sivil savunma kaynağı, Suudi Arabistan'ın Sana'daki hava saldırılarında en az 13 sivilin hayatını kaybettiğini söyledi. Kaynak, yedi evin yıkılmasına neden olan saldırılarda ölenler arasında kadın ve çocukların da olduğunu, enkaz altında başka kişilerin de olabileceğini belirtti.

Anadolu Ajansı ise sivil can kaybını 25 olarak duyurdu. Husilere ait el Mesire televizyonu Sana'daki tüm sağlık personelinin acilen hastanelere gelip görev başında olmalarını istedi.

Operasyon sürerken, Hadi'ye bağlı güçlerin Aden'deki uluslararası havalimanının kontrolünü tekrar ele geçirdiği bildirildi.

'İran'a izin vermeyiz'

Suudi uçaklarının Sana'yı bombaladığı belirtilirken, Büyükelçi El Cubeyir, kara operasyonun da sinyalini verdi. Cubeyir ilerleyen dakikalarda Suudi Arabistan ordusunun başka varlıklarının da harekete geçebileceğini söyledi.

Dün Husilerin Aden'de ilerleyerek havaalanını kontrol altına almalarının ardından Suudi Arabistan sınıra asker yığmıştı. Suudi Arabistan daha önce İran'ı Ensarullah Hareketi üzerinden Yemen'i kontrol altına almaya çalışmakla suçlayarak "buna izin vermeyeceğiz" açıklaması yapmıştı.

Yemen sınırına dev bir duvar ören ve Kızıl Deniz'deki donanma üssünü takviye eden Suudi Arabistan, Yemen saldırısını da BM'nin ve Arap Birliği'nin Hadi yönetimini destekleyen kararlarına dayandırdı. Yemen Dışişleri Bakanı Riyad Yasin Abdullah da Arap Birliği'ni Husilere müdahale etmeye çağırırken, Devlet Başkanı Hadi'nin ülkeyi terk ettiği iddialarını yalanladı. Hadi'nin Reuters'a konuşan bir yardımcısı, Aden'deki konutundan ayrılan Yemen liderinin yine bu kentteki üssünde olduğunu söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki de saldırıdan hemen önce Hadi'nin Aden'deki konutundan kaçtığını doğruladı, Husilerin ilerleyişini 'kabul edilemez' olarak nitelendirdi.

 ABD'den lojistik ve istihbarat desteği

ABD, Başkan Barack Obama'nın emri doğrultusunda Yemen'e askeri operasyon düzenleyen ülkelere lojistik yardım ve istihbarat desteğinin sağlandığını duyurdu.

Beyaz Saray, Suudi Arabistan ile KİK üyelerinin Yemen'e yönelik düzenlediği askeri operasyon konusunda yazılı açıklama yaptı.  Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Bernadette Meehan imzasıyla yapılan açıklamada, ABD yönetimin Husilerin seçilmiş hükümete yönelik askeri eylemlerini sert bir şekilde kınadığı bildirildi.

Husiler'den tepki

Ensarullah Hareketi, Yemen'e Suudi müdahalesi başlamadan hemen önce, dış müdahale isteyen Hadi'ye tepki gösterdi. Katar televizyonu El Cezire'ye konuşan Ensarullah Hareketi Sözcüsü Muhammed el-Buheyti böyle bir hamlenin kaosa neden olacağını söyledi. Ensarullah Hareketi, Hadi'nin kendilerine karşı savaşta "Halk Komiteleri" adı altında El Kaide'nin Yemen kolu olan Ensaru'ş- Şeria'yı kullandığını iddia ediyor.

Yemen'in devrik lideri Ali Abdullah Salih'in emrindeki güçlerin de Ensarullah'la birlikte halefi Hadi'ye karşı savaştırdığı belirtiliyor.

Suudi Arabistan ordusu, 2011'de Kral Halife yönetimine karşı isyanların patlak verdiği Bahreyn'e de müdahale etmişti.

Hadi, ABD için kilit öneme sahip

Yemen'de Eylül ayından bu yana başkent Sana'nın kontrolü Husilerdeydi. Ocak ayında Sana'daki cumhurbaşkanlığı sarayını ve birçok hükümet binasını basarak ele geçiren silahlı Husi milisler, ABD'nin El Kaide'yle mücadelede önemli bir müttefik olarak gördüğü Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi ve Halid Mahfuz Bahhah'ı istifaya zorlamıştı.

İran destekli Husilerin ev hapsinde tuttuğu Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi geçen ay Sana'dan kaçarak, ülkenin güneyindeki Aden kentine gitmişti.

Kaynak: t24.com.tr

bozadi

26 Mart 2015

İran'dan Yemen bombardımanına kınama


İran, Suudi Arabistan ve ABD başta olmak üzere 10 ülkeden oluşan koalisyonun Yemen'e bombardıman başlatmasına tepki göstererek, 13 sivilin hayatını kaybettiği saldırıları kınadı.




Suudi Arabistan ve ABD öncülüğünde 10 ülkeden oluşan koalisyonun Yemen'e askeri bombardıman başlatmasına İran'dan tepki gecikmedi. İran Dışişleri Bakanlığı hava saldırılarını kınadı. Dışişlerinin açıklamasında, operasyonun "hemen durdurulması" talep edilerek, "Suudi Arabistan'ın askeri saldırganlığı ülkedeki krizi daha da derinleştirecek" ifadesi kullanıldı. 

Press Tv'de yer alan habere göre, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Merziye Afham, hava saldırılarının Yemen'in toprak bütünlüğünün altını çizdi ve hava saldırılarının bölgede terörizmin yayılmasına neden olacağını söyledi.




'ABD DESTEKLİ SALDIRGANLIK'

İran devlet televizyonunda yer alan haberde ise, askeri operasyon için "ABD destekli saldırganlık" ifadesi kullanıldı. Reuters'ın haberine göre, devlet televizyonunda hava saldırıları sonucu yıkılan binalar, yaralılar ve hayatlarını kaybeden siviller gösterildi. Görüntülerin yayınlandığı esnada, "Birçok Yemen vatandaşı ABD destekli saldırganlık nedeniyle hayatını kaybetti" denildi.

HUSİ YETKİLİSİ: İRAN'IN YARDIMI OLMADAN DA SAVUNABİLİRİZ

Öte yandan, Şii Husilerin yönetim kurulundan Muhammed el-Bukhaiti, Reuters'a operasyonla ilgili açıklamalarda bulundu. Buheyti, operasyonun başlamasının ardından Tahran yönetimiyle bağlantıya geçip geçmedikleri sorulduğunda, Husilerin İran'ın desteği olmadan kendilerini savunabileceğini belirterek, "Yemen halkı, herhangi bir yabancı ülke katılımı olmadan da bu saldırıyla başa çıkabilir" dedi.

GECE SAATLERİNDE BAŞLADI

Gece saatlerinde kameraların karşısına geçen Suudi Arabistan'ın ABD Büyükelçisi Abdül bin Ahmet el Cubeyir, dört Körfez ülkesinin de aralarında bulunduğu 10 ülkenin operasyona katıldığını duyurmuştu. Hava saldırılarında şu ana kadar en az 13 sivil hayatını kaybetti. Al Arabiya, Suudi Arabistan'ın operasyon için 100 savaş uçağı, 150 bin asker ve deniz kuvvetlerini konuşlandırdığını duyurdu. Kara harekatı seçeneğini masada tutan ülkeler ise Mısır, Ürdün ve Sudan.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Muhammed Bin Salman, operasyona Mısır, Fas, Ürdün, Sudan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn'den savaş uçaklarının katıldığını duyurdu.

Kaynak: radikal.com.tr

bozadi

26 Mart 2015

Rusya: En üst seviyede rahatsızız


Suudi Arabistan öncülüğünde Yemen'e düzenlenen hava operasyonunun ardından Rusya'dan ilk açıklama geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, " Yemen'deki son gelişmeler, Moskova yönetimi için en üst seviyede rahatsızlık yaratıyor" dedi. Saldırıyı İran ve Suriye de kınadı.




Suriye, Yemen'e Suudi Arabistan öncülüğünde yapılan hava saldırılarını kınayarak operasyonu "açık bir saldırganlık" olarak nitelendirdi. Suriye resmi haber ajansı SANA'da yer alan açıklamada, "Suudi ailesinin rejimi tarafından yönetilen körfez savaş uçakları Yemen'e karşı açık bir saldırganlık başlattı" dendi.

Suudi Arabistan öncülüğünde 10 körfez ülkesinin Yemen'e saldırmasıyla ilgili olarak Rusya'dan ilk açıklama geldi. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Egemenliğini ve toprak bütünlüğünü her zaman desteklediğimiz dost ülke Yemen'deki son gelişmeler, Moskova yönetimi için en üst seviyede rahatsızlık yaratıyor. Tüm tarafları operasyona son vermeye çağırıyoruz" dendi.

BARIŞÇIL ÇÖZÜM ARAYIŞINDAYIZ

Krizin ancak geniş katılımlı ulusal diyalog sayesinde aşılabileceği vurgulanan açıklamada, "İlgili tüm taraflarla iletişim halinde olan Moskova, BM nezdinde de olmak üzere barışçıl çözüm için çabalarını sıklaştırıyor" ifadesi kullanıldı.

İRAN: ABD DESTEKLİ SALDIRGANLIK

Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı da 'ABD destekli saldırganlık' olarak nitelediği operasyonu kınadı. Devlet televizyonu hava saldırılarının yol açtığı hasarı gösteren fotoğraflar yayımladı ve sivillerin hayatını kaybettiğinin altını çizdi.

Kaynak: ilerihaber.com


Scyth

Bizim dışişleride açıklama yapmış harekatı destekliyoruz diye. Yemen'e dış müdahale olacağı belliydi zaten. Bu harekatı planlayanlar öyle gözüküyor ki düşen petrol fiyatlarına karşı Yemen'i destekleyen devletlerin hemen hepsinin büyük petrol ve gaz üretecileri olmalarına güveniyorlar. Olayı uzaktan izleyecekleri varsayılarak Ortadoğu'da İsrail ekseninde ki devletler bir araya getirilmiş. Yemen'e olan harekat İsrail'in işine oldukça yarar ayrıca Birleşik Devletler El-Kaide döküntülerinin Yemen'de ki varlığını garanti altına almış olacak. Harekatı sadece havadan yapmaları gelecek tepkileri sınırlı tutmakla alakalı ;karada El-Kaide Aden'de ki Sunni Yemenlilerle birleşerek Şii Yemenlilere karşı mücadele verecektir muhtemelen. Bu savaşta "ithal mücahitleri" de bolca göreceğiz sağdan soldan topladıklarını Güney Yemen tarafında savaşmak için gönderecekler. Elbette silah ve lojistik destek vereceklerdir. Hatta Afrika'dan paralı askerde kiralayabilirler. Yemen'de ki mücadele ne kadar uzarsa Ortadoğu o kadar karışacaktır ve bundan büyük çıkar beklentisinde olanlar olduğuna eminim. Bu süreç kozmik olayların gelişini hızlandıracaktır.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Scyth

Yemen'de Husilerin yönetim kurulu üyesi Dayfallah Şami, "Arabistan kara harekatı kararı verirse Yemen, onların bulundukları son toprak olur. Gazze'ye bombalar atılırken neredeydiler." dedi.

Yemen'de Husilerin partisi Ansarallah Yönetim Kurulu üyesi Dayfallah Al Şami, Yemen'deki durumu değerlendirdi. Şami, "Suudi Arabistan kara operasyonuna karar verirse Yemen, onların bulunduğu son toprak olacak. Birleşik Arap Silahlı Kuvvetleri'nin oluşturulması kararı, hakları çiğnenmiş Arap halklarının çıkarlarını hiçbir şekilde korumuyor. İsrail ordusunun sivilleri bombaladığı Gazze'ye bakın. Nerde Arap ordusu? Nerde birlikleri? Hiçbir Arap ordusu, Filistin halkını kurtarmak istemiyor." dedi

 ORTADA YALAN HABERLER VAR

Rusya'nın resmi haber ajansı Sputnik Arabic'in haberine göre Suudi Arabistan ve müttefiklerinin sivillerin evlerini vurduğunu, kadınların ve çocukların enkaz altında kalmasına yol açtığını belirten Sami, medyanın ise sahte haberlerle dolu olduğunu söyledi.


"BULUNDUKLARI SON TOPRAK OLUR"

"Al-Arabiya ve Al-Cezire, Yemen'de silahlı güçlerin üslerinin vurulduğuna dair yalan haberler yapıyor" diyen Sami, şöyle devam etti:

"Yemen hava savunması, bu sabah, başkent Sana yakınlarında bir Suudi savaş uçağını vurdu. Suudi Arabistan ve müttefikleri, kara operasyonuna karar verirse, Yemen onlar için, bulundukları son toprak olacak. Onlar için tam bir yenilgi anlamına gelecek. Yemen halkı, hangi silahlara sahip olursa olsun hiçbir düşmanın, topraklarımıza girmesine izin vermez. Her bir erkeğimiz silah kullanabiliyor, her bir erkeğimiz ailesini korumak için düşmana vahşice saldırmayı biliyor. Suudi Arabistan, 2010'da Yemen'de kara operasyonuna girişmişti, ancak kısa sürede pişman olarak geri döndü ve uluslararası örgütlerde histerik bir şekilde tehditlere başladı. Bize karşı başlattıkları savaş, sadece halkımızı güçlendirdi. Milis güçler ve ordu, tek bir çatı altında birleşti.

ARAP ORDUSU GAZZE'Yİ NEDEN KORUMUYOR

Birleşik Arap Silahlı Kuvvetleri'nin oluşturulması kararı, hakları çiğnenmiş Arap halklarının çıkarlarını hiçbir şekilde korumuyor. İsrail ordusunun sivilleri bombaladığı Gazze'ye bakın. Nerde Arap ordusu? Nerde birlikleri? Hiçbir Arap ordusu, Filistin halkını kurtarmak istemiyor. Şarm El-Şeyh'te toplanan bakanlar, bugün, İsrail'e desteklerini sergilediler. İsrail, tüm Arap uluslarına kıyasla kendi halkını çok daha iyi koruyor."



http://www.haberler.com/husiler-suudi-arabistan-i-acikca-tehdit-etti-7128315-haberi/




Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

28 Mart 2015

Hasan Nasrallah: Kararlılığınız Filistin'de neredeydi?


Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, dün akşam yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan Arap koalisyonunun Yemen saldırısını değerlendirdi.




Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah başta Yemen olmak üzere bölgede yaşanan son gelişmeleri değerlendiren bir konuşma yaptı. Nasrallah'ın konuşması el-Menar ve el-Meyadin televizyonları tarafından canlı yayımlandı.

Yemen'e saldıran Suudi Arabistan'ı eleştiren Nasrallah, "Eğer Suudilerin öncülüğündeki koalisyon savaş uçaklarını İsrail'e çevirseydi onlara katılırdık" dedi. Nasrallah, Suudi Arabistan'ın Yemen'i yeniden kontrol altına almaya çalıştığını söyledi. Saldırının asıl nedeninin İran'ın ya da Husilerin Suudi Arabistan'a tehdit oluşturması olmadığını söyleyen Nasrallah, "Suudiler Yemen üzerindeki kontrolünü kaybetti ve artık Yemen'in kendi halkına ait olmasından dolayı korkuya kapıldı" dedi.

'KAZANACAKLARINA İNANIYORUZ'

Hizbullah'ın Yemen'e yönelik saldırganlığın sona ermesi çağrısı yaptığını belirten Nasrallah, soruna siyasi bir çözüm bulunması gerektiğini kaydetti. Nasrallah, koalisyona katılan ülkelerin halklarına seslenerek askerlerinin kanlarının sadece Suudi krallığının Yemen'deki kontrolünü yeniden sağlamak için aktığını düşünmelerini istedi. Yemen halkının bu saldırganlığa karşılık vermesinin en doğal hakkı olduğunu belirten Nasrallah, "Kazanacaklarına inanıyoruz" dedi.

Nasrallah, "Eğer savaş İsrail'e karşı olsaydı, bu savaşta işbirliği yapardık ama değil. Savaş Arap halkına karşı" ifadesini kullandı. Nasrallah, Suudi Arabistan'ı Yemen'e saldırıp İsrail'e karşı onlarca yıldır hiçbir adım atmaması sebebiyle eleştirdi.

'FİLİSTİN HALKI YILLARDIR YARDIM ÇIĞLIĞI ATIYOR'

Nasrallah, Suudi Arabistan'ın "Kararlılık Fırtınası" operasyonu hakkındaki sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizler onlarca yıldır Filistin'de ve Filistin civarındaki ülkelerde 1948'den bugüne kadar Siyonist rejimin varlığıyla acılara ve musibetlere uğradık; ama bizim için ne kesin kararlılık fırtınası esti ne de kesin kararlılık meltemi... Bunlardan bir Arap meltemi esmesi bizim için bir rüya oldu. Kesin kararlılığınız Filistin'de neredeydi? Yemen'i tehdit görürken İsrail'den neden tehdit hissetmiyorsunuz?

Eğer mesele birilerinin bunu sizden istemesi ise, Filistin halkı yıllardır yardım çığlığı atıyor. 1982'de Lübnan halkı size seslendi; ama umutsuzluk buldu. 2006'da ben sizden hiçbir şey istemediğimi söyledim. Yalnızca bizi rahat bırakın dedim. Ama Filistin halkı hala size sesleniyor ve sizden yardım istiyor.

Gazze'ye yönelik son 51 günlük savaşta evler bombalandı; kadınlar, çocuklar öldürüldü. Gerçi bunu söylemek istemiyorum; ama bunlar da Sünni Müslümanlardı ve siz Arap krallarından ve liderlerinden yardım istediler ama hiçbir adım atmadınız. Bu kahramanlığınız, iradeniz, heybetiniz ve kesin kararlılığınız neredeydi? Bu, üzerinde düşünülmesi gereken acı bir durumdur. Onlarca yıldır bizim bölgelerimiz savaş ve yıkımla boğuşurken Arabistan kılını bile kıpırdatmıyor ama bir anda kesin kararlılık fırtınasının eseceği tutuyor!"

'İRAN İDDİALARI YALAN

Nasrallah, İran'ın bölgeyi kontrol etmeye çalıştığı iddiasının da doğru olmadığını söyledi. Suudi Arabistan politikalarının bölge halklarını İran'a doğru ittiğini belirten Nasrallah, Körfez'deki bu yeni siyasi bölünmenin Lübnan'da da olumsuz etkileri olmasından endişe ettiğini belirtti.

Kaynak: radikal.com.tr

Scyth

İş Filistini desteklemeye gelince ikiyüzlük konusunda çekinmeyen bu Sunni Arap koalisyonu iş Şiilere gelince aslan kesildi. Bu koalisyon ülkerinin hepsinin liderleri kendi liderliklerini garanti altında tutabilmek için İsraille iş birliği yapıyorlar.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

Aynen öyle kardeşim. Şeytan ABD'nin Suudi Arabistan öncülüğündeki Müslüman hizmetkarları yıllardır gözleri önünde mütemadiyen tecavüze uğrayan Filistin için göstermedikleri direnci İran'a ve Şiiliğe karşı gösteriyorlar. İslam'ın kuruluşundan beri Muaviyelerin, Yezitlerin köpeği olan güçler, şimdi aynı sadık köpekliklerini ABD'nin ve İsrail'in kucağından inmeyerek var güçleriyle sergilemeye devam ediyorlar. Hepsi ait oldukları cehennemde yanacaklar sonunda.

bozadi

28 Mart 2015

Türkiye Saptığı Yanlış Yoldan Geri Dönmelidir


İran İslami Meclisi'nin Ulusal Güvenlik ve Dış Politikalar Komisyonu Başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın İran ile ilgili açıklamaları ve Arabistan'ın Yemen'e düzenlediği saldırı ile ilgili konuştu.




MHA'nın haberine göre, bugün yaptığı açıklamada Arabistan'ın Yemen'e düzenlediği saldırıları ele alan İran İslami Meclisi'nin Ulusal Güvenlik ve Dış Politikalar Komisyonu Başkanı Aladdin Burucerdi, "Savaş, kullanılması gereken en son yöntemdir. Arabistan, yıllardır Yemen gibi tüm bölge ülkelerine zalimce bir yaklaşım içerisindedir ve kendi politikalarını bu ülkelerde uygulamak için farklı araçlar kullanıyor. Ama tüm bu çabaların etkisiz olduğunu görüyoruz. Yemen halkı, ülkedeki yoksuluğua rağmen, her zaman cesur ve savaşçı bir ulus olarak tarihte yer almışlardır ve Arabistan ve kurduğu birlik de bu ulus ile savaşamayacaktır. Arabistan'ın bu çalışmalarının başarısız olacağı ve bölge üzerinde yaratacağı olumsuz etkileri, bugünden bile tahmin edebiliriz" dedi.

Burucerdi açıklamasının devamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İran hakkında yaptığı açıklamalarına da dikkat çekerek, "Türkiye'nin politikalarını bir zincir olarak düşünürsek, bu zincirdeki çoğu halkanın başarısız ve olumsuz olduğunu görürüz. Bu konudaki en belirgin örnek, Suriye kousudur. Türkiye yıllardır teröristlere eğitim veriyor ve onlar için askeri destek sağlıyor. Komşuluk haklarını bile yerine getirmiyor. Suriye'de yönetimi değştirmek peşinde olan Türkiye, amacına ulaşamadı ve öte yandan Irak'ta da aynı politikayı yürütmeye çalıştı. İran, tüm müslüman komşu ülkelerine saygı göstermektedir, ama yapılan bu açıklamalar da hiçbir şekilde kabul edilemez" dedi.

Erdoğan'ın tutumu ile ilgili açıklamasının devamında ise Burucerdi, "57 müslüman ülke arasında, İslami Birlik kurucusu olmaktan gurur duyuyoruz. Türkiye Cumhurbaşkanı'nın İran'ın Şii bir yönetim kurmak peşinde olduğu iddiası, tamamen yanlış bir iddiadır. İran, en büyük yardımlarını, Filistin'de İsrail ile savaşan Hamas  ve Filistin İslami Cihat Hareketi gibi Sünni kardeşlerimizden oluşan cesur savaşçılara yapmıştır.Türkiye devletinin, saptığı yanlış yoldan geri dönmesi ve politikalarını gözden geçirmesini diliyoruz" dedi.

Kaynak: mehrnews.com

Scyth

İran'da Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi (DMTK) Başkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani : "Bu ülkelerin liderleri 50 yıldır birkaç milyonluk Kudüs işgalcisine karşı etkili en küçük bir girişimde bulunmadı ancak şu anda bölgedeki Müslüman bir ülkeye karşı birleşti" ifadesini kullandı.

Aden Havalimanı Güney Yemenlilerin eline geçmiş. Yemen'in güneyindeki Şebva eyaletinde iki grup arasında bir çatışma söz konusu. Yapılan hava harekatı karadan Güney Yemenlilerin ilerleyişini destekliyecek bir nitelik kazanmış gözüküyor.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

08 Nisan 2015

İran, Yemen'e savaş gemilerini gönderdi


İran'ın Yemen'deki askeri varlığını korumak amacıyla Aden Körfezi'ne iki savaş gemisi gönderdi. 




İran'ın Suudi Arabistan ve müttefiki devletlerin Husilere karşı hava saldırıları başlattığı Yemen'de askeri varlığını korumak adına bölgeye iki savaş gemisi gönderdiği duyuruldu. İran Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Habibollah Sayyari konuyla ilgili açıklamasında, Elborz destroyerinin ve Buşehr destek gemisinin Aden Körfezi'nde konuşlandırılmak üzere İran'ın Bender Abbas limanınden demir aldığını ifade etti. Sayyari, İranlı gemilerin Yemen'in güneyindeki Aden Körfezi'nde ve Kızıldeniz'de devriye gezeceğini bildirdi. Gemilerin 'anti-korsan' savaş gemileri olduğu bildirildi.

Suudi Arabistan ve müttefiki devletler, Arap Baharı'nda iktidara gelen Suudi destekli Devlet Başkanı Abd Rubbah Mansur Hadi'yi Riyad'a kaçmaya zorlayan Husileri hedef alan hava saldırılarına iki hafta önce başlamıştı. İran operasyonları kınadığını bildirmiş ve görüşme çağrısında bulunmuştu. Suudi Arabistan ise İran'ı Husilere askeri destek vermekle suçlamış ancak İran inkar etmişti. Bölge, dünyanın en önemli deniz geçişlerinden ve Avrupa ile Ortadoğu arasındaki kapılardan biri olma özelliğini taşıyor.

SUUDİ SALDIRILARINDA 540 KİŞİ ÖLDÜ

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Husilerin ilerleyişine karşı Yemen'de "Kararlılık Fırtınası" adlı bir askeri operasyon yürütüyor. Koalisyonun saldırılarında iki haftada 540 kişi öldü, 100 bin kişi evinden oldu.

Kaynak: ilerihaber.org

bozadi

10 Nisan 2015

Pakistan parlamentosu Yemen kararını verdi


Pakistan parlamentosu, Yemen krizinin barışçıl yollarla çözülmesi çağrısında bulundu ve hükümetten Yemen'de Suudi Arabistan öncülüğünde yürütülen operasyonda tarafsız kalmasını istedi.




Pakistan parlamentosunda, Husilere yönelik operasyon karşısında nasıl bir tutum izleneceğine ilişkin hazırlanan ve günlerdir üzerinde konuşulan karar tasarısı oybirliğiyle kabul edildi. Hükümetten harekata doğrudan katkıda bulunmaksızın tarafsız bir tutum izlenmesi istenirken, Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğünün korunması için de gereken desteğin verileceği ifade edildi.

Diğer taraftan kötüleşen güvenlik ve insani durum konusunda da ciddi kaygılar olduğu vurgulanan kararda, acil ateşkes sağlanması için BM Güvenlik Konseyi (BMGK) ve İslam İşbirliği Teşkilatı'nı harekete geçirecek adımlar atılması talebinde de bulunuldu.

ŞERİF, "SAYGI DUYARIM" DEMİŞTİ

Pakistan hükümeti, Yemen'deki harekata asker gönderip göndermeme konusunu netleştirmek için parlamentoyu pazartesi günü ortak oturuma çağırmıştı. Parlamentodaki bütün siyasi partiler operasyona katılmak üzere Suudi Arabistan'a asker gönderilmesine karşı olduklarını açıklamıştı. Başbakan Nevaz Şerif, parlamentonun kararına saygı duyacağını söylemişti.

Kaynak: tr.sputniknews.com

bozadi

13 Nisan 2015

Rusya, Suudilerin Yemen ablukasını deldi


Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçlerinin Yemen'e uyguladığı ablukaya rağmen Rusya'ya ait savaş gemilerinin Yemen kara sularına girdiği açıkladı.




Yemen'in İbb Press haber ajansının bildirdiğine göre Sana'daki siyasi kaynaklar, Rus savaş gemilerinin Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon ablukasını deldiğini ve koalisyon güçlerinden izin almadan Yemen sularına girdiğini açıkladı.

Haberde bahsi geçen kaynaklar, Suudi koalisyonunun Rus uçaklarının Yemen'deki vatandaşlarını tahliye etmek için Sana havaalanına inişine izin vermeyi geciktirmesi sebebiyle Rusya'nın da savaş gemilerini harekete geçirmeye karar verdiğini belirtti ve Suudi koalisyonunun Rusya gemilerini engellemeye cesaret edemediğini söyledi.

Rusya Savunma Bakanlığı sözcüsü İgor Konaşenkov, dün Rusya Deniz Kuvvetlerine bağlı gemilerin 45'i Rusya vatandaşı 308 kişiyi Yemen'den tahliye ettiğini açıklamıştı.

İbb Press haber ajansı bir başka haberinde de ülkenin güneyindeki Abyan sahilinden Yemen'e girmeye çalışan Mısır ordusuna mensup 40 askerin bir kısmının öldürüldüğünü bir kısmının ise esir alındığını iddia etti.

Kaynak: ydh.com.tr

bozadi

14 Nisan 2015

Putin, İran'a S-300 sevkiyatına izin verdi


Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran'a S-300 füze savunma sistemi sevkiyatının önündeki yasal engeli kaldırdı. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, İran ile nükleer müzakerelerde varılan anlaşmanın ardından bu kararı aldıklarını belirtti. Lavrov, S-300'lerin İsrail ve bölgenin diğer ülkeleri için tehdit oluşturmadığını da vurguladı.




Kremlin Basın dairesinden yapılan açıklamaya göre Rusya'nın İran'a S-300 füzesi sevk etmesini engelleyen yasak, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in kararıyla iptal edildi. Açıklamada, "Karar, Rusya topraklarından (hava sahası dahil) İran İslam Cumhuriyeti'ne transit sevkiyat yapılması ve İran'a deniz ve hava yoluyla S-300 füze savunma sistemleri sevk edilmesi önündeki yasağı kaldırıyor" denildi.

LAVROV: S-300'LER, İSRAİL VE BÖLGENİN DİĞER ÜLKELERİ İÇİN TEHDİT DEĞİL

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran'a S-300 füze savunma sisteminin sevkiyatına uygulanan ambargoya gerek kalmadığını, bu sistemlerin tamamen savunma amaçlı olduğunu açıkladı. Bakan, S-300'lerin ne İsrail ne de bölgenin diğer ülkeleri için tehdit olmadığını kaydetti.

Lavrov, "Lozan'da İran'ın nükleer programı ile ilgili Nihai anlaşmanın siyasi çerçevesi üzerinde anlaşmaya varıldı. Bu çerçeve, uluslararası arenada takdir edildi. Şu aşamada, bu türden ambargoya, üstelik Rusya'nın gönüllü olarak uyguladığı ambargoya gerek kalmadığından eminiz" dedi.

S-300 füze savunma sisteminin tamamen savunma amaçlı olduğunun altını çizen Rus Bakan, "Bunlar saldırı için uygun değil ve elbette İsrail dahil, hiçbir bölge ülkesinin güvenliğini tehdit etmez" diye kaydetti.

S-300 ANLAŞMASI

Rusya ve İran, 2007 yılında 800 milyon dolar değerinde S-300 füze savunma sistemi anlaşması imzalamıştı. Ancak BM'nin İran'a nükleer programı nedeniyle uyguladığı uluslararası yaptırımlar nedeniyle, 2010 yılında dönemin Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev, İran'a S-300 sevkiyatını askıya almıştı. Bunun üzerine İran Savunma Bakanlığı, Rusya askeri ihracat şirketi Rosoboronexport aleyhine Cenevre Tahkim Mahkemesi'nde Nisan 2011'de 4 milyar dolarlık dava açmıştı.

Rusya'nın İran'a yeniden silah sevk edebilmesinin önünü açan gelişme, İran'ın 2 Nisan günü P5+1 ülkeleri ile nükleer programı konusunda çerçeve anlaşma imzalaması oldu. Anlaşma, Tahran'ın uranyum zenginleştirme programını sınırlaması karşılığında İran'a uygulanan yaptırımların kaldırılmasını öngörüyor.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, çerçeve anlaşmasının imzalanmasından sonra vakit kaybetmeden, İran'a uygulanan silah ambargosunun da kalkacağını söylemişti.


Kaynak: tr.sputniknews.com

bozadi

14 Nisan 2015

ABD Şii- Sünni savaşı hedefliyor


Rusya Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Nikolay Patruşev, çifte standart uygulamaların Batı için artık bir gelenek halini aldığını ifade ederek, ABD'nin Yemen politikasıyla Şii- Sünni savaşı hedeflediğini açıkladı




Rusya Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Nikolay Patruşev, ABD'nin Yemen politikasını eleştirdi. Yemen'deki gelişmelerin Batı tarafından farklı farklı yorumlandığına dikkat çeken Patruşev, Yemen'deki operasyonun Arap ülkeleri ile İran arasında çatışmaya yol açabileceği uyarısı yaptı. Washington'un Yemen ve Ukrayna'daki krizlere yaklaşımında çifte standart uygulamalarının görüldüğünü ifade eden Patruşev, "ABD ve bazı müttefikleri, Yemen'deki gelişmeleri darbe olarak değerlendirdi ve görev süresi dolan Cumhurbaşkanı Mansur Hadi'nin görevine geri dönebilmesi için askeri operasyonu da kapsayan önlemlere yöneldi" ifadelerini kullandı. İzvestiya gazetesine konuşan Patruşev, Yemen'deki gelişmeleri Ukrayna'da yaşananlara benzeterek, seçimle göreve gelmiş olan eski Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç'in önce Kiev'i, ardından da ülkeyi terk etmek durumunda kaldığını hatırlattı. Ancak Kiev'deki gelişmelerin Batı tarafından farklı yorumlandığına dikkat çeken Rus yetkili, "ABD ve Avrupalı yetkililer, Kiev'deki olayları darbe olarak görmedi ve ülkeden ayrılan Yanukoviç'in meşruiyetini kaybettiğini öne sürdü. ABD ve onu izleyen sözde 'ileri' toplumun uyguladığı çifte standartlar çok açık şekilde görülüyor ve bu tutum, Batılı ülkeler için geleneksel hale geldi" ifadelerini kullandı.

Operasyonlar BM izni yerine ABD onayıyla yapılıyor

Suudi Arabistan'ın başını çektiği koalisyon güçlerinin Yemen'de düzenlediği operasyonu eleştiren Patruşev, gelinen noktada uluslararası kuruluşların kriz içinde olduğunun görüldüğünü vurguladı. Operasyonunun BM Güvenlik Konseyi'nden çıkan izinle değil, ABD'den alınan onayla yapıldığına işaret eden Patruşev, "Rusya tarafından sunulan, Yemen'e insani yardım ulaştırılmasını ve yabancı ülke vatandaşlarının güvenli şekilde tahliye edilmesine imkan tanınmasını öngören tasarının en kısa sürede kabul edilmesini istiyoruz" diye konuştu. Yemen'de yönetimin kontrolü dışında bulunan onlarca bölge olduğunu söyleyen Rus yetkili, "Bu bölgelerin sayısı artabilir. Bu durumda Yemen, sadece ikinci Somali olmakla kalmaz, tam bir korsan devlet haline gelebilir" dedi. Diğer taraftan Patruşev, Yemen'deki krizin bölgede ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısı yaptı. Yemen'deki gelişmelere müdahil olan ülke sayısının sürekli olarak arttığına dikkat çeken Rusya Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Patruşev, "Durum, Sünniler ve Şiiler arasındaki gerilimi tırmandırabilir ve İran ile Arap ülkeleri silahlı çatışmaya sevk edebilir" dedi.

Kaynak: yenimesaj.com.tr