avatar_bigsenfoni

Nümereloji ve bugün fark ettiklerim.

Başlatan bigsenfoni, 05 Ocak 2015, 20:27:57

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bigsenfoni

Ilk önce nümeroloji nedir bunu paylasayim.(yenir mi?, icilir mi?yanina bir sogan girsak cücüklü, cücüksüz falan...:D )

Nümeroloji Okültizm'in bir dalı olup, evrenin sayısal bir kurgu içerdiğini, evrendeki hiçbir şeyin rastlantıya dayanmadığını, her şeyin sayısal bir düzen içinde meydana geldiğini varsayar ve sayılarla ilgili çeşitli analitik ve sentetik çalışmalarla, evrendeki ve olaylardaki gizli yasa ve ilkeleri keşfetmeyi amaçlar.

ikinci olarak bu konudaki olasi manipulasyonlar hakkinda kasyopya celselerinden bir eksi limon...

S: (T) Bu ateşleme sisteminin kullanılmasıyla ilgili duyduğum şeyin doğru olup olmadığını bilmiyorum ama sanki bunu doğrulayan garip birşey yaşamıştım.
C: Dezenformasyona karşı dikkatli olun. İlginizi gerçeklerden uzaklaştırarak sizi müdahale edilmeye, fethedilmeye ve hatta yok edilmeye açık bir hale getiriyor.
S: (L) Elektronik ateşleme sistemleriyle ilgili bilgi doğru mu?
C: Dezenformasyon güvenilir gibi görünen kaynaklardan gelir. Sahte bilgi toplamamanız sizin için çok ama çok önemli çünkü sahte bilgi, bilgisizlikten daha fazla zarar vericidir. Unutmayın, bilgi korur, ihmal ve bilgisizlik tehlike yaratır. Bahsettiğin bilgi T___, sana bilinçli olarak verildi çünkü sen ve J___ ve diğerleri, 4'üncüden 7'inciye kadar olan yoğunluk seviyeleri konusundaki yoğun ilginiz nedeniyle hedef seçildiniz. Birer "tehdit" olarak belgelendiniz bile.
S: (L) T___'ye yaşadığı olayın ne olduğunu söyleyebilir misiniz? (elektronik ateşleme konusundaki doğrulayıcı deneyimi...)
C: Unutmayın, dezenformasyon yüksek seviyeli eğitim alanlarca verildiğinde çok etkili olur çünkü o kişiler tarafından hipnotik ve boyutötesi teknikler kullanılarak elektronik anormallikler meydana gelmesi sağlanır ve bu yolla, verilen sahte bilgi doğrulanmış gibi algılanır.

S: (T) Camaro'daki adam kimdi?
C: Bir saptırma.

S: (T) Yaklaşık iki hafta önce bu bilgiyi duyduğum bir video kasedi izledikten sonraki gün oldu. Güçlendirilmiş bir Camaro süren bir adam çıktı... (J) Hayır! Kasedi izlediğimiz geceydi! (T) Kasedi izledikten sonra bunun hakkında konuşmaya başladık ve bir kez daha izlemeye karar verdik. Sonra Gary ve ben köpeği biraz gezdirmek için dışarı çıktık, sonra geri döndük ve köpeği verandada bıraktık. Ve dışarıda birer sigara içtiğimiz sırada Camaro'lu adam otoyolun kenarına çekti; motor kapağının altından buharlar çıkıyordu. Hortumumuzu rica etti biz de olur dedik. Arabasından çıktı; kot pantolon ve tişört giyiyordu ve dağınık sarı saçları vardı. Motorunun su kaynattığını söyledi. Gulfport'tan geliyormuş ve Ocala'ya gidecekmiş ve arada bir yerde motoru su kaynatmış. 275'inci yol evimden biraz uzakta. Tüm o yolu gelmiş, bir benzin istasyonu ve bakım tesisini geçmiş ve anayoldan ayrılarak su almak için benim olduğum sokağa gelmiş. Sonra da yeni ateşleme sistemlerinin, araba belirli bir hızın üzerine çıktığında nasıl kapanacak şekilde tasarlandığından, bu yüzden de özel bir yarış arabası ateşlemesi taktırdığından ama o zamandan beri de aşırı ısınma sorunu yaşadığından bahsetti. O gece ateşleme sistemleriyle ilgili filmi yeni izlemiştik ve hayretler içinde kaldık. Şimdi öğrenmek istediğim şey ise, bu tür "doğrulamaları" veya eşzamanlılıkları ayarlama gücüne ve yeteneğine sahip olan kişilerin kim olduğu?
C: Dezenformasyon yayanlarla aynı güçler: Yılan Kardeşliği/Konsorsiyum/İlüminati/Yeni Dünya Düzeni/"İsa-Düşmanları"/Kertenkeleler.

Ücüncü olarak bugün kahvemi yudumlarken birden aklima kasyopyalilarin dedigi evrensel dil matematik, tekil, sayilar 33 ve katlari falan filan geldi...basladim hesap makinesiyle oynamaya tekil sayilari carpiyorum, topluyorum,bölüyorum...33ler 66lar 132 ler sonra 99'larfalanan filan derken 81 cikti karsima sonra Atatürk'ün dogum tarihi aklima geldi 1881 dedim buna bir 33 eklesem ne olur acaba saaak ..:D 1914 birinci dünya savasi cikti karsima dedim suna  bir 33 eaha ekliyeyim saak :D 1947 asagi yukari ikinci dünya savasi bir 33 daha koy etti 1980, sanki teori pirtladi derken bir 33 daha 2013 Dünyanin durumu malum...sanki birileri her 33 yilda bir ocagin altini aciyor gibi...herneyse tabi bunlar ilginc tesadüfler olabilir de...
sonra bir ara 666 ile 3 ile carptim ve sonuc 1998 dedim bu tarihte ne oldu falan diye düsünürken su anda yasadigim ülkeye geldim(yada getirildim!)dogum tarihim de 29.09.1977 hepsinin toplami 2015 ve bunu bugün fark ettim 5.1.15 !!!(acaba zamani mi geldi! bu 5.1.15 olmasaydi bu konuyu buraya yazmazdim Kadersel birsey sanki!birde ilginctir ki  bunlari yazmak icin sayfaya girdigimde sevgili bozadinin gezginler konusunda yazdiklari ve uyanma konusu karsima cikti...isaretler heryerde...!ve daha ilginctir ki dogum tarihimde  3 tane 9 olmasi 999 carpi 3=2997 (29.9.77)daha daha ilginci dogum günümün rakamlarimda kizimin dogum, günü dogum yerim, adress numaram ve daha neler neler cikiyor)ve sizlere garanti ederim su anda bunlari gördükten sonra dogum tarihimi manipule edecekler...:D ve ettiler!!!ama sükürler olsun ki ben yine uyandim ve yine ayni kararlari verdim ve yine verdigim kararlari niye verdigimi  gördüm/hissettim/yasadim!!!ve buraya yine yaziyorum...ve onlar yine manipule edecek/yine karar vereceller/yine neden bu kararlari verdiklerini görecekler/yasayacaklar/hissedecekler...sonsuza kadar süren bir sürec ders/dersler ayni ruhlar degisik ve ilerliyorlar/ilerliyoruz.


 Bunlari kafaya takmadan/düsünmeden önce jim keri'nin 23 numara filmini izleyin derim beyninizi yanlis programlarsaniz heryerde bu numaralari görürsünüz  ve cikmasi da gercekten zor!beyin hep kendini dogrulamak icin ugrasir bir kasyopyalilarin söyledigi gibi...

 Şimdi öğrenmek istediğim şey ise, bu tür "doğrulamaları" veya eşzamanlılıkları ayarlama gücüne ve yeteneğine sahip olan kişilerin kim olduğu?

Dezenformasyon yayanlarla aynı güçler: Yılan Kardeşliği/Konsorsiyum/İlüminati/Yeni Dünya Düzeni/"İsa-Düşmanları"/Kertenkeleler

hayatimda o kadar cok tesadüfler,dogrulamalar varki sükürler olsun ki bunlarin nereden geldiklerini biraz gec olsada...acili dersler...:D artik farkedebiliyorum...


kalbiniz temiz ,gözünüz acik olsun.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Scyth

#1
Sezar düşmanları demek istedin heralde Bigsenfoni :)
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#2
Teşekkürler bigsenfoni :)

Ve evet, İsa Düşmanlarını (Antichrist) artık Sezar Düşmanları (AntiCaesar) olarak düşünebiliriz :)

Yav, aslında forumda Sezar'a özel bir başlık açıp onunla ilgili toplayabildiğimiz tüm bilgileri, araştırmaları, sorgulamaları, tartışmaları orada yapabiliriz.

bigsenfoni

elciye zeval olmaz..:D

Kasyopyalilar öyle demis,Laura bunu not etmis, bozadi cevirmis, bende hatirlatiyorum, gerisine karismam...:D
Günah cikartmak gibi olmasin ama, ben bu yasima kadar geldim ne yilan kardesligiile bir gurupla görüstüm/gördüm ne konsorsium toplantilarini  gördüm,ne ilimunatiye ait kimselerle konustum/gördüm,ne biri bana gelip bak biz Dünya yeni düzeni kuracagiz ne dersin  ben onlardanim falan dedi,ne biri gelip bana bak ben isa\'yi hic sevmem bizim bi clup var biz hic sevmeyiz söyle yapiyoz böyle yapiyoz...dedi nede kertenkele türü bir varlikla karsilastim...benim gördügüm tek sey Dünyanin kendine hizmet derslerinin ögrenildigi ve varliklarin  cogunun ego merkezli düsünce yoluyla bu yolda ilerledigi.Bu düsünce yolunda /kutuplasmada bazi gruplarin  dogal olarak olusabilme potansiyelleri ve bu olusma potansilleri olan  negatif guruplarin, enerjilerini/bilinclerini yükselttiklerini ve bu yükselen enerjilerin  diger yüksek  boyuttaki daha yüksek varliklari cektigi ve bu diger yüksek gruptaki varliklarin Dünyali negatif kutuptaki varlilara negatif yükselme yollarini ögrettikleri...bu kadar..:D

Tabiki bu arada pozif yolda olan varlilarinda/guruplarinda ayni sekilde yükselmeye calistiklari ve ayni yüksek yogunluklardan aldiklari bilgilerle pozitif olma potansiyellerini gelistirmeye calistiklari...


hep beraber ögreniyoruz iste isa idi sezar oldu fark etmez...yarin gercek ruhsal ismini de söylerler benim icin sorun yok,benim icin önemli olan bu varligin  niyeti  ve bana yolumda ,ögrenmeme bilincimi/yükselmeme yardimci olacak arkasindaki biraktiklari...gerci arkasindaki biraktiklarini darmandagin etmisler ama olsun ben her zaman vardir bir hayir derim.

Kalbiniz temiz, gözünüz acik olsun.




DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Scyth

#4
Demek istediğim İsa diye biri yok. Esinlenilmiş bir kaç kişi var. Bu konuda ki gerçek karakter Sezar.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Ka

#5
Bigsenfoni üstad son yazdığın özetleme aslında hem bir paradox hemde kendi içinde bir çözüm, çok beğendim bu düşünce yolunu. Ego merkezli bir sistemde suçu başka bir gruba mı atmalıyız yoksa kendimize mi bakmalıyız. Bilmiyorum... özelikkle "beyin hep kendini dogrulamak icin ugrasir " belkide eksikliğimizin yada egonun tatlılığının ilk basamağı.
Doğrulamalar ve eş zamanlıkları ayarlama farkındalığın özellikkleri ama fazlası kuklaya dönüşmenizi sağlayacak bir yol belkide. Bir adım sonraki farkındalık düzeyi doğrulamaları fark edip aldırmamak mı yok doğrulamaların üstünde "tarih tekerrürden yani derslerden ibaret diyeceğimiz bir looplar zinciri mi" hayatımız. çok sevdiğim bir yazarın dediği gibi kader daha doğmadan seçtiğimiz derslerdir. Ama o dersleri nasıl yaşayacağımız ne şiddette algılayacağımızda tamamen özgürüz.  Herşey dediğin gibi tekamül sürecinden geriye kalan deneyimler.... Keyifli bir paylaşım olmuş
 

bigsenfoni

Tesekkürler sevgili Ka...

Evet sevgili bozadi Sezar\'a özel bir baslik fena bir fikir degil... ama dedigim gibi Sezar\'in yaptiklari ve hayati, o kadar manupile olmus ki isin icinden cikabilirmiyiz?yada bir yere varabilirmiyiz?Zamanla  sikici olmaz mi?aradan gecmis 2 bin yil...buldugumuz bilgilerin orijinalligini yüzlerce yil önce bozuldugunu (manipulenin, manipulesinin, manipulesi  ve onun cesitli dillerden cevirimi)birde kavramlarin yillar sonra degisme bozulma durumunu isin icine katarsak isimiz cok zor olacak...

Ben kisisel olarak Sezar\'dan cok Mustafa Kemal Atatürk ile ilgileniyorum ve onu kendime Örnek BH/varlik/lider/rehber olarak görüyorum.Onun disiplini,ögrenme arzusu,düsünüsü/akili,arastirmaciligi,psisik/paranormal özellileri...bence arastirmaya deger ve bu foruma katkida bulunacagina inaniyorum ve de cogu seylerde birbirine baglantili...Buraya yazamiyacagim onunla ilgili bazi seyler de var.belki onlari burada üstü kapali yüz üstüne cikaririz!!!

Kendisini gercekten cok severim...:-D

Kalbiniz temiz ,gözünüz acik olsun








DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#7
Sezar'ın hikayesini genel bazı hatlarıyla, Atatürk'ün hikayesini ise çok daha ayrıntılı olarak ele almamızın mümkün olabileceğini düşünüyorum.

Sezar'ın kendi yazdığı pek çok şeyin bugüne ulaşamamış olmasında İlüminati unsurlarının parmağı olduğuna şüphe yok. Ama bugün bile hala en kolay erişilebilen bilgi kaynaklarında (örneğin vikipedi) Sezar'ın insanlık tarihindeki gelmiş geçmiş en etkili bireylerden biri olduğu, olağanüstü bir askeri dehaya sahip olduğu, gerçek demokratik bazı değerleri hakim kılmaya çalıştığı, askerlerini hem çok büyük bir disiplin içina alıp hem de onlara son derece adil ve yakın davrandığı, halka, fakirlere, zor durumdakilere yardımcı olduğu, merhametiyle halkın gönlünü kazandığı, daha hayattayken inanılmaz onur payelerine sahip olduğu ve seçkin azınlığın da (İlüminati) bu nedenlerle ondan  nefret ettiği, ona iftiralar attıkları ve sonu ortadan kaldıracak bir komploya giriştikleri ve sonunda bunu başardıkları anlatılabiliyor. Sezar'ın kim olduğu ve neler yaptığıyla ilgili farkındalık geliştirme şansımız yok değil sanırım. En azından burada çok kısa tanımladığım şeylerin biraz daha genişletilmiş hali bile ilham verici olur sanırım.

Atatürk'ü elbette ele alabiliriz. Onun da dünyaya özel bir misyonla geldiğine ve çok önemli şeyler başardığına inanıyorum. Yalnız bir yandan da, forumda çeşitli zamanlarda çeşitli yerlerde ele almaya çalıştığım gibi, Atatürk'ün toplumun durumuyla ilgili bazı hayalkırıklıkları, üzüntüler ve çaresizlikler nedeniyle, moralinin çok bozulduğu, kızgınlığına yenik düştüğü, gaddarlaştığı ve BH eğilimlerinden uzaklaştığı bir dönemden de geçtiğine inanıyorum şahsen. Hatta onun 57 yaş gibi erken bir yaşta ve çok ciddi bedensel, duygusal ve ruhsal ızdıraplar içinde aramızdan ayrılmış olmasında da o sürecin etkili olduğundan bir şüphem yok. Ve elbette nasıl Sezar'ın kendisine karşı kurulan komployu yeterince ciddiye almaması veya bir şekilde dikkatsizleşmesi onun bir anlamda ortadan kaldırılmasına neden olduysa, aynı şekilde Musa ve Muhammet gibi dini önderler nasıl şu veya bu düzeyde yozlaşıp BH'den uzaklaştılarsa, Atatürk'ün de benzer birşey yaşamış olmasının çok anormal olmadığını düşünüyorum. Bu çok bilindik bir durum. Sonuçta bizim için, insanlık için geldi, elinden geleni yaptı, önemli şeyler başardı ve aynı zamanda çıkarlarını tehdit ettiği KH düzeninin efendilerinin giderek daha fazla hedefi haline geldi ve sonunda bir şekilde ayağı kaydırıldı. Onu ciddi ölçüde saptırdılar ama bu onun başardığı inanılmaz güzel şeyleri ortadan kaldıramayacağı gibi, ona karşı duyabileceğimiz sevgi ve saygıyı da anlamsız kılmaz bence. Ki bu tür büyük insanların 5. yoğunlukta gerekli şifalanma ve dengelemeyi alıp yolculuklarına kaldıkları yerden devam edebildiklerinden de bir şüphem yok.

Tüm dünyada olduğu gibi Osmanlı'da ve Türkiye Cumhuriyeti'nde de egemen olan KH güçleri, Atatürk'ü yaşarken çok zor bir duruma sokabildikleri gibi, ona karşı duydukları derin nefretin etkisiyle, savaşta yapamadıklarını barış koşullarında yapabilmişlerdir.

Daha önce de fikir ifadelerimde ele almaya çalıştığım gibi, Atatürk savaşta bir mucizenin gerçekleşmesinde sağlam bir birlik kuran halkın barış koşullarında aynı varlığı gösterememesi, kamplaşması, düşmancıllaşması karşısında çok derin bir hayalkırıklığına ve giderek nefrete kapılmıştır. Savaştan sonra insanları savaşta olduğu gibi güzel ve ilerici bir ideal altında birleştirmek için Türklük kavramını kullanmayı denemiştir. Ama ne Türklük ne de başka herhangi bir yapay kavram, insanları o ölüm kalım savaşında olduğu gibi bir araya getiremezdi ve KH bataklığından çıkmada Kurtuluş Savaşı gibi bir zafer kazandıramazdı. İnsanlar savaştan sonra giderek çil yavrusu gibi dağıldı. Ve tabi ki Şeytanlar da hakimiyetlerini ve kontrollerini tazelediler tekrar. Atatürk insanları tekrar bir muhteşem birlik altında birleştirmek için canını dişine taktı ama mümkün olamayacaktı. Bunu hazmedemedi. Hazmedemediği için ona kızacak halimiz yok ama Atatürk ne yazık ki o korkunç hayalkırıklığı ve kızgınlıkla bazı aşırılıklara başvurmaya başladı bence. İstiklal Mahkemelerinin genel itibariyle o aşırılığın bir meyvesi olduğunu düşünüyorum. Ülkedeki herkesin Türk kimliği altına sokulmaya çalışılması... Türklüğe aşırı değer yüklemesi yapılması... Bu Türk kimliğinin militarist bir anlayışla işlenmesi, giderek her Türk'ün asker doğması, vatana canını feda etmesinin neredeyse yasalarla güvence altına alınmaya çalışılması, 1 Türk'ün tüm insanlığa bedel olması... Güneş-Dil teorisi... Devrimlerden bazıları... vs... Elbette, disiplin insanlığın en büyük sorunlarından biri olduğu için onu disipline etmeye çalışmak ille de zararlı olmak zorunda değildir ama aşırılıklara kolayca da kaçılabiliyor KH'nin egemen olduğu bir dünyada. Atatürk daha hayattayken içine düşürüldüğü aşırılıklar, onun ölümünden sonra Atatürkçülük ideolojisine de bolca enjekte edilmiştir. Hiçbir dini veya siyasi ideoloji böyle bir düzende tamamen sağlıklı ve temiz kalamaz. Atatürkçülük de bunun istisnası değildir. Tabi ki tüm ideolojiler faydalı güdülerini tamamen kaybetmek zorunda değiller. O kadar değil ama önemli olan söz konusu karışımın her zaman mevcut olduğunu anlamaktır. Her ideolojinin olduğu gibi Atatürkçülük ideolojisinde de hem BH hem KH frekansları ve güdüleri mevcuttur. Bu karışım tek tek bireylerin kendi beynine ve kalbine kadar gider. Son derece karmaşık bir durumdur. Atatürk'ü sevmek, iyi yaptığı şeyleri örnek olmak, o ideal altında birleşmek istemek gayet normal ve sağlıklıdır. Bunun da adı Atatürkçülük olabilir elbette ama Atatürkçülük ne yazık ki sadece bu değildir. Adı Ahmet olan herkes aynı şahıs olmadığı gibi, Atatürkçülük adı altında formüle edilen tüm fikirler ve icra edilen tüm eylemler de tam olarak aynı pozitif güdüden kaynaklanmaz. Nasıl belirli bir disiplini temsil eden İslam hem iyiye hem de kötüye kullanılabiliyorsa, yani otomatik olarak İyi veya Kötü anlama gelmiyorsa, Atatürkçülük de otomatik olarak İyi veya Kötü anlamına gelmez. Atatürk'ün kendisi bile ciddi sapmalar deneyimlemişken ve her açıdan kahır içinde bu dünyadan ayrılmışken, ondan sonra onun adına evriltilen bir ideolojide ciddi KH sapmalarının, eğilimlerinin olmamasını beklemek saflık olurdu. CHP'nin kuruluşundan beri faşist devlet idealleri resmiyet düzeyinde ele alınmış ve ciddi uygulamalarda bulunulmuştur. O günden bugüne devlet eliyle pek çok toplum kesimi açıkça veya örtülü şekilde devlet eliyle katliamlara maruz bırakılmıştır. Faşist darbeler yapılmıştır. Hayatın "normu" haline gelen baskı ve işkenceleri saymıyoruz. Tabi, elbette tüm bunların olabilmesi için şizofrenik bir durum yaratılmıştır. Derin devlet, derin ordu vs vs. İnkar mekanizması... Faşizm her zaman o kadar ensemizde olmuştur ve bunu bir şekilde herkes bilir ama söyleyemez. AKP'nin toplum tabanından gördüğü destekte bu faktör çok etkili kullanılmaktadır.

Sahte bir hayat yaşıyoruz derken, devlet, din, eğitim sistemi, iş hayatı... her şeyin o sahteliğin bir parçası olabileceğini hesaba katmak gerekiyor.

Tüm bunları söylerken Atatürkçülüğün (veya İslam'ın) baştan sona KH olduğunu da iddia etmiyorum. Anlaşılması gereken şey tüm dini ve siyasi ideolojilerde çeşitli BH ve KH eğilimleri karışık olarak mevcuttur. Dünyada KH güçleri egemendir ve her şeye bulaşırlar. O yüzden herhangi bir dini veya siyasi ideolojiyi esas alamayacağımızı vurgulamaya çalışıyorum sürekli. Forumun herhangi bir üyesi herhangi bir ideolojinin mensubu olabilir, kendi BH ideallerini o ideolojiyle özdeşleştiriyor olabilir. Ama gerçekler, hiçbir dini veya siyasi ideolojinin tamamen BH idealleriyle örülü olmadığını, hatta egemen KH güçlerinin toplumda en egemen olan ideolojileri özellikle "elden geçirdiğini" bilmemiz gerektiğine işaret ediyor. İmkansız demiyorum. Örneğin Atatürkçülük adı altında genel olarak güçlü BH motivasyonlarına sahip toplumsal hareketlerin gelişebileceği ihtimalini göz ardı etmiyorum. Ama Atatürkçülük ve/veya Ulusalcılık adı altında şimdiye kadar doğru düzgün bir insani örgütlenmenin meydana geldiğini ben görmedim. Çok "gaz" var bu konuda ve zaman zaman meydanlarda, gösterilerde o gaz atılıyor ve sonra o görüntünün son derece aldatıcı olduğu, gerçek bir toplumsal hareket oluşumunun yanından bile geçilmediği anlaşılıyor. Çünkü gerçek hak ve hukuk adına değil, belirli bir ideolojinin hak-hukuk anlayışı adına hareket ediliyor ve o da mütemadiyen balon gibi şişip şişip sönüyor. KH efendiler toplumun gazını çok güzel alıyorlar.

Atatürk'ü gerçekten çok sayar severim. Hem de bu enkarnasyonumda Dersim kökenli bir birey olarak. Atatürkçülük basit bir konu değil. Pek çok başka şey gibi son derece karmaşık. Ve pek çok insan için son derece "hassas" bir konu olduğu da malum. Yani kimileri nefret ediyor Atatürkçülükten, kimileri adeta tapıyor. Ben ikisi de değilim. Ama hayatın son derece içinde bir konu. Ve bu forum BH-KH kutupsallığı hakkındaki bilgileri esas aldığı için, konuya duygusal ve subjektif bir şekilde sadece olumlayıcı veya sadece olumsuzlayıcı bir bakış açısıyla yaklaşmamız, forumun varlığından niyet edilen şeyle uyuşmayacaktır. Bu Atatürk için de, Atatürkçülük için de geçerlidir. Lehte ve aleyhte "fanatizm" meylini teşvik edici potansiyelleri yüksek bir konu Atatürk ve Atatürkçülük. Egemen KH güçleri körüklüyor bu yangını. Yani İslam konusunda ya İslam için canını vermelisin, ya ondan nefret etmelisin. Atatürk için de ve pek çok başka şey için de. "Ya onun için canını vermeye hazır ol, ya nefret et" diye bir dayatma var her konuda. Objektifliği engellemeye yönelik bir teşebbüs. İnsanları birbirine düşürmenin de ideal bir yolu. Ortada durup bir meselenin çeşitli yönlerine eşit mesafede kalarak bakmak zorlaştırılıyor ve hatta imkansızlaştırılmaya çalışılıyor.

Sonuç olarak, elbette bigsenfoni. Forumda Atatürk'ü ele alabilirsin. Onun hakkında bilinmeyen önemli bazı şeyler biliyorsan ve bu bilgilerin şu veya bu kısmını paylaşmak istiyorsan, bunu yapabilirsin. Belki çok ilham verici bir paylaşım ve tartışma olur. Ben sadece konunun "ideoloji" ve "putlaştırma" riskine dair endişemi paylaşmak istedim.

bozadi

#8
"İdeoloji" ve "fanatizm" demişken, az önce haberlere gözatarken fark ettim: Fransa'da "Hz. Muhammet'in karikatürlerini yayınladıkları" gerekçesiyle bir mizah dergisinin binasına saldıran maskeli ve silahlı iki şahıs 12 kişiyi öldürmüş. Egemen KH güçlerinin ideolojiler üzerinde sahip olduğu büyük gücü yansıtan sonsuz örneklerden biri. Söz konusu derginin yönetiminin genel olarak ve söz konusu karikatürleri yayınlamada ne ölçüde BH güdüleriyle hareket ettiklerini henüz bilmiyorum ama egemen siyasi ve dini ideolojilerde "ölmenin ve öldürmenin" ne kadar ucuz olduğunu hatırlatmak isterim. Sürekli bir bağırtı koptuğu halde gerçek toplumsal uyanış ve ilerleme hareketleri yaratılmıyor olması (hatta gerçek toplumsal hareketlerin "önlenmesi" için programlanıyor olmaları) bir aşırılıkken, ideolojinin halkın zihniyetinde yer edinmesi, etkili olması için korkutma/terör amaçlı olarak bolca cinayetler işlenmesi veya bu yönde tehditler savrulması tam ters yöndeki bir diğer aşırılık. KH'nin imzası...

bozadi

#9
Devletleri polis devletine dönüştürmek ve giderek tek bir dünya devleti (Global Polis Devleti) yaratmak için ihtiyaç duyulan gerekçelerin oluşturulmasına da hizmet ediyor bu tür terör faaliyetleri.

Türkiye'de de benzer girişimlerin giderek arttığına dikkat çekmek istiyorum. Bunları doğrudan Tayyip'in hazırlamasına gerek yok. Global Faşistler "yardımcı oluyor." Tayyip yalnızca bir kukla.

K'lar örneğin ABD devlet yöneticilerinin birer "reaksiyon makinesi" olduğuna dikkat çekmişti. Yani onlar da aslında neyi niye yaptıklarını çok iyi bilmiyorlar. Bu Bush ve Obama için geçerli olduğu gibi Tayyip için de kesinlikle geçerli. Efendilerinin emirlerini yazılı veya sözlü olarak almaları gerekmiyor. Üzerlerinde oluşturulan şiddetli "baskılardan" anlıyorlar ne yapmaları gerektiğini. KH efendiler belirli olaylar/durumlar yaratıyorlar ve devlet yöneticisi dediğimiz kuklalar da mesajı alıp gerekli "reaksiyonu" gösteriyorlar. Efendilerin istediği yönde tabi ki.

Fransa'daki olayın pek çok etkisi olabilir ama en büyük mesajlardan biri devlet başkanına yönelik muhtemelen. Belki de Ortadoğu'daki Müslüman ülkelere yönelik tavrını ve müdahalelerini daha da sertleştirmesi gerektiğine dair bir işaretti. Tabi aynı zamanda Fransız toplumuna karşı genel baskıların ve polis müdahalelerinin artırılması için de bir mazeret yaratacak.

bigsenfoni

#10
Döktürdün hine...:-D,

yapi olarak, ne bir ideolojiye,ne bir otoriteye,ne bir ...izme,ne bir dine,ne bir felsefeye...  takilip kalamiyorum veya kalmam.Bunlari arastirir, üzerinde durur, en derinine kadar girer,sorgular, üzerinde düsünür bana /bilincime/akil agacima aklima  uyumlu olanlari/uyanlari alirim ve zamani geldiginde etkisinde kalmadan yoluma devam ederim.(cikmasinda zorlandiklarim da olmustur,biraz zaman alir ama sonucta o bilincten/bilinc frekansindan/boyutundan dimensionundan  cikarim)ilk önce o ideoloji,izm,felsefe din,hakkinda aklimda resmi olusturmaya calisirim(puzil birlestirmek gibi ama ben üzerinde ucarim resim de birseyler cikmaya baslamadan yada anlam kazanmaya baslamadan asagi resmin icine girmem.analam kazanmaya birseyler ima etmeye basladigi zaman resmin icine dalar altini üstüne getirir, diger bilincten/boyut  frekanslarindan eklemeler yapar  bir üste cikar  bir daha bakar  ve bunlari bolca tekrarlar, gercekten bir seye benzedigini sezersem o cikarttigim  birlestirdigim puzil resmini akil agacima (büyük resme) onu yerlestiririm.

Ve dogru bilgilerden olusmus akil agacimi yine gözden gecirir(defalarca günlük hayatta,yatmadan önce ,uykuda,kahve icerken,calisirken) günler,  haftala, aylar, hatta yillar, bile sürebilen sürecten sonra hersey yerine oturduktan/akil agacim/bilincim yeni seklini aldiktan sonra ki bu yeni sekil/yeni bir boyut/düsünce frekansi demek!

o frekansta yine hayati izlemeye devam ederim ve  o boyuttaki bilgiler akmaya devam eder.

Yada resim genisler  buda beni resmi daha iyi görebilmek icin yükselmeye zorlar( daha yüksekten izlemek zorunda birakir/)

galiba su anda aklin matrixini aciklamaya calistim ve bu beni gercektan zorladi.kelimelerle anlatmasi gercekten zor birsey.

Devam edecegim ama su anda yine dünyaya dönmem gerek...:-D Normal frekansa...


Eger yukarida yazdiklarimi yaparsaniz/yapabilirseniz:herhangi bir konunun "ideoloji" ve "putla?t?rma" riskine dair endi?eye gerek kalmaz.

Atatürk konusu sadece bir fikirdi/tavsiyeyidi...ben kendi acimdan o konuyu uzun yillar önce arastirdim,incelerdim ve kendi aklima/akil agacima/bilinc frekansima  faydali bir arastirma olmustu.

Daha dogrusu büyük resmi görmeme/resmin netlesmesine yardimci olmustu.

kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#11
Teşekkürler bigsenfoni. Vaktimiz, imkanımız oldukça herşeyi tartışabiliriz. Atatürkle ilgili paylaşabileceğini ima ettiğin sıradışı bilgileri de merak etmiyor değilim ;)

bigsenfoni

#12
Top secret..:-D

Ilk önce waouuu, ondan sonra Abooouuu,ondan sonra sokla beraber büyük bir F..K sonra derin düsüncelere dalis ve ona icin büyük bir üzüntü/keder ile birlikte sevgi...eger bu sevgi gercekten büyükse ve samimi ise 5.boyuttan direk telepatik baglanti!!!

ve daha büyük bir sok ve isyan...yasadiklarim bunlar.


kalbiniz temiz gözünüz acik olsun
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#13
Ne zaman yaşadın bunu? Atatürk'le ilgili olarak bahsettiğin gizemli bilgileri edindiğin zaman gösterdiğin tepkiler mi bunlar? 5. yoğunlukla telepatik bağlantının konuyla bağlantısı nedir? Kişisel bir "kanallama" veya "vizyon" yoluyla mı edindin söz konusu bilgileri? Yoksa bir kurumdan veya şahıstan mı aldın? Sorduğum sorulardan bazılarının cevabının da sır olarak kalması gerekiyor anladığım kadarıyla. Yani senin güvenliğin için veya sana bu bilgileri veren kaynağın gizliliği için?

maiterya

#14
Atatürk'ün bir türkçülük derdinde olduğunu düşünmüyorum,o yüzyıllarca padişahın marabası gibi yaşayan bu halktan bir millet bir ulus ortaya çıkarmaya çalışmıştır ve bunun son derece akıllıca ve gerekli olduğunu düşünüyorum,küresel Kh güçlerinin ve büyük devletlerin rüzgarının önünde durabilmenin başka yoluda yoktur,Libya ve diğer ortadoğu ülkeleri içinde ulus devlet bilinci geliştiremeyenler dağılıyor,atatürkün gerçeten dünya çapında dahi bir lider olduğuna inanıyorum,atatürkçü ırkçı ulusalcı filan değilim,tarafsız bir yunanda bunu takdir eder rahatlıkla,yaptığı yapmaya çalıştığı şeylerin ne kadar gerekli olduğu adeta bir kahin gibi geleceği gördüğü ve önlemler almaya çalıştığını gördükçe hayranlığım artıyor,konumuz olan Bh açısından ele aldığımızdada dünyada sayılı liderden biridir,piyasadaki atatürkçülük akımlarını çok anlamlı bulmuyorum.Atatürkün parapsikolojik yetenekleride olduğu açık,bunları bilsede bilmesekde farketmez.