Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü

ADEM İLE HAVVA

Başlatan Süvari, 26 Mayıs 2015, 13:51:08

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Süvari

[IMG]http://img901.imageshack.us/img901/1714/txfLM4.jpg[/IMG]


Hani Yüce Rabb'ımız şöyle buyurmuştu;

Halife yaratacağım yani yerine, yani önce var ettiğim prototip varlık olan Adem in kendi yerine sürücüsü olacağı yeryüzünde onu temsil edecek avatar bir temsilci beden yaratacağım....

HEYYY MELEKLER...!

Bu yeni varlığa secde edin, Ama şimdi değil diyor yaratan henüz insan istenilen düzlemde değil(1)

Meleklerin gözünde eski bir anı canlanırcasına, Adem denilen modeli çok iyi tanıyormuşçasına;

OLAMAZ...! NE GEREĞİ VAR...!

"Orada bozgunculuk etmekte olan, kan döken birini mi atayacaksın? Nasılsa bizler, seni her şeyi ile çok iyi bilip hamd ile adını anıyor, tespih ediyoruz; seni kutsayıp yüceltiyoruz." Yetmez mi..?(3)

Hayır gerçek olan bir şey varsa ben sizin bilmediklerinizi bilmekteyim....(3)

Melekler insanların yeryüzünde fesat çıkaracağını nereden biliyordu?
Neden telaşlanarak şiddetle karşı çıkmışlardı bu oluşa...?

Çünkü İnsanı yakınen tanıyorlardı.....
NE ADEMLER GELDİ GEÇTİ BU AĞACIN GÖLGESİNDEN...
Nuh, Ad kavmi.....(7)-(8)-(9)

Nuh'un kavminden sonra da Ad kavmi Adem'leride aynı şekilde buradan ışınlamışlardı şimdi üzerinde rahatça dolaştığımız salınıp gezene....

İSTENİLEN DÜZLEME GELİNDİĞİNDE...!

Yani, İnsan çoktan yaratıldı ZATAN VAR OLAN BİR VARLIĞA bu aşamada avatar bir beden 'ADEM' yaratılarak, ona hazır olan 'İNSAN' bir (halife, idareci, yönetici sürücü) olarak atanacak...
Dikkat edildiği gibi birbirine hep karıştırdığımız anlamdaşıymış gibi kullandığımız İnsan ile Adem'i elimizden geldiği kadar birbirinden ayırarak kendimizi tanımaya çalışıyoruz..

İNSAN İLE ADEM BİRBİRİ İLE ÖZDEŞLEŞMİŞ VARLIKLAR..Birbirlerinin yerlerine geçseler de aynı gibi anlaşılsalar da aslında ikisi aynı şey değil..........

Adem prototip bir model......

İNSAN; Adem'de beliren BİLİNÇ.!

Hatta denilebilir ki; Adem'in hayali evrensel olan İnsana benzemektir.

TEKAMÜL YOLUNDA FARKLI ADEMOĞULLARI- AMA TEK İNSAN....
SÜRÜCÜ ADAYI OLAN İNSAN, Bu aşamada Hala, Meleklerin secde edeceği anılan düzlemde değil....

'ARAÇ' Nerede....?
Cennet laboratuarında.......!
Bu aşamada iblis bir şeytan rolünde değil, o meleklerden di..(3)-(4)-(5)-(6)

Yüce Vareden Adem'i uyarıyor;
"Ey Âdem! Şu, senin de eşinin de düşmanıdır, dikkat et de sizi cennetten çıkarmasın; sonra bedbaht olursun." (11)
Adem ve Havva hala İnsan modundalar Henüz avatar Adem fiziksel bedenleri dünyada bekliyor, Çünkü Yüce Rabb onlara İblis'in sözlerine kulak asmayın, Bakın burada ne acıkacaksınız ne susayacaksınız ne güneşte yanacaksınız...(12)

İblis ise tam tersini söyledi şayet meyve yenilir ise Ebedi, ölümsüz bir hayat başlayacaktı...

O zamana kadar onun adı şeytan olarak anılmıyordu, Meleklerden di...Çünkü O "(dumansız) ateşten"(19) var edildim diyor du, (Çamurdan yaratılan) Yani farklı bir mekanda atomlardan süzülerek et kemik giydirilen Adem'i kabul etmek ona zor gelmişti...(insanı değil, onun yerine geçecek avatarı)(2)-(3)-(10)

Tamda burada henüz dünya planetinin soğumaya yeni başladığı Adem için anılan düzlemin hani 6 evrelik Hidrojen Atomlu yer yüzü döneminin yeni yeni başladığı düşünülebilir.

Öncesinde hala eriyik ateştop halindeki dünyanın ilk sakinleri acaba cinlerimiydi. Bunun böyle olduğu Hicr süresi 27. ayetinde belirtilmişti(14)

Olabilir belki de melekler cinlerden çok çekmişlerdi, telaşlanarak, olamaz..! Rabb'im orada (dünyada) ifsat edecek (nifak, savaş, nankörlük) ve kan dökecek bir yaratık mı yaratacaksın?" (18)

Neyse konumuza dönelim...

Dünya planeti ve insan istenilen düzlemde, sürülecek araç dünyaya ışınlanılmalı.. (1)

Aha...! Havva'yı unuttuk hiç ismi geçmedi....AH KADINLAR AH....! Bütün yükü siz çekersiniz ama yine unutuldunuz......

Oyyy vefakar yol arkadaşları şimdilerde pek de iyi geçiniyor sayılmayız...Belkide tek bedendik o zamana kadar birbirimize ihtiyacımız yoktu çekişip döğüşecek kimsede yok...

Adem cennet de meraklı bir serüvene hazırlanıyor sabırsız....Oy ki oy cennet ne de güzel di sular şırıl şırıl her şey elinin altında...Park da bekleyen yeni bir araba

gibi...Adem, İnsan'a pek de cazip gelmişti....
smile ifade simgesi

Dedikodulara bir kulak verelim.....
smile ifade simgesi

Heyyy İnsan...işte yol, işte araç...!

HAYDİ SÜR...........!

-Yok binme, geçme direksiyona Hazır değilsin, bir ses duydum sanki SAKIN HA YAPMA......!

Toslarsın bir tarafa....

İblis diyor ki; "Hayır bu tünelin ucunda ebedi bir hayat var, ölümsüzlük var ben doğruyu söyleyenlerdenim..."(13)

Nerede geçiyor bu konuşmalar, Bir ağacın gölgesinde...
SOY AĞACI, ATALARININ AĞACI......

İblis'in aldığı süre burada başlamak üzereydi..
Sanki Tanrı ile kavilli BİR döğüş içinde gibi idiler....
Araç cennetten kalkıyor....
smile ifade simgesi

Adem ile Havva'nın ete kemiğe bürünüp yeniden hayat bulacağı dirileceği, dünya imtihanı günü anı geldi çattı...

İNSAN KANDIRILACAK İŞTE, KADER, FELEK BÖYLE İSTEDİ....

AH O AĞAÇ ASIRLARDIR ÜZERİNDE AKIL YORDUĞUMUZ KOZMİK HAYAT AĞACI, HAKİKAT AĞACI....
Ne demeye yedin atam meyvesini de taaa bize kadar sirayat etti tesirleri şimdi çıkmak için debelenir dururuz..
smile ifade simgesi

Belki de sözü edilen ağaç insanlığın soy kütüğü idi, İnsanlığın tüm şifre ve özelliklerini ihtiva eden bir ağaç, Meyvesi ise tüm insanların genetik şifrelerinin yazılıp kodlandığı bir DNA Programı, disket...İnsanın çeyiz sandığı... Dev bir kombitür.....

Hani surede anılan düzleme gelinilmişti...(1)
Cennet laboratuvarında vorteks tünelinin kapısı,
İblisin suflörünün özendirmeleri ile aralandı..
Ne de cazip gelmişti meyvesi.....

Sembolik yasak meyve yemekle Adem ile Havva atalarımız;

İçinde genetik kodların, yazılımların da bulunduğu reaksiyonlar zincirlerini ateşleyerek,
Kompüterin start düğmesine basmış ve feleğin çarklarını çevirerek, bizim içinde, geri dönüşü zor bir süreci başlatmış oldular...

Meyvenin, Bir yarısı Adem'in Bir Yarısı Havva'nın..

Hala çeker dururlar birbirlerini, bazen çekiştirseler de..
smile ifade simgesi

HÜlasa;
İnsan; et kemikten mamul, Adem ve Havva robotunu vasıta ederek, (avatar olarak kullanarak) Hidrojen elementli maddesel ortama kendini ışınlıyor....

Acıkmalı, Susamalı, güneşten yanmalı, bedenli dönem başlıyor...

Acaba iblisin söylediği gibi İnsanlık için ebedi bir yaşam mı, yoksa ölümlü bir yaşam mı başlıyordu...
...

(14)Hicr-27: Cini/İblis'i de daha önce kavurucu ateşten yaratmıştık.
(1)Hicr29: "Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp, öz ruhumdan içine üflediğim zaman, secde edin...

(2)Araf-11: Andolsun ki sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. Onlar da secde ettiler. Ama İblis etmedi, secde edenlerden olmadı o.
(13)Araf-20: Derken, şeytan, kendilerinden gizlenmiş çirkin yerlerini onlara açmak için ikisine de vesvese verdi. Dedi: (13)"Rabbinizin sizi şu ağaçtan uzak tutması, iki melek olmayasınız yahut ölümsüzler arasına katılmayasınız diyedir."
Araf-21: Ve onlara, "ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.

(10)Taha-116: Hani meleklere "Âdem'e secde edin" demiştik de İblis müstesna hepsi secde etmişti. İblis dayatmıştı.
(11)Taha-117: Bunun üzerine biz şöyle demiştik: "Ey Âdem! Şu, senin de eşinin de düşmanıdır, dikkat et de sizi cennetten çıkarmasın; sonra bedbaht olursun."
(12)Taha-118: "Senin burada ne acıkman söz konusudur ne de çıplak kalman."
(12)Taha-119: "Ve sen burada ne susayacaksın ne de güneşten yanacaksın."

(3)Bakara- 30: Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben, yeryüzünde bir halife atayacağım." demişti de onlar şöyle konuşmuşlardı: "Orada bozgunculuk etmekte olan, kan döken birini mi atayacaksın? Oysaki bizler, seni hamd ile tespih ediyoruz; seni kutsayıp yüceltiyoruz." Allah şöyle dedi: "Şu bir gerçek ki ben, sizin bilmediklerinizi bilmekteyim."
(4)İsra-61: Hani, meleklere: "Âdem'e secde edin!" demiştik; onlar da secde etmişlerdi. Ama İblis secde etmemiş, şöyle demişti: "Çamur olarak yarattığın kişiye secde mi ederim?"
(5)Hicr:30: Meleklerin tümü, toplu halde secde ettiler.
(6)Hicr:31: İblis müstesna. O, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı.

(7)Mü'min-31:Nûh kavminin, Âd'ın, Semûd'un ve onların ardından gelenlerin serüvenleri gibi. Allah, kulları için zulüm istemiyor."
(8) Zariyat-46: Daha önce de Nûh kavmini batırmıştık. Çünkü onlar da doğruluktan ayrılmış bir topluluktu.
(9)Araf-69: "Sizi uyarmak için içinizden bir adam aracılığıyla size Rabb'inizden bir ihtar gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, O sizi Nuh toplumundan sonra halefler yaptı ve yaratılışta size daha fazla bir boy-bos verdi. Allah'ın nimetlerini anın ki kurtulabilesiniz." 70:
(19)Maddeleşmemiş sonsuz saf enerji...Nur...Nar...Işıyan ışımayan her türlü enerji...
(18)Hani hatırlayın 'Zaman Yolculuğu' Zülkarney yazılarımızda, güneşin siper olmadığı dönemde bozgunculuk eden bir topluma rastlamıştı...Doğuya(geçmişe) doğru yol aldığında..
 

Süvari

#1
Hristiyan dostlarımızın noel ağacı süslemesi basit bir gelenek mi..?

AĞAÇ.....
Teşbih yöntemi ile anlatıla gelmiş, bize yasakları ile sundukları şekli ile hep gizemli kalmış....
Şimdi bile meyvesinin şekilleri insanlığın bilinesi yönü ile bazı organları ile özdeşleşmiş.....
KOZALAK, Epifiz  GİBİ.........Parmak izimiz ağacın gövde kesiti gibi.....:)
Kitapta SÖZÜN DOĞRUSU; ;  kökü toprakta sağlam bir dayanağı olan dalları gökyüzüne uzanan bir ağaca benzetilmiş...
Ağaç fizikselliğe büründüğünde tek gövdesi ile bütünü birliği çağrıştıran şekli bir kaç bedenle çatallaşır, meyveleri çift çifte döner....
YUKARIDA NE VARSA AŞAĞIDA DA O VAR...
Nar gibi nar ağacı gibi...
KÜLL-VE CÜZZ....
Sanki tek Adem Havva ile iki olmuş maddesel ortama ışınlanmıştır...
Meyvelerin çift çift safhası başlamıştır... Çocuklar kardeşler......
Ve ağaç sanki geçiş kapısı, insanlığın programlarının kodlandığı kozmik bir  kombitür.....
Geçiş kapısı, tünel....
O mağaranın kapısından  seslenilmiş Elçiler yolu ile veya doğrudan İNSANLIĞA .....

 RABB..............

VE  RABB'BI O KOZMİK AĞAÇTAN SESLENDİ....
'O'  ağacın niceliğini sen nereden biliyorsun.....?
ALAY ETTİLER; "Bu Nasıl Tanrı ki ağaca böceğe ant içiyor, basit şeylerin adını vererek  gökten ayet indiriyor....."
Daha ileri gittiler "Tanrı'nın ruhu ağaca inmiş dediler..."
Doğrusu ne söylediklerini bilmiyorlar, sanırsın ki inkar etmek için sebep arıyorlar.....
O ki;  bin kere akıllara durgunluk verecek  gerçeği,  bir gerçek ile örnekleyerek/benzeterek  anlatmaktadır....
Umulur ki insanlar bir damladan bir dalga çıkarmasını öğrenirler....
Veya bir dalgadan bir deniz.......

........................................................................................................................

VE  RABB'MIZ O KOZMİK AĞAÇTAN ŞÖYLE SESLENDİ....

Hz. ADEM'E

"Ey Adem! Sen ve eşin cennette oturun, dilediğiniz yerden yiyin ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa ikiniz de zalimlerden olursunuz."

Hz. MUSA'YA
"Ey Mûsa! Âlemlerin Rabbi Allah benim, ben!"

Hz. MERYEM'E
"Tasalanma, Rabbin senin alt yanında bir su arkı vücuda getirdi, O ağacı salla dallarından taze hurma dökülecek..."

Ve Hz. Muhammed; arşın altında bulunan,  sığınılacak bahçedeki son ağaç, Sidretül Münteha'da

Rabb'nın nurunun her yanı nasıl kuşattığına şahit oldu, hiç şaşmadı, hayrete düşmedi....

Hani hatırlarsak,  Musa ve arkadaşı denizde  balıkları,  bir girdaba doğru görenlerin akıllarına durgunluk verecek şekilde  nasıl da kayıp gitmişti....

Necm suresinde bahsi geçen;  Sidretül Münteha bu ağaca  Arabistan kirazı da denir ki, Trabzon hurması da aynı nevidendir. Bu kelimenin müfredi sidre, çoğulu, siderât, sidirat, sider, südür ve sedir  şeklinde gelir.

Necm süresinde yay mesafesi kadar sarktı yaklaştı deyimi geçmektedir.

Sanki  kozmik ağaç  tutunda çık der gibi dallarını eğdi denmektedir.

Halbuki Sedir ağacı gözlendiğinde dalları şemsiye gibi tabaka tabakadır. Hatta eskiden filin kulaklarına benzetirlermiş, Meyvesini biliyorsunuz zaten kozalak... Kozalak ise  taaa kadim medeniyetlerden bu yana epifize benzetilmiş. Bu konuyu ayrıntıları ile paylaşmıştık...

Hülasa göğün katlarına  basamak basamak çıkıldığı anlaşılıyor.

Sidretül Münteha için cennetin uc kısımlarında bulunan bir yerdir. Üzerinde ise Sündüs ve İstebrak'ın etekleri vardır." Keşşâf'da da "Sidre-i Müntehâ sanki cennetin bitiş noktasındadır." şeklinde bir ifadeler vardır.

Eskiden, Adem ile Havva'nın inişine/düşüşüne  şahit olunmuştu  bu ağaç benzetmeli başka bir ayette; ...Necm:13-Araf:22
Bu hadise bizlere;   gövdesi göklere yükselen bu  ağaç düşüşü değil,  bir yükselişi/miracı anlatıyor...

Ağaç ve meyve benzetmeleri  inkarcıların söylediği gibi basit bir şey değil üzerinde düşünüp öğüt alınası mesajları içeriyor bence...Zaten Yüce Rabb'ımız bizden aklımızı işletmemizi, derin derin düşünmemizi, araştırmamızı öyle inanmamızı istemiyor mu..?

Kitapta  ya;  Cennetteki yasak ağaç veya Cehennemdeki zakkum zehirli ağaç, ya da 'yeryüzündeki çift çift meyvelerinden'  faydalandığımız bize sunulmuş ağaçlardan bahsedilir.

VARLIK AĞACIN GÖVDESİ GİBİ TEK BÜTÜNDÜR...

KÜLL-CÜZZ..
NAR VE TANESİ

YUKARIDA NE VARSA AŞAĞIDA DA O VAR.....!

Diyalektiğin, ikiliğin, çatallaşmanın başladığı yer...Yeryüzündeki meyvelerin çift çift anıldığı andır..

Bu an İnsan üzerinde,  İblis'in suflörlük görevini üstlendiği andır........:)

Özetle daha önce paylaştığımız için ayrıntılara girmeyeceğiz...
İNSAN; Adem'de beliren BİLİNÇ.! Demiş idik önceki yazılarımızda... Ve nice Adem ve Havvalar geldi geçti...Ad. Kavmi Nuh kavmi... Sürücüsüyüz dedik şu bedenin...

Adem ile İnsanı bir birine karıştırmayalım dedik.  Adem, Prototip varlık İnsan namzedi  hatta denilebilir ki Ademin en büyük hayali insan varlığına benzemektir demiştik...

İnsan olan, avatar Adem bedeninin sürücüsüdür... Adem bir laboratuar ürünü....
Yüce Rabb'ımız  ayetlerinde Adem'e  istenilen düzlüğe eriştiğinde meleklerden ona secde etmelerini istemişti... İstenilen düzey, oluşum hidrojen atomlu maddesel dünya ile Ruhların etkileşime geçme süreci.. Kitap da 6 evreden söz edilir.
Bu konuları paylaştığımız için acele ile geçiyoruz.....
ZİRA ÖNEMLİ BİR KONUYA IŞIK TUTACAK  BU ANLATıLANLAR...İnşallah....
Şimdi üzerinde fazlaca düşünmediğimiz bir konuya dikkattinizi çekmek istiyoruz...
Dikkat buyurunuz...
Adem bir laboratuar varlığı idi, o İnsan için;  fiziksel beden, giysi araç,
İnsan ise daha kompleks bir varlık daha donanımlı hatta onun için başka bir düzlemden bakıldığında  ölümsüzdür denilebilir...
Şimdi  Allah'a yaklaştırılan Mesih İsa hakkında bu ayet üzerinde aklımızı işletelim...
Ali İmran:59: Allah katında İsa'nın durumu, Âdem'in durumu gibidir. Onu topraktan yarattı, sonra ona "Ol!" dedi. Artık o, olur.