Türk ve Kürt Gençlerine IŞİD'e Karşı Direniş Çağrısı (19 Eylül)

Başlatan bozadi, 19 Eylül 2014, 22:45:23

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

19 Eylül 2014

Türk ve Kürt gençlerine IŞİD'e karşı direniş çağrısı


HDP lideri Selahattin Demirtaş, bütün gençlere IŞİD'e karşı cephede savunma çağrısı yaptı.




Demirtaş, "Mademki uluslararası güçler ve Türkiye bu kadar sessiz kalıyorsa, Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle gençler gidip Kobani'de IŞİD barbarlığına karşı direnebilmelidir. Açıkça bu çağrıyı yapıyorum. Bu aynı zamanda bir insanlık borcudur" dedi.

Kaynak: radikal.com.tr

bozadi

IŞİD'in Suriye'deki ve Irak'taki ve hatta doğrudan veya dolaylı olarak Türkiye'deki Kürt topluluklarını tehdit eder hale geldiğini öğrendiğim günden beri, nedense bunun Türk ve Kürt halkları (ve diğer halklar) için son derece hayırlı yönleri olabileceğini düşündüm hemen. Bu tehdit, tüm ülke halkının genel IŞİD tehdidine karşı birleşme eğilimini artırabilir çünkü. Özellikle PKK'nın Türkiye'deki şımarık terör faaliyetlerine bir son vermesi için iyi bir motivasyon olur bu durum. PKK gerçekten feci şekilde yozlaşık bir durum içinde. Kürt halkının iyiliği, huzuru için çalışmadığı gibi global faşizmin emirlerine uygun olarak bölgeyi terörize edip kaos ve yıkım yaratıyor ısrarla. Çünkü başka birşey bilmiyorlar. Bunun dışında bir vasıfları yok çünkü. Geçmişte devletin göz göre göre Kürt halkına işkence ettiği, insanları vahşice ve kahpece katlettiği günlerde olsak, "bir nebze" anlaşılır bu yapılan ama artık o günler geride kaldı. Evet, çok yakın bir zamanda bile Uludere katliamı gibi aşşağılık bir vahşet yaşatıldı ama bunun karşılığında Güneydoğu'yu terörize etmenin Kürt halkına hiçbir gerçek faydası olmayacağı gibi onları daha da berbat süreçlere sürükleyecek. PKK bunu bile bile tek gerçek vasfı gibi görünen terör ve kaosa hizmet etmeyi bırakmıyor. Böyle bir dönemde "Çivi Çiviyi Söker" veya "Dinsizin Hakkından İmansız Gelir" dedirtircesine bir IŞİD belası hediye edildi bizlere.

Tehdit giderek ciddileştiği için Demirtaş böyle bir açıklama yapmak zorunda hissediyor kendini. Demirtaş'ın çok takdir ettiğim bazı özellikleri var. Kötü niyetli biri olduğunu düşünmüyorum. Ama söylediği şeyi önce PKK'ya veya ilgili silahlı birimlerine söylemesi gerekiyor. O da zaten muhtemelen (kısmen de olsa) bunu kastediyor. Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla...

Türkiye Kürdistan'ının silahlı gücü diye geçen PKK, komşu ülkelerin Kürdistan'larının silahlı güçleriyle pek anlaşamıyor gibi görünüyor. Hiç şaşırtıcı değil tabi. Çünkü PKK gerçekten bir "terör örgütü". Tıpkı IŞİD gibi korku, vahşet, yıkım ve kaos yaratmaya adanmış bir karakteri var yani. Bir halka, yani Kürt halkına gerçek manada hizmet etmek gibi bir gayesi yok. Kürt halkını temsil falan da etmiyor. Silahlı bir güç olmasını suistimal ederek kendini halka zorla dayatan psikopat, faşizan bir silahlı çete.

İşte, IŞİD gibi gerçek bir tehdit karşısında Kürtlerin dikkatlerini buna odaklamaları gerekiyor ve bu tehdit sadece Kürtleri değil, tüm Türkiye'yi de ilgilendirdiği için, bu tehdit ülkedeki tüm halklar arasındaki birlik ve beraberlik duygusunu da güçlendirebilir.

Aslında, Batılı Faşist güçlerin IŞİD'e şu süreçte müdahale etmesinin nedenlerinden biri de bu. Yani kendi yaratımları olan IŞİD'in bölge halklarına bıçak darbeleri vurmalarına izin verdiler ama artık bölge halkları meselenin ciddiyetine varıp topyekün işbirliği ihtimalini giderek ciddiye alacak hale gelince, yani IŞİD'e karşı gerçek halk hareketleri meydana gelme ihtimali uyanmaya başladığında, Batılı Faşistler bu sefer o tehdidi kendi elleriyle kontrol altına almaya doğru hızla adım atıyorlar. Kazandaki suda yavaş yavaş, alıştıra alıştıra ısıtılan kurbağa örneğiyle ifade edilecek olursa, kurbağa güçlenen ateşle birlikte sudaki ısınmayı ve tehdidi ayırt edecek hale gelmeye yaklaşınca, kurbağayı kandırarak yavaş yavaş pişirmekte olan şahıs ateşi biraz "kısması" gerektiğini anlıyor...

bozadi

21 Eylül 2014

400 PKK'lı Kobani'ye geçti


400 PKK'lı, yanlarında ağır silahlarla IŞİD'in kuşatma altında tuttuğu Kobani'ye gitti.




Suriye 'de IŞİD ile PKK /PYD arasındaki çatışmalar tüm şiddeti ile devam ederken PKK'dan çok kritik bir hamle geldi.

PKK Kuzey Irak ve Türkiye topraklarında konuşlanmış yaklaşık 400 kadar HPG'li bu gece yarısından itibaren Türkiye sınırının sıfır noktasında bulunan Kobani'ye ulaştı.

Kobani halkı tarafından şehir merkezinde havaya ateş açılarak büyük bir sevinçle karşılanan yaklaşık 400 kadar PKK'lının, yanlarında uçaksavar, doçka anti tank gibi ağır makineli silahlar getirdikleri öğrenildi.

Şanlıurfa'nın Suruç ilçesine bağlı Mürşitpınar köyünün sıfır noktasında bulunan Kobani'de konuşlanan HPG'lilerin, IŞİD'le savaşmak üzere doğu ve batı cephelerine gittikleri belirtildi.

Kaynak: radikal.com.tr

bozadi

PKK nihayet doğru birşey yapıyor demek ki.

bozadi

21 Eylül 2014

Taksim'de Kobane'ye destek yürüyüşü


Kobane'de IŞİD saldırılarını protesto etmek ve bölge halkına destek için Taksim Tünel'den binlerce kişi Galatasaray Meydanı'na yürüdü.




IŞİD'in Kobane'de YPG'nin kontrolündeki bölgelere karşı başlattığı saldırı devam ederken, Türkiye'nin dört bir yanında bölge halkıyla dayanışma eylemleri düzenlendi. İstanbu'da da Taksim Tünel'de toplanan binlerce kişi Galatasaray Meydanı'na yürüdü.

Saat 15.00'de Tünel'de toplanan kalabalığın yürüyüşüne önce barikat kuran çevik kuvvet ekibi tarafından izin verilmedi. Kalabalığın giderek artması üzerine yapılan görüşmeler sonunda polis barikatı kaldırıldı ve kitle Galatasaray Meydanı'na yürüdü. HDK ve HDP'nin çağrısıyla yapılan eyleme birçok kitle örgütü ve bazı siyasi partiler de destek verdi.

Yürüyüş, HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel'in yaptığı açıklamanın ardından Galatasaray Meydanı'nda son buldu.

Kaynak: radikal.com.tr

maiterya

Kürt ve Türk lerin küresel güçlerin etksinden çıkıp birbirine destek olmayı öğrenirler inşallah.Kurtuluş savaşındaki gibi.Bazı Kürtlerin bağımsız devlet kurma projesi israil malıdır.
 

bozadi

Ben de Türkiye'deki Kürtlerin çoğunun şu anki Türkiye sınırları içinde bağımsız bir Kürt devletinin kurulması gibi bir arzusu olduğunu sanmıyorum. Bunun Kürtlerin başına yepyeni ve belki çok daha büyük dertler açabileceğini seziyorlar muhtemelen. Etnisite olarak bu ülkenin bilinen, aşina olunmuş başlıca bileşenlerinden biridirler ve bu ülkenin bütün nimetlerinden en az diğer halklar kadar yararlanmaktadırlar. Bir Kürdistan devleti kurulsa, o devletin kendi koşullarında şu andakinden daha iyi koşullar bulabilecekleri bence şüphelidir.

Ama Kürtler Güneydoğu Anadolu'da yoğun olarak yaşadıkları coğrafyada gerçekten bağımsız bir devlet kurmaya kitlesel olarak çok büyük istek duysalardı ve kitlesel olarak bunun için "ya istiklal ya ölüm" gibi bir anlayışa sahip olsalardı, o durumda bence bunu başarırlardı. Ama global faşistlerin uzantıları yoluyla bu ülkenin devleti ve ordusu içindeki karanlık uzuvlarla, özellikle 12 Eylül ve sonrasında, ve yine JİTEM sürecinde Kürtlere yapılan onca işkcence ve katliamlardan sonra bu halk hala kitlesel olarak ayrı bir devlet kurma konusunda çok büyük bir arzuya sahip değilse ve Türkiye'yi kendi yurtları gibi görebiliyor ve kullanabiliyorlarsa, ki öyledir, o durumda Türkiye sınırları içinde öyle bir devletin kurulması mümkün olmayacaktır. Ben böyle düşünüyorum. Tabi Ortadoğu'da ve sınırlarımızda son derece sıcak gelişmeler oluyor.

Dileğim, IŞİD belasının tıpkı Kurtuluş Savaşı zamanındaki tehdit gibi bu ülkedeki tüm kesimler arasında bir birlik-beraberlik ve dayanışma duygusu ve faaliyetinin gelişmesine katalizör olmasıdır.

maiterya

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Ben de Türkiye'deki Kürtlerin çoğunun şu anki Türkiye sınırları içinde bağımsız bir Kürt devletinin kurulması gibi bir arzusu olduğunu sanmıyorum. Bunun Kürtlerin başına yepyeni ve belki çok daha büyük dertler açabileceğini seziyorlar muhtemelen. Etnisite olarak bu ülkenin bilinen, aşina olunmuş başlıca bileşenlerinden biridirler ve bu ülkenin bütün nimetlerinden en az diğer halklar kadar yararlanmaktadırlar. Bir Kürdistan devleti kurulsa, o devletin kendi koşullarında şu andakinden daha iyi koşullar bulabilecekleri bence şüphelidir.

Ama Kürtler Güneydoğu Anadolu'da yoğun olarak yaşadıkları coğrafyada gerçekten bağımsız bir devlet kurmaya kitlesel olarak çok büyük istek duysalardı ve kitlesel olarak bunun için "ya istiklal ya ölüm" gibi bir anlayışa sahip olsalardı, o durumda bence bunu başarırlardı. Ama global faşistlerin uzantıları yoluyla bu ülkenin devleti ve ordusu içindeki karanlık uzuvlarla, özellikle 12 Eylül ve sonrasında, ve yine JİTEM sürecinde Kürtlere yapılan onca işkcence ve katliamlardan sonra bu halk hala kitlesel olarak ayrı bir devlet kurma konusunda çok büyük bir arzuya sahip değilse ve Türkiye'yi kendi yurtları gibi görebiliyor ve kullanabiliyorlarsa, ki öyledir, o durumda Türkiye sınırları içinde öyle bir devletin kurulması mümkün olmayacaktır. Ben böyle düşünüyorum. Tabi Ortadoğu'da ve sınırlarımızda son derece sıcak gelişmeler oluyor.

Dileğim, IŞİD belasının tıpkı Kurtuluş Savaşı zamanındaki tehdit gibi bu ülkedeki tüm kesimler arasında bir birlik-beraberlik ve dayanışma duygusu ve faaliyetinin gelişmesine katalizör olmasıdır.

aynen katılıyorum,kürt vatndaşlarımızın böyle bir arzusu yok o kadar provakasyonaa rağmen yinede kitlesel halk çatışması yaratamdılar,bu işid belası dahada birleştirici olabilir.