Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Toplumdan uzak, izole bir yaşama geçme fikri

Başlatan bozadi, 25 Mayıs 2014, 01:00:23

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#60
Bir şey değil sayın kardeşim beyrutkapı,
İşaret edilen yan ürünler çok çarpıcı ,üçüncü yoğunluğa geçmişlerin yanında bir ve iki durumdakilerin çektiğini yabana atmamak lazım ,bu durum üçe kadar gelişimin de ne kadar ızdıraplı olduğunun ayrıca bir ifadesi,
Doğal hale müdahele edilmeyen uzun döngüde rahat bir gelişime kapılmış partnerler,insan haline gelmişlerin fiziksele duyduğu istek yani düşüşle doğalarıyla alabildiğine oynanır oldular,

Genetikleri ile oynandı ,moleküller şekilden şekile sokuldu ,en sonunda deprem ,sel ve birçok afetleri doğuran düşman haline sokuldular ve mücadele edilecek ,parsellenip satılan ,mülk olarak sahiplenilip düşmanlıkları doğuran ,ayırımları keskinleştiren birer unsur haline getirildiler..

Ve birçok buna benzer negatif yan ürünler.

beyrutkapı

#61
Alıntı İcin teşekkürler sevgili maglor. Bh olmakla ilgili fikirlerimizin doğru yolda olduğunu bir kez daha görmüş olduk.
 

bozadi

#62
Teşekkürler maglor.

Bu konuda aklıma gelen bir celse bölümü var.

Kertişlerin vücuda yerleştirdikleri implantlar yoluyla duyguları olumsuz etkileyip meydana gelen negatif enerjiyi emmeleriyle ilgili bir tartışma vardı sanırım:


S: (J) Onların enerji kaynağı olma. Eğer negatif enerjiyle besleniyorlarsa, onları aç bırak.
A: Eğer kullanılmazlarsa, implantlar işe yaramaz.

S: (J) İmplantların çalışıp onlara istedikleri gıdayı aktarması için güç kaynağının açık olması gerekir. Güç kaynağı da negatif düşünce ve duygular. (T) Ama ben 3'üncü seviye bir varlığım. 3'üncü seviye bir varlığın bütün duygularına sahibim. Ve beni ben yapan şeylerden biri de bu. Dolayısıyla duygulardan birini kapatamam çünkü bu diğer duyguların dengesini bozar. Duygular da ışık ve karanlığa tıpatıp benziyor.
A: Hayır.

S: (T) Pozitif duygularım var ve negatif duygularım var; İkisi de beni ben yapıyor.
A: Eğer istersen, sadece pozitif duyguların olabilir.

S: (T) Eğer sadece pozitif duygularım olursa, ki güzel birşey olurdu herhalde, bu durum Kertişlerin algılayıcı cihazına nasıl bir etki yapardı?
A: Onları iptal eder.

S: (T) Yani bu cihazlar negatif frekanslara mı ayarlı?
A: Evet.

S: (T) Pozitif hisler implantları kapatıyor. Pozitif hisler duyarak algılayıcıları kapatırsam Kertenkeleler ne yapar?
A: Başka yere giderler.


beyrutkapı

#63
Sevgili maglor, seninle aynı fikirdeyim. Bozadi ile de bunu konuştuk. Hatta bu ay ki buluşmamızda bunu katılan arkadaşlarla konuşacağız bunu. Hem forumun çok daha dinamik olması lazım hemde forumdaki arkadaşların daha çok işbirliği hepimiz İcin iyi olur. Bu fikrimi daha önce yazdıklarımda da anlatmaya çalıştım. Yapılacak o kadar çok şey var ki, bir grup stratejisi ve sinerjisi bence de şart. Kendi köşemize çekilip, önce içsel olarak kendimi geliştireyim deme zamanı değil. Ayrıca bunun çok bir faydası da yok. Aksine sayı arttıkça, ki nitelikli sayı elbette, asal sayılar ornegi gibi, gruptakilerin gelişimi ve öğrenme hizida artacaktır. Kendi adıma böyle bir gruptan çok şey öğreneceğime eminim ve samimiyetle güzel insanlarla çalışmak herkesin gücünü arttitacaktir. Neseyle ve bilgiyle gelişmeyi diliyorum hep birlikte.
Bu aşamada yinelemek istiyorum, proje ve fikir üretmeli, yaratmalı ve birileri İcin sahneye çıkma vakti usulca. Birinin yumuşak ve zorlamadan şarkısını söylemesi gibi. Evrende müthiş ve görkemli bir müzik var. Bazen dehşete düşürecek kadar görkemli. Ve dalga geldiginde sıra dünyamızda olacak. Bir rolümüz varsa bizimde sesimiz çıkacaktır. Kasyopyaca, olacak olan olacaktır.
 

beyrutkapı

#64
Kendi adıma bazen unuttuğum bir şey bu, yani hepimizin aslında birer kendine hizmet varlığı olduğu gercegi, bu aralar kendime hatirlatip duruyorum bu basit gercegi. Zira insanın hep kendini çok Ozel bulmaya çalışan bir yani var. Bu bizim dünyadaki büyük öykümüz. Hepimiz kendi adimlarimizla ilerlemek zorunda olsakda, fili tarif eden körlere benziyor halimiz. Herkes kendi gercegince konuşuyor fakat, tamda burada dışa açılmak vererek almayı kendine hizmeti öğrenmek zorundayız. Mesele başka bir boyuta geçme meselesinden çok, ruhun ilerleyişi ve ilerledikçe varoluşu keşif, zira bilginin sonu yoksa, arayışında sonu olmayacaktır sevgili maglor.
 

beyrutkapı

#65
Sevgili maglor, tek bir bireyin bile yapacakları, farkındalığı, hayatı çok önemli olduguna göre, bir grup oluşturabilmek ve bunu güçlendirmek çok önemli burada. İnsanın kendini aciz ve çaresiz görmesi, elinden hiçbir şey gelmeyeceği düşüncesi, varolan dinler kullanılarak, kendine hizmet grubu tarafından yüzyıllar boyunca insanlığa empoze edildi, potansiyel acısından insanın varolustaki her seye sahip olduğunu biliyoruz. Bence burada mesele, kisinin kendi önemini ve dünyadaki yerini abartmadan, mutavazi bir sekilde, başkalarıyla birlikte sürekli öğrenip gelişmeye calışması. Bh nin her seyinde olduğu gibi burada da bir denge şart. Kendi yapabileceklerini ve potansiyelini Kh olma korkusuyla yok saymak da kisiyi bloke edip pasiflestirebilir.
Eskiden kasyopya ile tanışmadan önce cevreme ve dünyaya bakıp sadece karmasa, haksızlık ve zulüm gorurdum. Çaresiz ve umutsuzcabakiyordum Dünyaya.
Şimdi her şey gözümde bir anlama kavuştu ve kesinlikle dünyadaki karanlığın birparcasi olmak istemiyorum. Ve biliyorumki eğer evren koca bir butunse, her birimizin yapacakları ve farkındalığı aslında çok çok önemli. Eğer bu kadar önemli olmasaydı bunca saldırıya maruz kalmazdik. Oyunun tadını çıkararak ilerlemek ve gelişmek, hiç bir şeyi kontrol etmeye çalısmadan kimsenin Ozgur iradesine müdahale etmeden ve baskasının neye ihtiyac duyduğuna karar vermeden yürümek gerektiğini düşünüyorum. Mademki varolan her şey aymı zamanda Tanrı'nın bir parçası, varolan her şey seçilmiş demektir bu. Sadece birileri yürüyüşde daha ötelerde, birileri daha geride. Hepsi bu.