Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 10 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

#1050
S: (L) Tamam. Aynalarla ilgili birşeyler okuyordum. Söylenen şey şuydu: "Negatif varoluş sesin arkasındaki sessizlik, boyanın altındaki tuval, ışığın parladığı karanlıktır. Boşluk, zamanın hareket ettiği durgunluktur. Negatif varoluş insanın olduğu şey olmasını sağlayan şey. Aynaların aynası. Beklentisizlik müdahalesizliktir ve yaratımın en mükemmel yansımasını sağlar." Bunun iyi bir ifade şekli olduğunu düşünüyorum. Bunun sizin bize söylediğiniz şeylerle bağlantısı hakkında yorumda bulunabilir misiniz?
C: Bir psikomantiyum yap.

----------------------------------------------------------

Pazar fantezi yazılarına benzer bir yaklaşımla bu K.a ait olmayan ama onlarca tasdik de gören güzel anlatım hakkında,

Oldukça düşündürücü ve güzel,

"Beklentisizlik müdahalesizliktir ve yaratımın en mükemmel yansımasını sağlar"

Yaratma üzerinde ve bunun her yaratılanın kabiliyeti tahtında olduğunu sanırım artık idrak ettik ,"Tanrı her şeydir"

O halde yaratılmış bir olgu haline gelmiş varlığın ki bunda maddi illüzyon dediğimiz bir sodyum atomu dahi olsa konumuz içindedir ve 7 Y dediğimiz yaratan profili hemen yanıbaşında onunla olsa dahi müdahelesizlik o varlığın yaşam macerasında kendi özgür iradesini kullanmasına fırsat tanıyan özelliktedir öyle ya bir sodyum atomu mesela klorla birleşim için uygun ortam olursa birleşip tuz haline gelecektir ,

Uygun ortam olursa ifadesini bir müdahale olarak alamayız veya bu iş labaratuar ortamındaki kişilerle dahi olsa ve müsait sıvı ısı sağlansa da müdahele diyemeyiz ,kimdir o karışmayan ve beklentisizliğini sürdüren,7Y ,

Zira varlık oluşturulmuş ortama konmuş artık doğal ortamlar veya başka tesirler altında kendi kabiliyeti doğrultusunda yaşamını sürdürmektedir,

Buradaki kabiliyet kazanma işinde en etkin ve mahir olan insanoğludur ,zira zihinsel gelişimi ile bilinç denen o harika yaratma unsurunu kullanabilecek kapasite sahibidir,

O kapasiteye sahibi olabilmesi için" bilgiyle tokatlanmalıdır "gibi anormal  gelen bir ifade kullanmıştım bir dörtlüğümde ,zira bu hassas yapı, bazı bilgileri aldığında o bilgilerin korkutucu ve sınırlayıcı daha doğrusu baştan sona müdahale koyan tavrından etkilenip takılı kalabilir, işte o zaman bilgilerin tokatlayıcı tavrı olmazsa yerinde sayacaktır,

Bu tokatlama işini bilinç sarsılıp kendi başına yapamaz ise bu sefer doğa olayları felaketler veya zora sokucu KH davranışları bir şok etkisi yapacaktır, (covid 19)

Veya yoğunluk değiştirip 5Y de hatırlama seanslarına maruz kalıp eğer isterse derslerini tamamlamaya bu 3Y dünyasına gelecektir ,

Müdahalesizliğin diğer bir örneğini de "Bakmadan atlayan" bizleri de rahatça dahil edebiliriz, kısıtlanmış ortamı  egoya biraz da meraka kapılmış bir halde insan bedeninde Orion deney sahasındaki kobaylar gibi olmadık mı,

Takılı bilinçler hala "Tanrım beni sen yarattın bu zorlu dünyaya niye koydun "diye feryat ederler,oysa tanrının bir parçası sensin ve yaratılışından beri müdahele edilmedin her olanda senin özgür iradenle seçimler esastır

Burada yaratılışından beri dendiğinde yine bir Monoteist yaratıcı aransa da gezici yola düzülen o tek ruhun parçaları veya parçası Orion deney sahasını yaratıp insan formunu da ortaya çıkarıp onun üzerindeki deneyler yapmasından bahsediyoruz,

Madde yaratımı ve onunla sürdürülen olaylar KH ve BH denge unsurlarının oluşumunu da sağlamıştır,

Orion gurubu esasta insan formunu baştan yapay ve kendini idare edemeyen ama müdahalelere cevap veren bir bilgisayarlı oyuncak gibi yaratmışlar ancak başarı sağlayamayınca malüm maymun embryolarına kendi özelliklerini koyarak (tanrısal yaratıcı özellik) Neandartal insanı devreye koymuşlardır,

Sonuçta müdahelesizlik beklentisizlikle en masum ve yaratıcı olayın ortaya çıkmasına sebep veren bir olgu halindedir ,

Bir şey yaratılsın bu bir duygusal manada da bir olgu istek olabilir ama sonuçları hakkında senaryolar yapmadan o yaratılanın neler yapacağına bakılır ,beklentisizlik budur..


Tgur

#1051
C: Hayır. Üzerinde düşünmen için birşey: Bilimadamlarınız neden dünyadışı varlıkların uzak bir sistemden Dünya'ya seyahat edemeyeceğinde ısrar ederek bariz olanı görmezden geldi?
S: (L) Burada bariz olan nedir?
C: Işık hızında veya "daha hızlı" yolculuk mümkün olmasaydı bile, ki elbette mümkün, dünyadışı bir ırkın büyük bir uzay gemisi inşa edip nesiller boyunca onun üzerinde yaşamasını engelleyecek hiçbir şey yok. Fethetmek için uygun bir dünya aramak üzere zaman ve mekanda büyük mesafeler katedebilirler. Uygun bir gezegen bulduktan sonra bu gemiyi yörüngede uzak bir noktaya yerleştirebilir, o güneş sisteminde çeşitli somut düzlemlere üsler kurabilir ve seçtikleri medeniyetleri sabırla manipüle ederek uygun bir teknolojik altyapı hazırlatabilirler. Sonra, uzun, yavaş ve büyük bir zihin programlama projesi uygulayıp, durum uygun olur olmaz girip el koyabilirler.
S: (L) Olmuş olan, veya olmakta olan şey bu mu?
C: Gayet mümkün ve belki de şimdi senin için bunun ayrıntılarını öğrenme zamanıdır.
S: (L) Bu ırk 3'üncü mü yoksa 4'üncü yoğunluk mu?
C: Neden her ikisinden olmasın?
S: (L) Bu ırkın gelmiş olabileceği en muhtemel yer neresi olabilir?
C: Oryon olabilir belki?
S: (L) Peki. Eğer böyle bir ırk gerçekten mekan/zamanda bu noktaya yolculuk yaptıysa, bu yolculuk sırasında gemilerinde kaç nesil gelip geçti? Tabii eğer böyle birşey olduysa?
C: Belki 12.
S: (L) Sanırım oldukça uzun bir ömürleri var...
C: Evet...
S: (L) Durum gerçekten buysa, ömürleri ne kadar?
C: Sizin 2000 yılınız.
S: (L) Peki bu grubun yaptığı...
C: Uzaydaki ömür.
S: (L) Gezegendeki ömürleri nedir?
C: 800 yıl.
S: (L) Uzayda kalmanın daha iyi olabileceğini düşünmediler mi hiç?
C: Hayır. Gezegenler çok daha "konforlu."
S: (L) Pekala... Böyle bir grubun buraya yolculuk ettiklerini...
C: Yaklaşan çatışmalardan bahsetmiştik... Belki de İnciliniz ve diğer referanslarla aynı şeyi söyledik. "İyi ile kötü" arasındaki "son" savaş. Kozmik görünüyor, değil mi?
S: (L) Onların gemileriyle buraya yolculuk yapan başka gruplar da var anlamında mı?
C: Yaklaşan başka bir tanesi olabilir ve "takviyeler." Ve aynı zamanda sürece karışmayan, bu tarihi yanlardan izleyen çeşitli türlerde gözlemciler.
S: (L) Ah benim huzurlu hayatım!
C: Hiç bir zaman huzurlu bir hayatın olmadı!
S: (L) Planım vardı! İnternet'e koymamamızı tavsiye ettiğiniz şeylerden biri mi bu? Yoksa eklememiz için mi değiniyorsunuz?
C: Buna yanıtımızı şimdilik erteleyeceğiz.
S: (L) Başka bir yorum?
C: Neyin gelmekte olduğuna dair bir miktar önbilgiyle bu zamanda enkarne olmayı seçtin. Uzay saldırısıyla ilgili rüyalarını hatırla.
S: (L) Bu varsayılan dünyadışı varlıklarla ilgili olarak hangi ırk türlerinden bahsediyoruz?
C: Üç temel tür. Nordik, Sürüngenimsi ve Griler. Grilerin pek çok türü, Nordikler'in ve Sürüngenimsi'lerin ise 3 türü.
S: (L) Peki "iyi adamlar" hangi ırktan?
C: 6'ncı yoğunluk "rehberlerle" işbirliği halindeki Nordikler.
S: (L) Tek iyi adam grubu bu mu?
C: Tüm ihtiyacınız olan bu.
S: (L) Harika! Yani eğer bir Gri veya Kertiş görürsek, pek hoş adamlar olmadıklarını anlayabiliriz. Ama uzun ve sarışınsa sorman gerekiyor!
C: Hoş olan ve olmayan konusuna gelindiğinde herşey subjektif. 2'nci yoğunluktaki bazı varlıklar en hafif deyimle sizi hiç "hoş" görmezdi mesela!!!
S: (L) Bundan eminim! Özellikle hamamböcekleri! Belki de bu iyi adamlardan bazılarıyla temas kurmamız gerekiyor...
C: "Zamanı" geldiğinde.
S: (L) Bunun zamanından bahsetmişken, bu konuda söyleyeceğiniz başka birşey var mı?
C: Sadece işaretlere dikkat edin lütfen! Kendinizi bir farkındalık vakumuna koymanız faydalı olmaz.
S: (L) Kendimi bir farkındalık vakumuna koyduğumu sanmıyorum. JD bana Hale Bopp olayını hatırlatan pek çok materyal yayınlıyor. Güneybatı bölgesinde çok sayıda UFO gözlemi yapıldığı söyleniyor. "Yeni" bir doluşma veya kitlesel inişin yaklaştığını söylüyorlar. Bu faaliyet hakkında herhangi bir yorumunuz var mı?
C: Gelmiş geçmiş en büyük UFO dalgasının başlangıcı.
S: (L) Bu dalga nereye yönelik?
C: Dünya.
S: (L) Ne zaman başlayacak?
C: Başladı bile.
S: (L) Bu sadece bir dalga mı olacak yoksa bir istila mı?
C: Henüz değil.
S: (L) İstila mı değil?
C: Evet.
S: (L) Yani sadece insanları iyice spekülatif taşkınlıklara yöneltecek...
C: İstila ancak programlama tamamlandığında meydana gelir.
S: (L) Ne programlaması?
C: İncil, "Lucid" kitabı, Matrix Materyali, "Pleiades Öğretileri" ve diğer pek çok kaynak. İncele ve birbirleriyle karşılaştır.
S: (L) Eğer çok yakında birşey varsa, yapmamızı önerdiğiniz şeylerin hepsini yapacak vaktimiz olmayacak?
C: Çok büyük ihtimalle olacak.
S: (L) Bir havuz, bir labirent, bir psikomantiyum inşa etmemiz, bir veritabanı oluşturmamız, bir Nobel Ödülü olmamız gerekiyor... ve yapılacak pek çok iş... Tüm bunlar canımı çıkarır!
C: Hayır!
S: (L) Tüm bunları yapacak vaktimiz olacak mı?
C: Önerilen herşey bunun için önerildi.
S: (L) Yani söylediğiniz herşey bizi bu olaya hazırlamak için mi?
C: Evet.
S: (L) Harekete geçsek iyi olacak! Boşa harcayacak vaktimiz yok!
C: Gerekli şekilde ilerleyeceksiniz. Olayları zorlayamazsınız... Büyük Kader'i değiştiremezsiniz.
S: (L) Bundan hiç hoşlanmadım! Eve gitmek istiyorum!
C: Alternatifi daha az iştah açıcı.
S: (L) Eminim! Öğlen yemeği olmak istemiyorum!
C: 3'üncü yoğunluk bir dünyada, taş yığınları üzerinde, parlayan kırmızı bir gökyüzü altında, sürekli soğuk rüzgarlar içinde, bir "mağara adamı" olarak reenkarnasyon.
S: (L) Gökyüzü neden kırmızı bir şekilde parlıyor?
C: Düşün.
S: (L) Elbette! Komet tozu! Harika!!! Söyleyeceğiniz başka birşey?
C: Uygun bilgiler için beklemede kal.

---------------------------------------------------------

Bu sefer pazar fantezisi gibi olmayan bir aktarımdayım, biraz dehşet verici, okuyan dostlar bilir ve o bekleyişi devamlı içlerinde hissederler,

Burada kanımca çıkarılacak olan "oh ben farkındayım kurtuldum" egosal düşüncenin ötesinde başka şeyler var, yani öyle kolay kolay kurtulma olmuyor bütünlük bilincine gelip 5Ye geçtim evime geldim diye sevinmek yok eksik varsa ve idrakte tamamsanız tekrar bu dünyadasınız,

Burada bahsetmek istediğim kimsenin peygamberliğe soyunsun diye bir öneri değil ,ülkemizde tapmaya alıştırılmış toplumun nasıl kişilerin önünde kapaklandığını tarikatlar cemaatlar halinde sürüklendiğini ve dersler alamadıklarını görmekteyiz, sadece ülkemiz değil Dünyanın büyük kısmı da öyle ,meczuplar peşinde giden bir tür kalabalıklar,

Soygun yapan ve manipüle yapan liderler ve onlardan medet umanlar,

Bu durumda ne yapmalı ,

Yapılması gereken şeyi kendi ruhsal gerçeklerimizdeki noktaları yakalayıp barizleştirerek yapabiliriz, bilgi bilgi alarak idrak ederek ve inancı kuvvetlendirerek, bu işte genel enerjisel bütünlük bağları ile bağlı olduğumuza her var olanın bu bağlar içinde bütünleşik olduğuna tam inanmışsak nutlak etki olacaktır "şakraların bağlanması", yarım bilgi ve inanç bu işi akamete uğratacaktır,

Yukarıdaki aktarımda yana yakıla anlatmaya çalıştığımız bir Oryon deney sahası içinde olduğumuz hakkında gerçekler belirtiliyor ve program tamamlandığında istilanın gerçekleşeceği bu ne anlatmaktadır ,

Monoteizm yaratılmış ve deney mahluku olan bizler kısıtlı DNA mızın açabildiği gerçek diye önümüze konan asırlarca çarpıtılan bilgilere mahküm olup bekleme içindeyiz ve toplumun büyük kısmı bu inançta olduğunda programlarını tamamlamış olacaklar ve istila başlayacak esir insanlar halinde biz de o cemaatlerde baş sallayanlar gibi sürükleneceğiz..

Karşı gelemeyeceksin yoksa çipli halinle o kontrol esası yerleşmiş dünyada aç kalacaksın,

Tablo budur dostlar ,kıyamet tellallığı yapmıyoruz ama gidilmekte olan gerçeği sıralamaya çalışıyoruz,

Pazar pazar affınızı dilerim..


Gaia

#1052
Güzel hatırlatmalar, işin sonu bu malesef. Unutmak çok daha kolay gerçeklerden kaçmak için. Elini taşın altına koyup kendi geleceği için mental efor sarfetmeyen dalganın altında kalacak maalesef. Dış dünya kendinden olmayanlara mobing yapanlarla dolu. Akrabalık ilişkilerinde bile bu var. Herkes alıp elindekileri arttırmanın derdinde ancak iş vermeye geldiğinde işin rengi değişiyor çoğu zaman. Gösteriş için vermek daha cazip. Çünkü ozaman imajları, karizmaları daha iyi durur. Neyse. Buradaki çoğu birey zaten bu söylediklerimin farkında. Ancak dışarıdaki insanlar malesef işler kızıştığında dahada uyuşmaya meğilliler gibi görünüyor benim penceremden.

gerçek tosun paşa

#1053
Bunlar önemli olasılıklar. Okurken keyif aldım. Teşekkürler tgur.

Tgur


Tgur

#1055
KANAL İŞLERİNE BAKIŞ  III

Tekrar ediyorum bu kanal işini tam anlamak için enine boyuna incelememiz gerekir kanısındayım,zira bilgi ve inanç sağlama kısmında bulunduğumuz ortam frekansı dışından gelenler üzere bir farkındalık geliştirme durumundayız, bunda ise çok yere KH e bulaşma tehlikesi her an mevcut olduğundan idrak mekanizmamızdan her hangi bir konuyu atlamamak düşüncesindeyim,

Belgesel izlemelerim çok oluyor ,bazen kritik konulara dokunuyorlar ve diğer TV kanallarının kifayetsizlik programları dışında çok daha masumlar,hatta aldığımız sipirütüel bilgi yoğunluğu yanında bazı bilim bağnazlarının saplantılı izahlarının farkına varıyoruz hımm bu işin böyle olmadığını biliyoruz  diyor sonuçta mutlu oluyoruz ,ama sonra bu dünya insanı gerçekleri ne zaman öğrenecek acaba diye mutsuzluk geliveriyor,

Öğretinin yani saf gerçeğin insanlarca öğrenebilmesi için illaki bir felaketlerle karşılaşması mı lazım düşünceleri zihnimizi kaplıyor  onu da sonuçta bilgiyi oluşturacak idraki sağlayacak müsibetin esasta bir öğretmen gibi olduğunu hatırlayıp, idrakine gelip "eller ensede olanı seyretmek" ne demek daha iyi anlıyoruz,
Hayat derslerden ibaret..

O belgesellerin birinde uzaylılarla teması araştıran bir ekip senelerce evvel Şilide olmuş ve bir büyük bölgeyi tamamen etkisi altına almış doğada izler bırakmış olayı araştırırken yerel idarenin resmi hiç bir raporunu göremiyorlar, kayıt tutmamışlar çünkü ,

Ama araştırmayı derinleştirdiklerinde gören aklı başında bazı kişileri buluyorlar ve onları biraz deşince olayın hemen akabinde ahalinin büyük kısmı o esnada elektrik kesilmeleri ve olağanüstü ışık parlamaları gördüklerini ama aradan kısa bir müddet geçince siyahlı adamların gelip trafiği kestiklerini ve bölgeye hiç kimseyi sokmadan hadisenin unutturulmasını sağlayacak bir şeyler yaptıklarını ve kaybolduklarını ve olaydan sonra her kesin resmi bir yasaklama var düşüncesiyle hadiseyi adeta unuttuklarını söylemişler,

Siyahlı adamların sadece filimlerde değil başka buna benzer olaylarda müdahele ettiklerinden bahsedenleri hatırlıyorum ,hatta ülkemizde bile,
En son aktarımdan kalan siyahlı adamlar, ilave etmek için tekrar o kısmı aldım,
-------------------------------------------------------------------

S:(T) Neşemizi yüksek tutsak iyi olacak çünkü çok sayıda ziyaretçimiz olabilir. (D) Burayı bulmalarına yardımcı olmak için yapabileceğimiz birşey var mı? (L) Bulmalarını istemiyoruz! (D) Ou! Neden? 
C: Siyahlı Adamlar. 
S:(T) Siyahlı Adamlar! Hayır D___, onların nerede olduğumuzu bilmelerini istemeyiz! Onların işini zorlaştırdığımız için bundan hiç hoşlanmayacaklardır! (D) Onlara zorluk yarattığımızın farkına varmamıştım. İyi olduğunu düşünmüştüm. (T)İşlerini zorlaştırıyoruz... (D) Anlıyorum... (T) Yaptığımız şeyler...
C: Kanallama gücü giderek artıyor
--------------------------------------------------------------------

Başlangıçta K. kanalının uyumlanmasında Frank isimli kişi oldukça etkili olmuştu sonra bazı olaylarla elimine edildi ,bu bölümde tabla yoluyla yapılan kanallama işinde dahi konuda nasıl bir kollektif çalışma gerektiğini ,gözlerin açık olması ,dikkatlerin verilmesi beraberlik ve takip edenlerin psişik durumlarının nasıl etkili olduğunu görmekteyiz ,

Organize dinler programında bu kanal işinin sadece bir kişinin çabası ile olduğunu hatırlayarak ve kanal işinin her guruba (negatif pozitif) açık olduğunu bilerek ,hitap edilen toplumun bilinç durumunu düşünerek saptırma ve provakasyonun ne derece olabileceğini sizler tahmin edin,ayrıca zaman içinde süregelen tefsir yani yorum işlerindeki bol miktarda KH karıştırmasına maruz kalmış insan faaliyetleri,

Örneğin yakınlarda arkadaşların incelemeye aldığı İslam Petra ve Mekke ilgisinde Mekkede surların esamesi kalıntısı dahi olmadığı halde  Kuranda Mekkenin Surları olduğunun geçmesi ,

Aşağıdaki alıntıya bakalım,
--------------------------------------------------------------------
C: Merhaba. Odadaki herkes konsantre olsun. 
S:(T) Ne üzerinde konsantre olacağız? (L) Biri seks mi düşünüyor? [gülüşme] 
C: Zihin. 
S:(GB) TM'nin sorusunu sor: 1995'te toplu bir UFO inmesi olacak mı? 
C: Yanıt vermeye hazır değiliz. Hala odadaki enerji dalgalarını dengelemeye çalışıyoruz. 
S:(GB) Sana sorayım F___, tüm kanal enerjisi akışı senin üzerinden mi sağlanıyor? (J) Bunu kesin olarak belirleyemedik. (F)Evet, tam olarak ne olduğunu tepit edemedik. Baş kanal denebilecek kişiymişim gibi görünüyor. (TM) Bunu başka biri olmadan tek başına yapabiliyor musun? (F) Kimse olmadan tek başıma yapsaydım, aldığım bilgiye güvenmezdim. (TM) Bunu meditatif bir durumda yapabiliyor musun? (F) Beni hipnoza sokarak da denedik ve epeyce bilgi aldık ama katılım yönü olmadığı için buna güvenmiyoruz. (L) Bu şekilde olduğunda kimse ne söyleneceğini bilmiyor. Hiçbir belirli bireyin zihninden gelmiyor. Gelen düşünceleri önceden bilmiyoruz. (F) Bilgisayar karşısına geçerek de epeyce bilgi aldım ama bunlara güvenip güvenemeyeceğimi bilmiyorum. (L) Aldığın bilgilerin ne kadarının kendi bilinçaltından geldiğinden emin olamıyorsun. (F) Pek çok insanın yaptığı standart kanallama yönteminin son derece sorgulanabilir bir geçerlilik oranı var. Bunun geçerlilik seviyesi de bir şekilde sorgulanabilir ama epeyce kontrol ve test yapıyoruz ve şimdiye kadar uyguladığımız tüm testlerden tatmin edici sonuçlar elde ettik. (GB) Gözlerimiz kapalı olarak da yapabilir miyiz? [Gözlerimiz kapalı haldeyken tabladaki hareketi test ettik ama sonuç başarısızlıktı. ... Temasın sürdürülmesi için katılımcıların hepsinin gözlerinin açık olması gerekiyormuş gibi görünüyor. Bu durum, temasın, 3'üncü yoğunluk veya "poltergeist" nitelikte olmadığı, tamamen telepatik bir temas olduğu fikriyle uyuşuyor.] (L) Çok sayıda konuğumuz olmadığında herşey daha farklı görünüyor. Burada ana kanalın kim olduğunu öğrenmek istiyoruz. 
C: Bu önemli değil. 
S:(L) Bunu yaparken duyularımızı, örneğin gözlerimizi, kulaklarımızı falan kullanmamız önemli mi? 
C: Elbette. Tablayı başka türlü nasıl görebiliriz? 
S:(J) Tablayı bizim gözlerimizle görmeleri gerekiyormuş. (L) F___ bunu tek başına yapabilir mi? 
C: Hayır. 
S:(F) Laura bunu tek başına yapabilir mi? (T) Tabladaki her zamanki üç kişiyi mi istiyorsunuz? 
C: Hayır. Önemli değil. 
S:(J) Peki önemli olan nedir? (T) Sorun nedir? 
C: Bölünen frekans. 
S:(J) Neden bölünüyor? 
C: Bağlantısız enerji. 
S:(L) Odada dolaşıp bunu yapan birşey mi var yani? 
C: Belli değil. 
S:(J) Bunu gidermek için ne yapabiliriz? 
C: Etkisi giderek azalacaktır. 
S:(BP) Soru sorun. Belki soruyla temizlenir. (L) Bir öneride bulunayım... TR, sen tablaya geri gel. GB sen bir süre için deminki yerine geç ve alıştığımız şekilde devam edelim. Sonra dileyen katılabilir. Bu yönteme güvenmekle birlikte biraz sabırsızım ve bu kesintiler beni sinirlendiriyor.(BP) Evet, kayın-biraderim onları kaçırdı! [Yer değişikliği yapıldı.] (J) Sanırım bunun nedenlerinden biri de odada yeni kişilerin olması ve büyük oranda yeni enerjinin akışı. (L) Tamam, şimdi nasıl? 
C: Şimdi biraz daha toz. Gecikme için üzgünüz. Odadaki biri büyük bir stres içinde. 
S:(L) Stres içinde olan kim? 
C: CD. 
S:(L) Stresli misin? Bana stresli görünmüyorsun. (CD) Stresli hissetmiyorum. 
C: Öğrenmek istedikleriyle ilgili zihinsel bir basınç var.
S:(BP) Yazmak istediğin makaleyle ilgili olmalı. (CD) Olabilir. (L) Yetiştirmen gerek bir son tarih falan mı var? (CD) Evet. Ama bunun hakkında düşünmüyordum gerçekten, en azından bilinçli olarak. 
C: Evet. İzleniyorsun CD.
------------------------------------------------------------------

C: İstediğiniz zaman ayarlayabilirsiniz. Laura, biraz daha kafein lütfen. 
S:(T) Kahve içmek mi istiyorsunuz? Kafein müptelası olmuş olmanız ve buna yalnızca bizim aracılığımızla ulaşabiliyor olmanız mümkün mü? 
C: Açık. Bir 6'ncı yoğunluk ışık varlığı, 3'üncü yoğunluktan herhangi birşeye nasıl "müptela" olur? 
S:(S) Hadi bakalım, açıkla onlara şimdi TR! (T) İletişim frekansımızdan. (L) Benim içtiğim kafein size de ulaşıyor mu? 
C: Hayır. 
S:(T) Bizde meydana getirdiği frekans değişimi sizi de etkiliyor mu? 
C: Gerçekten öyle oluyorsa ne güzel! [Gülüşme] 
S:(L) Sanırım kafein sadece uykumuzu erteleyip onlara ayak uydurmamızı sağlıyor. 
C: Evet.
--------------------------------------------------------------------

Yukarıdaki kısa bölümü evvelce bahsettiğim siz bizsiniz kavramını biraz açmak için aldım,kahve içme muhabbeti,

Bu müştereklikte devrede olan 3Y bedensel işlevlerde olan bitenlerle değil  bilgi ve farkındalık yoluyla gelen bir bağdan bahsediliyor,ancak şu anda bizleri ilgilendiren konuların büyük kısmı maddi hayatımız ve onun zihnimize yaptığı etkileri yok sayarak bu bereberlik yürümez veya layıkı şekilde idrak edilemez,

Yukarıdaki alıntıda 6Y dekileri uyku ilgilendirmiyor (bu arada eterde yaşarken uyku falan yok bunu anlıyoruz zira bazı duygularımızda maddesel yaşam benzetmelerini ruhsal yaşamda aynen devam ediyor sanrısındayız ve konuları o perspektifden görme alışkanlığımız var) ama tabla başındakilerin uykuya dalıp dikkatlerinin bu bedensel alışkanlık ve mecburiyet ile dağılacağını görüyorlar,

Böyle basit izahları ortaya koymamdan kasıt ilgilendiğimiz bu kanal faaliyetinin ne kadar gerçeğe yakın ve masumane olduğunu ispat eden ufak tefek nüanslar,

İşte buradaki denge işini tam anlamalıyız, yaşamdan tam kopmadan farkındalıkla bilinç nerelere gidiyor bakmalıyız,

Bahsettiğim iki yaşam fenomeninde hiç bir şey göz ardı edilmez ama tam ve kökleri sağlam da kalınamaz, böylece "yaşarken rol yapıyorum" dememi kendi kendime sınamış oluyorum..
--------------------------------------------------------------------

S: ... (T) Altımızda bir tünel olmasının kanalla bir ilgisi var mı? 
C: Belki. 
S: (T) Altımızda büyük bir EM kaynağı olduğu için o EM enerjisinden faydalanıyor muyuz? 
C: Dolaylı yoldan faydası oluyor.
--------------------------------------------------------------------

Yer altındaki tüneller varlığı ile uzun aktarımın son kısmını aldım  bu özellikle KH başkenti olan USA nın altında ancak Antartikaya kadar bazen yer üstü ne çıkarak ulaşabilme imkanı verenlerden imiş,buralarda insanlarla beraber uzaylıların olduğundan da bahsediliyor ,

Bu yer altı dünyasının genellikle KH özellikte olduğunu sanıyorum ve oralarda başka alıntılarda da geçen kalb atım hızları çok yavaşlatılmış bekleyen ve her doğa olayına alışabilen özel yeni bedenlerin hazırlandığını da biliyoruz, buralara giriş çıkışlar için bir çok kapı olduğunu da ,

İlgi çeken bölüm buralardaki EM özelliğinden K.kanal faaliyetinin bazı faydalar sağlayabilmesi ,kanal aktarma işlerinin sadece kontak kurulan üst bilgi yoğunluğu mensupları ,alıcılar ve bunların psişik yapıları yanında başka etkenlerin de olması ,

Konumuz kanal işi olunca bu basit etkenleri de göz ardı edemeyiz,

Kanal işinin hassasiyeti  dinleyen ve katılanların etkisi,
--------------------------------------------------------------------

S: (L) JR beni konuklara "şov yapmakla" suçladığında kendimi çok garip hissettim ve sonra kanal da aynı tutumu gösterdi. Neler oluyor burada? 
C: Eğer üçüncü seviye kanal katılımcılarından herhangi biri veya birileri güçlü bir önyargı gösterirse, bu durum mesaj alınırken mesajda değişiklikler meydana gelmesine neden olabilir. 
S: (L) Kanalın gösterdiğini sandığım tutum JR'nin hisleri olmalı. Fakat onun fark etmediği şey de şu ki, hepimizin konuklara iyi bir görüntü sunmamız ve yaptığımız şeyin bilinçli ve profesyonel bir şekilde yapıldığını görmeleri hepimiz için önemli birşey. Times gazetesinde haber dizisi olmayı isteyen ben değildim ama yapmam gerekenleri yaptım ve bu iş için çok uzun bir süredir çalışıyorum. Başka kimse katılma isteği göstermek istemezken, F___ ve ben neredeyse dört yıldır kendimizi bu işe adıyoruz ve yolu açmaya çabalıyoruz. Üstelik bunun öncesinde yaklaşık 20 yıl boyunca büyük bir arayış içinde geçirdiğim süreyi hesaba katmıyorum. Bir sabah kalkıp "Sanırım bugün Kasyopyalıları kanallayacağız; bunun hakkında haber yapması için gidip bir Times muhabiri bulalım." diye gelişmedi bu süreç. O soruları hazırlamak için de bir sürü vakit harcadım ve önyargı etkisindeki kanal, geçmişte sorduğumuz pek çok soruya benzer nitelikteki soruları bile yanıtlamak istemedi -- yani bu önyargı özellikle beni hedef aldı gibi görünüyor. 
C: Evet. 
S: (L) Peki eğer insanlar bu kadar kolay bir şekilde önyargıya ve duygusal düşünmeye takılıp kalıyorsa, bu da bir psişik saldırı sayılmaz mı?
C: Psişik saldırıların sonucu. Geçici nitelikte olabilecek durumlara dayalı olarak acele hamleler yapmamaya dikkat et.
--------------------------------------------------------------------

Kaçırılamalar hakkında K.Ların izahlarında çok uzun ve detaylı bir bölüme geldik bunu tekrar devreye getirmemden kasıt yeni ve bu işi halen incelememiş dostlara bir nevi yardım ,uzun bölümün adeta bir özet ihtiva eden son bölümünü aldım,

Bu ruh uzantısının nakil işleri "remolekülerize" tekniği ile yani bir nevi ışınlanma şeklinde olur,
--------------------------------------------------------------------

 Tüm birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü yoğunluk varlıklarının sahip olduğu ruh uzantısı vardır ve kaçırılma sırasında bu uzantı bedenden çıkarılır. Ruh uzantısı aracılığı ile dördüncü yoğunlukta görünen bir kopya veya klon beden yapılır ve beden incelenir ve sonra ruh uzantısı alındığı yoğunluktaki asıl bedene geri konur. Normal olarak süreç bu şekilde gerçekleşir.

 Çoğu durumda, eğer üçüncü yoğunluk varlığı fiziksel bedeni ile birlikte bütün olarak alınırsa, üçüncü yoğunluğa geri bırakılmaz. Sürekli olarak dördüncü yoğunlukta kalır. Nadir durumlarda geri bırakılma olsa da, bu istisnaidir. Tüm inceleme, algı değiştirme ve implant yerleştirme işlemleri dördüncü yoğunlukta kopya beden üzerinde gerçekleştirilebildiği için, bunların üçüncü yoğunlukta gerçekleştirilmesine ihtiyaç yoktur. Anlıyor musunuz?
--------------------------------------------------------------------

Bu aktarımda ise K.ların bir soruya karşı serzenişleri ama sonunda verdikleri özet bir cevapla sorulana en etkin bir tanımlama vermişler gibi bunu bir düşünce testi olarak algılayın ve lütfen haklı olduğumu anlayın, eş zamanlılığın özel bir tarifi ,olguların bir mozaik içinde görülebilmesi seçilebilmesi ve müşterek durumları,

"Gerçekliğin hayal edilebilir her halindeki unsurların, görsel olarak ifade edilecek olursa mükemmel dengedeki devasa bir mozaikte birleşmesi olarak tanımlanabilir. "
--------------------------------------------------------------------

(L) Eşzamanlılık hakkında birkaç şey sormak istiyorum. Eşzamanlı olayların kaynağının ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Birden fazla kaynak mı, yoksa deneyimi yaşayan kişinin kendi zihninden gelen birşey mi, yoksa... (J) Rastgele mi? 
C: Sokakta yürüyen küçük bir öğrenci çocuk düşünün, bir gül çalısı yanında duruyor, çiçeklerden birini alıyor ve çiçeğe şunu soruyor: "Bana bugün Einstein'ın görecelilik teorisini anlatabilir misin lütfen?" Bu mizahi benzetmenin amacı belki de,böyle karmaşık soruları böylesine basit bir biçimde yanıtlamamızı isteyerek bize dayattığınız zorluğa hayranlık ve takdir duyduğumuzu bildirmektir. Ama böyle karmaşık sorular sorduğunuzda, bu soruları doğru ve yeterli bir şekilde yanıtlamamız gerekmesi durumunda, bu, bir celsenin ara vermeden yaklaşık yirmi dört saat sürmesini gerektirirdi. Elbette öyle bir durumda hem kanal olarak kullanılan kişi, hem de siz çok sıkıntı çekerdiniz. Yani buradaki mesele, "eşzamanlılık nedir" gibi inanamayacağınız kadar karmaşık bir soruyu yanıtlayamayacak olmamız değildir. Gerçekliğin hayal edilebilir her halindeki unsurların, görsel olarak ifade edilecek olursa mükemmel dengedeki devasa bir mozaikte birleşmesi olarak tanımlanabilir. Elbette bu, sorunuzun yeterli bir yanıtı değildir, fakat, sunulan görsel imaj üzerinde düşünerek, daha tam bir yanıtı öğrenmede kendi kendinize yardımcı olabileceğinizi umuyoruz.
--------------------------------------------------------------------

Konuları aktarırken arada eskilerin "tenevvu" dedikleri tema ve şartı değiştirme işinin faydalı olduğunu düşünüyorum ve dikkat edilirse şiirler, melodiler, anektodlar fıkralar serpiştiriyorum ve bundan hoşlanıyorum ,bu demete şu an yeni bir şey gibi olan eskiyi getireceğim, neler yazmışım diye eski sayfalarda dolaşırken şunu buldum ve oldukça fazla tebessüm ettim,

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=29&whichpage=25#22803

Kavramlarla insanların zihinsel yapılarını nasıl sınırladıklarını, korku veya mükafat ikilisiyle beklentisel va arzulu düşünüş kavramlarını adeta sabitleyerek verdikleri saptırıcı bilgilerin yerleştirilmesini görüyoruz,

Cehennemde söylediklerimizi inkar edenlerin yanmalarını ve derilerini tekrar değiştirerek tekrar tekrar azap çekmelerini sağlayacağız şeklinde ağzından kanlar damlayan bir tanrı imajı ile yarattıklarını her türlü işkenceye yollamaktan sarf-ı nazar etmeyen bir davranış,

Bunun yanında cennetteki hurilerin oldukça genç kızlar ve ilgili şehvet unsurlarının ayvalara benzer tarifi ile sapkın ve sübyanist bir geleceği öngören sözler, ayrıca gılman denen genç bıyığı terlememiş erkek delikanlılar da  ,

Cehennemde derilerin değiştireceği işini hadi fark ettirmeden reenkarnasyonu anlatıyor dersek de bu ikincisi cennette olacaklara ne demeli,
--------------------------------------------------------------------

S: (L) Cennette melekler arasında başka bir savaş mı olacak? 
C: Varsayımlarınızla ilgilenmek eğlenceli. 
S: (L) Meleklerin olduğunu ve savaştıklarını varsayıyorsun. (RC) Mecazi bir anlamda. 
C: Ve bir "cennet" olduğunu varsayıyorsun. 
S: (RC) Evet. Cennet diye birşeyin olmadığını mı söylüyorsunuz? Buna inanmıyorum. (L) 5. yoğunluk var. (RC) Anlamsal bir tartışmaya giriyoruz. 
C: "Cennet" daha ziyade bir kavram. ...
-------------------------------------------------------------------

S:(B) Dünya'nın çeşitli yerlerinde Bakire Meryem'in görünmesi olaylarının herhangi birinin ardında Kertenkeleler var mı? 
C: Evet. Hepsi. 
S:(B) Bunun ardındaki sebep nedir? 
C: Bilginin parçalanmasına yönelik saptırma ve dezenformasyon yayılıyor ve böylece daha fazla kişi saldırıya açık hale geliyor. 
S:(L) "Eski dinlerdeki" cehennem veya araf inancı gibi inançların propagandası insanları çok savunmasız bir noktaya sürüklüyor, çünkü bu durumda insanlar suç ve günah düşüncelerine ve böylece de düşünce kontrolü ve şiddete daha açık hale geliyor. 
C: Evet.
--------------------------------------------------------------------

C: Bir "Kertiş" sizi yediğinde bu sizi incitir mi? 
S:(TR) Evet, biz 3'üncü yoğunluktayız ve 1'inci ve 2'inci yoğunluğu yiyoruz, 4'üncü yoğunluk da bizi yiyor. (D) Biz bitkileri yiyoruz, Kertişler bizi yiyor, peki yemeden nasıl hayatta kalabiliriz? 
C: Fizikselliğe duyduğunuz arzuyu bıraktığınızda, yemek yemeğe ihtiyacınız olmayacak. 
S:(L) Yani fiziksel varoluşa düşüş ve cennet hikayesi kısmen fiziksellik ve yeme ihtiyacı ile ilgili. 
C: Lusifer, "Düşen Melek." Bu sizsiniz. 
S:(L) Yani "düşmek", başka hayatlarla, başka canlılarla beslenmek zorunda olduğun fiziksel bir varoluşa girmek anlamına geliyor, öyle mi? 
C: Evet.
--------------------------------------------------------------------

Sipiritüel gelişimimiz için bir çok kitap okuduk ,kanal bilgileri ile uğraştık ve her birini bir zaman en üstün bir yerde tutup bilgilenmeyi takılı kalmadan aşmayı öğrenene kadar zihinsel karmaşalara girdik, çok şükür şahsen şu anda hiç birine bağlanmadan yani şüphe faktörünü bir kenarda tutan genel bir anlayışa girdik ve karşılaştırdıklarımızı belirli bir dengede tutuyor değerlendirmelerde bulunmaya çalışıyoruz,

Şüphe gereklidir ve merak unsurunu diri tutan bir özelliktedir, o yüzden bilinçsel çıkış için bir aralıktır, ama paranoya şeklinde her anlatılana şüpheyle bakmak kişiyi bir yerlere götüremez bu denklemde esas olan çözücü unsur insanın altıncı hissi dediğimiz içsel sesidir o sesi dinleyip alınan bilgiyi tartma ve inanç tahtına oturtma oldukça fazla maharet ister ,

Ama onu da ulaşılmaz bir yetenek olarak almamalıyız ,tek yapılacak şey olaya yani verilen bilgiye objektif yaklaşmak ,sağından solundan incelemek diğer anlatılanlara uygunluklarını anlamak ve bu arada o usta kandırıcı olan KH  usulleriyle pekiştirilmeye çalışılan doneleri yakalayıp ayıklamak,

Misal mi ,ekonomi saf bir anlatışla "üretme ve üretmeyi bölüşme" işini insan yaşamında ahlaklı yani dürüst bir düzende tutmaya yarayan usulleri anlatan bilimdir ,
Şu anda özellikle ülkemizde uygulamaya bakalım ,tamamen bir gurup aldatıcıya bölüşülenin büyük kısmını aktarmaya çalışan bir düzen haline geldi ,

Daha kalibre bir örnek vermek iztersek şu anda iktisat diye talebelere okutulan derslerin büyük kısmında insanların alışverişte nasıl özemdirilp aldatabilinir usulleri öğretilmekte ,süpermarket rafları düzülürken en tapon ve kar getiren malların oldukça cazip nasıl müşteriye sunulur onlar öğretilmekte ,ve bunlar da muhatap olan bizleri ekonomi buymuş diye kabul gördürmekte ,işte size bir KH usulünün basit bir mantıksallaştıtrılma örneği ,halka karşı devlet statüsesini yani insanları daha çok vergi veren bireyler haline getirmeye çalışan şu andaki düzenimizi hatırlayın, dolaylı vergisi alınan maldan alım satımda tekrar KDV diye vergi alınması, özel tüketim vergileri falan,
--------------------------------------------------------------------

S: (L) Başlangıçta söylediğiniz şeye geri dönecek olursak, şu veya bu "dünyadışı grubun" adıyla anılan diğer tüm kanallama kitapları veya materyallerinin sadece belirtilen "transfer noktasından" geliyor olması ve sonra bozulma nedeniyle o bilgileri alan kişinin, o bilgilerin gerçekten belirtilen yerdeki fiziksel bir dünyadışı ırktan geldiğini sanması mümkün mü? 
C: Evet, hatırla, diğer hepsi gibi Matrix kitapları da bazı noktalarda karıştırılmış kavramlar içeriyor. Antareanlar, Arkturuslular ve Kasyopyalılar gibi ifadeler, kalınan bir yerden ziyade kanal oluşumuna yönelik bir transfer noktasına referansta bulunuyor. Bu husus açıklağa kavuşturulamadan, bazı varlıklar gelip sizin perspektifinize göre tanımlanan çeşitli yerlerde yaşayan ve oradan gelen "ırklara" dair masallar yarattı. 
S: (L) Peki tüm bu bilgileri verenler kim? 
C: Pek çok farklı grup ve bireyler. Şimdi, _____'de belirtilen gerçek iskan yerleri var ve bunlar doğru. Tabii Oryon, Zeta Retikuli, ____, Barnard Yıldızı, Siryus bölgesi de.
--------------------------------------------------------------------

S: (L) Yakın bir zamanda İnsan Dışı Zekayla Temas Araştırması Enstitüsü ISCNI'de bir konuşma yapmaya davet edildim. Bu organizasyonun başı olan Mike Lindemann'ın tepkisini çok merak ediyorum. Söylediğim bazı şeyler onu şok mu etti? 
C: İlgisini çekmek daha doğru bir tanımlama olur ama yine de Lindemann ve diğerlerinin kendi "davalarına" hizmet etmesinin en iyi yolu, kendilerini içine soktuklarını fark ettikleri katılıkları gevşetmekten geçiyor. Çünkü bu alan, kesinlikle herhangi bir şekilde katı yaklaşımla ilerlemeye müsaade etmeyen bir alan!!! 
S: (L) Bilimsel çevrelerden sürekli baskı altında oldukları için ve sürekli birşeyleri kanıtlamaları gerekiyormuş gibi hissettikleri için biraz katılaşıyorlar sanırım. Fakat, dünyadışı varlık fenomeninin gözlenebilir unsurları artık herhangi birşeyi bilimsel olarak kanıtlama gerekliliğini çok aştı. Kontrollü bilimsel deneyler yapmak için vaktimiz yok. FDA onayı için bekleyecek zamanımız yok! Konu etrafında dönen enerjilere dayalı olarak, Lindemann umduğumuz yanıtı verecek mi? 
C: Vermesini sağla. Burada yaptığın gibi, aynı düşüncelerini ısrarla ifade et! Ona ve diğerlerine "bilimsel" bir araştırma yöntemiyle değil, açık bir öğrenme forumu vurgusuyla daha iyi incelenebilecek olan bir fenomenle ilgilenmekte olduklarını anlamalarında yardımcı ol. Hem eterik hem de fiziksel faktörler için ipuçları ve yanıtların bir kısmı eterik düzlemde ve yöntemlerde bulunuyor. Michael'a şunu kelimesi kelimesine ilet: "Bir zamanlar daha açık fikirliydin Michael, ne oldu?" Hayatının son dönemindeki en moral bozucu olaylardan bazıları doğrudan bununla ilgili!!! Sezgilerine güven. Öğrenme matrisi sezgilerine yardım ediyor. İyi geceler.
--------------------------------------------------------------------

Katılık konusunu ve uğraştığımız konunun ne özellikte olduğunu belirten bir aktarım, her alınan bilgiyi dünya bilimsel katılıkları ile eşleştirmeye çalışmak beyhude bir davranıştır,

Bu konuda kızıp ben öğrendiklerimden ve elle tuttuklarımdan başka şeye inanmam diyenlerin sonradan çark ettikleri ve gelinen yeniliklerle ve eterik alemde olanlarla bağdaştırmak mecburiyetlerini hatırlayınız, Newton prensiplerini paramparça eden kuantum ve görecelik teorileri ve hatta onu da boşlamaya çalışan diğer yeni ataklar, bilgiler,

Velhasıl değişken çekim dalgaları ile sallanan ve değişen bilgi bilim salvoları,

Darwinin yavaş yavaş sahneden çekilmesi ama yaratımı yine monoteizm kalıplarına sokmaya çalışan doğmatik hale inanma zorlamaları ama eski Yunan Mitolojisinde Stanilize edilen bir çok bilgiyle beraber tanrıların yarattıkları yaptıkları şeylerin uçuk bir  fantezi olarak kabulü ve maddeye düşkünlük son derece önemli hale geliyor alttaki alıntıda Yunan çarpıtmalarını görüyoruz,

Rüzgar tanrısı, Denizlerin tanrısı ,Zeusun liderliği ve bir çok tanrısal şey ,bir cımbızlama,

"Kronos ile Rhea'nın ikinci oğulları olan Poseidon, Zeus ve Hades'in de kardeşidir. Üç kardeş babalarını tahttan indirdiklerinde Zeus, kardeşine Denizler Tanrısı ünvanını verir. Zeus'tan sonraki en önemli tanrı olan Poseidon, en az kardeşi kadar güçlü bir tanrıdır."

Olmayan bir şey uzun süreler insanları meşgul eden söylentilere efsane diye bir kenara atılmalara yol açmaz,
Yaratıcı kabiliyeti sendedir dediğimizde dudak bükmeleri çok gördük yani enel-hak konusu, şu tanrısal faaliyetler efsanelerini bir kenara bırakıp günümüzde yaratma adına bir şeyler yapılmıyor mu,

Organ üretimi ve tıpta kullanımı, Doly ve diğer klonlamalar, kök hücre tedavileri ve kök hücrelerdeki müthiş özellikler ,eğer organlaşmamış kök hücresi kullanılırsa sizlerden binlerce siz imal edilebilinir klonlama budur ve yasalardan kaçırılan insan klonlamalarının olduğunu duymaktayız,
Klonloma bahsi üzerinde gerekli inceleme yapılırsa bir kök hücrenin sizin bütün vasıflarınızı taşıyan bir karakterde olduğunu anlarsınız,

Atlantislilerin ağır işlerini yapmak üzere hayvan gövdeli insan başlı karmaşık şeyler yaptıklarını biliyoruz,
Velhasıl yaratma işi üst yoğunluk teknolojilerinden uzak olan dünyamızda dahi yapılıyor,o halde "sizler evrenler yaratacaksınız" dendiğinde neden o olamaz düşünceleri, yaratma hadisesi üzerinde evvelce de durmuştuk,

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=29&whichpage=36#27363

--------------------------------------------------------------------
S: (L) Eski Yunan efsanelerinde neden astroloji yok?
C: Yok değil, "Stalinize" edildi.
S: (L) Bu ne anlama geliyor?
C: Stalin popülerliğini yitirdiğinde Sovyetler Stalin'i tarih kitaplarından çıkardı. Yunan'da da astroloji "Stalinize" edildi...
S: (L) Peki neden?
C: Ölümcül sırların ifşa olması riskine karşı.
S: (L) Kime ifşa olma riski?
C: Size.
S: (L) Yani eğer parçaları bulup bir araya getirseydik, bu bize 3'üncü yoğunluk ile 4'üncü yoğunluk arasındaki bu dramayı ve bağlantıyı gösterirdi, öyle mi?
C: Gezegensel nitelikte kozmik değişimlerden önceki orijinal astrolojiyi kullanmanız gerekirdi. Örneğin Venüs yoktu ve Dünya'nın ekseni hafif farklıydı.
S: (L) Ve Kantek'in yok olması. Demek bu da gerçeklerin son badanalanışıydı. Homer'in yazıları falan kondu... Bu mitlerde kimin kim olduğunu daha iyi anlamamızı sağlayacak herhangi bir kaynak var mı?
C: Isle of Man'ı araştır.
S: (T) Geçen hafta verdikleriniz dışında krokisini çıkarmamız gereken başka noktalar var mı?
C: Önce onlarınkini çıkarın.
S: (L) Çıkardık. Bu krokilerle ilgili önemli birşey mi var? Orada birşey mi göreceğiz?
C: Evet.
S: (L) Yani şu anda görmediğimiz birşey var.
C: Yargıda bulunmak için acele etmeyin.
S: (L) Ekleyeceğiniz başka noktalar var mı?
C: Bekle ve gör.
S: (L) Önceki bir celsede İncil'in Yunan baskıcılar tarafından yazıldığını söylemiştiniz ve şimdi de mitlerin stalinize edildiğini söylediniz. Yunan metinlerinde hiç hayalet veya ruh olmaması dikkatimi çekti. Bu metinler Yunanları fiziksel dünyaya tapıyor olarak betimliyor. Pisagor'un reenkarnasyon inancı onları hayretler içinde bırakmış...
C: Değiştirilmiş metinleri okuyorsunuz.
--------------------------------------------------------------------

Şu aralar Göbekli tepe konusuna ibreyi çevirdim,
Demin bir belgeselde Göbeklitepede bulunan ve sıralanan dikili taşların tapmaya yönelmiş insanların yaptıkları mabedler olabilir neticeleri üzerinde durmaktalar ,ama bizler Mısırda ve dünyanın çeşitli yerlerinde inşa edilmiş piramitlerin, Stonhenge gibi taş dizilimlerinin birer enerji ve iletişim oluşturucu unsurlar olduğunu biliyoruz ,

Yani bu yapıların üzerinde insanların vaktiyle kümüle olup şu sıralar tapma ayinleri olarak nitelendirilen olayın bir transportasyon yapılan istasyon veya telekominikasyon aracı olduklarını ve bu insan ilgilerinin bu yönde olduklarını hatırlıyoruz veya söyleyebiliyoruz,

Buraların öyle söylendiği gibi tapınak veya yerleşim yari değil Ankara Haydarpaşa Garı gibi ulaşım noktaları olduğunu söylüyorum biraz ütyopik dahi olsa bu çıkarımı veya varsayımı demeliyim K.dolayısıyle aldığımız bilgilere dayandırıyorum,

Bahsettiğim Mısır dahil dünyanın dört bir tarafına dağılmış piramitlerin, Stonhenge gibi taş dizilimlerinin birer enerji santralı gibi EM ürettiklerini ve bunlar yoluyla bahsettiğimiz bedensel yolculuklar ve diğer iletişimin gerçekleştiğini biliyoruz halen USA  daki Coral Castle ve Maglev yoluyla olan uygulamalardan haberdarız , "levitasyon" bahsinde bolca aktarımla değindik,

Göbeklitepe de niye bu uygulamaların içinde olmasın,

https://slideplayer.biz.tr/slide/3661497/

Yine uzun olmadan şimdilik kesiyorum.



Gaia

#1056
Göbeklitepe konusunda şu videoda https://youtu.be/lxMz2cKz_-A Hakan Yedican konuyu astroteolojik açıdan değerlendiriyor. Taşların üzerindeki hayvan sembollerinin göksel cisimlerle olan benzerliğine değiniyor. Buna göre kendi subjektif yorumlarını aktarıyor. Sana ilham verebilir belki araştırmanda.


yine şu iki bölümlü söyleşide de geniş geniş anlatımları var;

https://youtu.be/31TL085zims
https://youtu.be/YlR2bX7KA6M
https://youtu.be/V0lSzgFhOCs
https://youtu.be/BSNL0HPuY7s

Bu zatı paylaşmamın sebebi anlatımlarında spirituel bir hava var. Materyalist güruh kafasıyla değil de konuyu daha çok çok boyutluluk üzerinden ele almaya çalışıyor.

Daha evvel zehirli mikrofon isimli kanalda frekanslar ve evrenin işleyişi isimli videolarını izlemiştim. Orada da bizim bildiğimiz yoğunluklara benzer çıkarımlar yapmıştı anlatımlarında. Yani anlatımlarını kendi adıma bizim bildiğimiz tona uygun buluyorum. Tabi bu demek değildir ki tüm sözleri doğrudur. Sonuçta subjektif çıkarımlar. Ancak fikir verebilir, iham alınabilir. Fikir fikri açar, bilgi bilgiyi çeker. :)

edit: Programın 3 ve 4. bölümleri de varmış yeni fark ettim. Onlarıda ekledim.

edit2: Sürekli bir hata yaptığımı fark ediyorum paylaşımımda. Artık gülesim geldi. :D Paylaştığım bölümlerin bazıları aynı kadın ile başka bir sohbetin videolarıymış meğer. Yeni fark ettim. Göbeklitepe söyleşisi bölümlerinin 4'ünüde sonunda ekledim :D

Tgur

#1057
Bakacağım dostum Teşekkürler.:)

Tgur

#1058
Gaia dostum biraz inceledim ,bu arkadaş (Hakan Yedican)(soyadı da enteresan ) geçekten sipiritüel konularımıza ve dünyada olan bitene bize yakın bir bakışla bakıyor yorumlarından onu anladım ,sonra çok araştırıcı ve olayları bağlayıcı bir zekaya sahip yalnız bu sosyal medyada monoteizm veya dinler karşısında bir şeyler söylenince müthiş bir kabalaşmayla karşılaşma ihtimali var sanırım,

İyi ki hiç bir sosyal medya kaydım yok şahsen gerek duymadım ,bir ara girer gibi oldum sonra hemen çıktım, bana iyi gelmedi,bu tabii ki girenleri suçlama yetkisi vermez bana ,toplumun sıkıntı ve fikirlerini sergilemesi için başka hür serbsest davrandıracak bir yol bırakmadılar,hiç yoktan sesin kısılmasına karşı bir çıkış yolu,

Bu kaba muameleye maruz kalmamak için dikkatli konuşuyor bu kişi ve monoteizmin dinler programının esamesi bile okunmayan zamanlarda olan biteni anlatırken dinsel veya semavi diye bağlantılar yapma merakında,bahsettiğin subjektivite herhalde bu,

Genelde biz bu dünya dışı uygulamaların ,meselelerin Atlantisliler refakatinde Orion genel davranışı yani deney sahasının işlevi olarak biraz daha üst perspektiften görüyoruz,

K. bilgileri ve uğraştığımız diğer bilgiler bu istikamette,kısa döngünün kuruluşu ve işleyişi içindeki Lucifer düşüşü ve dünya genel madde yaşamının inşa edilip KH i barizleştirecek davranış ve yaşam tekniklerinin DNA sı kısıtlandırılarak insanlığa dayattırılması ve sonradan bilgilerde alabildiğine stalinize ,kütüphane yaktırılarak tahrip ve karıştırma faaliyetleri ile karmakarışık bir tarihsel döküm saçmalığını insanlığın önüne koyma işleri,

Neticede bu bahsi geçen dost müsbet yolda araştırmalarını karşılaştığı her kadim olay ve buluntulardaki ortaya çıkanların benzeşik taraflarını da sunarak faydalı bir iş yapmakta geçerli bir bilgi sunmakta kanaatindeyim.

İşaret ettiğin için tekrar teşekkürler..



Tgur

#1059
Dayanamadım burada aktardıklarının hepsini inceledim ,müthiş bir objektif bağdaştırma yeteneği var ve bilgi haznesini doldurma yolunda çok faydası oluyor,

Yalnız monoteist yaklaşımlıları ürkütmemek için veya kendisi de bu anlayışa dayanmış olabilir ,Kadir-i mutlak demekte ,o her şeyden azade doğmamış doğurmamış aklımızın ermediği nokta diyerek ,bir zamanlar ben de aynı tabiri kullanırdım rabların en üstü olanı mantığı ile ,ama zamanla bunun bizlerde de olan "bilinç""7Y" olduğunu bilmekteyiz ve "her şey tanrıdır" genel ifadesi ile defalarca vurguladık ,

Sonra Orionu bir küçük gezegen olarak algılama yanlışlığı var biliyoruz ki Orion hemen hemen ilgiyle uğraştığımız Sirius Polaris,Mars v. bir çok diğerlerini içine alan genel bir sahayı kapsamakta bunu K.lardan öğrendik,

Dünya dışıların insanların oluşumu ve medeniyetleri düzenleme işlerinde nasıl aktif olduklarını ve dünya persesyonu yüzünden asırlar içinde bu müdahale eden dünya dışıların insanlarca değişken tanrılar edinip tapma konusunu anlıyor ve piramitler Göbekli tepe ve diğer birbirleri ile enerjisel ilişkisi olan özel yapıların tapınakların üzerlerinde yakınlarında oluşturulmuş olan heykel kabartma sair buluntuların incelenmesi vasıtası ile o esnada hangi yıldız sistemine bağlı oldukları ve o devirde yaşayan insanların onunla ilgili tanrı tesbit edip tapma konusunu çok iyi işlemiş,

Esasta bir çok karanlık kalmış konuları böylece açmış olmakta ,

O tanrılaştırılmış varlıkların yanında ve hemen hepsinde müşterek taşımakta oldukları çanta  şeklinde kutular nedir diye sorulduğunda konuyu geçiştirmiş gördüm "alıcı verici" her halde diye ,işte o zaman K. bilgileri işin içine girip bize de bir izah penceresi açıyor,
Aktarıyorum,Roswell olayı,
-------------------------------------
 
S: (L) Peki o sırada herhangi biri kaçırıldı mı?
 
C: Açık.
 
S: (L) Bize bunun hakkında başka birşey söylemeyecekler. (LM) "Açık" ne anlama geliyor? (L) Bize bunun hakkında başka birşey söylemeyecekleri anlamına geliyor. (LM) Neden? (SV) Çok karmaşıkmış... (L) Ya çok karmaşık, ya da önceden bilmek özgür iradeni ihlal edeceği için şu anda duyamayacağın birşey. (LM) Öyleyse bile bazı şeylere evet veya hayır demeleri gerekirdi. Kastettiğimi anladınız mı? (L) O kadar basit değil. Pekala, şeyden bahsetmek istiyoruz... Şunu sorayım; o alanda bulunmak benim için dönüştürücü bir deneyim miydi?
 
C: Konum yüzünden değil. Belirtilen varlıkların 3'üncü yoğunluğun sınırlamalarına tabii olduğunu mu sanıyorsun?
 
S: (L) Hayır, neyi kastediyorsunuz?
 
C: Keşfet.
 
S: ... (L) Hepimizin izlediği Roswell videosu hakkında konuşmak istiyorum. TR o videonun Roswell videosu olmadığını,başka birşey olduğunu iddia ediyor... Buna inanmıyor. O videonun Roswell kazasından sonra araçtan çıkarılan dünyadışı varlıklarla ilgili olup olmadığını öğrenmek istiyorum.
 
C: Evet.
 
S: (L) Tamam. Neden çok sayıda insan standart grilerde olduğu gibi dünyadışı varlıkların dört parmağı olduğunu söylüyor?
 
C: Birden fazla sayıda varlık.
 
S: (L) Yani o araçta birden fazla sayıda dünyadışı varlık vardı, öyle mi?
 
C: Evet.
 
S: (L) Görüntüyü kaydeden kameraman bu varlıklardan dört tane olduğunu anlattı. Biri ölüymüş ve üçü de aracın dışında duruyormuş ve çığlıklar atıp göğüslerindeki kutuları tutuyorlarmış. Bu doğru bir...
 
C: Evet.
 
S: (L) O kutular neydi?
 
C: Tercüme matriksi, duygu dengeleme birimleri.
 
S: (L) Tercüme matriksi nedir?
 
C: Yabancı düşünce kalıplarını çevirir; elektromanyetik ızgara dalgasının acil durum kaybı dışında ihtiyaç duyulmaz.
 
S: (L) Duygu dengeleme birimi ne için kullanılıyor?
 
C: Çeşitli kullanımları var.Çoğu zaman, şok edici olaylara alışık olmayan,duygusal olarak yüklenmiş varlıkların zarar verme düşüncelerini nötralize ederek hayatta kalmak için.
 
S: (L) Başka varlıkların zarar verme düşüncelerini nötralize etmek için mi tasarlanıyorlar?
 
C: Evet.
 
S: (L) O halde cihazlar pek iyi çalışmamış, değil mi?
 
C: Cihazları etkinleştirme şansı bulamadılar.
 
S: (L) O kutuları etkinleştirme fırsatı bulsalardı, kendilerini o berbat durumdan kurtarabilirlerdi, öyle mi?
 C: Kurtarma değil, negatif yönlerini hafifletebilirlerdi."
-----------------------------------------------

Genelde böylece Atlantisliler refakatinde demekte ısrar ediyorum ,bu arkadaş da bir yerlerde MU ve onlardan etkilenen Atlantisliler konusuna değinmiş ,biz Atlantisin yer yüzünde çok geniş bir yayılma sürdürdükleri ve asırlar boyunca aynı ırktan olanların çeşitli isimlerle kılıflarla çeşitli bölgelerde bu dünya dışılarla veya tek başlarına etken olduğunu bilmekteyiz ,inisiasyon uzmanları melezleme işlerine girdiklerini v.s.

Sonuçta dostlara bu şahsın verdiklerini fırsat bulduklarında incelemelerini tavsiye ediyorum ,doyurucu..


Gaia

#1060
https://www.ancient-origins.net/artifacts-other-artifacts/cataclysmic-0011733?fbclid=IwAR2eDsGwY8OyyxYRYtrMdEMjF7DrTe9OSfOQa0xhZV9W1vBGnSwMAfBvOBA

Bu gönderiyide dün facebooktan Laura paylaşmış. Tamda bizim göbeklitepeye olan odağımız artmışken :):) meteorlar ve ardından gelen korku dönemi ardından oluşan tarım ve semavi din devrimlerine atıfta bulunan doyurucu bir yazı. Translate yardımı ile gayet anlaşılır. 13000 yıl önce yaşanan meteor afetlerinden sonra tanrılara yalvarmak için yapılan bir tapınak olduğu yazıyor yazıda. 3000 sene öncede kasıtlı olarak üstü kapatılsın diye gömüldüğü de yazıyor. 3000 senede çok manidar. Semavi dinlerin oluşum zamanları... enteresan bir yazı, ilgini çekebilir.

Tgur

#1061
İyi oldu sağol,

Göbeklitepe gibi oluşumda yerleşik bir düzen yok sadece tapınmak için gelmekteler,bu tapınma ritüelleri olarak tanımlamalar acaba enerjisel iletimde taşların yerlerini değiştirmek üzere olmasın ,

Zira o dostun aktarımlarında bu tip dairesel oluşumların bazıları üst üste yapılanmış değiştirilmiş şekilde üç katmanmış ve her katmanda tahmin ederim o devirde yaşayanlar taşların konumunu,sayısını değiştirmişler ,Stonhenge de aynı işlemler yapılmıştı,bir nevi ayar gibi.


gerçek tosun paşa

#1062
Gaia ben de okuyacağım bunu sağol güzele benziyor.

Tgur

#1063
MİLKY WAY DEKİ (SAMANYOLU) CYGNUS (KARA YARIK)

Bu pazar yeni bir konu,böylece pazarları yazı yazan köşe yazıcılarına döndük, acizane köşe yazıcısı payesi verince kendime "soku dövücüsünün hıh deyicisi" deyimi aklıma geldi belki bir ara bahsettim,

Anadoluda pek işe yaramayan ama sadece lafla ortalığı idare edenler için söylenir kendimi ona benzetmiyorum ben hala işe yaramayanlardanım demiyorum kendime asla hiç kimse söylediklerimden bir şeyler almıyorsa da ben farkındalığımı arttırıyorum,  her neyse kendimizle uğraşırken konuyu kaçırıyoruz,

Son defa şunu söylemek istiyorum bu konuda ,bu dünya bir illüzyonlar sahnesi ve bizde buraya kapılmış gibi görünen kendimizi ve başkalarını çeşitli yanlış sahte yorumlar ve yakıştırmalarla damgalayan ve bunu sürdüren yalancı oyunun içindeyiz,

Bunun sahteliğinin farkında değilsek bilgi dağarcığımız boş kalmış biraz daha gayret edip doldurmamız lazım veya yankı odasındaki kerevete dönüp kıvrılıp yatmamız gerek,

Anadoluda köylerde bulgur "soku taşı" denen yuvarlak büyükçe bir havan içinde etrafında dört kişinin uzun tahta tokmaklarla sırayla dövülerek tavlanır veya biraz haşlanıp kurutulduktan sonra kırılır,bu iş imece ile olur ve köyün delikanlıları bu işte görev alırken bu dövme işine uymayan bazen cılız olan birisi çömelip bu tokmakla dövenlere ritm tutmak için sadece "hıh" der müzikte kullanılan tempo sağlayan metranom gibi ,

Evet yazımızı böylece süsledikten sonra konuya gelelim,

Hakan Yedican isimli çok okumuş ve konularımıza vakıf birinin söyleşilerini Gaia dostumuz tavsiye etti ve oldukça bir çok şeyi şahsen ben aydınlığa çıkardım ,bunlardan birisi de "Arkadyalı çoban" tablosundaki çoban çeşmesindeki yarık neymiş onu anladım umarım yanılmamışımdır ,şöyleki,

Kasyopyada geçen bölüm,

"S: (L) Kraliçe'nin odasındaki oyuk neydi? Arkadyalı Çoban tablosundaki taştaki çatlağa ve St. Anthony tablosundaki pencereye benzeyen şey? İşlevi neydi?
C: Zihin hızlandırıcı."
K.nın başka bölümlerinde bu resmin başka yorumlar da getireceği kısımlar da var ama ben en önemlisini ele aldım ,bellki Laura ve ekibi daha geniş buluntularla başka yayınlarda konuyu genişletmişlerdir,

İternetten alıntı,

https://www.sanatabasla.com/2015/03/arkadyali-cobanlar-the-arcadian-shepherds-poussin/

Ve bu dostumuzun tesbitleri, 41,20 dakikadaki kısım,ama ilginizi çeker sanırım videonun bütününü izlemediyseniz hepsine bir bakın,
https://youtu.be/YlR2bX7KA6M

Bazen bu yarığa 11:11 kapısı falan da deniliyor "zihin hızlandırıcı" cevabına bağlı olarak anlayışın yani algıların idrakin daha süratli geçeceği bu yarıkla sembolize edilen bir döneme geçtik ,hatta dişi cinsiyet organına da benzeyişi de ilginç foton kuşağı falan değil..



Tgur

#1064
https://youtu.be/TmzZm2VO4cE
Buna da bir bakalım acaba bilincimize oturtabiliyor muyuz..
Piksellerin hacimsel ortamda işlevler kazanması.Ben yarım yamalak anlayarak bu neticeye vardım.