Kanal Bilgileri Tartışmaları (Genel)

Başlatan Tiversonus, 02 Nisan 2009, 00:30:45

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 7 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Gaia

#1080
Geçen matrix filmi ile ilgili grupta dönen kısa sohbet üzerine filmle ilgili biraz kafa yordum. Film bize bu psişik ağı çok güzel veriyor aslında. Özünde koca matrix robotlar tarafından oluşturulmuş bir yapay evrendir. Buraya insanların zihni tarlalar aracılığı ile bağlanmıştır ve orası onların gerçekliği olmuştur. Yani koca bir zihin iletişim ağıdır aslında matrix. Uyanış belirtisi gösterdiğinde sistemin siyahlı adamları yada potansiyel ajanları seni fişliyor durduruyor. Sürünün huzurunu nasıl bozarsın diye engelliyorlar seni.

Yani kh illüzyonu üzerinden düşününce 3y ye kapılmış olanlara bu sürü gözüyle bakabiliriz. Çünkü özünde hepsi potansiyel ajan. Psişik ağ içine eğer uyanış tohumları atarsan çevrede derin uykuda düşük farkındalıklı biri varsa seni sürünün sistemine fişliyor bir bakıma. Ya o uykulu birey programlanıyor saldırı onun üzerinden hedefe geliyor yada uyanış tohumu atanın gedikleri taranıyor kendi kendini imha için bu birey programlanıyor.

Filmde operatörler falan var gemilerde. Bunlarda kanal işini icra eden medyum operatörleri gibi. Zihinlerin giriş çıkışını sağlıyor. Zihni ana bedenden sanal matrixe kanallayan teknospiritüel aletleri yönetiyor.

İçimden bunları da paylaşmak geldi.

Tgur

#1081
Paylaşmak her zaman faydalıdır dostum,ilgine teşekkürler,

Matrixteki o gerçeğe yakın ve şiddet  ihtiva eden davranışlardan azade olarak Truman Show adaya kilitli yaşam da tatlı tarafları ile bilinçleri kımıldatıyor ,

Çoğu kişi bir idare eden tarafından yönetilen varlık mıyım bu ne kadar ilkellik ayırım ve aldatma, sorgulamalarına geçebiliyor.


motherofrsd

#1082
Son yazılanları okuyunca bir hikaye geldi aklıma. Bir yerde rastlamışsınızdır belki.

******
Bir sürü koyunu olan çok zengin bir sihirbazın anlatıldığı bir doğu masalı vardır.

Bu sihirbaz aynı zamanda çok da cimridir. Ne çoban tutar ne de koyunların otladığı yere çit yaptırır. Koyunlar, çoğunlukla ormana gider, bazen hendeklere düşer, bunlar yetmezmiş gibi, sihirbazın, onların etini ve postunu istediğini bildikleri için de sık sık kaçarlar.

Sonunda sihirbaz bir çare bulur. Koyunlarını hipnotize eder ve onları önce ölümsüz olduklarına, hiç zarar görmeyeceklerine, derilerinin yüzülürken hiç canlarının yanmayacağına, hatta bunun onlar için çok yararlı ve hoş olacağına, kendisinin de sürüsünü çok seven iyi bir ''efendi'' olduğuna inandırır.

Sonra onları çok sevdiğini, onlar için her şeyi yapmaya hazır olduğunu, başlarına bir şey gelse bile, bunun hiç endişe edecek bir şey olmadığını söyler. Hatta iyice abartıp koyunlarını, koyun bile olmadıklarına, bazılarının aslan, bazılarının kartal, bazılarının insan, bazılarının da sihirbaz olduklarına ikna eder.

Ondan sonra koyunlarla ilgili bütün endişeleri sona erer. Koyunlar hiç kaçmaz, sihirbazın, onların etine ve postuna ihtiyacı olduğu zaman da sessizce sıralarını beklerler.

P.D. Quspensky''nin, Mucizevi Olanı Ararken adlı kitabında G.İ.Gurdjieff''ten yapmış olduğu alıntı.(1949)


****
Gurdjieff'in bu sözleri de beni çok etkiliyor.

Uyanış, ancak onu arayan ve isteyenler için, kendileriyle mücadele etmeye hazır olanlar ve ona ulaşmak için çok uzun süre ve çok ısrarla çalışmaya hazır olanlar için mümkündür.

"Hapistesin. Hapisten çıkmak istiyorsanız, yapmanız gereken ilk şey hapishanede olduğunuzu anlamaktır. Özgür olduğunu düşünüyorsan, kaçamazsın. "

Bir insan, önemsiz çıkarlar ve önemsiz amaçlar çemberi içinde dönen sıradan insanların hayatlarının tüm dehşetini anlayabilseydi, ne kaybettiklerini anlayabilseydi, ciddi olan tek bir şeyin olabileceğini anlardı. onun için - genel kanundan kaçmak, özgür olmak. Hapishanede idama mahkum edilen bir adam için ne ciddi olabilir? Tek bir şey: Kendini nasıl kurtarabilirim, nasıl kaçabilirim: başka hiçbir şey ciddi değildir.

- G.I. Gurdjieff
 

Tgur


Gaia

#1084
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen motherofrsd

Son yazılanları okuyunca bir hikaye geldi aklıma. Bir yerde rastlamışsınızdır belki.

******
Bir sürü koyunu olan çok zengin bir sihirbazın anlatıldığı bir doğu masalı vardır.

Bu sihirbaz aynı zamanda çok da cimridir. Ne çoban tutar ne de koyunların otladığı yere çit yaptırır. Koyunlar, çoğunlukla ormana gider, bazen hendeklere düşer, bunlar yetmezmiş gibi, sihirbazın, onların etini ve postunu istediğini bildikleri için de sık sık kaçarlar.

Sonunda sihirbaz bir çare bulur. Koyunlarını hipnotize eder ve onları önce ölümsüz olduklarına, hiç zarar görmeyeceklerine, derilerinin yüzülürken hiç canlarının yanmayacağına, hatta bunun onlar için çok yararlı ve hoş olacağına, kendisinin de sürüsünü çok seven iyi bir ''efendi'' olduğuna inandırır.

Sonra onları çok sevdiğini, onlar için her şeyi yapmaya hazır olduğunu, başlarına bir şey gelse bile, bunun hiç endişe edecek bir şey olmadığını söyler. Hatta iyice abartıp koyunlarını, koyun bile olmadıklarına, bazılarının aslan, bazılarının kartal, bazılarının insan, bazılarının da sihirbaz olduklarına ikna eder.

Ondan sonra koyunlarla ilgili bütün endişeleri sona erer. Koyunlar hiç kaçmaz, sihirbazın, onların etine ve postuna ihtiyacı olduğu zaman da sessizce sıralarını beklerler.

P.D. Quspensky''nin, Mucizevi Olanı Ararken adlı kitabında G.İ.Gurdjieff''ten yapmış olduğu alıntı.(1949)


****
Gurdjieff'in bu sözleri de beni çok etkiliyor.

Uyanış, ancak onu arayan ve isteyenler için, kendileriyle mücadele etmeye hazır olanlar ve ona ulaşmak için çok uzun süre ve çok ısrarla çalışmaya hazır olanlar için mümkündür.

"Hapistesin. Hapisten çıkmak istiyorsanız, yapmanız gereken ilk şey hapishanede olduğunuzu anlamaktır. Özgür olduğunu düşünüyorsan, kaçamazsın. "

Bir insan, önemsiz çıkarlar ve önemsiz amaçlar çemberi içinde dönen sıradan insanların hayatlarının tüm dehşetini anlayabilseydi, ne kaybettiklerini anlayabilseydi, ciddi olan tek bir şeyin olabileceğini anlardı. onun için - genel kanundan kaçmak, özgür olmak. Hapishanede idama mahkum edilen bir adam için ne ciddi olabilir? Tek bir şey: Kendini nasıl kurtarabilirim, nasıl kaçabilirim: başka hiçbir şey ciddi değildir.

- G.I. Gurdjieff

Teşekkürler paylaşım için. Kendi içimde düştüğüm bazı ciddi illüzyonları görmemde bana faydası oldu. Bir kibir illüzyonu içinde yüzdüğümü gördüm. Kendimi ne sanıyorsam artık? Diğer insanlardan kendimi ayırıp özel-yüce-herşeyi en iyi bilen gibi bir ego geliştirmişim meğer. Kendimle yüzleşmekten kaçmaya devam etseydim sanırım hala bu saçma illüzyonumu burada yazdığım yazıların bazılarında yaşıyor olacaktım. Geç olmadan farkına varmam iyi oldu. Kendi bastırdığım duygularımın neler olduğunu daha iyi görebiliyorum artık.

Geçtiğimiz günlerde bir rüya görmüştüm. Rüyada bir ev enkazın altında kalmışım ve kendimi kıyıya çıkartmaya çalışıyordum. Bu rüya aslında farkında olmadan geliştirdiğim egomun enkazıymış şimdi farkediyorum. Hayatımda eşik diye niteleyebileceğim bir günden geçiyorum. Kendi derinlerimde gizlenmiş karanlık yanlarımın farkına varıyorum.

Bir süre sanırım kabuğuma çekilip kendi içimdeki illüzyonları daha objektif bir gözle gözlemlemem gerektiğini düşünüyorum.  Bu benim için daha hayırlı olacak.

Tgur

#1085
KANALA DAİR VII

S: (L) Şimdi Ark'tan bir soru... Kızkardeşi hakkında. Onu bulabilir misiniz? 
C: Herhangi birini "bulabiliriz." 
S: (L) Tamam, Ark'ın kızkardeşinin öğrenmek istediği... 
C: İş kararları hakkında ona tavsiyede bulunmamızı istiyor... hmmm, oldukça yetenekli görünüyor. İyi bir organizatör ve çok pragmatik. Diğer konularda daha fazla tavsiyeye ihtiyacı var. 
S: (L) Ne gibi? 
C: Bilgi arayışı. 
S: (L) Yani maddi konulardan ziyade ruhsal konuları mı sorması gerekirdi? 
C: Evet. Dinamik bir iş kadını... Bu noktada ona bu konuda tavsiyede bulunmamız zararlı olabilir, çünkü alanında son derece yetenekli olanlar için bir koltuk değneği olmak istemeyiz. 
S: (L) Ona aktarmamızı istediğiniz herhangi birşey? 
C: Bahçedeyken kanallama yapıyor. 
S: (L) Kanallama mı yapıyor? 
C: İleri düzeyde. 
S: (L) Neyi kastediyorsunuz? 
C: Özellikle bu konuda. Hatırla, benzer titreşim frekansındaki ruhlar genellikle birlikte seyahat eder. Ona niyet ettiği gibi devam etmesini söyle, işe yarayacak. 
S: (L) Onun için başka birşey? 
C: Hayır.
------------------------------------------------------------------
Bu aktarım ilginç,

Ark'ın kızkardeşi hakkında ,son derece dinamik akıllı bir iş kadını imiş ve ileri düzeyde kanallama yapıyor,

Bu tip kişilerin kanallamaları sanırım temiz ve çok faydalı bilgileri içeren özelliktedir, zira kanal kirlerini berteraf edecek yani KH vari sapmalara engel olacak enerji ile doludurlar,

K.ların bu kişiye koltuk değneği olmama istekleri ilginç geldi sanırım 6. yoğunluk görev edinme programında birbirlerinin bilgi verme faaliyetlerine karışmama kuralı var ,gerçi K.kanalı aynı zamanda Ra ve Pleaiedes bilgi kanalıyız seslenişlerinde bulunmuşlardı ,meseleyi başka daha doğrusu bizim ilkel yorumlarımızın dışında mütalaa etmek gerek,

Bu husus kanalı kullanan ve maharetle yürüten kişilerin etken olduğu bir saha,

Ancak bize kanal işinin irdelenmesi üzerinde açılmalar ve genişlik veriyor,

Benzer titreşim frekansında olan ruhların beraber seyahati Ark ile kız kardeşinin bereberliğini çağrıştırıyor,

------------------------------------------------------------------

S: (V) Problemli bir soru olduğunu biliyorum ama onunla konuşma şansımız var mı? (L) Hayır, anneanneni kanallamayacağım! Onu tanımıyorum bile! Onlara sor... (V) Anneannemden bana bir mesaj var mı? 
C: Belki, başka bir zaman. 
S: (L) Neden başka bir zaman? 
C: Şu anda hazır değil. 
S: (V) Tom'dan bahsederken söylediğiniz gibi o da uyuyor mu? 
C: Orada zaman mevcut değil. 
S: (L) ŞİMDİ hazır olmadığını söylediniz, ama sonra da zamanın mevcut olmadığını söylediniz? Bunu nasıl açıklayabilirsiniz? 
C: Önceki yanıtın ilk kelimesi neydi? 
S: (V) Orada. Yani burada değil orada. O şu anda nerede? 
C: Beşinci yoğunluk. 
S: (L) Neden diğer varlıkları kanallamak istemiyorum? Bu birden içimden gelen güçlü bir yanıttı, değil mi? 
C: Evet. 
S: (L) Neden? 
C: Bu geceleyin çıplak ayakla çalılıklar arasında yürümek gibi olurdu! 
S: (L) Çıngıraklı bir yılana basmak için iyi bir yol! 
C: Belki.

-------------------------------------------------------------

Bu aralar 5Y ile oynamaya başladım zamanım mı geldi nedir,her neyse her an tadılacak tad bulmak en güzel uğraşı,

Anneannenin kanallamasına karşı gelişler hakkındaki dialogda bir tenakuz var ve onun çözülmesi için,

Zamansızlığın olmadığı bir ortamda zamana kilitli bir bilincin  o ortamdaki birini kanallayıp konuşması hakkında sanırım başka bir zamanda aktarım ve yorum yapmıştık veya bu celsenin ilerisinde idi

O celsede Laura henüz ölmüş bir yakını ile konuşturuldu ve verilen cevaplarda bu yoğunluktakilere ters gelecek ve o an gündemde olmayan başka kişilerin yaşantısı ile ikazlar endişeler içeren bir gurup sesleniş geldi ve o an onlara Laura anlam veremedi ,ancak daha sonra sanırım ertesi gün haberlerde o bahsedilen genç kişilerin Avusturalyada bir kaçırılışa ve  tecavüze maruz kaldıklarını okudu ,

K.lar bu tip kanallamanın maruz kalan ruhlara güçlük verdiklerinden bahsettiler,

Bütün bunların yanında o merak ile üst yoğunluklarda ne nasıl oluyor sorularımıza, açılmış kulaklarımıza bu tip olaylar iyi geliyor bu illüzyon batağı dışındaki anlayışı pekiştirmeye çalışıyoruz,

Anlaşılıyor ki zamansızlığın süregeldiği 5Y de ruhların algılamaları son derece açık ve gelmiş oldukları bilinç yapısında olayların tümüyle alakadar olabilecek bir yapıdalar ve zamanın olmadığı lineer yapının tamamen silindiği bir zihin yapısı bütünlüğün tüm hassasiyetini kapsayabilecek bir yapıda oluyor

Eski dostlar bilir çok anlattım ama yeri geldiği için dokunuyorum her duygunun aynı anda hissedildiği bir vizyon yaşamıştım ve deliriyorum sanmıştım ,zira  lineer bilinç bu yoğunlukta böyle şeyleri kaldıracak yapıda değil ,

Bahsi geçen ormanda karanlıkta çıplak ayakla dolaşılır gibi..

------------------------------------------------------------------
 
S: (L) Bir sonraki konu... Ark ve onun buradaki finansal durumuyla ilgili "herşey çabucak iyi olacak" diyeceğinizi biliyorum ama herşey daha da sürümcemede kalacak gibi görünüyor. Ama astroloji haritalarına baktığımda Ark'ın eski karısıyla ilgili önemli birşey olacakmış gibi bir durum algılıyorum ve bunun ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Fazla spesifik olarak sormuyorum ama haritalarda gördüğüm şey doğru mu? 
C: Macera belirsizlikten ve keşiften doğar! 
S: (L) Çok kurnazsınız! 
C: Gerçekten mi!?

-------------------------------------------------------------

Burada Antalyada aynı zamanda kayınbiraderim ile beraberiz ve onun Kazak ama Rus kökenli eşi var ve çat pat Türkçeyi yeni öğreniyor aralarında daha çok Rusça konuşuyorlar ,bu hanıma başımıza gelen deprem ve taşınma işleriyle ilgili biraz da bilincini devreye alması için "hayat bir maceradır" dedim anlamadı ,mecera nedir bilmiyor telefondaki sesli çeviriden Rusçasını bulup belirttim bu sefer çok hoşuna gitti gülmekte,

Böyle bilincini kilitlemiş insanlara ortam dışı hitap edip kaşılaştığım yeni yüzlerin biraz zihinlerini kurcalamak hoşuma gidiyor ama eşim buna muhalif devamlı bu hususta takışırız,

Yukarıda alıntıda ise kurnazlıkları görüyoruz ,esasta Laura kurnaz ve örtülü bir şekilde kehanetimsi bir sual soruyor verilen cevap "Macera belirsizlikten ve keşiften doğar "şeklinde ince ve çok şey ihtiva eden özellikte,

Belirsizlik yaşamın her durumunda mevcut ,önemli olan gelinen her yeni durumun üzerinde algı ve bilgilenip anlama faaliyeti yürütülür ise "keşif" sağlanır ve belirsizlik karanlığı aydınlanır bu bir maceradır dersin alınmasında rahatlık sağlar,

Onu korku denen ilkellikle karşılarsanız olay maceranın acı taraflarını doğurabilir ,bu durum da bir zorla elde edilen keşif ve ders sağlar ama siz karşıladığınız korku fenomeni yüzünden acılar çekmiş olursunuz,

Korkmamalı..(söylemesi kolay..)

------------------------------------------------------------

S: (L) Templarlar'la herhangi bir ilişkisi var mı ? [ç.n.: Templarlar : Tapınak Şövalyeleri, Tapınakçılar] 
C: Hayır. 
S: (L) Şu bahsettiği ve Templarların Büyük Üstadı olduğunu söylediği akrabası bizim araştırmakta olduğumuz Templarlar'la ilişkili mi yoksa yalnızca paravan olarak öne sürülen Templar organizasyonuyla mı ilişkili ? 
C: Buradaki temel konu takılan isimlendirmeyle ilişkili. 
S: (L) Yani diyorsunuz ki bir grup kurdular ve kendilerine Templarlar mı dediler ? 
C: Yakın. 
S: (L) Bunu biraz daha açabilir misiniz ? 
C: İsimlendirmeler saptırılabilir ve aldatılabilirleri saptırmak ve aldatmak amacıyla ortaya çıkarılır. 
S: (L) Tamamdır. Bunların içerisine daha fazla dalmak istemiyorum, ama Balıkçı Kral'ın nasıl bir anlamı var ? 
C: Kişiyi mi kastediyorsun yoksa ünvanı mı ? 
S: (L) Öncelikle ünvanı. 
C: Dairesel bir süreklilikte yer alan kişi. 
S: (L) Peki ya kişinin önemi nedir ? 
C: Aşkın. [ç.n. transandantal] 
S: (L) Dairesel süreklilik nedir ? 
C: Birinin daha geniş bir bilgi temeli ve kavrayış kazanımının dışında tutulacak şekilde kendisinin önemine sıkı sıkı tutunmak şekliyle tuzağa düşürülmüş olması.

----------------------------------------------------------------

Tarikat ve mürit hadiselerinden toplumumuz çok çekti ve halen süregelmekte ,yukarıdaki alıntıda belirtilen aşkın bir kişinin yani normal insanlar dışında bazı ruhsal yönlerden gelişmiş kişinin "dairesel süreklilikte yer alan"  tabiri ile izah edilen özellikle kendine kilitlenmesi sonucu tuzağa düşürülmekten bahsediliyor,

Gerçekte bu tip kişilerin esasta bu tuzağın dışında kalabilseler geniş bilgi ve tecrübe ile kazandıkları kavrayışlarla kendilerine ve ortama daha faydalı olacaklar şeklinde bir netice çıkarabiliriz,

Fakat hayır, insanların düşünsel aurası üstünde mesela bir kanallama yetisi kazanmış bu uğurda ilgi duyan kişilerin sonuçta "nedir bu kanal işleri" bahsinde de belirttiğimiz gibi bireyselliğe dönük arzulu düşüncesi galebe çaldığında kullandığı kanal derhal negatifleşir ve o kişi obsedasyon batağına girer,

Ben şuyum ,ben buyum ,ben Mesihim ,Ben Musayım v.s.günümüzde bu tip çılgınları bolca görüyoruz,

Kanallama işinin üzerinde durmamız bazen boğucu ve sıkıcı bir his doğursa da bu incelikli neticeler çıkarabilmek bizlere özellikle bana çok şeyler kazandırıyor,bazı şeyleri düz ve lineer bir tavırla "ben bunu anladım tamam" denmemeli olayları kurcaladıkça yeni açılımlara doğru gitmekteyiz,

Mozaik oluşumdaki objektifliğe de hayranım ,her olumlu sanılan davranışı zedeleyecek olumsuz taraflar da devreye giriyor ve dengenin o muazzam etkisi kendisini gösteriyor,olumsuz dediğimiz tarafın mutlaka maddesel bir bedeni olması şart değil zihinlerdeki kıpırdanışlardan bahsediyorum ,saplandığımız mutlu ve tamam dediğimizi pekiştirecek objektiflik sağlayacak denge unsuru,
------------------------------------------------------------------
 
S: (L) Doğru! Pekala bu "Orion Mystery" (ç.n.: belirtilen kitap, "Tanrıların Evi Orionda" adıyla çevrilen kitap sanırım) kitabına geçelim. Çok uzun bir zaman önce söylediğiniz birşeyle ilgili oldukça ilginç bir tartışma içeriyor. İlk olarak hava bacalarını ölçen kişilerin hata yaptıklarını, şimdi kendilerinin yaptıkları ölçümün doğru olduğunu söylüyorlar. Ama siz daha önce hava bacalarının konum değiştirdiğini söylemiştiniz. Bu bakımdan hem önceki ölçümler, hem de yeni ölçümler doğru olabilir. Doğru mu? 
C: Ultrason okumaları iç odaların konum değiştirdiğini gösterdi. 
S: (L) Bu odaların hava bacalarının işlevleri nelerdi? Kraliçe'nin odasının güney hava kanalı Siryus'a, Kral odasının güney hava kanalı ise Oryon'a bakacak şekilde yapılmış gibi görünüyor. Bu yıldızlara doğru yapılan hizalamanın işlevi neydi? 
C: Kraliçe odasının hava kanalında durduğunda yaşlanmazsın. 
S: (L) Bunu yapamazsın... Yalnızca 22 santimetre kare. Ve kraliçe odasının hava kanalı dışa açılmıyor bile. Bu kanalın üzerinde, bildiğim kadarıyla, henüz açılmamış küçük bir kapı keşfedildi. Yine de bu kanallarda kimsenin durması mümkün değil. 
C: Neden? 
S: (L) Çünkü yalnızca 22 santimetre kareler! 
C: Üçüncü yoğunluk varsayımının sızmasına izin veriyorsun. 
S: (L) Neden Oryon ve Siryus'a hizalıydılar? 
C: Sence? 
S: (L) Bilmiyorum! Bunun yıldız radyasyonuyla bir ilgisi olduğunu sanmıyorum. Bu kitabın yazarlarına göre bu bir zaman işaretleyicisi. Yaklaşık olarak MÖ 2400'deki ve yaklaşık olarak MÖ 10.400'deki mutlak hizalanmayı gösteriyor. Bunun anlamı nedir? 
C: Keşfet.

--------------------------------------------------------------

Yine 3Y anlayışıyla olana bakarsak sınıfta kalabileceğimiz konular
Piramitlerdeki hava bacaları yer değiştiriyorlar ve bunu ultrason ile tesbit etmişler,

Kraliçe odasının 22 cm2 olmasının ve orada durduğunda yaşlanmazsınız ifadeleri ,hava bacalarının istikametlerinin zaman içinde Orion  ve Sirius gezegeni yönüne dönmeleri tamamen bizim anlayışımızı zorlaştıracak unsurlar ,

Bu durumda inşa ve konum işlerinde ve yapım özelliklerinde 4Y nin müdahelesini görmekteyiz ,yani uzay dışı müdahaleler,

O zaman Gaia dostun önerdiği Yedican soyatlı arkadaşın evvel izlediğimiz dünya dışı müdahalelere oldukça isabetli yorumlar sunan videolarına yeniden bakmak gerekir ,olayları düşünce üstünde izlemek anlamaya çalışmak gerekli,

Konuyu evvelce imkansız dediklerimizin şimdi vaz geçilmez mantığı ile sürdürmek lazım,cep telefonları ve şu anda teknolojide gelişen süratli atak sonuçlarını, sizce  gençlerce doğal gelen bu gelişmeleri yine  biraz uzunca olan hayatımızda çok gördük,

İşin özü burada yatıyor, gelişmişlikleri ve olanları objektif bir gözle yani eskiye ve halen içinde bulunduğumuz illüzyonlara takılı kalmadan değerlendirmek ve olağan üstülerin ete kemiğe bürünme işinin bilincin kabulleri ile mümkün olduğunu anlayabilmek,

Var olmak veya olmamak ,

Var oluştaki bu engin ve sonsuza doğru giden oluşumlar manzumesinin gelinen her yeni idrak ile yerleştiğini kabul edebilmek bu işi bir yerlerde düşünceye set çekerek ve bu hususta o bilip hapsetmek isteyenlere KH nensuplarının gösterdiği makul sanılan taktırılan aldatışlara rağmen becerebilmek,


------------------------------------------------------------
S: (L) Geçen ay RC'nin evinde bir video izledim. Çok garip UFO'lar görünüyordu ve RC onların Merkaba'lar olduğunu söyledi. Devasa, yarı şeffaf, canlı yaratıklar gibiydiler. Denizanası gibi jölemsi bir yapıları vardı. Ve görünüp kayboluyorlardı. Bu şeyler neydi? 
C: Yoğunluk öncülü dalga etki paketleri yoluyla ortaya çıkan 6'ncı yoğunluk etkileri. 
S: (L) Bu şeyleri kamerayla çeken kişi onları çağırabiliyor gibiydi. Bunu nasıl yapabiliyordu? 
C: Izgara matrisindeki manyetik konum noktaları üçlemesi düşünce formu projeksiyonlarıyla etkileşiyor. 
S: (L) Bu kişiyle ilgili sıradışı bir özellik var demek mi oluyor bu? 
C: Yalnızca bilinçaltı paralel dönüştürme bakış açısından.
 S: (L) İstersek bu yaratıklardan birini ortaya çıkarmamızın bir yolu var mı? 
C: Son derece zor olur, çünkü konum-matris şu anda senin için avantajlı bir durumda değil. 
S: (L) Yani bu konumla, bir konum ızgarasıyla ilgili birşey? 
C: Evet.
----------------------------------------------------------------

Çocuk beyinlerin kurgu bilime meraklı tarafları malüm ,yetişkin denilen ,bir çoğu izgara altında ilkelliğe bürünmüş ve KH mantığı ile olanları değerlendiren yaşlanmış insan bilincine o çocuklar büyümeye başladıklarında uyabilmek için oldukça fazla zorluk çekiyorlar,

Kurgu bilime insanların bir kısmının genetik bağnazlarının o son derece akıl almaz tanrısal gücün kayıtlarını barındıran DNA ya "çöp DNA" deyip göz ardı ettikleri tavrında bir aldırmazlık sergilediklerini biliyoruz ,

Ama şahsen şahidim çocukluğumda Şehzadebaşı sinemalarında "Baytekin Uzay Maceraları 51 kısım tekmili birden"reklamları ile çok filim seyrettik ve onlarda cep telefonlarından ve şu anda kullandığımız ve alıştığımız bir çok cihazın ,modernize araçların sembolik olarak kullanıldığını gördüm,

Yukarıda insan bilincini kısıtlı tavırların içinde hapse sokan ızgaranın mevcudiyetini ve bazı kişilerin bilinç altı yetenekleri ile 6Y gerçeklikleri ile ilşki kurabildiğini bize son derece teknolojik ve uzak gibi gelen K.tabirleri ile olan faaliyetleri görmekteyiz,

"C: Izgara matrisindeki manyetik konum noktaları üçlemesi düşünce formu projeksiyonlarıyla etkileşiyor." gibi, 

Bunlar bize olağan üstü dediğimiz üst yoğunluklarla kontak kurabilen ve ızgara denen örtüyü yırtabilme gücünün insanda olduğunu belirten hususlar,

Geniş bir bütünlük faaliyeti ve teknoloji var ancak biz faniler bir yerlere kıstırılmış güdülmekle meşgulüz, aynen çitlere hapis olmuş 2Y varlıkları gibi,

Kınamayalım o 2Y varlıklarına yapılan eziyet bizlere gayet normal davranış gibi gelmekte ,yoksa nasıl besin elde edeceğiz ve bu hususta yapılan hoyratlıkları gören algılarımızı yoklayalım..

--------------------------------------------------------------

S: (L) Bu beni bir sonraki soruya sevkediyor. Annemin, beni artık bir zaman sonra mantığın sınırları dışına sürükleyen manupüle edilmiş duygusal halleri konusunda ne yapılabilir ? Bundan hiç hoşlanmıyorum! 
C: Devam edilecek yola gidilmesine izin ver. 
S: (L) Bu konuda yardımcı olabilcek , verebileceğiniz ufak bir tavsiye yok mu ? Söylediğim hiç bir şeyi dinlemiyor gibi görünüyor. 
C: Eğer içerik uygunsa okumak iyi bir öğretmendir. 
S: (L) Ona okuması için bir şeyler verdim... (AK) Uyku problemimi çözebilmek için yapabilceğim herhangi bir şey var mı ? 
C: Son yanıta bak. 
S: (L) Uyanık iken oku. Uykun geldiğinde de uyu. (AK) Fakat ya uykum kaçıp uyandığımda ? (L) O zaman yeniden oku! (AK) Bu işe yarar mı ? 
C: Evet. Bizim önermeyeceğimiz bir şeyler mi önerdin ona ? Romanları boşver... şimdi gerçeklerin "zamanı".

--------------------------------------------------------------

Evrensel konulardan bahsederken özellikle bu konulara yeni muhatab olanlar bir zaman gelir esnemeye başlarlar ,bu hususa eski kanal bilgilerinden biri konular olağan üstü gelince "beyin sigortaları şalterleri otomatik indirir" derlerdi ve böylece olayı olağan veya bu konudaki israrlı konuşmanın artık kesilmesi gerektiği  kararına varır dozu azaltır veya keserdim ,

Aldatmaymış,

Bu aktarımda bu aklıma geldi ,K.lar ise böyle durumlarda uykuya diren zamanla uyuşmuş hali atlatır konuları daha iyi anlarsınız şeklinde tavsiyeler verdiklerini hatırlıyorum,yani uyku hali daha fazla idraki kesen bir uygulamaymış,

Yukarıda kitap okurken gelen uyku hali bambaşka o zaten yatmaya uyumaya hazır bir zihnin kitap konularındaki anlayışların da etkisi ile ağırlaşıp bu beynin şarj durumuna gelmek istemesi ile oluşuyor uyumaya dalmak normaldir,

Uykuya dalma zamanı dışındaki faal bir beden halinde konuları anlamaya çalışma durumlarında gelen uykuya direnme bu hususta etken,

Aktarımda romanları geç denmekte son celselerde ise roman okuma sevdası üzerinde olumlu yaklaşım vardı konuyu daha iyi anlamak için o roman okunma celsesini daha iyi tetkik etmek gerek,

Sanırım konulara anlamaya çalışan yeni birileri için artık o 3Yi kazma olarak gözüken ve bu yoğunluk maceralarını esas alan hayali olguların roman okuma dışındakileri yani bilinç üstü konuları daha iyi idrak için "şimdi gerçeklerin zamanı" denmekte,

Yine kısa bir anlatım ile burada kesiyorum .


Tgur

#1086
Tarihe bakıp yeni bir konuya başladım zannetmeyin virgüllerin disiplinsiz halleri takıntım malüm onları düzelttim hepinize iyi haftalar..


Tgur

#1087
KANAL DEVAMI VIII

S: (A) Kasyopya'dan Dünya'ya olan aktarımın ne kadar zaman aldığını sormak istiyorum. 
C: "Sıfır" zaman.
S: (A) "Sıfır zaman..." Neyi kullanarak? Elektromanyetik mi, çekim mi ya da ne? 
C: Her ikisi. Birbirleriyle ilişkililer, ya da "birleşik" de diyebilirsin. 
S: (A) Neden sıfır zaman? Mekan/zamanın yapısından dolayı mı? Zaman eğrilmesinden dolayı mı? 
C: Mekan ve zaman seçimli ve esnektir. 
S: (A) Bunun arkasındaki şey nedir? Aktarımı sağlayan araç/aracı nedir? 
C: Eğer bir araç olsaydı buna şaşırman daha yerinde olurdu, ama araç yok. Görüyorsun ya, sıfır zaman kullanıldığında, aynı zamanda sıfır mekan var. 
S: (J) Sıfır mekan ve sıfır zaman varsa, aktarımın neden burada 3. yoğunlukta belirli bir yerde sabitlenmesi gerekiyor? 
C: Gerekmiyor, "aktarım amaçlarına" yönelik. Belirli bir yere olan ihtiyaç, daha önce açıklandığı gibi, sizin algılayışınızla, psişik farkındalık profiliniz için faydalı titreşim frekansları nedeniyleydi. Pulsarlara neden olan şey nedir Arkadiusz? 
S: (A) Pulsarlara neden olan şey ne mi? İyi soru... (L) Biliyor musun? (A) Bazı nükleer reaksiyonlar... 
C: Nötron "yıldızları." 
S: (A) Bir nötron yıldızı pulsardır. Sormak istediğim şey ise, nötron yıldızlarının özelliğinin ne olduğu... çünkü tam olarak... 
C: Kuantum fiziği... 
S: (T) Nötron yıldızlarına neyin neden olduğu sorusunun cevabı kuantum fiziğinde mi? ... 
C: Evet. 
S: (L) Yani ilgili kaynaklardan pulsarları araştırırsak bu öğrenilebilir, sanırım... 
C: "Nuh Sendromu"ndaki anahtar fikir neydi? 
S: (L) Anahtar fikir mi? Dönüşüm... 
C: Hangi yolla? Neden olan faktör? 
S: (L) Neden olan faktör güneş sistemindeki gök cisimlerinin etkileşimi ve enerji alışverişiydi. Güneş sistemindeki cisimler arasındaki enerji alışverişleri, bu cisimlerdeki hayat üzerinde, örneğin Dünya gezegenindeki insanlar üzerinde önemli bir etki yapıyor. Güneşin titreşimi birazcık bile artsa bu Dünya için yüksek bir elektrik yükü etkisi yapıyor. Bir güneş patlaması oluyor, herşey karmakarışık oluyor. Güneşin içsel salınımlarını ölçüyorlar. Belki de güneşin örneğin 3600 yılda bir büyük bir salınımı vardır? Güneşin salınımlarını dakika, gün, ay ve yıl olarak ölçüyorlar. 11 yıllık döngü var, 22 yıllık döngü var. Güneş'te çok farklı dalgalanma döngüleri var. Ya çok daha üyük bir döngü varsa? Öyle bir döngü etkinleştiğinde güneş sistemi çok yoğun bir elektrik yüküne maruz kalır ve herşey alt üst olur! (T) Kitabındaki anahtar konu bu muydu? (L) "Nuh Sendromu"nun temel fikri bu... 
C: Pulsar son derece yüksek bir hızda titreşim yayar. 
S: (T) Belirli bir frekans yaratıyor... (L) Herşeyin frekansını... 
C: Evet. 
S: (A) ... Tamam, pulsarla ilgili önemli birşey var, çünkü belirli bir frekansla titreşim yayıyor. Ama, elbette, aktarım için önemli olan bu sinyaller değil, çünkü o titreşimlerin buraya ulaşması yüzlerce yıl alır. Bunu biliyoruz. (L) Ama pulsar pencere... (A) Pulsar bir pencere... (L) Yoğunluklar arasında pencere. (A) Evet, ama pulsarın bu pencereyi oluşturmasını sağlayan şey nedir? O frekans mı? Başka birşey mi? Hangi fiziksel fenomen bu pencereyi oluşturuyor? Bunun kuantum fiziğiyle ilgili oluşunu söylemekten daha kesin birşey belirtebilir misiniz? 
C: Nötron yıldızlarının, süper novaların, "kara deliklerin" vs özelliği nedir? 
S: (L) Kara deliğe giren şey pulsar olarak mı çıkıyor?! 
C: Hepsi madde/antimaddenin kesişim noktaları... Sizin bildiğiniz şekliyle, gerçeklikler arasındaki sınır... madde alemleri / eterik alemler, yoğunluk seviyesi kavşakları, gerçeklikler. Bu pencerelerden kolaylıkla geçilebilir; hatırlayın, yıldızlar ve gezegenler de birer pencere. 
S: (L) Ve yıldızlar ve gezegenler dev birer atom olarak tanımlanmıştı. Atom pencere mi? 
C: Evet. 
S: (A) Proton pencere mi? 
C: Evet.
S: (A) Peki foton da pencere mi? 
C: Evet. 
S: (L) Çekim bu maddi alemdeki nesneler arasındaki çekimden ziyade eterik alemden pencere yoluyla yansıyan birşey mi? 
C: Çekim hayal edilebilir tüm varoluş için ortak "bağlayıcıdır." Bununla ilgili bilmeniz gereken tek şey bu.

------------------------------------------------------------------

Bu aktarımla Pulsarlar ,pencereler ve çekim bahsine geri döndük gibi soğuk bir hava olmasın ,onlar hakkında oldukça fazla konuştuk anlamaya çalıştık, bence önemli olan o bilinç üstü dediğimiz bilgileri pekiştirmek yolunda çabayı devreye almak bu tip zihin idmanları ile çocukların "sünger Bop " hikayelerini bile kavrayabilecek bilim kurgu safhasına geçmekle mümkün olabilir,

Dünya biliminde pulsarlar, kabuğunu uzay boşluğuna atan ve nötron olarak çekimle çekirdeğe yönelen ve uzaya radyo dalgaları gönderen nötron yıldızları denen nesneler

Oysa K.lar onların birer pencere olduğunu ve yoğunluklar arası etkileşim içinde olduklarından bahsediyorlar ve böylece bizim zaman ve mekan dürtüsünü yok eden bir anlayışla sıfır zamanı uyguladıklarından söz ediyorlar

Lineer anlayışta zaman ve mesafe olgusuna alışmış insanlar yıldız ışıklarının milyonlarla izah edilen zamanda bize ulaştıklarından bahseder ve hala Marsa gidecek uzay gemileri ve onlarla yolculuk yapacak zenginler bulma telaşındalar,

İnsanlar bu kadar aptal mı ,

Hayır biz deliyiz..

Bir kişi yağmurlu ve bozuk bir günde aracının patlak olduğunu görmüş durmuş ve bijon somunlarını sökmeye başlamış ve bu arada telaşla söktüğü 4 adet bijon somunun yol kenarında olan mazgal deliğinden kaçırmış yuvarlanıp yok olmuşlar,

Ne yapacağım diye eli başında kara kara düşünürken yolun kenarında bir tımarhanenin kapısında onun yaptıklarına alaycı bakan deli denen biri ile göz göze gelmiş ve o kişi ona "üzülme diğer tekerleklerden birer adet somun sök ve bu tamir ettiğin tekerleğe tak bir şey olmaz üç somunla da tekerlekler döner" demiş,

Bizimki bu son derece makul öneri getiren deliye şaşkın bakınca o kişi

"merak etme deliyiz ama aptal değiliz"..

Bir atomda dahi pencere olduğunu ve titreşim frekansı  3Y yoğunluğunun dışındaki üst yoğunluklarla böylece alış veriş içerisinde olduğunu bilen kişi, inanan kişi delidir ama aptal değildir..

Düşünsenize nükleer fizikçiler maddenin titreşen enerji dalgalarından ibaret olduğunu çok iyi irdelediler kuantum dünyasına daldılar ama hala Cern' de "Tanrı parçacığı "aramakla meşguller ,halbuki işin özü yani maddenin özü artık partikül veya parça değil enerjisel dalga, bunu zamanında fizik alimleri de itiraf etmişti, kuantuma göreceliliğe bunlar nasıl bir mantıkla yanaşıyorlar mevcut cetvellerimizle ölçülemez,bilinç seviyesindeki yükselişlerle kabullerle anlaşılır onun için o takıntılı yankı duvarlarını parçalamak lazım,

Pink Floyd duvarı gibi sadece insanlar arasındaki duvarı değil ilkelde kalan "bilinç duvarları" da yıkılmalı..

Aşağıdaki talebe çocukların duvarı,

https://www.youtube.com/watch?v=krYK1jWz0Lo

Olay madde ve anti maddenin kesişim duvarının farkındalıkla parçalanması..

-----------------------------------------------------------

S: (L) Bizi bu tür durumlara karşı birşey yapabilmekten alıkoyan şey diğer insanları incitme korkusu mu? Benim evliliğimi bu kadar uzatan başlıca faktör buydu. Ve evliliği sürdürmenin çocuklarımı daha fazla incitmeye başladığını gördüğüm için bunu bitirme cesaretini buldum. Birinin duygularını incitmek bizi neden bu kadar korkutuyor, eğer onlar bizi incitiyorlarsa? 
C: Doğru kavram değil. "Onlara karşı bir eylemde" bulunmaya ihtiyacın yok, kaderinin yönünde eylemde bulunmaya ihtiyacın var. 
S: (L) Ama bunu yaptığın zaman bu insanlar seni tamamen sefil bir hale getiriyor ve yolları ayırmaktan başka seçenek kalmıyor. 
C: Evet, ama bu "onlara karşı eylemde bulunmak" değil zaten. Tam tersine. Hatırlarsan, tango için iki kişi gerekir, ve eğer ikiniz de dans pisti alevler içindeyken tango yapıyorsanız, ikiniz de yanarsınız!!! 
S: (L) İnsan böyle bir "tangoyu" bırakmaya çalıştığında, hem de bu kişinin bir insan olarak sana karşı hiçbir şey hissetmediği bu kadar açıkken, ayrılmana neden bu kadar direnç gösteriyorlar? 
C: "Onlar" değil. Saldırı araçlarından bahsediyoruz. 
S: (L) Onları saldırıya araç olmaya bu kadar açık kılan şey nedir? 
C: Tüm KH'ler buna adaydır. Ama gezegeninizde yalnızca 6 milyar tane

----------------------------------------------------------

Bilincini 3Y den yukarısına kapatan kişiler her zaman bir saldırı aracı olarak kullanılabilir bu aktarımdan bunu çıkarabiliriz,

Bu durum her zaman karşılaştığımız bir durum yakınlarımızdakilerle münasebetlerde onları incitmemeye çalışan tavırlar ve buna bağlı duygular bizi yolumuzdan ayıracak niteliktedir ,oldukça fazla yorar ve yaşam bu mudur şeklindeki sorgulamalarla vaktimizi harcarız,

Bu arada yolumuz "kaderi yolumuz "nedir onu da sorgulamalı ve bir yerlere oturtmalıyız,

Bilgilenmek farkında olmaya çalışıp bilinçlerimizde olan ama şu andaki dünya yaşayanların çoğunluğunun ilgisi dışındaki puzzle noktalarını çözmeye çalışmak,

Marsa ve diğer gezegenlere gitmek isteyenlere aptal biz deliyiz dedik sanki biz bu gezegenler arası seyahatleri yapmayı istemiyor muyuz, istiyoruz

Ama bu ilkel usullerle astronot sıkıntılarına kapılmadan ,uzay dışıların yaptığı veya daha doğrusu kadim dönemde atalarımızın yaptığı gibi Stonhenge Göbeklitepe ve hatta onun yakınlarında bulunup kazıya başlanan Karahan tepe taşları ,piramitler ve kristaller kullanarak bizlerde olan gücü tekno spiritüel olaylara adapte ederek ,

Bu arada masallardaki "uçan halı"nın da bu işlerde bir yeri var..
Hani masallar bir zaman yapılanların bir nevi hatırlatılması demiştik, tekrarlayalım ,

Bir varmış bir yokmuş (to be or not to be)

Deve tellal pire berber iken ,ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken (yaratımın doğadan ve yoğunluklar yolu ile tekamülü ve reenkarnasyonu anlatıyor ayrıca karma programları)

Az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim,çayır çimen geçerek,lâle sümbül biçerek; soğuk sular içerek, ayla ayla bir güz gittim.

Bir de dönüp ardıma baktım ki, ne göreyim? gide-gide bir arpa boyu gitmemiş miyim?  (sıfır zaman olgusu)

Gökten üç elma düştü (tekno-spiritüel beslenme)

Ayrıca 4Y yarı fiziksel olguları veya dalga tam yerleştiğinde  oluşacak olguları bu masal tekerlemelerinden bolca bulursunuz,

http://www.hikayelerimiz.com/masal-tekerlemeleri/

Deliyiz..

-------------------------------------------------------------

S: (L) Neden bu kadar çok çocuğum oldu? 
C: Bu senin çeşitli seviyelerde seçtiğin birşey. 
S: (L) Bu çok büyük bir sorumluluk. 
C: Büyük bir sorumluluk, ama sonuç olarak pek çok ders aldın. Bu enkarnasyon öncesinde, bir sonraki seviyeye yükselmede, popüler ifadesiyle "hızlı bir yol" istedin. Bunu isteyen diğer herkese söylendiği gibi sana da bunun gerçekten zorlu olacağı söylendi. Ve kendi karakteristiğinle, senin fikrine göre, bu zorluğun onların algıladığı kadar büyük olmayacağı şeklinde yanıt verdin. Ama elbette, o mesajı verenler daha üst yoğunluklardandı ve dolayısıyla, senden çok daha fazla farkındalığa ve bilgiye sahiplerdi. 
S: (L) Çiğneyebileceğimden fazlasını mı ısırdım yani? 
C: Bu fazla varsayıcı bir ifade olur. Sonuçta çiğneme süreci henüz bitmedi, değil mi? 
S: (L) Evet. Ama bu hiç bitmeyen, çok büyük bir endişe kaynağı benim için. 
C: Ama durum zaten hiç farklı olmadı, öyle değil mi?

-------------------------------------------------------------

Bazılarımız nedir bu hayattan çektiğim yaşamımı dolduran bu dolgunluk ve onlarla boğuşmam neden diye sızlanırız,

Kendiniz istediniz,

Kendime bakıyorum (her şeyden kendimize bir ders çıkaracağız ya, narsizm veya egoizm sergilenmesi)(ama bunu fark edip açıkladığım için bahsi geçen "izm" lerden biraz sıyrılabilirim galiba konunun özü olanı fark etmek..)uzun süren bir çalışma hayatım oldu ve çoğu insanlarla direkt temas içeriyordu ve aşırı öğretme platformuna çıkıp hep gevezelik yapmak nasihatler vermek şeklinde,

Bunu ben seçmişim ve şikayet edemem ,yukarıdaki alıntıda üst yoğunluk bilincinde olan rehberler ikaz ettiği halde Laura hayır ben altından kalkarım demiş ve ruhsal yükselme için bunu "hızlı bir yol" olarak nitelemiş

Bunları anlatırken Laurayla kendimizi  eşleştirme hadsizliğini bir tarafa bırakırsak olay bir çok bilgiden aldığımız 5Y deki yeni hayat hazırlanması konusu üzerinde fiks bir bilgi veriyor ve bir çok konuda bunlara yani reenkarnasyon ve kaderi plan yapımında kendimiz etkeniz bilgilerini bu husustaki bilgi düğümlerini birleştiriyor ,buna inanan ve biz bunları zaten biliyor ve anlıyoruz bu tekrar niye diyenlerin yanında ben evrensel bilgilere vakıfım havasında eski buluştuğumuz sitede Bozadiyle,Tiversonus ile çata çat münakaşa eden bir hanımı hatırlıyorum ,

Reenkarnasyona inanmıyordu..

Ve o site bir zaman geldi kapandı,

Maalesef ben her şeyi biliyorum zaten diyenlerin (sizleri tenzih ederim) bu gibi bilgi boşlukları ve inançları yoksa onlar ne kadar gayret gösterseler konulara  farkında bir taraftan bakamazlar, her şey eksik bilgiler ihtiva eden çapraşık bir yolda yürür, bu basit ilavelerim vurgulamalarım ondandır,

-----------------------------------------------------------------

S: (L) Söylemek istediğim şuydu; benim için dikkatli ve farkında olmakta mesele yok, ama onlara birşeyler söylediğimde özgür iradeleriyle karşı karşıya kalıyorum ve onlar kendi çıkarları aleyhine davranabiliyorlar. Uyarılarımı görmezden gelmelerinden korkuyorum. Sürekli olarak bunun korkusu içindeyim. 
C: Onlarla "eşit seviyede" tartışırsan bu sorunla karşılaşmazsın. 
S: (L) Yani çocuklarla konuşurken onlarla eşit seviyede olmaya dikkat etmemiz gerekiyor... 
C: Küçümseyici yaklaşımdan sakın. 
S: (L) Çocuklarıma asla küçümseyici davrandığımı sanmıyorum. Onlara her zaman beyni olan insanlar olarak davrandım. 
C: Beyni olan alt konumdaki insan varlıkları mı? 
S: (L) Anlıyorum. 
C: Uygun bir tartışma olabilmesi için geribildirim ve serbest çağrışımlı diyalog gerekir. 
S: (L) Eğer tüm vaktimizi çocuklarla dünyanın tüm tehlikelerinden bahsederek, tüm bu tehlikelere karşı kendimiz de dikkat ederek, bunu düşünüp analiz ederek geçirirsek, geriye iş yapmak için çok az zaman kalır. Bu proje sadece hayatta kalmayı mı kapsıyor? 
C: Yanlış!! 
S: (L) Sadece hayatta kalmak bile bu kadar uğraştırırsa... 
C: Kanalı güçlendirdiğinde bu artık "alışkanlıksal" hale gelecek. 
S: (A) Az önce "çok yakında" derken, bu bir hafta mı, bir ay mı, yoksa bir yıl mı? 
C: Belirsiz. 
S: (L) Neyle ilgili olduğunu söyleyebilir misiniz? 
C: Tüm sahnelerin en büyüğünde oynanan dramalar dahil tüm olasılıklar. 
S: (L) Tüm sahnelerin en büyüğü mü? Hayat mı? 
C: Sahne hem katılım, hem de izleyicileri ima ediyor. 
S: (L) Yani büyük derken, çok sayıda izleyici ve pek çok katılımcı anlamında. 
C: Yakın. 
S: (L) Ben çok mızmızım. Gidip taşrada sessiz, güzel bir hayat geçirmek, gül yetiştirmek istiyorum. 
C: Kısa bir süre önce Laura, bunun tam tersi yönünde büyük bir isteğin ve beklentin vardı.

---------------------------------------------------------------

Çocukların hayat hazırlanmaları konusunda öneriler,onlara büyük bir insan gibi muamele etmek ve tehlikelerin ne olduğunu belirtirken samimi davranmak, bu çok bildiğimiz ve bazı ailelerin kendi çocukluklarında eksiklikleri aman onlar görmesin bari şeklinde aşırı serbest bırakarak şımartmalarını öneren bir durum değil her halde,

Bu hayatımızda çocuksuzluğu seçsek te terbiye konusunda onları bir koruma fanusu dışında dikkatli ve sakınarak hayata salmak olarak kabul etmeliyiz diyebiliyorum ,yaşam kirleriyle az  dozda karşılaşmaları onları ruhen bağışık yapar,

Diğer yandan tüm sahnelerin oynandığı ifadesi katılımın geniş bir safhada olması ve evrensel bilgilere direkt konumuzla bilgilerimizle insanların ulaşabileceği ve onların bilinç harmanlarında etken olabileceği ümidini veriyor ,

Bunun halen girdiğimiz Pandemi aurası ve onun içinde olan bitenlerin yanında ,yoğunluk değiştirme işinin yavaş yavaş insanların doğal kabul ettiği bir havaya doğru gittiğini fark edebiliyoruz,

İnsan nüfus eksiltilmesini arzulayan KH nın isteklerinin oluşması arzusu yanında bilgi saklamaların soygunların ve buna benzer çirkinliklerin de en uçta olup ilgisiz davrananların dahi fark ettiği silkindiği ve sorgulamaların genişlediği anlar yaşıyoruz,

Zorluklarla karşılaşan kişilerin bilinçlerinin ayağa kalktığı anlar,

----------------------------------------------------------------

 (A) Piramitle ilgili siz şöyle bir bilgi vermiştiniz: "Büyük Piramit 10.643 yıl önce Atlantisliler tarafından inşa edildi." Bu doğru mu? 
C: Söylediğin şekliyle yanlış. 
S: (A) Ne zaman inşa edildiği sorulmuştu ve yanıt 10.640 yıl önceydi. Bu yanlış mıydı? (L) Evet, bence de burada bir sorun var. Ra bilgilerinde bu konuda verilen bilgiyi doğruluyorsunuz ama bu, aynı konuda sizin verdiğiniz bilgiyle çelişiyor! 
C: Sorun "bizde" değil. Sorun farklı referans çerçevelerini karşılaştırmaya çalışıyor olmanızda. 
S: (L) Tamam, kelime kelime okuyalım... 
C: Söylediklerimizi tam doğru olarak okumayı başaramadığınız için bunun bir önemi yok. Hatırlayın!! "Referans çerçeveleri." İpuçları için tanımda kullanılan kelimelere bakın. 
S: (L) Ne söylediğinizi anlamıyorum. Büyük piramit ya 10643 yıl önce inşa edildi, ya da 6000 önce. 
C: Acelecilik aptallığı arttırıyor. 
S: (A) Bu kaynakta... 
C: Oluşturuldu / inşa edildi... Bu ikisi aynı şey mi?? 
S: (L) Oluşturulmadan önce mi inşa edildi? (A) Ra bilgilerine göre Büyük Piramit hiçbir zaman inşa edilmedi, düşüncelerle oluşturuldu.... 
C: Eğer 5555 Malibu Caddesi'ndeki eviniz yeniden modellenirse, o zaman yeni bir form alır. Şimdi söz konusu cümleleri tekrar, dikkatli bir şekilde okuyun. 
S: (L) Siz, "Büyük Piramit Atlantisliler tarafından 10643 yıl önce inşa edildi" demiştiniz. Bu cümledeki sorun, bir spesifiklik eksikliği... 
C: Hayır Laura, hayır hayır hayır!!!!! 
S: (L) Eğer evin 1998'de yeniden modellenirse, bu onun inşa edildiği yıl mı olur? 
C: Ne zaman inşa edildiğiyle ilgili değil. Metinden aldığın cümlede "Atlantisliler" mi deniyor? 
S: (A) Evet, önce ne zaman yapıldığını sormuş, sonra da kim tarafından... 
C: Atlantisliler değil, Atlantislilerin torunları tarafından!! 
S: (A) ... Tüm materyali analiz etmek için bu süreci kullanabilir miyiz? 
C: Kullanabilirsiniz, ama ilgilenmeyi bekleyen başka pek çok daha önemli işin var. 
S: (L) Bu doğruluk oranını sormayla ilgili göz önünde bulundurmamız gereken başka bir husus mu var? Aklıma gelen ilk şey, belirli kişilerin varlığı. Kimlerin burada mevcut olduğuna bağlı olarak bazı celseler diğerlerinden daha doğruydu...
 C: Aynen öyle!!! 
S: (L) O yüzden kendileri için doğruluk oranı değerlendirmesi yapmaları kolay değil... 
C: Bingo! 
S: (L) Ama materyali kendi içinde değerlendirebiliriz... bazı kısımların diğer kısımlardan daha doğru olduğunu göz önünde bulundurarak... 
C: 71.7.

------------------------------------------------------------------

Alıntıda verilen bilgilerin doğruluğu üzerinde sorgulamalar ve "soyut vakum içerisinde somut neticeler" arayan insan bilincinin olayı zorlaması ve gerçekten lineer bilinçle konuyu tam çözemeyeceğimiz bir yapıya her zaman düşebileceğimiz haller,

Bu tarihi olayları anlatanlar tarafından da yapılmıştı ,kişilerin ferdi bilinçlerindeki farkındalık ve objektif anlayışa yönelip yönelemedikleri hususundaki samimiyet olayların aktarımlarında eğilmelere bükülmelere sebep olmuştur,

Ayrıca insanlar üzerinde despotik tarzda etken olan kişi veya KH gurupların kütüphane yakmaları ,Stalinize etmeleri,monoteizm dayatmaları ve ilh.

Bu bölümde de en isabetli teşhisi Laura dostumuz yapmakta

": (L) Bu doğruluk oranını sormayla ilgili göz önünde bulundurmamız gereken başka bir husus mu var? Aklıma gelen ilk şey, belirli kişilerin varlığı. Kimlerin burada mevcut olduğuna bağlı olarak bazı celseler diğerlerinden daha doğruydu...
 C: Aynen öyle!!!  "

Dikkat edilirse bu celsede Frank yok ,Frankın verilen bilgilerde çarpıtmalar yaptığını ve K.ların onun kanalın işleyişinde faydalı açılım yapma tesirinin bilgilenme terazisinin kefesinde ağır bastığı zamanlarda  celselere eşlik etmesine müsade edildiği yorumunu yapabiliriz ,

Bu hep böyle olagelmiştir ,çeşitli egosal etkiler bilgi verme yolunda olanların aktarımları karmakarışık ve obsede kişi kirleri ile dolu olma yoluna gidilmiştir ,

En son Lyra kökenli insan ve reptilianlar hakkında gezegenimizde insan ırkının yerleşmesi hakkında bilgiler aktaran kişinin görüntüsünün arkasındaki tabloya bakınız ,melek kanatları ,ben şu galaktik federasyondan görevli  ışık varlığım der gibi,

Diğer yandan bu yorumları yapan ben, objektif miyim ,hayır subjektivite bizim gibi fanilerin her zaman düşebileceği bir çukur,

Yukarıda Lauranın celselerdeki kişi çeşitliğinin verilenlerin doğruluğu üzerinde etkili olmasını Frankın yokluğuna bağladım,

Oysa celse katılımındaki kişilerin bilgi ve var sayım yolunda değişik enerjiler taşıması da o esnada aktarılanların üzerinde etki yapar "açık""belki""keşfedin" cevapları ile doygun bilgi yerine kesilmelere sebebiyet vermiştir veya o sırada baskın olan yanlış da olsa kişilerdeki bazı  inanç yapısı bazı bilgileri dolambaçlı cevaplara muğlaklığa  çekmiştir,

Örneğin Lauranın İsa inancı,

Bu bir bakıma insanı isyana sevk ediyor ,hiç mi samimi ve doğru bilgi alamayacağız şeklinde,

Üzülmeyiniz, bakınız hiç bir bozukluğu devam ettirmeyen bir K. bilgileri anlayışı şu anda etken süregelen zamanda bozukluklar insan bilinç genişlemesi ve araştırmaları ile doğru yola oturuyor,

Hele benim şüpheden kolay kurtulamayan bilincim ,"her şey birdir" bilgisine baştan hiç inanamamıştım

Ta ki o size defalarca bahsettiğim altımdaki asfalt kullandığım araç kullanan ben, yanımda oturan eşim kenardaki ağaçlar ve bitki örtüsü  hendeklerle bir olma hissini duyduğum kopuk kopuk anlar haftalar

Gördüğüm renkli dünyalardaki beşer ayırımını kaldıran mizansenler,

Destan amcanın her namazda gördüğü vizyonda ölmüş olan eşinin
"Destan, insanları ayırma her şey birdir "söyleyişini defalarca bana aktarmasını   

Adeta tokat gibi başka nasıl sana izah edilecek ve bir olduğunu doğrulayacaksın ey gafil şeklinde,

Ben bunlarla müstesna mıyım, hayır ,bir çok dost bunlara benzer vizyon ve rüya gördüğünden bahsetti sanırım bir kısmı da bu mealde olağan üstülerle karşılaşıyor yorumlarını bilinçlerine yerleştirmekle meşguller ,

ütün bunları bunca senelik tecrübe görmüş bir kişi olarak hiç çekinmeden sıkça ve safça samimiyetle anlatışımın  sebebi var ,

İnanmak veya inanmamak..

----------------------------------------------------------
 
S: (L) Şu anda 1998 yılındayız. Yeni yıl için herhangi bir kehanetiniz veya yorumunuz var mı? 
C: Pensacola'da ve pek çok başka yerde hala 1997. 
S: (L) Güzel! Yani tüm kürede yeni yıl değil ve yine zamanla ilgili söyleyeceğinizi söylediniz. Fakat kısa bir süre sonra herkes 1998 olduğunu söyleyecek ve gerçekten 1998 olacak. Bu yaklaşan yılla ilgili söyleyeceğiniz herhangi birşey var mı? Elbette tüm medyumların ve kanalların şu anda foton kuşakları, sıfır bölgeleri ve benzer şeylerle ilgili müthiş kehanetlerde bulunmakla meşgul olduklarından eminim. Yepyeni tarihlerle ortaya çıkacaklar sanırım... 
C: Bu saçmalıklardan hala yorulmadın mı? 
S: (L) Evet, yoruldum ama daha önce çok isabetli bazı kehanetlerde bulunmuştunuz, bazıları ise tamamen isabetsizdi. Aklıma gelen birşey; bir celsede Nuh tufanından sonra hayatta kalanların sayısını 19 milyon, başka bir celsede ise 119 milyon olarak belirttiniz. Doğru rakam hangisi? 
C: Her ikisi de olabilir. 
S: (L) Her ikisi olamaz! 
C: Evet, olabilir... herşey algılayıcının algıladığı gibidir. 
S: (L) Sanırım biraz daha lineer olduğunuzda sizi daha çok seviyorum!
 C: Hiç bir zaman lineer değildik. Çünkü bu sana göre değil. Şirket yöneticisinin bebek bezi takmaya ne kadar ihtiyacı varsa, senin de lineerliğe o kadar ihtiyacın var! 
S: (L) Evet, ama... bu tür durumlarda birşey etrafında daireler çizip net cevap alamadığımızı hissediyorum. Evet bazı durumlarda bu tür yanıtların gerekli olabileceğini anlıyorum ama daha doğrudan bir şekilde ele almak istediğimiz başka pek çok şey var. 
C: Sorulara verilen yanıtların niteliğiyle ilgili önvarsayımlarda bulunduğunda çok sıkıntı yaşıyorsun.
-------------------------------------------------------------

Anlatılanları özümsemek gibi durumlarda lineer dışı olabilmek çok önemli ,lineer anlayışta zaman ve mesafe var ,sınırlama var,beklenti yani varsayım var ,arzulu düşünce var

Oblomov gibi mi olacağız ,

"https://dunyalilar.org/oblomovluk-nedir.html/"

Hayır, o tipte sorunu gören ama maddi manevi kımıldama emareleri gösteremeyen bir hal var ,işlek zekamız bilgi dağarcığımız, inancımız  ve yeniliklere açık tavrımız algılama salvoları yapabilmemiz bizim mücevherlerimizdir bırakamayız,

Bilakis toplumun büyük kısmının kapıldığı takıntılı durumun farkındayız ve zaman zaman yaşayabilmek için o takıntılı rolü oynamak durumunda olduğumuzun da bilincindeyiz ,her şey birdir düşüncesini paranoya haline getirip bir farenin kaderini yaşamayacağız,

Ama bir zamanlar belki bir fare bedeni içinde de yaşamış olabileceğimizi bileceğiz..

Bazen gıdaları kemirerek tüketmekten hoşlanmıyor muyuz,mesela haşlanmış veya kızarmış mısırı koçanından,

Bunlar fantezi değil maddi bedenimizin büyük uğraşılar ve değişimler macerasını geçirdiğini "doğa bizden ayrı değil biz oradan şekillendik" anlayışını zihninde tutan bir ferde bu söylemler yabancı gelmez..

Sıkıntı ,şu zaman kadar verildiği sapkınlık ve aldatış ihtiva eden  KH bilgiler manzumesini ve yaşam tablosu olarak gördüklerinin dışına çıkamamakta yatıyor,

Varsayım imparatorluğu ,her anlatılanı bu şablonlara sığdırma takıntısından çıkamamak.

--------------------------------------------------------------
 
S: (L) Tamam, teşekkür ederim. "The White Goddess" adlı bu diğer kitapta Üçlü Tanrıça, alfabeler, ağaçlar hakkında bilgiler var ve yazar bunları tanrıça Danu'ya dayandırıyor ve Rhys Danu'yu Kasyopya olarak tanımlıyor... Ama bir yerde ÇOK ilginç birşeyden bahsediliyor. Topal kral, yaralı uyluk ve topuk konusu... Zeus'un uyluğu ve Aşil'in topuğu. Pek çok kahramanda veya "tanrıda" bu uyluk veya topuk konusu varmış gibi görünüyor... Kralların kutsal hakkı bununla ilişkilendiriliyor ve genelde bir kral bir ritüelle topallaştırılıyor. Uyluktaki yara topuğun yere değdirilememesini sağlıyor. Kralın ayağını toprağa tam olarak değdirmemesine dair bir tabu var. Kralın ayağını toprağa koyması neden yasaklanıyor? Neden topuğun toprağa değmesi engelleniyor? 
C: Şakraların topraklanmasını engellemek için.
S: (L) Şakralar topraklandığı zaman ne oluyor? 
C: Size ne oluyor? 
S: (L) Bir devre kapanıyor ve senden dışarı bir enerji akımı oluyor. Topraklandığın zaman senden veya senin üzerinden dışarı bir enerji akışı oluyor... 
C: Veya içeri. 
S: (L) Neden? 
C: Yüksek topuklu ayakkabılarla reiki yapar mısın? 
S: (L) Hayır. Ayakkabılarını çıkarırsın. 
C: Neden? 
S: (L) Devrenin tamamlanması, sana enerji gelmesi ve senden diğer kişiye geçmesi için. 
C: Evet. 
S: (L) Yani kralın ayaklarının toprağa temas etmesi engellendiği zaman bu KH modlu bir varoluş oluyor sanırım... 
C: Bugün algılandığı şekliyle kuklacılık.
 S: (L) O halde topal bırakılan krallar kukla haline getiriliyor. 
C: Evet, peki kuklacı kim? 
S: (L) Komuta zincirinin, KH'nin parçası oluyorlar. 
C: Evet. 
S: (L) Tamam, bu adamın bu şiirden deşifre ettiği iddia edilen, Tanrı'nın bu gizli adı hakkında birşeyler sormak istiyorum...
C: Diğer hepsi gibi sadece bir isimlendirme. 
S: (L) Evet, biliyorum ama adamın yazdığına göre Mısırlı rahipler bu sesli harfleri belirli bir düzenle okuduklarında ses çok melodikleşip sanki bir müzik aletinden çıkıyor gibi oluyormuş. Ben de sizin içteki "merkezden" üretilmesi gereken "melodik" sesle ilgili söylediklerinizi hatırladım ve bir dizi sesli harfin belirli bir şekilde çıkarılışının nesneleri hareket ettirip ettiremeyeceği üzerinde düşündüm... 
C: Belki de bunu denemen gerekiyordur?!? 
S: (A) Bu şaka mı? 
C: Belki, belki de değil.

  --------------------------------------------------------------

Tarihi kurcaladığımızda bulmaca gibi gelen ve çözülmesi istenen bazı bilgiler vardır ve bunların muğlaklığı kişiyi bilgi almada adeta paralize eder ve bazıları bu gizlerden istifade edip kendine tahtlar yaratır ve diğer insanları hükmetmeye kalkışır,

Tabusal değerler ve tabulaştırma bilgi eksikliği ile bu oluşmuş yükseltilerde olanların hakimiyetini sürdürmesine sebep olur ve böylece esaret devam eder,

Bilgi insanı korur gerçeğinde bu giz olarak kapatılmış unsurlar aydınlığa kavuştuğunda foyalar ortaya çıkar ,

Yukarıdaki alıntıdan başka şeyler çıkaracağım,

Evvela alektriksel bir olgunun yaratımın bütün kollarında etken olduğunu anlıyoruz ,topal krallar tanrılar yoluyla topraklanma hadisesinin engellenmmesi ve bu yolla KH' a esaret,

Bu arada Yunan tanrısı Hepahistosu Viki Pediden okuyun kendisi topal tanrıdır ,tavsiye ederim ,yaratımda rol alan ve Yunan mitolojisinde geçen Tanrıların davranışlarındaki yer, gök, deniz rüzgar, volkan v.s gibi olguların yaratılmasındaki gerçeklik ve aynı zamanda aralarında süregelen seksüel aymazlıklar..

Piramitlerin yapımındaki o devasa kayaların yerlerine oturtulmasında ses faktörünün asal sayıların insanlarca  terennümü ve başka bir yerden hatırladığım kadarı ile diapazon titreşiminden faydalanarak kullanılması,

Ve Lauranın bunu yapabileceği,

İnsanda olan gücün bilgi maskelenmesi .ayırma ve saptırma yoluyla nasıl indirgenmiş olduğu..

Kısa kesiyorum.



Tgur

#1088
KANAL DEVAMI  IX

S: (L) Gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Bir şekilde hep ima edilen önemli bir konu, tamam, biliyorum. Ayrıca bütün dinlerde ve mitolojilerde doğrudan sözü de ediliyor ama seksin mekaniği nasıl olur da bir "düşüş" e neden olur anlamıyorum. Ne tür bir enerji üretilmektedir? Nasıl üretilmektedir? Bu enerjinin kullanımı yada yanlış kullanılımı nasıl kavramsallaştırılır?
C: Fiziksel anlamda bir tür kendi kendini tatmin kavramının sunuluşu.
S: (L) Pek çok kere, ideal olanın, fiziksellik ile ruhsallığın mükemmel bir dengede olmasıdır demiştiniz. Pek çok kere söylendi bu. Şimdi, fiziksel bedenin kendini tatmini nasıl olur da kişinin tuzağa düşmesinin mekaniğini oluşturur? Güzel bir şeye bakmak da haz değil midir? Güzel bir şeye bakmak, müzik gibi güzel bir şeyi dinlemek, sevilen kişinin teni ya da ipek gibi dokunması zevk veren bir şeye dokunmak yanlış mı, günah mı ya da düşüşün bir şekli mi? Üstelik insanoğlunun zevk aldığı bu tür şeyler çoğu zaman onları spiritüel bir hale yükseltir.
C: Burada anahtar olan sahip olmak.
S: (L) Ne demek istiyorsunuz?
C: KH'de sahip olursunuz.
S: (L) Burda söylemeye çalıştığım bu...
C: Eğer güzel çiçeklerin, ipeğin ya da bir başkasının teninin yanından geçip sahip olmanın peşine düşmezseniz...
S: (L) Bana öyle geliyor ki seks de dahil olmak üzere tüm bunları sahip olma ihtiyacı ya da arzusu olmadan, sadece vermek amacıyla deneyimleyebiliriz. Ki bu durum neden bir "düşüş" nedeni oluyor hala anlamıyorum.
C: Eğer arzulanıyorsa, o zaman mekanizma vermek üzerinden işlemez. Mideye vermek iyi olur düşüncesiyle mi çikolata yersiniz?
S: (L) Aslında, olabilir!
C: Hayır, KH'de, ki yoğunluğunuzun KH olduğunu unutmayın, kişi verdiği hoş duygulardan dolayı verir.
S: (L) Şöyle de denemez mi, eğer varolan herşey Tanrı'nın bir parçasıysa, ki buna beden de dahil, kişi vermeye çok fazla takılmadan bedene bir şey verirse bu "Herşeye" bir şey vermek sayılmaz mı?
C: Nasıl bir süreç olduğunu açıklayın.
S: (L) Örneğin: Kendilerine eziyet eden bazı insanlar var. Bedenin günahkar olduğunu düşünüyorlar. Kertişlerin kurumsallaştırdığı büyük şeylerden biri bu. Yüzyıllarca insanların eziyet çekmesini istediler, seksi, güzel ve arzu edilir olan herşeyi reddetmek gerekliliğini ve bu ızdırabın tadını çıkarmayı önemli bir konu haline getirdiler.Ve aslında, kişiyi ...
C: Eğer ızdırap çekmenin arayışındalarsa, gelecekte onları bekleyen bir ödül için yapıyorlar. Sonunda bir şeye sahip olmayı arzuluyorlar.
S: (L) Söylemeye çalıştığım şu: eğer kişi yaptıkları ve oluşuyla, sadelik içinde, sadece VAROLURSA; yaptığı herşeyde, örneğin sokakta yürürken havayla, gün ışığıyla, kuşlarla, ağaçlarla ve diğer insanlarla bir oluyorsa, bu bir olma durumu ,tüm bunları deneyimlemek için kendini evrene kanal olarak sunduğu için, bir yerde evrene bir şeyler vermek anlamına gelmiyor mu?
C: Eğer kişi bu "bir olma durumunu hissediyorsa", hayır.
S: (L) Neysek oyuz. Doğa doğadır. İlerleme ilerlemedir. Ve eğer insanlar sadece biraz gevşeyip dürüstçe ne ya da kimseler öyle olurlarsa ve başkalarının özgür iradesine müdahale etmeden doğalarının gerektirdiğini yaparlarsa, bu herhangi bir beklenti ya da arzuyla bir şeyler yapmaktan daha saf bir varoluş şekli değil midir ; sadece OLMAK, istememek... sadece OLMAK?
C: Evet, ama KH bunu yapmaz.
S: (A) Çıkardığım sonuç şu: eğer etrafımızda KH varsa, biz ...
C: Hepiniz KH' siniz. Öyle olmasaydı, şu an olduğunuz yerde olmazdınız.
S: (A) KH modunda mutlu olanlar var, bir de KH modundan çıkmaya çalışanlar...
C: BH adayı.
S: (A) Ve BH adayları sadece OLMAK gibi bir seçeneğe sahip değiller, teorik olarak bile değiller çünkü o zaman KH onları yer.
C: Hayır.
S: (L) Neden hayır?
C: Protokole göre KH öyle yemez.
S: (L) Ne anlama geliyor bu?
C: Sizce?
S: (L) Hiç fikrim yok!
C: KH, neyi yemek istiyorsa onu yer, eğer yenmeye uygunsa.
S: (L) Söylediğimiz de bu. KH dünyasında bir BH isen, temel olarak savunmasızsındır ve KH seni yer.
C:Hayır.
S: (L) Neden? BH'yi kullanılamaz ya da "yenilemez" yapan nedir?
C: Frekans rezonansının uyum içinde olmaması.
S: (A) Ama o zaman sadece herşeyi ve herkesi sevmemizi söyleyen tüm o insanlar haklı. Sadece ol, sev, hiç bir şey yapma, herşeyi Kertişlere ver... Haklılar!
C: Hayır çünkü motivasyonları KH.
S: (L) Herkesi ve herşeyi sevmek ve sadece vermek nasıl KH olabilir ki?
C: İyi hissettiriyor.
S: (L) O halde, bunu yapıyorlar çünkü iyi hissettiriyor, öyle mi?
C: İstemek bir KH kavramıdır.
S: (L) O zaman şunu söylüyorsunuz, işin sırrı hiç bir şeye, hiç kimseye bağlanmamak, hiç bir şey yapmamak ve sadece hiçliğin içinde yok olup gitmek mi? Düşünme, isteme, yapma, hiçbir şey!
C: Eğer KH iseniz, bu uymaz ama gerçekten bunu yaparsanız böylesi bir enerjinin uyum sağlayacağı bir BH gerçekliğine reenkarne olursunuz.
S: (L) Ama eğer hiç bir şey haline gelirseniz, nasıl reenkarne olursunuz? Bu arada, "reenkarne" olmaktan bahsetmeniz bir beden içinde olmayı çağrıştırıyor!
C: Hiçliğe dönüşmezsiniz.
S: (L) Ama enkarne olmak bir beden içinde olmak anlamına gelmiyor mu?
C: Hayır.
S: (L) Başka bir yoğunluğa geçmenin illa ki bir beden içinde olmayı gerektirmediğini mi söylüyorsunuz?
C: Yakın. Ama 4. Yoğunluk kısmen fizikseldir. Tüketmez ve de sahip olmaz.
S: (A) Bu yapmakta olduğumuz şeyle çelişiyor. (L) Neden kitap yazalım ya da bir şeyler yapalım? Bir anlamı yok. Sadece oturup kendimizle meşgul olup duralım ve hiçbir şey yapmayalım. (F) Neden öyle diyorsun? (L) Çünkü bir şeyler yapmak istemek, ihtiyaç duymak, sahip olmak gibi şeyleri içeriyor. (F) Elbette çünkü bu bir KH yoğunluğu. (L) O halde, hiçbir şey yapmamalıyız. Kendi derdimize düşüp, sonra bundan kurtulmaya çalışmalı ve başkalarına bulaşmamalıyız! (F) Katılmıyorum. (L) Aksi takdirde ortada bir çelişki var. Eğer bir başkasına yardım etmeye çalışırsan ya da bir başkası için bir şey yaparsan onlara yardım etmeyi arzuluyorsun. Dolayısıyla, bir şeyleri değiştirmeyi arzuluyorsun...
(F) Tabii, öyle ama bu bir KH yoğunluğu. (L) Neyse, bu Marcia Schafer'in kimi ve neyi kanalladığını merak ediyorum. Bir kaç kaynağı kanallıyor gibi görünüyor. Kim ve ne olduğunu söyleyebilir misiniz?
C: Henüz değil çünkü bu meseleyi açıklığa kavuşturmadık daha. Kafanız karışık çünkü BH adayı olmak için BH olmanız gerektiğini düşünüyor gibi görünüyorsunuz. Siz KH' sınız ve reenkarne olmadıkça ya da yoğunluk sınırı geçişinde dönüşmedikçe başka bir şey olamazsınız.
S: (L) Tamam, anladım.
C: Peki ya Ark?
S: (A) Burdayız, neysek oyuz ve yoğunluk sınırına varana kadar da başka birşey olamayız. (F) O halde, KH olmayı sorun etmeyin. Hepimiz KH'yız sonuçta. Yemek yediğimiz sürece öyleyiz. Bu kadar basit. BH olmaya doğru ilerliyor olabilirsin ama henüz orda değilsin ve bunda yanlış olan bir şey yok.
(A) Bir soru sorduk, bu soruyu cevapladınız ve bu soru farklı şekillerde yorumlanabilir. Ne kastedildiğinden emin değilim. Cevap şuydu: Eğer KH iseniz, bu uymaz ama gerçekten bunu yaparsanız böylesi bir enerjinin uyum sağlayacağı bir BH yoğunluğuna reenkarne olursunuz. Bu, bir kaç şekilde yorumlanabilir. Birincisi, gerçekten bunu yaparsak böylesi bir enerjinin uyum sağlayacağı bir BH yoğunluğuna reenkarne oluruz ve bu yapılması gereken şey o zaman çünkü biz BH boyutunda olmak İSTİYORUZ. Dolayısıyla, BH yoğunluğuna geçmenin kesin bir yolu ağacın altında oturup, hiçbirşey yapmamak ve kendinle ilgili düşünmek ama pek eğlenmemek... Hiçbirşey yememek, hiçbirşey arzulamamak...Tipik Zen.
Olası bir başka yorumsa şu: gerçekten bunu yaparsanız böylesi bir enerjinin uyum sağlayacağı bir BH yoğunluğuna reenkarne olursunuz ama belki öylesi enerjilerden OLUŞMAYAN başka BH gerçeklikleri de vardır. Dolayısıyla, bu enerjinin GİTMEDİĞİ ama diğer başka yollarla gidebilecek, başka bir BH yoğunluğuna giden başka bir yola ulaştıran bir yol vardır. (L) Bu arada, bir problem daha var: kişinin bir BH boyutuna gitme ARZUSU olduğu gerçeği! Ki bu arzu bu geçişi engeller. Eğer BH olmayı arzuluyorsan, yandın! (A) Olmamak, bazı öğretmenlerin öğrettiği şey bu. Nirvana. Tek yol olduğu varsayılan bir şey mi bu ve izlemeye yüreklendirildiğimiz şey mi bu çünkü arzunun ya da hiçbir şeyin olmadığı bir yol. Ya da şöyle sorayım, birbirinden farklı BH gerçeklikleri (yoğunlukları/boyutları) var mı?
C: Öyle farklı gerçeklikler yok ama oraya varmanın farklı yolları var. Sizin birbirini takip eden gelişimleriniz sizi şu an bulunduğunuz yere getirdi.
-------------------------------------------------------------

Yine seksle başlayan ama sonra konuyu güçlü ve zor bir anlam durumuna getiren bir bölüm,

Anlayabilmek için mevcut KH anlayışının dışına çıkabilecek ve "olmak olmamak" kavramını kökünden özümseyecek bir duruma gelmeli, zira istek duyulan ki organizmamızın tümü hücresel bazda dahi bir şeyler istemek ve bulmak kullanmak yolunda dizayn edilmiştir, her an kaybediyoruz,

O halde ne anlatılmak isteniyor, Oblomov durumunu çağrıştıran ama farkındalık konumunda bilinç yükselmesi ile ortama oluşmuş bir halde yükselten çok özel bir hal,

Bunu kuantum anlayışı ile oturtmaya çalışalım ,o gözlemcinin fark ettiği olaylar içinde olduğunu hissettiği yaşam şeklidir ,veya oluş şeklidir diyebiliriz, bir beden veya maddesel şekil içinde olması mevzubahis değil durumunu sorgulamaz sadece o özel halde varlığını sürdürür ,bu hal sahiplenmek ve tüketmek dışında bir haldir, istek duymadan ama olanları algılayarak değişmesi sınırlaması veya sahiplenmesi şeklinde bir duygu göstermeden gözlemci olmak..

Bu son tarifimi beğendim ,kendimi iyi hisettirdi ,işte ben şu anda iyi hissetmek ile tam KH ım..

Duygu denen ve hormonlarla sevk ve idare edilen hücresel fizyolojik yapımız ,ayrıca lineere ayarlı DNA programımız bizi KH dışında bir şey yapmıyor ,gastrointestinal veya ürogenital organlar yolu ile bedenin atık maddelerini boşaltmak dahi kendini iyi hissettiriyor ,marjinal bir anlatım ama gerçek,

Bilinç hariç..

Bu anlayışta tek serbest olan bilincimiz ki onun 7Y nin ara yüzü olduğunu biliyoruz, bahsi geçen diğer yollar bilincin farkındalık atakları yapıp inancını değiştirmesinde, takıntılarından kurtulmasında yükseltmesinde yatıyor,bunu şu en son cevap ile bir yerlere oturtabiliriz,

"C: Öyle farklı gerçeklikler yok ama oraya varmanın farklı yolları var. Sizin birbirini takip eden gelişimleriniz sizi şu an bulunduğunuz yere getirdi."

Farkındalıklı bir bilinçle gelinilen yer, yaşadığımız ortam dışı olguları göğüsleyebilecek kabul edebilecek bir duruma geldiğinizde siz o yeni olgunun varlığı haline gelmişsinizdir..

Yukarıda izahatımızı genişletecek ve konuyu daha emin yerlere götürecek belki de evvelce üzerinde durduğumuz ama tam açamadığımız bir alıntı ilave edeceğim,

Klasik olarak nitelenen bilincin nasıl bir beyin işlevi fanusunun içinde olduğunu zannettiğimiz veya öyle kabul ettiğimiz anlatılıyor,

----------------------------------------------------------------

S: (A) Blanchard ile birlikte geliştirdiğim ve bir derginin üçüncü hakemi tarafından yakın bir zamanda eleştirilen teoriyle ilgili bir sorum var. Makale reddedildi. Aslında bir anlamda hakem temel olarak haklıydı. Yaptığımızın doğru yönde ilerlediğini düşünmüyorum tam olarak. Bu çalışmaya hep aynı yönde ilerleyerek on yıl zaman harcadım ama sonra ilerleme durdu. Sorun, Quantum Teorisini anlamamam. Quantum teorisini anlamak için bu teoriyi geliştirdik ki bu teoriye göre Dünya kısmen klasik kısmense quantum. Ama elbette Dünyanın hangi kısmının klasik olduğunu bilmiyoruz. Stapp bunun akıl, bilinç olduğunu düşünüyordu, Penrose ise çekim diyordu. Sorum şu: Blanchard'la birlikte on ya da daha fazla süredir geliştirmekte olduğumuz bu teori ileri atılmış bir adım mı, yoksa Phipps'inki gibi zırva mı? Tamamlayarak ilerleyebilir mi?
C: Evet.
S: (L) Peki, ileri bir adım olursa, cevabını bilmediğimiz esas soru şu: Klasik olan ne? Çekim mi, bilinç mi ya da başka bir şey mi? Ne? Ya da belki herşey klasik...
C: Klasik kelimesi bilinci yadsıyor. Zihni, bir vakum içinde oluşan salt kimyasal işlevler ve elektriksel dürtüler olarak kabul ederek yaradılışın geri kalanına tüm yoğunluk ve boyutlarda ince ağlarla bağlı olduğunu - ki durum bu- gözardı ediyor. Çekim, fiziksel ve ruhsal gerçekliğin tüm unsurlarını bir arada tutan bir zamk. Bilincin algılaması olmadan hiçbirşey varolamaz. Klasik fizik, diğer bazı hususlara ek olarak, bilinç ve beyni tek ve aynı şey varsayıyor ya da birinin diğerine yardımcı olduğunu. Gerçekte ise, beyin 3. Yoğunluk halleri ve benzer tezahürlerin fiziksel durumlarındaki bilinç ifadesini kolaylaştıran bir kanal.
------------------------------------------------------------------

Verilen cevaptaki şu kısma bakalım konuya mercek tutmuş gibi oluyoruz,

"Zihni, bir vakum içinde oluşan salt kimyasal işlevler ve elektriksel dürtüler olarak kabul ederek yaradılışın geri kalanına tüm yoğunluk ve boyutlarda ince ağlarla bağlı olduğunu - ki durum bu- gözardı ediyor. "

Yaradılışın geri kalanına ince ağlarla bağlı olduğunu zihnin rutin çalışmasında göz ardı etmek..

Bu göz ardı etmek klasik anlayış ,diğer esas ise kuantum bakışla farkındalık yoluyla gözlenen her durumu kabul eden olgu üzerinde var sayımlar sınırlamalar üretmeyen fanus dışına çıkabilen bilinç.

Neden toprak kokusu herkesin hoşuna gider veya yeşili sever veya bazı hayvanları çok sever ve bağlı hisseder çünkü bir zamanlar topraktınız veya bitki idiniz o hayvandınız ,bunu klasik bilinçten çıkamayana söylediğinizde siz fanusun dışından sesleniyorsunuz tuhafsınız.

Bunu en yakın evrensel konuları Antalyada yeğenimin arkadaşı banka müdiresi hanıma söylediğimde maskenin altında yüz görünmüyor ama gözlerden benim evvela ilgiyle dinlendiğimi fakat sonra enelhak bilincini izaha kalktığımda gözlerden ilginin beni değişik gören bir ışıkla parladığını hissettim ve kesip rutin banka işlerine daldık ,ayrıldığımızda ben onun zihninde tuhaf şeyler anlatan biri idim eminim,

Sonra kendimi içsel eleştirdiğimde neden her karşılaştığıma böyle davranıyorum diye kınadığımda bilinci o fanus içinde olanların bir nebze bu tuhaf karşılaşmalarla dahi kımıldatılabileceğini düşündüm zira baştan konuları anormal karşılayan ama zamanla merak içinde ve bana sorular soran bireylere dönüşen kişilerle çok karşılaştım,

Çünkü yaşı ileri bir bireyim ve yaşamsal davranışlarımda pek deli dolu olmayan gayet makul çizgiler gösteren bir haldeyim ,zamanla sorguluyorlar kendilerini, baştan anormal karşılayan acaba ben mi tuhafım..

------------------------------------------------------------------

S: (L) Tamam, bu kadarı bu konu için yeterli! Bir okuyucu umutsuz birkaç mektup yazdı. Şöyle diyor: "Yaklaşık 5 yıl önce çok iyi bir trans kanalına bir okuma yaptırdım. Gelen bir kadın sesi benim Andromeda'dan geldiğimi ve kendisinin benim Takip edicim olduğunu söyledi. Soyumu ve burayla ilgimi anlattı. Pek çok yükselen gezegende de bulunduğumu söyledi. Sanırım yaptığım şey sürece yardımcı olmaktı. Bunu o söylemedi. Şimdi bir ruhsal yükseliş okuluna kayıt oldum. Benim bir bilgi komisyoncusu olduğumu söylüyorlar. Andromeda'ya yükselişle ilgili bilgiler aktarmak üzere bilinçaltı anlaşmalarım varmış. Bu kulağa kötü gelmiyor ve bir tür hizmete benziyor. Ama değil. Benim yükselmemi engelliyor. Ayrıca benim için karma yaratıyor çünkü kendileri bilmeden diğer insanların bilgilerinin alınmasına aracılık ettim. Bu fenomen hakkında bilgiye ihtiyacım var. Umarım bana yardımcı olursunuz. Anlaşmanın etkili bir şekilde nasıl sonlandırılacağını kimse bilmiyor. Okuldakiler kendi yükselişlerinin Andromedalılar tarafından gerçekleştirildiğini söylüyor. Bu doğru mu? Ben kendi anlaşmamı sona erdirmek ve bilgilerimi geri almak istiyorum. Bunu nasıl yapabilirim? Bilgi isyonculuğu, buna iştirak edenlerin yükselememesine neden oluyor; kendileri bunun bilinçli olarak farkında olmasa bile. Andromedalılar bilgileri bizim yükseliş çalışmamızı mahvetmeden okuyamıyorlar mı? Kasyopyalıların yardım etmesini istiyoruz. Bilgilerin iade edilmesi ve bilgilerimizi etkileyen sözleşmelerin iptal edilmesine yönelik bir yardım çağrısında bulunuyorum. Herhangi bir yardımınız çok makbule geçer. Hangi Andromedalıların bununla ilgili olduğu konusunda hiçbir fikrim yok." Bu kadın daha önce yazdığı bir mektupta bu "Yükseliş Okulu"nun, kendilerine "Lord ve Lady Agape veya Lord ve Lady Athena" diyen kişilerce yönetildiğini söylemişti. Bunun Circe saçmalığına korkunç bir benzerliği var ve konuya sizin doğrudan yanıt verebileceğinizi düşündüm. Benim görebildiğim kadarıyla, iptal edilmesi gereken tek anlaşma, o "okula" devam etmek için verilen para.
C: Yükselmek için böyle bir saçmalıkla ilgilenmek gerekmiyor. İki yorum daha: Bu durumda "iyi bir trans kanalı", müşteriye duymak istediğini söyleyen bir kanal oluyor. Yorum iki: "Ne?! Hiç tanrı kıvılcımı yok mu?" [Laura'nın notu: Bu yorum, insanların parasını almak ve önemli hissettirmek üzere tasarlanmış tamamen saçma bir kozmolojiye dayanarak müşterilerine "tanrı kıvılcımı seviyeleri" atayan, tanıdığımız diğer bir "medyuma" yönelik mizahi bir gönderme]

------------------------------------------------------------------
Yeni yılın yaratığı bu günlerde "vedik astrologlar" veya başka medyumlar ufo seslenişine kulak verenler vasıtası ile burçlar ve yeni yılda olacaklar hakkında bu tip söylevler bollaşmakta ,yakın zamanlarda dostların uzaysal konular hakkında aktardıklarını üzerinde yorumlar yapıldığını da gördük

Bunları tenkit eden bir duruma girince kendimizi burnu büyük gören tavırlarda mıyız şeklinde sorguluyoruz ben neden bu tip şeylere inanmıyorum

Zira evrenin işleyiş mekanizmasında aklımızın kolaylıkla alamayacağı kadar bir değişkenlik var ve birbirine görünmez dediğimiz bağlarla bağlı olan bir bütünlük var ,bu bütünlüğün özelliği en ufak bir öğesinin ferdi hareketi ile değişkenlik dediğimiz olgu harekete geçiyor ve olanı yeni belirsizliklere doğru sürüklüyor,

Kısaca tarihe bağlı kehanetler, astrolojik genel olasılıklar dışında değişebilir nitelikte geliyor ,evrenin dersler manzumesi olması da bu yönde bir izahı kaldırabilecek durumda ,her şey belli değil ,çok muntazam büyük bir mimari düzen içerisinde her şey yürüyor günler mevsimler aynı manzara içinde tekrarı devreye alan bir muhafazakarlığa düşsek de bazı şeyler aksıyor, mesela deprem oluyor yerimizi yaşamımızı değiştirmek zorunda oluyoruz, mesela evvelden kurgu bilim macerası olarak senaryoyu yapanı alkışladığımız filimlerdeki hayatlara benzer yaşamı şimdi biz sürdürüyoruz,

Pandemi..

------------------------------------------------------------------

L) Geçen gece gördüğüm rüyada bir anlamda geçmişe seyahat ettik. Bir şekilde o gittiğimiz zaman Nostradamus'un dönemiydi ve ona rastladık. Bizi izleyen insanlar vardı ve bu insanlar bizim Nostradamus'la birlikte büyücülük nedeniyle kazıkta yakılmamız gerektiğine karar verdiler. Nostradamus'la olan bu etkileşim sırasında onun da gelecekten, bizimkinden farklı bir zamandan gelen bir zaman yolcusu olduğunu öğrendik kendisinden. Onunla geçmişimizdeki bu belirli noktada yollarımız kesişmişti. Nostradamus'un kazıkta YAKILMAMASI insanlığın geleceği için çok önemli görünüyordu. Ama geleceğe dönemedik. Gelecekteki olayları inceleyen insanlar zorluğu gördü ve takviye gönderdiler ve bizi kazıkta yakmaya çalışan tüm o insanları öldüreceklerdi. Bizzat "onun" var olmaya devam etmesi daha önemli görünüyordu ve bizim yaşamaya devam edip etmediğimizle fazla ilgilenmiyorlardı ama bir anlamda bu faaliyetin bir neticesi olarak biz de kurtarıldık. Yani kazıkta yakılmaktan kurtulduk. Geçmişe gelen o grup tarafından alındım; kıyafetimi, görünüşümü değiştirmişlerdi ve beni bir manastıra gönderiyorlardı ama Ark ve başka birileri gelip beni kurtardı. Geçmişte sıkışıp kaldığımızı ve gelecekten birinin geri gelip bizi kurtarmasını ümit etmekten başka yapacak birşeyimizin olmadığını fark ettik. Ya da zaman makinemizi bulup onu tamir edecektik. O yüzden hayatımızı bu geçmiş durumun bir parçası olarak yaşamaya karar verdik ve aynı zamanda buradan çıkmak için her fırsatı kollamaya başladık. Faaliyetlerimizi "gizlemek" için bir at çiftliği kurduk. Hatırladığım son şey, rüyanın sonunda, ailemin Knight tarafından Nostradamus'un soyundan geldiğime ve zaman yolculuğumuzda onunla yolumuzun "kesişmesinin" nedeninin de bu olduğuna dair bir bilgi verilmesiydi. Yani gelecekteki farklı bir zamandan geçmişe seyahat eden ve burada tıkılıp kalan biriyle aynı soydandım... Bana bu rüya hakkında birşeyler söyleyin!
C: Soyağacını kontrol et.
S: (L) Nostradamus geçmişe gelen bir zaman yolcusu muydu? Kısmen veya bazen doğru olan ama genelde doğru olmayan tüm o kehanetleri yazmasının nedeni bu muydu? Geçmişe yaptığı seyahat geleceği DEĞİŞTİRDİ mi?
C: Belki, ruh seviyesinde. Ama aynı şeyin şimdi hepiniz için geçerli olmadığını kim söyleyebilir!?!
S: (L) O gece uyumadan önce zaman yolculuğu hakkında düşünüyordum. Nostradamus'u düşünmemiştim ama zaman yolculuğunu düşünmüştüm. Ve düşündüğüm şey, bir nedenle hepimizin yanlış yönde gittiğiydi. Bana göre zaman yolculuğu sandığımızdan çok daha kolay ama kafamı toplayıp neyi kaçırdığımızı bulamıyorum. Bize yardım edebilir misiniz? İnsanlar şu ihtimalleri düşünüyor: a) çekim dalgasını çökertmek, böylece etraftaki zamanın durması; veya b) ışıktan hızlı gitmek ve böylece zamanın o şekilde durması. Bu yaklaşımların ikisi de olaya tersten yaklaşıyor gibi görünüyor ama bunun nedenini açıklayamıyorum. Beynimin ucuna kadar gelen ama kaçırdığım şey nedir?
C: Kanalları değiştirmek.
S: (L) Kanalları değiştirmek mi? Bunu yapmak için kişinin kanalları değiştirebileceğini mi söylüyorsunuz?
C: Evet. Herşey her an mevcut ve ilüzyonunuz da bu noktada düğümleniyor
S: (L) Kanalları değiştirmek, fizyolojik yapı anlamında içsel olarak gerçekleştirilen birşey mi, yoksa zihinsel/psişik/ruhsal yapıdaki bir değişiklik mi?
C: Daha karmaşık.
S: (L) Daha önce Tesla bobinlerine benzer bir yolla elektromanyetik bir alan yaratılması gerektiğini söylemiştiniz. Kanalları değiştirip zaman yolculuğu yapmak için çok büyük miktarlarda elektrik üretmek zorunda mısın?
C: 3. yoğunluktan erişilebilen yol o.
S: (L) Ne kadar güç üretmen gerekiyor?
C: GIGAWATT teriminin tercih edildiğini söyleyelim sadece.
S: (L) Tamam, diyelim ki manyetik bir alan üretiyorsun ve "kanalı değiştiriyorsun"... O zaman birden bir örümcek ağının merkezi gibi bir yerde mi oluyorsun? Etrafında her yönde seçebileceğin tüm zamanlar mevcut olacak şekilde?
C: Onun gibi birşey.
S: (L) Uygun kanalı seçmede ne tür bir cihaz veya kontrol sistemi kullanılabilir? Bu tamamen zihinsel bir faaliyet mi, yoksa belirli bir zamanla veya kanalla uyuşan bir frekansı seçmede kullandığın birşey mi var? Ve hangi zamanın hangi frekans olduğunu bulmaya yönelik deneyler mi yapıyorsun? (A) İlgili bir zamanı nasıl seçiyorsun?
C: Zihinsel imajinasyon önerin iyi.
S: (L) Yani zihinsel bir imaj yaratıyorsun. Seni doğru "zaman hattına" çekecek seviyede doğru bir şeyle ilgili zihinsel bir imaj oluşturman gerekiyor. Yani bir işaretleyici olması gerekiyor. Önemli bir işaretleyici!
C: Tarihler kullanılabilir.
S: (L) Eğer tarih kullanılabiliyorsa, geleneksel takvim sistemleri göz ardı edilip "bundan 2000 yıl öncesi" deme gibi bir şey mi yapıyorsun?
C: Yöntemlerden biri.
S: (L) Eğer zamanda geri veya ileri yolculuk yapıyorsan, bunu çok belirli bir şekilde yapmak istersin. Kalabalık bir şehrin bir caddesinin ortasında birden ortaya çıkıp etrafındaki insanların senin materyalizasyonuna bakmasını istemezsin. Hemen tutup kazıkta yakarlar. Yani eğer durum buysa, zamanı seçtiğin gibi yerini de seçmek istersin. Bir görüntü olmadan bir yeri nasıl seçersin ve o yerle ilgili görüntünün doğru olup olmadığını nasıl bilebilirsin?
C: 3. yoğunlukta bilindiği şekliyle görsel spektrumda hemen ortaya çıkmayı varsayıyorsun.
S: (L) Yani bunu yapan bir kişinin hemen materyalize olacağını varsaymak yanlış mı?
C: Mutlaka öyle olmayabilir.
S: (L) Yani zaman yolculuğu yapıp görünmez kalabilir misin? Bir tür eterik halde... Ve istediğin zaman somut hale gelmeyi seçebilir misin?
C: Eğer becerin/bilgin varsa. Eğer yoksa, bu gerçekten riskli bir girişim olabilir.
S: ...(A) Ama zaman yolculuğunda Boyutlar Arası Remolekülerizasyon var. (L) Sanırım eğer yeteneğin varsa var, yoksa yok. Çok ilginç. Fransa mağara resimlerine bakıyorum ve bunlar daha sonraki tarihöncesi dönem sanatından bariz şekilde daha üstün. Belki de bu mağaralar zaman yolcularının giriş ve çıkış noktaları olarak kullandıkları şeyler. (A) Diyelim ki zaman yolculuğu yapıyorsun. Başka varlıklar, hatta daha gelişmiş insanlar seni görüntüleyebiliyor mu bir şekilde? Yani zaman yolculuğu yaptığında seni izleyebilirler mi? Öldürebilirler mi? Engelleyebilirler mi? Kimsenin zaman yolculuğu yapmaması için "izleme" yapıyorlar mı? Bir filmde gördüğüm gibi, "zaman yolculuğu polisi" gibi birey var mı? Bu mümkün mü?
C: Gözlenebilir, ama sınırlı bir oranda.
S: (L) Zaman yolculuğu geleceğimizin önemli bir parçası olacak mı?
C: Evet, kesinlikle!!!

------------------------------------------------------------------

İlginçtir evrensel konulara açılımımın aktif bir evresinde bir Nostradamus filmi seyrederken çok etkilenmiştim ve onu reenkarnasyon bilgi açılımı içinde değerlendirmeye sokup anlamaya çalışmıştım,sanki ben evvelden Nostradamus muşum gibi saçma bir benzetmeyle olamayacağını bildiğim halde başka sebepler üretmeye çalıştım pek beceremedim,

Ama bu alıntıyı evvelce belki defalarca okudum ama şu andaki idrak beni doğru yerlere götürdü ,

Konu" zaman yolculuğunun geleceğimizin kesinlikle önemli bir parçası olması"cevabı , gerçekten 5Y de yapılan yeni hayatlar üzerindeki çalışmalar bir zaman yolculuğu hazırlığı değil midir meseleleri takıntılı bilinç seviyesi dışından değerlendirmeye başladığımızda örtülü gerçekler olasılık tahtına oturmaya başlıyor,

Yapılacak zaman yolu hazırlıkları için mutlaka kurgu filimler etkisi ile hayal ettiğimiz saatli çarklı manivelalı o çarpaşık makinalar mı gerekli ,olay üst yoğunluk teknolojisi ile ilgili değerlendirilmeli Ruhların Yolculuğu kitabında yeni hayatların hazırlanması kaderi planın senaryosunun yerleşmesi için o Tv odalarına benzer oluşumlar yaşamda karşılaşılacak kişiler ve olaylar için işaretlenmeler tiyatro veya film provası gibi olayları hatırlayın ,meclislerde rehberlerin telkinleri ile şekilleşen ve özce kabul görüldüğünde başlayan yeni yaşam hazırlanmaları ,

Burada dikkat edilecek husus ,yaşamınızı hangi tarihe oturtacağınız yoğunluk değiştirme tarihleri muhtelif olabilir ama siz göçüşünüz ile yakın tarihleri seçersiniz veya başka tarihlerde de bedenlenmeyi isteyebilirsiniz ,bunu şu andaki lineer tarih anlayışımızın dışında zamansızlık ortamında düşünmek gerek ..

Beyinler yanmasın kullandığımız tarihi zihninizden atın o zaman yoğunluk değiştirdiğiniz tarih üzerinde kesin anlayışı da silmelisiniz, belki ileri tarihlerde olup bu tarihe kendinizi ayarladınız olamaz mı..

Sıfır zaman olgusunda ileri veya geri tarihe takıntı yok ,tarih yok zaten belki 2150 i yaşamaktaydınız bu tarihe döndünüz, 2300 de yaşanmış da olunabilir ,bunu daha iyi anlamak için Kitaplığımızda olan M.S. 2150 i okumamışsanız okumanızı tavsiye ederim.

------------------------------------------------------------------
S: (Manitoban) Burada üç yıldır EE (Éiriú Eolas) eğitimi veriyoruz ve herhangi bir ilerleme kaydedip kaydetmediğimizi merak ediyoruz. Sadece katılımcılar için değil de, herhangi lineer-olmayan etkiler de yarattık mı mesela?
C: Evet ve bu üzerinde düşünülmesi ilginç birşey: Görünür bir sonuca ulaşmaya çok önem vermeden, çalışıp aleminize enerji aktarmaya devam etme gereksinimi.
S: (L) Bu da benim aklıma bir başka soru getirdi. Sürekli aklımda olan şeylerden biri; çok sayıda grup üyesinin faydalı şeyler yapma, örneğin ağa yardımcı olma, gruba yardımcı olma, Çalışmaya yardımcı olma, süreci sürdürme konusunda karşılaştıkları zorluk. Bazen başlıyorlar ama sonra yitip gidiyorlar. Bazen çok büyük, çok çabuk, çok hızlı birşey deniyorlar ve sonra cesaretleri kırılıyor... Dolayısıyla buradaki grup olarak kendimizi yıllardır ve hatta en zorlayıcı koşullar altında bile bu işe adamamızı sağlayan şeyin ne olduğunu merak ediyorum. Bir insanın, bunu söylediğim için beni bağışlayın ama, kıçını kaldırıp işleri yürütmesi için sahip olması gereken nitelik nedir? İhtiyaç duyulan nitelik nedir?
C: Uyanmış vicdan.
S: (L) Fakat vicdanlarımızı uyandırmayı nasıl başardık ve diğer insanlar bunu nasıl yapabilir?
C: Nasıl başladığınızı hatırlayın, dünyanın vicdanı olarak kendiliğinizden hareket ettiniz.
S: (L) Açıklayabilir misiniz?
C: Neden sizin varoluş düzleminizde meydana gelen herşeyi görmek için çaba göstermeye başladığınızı hatırlayın.
S: (L) SOTT mu? Signs of the Times sayfam mı?
C: Evet.
S: (L) Çünkü insanların bir kahrolası günden diğerine geçerken neler olduğunu hatırlamadıklarını görebiliyordum! Neler olduğunun hergün kendilerine hatırlatılmasına ihtiyaç duyuyorlardı.
C: Vicdanınızı geliştiren şey de buydu. Ve buna yardımcı olanlar da bu sürecin içinde.
S: (Andromeda) Neler olup bittiğiyle ilgili sürekli uyanık kalman gerekiyor.
(L) Her zaman ve HERŞEY hakkında uyanmak ve uyanık kalmak zorundasın. Kendini uykuya bıraktığın her dakika vicdanını uyutuyorsun. Kişilik çözülmesi vicdanını uykuya daldırıyor. Tamam, bu konuda sormak istediğim buydu. Devam edelim. (fabric) Endişelendiğimiz konulardan biri, iletişimin kopması durumunda, diğer gruplarla iletişim kurmada ruh tablasının kullanılıp kullanılamayacağı. Yani örneğin Şato'yla ve Tobacco House'la iletişim kurmak için. Eğer elektriğimiz olmazsa veya birbirimizle hiçbir iletişim kurma aracımız olmazsa, tablayla iletişim kurabilir miyiz? Bir kanal oluşturamazsak ölülerin ruhlarıyla mı irtibat kuruyor oluruz sadece?
C: O şekilde iletişim pek ihtimal dahilinde değil ve tavsiye edilebilir de değil. İhtiyaç duyulan şeyi daha önce söyledik: Uygun ağ çalışması yoluyla çakraları birleştirin.
S: (Perceval) Yani uygun ağ çalışması yoluyla çakra bağlantılarını yapan insanlar, söylenmesi gerekmeden, ağın bir parçası olarak ne yapılması gerektiği konusunda ilham ve sezgi sahibi olacak anlamında mı bu?
C: Ve fazlası. Frekanslar değiştiğinde telepati yeteneği de artacak. "Alıcılık kapasitesi" üzerinde çalışırsanız, diğer herşey doğal bir şekilde gelecektir.
S: (L) Alıcılık kapasitesi üzerinde nasıl çalışılabilir?
C: Vicdanı uyandırarak ve Mouravieff'in tanımladığı şekilde merkezleri akort ederek.

------------------------------------------------------------------

3Y i fazla kazmayın derken ortamdan uçma ,olayları sadece üstten görme ve ilgi dışına çık demek istenmediğini sanırım idrak ettik bu sitede benim biraz o uçan tarafı simgelediğim uğraşılar içinde olduğumu varsayarsanız yanılırsınız ,zira verdiğim konuların arasında mevcut ortama dikkat etme özelliğini devrede tuttum ayrıca bulunduğumuz ortamdaki olayları analiz edip yayınlayan yorumlayan bir çok dost var, bu husus dengeyi sağlayan , anlattıklarım yüzünden bir kayma varsa onu düzenleyen faktördür,

Uyanmış vicdan ,vicdanın 7Y sesi olduğunu teyit eder ,zira onda objektivite vardır ,egosal davranışı bile analiz edip kişiyi iç hesaplamasıyla karşı karşıya bırakır bunun neticesi kişinin kendisini suçlayıp düzeltim imkanları aramasını veya ego galip gelip subjektive yollarında kendisini aldatışı üzerinde kümüle olur,

Vicdan üzerine örtü örtmek dediğimiz aynen KH nın gezegenemizi kontrol için koyduğu manyetik tül gibidir kabından çıkamayan aldatış ve saptırma altındaki bilinç bu yönde bir kişilik oluşturur yaptıklarına haklı doneler bulur ,buna aklın gönülü yani vicdanı kaplaması da denir

Zira akıl dediğimiz daha doğrusu zihin fanusu içindeki beyin dediğimiz  işleyişini madde bedenin gereklerine göre ayarlayan bir organdır olayı bu yönde değerlendirelim biraz evvel anlatıldığı gibi, hatırlayalım,

["Zihni, bir vakum içinde oluşan salt kimyasal işlevler ve elektriksel dürtüler olarak kabul ederek yaradılışın geri kalanına tüm yoğunluk ve boyutlarda ince ağlarla bağlı olduğunu - ki durum bu- gözardı ediyor. "

Yaradılışın geri kalanına ince ağlarla bağlı olduğunu zihnin rutin çalışmasında göz ardı etmek..]

Oysa şunu çok rahat görmekteyiz ki ne kadar kapatılmaya çalışılır ise çalışılsın var oluşun genel yapısında olan pencerelerin hepsini tamamen kapatmak mümkün değil, atomun bile merkezinde olan bu açıklık bilincin yapılanmasında mutlaka etken olacak sorgulama ve bilgi ile muhakeme kudreti mutlaka onu objektif bir sahaya yöneltecektir ,orada kutuplaşmanın neden olduğunu bilen idrak eden bilinç olayları hiç de KH nın istediği yönde değerlendirmeyecektir,

-----------------------------------------------------------------
 
C: Öncelikle bu şahıs için şunu söyleyelim: Anlamıyor mu? Önemli olan ruhtur, beden değil!!! 
S: (L) Evet ama kederi yüzünden perspektifini yitirmiş. K___'ye şu mesajı yollamak istiyor: "Karen, şu anda biliyorum ki, taşradaki yerimizde depo ve jeneratörler konusu üzerinde o kadar odaklanmamalıydım. Bu benim inkar biçimimdi. Etrafımızdaki tüm dünya yıkılsa bile, makinen için sıvımız olduğu sürece hayatta kalabileceğimiz bir yer yaratabilirdim. Yüzleşemediğim şey, makinenin artık işe yaramıyor olmasıydı. Her hafta kan şekeri salınımların daha da genişliyordu ve işlevini biraz daha yitiriyordun. Sığınabileceğimiz bir yer yapmak yerine her anı seninle geçirmeliydim. Artık yapma şansım olmayan şeyi yapıyor olmam gerekirdi; kollarımın arasına alıp seni ne kadar çok sevdiğimi söylemeliydim. Şimdi geleceğe hazırlanmak için ihtiyaç duyduğum tüm zamana sahibim ama o geleceğe dair tüm ümitlerim ve hayallerim seninle birlikte öldü. Çok üzgünüm hayatım. Lütfen affet beni."
 C: Karen 5. yoğunlukta. Ruh enerjisi durumu anlıyor. Eğer bağışlanma isteniyorsa verilir. Bu şahıs KH gerçekliği içinde rahat görünüyor. 
S: (L) İnsanların zamanı seçimli ve değişken bir şekilde deneyimlemesini sağlayacak bir teknoloji geliştirmek herhangi birinin özgür iradesini ihlal eder mi? 
C: Nasıl kullanıldığına bağlı. 
S: (L) Geri dönüp Karen'in ölümünü önlemeye çalışmak Karen'in özgür iradesini ihlal eder miydi? 
C: Bu mümkün olmazdı. 
S: (L) Neden mümkün olmazdı? Teknolojik olarak mı? Yoksa Karen bizim farkında olmadığımız bazı karmik nedenlerle, her halükarda ölmeyi seçmiş olduğu için mi? 
C: Bundan daha karmaşık ama ikinciye daha yakın. 
S: (L) Bu şahsa biraz huzur hissetmesi ve konuyu biraz daha iyi anlaması için tek birşey söylemek istiyorum ama o kadar keder içinde ki, herhangi birşeyi anlayabileceğini sanmıyorum... 
C: Aynen öyle! 
S: (L) Başka bir yorum? 
C: Hayır. 
S: (L) K___'ye ne istediğini sormamı istiyor. 
C: Bu 5. yoğunluk "aşk bağlantısı" kanalı değil.
--------------------------------------------------------------

Bu alıntıyı evvel anlattıklarımızı pekiştirecek bir örnek olarak aldım ve K.lar en son cümleyle olayı kesip bitirmişler,

Örnek dediğimde maddeyi terk eden ruhun artık eski yaşantıları ile pek uğraşacak hali olmadan genel karmik macerasını ve yeni açılmış fanus dışı bilinçle karşılaştığı yeni olgular mecrasında değerlendirme yolunda olduğunu anlamalıyız,

Belki biraz evvelki hayatının da sorgulanması bu genel uğraşı içinde olacaktır ,belki de çok aksayan tarafların görülmesi v.s.ama 5Y nin bir şeyler anladığımız kadarı ile genel bir stabilizasyon bilgisayar tabiri ile formatlama ve yeni bilinçsel ufuklara ulaşma konusu üzerinde faaliyetleri ihtiva eden bir yoğunluk,

İşte bu anda boyut ve yoğunluk kavramları üzerinde durup aradaki farkı anlamayı seçebiliriz,

Kısaca boyutlar aşamalar manzumesidir ve fark edilip bilince oturtulana kadar var oluşta serbest yüzen bilgi yaprakları gibidir yaşamımıza girer gereklerini yapar ama bilincimizde bir sıçratma yapıp ilerletmezse sadece bir gelişmişlik kademesidir uygulanır ama bilinç hala aynı takıntılı haldedir ,bunu şu dörtlüğümle anlatmaya çalıştım tekraren,

"Hristiyanlar kafirdir kafirler cehennemlik
Dinmedi bağnazın dilinden ne son ne de ilk
Edisonun ampulü altında secdeye yatan
Sorarım size acaba hangi cennetlik.."

Yoğunluk ise boyutlara çarpıp ne olduğunu anlamak bu gelişimi manalandırıp idrak edip inançla yeni bir anlayışa geçmektir ,
Bu anlayış mutlaka objektif değerlendirebilme öğelerini de ihtiva edecektir.

Bu kanal izahları durmuyor devam edecek..


gerçek tosun paşa

Çok yerinde ve ilham verici yorumlar Tgur abi.

Tgur

#1090
Teşekkür ederim dostum..:))

Gaia

#1091
Teşekkürler Tgur. KHlik, isteme, iyi hissetmek için yapılan arzulu düşünüşler gerçekten hayatımızın her yerinde. Bunlar üzerine yeniden düşünmek, geriye dönüp bakmak adına güzel hatırlatmalar olmuş. Kendimizle ilgili peşin yargılara varmadan önce ne olduğumuzu iyice idrak etmek önemli bir süreç. Kh yiz, arzuluyoruz ve iyi hissetmek istiyoruz. Bunları azaltıp yada komple bitirdiğimizde bu gerçeklikte işimiz olmayacak. O zaman ölümü tadıp göçeceğiz.

Aslında konuya metaryalist gözle yaklaşanlar bu noktada kafa karışıklığı yaşıyorlar. Çünkü bu tür kavramları 3y zihniyle kavramsallaştırmak cidden zorlu. Onlarıda anlıyorum. Et yemeyi kesince khliği bitecek sanıyorlar. Özellikle vegan propaganda programı altında olan bireylerde bu çok göze batıyor. Bh olacaksak et yemeyeceğiz  diye düşünüyorlar. Ama bitki yemeyi sorun etmiyorlar. İyide kardeşim o eğiliminde kh. Su içiyorsun, soda içiyorsun bunlarda da 1y yi yiyorsun. Olay senin midenin iyi hissetmesi için yaptığın eylemde. Midesi olmayan bir bedene enkarne olmadığın sürece khsin bu kadar basit.  Bunu düşünemiyorlar. Forumda da konusu geçtiği için bu kadar uzattım yorumu. Bu bilgileri idrak ettiğimizde, gerçek anlamda içselleştirip kendi içimizdeki kh eğilimlerine ışık tuttuğumuz zaman bh adayı yada aday adayı oluyoruz yine bh olmuyoruz. Belki forumun adının başkalarına hizmet oluşu insalarda buradaki herkes bh olmuş algısı yaratıyor olabilir. Gerçekten ilginç doğrusu durum buysa. :D




Tgur

#1092
Ben de teşekkür ederim Gaia ,
İdraklerin küreselleşmesi memnuniyet verici bir gelişme, farkındalığı beraber oluşturuyoruz ,o zaman gerçek asli kalıbına oturuyor..



Tgur

#1093
KANAL DEVAMI X

C: Rakamlar birşeyin işareti değildir. İşaret olan, psişik aural enerji alanlarıdır.
S: (L) Son iki soru. Bir keresinde "krallık soylarının önceden belirlenmiş faaliyetlerinin dışına çıkma çabası" anlamında birşey söylemiştiniz. Ben bunu bir tahtın suistimal edilmesiyle ilgili olarak anlamıştım ama sonra krallık soylarının önceden belirlenmiş faaliyetlerinin ne olduğunu bilmediğimizi fark ettim. ...
C: Kontrol.
S: (L) Neyin kontrolü? İnsanların mı?
C: Yakın.
S: (L) Bir anlamda gerçekliğin kontrolü mü?
C: Aynı derecede yakın değil.
S: (L) KH hakimiyeti anlamında kontrol?
C: Evet.
S: (L) Başka önceden belirlenmiş faaliyetler var mı?
C: Gerek var mı?
S: (L) "Çıkma mücadelesi" derken kontrol kaybı mı? Krallık soyları kontrol mü kaybediyor?
C: Yalnızca döngünün kapanması öncesinde enerjiler biriktiğinde.
S: (L) Aradığım ipucu nedir? Bunun dışına çıkma mücadelesi... Bir isyan gibi... bu olayların belirli bir döngüsü... belirli bir zaman periyoduyla mı ilgili bu?
C: Yeniden incelemen gerekiyor.

-------------------------------------------------------------------
Gezegenimiz tarihinde Krallıkların hüküm sürdüğü ve Fransız ihtilali yoluyla bunun yeni bir çağ başlatma yönünden isyanların olduğunu biliyoruz ve bu bir kaç aşama yani tekrarlayan dönemlerle insanlığa demokrasiyi getirmiş ve şu anda çok ilkel toplumların bazılarında buna benzer yani tek adam diktasına yönelik idareler devam etmektedir,ülkemizin buna ne dereceye kadar tahammül edeceği bir ders maiyetinde insanlarımıza sunulmuş ,demokrasinin tam katledilip katledilmediğini zamanla göreceğiz ,

Zira şu anda ülkemizde demokratik usuller de devrede ve insanlar seçilip seçilmeme konusunun devam ettiğinden şimdilik eminler ve gelirin çarçur edilmesi endişesi yanında yapılmış büyük işler var her neyse konuyu ülkemizin politik macerası üzerinde fazla durmak istemiyorum zira olguların içinde yaşıyoruz, lineer zamanda bekleyiş dersin ne derece alındığını kişilerin aydınlanma derecesi  ile gösterecek,                                                   

İşaret etmek istediğim Krallık yani bir zümre veya aile tarafından yürütme işi tam manası ile KH bunu evvela idrak edelim ,İngiltere bunun başını çekmiş ve bir ara güneşin batmadığı imparatorluk yaratmışlar ama bağımsızlık tepkilerinin ağırlığı ile bu hal bitmiş gibi görünsede yer altından denecek şekilde insanların kaderleri ile KH uygulamalarını devam ettirmekteler,

İnsanlar zamanla bunu yıkıp Demokrasi içinde rahat ve huzur içinde olamıyor zira bu sefer İngiltere ve USA nın başını çektiği Emperyalizm dediğimiz bir gurup fertlerin yaşadıklları ülke üzerinde etkin olup olmama sıkıntısını sağlamışlar  ve çevirilen dolaplar ve en son Pandemi ve aşılar konusunda olanlar şu anda hepimizin şahit olduğu olaylar,

Bütün bunlar KH nın kontrol mekanizması içinde yürüyen olaylar her yeni anlayış ve hür hava solumak isteyen insanın dizginlerini top yekün elde tutma isteği, besin kalitelerini arttırma hevesleri,
Ümit ,
"C: Yalnızca döngünün kapanması öncesinde enerjiler biriktiğinde." de yatıyor ,

Bu hal bir elek gibi farkında olanlar ve olmayanların elenmesi ile olacak ve biz elekten düşenler ile meşgul olacağız , yani" ben eleğin üstünde kaldım aşağıya düşenler ne halleri varsa görsünler" anlayışında olanlar esasta o düşenlerle birlikte harmanlanacaklar,

Bu konuya evvelce dokunmuştuk ,

Ne anlatıyorsun peygamberliğe mi soyunacağız o iş çoktan bayatladı diyenler haklıdır,

Sadece ve sadece farkında olalım yeter, elekten düşenler yan gözle sizleri fark edip  bunlar neden düşmedi şeklinde bir sorgulamaya girseler kafidir..

Zira bütünlük dediğimiz şey birbirine örümcek ağları gibi bağlı, enerjiler döngü öncesinde biriktiğinde farkındalık enerjisi her tarafı kaplar.

"C: Rakamlar bir şeyin işareti değildir. İşaret olan, psişik aural enerji alanlarıdır. "

---------------------------------------------------------------

C: Frekans örtüleri yoğunluklardır, ama bu örtüler başka faktörlerle de "uyuşumlu/etkileşimlidir", yani belirli bir seviyede, belirli bir derecede müzik yazılabilir. Orkestra iyi çalmıyorsa, bazı üyeler bunu yapabilir. Bazıları yanlış bir akortta çalar. Bazıları diğerleriyle uyumlu çalmaz. Bazıları çalacağı şeyi yanındakinin çalmasını bekler. 
S: (R) 4 KH ve BH'nin temas kurmayı sevmemesini de iyi açıklıyor bu, çünkü tamamen uyumsuz bir müzik olur bu. (V) Benim frekans örtüm benim bilincim mi oluyor? Bilincimin temsili? (R) Hayır, frekans örtüleri yoğunluklar. ... (L) Sen bir orkestranın parçasısın. Bir ses üretiyorsun. Kendi bölümünü çalıyorsun ve ya iyi çalıyorsun, ya da iyi çalmıyorsun. (R) Ama sen iyi çalsan bile... (L) Etrafındakiler iyi çalmıyor olabilir. (R) Kesinlikle. 3. yoğunluğun bu kadar düşük frekanslı bir yoğunluk olmasının bir nedeni de bu. Çünkü çok fazla frekans sınırlayıcı var. Eğer bir grup KH eğilimli bireyi bir köşeye, bir grup BH eğilimli bireyi de diğer köşeye koyarsan, o kadar çok frekans sınırlama olmaz. Kendi orkestranda olduğu için,yüksek frekanslardan yararlanmak için bireysel olarak çok fazla farkındalığa sahip olman gerekmez. (V) Çünkü yanındakilerle birlikte uyumlu bir şekilde çalıyor olurdun. (L) İstersen bir orkestran olabilir. Hızlı bir soru: 2003'te Nibiru'nun, Planet X'in veya herhangi ilginç birşeyin görünmesi gibi birşey olacak mı? 
C: Siz bulun! 
S: (L) İpucu vermeyecekler. (R) Önceki konudan devam edebilir miyim? Frekans örtüleri ve algının bilince bağlı olmasıyla ilgili olarak... Kanal yaratma konusunu sormak istiyorum. (ç.n.: "conduit/kanal": üst yoğunluğa erişmede yararlanılacak bir "geçit/yol" anlamında) K'ler sizin burada bir kanal yarattığınızı söylemişlerdi değil mi? (L) Evet. (R) Burada bulunan insanların birlikteki rezonansı bunu kolaylaştırıyor olabilir. Bunun için gerekli enerji miktarını azaltıyor olabilir. 
C: Orkestra uyum içinde olduğunda daha yüksek bir ses çıkarabilir. 
S: (R) Evet. Bir "geçit/kanal" yaratımı anlamına da geliyor mu bu? 
C: Yakın. Frekans örtüsünün pek çok uygulamaları var. 
S: (R) Bu uygulamalara birkaç örnek verebilir misiniz? Bu çok belirsiz bir soru mu oldu? (V) Bana çok spesifik göründü. (R) Evet, ama pek çok uygulaması var ve bu tür bir kanal/geçidin de pek çok uygulaması olabilir. 
C: Bir örnek: Yuşa ve "Eriha'nın Duvarları." 
S: (R) Elbette. Eriha'nın duvarlarını yıkmak için bir grup insandan oluşan bir orkestranın rezonansını kullandılar. 
C: Aşağı yukarı, ama aslında yer Eriha değildi. 
S: (L) Pekala, ama prensip geçerli. (V) Madem bu orkestra benzetmesini kullanıyorsunuz, her birimiz ne tür enstrümanlarız? 
C: Violette flüt olmak istiyor. RO, Fransız borusu. Laura, Arp. BT, Tuba. JN, piyano. MN, çan. Ark, keman. 
S: (V) Teşekkürler, bu çok eğlenceliydi. (R) Bir sorum var. Eğer Eriha'nın duvarları değildiyse, neyin duvarlarıydı? 
C: Efsanelerin kökenleri için Atlantis olaylarını araştırın.
-------------------------------------------------------------------
Hep bir enstrüman çalmayı istemiştim ,oldu da ,ortaokulda mandolinim vardı ,notalar ve çalma işinde oldukça uğraştım ,en son Kuleli ikinci sınıfta ders arasında birbiriyle itişenlerden birisi pencere kenarında duran sazımı kırdı ve enstrümanla uğraşım bitti ,

Müziğin insan hayatında ruhsal kıpırdanmalarını da sağlayan  özel bir yeri vardır ve önem veririm, yukarıdaki alıntıda yoğunlukların bir nevi frekans örtüsü de olabildiği anlatılıyor ve uygun armoni içinde çalan bir orkestranın vereceği etkinin bu frekansı sağlayanların bir çok olayı ortaya çıkaracağını anlıyoruz,daha doğrusu mükemmel bir orkestranın çıkaracağı melodilerle benzetiş sağlanmaya çalışılıyor,

"C: Orkestra uyum içinde olduğunda daha yüksek bir ses çıkarabilir."

Çeşitli yoğunlukların birbiri ile teması mesela 3Y ile 4Y uyumlu bir frekans sağlanırsa birbirine kanal açacak vaziyete gelebilir,

Bu kanal işini bulunduğumuz 3Y mensuplarındaki açılmamış bilinçlerin açılımını kolaylaştıracak kanallar açma şekli üzerinde de konumlandırabiliriz, farkındalık konusunda ileri gelmiş birey topluluğu uyumla çalınan bir orkestranın melodisinin verdiği etki gibi o yankı duvarı dediğimiz duvarı yıkabilir, bunu frekansların aynı seviyeye yani rezonansa gelmesi olarak da nitelendirebiliriz,

Yukarıdaki alıntıda dikkat edilecek bir husus daha var,
KH uygulaması literatürüne girmiş bir saptırmayı görüyoruz, gerçekte başka yerlerde ve zamanda da diyelim olan olayların monoteist dayatma unsuru olan kutsal kitap veya alıntılarda başka hikayelerle süslenerek rahatça kullanılması ,

Esasta Atlantisin başka bir yerlerdeki uygulamasını monoteist bilgi inşasında kullanılması ,bir örnek saptırma bilgisini buradan görebilirsiniz,asırlar boyu oluşan olayların anlatıldığı masallar, efsaneler yeni dayatma unsuru bilgilere adapte edilmiş ve saptırıcı olaya inancı kuvvetlendirebilecek çehrelere bürünmüşlerdir,

Bunu her dinsel efsanenin kökenini araştırdığınızda kolayca bulabilirsiniz ,demin Anadolu Medeniyet Keşifleri diye bir belgesel izlediğimde bunun bir çok örneğini anlatanların safiyeti içinde fark edebiliyorsunuz,örneğin Artemis ile olan öyküler Meryem ana yaşantısı olarak işlenmiş,Aziz Paulun dolaştığı Anadolu Topraklarında vizyonları ile şekillendirdiği Hristiyan Kültürünün yahudilerle mücadele ederek adapte etmeye çalışmaları v.s.

Aşağıdaki alıntıda geçen Yehovanın 4KH mensupları olduğunu biliyoruz Musaya da çalılar arasından seslenen,

Viki Pedide onunla ilgili malümatta bir sikke gösteriyor Yehova kanatlı ve tekerlekli bir tahtta otururken resmi ,olayda dünya dışıların insanlara etkisini ve pagan tanrılarının nasıl yaratıldığını tapıldığını ve sonuçta monoteizmin inşa işinin gerçek yüzünün ne olduğunu anlıyoruz,

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/8/84/Zeus_Yahweh.jpg/330px-Zeus_Yahweh.jpg /]       
 

https://wol.jw.org/tr/wol/b/r22/lp-tk/bi12/6/6#study=discover

-----------------------------------------------------------
 
S: (Perceval) Harika. Planın bir parçası olarak Beyaz Saray'ı vurmak için de bir dron hazırlanmış mıydı? 
C: Evet, ama patlama şiddetini tek bir noktaya odaklayan türde bir füzesi yoktu. Ayrıca, oldukça farklı görünümlü bir araçtı. 
S: (Perceval) Neye benziyordu? Ne çeşit bir araç? (Gülüşme) UFO mu? (Herkes gülüyor.) 
C: Daha çok "Usame spesiyali" (Orijinal metinde "Osama special". Usame bin ladin'e bir gönderme olsa gerek) gibi. 
S: (Perceval) Sonuçta 93 sefer sayılı uçağın Beyaz Saray'ı vurması planlanmamıştı. 
C: Muhtemelen öyle ama "neokonlar" bütün "plandan" haberdar değildi. 
S: (L) İhanet de var işin içinde, desenize? (Perceval) 93 sefer sayılı uçağın yolcularının gazlanmasıyla ilgili bir sorun olduğu,uçağın o yüzden düşürüldüğü söylendi. Gaz yayılmamış. Tek aksaklık bu muydu yoksa uçağın kontrolünü kaybettiler de o yüzden mi düşürmeleri gerekti yoksa başka aksaklıklar mı mevcuttu? 
C: Düşürmek zorundaydılar çünkü pek çok açıdan artık kontrol altında değildi. Hiç kimsenin hayatta kalmasına izin verilemezdi. 
S: (Galahad) 93 sefer sayılı uçaktan çok sayıda telefon çağrısı yapıldığı söyleniyor, yoksa bu iddialar yalan mı? 
C: Bazıları gerçekti. 
S:(Perceval) Medyada rapor edilenler gerçek miydi? 
C: Evet, fakat "artırmalarla." 
S: (Perceval) Hadi şu gerçek zamanlı ses değiştirme teknolojisinden bir tane edinelim! (Galahad) Barbara Olson gerçekten telefon etti mi? 
C: Oo, evet! 
S: (Galahad) Eğer plandan haberdarsa neden arasın ki? 
C: "Haberdardı" ama planın 77 sefer sayılı uçağı kapsamaması gerekiyordu. 
S: (Galahad) Yine bir ihanet. (Perceval) Bekle, sonuçlara atlamayalım. Olson'un bir şekilde kaçırılması veya bir sigorta olarak kullanıldığına dair hipotezinde Laura haklı mı... durum bu mu? 
C: Yakın.
S: Daha yakını nedir? 
C: Sigorta, şantaj ve "kötü şeylerin habercisi". 
S: (Galahad) Yani görünüşe göre kocasının bir şeylerin planlandığı gibi gitmediğini bilmesi için telefon ediyordu. (L) Kendi kazdığı kuyuya düşmüş demek. (Perceval) Tüm operasyonun Flight 77yi içermesi gerekmiyordu. 
C: Doğru. 
S: (Perceval) Kafamdakileri yerli yerine oturtayım. Peki neden planın 77 sefer sayılı uçağı kapsaması gerekti? (L) İhanet. (Galahad) İsrailliler bir rehine alıp ABD'yi zor duruma düşürmek istediler. (Perceval) Yani buna karışan iki grup var demektir. 
C: (L) Düşünsenize, Amerika ve bir seviyede bu neokonlarla İsrailli ajanlar veya her kimseler, neokonlar, "Oo evet, bu harika bir fikir" dedi çünkü kafalarında "Oo evet, İsrail'in bunu yapmasına izin verelim. Bu bizi Ortadoğu'ya götürür ve o zaman İsraillilerin üzerinde de tepinebiliriz. Her şeyi alabiliriz. İşleri onların aleyhine çevirebilir ve herşeyi elde edebiliriz." diye düşünüyorlar. Ve sonra İsrailliler "Ne düşündüğünüzü biliyoruz. Bize yardım edeceğinizi ve her şey bittikten sonra da suçu üzerimize yıkabileceğinizi düşünüyorsunuz. Peki tahmin edin? Size gününüzü göstereceğiz." diye düşünüyor. Yani neokonlar Pentagon'u "Usame spesiyaliyle" vurmayı planladılar. Bunun dikkatli bir saldırı olması gerekiyordu, evet, ama oldukça farklı bir şey gibi görünmesi için boyanması gerekiyordu. Bu arada İsrailliler, bir şeyi Amerikan Havayolları uçağı gibi görünmesi için boyuyorlar ve başka bir uçağı rehin alma planları var. Ve sonra randevular, görüşmeler veya her ne sebep ile olursa olsun Barbara Olson'un bu uçağa binmesini sağlıyorlar, plan bu. Ve sonra Barbara Olson, ellerinde. O, seçildi çünkü o; genç, çekici bir televizyon şahsiyeti. Ve sonra hafifçe bir Amerikan Havayolları uçağı gibi görünmesi için boyanan bir Amerikan ordusu uçağıyla Pentagon'u vurdular. (Perceval) Olay bu. Usame'nin bir Amerikan ordusu uçağını nasıl ele geçirdiğini açıklayamazlardı. Orijinal planda bir "Usame spesiyali" ile vurulacaktı. Bu ne olurdu? (L) Muhtemelen daha küçük, daha hafif ve daha az ölümcül bir şey. (Perceval) Küçük bir Cessna gibi veya içinde bombalar olan bir şey. (L) Gerçekten Usame'den gelen bir şey gibi görünmesi gerekiyordu. (Perceval) Usame'nin erişimi olan bir çeşit uçak gibi,doğru mu? Ve bunu onlara söylüyorlar. Planın bir parçası bu. Patlayıcılarla dolu bir uçakla Pentagon'u vuracağız. Ama İsrailliler bunu neokonlara söylerken yalan söylüyorlar. 77 sefer sayılı uçağı alma planı yapıyorlar: dron. Yani tüm operasyonla ilgili plan iki grup arasında bölünüyor. (Galahad) Dünya Ticaret Merkezi'ni merak ediyorum. Orijinal planın bir parçası mıydı yoksa bu da bir ihanet miydi? 
C: Dünya Ticaret Merkezi orijinal "ana" plandı. Sembolik değerine ihtiyaç duyuldu. 
S: (L) Yani böyle yapacağız dediler. Ama... Mossad'ın Pentagon'daki bu neokonlara söylediği şeyi zihninizde canlandırın. "Tamam, siz elbette geride duracaksınız ama yine de sizi gizlemek için birşey yapmamız lazım. İşte yapacağımız şey. Sanki size de saldırılıyormuş gibi görünmesini sağlayacağız ve sonra asla kimse buna dahil olduğunuzdan şüphelenmeyecek. Kitaptaki en eski psikopatik numara. Masumiyetini "kanıtlamak" için kendine saldır. (Perceval) Ve bunu televizyona koyacağız sonra bütün insanlar bunun Usame'nin işi olduğunu düşünecek. (Galahad) 93 sefer sayılı uçak orijinal planda var mıydı? 
C: Evet, ama farklı bir hedefle. Washington Anıtı ve bir sürü masum sivile ne dersiniz? 
S: (Perceval) Yani Beyaz Saray üzerinde "Usame spesiyalinin" başka bir tipini kullanmayı planlıyorlardı ve kullanmadılar. Neden? 
C: Bush'u pantolonu düşmüş halde bıraktı, öyle değil mi? 
S: (Gülüşmeler) (Perceval) Bush ve neokonlarını epeyce zor duruma düşürdüler. Tamamen farklı bir plan anlattılar onlara.
(L) Ve sonra... şok! (Perceval) Ve etrafta koşturup "Ne bok oldu böyle?" diyorlar. (DW) Bu, Pentagon'daki örtbasın neden çok yetersiz ve neden çok açık olduğunu izah ediyor. Bunların hepsi sonradan tasarlandı. (L) Önceden planlanmış olsaydı daha iyi bir örtbas hikayesi uydurabilirlerdi. (A) Dünya Ticaret Merkezi üzerinde sıra dışı bazı silahlar mı kullanıldı? 
C: Oldukça basit bir "vuruştu" ve bina da özel olarak hazırlanmıştı. 
S: (Perceval) Peki çelik kirişlerin öyle tamamen çökmesini sağlamak için ne kullandılar? Bununla alakalı bir sorunuz var mıydı? (A) Şey, binanın özel olarak hazırlanması, kirişleri kesecek patlayıcılar demektir. Ama çok fazla kiriş var. (Galahad) Ama biz, binadaki patlayıcılar hakkında sorduk ve bunun daha çok şekillendirici... (Mr. Scott) Evet EMP (Electro Magnetic Pulse=Elektro Manyetik Darbe). (Perceval) Şekillendirilmiş EMP'li iletkenler. (Galahad) Bu da demektir ki, şekillendirilmiş EMP dalgalarını kullanmak "oldukça basit" . (Gülüşmeler) (Perceval) Columbia'yı indirebilselerdi... (Galahad) Columbia mekiğindekiyle aynı teknoloji miydi? 
C: Evet. 
S: (Galahad) Aynı kaynaktan mı geldi? (Perceval) Uzaydan uyduyla mı? 
C: Şimdi sıcak sulara giriyorsunuz. 
S: (Galahad) Çok sıcak sulara girmek istemeyiz sanırım... (Kahkaha) (A) Bizi ilgilendirmez. (Galahad) Merak kediyi öldürdü. 
C: George'u bile korkuttuğunu hatırlatalım.
--------------------------------------------------------------------

Evvela neocon nedir bir alıntı,

"Neo-Conservatizm, yani yeni muhafazakarlık, ne yenidir, ne de muhafazakarlık. 1970'lerde Demokrat Parti'nin "Amerika'nın itilip-katılmasına sessiz kalmasından yakınan" liberaller tarafından geliştirilmiş bir tepki ideolojisidir. Evet, yanlış okumadınız, özgürlükçü, demokrat, insan haklarına sonsuz saygılı New York Entelektüelleri diye bilinen liberallerin, kökleri Leo Strauss ve "Senin teröristin benim özgürlük savaşçımdır" sözüyle bilinen Jeane Kirkpatrick'e kadar giden (temeli İslam aleyhtarlığından ibaret olan) hareketidir."

İsrail kavmi Yahudilik Masonluk bunlar hakkında bir çok aktarım yaptık ,sonuçta KH yapılanmasının içinde olup "Quorum "kalıbında olduklarını anladık,veya anlamaya çalıştık ,sonuçta denge unsurunun bir kolu olarak objektif değerlendirmede bir yerlere koyduk,bunun hakkında şu alıntıyı da ihmal etmeyelim,

--------------------------------------------------------------------

S: (L) Çeşitli noktalarda Quorum ve İlüminati'den bahsettik. Sanırım her ikisi de en üst seviye birer gizli masonik örgüt. Birbirleriyle olan ilişkileri nedir? 
C: Lütfen başka bir müzik koyun; bu biraz zorlaştırıcı. [Creation Chant (Yaratılış İlahisi)] 
S: (L) Bu nasıl? [Keltik harp] 
C: Daha iyi. 
S: (L) Kızılderili müziği sevmez misiniz? 
C: Kötü değil ama bağlantının titreşimlerini zorluyor. 
S: (L) Quorum ve İlüminati'ye dönecek olursak' 
C: Quorum çoğunlukla dünyadışı; İlüminati çoğunlukla insan. 
S: (L) Quorum'u daha önce' 
C: Birleştir; bütünün iki yarısı. 
S: (L) Daha önce Quorum'un Kasyopyalılarla, yani sizinle, yani iyi varlıklarla bağlantı halinde olduğunu söylemiştiniz. Bu doğru mu? 
C: Yakın.
S: (L) İlüminati ise Kertenkele varlıklarıyla bağlantılı olarak tanımlanan Yılan Kardeşliği ile ilişkili, değil mi? 
C: Yakın. Ama o kadar basit değil. 
S: (L) Eğer Quorum iyi adamlar ve İlüminati de kötü adamlarsa ve her ikisi de masonluğun en üst seviyesini temsil ediyorsa,buradaki hikaye nedir? 
C: Şimdi önce bir daire veya döngü hayal et ve devam etmeden önce bunun üzerinde biraz düşün. 
S: (L) Tamam, şu anda dönen bir daireyi düşünüyorum. 
C: Dairedeki iki yarı, pozitif ve negatifi temsil ediyor. İki yarı. 
S: (L) Bundan çıkardığım şey, her iki tarafın da insanlıkla oynadığı şeklinde. Öyle mi? 
C: Hayır. Bu karmaşık ama öğrenebilir ve anlayabilirsin; büyük bir keşif ve ilham olacak. 
S: (L) Tamam, açıklayın o zaman. 
C: Adım adım sor. 
S: (L) Neden sorularımızı sürekli olarak adım adım sormamı istiyorsunuz? 
C: Bilgileri hazmetmen için. 
S: (L) Quorum iyi adamlar olarak tanımlandı. İlüminati de kötü adamlar olarak tanımlandı. Ama her ikisi de Masonik. Masonik bir örgütteki bir kişi en üst seviyelere ulaştığında onları bir tarafa veya diğer tarafa dağıtan kişiler mi var? 
C: Tam olarak bir taraf veya diğer taraf denemez. 
S: (L) Burada gerçekten anlayamadığım birşey var çünkü eğer Kertişler...
C: Zihinsel bloğu kaldır. 
S: (L) Bloğum falan yok. Eğer Yılan Kardeşliği, yani İlüminati, yani Kertişler, yani Canavar bu gezegene kötü şeyler yapacak olanlarsa, iyi tarafla bağlantılı olan Quorum'la nasıl... 
C: Bunu açıklamak zaman alacak. Sabırlı ol, buna değecek. 
S: (L) Hemen şimdi açıklayacak mısınız? 
C: Adım adım sor. 
S: (L) Tamam. Kötünün özelliği nedir? 
C: Birleştir. 
S: (L) Kertişler bizim kötü olarak tanımladığımız varlıklar mı? 
C: Evet. 
S: (L) Kasyopyalılar bizim iyi olarak tanımladığımız varlıklar mı? 
C: Evet. 
S: (L) Peki Kasyopyalılar Kertişleri kullanıyor veya onlara belirli şeyler yaptırıyor mu? 
C: Hayır. 
S: (L) Kertişler bağımsız olarak ve Kasyopyalılar'a karşı olarak mı çalışıyor? 
C: Karşı olarak değil, bağımsız olarak. 
S: (L) Tüm bu projenin tepesinde biri var mı? 
C: Biz başkalarına hizmet ediyoruz, bu yüzden karşıtlık yok. Şimdi dikkatli düşün. Adım adım. Eğer cevabı tam olarak anlamazsan başka soru sor. 
S: (L) Bütünün bir parçası. Bir dairenin parçası.
C: Harmanla. 
S: (L) Bu şu anlama mı... 
C: Renkleri karışan, dönen bir resim düşün. 
S: (L) Bazı seviyelerde iki yarı birleşiyor mu?
C: Yakın.
--------------------------------------------------------------------

İki yarının birleşmesini KH diyarında olan bizlerin anlamasının çok güç olduğunu biliyorum,neredeyse kötülüğü normal kabul edecek bir bilince gelme işi,bunun bizim insan yapımızda ve BH a adapte olma isteğini kıramayan taraflı bir bilinçle değerlendirmenin çok güç olduğunu bilmekteyiz,

Zira madde yapısındayız ve bu madde etki tepki prensibi ile çalışan ve ayırımın ,parçaların birbiri ile alışverişi üzerine kurulmuş bir kombinasyon mutlaka bir tarafta olma halinin azami sergilendiği bir ortam  bunu ret ederseniz mevcudiyetinize zarar verecek hallerle karşılaşmak her zaman mümkün ,ancak yoğunluk değişimine aldırmayacak bir bilinç yapısına gelen, farkındalıkta pik yapıp olayları bu meşhur denge hadisesi üzerinde değerlendiren bu muhakemede galip çıkar,eskiler kusura bakmasın yine bir dörtlük tekrarı,

Kötülük çukurdur iyilik yalçın dağlar
Her ikisini bilgelik denizi kaplar
Ufukları net görebilmek
Deniz üstünden bakana kolaylık sağlar

En baştaki İkiz Ticaret Kuleleri üzerindeki gerçek oluşlar ve rol alan kesimleri görmekteyiz ,burada rol alan KH mensubu bireylerin dünya gidişine nasıl etki ettiklerini ve durmadıklarını şu anda Covid hadisesindeki kafa karıştıran olguları seyreden ve yaşayan bir duruma girdik ve aşı kullanıp kullanmama safhasına geldik,

Bazı dostların bu halden aşırı etkilendiklerini bazılarının ise bu işin aldatmaca olduğu beyanları karşısındayız ve halen süregelen ölüm olaylarının çokluğu, tarafsız bir alanda bulunmak neler getirir onun da endişesi var ,şahsen tedbiri elden bırakmayan bir davranışı kendime düstur edindim, zira aldatıcı olduğunu bilip tedbir almazsan insanlar neden tedbirsizsin diye linç anlayışına gelmiş durumda, bakalım bu aradaki hassas dengeyi nasıl kuracağız ,

--------------------------------------------------------------------

S: (Laura) Noel demişken, Mr. Scott'un Noel için eve gitmesi konusunu soralım. Pekala, neden sormuyorsun? (Mr. Scott) Şükran Günü veya Noel için eve gidip anne-babamla ilgili meseleyi iyi bir fikir mi? 
C: Neden? 
S: (Mr. Scott) Pekala... (Uzun bir ara) 
C: Cevap lütfen... 
S: (Mr. Scott) Bilmiyorum. Çünkü bu onlarla daha etkili bir şekilde ilgilenmeyi öğrenmeme veya beni rahatsız etmemelerini sağlamaya yardımcı olabilir... 
C: Burada onlarla uğraşmak zorunda kalacağını mı düşünüyorsun? 
S: (Mr. Scott) Evet, ziyarete gelsinler veya gelmesinler, öyle... (L) Sanırım sürekli bir şekilde onlarla uğraşmayı öğrenmek zorunda kalıp kalmayacağını soruyorlar. (Mr. Scott) Yani... (Galahad) Yani, acaba bunu buradan yapabilir misin? 
C: Kendinle ilgilenmen lazım. 
S: (Mr. Scott) Nasıl yani? 
C: Yaralısın; yara kapanmadan önce dışarı gidip çamurda oynar mısın? 
S: (S) Kesinlikle hayır. Yapmakta olduğum şey dışında iyileşmeme yardım edecek herhangi bir öneri, günlük tutmak gibi? 
C: İyi fikir. Ama unutma ki onlar fiziki ebeveynlerin, ruhsal değil. Bu herkes için geçerli. Bazı durumlarda, döngüdeki bu özel zamanda, ruhların bu toplanışına katılmak için plan yapan pek çok kişi, enkarnasyonel seçenekler açısından "alabileceğini" almak zorundaydı. Çoğu durumda güçlü ebeveyn-çocuk bağları genetik bedenin bir parçasıdır.

--------------------------------------------------------------------

Bu alıntıyı zaman konusu üzerinde kapıldığımız sıfır zaman olgusunun esnetildiğini gördüğüm için aldım, döngüdeki bu özel zamanda alabileceklerin alınması ifadesinde görülen bir zaman telaşının sıfır zamanın o harikulade uyguladığımız lineer zamanla ilgisi olmadığı kayıtsızlığını düzeltmemiz gerek,

Bunu uzun düşündüm hatta o sıfır zamanın sihirinin bozulduğuna  üzüldüm, yine KH bulaşımına izin mi veriliyor,sonuçta bütünlüğün birbirine bağlı ortamında bir diğer var oluş fenomeninin bütünlüğe etkisi olacaktır farkındalığı ile biraz teselli buldum,

Ortada bir 309 000 yıllık süregelen kısa döngü gerçeği var ve onun etkileri mutlaka oluşan diğer döngülere etken olacaktır, yani sıfır zaman tam sıfır değil kendine özgü değişik bir zaman kavramı var,

Bunu şu alıntıyla anlamaya çalışırız veya bilinçsel karmaşaya girebiliriz,

Ama ortada birbirinden etkilenen gerçeklikler var fizik oluşumda olan bitenin kayıtta olması ve genetik bedenin ruhsal bedene etkisi gibi ,
--------------------------------------------------------------------

S: (A) Hilbert matematiğinin Çoklu Gerçekliklerle ne ilgisi olduğunu. Bildiğim kadarıyla çoklu gerçekliklerde çeşitli solucan delikleri ve köprüler var ve... 
C: Solucan delikleri köprü. Hilbert'in matematiği, aynı evren içindeki uzak mesafeleri algılanan zaman geçişini değiştirmeden katetmek için paralel evrenlerden nasıl geçileceğiyle ilgili. 
S: (A) Üzerinde düşünülebilecek ilginç bir konu. 
C: Yani "sıfır zaman" ve uzayın katlanması. Tam Birleşik Alan Teorisi'nin devreye girdiği yer de burası. Görüyorsun ya,burada çözüme ihtiyaç duyan soru, tüm alemlerden eşzamanlı olarak yararlanmada elektromanyetik alan uygulamaları anahtar olarak kullanılarak, mekan ve zamanın değişdokuş edilebilirliğini, ve çekim ve manyetizmanın aynı kaynaktan nasıl doğduğunu göstermek. Hoşçakalın.

--------------------------------------------------------------------

S: (L) Konuyu değiştirmeden önce sormak istediği başka birşey olan? Herkes konunun değiştirilmesini bekliyor... Tamam, önceki tüm celseleri gözden geçiriyorum ve ilk yıl, yani 1994 yılında İsa konusuna çok takmışım. Bunun nedeni de dini yetiştirilişim, geçmişim vesaire. Ve bu konuya ciddi bir enerji, sadece enerji de değil, çok fazla duygu yükledim. İsa konusunda önceden verdiğiniz yanıtları okuyordum. Ve şimdi Jül Sezar'ın gerçekten İsa mı olduğunu yoksa İsa için bir model mi olduğunu sormak istiyorum. Neden bana bazen Sezar için geçerli olan, bazense olmayan cevaplar veriyordunuz? 
C: Alamazdın. Bir soruyu güçlü bir önyargıyla sorduğunda, inanma iradeni ihlal edemeyiz. 
S: (L) Filistin'de yaşamış olan ve... 
(Perceval) İsa Hikayesi'nin yaratılmasında herhangi bir rol almış gerçek bir kişi var mıydı acaba?
(L) O sırada ne cevap vermişlerdi? 
(Perceval) Biri vardı. 
(Pierre) Bilinmeyen bir kişi. 
(L) Bir keresinde İsa'nın görünüşünün nasıl olduğunu sormuştum ve siz de belirli bir tanımda bulundunuz... Ve sanırım sorarken "Nasıralı İsa" veya "Filistin'deki İsa" gibi belirli tanımlayıcılarla sormuştum. Yani sorularıma bazı tanımlayıcılar, ayırt ediciler de ekledim. 
(Perceval) Ve aldığın cevap... 
(L) Evet, soru nasılsa cevap da öyle oldu. Nasıl sormam gerektiğini bile bilmiyorum! O birey hikayeyle bir şekilde ilişkili miydi? Marangoz olarak tanımlanan kişiyle? 
C: İsa efsanesine çok az katkıda bulunmuş olması dışında uzun zaman önce unutulmuş, yerel olarak ünlü bir stoacı filozof. 
S: (L) Yani İsa'yla ilgili güçlü bir inanca sahip bir kişi, belirli bir bölgede yaşayan ve belirli şeyler yapan İsa'yla ilgili sorular sorabilir ve o bireyle ilgili cevaplar gelebilir ama daha büyük resimde asıl model Sezar'dı, öyle mi? 
C: Evet. 
S: (L) Tamam. Şunu sormak istiyorum: Bir keresinde İsa'nın bir süper bilinçlilik halinde olduğunu, ruhunun kopyalanıp insanlarla iletişim kurduğunu falan anlatmıştınız. Bunun Sezar'la herhangi bir ilgisi var mı? 
C: Var gerçekten! 
S: (L) Hmm... 
(Perceval) Bir soru sorabilir miyim? 
(L) Evet. 
(Perceval) Sezar, insanların bir anlamda İsa'ya atfettikleri nitelikte bir ruh muydu? Daha yüksek bir yoğunluktan veya seviyeden gelen çok ilerlemiş bir ruh muydu? 
C: Son derece yükleme yapılmış önyargılı hikayelerden bile bu anlaşılabilmeli. 
S: (L) Şuna geri geleyim. Bunun için henüz pek hazır değilim. Bir başka soru sorayım. İsa'yla ilgili bir soru sorarken, komatoz bir durumda üç gün geçirdiğini, 96 saat'lik bir temiz kanal meditasyonu yaptığını, sonra taraftarlarına bazı kehanetlerde bulunduğunu ve sonra da bir ana gemiye yükseldiğini söylemiştiniz. Bu bilgiler NEREDEN geldi??
 C: Çoğunlukla sen ve Frank'ten. 
S: (Andromeda) Peki ona benzer herhangi birşey oldu mu? 
(L) Herhangi bir zamanda herhangi bir kişiyle buna benzer birşey yaşandı mı? 
C: Hayır. 
S: (L) Yani Frank UFO'larla çok ilgiliydi ve ben de çok sıradışı birşey olmuş olduğundan çok emindim. Çok güçlü inançlarla o soruları sorduğumuzda başka bir bilgi gelmesine şaşırmamalı sanırım. 
(Perceval) İsa'nın mağaraya gelmesi veya bir mağaraya yerleştirilmesi... Bu da senin İncil'le... 
(L) Benim İncil eğitimim! Ve UFO'lar. Frank UFO'larla çok ilgiliydi! [kahkaha] 
(Perceval) Trans meditasyonu. O sırada o işe çok girmiştiniz. 
(L) Bana öyle geliyor ki, transkriptlerin pek çoğu bakımından, muhtemelen en iyi bilgi herhangi birşeyle ilgili hiçbir inancımız veya varsayımımız olmadığı zaman geldi. Sırf meraktan sorduğumuz şeyler. 
C: Evet 
S: (L) Tamam, burada Sezar'la ilgili tüm inanç ve varsayımlardan sakınmaya çalışacağım. [kahkaha] 
(Mr. Scott) Evin her yanındaki Sezar büstlerini gözardı etmeye çalışın! ... K'lara söylüyordum. [kahkaha] 
(L) Sezar'ın hayatıyla ilgili sorular sormak istiyorum. 
(Perceval) Sezar hiç varoldu mu? En temelden başlayalım! [kahkaha] 
(L) Sezar gerçekten yaşadı mı? 
C: Evet. 
S: (L) Pekala! [kahkaha] Sezar büyük ölçüde tarihsel anlatımlarda tanımlandığı gibi mi yaşadı? Yani Çiçero'nun ve Sallust'un ve Suetonius'un ve diğer tarihçelerin falan anlattığı gibi? 
C: Tarihçiler önyargılıydı ve onun kalibresini anlayabilecek durumda değillerdi.

--------------------------------------------------------------------

"En sondaki tarihçiler ön yargılıydı"sanırım aşina gelmiştir bu konu üzerinde evvelce şahsen çok durdum,

Paulun uzun uğraşıları ve vizyonları ile karıştırdığı İsa hikayesi dolaştığı yerlerde ki daha çok Anadoluda bulunmuş ,Kapadokya ,Ihlara vadisinde mağaralar içinde saklanıp hikayeyi sağlamlaştıran ve ritüellerle anlatılarla belirli bir kominükasyon fenomeni yaratmış etrafındaki kişilerle oldukça gizemli ve baskı altında kutsal öğretiler manzarası ile oluşmuş din doğmuştur,

Bu mağaralar kayaların oyuklarındaki gizemli yaşam Romalılardan kaçanlar için çok daha cazip, ızdırap içinde yeni bir anlayış altında olmak gibi, daha açıkçası "Yasaklar Tatlıdır" fenomeni ile ve esaretten kurtulma isteği ile karışıp yeni bir dini öngörü edinmek,

Esasta daha çok kanal öğretilerinin genel karakterini incelerken yukarıdaki alıntıda dinleyenlerin var sayımlarının bilgi akışını nasıl saptırdığını görmekteyiz, bu kanalı dinleyen gerçeği anlamaya yönelenler için istenmeyen bir husus ,yalnız farkındalık konusu burada hemen devreye giriyor bütünlük dediğimizde gerçekten ne anlıyoruz,

Bütünlük, her bir zerresi atom ve atomaltı maddesel gerçekleri dahil var olmuş olan her şey ,verilen bilgilerin şekillenmesi ve anlayış olarak zihine oturması için bu hususu tam anlamak gerek,

Bir kanal öğretisi işinde devreye girmiş her birey bu bütünlüğün bir parçasıdır yani dinleyen siz de varsınız bu oluşumda, etken olan bilginin bir yerde kümeleşmesi oradan akması değil konuya sizin zihninizi ve kabiliyetlerinizi de sokmalısınız ,

İlaç ve hastalık ile bir meslek gurubunda olduğumdan eşimin veya benim bir bedeni ızdırap içinde olduğumuzda iyileşmek için dualar ederim ve sanki bilinmeyen bir güç bize yardım edecek hastalığı yok edecek gibi bir bekleyişte olurdum ve sonuçta böylece bir çok hastalığımız geçti ve bol teşekkürler,

Ama bir ara dikkat ettim ki bu hastalık tedavilerinin bir çoğunda benim senelerin verdiği tecrübe ile seçtiğim ilaçların kullanılması veya tıbbi tedavi usulleri etken olmuş ,

Sanırım ne anlatmak istediğim çözüldü ,bütünlük dediğimizde başı yukarı kaldırıp beklemek yerine her var olmuşun bu işin içinde olduğunu idrak etmek..

Bütünlükte ben de varsam safiyetle ileride neler olacak veya şahsi sıkıntılarımla ilgili sorular sorup cevap alsam, hakkım değil mi, gibi bir soru da gelebilir,

O zaman verilen bilgilerin, o" Morfik Alan Bilgileri" dediğimiz evrensel bilgilerin genele açılması yerine kanal size yol gösteren medyumik çalışma haline gelir ve alınması gereken derslerle kendi gayretinizi devreye almadığınız için falcı büyücü aurası içinde kalırsınız..

 İsabetli olan davranış kanal bilgilerinin tümünün bu farkındalık eleği ile elenmesi  ve içindeki subjektif olan bilgileri atıp diğerlerini kıymetli bir mücevher gibi özümsemek saklamak gerek,

En son zaman konusu ve sıfır zaman anlayışı üzerindeki esnemeden bahsettik ,bir ara sıfır zaman üzerinde bilinçte yerleştik sanarken zaman kavramının başka bir şekilse yorumlanacağını öğrendik, gerçi aşağıdaki olaylar madde aleminde olmakta ama zamanın nasıl esnediğinin izlerini verir gibi,

--------------------------------------------------------------------

S: (L) Bir dalganın üzerine binmiş ve Zeta Retikuli civarından gelen bir uzay gemisi filosu olduğunu varsayarsak, varış bakımından mekan zaman sapmasının belirsiz olması ne anlama geliyor? Lütfen açıklar mısınız? 
C: Kütle, çekim dalgasındaki elektromanyetik transferi etkiliyor. 
S: (L) Yani, transfer etmek istenen büyük bir kütle varsa, sorun kısmen kütlenin çok geniş bir mekan/zaman alanına dağılması ve dolayısıyla aşamalı olarak transfer olması veya bu anlamda birşey mi? 
C: Yakın. 
S: (L) Bu hususta bize biraz daha açıklama yapabilir misiniz? 
C: Kütle zaman döngüsünü etkiliyor: Küçük kütle eşittir küçük zaman döngüsü; büyük kütle eşittir büyük zaman döngüsü.
--------------------------------------------------------------------

Kısa ve uzun döngü hakkında verilen şu alıntı bölümü üzerinde de düşünelim ,
--------------------------------------------------------------------

 Bu iki yol arasındaki fark şudur; uzun dalga döngüsünde evrimde döngüsel bir tarzda çok yavaş bir değişim meydana gelir. Kısa dalga döngüsünde ise bir ikilik/düalite vardır. Dünya'da fiziksel bedenler içindeki ruhların deneyimlediği şey de budur çünkü ruh döngünün yarısında eterik/ruhsal bir halde deneyim yaşarken, döngünün diğer yarısında fiziksel bir durumda deneyim yaşar. Bu iki yarı, zaman olarak sizin zamanı ölçüm şeklinizle ölçülemez ama elde edilen deneyimin bütünü her iki yarıda eşittir. Ruhların grup zihni tamamen eterik/ruhsal bir varlık yerine fizikselliği deneyimlemeyi seçtiğinde bu kısa dalga döngüsüne geçme gereksinimi doğal olarak, evrenin doğal bağları yoluyla gerçekleşti.

--------------------------------------------------------------------

Bu da zaman konusu üzerinde farkındalığımıza bir şeyler katabilir izah edilebilinirse 4KH zamanı bilgisayar tuşlarında bir topicten diğerine geçer gibi uygulamlarla değiştirip işini sürdürüyor yani üstün teknolojik araçlar kullanarak faaliyet, kendilerine zamanda askıya almaları ifadesi bunu çağrıştırıyor,

--------------------------------------------------------------------
C: Niyetleri bu. Çok uzun bir süredir bu niyetteler. Herşeyi istedikleri gibi ayarlamak ve bu gezegenin deneyimleyeceği dördüncü yoğunluğa geçişte mümkün olduğu kadar çok negatif enerji emebilmek için zamanda ileri ve geri yolculuk yapıyorlar. Buradaki amaç dördüncü yoğunlukta sizin yönetiminizi ele geçirmek ve bir dizi şeyi gerçekleştirmek; 1: Irklarını sürdürülebilir halde tutmak, 2: Sayılarını artırmak, 3: Güçlerini artırmak, 4: Irklarını dördüncü yoğunluk alemine yaymak. Bunların tümünü gerçekleştirebilmek için sizin takviminize göre yaklaşık 74 bin yıldır olaylara müdahale ediyorlar. Bu çalışma sırasında zamanda ileri ve geri yolculuklar yapmak suretiyle tüm bunları tamamen sabit bir zaman-mekan aralığında gerçekleştiriyorlar. Ama ne kadar ilginçtir ki tüm bu çalışmalar başarısız olacak.

--------------------------------------------------------------------

C: Bu varlıkların sizin varlığınızı tamamen kontrol etmeleri mümkün değildi. Eğer öyle olsaydı, ırkınız gerçekleştirdiği şeyleri gerçekleştiremezdi. Kertenkele varlıkları kendi çıkarlarına uygun olarak insan varlıklarının fiziksel yapısına müdahalede bulundu.
Daha önce söylediğimiz şeyi hatırlayın. Bu düzlemde deneyimlenen zaman döngüsüne de müdahale edilegeldi. 74 bin yıldır gelecekteki bir noktaya yönelik olarak kendileri için faydalı olarak algıladıkları koşulları oluşturabilmek için zamanda geri ve ileri giderek müdahalelerde bulunuyorlar. Bunu yaparken zaman döngüsünde askıda kalıyorlar. Onların, sizin ölçünüzle bir saat olarak algıladıkları süre 74 bin yıl kadar uzun olabilir.

--------------------------------------------------------------------

S:(L) İnsan ırkının Cennetsi durumda uzun süre yaşadığı dönemde, ruhsal bağlantıyı muhafaza ederek fiziksel beden kullanabiliyorlar mıydı? 
C: Evet. Ama uzun sürmedi. Hiçbir bağımlılık daireyi kapatacak kadar uzun sürmez. 
S:(L) Yani insanoğlu kendini zevklendirme bağımlısı mı oldu? 
C: Hızla o hale geldiler. 
S:(L) Ruhların bedenlere taşınmasından itibaren cenneten düşüş ne kadar sürdü? 
C: Ölçülebilir değil. Unutma Laura, bu olay meydana geldiğinde zaman yoktu. O noktada zaman akışı ilüzyonu ve diğer pek çok yanlışlık mevcut değildi. 
S:(L) Yani cennetten düşüşün zamanın da başlangıcı olduğunu söylüyorsunuz. 
C: Evet. 
S:(L) Belirttiğiniz diğer yanlışlıklar, birkaçını söyleyebilir misiniz? Birincisinin zaman olduğunu biliyoruz... 
C: Kendiniz öğrenmelisiniz.

--------------------------------------------------------------------

Evet öğrenmek için zorlanıyoruz..

"Hiçbir bağımlılık daireyi kapatacak kadar uzun sürmez" daireyi kapatma gücü tahmin ederim seçilmiş bir takıntılı halin idrakleri tamamlayıp boşuna olduğunu anlayıp yani daireyi kapatıp gerekli dersleri alıp bir üst daireye geçmeyi çağrıştırıyor ,

Bu durumda kalıp daireyi kapatmayıp yeni fiziksel kendi zevkleri ile bağımlılıklar peşinde olmak yine yeni daireler yaratacaktır ama bu kara noktaya doğru sürükleyen daireler manzumesi, daha doğrusu aşağıya yönelen ve gittikçe küçülen helozon şeklinde olacaktır,

--------------------------------------------------------------------

S: (L) Pavlus hakkında okuduğum son kitap Pavlus'un vizyonlarında veya İsa'yla olan sohbetlerinde veya belki sizin deyişinizle kanallamalarında ne gördüğünü veya algıladığını açıklıyor temel olarak. Bizim bu bağlantı yoluyla aldığımız bilgilere çok benziyor. Bu yazar erdemliliği günahların bağışlanması olarak yorumluyor. Günahların bağışlanması/erdemlilik konusunu sormak istiyorum. Pavlus ne demek istedi bu konuda? 
C: Sizin ve başkalarının "arınma" veya Gurdjieff'in tanımıyla vicdanın "açılması" olarak deneyimlediğiniz şeye çok benziyor. 
S: (L) Diğer bir deyişle, bu "kurtarılma" veya "erdemli kılınma" veya günahlarının bağışlanması meselesi veya her neyse, ille de bir anda olması gereken bir şey değil, doğru mu? 
C: Kesinlikle. Ama nadir bazı durumlarda öyle de olabilir. 
S: (L) Ama bu çoğu insan için Jeanne De Salzmann'ın İlk İnisiyasyon'da tanımladığı şey gibi olacaktır daha ziyade. Önce kendini, yalanlarını, kendini nasıl sahte kişiliğinle özdeşleştirdiğini görebileceğin ve fiziksel benliğini değil de Pavlus'un deyişiyle "ruhsal benliğini" geliştirebileceğin bir noktaya ulaşman gerekiyor. Pavlus'un dediğine göre fiziksel beden Tanrının Krallığını alamıyor. Kastettiği şey ille de ölmen gerektiği değil, içsel benliğin, farkındalığın, vicdanın, ruhsal benliğin farkına varılması, sonra geliştirilip somutlaştırılması gerektiği, aşağı yukarı. "Kurtarılmak"tan kasıt bu, doğru mu? 
C: Evet 
S: (L) Pavlus'un söylediği şey büyük ölçüde bu çünkü bir anda gerçekleşen bir şey olarak tanımlamıyor bunu. Korkarak ve titreyerek kendi kurtuluşunu sağlaman gerektiğini söylüyor. Yani çalışma ve zaman gerektiren bir şey. Ama bugünkü şekliyle Hristiyanlık bunu öylesine çarpıtmış ki, neredeyse "tüm yapmam gereken sunağa gelip inandığını söylemek" diyor; o kadar. Ama işin gerçeği bu değil.
 C: Kötü niyetli bir şekilde metinler üzerinde epeyce oynama yapıldığını ve kafa karışıklığı meydana getirildiğini göz önünde bulundurun. 
S: (L) Kötü niyetli derken.... Güce ve kontrole sahip olmaya çalışan kişileri mi kastediyorsunuz? 
C: Evet 
S: (L) Anladığım kadarıyla Markos'un Kitabı, Pavlus'un Mesihinden bazı unsurların Galileli Yahuda'ya giydirilmesini kapsıyor ve Galileli Yahuda'nın devrimci karakteri veya herneyse tamamen çıkarılmış. 
C: Evet 
S: (L) Yani bir Yahudi Mesih vardı, bir de Pavlus'un Mesihi vardı. Bunlar birleştirilerek Nasıralı İsa yaratıldı; sandaletlerle dolaşıp mucizler yaratan hippi. Doğru mu? 
C: Evet 
S: (L) Başka soru? 
S: (Joe) Pavlus'un Mesihi kimdi? 
C: Sezar! 
S: (Joe) Pavlus bunu biliyor muydu? 
C: Evet 
S: (Niall) Selam sana yüce Sezar!

-------------------------------------------------------------------
İsanın nasıl yaratıldığını çok açık şekilde anlıyoruz, yahudi dinsel anlayışının Sezarın son derece realist ve ahlaksal öngörülü felsefesini o meşhur Mesih kurtarıcı rolüyle bağdaştıran ve Hristiyan dini diye ortaya çıkan Paul gayretleri,

Zaman içinde baştan bir din çerçevesi içine sıkıştırılmaya çalışılan bu yeni anlayış, Paulun son derece bariz bir şekilde  kanal obsedasyon etkisi şeklinde tanımlayacağımız vizyonlarıyla karışmış İncil yazılımı çeşitli güç peşinde olanların karıştırılması saptırılması ile günümüze kadar gelmiş durumda,

K.ları bunun için çok tasvip ediyorum ,doğru şeyler üzerinde nezaketle durmaktalar bu işi yaparken sayfalarca yaptığımız bu kanal araştırmaları sonucunda geldiğimiz sonuçlara rağmen yine bu işi kotaranları gücendirmeyecek şekilde devam ediyorlar,

Lauranın evvelki koyu İsa inanışını pek zedelemek istememekteler,
Bazen kendi hoyratça yorumlarımın yanında bu bütünlüğün her yönünü son kılcal damarına kadar farkettiren ve zedelememeyi öne alan anlayışa ve anlatım tarzına hayran kalmamak elde değil,

--------------------------------------------------------------------
S: (Pierre) Ben de öyle düşünmüştüm. Sonraki sorum: Kuyruklu yıldız halindeki Venüs'ün beş kez Dünya'nın yakınından geçtiği söylenmişti. Bu beş geçişten her biri kaç yıl önce oldu? 
C: Bunu kendin bulabilirsin! Kestirme yok! Laura'ya sor! 
S: [kahkaha] 
C: Şimdi herkesi ilgilendiren bir şey söylemek istiyoruz: Yakında sizin aleminizde işler çok kaotikleşecek ve garipleşecek. Pek çoklarının ödünü koparacak. Telaşlanmayın! Geçecek ve keşfedilmeyi bekleyen yeni bir gerçeklik çıkacak ortaya. Kozmik güçler gösterilecek ve yanıt arayan çok kişi olacak. İhtiyaç duyulan yardımı sunmaya hazır olun. Sevgi ve huzur içinde birlikte oln. Hoşçakalın. 
CELSE SONU 
(Joe) Amin. Tanrının Sözü bu. 
(L) Sanırım! Bu sefer "yakında" diyorlar. 
(Joe) Bunu çok defa söylediler. Ama belki bu sefer gerçekten yakını kastediyorlardır. 
(Scottie) Diğer gezegenlerde ve evrende tüm bu gariplikler olurken, insan biraz daha inanma eğiliminde oluyor. "Belki de 'yakında' artık gerçekten yakındır!" 
(L) Sanırım Dalganın zaten burada olduğunu söylemişlerdi. Zaten ortasındayız. O yüzden herşey çıldırmış gibi. 
(Artemis) Uzay gemileri, sızıntı gibi şeyler muhtemelen artacak. İnsanlar kafayı yiyecek. 
(Joe) Twitter'da "Bu şeyin penceremden geçtiğini gördüm!" diye yazacaklar. O zaman verilen 15 milyon başka yanıt arasında bizim de birşey söylememiz gerekecek. 
(L) Göreceğiz. HİÇBİR ZAMAN beklediğimiz gibi olmuyor! 
(Chu) Siyasi anlamda garip şeyler olabilir. 
(L) Derin Devletin açıkça ortaya çıktığı Ukrayna'daki o olaylardan sonra herşey allak bullak oldu. Adı neydiyse, o kız kurabiye dağıtıyordu. Keskin nişancılar isyan çıkarmak insanları vuruyordu. LGBTQ falan filan, alfabenin her harfi gösteri yapmaya başladı. Neler neler olduğunu gördünüz mü? 
(Joe) Biliyorum ama bu gezegendeki kaç kişi bu olayları garip buluyor veya korkuyor? Görmezden gelemeyecekleri, inkar edemeyecekleri kadar insanların gerçekliğine giren bir şey olması gerekiyor. 
(L) Kurbağaların kaybolması hakkında konuştuğumuz zamanı hatırlıyor musunuz? Bunun dalganın etkisi olduğunu söylemişlerdi. Sonra tüm bu çılgınlıkları görüyoruz. Şimdi etrafımızdaki şeylerin garipleşeceğini söylüyorlar. 
(Joe) İnsanların dikkatini çekecek tek şey bu. 
(L) Kitlelerin uyanması için insanların çok daha fazla acı çekmesi gerektiğini söylemişlerdi bir keresinde, değil mi? 
(J) En çok göktaşlarına vurgu yaptılar. 
(Chu) Niall'in geçen gün Trump'ın hastalanması hakkında söylediği gibi bir şey olabilir. Ulusal düzeyde birşey. 
(Joe) O kaotik olur ama tuhaf değil. 
(L) Beklenmedik evrensel değişikliklerle ilgili epeyce haber olması, yıldızların anormal hareketler yapması gerçekten garip. 
(Andromeda) Yıldızlar kayboluyor, yenileri ortaya çıkıyor. 
(L) Acayip... 
(Artemis) Belki insanlar başka gerçekliklere seyahat edecekler veya buna benzer şeyler. 
(Chu) Olumsuz şeyler de olabilir ve bu yıl Greta'nın aptallıklarını falan izledik. 
(L) Bence kaosun bir kısmı sıradan insan kitlelerinin postmodernist, dekonstrüktivist, liberalist, Marksist şeylere ani bir tepki göstermesi şeklinde olacak... Fransız Devrimi gibi birşey. İklim kaosu da var tabi.

--------------------------------------------------------------------
Son celselerden birindeydi hatırladığım kadarı ile ,celse sonuna gelmeden K.ların olacaklar hakkında genel bir uyarısı ve sonunda yüreklere su serpen sözleri yanında ihtiyaç duyulan yardıma hazır olun ifadeleri,her ne kadar o zaman yorumlar yapmışsak da eski oluşlarda olacak zan ettiklerimiz şimdi daha değişik bir karakterde,
Dostlar olacak olaylar hakkında çeşitli tahminlerde bulunuyorlar ama hali hazır covid hadisesi ile ilgili bir yaklaşım yok, daha çok ortamın garipleşmesi hakkında ,

Sonuçta bu virüs hadisesi ile karşılaştık ve varyasyonları yani mutasyon işleri ve aşılar v.s.

Anlatmak istediğimi bu olayların hayatımızı değişik ızdıraba sokması yanında işlerin daha bitmeyeceği,kaotik sürprizlerle karşılaşabiliriz maksadımız kıyamet telallığı değil zaten onun içindeyiz inkar yok,beni son derece ilgilendiren

 "Kozmik güçler gösterilecek ve yanıt arayan çok kişi olacak. İhtiyaç duyulan yardımı sunmaya hazır olun."

kısmı ,demek ki KH davranış hallerinin aşırılığına karşı kozmik güçler gösterilecek ve bunlara yanıt arayanlar sipiritüel uğraşı ile gerçeği aramaya çalışan bizlere müracaat edecekler, bu noktada bizim salim kalıp bildiklerimizle olanı soranlara anlatmak ifade etmek derdinde olacağımız var sayımını devreye alıyorum,

Kozmik güç hadisesi  zihni fazla meşgul ediyor ne olabilir,

Geçenlerde elektrikler bölgemde uzun kesildi sitenin jeneratörü olmasına rağmen sıkıntı çektik ,zira kısa zaman sonra jeneratör çalışmaz oldu,ilginçtir bir kaç hafta evvel site çalışanını ikaz etmiştim "bak jeneratörümüz varmış ne güzel, yakıtı var mı yok mu kontrol ediyor musun"  bana belirli belirsiz cevap verdi sonuçta yakıt çok azmış son uzun kesilişte jeneratör durdu ve biz oldukça fazla sıkıntı çektik biliyorum herkes jeneratör sahibi değil ama elektrik kesintilerine alışığız zaten denecektir, kabul, ama internet v.s yok olursa elektrik yanında tüm telekominikasyonun durduğunu düşünün ,çalışan her sistem felce uğrar, bakkala gidip ekmek bile alamayabiliriz,

Böyle durumlarda biz diğer insanlara nasıl yardım edebiliriz ,zihni çalıştırmak gerek ,bu yardımın aklıselimli bir ölçüde kişilerin mevcut yanlış inançlarının beyhude olduğu gerçeği ortaya çıkınca kolay olacak diye düşünüyorum ,burada tabii ki bir genelleme yapmadan bütün gücün ve seçim esasının kendilerinde olduğu gerçeğini anlatabilmek  ve olmakta olan şeylerin o kalıplaşmış cezalandırıcı tanrı dışında olduğunu izah edebilmekte yatıyor,

Bu fikre de diğer taraftan bakınca korkudan çılgına dönmüş bireylere olayın nasıl anlatılabileceği zorluğu duvar gibi önümüze çıkıyor,

Ümit ederiz ki bu bahsi geçecek kozmik olaylar insanların korkularını bertaraf edecek bir özellikte ve bizlere eğer iş düşecekse kolayca izah edebilecek veya sulhu ve huzuru sağlayacak davranış kolaylığı verecek şekilde olsun,

Anormal bir korku içinde olup bunun bir ceza olduğunu ve başka üstün güçlerle yapıldığına inanmış bu tip kişileri sakinleştirmek için yapılması gereken gayreti düşünün ,herhalde coronodan yoğun bakıma düşmüş birine yardım eden hemşirenin hastabakıcının gayretine eşdeğer gibi, bizler de böyle mi davranacağız ,bu tip sahnelerin olabileceğini farz etmek ve üzerinde düşünmek gerek, yalın ve ayrı yaşamımıza nasıl da  ters geliyor, ama bu egoizmayı devam ettirirseniz bütünlük bilgisindeki idraklerimiz nerede ,

Yazılı düşünüyorum ,bu yeni olabilecek kozmik şok olaylarında bir başkasına el atmak yardımcı olmak o kendini iyi hissettiriyor onun için arzulu düşünüş ve beklenti kavramındadır demek artık etkisini yitirmiş olmakta, düşünceyi başka kalıpta ve gerçek bir BH kavramında değiştirmek gerek ve davranışlarda yeni bir yola koyulmak gerekli,

Bunu şu kalibre düşünce içinde de tanımlayabiliriz, K.lar ve diğer 6Y seslenişleri karmik kaderimiz ve derslerimiz içinde boğuşan bizlere doğru neden yöneldi.
Bizler müracaat etmiş istemiş yanıt aramışız.
Konuyu bu benzetiş modunda ele almak lazım..

"Kozmik güçler gösterilecek ve yanıt arayan çok kişi olacak. İhtiyaç duyulan yardımı sunmaya hazır olun."

Şimdilik bu kanal konusunda faaliyeti bitiriyorum.


Tgur

#1094
RÜYALAR

Bu sefer evvelce fazla dokunmadığım rüyalar bahsine geçiyorum  dikkat edilirse konularımı K.yorumları üzerine kümüle etmiş vaziyetteyim ve bundan dolayı kendimi dar çerçeveye sıkışmış değil bilakis farkındalık platformunda bana alabildiğine genişlik sağlayan bir idrak denizi açıldığını kabul ediyorum,

Buna sebep ,spiritüel hayatın esasları ile gerçeği yakalamak isteğimi sağlamak için bir çok bilgi yollarından geçtim ,çok döküman inceledim hatta bazılarının üzerinde alabildiğine çalıştım ve sonuçta bilinci dar kalıplar içinde hapsetmek değil objektif düşüncenin engin sularında yüzdüren bilgi yoğunluğunu  gördüm, bu noktada kişi bilinç yapısının sonsuzluğunu hissedince şu soruyu kendine soruyor "peki buradan sonra bilgide nereye yöneleceğiz" K.ların cevabı,

"Her yere.."

Rüyaların dünya bilimsel incelemelerinde ve daha çok materyalist akımın da devreye aldığı gibi, beynin limbik ve diğer sinirsel öğeleri vasıtası ile ortaya koyduğu bilinç altı diye nitelendirilip uyanıkken devreye alınmayan konuların bir nevi dengelenmesi olarak kısıtlı bir kalıpta uzun bir süre değerlendirmiştik ,beden otomatikman seretonin norepinefrin gibi kaslara hükmeden hormonları baskılayıp rüya esnasında olanları bedene iletmeyi keserek bu işi yütütmekte imiş,

Oysa rüyada olanlar veya hatırlananlar hiç te kilitli bir bilinçaltı fenomeni değil, kişinin reenkarnatif karma yollarında olanların tümünü devreye alan ve beynindeki özel alıcı hücreler ve yapılar sayesinde bütünlüğün morfik rezonans bilgi alanı ile irtibatı olanları birbirinden ayrı olmayan bir var oluş özelliği altında değerlendirme imkanı sunmaktadır,

Görüldüğü gibi konu geniş bir alana her yere yönelen yoğunluklar arası alanı da ihtiva eden anlayışı sergilediğinden hiç de dar kalıplar içine hapsedilmeyi ön görmüyor,

Hatırlayalım beynimizde o kabiliyeti sağlayan özellikler var, kolineer dalga okuyucu olan insan,von oconoma hücrelerinin sihiri,

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=29&whichpage=35#27327

Rüya kompedanı değilim ,ancak vizyon ve rüya konusunda ben de herkes gibi gördüklerimi karşılaştırma isteği duydum ,bazılarını o bilgisizlik çekingenliği ile etrafa söylemezsem de en azından kendi sorgulamlarımla bir yerlere varmaya çalıştım ama hata imiş aynı frekanstakiler ile ağ çalışmasında yani anlayan bilinçlerle paylaşmak fayda veriyor imiş,

Çok yakın zamanda sitemizde rüya ve vizyon  görenlerin paylaşımlarına bakın bütünlüğün ,beraberliğin izlerine rastlayacaksınız ,

--------------------------------------------------------------
S: (T) Bir rüya sırasında bilgi almıştım. O bilgi gerçek miydi, yoksa sadece bir rüya mıydı? 
C: Bozuldu. 
S: (T) Kim veya ne tarafından? 
C: Çatışan enerjiler. 
S: (L) Bu enerjilerin kaynakları nedir; bunlar Terry'nin içinde mi, yoksa dışında mı? 
C: Her ikisi. 
S: (T) Bu devam edecek mi? 
C: Tekrarlanacak. Tekrarlanan rüya kalıplarını fark ettin mi? 
S: (T) Rüyalarımın çoğunu hatırlamıyorum. 
C: Melatonin dene; bütün antidepresanlardan uzak dur. 
S: (L) Esrar da bir antidepresan mı? 
C: Hayır. 
S: (T) Rüyadaki bilgi sadece benim için değil, herkes için mi önemli? 
C: Tüm bilgiler öyledir. 
S: (T) Farklı insanlar farklı bilgi parçaları mı alıyor, yoksa bazı insanlar kaldırabilecekleri kadar bilgiyi alıp devam ettirilmesi için bu bilgiyi başkalarına mı aktarıyorlar? 
C: Çok sayıda soru. 
S: (T) Bu bilgiler birleştirilmesi için parçalar halinde farklı insanlara mı veriliyor? 
C: Yakın. 
S: (T) Yani benim aldığım bilgiler tek başına bir bütün değil, öyle mi? 
C: Diğerleriyle bağlantı kurun. Bilgisayar ağını kullanın. Aralarında bağlantı kuran ve bu şekilde parçaları bir araya getirenler var. 
S: (T) Bilgilere nasıl ulaşabilirim? 
C: İste. 
S: (L) Melatonin almaya mı başlasın? 
C: Hayır. Bilgisayar ağını kullanarak diğerleriyle bağlantıya geçin. 
S: (T) Bilgisayar ağını kullanarak nasıl bilgi alabileceğimi mi araştırayım? 
C: Hayır. Sizin gibi diğerleriyle bağlantı kurun. 
S: (L) Başkalarının benzer rüyalar görüp görmediğini mi soralım? 
C: Diyalog kurun. 
S: (T) Bir gece enteresan bir rüya gördüm. Holografik veya bir sanal gerçeklik bilgisayar ekranı gibiydi. Ekran parlıyordu ve bilgiler geçiyordu. Bilgiler farklı farklı renklerdeydi. Bir sürü farklı belge vardı. Uzun belgeler sanırım bir tür teknik referans belgeleriydi. Karanlık bir boşluk gibiydi. Orada değildim bile. Sadece orada benim önümde duruyordu ve ben de bir ekranı izliyor gibiydim. Kırmızı belgeler vardı, çok kısa. Sanırım içinde emir gibi bazı şeyler vardı, beni korkuttu. Ne olduklarını hatırlamıyorum. Yeşil dökümanlar ve sarı dökümanlar vardı. Bilgiler aktıkça ekranın rengi değişiyordu. Bir sürü belge vardı. Hepsini okuduğumu biliyorum ama ne olduklarını bilmiyorum, hatırlamıyorum. 
C: Terry'yi hipnotize et. 
S: (L) Oğlumla yaptığım hipnozda karşılaştığım şey önceki bir yaşamındaki bir kaçırılma mıydı? 
C: Yaşam sonu incelemesi. "Majestic"i oku.

--------------------------------------------------------------------
S: (L) Çok rahatladım! Bir imtiyaz! Pekala, dün gece bir rüya gördüm. Rüyamda çırpan kanatları olan metal yarasa kutularına benzeyen V şeklinde büyük mekanik şeyler gördüm. Korktum. Sonra ailemle birlikteydim ve ölmüş olan kuzenimi görmeye gidecektik. Kuzenimin bir bebeği olmuştu. Bebek yürüyor ve konuşuyordu ve Shakespeare'den cümleler kullanıyordu. Halam çok üzüldü ve bebeğin gayrımeşru olduğunu söyleyerek uzaklaştı. Bebek 10 günlüktü. Halam kapıdan çıktı ve bebeğin kötü olduğunu söyledi. 
C: Öneri, en kısa zamanda bilgisayar ağına bağlan. 
S: (L) Yani bilgisayarı aşağı indirip, A sürücüsünü tamir ettirip ağa bağlanmam mı gerekiyor? 
C: Evet. 
S: (V) Bunun rüyayla nasıl bir ilgisi var? (L) Sanırım Terry ve Jan'in burada olduğu günle de ilgili. Rüyalardan bahsediyorduk ve ağa bağlanarak rüyalar hakkında tartışma ve paylaşımda bulunmamız önerilmişti. Bir çeşit rüya forumu yani. Rüyadaki on günün herhangi bir önemi var mı? 
C: Diğerleriyle iletişimde bulunduğunuzda tüm hayatınızda hemen büyük bir değişim olacak! Görüyorsunuz, bazen yeri geldiğinde tavsiyelerde bulunuyoruz.

-----------------------------------------------------------------

Dikey gerçeklik konusunu da evvelce oldukça yoğun incelemiştik rüyalar ve ağ çalışması yoluyla bağlantı yapanların bu konu üzerinde hassas ve derin düşünceler içinde olmaları bireylerin bilinçlerinde olup çözülmemiş bir çok konuya derman olacaktır, bu aktarım ile bu işaretleniyor,

Mesele bu sitede bulunup olanları sadece ilginç bir meşgale olarak görüp görmemek ,işin aslının ne olduğunu anlamak ile ile ilgili böyle büyük laflar eden benim bilinç yolunda yaptığım maceralar sonunda geldiğim acizane sonuç bu, bunu bütün samimiyetimle sizlere aktarmak yani buradaki ağ çalışması farkındalık yolunda ilerlemek isteyenler için büyük bir fırsat sunuyor,diğer sosyal paylaşım ilişkilerinden ayrı bir statüde tutmak gerekiyor sanırım..
"Yap bozun parçalarının bir araya getirilmesi gibi"

Zira ne kadar çok spiritik uğraşıda olmuş olsak da yaşamda bir çok seneleri aşsak da bu site ve bunu zenginleştiren tercümeleri ve yorumlarıyla olgunlaştıran çok kıymetli dostlar vasıtası ile bilinç gelişiminde büyük mesafeler alınıyor, arada 3Y aurası ve etkisi adı altında bireysel davranışları görsek de sonuçta en kısa zamanda bütünlük ve denge bilinci gerekli kaliteli davranışların sergilenmesini ve bu değişik özellikleri ile sitenin bilinçsel bir hazine olmasını sağlıyor,

--------------------------------------------------------------------

C: Lütfen bizi oraya veya buraya "itmeyi" bırakın ve sadece serbest bir şekilde öğrenin. 
S: (L) Bence gezegendeki herkes şu anda bunu yapıyor. Her zaman, alternatif bir gerçekliği paylaştıkları insanlarla ilişkiler oluşturan farklı gruplar var. (J) Yani birbirimize mi çekiliyoruz? (F) Doğru. Bana anlamlı geldi. (L) Peki o zaman biz hangi alternatif gerçekliği paylaşıyoruz? Yoksa aynı alternatif gerçeklikten gelmiyoruz da, her birimiz farklı bir alternatif gerçekliğin temsilcileri ve bağlantı noktası mıyız? 
C: Son kavram aynen doğru! 
S: (T) Hepimiz kendi grubumuzu mu temsil ediyoruz? 
C: Güç arttırmakla ilgili olarak ne söyledik? 
S: (L) Yani her birimiz kendi gerçeklik grubumuzla bağlantılıyız ve... 
C: JR, ilgili cümleleri hepinize tekrar okusun. 
S: (L) Belirli insanlar, veya belki herkes, kendi içlerinde kilitli olarak veya bireysel elektromanyetik alanları içinde enerji paketlerine veya bilgilere sahip... 
C: Yapbozun parçalarının bir araya getirilmesi gibi. 
S: (L) Biz bir yapbozun parçaları mıyız? (J) Evet, bunu zaten biliyorduk.

--------------------------------------------------------------------
Rüyaların bir çok bilgiyi onayladığını ,çözülmemiş olan konuların belirli bir konumda çözülüp farkındalık hanesine artılar verdiğini gördüm, bu tip rüyaları zaman zaman konular içinde verdim şimdi tekrar vermek gereksiz ,ama vurgulamak istediğim özellikle renkli unutulmayacak derecede sarih olanlara gerçekten değer vermeliyiz ve bu işin baştan söylediğim gibi sadece bu dünya yaşamı ile ilgili fantaziler olmadığını idrak etmeliyiz, uyku halinde bedensel fizyolojik dinlenme arınma dışında bilincin 3Y etkisi haricinde olağanüstü bir konuma geldiğini bilgi pekiştirmesi için genel bir faaliyet altında olduğumuzu anlamalıyız,

--------------------------------------------------------------------

S: (L) F___ ve ben çok garip rüyalar gördük. Geçen Pazar günü rüyamda dışarı çıktım ve gökyüzünde bir sürü şey oluyordu. Gökyüzünde ve yerde birbirlerine ateş eden dünyadışı gemiler vardı ve çok korkutucuydu. Etrafta koşuşan insanlar vardı. Kocam ve çocuklarım beni terk etmişti çünkü tüm bunlar kocamı fena şekilde korkutmuştu. Gerçekten çok garip bir rüya. 
C: Dikkatini sürdürmeye devam et! 
S: (J) Tanrım! (L) Bu, kehanetsi bir rüya mıydı? 
C: Açık. 
S: (T) Rüya sırasında başka neler gördüğünü hatırlaması için mi dikkatini sürdürsün? 
C: Daha fazla rüya için. 
S: (L) Bu rüyalar bilgi mi veriyor? 
C: Açık. 
S: (T) Bir kadınla ilgili sürekli rüyalar görüyorum. Bu kadın kim? 
C: Önceki yanıt.
-----------------------------------------------------------------------------------------
S: (L) Neden UFO'lar inmeye başladığında onun ve çocukların beni terk ettiğine dair rüyalar görüp duruyorum? 
C: Keşfet. 
S: (J) Çünkü bundan korkuyorsun. (L) Onun çok önemli olduğunu söylüyorsunuz. Bize bununla ilgili bir ipucu verir misiniz lütfen? 
C: Herkes çok önemli. 
S: (L) Bu noktadan sonra hayatını nasıl şekillendirmesi gerektiği konusunda sizden birkaç tavsiye almak istiyor. 
C: Gerçekten yapmak istediğin şeyi yap, diğer herşey yerini bulacaktır, ama hayatını erteleme ve "hayatını hayallerde geçirme."
--------------------------------------------------------------------

Çok güzel ve etkin K.tavsiyesi "hayatını erteleme ve hayallerle geçirme"

Her ne kadar var oluşun ana oluşunun birilerinin hayalleri vasıtası ile olmuş olursa olsun bu hayallerden biri ve aşağıya kök noktasına doğru giden ve gittikçe daralan maddi dünya yaşam illüzyonlarının takıntısına kapılmamalı ,hayatı bu illüzyon şeklinde uzun uzun anlattığımız donelerin her birini önemli sayıp bu karışıklıktan çıkamayan bilinç yapısı, esasta süregelen bilinçsel ruhsal yolculuğunun önünü kesen bir durum arz etmekte ,bu noktada şu idrakimi açıklayacağım,

Ruhsal bilgileri izleyip daha doğrusu kanal açılmış bir özellikte sorgulayan kişilerin egosal ve kehanetimsi falcı arayan bir bilinçle sorguladıkları ve o esnada onların bu isteğine uygun bilgi akıntıları ve bu husustaki takıntılı inanç yapıları kişileri ruhsal olarak yükseltmez bu kişiler aldıkları bu kısıtlı 3Y i dolduran  bilgilerle tatmin olduğunu zannedip gerekli ruhsal bilinç açılımı yapamayıp yoğunluk değiştirdiklerinde, o 5Y deki vicdani sorgulamalarında yani kendilerini muhasebeye soktuklarında ne kadar geride olduklarını anlayacak ve sonradan rehberleri ve dersanelerde çalışmalar meclislere girip oturum yaparak kaybettiklerini elde etmek üzere karmik hazırlıklar yapacaklar,

--------------------------------------------------------------------

S: (RC) Kaç dünyadışı melez çocuk için kullanıldım? 
C: Bu soruyu yanıtlamamız için mevcut öğrenme yolunu değiştirmen gerekirdi, o yüzden bu sorunun ertelenmesi gerekiyor. 
S: (RC) Meditasyonlarımda bununla ilgili bazı farkındalıklar edindim, o yüzden belki bana yardımcı olabilirler. Son meditasyonlarımda aklıma takılan İbranice isimler verildi; kelimelerden biri "hükümet", bir diğeri de "devlet" veya "siyaset" anlamıne geliyor. Bu, siyaset içinde veya devlet için çalışmam gerektiğini mi gösteriyor? Hangi devlet? Bu benim kaderim mi? 
C: Bir kez daha, bunun yanıtını biliyoruz, ama öğrenmek için keşfetmene izin vermemiz gerekiyor. 
S: (RC) Hizmete mi çağrılıyorum? Dünya'daki bir devlet mi, yoksa...
C: Yorumlardan biri, fakat tek yorum değil. Unutma, "devlet" çok belirsiz bir ifade, ve rüyalar yol bulmada yardımcı olabilir ve rüyalar uyarıcı olabilir!!! 
S: (RC) Dünya'da kaç hayat yaşadım? Cevabı biliyorum, biri söyledi, ama sadece bilmek istiyorum...
C: 87. 
S: (RC) 445 değil mi? Gerçekten mi? Yani bu gezegenden değil miyim? 
C: Sayıyı arttırmamızı mı istiyorsun? 
S: (RC) Demek aslında bu gezegenden değilim? 
C: Nihayetinde kimse değil. Hatırla, sonsuzsun, birden üçe kadarkiler değil. 
S: (L) R___ 3'üncü yoğunlukta başka gezegenlerde başka yaşamlar geçirdi mi? 
C: Keşfet.
--------------------------------------------------------------------

Bu aktarımla son derece geniş bir bilgi yumağı açılıyor gibi,

"C: Nihayetinde kimse değil. Hatırla, sonsuzsun, birden üçe kadarkiler değil. "

Birden üçe kadar yoğunluktakiler dışında insan formuna gelip bilinci genişletmeye çalışanların veya tümden insan deneyiminde olanların olan biteni anlayıp bir çok tecrübeler geçirmeleri   ortaya çıkıyor,

Bir anda Ruhların Yolculuğu kitabında  ruhların bilinçsel genişlemeleri veya karmik manada bilgi sahibi olmaları için bir çok özelliği olan değişik gezegenlerde dolaşmalarından bahsedildiğini hatırladım hatta bu gezegenlerin özellikleri hakkında ip uçları da vermişlerdi bazılarına sadece kutupsallık özelliğinde hiç bir davranışta bulunmadan sadece dinlenmek gezip dolşamak için bulunduklarından bahsetmişlerdi ,

O kitaptan bir bölüm,

*****************************************************
Dr. N: Şimdi Nenthum, ruh dünyasındaki aktivitelerine, yeryüzü bedenlenmelerinle çok meşgul olmadığın, ruh gruplarıyla etkileştiğin ve bir rehber olmayı öğrendiğin zamana dönmek istiyorum. Meşgul olduğun başka ruhsal alanları anlatabilir misin?
D: (uzun bir ara) Evet, başka alanlar var.., onları biliyorum..
Dr. N: Kaç tane?
D: (temkinli) Benim bilebildiğim dört tane.
Dr. N: Bu aktivite alanlarını nasıl adlandırdın?
D: Egonun Olmadığı Dünya, Her Şeyin Bilindiği Dünya, Yaratma ve Yaratmama Dünyası ve Değişmiş Zaman Dünyası.
Dr. N: Bunlar fiziksel evrenimizde var olan dünyalar mı?
D: Bir tanesi öyle, boyutları olmayan dikkat küreleridir.
Dr. N: Tamam, boyutları olmayan kürelerle başlayalım. Ruh dünyasındaki bu üç alan ruhların kullanması için midir?
D: Evet.
Dr. N: Niçin bu ruhsal alanları dünya diye isimlendiriyorsun?
D: Onları... ruhsal hayatın mekanları olarak görüyorum.
Dr. N: O halde bu üçü zihinsel dünyalar mı?
D: Evet, öyle.
Dr. N: Egonun Olmadığı Dünya nedir?
D: Orası olmayı öğrenme yeridir.
Dr. N: Onunla ilgili farklı şekillerde ifade edilmiş duyumlarım var. Başlangıç yapan ruhları içeriyor, değil mi?
D: Evet, yeni yaratılan ruh kim olduğunu öğrenmek için oradadır. Orası köken yerimizdir.
Dr. N: Ego kimlikleri rastgele mi dağıtılırlar yoksa başlangıç yapan ruhlar için bir seçim yapmak söz konusu mudur?D: Yeni ruh, seçmeye muktedir değildir. Karakterini enerjinin... nasıl kombine edildiğine.., senin için ne şekilde bir araya getirildiğine göre kazanırsın.
Dr. N: Ruhlar için belirlenen spiritüel niteliklerin bir tür envanteri var mıdır; bir tipten şu kadar, diğerinden şu kadar gibi?
D: (uzun bir ara) Sanırım bizi biz yapan düzenlemede dikkate alınan pek çok faktör vardır. Benim bildiğim şey, bir kere verildi mi, egonun kişiyle vericiler arasındaki bir sözleşme olduğudur.
Dr. N: Bu ne anlama gelir?
D: Olduğum şeyle yapabileceğimin en iyisini yapmak.
Dr. N: O halde bu dünyanın amacı, ruh kimliğinin ileri varlıklar eliyle dağıtılması mı?
D: Evet, yeni ruh henüz gerçek bir Benliği olmayan saf enerjidir. Egonun Olmadığı Dünya sana bir imza mükellefiyeti getirir.
Dr. N: O halde orayı niçin Egonun Olmadığı Dünya diye adlandırıyorsun?
D: Çünkü yeni yaratılan ruhlar buraya egosuz gelirler. Benlik fikri henüz yeni ruhun bilincine girmemiştir. Varoluşunun anlamı ruha burada sunulur.
Dr: N: Peki ruhların fert olarak yaratılması hep sürer mi?
D: Benim bildiğim kadarıyla evet.
Dr. N: Şimdi soracağım soruyu benim için dikkatle yanıtlamanı istiyorum. Bir ruh olarak belirli kimliğini elde ettiğin zaman, bu otomatik olarak senin yeryüzünde insan formunda bedenlenme adayı olduğun anlamına mı geliyordu?
D: Kesin olarak değil, hayır. Gezegenler sonsuza kadar devam etmezler.

*******************************************************************
Bu arada kendim ile bir durumu açıklayacağım ,bunu kayınbiraderime hafifçe anlattığım vakit, ki dinsel takıntıda aşırı yoğundur, "beni korkutuyorsun" demişti ben de kestim,

Zihnimde bir lisana ait dörtlükler var yazıya döksem sonsuz sayfalar doldururum ,bu lisanın kökenini arştırmaya çalıştım bulamadım, yukarıdaki alıntıda şu cevaba uyuyor ve onu ispatlıyor, evvelce neden diye sorgulamalarıma cevap bulamamıştım olay şu an idrakle yerine oturuyor,

"S: (RC) Demek aslında bu gezegenden değilim? 
C: Nihayetinde kimse değil. Hatırla, sonsuzsun, birden üçe kadarkiler değil. "

--------------------------------------------------------------------

S: (L) 35 dizisi nedir? 
C: 5 eksi 3. 
S: (L) Burada garip bir matematik var. Sayılarla herşey yapılabiliyor çünkü sayılar derin seviyelerde evrene tekabül ediyor... 
C: Kod. 
S: (L) Bu kod neyle ilgili? Yazılı birşeyle mi ilgili? 
C: Sonsuz güç. 
S: (L) Bu kodu bilerek nasıl sonsuz güç elde ediliyor? Neyle ilgili olduğunu bilmiyorsan sayısal bir kodu nasıl kullanabilirsin ki? 
C: Yılanların Tanrısı kendi taraftarlarına sonsuz bilgiyi arayıp bulma yoluyla sonsuz güce ulaşmayı vaadediyor. Sonsuza kadar sahip oldukları şeyi sonsuza kadar aramak için sadakat yemini ediyorlar. 
S: (L) Bu bir kısırdöngü! 
C: Ve aldanma da burada ortaya çıkıyor! Hatırla, sonsuz güçle kendine hizmet etmeye çalışanlar yalnızca kendine hizmet eden diğerlerine hizmet etmeye mahkum ve yalnızca görmek istediklerini görebilirler. 
S: (L) Önceki bir celsede bununla ilgili konuşurken bu düşünce aklıma gelmişti. KH yolu kendine hizmet etmeye çalışan bireylerden oluşuyor. Bencil ve ego-merkezliler. Diğerlerini onlara hizmet etmeye zorlamak istiyorlar. Diğerlerini köleleştirmek istiyorlar ve diğerlerini onlara hizmet etmeye manipüle etmenin yollarını arıyorlar. Ama sonunda kendilerinden daha yüksek bir gücün kontrolüne giriyorlar. İnanarak ve gücünü teslim ederek "kurtulunacağını" savunan popüler dinler dahil bu tür öğretiler yoluyla kendilerine güç çekebileceklerine inanıyorlar. Ama kandırma ve aldatma yoluyla diğerlerinden ALAN bir kontrol piramidi çıkıyor karşımıza. Alanlardan da sonunda alınıyor. Piramidin dibindeki çoğunluğun alacağı kimse yok ve o yüzden bir sonraki yoğunluğa çekiliyorlar ve bu zirveye ulaşana kadar devam ediyor ve herşey yok oluyor. BH modunda sadece verenler var. Ve eğer diğer BH varlıklarıyla ilişki içindeysen herkes herşeye sahip ve kimse dipte veya tepede değil, bir boşlukta. Sonunda herkes başkasına hizmet ediyor galiba ve buradaki prensip NİYET.
Ama BH'de daha ziyade bir daire var gibi ve kimse dışarıda kalmıyor. 
C: Denge, yin-yang. 
S: (L) Yani 33 Yılan'ı, Medusa'yı falan temsil ediyor..
C: Piramidi belirtmiş olman ilginç... Piramidin tekabül ettiği tek boyutlu geometrik şekil nedir? 
S: (L) Üçgen. Ve bir ucu yukarı bakan bir üçgen 3 yapıyor ve ucu aşağı bakan bir üçgenle birlikte 33 yapıyor. Burada anlatmak istediğiniz şey bunun gibi birşey mi? 
C: Evet. 
S: (L) 33 rakamı ile Mısır'daki Büyük Piramit arasında bir bağlantı var mı? 
C: Evet.

--------------------------------------------------------------------

Düz ve ters üçgen Davudun yıldızı diye İsraillerin simgesi gibi gözükse de bir çok topluluk bu sembolü kendi spiritik inançlarına dayanak yapmıştır mesela zerdüşt inançlarında hatta bazı camilerde bile bu motifi görürüz ,bu alıntıdan anladığımız kadar Yılan tanrısı sembolü imiş 33 rakamı ile iliştirilerek ,her neyse konumuz sihirli rakam ve semboller dışında anlatılmak isteneni anlayabilmek,

Lauranın piramit yoluyla BH  KH özelliklerini anlatması çok hayranlık verici,tabandaki KH bir şeylere erişmek için hep yukarıya bakma durumunda ve devamlı bir yücenin idaresi altında olma döngüsü,ama kendisi aşağıda kalanları sömürmek ve böylece beslenmek durumunda bu iş sonunda zirvede her şeyin yok olması ile neticeleniyor ve K.lar şöyle tarif ediyor,

"C: Yılanların Tanrısı kendi taraftarlarına sonsuz bilgiyi arayıp bulma yoluyla sonsuz güce ulaşmayı vaadediyor. Sonsuza kadar sahip oldukları şeyi sonsuza kadar aramak için sadakat yemini ediyorlar. 
S: (L) Bu bir kısırdöngü! "

Maddi yaşam illüzyonunda hiyerarşinin de bu bozuk temeller üzerinde olduğunu hatırlayalım ,

Onu bürokrasinin doğması ve insan hayatını alabildiğine meşgul etmesi üzerinde de değerlendirebiliriz, KH yapılanmasını normal kabul eden bilinç  elde etmek istediklerini ahlak dışı metodlarla elde etme isteğine karşı olanları denetim altında ve  uzaktan bakınca bir kontrol mekanizma ağı gibi gözüken bürokrasi, esasta hiyerarşi denilen olguyu yani Lauranın bahsettiği piramide benzer bir Yılan kardeşliği davranışını ortaya çıkarmıştır,

Makam elede edenlerin alabildiğine KH yönündeki davranış isteklerinin demokrasi ve hukuğu kendilerne adapte edip bu hiyerarşi basamaklarını normalmiş ve vaz geçilmez gibi yürüttüklerini çok yakından izlemekteyiz,

Konuyu böylece maddesel ve ruhsal bazda olarak inceleme bize BH yollarının nasıl bir rahatlık veren serbestlik eşit yaşam halleri verdiğini . varlık bilincini ve yaşantısını zedelemeyen haliyle şu bölümde özetleniyor,

"S:(L) Ama BH'de daha ziyade bir daire var gibi ve kimse dışarıda kalmıyor. 
C: Denge, yin-yang." 

--------------------------------------------------------------
S: (L) Belirsiz olduğunu biliyorum. Jo davasıyla olan bağlantımın [Bir güvenlik yetkilisi, astroloji ve psişik görüntüler yoluyla ip ucu elde etmeye çalışmamı istedi] zihnimin kapılarının diğer fenomenlere, özellikle UFO ve dünyadışı varlıklar fenomenlerine açılmasıyla bir ilgisi var mıydı? 
C: Mümkün. 
S: (L) Bu konuda bana açık bir cevap veremez misiniz? 
C: Öğren! 
S: (L) Tamam bununla ilgili rüyalar gördüm. Olay hakkındaki astrolojik incelemem, bununla ilgili gördüğüm rüyalar, aynı zamanda edindiğim izlenimler... tüm bunlar bir şekilde sezgisel farkındalığımda meydana gelen bir açılma mıydı? 
C: Belki. 
S: (L) Jo ile aramda ruhsal bir bağlantı var mıydı? 
C: Hayır. 
S: (L) Jo'nun öldürülmesi ile dünyadışı varlık faaliyetleri arasında bir bağlantı var mıydı? 
C: O ya da bu şekilde, bir düzlem kesişiminde veya diğerinde bu bağlantı her zaman vardır.
S: (L) Jo cinayeti "küçük düzlem kesişimi" miydi? 
C: Daha şimdi ne dedik? 
S: (L) Netleştirmeye çalışıyordum. Bu gerçekten bir düzlem kesişimi mi; yani bir kişinin gerçeklik düzlemi bir başkasının gerçeklik düzlemi ile kesişiyor ve bunlardan biri veya diğeri yok oluyor. 
C: 4'üncü, 5'inci ve 3'üncü yoğunluğu kapsıyor. 
S: (L) Bu bütün cinayetler için geçerli mi? 
C: Keşfet ve evet. 
S: (L) Benim o gerçeklikle olan etkileşimim, bir düzlem kesişimine giriş gibi birşey miydi? 
C: Uçlarda geziniyorsun. 
S: (L) Yani bir kişi bir cinayet araştırması üzerinde çalıştığında veya onun hakkında düşündüğünde, bu tür bir bilmecenin çözülmesiyle ilgili olarak düşüncelerini, yeteneklerini, sezgilerini kullandığında... bu bir düzlem kesişimi ile etkileşim mi oluyor? 
C: Bu, 5'inci yoğunluğa, yani eve dönüş için her zaman mevcut olan arzunun yansımalarından birini temsil ediyor.
--------------------------------------------------------------------

Son zamanlarda 5Y e dönüş yani eve dönüş arzu yansımalarına kapılmış bireylerin bu istekleri hakkında farkındalık genişliği ile değişik yorumlar içindeyiz, bu gerçekten bilgi uğraşılarımızda genişlik sağlıyor,

Daha dün USA da idam hükümlülerine ait bir hapishane müdiresinin çelişkili ruh hallerini inceleyen bir filim seyrettim oldukça ağırdı bitiremedim, idam edileceklerin damar yolu ile ilaç vererek işlemlerinin bitirileceği işleniyordu,

Bu insan hayatının söndürülmesi görevini yine insanlara veren anlayışın o hayvanlara kurban diye uyguladıklarımız öldürme metotlarından nisbeten daha medeni ve vahşi olmayan bir usule gelinmesi ile memnuniyet verici,

Ama asıl rahatlık ve adaletli davranış olarak kabul edeceğimiz iş idamın insan karmik yaşam hattında her hangi bir düzeltici bir husus olmadığını bilmemiz ,konuyu daha iyi değerlendirmek için alıntının şu kısmı üzerinde durmalıyız,

"S: (L) Netleştirmeye çalışıyordum. Bu gerçekten bir düzlem kesişimi mi; yani bir kişinin gerçeklik düzlemi bir başkasının gerçeklik düzlemi ile kesişiyor ve bunlardan biri veya diğeri yok oluyor. 
C: 4'üncü, 5'inci ve 3'üncü yoğunluğu kapsıyor. 
S: (L) Bu bütün cinayetler için geçerli mi? 
C: Keşfet ve evet."

Görüldüğü gibi bu durumda isabetli görüş cinayet ve katil değerlendirmeleri 3Y yaşam kurallarındaki bazı donelere misilleme illüzyonuna takılmadan  değerlendirmek gerekir ,

Buna da nisbeten 4Y daha çok 5Y deki karmik değerlendirme hazırlık yeni yaşamlar seçme gibi öğelerle yaklaşılmalı ,
Yoksa konu üst bilgilere henüz ulaşamamış kişilerin kin,hırs,intikam alma gibi KH ile de devamlı tahrik edilen ve vaz geçilmez yaşam şekli olarak kabul edilen ,esasta hayvansal içgüdülerin törpülenmediği insani haller olarak hep devrede olur ve kişinin karma haznesinde yeni mecburiyetler doğurur ve böylece karmaşa yaratılır ,zira karma işlerinde denge sağlanmazsa dünyadaki hayat sürdürmeler gerçekten cehennemi bir yaşam yerleri haline gelir..

--------------------------------------------------------------------
S: (S) Bu bölgeden ayrılacak mıyım? 
C: Ayrılmak istiyor musun? 
S: (S) Hayır, istemiyorum. 
C: O halde neden böyle birşey bekleyesin? 
S: (S) Rüya öyleydi ama sembolik olduğunu biliyorum. Bunu ruhsal bir ilerleyiş olarak düşünebilir miyim? Taşınmam veya yer değiştirmem ne anlama geliyor? 
C: Belirsiz. 
S: (S) Sadece bunun ne şekilde... (L) SV rüyasının öleceği anlamına geldiğini düşünüyor... 
C: S___, sorunu doğrudan sor lütfen! Eğer lafı dolaştırırsan, biz de aynı şeyi yaparız!
S: (S) Yakında 5'inci yoğunluğa mı geçeceğim? 
C: "Yakında"dan ne anlıyorsun? 
S: (S) Bu yıl içinde bir zamanda.
C: Ancak "çok kötü bir tavsiye" denebilecek birşey yaparsan. 
S: (S) Bir yerlere gitme ilgili tüm bu rüyalar... daha önceki bir celsede bir öğrenme kanalı için 5'inci yoğunlukta tutulduğumu söylemiştiniz. Bu önemli şeyler öğrenmek için olmuş olmalı. 5'inci yoğunlukta her ne öğreniyorduysam, bu hayatımda kullanacağım birşeyler mi? 
C: Sizin zaman ölçümünüzle geçen yıl boyunca ne yapıyordun sence? Ve "bir yerlere gitme" nedir? 
S: (S) İlerleyiş mi? 
C: Evet!! 
S: (S) Burada öğrendiğim şeyi mi kastediyorsunuz? Burada aldığım bilgileri? 
C: Doğrudan ilgili değil. 
S: (S) Diğer tek şey terapi... Kanallama mı? 
C: Her ikisi ve dahası gelecek. 
S: (S) Terapi yaparak vaktimi boşa harcadığımı hissediyorum... 
C: Bırak aksın S___, ilerlerken karşılaşabileceğin sıkıntıların ne anlama geldiği hakkında endişelenme... Önemli olan hedef ve bunu şu anda bilmen uygun olmaz. 
S: (S) Tüm bu rüyalarda sürekli olarak eşyalarımı toplayıp taşınıyorum. (L) Neden bununla ilgili olarak sürekli endişeleniyorsun? Bırak aksın. (S) Çünkü hiç aynı rüyayı tekrar tekrar görmemiştim. İlk defa yaşıyorum böyle birşeyi... 
C: Hiç başka "ilkler" de yaşadın mı? 
S: (L) Evet... 
C: Onlarda panik yaptın mı? 
S: (S) Bazen.
C: Ne oldu. 
S: (S) Geride kaldı. 
C: Yani...? 
S: (S) Onlardan birşeyler öğrendim ve beni geliştirdiler... (L) Kendi sorularımızı yanıtlıyoruz, değil mi?

--------------------------------------------------------------------
Şu neden bu dünyada yaşıyorum ve başıma bunlar neden geliyor diyen sorgulama hali bilgi aldıkça nasıl açılıyor,

Yukarıdaki alıntıda bunun bir şeklini görüyoruz,ve 5Y de olanlar ve karmik hayat zincirlerinin esasta ne için olduğunu ,bu farkındalık insanı bu dünya yaşamında karşılaştığı her türlü olayı göğüslemesinde değerlendirme konusunu ders alma şekline döndürür ve bu da dengelendi galiba şeklinde en müsibetleri bile tatlı nötr görüş alanına çeker,

Zira ruhsal manada bir seçim yapılmış ve bu KH dünyasına adım atılmıştır,artık bu seçim karma düzeltmesi için mi yoksa başka maksatlar var mı onu her birey kendi bilgi hazinesi içinde yoğurarak bir yerlere varır veya varamaz,

"C: Bırak aksın S___, ilerlerken karşılaşabileceğin sıkıntıların ne anlama geldiği hakkında endişelenme... Önemli olan hedef ve bunu şu anda bilmen uygun olmaz." 

Bu rüyalar işine biraz çekinik girmiştim ama oldukça fazla şeyler açığa çıkmakta, onun için şimdilik kesip sonra devam edeceğim..