Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Ne için yaşıyoruz?

Başlatan Anhora, 16 Eylül 2016, 17:16:44

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Anhora

Herkese merhaba,

Gündelik yaşantımızın gidişatı ve gerçekten yaşamak için dünyaya geldiğimiz deneyimler üzerine bir konu açmak istedim.
Ve şu anda dünyayı saran yaşam biçiminin Tüketim üzerine inşa edildiğini zaten hepimiz biliyoruz.

Dünya'nın insanları, sonsuz sanılan kaynakları, boşu boşuna ve sırf negatif kutbiyetli elitlerin varlıklarına varlık katmaları için pervasızca harcıyor. Sistemi kuranlar, insanların kendilerine fayda sağladıklarını düşündürerek başarıya ulaşıyorlar.

Dünya'yı daha da kötüleştirmekten başka yaptığımız bir şey yok. Yaşadığımız binalar, kullandığımız kıyafetler, teknoloji, doğal kaynaklar.. Bunların hepsi olması gerektiği gibi kullanılmıyor. O kadar çok unutturdular ki, geçmişte yeryüzünden silinmiş ve bizden de ileri denilen uygarlıkların hatalarından ders bile çıkaramıyoruz. 25 senede, 100 senede, 300 senede ve 1000 senede bir her şey siliniyor ve yenileri ortaya çıkarılıyor. İnsanlığın da aptallaşmaktan başka çaresi kalmıyor.

Ayrıca insanlar ruhani yaşamlarını besleyecek bilgilere de çok geç erişme şansını yakalıyorlar. Sistem, kendini tanımana izin vermeden önce hayatta kalmanı zorunlu tutuyor. Önce çalışıp sistemin dişlilerine bir dişli daha eklemek zorunda kalıyorsun. Ne çalışıp dünyaya iyi şeyler kazandırdığını sandığın iş seni mutlu ediyor, ne de kaybolan yıllarının nasıl geçtiğini anlayabiliyorsun. Sonuçta insanlar 40'lı, 50'li yaşlardan sonra eğer belli bir sene çalışmışlarsa, refaha erme ve kendilerine dönme eğilimini gösterebiliyorlar.

Bunun sonucu olarak çevremizde genç yaşta insan-ı kamil olmuş, 3. yoğunluk derecesinin ötesinde düşünüş ve yaşayış biçimi olan varlıkları göremiyoruz ya da çok çok az görüyoruz. Çünkü ekonomi bilimi nasıl yaşayacağınıza ve bunun sonucunda neleri elde edip neleri elde edemeyeceğinize karar veriyor. Dünyaya bedenlenen insanlar bu Tüketim sarmalının bir köşesinde hayatta kalmaya çalışıyorlar. Yaş kemale erdiğinde hayatın boşluğunun farkına varan birey, ruhsal gelişim gösterme eğilimi için bir potansiyele sahip olabiliyor. Tabi çevresi ve şartları buna elverişliyse. Eğer çevresinde materyalist bir yaşam hakimse kendisinin bile farkına varmadan bu döngüyü tamamlıyor.

25 yaşında bir genç olarak, hayattan izlenimlerim bunlardı.
Ya sizinkiler neler?
Ad vitam æternam