Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

İstanbul’un kirpileri sokağa indi (23.6.17)

Başlatan bozadi, 16 Ağustos 2017, 18:24:04

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

23 Haziran 2017

İstanbul'un kirpileri sokağa indi


Artan inşaatların yarattığı titreşimden rahatsız olan kirpiler, kendilerine yeni yuva arayışına girince semtlerde daha çok görülmeye başladı. İstanbul benzer manzaraları, Kuzey Ormanları'nda havalimanı yapmak için başlatılan ağaç kıyımı sırasında kaçan yaban domuzlarının Boğaz'ı geçmeye çalıştığı dönemde de tecrübe etmişti.




Habertürk'ten Hande Hepşen'e konuşan İstanbul Veterinerler Odası Başkanı ve İstanbul Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Murat Arslan, yeşil alanlarda olması gereken hayvanların sokaklarda görünmesinin sebebini şöyle anlattı:

"Kirpiler, hızlı yapılaşma, inşaatların yarattığı titreşimler nedeniyle yeni yaşam alanı arayışına girdi. Kirpiler, küçük başlı hayvanlar olduklarından yer kabuğundaki titreşimleri hissederler. Depremler de yaşam alanlarından çıkmalarına bir sebep olabilir. Kirpiler adapte olmakta zorlanan canlılardır. Yeşil alan yok edildikçe soyları tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Normalde bahçelerimizde, ormanlarda görmemiz gereken kirpileri sokaklarda görmemizin sebebi bu."

YEMEK ARAYIŞI İÇİN

Veteriner hekim Prof. Dr. Tamer Dodurka da, kirpilerin inşaatlar ve enerji nakil hatlarındaki artış nedeniyle doğal yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.

Dodurka, "Yaşam alanları yok olan canlılar normalden farklı davranışlar gösterip kentlere iniyorlar. Bu yemek arayışı, yeni bir yaşam alanı arayışı içindir. Örneğin tatlı su kaynakları kuruduğu için bir tatlı su hayvanı olan su samuru Marmara Denizi'nde görülmeye başladı" dedi.

'KEDİ MAMALARINI YİYORLAR'

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) üyesi ve Yaban Hayvan Veterineri Ahmet Emre Kütükçü ise, ilginç bir konuya temas etti: "Yol kenarına bırakılan kedi köpek mamaları onlar için kolay yiyecekler haline geliyor. İstanbul, ihtiyaçları çok fazla olan büyük bir şehir olabilir ama hâlâ büyük bir yaban hayatı potansiyeline sahip. Kentte, yaban hayatının öncelikleri gözetilerek planların hayata geçirilmesi mümkün. Yaban hayatı yönetim planına sahip bir başka büyük şehir olarak Avrupa'daki örneklerin arasına katılabilir."

Kaynak: Sputnik


bozadi

#1
16 Ağustos 2017

İstanbul'un ortasında görülmeye başladılar!


Kirpilerden sonra şimdi de İstanbul sokaklarında sansar görülmeye başlandı.




İstanbul sokaklarının kirpilerden sonra yeni misafiri sansarlar. Forum sitelerinde İstanbul'da sansar görenlerin paylaşımları yer alıyor. Yaban Hayvan Veterineri Ahmet Emre Kütükçü, "Daha önce Fatih ve Beyoğlu'nda bir sürü yavru sansar bulduk" dedi

Gazete Habertürk'ten Uzay Kesmen'in haberine göre; İstanbul'da kirpilerin yanı sıra sansarlar da sıklıkla görülüyor. Sansarlar, özellikle geceleri binaların çatılarında ve bahçelerde dolaşıyor. Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) üyesi ve Yaban Hayvan Veterineri Ahmet Emre Kütükçü, İstanbul'da görülen türün daha çok 'kaya sansarı' olduğunu açıkladı.

AHŞAP EVLERDE YAŞIYORLAR
Sansarların özellikle ahşap ya da müstakil evlerin çatı aralarında barındıklarını belirten Kütükçü, "Geceleri beslenmeye çıkıyorlar. İstanbul'da sıçan ve güvercinler gibi avlayabilecekleri çok hayvan var. Tatlıya da düşkünler. Bazen açık pencere bulurlarsa evlere girebilirler. Yumurtayı da severler. Burunlarıyla kırıp içerisinden emerler. İstanbul'da sansarlar için hem barınma hem de beslenme imkânı geniş. Daha önce Fatih ve Beyoğlu'ndan çok ihbar geldi. Bu bölgelerde bir sürü yavru sansar bulduk. Sansarlar, şehirde yaşamaya ayak uydurmuş bir hayvan. Ancak yeni yapıların yüksek ve betonarme olması bu hayvanların farklı alanlara yönelmesine neden oluyor" diye konuştu. Kütükçü, son olarak 18 Temmuz'da Sarıyer'de ormanlık alandan kente inen domuzlarla ilgili ise "Eğer ormanlık alan yetmiyorsa bu sefer domuzlar daha geniş alanları taramaya başlıyorlar. Bazen yiyecek aramak için şehir içine giriyorlar. Bu domuzların artık şehirde yiyecek aramaya başladığını ve ormanın yetmediğini bize söylüyor" dedi.

SOSYAL MEDYADA PAYLAŞIMLAR

Cerrahpaşa Mahallesi'nde, evimin arkasındaki okul bahçesinde sansarlar var. Kedilere verdiğim mamaları yiyorlar.

Şehremini'de oturuyorum. 17 yıldır ve hâlâ arka bahçedeki tek katlı eski yapıda sansarlar yaşıyor. Gece karanlığında bağrıştıklarını sık sık duyarım.

Fındıkzade Haseki Sultan Mahallesi'nde arabaların altından aniden karşınıza çıkabilir.

Üsküdar Devlet Acil'de çalışıyorum. Geçen gece 2.5 civarlarında arabayla sigara almaya çıktığımda sansar gördüm. Altunizade Koşuyolu civarlarında da aralıklarla görüyoruz. Kirpiler de var. Validebağ'da da sincaplarımız var.

Beşiktaş Serencebey'de sansar olduğuna dair söylentiler var ama ben henüz görmedim.

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

#2
20 Ağustos 2017

Sansar, kirpi ve şimdi de onlar:
 İstanbul'da atlara ve köpeklere saldırdılar!


İstanbul'da kripi ve sansarların ardından kurtların şehre indiği ve at çifliklerinde atlara ve köpeklere saldırdığı belirtildi.




İstanbul'un Silivri İlçesi'ne bağlı Istranca Ormanları eteğindeki Beyciler ve Büyükçavuşlu mahallelerindeki koyun ağılları ile at çiftliklerine bölgede aç kalan kurtların geldiği iddia ediliyor. At çiftliği sahipleri aç kalan kurtların arazide koyunları telef ettiğini, bir yarış atının da yine kurt saldırısında yaralandığını söylüyor. Beyciler mahallesi muhtarı Yaşar Köse ise "Kurt doğanın bir parçası. Kurt olmazsa domuzlar ürüyor. Domuzlar da ayçiçeği tarlalarına zarar veriyorlar" diyor.

Büyükçavuşlu'da yarış atlarının da yetiştirildiği çiftlikte çalışan İsmail İsmail, kurtların saldırılarına karşıÿgece- gündüz nöbet tuttuklarını, çiftliklerinde bir tayın kurtların saldırısına uğraması sonucu yaralandığını söylüyor. Bölgede ormana yakın yerlerde çok sayıda at çiftliği bulunduğunu, kurt saldırılarının herkesi tedirgin ettiğini anlatan İsmail İsmail, şunları söyledi:

"Olay iki gün önce oldu. Kısacası tedirginiz. Çünkü yan tarafımızdaki çiftliğe kurtlar saldırdı. Burada bir tayı kurtlar telef etti. Sonra bizim tayımızın da kurt saldırısına uğraması sonucu arka bacağından yaralandığını gördük. Bölgedeki at çiftlikleri tedirgin. Burada bir hayvanın parçalanması yenmesi diğer hayvanın bacağından yaralanması. Bunu bir kurt yapabilir."

At çiftliğinde 9 yıldır çalışan 38 yaşındaki Zeynel Karaman ise kurtların çiftliğe geldiği zaman köpeğin havlama sesine uyandığını anlattı. Karaman, "Köpeği dışarıya saldık. Kurt buradan sağa sola saldırıyor diye. Köpeğin havlama sesini duydum. Sabah baktığımda köpeğin kurtların saldırısına uğradığını ve yaralandığını gördüm. Hemen tedavisin yaptım. Çok büyük tedirginlik var, korku da var" dedi.

Kurt saldırılarından önce atların hep dışarıda bulunduğunu belirten Karaman, "Şimdi akşam üstü hemen atları içeriye alıyorum. Burada keçiler var, koyunlar var hepsini içeriye alıyorum" diye konuştu.

Çiftlik sahiplerinden Mahmut Pınar kurtların son zamanlarda hemen hemen her akşam çiftliğe kadar geldiğini söyledi. Köpeklerle nöbet tuttuklarını, yüksek demirler yaptırarak önlem almaya çalıştıklarını kaydedenÿMahmut Pınar, "Sıkıntımız var. Fırsatını bulduğu zaman kurtlar hayvanları yiyor. Hava sıcak olduğu için gece atlatıyoruz. Gözümüzü dört açıyoruz, köpeklerimiz var. Aksi halde kurtlar saldıracak" dedi.

MUHTAR: PEK GÖRÜLMÜŞ BİR OLAY DEĞİL
Beyciler Mahallesi muhtarı Yaşar Köse ise "Mahallemiz ormanların eteklerinde bir tarafı orman olduğu için yabani hayvan popülaritesi çok fazla. Fakat kurtların bu aylarda bu şekilde saldırmaları pek görülmüş bir durum değil. Yani küçükbaş hayvanları tabii ki saldırıyorlar. Bununla birlikte küçükbaş hayvanlar meraya çıktıkları için kurtlar zarar veriyor. Son günlerde at çiftliklerini de saldırıları görüldü" dedi.

'ÜRETİLİP Mİ GETİRİLDİLER?'
Kurtların sürü halinde dolaştığını, ağıl ve çiftlik sahiplerinin kendilerine göre önlem aldığını belirten muhtar Yaşar Köse, kurtların hayvanat bahçelerinde üretilip bu bölgeye getirilip salındığını düşündüklerini söyledi. Köse, "Çünkü kurt saldırdığı hayvanı boğazından yakalar. Bunlar ise neresinden yakalarsa oradan zarar veriyorlar" diye konuştu.

Yaşar Köse, "Kurt da doğanın bir parçası. Kurt olmazsa domuzlar ürüyor. Domuzlar da ayçiçeği tarlalarına zarar veriyorlar. Böyle bir denge var. Vatandaşımız malını bekleyecek kollayacak koruyacak" dedi

Kaynak: ABC Gazetesi