Koronavirüs Laboratuvardan Mı Kaçtı?

Başlatan bozadi, 22 Mart 2020, 14:25:04

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#30
13 Mart 2020

Koronavirüsün kökeni ABD olabilir


Japon ve Tayvanlı uzmanlar, koronavirüsün ilk kez ABD'de ortaya çıkmış ve ABD'li askerler tarafından Wuhan'a getirilmiş olabileceğine ilişkin önemli kanıtlar sundu.




Global Research'te yayımlanan bir makaleye göre, Japon ve Tayvanlı epidemiyologlar ve farmakologlar, yeni tip koronavirüsün ABD'den kaynaklaklandığını neredeyse kesin olarak belirlediler. Çünkü ABD, koronavirüsün sahip olduğu tüm gen türlerini barındıran tek ülke. Wuhan'da görülen tür (Kovid-19), koronavirüs ailesinin yalnızca bir genine sahip ve kendi başına oluşması mümkün değil. Uzmanlar, bunu büyük bir ağaçtan uzanan tek bir dala benzetiyorlar. Ağaç olmazsa, dal da uzamaz.


ELEKTRONİK SİGARADAN KAYNAKLANMIYOR

Tayvanlı bir doktor ise 2019 yılının Ağustos ayında akciğer pnömonilerinden kaynaklı ABD'de ortaya çıkan veya benzeri bir paniğe sebep olan "vaping salgını"nın elektonik sigaradan kaynaklanmadığını söylüyor. ABD'lilerin elektronik sigara iddialarını reddeden Tayvanlı doktor, salgının koronavirüs kaynaklı olabileceğini kaydediyor:

"Kovid-19, ilk olarak Eylül 2019'da Hawaii'de, daha önce Çin'e gitmemiş olan Japon vatandaşlarda görüldü. Bu vakalar, Wuhan'daki salgından çok önce, ancak Fort Detrick (ABD Ordusu Tıbbi Komuta Merkezi)'in karantinaya alınmasından kısa bir süre sonra ABD topraklarında meydana geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada da, Dünya Askeri Oyunları için Wuhan'ı ziyaret eden (18-27 Ekim 2019) ABD personelinin belirsiz bir enfeksiyon nedeniyle Wuhan'da hastaneye kaldırıldığı bildiriliyor."




New York Times (8 Ağustos 2019)

KOVİD-19 ANA VİRÜSÜN SADECE BİR ŞUBESİ

Global Researh'teki makale, virüsün Wuhan'daki versiyonunun sadece ABD'den gelebileceğini daha açık şekilde açıklıyor. Kovid-19'un virüsün 'tohum'u olamayacağını aktaran makale, bunu bir 'şube' olarak adlandırıyor. Kovid-19'un bir ailesi olması gerekiyor ve bu gövde sadece ABD'de var. Diğer yandan koronavirüsün Çin'e kasten götürüldüğüne dair çok fazla spekülasyon yapıldı, ancak Çin'e göre daha az paranoya içeren alternatifler de mümkün...

Mesela 18-27 Ekim tarihleri arasında Wuhan'da gerçekleşen Dünya Askeri Oyunları'ndaki ABD'li ekibin bazı üyeleri, Fort Detrick'teki salgından kazara virüs kapmış ve bunu Çin'e taşımış olabilir. Uzun bir kuluçka dönemi ile semptomlarının küçük olması nedeniyle de bu bireyler, kaldıkları süre boyunca Wuhan'ı kolayca gezdiler ve belki de çeşitli yerlerde binlerce insanı enfekte ettiler.

Washington'daki Georgetown Üniversitesi'nde bulaşıcı hastalıklar uzmanı olan Daniel Lucey de Science dergisindeki makalesinde, ilk enfeksiyonun Kasım 2019'da (Wuhan'da değil) meydana geldiğini, bunun ispatlandığını ve virüsün pazar dışında başka bir yerden kaynaklandığını yazıyor: "Wuhan'daki deniz ürünleri pazarı, küresel olarak yayılan yeni tip koronavirüsün kaynağı olmayabilir. İlk vakaların tanımlanması, salgının başka bir yerde başladığını gösteriyor. Cuma günü Lancet'teki çalışmalar neticesinde ilk klinik vakaların açıklanması, virüsün kaynağının Wuhan olduğu yönündeki tezi zorlaştırıyor."

ÇİN'DEKİ İLK 41 VAKANIN 13'Ü PAZARLA BAĞLANTILI

Çeşitli kurumlardan Çinli bir grup araştırmacı tarafından yazılan makalede ise, koronavirüsün doğrulandığı ilk 41 hastanın sadece 13'ünün pazarla bağlantısı bulunuyor. Koronavirüsün ilk kez 1 Aralık 2019'da tespit edildiği belirtilen makalede, şöyle deniliyor: "İlk hasta ile daha sonraki vakalar arasında epidemiyolojik bağlantı bulunmuyor."

Araştırmacılardan Daniel Lucey, yeni verilerin doğru olması durumunda ilk enfeksiyonların Kasım 2019'da gerçekleşmiş olması gerektiğini söylüyor: "Enfeksiyon ve semptomlar arasında bir kuluçka süresi var. Eğer öyleyse, virüs muhtemelen Wuhan'daki insanlar arasında ve belki de başka yerlerde sessizce yayıldı. O pazarda doğmadı ama o pazara yayıldı. Çin, salgının Huanan deniz ürünleri pazarından kaynaklanmadığını fark etmiş olmalı."

Lucey ayrıca, MERS'in aslında 2012 yılının Haziran ayında Suudi Arabistan'daki bir hastadan geldiğine inandığını belirtiyor, Lucey, tıp uzmanlarının Ürdün'de ölen insanlardan saklanan örneklerden MERS virüsünü yakaladığını kaydediyor.

25 OCAK 2019'DA ATALARI GÖZLENDİ

Kristian Andersen ise virüsün kökenini açıklığa kavuşturmak için Kovid-19'un genetik dizilimini analiz eden Scripps Araştırma Enstitüsü'nde çalışan evrimsel bir biyolog. 'Virüsün deniz ürünleri pazarına, enfekte olan başka kişiler tarafından getirilmesinin 'tamamen akla yatkın' olduğunu söyleyen Andersen, "25 Ocak'ta 27 genom analizi yapılmış bir viroloji araştırmasının yayınladığını ve bunun 'en yeni Kovid atalarına' sahip olduğunu" belirtiyor.

Kaynak: Aydınlık


bozadi

#31
Elektronik sigaraya atfedilen yeni akciğer hastalığının (en azından ciddi bir kısmının) aslında Kovid-19'la ilişkili olduğu anlaşılıyor. Fort Detrick'le ilgili iddiaların doğruluk ihtimali giderek ciddileşiyor. Çin ABD'ye konuyla ilgili verilerini açıklamasını istiyor ama ABD verileri açıklamak yerine sadece "Çin virüsü" suçlamalarına yapışıyor.

sercany

#32
Bonafide dostum mesajın ana fikrini aldım bana yeter ,kırılma sakın hassasiyetini anlıyorum ama debelenmenin detayları artık beni fazla etkilemiyor gerçekten bu komple yapıcıların etkilerini anlayıp genel bir korunma sağlayıp önüme bakmak dışında eğer gelecek olan 5Y e bilet almak ise eyvallah o da kabulümüz ,zaten oralardan gelmedik mi, intihar değil sakın ,tedbir alırız ve olanları seyrederiz.



Çok doğru bir yorum olmuş, tedbirleri alıp olayı akışına bırakmak gerekiyor, yoksa toplumlar ruhsal çöküşe doğru sürükleniyorlar, birilerinin sakinleşmesi ve de sakinleştirmesi gerekiyor..

 

bozadi

#33
bona fide'yi histeri yaratma konu mankeni / günah keçisi ilan eder gibi oldum sanırım. Özür diliyorum. Histeri ve paranoyada rakip tanımam :-)

bona fide

#34
bozadi öyle ilan etmiş olsan dahi bunu hiç farketmedim yazılanları okudum bu adam nerde böyle bi imada bulunmuş diye bulamadım içinden öyle düşündün zar. itiraf edeyim alıntı duyumlar eklerken kendimi kötü kadın müzeyyen gibi hissediyorum.
şimdi yine bu ruh halinde bi ekleme yapicim nihahahaha yaşasın kötülük buyrunuz
İçerik yükleniyor…

Alman bi doktorun korona hakkında görüşlerini anlatıyor. kesinlikle okumalısınız tgur uye olmak gerekmiyor bende diilim ve lütfen dinledikten sonra görüşlerini paylaş. bozadi haklısın suyum ısındı öldür ama dinle yani adamı dinle türkçe alt yazı eklenmiş videoya  bu video korkuları yatıştıran türden bittabi bu virüs bağışıklığı zayıf veyahut diyabet alzheimer geçmişinde astım bronşit pnomöni kalp hastaları için ciddi sağlıklı olsak dahi tedbirli olmalıyız.
aynı zamanda o linkte ispanyada yaşayan bi doktorun videosu vardı adam ukraynalı ölüm haberleriyle ilgili her yıl ölen insan sayısıyla aynı sayı ve bu sayı içersinde hangisi koronadan hangisi diğer hastalıklardan bahsedilmeden sadece korona yüzünden öldü duyurusu yapılıyor dünya geneli geçmiş aylardaki ölüm sayılarıyla bu son 3 aydaki ölüm sayıları çok yakın ve abd ab medyası bi kaç resim paylaşıp kaos yaratıyor boş tabutlar ve sokaklarda asker görüntleri surekli aynı rsımler uzerınden dönüyor şeklinde. aykırı rus doktorlarda aynı düşüncede finans sistemindekii değişimi kaos yaratarak dikkatlari farklı yone çekmek zira ingilretede  korona adına mücadele için https://www.globalgovernmentforum.com/ex-uk-pm-gordon-brown-calls-for-global-government-to-tackle-coronavirus-pandemic/
küresel bir devlet kurulması çağrısı yapıldı

video kanalı tepkiyle karşılansada izlemenizi tavsiye ederim https://www.youtube.com/watch?v=HtLYR_gtqvY

çip takma uygulama işlemi
İçerik yükleniyor…


bağışıklığımızı güçlendirmek için aykırı rus doktorlar
karbonat tuz iyot la sinüs boğaz temizliği ve yine karbonatlı su  içmeyi içmek için çay kaşığı ucunda karbonatı bi subardağı suya ekleyip gün içinde içmek-alkali su yani- ve özellikle d vitamini takviyesi ve magnezyumla barsak temizliği tavsiyesi vermekteler.
o videoları eklemiyorum ancak kendinizi evde korumanızı hastaneye gidip test yaptırmamanızı tavsiye diyorlar orda kapılacak virüs ve tedavi için uygulanacak ilaçlar adına hiç iyimser değiller

tedbir alıp sakin kalmak katılıyorum gündüz vasafın öngörüleri eşliğinde https://www.youtube.com/watch?v=NQNjuCOLKVM ki aile içi ve sosyal iletişimde sağduyu çağrısı.
 

bona fide

#35
https://www.globalresearch.ca/5g-danger-13-reasons-5g-wireless-technology-will-be-a-catastrophe-for-humanity/5680503

buda burda dursun amaç tebirli olmak araştırmak şüphe etmek katiyyen noooo panic!

 

bozadi

#36
bona fide, Alman doktorun açıklamaları meselenin tamamını değilse de önemli bir parçasını açıklıyor gibi görünüyor. Ölüm sayısı çok abartılıyor, koronavirüse (önceki mutasyonlarına) bağlı ölümler zaten her yıl grip-zatüre tipi hastalıkların/ölümlerin belirli bir yüzdesini oluşturuyor. Doktorun açıklamaları, doğrudan söylemese de muhtemelen dolaylı olarak şuna geliyor: virüs gerekçesiyle panik ve olağanüstü hal yaratıp faşist baskı kurma niyeti. Adam böyle bişi söylemedi sanırım ama söyleyebilirmiş, böyle bir ima varmış gibi geldi bana. Ama K'ların dediği gibi bu da meselenin bir parçası olmakla birlikte bütün mesele bundan ibaret değil gibi görünüyor.

Mehmet Ali Önel'in açıklamaları, verdiği bilgiler, sunduğu fikirler genel olarak hiç fena sayılmaz bence. Global şeytani güçlerin komplosunu, biyolojik terörü, yıllardır bunun planlarının zaten açıkça yapıldığını güzel açıklamış. Tabi K'ların açıklamasını doğru kabul edecek olursak, egemen güçlerin kendi ürettikleri virüsün beklenmedik, amaca ters olan özellikleri nedeniyle salgını durdurmaya çalışması mevzusunu kimse bilmiyor gibi görünüyor. Halbuki bu açıklama, Batılı devletlerin bu durum karşısındaki tutumlarını bence diğer bazı açıklamalardan daha iyi açıklıyor. Yani gerçekten virüsü durdurmaya yönelik çok büyük bir çabaları var global güçlerin, insanları evlerine kapatmak için ölüm sayılarını ve herşeyi çok abartıyorlar, panik yaratmaya çalışıyorlar. E bu şahıslar virüsle biyolojik terör yapmak, insan nüfusunu kırmak istiyor olsalar (tabi ki onu da planlıyorlar) neden tüm ülkeleri şiddetli karantina ve tecrit koşullarına zorlasınlar bu kadar? İnsanları faşist tahakküme alıştırmak veya ekonomiyi baltalamak desen az-çok açıklıyor gibi görünüyor ama bu aynı zamanda insanların feci şekilde sinirlerine dokunan, isyana teşvik eden bir durum aynı zamanda. Yapılmaya çalışılan şey bu da olamaz gibi geliyor bana.

Karbonat çok yaygın ve basit bir madde olmasına rağmen hakikaten epeyce önemli, gerekli, daha fazla tüketilmesi gereken birşeymiş. Daha düzenli tüketmeye çalışacağım (suya karıştırıp içme vs). Lugol solüsyonu veya hiç değilse ondan daha kolay erişilebilecek potasyum iyodür tabletleri vs. kullanımının önemi artıyor sanırım.

Verdiğin diğer linklere de gözatacağım inşallah. Değer verdiğim Global Research sitesinin de vurguladığı "5G'nin ciddiyeti" konusunda haklı olabilirsin. İngiltere'de 5g'nin koronavirüsle bağlantılı olduğu iddialarından etkilenen bir grup insan 5g vericilerine saldırmış bu arada:

https://onedio.com/haber/koronavirusun-5g-ile-yayildigi-teorilerine-inananlar-ingiltere-de-baz-istasyonlarini-atese-verdi-901912

Konuyla ilgili bilgileri, gelişmeleri takip etmeye çalışacağım.

Tgur

#37
Bonafide dostum önerdiklerinin bir kısmını açamadım ,diğerleri de Bozadinin de işaret ettiği gibi bildiğimiz dikkat etmemiz  gereken konular diğer yandan birisi tanrı iblis v.s. bahsetmeye başlayınca konularımıza aşina olmayanların takıntılı mesafeden yorumları olarak kabul edip gerisine pek bakmadım malüm benim inancım tanrı ,iblis insanda tezahür edip bilinçsel açılımla muhakeme edilip uygun konumlara konan fenomenlerdir kısaca her şeyin tanrı olduğu ve yorumlarımı bu açıdan bakan bir gözle görürüm,

Olan olayların insanlığı birlik bilincine getirecek farkındalık konusunda acı tecrübeler geçirten bir devrede olduğu inancındayım yani yaşayarak öğrenme için biraz zahmetli bir yola girdik bundan yara bere almadan kurtulabilirsek ne ala yoksa yol ruhsal yolculuk için çok açık ve düzgün o yolu gerekirse şevkle adımlarız, sevgiler..
K.dan
"C: Tüm forum üyeleri için: Şevkinizi kaybetmeyin. Şunu hatırlayın; eğer elinizden gelenin en iyisini yaparsanız, gelecekteki benlikleriniz boşluğu doldurur. Hepiniz kaosa potansiyel bilgi aktarıcılarısınız.
O bilgi sevgi/gerçek olsun."


bona fide

#38
https://www.youtube.com/watch?v=bdiDUCDjYvY

sevgili Tgur Alman doktorun açıklama yaptığı sayfa uçmuş. derhal olaya el koydum ve oturup kendim mikemmel almancamla çevirip ekledim demeyi çok isterdim malesef bunu başkası yapmış her kimse sağ olsun daha anlaşılır ve okunur.üstte ekledim. 
kaos ortamında sanki bi iyi bi kötü taraf var gibi durum var olduğundan bi tarafı seçme zorunluğu varmış gerekirmiş algısı yaratılıyor. her iki tarafta aynı amacın tanrıyı oynamanın peşinde. hani şu evangelistler ve siyonistler. evanlar siyonların işlerini hızlandırmak için proğramlanmış ve siyonların kuklası gibi bişi. nerden bu çıkarımı yaptım şu kitap onların çok sıkı fıkı olduğunu hatta yer yüzünde nerdeyse el değmedikleri yer kalmadığını anlatıyor bozadi lütfen bi gözat ingilişçe

Greenland Theory https://docs.google.com/viewer?a=v&pid=sites&srcid=ZGVmYXVsdGRvbWFpbnxncmVlbmxhbmR0aGVvcnl8Z3g6NzA1ZjRkOTMxY2RhMTdjMQ

saplantılı bi inanç bu umarım inşallah bu insanların vicdanları herkesin ve herşeyin hayrına noktasında birlik ve dirlik için tek ses olur aaaaamiiiinnnn
 


bozadi

#40
8 Nisan 2020

Doktor Şiva anlatıyor: Koronavirüsün arkasında hangi plan var


Hüseyin Vodinalı




İsmi Shiva Ayyadurai...

1963 Mumbai (eski Bombay) doğumlu.

Hindistan'ın en alt kast grubuna ait bir aileden geliyor.

Onlara "dokunulmazlar" deniyor Hindistan'da, yani adeta Kovid-19 gibi uzak durulası ve aşağı görülüyorlar.

7 yaşında ailesiyle Amerika'ya göç ediyor.

Shiva üstün zekalı bir çocuk.

14 yaşında lise öğrencisiyken New York Üniversitesi'ne kabul ediliyor.

O yıl, yani 1978'de başladığı bilgisayar yazılımı çalışmasında bugün kullandığımız email sistemini buluyor.

Sonucu, 1982'de 'bildiğimiz anlamdaki e-postanın kaşifi olarak' aldığı patentle tescil ettiriyor.



Shiva Ayyadurai daha sonra dünyanın önde gelen teknik üniversitelerinden olan MIT'e (Massachusetts Institute of Technology) kabul ediliyor.

MIT'de elektrik ve bilgisayar mühendisliği dallarında lisans, makine mühendisliği dalında üst lisans  ve sistemik biyoloji alanında "İnterferonların virüs enfeksiyonlarına tepkisi" başlığıyla doktora dereceleri alıyor.

Doktora çalışmasında bağışıklık sisteminin aslında çok karmaşık bir mühendislik harikası olduğunu tespit ediyor.

Pek çok patent sahibi olan Doktor Shiva'nın sistem biyolojisi, yani biyoloji, mühendislik ve bilgisayar yazılımını birleştiren çalışmaları var.

'BİG PHARMA' İLAÇ YERİNE AŞI İSTİYOR

Shiva, corona virüsün aşırı abartıldığını ve sıkıyönetim getirmek için büyük paniğe yol açıldığını savunanlardan.

Bu konuda, bilim dünyasında yalnız da değil bu arada sanılanın aksine.

Tezi şu, büyük ilaç firmaları (Big Pharma), ilaç geliştirmekten para kazanamaz hale geldi, çünkü Ar-Ge'ye milyarlar harcayıp, toksikoloji yüzünden onay alamaz haldeler.

O yüzden de gözlerini zorunlu aşı uygulamalarına diktiler.

Doktor Shiva Ayyadurai, Kovid-19 ve ABD'deki oligarşi hakkında önemli saptamalarda bulunuyor.

Diyor ki; "Büyük ilaç şirketleri, büyük tarım kimyasalları üreticileri ve büyük aşı üreticileri Amerikan sağlık sistemini kontrol eder hale geldi bugün. Bu elitler 2015'te BM üzerinden bir ütopya geliştirdiler. Bu da elitlerin iktidar projesiydi. Bir bağışıklık projesi yaptılar. Dünyadaki herkesi aşılayıp hastalıklara karşı bağışık hale getireceğiz dediler. Ben Cytosolve adında bir şirket kurdum. Burada vücudumuzdaki kimyasal yapı modelleniyor ve hangi hastalıklara karşı açık olduğumuz ve buna karşı ne yapmamız gerektiğini bize söylüyor. İlaç sektörü şu an krizde. 15 yıl ve 5 milyar dolar harcadıkları ilaçlar, toksik etkiler yüzünden FDA (ABD İlaç ve Gıda İdaresi) tarafından onaylanmıyor. Yani ilaçtan para kazanamıyorlar. İşte bu yüzden ilaç şirketleri aşı işine yöneldi. 1986'da Aşı Mahkemesi oluşturuldu. Çünkü 1962 ile 1986 arasında doğru yöntemlerle geliştirilmemiş, doğru yollardan denenmemiş, riskli aşılar yüzünden pek çok sakatlık meydana geldi. İşte bu mahkeme normal adalet sistemi içinde değil sağlık bakanlığı bünyesinde oluşturuldu ve en yüksek tazminat 250 bin dolar ile sınırlandırıldı. Bugün aşı, ilaçtan çok daha karlı bir sektör. Tazminat cezası çok az, maliyet düşük."

Doktor Ayyadurai, coronavirüsün arka planında bu hesabın yattığını savunanlardan.

Onun bir iddiası da hekimlere yönelik.

Hekimlerin genel olarak bağışıklık sistemi hakkında yeterli donanımının olmaması, virüs konusunda yeterince isabetli karar verememelerine yol açıyor.

ÇİN, İRAN VE İTALYA'DAKİ VİRÜSLER FARKLI MI

Doktor Shiva Ayyadurai, Çin'de görülen Kovid19 ile İran ve İtalya'dakilerin farklı türler olduğunu söylüyor.

Ve ona göre tüm bunların kaynağı, ABD'deki (Temmuz 2019'da 'sızıntı' yüzünden kapatılan) biyo savaş üssü Fort Detrick olabilir.

Doktor Shiva, "Bu derin devlet için Amerikan, Çin, Hindistan çıkarları önemli değil, önemli olan kendi küresel çıkarları" diyor.

Ayyadurai'ye göre, Big Pharma, Bill Gates, Hillary Clinton bu işin arkasındaki derin devlet ekibinden.

ANTHONY FAUCİ DE O EKİPTEN




Gates ve Clinton'a yakın bir isim olan, Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Antony Fauci de bu Neocon ekibe dahil.

Gates ve Hillary Clinton ile kanka.

Bir immünolog Doktor Fauci bu görevini 1984'ten beri sürdürüyor.

Ocak 2020'de ise Beyaz Saray Coronavirüs Görev Gücü lideri oldu.

Doktor Shiva, bir immünolog olarak çok başarısız gördüğü (Shiva, AIDS çalışmalarını tamamen sahte ve yönlendirilmiş buluyor. HIV'nin yeterince güçlü olmadığını, aslen uyuşturucu kullanımının AIDS'e yani bağışıklık sisteminin çökmesine sebep olduğunu ileri sürüyor.) Fauci'nin, ilaç yerine aşıyı savunmasını da manidar buluyor.

Bilindiği gibi son olarak Trump ile Fauci ters düştü.

ABD Başkanı Trump'ın, bir çeşit sıtma ilacının virüse karşı çözüm olabileceği önerisini reddeden Fauci tek seçeneğin aşı olduğunu savunuyor.

Hintli deha, immünoloji (bağışıklık) sisteminin A, C ve D vitaminleri ile güçlendirilmesinin dahi virüsü alt edebileceği görüşünde.

Asıl sebep Amerikalıların korkunç kötü beslenmesi:

"Bütün gün şeker ve gdolu hamur yerseniz, GDO'lu sentetik şeyler dışında faydalı hiç bir doğal besin almazsanız, kilo alırsınız, güneşe de çıkmazsanız, kronik hastalıklara davetiye çıkarırsınız ve bağışıklık sisteminiz çöker. Bunun için virüs beklemenize gerek yok zaten ölüm reçetesi bu."

Ayyadurai, Çad'ın dünyanın en fakir ülkesi olmasına rağmen oradaki insanların Amerikalılardan 10 kat daha güçlü bağışıklık sistemine sahip olduklarına dikkati çekiyor.

Shiva'ya göre, ortaya konan Hollywood filmlerine taş çıkartan bir senaryo...

İnsanları öldüren ve sıkıyönetime iten kötü virüse karşı, kurtarıcı ve iyiliksever Gates ve şurekası.

"Bu iş bittiğinde, aşı olmayan hiç kimse ehliyet alamayacak, trene, uçağa binemeyecek, iş başvurusu yapamayacak, jimnastik salonuna kayıt olamayacak" diyor Hint asıllı Amerikalı doktor.

KAYNAKLAR

https://www.youtube.com/watch?v=xf-qv9o8nq8


Kaynak: Veryansın TV


bozadi

#41
15 Nisan 2020

Kendi vatandaşına bunu yapan başkasına ne yapmaz ki


Hüseyin Vodinalı




ABD Kongresi 1970'li yılların sonunda bir soruşturma raporu yayımlar.

Amerika'da gerçek demokrasinin olduğu yıllardır o zamanlar.

Rapor çarpıcıdır.

1940 – 1974 arasında 500 bin Amerikalı'nın nükleer, kimyasal ve biyolojik savaş deneylerinde kobay olarak kullanıldığı ortaya çıkar.

Varsayımsal olarak 1974'ten bugüne bu rakamın 1 milyonu aştığını söylemek de mümkün.

Tabii buna Amerikalı olmayanları katarsak kim bilir rakam nerelere ulaşır.

Raporda anlatılan deneylerden bazılarını anlatmak gerekirse...

1952 ile 1973 arasında, 80 bin dönümlük ünlü biyo-savaş üssü Fort Detrick'te "Doktor Önlüğü Operasyonu" (Operation Whitecoat) düzenlenmiş.

Burada neler yapılmamış ki...

Yetimler, mahkumlar, kimsesizler, özürlüler ve akli dengesi yerinde olmayan deneklere, sentetik östrojenler, canlı kanser hücreleri, sifilis, frengi, hepatit, hıyarcıklı veba, beriberi, kolera, sarı humma, dang humması, ensefalit, tifo, Lyme hastalığı, kanamalı ateş, boğmaca ve daha pek çok bakteri, mikrop ve virüs zerk edilmiş.

Hem de sadece iğneyle değil, böcek ve sinekler de kullanılmış.

Kaçının ölüp, kaçının sakat kaldığı konusunda hiç bir kayıt yok.

Çok ilginç bir başka deney silsilesi de Amerikan Hava Kuvvetleri'nin 1950'lerden itibaren başlattığı 'havadan saçılma operasyonları".

ABD kendi toprakları ve kendi insanları üzerinde tamı tamına 240 biyo-savaş hava operasyonu yapmış.



Nerede diye sorarsanız, Alaska'dan Hawai'ye kadar ABD'nin onlarca eyaletinde.

Mesela CIA bir deneyde, havadan Florida'nın Tampa Körfezi'nin deniz tarafına boğmaca hastalığı serpmiş.

On binlerce kişi hastalanmış, ölenler olmuş.

Amerikan Donanması, San Fransisko'ya büyük miktarda bakteri saçmış.

Zatürre benzeri hastalıktan pek çok Amerikan vatandaşı ölmüş.

Bu bilgi sızdığında donanma, bakterinin zararsız olduğunu ileri sürmüş, ancak binlerce kişi solunum yolları hastalıkları, zatürre ve benzeri rahatsızlıkları bugüne kadar çekmek zorunda kalmış.

San Fransisko körfezi çevresinde hala bugün dahi bu bakteri kaynaklı hastalıklar, özellikle yaşlılarda birinci ölüm sebebi.

Bu size bir yerlerden çağrışım yaptı mı?

1981'de ABD ordusu 2 farklı biyo-savaş senaryosu üzerinde çalışmış.

Bunlardan biri (Operation Big Buzz – Büyük Vızıltı Operasyonu) şöyle; farazi bir kente uçaklardan  eşzamanlı olarak (Aedes Aegupti-sarı humma sineği) 16 sivrisinek öbeği salınıyor. Bu sinekler sarı humma ve tularemi (tavşan ateşi) bakterileri taşıyor. Simülasyona göre 625 bin kişi ölüyor. Pentagon'u sevindiren ise kişi başına ölüm maliyetinin sadece 29 sent olması.




Bir diğeri Operasyon Mayday. Onda da yine sivrisinekler kullanılıyor.

Operation Big Itch (Büyük kaşınma) ise farelerdeki pireleri devreye sokuyor.

Daha sonra Ebola çalışmalarında yarasalar kullanılıyor.




İlerleyen yıllarda genetiği değiştirilmiş sivrisinekler mercek altına alınıyor.

Enteresan bir olay da Türkiye, Rusya ve Gürcistan'da yaşanıyor.

Avrupa Hastalık Önleme ve Korunma Merkezi verilerine göre, 2017'de Gürcistan'daki Richard Lugar Amerikan Biyo Savaş tesisi kaynaklı olduğu sanılan tropik sivrisinekler (Aedes Albopictus), Türkiye'nin kuzeydoğusu, Rusya'nın Krasnodar bölgesi ve Gürcistan'da görülmeye başlanıyor.




Yine Lugar tesisinin açılmasıyla birlikte 2014'te Aedes Aegupti türü sivrisinekler de aynı bölgelerde görülüyor.

ABD'DEKİ BİO SİLAH FABRİKALARI

Dugway tesisleri Utah eyaletinin Batı Çöl kısmında yer alıyor.

Lothar Saloman Hayat Bilimleri Deneme Merkezi'nde geliştirilen bio ajanların havaya püskürtülmesiyle ilgili denemeler yine tesislerin çevresindeki çöl arazisinde yapılıyor.

2012'de ABD ordusunun resmi listesinde, vebadan tutun da, şarbona, Venezuela ensefalitinden, maymun çiçek hastalığına kadar envai çeşit ölümcül bio silah var.

Hatta tesislerde kullanılan hastalık listesinin altında, 'liste her ajanı içermemektedir' notu da var. Acaba o içerilmeyen ajanlar neler?

Corona virüs türleri olmasın?

SENTETİK VİRÜSLER ÜZERİNDE ÇOK GİZLİ ARAŞTIRMALAR

2008 ile 2014 yılları arasında ABD hükümeti sentetik virüs çalışmalarına 820 milyon dolar harcadı.

Çalışmalar "top secret" yani çok gizli kategorisinde yapıldı.

Bu ekiplerin arasında JASON adı verilen ordu danışmanları grubu da vardı.

JASON kod ismini taşıyan grup, ABD hükümetine çalışan bağımsız bilim insanlarından oluşuyordu.

1960'lardan beri bu JASON sistemi devam ediyordu. Bunlar yeni virüsleri tespit ediyor ve o virüsler  üzerinde genetik mühendislik çalışmaları yürütüyor.

Çalışmaları tamamen gizli.

Biraz bilgi edinilebilen bir başka proje ABD Hava Kuvvetleri'ne ait "Biyoteknoloji: Genetiğiyle oynanan patojenler" çalışmasıydı.

JASON grubundan bilim insanlarının da yer aldığı projede, 4 ayrı kategoride biyo-silah olarak geliştirilen virüsler üzerinde genetik mühendisliği yapılıyordu.

1-İki virüsün birleştirilmesiyle elde edilen ölümcül bileşim.

2-Hayvandan insana bulaşan virüsler. (Örnek: Ebola)

3-Hayalet virüsler.

4-Tasarım virüsler. Belirli bir genetik özellik taşıyan etnik grupları hedef alan türler. ABD Hava Kuvvetleri'nin Ukrayna ve Gürcistan üzerinden Ruslardan topladığı örnekler. Ya da Harvard Üniversitesi ile ABD Ulusal Kanser Enstitüsü'nün Çin'de topladığı doku örnekleri bu tür çalışmalar için kullanılmış olabilir.

Ürkütücü değil mi?

Neticede kendi insanına bunları yapan, Çinliye, Rus'a, Türk'e ne yapmaz ki.

İletişim: [email protected]

KAYNAKLAR:


Kaynak: Veryansın TV


ogeday

#42
2012 Londra Olimpiyatları seromonosinde çok fazla ip ucu verilmiş virüs ile ilgili
 

fidelista

#43
Ekranlara bir tek olsun neden böyle bilim insanı çıkarılmıyor
Türkiye ve Dünya'da koronavirüs salgını ile mücadele ederken sosyal medyada dikkat çeken bir video paylaşıma girdi...

https://odatv4.com/vid_video.php?id=8HG1B

bozadi

#44
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Ekranlara bir tek olsun neden böyle bilim insanı çıkarılmıyor
Türkiye ve Dünya'da koronavirüs salgını ile mücadele ederken sosyal medyada dikkat çeken bir video paylaşıma girdi...

https://odatv4.com/vid_video.php?id=8HG1B
K'ların "ölüm sayısı çok abartılıyor" ifadesini destekliyor videodaki doktorun açıklamaları.

Bu arada ABD'de haberlerde koronavirüs müdahalesi için hastaneye kaldırılan insanlarla, dolup taşan hastanelerle ilgili gösterilen görüntülerin, videoların ciddi bir kısmının "kurgu" olduğuyla ilgili bir video izlemiştim. Örneğin koronavirüs acil müdahale hastalarıyla dolup taştığı söylenen bir hastaneye bir şahıs ertesi gün gidiyor ve hastane neredeyse bomboş. Bunun gibi çok sayıda şişirme, kurgusal durum olduğuna dair epeyce kanıt var.

Ama K'lar sonuçta ortalıkta gerçekten bir (birkaç) koronavirüs türünün dolaştığını ve egemen güçlerin bir yandan o potansiyel pozitif etkileri olan türü durdurmaya çalıştıklarını, bir yandan ise ölüm/salgın meselesini abartarak bunu insanların yaşam düzenlerini bozma, baskı altına alma aracı olarak kullanmaya çalıştıklarını söylüyorlar.