Koronavirüs Laboratuvardan Mı Kaçtı?

Başlatan bozadi, 22 Mart 2020, 14:25:04

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#15
29 Mart 2020

Tuna Kiremitçi: İnsanlığın doğum sancılarını yaşıyoruz


'İnsanlığın Öldüğünü Duydum' albümünün ilk kısmını müzikseverlerle buluşturan Tuna Kiremitçi ile albümüne, müzik yaşamına, ülke ve dünya meseleleri üzerine düşüncelerine, koronavirüs salgınının sanatçılara etkisi üzerine konuştuk.




Yazarlıktan şairliğe, sinemadan müzisyenliğe kadar çok yönlü üreten sanatçılarımızdan Tuna Kiremiteçi, yeni albümünün ilk kısmını müzikseverlere sundu. İnsanlığın Öldüğünü Duydum albümünde Kiremitçi, kendine doğru bir yolculuğa çıkarırken aynı zamanda ülke ve dünya meselelerine dair de göndermelerde bulunuyor. Kiremitçi, bu albümünde yeni müzik tarzına da yer veriyor. Kiremitçi ile albümün çıkış fikrine, Rap tarzında söylediği İz Kalmadan şarkısının hikayesine, müzik yaşamına, koronavirüs salgının sanatçılara etkisine ve ülke ve dünya meselelerine ilişkin düşünceleri üzerine konuştuk.

'İnsanlığın Öldüğünü Duydum' ismi dahi albümün toplumsal meseleler içerdiğini belirtiyor. Böyle bir albüm yapma fikri nasıl oluştu, sizi harekete geçiren faktörler neler oldu?

İki düet albümünden sonra solo bir albüm yapmanın zamanı gelmişti. Bir kent ozanı albümü olmasını istedim. Yani gitarıyla yaşadığı hayattan, ülkeden, dünyadan dem vuran bir adamın şarkıları. Haliyle, bazı şarkılar değişik konularda oldu. Ortak noktaları, insanın yaşadığı çözümsüzlüklerle ilgili olmaları. Adı da bunu yansıtıyor. İnsanlığın öldüğünü çok sık duyuyoruz çünkü artık. Ama acaba gerçekten öyle mi? Ya insanlık daha hiç doğmadıysa? Böyle sorulardan doğan şarkılar.

'MÜZİKTE YENİLİKLERE AÇIĞIM'

Albümün ilk şarkısı İz Kalmadan'ın sözleri hem kendinizden hem de insanlığın yaşadığı sorunlara dair mesajlar veriyor. İz Kalmadan'ın özel bir hikayesi var mı?


Geçen yaz sevdiğim bir arkadaşıma tiroit kanseri teşhisi kondu. Atom tedavisi gördüğü için evinde karantinadaydı. Çocukluğu Çernobil'e rastlamış insanlarda bu kanser türü sık görülür. Sırf onu neşelendirmek için "Seninle gel eski kahramanların / Şimdi yaptığını yapıp dünyayı kurtaralım. / Süper güçse lazım olan ziyadesiyle var / Kanımızda radyasyon Çernobil'den yadigâr" dizelerini rap şeklinde kaydedip yolladım. Sonra başını ve sonunu da yazdım ve ortaya "İz Kalmadan" çıktı.

İz Kalmadan'da Rap tarzını görüyoruz. Neden böyle bir tercih yaptınız?

Dediğim gibi, başta amacım sadece hasta arkadaşımı biraz eğlendirmekti. Ama sonra hoşuma gitti ve "neden olmasın?" dedim. Neden Rap formları taşıyan bir şarkı yapmayayım? Müzikte yeniliklere açığım. Serde ozanlık da var. Bence her ozan potansiyel bir Rap sanatçısıdır, işi gücü sözcükler ve prozodi olduğu için. Aynı zamanda bu şekilde günümüz müziğine ve dünyasına da kendimce bir cevap vermek istedim.

Albümün diğer şarkılarının çıkış zamanı belli mi? Müzik tarzlarına ve sözlerine dair ipuçları paylaşabilir misiniz?
En başta yine üç şarkıdan oluşacak ikinci EP'yi Eylül'de yayınlamayı planlamıştık. Ama dünyanın hâlini görüyorsunuz. Sağlığımız ve şartlar izin verirse yapacağız inşallah. Onda da yine Rap müziğine göz kırpan bir şarkı olacak. Albüme adını veren şarkı. Diğerleri yine kent ozanı baladları olacaklar. 2021 başlarında paylaşmak istediğimiz üçüncü EP de aynı şekilde. Sonra hepsini toplayıp albümleştirmek niyetindeyiz.

'TEMELDE OZAN GELENEĞİNE BAĞLIYIM'

Müzisyenliğinizde sizi etkileyen, kendinize usta olarak kabul ettiğiniz sanatçılar var mı?

Tabii ki... Temelde ozan geleneğine bağlıyım. Bu da demek oluyor ki Fikret Kızılok, Bülent Ortaçgil, Hüsnü Arkan, Barış Manço, Cem Karaca, Neşet Ertaş ustalarım... Dünyaya bakarsak da Bob Dylan, Leonard Cohen, Serge Reggiani, Vladimir Visotski, Manu Chao, Carole King gibi isimler. Şair şarkıcılar yani hep. Hepsinden bir şeyler kapmışımdır.

Romandan şiire ve sinemaya kadar çok yönlü üreten bir sanatçı olarak, bu dönemde müzik dışında da projeler yapacak mısınız?

Artık müzik dışında bir şeyle ilgilenmek istemiyorum. Ama şarkılar yazmaya devam ederken bir taraftan da film ya da tiyatro müzikleri yapabilirim. Sonra ümit vadeden genç sanatçılara prodüktörlük yapmayı da seviyorum. Arada şiir ya da kısa bir öykü yazacak olursam da dergilerde yayınlanıyor. Ama hayatımın ekseninde sanırım hep müzik kalacak.

Gerek üretimlerinizde ve gerekse söylemlerinizde ülke ve dünya meselelerine de yer veriyorsunuz. Ülkemizin ve dünyamızın içinde bulunduğu dönemi nasıl yorumluyorsunuz?

İnsanlık şu an küresel bir kriz yaşıyor. Hem maddi hem manevi bir kriz. Salgınlara, mültecilerin acılarına, Yemen'de bombalanan ilkokul otobüslerine falan bakınca insanlığın öldüğünü düşünmek çok kolay. Herkes gibi ben de "Acaba insanlık öldü mü?" diye soruyorum kendime. Ama belki de insanlık henüz doğmadı. Gerçek insanlıkla daha tanışmadık. Bu yaşadıklarımız belki de onun doğum sancıları. Bu klasik siyaset formülleriyle çözülebilecek bir durum değil. Çok daha derin bir dönüşüm gerek. Belki de çoktan başladı.


Koronavirüs salgını tüm sanat etkinlikleri durdurdu. Bu durumun sanatçılara etkisi sizce nasıl olacak?

Nasıl olsun, ekmeğimizden olacağız! Şahsen bir selebriti ya da Rockstar değilim. Olmak gibi bir derdim de yok. Sonuçta müzik emekçisiyiz. İş yapmadan dayanabilme gücümüz bir yere kadar. Hayatın normale dönmesi çok uzun sürerse ne yaparız bilmem. Ama pes etmeyeceğimiz ve yeni yollar arayacağımız kesin. Gerçek sanat her zaman hayatta kalmanın bir yolunu bulmuştur.

'MÜZİSYEN SAHNEYE ÇIKMAK İSTER CEP TELEFONU KAMERASINA DEĞİL'

Sanatın ulaşım yolu salgınla birlikte büyük oranda internete evrildi. Bu yolu nasıl değerlendiriyorsunuz? İnternete özgü projeleriniz var mı?

Bunlar geçici bir süreliğine, moralleri yüksek tutmak için yapılan tatlı işler. Ben de yaptım bir-iki tane. Gerekirse yine yaparım ama ekonomik bir karşılığı yok. Sonuçta evine ekmek götüren insanlarız. Şarkı yapmamız, konser vermemiz, festivallere katılmamız gerekiyor. Gerçek şu ki internet işleri bunlara destek olabildiği ölçüde anlamlıdır. Yoksa er-geç bir yerde tıkanırlar. Duygusal olarak da her müzisyen sahneye çıkmak ister, cep telefonu kamerasına değil.

Ortaçağ'da Avrupa'da veba salgını, hümanizmin sahneye çıkışına, Rönesans'ın taşlarının döşenmesine etken olmuştu. Sizce koronavirüs döneminin de bu tür etkileri olabilir mi?

Bu harika bir soru ama cevaplaması da bir o kadar zor. Bilim adamı ya da falcı olmadığım için, net bir öngörüde bulunamıyorum. Ama sezgilerim, bunların gerçek insanlığın doğum sancıları olabileceğini söylüyor.


Albümünüzle ve salgınla ilgili dinleyicilerinize neler söylemek istersiniz?

Biz zor zamanlarda dayanışmayı bilen bir halkız. Bu özelliğimizi hatırlayalım. Bu sınavdan asaletimizi kaybetmeden, dünyaya örnek olarak çıkabiliriz. Albümümün çıkış tarihinin tam bu döneme denk düşmesinden dolayı ise hâlâ şaşkınım. Belki de insanlığa verilecek bir mesaj vardı ve beni de aşan bir güç bunun için bu albümü seçti. Bu düşünce aklıma gelmiyor değil.




Kaynak: Aydınlık


bona fide

#16
Abdullah çiftçi biyometrik çiple aşı uygulaması çalışmalarından bahsediyor
https://www.youtube.com/watch?v=-ofK5BiOXzY


singapurda mikro iğnelerle uygulacak korona aşı çalışmaları
https://asia.nikkei.com/Business/Startups/Coronavirus-vaccine-set-for-testing-says-startup-backed-by-Singapore-VC

bu da mikroiğne ile tedavi olan hastanın takip sistmini anlatan bi yazı
https://www.nature.com/articles/nnano.2016.38

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2211383518312437 Biyomedikal uygulamalar için mikroiğnelerin son gelişmeler: ilaç dağıtımı ve ötesi

bu arada klorokin içeriği -kinin- kınakına kabuğundan yabancı ismi farklı elde ediliyormuş ve şuuvepss tonikte kinin bulunduğunu duyan halkım stokları tüketolamiş marketler yok satıyor kendimde gördüm. rusyanın buldugu söylenen meflokin klorokinin etkisiz kaldığı ve yine sıtmaya sebep olan virüste kullanılıyormuş ve ikisi birlikte kullanılırsa oldukça tehlikeli hızla gelişen havale ve ölüm olabileceği yazmakta
http://www.drpozitif.com/diyet.aspx/Sitma-riskli-ulkelere-seyahat burda sayfanın altında sıtmada kullanılan ilaçlar irüsler çeşitli ve dirençleride farklı olduğu için seyahat edilen bölgelere göre farklı ilaçlar

https://www.klimik.org.tr/wp-content/uploads/2013/10/nt-s%C4%B1tma-prfilaksi-PowerPoint-Sunusu.pdf sıtma hakkında bilgi

 evet nerden nereye geldim bende anlamadım valla soğukta gayri ihtiyari insanın burnu akıyor kitap kurken gözler kızarıyor ondan sora yoksa bendemi filan oluyorum nede olsa ben farklı ve özelim elim yıkamaktan keçeye döndü kendim şahsen bi subardağı ılık suya çay kaşığı ucunda karıştırdığım karbonat içiyorum boğazımda gıcık veya hani nezle grip olurken bi yeri sızlarya insanın elinin kenarı kolunun bi noktası bana haber verir vucutta bi noktada sızlama olur işte oyle anlarda -bu anları artık hergün yaşar gibiyim- karbonatlı su içiyorum. bide yatsı ezanından sonra hocanın duasına amin diyorum cümleleri güzel herkes adına yapılınca. nasıl dua edeceğimi şaşırdığımdan hocanın olumlama ritüelini vay be ritüel oldu onaylıyorum ses etkileyici neyse herkes nasıl korunduğumu merak ettiği için basın açıklamamı burdan yapim sevgiler

 

bona fide

#17
evet bozadi inanılmaz ekonomi felaketi anlatılıyor paralarınızı bankalardan çekin altın alın gümüş alın kripto para ya donuşum için hazırlık ve tanıtım aşaması geçildi şimdi uygulama faslı falan fulan bu kaan sarı aydını eskiden beri takip ederim zebil gibi zengin olduğumdan külçe külçe altınlarımı şimdiden hazırladım
şaka bi yana bence faydalı bilgiler https://www.youtube.com/watch?v=8xWpScJlAf0l0 gerçi bu hamza ve saz arkadaşları delaket tellallarının başında geliyor kaan beyde finans şirketlerinde çalışmış iç yüzlerini biliyormuş gayri ihtiyari öküz altında buzağ arıyorum sonuçta yapılan tüm açıklamalar teoriler komploda olsa herkesi aynı amaca yönlendiriyor
 

bona fide

#18
https://www.youtube.com/watch?v=m4JRBi_ga6I&feature=youtu.be

bunu mutlaka izlemelisiniz videonun 10:56 dk. sında bi videodan bahsediyor türkçe alt yazılı sonrada o videoyu yayınlıyor videodaki kadın youtube videoyu kaldırmasın diye terimlerin baş harflerini kullanacağını söylyip anlatmaya başlıyor

videonun devamı çok daha ilginç aşı hakkında izlemek için bahsedilen face adresine gitmeniz gerekiyor
 

Tgur

#19
Bonafide bu son aktarımın oldukça ilginç,son celsedeki şu bölümdeki çeşitli "karışık karmaşık işler" kapsamına girebilir sonunda ifşaatlar emellerine mani olabilir,

"S: (Pierre) Öyleyse amaç nedir...

(Joe) Batılı ülke liderleri neden ülkelerinin büyük bölümlerini tecrit etmeyi kabulleniyorlar?

C: Çeşitli karmaşık ve çatışmalı amaçlar var.

S: (L) Forum üyelerinin soruları var ve belki de onları sorarsam meseleyi netliğe kavuşturabiliriz. Yoksa sormak istediğiniz çok spesifik sorular mı var?

(Pierre) "Çeşitli karmaşık faktörler" kısmını sormak istiyorum. Birkaç defa iki faktör vurgulandı: Ekonomik faktörler ve siyasi düzeyde otoritelerin gücünü artırmak.

(L) Faktörlerden biri ekonomiyi ayarlamak için iyi bir fırsat görülmüş olması mı?

C: Evet

S: (L) Ekonomiyi yeniden ayarlayıp istedikleri zaman herşeyi eski haline getireceklerini düşünüyorlar.

C: Evet, arzuya dayalı düşünüş.

S: (L) Bir diğer faktör insanları tecrit etme, sınırlama, kontrol altına alma güçlerini artırmak mı?

C: Evet ama ifşa olma nedeniyle bu da geri tepecek."



bona fide

#20
sevgili Tgur tam ekleme yapıyordum mesajını gördüm videonun devamı var tamamı 56 dk. ve bu kalpazanların iç yüzünü ortaya döküyor videoyu yayınladığı anlatılan şahsın face adresinden devamı izleniyor ve birisi yorumda yazmış 5g uygulamasına çipli aşılama işlemi tamamlanınca son verirler diye düşünceleri bu belliki
 

Tgur

#21
Evet devam edebilirsin..ama face işaret ediyorsun benim face kaydı yok ama o a Amerikalı hanım gereken hassas malümatı vermiş bu kadarı da yeter.

bona fide

#22
video Dana ashlie adında birine ait kendisinin kanalı var yotubda ama bu video kanalında yer almıyor şimdilik bu sıtkı tuncerin face sayfasıda türkçe alt yazılı izlenme imkanı var
 

bona fide

#23
sevgili tgur mail adresini yazarsan sana şifremi veririm ordan izlersin bu videonun tamamı izlenmeli

burada yazmak istemezsen bozadiye foruma mail atarsan o bana gönderir mailini ve elbetteki lütfen bu iyiliği yaparmısın bozadi izlemeniz lazım hepimizin.

mesajı 3. düzenleyişim
 

Tgur

#24
Bonafide dostum mesajın ana fikrini aldım bana yeter ,kırılma sakın hassasiyetini anlıyorum ama debelenmenin detayları artık beni fazla etkilemiyor gerçekten bu komple yapıcıların etkilerini anlayıp genel bir korunma sağlayıp önüme bakmak dışında eğer gelecek olan 5Y e bilet almak ise eyvallah o da kabulümüz ,zaten oralardan gelmedik mi, intihar değil sakın ,tedbir alırız ve olanları seyrederiz..



Dionysos

#25
Yavuz Dizdar 2016 da whatsapp gruplarında dolaşan bir videodan sözederek laboratuvardan kaçmış ya da çıkarılmış olabilir dedi
Çin Wuhandaki olimpiyat oyunları için Ekimde gelen ABD askerlerini virüs bulaştıemakla suçladı
İran ABD yi suçladı
Alman parlamentosuna 8 yıl önce sunulmuş SARS-Cov virüsü ve mutasyonuna dayalı salgın öngörüsü ortaya çıktı
Ekim 2019 da Event (Vaka) 201 afında bir salgın tatbikatı yapıldığını duyduk
Çin Çinli karşıtlığı yapıldı ve bu tıpkı kötü Sovyetler Moskof ve Komünizm zamanlarında yapılana benziyordu hatta İngiltere Ve ABD nin Çin ve Çinlile hakkındaki bazı söylemleri o kadar tuhaftı ki
Türkiye de Örneğin yılan yiyen pis insanlar algısı olışturuldu
İsveç hayatı durdurmadı, Brezilya Cumhurbaşkanı bunlar siyasi abartılıyor dedi
İtalya da bir ilaç endüstrisi müdür ülkede kasım aralık aylarında da 5 bin2 yakın yaşlıyı zaten öldüren giz2mli bir pnomoninin varolduğunu açıkladı
İsrail sağlık bakanlığı eski genel müdürü Lass İtalya da zaten solunum sıkıntılarına bağlı ölüm avrupa ülkelerinin 3 katı idi dedi
İsrailli bir biyofizikçi matematiksel metaanalize dayanarak salgının duruyor oldupunu gerileyişini öngördü
Almanyalı bir istatikçi ve matematikçi pozitif testlerin tüm nufüsüu kapsamadığını bu tüzden sayıların abartıldığını ya da gerçeği yansıtmadığını ölüm oranlarının şu aşamada normal oluşunu söyledi

Yazılımedya adlı bir site de yeralan (doğrulanmayan) bir habere göre İsrail dışişkeri bakanı salgından Trump ı sorumlu tutarak Trump idam edilmeli bunu İrandan intikam almak için yaptı ancak denetleyemedi ve virüs İran dışına da çıktı ve yayıldı dedi.

Sokakta dolaşan iddialara göre Çin virüsü Çine getiren Amerikadan intikam alma ya da misilleme için eliyle tüm dünyaya götürdü..

Rusya, Almanya, Güney Kore ve bir çok ülke de ölümler düşük seyrediyor ve İtalya İspanya gibi ülkelerde ise anormal ölüm var
Bunu Fransa ABD ve İngiltere takip edecek gibi
İngilizler şimdiden 20 bin gibi kestirmelerde bulundu.
Fransa da kloroksin adı verilen kutusu 1 euro olan etkili oldupu düşünülen sırma ilacının kaybolduğu stoklandığı çalındığı ya da halktan gizlendiği ve kuşlandırılmak istenmediği gibi haberler dolaştı

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bona fide

#26
Tgur devamında aşılar ve ilaçlar hakkında belgeli itiraflı bilgilere yer veriliyor içerikleri lutfen bi şekilde devamını izle ilaçlar senin alanın. tamam pes ettim
 

bozadi

#27
Kasyopya Forumda K'lara sorulması istenen sorular başlığı altında Rabelais adlı kullanıcı 15 Mart'ta 5g ile koronavirüs arasındaki ilişkinin sorulmasını istemiş: https://cassiopaea.org/forum/threads/5g-and-corona-virus-link.48435/

Ama 23 Mart celsesinde bu soru sorulmadı, belki sıra gelmedi diye veya başka nedenle. Umarım ileride sorulur. Sonuçta K'lar kablosuz teknolojilerin insanlar için çeşitli zararlarına değinmişlerdi diye hatırlıyorum. En yaygın veya genel olumsuz etkisi, zihinsel algılama ve tepki verme hassasiyetini azaltıcı bir tür etki yaptığı diye kalmış aklımda. GSM vericileri ve diğer kablosuz teknolojiler yaygınlaştıkça ve güçlendikçe, hakikaten bir tür mikrodalga fırının içinde yaşıyormuşuz gibi beynimizin ve vücudumuzun kısık ateşte pişirildiği bir tür durum meydana getirilmeye çalışılıyor olabilir ama henüz tam olarak o noktada olduğumuzu sanmıyorum. Bu konuda sorgulama ve farkındalık artırma çabasının değerli olduğunu düşünüyorum ama gereksiz bir histerik reaksiyon yaratma riski de olabileceğini düşünüyorum.

K forumda 5g konusunda açılmış bir başlıkta, forum yöneticilerinden Scotty'nin bu konuda söylediklerine dikkat çekmek istiyorum (onun bu konudaki görüşleri ille kesin doğruyu yansıtmıyor olabilir tabi ama göz önünde bulundurulması faydalı olabilir):

https://cassiopaea.org/forum/threads/5g-technology.45720/post-829350

Mesajdan bazı çeviri alıntılar:

Alıntı Yap
 * Doktorlar, fizikçiler ve diğer çeşitli türde araştırmacıların ön çalışmalarına göre, 5G mevcut kablosuz teknolojiden en azından biraz daha kötü olacak gibi görünüyor.

* Birçok insan 5G'den tek bir şeymiş gibi bahsediyor, ama aslında çeşitli şeylerin birleşimi. Örneğin, "milimetre dalgaları" dünyadaki birçok 5G sisteminde henüz kullanılmıyor. Gelecekte kullanılabilir, kim bilir. Şu anda, 5G'nin çalışabilmesi için birçok durumda 4G'ye ihtiyaç var. 5G temel olarak bir standartlar ve teknolojiler koleksiyonu, ancak değişiyor. Tüm "G" lerde olduğu gibi, yıllar içinde ilerleyecek, değişecek ve standartlaşacaktır. Yani, akışkan bir durumda, diyelim.

* İlk olarak, kablosuz ağın etkileri bazı insanların söylediği kadar kötü olsaydı, hepimiz çok daha fazla sayıda düşüp ölüyor olurduk. Bu, bizim için iyi olduğu anlamına gelmiyor tabi. Herhangi bir nedenle daha hassas olan bazı insanlar için oldukça kötü olduğu anlamına geliyor. Diğerleri için (hatta çoğunluk için) olumsuz etkiler muhtemelen uzun süreli olarak berbat yiyeceklere, kirli havaya, kirli suya vs. maruz kalmak gibi.

* Tıpkı iyi beslenerek fiziksel sağlığımızı optimize etmek istediğimiz gibi, kablosuz şeylere maruz kalmayı en aza indirerek de optimize etmek isteriz. Ama zihinsel / duygusal sağlığı da görmezden gelmeyiz, çünkü bunlar da fiziksel sağlığa çok etki eder.

* İkincisi, "yönlendirilmiş casusluk / takip" ve hatta silah potansiyeli var. Ancak bildiğim kadarıyla bu çoğunlukla düşük maliyetli veya mantıklı bir yöntem olmayacaktır. Ayrıca, insanlarla etkili bir şekilde uğraşmanın, sakatlamanın veya öldürmenin çok daha iyi yolları var. Her sokak lambasından yayılan ölüm ışınları iyi bir Hollywood filmi konusu olur, ancak kontrol araçlarının genellikle bundan çok daha incelikli ve sinsi olduğunu biliyoruz.

* Eskiden insanlar Big Brother'ın (Malum Güçlerin) her hareketlerini takip etmelerinden ve gizliliklerini ihlal etmelerinden endişe ediyorlardı. Şimdi, akıllı telefonlar ve evdeki sanal "asistanlar" ve hatta Amazon bağlantılı ev kameraları yoluyla çoğu insanın casusluk için para ödemeye istekli olduğu açıktır. Ve gerçekte bu insanların kaçı hedefleniyor?

* Demek istediğim, her türlü veri biriktiriliyor ve yapay zekayla çalışan merkezi sunuculara gönderiliyorsa, bu bir Nazi rüyası gibi olur, değil mi? Şüphesiz. Ama kim izleniyor? Neden? Sistemin ciddi şekilde kötüye kullanılması olasılığı mevcuttur. Ve insanların kazara başkalarının özel hayat videolarını izlediklerini gördük. Herkesin her zaman izlendiğini sanmıyorum. Ama yine de şu soruyu sormak zorundasınız: Bu tür saçmalıklara neden boyun eğesiniz? Tabi ki mahremiyetinizi korumak için adımlar atmalısınız, çünkü bu temel ilkelerin bir ifadesidir bir şekilde. Tekrarlamak gerekirse, farkındalık, riskin / maruziyetin en aza indirilmesini sağlayacaktır.

* Bana göre bu "süper-ölüm ışınları" konusunu öne çıkaranlar öyle bir histeri yaratıyorlar ki, birçok insanın dikkati sapıyor ve bizzat kablosuz şeylerin olumsuz etkileriyle ilgili uyarıları bile göremeyecek hale geliyorlar. 5G'yle ilgili iddialar ille de yanlış denemez. Daha çok Histerik Abartı Yoluyla Dezenformasyon gibi. Böylesi düpedüz bir yalandan daha inandırıcı.

* Kısacası, konu karmaşık.


Tgur

#28
Bence kaosun karmaşanın maximum olduğu zamanlar yaşıyoruz gibi bu tip KH davranış bolluğu yanında, NASA'nın işaret ettiği bir büyükçe Meteordan da bahsediliyor 29 Nisana dikkat edin falan ,bu durumlarda din hayattır deyip ortamı incelemek bir netice vermeyecek galiba,belirsiz olan o kadar fazla şeyle karşılaşmamız  mecburen ilgimizi üst yoğunluk gerçeklerine doğru yöneltmekten ve hazırlanmaktan başka yol bırakmıyor.

bozadi

#29
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Tgur

Bence kaosun karmaşanın maximum olduğu zamanlar yaşıyoruz gibi bu tip KH davranış bolluğu yanında, NASA'nın işaret ettiği bir büyükçe Meteordan da bahsediliyor 29 Nisana dikkat edin falan ,bu durumlarda din hayattır deyip ortamı incelemek bir netice vermeyecek galiba,belirsiz olan o kadar fazla şeyle karşılaşmamız  mecburen ilgimizi üst yoğunluk gerçeklerine doğru yöneltmekten ve hazırlanmaktan başka yol bırakmıyor.
Dünya ile Ay arasındaki mesafenin 16 katı uzaktan geçecekmiş ve riskin düşük olduğu söyleniyor ama yine de meteor tehdidindeki artış artık açıkça dillendiriliyor.