avatar_Gaia

İş arkadaşımın tuhaf halleri ve yapışık ruh teorisi

Başlatan Gaia, 13 Kasım 2023, 23:53:55

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Gaia

Merhaba arkadaşlar, nasılsınız?

Sizlere bir arkadaşımdan bahsedeceğim. Kendisi 17 yaşlarında annesini 25li yaşlarda da babasını kaybetmiş biri. Çocukluğunda annesi ile arası çok iyiymiş. Annesi hastayken ona ilaçlarını falan verirmiş, tansiyonunu ölçermiş. Bir nevi evin içindeki hemşiri gibi birşeymiş.

Annesinin kaybından sonra kendisini eve vermiş. Ev işleri vs. derken sosyal hayatı kalmamış. Liseyi bitirmiş, üniversite kazanmış ama bitirmemiş. Babasının kaybı döneminde ise psikolojik sorunları başlamış. Depresyon, panik atak, duygu durum bozukluğu gibi tanılar konmuş. Fakat kendisini tanısanız aşırı enerji dolu biri. Öyleki mutsuz insanı saniyeler içinde şen şakrak edebilen biri. Enerjisi yüksek perdeden gibi geliyor bana.

Neyse bu arkadaşım bana 17 yaşlarında annesinin kaybı senesinde bir anısını anlattı. Sokakta çocukluk arkadaşlarıyla çocukken oynadıkları bi saklambaç tarzı oyunu oynarlarken bir şey gördüğünden bahsetti. Bana tasvir ettiği tarzıyla anlatıyorum. 'Bir adam vardı, gözlerini bana dikmiş bakıyordu. Başının üzerinde ve etrafında renkler vardı. Bedeninin alt tarafı yoktu. Sadece kafasını gördüm. İçime bir ürperti geldi. Rengim attı. Şok geçirdim.'

Bu yaşadığı şeyin ertesinde ise evinde duş alırken falan yoğun izlenme hisleri, odasında bilgisayar oynarken kendi kendine kapının açılması, bazı eşyaların durduk yere yere düşmesi tarzında şeyler yaşamış.

Tabi bunlar bakıldığında kısıtlı veriler gibi görünüyor. Daha detaylı bilgiler daha objektif analiz yapabilmeyi sağlar ama kendisine sorduğumda genelde detaylara girmek yerine yüzeysel anlatmayı tercih ediyor.

Bana bazen, 'İçimde farklı kişilikler olduğunu düşünüyorum. Eve gidince farklı biri oluyorum. İşte farklı biri, sosyal hayatımda farklı birine dönüşüyorum.' diyor. İşin garip yani bunu dışardan da gözlemleyebiliyorsunuz. Sosyal yaşamında takılırken eğlenceli ve enerjisi yüksekken, evine gidip ertesinde işe geldiğinde karakteri değişiyor gerçekten. Ona birşeyler anlattığınızda işine geleni kırpıyor ve anlamak istediği şekilde dinliyor. Sanki içinde bir süzgeç mekanizması, programı var (bizim zamanında bahsettiğimiz frekans çitleri gibi birşey belki) onlara çarpıyor anlattıklarım ve kendisini direk kapatıyor.

Yani şunu demek istiyorum. Program kırıcı konular vardır. Bir insana bahsedersiniz ve programı devreye girer, kişi beraberinde savunmaya geçer ve kendi içinde çatışır gibi. Buna benzer şeyler yaşıyorum onunla konuşurken. Onu açmaya çalışıyorum ve bir duvarla karşılaşıyorum. Bu da bana yukarıda anlattığım paranormal tarzı olayın bir çeşit yapışık ruh ile ilişkisi olup olmayacağını düşündürdü.

Bir keresinde benimle kişisel olarak uğraşan bir varlıktan bahsetmiştim size. Dişi bir varlıktı. Nordik tipli bir kadındı. Bu kadın varlığın onu programladığını görmüştüm görümde. Sonucunda az kalsın işinden oluyordu ama işe yaramadı. Merak ediyorum acaba bu arkadaşıma ulaşamama durumu bu tarz bir kh varlık ve yapışık ruh ikilisinin programı olabilir mi? Eğer böyle birşey söz konusuysa bu programı kırmak için ne yapılabiir?

Biliyorum bir insanın rızası dışında ona yardım etme çabası başka bir çeşit bencillik türü ama ben bh tarzı bir yardımdan söz ediyorum. İlham veririz. Program kırıcı konulardan bahsederiz ve bırakırız kişi kendisi çözsün sorununu.

Ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında?

Gaia

#1
https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=2454&SearchTerms=yap%FD%FE%FDk,ruh şu konuda ki şu alıntı da geçen semptomların bazılarını taşıyor kendisi.

 
Alıntı YapRuh Yapışmasının Yaygın Semptomları

Ruh yapışmasının en yaygın semptomlarından bazıları şunlar olabilir:

Açıklanamamış yorgunluk
Hafıza bozukluğu
Kişilikte veya davranışlarda beklenmedik değişiklikler ***
Ruh halinde ani değişiklikler ***
Açıklanamamış depresyon
Her tür bağımlılık
İlişki sorunları ****
Açıklanamamış somatik semptomlar ***
Açıklanamamış vücut ağrısı ve başka fiziksel semptomlar. ***
Yukarıda verdiğim alıntıda *** diye işaretlediğim kısımlar arkadaşımda gözlemlediğim bariz belirtiler.

Gaia

#2
Ayrıca eklemek istiyorum. Arkadaşım tüm bu yaşadıklarına rağmen kendi konfor alanı içinde mutlu ve ördüğü duvar yüzünden program kırıcı sohbetler sırasında direk konuyu değiştirip sanki başka bir konudan bahsediyormuşuz gibi konuşmaya başlıyor. Sanki bir parçası orda konuya hakim ama ana resme baktığınızda sizi dinleyen biri yok gibi.

gerçek tosun paşa

#3
Öncelikle kendi hayatına dair bir şeyi paylaştığın için teşekkürler.

Belki ilerde daha detaylı bir yorum yapabilirim ama şu an için kısaca aklıma gelen ihtimalleri yazacağım.

Öncelikle arkadaşının kayıplarla dolu zor bir hayatı var. Bu kişinin ruhunda inanılmaz bir erezyon yaratabilir kişi psikolojik olarak çökebilir. Bu çeşitli enerji zayıflıkları ve değişik psikolojik sorunlar ortaya çıkarabilir.

Şu çocukken gördüğü şeyden de yola çıkarak arkadaşının bir OP olma ihtimalini nedense daha düşük tutuyorum. Çocukken bu tarz görülerin sıkça rastlanan şeyler. Devamında yaşadığı paranormal bazı olaylar için çok fazla ihtimal ortaya çıkabilir ama bana arkadaşının bu tarz konulara pek bir ilgisi yok ve sana açıkça ya bana böyle konular açma inanmıyorum diyemiyor belki seni kırmak istemiyor ya da ilgisiz durmaktan çekiniyor vs. gibi bir ihtimal kuvvetliymiş gibi geldi.

Arkadaşın belki programlanmıştır belki de yapışık ruh konusunda ciddi bir sıkıntısı vardır ama yaşadığı hayatı göz önünde bulundurunca ruhsal bir çöküş içerisinde olması da olası geliyor.

Yapabileceklerin konusunda yine yüzeysel olarak konuşmak gerekirse açıkçası basit bir yol yok. Reiki inisiyasyonu alıp birbirinize uygulayabilirsiniz ya da regresyon terapisini hakkıyla yapan birini bulup düzenli bir seans programı yapabilirsiniz internetten 1 saatlik bir araştırmayla çözersin ama bunların hepsi bir yana arkadaşının bu konuda bir şey yapmaya dair bir isteği var mı ya da umurunda mı? :) asıl mesele işte bu...

Eğer öyle bir istek içerisinde (ya da frekansta diyelim) değilse elinden gelen ya da zorlaman gereken bir şey olmayabilir.

fidelista

#4
Kayıp anlarında şiddetli üzüntü hali içindeyken başka bir varlık girip yerleşebiliyor ya da bu üzüntü halinde benlikte bir bölünme yaşanıp iki ayrı hal içinde olabiliyor,bölünmüş benlik vakaları var,hatta Gurdijef insanın içinde bir çok ben olduğunu bunların arasında kavga olabildiğini bazı durumlarda bir ben aktif olurken bazen başka bir ben aktif olduğu anlamında açıklamaları vardı diye hatırlıyorum.Bence iki olasılık var annesine olan sevgisi yüzünden benliğin bir bölümünün izole olarak ayrışması ve onu zaman zaman yaşıyor,diğeride bir varlık girerek yaşamını sürdürüyor olabilir.Çok sevdiğini kaybeden bazı kişilerde şunu gözlemledim,sevdiği kişi ölmemiş gibi acısını bir ayrı bölmeye yerleştiriyor ve kapalı tutuyor bazı durumlarda  burası aktif olabiliyor.Belki bizdede vardır böyle kompartımanlar.

Gaia

#5
@gtp inanır mısın bende emin değilim değişip değişmeme konusundaki isteğine. Bazen yaşamını soruluyor. Ben niye böyleyim? gibisinden sorular soruyor ama genel olarak halinden memnun gibi. Bu da durumu daha da onun açısından kronikleştiriyor. Özünde iyi biri. Temiz saf diyebileceğimiz bir karakterde. Ama yaşamına baktığında derin hüznü ve yaşadığı travmaları hissetmemek mümkün değil.

@fidelista yorumun için teşekkürler. Açıkçası annesini kaybettiği dönemde böyle birşey yaşaması benimde aklıma direk bu tarz travmadan beslenen bir varlık olasılığını getirmişti. Aklın yolu bir. Söz konusu travmadan kaçmak olunca dediğin gibi bölünen benlikler olayı çok mantıklı. Sıkıntıyı derine gömüp unutma konusunda üzerimize yok maalesef insan olarak.

Kendisi genel olarak kendisini ifade etme ortamı geliştirememiş. Bu konuda sosyalleşme sıkıntısı yaşamış. Ona bakarsan çok sosyal biri gibi görünebilir. Ama şöyle bir durum var. Ne kadar çok insan tanırsan tanı seni gerçekten tanıyan kaç kişi? Yada o kalabalık içinde umursayan? Bununki de böyle. Dışarı yansıttığı sosyal enerjik yönü bana bir maske gibi geliyor. Kendini belkide kandırarak mutlu hissetmenin yolunu bulmuş. Bazen kendini ele veriyor hatta. 'Ben insanlara ters psikoloji ile yaklaşıyorum. Onları öyle tanıyorum.' diyor. Ama inanır mısınız tanıdığından yada tanımak istediğinden emin olamıyorsunuz. Bu açıdan muğlak biri.

Hani bir insan çocuk kalır ya, büyümek istemez. Öyle birşey. Bu çocukluğun belirli döneminde sıkışmış gibi. Orayı aşamıyor. Yaşadığı paranormal şeyler üzerinden düşününce bir yapışık ruh durumunu düşündüm. Çünkü sohbetleri sırasında ciddi karakter değişiklikleri sergiliyor. Bir an da sanki onun düşünce akışına parazit frekanslar giriyor gibi. Başka biri konuşuyormuş gibi sanki onun üzerinden.

bozadi

#6
Spesifik bir teşhis veya çözüm önerisi sunabilecek durumda değilim ne yazık ki ama arkadaşının durumuna üzülmeni ve yardımcı olma isteğini çok değerli buluyorum Gaia. Umarım burada bunu dile getirmiş olman onun için çözüm imkanlarını artırır.

İster istemez bir kez daha hayatımızda "şifanın" ne kadar eksik olduğu ve hatta ciddi oranda engellenmeye çalışıldığını hatırlatıyor bu durum bana. Düşünsenize, az-çok pozitif eğilimli olduğunu bildiğiniz, sevdiğiniz bir insan ciddi bir psikolojik / ruhsal sıkıntı içinde ve hayatımızın malum egemen koşulları ona yardımcı olmanızı çok zorlaştırıyor, hatta adeta imkansızlaştırıyor. Biz ne için yaşıyoruz ki?!

sybleman

#7
Gaia yaşadıklarının bir benzerini eşimde yaşıyorum. Kırmak için çok uğraştım olmadı. Enerji yüklemesi yapmak istedim gecesinde saldiri aldım ve tehdit etti senin yolun ayrı onun yolu ayrı karışma diye uyarıldım . Ondan sonra sadece konular veya bilgilerle uyanmasını sağlamaya çalıştım ama olmuyor. Dediğin gibi çok dikkat çarpıcı bir bilgi bile olsa duymamış gibi yapıyor. Sanki o anda bloke oluyor. En son niyet edip rüyada ne aşamada olduğunu görmek istedim ve pek de iyi görmedim. Bir süredir uğraşmıyorum. Anladığım kadarıyla bu onun seçimi.

Yapışık ruh ayırmayı oğlumda yaptım izinsiz. Çünkü ona nasıl anlatabilirim ki. Meditatif hale geçip ona yoğunlaşıyorum. Sonra bilinç bağlanınca otomatik olarak o ruhlar ve besin tüpleri koptu. 2 besin tüpü op kancası 1 tane de yapışık varlık vardı. Sonrasında çok rahatladı anı çıkışları gitti gece rahat uyumaya başladı. Ama ben 2 hafta kendime gelemedim. O enerjiyi dönüştürmem 2 hafta sürdü.

İzinsiz yapmanı tavsiye etmiyorum. Yolu ve seçimi o olabilir. Ya da yüksek benlikten izin isteyin gibi birsey diyorlar. Ama bilmiyorum. O kişi istemezse iyileşmek onun seçimi değilse enerji akışı da olmuyor. Verici sensin ama alıcı istekli değilse akış olmuyor.

Dionysos

#8
Alıntı YapOrjinal Mesaj? Ekleyen Gaia
İlham veririz. Program kırıcı konulardan bahsederiz ve bırakırız kişi kendisi çözsün sorununu.

Ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında?

Ketonun yardımı olur
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

gerçek tosun paşa

#9
"İplemiyorlar"

Yani çok aldırış etmeyin. Gelip ailenizden, arkadaşlarınızdan sizi seven insanlar "dayı bir sus be motorun soğusun" ya da "la sen ne anlatıyon değişik" demek istemedikleri veya konuya oldukça duyarsız görünmek istemedikleri için konuyu değiştiriyorlar.

Şöyle düşünün mesela hiç daha önce kafa yormadığınız asla ilginizi çekmeyen "boş" olarak nitelendirdiğiniz bir konuda gelip kafa açan birini ne kadar takarsınız?

Gelip size sibirya'da yılda 1 ay açan çimbumimbu otunu anlattığımı düşünün örnek olarak sallıyorum işte sizin odak noktanızın değeri karşınızdakinin nazarında işte bu kadar.

Yani insanlar çoğalmak, araba almak, kaliteli giysiler almak, internette gördüğü fenomenler gibi bir hayata sahip olabilmek ya da gençliğindeki geri kalmış eksiklikliklerini hayaller aleminde ya da madde aleminde yüksek bir ego (çeşitli psikolojik bozukluklar, takıntılar vs.) ile ele geçiştirmek istiyorlar.

Yani sizin hayatı ele alış şeklinizin başka insanlarla alakası yok :) ne hayat ne hayattan sonrası sizin taktığınız kadar kimsenin umurunda değil. İster siyasal islamcı enişteniz, ister ciğerinizi söküp vereceğiniz ananız, ister birlikte kıllandığınız mahalleden kankanız olsun durum böyle.

Dile getirmezler, söylemezler... Bu size cesaret vermesin. Sadece bir hayali, arzuyu ve düşünceyi sesli dile getirebilecek cesaret, bilgi, özveri dünyada kaç kişide ver yahu? :)

Kısacası burada geçen bilgiler ilgilendiğini iddia eden kesimin yarısından fazlası için bile bir fantezidir. Çünkü içinden her zaman gerçek olmamasını diler. Sonuna doğru uykunuzun geldiği, uyuya kaldığınız ya da savaşarak gözlerinizi zorla açık tutmayı başardığınız fakat sonunu anlamadığınız "bitse de yatsam baaa" dediğiniz bir film gibi..

2-3 gün sonra unutulur kaldı ki unutulmasa ne olacak? olsun... sonuçta filmdir... alt tarafı bir film...

Dionysos

#10
Yazılanlarla kendi yaşamım arasında paralellikler kurdum.
Kişinin gözlemi psişik/psikolojik görünümünde olsa bile çok fazla bilinmeyen var ve bu haliyle bir şey kestirme ve önerme oldukça güç. İşin açıkçası kendi tanıdığım olsa ilk yapacağım herhangi ilaç kullanıp kullanmadığını araştırma olurdu. Daha sonra tıbbi geçmişi ve yaralanması olup olmadığı, genel sağlık ve fizik durumunu gözden geçirme (ten rengi, bel çevresi , diğer şeyler). Kişiye yaşam tarzı ve diyetler dışında (belki sınırlı takviye önermesi) herhangi destek sağlanıp sağlanmayacağından emin değilim. Gerçekten ketonun yardımı olur.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Gaia

#11
Yorumlar için teşekkürler. Genel olarak arkadaşımın yaşadığı ve anlattığı şeylerin çocukken ilgisiz kalmasına bağlamaya başladım. Erken yaşlarda yaşanan kayıpların etkisidir diye düşünmek daha mantıklı gelmeye başladı. Yaşadığı paranormal şeyleri hepimiz öyle veya böyle deneyimliyoruz ama büyük resme bakınca bunların başımıza gelmesi bizim seçimimiz. Aldığımız ruhsal derslerin bizim dünya hayatında karşımıza çıkma biçimleri. Onun yaşadıkları da onun seçimlerinin bir veçhesi.

Yalnızlıktan keyif aldığını söyledi bugün bana. Ama aynı şekilde gün içinde bir baba ve çocuğunun yaşadığı ufak bir sohbetten aşırı etkilendiğini de anlattı. Özlem hissediyor geçmişe bu çok açık ama bir yanıda kabullenmiş artık bunu. Sadece zamana ihtiyacı var gibi.

Ona ilişkilerle ilgili sorular sordum bana aşk hayatında genelde bencil bir karakterde olduğunu anlattı. Karşı tarafın ona orantısız bir sevgi duyması bile ona birşey ifade etmiyor gibi. Bu detay beni düşündürdü mesela. En basitinden bir bitki bile sevilmeye duyarlıdır ve etkiye tepki verir bir şekilde ama bu sanki sevgiden de kaçıyor. Haz daha cazip geliyor. Bunu düşününce de aklıma yine yapışık ruh fikri geliyor.

Bilirsiniz ki Kh cinsel enerjiyi sever. İnsanı ona yöneltir ve ordan besin yaratır kendine. Bu da bir bakıma ilişkilere olan yaklaşımından bana bu fikri verdi. Acaba diyorum sevgi dediğimiz 4bh nin ana dersini bloke edici bir Kh kurnazlığının mı etkisi altında? Çünkü aşırı bireysel ve kendine düşkünlüğü bana bu fikri veriyor.

Karşısındaki insana değer veren biri fedakardır. Yeri gelir hata yapma pahasına bile fedakârca seçimler yapabilir. Onda bu açıdan bakınca biraz noksanlık seziyorum.

Dün çok yağmur yağıyordu ve biraz sohbet açtım hayat ve anlam üzerine. Bana dediği şeyler, "benim için yağmur yağmurdur yağar işini görür, toprağı besler, su olur vs. Güneşin amacı aydınlıktır, ısıtır. Başka birşey ifade etmez."

Anlatmaya çalıştığım şey anlamı aramak yerine, bir anlamda kendini aramaktır anlamı aramak, aramamayı, değişmemeyi sabit bir şekilde yaşlanıp ölmeyi bekliyor gibi.

Yani başkasının seçimleri başkasını bağlar. Ben sadece yorum yapıyorum. Bu sonuçta özgür seçim. Ama işte insan sevdiği, değer verdiği birini böyle görüncede üzülüyor yani.

fidelista

#12
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Gaia

Bilirsiniz ki Kh cinsel enerjiyi sever. İnsanı ona yöneltir ve ordan besin yaratır kendine. Bu da bir bakıma ilişkilere olan yaklaşımından bana bu fikri verdi. Acaba diyorum sevgi dediğimiz 4bh nin ana dersini bloke edici bir Kh kurnazlığının mı etkisi altında? Çünkü aşırı bireysel ve kendine düşkünlüğü bana bu fikri veriyor.

Cinsellik fizik yani hayvani yanımıza ait türün devamı için konmuş bir haz ilkel hali ile KH dir zannımca .Bu haz yaklaşıma göre BH yede KH ye de hizmet edebilir.Sevgi ile birlikte olunan bir ilişkide cinsellik ruhların kaynaşması birlik deneyemini yaşatabilir BH kanalları açabilir, aksi durumda karşıdaki kişiyi kullanma,hükmetme,fizikselliğe tapınma boyutunda KHye hizmet edecektir,dünyanın % 99 cinsellik algısı bu türdendir herhalde.

Dionysos

#13
Yazdığım şeyler tuhaf görünebilir ancak sayılan kişiye benzer geçmiş durumlarım var ya da vardı.
Bu adlandırmaların hepsi bitti.
30 lu yaşların başında ketoz yaptım ve artık orada olmadıklarını? gördüm. K'ların psişik sorunların fiziksel sorunlar çözüldüğünde nasıl ortadan kalktığına şaşıracaksınız diye bir lafı var. Yaşadığım mani sonrası psikiyatri gruplarında çok zaman geçirdim. Ketojenik diyet sürdürmüş psikiyatrik tanılı insan öykülerine eriştim. Bu kişilerin bazıları bipolar gibi tanılar dahil ketojenik diyetle birden ortadan kalktığı için ne yani akıl hastalığı (mental sorun) yok muydu derler. Yani bunu artık tamamen metabolik/biyolojik/mitokondriyal bir sorun olarak alır çünkü bir diyetle ortadan kaybolmuştur.
Sosyal fobisini diyetle çözenleri gördüm. Az değiller. Onlarca

Benim mesala omurgam travmatik. Kazalar, fıtıklar, sorunlu eklemler, yaralanma, sakatlık benzeri izler var. Ne zaman omurgayı rahatlatsam sosyal durumum değişir. Bugünüm yarınımı tutmaz. Sosyal olarakta. İletişim yeteneği olarakta. Yani bir gün dalgın, çevreye dikkatsiz, daha içine kapanık, öbür gün normal hatta iletişim yeteneği yüksek görünebilirim. Yani benim durumumda işler kötüyse omurgamı rahatlatmalıyım ve nerenin sıkıştığını bulmalıyım demek. Mesela benim gibiler için psikoloji/psikiyatri vs kavramı ölmüştür.
K'ların dokuların travma tutması üzerinde derin doku masaj? ifadesi sanırım vardı yani psikolojik/psişik görünümünde şeylerin de sanırım fizik eşlikleri var. Yani bunlar üzerinden çözme çok daha basit.

Bunun dışında yukarıdaki örnekte psikoloji yorumu yapılabilmesi için kişinin mide asit pompa inhibitörü bile kullanıp kullanmadığını bilmek gerekir. Parasetamolün duygu ve empati körlüğü yaptığını belirten makaleleri yanyana dizsek dünyanın çevresini kaplayabilirdi. Beta blokerler melotonin salımını engeller ve kabuslarla anılır. Bana 5 sene kullandırdılar. Statin verdiler 1 ay da huy değiştirir. Antidepresan kesersin kalıcı duygu körelmesi olabilir. Masum sanarsın. Antidepresanların yokettiği ilişkiler diye bir facebook grubu var ve hikaye hep aynıdır. Kişi gitti yerine bambaşka biri geldi.  Bir antibiyotik alıp ömür boyu kalıcı sakatlanabilirsin.

Saframız fazla, muhtemelen bizi en çok hasta eden şey.  Tiroidinin engellenmesi. Psikolojiyle en çok bu ikili ilişkili. Safra enzimi bir ilaç olarak nörolojik psikiyatrik sorunlara iyi gelir. Tiroid hormonu ya da metmorfin bipoları remisyona sokabilir..

Yani sonuç olarak demek istediğim şu. Kişinin yaşam öyküsü bütüncül dinlenmeden ya da sağlık öyküsü bütüncül incelenmeden herhangi yargı ya da yorum çok güç.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

arinmak

#14
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Gaia


Yalnızlıktan keyif aldığını söyledi bugün bana. Ama aynı şekilde gün içinde bir baba ve çocuğunun yaşadığı ufak bir sohbetten aşırı etkilendiğini de anlattı. Özlem hissediyor geçmişe bu çok açık ama bir yanıda kabullenmiş artık bunu. Sadece zamana ihtiyacı var gibi.

  Bir yalnızlık var. Sandığın kadar yalnız değil. Yalnızlık başka birşey. Sözlük anlamını kastetmiyorum.
   İçten içe durumun farkında , bir şekilde neyin yanlış olduğunun ve çözümün farkında. Yardımcı olmaya çalıştığınında farkında.
   Yapması gerekenleri bilsede , o veya bu sebepten yapmıyor.
   
  Yazdıklarım çok kesin , egolu gibi oldu farkındayım.