HAARP / High Frequency Active Auroral Research Pro

Başlatan Tiversonus, 23 Haziran 2009, 23:19:00

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

HAARP


HAARP / High Frequency Active Auroral Research Program




HAARP sisteminin bir parçası, Sanford Dağı\'nın doğu etekleri

Kısa adı HAARP (High Frequency Active Auroral Research Program) olan ve ABD tarafından İyonosfer\'in özelliklerini ve davranışlarını araştırmak üzere Alaska\'da sürdürülen çalışmadır. İlk kez Sırp asıllı Amerikalı bilimadamı Nikola Tesla tarafından ortaya atılmış bir fikirdir. Bu projenin hayata geçirilmemesi için birçok ülkede kampanyalar olmuştur. Çünkü HAARP projesi iklim kontrol ve yapay deprem silahı olarak kullanılabilme iddialarından dolayı çok tartışmalı bir konu halini almıştır. HAARP, Pentagon\'un kontrolünde ve ABD ordusunun hizmetinde olan önemli bir projedir. Alaska\'daki merkezde şu anda, yüksek frekansta radyo sinyali yayımlayabilen toplam 48 adet anten bulunmaktadır. Bunların yanısıra, çok yüksek frekanstaki sinyallerle ilgili çalışmalarda kullanılacak olan bir radarın yapılması da planlanmaktadır. HAARP projesi kapsamında, iyonosferin ısıtılması yoluyla ELF (çok düşük frekans) dalgaları da üretilmektedir. Elektromanyetik dalgalar üzerine birçok deneyin yapıldığı bu alan uçaklar için çok tehlikelidir. Bu yüzden HAARP tesislerinde, uçak kontrol sistemi kurulmuştur. Herhangi bir uçağın yaklaşması durumunda antenlerin faaliyetleri otomatik olarak durdurulmaktadırlar. H.A.A.R.P / High Frequency Active Auroral Research Program




Bu harfler, ABD'nin en gizli askeri projelerinden biri olan "High Frequency Active Auroral Research Program" isminin baş harfleri... Adından görüldüğü gibi yüksek frekansla ilgili bir program.

Bu proje 6 yıldan beri, Alaska'da Gakona askeri üssü yakınlarında, ABD Hava ve Deniz Kuvvetleri'nce gerçekleştiriliyor. Resmi amacı, İyonosfer'de araştırma yapmak. Bu projenin gerçekleşmesinde üç Amerikan şirketi ARCO, Raytheon ve E-Sistemleri, önemli rol oynadı ve hâlâ oynuyor..

Amerikalı askeri yetkililere göre, HAARP şunları gerçekleştirecek:

1-Atmosferdeki termonükleer araçların elektromanyetik vuruşlarını değiştirmek,

2-Denizaltılarla haberleşmeyi kolaylaştırmak,

3-Radar sistemlerini son derece geliştirmek,

4-Çok büyük bir bölgede, ABD ordusu dışında tüm haberleşmeyi durdurmak,

5-EMass ve Cray bilgisayarları ile ortaklaşa, toprağın altını çok derinlere kadar incelemek,

6-Büyük alanlarda petrol, doğalgaz ve mineralleri tespit etmek,

7-Cruise füzeleri gibi her türlü saldırı silahı ve uçağı havada imha etmek.

Bu projeye karşıt olan Amerikalı bilimadamları da var. Bunun son derece tehlikeli olduğunu savunuyorlar. Çünkü, onlara göre, HAARP öylesine bir güç haline gelebilir ki, elinde tutan dünyanın tartışmasız hakimi olur.

Projenin karşıtlarından biri olan, ülkenin en ünlü jeofizikçilerinden Prof.Gordon J.F.MacDonald'e göre, elektromanyetik teknoloji bakın daha neler yapabilir:

1-İklimleri değiştirebilir,

2-Kutupları eritebilir veya yerinden oynatabilir,

3-Ozon tabakası ile oynayabilir,

4-Deprem yaratabilir,

5-Okyanus dalgalarını kontrol edebilir,

6-Dünyanın enerji alanları ile oynayarak, insan beynini kontrol altına alabilir,

7-Radyasyon yaymayan termonükleer patlama oluşturabilir...

Bunlar yapabildiklerinin sadece bir kısmı.. Dehşet değil mi?

Ancak, Amerika Hava Kuvvetleri, iklimlerin kontrolünü amaçlayan "Spacecast 2020" projesi ile ilgili olarak "Çevreyi değiştirme teknikleri ile bir başka ülkeyi yok etmek veya zarara uğratmak yasaktır" açıklamasını da yapmış durumda...

Bu proje çok küçük sinyallerle çok büyük enerjileri kontrol etme mantığı üzerine kurulduğuna göre, Zbigniev Brezinski'nin 1970'lerde sözünü ettiği "İlerki yıllarda teknolojiye bağlı daha kontrollü bir toplum olacağı ve elitlerin bu imkanı kullanacağı" cümlesi sanki gerçek oluyor...

ABD eski Başkanı George Bush, "Yeni Dünya Düzeni" cümlesini kullanırken, acaba sadece, siyasi anlamda mı bunu söyledi?

Sizce HAARP ile ilgili bir başka ilginç şeyi anlatalım... Bu konuda Web'de açılan sayfalar, buradaki konuşmalar, gelen bilgiler, tartışılan konular sık sık esrarengiz eller tarafından silinip yok ediliyor. HAARP, bu konuyu inceleyenlere göre, 1994 yılından bu yana, en çok sansüre uğrayan konu durumunda...

Bir de bu konuda yazılmış olan ve adını çok ilginç bulduğumuz bir kitaptan söz edelim:

"Angels D'ont with HAARP.."

HAARP tartışması ABD'de daha çok uzun süreceğe benziyor. HAARP / High Frequency Active Auroral Research Program

HAARP Nedir? HAARP, HF'da yüksek enerji çıkışları ile iyonosferin ısıtılması ve burada bir takım değişimler yapılarak etkilerinin incelenmesi için başlatılmış bir projedir. Kullanılan frekans aralığı 2.8-10MHz arasıdır, çıkış gücü ise resmi kaynaklarda 3.6 Gigawatt olarak belirtilmesine karşılık 10 Gigawatt'a çıkarılabileceği açıklanmaktadır. Bu enerji dünyadaki en büyük radyo vericisi ünvanını kazandırmaktadır. Merkezin 1 saat boyunca çalıştırılması durumunda Hiroşima atılan atom bombası kadar enerji ortaya çıkaracağı hesaplanmıştır. Fakat bu merkezin yılda 4-5 kere ve sürekli olmayıp vuruş modunda (seri ve güçlü atışlar üretme) ile çalışacağı bildirilmektedir.(Bahse konu enerjinin aslında ne kadar tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini göstermek için bu örnek verilmiştir)

HAARP'ın Yeri ve Projeyi Gerçekleştirenler Kimler? HAARP, çok ilginç bir yerde konuşlanmıştır, Alaska Gakona. Gakona'da askeri üstün yakınlarında ve kimsenin girmediği özel bir alanda tesis kurulmuştur. Niçin burası seçilmiştir? İki temel amacı vardır. Birincisi Alaska dünyadaki elektromanyetik kuşakların özel bir kesişim bölgesinde bulunmaktadır. Dünyanın elektromanyetik alanlarına müdahale edebilmek için en iyi yerdir. İkincisi ise insanlardan uzak, korunması kolay ve gözlerden mümkün olduğunca uzak bir yer olmasıdır.


http://tr.wikipedia.org/wiki/HAARP

Tiversonus

#1
HAARP Teknolojisi



HAARP'in gerçek amaçlari söyle özetlenebilir: Atmosferi manipüle etmek ve modifikasyon saglamak, genis kitlelerin düsüncelerini ve ruhsal durumlarini kontrol edebilmek, istenilen ülkelerin iletisim sistemlerini çökertmek. Temel prensipleri, Tesla'nin 100 yil önce gelistirdigi fikirlere dayaniyor,

ikinci Dünya Savasi'ndan sonra, bugünlere kadar gelen süre içerisinde, çesitli çevrelerde en çok tartisilan konulardan biri "kara bilim" oldu. "Kara bilim" basta ABD olmak üzere büyük devletlerin, dünyayi kendi hegemonyalari altinda tutabilmek için yaptiklari bilimsel-teknik arastirmalara ve üzerinde çalistiklari çesitli projelerin toplamina verilen ad. Bu projeler büyük ölçekli ve büyük bütçelerle yürütülen, gizli veya yan gizli projelerdir. Saldin/savunma silahlari üretimi, gözetim sistemleri ve düsünce kontrolü üzerine yapilan çalismalar, dogayi manipüle etme amaçli arastirmalar, bu projelerin içerigini olusturur.

Söz konusu projeler gizli oldugu için, ortalikta pek çok rivayet dolasmaktadir ve elimizde bu projeler hakkinda çok da fazla bilgi yoktur. Buna karsin, bu projeler içinde çalisan bazi insanlarini çalismalarini desifre etmesi, insanlik disi bir bilimi kabul etmeyen arastirmacilarin ve bilim insanlarinin çabalari, devletler arasindaki çelismeler ve nihayet bu projelerin bazilarinin gizli kalamayip ister istemez su yüzüne çikmasi sonucu, söz konusu projeler hakkinda az da olsa bilgi sahibiyiz.

Bu projelerin ilki, 2. Dünya Savasi sirasinda gerçeklestirilen Manhattan Projesi'ydi. 1941 yilinda çalismalarina baslanan Manhattan Projesi'nin konusu atom bombasinin üretimiydi. Bu projenin gerçekligi Hirosima ve Nagazaki'de aci bir biçimde kanitlandi.

Gerçek oldugu en son kanitlanan girisim ise ECHELON Projesi oldu. 2. Dünya Savasi'ndan sonra ABD önderliginde, ingiltere, Yeni Zelanda, Avustralya ve Kanada arasinda yapilan Ukusa Antlasmasi'nin uygulamalarinin 1980'lere yansimasi olan ECHELON sistemiyle; tüm e-postalar, "chat" tipin-de iletisim biçimleri, faks, teleks, tele-fon haberlesmeleri gözlenebiliyor. ABD ve digerleri yillardir bunun bir komplo teorisi oldugunu, ECHELON Projesi diye bir proje olmadigini iddia ediyorlardi. Geçtigimiz Şubat ayinda yasanan gelismeler ise ECHELON'un gerçekligini ortaya koydu. Basinda ve internette çikan haberlere göre, ABD'nin yukarida adi sayili diger devletler ile birlikte casusluk yapmasi ortaligi karistirdi. Fransa, ABD ve ingiltere'ye karsi hukuki islemlere basvurmaya hazirlaniyor. Alman ve italyan parlamentolari ise konu hakkinda arastirma baslatti. Avrupa Parlamentosu, Bilimsel ve Teknolojik Seçenek Degerlendirme Dairesi (STAO), konu ile ilgili özel bir rapor hazirladi. Avrupa Parlamentosu'nun konuyla ilgili raporu 22 Şubat'ta Özgürlükler Komitesi'nde ele alinacakti. Şimdiye kadar varligi kabul edilmeyen ECHELON'un adi, Amerikan Savunma Bakanligi'nin (Pentagon) Şubat ayinda internete verdigi, gizlilik derecesi olmayan belgelerden bazilarinda da geçiyor.

iste HAARP (High-Fre-quency Active Auroral Re-search Program) Projesi'nin de bu tip bir kara proje olduguna dair ciddi iddialar ve çalismalar var.



Konstantin

#2
Bu arada Google Earth üzerinden yaptığım araştırmada birşey dikkatimi çekti. Bu tip bilimsel ve askeri üsler ile devlet kurumları zaten havadan ayrıntısı tespit edilemeyecek stilde mimariye sahiptir. Ancak HAARP üssünü siz de incelerseniz, bu süper gücün gizlenmesinde Google Earth'ün de katkısı olduğunu göreceksiniz. Üssün ana binası ve bir kısım antenleri görünebilirken, anten sahasının yaklaşık ortasında itibaren görüntü yoktur.
Ars Longa, Vita Brevis

ogeday

#3
https://www.youtube.com/watch?v=vTIRgE-Tf-k

Ali Selman Demirbağ adlı yazar yıllardır Üniversitede Haarp üzerine araştırmalar yapmış ve kitap çıkarmış birisi.Maraş depremi,Gölcük depremi ve Haiti depremlerindeki benzer olayları ele almış.Celselerde hatırlarsanız Haiti depreminin yapay bir deprem olduğu söylenmişti.1.40 tan itibaren izlemenizi tavsiye ediyorum.Ondan öncesinde herşeyden komplo teorisi üretmeye çalışan beyaz tv tarzı yayınları eleştiriyorlar
 

fidelista

#4
6 şubattaki depremde Haarp kullanılmış olabilirmi ? (bu depremde  inandırıcı gelmiyor)  bir takım iktidar yanlısı youtube kanallarında da işi dış güçlere getirip içerdeki sorumsuzlukların faturasını azaltmaya çalışıyorlar.Kesin bir kanıt sunmadan haarp deyip işin içinden çıkamazsın,K.lar gibi kanal bilgisi olursa o ayrı,bu direkt bilgidir kanalı kabul edenler için.


bozadi

#5
HAARP'ın bu son büyük depremde kullanılıp kullanılmadığını tahmin etmeye çalışıyorum ama emin bir tahmin yürütemiyorum. Bir yandan zaten epeyce deprem beklentisi olan, çok uyarı yapılmış bir bölge ama tam da ABD'nin tehditlerinin tırmandığı bir süreçte meydana gelmesi dikkat çekici. Seçime çok az bir vakit kala. Şaşırtıcı olmaz HAARP veya benzer başka bir teknoloji kullanılarak tetiklenmiş olması. Sanırım bundan sonra yapılacak ilk celsede sorarlar bunu.

K'lar kıyamet sürecinde yoğun aşamalara girmiş olduğumuza dair şeyler söylemişti. Dolayısıyla, işin siyasi tarafı bir yana, yıkım ve dönüşüm süreci bundan sonra hep tırmanacak gibi görünüyor. Dileyen siyasi aksiyon anlamında bir katalizör olarak da görebilir bu gelişmeleri ama bence, şu devre sonu sürecinde daha ruhsal (uyanışla ilgili) hususlar üzerinde odaklansak daha faydalı olur gibi geliyor bana. Duruma göre, siyasi gelişmeler de gerçek ruhsal/bilinçsel uyanışlara neden olabilir elbette. Ben bu bağlamda mevcut iktidarı da muhalefeti de aşan insani, vicdani bir uyanış, hareketlenme olmasını dilerim. 

Dionysos

#6
Çözümleme şudur. Bunda yanılgı var mı bilmiyorum. Deprem Haarpsa bile Haarp depremi yoktan var etmez yani Haarp olmayacak bir depremi yapmıyor. Kırıksız toprağı kayayı kırmıyor yeni fay açmıyor oradaki mevcut gerilimile kırılmayı tetikliyor ... Yoktan deprem yaratmıyor. Güç eklemiyor. Önümüzdeki yıllar içinde yaklaşık bu güçte olacak bir kırılmayı tetikliyor. Oraya gerilim eklemiyor.
Bu yaklaşık doğruysa Maraş-Hatay hattında 7+ birikmiş bir gerilim ve deprem olmayı bekleyen taban var. 2023 ya da daha ilerisi herhangi bir gün ve zamanda zaten olacaktı.

Doğru yanlış bilmiyorum ama öyle anlıyorum ve eğer öyleyse bunu ortaya koyduktan sonra isteyen Haarp tartışması yapsın.
Bu söylenmeden yapılan her tartışma bana göre eksik ve kusurlu

...
Şimdi eğer öyleyse hadi Japonya da ve Şili de Haarpla deprem yapın ve bunu tartışalım. Aslında neyi tartışıyoruz. Bilgi korur.
Sorumsuzluğu tartışıyoruz. Eğer Haarpla vurulduysak bile bir nükleer silahla vurulmadık doğanın beklettiği bir depremi o zamana -o tarihe- almakla vurulduk. Aynı evler yıkılacaktı. Eğer Haarp varsa buna inanıyorlarsa şu an bugün Türkiye de deprem hattı olan her yerde can-hıraş bina kontrol ediyor olmalılardı, ev yıkıyor boşaltılıyor olmalılardı. Eğer iktidar olsam buna inansam ??

Ali Ağaoğlu İstanbul da deprem olsa ordu bile giremez dedi. Bir bayram günü 5 saatlik trafik kuyruğu oluyor

Sanırım 100 yıl da yaklaşık 3 tane 7+ deprem kotamız var.
Yok eğer Haarpsa ve ADB amcaya yakıdan kafa tutacaksak_?
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

fidelista

#7
Deprem sonrası halkımızın hatta dünyanın göstediği yardımlaşma seferberliği BH açısından çok değerli bir kutuplaşma fırsatı sundu,canla başla çalışan ya da nasıl yardım edebilirim diye kendine soru soran,evinde deprem olmuşcasına depremzedelerin acısın hissedden birçoklarımız gerçekten göz yaşartıyor,bu süreçte sona gelinirken son sorular soruluyor gibi.

ampirist

#8
The HAARP project directs a 3.6 MW signal, in the 2.8–10 MHz region of the HF band.
https://en.wikipedia.org/wiki/High-frequency_Active_Auroral_Research_Program

Bu bant arasında yayın yapan binlerce istasyon var. İçlerinden bazıları 500 kw sinyal gönderiyor.
Turkiyenin sesi radyosu ankara emirler radyo vericisi en yüksek 500 kw gücünde yayın yapıyor.Haarp ın 1/7 si kadar enerji harcıyor.
Kısa dalga frekans listesi burada.
https://www.short-wave.info/index.php

Evinizde radyo yoksa radyolarını internetten paylaşanlar var.
http://rx.linkfanel.net/
Harita üzerindeki işaretlenmiş noktalara tıklayıp bağlanabiliyorsunuz. Haarp yayınlarınıda duyabilirsiniz.
Meteoroloji haritaları yayınlayan radyo faks yayınlarıda var.

Sonuç olarak bu radyo dalgaları ile hava durumunu değiştiremezsiniz.Deprem yapamazsınız.Jammer olarak kullanabilirsiniz. Sinyal bozucu olarak.

Beyin yıkama olayı yok.Ama yakın mesafeden vucudunuzda ki suyu kaynatacak kadar mikrodalga silahları var. Kişiye özel frekans gönderme yok. Herkes etkileniyor.

Radar  antenlerinin yanına yaklaşılmaması bu yüzden. Üzerlerinde uyarı işareti olur.

 




Dionysos

#9
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ampirist
Beyin yıkama olayı yok.

Burada şöyle bir kavramsallaştırmamız var ya da taban.
Biz kedi köpeklerimizin üst katındayız ve bizim üst katımızda da başkaları/üst kattakiler var. Biz hayvanlarımızı ruhları duymadan sınırlayabilirdik. Vahşi doğayı milli parka çevirip orayı bir çitle çevirebilirdik.
İkincisi; elimizde yeterli frekans teknolojisi, ölçme, gözlem vb teknikleri olsaydı ve elektromanyetik bir kafesle hayvanlarımızı kısmen/sınırlı denetleseydik/sınırlasaydık ve bunu geliştiriyor olsaydık.

Üçüncüsü; düşünce gücümüzle ve frekans yayınlarıyla bu elektomanyetik kafes yardımıyla tam değil sınırlı bir miktar hayvanlarımıza denetim uygulayabilseydik. Bunu Elon Musk'un bugün çalıştıklarının bin yıllar sonraki geleceği olarak düşün. Celselerde bize açıklanan bu.

Biz; bizi sınırlayanın ya da beyin yıkamanın bu kaynaktan/dıştan geldiğine öncelikle inanıyoruz ya da biz de ayrım var.. Bunu anlatması çok karmaşık celseleri okumayı gerektiyor.

Ayrım şu
 3B -Bu kat ve bu kattakilerin teknolojisi
 4B- Üst kat ve üst kattakilerin teknolojsi

3b bu konularda henüz yeterli değil çalışıyorlar ama celselerde belirtilene göre gizli halka sunulmamış/açılmamış araçlar ve teknolojik materyaller var.

Yani biz beyin yıkamayı öncelikle 4B güdümlü/kaynaklı ve temelli ele alırdık. Beyin yıkama değil de yönetim denetim ele alırdık. Daha da ileri giderdik. Bunu celseler açıklıyor.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#10
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ampiristSinyal bozucu olarak.

Diğer bir yorumda kasyopya celselerinin geçmişte okunduğu söyleniyor ama bu celseleri en az 3 kez okumuş ve bu içeriğin ne anlattığını bu son okumalardan ve hatta 3-5 yıl sonrasında ancak biraz anlayabildiğini düşünen biri olarak ben kendi anladığımı sunayım.

--

Bize açıklanan -yaklaşık- hikaye şu. (Ben biraz kısaltıp hikayeleştirip  hafif değiştireceğim)

Üst yorumda 4B- 4. kattakiler dediklerimiz; insanlık gibi bütün bir ırk olarak  Oryon bölgesindeki kendi gezegenlerinden bir geçici gemi gezegene (ya da uzay aracına diyelim) binip yaşayabilecek/fethedebilecek yeni gezegenler aramaya koyuluyor. Dünya gezegenini ,gezegenimizi hedef olarak seçiyorlar. Bin yıllar önce . Güneş yakınında gemilerini parkediyorlar. Şu an orada park halindeler ve gelecekte buraya yerleşmeyi planlıyorlar. Celselerin ifadesiyle otelden eve yerleşim planı...

Burada şu an anladığımız biçimde insan varlığını da -bizi de- geçmişte- biraz onlar konuşlandırıyor. Hayvan gibi. Yani burada doğal türler var, dış gezegenlerde insansı türler var. Onların kontrolü hakimiyeti altında bir çok ırk var ve genetik olarak çok çok ilerdeler. Genetik melezleme yapabiliyorlar, tüm bu tekniklere sahipler. Burada bizi genetik bir karışım olarak oluşturuyor ve yerleştiriyorlar. Yani bizler onların genetik melezlediği bir türüz.
Kontrol (beyin denetimi) denen ilk buradan gen mühendisliğinden başlıyor. Bu şöyle. Köpeklerimiz bize sadık. Bu neredeyse artık genetik mirasları. İlk bağlantı bu. Onları sahip/tanrı/üstün/üstte görüyoruz. Hayvana göre insan algısı gibi.

Hikayenin ikinci kısmını yukarıda açıkladım. Tüm dünyayı kaplayan bir elektromanyetik; dinleme/izleme, sınırlama, kontrol, yansıtma vb işlevi olan yapı var. Bunu bilmiyoruz. Çok kabaca işlenir.

Üçüncü eklemem şu olabilir. Biz sanal dünyayı yarattık, metaverse'e gidiyoruz. Buradan bakalım. Bize açıklanan aynı buna benziyor. .Karargahlarında oturdukları yerden oyun oynar, sanal gerçeklik yaratır gibi yarı burayı ve bizim gerçekliğimizi düşünerek ve düşünce aktararak yarı onlar üretiyor, bize düşünce aktararak yapıyorlar. Kontrolün güçlü yönü onlardaymış . Yani bir beyin yıkamaya da gerek yok. Matriks gibi felan bakabiliriz. Zaten bu kontrolü kıramazsak, gücü kontrolü ele alamazsak, bunları öğrenemezsek onlar oradan olduruyor. Başka bir beyin yıkamaya da gerek yok.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ampirist
Kısa dalga

Celseler hakkına ne düşünülüyor ve biliniyor tam bilmiyoruz ama kendi hikayemi açıklamak isterim ki; biz burada çoğumuz bu hikayeye büyük oranda ikna olmuş durumdayız ve benim için hiç kolay olmadı.

Nasıl oldu?

Bunları uzaylı, bize bir şey anlatan varlıklar/ruhlar ya da kanal dedikleri şeyler gibi okuyordum, kurcalıyordum. Genel öğrenme için.  Yani ne olduğunu bile bilmiyorum. Öylece. Yarı şaka, yarı ciddi. Bu metni en az 3 kez elimden attım. Forumlarda karşıma çıkıp durdu. En son okumaya karar verdim.
Nasıl?
Bu saldırı kavramı aklımda kalmıştı.  Saldırı, saldırı, sürekli saldırı kavramı geçiyor. Saldırı nedir nasıl olabilir? Yani dış uzaydan hiç bilmediğin bir şey sana nasıl saldırı düzenler. Beni hem ürküttü hem zorladı. Sonra bu celseleri okurken yaşamımda, işimde, evliliğimde tuhaf, sıradışı şeyler olmaya başladı. Hayatım darmadağın oldu gitti. Benim için bu celselerin asıl gerçekliği ve ona dikkat kesilme tam burada gerçekleşti ve ilk saldırı kavramından başladı.. Bir saldırı olduğuna ikan oldum çünkü hayatımda saçmasapan hiç açıklayamadığım kontroldışı görünen şeyler var. Yani hiç bir şekilde bir mantıklı tabana alıp kendime açıklayamadğım şeylerdi yani beni net ikna etti. Sonra diğer şeyleri bu celse okumalarına uygun olarak gözlemledikçe, sınadıkça, düşündükçe iyice ikna oldum .Dinleri bir temele oturtuyordu. Olan biteni bir şablona alıyordu. Her şey çok mantıklı ve cuk oturdu. Böyle cuk oturma yani. Bunun adı bu. Beni ikna eden bu.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#12
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ampirist
frekans, beyin yıkama...

Şimdi diğer yorumları beyin yıkamayı açıklama için anlattım.

Yani burada çoğumuz özetle şunu düşünüyoruz.

3B (insan) kaynaklı bir frekans teknolojisiyle beyin yıkama görmüyoruz.
Ama 4B kaynaklı (uzantılı ya da aktarmalı) ve çoğu nazi/cia örgütü propaganda makinesi yoluyla bize ulaşan beyin yıkamalar görürüz.

Diğer yönü direkt 4B frekans çit aktarım ya da sınırlamalarıdır. Bunun yayınını, işlevini nasıl çalıştığını tam bilmiyoruz. Bu bizim zihinsel-düşünsel yeteneğimizi sınırlayan bir elektomanyetik frekans çit yapısı vb olarak tanımlanır.

Çit/sınır rüyaları. Ben dikenli teller görürdüm. Sürekli. Oralarda kötü anılarla, olumsuz duygularla alaca karanlıkta bir şeylerle boğuşurdum.. Celseler gerçeği kavrama için çite yakınlaşmak der. Sanırım ya da anladığım kadarıyla bu bilinçaltımda böyle kavramsallaşıyor.
Yani ben çite yakınlaştığımı varsayıyorum. Bununla ilgilenen az kişi olmamızı da bu çite yakınlaşma ve konfor bölgesinde kalma ayrımına yorumlarım. Yani konfor bölgesini terketmeyenlerimiz henüz bu anlatıya uzaklar. Bu neredeyse bir hayvanın sahibinin sınırlamalarını, sahipliğini aşması ve özgürlüğü araması gibi olabilir yani gerçekten konfor bölgesidir. ve köpeğin beyni insan tarafından yıkanmıştır.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#13
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ampirist

Sonuç olarak bu radyo dalgaları ile hava durumunu değiştiremezsiniz.Deprem yapamazsınız.
Burada hava durumu değiştiğini söylemiyoruz. Burada deprem yapıldığını da söylemiyoruz. Biraz sesli tartışılmış ama biz şöyle bakarız.

Öncelikle burada sosyal medyadaki Haarpla hava durumu değiştiğini söyleyen komplocular yok ,biz onlar değiliz. Biz bunlar için halk arasından asla bilgi toplamayız ve orayla uyumlu değiliz. Celseden haber alırız. Sosyal medyada bu tip haberler yayan hiç grupla bağımız yoktur. Celsenin verdiği haberi de %70 olasılık doğru %30 yanlış süzgeciyle okuruz, kafaya öyle kaydeder, öyle sınıflarız. Ona da kesinlik yüklemeyiz, büyük olası öyledir deriz ve aynı yanıtın bir kaç celsede doğrulanıp doğrulanmayacağına yanlışlanıp yanlışlanmayacağına bakardık ve incelerdik ayrıca düşünürdük ve bilgi toplardık. Çoklu celse kayıtlarıyla sınarız. Celseler mutlak değildir yarı doğrudur. ya da büyük pay doğru. Celseler bizim mutlağımız değil.

İkincisi bizim K'lar dediğimiz yanıtlayıcı, tuhaf ve değişken ve bazen tamamen ilgisiz sıradaşı yanıtlar verir.

Üçüncüsü; Türkiyede ki depremler bu celselerde soruldu ve hayır haarp değil o küçücük mini depremler yapabilecek kadar insan teknolojileri var ilgisiz dendi ve Afrika kıtasıda olacakları açık gözle takip etmemiz istendi .

Yani biz kabaca şöyle düşünüyoruz. Yaklaşık 5 ten büyük hiç bir depremde neredeyse haarp şüphesi ya da insan parmağı yoktur, onsan küçüklerde olabilir.
Hava durumu ve haarp'la ilgili celse bilgisi ise karmaşık ve aranabilirdi.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

Dionysos

#14
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ampirist

Sonuç olarak bu radyo dalgaları ile hava durumunu değiştiremezsiniz.

Elimizde bunlar var ve biraz fazlası
Sitenin kitaplık bölümündeki pdf celse kopyasında bir "haarp" araması bizim buradaki grubumuzun yaklaşık fikirlerini zaten yansıtabilir. Yaklaşık aynı.
Örnek

Alıntı YapS: (L) Diğer sorularımı sorabilir miyim ? İnternetten bazı kimseler benden şu HAARP olayını sormamı istediler. Bir çeşit anten gibi gözüküyor ?
C: Asıl amacı başka bir şey
S: (L) Nedir o başka şey ?
C: Çevreye elektromanyetik dalga transfer etme teorilerinin uygulanmasıyla ilgili bir proje.
S: (L) Bu ne anlama geliyor ?
C: Eğer tasarlandığı gibi çalıştırılabilirse, gezegenin yüzeyindeki ve aynı zamanda yüzeyin altındaki, yoğunluk seviyeleri arasında kontrollü
görünmezlik ve kolay hareket olanağı sağlayacak.
S: (L) Bu şeyi kimler yapıyor ?
C: Birden fazla grup var.
S: (L) Hangi gruplar ?
C: Görünüşte INVELCO ve UNICON ve bazı bankalar.
S: (L) INVELCO ve UNICON un ardında aslında kimler var ? Bunlar sadece örtbas amaçlı paravan şirketler mi ?
C: Yakın.
S: (L) Bize asıl ardında olanların insanlar mı yoksa Dünya dışılar mı olduğunu söyleyebilirmisiniz ? Ya da her ikisinin bileşimi mi ?
C: Perdenin önünde rol alanlar insanlar.

S: (L) Bu proje kimin fikriydi ?
C: Geçersiz soru.

S: (L) Bunun hakkında bize söyleyebilceğiniz başka şeyler var mı ?
C: Hava ya da iklimle bir ilgisi yok. Size daha önce de söylediğimiz gibi bu şeyler 4. Yoğunluktan sızıyor.

S: (L) Yani, HAARP ın iklimle bir ilgisi yok ?
C: Ve
ayrıca daha önce söyledigimiz gibi Elektro Manyetik ile ilgili.

Alıntı YapS: (DW) (Transkriptlerden alıntı yapıyor) "HAARP'in havayla veya onunla bağlantılı elektro manyetizma ile hiçbir bağlantısı yok." (Galahad)
Hava ile bağlantılı EM varlığını akla getiriyor bu. HAARP'ın parçası olmayan, havayla bağlantılı elektromanyetik bir şey olabilir. (L) 4.
yoğunluk. (Perceval) Fırtınaların hepsi 3. yoğunluktan mı üretilmişti yoksa doğal mıydı?
C: Üçüncü yoğunlukta üretim? Hayır. Söylediğimiz gibi... 4. yoğunluk savaşları hava durumu olarak yansır.
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com